Benim kaybetmekten hiç korkmadığım biri olmalı yanımda…

Hani hep ”konuşmaya çok ihtiyacım” var diyoruz ya, aslında konuşmaya değil herhangi birine ihtiyacımız var. Belki yanında sadece susabileceğimiz biri, belki omzuna yaslanıp öylece duracağımız biri, belki aynı şarkıyı aynı anda dinleceğimiz biri. En çok böyle biri olmalı. Ne sevgili ne arkadaş. Benim hiç kaybetmekten korkmadığım biri olmalı yanımda. ♥

Kaynak: Gökben Aksoy

Sevduğuni serbest birag, dönersa senundur, dönmezse ebenundur, zıplaysa delidur…

Her şeye hep aynı açıdan bakarsan , hep aynı sonuçları elde edersin…

Şunu birkaç hafta boyunca deneyin ve gerçekliğinizi nasıl değiştireceğini kendi gözlerinizle görün:

Şunu birkaç hafta boyunca deneyin ve gerçekliğinizi nasıl değiştireceğini kendi gözlerinizle görün: İnsanların sizden esirgediğini düşündüğünüz her şeyi – övgü, takdir, yardım, sevgi, ilgi vb. – onlara verin. Bunlara sahip olmadığınızı mı düşünüyorsunuz?

Sahipmişsiniz gibi yapın, kendiliklerinden gelirler. Vermeye başladıktan kısa süre sonra, almaya da başlarsınız. Vermediğiniz bir şeyi alamazsınız. Dışarı akış, içeri akışı belirler. Dünyanın sizden esirgediğini düşündüğünüz şeye zaten sahipsiniz ama dışarı akmasına izin vermediğiniz sürece, sahip olduğunuzu bile bilemeyeceksiniz.”

E.Tolle

 

Kendisini başkasının kurtarmasını bekleyen kişiler, yalnızca kölelerdir…

Sevmek, sevdiğiniz kişinin her şeyini sevmektir. Sevmek, sevdiğiniz insanın bütün yaralı geçmişini, bütün acısını, bütün hastalıklarını üstlenmektir…

 

 

Sevmek, sevdiğiniz kişinin her şeyini sevmektir. Sevmek, sevdiğiniz insanın bütün yaralı geçmişini, bütün acısını, bütün hastalıklarını üstlenmektir…

Cezmi Ersöz

Ego Nasıl Çalışır?

Reiki Master Ayfer IğdebeliZamanın birinde: Sabahleyin hava henüz aydınlanmamışken fakir bir dilenci caminin birinde dua etmekteydi. Kutsal bir gündü ve o dua edip şöyle diyordu, “Ben bir hiçim. Ben fakirlerin en fakiriyim, günahkârların en büyüğüyüm” Birden. bir başka kişinin daha dua etmekte olduğunu fark etti. Adam ülkenin imparatoruydu ve bir başka kişinin daha dua etmekte olduğunun farkında değildi – karanlıktı ve imparator da, “Ben bir hiçim. Kimse değilim. Sadece kapındaki bir dilenciyim” diyordu. Başka birisinin daha aynı şeyleri söylediğini duyduğunda imparator dedi ki, “Durun! Beni geçmeye çalışan da kim? Sen kimsin? Bir imparator ‘bir hiç olduğunu’ söylerken, onun önünde aynı şeyi söylemeye nasıl cesaret edersin?”
İşte ego böyle çalışır. Çok zor fark edilir. Onun çalışması çok kurnazca ve derindendir, çok çok uyanık olmalısınız, ancak o zaman onu görebilirsiniz. Alçak gönüllü olmaya çalışmayın. Yalnızca tüm mutsuzlukların, acıların ego yoluyla geldiğini görmeye çalışın.

Ego sürekli problem peşinde koşar. Neden? Çünkü kimse size ilgi göstermezse, ego acıkmış hisseder. O ilgi ile yaşar. Dolayısıyla, birisi size kızgın ve sizinle kavga ediyorsa, bu bile iyidir, çünkü en azından ilgisi üzerinizdedir. Eğer birisi severse, iyidir. Eğer kimse sizi sevmiyorsa, o zaman kızgınlık bile iyi olacaktır. En azında ilgi üzerinizde olacaktır. Fakat, kimse size hiç bir ilgi göstermezse, kimse sizin önemli birisi olduğunuzu düşünmezse, o zaman egonuzu nasıl besleyeceksiniz? Diğerlerinin ilgisine ihtiyaç vardır.
Milyonlarca şekilde insanların ilgisini çekersiniz; belli bir tarzda giyinirsiniz, güzel görünmeye çalışırsınız, çok kibar olursunuz, roller edinirsiniz, değişirsiniz. Ne tür koşulların geçerli olduğunu sezinlediğinizde, hemen insanların size ilgi göstereceği yönde değişiverirsiniz. Bu çok derinden bir dilenciliktir  Gerçek bir dilenci ilgi arayan ve talep eden kişidir. Ve gerçek imparator da kendi içinde yaşayandır; onun kendi merkezi vardır, başka kimseye bağımlı değildir.

Ya siz; şayet eşiniz kaçar, sizi boşar, başka birisine giderse tamamıyla dağılırsınız – çünkü o size ilgi gösteriyordu, özen gösteriyor, seviyor, etrafınızda dolaşıyor, sizin kendinizi birisi olarak hissetmenize yardım ediyordu. Tüm imparatorluğunuz kayboldu, siz dağılıverdiniz. İntihar etmeyi bile düşünmeye başlarsınız. Neden? Neden karınız sizi terk edince intihar edesiniz? ? Neden kocanız sizi terk edince intihar edesiniz? Çünkü kendinize ait bir merkeziniz yok. Karınız size merkezi veriyordu; kocanız size merkezi veriyordu.
İnsanlar bu şekilde varolurlar. Böylelikle insanlar başkalarına bağımlı hale gelir. O çok derinden bir köleliktir. Ego bir köle olmak zorundadır… O başkalarına bağımlıdır. Ve sadece egosu olmayan kişi ilk defa olarak efendidir; artık o bir köle değildir. Bunu anlamaya çalışın. Ve egoyu kendi içinizde aramaya başlayın, başkalarında değil, bu sizin işiniz değildir.
Kendinizin ne zaman mutsuz hissedecek olursanız hemen gözlerinizi kapayın bu mutsuzluğun nereden gelmekte olduğunu bulmaya çalışın ve her seferinde göreceksiniz ki, sahte merkeziniz başka biriyle çatışmakta. Siz bir şey umdunuz ve gerçekleşmedi. Siz bir şey beklediniz ve tam tersi oldu – egonuz sarsıldı, mutsuzsunuz. Yalnızca bakın; ne zaman mutsuz olursanız, neden olduğunu bulmaya çalışın.
Sebepler sizin dışınızda değil. Temel neden içinizdedir ama siz her zaman dışarı bakarsınız, her zaman sorarsınız: Beni kim mutsuz ediyor? Benim kızgınlığımın sebebi kim? Ben kim hayata küstürüyor? Ve dışarı bakarsanız göremezsiniz. Sadece gözlerinizi kapayın ve her seferinde içe bakın. Tüm mutsuzluğunuzun, kızgınlığınızın, can sıkıntınızın kaynağı sizde, egonuzda gizli. Ve kaynağı bulursanız, onun ötesine geçmeniz kolaylaşacaktır. Eğer sizin başınıza dert açan şeyin kendi egonuz olduğunu görebilirseniz, ondan kurtulmayı tercih edersiniz çünkü hiç kimse mutsuzluğunun kaynağını anlayacak olduktan sonra onu taşıyamaz. Ve şunu unutmayın ki, egodan vazgeçmeniz için bir neden yoktur.
Ondan vazgeçemezsiniz. Ondan kurtulmaya çalışırsanız, “Alçak gönüllü oldum” diyen, daha zor fark edilen türden bir egonuz olacaktır. Alçak gönüllü olmaya çalışmayın. Bu kendini gizleyen bir egodur ama ölü değildir. Alçak gönüllü olmaya çalışmayın. Alçak gönüllü olmayı kimse deneyemez, ve kimse kendi çabasıyla alçak gönüllülüğü yaratamaz, asla! Ego ortadan kaybolunca, alçak gönüllülük size gelir. O yaratılan bir şey değildir. O gerçek merkezin gölgesidir. Ve gerçekten alçak gönüllü bir adam ne alçak gönüllüdür ne de bencil. O sadece basittir. Hatta alçak gönüllü olduğunun bile farkında değildir. Eğer alçak gönüllü olduğunuzun farkındaysanız, orada ego vardır. Alçak gönüllü kimselere bakın. Kendilerinin gerçekten alçak gönüllü olduğunu düşünen milyonlarca insan vardır. Yerlere kadar eğilirler, ama izleyin onları en sofistike egoistlerdir onlar. Artık onların besinlerinin kaynağı alçak gönüllüktür. “Ben alçak gönüllüyüm” derler ve sonra da size bakıp sizin onları takdir etmenizi beklerler. Sizin onlara “Sen gerçekten alçak gönüllüsün” demenizi isterler. “Aslında sen dünyanın en alçak gönüllü kişisisin; hiç kimse senin kadar alçak gönüllü değil”. Sonra da yüzlerine gelen gülümsemeye bakın. Ego nedir? Ego “Kimse benim gibi değil” diyen bir hiyerarşidir. Alçak gönüllülükle kendisini besleyebilir. “Kimse benim gibi değil, ben en alçak gönüllü kişiyim”

OSHO

Kaynak:https://www.facebook.com/groups/reikim8888/permalink/495276693840404/

Barış Mümkündür…Günün Fotosu…25/11/2012

Hançeri sadece kendime sapladım ve sustum..!

Tuz basıp yaralarıma, ne kadar susulacaksa o kadar sustum. Bir çığlık kanıyor en derininde yüreğimin.

Açmadım kimselere yüreğimi. Hançeri sadece kendime sapladım ve sustum..!

Şems-i Tebrizi

Kuran-ı Kerim’deki seslerin nasıl bir etki alanı var ? Psikoakustik(*) Ses terapisi..

 

 Pakistanlı müslüman bir doktor deney yapıyor. Amacı şu: Kuran ayetlerinin biyolojik noktada insana etkisi nedir? 800 deneğe birbirinden farklı müzikler…

, sesler, tınılar dinletmiş. Bu arada denekler en üst düzeyde hassas alıcılara bağlı. Kandaki ph oranından beyindeki dalga boylarına, kalp atış ritminden aura fotoğraflarına kadar. Müzikler etnik, rock, new age, vs belli aralıklarla kısa kısa dinletiliyor.

Aralarda Kuran’a çok yakın nağmeler dinletilmesine rağmen istisnasız hepsinde sıra Kuran’a geldiğinde biyoloji ve psişik veriler alıcılar tarafından optimum düzeyde tanımlanıyor. Olması gereken değerlere geliyor.

ALLAH ismini hastalarına tekrarlatan Müslüman olmayan fakat İslam üzerine yaptığı çeşitli araştırmaları ile tanınan bir psikolog var: Van der Hoven. “Allah” kelimesindeki her harfin hastalıklar için nasıl tedavi vesilesi olduğunu anlatıyor.

Birkaç örnek verecek olursak: “Allah kelimesinin ilk harfi olan (A) harfi, solunum sisteminden direkt çıkıyor ve nefes almayı düzenliyor.
Damaktan söylenen (L) harfi ise, dil hafifçe damağın üst kısmına dokunuyor, çene kısa bir duraklamayla birlikte aynı işlemi tekrarlıyor.

İki (L) harfi olduğu için bu işlem nefes alıp vermeyi rahatlatıyor.

(H) harfi çıkartılırken, akciğer ve kalp arasında bir ilişki oluşuyor ve işlem sonucunda kalp atışları düzeliyor. ‘Kuran kalplere şifa, insanlara bir rahmettir,’ manasını tefekkür edelim. Ses terapisinin kökeni titreşim yasasına dayanır.

En yüksek yani insan ile en uyumlu frekans Kuran’dır. Fıtratın kendisi. Bio rezonans terapide kulaklık hoparlör ya da titreşim ileteçleri kullanılır. Belli dalga boyları amaca göre kanallara ki 12 ye kadar programlanır ve hiçbir operasyona gerek kalmadan vücuda akapunktur noktalarından da verilebilir. Çok yüksek etki alanına sahiptir.Bu dalga biçimleri minarelleri, amino asitleri, vitaminleri, zararlı maddelerle bağlantılı frekansların zehirli etkilerini tersine çevrilebilir. Her bakterinin, virüsün ferakansı tespit edilebiliyor ve onu yok eden anti frekanslar oluşturulabiliyor.

Kuran’daki her bir harf, her bir sure bu anlamda çok derin etkilere sahip. Hurufu mukkatalardan ha, mim, ayn, sin, kaf esmaları direk insanda tepe çakrasını aktive eder, yeni yaratımlara ve yeni ağların kurulum niteliğine sahiptir. Elif lam mim ra direk ön kortekste üçüncü gözde çekim alanı oluşturur. Celcelutiye denilen bir kitabı var Hz. Ali efendimizin. Burada bu huruflarla ilgili semboller ve hangi noktalara baktığı ile ilgili çok ciddi bilgiler var.

Detaylarına burada girmek mümkün değil. Kaynak isteyenlere ibn Arabi’nin, Harflerin İlmi eserini tavsiye edebiliriz. Yazının tamamı: http://firstsight.blogcu.com/ses-terapisi/6462765 (*Ses ile ilgili fizik alanına AKUSTİK ,bu fizik stimuluslar ile karşılıklarında oluşan sübjektif (psikolojik) olaylar arasındaki kantitatif ilişkileri inceleyen bilim dalına PSİKOAKUSTİK adı verilir)

Kolay Aşure Tarifi…

-3 su bardağı aşurelik buğday

-Yarım su bardağı pirinç

-Yarım su bardağı fasulye

-Yarım su bardağı nohut

-1/4 su bardağı çekirdeksiz üzüm

-5- 6 tane incir

-2- 3 dilim portakal kabuğu

-1 kahve fincanı gül suyu

-1 paket vanilya

-2- 3 avuç fındık veya ceviz içi ve tarçın

-2 çorba kaşığı hindistan cevizi rendesi

-5- 6 su bardağı şeker

YAPILIŞI:

1- Akşamdan, buğday, fasulye ve nohut ayıklanıp yıkanır. Ayrı ıslatılır.

2- Buğday, pirinç ve ince kıyılmış portakal kabuğu beraber haşlanır.

3- İyice pişirilmiş nohut ve fasulye konur. Bir müddet beraber kaynatılır.

4- Şeker konur. Sonra yıkanmış üzüm ilave edilir.

5- Ateşten alınmadan 5- 10 dakika evvel küçük doğranmış incir, gül suyu ve vanilya konur.

6- Kaselere boşaltılıp dövülmüş fındık, tarçın, hindistan cevizi ile süslenir.

Not: Aşureye, kaselere koymadan önce, haşlanıp soyulmuş kestane de konabilir.

Kısa Bilgi: Nuhun gemisinde, erzak azalınca Aşure yapıldığı rivayet edilir.

Afiyet olsun…

http://www.enfesyemekler.com/2010/04/asure/

Burçların Kimlik Kartları…

KOÇ BURCU Sembol:    Koç Yönetici gezegen:  Mars Yönetici ev:   1. Ev Element:   Ateş Düzey:   Kardinal Biyoloji:   Baş ve yüz Slogan:   Kendim Kader bağları:  Aslan, Yay Yükselmek için:   Yengeç, Oğlak Güç kazanmak için:  Sabır Olması gereken:   Heyecanlı olaylar Spor:    Tekvando Hobi:    Dağcılık Uygun meslekler:  Etfayeci, aerobik hocası Aksesuar:   Şapka Renk:    Kırmızı Tatil için:   Rio Karnavalı Zevk için:   Eylem, yeni başlangıçlar, iddialaşma Hoşlanmadıkları:   İzlemek, paylaşmak, kaybetmek Son sözü:   Yolumdan çekilin.

BOĞA BURCU Sembol:    Boğa Yönetici gezegen:  Venüs Yönetici ev:   2. Ev Element:   Toprak Düzey:   Sabit Biyoloji:   Boğaz, gırtlak Slogan:   Benim Kader bağları:  Başak, Oğlak Yükselmek için:   Aslan, Kova Güç kazanmak için:  Ticaret Olması gereken:   Saat Spor:    Masaj Hobi:    Yeni bir BMW Uygun meslekler:  Borsacı, bankacı Aksesuar:   Kaşkol Renk:    Çimen yeşili Tatil için:   Norveç Zevk için:   Lüks, güzellik, çikolata Hoşlanmadıkları:  Esneklik, kalitesizlik, acele Son sözü:   Bana para gösterin.

İKİZLER BURCU Sembol:    İkizler Yönetici gezegen:  Merkür Yönetici ev:   3. Ev Element:   Hava Düzey:   Değişken Biyoloji:   Akciğer, kollar Slogan:   İletişim Kader bağları:  Terazi, Kova Yükselmek için:   Başak, Balık Güç kazanmak için:  Ekip çalışması Olması gereken:   Saçma şeyleri çözmek Spor:    Tenis (çift) Hobi:    Çift kişilik bisiklet, hava paraşütü Uygun meslekler:  Kütüphaneci, avukat Aksesuar:   Omuz silkmek Renk:    İki tonlu her renk Tatil için:   Yunanistan Zevk için:   Seçmek, ellerini kullanmak, bilgi Hoşlanmadıkları:   Zamanında davranmak, sorumluluk, bağlanmak Son sözü:   Dans iki kişiyle yapılır. YENGEÇ BURCU Sembol:    Yengeç Yönetici gezegen:  Ay Yönetici ev:   4. Ev Element:   Su Düzey:   Kardinal Biyoloji:   Göğüs, sindirim sistemi Slogan:   Evim Kader bağları:  Akrep, Balık Yükselmek için:   Koç, Terazi Güç kazanmak için:  Evde parti vermek Olması gereken:   Nostalji Spor:    Yüzme Hobi:    Evi yeniden döşemek Uygun meslekler:  Ahçıbaşı, hemşire, öğretmen Aksesuar:   Elde dokunmuş atkı Renk:    Koyu mavi Tatil için:   ABD Orlando Zevk için:   Pişirmek, çocuklar, konfor Hoşlanmadıkları:   Özür dilemek, unutmamak, yengeç şakaları Son sözü:   Ev, kalbin olduğu yerdir.

ASLAN BURCU Sembol:    Aslan Yönetici gezegen:  Güneş Yönetici ev:   5. Ev Element:   Ateş Düzey:   Sabit Biyoloji:   Kalp, sırt Slogan:   Zevk Kader bağları:  Koç, Yay Yükselmek için:   Boğa, Akrep Güç kazanmak için:  Sahnede olmak Olması gereken:   Liderlik Spor:    Monopoli Hobi:    Galalara çağrılmak Uygun meslekler:  Sinema oyuncusu, rehber Aksesuar:   Saç fırçası Renk:    Sarı Tatil için:   Singapur Zevk için:   Hayal kurmak, cesaret, cömertlik Hoşlanmadıkları:   Bir köşeye çekilmek, kaybetmek, patronla beraberlik. Son sözü:   Hiçbir iş gösteri yapılmaksızın yapılamaz.

BAŞAK BURCU Sembol:    Bakire kız Yönetici gezegen:  Merkür Yönetici ev:   6. Ev Element:   Toprak Düzey:   Değişken Biyoloji:   Mide, bağırsaklar Slogan:   Sağlık Kader bağları:  Boğa, Oğlak Yükselmek için:   İkizler, Yay Güç kazanmak için:  Sayı saymak Olması gereken:   Acele Spor:    Araba kullanmak Hobi:    Komşunun evinde temizlik yapmak Uygun meslekler:  Editör, hastabakıcı Aksesuar:   Sargı bezi, temizlik fırçası Renk:    Koyu renkler Tatil için:   İsviçre Zevk için:   Organizasyon, rutin işler, kendini adamak Hoşlanmadıkları:  Yetersizlik, verimsizlik, geç kalmak Son sözü:   Dikiş bir kere yapılmaz.

TERAZİ BURCU Sembol:    Terazi Yönetici gezegen:  Venüs Yönetici ev:   7. Ev Element:   Hava Düzey:   Değişken Biyoloji:   Böbrekler Slogan:   Ortaklık Kader bağları:  İkizler, Kova Yükselmek için:   Yengeç, Oğlak Güç kazanmak için:  Arabuluculuk Olması gereken:   Cazibe Spor:    Kürek çekmek Hobi:    First Class’da Paris uçuşu Uygun meslekler:  Güzellik uzmanı, taşımacı Aksesuar:   Bir şişe su Renk:    Yeşil, mavi tonlar Tatil için:   Fiji Zevk için:   İşbirlikleri, centilmenlik, diyalog Hoşlanmadıkları:   Uyumsuzluk, yalnızlık, yalnız karar vermek Son sözü:   Güzellik bakınca fark edilmelidir.

AKREP BURCU Sembol:    Akrep Yönetici gezegen:  Mars/Pluto Yönetici ev:   8. Ev Element:   Su Düzey:   Sabit Biyoloji:   Seksüel organlar Slogan:   Seks Kader bağları:  Yengeç, Balık Yükselmek için:   Aslan, Kova Güç kazanmak için:  Soruşturmak, öğrenmek Olması gereken:   Satranç Spor:    Seks Hobi:    İnternette chat Uygun meslekler:  Dedektif, cerrah Aksesuar:   Büyüteç Renk:    Siyah, kırmızı Tatil için:   Hollanda Zevk için:   Gizem, kıskançlık, iğneli konuşma Hoşlanmadıkları:  Sırları açıklamak, basitlik, yarıda bırakmak Son sözü:   Evet, haydi bebeğim.

YAY BURCU Sembol:    Okçu Yönetici gezegen:  Jüpiter Yönetici ev:   9. Ev Element:   Ateş Düzey:   Değişken Biyoloji:   Kalça, kaba etler Slogan:   Felsefe Kader bağları:  Koç, Aslan Yükselmek için:   Başak. Balık Güç kazanmak için:  Durmadan gezmek Olması gereken:   Bol uçak bileti Spor:    Okçuluk Hobi:    Ata binmek Uygun meslekler:  Tur rehberi, park koruyucusu Aksesuar:   Palyaço külahı Renk:    Siyah Tatil için:   Neresi olursa olsun Zevk için:   Yolculuk, felsefe, konuşmak, iyimserlik Hoşlanmadıkları:  Sorumluluk, detaylar, vaatte bulunmak Son sözü:   Benimle düello etmeyin.

OĞLAK BURCU Sembol:    Deniz tekesi Yönetici gezegen:  Satürn Yönetici ev:   10. Ev Element:   Toprak Düzey:   Kardinal Biyoloji:   Deri, dişler, kemikler, dizler Slogan:   Sosyal statü Kader bağları:  Boğa, Başak
Yükselmek için:   Koç, Terazi Güç kazanmak için:  Fiat belirlemek Olması gereken:   Sıkı çalışmak Spor:    Golf Hobi:    Lüks bir restoranda akşam yemeği Uygun meslekler:  Haberci, antropolog Aksesuar:   Özel asistan Renk:    Tüm koyu renkler Tatil için:   Japonya Zevk için:   Sabır, saygı, başarı Hoşlanmadıkları:  Organizasyonsuzluk, hesapsızlık, can sıkıntısı
Son sözü:   Amaçsız yaşayamam.

KOVA BURCU Sembol:    Su taşıyıcı Yönetici gezegen:  Satürn/Uranüs Yönetici ev:   11. Ev Element:   Hava Düzey:   Sabit Biyoloji:   Ayak bilekleri Slogan:   Dostluk Kader bağları:  İkizler, Terazi Yükselmek için:   Başak. Balık Güç kazanmak için:  Orijinal olmak Olması gereken:   Gözlemlemek Spor:    Yoga Hobi:    Teknoloji fuarlarını gezmek Uygun meslekler:  Çevreci, bilgisayar uzmanı Aksesuar:   Bir zaman makinesi Renk:    Beyaz, sarı Tatil için:   Kosta Rika Zevk için:   Yenilikler, orjinalite, arkadaşlık Hoşlanmadıkları:  Tutuculuk, sınıflandırma, duygusal patlamalar Son sözü:   Dünyanın dışında düşünün.

BALIK BURCU Sembol:    Balık Yönetici gezegen:  Jüpiter/Neptün Yönetici ev:   12. Ev Element:   Su Düzey:   Değişken Biyoloji:   Ayaklar Slogan:   Bilinçaltı Kader bağları:  Yengeç, Akrep Yükselmek için:   İkizler, Yay Güç kazanmak için:  Başkalarına yardım etmek Olması gereken:   Şiir yazmak Spor:    Meditasyon Hobi:    Tiyatroya ve müzikallere gitmek Uygun meslekler:  TV yapımcısı, barmen Aksesuar:   Yüzük Renk:    Deniz mavisi Tatil için:   Fas Zevk için:   Romantizm, yardımseverlik, şefkat Hoşlanmadıkları:  Gerçekler, orta düzey insanlar, duygusuzluk Son sözü:   Savaş değil, aşk yapın.

Ata Nirun

kaynak : hurriyet

Bir tencerede 41 çeşit malzeme: Aşure

    • Dün Muharrem ayının 10’u, yani Aşure Günü’ydü. Bu zahmetli işi geride bırakıp, tabak tabak komşularınıza dağıtmaya başlamadıysanız bile, malzemeleri tamamlayıp aşurenizi kaynatmak için hâlâ zaman var

 

 

Çoğu kişi efsaneleri inandırıcı bulmaz. Oysa genellikle efsaneler, yazının keşfinden önce yaşanan olaylara uzanır. Evliya Çelebi, herhalde duyduklarına dayanarak, cennette Adem ile Havva’nın ilk yiyeceklerinin elma değil, aşurenin ilkel biçimi olan buğday yemeği olduğunu yazar. Abartılı da olsa, bunun ardında yatan gerçekler var. Günümüz bilim insanları, ilk kez birçok tahıl, sebze ve meyve türleriyle hayvan cinslerinin, Urfa ve çevresini de kapsayan ve bereketli hilal olarak nitelendirilen bölgede ehlileştirildiğini, hatta buranın kutsal kitaplarda geçen cennet olduğunu iddia ediyor. 10 bin yıl önce topraklarımızda ehlileştirilip tarımı yapılan buğdayın yemeğini Adem ile Havva’ya dek geri götüren gezgin Evliya Çelebi’ye gülüp geçebilir miyiz? Muharrem ayının 10. günü, önemli bir gün. Adem Peygamber’in Cennet’te yasak elmayı yedikten sonra ettiği tövbenin kabulü, Nuh Peygamber’in gemisinin tufandan kurtulması, Yunus Peygamber’in bir balığın karnından çıkması, İbrahim Peygamber’in ateşte yanması, İdris Peygamber’in diri olarak göğe çıkarılması, Yakup Peygamber’in oğlu Yusuf Peygamber’e kavuşması, Eyüp Peygamber’in hastalıklarının geçip iyileşmesi, Musa Peygamber’in Kızıldeniz’den geçip İsrailoğulları’nı firavundan kurtarması, İsa Peygamber’in doğumu ve ölümden kurtarılıp göğe çıkarılması gibi mucizelerin hep bu günde gerçekleştiğine inanılıyor. Bu mucizelerin bir bölümünü Musevi ve Hıristiyanlar da kabul ediyor. Yani din ayrımı gözetmeksizin, birçok efsanenin buluştuğu bir gün, Aşure Günü. Onun din ve mezhep ayrımı gözetmeksizin evlerde pişirilip konu komşuya dağıtılması da çok eski bir gelenek.

BUĞDAY MUTLAKA YER ALMALI Aşure, tahıl, baklagiller, meyve ve tohumlardan oluşan 41 çeşit malzeme içermeli. En önemli malzemesi buğday. Beyaz fasulye, nohut, kuru bakla ve kuru börülce de konuyor. Kimi bölgelerde kurban etinden bir parça saklanıp aşure yapılırken içine atılıyor. Bazıları buğday yerine pirinç, şeker yerine pekmez kullanıyor, sakız, anason katanlar bile var. Üzeri kavrulmuş susam, badem, fındık, ceviz, kuşüzümü, nar taneleriyle süslenen bu nefis tatlı, bölgeden bölgeye, hatta aileden aileye farklılık gösteriyor. Koyu çorba kıvamında sevenler de, pelteleşmiş olanını tercih edenler de var. 41 çeşit malzemenin teminindeki zorluk nedeniyle daha az malzemeyle de yapılabiliyor. Bu durumda tüm besinlerin özü olduklarına inanıldığı için bir tutam tuz, biraz bal ve azıcık sütün bütün eksikleri tamamladığına inanılıyor.

SARAYDA SÜZÜLÜRDÜ Osmanlı Sarayı’nda ‘saray usulü süzme aşure’ denen bir tarz geliştirilmiş. Adından da anlaşılacağı üzere, bu aşurede malzemeler süzgeçten geçiriliyor ve ağza taneler gelmiyor. Günümüzde bazı evlerde, bu iki aşure biçiminin sentezi uygulanıyor. Bazı malzemeler iyice ezilip süzgeçten geçirilirken, diğerleri taneli olarak bırakılıyor. Ancak içeriği nasıl olursa olsun, iyi bir aşure kısık ateşte yavaş yavaş pişirilmeli, malzemesi helmelenmeli, ama kaskatı olmamalı. Bu olağanüstü yiyeceğin en önemli işlevi, bu topraklarda yaşayan bütün din, mezhep, ırk ve siyasal görüşten insanları birkaç günlüğüne de olsa, o bir tabak dolusu bereketin etrafında birleştirmesi. Hiç tanımadığı komşusundan gelen aşureyi yiyen, kendisini düşünen başkalarının da olduğunu fark ediyor. Uzlaşmaz, bir araya gelmez gibi görünen 41 çeşit malzeme, nasıl aşure tenceresinin içinde eriyip, her biri lezzetini yanındakine aktararak ortaya mükemmel bir sentez çıkarıyorsa, zıtlıkları hoşgörü tenceresinde eritip, bizler de kusursuz bir toplum yaratamaz mıyız?

AHMET ÖRS

http://www.sabah.com.tr/Pazar/2012/11/25/bir-tencerede-41-cesit-malzeme-asure

Nenem derdi ki, Dördüncü Cemre Yüreğe Düşer… O da Aşk Yaratır…

Pazılı Börek Tarifi…

MALZEMELER

  • 2 bağ pazı
  • 3-5 adet yufka
  • 1 su bardağı peynir ( ben yağlı eriyen cinsten kullandım mis mis )
  • 2 tane taze soğan
  • 2 adet yumurta
  • karabiber, pul biber
  • 1  su bardağı sıvı yağ
  • yarım su bardağı süt
  • üzeri için susam, çörek otu

HAZIRLANIŞI

  1. Böreğimizin iç harcını hazırlamak için derince bir kase alalım. İyice yıkadığımız pazılarımızı ince ince doğrayalım.İçerisine peyniri,ince kıyılmış taze soğanı,karabiberi, pul biberi ve 2 adet yumurtayı kırıp iyice karıştıralım. (isteğe göre tuz ekleyebilirsiniz, benim kullandığım peynir tuzluydu eklemedim )
  2. Yufkalarımızı ıslatmak için sıvıyağ ve sütü birlikte iyice çırpalım.
  3. Yufkalarımızı serelim, bir kaşık yardımı ile sütlü sosumuzla ıslatalım. Bir kenarını hafifçe içe doğru kıvıralım, kıvırdığımız kenara harcı uzunlamasına serelim ve rulo halinde saralım.
  4. Diğer yufkalarada aynı işlemi uygulayalım. Fırın tepsimize yağlı kağıt serelim yada yağlayalım ve “S” şeklinde dizelim. Kendi etrafında da yuvarlayabiliriz. Üzerlerine sütlü sosdan sürüp susam serpelim. 200 derece önceden ısıtılmış fırında altı üzeri kızarana kadar pişirelim.
  5. Fırından çıkan böreklerimizi ilk sıcaklığı gidince dilimleyip ve bir tutam sevgi ekleyip servis edelim

 

http://birtutamsevgi.com/2012/04/pazili-borek-tarifi-nasil-yapilir/