İncirli sütün inanılmaz faydaları

BBETFIH[1]

 

İncirin insan sağlığına mucizevi faydaları bulunmaktadır. Peki, kuru inciri sütün içerisinde bekletip içtiğinizde, faydalarının iki katına çıktığını biliyor muydunuz? İnciri sütün içerisinde bekletip içtiğinizde sağlığınız açısından mucizevi etkiler sağlıyor. İşte incirli sütün inanılmaz faydaları…
İncirle süt bir araya geldiğinde sağlık açısından çok faydalı hale geliyor ve bir çok hastalığa şifa olarak kullanılıyor. İşte incirli sütün bir şifa olduğu hastalıklar ve kullanma formülleri…

Kaynayan sütün içerisine 3 veya 4 tane incir atın. Daha sonra incirlerle beraber 5 dk kaynamasını sağlayın. Kaynama işlemi tamamlandıktan sonra incirli süt karışımını robottan geçirin.İncirler sütün içerisinde püre haline geldiğinde karışımı içebilirsiniz. En az yarım saatin sonunda kabızlık sorununa veda edeceksiniz.

İncir, göğsü yumuşattığı için bronşit ve öksürük gibi sağlık problemlerinde balgam söktürerek rahatlatır. Öksürük İçin: İki su bardağı çiğ sütün içine iki tane kuru inciri doğrayıp sütü kaynatın. Yirmi dakika kadar bekletip süzün ve günde 2 defa bu sütten sıcak olarak için.

1-2 adet kurutuşmuş inciri 2 çay kaşığı balla birlikte sıcak suda karıştırıp çay gibi içebilirsiniz. Birkaç kullanımdan sonra boğaz ağrınız ilaçsız bir şekilde iyileşecektir.

Herhangi bir sebebten süt tüketemiyorsanız bu durumu dert etmenize gerek yok. Kuru incir meyvesi de sütün yerine geçiyor.İncirin içerisinde yer alan kalsiyum ve fosforla kemik ve dişlerin oluşumu ile sağlıklarını garantiler.Bu nedenle süt içmeyen kişilere günde 3 adet kuru incir yemeleri tavsiye edilir.

kAYNAK: MSN

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İstediğiniz Her Şeyi Gerçek Kılmanızı Sağlayacak Yegâne Kavram: Çekim Yasası

çekim-yasası[1]

 

Çekim yasasını daha önce hiç duymayanlar için kısaca özetlemek gerekirse, herhangi bir isteğinizi zihninizde canladırdıktan ve o isteğin gerçekleşme halini detaylıca, derinlemesine düşündükten sonra o isteğin gerçeğe dönüşme fenomeni olarak adlandırabiliriz. Aslında işin temelinde yatan şey, evrendeki her şeyin frekanslar aracılığıyla birbiriyle iletişim halinde olduğu inancıdır. Bu temele dayanarak, kişi eğer düşünceleri aracılığıyla kendini hayalini kurduğu gerçeklik ile aynı frekansa sokabilirse, o isteğe kavuşacaktır.
Bu kavramla karşılaşan birçok kişi ilk başta bunu saçma ve hatta komik bulmakta. Ancak bugün birçok işadamı, oyuncu, sporcu, politikacı ve birçok zengin ismin çekim yasasını kullanarak bulundukları pozisyona geldikleri bilinen bir gerçek. Kısa bir Youtube aramasıyla kendi ağızlarıyla çekim yasısını kullandıklarını söyleyen birçok ünlü isimle karşılacaksınız. Yani altında yatan sebebi bilimsel olarak açıklayamasakta, çekim yasası var ve çalışıyor.
Çekim yasası ile ilgili bugüne kadar yüzlerce kitap yazıldı, onlarca kişisel gelişim uzmanı bu konu ile alakalı konuşma ve seminer düzenledi… Ancak işin aslı çekim yasası karmaşıklıktan uzak oldukça basit bir temele dayanıyor: “Birşeyi iste ve onun için çalış.” Çekim yasası ile ilgili yanlış bilinen noktalardan en kritiği budur. Bazı kişisel gelişim uzmanlarının söylediğinin aksine bir isteği düşledikten sonra, yan gelip yatamazsınız! İsteğinizi gerçek kılmak için hareket etmelisiniz. Buna kısaca akış içerisinde olmak denmekte.
Eğer sizde çekim yasasını aktif bir şekilde kullanmayı düşünüyorsanız, basit ve kısa bir biçimde hazırlanmış ancak oldukça etkili olan bu 11 maddelik listeye mutlaka göz gezdirin;
1. Yazın
Geçmişte istediğiniz ve gerçek olmuş bir şeyi yazmakla başlayın. ‘’Bunun için minnettarım’’ veya ‘’Artık bu bende var’’ gibi. Ardından şuan ki isteğinizi düşleyin ve ‘’Bana yaklaşan bu şey için mutluyum ve geldi.’’ gibi, olumlayıcı bir cümle yazın. Cümleleriniz size özgüdür. Ancak gelecek için isteğiniz dileğiniz ile geçmişte istediğiniz ve gerçek olmuş şeyi aynı kağıda yazmanızın sebebini iyi anlamalısınız. Bunun sebebi, gelecek için istenen şeyi de, gerçeklik frekansına sokmaktır. Yani dileğiniz daha gerçekleşmeden, gerçekleşmiş gibi şükretmelisiniz.
2. Spesifik Olun
İstediğiniz şeyin detaylarını tutun ve onu gerçekten zihninizde görün. Zihninizde kısa filmler oynatarak o anı gerçekten yaşayın. Bu hayal sekanslarının oldukça faydalı olduğunu unutmayın.
3. Küçük adımlarla ilerleyin
Çekim yasasını duymuş, denemiş ancak sonuç alamamış insanların en çok hata yaptığı adım burasıdır. Örneği maaşınız 5 bin TL iken, ayda 50 bin TL kazandığınız bir gerçeklik hayal ederseniz bu dileğiniz tabi ki, kısa vadede gerçekleşmeyecektir. Yine aynı örnekten ilerlemek gerekirse, maaşınızda makul bir artış olacağını hayal etmelisiniz. Bu miktarı mantık çerçevesinde belirleyin. Bu şekilde düşlemeye başladığınızda beklediğiniz değişimin gerçekleşeceğine emin olabilirsiniz.
4. Akışa ters isteklerde bulunmayın
Evrenin doğal bir akışı vardır. Olması gerekenler ve olmaması gerekenler kutsal bir dizge ile bellidir. İsteklerimizi düşlerken bu akışa ters düşmek bizi sadece hayal kırıklığına uğratır. Örneğin, çok beğendiğiniz Hollywood starı ile evleneceğinizi hayal edip evrenden bunu dilemek akışa tamamıyla ters bir istektir ve gerçekleşmeyecektir. Kendi gerçekliğiniz dahilinde bulunan ihtimaller üzerinden isteklerini ilerletirseniz, isteklerinizi gerçek kılma potansiyeliniz oldukça yüksektir.
5. Gerçekten istediğinizden emin olun
O şeyi gerçekten istediğinizden ve onun sizin için olduğundan emin olun. Diğer insanların sizin için istediklerini düşünmeyin, kalbinizin derinliklerinde o şeyi hissetmiyorsanız gerçekleşmeyecektir. Çünkü evren enerjinizle eşleşir ve enerji asla yalan söylemez.
6. İnanın
İsteğiniz inanç sisteminizle eşleşmek zorundadır. İşte bu en önemli adımdır çünkü bu çekim yasasının eşleşeceği şeydir. Bir şey istediğinizi düşünüyorsanız ancak istediğiniz şeyi kalbinizin derinliklerinde hissedemiyor, tereddüt ediyor ve gerçekleşmeyeceğini düşünüyorsanız işte bu tam da alacağınız sonuçtur. Bu şeyi ne kadar derinden istiyorsunuz? Bunun gerçekleşeceğine inanıyor musunuz? İnanç sisteminiz güçlenene kadar küçük küçük başlayın ve onu inşa etmeye devam edin.
7. Onaylayın
İsteğinizi onaylayan ve güçlendiren kendinize has pozitif ifadeler ortaya çıkarın. Her ne zaman aklınızda bir şüphe olursa veya tereddüde düşerseniz zihninizi bu pozitif ifadelerle doldurun.
8. Rahatlayın
Rahatlayın ve istediğiniz şey size doğru geliyormuş gibi davranın. İstediğiniz şeyin olması için ne kadar çok yalvarırsanız ve mutsuz olursanız o kadar çok onu bir gerçeklik olarak zihninizde canlandıramazsınız. Bir dilek uğrunda çalışmak ayrı şey, onun için yalvarmak ayrı şeydir. İstediğiniz şeyi görün, inanın ve size yaklaştığını hissedin ve üzerinizdeki negatif düşünceleri bırakın. Unutmayın, o istek zaten sizin. Tek yapmanız gereken ona doğru ilerlemek, yalvarmak değil!
9. Şükredin
Şu anda sahip olduğunuz her şey için şükredin. Çekim yasası şükrettiğiniz her şeyi size getirmeye devam edecektir. Şükür mucizeleri mıknatıs gibi çeker…
10. İstediğiniz şeyi zihninizde görün
İstediklerinizin ve rüyalarınızın gerçekleştiğini zihninizde bir film gibi canlandırın ve görün. Ve onları en ufak bir şüphe dahi duymadan ilk başta zihninizde canlandırın. Sonuçları görün ve hayal gücünüzün koşmasına izin verin.
11. İlham alın
Bir şeyler yapmak için rastgele ilhamlar almaya ve etrafınızdan rastgele iyi hisler elde etmeye başlayın. Ne zaman büyük bir dürtü, ilham veya bir düşünce alırsanız, hemen ona göre hareket edin. İstediğiniz zaman daima cevap alırsınız. Çünkü evren sizi hep destekliyor, size rehberlik ediyor ve hayatınızda istediğiniz her şeyi elde etmenizi istiyor.
Paulo Coelho’nun, Simyacı kitabındaki yaşlı kralın dediği gibi; “Bir şeyi gerçekten istediğin zaman, arzunu gerçekleştirmeni sağlamak için bütün evren işbirliği yapar.”
Kaynak: Filoji

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tek Cevaplık Harika Bir Bulmaca: Mantık İnsanı mısınız? Duygu İnsanı mı?

cocugun-gercek-annesi-hangi-kadin-filoji-testi[1]

Sonuçlar iki kategori olarak ayrılıyor. Görselden anlaşıldığı gibi, küçük çocuk yerde oynarken iki kadın karşılıklı oturuyor.
Soru şu: Hangi kadının yerde oynayan çocuğun annesi olduğuna inanıyorsunuz? Sadece bir adet doğru cevap olsa bile, sizin seçiminiz kişiliğiniz hakkında birçok gerçeği yansıtacak.

1. Eğer soldaki kadını seçtiyseniz;
İnsanların yüzde 70’inin vermiş olduğu bu cevap maalesef yanlış. Belki sağdaki kadının gergin görüntüsünün bir anne ile bağdaşmadığını düşündünüz. Belki de soruyu görseldeki detayları fark edecek kadar dikkatli ve odaklı bir şekilde cevaplamadınız. Fakat yine de bu sizin kendi iç güdülerinizle verdiğiniz bir cevap ve doğal olarak içgüsel düzeyde bir anlam teşkil etmekte;

Siz yaratıcı bir kişiliğe sahipsiniz. Çocukluğunuzdan beri yaptığınız her şeyde en başarılı olmak istediniz.Hayal gücünüz çok geniş ve bir şeyleri kafanızda bir resim gibi hatırlamak sizin için çok kolay. Hayal gücünüz ve yaratıcılığınız sayesinde mizah konusunda başarılısınız ve bu yeteneğinizle takdir topluyorsunuz.
Sanat ve müzikle ilgili alanlarda sahip olduğunuz eşsiz zevkiniz, sosyal çevrenizin fikirlerinize verdiği değeri arttırıyor.Bunun yanında, karşınızdaki insanla empati kurabilme yeteneğiniz çok iyi durumda. Bu tavsiyelerinizi dikkate alan birçok insan olduğu anlamına geliyor.
Hırsınız sizi daha çok çalışmaya iterek, iyi yönde bir etki bırakıyor.Belki süper zekanızla öne çıkmıyorsunuz, fakat cesaretiniz ve çabanız sizin başarılı olmanıza yardımcı oluyor.
2. Eğer sağdaki kadını seçtiyseniz;
Yürüme çağına yeni yeni giren çocuklar oyuncaklarıyla ya da etraflarıyla oynarken, içgüdüsel olarak yüzleri ebevenyne dönük bir pozisyonda olmayı tercih ederler çünkü farkında olmadan aslında onlardan onay bekliyorlardır. Eğer bunu fark edip sağdaki kadını seçtiyseniz, tebrikler. Doğru cevap sağdaki kadındı.

 

Düşündüğünüzden daha zeki bir insansınız.
Beyninizin sol lobu son derece gelişmiş. Bu bölge mantık ve muhakemeyle ilişkilidir. Sorulan bir soruya ilk cevap veren kişi olduğunuza sakın şaşırmayın, bu sizin için çok olağan bir durum.Akla uygun tavsiyeleriniz rasyonel tarafınızı ortaya çıkarıyor. Bunun yanında hoşsohbet bir kimse olmanız öğrendiklerinizi deneyimleyebilme ortamı sağlıyor.
Ayrıca oldukça saygılı, dürüst ve sadıksınız.Üstelik şehvetli, tutkulu bir yapınız olması, romantik olma çabalarınızı boşa çıkarmıyor. Bir ortama girdiğinizde duruşunuzla parlıyorsunuz.

Yani özetlemek gerekirse; soldaki kadın, duygusal bir yapıya işaret ederken, sağdaki kadın mantıkçı bir yapıya işaret etmektedir.

Kaynak: Filoji

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

OLABİLECEĞİMİZ EN YÜKSEK POTANSİYELDEKİ KENDİMİZ OLMAK İÇİN…

23559487_10212201518287162_1909916592302033764_n[1]

 

Bağ kesme ve karma temizliği konusunu size uygulayabileceğiniz şekilde sadeleştirdim…tamamını okuduktan sonra uygulamaya geçebilirsiniz…
KARMA TEMİZLİĞİ
a)KENDİ HAYATIMIZDAKİ YILLARA KARMA TEMİZLİĞİ:Öncelikle niyet edin.
”Ben şu anda anne karnındaki günlerimi kabul ediyorum ve yaşadığım her şeyi sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.”
b)BİR BAŞKASI İLE OLAN KARMAMIZA KARMA TEMİZLİĞİ:Öncelikle niyet edin.
”Ben şu anda ………. ile olan karmamı kabul ediyorum ve onunla yaşadığım her şeyi sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.”
c)GEÇMİŞTEKİ BİR OLAYA KARMA TEMİZLİĞİ:Öncelikle niyet edin.
”Ben şu anda ……. durumumu kabul ediyorum ve yaşadığım her şeyi sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.”
NİYETLERİNİZDEN SONRA YAZDIĞINIZ KAGIDI YAKIN.GÖZ GÖRSÜN BİLİNÇ UYARILSIN BURUN KOKUSUNU ALSIN KULAK SESİNİ DUYSUN.BENLİĞİMİZİ TAMAMEN İKNA EDELİM.
Görme duyma işitme dokunma ve koklama duyularımız bilinçaltımızı etkileyecektir ve o kağıdın yanmasıyla problemlerin yok olduğu kodunu kendimize verelim.
SEVGİYLE
Enerji Kancaları Bağlar BAĞ KESMEK…
Sahiden ÖZGÜRLEŞMEK-ÖZGÜRLEŞTİRMEK…
Başka insanlarla ilişkilerimizde geçmişte yaşanmış olumsuz deneyimler yada bazen onlarla ilgili beklentilerimiz, onları kaybetme korkumuz, bağımlılığımız gibi durumlar bizimle o kişi arasında görünmez bağlar oluşturur.
Fakat bu bağlar tıpkı bir insanı sararak öldüren sarmaşıklar gibidir; kimse kendisi olamaz, gelişemez, aradaki o bağlar; sevdiğimiz insanı da bizi kısıtlayan, gelişmekten-mutlu olmaktan alıkoyan, nedenini anlayamadığımız bizi aşağıda tutan bir “hal” içine sokar: Zaman zaman şunu söyleriz: “Herşey yolunda, bir sorun yok, ama içim sıkılıyor.” yada “şunu yapmak istiyorum, içimde birşey sanki mani oluyor..” “evimi satmak istiyorum, satışa da çıkardım ama satılmıyor” Bunların hepsi gerçektir, yaşayanlar vardır, ve durugörürler etrafımızdaki bu bağları görürler; bu bağ ister evimizle, ister sevgilimizle, ister çocuğumuzla olsun… Bazen yaşam süresi dolmuş, ama bizim bağımlılığımız nedeniyle öte aleme “geçiş” yapamayan yakınlarımız vardır.. Hatta bazen kendi korkularımız, kendi yargılamalarımız, beklentilerimiz sebebiyle kendi kendimizi bile bağlarız.
Yani en sevdiklerimizi, yahut kendimizi İLERLEMEKTEN ALIKOYARIZ bilmeden…
Bu şuna benzer: Çocuk üniversite sınavında en sevdiği bölümü, ülkenin en iyi üniversitesini kazanmıştır, fakat o üniversite başka şehirde yada ülkede olduğu için anne-baba “ben seni çok seviyorum, dizimin dibinde kal, gitme…” demektedir.. Belki “o mesleğin” en parlak kişilerinden biri olabilecekken, onu çok sevdiğimiz için! onu yanımızdan ayırmadık diye, onu dünyanın en bahtsız insanı yapmak!
İşte bağımlılıklar, korkular, olumsuz deneyimler… gibi etkenlerle, biri ile aramızda bağların olması da aynı böyle bir şeydir.. Madem ki ruh olarak büyümeye geldik… büyüyelim ve sevdiklerimizin büyümesine “izin” verelim..
Evet bu çalışma “o bağları” kesmek içindir; ilişkiyi bitirmek için değil. Fakat bitmesi gereken ilişkilere de izin vermeliyiz.. gitmesi gereken’e izin vermeliyiz. Üniversiteyi birlikte okuduğumuz arkadaşımız yurtdışında master yapmak istediğinde nasıl ona “biz sonsuza dek birlikte okumalıyız, ya bende gelirim yada sen de gitme..” demek ne kadar anlamsızsa, başka bir hayat deneyimiyle büyümek isteyen birine “gitme kal..” demek o kadar anlamsızdır..
Koşulsuz sevgiye yakışmaz..
Koşullu sevgi ise, sevgi demek midir, ihtiyaç demek midir, onu kendi içimizde bulalım:)
UYGULAMA.
Derin bir nefes alıp, gözlerinizi kapatın.
Burnunuzdan nefes alıp, burnunuzdan yavaşça nefesinizi verin.
Bedeninizin birkaç dakika gevşemesine izin verin.
Şimdi karşınızda o kişi ya da durumu hayal edin.
Gözlerinin içine sevgiyle bakın.
Ve içinizden şunu söyleyin…
“Sevgili…………..seninle paylaştığımız tüm vakitlerde bilerek yada bilmeyerek
Yaptığım tüm yanlışlardan ve yansıttığım tüm olumsuz duygu ve düşüncelerden dolayı senden özür diliyorum.
Lütfen bunu kabul et ve beni sevgi ile bağışla.
Bende seni sevgi ile bağışlıyorum.
Şu andan itibaren
Seni kendimden, kendimi senden özgür bırakıyorum.
İkimizin yolu da şuandan itibaren ayrılıyor. Aramızdaki bağı, Allahın izni ile kesiyorum.
Allah’ın sevgisi , şifası ve nuru her ikimiz üzerine olsun.
Bana öğrettiğin her şey için sonsuz teşekkür ediyorum”
Ve senden şuandan itibaren ayrılıyorum.
AMİN.
Şimdi bedenleriniz arasında eterik bir kordon hayal edin.
Bu eterik kordon ile aranızda negatif enerjiler gidip-geliyor.
Bunlar sizde negatif duygular uyandırıyor.
Şimdi sağ elinize büyük altın bir makas alın.
Ve bu aranızda ki eterik kordonu, altın makas ile kesin.
Şimdi kordonun her iki tarafının da kuruyup düştüğünü imgeleyin.
Ve yeniden o kişinin gözlerinin içine bakın.
Ona yeniden teşekkür edin ve onu sevdiğinizi söyleyin.
Onu ve kendinizi sonsuza dek serbest bıraktığınızı ifade edin.
Ona sarılın ve sonra gitmesine izin verin.

Bu da şu anlama gelir:
Yepyeni bir kader yaratma şansına sahip olacaksınız:)
Öncelikle aile bireyleri, eş, çocuk gibi en yakın ilişkilerimizden başlayarak ilişki içinde bulunduğumuz herkes için tek tek yapılması tavsiye ediliyor. ölmüş yakınlarımız için de…
Ve özellikle zor deneyim yaşadığımız kişiler için de…
Ta ki affettiğimizi hissedene kadar…
Şu hep hatırımızda olsun lütfen; biz bu çalışmayı öncelikle kendimiz için yapıyoruz; kendi ruhumuzu, hayatımızı, kaderimizi iyileştirmek için…
ATALARIMDAN GENETİK OLARAK GETİRDİĞİM: BÜTÜN KONTRATLARIMI İPTAL EDİYORUM.
Bu bedende iken ettiğim, ve genetik soyumdaki herhangi birine ait olan bütün yeminleri ve bütün kontratları iptal ediyorum :
Şimdi bu yeminlerin ve kontratların geçmiş, şimdi ve gelecekte tüm zamanlarda, tüm boyutlarda ve tüm mekanlarda tüm paralel realitelerde, paralel evrenlerde, alternatif realitelerde, alternatif evrenlerde, tüm gezegen sistemlerinde, tüm kaynak sistemlerde, tüm boyutlarda ve Boşlukta geçersiz ve hükümsüz olduğunu ilan ediyorum.
Ruh, lütfen bu yeminler & kontratlar ile ilişkili olan tüm yapıları, araçları, varlıkları, alışkanlıkları veya etkileri salıver. Bunu yaparken ulu ve ilahi varlıklar, melekler, yedinci boyut ve yukarısındaki yükselmiş üstatlar buna eşlik ediyor ve şifalanıyorum.

OLABİLECEĞİMİZ EN YÜKSEK POTANSİYELDEKİ KENDİMİZ OLMAK İÇİN…
Ve hayatımıza girmiş olan herkes rol arkadaşımız…
oyun bittiğinde bunları konuşuyor ve tüm rol arkadaşlarımıza teşekkür ediyor olacağız; tıpkı dünyada izlediğimiz tiyatrolardan sonra oyuncuların birbirine teşekkür ettiği gibi…:)

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İstediğiniz Her Şeyi Gerçek Kılmanızı Sağlayacak Yegâne Kavram: Çekim Yasası

İstediğiniz Her Şeyi Gerçek Kılmanızı Sağlayacak Yegâne Kavram: Çekim Yasası

images[2]

 

Çekim yasasını daha önce hiç duymayanlar için kısaca özetlemek gerekirse, herhangi bir isteğinizi zihninizde canladırdıktan ve o isteğin gerçekleşme halini detaylıca, derinlemesine düşündükten sonra o isteğin gerçeğe dönüşme fenomeni olarak adlandırabiliriz. Aslında işin temelinde yatan şey, evrendeki her şeyin frekanslar aracılığıyla birbiriyle iletişim halinde olduğu inancıdır. Bu temele dayanarak, kişi eğer düşünceleri aracılığıyla kendini hayalini kurduğu gerçeklik ile aynı frekansa sokabilirse, o isteğe kavuşacaktır.

 

Bu kavramla karşılaşan birçok kişi ilk başta bunu saçma ve hatta komik bulmakta. Ancak bugün birçok işadamı, oyuncu, sporcu, politikacı ve birçok zengin ismin çekim yasasını kullanarak bulundukları pozisyona geldikleri bilinen bir gerçek. Kısa bir Youtube aramasıyla kendi ağızlarıyla çekim yasısını kullandıklarını söyleyen birçok ünlü isimle karşılacaksınız. Yani altında yatan sebebi bilimsel olarak açıklayamasakta, çekim yasası var ve çalışıyor.

Çekim yasası ile ilgili bugüne kadar yüzlerce kitap yazıldı, onlarca kişisel gelişim uzmanı bu konu ile alakalı konuşma ve seminer düzenledi… Ancak işin aslı çekim yasası karmaşıklıktan uzak oldukça basit bir temele dayanıyor: “Birşeyi iste ve onun için çalış.” Çekim yasası ile ilgili yanlış bilinen noktalardan en kritiği budur. Bazı kişisel gelişim uzmanlarının söylediğinin aksine bir isteği düşledikten sonra, yan gelip yatamazsınız! İsteğinizi gerçek kılmak için hareket etmelisiniz. Buna kısaca akış içerisinde olmak denmekte.

Eğer sizde çekim yasasını aktif bir şekilde kullanmayı düşünüyorsanız, basit ve kısa bir biçimde hazırlanmış ancak oldukça etkili olan bu 11 maddelik listeye mutlaka göz gezdirin;
1. Yazın
Geçmişte istediğiniz ve gerçek olmuş bir şeyi yazmakla başlayın. ‘’Bunun için minnettarım’’ veya ‘’Artık bu bende var’’ gibi. Ardından şuan ki isteğinizi düşleyin ve ‘’Bana yaklaşan bu şey için mutluyum ve geldi.’’ gibi, olumlayıcı bir cümle yazın. Cümleleriniz size özgüdür. Ancak gelecek için isteğiniz dileğiniz ile geçmişte istediğiniz ve gerçek olmuş şeyi aynı kağıda yazmanızın sebebini iyi anlamalısınız. Bunun sebebi, gelecek için istenen şeyi de, gerçeklik frekansına sokmaktır. Yani dileğiniz daha gerçekleşmeden, gerçekleşmiş gibi şükretmelisiniz.

2. Spesifik Olun
İstediğiniz şeyin detaylarını tutun ve onu gerçekten zihninizde görün. Zihninizde kısa filmler oynatarak o anı gerçekten yaşayın. Bu hayal sekanslarının oldukça faydalı olduğunu unutmayın.
3. Küçük adımlarla ilerleyin
Çekim yasasını duymuş, denemiş ancak sonuç alamamış insanların en çok hata yaptığı adım burasıdır. Örneği maaşınız 5 bin TL iken, ayda 50 bin TL kazandığınız bir gerçeklik hayal ederseniz bu dileğiniz tabi ki, kısa vadede gerçekleşmeyecektir. Yine aynı örnekten ilerlemek gerekirse, maaşınızda makul bir artış olacağını hayal etmelisiniz. Bu miktarı mantık çerçevesinde belirleyin. Bu şekilde düşlemeye başladığınızda beklediğiniz değişimin gerçekleşeceğine emin olabilirsiniz.

4. Akışa ters isteklerde bulunmayın
Evrenin doğal bir akışı vardır. Olması gerekenler ve olmaması gerekenler kutsal bir dizge ile bellidir. İsteklerimizi düşlerken bu akışa ters düşmek bizi sadece hayal kırıklığına uğratır. Örneğin, çok beğendiğiniz Hollywood starı ile evleneceğinizi hayal edip evrenden bunu dilemek akışa tamamıyla ters bir istektir ve gerçekleşmeyecektir. Kendi gerçekliğiniz dahilinde bulunan ihtimaller üzerinden isteklerini ilerletirseniz, isteklerinizi gerçek kılma potansiyeliniz oldukça yüksektir.
5. Gerçekten istediğinizden emin olun
O şeyi gerçekten istediğinizden ve onun sizin için olduğundan emin olun. Diğer insanların sizin için istediklerini düşünmeyin, kalbinizin derinliklerinde o şeyi hissetmiyorsanız gerçekleşmeyecektir. Çünkü evren enerjinizle eşleşir ve enerji asla yalan söylemez.

 

6. İnanın
İsteğiniz inanç sisteminizle eşleşmek zorundadır. İşte bu en önemli adımdır çünkü bu çekim yasasının eşleşeceği şeydir. Bir şey istediğinizi düşünüyorsanız ancak istediğiniz şeyi kalbinizin derinliklerinde hissedemiyor, tereddüt ediyor ve gerçekleşmeyeceğini düşünüyorsanız işte bu tam da alacağınız sonuçtur. Bu şeyi ne kadar derinden istiyorsunuz? Bunun gerçekleşeceğine inanıyor musunuz? İnanç sisteminiz güçlenene kadar küçük küçük başlayın ve onu inşa etmeye devam edin.
7. Onaylayın
İsteğinizi onaylayan ve güçlendiren kendinize has pozitif ifadeler ortaya çıkarın. Her ne zaman aklınızda bir şüphe olursa veya tereddüde düşerseniz zihninizi bu pozitif ifadelerle doldurun.

8. Rahatlayın
Rahatlayın ve istediğiniz şey size doğru geliyormuş gibi davranın. İstediğiniz şeyin olması için ne kadar çok yalvarırsanız ve mutsuz olursanız o kadar çok onu bir gerçeklik olarak zihninizde canlandıramazsınız. Bir dilek uğrunda çalışmak ayrı şey, onun için yalvarmak ayrı şeydir. İstediğiniz şeyi görün, inanın ve size yaklaştığını hissedin ve üzerinizdeki negatif düşünceleri bırakın. Unutmayın, o istek zaten sizin. Tek yapmanız gereken ona doğru ilerlemek, yalvarmak değil!
9. Şükredin
Şu anda sahip olduğunuz her şey için şükredin. Çekim yasası şükrettiğiniz her şeyi size getirmeye devam edecektir. Şükür mucizeleri mıknatıs gibi çeker…

10. İstediğiniz şeyi zihninizde görün
İstediklerinizin ve rüyalarınızın gerçekleştiğini zihninizde bir film gibi canlandırın ve görün. Ve onları en ufak bir şüphe dahi duymadan ilk başta zihninizde canlandırın. Sonuçları görün ve hayal gücünüzün koşmasına izin verin.
11. İlham alın
Bir şeyler yapmak için rastgele ilhamlar almaya ve etrafınızdan rastgele iyi hisler elde etmeye başlayın. Ne zaman büyük bir dürtü, ilham veya bir düşünce alırsanız, hemen ona göre hareket edin. İstediğiniz zaman daima cevap alırsınız. Çünkü evren sizi hep destekliyor, size rehberlik ediyor ve hayatınızda istediğiniz her şeyi elde etmenizi istiyor.

İstediğiniz Her Şeyi Gerçek Kılmanızı Sağlayacak Yegâne Kavram: Çekim Yasası

 

Paulo Coelho’nun, Simyacı kitabındaki yaşlı kralın dediği gibi; “Bir şeyi gerçekten istediğin zaman, arzunu gerçekleştirmeni sağlamak için bütün evren işbirliği yapar.”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tek Cevaplık Harika Bir Bulmaca: Mantık İnsanı mısınız? Duygu İnsanı mı?

cocugun-gercek-annesi-hangi-kadin-filoji-testi[1]

Sonuçlar iki kategori olarak ayrılıyor. Görselden anlaşıldığı gibi, küçük çocuk yerde oynarken iki kadın karşılıklı oturuyor.
Soru şu: Hangi kadının yerde oynayan çocuğun annesi olduğuna inanıyorsunuz? Sadece bir adet doğru cevap olsa bile, sizin seçiminiz kişiliğiniz hakkında birçok gerçeği yansıtacak.
1. Eğer soldaki kadını seçtiyseniz;
İnsanların yüzde 70’inin vermiş olduğu bu cevap maalesef yanlış. Belki sağdaki kadının gergin görüntüsünün bir anne ile bağdaşmadığını düşündünüz. Belki de soruyu görseldeki detayları fark edecek kadar dikkatli ve odaklı bir şekilde cevaplamadınız. Fakat yine de bu sizin kendi iç güdülerinizle verdiğiniz bir cevap ve doğal olarak içgüsel düzeyde bir anlam teşkil etmekte;
Siz yaratıcı bir kişiliğe sahipsiniz. Çocukluğunuzdan beri yaptığınız her şeyde en başarılı olmak istediniz.Hayal gücünüz çok geniş ve bir şeyleri kafanızda bir resim gibi hatırlamak sizin için çok kolay. Hayal gücünüz ve yaratıcılığınız sayesinde mizah konusunda başarılısınız ve bu yeteneğinizle takdir topluyorsunuz.
Sanat ve müzikle ilgili alanlarda sahip olduğunuz eşsiz zevkiniz, sosyal çevrenizin fikirlerinize verdiği değeri arttırıyor.Bunun yanında, karşınızdaki insanla empati kurabilme yeteneğiniz çok iyi durumda. Bu tavsiyelerinizi dikkate alan birçok insan olduğu anlamına geliyor.
Hırsınız sizi daha çok çalışmaya iterek, iyi yönde bir etki bırakıyor.Belki süper zekanızla öne çıkmıyorsunuz, fakat cesaretiniz ve çabanız sizin başarılı olmanıza yardımcı oluyor.
2. Eğer sağdaki kadını seçtiyseniz;
Yürüme çağına yeni yeni giren çocuklar oyuncaklarıyla ya da etraflarıyla oynarken, içgüdüsel olarak yüzleri ebevenyne dönük bir pozisyonda olmayı tercih ederler çünkü farkında olmadan aslında onlardan onay bekliyorlardır. Eğer bunu fark edip sağdaki kadını seçtiyseniz, tebrikler. Doğru cevap sağdaki kadındı.

Düşündüğünüzden daha zeki bir insansınız.
Beyninizin sol lobu son derece gelişmiş. Bu bölge mantık ve muhakemeyle ilişkilidir. Sorulan bir soruya ilk cevap veren kişi olduğunuza sakın şaşırmayın, bu sizin için çok olağan bir durum.Akla uygun tavsiyeleriniz rasyonel tarafınızı ortaya çıkarıyor. Bunun yanında hoşsohbet bir kimse olmanız öğrendiklerinizi deneyimleyebilme ortamı sağlıyor.
Ayrıca oldukça saygılı, dürüst ve sadıksınız.Üstelik şehvetli, tutkulu bir yapınız olması, romantik olma çabalarınızı boşa çıkarmıyor. Bir ortama girdiğinizde duruşunuzla parlıyorsunuz.
Yani özetlemek gerekirse; soldaki kadın, duygusal bir yapıya işaret ederken, sağdaki kadın mantıkçı bir yapıya işaret etmektedir.
http://filoji.com/tek-cevaplik-harika-bir-bulmaca-mantik-insani-misiniz-duygu-insani-mi/

Ortaya Karışık, Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Tek Cevaplık Harika Bir Bulmaca: Mantık İnsanı mısınız? Duygu İnsanı mı?

cocugun-gercek-annesi-hangi-kadin-filoji-testi[1]

 

Sonuçlar iki kategori olarak ayrılıyor. Görselden anlaşıldığı gibi, küçük çocuk yerde oynarken iki kadın karşılıklı oturuyor.
Soru şu: Hangi kadının yerde oynayan çocuğun annesi olduğuna inanıyorsunuz? Sadece bir adet doğru cevap olsa bile, sizin seçiminiz kişiliğiniz hakkında birçok gerçeği yansıtacak.

1. Eğer soldaki kadını seçtiyseniz;
İnsanların yüzde 70’inin vermiş olduğu bu cevap maalesef yanlış. Belki sağdaki kadının gergin görüntüsünün bir anne ile bağdaşmadığını düşündünüz. Belki de soruyu görseldeki detayları fark edecek kadar dikkatli ve odaklı bir şekilde cevaplamadınız. Fakat yine de bu sizin kendi iç güdülerinizle verdiğiniz bir cevap ve doğal olarak içgüsel düzeyde bir anlam teşkil etmekte;

Siz yaratıcı bir kişiliğe sahipsiniz. Çocukluğunuzdan beri yaptığınız her şeyde en başarılı olmak istediniz.Hayal gücünüz çok geniş ve bir şeyleri kafanızda bir resim gibi hatırlamak sizin için çok kolay. Hayal gücünüz ve yaratıcılığınız sayesinde mizah konusunda başarılısınız ve bu yeteneğinizle takdir topluyorsunuz.
Sanat ve müzikle ilgili alanlarda sahip olduğunuz eşsiz zevkiniz, sosyal çevrenizin fikirlerinize verdiği değeri arttırıyor.Bunun yanında, karşınızdaki insanla empati kurabilme yeteneğiniz çok iyi durumda. Bu tavsiyelerinizi dikkate alan birçok insan olduğu anlamına geliyor.
Hırsınız sizi daha çok çalışmaya iterek, iyi yönde bir etki bırakıyor.Belki süper zekanızla öne çıkmıyorsunuz, fakat cesaretiniz ve çabanız sizin başarılı olmanıza yardımcı oluyor.
2. Eğer sağdaki kadını seçtiyseniz;
Yürüme çağına yeni yeni giren çocuklar oyuncaklarıyla ya da etraflarıyla oynarken, içgüdüsel olarak yüzleri ebevenyne dönük bir pozisyonda olmayı tercih ederler çünkü farkında olmadan aslında onlardan onay bekliyorlardır. Eğer bunu fark edip sağdaki kadını seçtiyseniz, tebrikler. Doğru cevap sağdaki kadındı.

 

Düşündüğünüzden daha zeki bir insansınız.
Beyninizin sol lobu son derece gelişmiş. Bu bölge mantık ve muhakemeyle ilişkilidir. Sorulan bir soruya ilk cevap veren kişi olduğunuza sakın şaşırmayın, bu sizin için çok olağan bir durum.Akla uygun tavsiyeleriniz rasyonel tarafınızı ortaya çıkarıyor. Bunun yanında hoşsohbet bir kimse olmanız öğrendiklerinizi deneyimleyebilme ortamı sağlıyor.
Ayrıca oldukça saygılı, dürüst ve sadıksınız.Üstelik şehvetli, tutkulu bir yapınız olması, romantik olma çabalarınızı boşa çıkarmıyor. Bir ortama girdiğinizde duruşunuzla parlıyorsunuz.

Yani özetlemek gerekirse; soldaki kadın, duygusal bir yapıya işaret ederken, sağdaki kadın mantıkçı bir yapıya işaret etmektedir.

http://filoji.com/tek-cevaplik-harika-bir-bulmaca-mantik-insani-misiniz-duygu-insani-mi/

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bileğinizdeki çizgiler ne anlama geliyor?

BBEIaHS[1]

 

Bir çok kişi avuç içlerinde yer alan çizgilerin ne anlama geldiğini az çok bilir. Ancak bilekte yer alan çizgilerin anlamlarından çoğu insan habersizdir. Bizde özellikle bileklerdeki çizgilerin ne anlama geldiğini sizler için araştırıp bir araya getirdik. İşte bileklerde yer alan çizgiler ve anlamları…

Eski kültürlerden bu yana eldeki bazı çizgi ve şekillerin bir çok işareti beraberinde getirdiğine inanılıyordu. Günümüzde de bu inanışlara bir yenisi eklendi; bilek çizgileri. İşte inananlara göre bilekte yer alan 4 çizginin anlamı… Blek çizgileri insanlarda 3 ya da 4 tane bulunmaktadır. 4 tane çizgisi olanlar nadir insanlardır.

İlk çizgi İlk çizgi en önemli çizgi anlamına gelir. Bu çizgi bir inanışa göre sağlık hakkında bilgi vermektedir. Eğer çizgiler arasında boşluk varsa bu durum sağlığınıza dikkat etmeniz gerektiğini gösterir. İlk çizgi sadece bileğinizi kırdığınızda görünüyorsa kadınlarda jinekolojik sorunların olabileceği erkeklerde ise üreme problemleriyle alakalı sorunları işaret ettiği söylenir.

2. çizgi 2. çizgi varlık ve mutluluk çizgisi anlamına gelmektedir. Kesintisiz ve düz bir yapıya sahip olduğunuz 2. Çizgi, varlıklı ve mutlu bir hayat süreceğiniz anlamına gelebilir.

3.çizgi Kariyerinizin hakkında bilgi vermektedir. Derin bir çizgiye sahipseniz toplum içerisinde saygın bir konuma sahip olacağınızı işaret ediyor olabilir. Kalın bir 3. Çizgiye sahipseniz eğer toplum içerisinde sözü geçen biri olduğunuz anlamına gelebilir.

4.çizgi 4. çizgi uzun yaşamı temsil eder. Bu çizgi herkeste bulunmamaktadır. Eğer sizde 4. Çizgi bulunuyorsa bu uzun yaşayacağınız ve nadir bulunan insanlardan olduğunuz anlamına gelmektedir.

kAYNAK: MSN

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Hangi baharat hangi hastalıklara iyi gelir? Baharatların faydaları

baharat-faydalari[1]

Aromaları ile yemeklere lezzet katan baharatların sağlık için de sayısız faydası bulunuyor. Hangi baharat hangi hastalıklara iyi gelir? Baharatların pek bilinmeyen faydaları…

Şeker ve kolesterol düzenlemekten, metabolizma güçlendirmeye, kanser hücrelerinin baskılanmasından tümörün küçülmesine katkı sağlayanlara kadar birçok farklı alanda fayda sağlayan baharatlar doğru kullanılmadığında ise sağlığı tehdit edebiliyor.
Özellikle kronik hastalıkları olanların baharatları daha dikkatli kullanması gerektiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, zencefil, tarçın, biber, karanfil gibi günlük hayatın içindeki baharatların kullanımı ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.
Zencefil regl ağrılarını dindiriyor, kanserde tümörün küçülmesine yardımcı oluyor
Antibakteriyel, antiviral, antienflamatuvar olarak kullanılan zencefil, çay olarak tüketildiğinde hamilelik dönemi bulantılarında kullanılabilecek en güvenilir çareye dönüşür.

 

Zencefil faydaları
Zencefil çayı aynı zamanda uzun yolda ortaya çıkan mide bulantılarında da etkilidir. Antitümör etkisi sayesinde tedavisi zor olan kanser türlerinde doktora danışılarak tüketilen zencefil tümörün büyümesini baskılamaya yardımcı olabilir.
Zencefilin bilinmeyen faydaları
Spor yapan kadınlarda kas ağrılarını ve adet dönemindeki ağrıları azalttığına dair çalışmalar bulunan zencefil solunum yolu hastalıklarında, öksürük, grip ve soğuk algınlığına birebirdir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Fakat kan basıncı ve şeker ile ilgili ilaç kullananlar için sakıncalı olabileceği unutulmamalıdır.

Tarçın hafızayı güçlendiriyor!
Kan şekerini dengelemesiyle tanınan ve bu özelliği ile diyabetik hastalara önerilen tarçın bazı diyabet ilaçları ile etkileşime girebilir. Diyabet hastalarının tarçın kullanımı ile ilgili doktorlarına danışması önemlidir.

Kolesterol üstünde de dengeleyici etkisi olan tarçının antioksidan, antiseptik ve antibakteriyel özellikleri de vardır. Kanın pıhtılaşmasını önlemeye yardımcı olan tarçın zengin lif içeriği sayesinde sindirimi kolaylaştırır.
Lösemide kanser hücrelerinin çoğalma riskini düşürür. Tarçın sakızı çiğnemek veya koklamak hafızayı güçlendirir, Alzheimer gibi hastalıklarda yardımcı olarak kullanılabilir.
Zerdeçal, osteoporoza karşı koruyor
Zencefil ailesinden olan ve Hindistan safranı olarak da bilinen zerdeçalın kullanım alanları da safranla benzerlik gösterir. Antienflamatuvar, antioksidan, antitümör özellikleri olan zerdeçal Alzheimer gibi hastalıklarda kullanılır.

Kolon, prostat, pankreas, meme kanserlerinde tedaviye ek olarak kullanılabilir, ancak öncesinde hekime danışmak önemlidir. Artrit, pankreatit, enflamatuvar bağırsak hastalıklarında ağrıyı azaltıcıdır.
Safra taşına karşı doğal bir koruyucudur. Kan basıncını düzenler, osteoporoza karşı da koruyucu özellikleri bulunur. Zerdeçalı günlük beslenmesine dahil etmek isteyenler pilav, makarna, et yemekleri, yumurta, çorba gibi yemeklere ekleyebilir.
Omega-3 ve omega-6 karanfil şişkinliği ölüyor
En çok diş ve diş eti hastalıklarına önerilen karanfil, lokal anestezik olarak da kullanılabilir. Ağız kokusu için de etkili olan karanfil, su ve çayda tüketildiğinde şişkinliğe iyi gelir. Bitkilerde çok nadir görülen omega-3 ve omega-6 barındırmasıyla dikkat çeken zencefil, soğuk algınlığı, öksürük gibi bağışıklık sistemi hastalıklarında da kullanılabilir.
Siyah noktalar, sivilceler, cilt lekeleri için birebirdir. Baharat ve çay olarak tüketilmesi önerilen karanfil, yağ olarak tüketildiğinde yarardan çok zarara neden olan bir ürüne dönüşebilir.
Mutlaka bir uzmana danışılarak kullanılması gereken karanfil yağı; direkt olarak içilmemeli, cilde sürülmemeli ve seyrelterek kullanılmalıdır. Çocukların kesinlikle kullanmaması gereken karanfil yağı mide ve bağırsakta dönüşü olmayan ciddi yan ektilere neden olup vücutta tahribat yaratabilir.
Siyah nokta ve sivilcelere karşı: Kimyon
Kan şekerini dengeleyen kimyon, cildi düzenler, siyah nokta, sivilce, yaşlılık kırışıklıklarının tedavisine yardımcıdır. Yüksek demir içeriği sebebiyle kansızlık tedavisinde oldukça etkili olan kimyon, astımla savaşır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Aşırı tüketimi karaciğer ve böbreklere zarar verebilen kimyonun hamilelik döneminde de düşüklere neden olabileceği için kullanılmaması önerilir.

Çalışmayan bağırsaklar için keten tohumu
Omega 3 yağ asitleri ve diyet lifi açısından zengin olan keten tohumu sindirim sistemini ve bağırsakların sağlıklı çalışmasını destekler. Kan şekeri ve kolesterolün dengede kalmasına yardımcıdır. Bu özelliğiyle kalp ve damar hastalıklarına karşı da koruyucu olan keten tohumu, meme ve prostat kanseri riskini düşürür. Suda bekletilip salatalarda kullanılabilir.
Chia kolesterolü dengeler
Omega 3, 6 ve lif içeriği bakımından zengindir. Kan şekerini ve kolesterolü dengeler. Antioksidan özelliği sebebiyle kanser riskini düşürür. Süt ve suda jelleşme özelliği ile puding, sütlü yumurta gibi sevilen birçok tarifte kullanılabilir. Midede şiştiği için açlık hissini yatıştırır. Tansiyon hastaları uzmana danışarak kullanmalıdır.


Dereotu tohumu faydaları
Bağırsakları yatıştırıcı özelliği de bulunan dereotu; sindirim ve gaz problemleri olan çocuklarda sindirimi kolaylaştırıcıdır. Anason gibi besinlere göre daha hafif bir aromaya sahip olduğu için tavsiye edilmektedir. Tohumlarından yapılan çay; bağırsak yanmaları, karın ağrıları ve idrar yapamama gibi durumlarda faydalı olmaktadır.

Temel yağ asitleri bakımından da zengin olan bu besin, antioksidan bakımından zengindir ve 1 çay kaşığı dereotu tohumu çiğnemek, nefesi açar ve kötü kokuları giderir. Dereotu, boşaltım sisteminde enfeksiyonlara neden olan “escherichia coli” bakterisine karşı da savaşır. Dereotu zayıflamak için nasıl kullanılır?
Pul biber bağışıklık sistemi ve metabolizmayı güçlendirir
Antienflamatuvar ve gaz giderici olarak kullanılan pul biber içindeki bileşikler sayesinde birlikte yenilen diğer besinlerin vitamin ve mineraller emilimini de arttırır. Yüksek miktarda C vitamini içerdiğinden doğal antibiyotik olarak tanınan pul biberin vücut için mucizevi bir besin olduğunu söyleyebiliriz. Acı biberin mucizevi faydaları

Bağışıklık sistemi ve metabolizmayı güçlendiren pul biber antidepresan olarak kullanılabilir. Kanser hücrelerinin bastırılmasında da yardımcı olan biberin bazı ilaçlarla etkileşime girebileceği unutulmamalıdır.

kAYNAK: İNDİGO DERGİSİ

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Boynuna Sarılı Kırmızı Soğan ile Uyudu! Uyandığında Sonuçlarına Şok Oldu!

boynuna-sarili-kirmizi-sogan-ile-uyudu-uyandiginda-sonuclarina-sok-oldu-2-b[1]

 

Soğanların inanılmaz bir kan temizleyici, bakteri öldürücü ve cilt temizleyicisi olarak çalıştığını biliyor muydunuz? Dahası, cildin sağlıklı kalması, ruhsal durumun iyileştirilmesi, saç kalitesinin iyileştirilmesi ve bazı kanser türlerinin riskinin azaltılması gibi diğer sağlık yararları sağlarlar.
Onları çiğ veya pişirip tüketmenize bakılmaksızın, soğan son derece sağlıklıdır. Izgara, sotelenmiş, kavrulmuş veya karamelize yiyecek seçenekleri vardır, sınırsız yenebilir. Bununla birlikte, çiğ soğanların kükürt açısından zengin olması, çok sayıda sağlık faydası sağlar.
Şaşırtıcı bir şekilde, soğan, tiroid bezi bozukluğuna da yararlıdır. St. Petersburg’tan Rus doktoru Dr. Igor Knjazkin, kırmızı soğanları ana madde olarak tiroid bezi tedavisinde kullanıp etkili bir reçete ile geldi. Bu yöntem aslında son derece basittir ve yapmanız gereken aşağıdaki talimatlara sadık kalmaktır:
– Akşam soğanı kesin, suyun akmasına izin verin
– Soğanı yarıya alın ve boynunu masajla tiroid bezinin alanına sabitleyin
– Soğanı boynuza bırakın ve yıkamadan yatın, sonra suyu bir gecede işler
– Sonra, çoraplarınıza bir soğan parçası koyup yatın.
Tiroid bezinin düzgün işleyişini teşvik etmenin yanı sıra, kırmızı soğan bakterileri yok eder, cildi temizler ve kanı temizler.
Geleneksel tıp çok uzun süredir soğanı çok amaçlı kullanmıştır. Bunların arasında şunlar bulunur:
– Virüsleri ve bakterileri öldürmek
– Vücut oksijeninin temizlenmesi
– Kanının arındırılması
Ayak sinir uçlarında 7 bin tane sinir ucu bulunuyor. Soğan dilimleri romatizmal ağrıların olduğu yere ya da ayağın içine yerleştirilip bir streç veya çorapla sarıldığında ağrılara iyi geliyor.

KAYNAK: kADINDA YAŞAM

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İyiliğin iyileştirici gücü: İyilik hareketini başlatın

uplifers-iyilik-mutluluk-1280x720[1]

 

Her şeyden önce iyi olalım, ondan sonra mutlu oluruz.” Jean Jacques Rousseau

 

İyilik kavramı; nezaket, hoşgörü, merhamet ve yardımseverlik gibi pek çok olumlu kavramı kapsar. İnsan olma haline ilişkin pek çok güzel duygu ve davranışı bünyesinde barındırır. İyilik üzerine yapılan araştırmalar, iyilik yapmanın iyi hissettirdiği gerçeğini ortaya koyuyor.

 

Şimdi, en son karşılık beklemeden yaptığınız iyiliği hatırlayın ve zihninizde o ana gidip nasıl hissettiğinizi düşünün. Harika değil mi? Yaptığınız basit bir iyilik bile, iyilik yaptığınız kişinin hayatında tahmininizden büyük bir etki yaratabilir ve yarattığı bu etki bir başka tanımadığınız kişinin hayatına dokunabilir ve aslında bu yolla iyiliğiniz tüm dünyaya yayılır.

 

Günümüzde mutluluk, iyilik hali veya başka bir deyişle iyi olma hali gibi kavramların cevaplarını aramaya devam ediyoruz. Gelinen noktada ise, mutluluğun ve iyi olma halinin sadece almaktan değil vermekten de geçtiğini artık pek çoğumuz biliyoruz. Farkındalık seviyemizi yükselterek hayatımıza anlam katan davranışları eklemek, sürdürülebilir ve anlamlı bir mutluluk için olmazsa olmazlardan.

 

İyilik üzerine yapılan araştırmalar iyilik yapmanın, yardım etmenin, merhamet ve hoşgörüyle yaklaşmanın faydalarını çoktan ortaya koydu. İşte iyiliğin getirdiği başlıca kazanımlar:

 

Yaptığımız iyilikler dönüp dolaşıp bizi de iyileştirir.

 

1. İyilik mutlu ediyor.

 

Daha çok para kazanmak ya da daha iyi bir araba, daha iyi bir telefon veya pahalı bir çantaya sahip olmak anlık hazlar yaratsa da sürdürülebilir mutluluğun yolu anlamlı bir eylemi sürdürebilmekten geçiyor.

 

University of British Columbia’da yapılan bir çalışmada, bir grup insandan gün içinde 50 dolar harcamaları isteniyor ve günün sonunda bu parayı kendilerine bir şey almak yerine başkalarına yardım etmek için harcayan insanlar daha mutlu hissettiklerini ifade ediyor. Birine hediye aldığınızda ve onu mutlu gördüğünüzde hissettiklerinizi hatırlayın. İşte bu kadar basit.

 

İyilik yapmaktan bahsederken bunu parayla sınırlandırmak tabi ki doğru değil. İyilik yapmanın sayısız yollarından bahsetmek mümkün; gönüllü kuruluşlarda çalışmak, sevgiyi paylaşmak, bilginizi gönüllü olarak aktarmak, zor durumdaki birine yardım etmek, sokak hayvanlarını beslemek ve hatta gülümsemek… İyilikte sınır yok!

 

2. İyilik ilişkilerimizi geliştiriyor.

 

“Mümkün olduğunca nazik olun. Ki bu, her zaman mümkündür.” Dalai Lama

 

Sabah karşılaştığınız komşunuza günaydın demek, arkanızdan gelen birine kapıyı tutmak, içtenlikle teşekkür etmek, trafikte yol vermek, kolay gelsin demek… Bunlar her zaman mümkün.

 

Bu davranışları sergilediğinizde karşınızdaki insana onu önemsediğiniz mesajını verirsiniz ve bu iyi ilişki kurmanın temel yollarından biridir. Bir düşünün, kaba ve bencil birisiyle mi ilişki içerisinde olmak istersiniz yoksa nazik ve size iyiliği dokunan biriyle mi?

 

İyiliğin ilişkiler üzerindeki etkisini araştıran bilim insanları, kadınlar  ve erkeklerin dahil olduğu, yaşları 20-25 arasında değişen ve 33 ülkeden insanın katılımıyla yapılan bir çalışmada nezaket sergileyen ve iyiliği sakınmayan insanların daha çekici olduğunu ortaya koymuş. 

 

3. İyilik sağlığımıza iyi geliyor.

 

Yapılan araştırmalar iyiliğin, bedensel ve ruhsal sağlığımızla pozitif ilişkisini ortaya koyuyor. İyilik yapmak, vücudumuzda oksitosin hormon seviyesini yükseltiyor ve bu sayede rahatlamaya ve kan basıncını düşürmeye yardımcı oluyor. Aynı zamanda ağrı eşiğini yükseltiyor ve iyileşme sürecini destekliyor.

 

University of British Colombia’da yapılan başka bir araştırmada ise, anksiyete düzeyi yüksek bir grup, haftada ortalama altı kere iyilik yaparak vaktini geçirmiş ve bir ayın sonunda anksiyete düzeylerinin azaldığı gözlemlenmiş.

 

Evet, dünyada maalesef şiddet, savaşlar ve kavgalar süregeliyor. İşte tam da bu noktada iyiliğe daha çok ihtiyacımız var. Bireysel olarak yapacağımız her iyilik bizi daha iyi bir dünyaya taşıyacak harika birer adım.

 

Unutmadan; “Nazik olun, çünkü karşılaştığınız herkes en az sizin kadar zorlu bir mücadele veriyor.” Platon.

Kaynak: uplifers

 




Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Resme İlk Baktığında Ne Görüyorsun?

resimde-ne-gordun[1]

 

Senin seçimin “Kız”:Kendine has bir çekiciliğe sahip olan yaratıcı kişilik!
Etrafındaki insanlar için çok çekici ve gizemli birisin. Sen daima tüm dikkatleri üzerine çekebiliyorsun ve bu yönünle bir çok kişiyi imrendiriyorsun.

Kendine has bu kişiliğinin farkındasın. Hep daha iyisini yapabiilmek için mücadele ediyorsun.
Kendine güvenin tam! Fakat söz konusu aşk olduğunda ise gerçek bir oyuncuya dönüşüyorsun ve karşındaki insanla belirlediğin sınırlarda bir yakınlık kuruyorsun.

Senin seçimin “Kurukafa”: Toleranslı kişilik!
Anlayışlı tavırların sayesinde, tüm görüş ve düşünceleri kucaklayabiliyorsun. Her durumu, herhangi bir taraf olma ihtiyacı duymadan adil ve akılcı bir şekilde yargılama yeteneğin var.

Hızlı öğrenen biri olduğundan dolayı yeni ortamlara ve durumlara adapte olurken hiç zorlanmıyorsun.Her zaman doğru kararlar verebilen, zeki birisin.
Cömert bir insansın, birçok insan sana saygı duyuyor…

Senin Seçimin ”Dışarısı” : Enerjik ve Neşeli Birisin

Sen müthiş bir düşünce ve mizah tarzıyla bilinen, çok esprili birisin.

Neşeli hallerinle, bulunduğun her ortamın havasını bir anda değiştirebiliyorsun. Sen düşündüğünü yapan birisin.

Gereksiz olduğunu düşündüğün ayrıntılarla ilgilenmiyorsun. Hayattan keyif almaya bakıyorsun.

Kaynak: Baykush

 

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Daha Huzurlu Ve Bereketli Evler İçin 12 Feng Shui Tavsiyesi

22789170_1946640125656058_5888019958568715630_n[1]

1. Olabildiğince az eşya
Eskidiği için kullanılmayan, bozuk, kırık ve hiç bir şey evde tutulmamalı. İnsanın hayatındaki yenilenmeleri de geciktirir veya engeller.
Aynı şey cüzdanımız için de geçerli, gerekmeyen faturalar, yazılar, kullanılmayan kartlar çıkarılmalı ki, yeni gelenlere yer açılabilsin.
2. Evin girişi (Antre) olumlu duygular uyandırmalı
Giriş kapısının tam karşısında ayna veya cam olmamalı. (Gelen enerji eve girmeden geri döner.)
Kapıya veya kapının kenarına gelenlerin içeri girmeden önce görecekleri, olumlu hissedecekleri bir şey asılmalı.
Kapıdan girer girmez görülebilecek bir yere koruyucu bir şeyler asılmalı (Nazar boncuğu, fil, kuru biber, kuru kabak vs)
Yemek yenilen masa ve yatak odası evin girişinden gözükmemeli.
Huzursuzluk vereceği düşünüldüğü için eve girerken saat görülmemeli.
3. Koridorlar boş bırakılmamalı
Koridorlara resim asmak, mum, bitki koymak veya halı sermek gerek. Koridorda oluşacak hızlı enerji akışını engellemek için tavandan bir şey asmak iyi olabilir. (Bambu, rüzgar çanı vs)
4. Her odanın bir rengi var!
Salonda çok farklı renkler bir arada olmalı, tek renk ağırlıklı olmamalı. Salon aktif bir yer ve salondaki renklerin insanın hayatına renk kattığı düşünülüyor. En azından 5 elementin renkleri olmalı (Ateş; kırmızı-turuncu, toprak; kahverengi tonları, tahta; yeşil tonları, su: mavi tonları, metal; gümüş-altın gibi metalik renkler veya direk metalin kendisi). Özellikle en az bir tane kırmızı nesne veya resim bulunmalı.
Mutfaklar mavi veya siyah olmamalı. İştah için kırmızı, formda kalmak için yeşil, kolay hazım için sarı olmalı. Beyaz veya kahverengi de olabilir. Yine en az bir kırmızı obje olmalı.
Yatak odasında yer, duvar, mobilyalar ve halı insan teninin tonlarında olmalı. (Beyaz’dan koyu kahveye kadar) Kırmızı renkli bir obje veya resim olmalı ama canlı renkler abartılmamalı. Şehveti uyandırmalı ama uykuyu kaçıracak kadar enerji vermemeli.
Banyoda, mavi, yeşil ve beyazın yanı sıra evin geri kalanından koparmayacak toprak rengi detaylar olmalı.
5. Salonda bitki, su ve saat olmalı
Salon, canlılığın, enerjiyi ve hareketi çağrıştıracak şekilde döşenmeli.
Su birikintisi (akvaryum, içinde mumlar yüzen bir fanus vb) ve yeşil bitkiler salonda olmalı. Bitki demişken; Feng Şui’de gerginlik verdiği düşünüldüğü için kaktüs ve yeniliği engellediği düşünülen kuru çiçek pek sevilmiyor.
Yaşamın akışını ve zamanı hatırlatan saatler de sadece salonda olmalı.
6. Yemek masasının üstünde ayna olmalı
Yemek masasının üstüne asılan aynanın, masanın bereketini artırdığı düşünülüyor. Yemek masasının üstüne meyve veya kuru gıda koymanın da bereketi artırdığı düşünülüyor. Özellikle bizim kültürümüzde de bereketi artırdığına inanılan ve uzun süre açıkta dayanabilen nar ve ayva gibi meyveler seçilebilir.
Masa etrafındaki sandalyelerin çift sayıda olması uğur getirdiği ise bir başka inanış.
7. Kısık sesli bir müzik
Feng Şui’de salonda sürekli çalan kısık sesli bir müziğin enerji akışını düzene soktuğu düşünülüyor. Herhangi bir öğretiye gerek olmaksızın, fonda çalan sevdiğimiz bir ezginin modumuzu yükselttiği ve huzur verdiği su götürmez bir gerçek.
8. Mutfakta gıdalar görünür olmalı
Bereket getireceği düşünüldüğü için, masa üstünde veya tezgahta açıkta duran bozulmayacak yiyecekler olmalı; meyve, çerez, kuru gıdalar, tahıllar, turşular vs. cam kavanozlarda ve görünür olmalı. Su dolu bir bardağın, kavanozun içine atılmış madeni paranın da bereket getirdiği düşünülüyor.
Yemek yaparken arkamız mutfak kapısına dönük olmamalı.
Mutfak kapısının karşısında tuvalet veya merdiven olmamalı. Varsa banyonun dış kapısına ayna asılmalı.
9. Yatak odasında televizyona, aynaya ve saate yer yok
Yatak odası; sadece sevişmek ve uyumak için ayrılan bir yer, dolayısıyla bu iki eylemin dışında herhangi bir şeyi çağrıştıran nesnelere yer yok. Dolayısıyla televizyon, bilgisayar hatta mümkünse cep telefonu yatak odasına sokulmamalı.
Yattığınız yerden gördüğünüz bir aynanın da dikkatinizi dağıttığı ve hatta yatağa üçüncü kişileri (yani sadakatsizliği) davet ettiği düşünülüyor.
Yatağın altında bir şeyler depolanmamalı, saklanmamalı. Baza olmamalı. Kötü anıları da biriktirir.
Asla saat olmamalı. Huzur yerine acelecilik verir.
10. Yatak odasındaki görsellere dikkat!
Odaya asılan görseller hayatımızda yaşamak istediğimiz görüntüler olmalı. Tek başına bir insan veya mutsuz hüzünlü resim olmamalı. Feng Şui uzmanları, ailenin kendi fotoğraflarındansa, (özellikle çocukların veya çiftin ebeveyninin fotoğrafı olmamalı) çift şeklinde hayvan fotoğraflarını veya şehvet uyandıran çizimleri tavsiye ediyor.
Nevresim takımı geometrik şekilli olmamalı, mümkünse düz renk ve insan tenine yakın renkler olmalı. (Beyazdan, koyu kahverengiye kadar) Geometrik şekiller uyurken huzursuz eder.
11. İlişkide dengeyi sağlamak için ışıklandırma ve yatağın konumu
Direk ışık yerine, yerden aydınlatma veya duvara yansıtılan aydınlatma olmalı, ışık kaynağı direk görülmemeli. Yatağın iki tarafında küçük aydınlatmalar olmalı (mum da olabilir) ama tüm odanın merkez ışığı bu iki kaynak dışında bir kaynaktan sağlanmalı. (Yine ilişkinin merkezinin bir tarafa kaymasını engellemek ve dengeyi sağlamak için)
İki kişilik yatağın her iki tarafından da yatılabilir olmalı. (köşeye konulmamalı) Köşeye dayalı yatak yalnızlık çağırır veya ilişkide dengesizlik getirir, bir tarafın daha çok sevmesini sağlar.
12. Banyoda bambu ve yuvarlak neseneler
Banyoda aynaya bakarken arkamızda görünenlere dikkat edilmeli, sevdiğimiz şeyler olmalı. Köşeli yerine dairesel şekilli nesneler seçilebilir. Rahatlatıcı kelimelerin yazılı olduğu nesneler, bambu bitkisi veya yuvarlak taşlar rahatlama ve gevşeme getirir.
Banyo kapısı ve klozet kapısı sürekli kapalı tutulmalı.
İki farklı ışık kaynağı olmalı, yoksa mum yakılabilir.

#DüşünenAkıl #spiritualquantum
Feng Şui, bir mekanın çevreyle uyumunu sağlamaya ve uzayda mekanın ayarını yapmaya yönelik, eski bir Çin yerleşim uygulaması. Bu terimin kaynağının “Rüzgârlar vahşi/ Güneş ılık/ Su berrak/ Ağaçlar gür” şiirinden geldiğine inanılıyor.
Kısacası Feng Şui aşk hayatında mutluluğu (yatak odası), bereketi ve bolluğu (mutfak), yaşamın akışında hareket ve canlılığı (salon), enerji dengesini (pencere ve kapılardan gelen enerji; banyo, tuvalet ve lavabolardan giden enerji) sağlamaya yönelik bit takım öğretiler içeriyor.
Okuyunca fark edeceksiniz ki zaten bizim içgüdüsel olarak yaptığımız, içimizin ve gözümüzün daha rahat ettiği bir takım pratikler aslında. Muhtemelen bir çok kültürde de benzer tecrübeler birikiyor, nesilden nesle aktarılıyor. Önemli bir kısmı da yemekleri hazmetmek, dinlenmek, hızlanmak-yavaşlamak, ışığın açısı, olumlu telkinler de bulunmak, şehveti artırmak gibi rasyonellere de dayanıyor elbette. Aman dikkat; çok inanmak da takıntı getirebilir. Zaten genel mantığı anlamak, kendi yorumlarımızı ortaya çıkarmaya yetecektir. Tek bir evde bütün öğretileri uygulamak imkansız gibi gözükse de, bize düşen ilham almak…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÇAKRALARINIZI DENGELEYEBİLMEK İÇİN REİKİ YADA YOGA BİLMİYORSANIZ YAPABİLECEKLERİNİZ;

chakra[1]
KÖK ÇAKRA
1. Çekmecelerini düzenle.
2. Evini temizle.
3. Sıcak su torbasıyla uyu.
4. Rengârenk, neşeli cıvıl cıvıl çoraplar giy.
5. Yumuşak ayakkabılar giy.
6. Eve girmeden ayakkabılarını çıkar…
SAKRAL ÇAKRA
1.Romantik bir film izle.
2.Duygusal müzikler dinle.
3.Yemekte yalnız isen kendin için en güzel sofrayı kur.
4.Çok güzel bir fotoğraf çektir.
5.Günde bir parça Çikolata ye 😉
SOLAR PLEKSUS
1. Kendine bir görev çizelgesi yap.
2. En sevdiğin kalemle kendini anlatan bir yazı yaz.
3. Yatak odana kilit koy ve kendi alanını oluştur.
4. “Hayır” demeyi öğren.
5. Ajanda edin ve onu kullanmayı öğren.
6. Sabahtan günlük hedeflerini yaz ve akşam eve döndüğünde o hedeflerden yaptıklarını ve onun dışında yaptıklarını yaz.
KALP ÇAKRASI
1) Şiir oku.
2) Sevdiğin birinin elini tut.
3) Herhangi bir arkadaşını / kişiyi kucakla.
4) Aşk filmleri seyret.
5) Salata ve taze yeşil sebzeler ye.
6) Üzerinde yeşil yada pembe rengi taşı
7) Senin hayatında sana veya hayatına pozitif etki yapan birine mektup yaz…
BOĞAZ ÇAKRASI
1. Teşekkür mektupları yaz.
2. Konuşmadan önce nefesini dinle.
3. Konuşmadan önce nefes al.
4. Boynunu saracak şekilde Gök Mavisi renginde şal, kolye, kravat.. kullan.
5. Sıcak bitkisel çaylar iç.
6. Söylemek istediklerini konuşmadan önce planla…
ÜÇÜNCÜ GÖZ
1. Aynaya seni iyi hissettirecek bir not yaz
2. Kendine çiçek al
3. Hafıza ve akıl oyunları oyna
4. Gün içinde gördüğün 3 güzel şeyi not al…
TEPE ÇAKRASI
1. Mozart veya Gregorian dinle
2. Yataktan kalkmadan meditasyon yap
3. Her gün Şükret
4. Geçmiş hayatınla ilgili bir hikaye yaz …
SEVGİNİN IŞIĞI SARIP SARMALASİN, HUZURLA, DENGEDE OL’ALİM..

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 5 Comments »

ATALARDAN GELEN YANSIMALARI TEMİZLEME ÇALIŞMASIDIR:

12189654_771973086262538_3262548808292731282_n[1]
Rahat ve sessiz bir mekana geçin,
rahatça oturun,
avuçlarınızı ovuşturun.
ısındığını hissedince,
avuçlarınızı yanaklarınıza koyun.
Bu bir yüzleşme çalışmasıdır..Derin bir nefes alın burnunuzdan ve yavaşça verin,üç kez daha tekrarlayın..sonra babanıza veya kırgın olduğunuz kızdığınız kişiye seslenin:
” Baba sana kırgınım…
Neredesin baba?
canımı çok yaktın,
beni çok üzdün.
beni yalnız bıraktın,
varlığını hissettirmedin.
Diğer çocuklar babalarıyla mutlu yaşarken,ben senden hiç bir sevgi göremedim…
Anneme,kardeşlerime kötü davrandın,
yuvamıza sahip çıkmadın..
Ben,sen den kurtulup kaçmak için karşıma çıkan ilk kişiyle evlendim!..
Ben babama kırgınım,canımı yakan babam Bu gün bir karar aldım ve ben bu yazgıyı değiştiriyorum..
Benden başlayarak ( çocuklarımın) soyumun şifalanması için ben seni olduğun gibi kabülleniyorum ve olduğun gibi affediyorum..
Seni Seviyorum..Kalbimdeki bütün kırgınlıkların şifalanması için ALLAH’dan yardım istiyorum..Ne olur Allah’ım , kalbimdeki bütün kırgınlıkların şifalanması için yardım et, NİYET ETTİM BABAMI AFFETMEYE !…Babamla aramdaki karmanın temizlenmesi için yardım istiyorum..
Yüceler yücesi Rabbim,babamla aramdaki tüm olumsuz enerjilerin sevgiye dönmesi için lütfen bana yardım et..Öfkemi sana teslim ediyorum,kırgınlıklarımı hesaplaşmalarımı sana teslim ediyorum…
Her neredeysen mutlu ol babacığım,ben de mutlu olmayı seçiyorum..
babamla ilgili tüm olumsuz kayıtları sevgiye dönüştürüp sevgiyle gönderiyorum..
Hayatıma mucizeleri çağırıyorum,babamı mucizelerle affediyorum seni özgür bırakıyorum;seni seviyorum babacığım!…
Her nerede isen mutlu ol..sen de beni affet hakkını helal et.
Yıllarca içimden kızdığım için sen de beni affet,hakkını helal et…
ben de sana hakkımı helal ediyorum..
her neredeysen mutlu ol her nerede isen huzurlu ol..
senide bir anne baba dünyaya getirdi sana sevgi verememiş olabilirler sen de bize sevgini veremedin.Bu durumu anlıyor ve kabül ediyorum ve ben seni sevmeyi seçiyorum!..
senin de sevgiyi yaşamaya hakkın var!..Bunun için seni affediyorum ve seni özgür bırakıyorum..İyi ki babam oldun ve iyi ki varım!…Şükürler olsun hamd olsun…

Kaynak: reiki enerji

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »