Cadılar Bayramı ‘nın Tarihçesi…

31 Ekim’de kutlanan, çoğunlukla çocukların kostüm giyerek kapı kapı dolaşıp şeker, meyve ve diğer hediyeler aldığı bayramdır. Bu klasik anlayışın yanı sıra; birçok değişik Cadılar Bayramı aktiviteleri de vardır. Kostüm partileri, korku filmleri izlemek, “perili” evlere gitmek ve diğer sonbahar aktiviteleri gibi hayır, bir Pagan festivali olarak İngiltere’de İrlandalılar, İskoçlar ve Galliler tarafından kutlanılmaya başlanmış; 19’uncu yüzyılda bu gelenek Kuzey Amerika’ya göçenler tarafından da devam etmiştir. Batı Dünyası; 20’inci yüzyılda Cadılar Bayramı’nı bir Amerikan popüler kültürü olarak tanımıştır.

 

Cadılar Bayramı genelde birçok Batı Dünyası ülkesinde kutlanır. Ancak popüler listesi Avustralya, Yeni Zelanda ve Türkiye gibi ülkeleri de etkilemiştir. Cadılar Bayramı’nın sembolü gülen bir balkabağıdır; bunun için de bir balkabağının içi boşaltılarak gülen bir surat şeklinde kesildikten sonra içinde bir mum yakılarak şeytani bir surat gösterilmeye çalışılır. Yemek olarak resmi şekeri, elma şekeridir. Bunun yanı sıra tüm şekerlemeler de kullanılır. Muhafazakar (Katolik) Hıristiyanlar genelde Cadılar Bayramı’nı desteklemezler ve yanlış bulurlar.

 

Tarihçe Cadılar Bayramının kökeni aslen Samhain olarak bilinen kadim Kelt Festivalidir. Samhain Festivali hasat mevsiminin bitişini kutlamak için gerçekleştirilir. Geleneksel olarak,festival kadim Paganlar tarafından kış için malzemelerin ve malların hazırlanması için kullanılırdı. Eski Gaeller şimdi Cadılar Bayramı olarak bilinen 31 Ekim’in yaşayanlar ve ölüler dünyası arasında bir bağ yarattığına inanırlardı.

Ölüler kötü niyetli ve tehlikeli kabul edilir, yaşanılan sorunlardan hastalıklardan ve kötü hasattan onlar sorumlu tutulurdu. Festivalde ateşler yakılır, genellikle kış için öldürülen hayvanların kemikleri bu ateşlerde yakılırdı. Raufun ruhları taklit edebilmek için maskeler ve kostümler giyilirdi.

Maskeler Samhain’den saklanmak için, kapıya bırakılan şekerler onu doyurmak için ve balkabaklarına çizilen yüzler ona tapmak için yapılır. Samhain’in yüzyıllar önce cehenneme gönderildiğine ve bir kere geri geldi mi, diğer şeytanî güçleri uyandırabileceğine inanılır.

Cadılar Bayramı zamanla Hristiyanlığa adapte edilmiş, Azizler Günü‘nün arifesi olarak kabul edilmiş, Pagan kökleri unutturulmaya çalışılmıştır

Metabolizmayı Hızlandırmanın 20 Yolu

Vücut kompozisyonu
Sağlıklı metabolizma için yağ kaybetmeli, kas arttırmalısınız. Yağsız doku ne kadar artarsa hastalıklara yakalanma oranı da o kadar düşer.
İdeal kilo için
Asla aç kalmayın. Açken yağ hücreleri isyan bayraklarını çeker. İştah açılır, metabolizma yavaşlar, kas kaybı başlar. Günlük en az 1000 kkal almalısınız.
Hormonal dengeye dikkat!
Hormonlar ve yağlar etkileşim halindedir. Şişmanlayınca hem hormonlar hem metabolizma değişir. Hormonların dengeli çalışması için iyi yağlarla beslenmek, glisemik indeksi düşük besinleri tercih etmek, kahvaltıyı atlamamak, sık yemek gerekir.
Bol sıvı tüketin
Günde 500 ml fazla su içmek metabolizmayı yüzde 20 hızlandırır. Bu küçük oran bile haftada 400 gram kaybetmenize sebep olur. Vücut günlük en az 2 litre suya ihtiyaç duyar. Su dışında bitki çayları, limonata, greyfurt suyu, ev yapımı buzlu çay metabolizmayı hızlandıran sağlıklı içeceklerdir. Alkol, kola, gazlı içecekler, çay, kahve acıktırır, stresi artırır, yağlandırır, karaciğeri yorar.
Yeterince protein
Protein kasları oluşturur. Yetersiz protein alımı metabolizmayı yavaşlatır. Her öğünde protein almaya çalışın. Böylece kan şekeri dengelenir, tokluk hissi artar. Fazla protein ise yağ olarak depolanır, böbrek, karaciğer ve kalpte problem oluşturur.
Yeterli lif alın
Lifler vücudun süpürgesidir. Toksinleri atar, tok tutar, yağ emilimini azaltır. Kan şekerini dengeler. Fazla lif almaktan korkmayın, kalorisi yoktur, çünkü sindirilmez. Sebze, meyve, rafine edilmemiş tahıllar lif içerir.
Düzenli egzersiz yapın
Egzersizin ilk 20 dakikasında önce karbonhidratlar, sonra proteinler ve en son yağlar enerji olarak harcanır. Bu yüzden 15 dakika koşmaktansa 35 dakika yürümek daha çok yağ yakar. Ortalama hareket için günde 10 bin adım gerek. Nabzınızın çalışması içinse dakikada 140 adım atmaya çalışın.
Glisemik indeksi düşük gıdaları tercih edin
İnsülin dengesizse sürekli açlık hisseder, karbonhidrat tüketmek isteriz. Omega 3 yağ asitleri insülin hassasiyetini arttırır, bu yüzden haftada 2-3 gün balık tüketin. Zeytinyağı, keten tohumu yağı, somon balığı yararlı yağ asitleri içerir. Asla aç kalmayın. Krom minerali almak da insüline hassasiyeti arttırır.
C Vitamini şart
Portakal, greyfurt, limon gibi turunçgiller yüksek oranda C vitamini içerir. C vitamini detoks etkili, idrar söktürücü ve kolesterol düşürücüdür. Her öğünde C vitamini içeren yiyecekler olmalı.
Pektin lifi zayıflatır
Elma, böğürtlen, greyfurt gibi bazı meyvelerde pektin adlı lif bulunur. Bu, hücrelerin yağ emilimini azaltır. Ayrıca kan basıncını düşürür, kolesterolü yok eder, kabızlığı önler. Bir elma ve bir greyfurt yerseniz, kalp ve dolaşım sorunlarından korunmuş olursunuz.
Sarımsak ve soğan
Yağ depolarının azalmasına yardım eder. Sarımsak içeren her besinin antibiyotik ve bağışıklık yükseltici etkisi vardır. Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı tehlikesini azaltır. Soğan mide kanserine, sarımsak da bağırsak kanserine yakalanma riskini düşürür.
Baharatlar Zencefil, acı biber ve köri metabolizmayı hızlandırır. Tarçın, kan şekerini dengeler. Zencefil metabolizmayı hızlandırmanın dışında, şişkinliği de azaltır. Rezene fazla suyu atar. Kekik, kolesterol düşürücü, yağ yakıcıdır. Biberiye de dolaşım sistemini uyarır.
Kahvaltı olmazsa olmaz
Kahvaltı etmediğinizde, vücuda açlık çektiğinize dair mesaj gönderilir. Böylece metabolizmanız, vücudunuzu korumak adına yavaşlar. Besinler, özellikle de karmaşık karbonhidratlar, metabolizmayı ateşler. Kahvaltıyı yapmayanlar, yapanlara oranla 4 kat fazla şişmanlar.
Yemeği erken yiyin
Araştırmalar, kuvvetli kahvaltı ve öğle yemeği ile hafif akşam yemeği yiyerek kilo verildiğini gösteriyor. Akşam yemeğini olabildiğince erken bir saatte, mümkünse yatmadan en az 4 saat önce yemeye bakın.
Düzenli beslenin
Ara öğünleri de beslenme programınıza dahil edin. Meyve, sebze ve tahıl gibi karmaşık karbonhidrat grubunda yer alan besinler, metabolizmayı hızlandırır.
Aralı antrenman yapın
Düzenli olarak uyguladığınız aerobike ek olarak, öğle ya da akşamları 10-15 dakikalık hızlı bir yürüyüş de yapın. Bu, metabolizma hızını artırır.
Ağırlık kaldırın
Haftada 2-3 gün ağırlık çalışması yaparak kaslarınızı çalıştırın. Bu çalışma vücudun sıkılaşarak şekillenmesini sağlar, metabolizma hızını artırır.
Hareketli olun
Aktif olmanın yollarını arayın. Arabanızı daha uzağa park etmek, asansörü kullanmak, evi toplarken bir sürü eşyayı bir seferde değil de birkaç seferde taşımak gibi basit ama etkili yollar bulabilirsiniz.
Demir alın
Demir, kaslara, yağ yakımı için oksijen taşınmasını sağlar. Her ay adet dönemiyle kan kaybı yaşayan kadınların demir alması önemli. Demir en çok kırmızı et, yumurta, ıspanak ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.
Süt ve yoğurt tüketin
Yeterli kalsiyum alımı metabolizmayı hızlandırır. Yağsız süt ve yoğurt, en iyi kalsiyum kaynaklarıdır.

Kaynak: Diyetisyen Gonca Güzel (Vatan

Hangi burç hangi çiçekten hoşlanır?

 SÜMBÜL / KOÇ

Koçun zamanı ilkbahardır. Bu dönemde sümbülün çiçekleri ile mutlu olur. Yumuşak pembe, mavi, mor ve beyaz renkler onu büyüler. İlkbahar çiçeklerini genelde kışın evde ve camın önünde yetiştirir. Böylece onlarla haftalarca mutlu olabilir.
LALE / BOĞA

Yaşama sevinci ile dolu olan Boğa, canlı renklere sahip çiçekleri sever. Laleler, bunlar içinde en geniş seçeneğe sahip olanıdır. Farklı tonlarda bulunduğu gibi değişik şekillerde de elde edilebilir. Eğer bir bahçesi yoksa laleler ile dolu bir vazo da yeterli olacaktır.

GÜL / İKİZLER

İkizlerin sembolüdür. Çiçeklerin kraliçesi özellikle İkizleri etkiler. ikizler sadece onun çekiciliğini değil onun nasıl yetiştirileceğini de bilir. Bakımı ve diğer işlerine de hakimdir.

AKDENİZ LALESİ / YENGEÇ

Akdeniz’den gelen anemon güçlü renkleri ile Yengeç’i büyüler. Yengeç’in yaşam tarzında olduğu gibi anemonlar da kendilerine özgüdür. Rahatsız edilmeden küçük gruplar halinde yetişirler, küçük veya taşlı bahçelerde…

ORKİDE / ASLAN

Yükseği seven aslan çiçeklerde de gösterişli olanlarını sever. Orkide bu yüzden favorileri arasındadır. Büyüleyici ve alışılmadık renkler onu fazlasıyla etkiler. Egzotik güzelliği ile bitkiler ailesinin en büyük üyelerinden olup 25.000 den fazla vahşi büyüyen çeşidi vardır.

MARGİT / BAŞAK

Bakımının kolay ve her yere uyması sebebiyle margit Başak için uygun çiçek dostudur. Renkli ve parlak beyazı ile dikkat çeker. Başak’ın balkonda veya bahçedeki tercihi renkli türleridir.

DALYA / TERAZİ

Çok şık olan Terazi barok güzelliğe sahip dalyaları tercih eder. Basit, yarı veya tam dolu dalya çeşitleri değişik renkli ve yapraklıdır. Türleri her geçen yıl artmaktadır.

EŞEK DİKENİ / AKREP

Akrepler hareketi sever ve her boş zamanlarında gezi ve yürüyüşler yapar. Bu sırada dağlarda bulunan dikenlerin güzelliği ilgisini çeker. Centiyane gibi diğer dağ çiçekleri de onu büyüler.

ZAMBAK / YAY

Güzel şekli ve hoş kokusu ile yayı büyüler. İlk tercihi beyaz kral zambağı olsa da kırmızı ateş zambağı alaca renkli Türk zambağı ona mutluluk verir.

AMARİL / OĞLAK

Çalışkan Oğlak uzun boylu amarilleri sever. İlk tercihi kırmızı çiçekli çeşididir. Kendisi gibi ona da özen gösterir ve gelecek yılda da çiçek açmasını sağlar.

KARDELEN / KOVA

Kardelen kıştan sonra ilk olarak açan çiçeklerden biridir ve ilkbaharın gelişini haber verir. Mutlu kova, çimenleri parlak renkleri ile dolduran ve daha şubat ayında etrafa güzel kokular yayan bu çiçeği çok sever.

NERGİS / BALIK

İlkbaharda Balık’ın doğumu ile sarı renkli nergislerin de çiçekleri açar. İlkbahar çiçeği ünvanı ona aittir. Özellikle trompet nergisi parlak sarı rengi ile büyüleyicidir.

http://fwmail.net/astroloji/burcunuzun-simgesi-cicekler/

Uzmanlar, kadınların aşkta yaptığı 10 büyük hatayı şöyle özetledi:

* Konuşmaya zorlamak

* Rica yerine emretmek

* Hesabı sürekli ona ödetmek

* Gereksiz yere ağlamak

* Arkadaşlarınıza sevgilinizi kötülemek

* Kalabalık yerlerde fazla asılmak

* Üstüne fazla düşmek

* Geleceği planlamak …

* Onun sadece sana ait olduğunu düşünmek

* ‘Biz’ kelimesini çok erken kullanmak

Sahip Olduklarının Farkında Ol Ve Olduğun Hali Kabullen…

En Çok Güvendiklerimden Öğrendim…

Herkes kalbinin önünü süpürsün.

Fotoğraf: Herkes kalbinin önünü süpürsün.Biraz temizlik.İbrahim TenekeciHerkes kalbinin önünü süpürsün.
Biraz temizlik.

İbrahim Tenekeci

** EN BÜYÜK DÜŞMANIMIZ EN İYİ DOSTUMUZDUR ASLINDA **

Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir. Hiçbir hissediş, düşünüş, bakış, algılayış, seziş de öyle. Hatta bunların tersi de tesadüf değil. Alışveriş yaptığımız market, yemek yediğimiz lokanta, su içtiğimiz çeşme, yürüdüğümüz kaldırım ve orada yanlarından birer yabancı olarak geçip gittiğimiz insanlar… Tesadüf gibi görünen karşılaşmalar, yolu sorduğumuz herhangi biri, hafifçe çarptığımız insan… Bize gülümseyen küçük bir çocuk önümüzden aniden uçuveren kuş… Gün boyu yaşadığımız en basit olay bile herhangi bir zihinsel, fiziksel, ruhsal yâda duygusal bir olayın tetikleyicisi olur. …

Küçük ya da büyük… Bazen hiç hesapta olmayan durumların içine çekiliveririz. Hayal bile etmediğimiz olayları yaşarken buluruz kendimizi. Bir martı çığlığı, bir satıcı bağırışı, alır götürür bizi yıllarca ya da yollarca uzaklara… Hem öğretmen hem de öğrenciyizdir her ilişkinin içinde. Doğduğumuz aile, gittiğimiz okullar, sıra arkadaşımız, sevgilimiz, eşimiz, çocuğumuz vs. Her ilişki, farklı bir yönümüzün aynasıdır. Ve bizler de onlar için birer aynayız. Farkındalığımız yükseldikçe, durumları ve ilişkileri yaşarken, kendimizi ve yaşanılanları gözlemlemeye başlarız. Ve eğer yaşadıklarımıza yüksek idrakle bakabilmeyi başarırsak, o ilişki ya da durumu ne için yaşadığımızı kavrarız. Düğmelerimize en fazla basan insanlar, en iyi öğretmenlerimizdir. O ilişkide kurban olmadığımızı anlar, ilişkinin bize neyi öğretmeye çalıştığını kavrarsak, dersimizi alır ve yolumuza devam ederiz. Eğer bunu yapamazsak, o ilişkide ya da durum içinde tutsak olur, ya daha ağır durumlar yaşar ya da daha travmatik durumları ( o dersi alıncaya, eksik yönümüzü tamamlayıncaya, kendimizi düzeltinceye kadar) tekrar takrar yaşamaya devam ederiz. Bazen bazı insanların hayatına yalnızca katalizör olarak gireriz. Onların hayatlarında değiştirmesi gereken durumun düğmesine basar ve sessizce çekiliriz. Ve yüksek farkındalık içinde kalırsak, yaşanılan durumdan etkilenmeden, arkamıza bakmadan yolumuza devam ederiz. Özet olarak, en büyük düşmanımız en iyi dostumuzdur aslında. Çünkü bizde en büyük değişime neden olur genellikle. Ve her karşılaşma kutsaldır. Karşımızdaki insanın tanrısallığını kabul edip o şekilde yaklaşırsak, nefreti, öfkeyi, suçluluk duygusunu, o insana karşı sorumlu olduğumuz ve o ilişkiye mahkûm olduğumuz duygusunu ve kini söküp atarız varlığımızdan. Yaşadığımız her durum, tanıştığımız her insan öğretmenimizdir. Ne kadar kısa sürede öğrenirsek öğrenmemiz gerekenleri, karmamızı çözüp, iç huzuruna, mutluluğa, ideal ilişkimize ve ruhsal eşimize kavuşur

Mehmet Şen

Bundan Sonra Beraber Çalışacaksınız…

Damatlığıydı, Kombisiydi, Eviydi Derken Giriyorum Dünya Evine De Kız Yok…

Fotoğraf: herşey hazır...

Tilki Haklı…

Fotoğraf: Tilki Haklı  . . .

DENİZ GİBİDİR HAYAT…

 

DENİZ GİBİDİR HAYAT…
BAZEN DALGALANIR BAZEN DE DURULUR,
KİMİ DURMADAN YÜZER DE KİMİLERİ YORULUR…
KİMİLERİNİ UZAKLARA GÖTÜRÜR DE KİMİLERİ KIYIYA VURUR…
BAZILARI SAKİN YERLERDE YÜZER DE BAZILARI DALGALARLA COŞAR KAYBOLUR…
KİMİLERİ İSE AKINTIYA BIRAKIR KENDİNİ

Alıntı

HARİKA PROJE :)

Fotoğraf: HARİKA PROJE :)Hiç Oyuncağı Olmamış Çocuk Nasiplenir...Okullarda Kütüphane Bulunmayan Kurumlar Nasiplenir...Atatürk Meydanı’na kurulan Giresun Belediyesi Kitap ve Oyuncak Kumbarası, vatandaşlar tarafından büyük ilgi görüyor.Bir para kumbarası şeklinde tasarlanan 2,30 metrelik dev kumbara, halkın beğenisini şimdiden toplamış durumda.Yapılan bu hizmet ile ilgili bir açıklama yapan Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu, bu kumbaraya atılan oyuncak ve kitapları ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştıracaklarını ifade ederek, tüm Giresun halkına, kullanılmayan kitap ve oyuncakları Atatürk Meydanı’na kurdukları dev kumbaraya atmaları için çağrıda bulunuyor.--takip edin: indigo dergisi

Hiç Oyuncağı Olmamış Çocuk Nasiplenir…

Okullarda Kütüphane Bulunmayan Kurumlar Nasiplenir…

Atatürk Meydanı’na kurulan Giresun Belediyesi Kitap ve Oyuncak Kumbarası, vatandaşlar tarafından büyük ilgi görüyor. …

Bir para kumbarası şeklinde tasarlanan 2,30 metrelik dev kumbara, halkın beğenisini şimdiden toplamış durumda. Yapılan bu hizmet ile ilgili bir açıklama yapan Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu, bu kumbaraya atılan oyuncak ve kitapları ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştıracaklarını ifade ederek, tüm Giresun halkına, kullanılmayan kitap ve oyuncakları Atatürk Meydanı’na kurdukları dev kumbaraya atmaları için çağrıda bulunuyor.

Kendine inan, Rabbi’ne dayan!

 

 

Kendine inan, Rabbi’ne dayan!

BEN İNSAN BİRİKTİRİYORUM….

Fotoğraf: BEN İNSAN BİRİKTİRİYORUM....Doğru insanlar biriktirmek lazım.Evet, biriktirmek...İnsan biriktiriyorum dediğimde; deliymişim gibi bakanlar,Bu dünyada başka birşey biriktirmenin imkansız olduğunu bir anlasalar...İnsan biriktiriyorum en kalitelilerinden.Vicdanlı ve sevgi yüklülerinden.Onlarla kötüye dair birşeyler yaşanmıyor....Tabii ki, Kötü insan yok mu? denk gelmiyor mu?Evet çok da; Ama unutmayın!!HER KUŞ KENDİ TÜRÜYLE UÇAR !!!

Doğru insanlar biriktirmek lazım. Evet, biriktirmek…

İnsan biriktiriyorum dediğimde; deliymişim gibi bakanlar, Bu dünyada başka birşey biriktirmenin imkansız olduğunu bir anlasalar… …

İnsan biriktiriyorum en kalitelilerinden.

Vicdanlı ve sevgi yüklülerinden. Onlarla kötüye dair birşeyler yaşanmıyor….

Tabii ki, Kötü insan yok mu? denk gelmiyor mu? Evet çok da; Ama unutmayın!!

HER KUŞ KENDİ TÜRÜYLE UÇAR !!!