İsme Göre Aşk Haritası

ask-testi[1]
İsminizin ilk harfi çok şeyinizi ele veriyor olabilir. Özellikle aşk ve cinsel hayatınızda nasıl biri olduğunuzu merak ediyorsanız aşağıdaki bilgiler size yardımcı olabilir. Tabii aşk yaşamını merak ettiğiniz belli kişiler de olabilir. Onların sadece ismini bilmeniz, merakınızı gidermek için yeterli.
A’LARA HAREKET LAZIM: İlla da ilişkilerinizde romantizm diye tutturduğunuz söylenemez! Daha çok aksiyonla ilgilisiniz. Hareket lazım size, hareket. Üstelik uğraştığınız her şeyde. Flört edecek kadar sabırlı değilsiniz. Ama dobralığınıza söyleyecek hiçbir şey yok. Eşiniz çok çekici olmalı. Özellikle fiziksel yönden. Çünkü siz buna çok önem verirsiniz.
B’LERİN İRADESİ KUVVETLİ: Duygusallık ve romantizm sizin özelliğiniz. Mum ışığında yemek, ay ışığında yürümek sizin için ideal. Sevgiliniz size hediye almak zorunda çünkü bu tür numaralardan hoşlanıyorsunuz. İradeniz çok kuvvetli.
C’LER FLÖRT SEVER: Sosyallik paçalarınızdan akıyor. Siz flörtsüz de duramazsınız. Sevgiliniz yandı her an yanınızda olmak zorunda. Tamam duygulu ve duyarlısınız ama seks de önemli değil mi? Biraz bencilsiniz, ne ayıp, sanki eşiniz, sevgiliniz size tapmak zorunda! Seksi sevmenize rağmen çok uzun süre hayatınızda seks olmadan yaşayabilirsiniz.
D’LER SADIK OLUR: Kafaya takmaya görün! Onu mutlaka elde edersiniz. İmkansız olsa bile kolay kolay vazgeçmezsiniz. Yardımseverliğin bu kadarı da fazla. Popülerliğinizin kaynağı da bu. Sıfatlarınız şunlar: Seksi, sadık, kıskanç ve bencil.
E’LER İLGİ İSTER: Seks sizin için zevkten daha öte bir şey! İş, stres, para, dış etkenler seks hayatınızı olumsuz yönde kolayca etkileyebiliyor. Ama her şeye rağmen asla seks duygunuzu tamamen kaybetmiyorsunuz. İhtiyacınız sürekli ilgi. Allah kolaylık versin.
F’LER SICACIKTIR: İdeal sevgili, ideal romantik. Sevgilinizi ilahlaştırıyorsunuz. Üstelik bundan zevk alıyorsunuz. Dışarıdan gösteriş düşkünü olarak görülebilirsiniz ama içinizde sıcak ve romantik bir insan var. Umarım peşinde koştuğunuz ideal sevgiliye ulaşırsınız.
G’LER AYRINTICI: Sizin için söylenecek iki sözcük: Müşkülpesent ve ayrıntıcı. Biraz özentisiniz. Statüsü sizden yüksek insanlarla ilişki kurmaya bayılıyorsunuz. Ayrıca bir özelliğiniz daha var, erotizmin zirvesine nasıl ulaşabileceğinizi iyi biliyorsunuz.
H’LER İYİ PARTNER: Sürekli bir arayış içindesiniz. Üstelik ne aradığınız da biliyorsunuz: Sizi her yönden zenginleştirecek bir partner. Onun için her şeyi yapabilirsiniz. Ama buna yatırım gözüyle yapmanız iyi değil. İtiraf edin bazen yapıyorsunuz!
I’LAR SEVGİ SEVER: Sevilmek için yaratılmış birisiniz. Sevgilinizin size tapması için her şeyi yaparsınız. Ama unuttuğunuz bir şey var, her şeyi hep ondan bekliyorsunuz. Bu kadar çabuk kırılmanızın nedeni bu. Sizin için aslolan güven duygusudur. Seks ise sadece doyurulması gereken bir ihtiyaç.
J’LER BAŞTAN ÇIKARIR: Müthiş bir fiziksel enerjiniz var. Sevişirken hiçbir güç sizi durduramaz. Partnerinizin yorulması hariç! Romantik olduğunuz söylenebilir ama sizi asıl ilgilendiren baştan çıkarmak. İdeal aşka inanıyorsunuz. İşiniz kolay değil.
K’LER CİDDİDİR: Ketum ve utangaçmış gibi görünüyorsunuz ama son derece şehvetli ve duyarlı bir insansınız. Ama bunu kimseye çaktırmıyorsunuz. Ticari kabiliyetlerinize maşallah. Bu işin bütün ayrıntılarına hakimsiniz. Ciddi görüntünüz insanlarda çekingenlik yaratıyor. Aldatmaktan ve aldatılmaktan nefret edersiniz.
L’LER TUTKULU: Aşk sizin için tutkuyla eşdeğer. Sevilmekten çok sevmeye önem veriyorsunuz. Birine bağlanmak sizin için çok değerli. Aşk konusunda her alanda başarı garanti. Bu yüzden biraz maymun iştahlısınız. Yeni tatlar deneme potansiyeline sahipsiniz. Tuzlu mu, tatlı mı, ekşi mi? Sevgilinizin işi zor çünkü entelektüel olmak zorunda.
M’LER KORUR: Çok duygusalsınız. Çok ama. Bir ilişkiye girdiğinizde tüm benliğiniz eriyip gidiyor. Birlikte olduğunuz insanı çocuk gibi koruyup, kolluyorsunuz. Ama onun bundan sıkılabileceğini hiç düşünmüyorsunuz.
N’LER ÇEKİNGENDİR: Sizi yakından tanıyanların asla inanmadığı iki sıfatınız var: Masum ve çekingen. Bu sadece görünüşünüz. Son derece aldatıcı. Seks konusunda çok yeteneklisiniz. Sekste tekdüzeliğe asla tahammülünüz yoktur. Maalesef mükemmeliyetçisiniz bu yüzden de sizin standartlarınıza uygun birini bulmanız çok zor oluyor.
O’LAR İÇİN GÜÇ ÖNEMLİ: Oooo sekse çok düşkünsünüz! Ama biraz da çekingensiniz. Enerjinizi başka alanlara yönlendirmeniz bu yüzden. Para ve güç sizin için çıkış yolu. Düşkün olmanıza rağmen seksi ciddi bir iş gibi görüyorsunuz, karşınızdakini de seksüel bir obje gibi. Bu yüzden itirazlar geliyor.
P’NİN HEDEFİ STATÜ: Sizin için hayatın anlamı sosyal statü. Biriyle birlikte olabilmeniz zor. Çünkü eli yüzü düzgün olmayan biri sizin statünüzü düşürür. Üstelik çok da zeki olmalı çünkü siz tartışmadan duramazsınız. Bu sizin için bir ihtiyaç!
R’LER AKIL ARAR: Birlikte olmak için en iyisi kendinizi kopyalamanız olurdu. Çünkü sizin tıpkı kendiniz gibi birine ihtiyacınız var: Entelektüel ve zeki. Akıl sizin için fiziksel güzellikten daha önemli. Ama bu seksin önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Eşiniz yatakta etkili değilse, öğretmekten zevk alırsınız.
S’LER FLÖRTÇÜDÜR: Gevezesiniz. En büyük zevkiniz konuşmak. Eşiniz dinlemekten hoşlanmıyorsa yandınız. Hayatınızdaki her şey derli toplu olmalı. Uyumsuzluk ve karmaşadan nefret ediyorsunuz. Siz her şeyi kontrol etmek istiyorsunuz. Çok flört ediyorsunuz. Sizin için flört seksten önemli. Ama bir kere kalbinizi kaptırmaya görün, dünyanın en sadık insanı oluverirsiniz. Size uygun sevgili bulamazsanız, iyi bir kitapla da idare edebilirsiniz.
T’LER AŞKA DÜŞKÜN: Tam bir romantik. Aşka düşkünsünüz. Flört için ideal bir tipsiniz. Aşık olduğunuzda romantiksiniz ve bu yüzden de kırılgansınız. Ufak bir aksilik ayaklarınızın yere basmasını sağlar. Anında gerçekçi olursunuz.
U’LAR SEVGİSİZ OLAMAZ: Aşık olduğunda gerçekçi, aşık olmadığı zamanlarda aşka aşık bir tip. Her zaman değer verecek birini arar. Sevmek için yaratılmıştır. Sevgilisini her şeyin üzerinde tutar.
V’LER TEHLİKEDE: Sizden adam olmaz, her zaman özgürlük ve heyecan peşindesiniz, üstelik gizemli insanlar ilginizi çekmek ne kelime, sizi büyüler. Ya yaşça büyük ya da küçük insanların peşinde koşarsınız. Bu yüzden bütün ilişkileriniz tehlikelidir.
Y’LER İSPAT PEŞİNDE: Bağımsızlık, sloganınızdır. Biriyle olmanız zor, haliyle. Her zaman kendinizi ispatlamak zorundasınız. Özellikle sevgilinize karşı. Ya o da kendini ispatlamaya kalkarsa? Ama Allah için son derece açık ve çekici bir insansınız. Sekse önem veriyorsunuz. Ama para daha önemli.
Z’LER EVLİLİK İSTER: Aşkın acı çekmek olduğunu artık biliyorsunuz. Samimi, hassas, duygusal ve hayalperestsiniz. Başı dertte olan insanlar için, sizden daha iyi biri bulunamaz. Üstelik her zaman da sevgilinizin kurtarıcısısınız. Ama paylaşmaktan çok hoşlanmıyorsunuz. Özel hayatınızı, sırlarınızı kendinize saklıyorsunuz. Belli olmasa da seksi seviyorsunuz. Evlenmek zorundasınız yoksa yapamazsınız.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kadın Ruhundan Anlamak Ne Demektir?

28782821_10155356502123030_7081947441248629553_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatınızı Farkettirmeden Mahveden ve Acilen Kurtulmanız Gereken 12 Zehirli İnsan Modeli

aglayan-kadin-filoji[1]

 

Dünya çok ilginç bir yer ve içinde çok değişik şeyler barındırıyor. Elbette bu kadar karışık ve büyük bir sistemde her türden insan bulunuyor. Herkesin iyi ve kötü yanları olduğundan kimse mükemmel değil ANCAK gerçekten iyi olmayan ve kötü niyetler barındıran insanlar var. Moralinizi düşüren ve size saygıyla davranmayan biriyle iletişimde olmak istemezsiniz.
İşte hayatınızdan çıkarmanız gereken bir takım zehirli insanlar olduğunu gösteren 12 işaret

12- Kalbiniz size yol gösterir

İç güdülerinizden ve kalbinizden geçenden asla şüphe etmeyin. Eğer içgüdülerinize güvenirseniz çoğu zaman haklı çıkacağınızı göreceksiniz. Eğer zehirli bir insanla birlikteyseniz, ki bu insan ister arkadaşınız ister eşiniz olsun, nasıl bir insan olduğunu HEMEN anlayacaksınız. Sürekli onların arkalarını toplamaktan bunu çok geç ve zor bir şekilde anlayacaksınız. Eğer yaşadığınız bir durum size tuhaf hissettiriyorsa iki kere düşünmeden o durumdan hemen kurtulun.
11- Sık sık öfkelerini kontrol edemezler

Zaman zaman herkesin öfkesini kontrol edemediği durumlar olur ancak gerçekten zehirli olan bir insan sinirlidir ya da neredeyse her zaman öfke nöbetleri geçirir. İçlerinde bulundukları durum ne olursa olsun sürekli olarak öfkeyle hareket ederler ve sinirli bir şekilde cevap verirler. Sonuçta öfkenin nasıl meydana çıktığını biliyoruz. Bu sinirli durumların hepsini alttan almanız mümkün olmayacak. Sık sık kaybedilen öfke kontrolü ve karşı tarafın sizi suçlamasıyla karşılaşıyorsanız size kesin olarak şunu söyleyebilirim ki hayatınızdaki kişi tam olarak zehirli biri!
10- Sürekli geçmişe dönerler

Sizin asla geçmişe takılmadan devam etmeniz gerekir ancak bazı insanlar sizi eski durumlarınıza ya da alışkanlarına döndürmekten zevk alır ve durağan bir zamanda yaşıyor gibi görünürsünüz. Bu tür arkadaşlar, bir şekilde sizi kendinizi geliştirmenizden ve devam etmenizden alı koymayı başarır. Kendileri ilerlemek istemediği için sizinde eski hayatınızdan ve davranışlarınızdan kaçmanıza izin vermezler.
9- Kontrol manyaklarıdır

Hepimiz bizi kendi işlerine çekerek manipüle eden bu insan tipini biliriz. Bu insanlar konu arkadaşlık olduğunda aşırı derecede inatçıdır ve dominanttır. Bazı şeylerin belirli bir yolla ya da sadece kendi istedikleri şekilde olmasını isterler. Diğer insanların rahat olmaları onlar için önemli değildir ve olabildiğince çok şeyi kontrol ettiklerinden emin olmaya çalışırlar.
8- Kurban rolünü oynarlar

Zehirli bir bir insan her zaman kurban rolünü oynar ve bu insanın yaptığı her şey kendine göre doğrudur. Bir şekilde her durumu kendi lehlerine çevirmeyi başarırlar ve suçu başkasına atma planları hazırdır bile. Konu o olmasa bile kandırıldıklarına ve adil olmayan bir şekilde muamele edildiklerine inanırlar. Kendi yaptıklarının sorumluluğunu alamayan biri ARKADAŞı bırakın ancak kurtulmanız gereken bir yük olabilir.
7- Merhametsizlerdir

Problem onlarla ilgili değilse çok büyük ve görünür bir şekilde merhametsiz davranırlar. Diğer insanlar için asla endişelenmezler ve hiç kimsenin kaybını ya da problemlerini umursamazlar. Ancak, ne zamanki o problem kendilerini de ilgilendirir işte o zaman kalplerinde ani bir değişim meydana gelir. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın sendromuna yakalanmış bu insanlar genellikle size samimi bir şekilde değer veren insanlardan biri değillerdir.
6- Narsistlerdir

Kendini beğenmiş biriyle arkadaş olmayın çünkü böyle tipler bu konuda gerçekten berbatlardır. Hatta bazısı bunu bir üst seviyeye taşıyarak kendini beğenmişlikten tam bir narsist olmaya kadar işi götürürler. Bu tür insanlar kendilerine o kadar takıntılılardır ki ne kadar iyi bir insan olduklarıyla alakalı sonsuza kadar konuşabilirler. Hatta bir konuşmayı sırf kendileriyle alakalı konuşmak için başlatabilirler. Sırf kendisiyle ilgilenen biri onu dinleyecek bir dinleyiciyi hak etmez.
5- Kıskanç ve hasettirler

Böyle insanların etrafında olmayı bırakın bunlarla konuşması bile aşırı derecede zordur. Bu kıskanç tipler her zaman başarınızı küçümser ve sanki önemsizmiş gibi göstermeye çalışır. Bunu sadece onun bir parçası olmadıklarında yaparlar. Bu tür insanlar her zaman motivasyonunuzu düşürür ve başarılarınızı aza indirgemeye çalışır ancak size bunları yapmalarına asla izin vermeyin. Bu davranışlar onların öz güvensizliklerinden filizlenerek sizin olduğunuz yere kadar ulaşır!

4- Dramları asla sona ermez

Nereye giderlerse drama onları takip eder. Gittikleri her yere bir miktar da huzursuzluk ve dram götürmeyi ne kadar adet haline getirdiklerini fark edersiniz. Bu zehirli insanlar dramla beslenirler, dedikoduları ve yalanları ilk yayan kişi olduklarından bu da daha fazla gereksiz dramı hayatlarına getirmeleriyle sonuçlanır.
3- Eleştirirler

Sizi sürekli olarak eleştiren ve yeterince iyi olmadığınızı söyleyen biri arkadaş olarak adlandırılmayı hak etmez. Size verecek hiçbir tavsiyeleri ya da önerileri olmamasına rağmen size sadece yanlış yaptığınız şeyleri söylerler. Bu insanlar kendi değerlerini arttırmak için bu çarpık davranışı sergileyerek durmadan moralinizi bozarlar.
2- Her zaman haklıdırlar ve asla yanılmazlar

Bu insanlar kendi haklılıklarını kanıtlamak için çok uç şeyler bile yapabilirler. Asla hatalı değillerdir. Durumun ya da fiziksel olayın ne olduğu önemli değildir. Önemli olan tek şey gün sonunda sadece onların söylediklerinin doğru olmasıdır.
1- Dedikodu yapmayı severler

Bu insanlar küçük dedikoducu kızlardan biri olmayı severler ve dedikoduyla yaşarlar. Dedikoduyu başlatan da yayan da, hatta ve hatta üstüne katarak anlatan da onlardır. Size dedikoduyu getiren insanın kim olduğuna dikkat edin çünkü söyleyeceğiniz şeylerin başka bir yerde konuşulmayacağını asla bilemezsiniz. Buna sunulabilecek tek çözüm dedikoduyu teşvik etmemek, buna katılmamak ve dinlememektir. Cahilliğin mutluluk olduğunu söylerler ve bu durumda sanıyorum ki öyle.
KAYNAK: filoji.com/hayatinizi-farkettirmeden-mahveden-ve-acilen-kurtulmaniz-gereken-12-zehirli-insan-modeli/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Gelmiş Geçmiş En Güçlü Karışımlardan Biri…

pancar-havuc-suyu-organik[1]

Bay Seto akciğer kanseri idi… Çin’de ünlü bir Herbalistin tavsiyesi üzerine bu içeceği içmeye başladı. 3 ay boyunca düzenli bir şekilde bu içeceği kullandı ve şimdi sağlığına kavuşmuş durumda.
Bu içeceği hazırlamak için ihtiyacınız olan şeyler:

1 adet pancar kökü
1 havuç

1 elma
Hepsini Blendırda karıştırın. Veya suyunu sıkın. Bu meyve suyundan vücudun ihtiyacı kadar için. Fazla abartmayın.
Kırmızı Pancar Lösemi ve diğer kanser türlerinde etkilidir.
Kırmızı Pancar vücüttaki ve kandaki toksinleri temizler.
İLTİHABI ÖNLEMEYE YARDIMCI/ Birçok besinde bulunmayan, hücreleri, enzim ve proteinleri koruyan betalain grubu bir madde içerir.

DETOKS ETKİSİ Kanın temizlenmesi ve karaciğerin zehirlerden arınmasına yardımcı olduğu bilinmektedir.
Bu mucize içeceğin etkili olduğu diğer rahatsızlıklar:

1) Gelişmekte olan kanser hücrelerini önlemekte.
2) Karaciğer, böbrek, pankreas hastalıklarını önlemekte ve ülser tedavisinde de kullanılabilmekte.
3) Akciğeri güçlendirir, kalp krizi ve yüksek tansiyonu önler.
4) Bağışıklık sistemini güçlendirir.
5) Kızarmış, yorgun veya kuru gözlere iyi gelir.
6) Kas ağrısını ortadan kaldırmaya yardımcı olur.
7) Bağırsak hareketlenmesine yardımcı olarak kabızı ortadan kaldırır.

Detoks olarak da kullanılabildiğinden cildiniz daha sağlıklı ve parlak bir görünüme sahip olacaktır.
8) Boğaz enfeksiyonuna iyi gelir.
9) Regl ağrısını azaltmaya yardımcı olur.
10) Saman nezlesine iyi gelir.

Kaynak: bitkilog

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Kadın bütün istikbalini bir adamın vicdanına, aşkına, samimiyetine, günün sonunda bir gün aklının karışmasına yanılgılarına bırakmamalı”

251213[1]

 

Kadın evinde üretimden çekilip bütün istikbalini bir adamın vicdanına, aşkına, samimiyetine, günün sonunda bir gün aklının karışmasına yanılgılarına bırakmamalı”

Mehmet ASLANTUĞ

Ölümsüzlük meyvesi hünnap

olumsuzluk-meyvesi-hunnap-b[1]

Hünnap meyvesinin faydaları nelerdir?

Minicik cüssesiyle şifa dağıtan mucize meyve hünnap pek çoklarına tanıdık gelmeyebilir. Eylül ve Ekim aylarında taze olarak bulunabilen, yılın geri kalanında ise kuru olarak tüketilen hünnabın faydaları saymakla bitmiyor.

Ölümsüzlük meyvesi hünnap
İçindeki vitaminler ve antioksidan özelliğiyle pek çok hastalığın iyileştirilmesini destekliyor, vücuda enerji veriyor, kilo vermeye yardımcı oluyor, cilt sağlığına ve kas gelişimine katkıları bulunuyor. Ayrıca antioksidan özelliği ile meme kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerine karşı vücudu koruyor.

Marmara Bölgesi, Batı ve Güney Anadolu’da bolca bulunan bu minik lezzet küpü öyle faydalı ki, Çin’de “ölümsüzlük meyvesi” ya da “Tanrı’nın bir hediyesi” gibi sıfatlarla anılıyor.

İlkbaharda sapsarı çiçekler açıp etrafa misler gibi kokular saçan hünnap ağacının meyveleri sonbahara doğru olgunlaşıyor. Eylül başından Ekim sonuna kadar tezgahlarda ve marketlerde bolca bulunuyor. Zeytin büyüklüğünde olan hünnap meyvesi, dış görünüşü itibariyle iğde meyvesiyle karıştırılabiliyor. Üzerinde kahverengi tonlarında incecik bir kabuğu bulunan meyve, Türkiye’de halk arasında “innabi”, “ünnap” ya da “çiğde” isimlerini de alıyor. Çiğ, reçel olarak ya da tatlı ile yenebiliyor.

 

Faydaları say say bitmiyor

Düşük kalorili oluşu ve enerji vermesi nedeniyle, kilo verme konusunda yardımcı oluyor, özellikle spor yapanlara önemli bir destek veriyor.
İçindeki A ve bolca C vitamini sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor, vücudu hastalıklara karşı koruyor.
Niyasin olarak da bilinen B3 vitamini sayesinde kan dolaşımının düzenli bir şekilde devam etmesini sağlıyor.
Yine B3 vitamininin etkisiyle, sinir sistemi fonksiyonlarının da sağlıklı bir şekilde sürdürülmesine katkıda bulunuyor.
Güçlü antioksidan özelliği nedeniyle bu minicik meyve, karaciğer rahatsızlıklarının iyileşme sürecine olumlu etkilerde bulunuyor.
Antioksidan özelliği, cilt sağlığını koruma ve cildi güzelleştirme konusunda da önemli katkılar sağlıyor.
Kabızlık gibi durumlardan kolayca kurtulmayı sağlıyor, sindirim ve boşaltım sisteminin düzenli çalışmasına destek oluyor. Tabii çok tüketmemek kaydıyla…
İçindeki kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik ve kas gelişiminde önemli bir rol üstleniyor.
Hünnabın içinde potasyum da bol miktarda bulunduğundan kalp ve damar sağlığını destekleyici etkiler gösteriyor.
Hünnap kanser türlerine karşı etkili
Yapılan araştırmalara göre hünnap antioksidan etkisi sayesinde, meme kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerine karşı vücudu koruyor ve kanserli hücrelerin büyüyüp yayılmasına engel oluyor. Antioksidanlar, vücuda giren serbest radikallerle reaksiyona girip vücuda zarar vermelerini önlüyor.
Hamilelik veya emzirme dönemlerindeki kadınların ve ağır hastalıklarla mücadele edenlerin, hünnap ya da günlük rutinleri dışındaki farklı bir yiyeceği tüketmeden önce doktorlarına danışması öneriliyor.

Hünnap meyvesinin faydaları nelerdir?

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Önemli Kadın Ressamlarımızdan Fahrelnisa Zeid’in 23 Tablosu

 

1901 yılında Büyükada’da doğan Fahrelnisa Zeid, pek çok sanatçı yetiştirmiş Kabaağaçlı ailesindendir.
Ailenin geçmişi asker kökenlidir. Dedesi Miralay Mustafa Asım Bey, Afyon’un Kabaağaçlı köyüne yerleşip burada bir çiftlik sahibi olduğundan, aile Kabaağaçlı soyadını almıştır. Oğullarından Cevat Paşa, Abdülhamit’in sadrazamlığını yapmıştır. Diğer oğlu Şakir Paşa da asker olmasının yanı sıra aynı zamanda diplomattır ve Osmanlı Devleti’ni yurt dışında elçi olarak iki kez temsil etmiştir. Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı ve ressam Aliye Berger, Fahrelnisa Zeid’in kardeşleridir. Yine kendisi gibi ressam olan Nejad Devrim oğlu, tiyatro oyuncusu Şirin Devrim ise kızıdır. Seramik sanatçısı Füreya Koral ve ressam Cem Kabaağaçlı da yeğenleridir.

sakir-pasa-ve-ailesi[1]

 

Şakir Paşa Ailesi
En arkadaki kisi Şakir Paşa’dır. En altta oturan çocuklar (soldan sağa) Fahrelnisa, Cevat Şakir (Halikarnas Balıkçısı) ve Aliye’dir.
Ailesi kendisine Fahrünnisa diye hitap etse de, yurt dışında ve resimlerindeki imzada adını Fahrelnisa olarak kullanmayı tercih etmiştir. Resme olan ilgisinin çocuk yaşlarda başladığı bilinmektedir. 9-10 yaşlarında başlayan bu ilgi, 14 yaşındayken olgun ressamlar gibi desenler çizmesini sağlamıştır.

fahrelnisa-zeid-mevleviler[1]

Mevleviler, 1912

 

Akademik eğitimine Sanayi-i Nefise’nin ilk öğrencilerinden olarak başlayan Zeid, daha sonra Paris’te Ranson Akademisi’nde Stalbach ve Bissière’nin yanında, 1929-30 yıllarında da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde Namık İsmail’in yanında resim çalışmalarına devam etmiştir.
İlk evliliğini İzzet Melih Bey ile yapmıştır. Ressam Nejad Devrim ile oyuncu Şirin Devrim bu evlilikten olan çocuklarıdır. Bu dönem kendisi, güzelliği ve kültürü ile belli çevrelerde oldukça beğenilen ve popüler bir isimdir. O dönemki güzellik yarışmalarında jürilik yaptığı bilinmektedir. Bunların dışında İngiltere’nin Türkiye büyükelçisi Clerk’in eşinin yazdığı bir Fransızca tiyatro oyununda oynadığı da bilinmektedir. Dönemin sanat çevrelerinin aranan isimlerindendir. Bir süre resim çalışmalarına ara verdikten sonra 1942’de D Grubu Ressamları’na katılmıştır. 1944’te Maçka’daki evinde ilk özel sergisini açmış, ardından da Avrupa’ya giderek Londra ve Paris’te yaşamıştır.

fahrelnisa-zeid-emin-efendi-lokantasi[1]

Emin Efendi Lokantası, 1944

fahrelnisa-zeid-buyukderede-kis[1]

Büyükdere’de Kış, 1946
İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki erken dönem desen çalışmaları figüratif nitelikte, anıtsallık kaygısıyla yapılmış ve daha çok iç mekan tasvirleri olarak karşımıza çıkar. Bu iç mekan çalışmalarında daha çok minyatürleri andıran bir mekan kurgusu vardır. Kalın boyalı, derinlik yanılsamasının kasıtlı olarak ihmal eden ve renklerin ön planda olduğu bu dönem resimleri Matisse’yi anımsatmaktadır.

fahrelnisa-zeid-isimsiz[1]

İsimsiz, 1950

fahrelnisa-zeid-soyut-kompozisyon[1]

Soyut Kompozisyon, 1951
1940’ların sonu, artık en bilinen yapıtları olan soyut kompozisyonlarına yönelmeye başladığı yıllardır. Bunlar son derece anıtsal ve ışıklı renklerin kullanıldığı, yoğun bir lirizm içeren eserlerdir. Fahrelnisa Zeid’in sanatındaki soyutun kaynakları üzerine, dönemin eleştirmenleri birbirinden farklı görüşler dile getirmiştir. Avrupalı eleştirmenler oryantalist ve politik bir ilgiyle onu ele almış ve sanatındaki öğelerde özellikle Doğu’ya dair izler aramışlardır. Geometrik ve serbest soyutlamacı kompozisyonlardan oluşan bu yapıtlarda kimilerine göre bir İslami estetik söz konusudur. Batılı sanat ortamı Zeid’i Doğulu bulurken, aynı dönem Türkiye sanat ortamı ise fazla Batılı bulmaktadır. Zeid’in kendisini Türkiye sanat ortamının belirleyici tartışma ve ideolojilerinin dışında tutması, onun burada yeterince yerli kabul edilmemesine yol açmıştır.

 
Fahrelnisa Zeid, 1950-1960 yılları arasında bir yandan da Amerikan soyut dışavurumculuğunun romantik kanadını anımsatan bir soyuta ulaşmıştır. Resimsel ayrıntılardan çok malzemenin kendini okutması isteği öne çıkar, konu bu dokulandırma ve boyamanın gerisinde kalır.

fahrelnisa-zeid-gunes-arenasi[1]

Güneş Arenası, 1962
Büyük tuval üzerine küçük kareler, üçgenler, dörtgenlerden oluşan geometrik formları sarı, kırmızı, yeşil, beyaz ve mor renklerin en parlak, çarpıcı değerleriyle coşkuyla boyamıştır. Kontrast renkler cesaretle uyum endişesi taşımadan kullanılmış olmakla birlikte, bu zıt renkler sabırla bir araya getirilerek çok farklı, özgün ve çarpıcı bütünler oluşturmuş, ışıldayan, dağılan küçük renkli geometrik parçaların yarattığı bir ağa dönüşmüştür.

fahrelnisa-zeid-break-of-the-atom-and-vegetal-life[1]

 

Break Of The Atom And Vegetal Life (Atom Patlaması ve Bitkisel Hayat), 1962
Zeid, 2013’te bu tablosunun satışıyla Ortadoğu’nun en yüksek fiyatla satılan eserini resmeden kadın sanatçı unvanını kazandı. Zeid bu resminde İslam hat sanatının estetiği ile Sufizmin mistik karakterlerini, Paris’te bulunduğu yıllarda etkilendiği Bizans ve Batı sanatının estetiği ile harmanlamıştır. Onun resimlerindeki yazısal ritim ve geometri, hiç kuşkusuz tasavvufi, kendini yineleyen, geometriye ve çizgiye dayalı Doğu gizemciliğinin bir uzantısıdır. Bu anlamda çizgi ve geometri, yapı kuran değil ama yinelenen bir kendinden geçişe karşılık gelmektir. O nedenle, Zeid’in soyut sanatında, temelinde mistisizm olan üç ayrı gösterimden söz etmek gerekecektir: İzlenimler, doğaçlamalar, kompozisyonlar.

 

fahrelnisa-zeid-billur-gozlu[1]

Billur Gözlü
1934’te İzzet Melih Bey ile olan evliliğini bitirerek, Prens Emir Zeid ile evlenmiştir. Emir Zeid, Ürdün kralı Abdullah ile Irak kralı Faysal’ın küçük kardeşidir ve o dönem Ankara’da Irak elçisi sıfatıyla bulunmaktadır. Bu evlilikten sonra Fahrelnisa Zeid, prenses unvanını almıştır ve Avrupa ülkelerindeki sanatsal çalışmalarında da kendisinden Prenses Fahrelnisa olarak bahsedilmiştir. Eşinin elçilik yaptığı Berlin ve Londra’nın yanı sıra, Prens Emir Zeid’in kral naibi olduğu dönemde bir ara Bağdat’ta da yaşamıştır. Prens’ten, Raat Zeid adında bir oğlu olmuştur. Irak’ta çıkan isyan sonucu kral ve yakınları öldürülmüş, dolayısıyla yeni hükümet Emir Zeid’in Londra büyükelçiliği görevine son vermiştir ve Zeid çifti bunun üzerine Paris’e yerleşmiştir.

fahrelnisa-zeid-paris-vegatable-market[1]

 

Paris Vegetable Market
Fahrelnisa Zeid eşinin ölümünün ardından, oğlunun görev yapmakta olduğu Ürdün’e gitmiş ve Amman şehrinde yaşamaya başlamıştır. Sanatçı 1991 yılındaki ölümüne kadar da burada yaşamayı sürdürmüştür. Zeid’in ölümü üzerine Ürdün kralı, ülkesinde ulusal yas ilan etmiştir. Prenses Fahrelnisa, Ürdün Kraliyet Mezarlığı’na defnedilmiştir.

fahrelnisa-zeid-ammanda-turk-sefiresi[1]

 

Amman’da Türk Sefiresinin Portresi, 1980
Zeynep Oral onunla bir söyleşi yaptığında “Neden portre?” diye sorar. Aldığı yanıt şöyledir: “Eşim Zeid’imi yitirdikten sonra kendimi bir uçurumun başında buldum. Boşluğa yuvarlanmamak için, bomboş atölyemde bana bir mevcudiyet gerektiğine inandım. Ve Zeid’in portresini yapmaya başladım. Artık atölyemde yalnız değildik. Portre ve ben birbirimizi bulmuştuk.”

fahrelnisa-zeid-nofa[1]

Nofa, 1980
Fahrelnisa Zeid, Nofa isimli yapıtında Ürdün’ün önde gelen ailelerinden bir öğrencisinin üç kızından en büyüğünün on beş yıl sonraki halini tasavvur ederek resmetmiştir.

fahrelnisa-zeid-cerkez-gelin[1]

Çerkez Gelin
Fahrelnisa Zeyd, Ürdün’ün önde gelen ailelerinden bir öğrencisinin kardeşinden esinlenerek 1980’li yılların başlarında resmetmiştir Çerkez Gelin tablosunu.

fahrelnisa-zeid-kirmizili-kadin-portresi[1]

Kırmızılı Kadın Portresi, 1984

fahrelnisa-zeid-divine-protection[1]

Divine Protection, 1981

Fahrelnisa ve Çocukları
Londra’da 4, Paris’te 6 sergi açmıştır. Londra’da 1947 yılındaki sergisinin açılışına İngiltere kraliçesi Elizabeth de gelmiştir. Adolf Hitler’in Zeid’in resimlerinden övgüyle bahsettiği de bilinmektedir. Bunun dışında Amman’da, Amerika Birleşik Devletleri’nde, İsviçre’de ve Belçika’da eserleri sergilenmiştir. Dünyanın sayılı müzelerinde, imzasını taşıyan tablolar bulunmaktadır.
Nejad Devrim’in eşi Maria Devrim “Eşimin annesiyle ilişkisi zor bir ilişkiydi, çünkü Fahrelnisa Zeid oğlunu kıskanırdı” diyor. Oğul ise annesine olan hayranlık ve kızgınlıklarıyla resme sarılıyor, annesiyle resim aracılığıyla hesaplaşmak ve belki de bu şekilde kendini bulmak istiyor. Oğul annenin peşinden koşarken kendini buluyor, ressam Nejad Melih oluyor.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tüm Sıkıntılarımızı Küçük Bir Yumak Haline Getirdiğimizi Hayal Ediyoruz…

IMG_8129

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Günlük sakızı (Buhur)’un mucizevi faydaları?

28871829_228817047688425_8070687309890821110_n[1]

 

Dr.Aidin hanımın tavsiyesi Günlük sakızı!
Günlük sakızı (Buhur)’un faydalarını duymuş muydunuz?
Akgünlük ağacının reçinesinden elde edilen bir sakız günlük sakızı. Kadim geleneklerde de, kadim tıpta da önemi çok büyük. Koruyucu hekimlikte de çok kullanılmış, hastalıkların direkt tedavisinde de. Faydaları da saymakla bitmez denecek cinsten. Gün içerisinde günlük sakızı çiğnemeyi adet edinmek, pek çok hastalığı önlemeye ve tedavi etmeye yardımcı olabilir. Dr. Aidin Salih, günlük sakızı hakkında şunları söylüyor:
Günlük sakızı fizyolojik açıdan çok etkilidir. En çok akciğer, beyin ve karaciğer hastalıklarında kullanılır. Akciğerde, beyinde oluşan tümör veya kanserlerde günlük sakızını mutlaka öneriyoruz.
Günlük sakızı çiğnenerek, toz halinde yutularak veya yağı ile masaj uygulanarak kullanılır. Çocuklar günlük sakızını bal ile çiğneyebilirler. Günlük sakızı acı bir drog olmasına rağmen emziren annelerin de kullanabileceği bir drogtur.”

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gazetenin geri dönüştürülmüş hammaddesi içinde bulunan tohumlar, yeşerip çeşitli bitkilere dönüşmekte.

28166604_10155585772364541_393301559834041595_n[1]

Japonya’nın en çok okunan gazetelerinden biri olan Mainichi Shimbunska, %100 sürdürülebilir bir gazete tasarımıyla dikkat çekiyor.

Bu gazeteyi okuduktan sonra toprağa gömdüğünüzde, kendi ana maddesi olan bitkiler yetişiyor.

”Çevreci Gazete” diye adlandırılan Mainichi Shimbunsha, toprakla buluştuğunda gazetenin geri dönüştürülmüş hammaddesi içinde bulunan tohumlar, yeşerip çeşitli bitkilere dönüşmekte.

Gazetenin mürekkebi ise sebze kaynaklı ve bitkiler için gübre görevi görüyor…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hemen herkesin yaşadığı bu 10 hastalığa karşı 10 doğal çözüm yöntemi

fft99_mf8218159[1]

 

Hemen herkesin yaşadığı bu 10 hastalığa karşı 10 doğal çözüm yöntemi
Halk arasında faydası tartışılmaz doğal sağlık yöntemlerini sizin için derledik. Hepsi basit malzemeler ile kolayca yapabileceğiniz, her rahatsızlığa deva çok etkili yöntemler bunlar…Mide bulantısı, öksürük, girip, nezle… Astım, nefes darlığı, burun tıkanıklığı… Hepsi için tamamen doğal ve etkili tariflerimiz var.

1. Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek İçin : Bal ve zencefil : Her evde zencefilin bulunması gerekmektedir.
Çünkü kış aylarında mutfağın başköşesinde duran balın içerisine koyulmadan tüketilmez.Zencefil ve bal karıştırıldığında ortaya çıkan formülü tükettiğiniz taktirde hasta olmaktan son anda kurtulabilirsiniz.Bal bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Balı tarçın ya da karabiber ile de tüketebilirsiniz. Hepsi en doğal yöntemlerden biridir.

 

2. En İnatçı Öksürüğü Bile Kesmek İçin :
Siyah turp ve bal : Evde hazırlayabileceğiniz kolay yöntemlerden biridir. Özellikle öksürüğe karşı oldukça etkilidir. Hazırlanış: Siyah turpun ucunu ve kök kısmını minik kesin. Turpun içini bal ile doldurun. Bir bardak ya da turpun yüksekte durması için dar ağızlı bir kaseye koyarak turpun balın içinden süzülmesini sağlayın.Turpun sulanması sonucu ortaya çıkan suyla birlikte bardağa süzülen balı “şifa olsun” diye içebilirsiniz.

 

3)Vücudu Mikroplardan Arındırmak İçin :
Ballı, biraz da limonlu su : Sabah uyandıktan sonra yada gün içinde hafif tok hafif aç olduğunuz zamanda bir bardak suyun içerisine ekleyeceğiniz bal ve limon sayesinde vücudunuzdaki mikroplardan kurtulabilirsiniz. Mikroplardan arındırmakla kalmayıp bütün enerjinizi yerine getirir .

 

4)Soğuk Algınlığı İçin :
Tahin – pekmez : Soğuk algınlığına karşı korunmak istiyorsanız keçiboynuzu pekmezi tüketebilirsiniz. Harnup pekmezinin tek başına yenilmesi zor olabilir. Bu yüzden tahin ile karıştırarak tüketebilirsiniz.

 

5)Öksürük ve Nefes Darlığı İçin :
Ayva yaprağı çayı : Özellikle kış aylarında meydana gelen öksürüğü ortadan kaldıran çaylardan biridir. Nasıl yapılır: Tüketilecek kadar su kaynatılır. Kaynadıktan sonra içine ayva yaprakları ekleyin ve demlenmesi için bekleyin. Demlendikten sonra kaynatmaya devam edin ve 15 dakika daha demlenmesini sağlayın. Çay biraz ılıdıktan sonra içine bal eklenir ve içilir.

 

6)Bağışıklığı Güçlendirmek İçin :
Nane – limon : Hastalığa yakalanmak istemiyorsanız ve bünyenizi güçlendirmek istiyorsanız nane-limon tüketmelisiniz.

 

7)En İnatçı Öksürüğü Şıp Diye Kesmek İçin :
Kuru incir ve süt karışımı : Soğukların getirmiş olduğu öksürük gibi hastalıklar artık oldukça sık görülmektedir. Unutmayın ki her hastalığın doğal bir çözüm yolu vardır. Bu doğal yöntemlerden biri de kuru incir ve süt ile hazırlanan,neredeyse tatlı niyetine yenip içilebilecek bu karışımdır.Hazırlanış: Bir bardak süte 2-3 tane kuru incir ekleyin. Daha sonra sütü kaynatın ve içine kuru incir atın. Ocağın altını kısın ve 5 dakikayı geçmeyecek şekilde bekleyin,ardından ateşten alın. İsterseniz içine ceviz,fındık,badem gibi kuruyemişler ekleyebilirsiniz.

 

8)Grip ve Nezleden Kurtulmak İçin :
Tavuk suyu çorbası : Kokusuyla bile içinizi rahatlatan çorbalardan biridir. Üzerine bir de limon sıkılınca şifanızı içmiş olacaksınız. Ama bu konuda bir uyarı yapmamız şart. Eğer köy tavuğu bulamıyorsanız, bu çorbaları hiç yapmayın. Bunun yerine gidin bir kelle-paça çorbası için. Beyran çorbası için. Artık asıl şifa bu çorbalarda.

 

9)Vücudunuza Can Katmak İçin :
Mesir macunu : Kökeni yüzlerce yıl öncesine dayanan ve 41 çeşit bitkinin şifasını içeren macun türüdür. Günlük hayatta herkesin başına gelen nezle,grip,soğuk algınlıklarının birebir şifası denilebilir.

 

10)Kan Şekerini Dengelemek İçin :
Mısır püskülü çayı : Mısır sapı ve püskülleri çayını tükettiğinizde kan şekerinizi ve bağışıklık sistemini dengeleyecektir. Yaparken bazı kriterlere uymalısınız; Püskülleri suyun içine atıp kaynatmamalısınız.Bu çayı doğru bir şekilde yapmak istiyorsanız kaynatılmış suyun içine sonradan mısır püsküllerini ekleyip 15 dakika demlenmesini bekleyin.

Kaynak: hamarat abla

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Duygusal Zekâsı Yüksek Ve Hisleri Kuvvetli İnsanlarda Görülen 11 Özellik Ve Belirti

empat-ozellikleri[1]

 

Empati yetisi kuvvetli sezgisel insanlar diğer insanlar tarafından “fazla duygusal” olarak tanımlanırlar. Sık sık duygularını abarttıkları söylenir. Bu söylediklerim size çok tanıdık geliyorsa, sizin de bir empatik olmanız söz konusu olabilir! İşte empati yetisi yüksek olanlarda bulunan özellikler;
1. Çok hassastırlar.

 

Empatik biriyseniz etrafınızdaki duygu değişimlerini hemen yakalayabilmeniz çok olasıdır. Bunun sebebi güçlü bir empati yeteneğine sahip olmanızdır. Empatik bir kişi etrafındaki kişilerin duygularına dokunabilir ve onları kolayca tanıyabilir. Bu yüzden insanlarla derin duygusal bağlar kurabilirler.
2. Kendilerine yalan söylenildiğini hemen anlarlar.

Empatikler bakışlarınızdan bile yalan söyleyip söylemediğinizi anlayabilirler. Kimse kendisine yalan söylenilmesinden hoşlanmaz. Fakat empati yetisi yüksek bir birey için bu daha da fazlasıdır. Çünkü daha yalan ortaya çıkmadan karşısındakinin kendisini kandırmasına şahit olurlar.
3. Üzücü durumlar onları diğer insanlardan daha çok etkiler.

Bir empatiğin üzücü bir durum karşısında sakin kalması çok zordur. Onlar etraflarındaki her türlü negatif duygudan derin bir şekilde etkilenirler. Negatif duygulardan bulaşıcı bir hastalık gibi kaçarlar. Çünkü empatikler birinin yaşadığı üzücü bir olayı duyduklarında kendileri yaşamışçasına üzülebilirler. Bunu sık sık tecrübe ettikleri için kendilerini sinirsel olarak yorgun hissedebilirler.
4. Kalabalıklardan çok hoşlanmazlar.

Empati yetisi güçlü olan bireyler her bir kişilik tipini bünyelerinde bulundururlar. Onlar hem içine kapanık, hem de dışa dönük olabilirler. Sadece dışa dönük olan empatikler bile kalabalığın arasında boğuluyormuş gibi hissedebilirler. Çevresindeki insanların enerjilerini ve ne hissettiklerini kolayca anlayabilmeleri yorulmalarına neden olur. Bu yüzden kalabalık ortamlarda eğlenmeyi sevseler de, kapana kısılmış gibi hissetmeleri olasıdır.
5. Mutluluğu başkalarını iyileştirmekte bulurlar.

Empati yetisi yüksek kişiler, sahip oldukları bu özellikler ne kadar etkileyici olsa da, dezavantajlarının da farkındadırlar. Yeteneklerinin getirdiği olumsuz etkilerden sıyrılmanın yolunu başkalarına yardım ederek bulurlar.
6. Uyarıcılara ve ilaçlara diğer insanlardan daha farklı tepkiler verirler.

Çay ve kahve gibi kafein içeren içecekler bile bu insanlarda kaygı bozukluğu ve stres yaratabilir. Yaşadıkları bu rahatsız edici tecrübelerden dolayı ilaç almaktan da kaçınırlar.

7. Başka biriymiş gibi davranmazlar.

Eğer gerçek bir dost, ilişki istiyorsanız, empati yetisi güçlü kişiler beklentilerinizi boşa çıkarmayacaklardır. Kendilerini oldukları gibi kabul ederler. Bu onların hayata karşı olan güçlü duruşunu destekler.

8. Tavsiyeleri hazine değerindedir.
Empatikler karşısındaki insanın derdini dinler, söylediklerini dikkatlice anlamaya çalışırlar. Gerçek bir dinleyiciye rastlamak zordur. Fakat empati yetisi güçlü olan kişiler dinledikleri insanların hissettiği duyguları hissetmeye başladıkları andan sonra verdikleri tavsiyeler hayat kurtarıcıdır. Çünkü sizi kimse bir empatik kadar iyi anlayamaz!
9. Erken yaşta yıpranmaya müsaittirler.

Kendi sorunlarının yanında başkalarının derdini de omuzlarında hissedebilen empatikler, duygusal olarak yıpranırlar. İnsanın ruhunun yıpranmaya başlaması vücuduna da yansır. Bu yetenekleriyle başa çıkabilen empatikler, gereksiz düşüncelere kendilerini kaptırmayan şanslılardır. Ama beyninizi eğitebilir ve gereksiz düşüncelere son verebilirsiniz.

10. Seslere karşı çok duyarlıdırlar.
Küçük bir tıkırtı, kimsenin duyamayacağı bir kedi miyavlaması ya da çok gürültülü sesler… Empatikler her türlü sese karşı diğer insanlardan daha çok duyarlıdırlar. Hatta gözleri de keskindir ve güneş ışığına karşı duyarlılıkları fazla olabilir.
11. Özgürlüklerine çok düşkündürler.

 

Empati yetisi yüksek kişiler günlük rutinlerden, kurallardan nefret ederler. Hayatlarının tek düze olması en büyük kabuslarıdır. Özgürlüklerinin elinden alınmaması için her türlü mücadeleyi verebilirler. Sadece yapmak istedikleri şeyleri yaparlar. Bağımsız ruhları kendilerine olan güvenlerinin de yüksek olmasını sağlar.

http://filoji.com/duygusal-zekasi-yuksek-ve-hisleri-kuvvetli-insanlarda-gorulen-11-ozellik-ve-belirti/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 5 Comments »

Bir Sembol Seçin ve Çaresizlikten Daralan Ruhunuzun İhtiyaç Duyduğu Sözlere Erişin

sembolleerrr-[1]

 

Bazen, kendinizi zihinsel, bedensel ve duygusal açıdan bunalmış ve bitkin hissedebilirsiniz. Bunun nedeni ise, aslında size rehberlik edecek bir işarete ihtiyaç duymanızdır.
Doğru kaynaktan gelen bilge sözler, tüm bakış açınızı değiştirebilir ve karanlığın içindeki ışığı fark etmenizi sağlayabilir.

Peki, şimdi ruhunuzun ne duymaya ihtiyacı var?
Aşağıda yer alan resimdeki 3 farklı sembolden size hitap edeni seçin. Sizde farkındalık yaratacak o mesaj okur okumaz aklınızda parlamayabilir. Önemli olan, mesajınızı okuduktan sonra, bir süre ruhunuzla baş başa kalıp düşünmek için kendinize zaman tanımanızdır böylece, mesajınız netlik kazanacaktır.

Birinci sembolü seçtiyseniz:

Mali durumunuz, harcamalarınız, yeme alışkanlıklarınız veya ilişkileriniz gibi kontrolünüzden çıktığını düşündüğünüz herhangi bir alandaki konunun ve öz disiplininizin dalgalı bir hal aldığı konuların sorumluluğunu üstlenmenin ve her birini ciddiye almanın zamanı gelmiştir. Bu konuda gri renk şıkkı yoktur. Ya kendinizi motive edip işlerinizi yolunda götürürsünüz ya da hiçbir şey yapamazsınız. Odak, motivasyon ve niyetiniz konusunda kendinize karşı dürüst olun. Söz konusu özfarkındalığınız ve sorumluluğunuz olduğunda, gizlenebileceğiniz herhangi bir yer bulamazsınız. Odak ve hedeflerinizi düzenleyip yoluna koyduktan sonra, hayata karşı daha hafiflemiş ve net hissedeceksiniz.

İkinci sembolü seçtiyseniz:

Ruhunuzun bu günlerde sizden beklentisi, grup aktivitelerine katılmanız ve topluluklarda yer alabileceğiniz görüşmelere dahil olmanız yönündedir. Grup bilincini keşfederken, bütünün hayrı ve iyiliği için tüm yeteneklerinizi ve size bahşedilmiş becerilerinizi paylaşma imkanı bulacaksınız. Işığınız işte tam bu anlarda parlayacak ve gücünüz açığa çıkacaktır. Fırsatların ayağınıza gelmesini beklemeyin. Fırsatlara siz gidin, adım atın ve geleceğinizi düşünerek şimdiden bir şeyleri değiştirmeye başlayın. Etrafınızda harekete geçemediğini ve tutukluk yaşadığını düşündüğünüz insanlara da yardım etseniz sizin için faydalı olur.

Üçüncü sembolü seçtiyseniz:

 

Nihayet bitiş çizgisine varmadan önce son engeli de aşmaya hazır mısınız? Zaten zorlu birçok engelin üstesinden gelip çok iyi iş çıkardınız, ancak başarmanız gereken tek bir göreviniz kaldı. Şöyle bir durup nefes alsanız diyoruz, nasıl olur? Dinlenmeyi çok da uzatıp koy vermeyin kendinizi yoksa her şeye baştan başlamanız gerekebilir, aman dikkat! Mola verin, nefes alın ve kendinize zaman ayırın. Çok hızlı gittiğiniz zaman, olduğunuz yerde az da olsa durun, açın gözlerinizi, hissedin görebildiğiniz onca varlığı, tadabildiğiniz onca tadı ve sonunda şükür ve hamd edin sahip olduklarınız için… faydasını göreceksiniz.

http://filoji.com/bir-sembol-secin-ve-caresizlikten-daralan-ruhunuzun-ihtiyac-duydugu-sozlere-erisin/

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

DUYGULARIN ORGANLARA ETKİSİ. 🤗

28575661_334451220379647_2745884072283982000_n[1]

SEVİNÇ.
Sevinç derin tatmin duygusudur ve kalbe bağlıdır. Bir kişi aşırı sevinç duyduğunda, ajitasyon, uykusuzluk, ateş ve kalp çarpıntısı yaşayabilir.

ÖFKE.
Öfke, kızgınlık, sinirlilik ile ilişkili bir duygudur. Duygunun sırasıyla safra üreten ve depolayan karaciğerde ve safra kesesinde depolandığını iddia ediyor. Bu öfke baş ağrısı, baş dönmesi ve yüksek tansiyona neden olan birçok biyolojik işlemi etkileyebilir.

KAYGI.
Kaygı akciğerleri ve kalın bağırsağı etkileyebilecek aşırı endişe duygusudur. Kaygı bir kişinin enerjiyi kullanamaması ve nefes darlığı ve kalın bağırsak iltihabı mustarip olmasına neden olabilir.

KEDER.
Keder, bir kişinin ağlamasına, akciğerlerde uyumsuzluk yaratmasına ve enerjinin vücuda dolaşmasını engelleyebilecek bir duygudur. Keder yaşamak, akciğerler ve solunum yolları hastalıklarına neden olabilir.

MELANKOLİ.
çok duygusal olmak dalağı etkileyebilir ve yorgunluk ve konsantre olmama neden olabilir. Aynı zamanda sindirim sistemini rahatsız edebilir.

KORKU.
Korku, böbreklerde uyumsuzluk yaratan ve istemsiz idrara çıkmasına neden olan bir duygudur. Aşırı korku, böbrekleri rahatsız edebilir.

Stres hangi organları etkiler?
Stres duygusu çok yoğun bir duygudur. Kalbi ve beyini zayıflatır. Bu duygu bedenimize ve psikolojimize en çok zarar veren duygudur. — iyi veya kötü tüm duygulari dengede yasamali…💥’i destekliyor.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Kız Bütün Köy Çalkalanıyo…

17630120_425387557797863_6285024384844457635_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »