Bir ilişkiyi hep az seven yönetir…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . Leave a Comment »

Geçmişin arabalarıyla hiçbir yere gidemezsiniz.”

Geçmişin arabalarıyla hiçbir yere gidemezsiniz.”

Maksim Gorki

SORMUŞLAR Kİ AKILLI KİMDİR?

SORMUŞLAR Kİ AKILLI KİMDİR?

-Herkesten ögrenendir. …

KUVVETLİ KİMDİR? …

-Hırslarını yenendir .

ZENGİN KİMDİR?

-Halinden memnun olanlardır demiş.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . Leave a Comment »

Biraz da keyif…Günün Fotosu… 22/07/2012

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kavgalı Bir Evde Büyümek…

Şimdiye kadar hep ‘’büyüklerin’’ ilişkilerini, sıkıntılarını ele aldık ama ya o büyük yaşlara gelmeden evvel yaşadıklarımız, rol model olan anne ve babalarımızla geçirdiğimiz çocukluk yıllarımız ne olacak. Esas hasar aslında o yıllarda başlamıyor mu? Bizi en çok sevenler aslında istemeden bizi en çok incitenler olmuyorlar mı?

Yazı yazmaya başladıktan sonra bana birçok danışan, derdini anlatan kişiler oldu. Onlara elimden geldiğince yardımcı oldum. Zaman geldi benim desteğe ihtiyacım oldu sağ olsunlar onlar bana destek verdiler. Yazışmalarımızda ve konuşmalarımızda hep gördüğüm şey şu oldu: Kavgalı bir evde büyüyen çocuk sorunlu oluyor.

Özellikle sağlıklı bir ilişki kurmak konusunda maalesef çok sıkıntı çekiliyor. Hadi sağlıklı bir ilişki kurmayı bıraktım sağlıklı bir ruh halinde bile olması çok zor oluyor. Sürekli çevresinde mutsuz anne baba, tartışan anne baba, boşanmayan ama evde cehennem hayatı yaşayan bir anne babayla büyünce kendi hayatını da cehenneme çevirmek, ağlamak, kötü ilişkiler yaşamak, tutarsızlık, dengesizlik, mutsuzluk içinde olmak nedense normal gibi algılamasına sebep oluyor. Sonra hayatının belli bir döneminde “ya bi dakka bi dur, bu benim hayatım, anne babamın hayatının tekrarı değil ki” deyip ayılmaya başladığında ipi nerden tutacağını bilemiyor.

Kaçırdığı çocukluğuna mı yansın, oynayamadığı çocukluk oyunlarına mı yansın, o cehennemde büyüdüğüne mi yansın, sonra sağlıklı bir ilişki kuramayıp ardarda yaşadığı felaket ilişkilere mi yansın bilemez oluyor. Hele boşanmayan anne modelinde her erkeğe sonuna kadar yalvarması, gitmemesi için çırpınması gibi hareketlerin normal ve yapılması gerekli hareketler olduğunu sanıyor.

Sonra bunun bir türlü bağımlılık olduğunu fark edip gitmek isteyene dur dememek gerektiğini anlayana kadar sülük gibi yapıştığı erkeklerden dinlemediği hakaret kalmıyor. Yani annesinin hayatının bir bölümünü tekrar tekrar tekrar yaşıyor. Ta ki uyanana kadar.

Ya da tam tersi onu çok isteyen bir erkek olduğunda boğulacak gibi oluyor, kendinin değersiz olduğuna inandığı için bunu kabul edemiyor ve erkeği başından atmak için bin bir numara yapıyor. Saçmalıyor, dengesizleşiyor. Belki aldatıyor. Yani erkeği kaçırmak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Kendisi sevmediği için bir başkasının onu seveceğine inanamıyor, iyi bir ilşki modeli görmediği için olabilecek iyi modelleri değil de bildiği tanıdığı kötü modeli yaratmaya çalışıyor.

Dediğim gibi ya denk geldi, ya da geçmişi hep bu tarz olan kadınlarla iletişim içine girdim. Tabi iki cümleyle, iki nefesle, iki basit çalışmayla üstesinden gelinebilecek bir durum değil. Keşki öyle olsaydı. Ama içerde yılların biriktirmiş olduğu tortular maalesef o kadar çabuk silinmiyor. A hiç mi silinmez elbette silinir. Ama üzerinde biraz uzman kişilerle çalışmak gerektiğine inanıyorum.

Sanırım en önemli basamaklardan biri önce bulunulan durumun, geçmiş yaraların, hasarların farkına varmak. Yani kendimizle ve geçmişimle yüzleşmek, gerekirse ağlamak, bağırmak, çağırmak.

Arkasından her şeyin geçmişte olduğunu kabul edip bugüne gelmek. Çünkü artık bugündeyiz. Geçmişin hayatımızı etkilemesine izin verirsek hem bugün elimizden kaçacak hem de  bu kadar öfkeyle, acıyla sağlığımız bozulacak.

Üçüncü basamak annemizi, babamızı, eski erkek/kız arkadaşlarımızı affedeceğiz. Herkesin bu dünyaya bir şeyler öğrenmek için, tekamül etmek için geldiğine inanıyorsak onların da kendi tekamülleri yolunda ilerleyip, ellerinden gelenin en iyisini yaptığını kabul edeceğiz. Sonra da tercihen bu konularda uzman biriyle duyguların salıverilmesi üzerine çalışma yapacağız. Bence tüm bunlardan sonra hayatımıza yeni bir bakış ve soluk geleceğine inanıyorum. Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz yorumlarınızı dört gözle bekliyorum.

Sağlıcakla,

Yazıklar olsun sana Ümit…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Eski Sevgilimdi…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Hayattaki en tehlikeli şeylerden biri :Zannetmek

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Cape-Town-İstanbul uçtum…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

"Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?"

“Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?” – Mevlâna

En büyük başarı hiçbir zaman düşmemekte değil, her düşüşünüzde tekrar ayağa kalkabilmektir…

En büyük başarı hiçbir zaman düşmemekte değil, her düşüşünüzde tekrar ayağa kalkabilmektir…
Konfüçyüs

Sal gitsin içindeki nefreti huzursuzluğun lanetini…

Sal gitsin içindeki nefreti huzursuzluğun lanetini. Bırak içine Işık girsin…sevgi ile birleşsin.Yüreğinde asla yeri olmamalı nefretin..kini bırak ..sal gitsin. Affet içinden geçen hüzünleri…canını sıkan kederleri.Yüreğini yakanları ..bir zamanlar değerli olanlar.Karanlığa itenleri sen ışığa it ki…aydınlansın onlarında yürekleri..zihinleri.

Arzu Melek Yolcu

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Kremalı Kek ve Gazoz…

Kucuk cocuk Tanri ile bulusmak istedi. Tanri’nin yasadigi yere ulasmak icin uzun bir
yolculuk yapacagini bildiginden, cantasinin icine kremali kek ve gazoz siselerini
doldurdu ve yola koyuldu.

Uc blok ilerledikten sonra yaslica bir adama rastladi. Adam bankta oturmus guvercinleri
besliyordu. Cocuk yasli adamin yanina oturdu ve cantasini acti. Cantadan icecegini almak
uzere iken adamin da ac olabilecegini dusunerek ona kremali kekinden verdi.

Adam tesekkurle kabul etti ve cocuga gulumsedi. Gulumsemesi o kadar ictendi ki, cocuk
bunu bir kez daha gorebilmek icin ona tekrar gazoz ikram etti.

Adam yeniden ona gulumsedi. Cocuk cok mutlu oldu. Tum ogleden sonrayi orada yiyerek ve gulumseyerek ama tek kelime etmeden gecirdiler.

Hava kararmaya baslayica, cocuk ne kadar yorgun oldugunu fark etti ve gitmek icin kalkti. Fakat birkac adim attiktan sonra kosarak geri dondu ve adama sarildi. Adam ona en guzel gulumsemesi ile cevap verdi.

Cocuk evinin kapisini actiktan bir sure sonra, annesi yuzundeki neseyi farketti.

Annesi
– seni bu kadar mutlu edecek ne yaptin bugun?
diye sordu.Tanri ile ogle yemegindeydim
diye cevapladi….ve annesi cevap vermeden ekledi:
-Biliyor musun, Tanri gordugum en guzel gulumsemeye sahip.

Bu arada, yasli adam da IsIk sacan bir nese ile evine dondu. Oglu saskinlik icerisinde yuzundeki huzuru gorunce sordu:
– Baba seni bu kadar mutlu edecek ne yaptin bugun?
– Parkta Tanri ile kremali kek yedim
diye cevapladi….ve oglu cevap vermeden ekledi
– Biliyor musun, bekledigimden daha da gencmis

Cogunlukla kucuk bir dokunusun gucunu, nazik bir sozun, ilgiyle dinleyen bir kulagin, icten bir komplimanin veya kucuk bir deger verici davranisin gucunu kucumseriz ki, bunlar tum hayati degistirme potansiyeline sahiptirler.

Insanlar bir sebepten dolayi, bir sureligine ya da omur boyu hayatimiza girerler.

Hepsine esit sekilde sarilin.

Kaynak :şifa çembeeriii

 

Plaj Kütüphanesi…Günün Fotosu…20/07/2012

Plaj Kütüphanesi! Bondi Plajı, New South Wales – Avustralya

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Bütün insanlar aynı dilde gülümser…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , . Leave a Comment »