Ekmeğim,aşım, helal olsun yiyene, içene. Ama hakkım helal değil; dost gibi görünüp kuyumu eşene…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , , . Leave a Comment »

Sonra birşey olyor ve artık eskisi gibi olamıyorsun…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , . Leave a Comment »

Önemli olan yolda olmaktır…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , , . Leave a Comment »

İNSAN BEYNİNİ ETKİLEYEN 10 ROMAN

Bilim dünyası insan beynini farklı bir biçimde etkileyen on romanı belirledi. 

 

Edebiyatın‘iyileştirici’ niteliğinden yola çıkan bir grup bilim insanı, nitelikli romanların insan beynini geliştirip keskinleştirdiğini, sosyal bağları güçlendirerek kişiliği değiştirdiğini ve ilişki kurmayı kolaylaştırdığını belirledi.

Toronto Üniversitesi öğretim üyesi psikiyatr Keith Oatley ve Ingrid Wickelgren tarafından Scientific American’da yazılan makaleye göre, roman kahramanlarıyla özdeşleşmek, hem hayal dünyasını zenginleştiriyor, hem de sosyal bağları güçlendiriyor.

 

Nitelikli bir roman, bu etkileriyle insan beynini de keskinleştiriyor ve insan davranışlarına ilişkin bilgiler veriyor. İki bilim insanı, insan beynini en fazla geliştiren on romanı da tespit etmişler. Listede Tolstoy’un Anna Karenina veya Virginia Woolf’un Bayan Dalloway’ın yanı sıra Muhsin Hamid’in 2007 yılında yazdığı ‘The Reluctant Fundamentalist / Gönülsüz Köktendinci’ isimli romanı da yer alıyor.

 

  Listede yer alan romanlar şöyle;

 

1- Johann von Goethe / Genç Werther’in Acıları (1787)

2- Jane Austen / Aşk ve Gurur (1813)

3- Nathaniel Hawthorne / Kırmızı Leke 1850

4- Gustave Flaubert / Madam Bovary (1856)

5- George Eliot / Middlemarch (1870)

6- Leo Tolstoy / Anna Karenina (1877)

7- Virginia Woolf / Bayan Dalloway (1925)

8- Toni Morrison / Sevgili (1987)

9- J.M. Coetzee / Utanç (1999)

10- Muhsin Hamid / Gönülsüz Köktendinci (2007)

 

İş Bulduktan Sonra…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Veda ettim

NEDEN BİR YAŞAM KOÇU İLE ÇALIŞMALIYIM?

Photo: NEDEN BİR YAŞAM KOÇU İLE ÇALIŞMALIYIM?<br />Koçluk Testimiz için aşağıdaki cümleleri okuyun lütfen ve "evet" diye düşündüklerinizi lütfen not edin.<br />1) Tatmin olduğum bir iş yapmak istiyorum.<br />2) Hayat amacımı bulmak ve deneyimlemek, kendimi gerçekleştirmek istiyorum.<br />3) Kısıtlarımdan, yarına dair korkularımdan kurtulmak istiyorum.<br />4) Hem çevremle hem KENDİMLE İLETİŞİM becerilerimi geliştirmek, daha verimli ilişkiler kurmak istiyorum.<br />5) Kendimi geliştirmek, daha iyi bir BEN olmak istiyorum.<br />6) Kararlılık, hedefe bağlılık, motivasyon, özdisiplin gibi konularda daha başarılı olmak istiyorum.<br />7) Yaşamdan, işimden, eşimden, hayallerimden keyif almak istiyorum.<br />8) Mazeretlerimi aşıp eyleme geçmek istiyorum.<br />9) Daha önce aldığım eğitimlerin, katıldığım terapilerin artık bir işe yaramasını istiyorum.<br />10) Koçluk alarak benim de hayatım değişsin, gelişsin istiyorum.<br />11) Nasıl daha iyi yaparım, görmek istiyorum.</p><p>Bu sorulardan herhangi ikisine "evet" demişseniz, muhabbetperver bir koçluk görüşmesine ne dersiniz? Koçluk Testimiz için aşağıdaki cümleleri okuyun lütfen ve “evet” diye düşündüklerinizi lütfen not edin. 1) Tatmin olduğum bir iş yapmak istiyorum.

2) Hayat amacımı bulmak ve deneyimlemek, kendimi gerçe…kleştirmek istiyorum.

3) Kısıtlarımdan, yarına dair korkularımdan kurtulmak istiyorum.

4) Hem çevremle hem KENDİMLE İLETİŞİM becerilerimi geliştirmek, daha verimli ilişkiler kurmak istiyorum.

 5) Kendimi geliştirmek, daha iyi bir BEN olmak istiyorum.

6) Kararlılık, hedefe bağlılık, motivasyon, özdisiplin gibi konularda daha başarılı olmak istiyorum.

 7) Yaşamdan, işimden, eşimden, hayallerimden keyif almak istiyorum.

 8) Mazeretlerimi aşıp eyleme geçmek istiyorum.

 9) Daha önce aldığım eğitimlerin, katıldığım terapilerin artık bir işe yaramasını istiyorum.

10) Koçluk alarak benim de hayatım değişsin, gelişsin istiyorum.

11) Nasıl daha iyi yaparım, görmek istiyorum.
Bu sorulardan herhangi ikisine “evet” demişseniz, kendinize bir yaşam koçu arayabilirsiniz yada sizi tanıyan bir insandan nasihat isteme zamanı gelmiş demektir….
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , , . 4 Comments »

Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu?

İstanbul Sultanahmet Meydanı’ndaki dikilitaş üzerindeki metinde ne yazılı?

 

 

Bugün İstanbul’da dikilitaş adını verdiğimiz anıt, Eski Mısır eseri. Eski Mısır’dan çıkarılarak dünyanın çeşitli kentlerine dikilitaşlar götürüldüğü olmuş. İstanbul’daki dikilitaş ilk olarak MÖ 1547 yıllarında Firavun III. Tutmosis adına Yunanlıların Heliopolis adını verdiği Annu kentinde dikilmiş. Üzerinde Hiyeroglif yazısı ile Tutmosis’in zaferleri yazılmış. Taş ilk olarak Bizans İmparatoru Constantinus’un dikkatini çekmiş ve Mısırlılara bir mektup yazarak bu taşın kendisine gönderilmesini istemiş:

“Gemileriniz Karadeniz’e çıkarken sizleri cömertçe karşılayan ve beslenmesine yardımcı olduğunuz bu şehrin güzelleşmesine katkınız olması için bu yekpare taşı yollamanız yerinde olur.”

Dikilitaş’ın İstanbul’a ne zaman gönderildiği tam olarak bilinmiyor. Bilinen, taşın kente geldikten sonra uzun süre yerde yatması. İmparator Thedosius başa geçtikten sonra bu dikilitaş’ı hatırlamış. Birçok zafer kazanan imparator, belki bu zaferlerini anlatması için Mısır krallarının yaptığı gibi bir dikilitaş dikmek istiyordu. Kadırga limanından hipodroma kadar olan mesafede özel bir yol hazırlatılarak taşın bugünkü yerine taşınması üç gün, burada bir kaide üzerine dikilmesiyse 32 gün sürmüştü. Belki bu sırada belki de daha önce taşınırken alt kısmındaki hiyerogliflerden biri zarar gördü.

Taş, 390 yıllarında Bizans İmparatoru Theodosius’un emriyle Hipodrom’a dikildi. Kaidedeki kabartmalar üzerinde I. Theodosius, oğulları, karısı, Arkedios, Honorios ile İmparator II. Valantinianos görülür. Ayrıca Hipodrom sahneleri ve anıtın dikilişini gösteren tasvirler de vardır.Pembe granitten yekpare yapılmış 19,6 , kaidesiyle birlikte 24,87 metre yüksekliğinde olan taşın dört yüzündeki metinse dilimize yaklaşık şöyle çevriliyor:

 

Kuzeybatı cephesi:

“18. sülaleden Yukarı ve Asaği Mısır’ın sahibi 3. Tutmosis, Tanrı Amon’a kurbanını sunduktan sonra Horus’un yardımıyla bütün denizleri ve nehirleri hükmü altına alarak hükümdarlığının otuzuncu yılı bayramında bu sütunu daha nice zamanların getireceği bayramlar için yaptırdı ve dikti.”

Kuzey cephesi:

“Gizli ve kutsal ismin her tecellisine mazhar olan tanrı Amon’a kurbanını büyük bir acz içinde sunduktan sonra, ondan yardımlar dilenerek güneyin dostu, dinin nuru iki tacın (Aşağı ve Yukarı Mısır) sahibi, kudretli hükümdar ülkesinin sınırlarını Mezopotamya’ya kadar götürmeye azmetti.”

Güneydoğu cephesi:

“Güneşin doğduğu sırada sahip olduğu altın renkleri dünyaya yayan Horus’un verdiği kuvveti, serveti, kuvvetli sevgi, saygıyı taşıyan ve Aşağı ve Yukarı Mısır’ın tacına sahip olan ve bizzat Güneş tarafından seçilmiş olan firavun, bu eseri babası Ra için yaptırdı.”

Güney Cephesi:

“Tanrı Horus’un lütfuna mazhar olan ve Güneş’in oğlu unvanını taşıyan Aşağı ve Yukarı Mısır’ın hükümdarı olan firavun, kudret ve adaletle bütün ufuklara nur saçtı. Ordusunun önüne geçti. Akdeniz’de dolaştı, bütün dünyayı mağlup etti. Sınırlarını Naharin’e kadar yaydı. Mezopotamya’ya azimle gitti, büyük savaşlar yaptı.”

Dikilitaşın kaidesinde yer alan yazılarsa Doğu Roma İmparatorluğunda adet olduğu üzere Grekçe ve Latince yazılmış. Grekçe yazı bir anlatıcı ağzından şöyle diyor:

“Devamlı bir suretle yerde duran bu taşı dikme cesaretini İmparator Theodosius gösterdi ve yardımına Proclus çağrıldı. Bu şekilde otuz iki günde yerine dikildi.”

Latince metinse taşın ağzından yazılmış:

“Önceleri direnmiştim; fakat yüce efendimizin emirlerine itaat ederek, yenilen tiranlar üzerinde zafer çelengini taşımam gerekti. Her şey Theodosius ve onun kesintisiz sülalesine boyun eğiyor. Bana da galip geldiler ve reis Proclus’un idaresi altında otuz günde yükselmeye mecbur oldum.”

alıntı

NAR ve NAR EKŞİSİNİN FAYDALARI..

 Her tarafta hakiki nar ekşisi diye satılan fakat % 99’u glikoz ve sitrik asitten oluşan sahte nar ekşilerine dikkat edilmeli.
¨ Şeker Hastalığına iyi gelir, …
¨ Dişeti kanamalarına iyi gelir,
¨ Kellik tedavisinde oldukça etkilidir,
¨ Tansiyonu yüksek olanlar için faydalıdır,
¨ Tansiyonumuzu olumlu bir şekilde düzenler,
¨ Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur, ¨
 Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır,
¨ Enerji verir, yorgunluğu giderir,
¨ İdrar söktürücü etkisiyle toksin atılımını sağlar,
¨ Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur, ¨
 Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller,
¨ Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar,
¨ İshali (diare) önler, tedavide destek sağlar,
¨ Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar,
¨ Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır,
¨ Böbrek yaralarına karşı tatlı narın bol bol yenilmesi;
¨ Göz ağırısına karşı ekşi nar taneleri, mercimek ve gül suyundan oluşan karışımın göz kapakları üzerine yarım saat konması;
¨ Göz kaşıntısında nar usaresinin pişirilerek süzüldükten sonra hazırlanan ılık sıvının sürme şeklinde göze sürülmesi;
¨ Dış basura karşı ekşi nar ile sirkeden, kellik tedavisinde ise ekşi nar ile zeytinyağından oluşan bir terkibin kullanılması;
¨ Kalp çarpıntısına karşı nar tanelerinin dövülerek damıtılmış suyla şurup halinde içilmesi;
¨ Romatizma ağrılarının hissedildiği eklem ve uzuvlara nar şırası sürüldüğünde, ağrı kesici özelliği bulunmaktadır.
 ¨ Bayılmalara karşı nar şerbeti içilmelidir. Tatlı nar suyu, ses kısıklığı ve zatürreye karşı şifalıdır.
¨ Narın meyvesi ve suyunun yanı sıra çiçekleri ve kabuğu da yararlarıdır.
 Nar çiçeği bağırsak yara ve iltihaplarını iyileştirir. Boyun tutulmasında nar çiçeği lapası boyna konursa şifalı gelir. ¨ Narın kabuğu çay gibi demlenerek içildiğinde, mide ve bağırsak hastalıkları ile ishal ve dizanteriye karşı oldukça faydalı olmaktadır.