Ve birlikte yalınayak yaşayabilmenin özgür keyfinden habersizce…

…ve Külkedisi kaçarken, papucu ayağından fırladı. Ertesi gün Prens ayağı bu papuca sığacak genç kızı aramaya koyuldu. Ülkenin tüm kızları, Prens tarafından beğenilmek için ayaklarını daha ufak hale nasıl getireceklerinin çabasına giriştiler. İşte o gün, bu gündür kadınlar, ayaklarını, erkekler tarafından belirlenmiş kalıplara SIKIŞTIRMAYA çalışır, böyle yaparak erkeğin “Prensesi” olacağını düşler …dururlar.

Zaman geçtikçe topallamasının, kendini depresif hissetmesinin sebeplerini sürekli kendi eksiklerinde arayarak…ve papucun ne denli geçerli olduğunu hiç düşünmeden…

erkekler ise ellerindeki “ayakkabıya” (veya düşlerindeki kalıba) “ ayağını” (kendini) SIKIŞTIRACAK kadını arar; “AYAĞI SIKIŞMIŞ” bir kadının ne denli gerçek, ne kadar huzurlu, mutlu olup, mutlu edebileceğini düşünmeden…

Ve birlikte yalınayak yaşayabilmenin özgür keyfinden habersizce…   -Leyla Navaro

Allah muhabbetlerini arttırsın… Günün fotosu… 25//11/2011

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bütün dünya kardeş olsa…

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yumuşak davranış, huzursuz kişileri bile etkiler…

Bilge kişi, atalarının sözlerini ve davranışlarını öğrenerek kendi karakterini ve kişiliğini  sağlamlaştırır.

Yüzyılların deneyiminden  ortaya çıkan onurlu sözlerin öğrenilmesi ile bilgelik kazanırız. Eski destan  kahramanlarının yaptıklarım idrak ederek ilham alırız. Bilgelik ilhamla  birleştiği zaman çok büyük şans, mutluluk ve başarı getirir.

Eski elbiseleri onarmak, ödünç elbise almaktan daha iyidir.

Kişinin yaya yürümesi, kendine  ait olmayan bir arabayı kendisine aitmiş gibi göstermesinden daha iyidir.  Yoksul olup kendinizi zengin gibi gösterirseniz kimse size yardım etmez. Çünkü  sizin herhangi bir şeye ihtiyacınız olmadığını düşünürler veya gösteriş  budalası olduğunuzu anladıklarında kendi değerinizi kaybedersiniz. Ayrıca  yoksulken zengin gibi görünmeye çalışmak kendi gözünüzde de değerinizi düşürür.  Çünkü bu davranış seldi kendinize olan inanç ve saygınınızı yok eder.

Başkası ile bir anlaşmazlık içine  girdiğinizde, onunla anlaşma sağlayacak kadar güçlü, aydın ve kendinizden emin  olmalısınız.

Başkası ile anlaşmazlık  halindeyken daima tehlikeye maruz kalma durumundasınız. Çünkü rakibiniz size  darbe vurma peşindedir. Yolun yansında problemi tatlıya bağlamak, çatışmada  emniyet sağlar. Bu akıllı bir davranıştır ve bilge kişi -bir başarı elde  ettiğine inanarak- bu fırsatı değerlendirir. Çatışmanın sürdürülmesi kötü  sonuçlar verir. Çünkü çatışmanın sürdürülmesi düşmanlığın devamı demektir

Yumuşak davranış, huzursuz kişileri bile  etkiler.

Eğer başkalarının kaba  davranışlarının, sizin sakin davranışlarınızı etkilemesine izin vermezseniz,  sizin yumuşak davranışlarınız onları değiştirecektir.

İçsel çatışmalar  dıştaki tehlikeyi ortadan kaldırma gücünü azaltır.

Bir işe başlanıldığında  kişinin içsel çatışmaları beraberinde şüpheleri getirir. Bir grupta var olan  içsel çatışma, üyelerin ortak hareketini engeller. Çatışma birey için  zayıflatıcı bir faktördür. Çatışma olduğu an tehlikeli işlerden uzak durmak ge­rekir.  Çünkü başarıyı yakalamak için ortak ve merkezi güce ihtiyaç vardır

( Çin Bilgeliği – Dr.Davut İbrahimoğlu )

Auranız hangi renk… Küçük bir testle bulabilirsiniz…

Biz fark etmiyoruz belki, ama sokakta yürürken bile etrafımızı saran bir renk var. Duygusal ve zihinsel hallerimizin yansıması bu renk. Aura kelimesinin geçerliliğine inanmak için mutlaka Doğu felsefelerini takip etmek gerekmiyor. Baskın duygularımız ve tavırlarımız bize bir renk veriyor. O renk fiziksel olarak görünmese de, hareketlerimizin, kişiliğimizin temel öğelerinden biri haline geliveriyor. Şimdi bakalım sizin etrafınızı nasıl bir renk sarıyor? Hayatın hangi rengine katkıda bulunuyorsunuz?.. Bilimsel bir iddiamız yok, ama renkli hayatları destekliyoruz

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Ne üzerine basılan dünyevi bir halıyım ne de dünyevi bir mücevher …

Mevlana – Ben kimim
Tanrıya hürmet eden insan Bu suretle niçin düşünürsün

Ağırbaşlılığa döndüm yüzümü, Ben ne müslümanım,ne hinduyum,

Ne hristiyan Ne Zerdüşt ne de Yahudi.

Ne batının yanındayım ne Doğunun

Ne Okyanusunum ne de Yeryüzünden çirkin bir yaratık

Ne doğal bir mucizeyim Ne de ötedeki yıldızlardanım.

Ne toz tanesiyim ne de solunan hava

Ne damardaki suyum ne de ateşden vucüt buldum

Ne üzerine basılan dünyevi bir halıyım ne de dünyevi bir mücevher

Ne kainata hapsoldum ne de göklerin saltanatına.

Ne ataların vaatleriyim ne de geleceğin kahini

Ne cehennem azabıyım ne de Cennetin zevki Ne Ademin ne de havvanın soyundanım

Ne de cennetle ilgili yalandan inanan bir dünyadanım.

Yerim yok Yüzüm yok Vücudum ve Ruhum yok İlahi bir bütünüm de yok.

Neşeli kahkahaların ikiliğini saf dışı ettim

Buradaki ahengi gördüm Bundan sonra ahenk hangi şarkıyı söylediğimdir.

Ahenk ne konuştuğumdur Ahenk ne bildiğimdir ve neyi araştırdığımdır.

Aşkın kadehinden sarhoşum

Yukardaki ve aşağıdaki iki dünyayı da kaybettim.

Bana gelen tek kader güçlü bir dilenciliktir. Bütün hayatım boyunca şayet bir kez adını unutursam

Böyle bir an için ,pişmanlığımdan,ömrümü verirdim.

Sevgili hocam Şems Tebriz Bu dünyada aşkla sarhoşum Aşk yolu kolay bir yol değil.

Yıkılmışım, Batmalıyım.

Günnnnnnnnnaaaaaaaaaaaaydddddddınnnnnnnnnnnnnn…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Patlıcan Salatası…

Malzemeler

Hazırlanışı

  • Patlıcanlar közlenip kabukları soyulur.
  • Bıçakla ince ince kesilir.
  • Sarımsaklar dövülür.
  • Zeytinyağı, limonsuyu, sirke ve sarımsak ezmesi iyice çırpılır.
  • Hazırlanan sos patlıcanlarla karıştırılır.

Yemekte Ne Var ??? kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Biz habire öpüşüyoruz biliyon mu?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Durun… Durun… Bekleyin…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , . Leave a Comment »

dün gece çaldığınız müzik hâlâ yankılanıyor demek. o zaman dünün sesini kısabilir misiniz?

 

derken çayım geldi.

pencereyi açtım. kent henüz açılmamıştı.

istanbul’un kepenkleri kapalıydı.

anlaşılan işi çıkmıştı dükkan sahibinin. pencereyi açık bırakıp kepenklere baktım bir süre. hayli eskimişti. dükkanın kapısının önünde günlük yağmurlar,sisler ve gün doğumları bırakılmıştı. kim bilir ne kadar tazedir şuan o yağmayı bekleyen yağmur. .

garsona doğru döndüm sonra:

– pardon müziğin sesini kısabilir misiniz biraz? – efendim müzik çalmıyor ki şuan.

– dün gece çaldığınız müzik hâlâ yankılanıyor demek. o zaman dünün sesini kısabilir misiniz?

– efendim dünün olması da mümkün değil. biz dünleri sabah erkenden paketleyip bayiye bırakıyoruz.

– o zaman yarın çalacağınız müzik beni şimdiden rahatsız etti. Lütfen yarın kısın sesini… . sonra kapı açıldı.

Mavi Kadın& Çay Bardağı ~ Yunus Bektaşoğlu –

düş manzaralı olsun lütfen…

 

 -çayınızı nasıl alırsınız?

– çay mı?

– hayır. bardağın içindeki…

– ama ben size çayı nasıl alacağınızı sordum…

– bir bardak çay getirterek sizi basitleştirmemi mi yoksa bardağın içine bir düş sığdırarak yüceltmemi mi istersiniz? . ..bu sözün üstüne gölgeme basmadan uzaklaştı garson masadan. artık tek başımaydım. bir bardak dolusu demlenmiş düş gelmeyecekti ama kafası karışmış bir garsonun bardakta düş arayışı masama çaylaşarak gelecekti. ..

Mavi Kadın& Çay Bardağı ~ Yunus Bektaşoğlu –

 

Geçmişte sorun yaşadığımız herkes Zamanın Çarkları döndükçe başka hayatlarımızda tekrar karşımıza çıkar…

“Geçmişte sorun yaşadığımız herkes Zamanın Çarkları döndükçe başka hayatlarımızda tekrar karşımıza çıkar. Her yeni hayatta biraz daha bilinçlenmiş olduğumuz için çatışmalar da bir çözüme ulaşır. Bütün insanların bütün çatışmaları ortadan kalktığında insan soyu yeni bir aşamaya girecektir.” -Paulo Coelho, Elif, s.159

GÜZEL İNSANLAR ÖYLECE ORTAYA ÇIKMAZLAR. ONLAR OLUŞURLAR…!

 

 

Tanıdığımız en güzel insanlar yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi ve kaybı yaşamış olan ve diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş olan insanlardır… Bu kişiler yaşama karşı geliştirdikleri kendine has takdir, duyarlılık ve anlayışla; şefkat, nezaket, derin sevgiden kaynaklanan bir ilgi ve sorumlulukla doludurlar…
GÜZEL İNSANLAR ÖYLECE ORTAYA ÇIKMAZLAR. ONLAR OLUŞURLAR…!

-alıntı-

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Düşünüyorum da biz insanlar nereye gidersek gidelim Yalnız gitmiyoruz;Neden derseniz yanımızda hep büyükçe bir bavul taşıyoruz.Bu bavulun adı: Geçmişin Gölgeleri.

Düşünüyorum da biz insanlar nereye gidersek gidelim Yalnız gitmiyoruz;

Neden derseniz yanımızda hep büyükçe bir bavul taşıyoruz.

 Bu bavulun adı: Geçmişin Gölgeleri.

Geçmişte yaşadığımız kötü olaylar,

Pişmanlıklarımız, Saçmalıklarımız,

Karşılaştığımız iyi gibi gözüken

Ama aslında kötü insanlar,

Başkalarına yaptığımız suçlamalar,

Mazeretler, kaçırdığımız fırsatlar, kaybettiğimiz insanlar gibi

Pek çok şey yer edinmiş bu bavulun içinde.

 Gün geçtikçe,

Geçmişin Gölgeleri Adlı bavuldan yükleri atmamız gerekirken

Sanki daha fazla yüklüyoruz ve kendimize eziyet eder gibi

Hep yanımızda taşıyoruz hiç farkında olmadan.

Peki hepimiz neden bu bavulu yanımızda taşımayı tercih ediyoruz?

Acaba bize huzur verdiği için mi,

Yoksa bu bavulu bir yerlerde bırakıp

Geçmişimizden kurtulacağımızın bizi korkutan düşüncesi mi?

Bence cevap ikinci şık… Nedense geçmişten kurtulmak sanki bizi korkutuyor.

 Sanki o bavulu bırakınca O hataları yeniden yapıp Kötü olayları yeniden yaşacağız gibi bir durum var.

Ama olayın aslı öyle değil…

 Bence biz bu olayların

Hepsini beynimizde yaşadık zaten

 Bavulu atmak yaşadıklarımızı

 Bir daha yaşayacağımız anlamına gelmez.

Eğer hatırlamak istersek zaten

Beynimizin arşiv bölümüne girip

 İstediğimizi raftan seçip alırız.

Benim demek istediğim

Birde kendimize niye yük yaparak kendimizi yorgun,

Bitkin biri gibi hissetmek.

Bence, bundan sonra bu bavulu taşımayı bırakalım.

Eğer yok ben bavulumdan vazgeçmem,

Onu taşımaya razıyım diyorsanız

 O zaman bavulun adını ve içindekileri değiştirin.

Adını Geleceğin Gökkuşağı koyun. İçindekiler de rengarenk,

Umut dolu hayalleriniz ve hedefleriniz olsun.

İstediğiniz hayat için uğraşacağınız,

Aşacağınız yollara dair Aklınızda bulundurduğunuz güzel fikirler olsun. Tercih sizin!

Hayatınızın sorumluluğunu almak elinizde.

Hadi şimdi oturup karar verin ne yapmak istediğinize…

Ya Geçmişin Gölgeleri adlı bavulu taşıyın

 Ya da Geleceğin Gökkuşağı adlı bavulu…

İsterseniz İkisinide Taşımayın
Şiir kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »