Gerçek aşk, hiçbir şey yapmamaktır. Bir şeyler yapmak kolay; aramak, ağlamak, yalvarmak, kızmak, yalan söylemek, dünyayı yerinden oynatmak..

Fotoğraf

 

Gerçek aşk, hiçbir şey yapmamaktır. Bir şeyler yapmak kolay; aramak, ağlamak, yalvarmak, kızmak, yalan söylemek, dünyayı yerinden oynatmak.. Zor olan bunların hepsini yapmaya gücün yetecekken hiçbir şey yapmamaktır. Beklemektir zor olan, herhangi bir beklentiye sığınıp yaslanmadan beklemek. Hiçbir şey ummadan, hiçbir şeyi değiştirmeye kalkmadan, gücünü sadece masumiyetten alan ve sabırla beslenen.

Ali Lidar

Musallat Oldu Bu Da…

Hep birlikte güzel şimdilere…

Hep birlikte güzel şimdilere…

https://www.facebook.com/arzu.altun

Bambu Bıçak Kullanmanın Faydaları…

Neden Bambu?

Dünyanın en hızlı yetişen bitkisi bambu, çevreci bir bitki olmasının yanında fonksiyonel, estetik ve son derece dayanıklıdır. Bambu diğer tüm tahta ve ahşap çeşitlerine nazaran 2-3 kat daha dayanıklıdır. Bir bambu fidanı 5 yılda tam olgunluğuna ulaşırken, meşe 50 yılda diğer benzeri ağaçlar 70 yılda bu olgunluğuna ulaşabilmektedir. Bambu, meşeden sağlam ve dayanıklı olmanın yanı sıra uzun ömürlü, hafif, ekolojik ve sağlıklıdır.

 

Neden Ekolojik?

Atmosferimizdeki oksijen ve karbondioksit dengesi çok önemlidir. Yetişkin bir bambu bitkisi benzer ebatlardaki bitkilere nazaran %35 daha fazla oksijen üretirken, yine diğer bitkilere göre 4 kat daha fazla karbon soğurmaktadır. Aynı zamanda hasat edilirken ve tekrar yetişirken de çevreye olumsuz etkileri yoktur.

Bambu, çevre dostu olduğu için karbon salınımını ve küresel ısınmanın hızını azaltarak çevreyi olumlu yönde etkiler. Bambu bıçaklar çelik bıçaklara göre üretim aşamasında daha az karbon açığa çıkarır. Örneğin 1 ton bambu bıçak üretiminde 182 kg karbondioksit açığa çıkarken; 1 ton çelik üretiminde ise 2100 kg karbondioksit açığa çıkmaktadır.

 

Neden Bambum Bıçakları?

Doğal ürünlerden elde edilen ev gereçleri doğu ülkelerinde uzun, köklü bir geleneğe sahiptir. Özellikle son yıllarda batıdaki bilim adamları tarafından da keşfedilen doğal kaynaklı ürünlerin etkileri günümüzde mutfak ürünlerinde de kendini göstermektedir. Çelik bıçaklar temas ettiği canlı organizmaları yok ederler ancak bambu bıçaklar %100 doğal olduğundan dolayı canlı organizmalara zarar vermeyip sebze ve meyvelerinizin vitaminlerini korur. Ayrıca bambu çok sıcak ve estetik görünümüyle kullanılan mekanlara da şıklık ve zenginlik katar.

 

Sebzelerinizin Vitaminini Kesmeyin

Sebze ve meyvelerin vitaminlerini koruyan bambu bıçak ile bir domatesi ortadan ikiye keselim, bir diğerini ise çelik bıçakla keselim. İkisini birden buzdolabına koyup 48 saat sonra çıkardığımızda çelik bıçakla kesilenin büzüldüğünü, karardığını ve damarlarının kaybolmaya başladığını ancak bambu bıçakla kesilenin sanki yeni kesilip de konmuş gibi taze ve leziz kaldığını göreceksiniz.

Paslanmaz çelik bıçak ile plastik kesme tahtanızda uzun süre kulanım yaptığınızda bir süre sonra aşındığını göreceksiniz ve bu da demek oluyor ki o küçük plastik parçacıkları yiyeceklerinize karışıyor bu durum gerçekten sağlığınız açısından son derecek zararlı bir durumdur. Ancak bambu bıçaklarda böyle bir durumla karşılaşmazsınız. Bu yüzden Bambu Bıçaklar hijyeniktir, sağlıklıdır

http://www.modaorganik.com/Bambum-Vitamin-Koruyucu-Sebze-Meyve-Ekmek-Bicagi-2li,PR-242.html

Nezle, Grip İçin Şifalı Kürler

Grip mi yoksa nezle mi olduğunuzu nasıl anlarsınız? İki hastalık arasındaki farklar ve korunma yolları aşağıda belirtilmiştir: Grip ve nezle aynı yollardan kişiden kişiye geçer. Hastaların öksürüp aksırmasından havaya mikroplu su damlacıkları dağılır ve bunlar diğer kişilere solunum yoluyla geçer. Ancak grip, nezleden daha yaygındır.

Bazı kişilerde, özellikle 65 yaşın üstünde olanlarda zatürree gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Kalp hastalarında ölüme neden olabilir. Grip ateş, titreme, kaslarda ağrı, ağızda ve boğazda kuruluk, baş ağrısı, öksürük ve yataktan kalkamayacak derecede bitkinlik ve uyuma hissi ile kendini gösterebilir. Bazı kişilerde kusma görülebilir. Genellikle 7-10 gün sürer.

Çocuklar nezleye yılda ortalama 10 defa, büyükler ise 2-3 defa yakalanırlar. Hastalığın en kötü belirtileri 2-3 gün sürer. Belirtiler arasında hafif ateş, baş ağrısı, burun akması ve aksırma sayılabilir. Önlem ve tedavi gripte olduğu gibidir. Ancak nezlenin aşısı yoktur ve genelde hastalara yatak istirahatı gerekmez. Gripte olduğu gibi, nezleye tutulduğunuz zaman da başkalarından uzak kalarak hastalığın onlara bulaşmasını engellemelisiniz.

Pratik Bitkisel Formüller

Ihlamur toz haline getirilip günde 3–5 defa 1–4 gr içilir.
Bir bardak kaynar suya bir çay kaşığı tarçın konulur 10 dakika bekletilip günde 2–3 bardak içilir.
Çörekotu suyla ıslatılıp, sonra kurutulur. Toz haline getirilip, buruna çekilir
Lahana yaprakları 5 dakika kaynatılır. Elde edilen sudan günde 2–3 bardak içilir.
1 bardak suya, 4 gram ayrık kökü konulur. 10 dakika kaynatılıp, günde 2–3 bardak içilir.
1 bardak suya, 10 gram maydanoz konulur. 5 dakika kaynatılıp, 10 dakika bekletilir. Suyuna bal ve limon ilave edilerek günde 3–4 bardak içilir.
1 bardak süte, 3 diş sarımsak, 1 baş soğan ezilip konulur. Hafif ateşte 10 dakika kaynatılıp, süzülür. 1 kaşık bal ilave edilip, 2 saat arayla 1’er kaşık sıcak olarak içilir.
500 gram kaynar suya, 10 gram parçalanmış kuru incir, 10 gram kuru üzüm konulur. 30 dakika bekletilip, nezle başlangıcında 1 günde tüketilir
1 kilo kaynar suya, 10 gram ebegümeci, 10 gram menekşe, 10 gram sığırkuyruğu konulup, 10 dakika bekletilir. Günde 3–4 bardak içilir.

 

http://www.vitaminmagazasi.com/Haber/?ha=19

Erkekler Melektir!

Ormancının biri, dalları nehrin üzerine sarkan ağacı keserken, baltasını suya düşürür. “Aman Tanrım!!” diye bağırdığında, karşısına bir peri çıkar ve niçin bağırdığını sorar. 

Ormancı, baltasını suya düşürdüğünü, ama hayatını kazanabilmek için o baltaya ihtiyacı olduğunu anlatır. Peri suya dalar ve elinde altın bir baltayla tekrar belirir. “Baltan bu muydu?” diye sorar.

Ormancı, “hayır” cevabını verir.
Peri tekrar suya dalar ve bu defa elinde gümüş balta tutmaktadır.
– Baltan bu muydu?
– Hayır…
Peri, üçüncü defa sudan demir baltayla çıkar.
– Peki baltan bu muydu?
– Evet, der ormancı.

Onun dürüstlüğü perinin çok hoşuna gider ve baltaların üçünü de ormancıya verir.
Aradan birkaç ay geçer. Bir gün, ormanda eşiyle birlikte yürürken, karısı suya düşer. Ormancı gene “Aman Tanrım!” diye bağırır ve peri gene eskisi gibi karşısında belirir.
– Ne diye bağırıyorsun?
– Karım suya düştü.
Peri suya dalar ve Jennifer Lopez ile birlikte geri döner. “Senin karın bu mu?” diye sorar. Ormancı hemen “Evet” cevabını verir.
– Yalan söylüyorsun… Gerçek karın Jennifer Lopez değil.
Ormancı özür dileyerek durumu izah eder:
– Özür dilerim sevgili peri. Ortada bir yanlış anlama var. Eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim, bu sefer Catherine Zeta-Jones ile geri dönecektin; ona da hayır deseydim karımla dönecek ve her üçünü de bana verecektin. Ben fakir bir adamım, üç kadının sorumluluğunu taşıyacak değilim. Bu yüzden Jennifer Lopez’e hemen evet dedim.
****
Bu hikâyeden alınacak ders: Bir erkek ne zaman yalan söylüyorsa, bunun mutlaka bir sebebi vardır ve bu sebep mutlaka başkalarının yararı içindir!

http://fwmail.net/fikra/erkekler-melektir/

BİR GÜÇLÜKLE KARŞILAŞTIĞINIZDA, KENDİNİZE BİR KAÇIŞ YOLU DEĞİL, BİR ÇIKIŞ YOLU ARAYIN…

Nebraska’da yaşlı bir adam yaşardı. Patates ekimi için bahçeyi bellemesi gerekiyordu, lakin bu çok zor bir işti.

Tek oğlu olan David ona yardım edebilirdi, fakat o da hapisteydi.
Yaşlı adam oğluna bir mektup yazdı ve bu işin zorluklarını anlattı: – Sevgili David,
Patates bahçemi belleyemeyeceğimden, kendimi çok kötü hissediyorum.
Bahçeyi  kazmak için oldukça yaşlanmış sayılırım.
Burada olsan bütün derdim bitecekti.
Biliyorum ki sen bahçeyi benim için hallederdin.
Sevgiler baban…

Bir kaç gün sonra oğlundan bir mektup aldı.
– Babacığım,
Allah aşkına bahçeyi kazma, ben oraya cesetleri gömmüştüm.
Sevgiler David…
Ertesi gün sabah FBI ve yerel polis çıkageldi ve tüm sahayı kazdılar, lakin hiç bir cesede rastlamadılar.
Yaşlı adamdan özür dileyerek gittiler.
Aynı gün yaşlı adam oğlundan bir mektup daha aldı.
– Babacığım,
Şimdi patatesleri ekebilirsin. Bu şartlarda yapabileceğimin en iyisini yaptım.
Sevgiler David…

BİR GÜÇLÜKLE KARŞILAŞTIĞINIZDA, KENDİNİZE BİR KAÇIŞ YOLU DEĞİL, BİR ÇIKIŞ YOLU ARAYIN…

http://fwmail.net/hikaye/kacis-yolu-degil-cikis-yolu-arayin/

Duruş Şekilleri Ne Anlama Geliyor?

Foto: Burcu Vurkaç

Beden dili çok şey anlatır.

Gözleri kısarak bakma:
Şüphe
Gözleri açarak bakma:
Merak
Baş hafif yanda; kaşlar hafif kalkık:
Başla onaylama; ilgi bakışı
Baş geride, burun havada:
Tepeden bakma
Derin bakışlar:
İlgi
Eğik bakışlar:
Üzüntü
Göz – Alın bölgesine bakma:
Mesafeli olması yönünde uyarı (Resmi bakış)
Baş biraz aşağıda:
Tehdit yaratma
Kollar iki yanda, eller belde:
Meydan okumaya, rekabete hazır
Kalem tutma:
Söylenenlere anlam katar, tüm dikkat kaleme kilitlenir.
Omuzları dik tutma:
Kendine güveni vurgulama
Dosya ve kitaplara sarılma:
Arada mesafe / Duvar oluşturma
Bacak bacak üstüne atma:
Savunma amaçlıdır. (Duygusal olarak daha yakına doğru atılır.)
Düşük omuzlar:
Kaybetmenin işaretidir.
Kol kavuşturma:
Karşısındaki kişi ile arasına mesafe koyma, iletişimi olumsuz etkiler.
Kol kavuşturma/ bacak bacak üstüne atma şansı yoksa:
Görüşmenin masa vb. arkasında yapılması da saklanmayı ve rahat hissetmeyi sağlar (İletişimi olumsuz etkiler).
Ellerin kolları sıkıca tutması:
Kolayca kırılamayacak bir savunmayı gösterir.
Kolların kapanması:
Algılamayı azaltır; iletişimi azaltır.
Ayaklar çarpı durumunda:
Olumsuz tavır; gizlenen problem; saklanan itiraf
Çok hafif tokalaşmak:
Kişisel güvensizlik, iletişim kurmama isteği
Çok kuvvetli tokalaşmak:
Olumsuzluk; hayal kırıklığı
Eller arkada birleşik:
Meydan okuma; saklayacak / korkacak bir şeyi yok.
Eller önde birleşik:
Savunma

(Alıntı)

Bardağınızı Bırakın…

Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı. Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu:

– Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?

– 50 …. 100 …..125 gram  diye öğrenciler yanıtladı.

– Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem,” dedi profesör, ama, benim sormak istediğim biraz farklı:

Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?

– Hiçbirşey…..diye yanıtladı öğrenciler.

– Tamam peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?’ diye sordu profesör bu kez…

– Kolunuz ağrımaya başlardı efendim’ diye öğrencilerden biri yanıtladı

– Haklısın, peki şimdi ben 1 gün boyunca tutsam ne olurdu…?

– Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı oluşur,  batar vs gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda bile kalabilirdiniz !

– Çok iyi.  Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığı hiç değişti mi? Diye sordu profesör.

– Hayır‘… Diye yanıtladı tüm öğrenciler.

– Peki o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan nedir? Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.

– Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda? diye tekrar sordu profesör.

– Bardağı bırakın düşsün!      diye öğrencilerden biri yanıt verdi.

– Kesinlikle!   Evveet kesinlikle …!   dedi profesör ve devam etti.

– Hayatın problemleri de böyle birşeydir.

Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Önce bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsün. Başınız ağrımaya başlar. Daha uzun düşünür ve içinde debelenirsen, seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden olurlar.  Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir, Fakat DAHA DA ÖNEMLİSİ onları her günün sonunda, uyumadan önce bardak gibi yere bırakmaktır. Bu şekilde gereksiz gerilime girmez ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz!

Lütfen…

İşinizden ayrılırken işteki bardaklarınızı…

Yatmadan önce gündeki bardaklarınızı güvenli ve akıllı bir yere bırakın…!

…Güldüren güler, ağlatan ağlar…

Yarım somunun var mı? Bir ufak da evin?Kimselerin kulu kölesi değil misin?

Fotoğraf: Yarım somunun var mı? Bir ufak da evin?Kimselerin kulu kölesi değil misin?Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya?Keyfine bak; en hoş dünyası olan sensin...Ömer Hayyam

Yarım somunun var mı? Bir ufak da evin?
Kimselerin kulu kölesi değil misin?
Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya?
Keyfine bak; en hoş dünyası olan sensin…

Ömer Hayyam

1. Doğru kişiyle evlen. Sadece bu karar mutluluğunun ya da mutsuzluğunun yüzde ellisini belirler.

Fotoğraf: 1. Doğru kişiyle evlen. Sadece bu karar mutluluğunun ya da mutsuzluğunun yüzde ellisini belirler.2. Zamanını ve yeteneklerini değerlendireceğin zevk aldığın bir işte çalış.3. İnsanlara beklediklerinden fazlasını ver ve bunu güler yüzle yap.4. Tanıdığın en pozitif ve enerjik kişi sen ol.5. Kendine ve başkalarına karşı affedici ol.6. Cömert ol.7. Şükranla dolu bir yüreğin olsun.8. Karar al ve uygula. Karar al ve uygula. Karar al ve uygula.9. Sınırlı bir maaşın olsa bile, bir kısmını tasarruf etmek konusunda disiplinli ol.10. Herkese kendine davranılmasını istediğin gibi davran.11. Kendini sürekli olarak geliştirmeye ada.12. Kendini kaliteye ada.13. Mutluluğun, sahip olduklarından, güç ya da prestijden değil, sevdiğin ve saygı duyduğun insanlarla ilişkilerinden kaynaklandığını anla.14. Vefalı ol.15. Dürüst ol.16. İnisiyatifli ol.17. Bazen yanlış yapabileceğini kabul ederek kararlı ol.18. Başkalarını suçlamaktan vazgeç. Hayatının her alanında sorumluluk al.19. Cesur ol ve risk al. Hayatına dönüp baktığında, yaptığın şeylerden değil, yapmadığın şeylerden daha fazla pişmanlık duyacağını hatırla.20. Sevdiklerinle ilgilen ve onlara iyi davran.21. Kendinle gurur duymayacağın şeyleri yapmamayı seç.Jackson Brown

1. Doğru kişiyle evlen. Sadece bu karar mutluluğunun ya da mutsuzluğunun yüzde ellisini belirler.

2. Zamanını ve yeteneklerini değerlendireceğin zevk aldığın bir işte çalış.

3. İnsanlara beklediklerinden fazlasını ver ve bunu güler yüzle yap.

4. Tanıdığın en pozitif ve enerjik kişi sen ol.

5. Kendine ve başkalarına karşı affedici ol.

6. Cömert ol.

7. Şükranla dolu bir yüreğin olsun.

8. Karar al ve uygula. Karar al ve uygula. Karar al ve uygula.

9. Sınırlı bir maaşın olsa bile, bir kısmını tasarruf etmek konusunda disiplinli ol.

10. Herkese kendine davranılmasını istediğin gibi davran.

11. Kendini sürekli olarak geliştirmeye ada.

12. Kendini kaliteye ada.

13. Mutluluğun, sahip olduklarından, güç ya da prestijden değil, sevdiğin ve saygı duyduğun insanlarla ilişkilerinden kaynaklandığını anla.

14. Vefalı ol.

15. Dürüst ol.

16. İnisiyatifli ol.

17. Bazen yanlış yapabileceğini kabul ederek kararlı ol.

18. Başkalarını suçlamaktan vazgeç. Hayatının her alanında sorumluluk al.

19. Cesur ol ve risk al. Hayatına dönüp baktığında, yaptığın şeylerden değil, yapmadığın şeylerden daha fazla pişmanlık duyacağını hatırla.

20. Sevdiklerinle ilgilen ve onlara iyi davran.

21. Kendinle gurur duymayacağın şeyleri yapmamayı seç.

Jackson Brown

İşte Gezgin Evimiz…Günün Fotosu…27/11/2012

Umudunu yitirme;Şu hayatta bir şeyin bitişi,Her zaman başka bir şeyin başlamasına sebep olmuştur..

Fotoğraf: Umudunu yitirme;Şu hayatta bir şeyin bitişi,Her zaman başka bir şeyin başlamasına sebep olmuştur..Love Happens

Umudunu yitirme;
Şu hayatta bir şeyin bitişi,
Her zaman başka bir şeyin başlamasına sebep olmuştur..

Love Happens

Bazı sırlar vardır kendimize bile açıklanmayacak…

Fotoğraf: Bazı sırlar vardır yalnız dostlara anlatılacak.Bazı sırlar vardır dostlara bile anlatılmayacak.Bazı sırlar vardır kendimize bile açıklanmayacak...-Friedrich NietzscheBazı sırlar vardır yalnız dostlara anlatılacak.
Bazı sırlar vardır dostlara bile anlatılmayacak.
Bazı sırlar vardır kendimize bile açıklanmayacak…

-Friedrich Nietzsche