Yüzde Yüz Etkili 21 Günlük Bu Ritüelle Hayatınıza Mucizevi Kapılar Açacaksınız… Söylemesi Benden Yapması Sizden…

IMG_3212

Hayatımızda bazı dönemler olur her şey ters gider. Kendimizi mutsuz, huzursuz, yorgun ve sinirli hissederiz…

İş iyi gitmiyordur ya da işten çıkarılmışızdır…

Sevgiliyle ,eşle ara bozuktur…

Eski sevgiliniz ne yapsanız sizi affetmiyordur…

Sağlık yerler de sürünüyordur…

Para sıkıntısı iyiden iyiye baş göstermiştir…

İşte bu belirtiler varsa uygulamanız gelen ritüel bende…

21 Günlük Ritüel…

Hemen kocaman bir cam bardak alıyorsunuz içine bolca su

Bir çay kaşığı elma sirkesi,

Bir çay kaşığı tuz koyuyorsunuz ve sabahtan yatağınız altına bu karışımı koyarken şu sözleri tekrarlıyorsunuz…

”Üzerimdeki tüm ağırlıkların, negatiflerin, kem gözlerin bu bardakta toplanmasına niyet ediyorum… niyet ediyorum… niyet ediyorum…”

Ve her sabah bu karışımı alıp lavaboya döküyorsunuz ve dökerken ”artık tüm yollarımın açılmasını seçiyorum…seçiyorum…seçiyorum” diyerek döküyorsunuz…

Ve yeni bardağı hazırlayıp yatağınız altına koyuyorsunuz…

Ve bunu 21 gün boyunca yapıyorsunuz…

Sonra önünüze açılan hayırlı kapılardan içeriye şansla, mutlulukla, huzurla, bereketle, kavuşma enerjisiyle giriyorsunuz…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Not 1: Yatağınız bazalıysa odanın her herhangi bir yerine koyabilirsiniz…

Not 2: 21 gün boyunca her sabah su, tuz, elma sirkesi karışımını dökülüp tazelenmesi gerekiyor

Not 3: Hangi mekanda başladıysanız orada bitirilmesi gerekiyor

 

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Motivasyonunuzu yüksek tutmanın yolları

motivasyon-şarkısı[1]

 

1. Özel Hayatınıza Dair Notlar Tutun
Hedeflerinizi, özlemlerinizi ve hayallerinizi içeren bir günlük tutun. İster bilgisayarınıza, isterseniz de bir deftere yazabilirsiniz, bu size kalmış. Bu defterin içerisine gün boyu yaptıklarınızı değil de, hayallerinize ulaşmak için atmanız gereken adımları sıralayın. Bu defter sadece size ne istediğinizi ve sizi o hayallere götürecek adımları her defasında hatırlamanıza yardımcı olacaktır. Bu notlar, hayatta istediğiniz şeyleri elde etmek için neler yapmanız gerektiğini hatırlatacaktır.
2. Kendinizi İyi Hissettiğiniz Zamanlarınızı Tespit Edin ve O Anları Avantaja Dönüştürün
Bazı makalelerde sizlere, bazı şeyler için sabahları erken kalkmanız gerektiğini söyleniyor, fakat sizler geceleri çalışıyor olabilirsiniz. Bunun yerine, size tavsiyemiz, günün hangi saatlerinde kendinizi daha iyi hissettiğinizi keşfedip, motivasyona ihtiyacınız olduğu anları belirlemeniz ve bu zamanları avantaja çevirmek için çaba göstermenizdir.
3. Güne Gaye ile Başlayın
Hayatınızı akışına bırakmayın, gerçekçi ve güçlü bir amacınız olsun. Bu amaç, sizi yerinizden kaldıracak kadar önemli ve duygusal bir şey olmalı. Bu yüzden, sadece genel motivasyon tekniklerine yoğunlaşmayın, çünkü sizi mutlu edenin ne olduğunu kimse sizden daha iyi bilemez.
4. Duş Alma Alışkanlığı Edinin
Zor koşullarla başa çıkmanın en temel yollarından biri de sık sık duş alarak zinde kalmaktır. Eğer duş almaktan rahatsız olmuyorsanız, bu sayede vücudunuzu ve zihninizi gün boyu zinde tutacak düşlerinize bir adım daha yaklaşmış olacaksınız.
5. Zamanı Değil, Enerjinizi Kontrol Edin
Geçen saatleri kontrol altına alamazsınız, çünkü zaman sınırlıdır. 60 saniye 1 dakikayı, 60 dakika 1 saati ve 24 saat 1 günü oluşturur. Bu sizin elinizde olan bir şey değildir. İşte bu yüzden de zamanı kontrol edemezsiniz değil mi? Zamanı kontrol etmek yerine, enerjinizi kontrol ederek motivasyonunuzu gün boyu en üst seviyede tutabilirsiniz. Enerjinizin farkına varın ve hangi durumda ne kadar enerji kullanmanız gerektiğini düşünerek enerjinizi bir güne yaymaya çalışın.
6. Ara Sıra Küçük Molalar Vermeyi Unutmayın
Saatler boyunca bir şeylere odaklanamazsınız. Çalışırken her saat başı 10 dakikalık küçük molalar vererek bunu alışkanlık haline getirin, böylelikle motivasyonunuz kolaylıkla düşmeyecektir.
7. Ağır İşlerinizi Parça Parça Yapın
Eğer bazı işler gözünüze büyük ve imkansız gibi görünüyor ise, bunları parça parça yapmanız motivasyonunuzu yüksekte tutmanız için size yardımcı olacaktır. İmkansız gibi görünen, kocaman işleri yapmaktan kaçmak yerine, parçalara ayırıp zamana yayarak yapmak, sizin yararınıza olacaktır. Eğer işlerinizi teker teker yaparsanız, bu işlerinizi daha kolay bir şekilde tamamladığınızı hissetmenizi sağlayacaktır.
8. Endişelerinizden Uzaklaşın
Endişelerinizden kurtulun! Endişelerinizin sizin için bir sorun teşkil ettiğini düşünüyorsanız endişelerinizden arınmalısınız. Bu bir kitap yazma endişesi mi? Bir an önce ilk sayfayı yazmaya başlayabilirsiniz. Egzersiz yapma endişesi mi? Küçük rutin yürüyüşlerle başlayabilirsiniz. Bir makale yazmak mı istiyorsunuz? İşe bir paragraf yazarak başlayabilirsiniz. İlk adımı attıktan sonra, emin olun gerisi gelecektir. Yeter ki siz ilk adımı atmaktan korkmayın.
9. Motivasyon ile İlgili Kitaplar Okuyun
Her zaman motivasyonunuzun, istediğinizden daha üst seviyede tutmanız gerekmektedir. Motivasyonunuzun tükenmesine asla izin vermeyin. Motivasyon kitapları, size, hedeflerinize ulaşmanız için gereken motivasyonu sağlamanızda yardımcı olacaktır.
10. Başarılarınızı Kaleme Alın
Başarılarınızı her hafta bir deftere yazmanız, ileride bu defteri tekrar okuduğunuzda sizi heyecanlandıracak ve size ilham kaynağı olacaktır. Bu başarı: küçük şeyler olabilir, örneğin size gelen çok uzun bir e-postayı yanıtlamak ya da daha önemli bir konu da olabilir, örneğin bir seminerde konuşmacı olarak davet edilmek gibi. Sizin için önemli ve başardığınız bütün her şeyi yazın, yazın ki ileride başarılarınızı görüp tekrar cesaretlenin.
11. Haftada En Az Bir Kez Hoşunuza Giden, Sizi Mutlu Eden Bir Şeyler Dinleyin
İş yerinde bile bunu yapabilmeniz mümkündür, çünkü bu konuda çok fazla konsantre olmanıza gerek yoktur. Maillerinizi kontrol ederken, faturalarınızı öderken ya da ofisinizi, evinizi temizlerken sizi teşvik edecek, ilham verecek şeyler dinlemeniz gerçekten motivasyonunuz için önemlidir.
12. Hareket Edin
Spor yaparak, vücudunuzun da ihtiyacı olan mutluluğu sağlayıp, mutluluk hormonunun daha fazla çalışmasıyla, motivasyonunuzu daha üst seviyeye taşıyabilirsiniz. Bunu gerçekleştirmek için bir spor salonuna gitmenize gerek yok, en basit örneği komşunuzla yapacağınız basit yürüyüşler ya da evde yapacağınız rutin, temel egzersizlerle motivasyonunuz için harikalar yaratabilirsiniz.
13. Sürekli Kendinize Bir Şeyleri Neden Yaptığınızı Hatırlatın
Kendinize, hedeflerinize nasıl ulaşacağınız konusunda basit hatırlatmalar yapmanız, hedeflerinize ulaşmak için motivasyonunuzu arttırmanızı sağlayacaktır. Ayrıca, bazı insanlar için negatif telkinlerde bulunulmak, örneğin ” Eğer şimdi bunu yapmazsan imkanını kaybedecek ve ilerde başarısız olacaksın.’’ gibi cümleler, insanları istedikleri motivasyona ulaşmak için teşvik edebilir. Bazıları içinse, ”bunu yap ki insanların senin sayende daha iyi birer hayatı olsun.” gibi, pozitif telkinlerde bulunulmak istenilen motivasyona ulaşmak için teşvik edebilir.
14. Motivasyonunuzun Düştüğünü Hissettiğinizde, Yazdığınız Pozitif Telkinleri Okuyun
Ruhunuzun motive olduğunu düşündüğünüzde, kendinize düzenli olarak mesajlar gönderin. Bunlar e-posta veya küçük notlar şeklinde yazılabilir. Hatta bunun için özel bir defter bile hazırlayabilirsiniz. Örneğin bu şöyle bir yazı olabilir: ‘’ Sevgili Ayşe, bunu okuyorsun çünkü motivasyonunu sağlayamadın. Biliyorum, ben de aynısını yaşadım. Bu durum gerçekten zor, değil mi? Tam da bu yüzden sana yardım etmek için buradayım. Yattığın yerden kalk. Otur, sadece otur. Şimdi bilgisayarını aç. Hayatınla ilgili yazdığın yazıyı gördün mü? İşte o yazıya tıkla ve birkaç satır oku. Sadece bu yazıya tıkla, bu zor değil, öyle değil mi? Birkaç satır oku ve şimdi ne istediğini tekrar değerlendir. “Evet’’ biz teşekkür ederiz. Şimdi git ve hayatın için önemli olan şeyleri gerçekleştir.’’
15. Mükemmel Olmaya Değil, İlerlemeye Odaklanın
Bazen önceden neler olduğunu düşünmek yorucu ve korkutucudur. Devamlı ileriye bakmak yerine, biraz da geçmişe bakarak bu akıp giden zamanda neler yaptığınıza bakın.
16. Hedeflerinizi Açıklamayı Misyon Edinin
Hedeflerinizi herkese duyurun. Bununla ilgili tanıdıklarınıza e-postalar gönderin. Facebook’ta paylaşın. Bu konuda bir blog yazın. İleride gerçekleştirecek olduğunuz projeler hakkında insanları bilgilendirin.
17. Zaman Zaman Sıkıntılarınızı Çevrenizdekilerle Paylaşın
Herkesin zaman zaman ruhsal çöküntüler yaşadığı anlar vardır. İşe böyle anlarda arkadaşlarınızla konuşmaktan çekinmeyin. Güvendiğiniz, sevdiğiniz insanlarla bunu paylaşın. Hayatın bütün yükünü sırtınızda taşıyamazsınız. İnsanlar sosyalleşmek için yaratılmış varlıklardır bu sebepten insanlar sıkıntılarını, mutluluklarını, dertlerini, tasalarını konuşarak paylaşırlar.
18. Önceliklerinizin Farkına Varın
Kendinizi memnun etmelisiniz. Bir misyonunuz olmalı. İşinizde sizi tutkulu kılan şeyin ne olduğunu farkına varın. Eğer bunların hepsini biliyorsanız amaçlarınızı gerçekleştirmek için dikkate almanız gereken unsurlar, size daha net gözükür, değil mi?
19. Zamanın Farkına Varın
Daha ne kadar yaşayacağınız biliyor musunuz? Küçük bir hesapla, eğer 30’lu yaşlarda iseniz muhtemelen geri kalan hayatınızda tanını çıkarmak için 20,000′den daha az sabahınız kalmış demektir. Yatağınız yanına otomatik bir sayaç koymayı deneyin, geriye kalan zamanınızı fark ettikçe hiç bir gününüzün boşa geçmiş olmasını istemeyeceksinizdir.
20. Sorumluluklarınızı Yerine Getirip Getirmemeyi Düşünüyorsanız, Bunu Bir Daha Gözden Geçirin
Gerçekten sorumluluklarınızı, işlerinizi, görevlerinizi yerine getirmemenin sonuçlarıyla yaşayabilir misiniz? Eğer ‘’yaşayamam’’ diyorsanız o zaman sorumluluklarınızı yerine getirin. Eğer bunlarla ‘’yaşayabilirim’’ diyorsanız, durup bir kez daha düşünün ve kendinize bir daha sorun fakat bu sefer dürüstçe cevap verin. Kendinizi motive edin ve sorumluluklarınızı yerine getirin. Bunu şimdi yapın çünkü yarın gerçekten çok geç olabilir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu Resimde En Net Hangi Hayvanı Gördünüz

qeq-1[1]

1 Numarayı Seçtiniz
Her zaman sakin ve kararlı bir kişiliksiniz.
Zor sorunlarla başa çıkmakta iyisiniz ve kimsenin düşünemeyeceği parlak fikirleriniz var!
Sen girişken bir insansın. Çevrendeki insanlara yardım ediyor ve onların rahat hissetmeleri için elinden geleni yapıyorsun. Ayrıca, iyi bir gözlem yeteneğiniz var ve her zaman amacınızı biliyor ve net bir mesaj iletiyorsunuz.

2 Numarayı Seçtiniz
Sen parlak enerjilerle dolu bir iyimsersin!
Hayatının her anından zevk alıyorsun. Çeşitli etkinliklere katılmayı seviyorsun ve iyi bir atmosfer yaratan iyi bir lidersin!
Ancak, her türlü aktiviteye çok fazla zaman ve enerji harcarsanız, hayattan bıkabilirsiniz, bu yüzden dikkatli olun! Her şeyi harekete geçirmeden önce önceliklendirmeye ve organize etmeye ne dersiniz?

3 Numarayı Seçtiniz
Nazik ve düşünceli bir kişiliğe sahipsiniz.
Kalbin sevgi ve merhamet dolu. Sen dünyanın tuzusun.
Çevrenizdeki insanları teşvik etmeye ve desteklemeye çalışın. İyi bir takım oyuncususunuz ve etrafınızdakileri insanların rahat hissetmelerini sağlıyorsunuz. İnsanlar sık sık endişeleri hakkında sizden tavsiyelerde bulunmanızı istiyor.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÇEKİRDEKLERİ ÇÖP TORBASINA KOYMAYIN !!!

34199449_1867157206680806_1736102746857144320_o[2]
Yeryüzünün aldığı yağmur oranı 10 yıllık aralıklarda artar. Bu sene dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, bu nedenle yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik vb. meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine asla hapsetmeyin.
Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün. Üzerine de bir bardak su dökün. Gömme imkanınız yoksa bi poşette bu çekirdekleri biriktirip yanınıza alın ( yada arabanıza koyun) arsa, tarla, toprak yol kenarı, yamaç gibi toprağı gördüğünüz alanlara bu çekirdeklerinizi savurun, korkmayın bu çevre kirliliği değildir aksine çevre için yeni hayattır.
Doğa hemen o yeni çekirdekleri kucaklar ve besler…
Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere hapsetmektir !
Bunu yapmayın ve yaptırmayın.
Yapılan çalışmalarda doğaya başıboş atılan yada dikilen bu çekirdeklerin en az yarısının yeşerip ağaç veya bitki olduğu kanıtlanmış.
En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılması, ülkemiz adına küçümsenemeyecek büyük bir servet…
Daha yeşil bir ülke için, daha temiz hava için, toprak kaymasını önlemek ve yeni nesillerimize yeşil bir dünya bırakmak için hep birlikte elimizden geldiğince meyve çekirdeği gömelim, savuralım, fırlatalım…
Bu uygulama TEMA tarafından başlatıldı ve bilinçli toplum olarak bizlerin desteklerini bekliyor, Doğaya yardım etmek, gelecekte etrafımızı saracak beton ve gökdelenlerden alamayacağımız oksijeni karşılamak için bile bu çekirdeklerden çıkacak ağaçlara ihtiyacımız olacaktır./z
Poşete koymadığınız her çekirdek için şimdiden teşekkürler…/z
Kaynak; Tema Vakfı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Astroloji: Her şey tam tersine dönebilir!

89bb3d37c75a1980fa425c8a066ec2db_XL[1]
Pazartesi, 04 Haziran 2018 | YAŞAM | Hit: 168 Yazan Devrim Dayıoğlu Yazdır |

Bütün haftaya yayılan , belirgin bir şekilde etkilerinin ortaya çıkacağı kritik günler; 6,7 ve 8 Haziran; dikkat çekmekte.
Hafta başında da etkili , 6 Haziran’da kesinleşen açı ile sabah vakitleri iletişim güçlenmişken , düşünceleri çok daha net ifade etme şansı yakalamışken her türlü aşırılığı ve belirsizliği barındıran bir iklime geçiveriyoruz.
Dalgınlıklar olabileceğinden hesap kitap işlerinde fazladan dikkat harcamak yorucu olacaktır. Özellikle öğrenciler, muhasebe, ince , ayrıntı isteyen işler yapanlar için bu etki zorlayıcı olabilir. Genel olarak aldanmalara, aldatılmalara, illüzyona kolaylıkla kaptırmaya uygun olduğundan unutkanlıklardan sorunlar yaşayabiliriz bu hafta içinde…Trafikte, kesici aletler kullanırken daha çok özen göstermek gerekli.
Düşünce bazında çatışmalara ve karşılıklı etki altında alıp yönlendirmelere de açık durumdayız. Ayakları yere basan , sağlam duruş bu hafta içi çok değerli.
Asparagas haberlere dikkat, her okuduğunuza inanmaktan alıkoyun, özellikle bu sinerjiyi kullananlar olacaktır ve yönlendirmelerde tamamıyla taraf manipülasyonu üzerinde olabilir. Özellikle seçim öncesi bu tarz etkilerin gündemde olması vitrinde halkın yararına yapılırmışçasına gösterilen bir kurgudan ibaret olabilir.
Özel ilişkilerde tutku ile gelen sahiplenme ve kıskançlık , meydan okumalar sahnede olacak, zorlayıcı bir etki. Manipülasyonun hakim olduğu bir hafta yaşayacağız. Aşırı uçlar kendini gösterebilir, ya hep ya hiç yaklaşımı ilişkilere zarar verebilir, üstelik olmayan bir kurgu üzerine yapılmaya çok uygun, kolaylıkla illüzyona kapılabileceğimiz bu hafta özel ilişkilerde yara almamak için farkında olmamız gereken haller söz konusu.
7 Haziran’da algıda kayma, olanla kurgu arasındaki bağın zayıfladığı, kolaylıkla etki altına gireceğimiz etki daha keskinleşmekte, olan mevzunun perde arkasını görebilmek çok değerli, peşin hükümlü olmaktan kendinizi alıkoyunuz.
8 Haziran’da anlayışın azaldığı görülüyor, üstelik kör düşüncenin manipülasyonla diğerlerine kabul ettirilmeye çalışıldığı bir sinerji, bunu yapan da olabilir ya da maruz kalan da…Tutucu , katı kişilerin kolaylıkla kendini var edebildiği bu ortamda kışkırtıcı, meydan okuyan tavırlara kapılamamak gerekli. Komplo teorilerinde artış olabilir.
Yine bugün geçmişten gelen konular ortaya dökülebilir ve can sıkıcı olmaya aday.
Özellikle kolektifi ilgilendiren hareketlerde arkasının boş çıkması, kişilerin faydasınaymış gibi görünmesine karşın aslında zarar verici nitelikli girişimler bizi etki altına alabilir, her habere, her söyleme bir adım mesafeyle bakmak, herhangi bir sonuca varmadan önce 3 kez düşünmemiz gereken bir tetikleyici.
Her türlü kaza, yangın tehdidinde artış olabilir.
4 Haziran Pazartesi 8.09 ile 5 Haziran Salı 13.53 arasında ,
7 Haziran Perşembe 9.34 ile 8 Haziran Cuma 00.25 arasında,
9 Haziran Cumartesi 22.36 ile 10 Haziran Pazar 7.03 arasında Ay boşlukta olacak. Önemli gördüğünüz bütün işleri bu saat dilimleri dışında yapmanız faydanıza…

Yükselen burcunuza göre okuyunuz.
Koç Burcu: İletişimde, günlük trafikte hayli dikkatli olmanız gereken bir hafta, evrak işleri olanlar 2 kez kontrol etsinler, iletişim sektöründe çalışanlar her zamankinden fazla hata yapmaya açık durumda , odaklanma zorluğu var. Günlük trafikte daha fazla önlem alınması gereken bir zaman dilimi.
Aile içinde güç çekişmeleri, aile bireyleri arasında manipülasyon olabilir, farkında oldukça gerilimden uzak kalabilirsiniz.
Gelecekle ilgili kesin sonuca varılmış planlar yapmamak gerekli, yanıltıcı olacaktır, arkadaş gruplarında geçmişe ait sorunlar ortaya çıkabilir, niyeti bozuk kişilerle sıkıntılar yaşayabilir, üzüleceğiniz duyumlar alabilirsiniz ya da bunu yapan gruplara dahil olabilirsiniz , dikkatli olmak gerekiyor.
Boğa Burcu: Paranıza sahip çıkmanız gereken bir hafta. Yapacağınız bankacılık işlemlerinde, atacağınız imzalarda fazladan uyanık olmanız gerekiyor. Banka , kredi kartları kayıpları da olabilir. Borç alış verişi yapmama en doğrusu. Kredi başvuruşunda bulunmamak bu hafta içi daha hayırlı.
Aynı zamanda kendi değeriniz ile ilgili sorgulayıcı, aldatıcı geri bildirimler alabilirsiniz, yakınlarınızla bu noktadan kaynaklı gerilimler, yanlış anlaşılma ile gelen sorunlar yaşanabilir.
Kardeşler ve yakın çevre ile ilişkide güç mücadelesi ve meydan okumalar söz konusu, özellikle devam eden gergin bir gündem varsa dozaj artabilir.
İş hayatında daha öncede ne çözülmemiş sorunlar gündem maddesi olmaya aday aynı zamanda sıkıntı yaşadığınız kişilerin bel altı vuruşları olabilir, temkinli olmanız gereken bir hafta. Sorgulayarak, altında yatan ne olabilir yaklaşımı içinde olmak faydalı, aldanmalarla açık bir zaman kalitesi.
Yeni projelere başlamamak hayırlı.

İkizler Burcu: Haftanın başında kendinizi ifade etmede kolaylık sağlayan görünümler hemen akabinde bu netliği engelleyecek, hayata bakış açınızda fluluk söz konusu olacak. Kendinizle ilgili düşüncelerde, sizi ilgilendiren her konuda kolaylıkla yanılgıya düşebileceğiniz bir hafta olduğundan kesin kararlar almaktan, gelecek planları yapmaktan kaçınınız.
Aldanmalara, aldatmalara açık bir zaman kalitesi içinde olduğunuzdan her zaman sorguda kalmak özellikle sizin çok değerli.
Para konusunda manipülatif etkiler ile uğraşmak durumunda kalabilirsiniz, parayı ne şekilde değerlendireceğiniz yalnızca sizin inisiyatifinizde olmalı.
Özellikle iş hayatıyla ilgili olmayan hayallere kapılma, fırsatmış gibi görünen oysaki iç dinamiği oldukça farklı durumlarla karşılaşma olasılığınız var, bu hafta size edilecek teklifleri bekletiniz.
Yurt dışı işleri olanlar geçmişte yarım kalmış sorunlarla uğraşabilir, beklemedikleri sıkıntılar ortaya çıkabilir. Yüksek öğrenimle bağlantısı olanlar kişisel çıkarlar nedeni ile zarar görebilir, inanç ve düşüncelerde fanatikliğin getirdiği söylemlerden etkilenme olabilir.

Yengeç Burcu: Bilinçaltı düzeyde kendinden emin olamama, dikkat dağınıklığı, odaklanmada zorluk, bir tür çözülme hali, olanı çok farklı görme, rüyalarda ve uykuda artış olabilir. Uyuşukluk, dalgınlık hakim olabilir.
Özelikle evli olanlar, ortaklı iş yapanlar için zorlu bir hafta, karşılıklı meydan okuma ve güç çekişmeleri ilişkiyi yaralayabilir, esnek olabilmek önemli.
Düşünce ve inançlarından emin olamama, topraklanamamadan kaynaklı kolay etki altında kalma hali var.
Mahkeme sonuçları bekleyenler için geçmişin tekrar gündeme gelmesi söz konusu olabilir. Miras sorunlarında sıkıtılar yeniden baş gösterebilir. Eşten, ortaklıktan gelen gelirle ilgili katakulli işleri olabilir.
Bu konularda , diğerlerinden gelen gelir konusunda yeni adımlar atmamak gerekir.
Eşlerin ya da ortakların birbiriniz manipüle ederek yaptırım uygulama hali söz konusu, yorucu ve sarsıcı olabilir.

Aslan Burcu: Gelecek planları yapmamak faydalı özelikle bu hafta içi… Sürekli değişen istekler ve idealler söz konusun olduğundan emin olmama hali sonrasında fatura ödetebilir. Arkadaş gruplarında aktif olanlar için konunun içeriğinden bağımsız olmak üzere aldanmalara ve aldatmalara açık bir sinerji. Dernekler, küçük topluluklarda belirsiz durumlar, nedeni anlaşılmayan girişimler olabilir.
Sağılığınızla ilgili daha çok psikosomatik etkiler söz konusu, fiziksel veriler yetersiz olabilir. İş arkadaşlarınızla rekabetten ve yıkıcı etkilerden uzak durmakta fayda var. Evcil hayvanları olanlar biraz daha dikkatli olursa faydalı.
Evlilik ya da ortaklı ilişkinizde geçmişe ait sorunlar gündeme gelebilir ve taraflar kaçak dövüşebilir, bel altı vuruşlar yapabilir. Gerilime açık bir hafta.

Başak Burcu: İş hayatınızda özellikle ortaklı iş yapanlar ya da ortakları olan şirketlerde çalışanların kolaylıkla etki altında kalacağı, taraf olmaları için manipüle edileceği bir hafta. Yanlış kararlar almak, göründüğünün aksine gayet zarar verici bir rüzgara kapılmamak için farkında olmak önemli.
Fırsatmış gibi görünen teklifler olabilir, bu hafta hemen evet ya da hayır dememekte fayda var.
Evliliğindeki belirsizliklerin iş hayatına yansıması da söz konusu.
Ebeveyn olanlar çocuklarınız üzerinde manipülasyon ile gelen davranışlardan kendinizi alıkoyun. Bu özelikle ergenlik döneminde olan çocuklar için hayli zara verici olabilir.
Flört aşamasındaki ilişkilerdeki aşırı sahiplenmesi, boğucu kıskançlık ilişkiyi sarsabilir.
Arkadaş gruplarında gelen manipülasyona da dikkat.
Günlük rutininizde gerginliğe ve kazalara dikkat etmekte fayda var, bu hafta içi fazladan önlem alınız. Sağlığınızla ilgili geçmişten gelen ekiler olumsuz yönde kendini gösterebilir. İş arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizde uyanıklık önemli.

Terazi Burcu: Uluslararası işleri olanlar , yurt dışı tatili düşünenleri yüksek öğrenimle bağlantısı olanlar için belirsizliklerine aldanmaların, perde arkası mevzuların döndüğü bir hafta, aynı zamanda basın yayın sektöründe asılsız haberlerin kaynağını oluşturacak etkiler söz konusu.
Aile ve iş hayatınızın arasında manipülatif etkilere maruz kalabilir ya da kendiniz zorlayabilirsiniz, iş mi aile mi sorunsalı, hangisi öncellikli gerilimi yaşanabilir.
Günlük rutinde dalgınlıktan kaynaklı kazalara açık durumdasınız önlem almak gerekebilir. Sağlık için tahlil yaptırmak için uygun bir hafta değil.
Çocuklarınız, sevgiliniz ile geçmişe ait konular gündem maddesi olabilir ve pek hayırlı olmayabilir. Eğlence sektöründe çalışanlar için gelecekle ilgili yeni projelere başlamak bu hafta en iyisi. Sahne işleri ile uğraşanlarda kulis dedikodusu yoğunlaşabilir.
Aileden gelen baskı bu hafta daha fazla hissedilebilir.

Akrep Burcu: Diğerlerinden gelen gelirler konusunda, sigorta işlemlerinde mahkeme sonuçları ile ilgili konularda belirsizlik, aldanmalara , yanlış algıya açık bir hafta. Diğerlerinin parasını yöneten mesleklerle uğraşanlar için dalgınlıktan kaynaklı hatalar çoğalabilir, aynı zamanda cinsel yetersizlik algısı olabilir.
Fanatiklikten kaynaklı düşünce , inanç çekişmelerine, iletişimde manipülasyona açık bir zaman dilimi, güçlü çalışan bir kas olduğundan esneyebilmek ve geri adıma atabilmek değerli.
Ebeveynlerle, kendi aile ortamınızda gerilimli bir hafta, geçmişte kalmış sorunların dürüst olmayan bir şekilde kendini göstermesi, çözümsüzmüş algısını arttırabilir.

Yay Burcu: İlişkiniz ve ailenizle ilgili belirsizlik hali, altı boş şüpheler, aldanmalar söz konusu olabilir, gerçekliğine tanıklık etmeden herhangi bir ithamda bulunmak, sonrasında daha üzücü sonuçlara yol açabilir, aynı durum ortaklı işler içinde geçerli ya da aile şirketi olanlarda neyin ne olduğu ile ilgili karmaşalar yaşanabilir.
Para mevzunda , yönetiminde manipülatif ve zorlayıcı etkiler söz konusu, yönetimi elinizde tutmak değerli. Aynı zamanda seksüel tutkunun ilişkiye zarar verme olasılığı yüksek.
Kardeşler ve yakın çevrenizde kendinizi pek güvende hissedemeyeceğiniz hafta. Geçmişten kalan sorunların etik olmayan bir şekilde gündeme gelmesi mümkün. Gerilimli ilişkiler söz konusu…
Günlük trafikte kazalara dikkat çeken görünüm, önlem alınız.
İletişimde ve bunu meslek olarak yapanlar için de zorlu bir hafta.

Oğlak Burcu: İş koşullarında arkası olmayan vaatlere dikkat çekmekte haftanın etkisi olarak, iş arkadaşlarınızla ilişkilerde yerine getirilemeyen sözlerden kaynaklanan gerilimler olabilir. İfade zorluğu ve aldanma da söz konusu.
Kardeşlerle olan ilişkilerde de aynı etkiler görülebilir.
Evlilikte sahiplenici, kıskançlıkla gelen krizler ilişkiyi yorabilir, ortaklıklarda güç savaşları ise sonraki adımlarda belirleyici olacağından zarar verebilir.
Ödenmemiş ya da tahsilatı yapılamamış para trafiğinin tekrar gündeme gelmesi, bunun çeşitli çatışmalara yol açması mümkün. Can sıkıcı durumlar olabilir. Para yönetimi konusunda gelecekle ilgili herhangi bir karar almamak önemli.
Diğerlerini manipüle etmede nedensiz bir istek duyabilirsiniz, geri dönüşünün nasıl olacağı ise belirsiz olacağından dikkatli adım atmak da fayda var.

Kova Burcu: Özellikle yeni başlayan özel ilişkilerde aldanmalara açık ya da kurgu dahilinde olmayan hikayelerin döndüğü bir hafta olabilir. Eğlence sektöründe çalışanlar için ayakları yere basar projeler üretmek zor olacağından zarara uğrama olasılığı var. Çocuklarınızla ilgili düş kırıklığı yaşayabilirsiniz, abartıya varan tepkilerden uzak durunuz.
Günlük ilişkilerinizde, rutininizde aşırı sahiplenici tavırlar ve diğerlerini pasif agresyonla zorlamak sizi de yorabilir.
Nedensiz ağrılar kendini gösterebilir.
Para kayıplarına dikkat etmekte fayda var, borç alış verişinden uzak durunuz.
Kendinizle ilgili en yakınınızda olmak üzere bağlantı kurduğunuz kişilerle geçmişten kalan sorunların baş ağrıttırıcı bir şekilde gündeme gelmesi, perde arkası farklı çalışan konuların kendini göstermesi olası, bu tamamıyla sizi hedef alan yönde olacaktır, gerilimli bir hafta olabilir. Geleceğe dair önemli adımlar atmamak faydalı.

Balık Burcu: Uzun zamandır hayatı algılamakla ilgili yaşadığınız etki daha sert bir şekilde kendini gösterecek, kolaylıkla etki altına girmeyi, odaklanmada sorunları yaşama olasılığınız olan bir hafta…Ailenizle olan kurgusal hikâyeler gündeme gelebilir.
Söylenenler, duyduklarınızın arkasını soruşturun ve sorguda kalın lütfen.
Dahil olduğunuz arkadaş gruplarında manipülatif etkiler görebilirsiniz.
Geçmişe ait anıların gergin bir şekilde bilinçaltı düzeyde kendini anımsatması ile algınızda kaymalar olabilir.
Genel olarak dikkat etmeniz gereken ayakları yere basar, mantıklı adımlar atmaya özen göstermek, yeni işlere kalkışmamak olmalı.
Yıldızların rehberliği yolunuzu aydınlatsın.

Devrim Dayıoğlu

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Haziran ayında ilk bulduğunuz 3 kelime uğur getirsin 🍀

34396828_655058884886274_5788284183088463872_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Dün büyük ustanın ölüm yıl dönümüydü, Nazım Hikmet bundan 55 yıl önce, 3 Haziran 1963 tarihinde aramızdan ayrıldı.

34193101_1951625368482008_1186820332854444032_n[1]

 

Dün büyük ustanın ölüm yıl dönümüydü, Nazım Hikmet bundan 55 yıl önce, 3 Haziran 1963 tarihinde aramızdan ayrıldı.
Bugün onun için çok şey paylaşılacak, yaşamı, şiirleri, fotoğrafları, aşkları….
Bilenler vardır, Sunay Akın çok güzel anlatır bunu ama oldu ya ilk defa duyacaklar da vardır.
1827 yılı..
Almanya’nın Magdeburg şehri…
Bu şehirde Ludwig Carl Friedrich Dedloid adında bir erkek çocuğu dünyaya gözlerini açar.
Büyüdükçe huzursuzluğun ne olduğunu anlar, çünkü annesi ve babası sürekli kavga etmektedir.
Aileyi ve Carl’ı çok seven yakınları, bu kavgalardan etkilenmesin diye Carl’ı bir yetimhaneye verirler.
12 yaşına kadar bu yetimhanede kalır Carl, çok eziyet çeker, dayak yer ve artık kaçmaya karar verir. Bir gece çarşafları birbirine bağlar ve kaçarak Hamburg’a gelir.
Daha 12 yaşındaki Carl, bir gemide miço olarak iş bulur. Çok sıkıntılı bir 3 4 ay geçirir. Miço olduğu gemi İstanbul Boğazından geçerken KIZ KULESİNİ görür Carl, denize atlar ve Kız Kulesine kadar yüzer.
O sıralar Kız Kulesi Cüzzamlıların kapalı tutulduğu bir minik adadır. Carl yakalanır ve Emin Ali Paşa’nın yanına götürülür. Paşa sorar niye kaçtın diye, dayaktan der, peki de 3 4 aydır denizlerdesin neden İstanbul der Paşa, çocuk Kız Kulesini gösterir, bu Kule yüzünden, ben bu Kuleyi çok sevdim…
Tabi bu büyük bir haber olur, Almanlar çocuğu ister ama Emin Ali Paşa vermez ve himayesine alır.
Adı Mehmet Ali olur, askeriyeye gönderilir. Eğitimler alır ve sonunda PAŞA olur, artık adı Carl Dedloid değil, Mehmet Ali Paşadır. Çok başarılı bir asker olur, bir çok savaşta ve anlaşmada Osmanlıyı temsil eder.
Bu arada evlenir, dört tane kız çocuğu olur. Evlatlarından birisinin adı Leyla Hanımdır, Leyla Hanımın da bir kızı olur, adını Celile koyarlar. Celile Hanımın da bir oğlu olur.
Adını Nazım koyarlar, NAZIM HİKMET.
Yani Nazım Hikmet, 12 yaşında Kız Kulesine sığınan adı Carl Dedloid olan sonra da Mehmet Ali Paşa’nın torunudur.
Hikaye bitti mi …
Hayır!
Bundan sonrasını da dinleyin….
Nazım malum Selanik’te doğar, hayatını herkes biliyor, ona girmeyeceğim.
Nazım Hikmet 1938 yılında tutuklanır, neden?
Orduda isyan çıkartmaktır suçu… Bu suça da neden olan şey Beyoğlu’nda bir sinema çıkışında Ömer Deniz adında bir Askeri Öğrencinin şiirlerini Nazım Hikmet’in okumasını istemesidir.
Birlikte tutuklanırlar …
Ömer Deniz’i kimse tanımaz etmez ama Nazım o günden sonra mahkumiyetten kurtulamaz.
Peki Ömer Deniz’e ne olur?
7 sene hapis yatar, sonra ben der Hukuk okuyacağım ama parası yok. Fatih’te okul parasını çıkarmak için bir Oyuncakçı Dükkanı açar.
Tahta oyuncaklar yapar, çocuklara satar, oradan gelen para ile de okulunun ödemelerini yapar, hayatını geçirir.
Günlerden bir gün 7 8 yaşında bir çocuk dükkana girer ve Ömer Deniz’e yanında çalışıp çalışamayacağını sorar. Ömer deniz çocuğu sever, gel der, çalış yanımda.
Çocuk sevinir ve Ömer Deniz’in yanında çalışmaya başlar.
Bir gün çocuk Ömer Amca der, benim hiç oyuncağım yok, bana da bir tane yapsana. Ömer Deniz ona da bir oyuncak yapar, her tarafı oynayan kuklalardır bu oyuncak.
Ve bu çocuk o kuklaları alı, okula gider ve ilk gösterisini yapar.
Bu çocuk ta MÜJDAT GEZEN dir …
Nasıl buldunuz, hayat ne garip değil mi, Carl Dedloid’ten Mehmet Ali Paşaya, Nazım Hikmet’ten Ömer Cengiz’e, Ömer Cengiz’den Müjdat Gezen’e…
Yaşam ağlarını kurmuş …Alıntıdır..
Biliyorum uzun oldu ama umarım keyifli olmuştur…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Öfkelenince Neden Bağırırız…

ofkelenince-neden-bagiririz-b[1]

 

Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş.
Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş.
Öğrencilerden biri “çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince ermiş “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?” diye tekrar sormuş.
Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.”
“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır.
Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur?
Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”
Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.
“Zerzevatçı bağırır, sarraf bağırmaz,
Eskici bağırır , antikacı bağırmaz,
Söyleyecek sözü, fikri değerli olan bağırmaz,
Bağıran düşünemez düşünmeyen kavga eder…”
Mevlâna

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

MELATONİN HORMONU-KANSER DÜŞMANI-TOKSİN TEMİZLEYİCİ

34302106_10213356960292899_6844104349807804416_n[1]

..
Melatonin hormonu insan vücudunda gece salgılanan bir hormondur.
Saat olarak 23:00 ile 05:00 arasında etkin olarak görev yapıyor.
Tabi sadece uyku halinde iseniz.
En önemli zorunluluk karanlık olması.
Işığa karşı çok duyarlı .
Elektromanyetik dalgalara karşıda tepkili.
Yatak odasında ışık olmaması lazım
Yatarken başucunuzda telefon,bilgisayar olmaması lazım.
Biolojik saatin hem belirleyicisi hem de yürütücüsü..
Biolojik kurguyu uyguluyor.Bioritm uygulayıcısı..
GÖREVİ
Vücuttaki tüm zehirli ve zararlı maddelerin dışarı atılımını sağlıyor.
Bu nedenle kansere neden olabilecek oksidanları temizliyor.
Yaşlanmayı yavaşlatıp geciktirici etkiside bulunuyor.
Melatonin hormonunun yapmış olduğu temizlik sonuçlarını sabah idrarınızda görebilirsiniz.Koyu renk toksinlerdir.
RİSK
Gece çalışanlar ,gece yaşamı olanlar,vardiya çalışanları ,
gece uyumayanlar ile ışıkta uyumaya alışkın olanlarda
bu saatlerde melatonin üretimi olmaz.
Gece bozulan biolojik ritm sonucu senkronize olarak bütün vücuda yayılan bir huzursuzluk hakim olur.
Dışarı atılamayan toksinler genellikle beyine doğru harekete geçerler. ve beyine yerleşirler
Depresyon başta olmak üzere nöro ve psiko rahatsızlıkların kaynağı melatonin hormonunun çalışmamasıdır.
Melankolik sendromunun tetikleyicisidir olmayışı ..
KÖRLER HİÇ KANSER OLMAZ..
Melatonin hormonunun çalışması için uyku saatimizi normal süre içinde düzenlemeliyiz.
Uykusuzluk nedenlerini ortadan kaldırmalıyız.
İyi bir uyku için serotonin hormonunun salgılarının arttırılması gereklidir.
Serotonin hormonunun salgısını arttıran triptofan aminoasidinin arttırılması zorunludur. Stres ve düşük kan şekeri serotonin düzeyini düşürür.
Triptofan aminoasidinin üretimi bağırsaklarda probiyotikler tarafından yapılır.
Bu sentezleme için probiyotik bakterilerin güçlü ve aktif olmaları ile mümkündür..
MELATONİN HORMONU İLE SEROTONİN HORMONU ARASINDA GÜÇLÜ BİR BAĞ VAR.
HER İKİSİNİNDE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İLE DOĞRUDAN İLİŞKİSİ VAR.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ŞİKAYET ETMENİN YERİNE TAKDİR ETMEYİ KOYMAK

34303536_2055021868100538_5212416282300776448_n[1]
Küçük dokunuşlarla hayatınızı bir süre sonra çok daha güzel hale getirebilirsiniz, bu küçük dokunuşların sayısı artarsa ve biraz sabırlı olabilirseniz geldiğiniz noktaya siz bile şaşırabilirsiniz. Peki, nedir bu küçük dokunuşlar, gelin bugün bir tanesinden bahsedelim, şikayet etmenin yerine takdir etmeyi, şükretmeyi yerleştirelim.
Şikayet etmek her zaman daha kolaydır. Trafiğin durumu, verimsiz toplantılar, plan dışı gelişmeler, son kullanım tarihi geçmiş ürünler, aşırı soğuklar, vb. Kısa vadede stresi yönetme aracı gibi görünse de orta ve uzun vadede zararları yararlarından çok daha fazladır.
Şikayet eden insan bir süre sonra takdir etmeyi unutur ve hatta hayatını bir kurban rolünde yaşamaya da başlayabilir.
Şikayet etmenin yerine takdir etmeyi yerleştirirseniz hayatınızda önemli bir fark yaratabilirsiniz.
Önce kendinizden başlayın. Kendinizde en çok takdir ettiğiniz 5 özelliğinizi yazın. Hep kendinizi yargılayacak değilsiniz ya, eksik olana odaklanmak yerine şöyle 3-4 hafta boyunca iyi yaptığınız şeylere odaklanın bakalım biraz da.
Daha sonra sevgilinizle/eşinizle, çocuklarınızla, anne ve babanızla veya kardeşlerinizle, en yakın dostunuzla ve patronunuzla devam edin.
Her gün bir kişiye odaklanın ve bir hafta içinde kendinizle birlikte 7 kişinin olumlu yönlerini ortaya çıkarın
Bir sonraki hafta ise evinizle, arabanızla, iş yeri ortamınızla, yaşadığınız kentle, sosyal hayatınızla, sizin için önemli olan diğer konularla devam edin.
Dikkatinizi iyi olana verdiğinizde ve takdir etme alışkanlığı kazandığınızda hayatınızdaki güzelliklerin çoğalacağına emin olabilirsiniz.
Ayrıca bir defter alıp günlük şükürlerinizi de yazabilirsiniz. Benim en severek yaptığım ve sık uyguladığım egzersizdir. “Bugün ve bu hafta güzel olan ne var” ismini verdiğim bir uygulama. Arkadaşlarımla buluştuğumda onlara da çok sık yönelttiğim bir sorudur bu aslında “Bu hafta hayatında ne gibi güzel şeyler oldu?”.
Önce o gün gerçekleşmiş olan ve güzel olarak hatırladığım her şeyi yazıyorum. Daha sonra bir hafta içinde gerçekleşmesini beklediğim, beni heyecanlandıran şeyleri sıralıyorum.
Ertesi gün aynı şekilde devam ediyorum. İkinci kısım, yani bir hafta içinde olmasını beklediğim güzel şeyler kısmı bir hafta boyunca gerçekleşene kadar aynı kalabilir. Ama üst kısımda, o gün gerçekleşen güzel şeyler bölümünde mutlaka farklı şeyler yer alıyor.
Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hastalığınız ile Kimliğinizi Birbirine Karıştırmayın!

34199064_635839096795663_779373437071130624_n[1]

 
Bebekler büyürken yakınındaki büyüklerinin konuşma şekillerini, ses tonlamalarını, kelime seçimlerini, kelime anlamlarını ve dil kalıplarını kopyalarlar. Büyüdükçe bazılarını sorgulayıp, değiştirirler ancak pek çoğu zihin programlarında kalarak, uzun yıllar onları yönetir. Maalesef bazen bir ömür boyu. Bunlardan en önemlisi kişinin davranışını ve hastalıklarını kimlik boyutuna taşımasıdır. Davranış boyutunu başka bir yazımda ele alacağım, bu yazımda hastalık konusuna değinmek istiyorum.
Günümüzde en yaygın hastalıklardan birisi KANSER’dir, neredeyse her ailede bir kanser hastası var. Bu hastalığı taşıyan kişilerle karşılaştığımda onlara şunu soruyorum ” bu durumda siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz, neyiniz var? ” diye sorduğumda hep aldığım cevap ” KANSERİM” oluyor. Ve bunu günlük hayatlarında o kadar çok tekrarlıyorlar ki farkında olmadan bilinçaltına çok olumsuz mesajlar yolluyorlar. Ben kanserim, ben ülserim, ben saç kıranım, ya da ben şeker hastasıyım, ben kalp hastasıyım…

Hastalık, bu gibi söylemlerle hastalık boyutundan kimlik boyutuna taşınıyor. Durum kalıcı olarak bilinçaltında sanki iyi bir şeymiş gibi çapalanıyor. Bilinçaltı bu durumu kabul ettiğinde , hastalığı desteklemek için elinden geleni yapıyor. Daha önceki yazılarımda da bahsetmiştim, bilinçaltı saf bir çocuk gibidir, iyiyle- kötüyü, doğruyla yanlışı ayırt edemez, bilincin istediğini sorgulamadan doğru olarak kabul eder.
” Ben kanserim ” dediğinizde, ben domatesim gibi bir şey oluyor. Siz domates olabilir misiniz? Siz Ayşe’siniz, Ahmet’siniz, sizi siz yapan bir insan kimliğiniz var. Siz KANSER olamazsınız. Ama çok ısrar ederseniz bilinçaltınız kendinize yüklediğiniz anlamı bir şekilde yakınınızda tutacaktır. Peki ne denmeli böyle bir durumda? ” Ben de kanserli bir hücre vardı, temizlendi, alındı gitti, bitti” Düşünsenize bir ” ben ülserim” dediğinizde, sizin tüm hücre yapınız, şekliniz şemalinizin değişmesi gerek. Bir ülser, bir kanser neye benzer, ne şekildedir, nasıl bir yapıdadır, resmi nedir biliyor musunuz? Ama ” ben…” dediğinizde kendi görüntünüzü, kendi kimliğinizi her ne ise hastalık ” o ” yapmış oluyorsunuz. Kendinizi o hastalığın sözlük anlamına koymuş oluyorsunuz. Sürekli tekrarlanan bu tip düşünceler beyninizde SİZ = Hastalığınız oluyor.
Biraz olumlu düşünürseniz hastalığınızı tanımlayacak ve sizde geçici olarak bulunduğunu ima edecek dil kalıplarını bulursunuz ve bilinçaltınıza olumlu telkinler yollarsınız. Bağırsakları yavaş çalışan insanların hemen hemen hepsi KABIZIM der. Kabızlık artık onların ayrılmaz parçasıdır. Böyle söylediğinizde kimliğiniz, siz herşeyinizle kabız oluyorsunuz ama bu doğru değil. Yanlış telkin hastalığı bedeninize çapalıyor, va zamanla o hastalığa dönüşüyorsunuz.
Evet siz veya bir yakınınız farkında olmadan kendisine zarar veren böyle yanlış telkinlerde bulunuyorsa hemen kağıt kalemi eline alsın ve olumlu cümlelerini yazsın. Yazdığınız kağıdı görebileceğiniz bir kaç yere kopyalayın ve her gün yeni telkininiz tekrarlayarak bilinçaltınıza gerçekten işinize yarayacak mesajlar yollayın.
Sağlıkla ve sevgiyle ilerleyin, HEPİMİZ SAĞLIKLI VE MUTLU OLMAYI HAKEDİYORUZ 🙂
Arzu Bıyıklıoğlu
NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Haziran 2018 Programı Sıcacıkkkk….

haziran 2018-8

ÇAKRALARIN POZİTİF ENERJİ İLE DOLMASI İÇİN UYGUN ESMALAR

Çakralarin-yerleri[1]
99 adet esma-ül hüsna ve bütün bunların toplamın içinde barındıran ALLAH ismi karşımıza çıkar. Bu çakrayı açmanın en garantili yolu nefsin girişini bu çakradan kesmek ve temizlemek için eski tasavvuf ehlinin yaptığı gibi alını ve kalbi düşünerek Allah zikrini çekmektir.

Burada o kadar büyük bir pozitif enerji döngüsü oluşur ki negatif enerji titresimlerinin burada barınabilmesi olanaksızdır. “La ilahe illallah” dediğinizde bir nefsinizin giriş kısmına yani ajna çakraya dokunursunuz o temizlenir sonra kalp çakraya dokunursunuz daha önce bu çakra kapısından girip oraya yerleşmiş olan düşük frekanslı nefsinizin yuvalandığı düşük frekanslı enerjileri temizlemeye başlarsınız

işinize yarayabileceğini düşünüyorum.
1- KÖK ÇAKRASI – ya rabbi
2- SAKRAL ÇAKRASI – ya kadimu
3- SOLAR ÇAKRASI – ya halıku
4- KALP ÇAKRASI – ya rahim ya kerim
5- BOĞAZ ÇAKRASI – ya musahharas semevati vel ardı ve -ma fihima
6- ÜÇÜNCÜ GÖZ ÇAKRASI – ya alimu
7- TAÇ ÇAKRASI – ya muhyi
Her bir sorunlu çakra için 15-20 dk. çalışın.Bu zikir çalışması çakraları açtığı gibi temizlenerek pozitife dönmesine de yardımcı olacaktır. Bir süre bu çalışmalar devam edin mucizelere tanık olun..

alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »