Archive | 10 Mart 2017

Hayat Mutfakta: LİMON, TUZ ve KARABİBER İLE 9 DERDE 9 HIZLI DEVA TARİF

 

LİMON, TUZ ve BİBER 
İLE ÜSTESİNDEN KOLAYCA GELEBİLECEĞİNİZ 9 SAĞLIK PROBLEMİ
Doğanın yine bize sunduğu çok etkili şifa kaynağı onlar… Sadece bu üçlü ile tedavi edebileceğiniz o kadar çok rahatsızlık var ki… En çok rastlanan 9 tanesi ve tedavisi aşağıda…
 

1 – Boğazı tedavi için; bir limonun suyu, bir tutam tuz ve karabiber yeter. Bu üçünü karıştırıp, çalkalayın. Ayrıca soğuk sirke ile de gargara yapıp boğaz tahrişini ortadan kaldırabilirsiniz.
2 – Safra kesesi taşlarını için; limon suyu ve zeytinyağı karışımını içmeniz safra kesi taşlarını ortadan kaldırmak için oldukça faydalıdır..

3 – Mide bulantısını için; bir bardak suda karabiberi karıştırıp, biraz taze limon suyu ekleyin ve yavaş yavaş için. Mide bulantısının azaldığını ve geçtiğini göreceksiniz.

4 – Bademcikler için; Limon suyunu su ile boğazı yumuşatıp gargara yapmak, boğazdaki tahriş ve yaralara da iyi gelir. Bademcik iltihabi durumunda, limonlu gargaranın içine tuz da ekleyin. Günde 3 kere uygulamanız kafi.
5 – Kilo vermek için; bir bardak suda 1/4 çay kaşığı karabiberi, 2 yemek kaşığı limon suyu ve 1 yemek kaşığı balı iyice karıştırın ve her gün için. 2 hafta içinde etkisini göreceksiniz. Size bu kür aynı zamanda zindelik de verecek.

6 – Diş ağrısını için; karanfil yağı ve karabiberi karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı ağrılı bölgeye sürün. Diş ağrınızın kısa sürede geçtiğini göreceksiniz.

7 – Ateşi düşürmek İçin; Yarım limonun suyunu 1 bardak suyun içine sıkıp, içerseniz ateşiniz düşer.
8 – Griple savaşmak için; Ballı sıcak çayınıza biraz limon suyu ekleyip içerseniz, gribi atlatmanıza yardımcı olacaktır. 

9 – Bulantıyı azaltmak için; 1 çay kaşığı bal ve 1 çay kaşığı limon suyunu karıştırıp içerseniz, mide bulantınız azalacaktır.

Bu önemli bilgileri daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

Kaynak: Hayat Mutfakta

Zeka Geliştirme Yöntemleri Nelerdir? Hangi Egzersizler Beyni Geliştirir?

Daha zeki olmak gayet mümkün ve bu durum herkes tarafından bilinen, araştırmalarla da kanıtlanan bir gerçek. Peki, daha başarılı ve mutlu bir hayat için beyin nasıl geliştirilebilir? Gelin, zeka geliştirme yöntemleri nelerdir, hangi egzersizler beyni geliştirir sorularının cevaplarını aşağıda bir bir inceleyelim.

Evet, istisnasız hepimiz daha zeki olmanın yollarını arar, konuyla ilgili bir şeyler duyduğumuzda hemen kulaklarımızı kabartırız. Çünkü ne kadar zeki olsak da daha aktif çalışan bir beyne sahip olma düşüncesine karşı koyamayız. Hem nasıl koyabiliriz ki? Daha doğrusu, neden koyalım! Sonuçta; daha kıvrak bir zeka ile isteklerimize çok daha kolay bir şekilde ulaşabiliriz.

Öğrendiklerimizi unutmaz, çok daha kolay öğrenmeye başlar, sorunlara hızlı ve akıllıca çözümler bulur, işleri daha kısa süre içerisinde halleder, daha çok insanın sevgisini, saygısını kazanır, başarılı kariyer hedefine daha kolay ulaşır ve daha pek çok farklı noktada diğerlerine açık ara fark atabiliriz. İşte bu nedenlerden dolayı da zeka geliştirme yöntemleri nelerdir, hangi egzersizler beyni geliştirir bu konunun üzerinde özenle durmalıyız diye düşünüyorum.

Neticede; beyin de diğer organlarımız gibi geliştirilip, güçlendirilebiliyor. Yani her ne kadar karmaşık bir yapıya sahip olduğu düşünülse de beyin de çalıştırıldıkça aktif hale gelen bir parçamız. Nasıl ki daha çok kullandığımız kolumuz, diğerine oranla güçlü oluyor! Nasıl ki spor yaptıkça vücuttaki kas ağırlığı artıyor, işte aynı şekilde beyin de egzersiz yaptıkça gelişip güçleniyor. Gelin; her anlamda başarınızı arttırmak için aşağıdaki zeka geliştirme yöntemlerinden siz de faydalanın. İnanın bana, birkaç tanesini günlük alışkanlığınız haline getirmek bile beyninizde şimşekler çakmasını sağlayacaktır.

İşte zeka geliştirme yöntemleri nelerdir, beyni geliştirmek için hangi egzersizler yapılmalıdır diyenlere cevaplar:

İyi Bir Haber Takipçisi Olun!

İyi Bir Haber Takipçisi Olun!Evet, iyi bir haber takipçisi olmalısınız. Sabah kahvaltınızı ederken ya da işe giderken haberleri okuyabilir ya da dinleyebilirsiniz. Bu yöntem hem dünyadan haberdar olmanızı sağlayacak hem yeni bilgiler edinmenize yarayacak hem de öğrendiğiniz haberi kendi kendinize yorumlayarak sizi düşünmeye teşvik edecektir. İşte bu nedenle haberleri takip etmelisiniz. Ama bunu yaparken tek bir kaynağa bağlı kalmamaya da özen göstermelisiniz.

Sabah Uyandığınız Andan İtibaren Başlayarak Gün Boyu Su İçin!

Sabah Uyandığınız Andan İtibaren Başlayarak Gün Boyu Su İçin!Aç karnına su içmenin sağlığa ne kadar faydalı olduğunu duymuşsunuzdur. Ama bu eylem yalnızca vücut için değil aynı zamanda % 75’i sudan oluşan beyin için de faydalı ve gereklidir. İşte bu nedenle, bedeninize ihtiyacı olan şeyi vermeli ve sağlıklı beyin fonksiyonları için uyandığınız andan itibaren 30 dakika içerisinde 2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.

Uykunuza Dikkat Edin!

Uykunuza Dikkat Edin!Zeka geliştirme yöntemlerini mi merak ediyorsunuz? O zaman cevaplarınızdan bir tanesi de kesinlikle uyku! Çünkü uyku bedenden ziyade beynin dinlenmesi için gerekli olan bir eylemdir. Uyku evresinde beyin bir nevi şarj ediliyor ve yeni bilgiler için kendini hazırlıyor. Hatta bu noktada size Rochester Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırmadan bahsetmek istiyorum.

Araştırmada fareler kullanılmış ve uyku sırasında beynin sol tarafında bir hareketlilik saptanmış. Fare uyanıkken ise aynı hareketliliğe rastlanmamış. Ve ekibin başındaki doktor bu durumu; uyanıkken beynin bürün bilgileri tarayıp elden geçirdiğini, uyku evresindeyken ise bu taramanın sonunda kirliliğe neden olan gereksiz bilgilerin silindiğini öne sürerek açıklamış. Kısacası; düzenli ve yeterli uyku sağlıklı bir beyin için şart. Buradan kaliteli bir uyku için yapılması gerekenler hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Az ya da Çok! Her Gün Biraz Kitap Okuyun!

Az ya da Çok! Her Gün Biraz Kitap Okuyun!Yeni şeyler öğrenmenizi sağlayan, farklı dünyaların kapılarını aralayan, dakikalar içerisinde sizi yepyeni insanlarla yeni hayatlarla tanıştıran kitap okuma aktivitesi de zeka geliştirme yöntemleri arasında. Hatta bir tek kitap da değil! İster roman, ister dergi, isterseniz de ansiklopedi. Kısacası okuyun, bu beyni geliştirmek için eğlenceli ve etkili bir egzersiz niteliğindedir. Her gün yarım saatinizi okumak için ayırmayı prensip haline getirin. Zaten kısa süre içerisinde bu alışkanlığı edinecek, bir şeyler okumadan geçirdiğiniz günlerde kendinizi eksik hissetmeye başlayacaksınız.

Her Gün Azıcık Kestirin!

Her Gün Azıcık Kestirin!Şekerleme yapmanın beyin sağlığına iyi geldiği yapılan araştırmalarla da desteklenmekte. Siz de her gün 15-20 dakika şekerleme yaparak, beyninizin daha aktif çalışmasını sağlayabilir, günün geri kalanına daha kıvrak bir zekayla devam edebilirsiniz. Tıpkı her gün şekerleme yapmayı adet edinmiş Leonardo da Vinci, Thomas Edison, Winston Churchill, John F. Kennedy gibi siz de öğlen saatlerinde hem gözlerinizi hem de beyninizi dinlendirmelisiniz.

Boş Beleş İşlerle Uğraşmayın!

Boş Beleş İşlerle Uğraşmayın!Zekanızı geliştirmenin yollarını arıyorsanız, zamanınızı ve enerjinizi çalmaktan başka bir işe yaramayan boş beleş işlerden vazgeçmeyi öğrenmelisiniz. Mesela; dedikodu yapmayı bırakmalısınız. Boş insanlarla zaman geçirmeyi kesmelisiniz. Sosyal medya mecralarında insanların paylaşımlarını inceleyerek saatlerinizi harcamamalısınız. Ya da akşamlarınızı vaktinizi saçma sapan televizyon dizileri izleyerek geçirmemelisiniz. Bunun yerine televizyon izlemekten daha faydalı aktiviteler hakkında bilgi sahibi olmayı denemelisiniz.

Beyin Yakan – Kafa Açan Filmler İzleyin!

Beyin Yakan-Kafa Açan Filmler İzleyin!Hani şu senaryolarıyla bizi bizden alan! “Şimdi bunun sonunda ne oldu, e o zaman katil kimdi, nasıl hepsi bir rüya mıydı…” gibi tepkiler verdiğimiz, anlamak için gerçekten kafa patlattığımız filmlerden bahsediyorum. Bu öneriyi de beyninize iyi gelecek bir egzersiz olarak düşünebilirsiniz. Hatta bugünden tezi yok, aşağıdaki listeyi inceleyerek, beyin yakan filmlerle nöronlarınızı çılgınlar gibi dans ettirebilirsiniz.

Motosiklet Kullanın!

Motosiklet Kullanın!Motosiklet kullanmak ve zeka mı? Evet evet! Tam olarak bunu söylüyorum. Kişiyi genç hissettirmesinin yanı sıra motosiklet kullanmak beyin fonksiyonlarına da iyi geliyor. Yapılan araştırmalar uzun yıllar motosiklet kullananların Alzheimer gibi hastalıklara yakalanmadığını ve beyin fonksiyonlarının diğerlerinden çok daha iyi olduğunu öne sürüyor.

Örgü Örün!

Örgü Örün!Örgü örmek beynin birçok bölgesinin aynı anda uyarılmasını sağlayan bir eylem. Ayrıca aynı hareketleri ritmik bir şekilde tekrarladığınız için örgü örmek beyninizde bir nevi meditasyon yapmışsınız gibi etki yaratıyor. Yani yarından tezi yok, alın elinize şişinizi, tığınızı, ipinizi, bu zeka geliştirme yöntemini siz de kullanmaya başlayın.

Müzik Dinleyin! Enstrüman Çalın!

Müzik Dinleyin! Enstrüman Çalın!Yapılan pek çok farklı araştırma müzik dinlemenin hafızayı güçlendirdiğini ve odaklanma kabiliyetini arttırdığını gösteriyor. Hem bir tek dinlemek de değil! Bir enstrüman çalmak, ritim tutmak, beste yapmak, şarkı söylemek de beyin sağlığı açısından faydalı aktiviteler. Hatta bu noktada size; seviyorsanız yabancı müzik dinlemenizi ve şarkıların sözlerini anlayıp ezberlemeye çalışmanızı önerebilirim.

Yeni Şeyler Deneyin!

Yeni Şeyler Deneyin!Yeni şeyler ne demeyin! Çünkü birisi için yeni olan bir şey, bir diğeri için aynı niteliği taşımayabilir. İşte bu nedenle, hayatınızı ve alışkanlıklarınızı düşünerek ne gibi yenilikler yapabileceğinizi düşünmeye başlayın. Ne bileyim; hiç tanımadığınız insanlara selam verin. Durakta beklerken yanınıza oturan yabancıyla muhabbet etmeyi deneyin. İşe yürüyerek gidin. Veya arada sırada toplu taşıma araçları kullanın.

Zeki İnsanlarla Arkadaşlık Yapın!

Zeki İnsanlarla Arkadaşlık Yapın!Arkadaş grubunuzun içindeki en zeki kişi olmak adına “zekası yüksek” olmayan kişilerle takılmayın. Her zaman kendinizden daha zeki olanlarla arkadaşlık etmeye, bu nitelikte insanlarla bağlantılar kurmaya çalışın. Emin olun, beyniniz için diğer seçeneğe göre çok daha faydalı bir şey yapmış olacaksınız. Peki, zeki insanlarla arkadaşlık kurmanın yolunu mu merak ediyorsunuz? Buradan yeni insanlarla tanışmak için kullanabileceğiniz etkili taktikler nelermiş, öğrenebilirsiniz.

Günlük Rutinlerinizi Farklı Şekillerde Yapın!

Günlük Rutinlerinizi Farklı Şekillerde Yapın!Çünkü alışkanlıklar beyninizde yer etmiş bağlantıların pasif bir şekilde kullanılması anlamına gelmektedir. İşte bu nedenle; günlük rutininizi farklı biçimlerde yapmayı öğrenmelisiniz. Örneğin; işe giderken her zaman kullandığınız güzergah yerine farklı yolları kullanın. Ya da kapı açmak, diş fırçalamak, su bardağı tutmak gibi işleri baskın olmayan elinizle yapmaya çalışın. Böylece daha güçlü bir beyin için yapılması gereken 6 küçük egzersizden birini yapmış olacaksınız.

Sosyalleşin!

Sosyalleşin!Daha çok insanla etkileşime girin. Çünkü gün içerisinde kaç kişiyle bağlantı kurarsanız, beyniniz de bu durumla doğru orantılı olarak aktif hale geliyor. Bu öneri sayesinde zeka türlerinden biri olan sosyal zekanızı geliştirebilirsiniz. Daha çok empati yaparak, insanların duygularını hissetmeye çalışarak ve bu gibi şeyler üzerine kafa yorarak, daha zeki bir insan olabilirsiniz.

Oyun Oynayın!

Oyun Oynayın!Boş beleş işlerle uğraşmaktan çok daha iyi bir yöntem değil mi? Ama tabii bu öneriden olumlu sonuç alabilmek için zeka geliştirici oyunları tercih etmelisiniz. Kelime oyunları, problem çözme odaklı oyunlar gibi.

Daha Çok Seyahat Edin!

Daha Çok Seyahat Edin!Alın size, bir taşla birden fazla kuş vurma deyimini tastamam karşılayacak altın niteliğinde bir öneri! Evet, seyahat edin diyorum. Böylece hem yeni yerler görmüş olacak hem yeni insanlarla tanışacak hem de yeni lezzetler tadacaksınız. Ve hem kişisel gelişiminiz hem de beyniniz için iyi bir şey yapmış olacaksınız.

Yeni Bir Dil Öğrenin!

Yeni Bir Dil Öğrenin!Yabancı bir dil öğrenmek de etkili zeka geliştirme yöntemleri arasında! Bu şekilde beyninizin yeni nöron bağlantıları kurmasını sağlayacak ve onu daha etkin bir şekilde çalışması için teşvik edeceksiniz. Ayrıca öğrendiğiniz yeni dilin faydasını, hem kariyeriniz hem de özel yaşantınızda pek çok farklı yönden göreceğinizden emin olabilirsiniz. Buradan yabancı dil öğrenmek için dikkat etmeniz gereken şeylere ulaşabilirsiniz.

Hareket Edin!

Hareket Edin!Yani spor yapmanızı öneriyorum. Çünkü sağlam kafa gerçekten sağlam vücutta bulunuyor. Ayrıca yapılan pek çok araştırma da hareket etmenin beyin fonksiyonları açısından faydalı olduğunu kanıtlıyor. Zira hareket ettiğinizde bedeninizdeki kan akışı hızlanıyor ve beyin normale göre çok daha aktif hale gelerek zekanız gelişiyor.

Bulmaca Çözün!

Bulmaca Çözün!Klişe belki ama zeka geliştirme yöntemleri arasında akla ilk gelenler arasında olduğu da apaçık ortada duran bir gerçek. Düzenli olarak bulmaca çözdüğünüzde hem beyninizi çalıştırmış oluyor hem de bunama gibi birçok zihinsel hastalığa yakalanma riskinizi azaltmış oluyorsunuz. Yani bulmaca çözme alışkanlığınız yoksa bir an önce bu alışkanlığı edinmenizi öneririm.

Kahvaltıyı Atlamayın!

Kahvaltıyı Atlamayın!Kahvaltıyı atlamamanız hem zihinsel hem de fiziksel sağlığınız için gerekli bir adım. Kaldı ki kahvaltının günün en önemli öğünü olduğunu biliyor olmalısınız. İşte bu nedenle siz siz olun, kahvaltıyı sakın ola atlamayın. Çünkü günün ilk öğünü, odaklanma kabiliyeti, hafıza, yaratıcılık gibi beyin fonksiyonlarınız için olmazsa olmaz bir gereklilik.

Yeşil Çay Tüketin!

Yeşil Çay Tüketin!Bildiğiniz gibi yeşil çay da kahve gibi kafein içeriyor. Ve yapılan araştırmalar, yeşil çay içenlerin içmeyenlere göre daha aktif beyinlere sahip olduğunu gösteriyor. Konsantrasyon, dikkat ve muhakeme gücünü arttıran yeşil çay, gerginliği de azaltarak kişinin daha açık bir zihinle düşünebilmesine yardımcı oluyor. Beyin hücresi ölümlerini de engellediği söylenen yeşil çayı, işte tüm bu nedenlerden dolayı favori içecekleriniz arasına eklemelisiniz derim.

Her Gün 3 Yeni Şey Öğrenmeyi Adet Edinin!

Her Gün 3 Yeni Şey Öğrenmeyi Adet Edinin!Her gün 3 yeni şey dedim belki ama dilerseniz siz bunu 5 yapın. Ama her gün yeni bir şeyler öğrenmeyi kesinlikle alışkanlığınız haline getirin. Beyninizi geliştirmek için bu egzersizi de günlük yapılacaklarınız arasına koyun. Kafanızı yastığınıza koyduğunuzda, “bugün şunu şunu öğrendim” diyebilin.

SONUÇ:

Görmüş olduğunuz gibi bu zeka geliştirme yöntemleri hemen herkes tarafından uygulanabilecek nitelikteler. Sonuçta; hem eğlenceli hem de faydalı olan bu yöntemler sayesinde beyin egzersizleri yapabilir, çok daha kıvrak bir zekayla başarınızı arttırabilirsiniz. Sadece azıcık uğraşmalı ve zamanınızı birazcık da beyninizi geliştirip güçlendirmek için harcamalısınız.

Paratic

Vücuttaki Ağrıları Tuz Zeytinyağı Karışımı ile Geçirin

zeytinyagi-tuz-karisimi-880x320[1]
Zeytinyağı içerisinde Çözünen Doğal Tuz Baş, Boyun ve Eklem Bölgesindeki Ağrıları Gideriyor. Bu Pratik Tedavi Yöntemi Sayesinde Ağrılara Veda Edeceksiniz
Baş, Boyun ve eklem ağrıları insan yaşamını oldukça kötü etkiler. Bu sorunu doğal malzemelerle çözebilirsiniz. Size vereceğimiz bu basit evde yapılacak tarifle 5 sene ağrı derdi yaşamayacaksınız!
10 Yemek kaşığı kaliteli tuza ve 20 yemek kaşığı zeytinyağı na ihtiyacımız var.
Zeytinyağı Tuz Karışımı ile önümüzdeki 5 sene ağrı çekmeyin
Tarif: Bu tarifi hazırlamak için çok da çaba sarf etmenize gerek yok. Tek yapmanız gereken cam bir kapta malzemeleri birleştirmek. Ağzını sımsıkı kapatınca iki gün içinde karışımınız açık renkli olacaktır.

Uygulama: Tercihen sabahları karışımı ağrıyan bölgeye sürün. Ovalayarak yedirin. Eğer baskı oluşuyorsa ve dayanamıyorsanız, 2-3 dakikayla başlayın ve yavaşça bu dakikayı arttırın. Uzmanlar 20 dakikanın masaj için yeterli olduğunu düşünüyorlar. Nemli bir havluyla en son silin.
Teniniz tahriş olmuş olabilir, bir bebek pudrasını tahriş olduğunuz bölgeye rahatlatmak için sürebilirsiniz.
10 Gün içinde, karışım cildinize etki etmeye, kıkırdak ve kemik bağlarındaki kaslarınız yenilenmeye başlayacak. 8-10 gün arasında ciddi değişiklikler göreceksiniz!
Tedaviyi uygularken ağrınız tamamen kaybolacaktır. Sağlıklı kan akışına ve keskin görüşe sahip olacaksınız. Vücudunuz toksinlerden arınacak ve metabolizmanız en sağlıklı haline ulaşacak.

Kaynak: Bilgi Doktoru

Yaşınız 40 Olunca Anlayacağınız 15 Şey

Yaşınız 40 Olunca Anlayacağınız 15 Şey

Kırk yaşına basınca, bir çok şeyi tekrar düşünür ve bir çok soru sorarsınız kendinize. İstediğim hayatı yaşadım mı? Mutlu muyum? Hayallerimi gerçeğe dönüştürdüm mü? Ve belki de bu soruların cevapları, sizi bir orta yaş krizine doğru sürükler. Bu yaşlar, düşünme, gerekirse değişme ve olmak istediğiniz insan olup olamadığınızı keşfetme zamanıdır.

Yaşınız kırk olunca, herhangi bir kriz yaşamanız gerekmez. Akılcı bir şekilde hareket etmek, hayatın her anını eğlenerek ve gerçekten hissederek yaşamak, her bir saniyenin vazgeçilmez bir hazine olduğunun farkına varmak ve şu hayata sadece bir kez geldiğinizi hatırlamak ve anlamak için harika bir zaman dilimidir kırklı yaşlar. Kırk yaşına basmak, aynı zamanda birçok değişikliği de beraberinde getirir. Artık hayatınızın bu evresine ulaştığınız zaman, olağandışı durumlar meydana gelebilir. 

Kendinize olan saygınız artar

Kırk yaşınıza geldiğinizde, kusurlarınızın ve erdemlerinizin ne olduğunu zaten biliyorsunuzdur, zaten kendinizi olduğunuz gibi kabul etmiş ve kendinize nasıl değer vereceğinizi öğrenmişsinizdir. Hem hata yaparken hem de doğru bir iş yaptığınız zaman, ağladığınızda ya da güldüğünüzde kendinizi sevmeyi öğrendiniz. Artık kendinizden eminsiniz ve bunu başkalarının görebileceğini de biliyorsunuz. Böylece dünyayla uyum içinde yaşarsınız.

“Hayatımız, kendi değişim süreçlerimize göre küçülür ve büyür.”

– Anaïs Nin

Zararlı insanlardan uzak durursunuz

Size zarar verecek, enerjinizi alıp götürecek, yanlarında olmaktan pek de hoşlanmayacağınız insanları nasıl fark edeceğinizi zaten anlamışsınızdır. Başkalarını değiştirmede ısrarcı davranmazsınız; sadece onları olduğu gibi kabul eder ve yaşamınıza olumlu katkıda bulunan insanları yanı başınızda tutarsınız.

Bedeninizi kabul edersiniz

Çok güzelsiniz, kusurlarınız bile cezbedici, yıllar boyu süren güvensizlik duygunuz artık yok çünkü hepimizin kusurları var ve bu kusurlar da benliğimizin birer parçası. Sizi seven ve sizi takdir eden insanlar, sizi olduğunuz gibi beğenecek ve sizi değiştirmeye çalışmayacaklardır. Bunu biliyor ve bedeniniz ve ruhunuzla beraber huzur içinde yaşıyorsunuz.

Hayatınızın istediğiniz gibi olup olmadığını yeniden düşünürsünüz

Kırk yaşınıza vardığınızda, her zaman istediğiniz hayatı yaşayıp yaşamadığınızı düşünür ve eğer istediğiniz hayat bu değilse, hayal ettiğiniz her ne varsa gerçekleştirmek için gerekli olan tüm değişiklikleri yerine getirmek için tam zamanı olduğunun farkına varırsınız. Şimdi bu değişimin mümkün olduğunu ve istediğiniz şey ne ise, onun için savaşabileceğinizi biliyorsunuz.

Başkalarının sizinle ilgili ne düşündüğünü pek umursamazsınız

Artık başkalarının sizinle ilgili düşüncelerinin ve söylediklerinin bir önemi olmaz, çünkü kendinize ve kendi düşüncelerinize değer vermeyi öğrendiniz. Başkalarının yaşama bakış açıları, sizin hayatınızı yönlendiremez. Bunun yerine, sizi yönlendiren tek şey, kendi değerleriniz ve hayatı algılama biçiminiz olur.

Sizi sevmeyen kişilerden kurtulmayı öğrenirsiniz

Sizi kimin sevmediğini anlamayı öğrendiniz. Sizi arayıp sormayan insanların, sizi özlemeyen insanların ve gerçekten ihtiyacınız olduğunda yanınızda olmayan insanların artık sizi sevmediğinin farkına vardınız. Ve eğer birinin sizi sevmediğini biliyorsanız, siz de onları hayatınızda istemezsiniz ve gitmelerine izin verirsiniz.

“Zamanla, birisinin elini tutmakla, ruhuna zincir vurmak arasındaki ince farkı öğreniyorsunuz.”

– Jorge Luis Borges

Gerçek dostların kim olduğunu anlarsınız

Kırk yıllık hayatınız boyunca, birçok farklı arkadaş grubunuz oldu. Bazıları hayatınızdan kopmuşken, bazıları hala hayatınızdadır. Kimileri yaşamınıza daha yeni girmişken, kimilerini ise yıllardır tanıyorsunuzdur. Ve elbette, artık arkadaşlarınızın kim olduğunu, hem iyi hem de kötü günlerinizde kimin yanınızda yer aldığını biliyorsunuz. Onlar her zaman sizin yanınızda kalıp, size koşulsuz destek veren dostlarınızdır.

Neredeyse hiçbir şey sizi utandırmaz

Kırk yaşınıza geldiğinizde, sizi geçmişte komik duruma düşüren olaylara artık gülüp geçersiniz, çünkü artık geçmişte yaptıklarınız için utanç duymazsınız. Başkalarının ne düşündüğünü, ne söylediğini ya da ne yaptığını umursamazsınız. Eğer söyleyecek aşırı uçta bir şeyiniz varsa, söylersiniz. Eğer kendinize güleceksiniz, güler geçersiniz.

Hayallerinizi gerçeğe dönüştürmeye çalışırsınız

Hala gerçekleştiremediğiniz rüyaların hangileri olduğunu ve onları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinizin sadece bir irade meselesi olduğunu biliyorsunuz. Dolayısıyla 40 yaşınıza geldiğinizde, bu rüyaları gerçekleştirmeye çalışırsınız. Bir eylem planı yaparsınız, gerçekleştirirsiniz ve adım adım rüyalarınızın gerçeğe dönüştüğünü görürsünüz.

Düşündüğünüzü söylersiniz

İçinizde tuttuğunuz sürece kendinizi kötü hissedeceğiniz için, düşündüğünüz her ne varsa söylemeyi öğrendiniz. Ama aynı zamanda söylediklerinizi uygun bir biçimde, nazikçe ve saygılı olarak da ifade etmeyi kavradınız. Fikriniz önemlidir ve diğer insanların da bunu bilmesi gerekir.

Şu anın değerini öğrenirsiniz

Yaşadığınız her anı parmaklarınızın ucunda hissedip, içinize çektiniz. Çocuğunuzun gülümsemesinden, bir arkadaşınızın sırdaşlığından, eşinizin sizi kucaklayışından heyecanlara kapıldınız. İçinde bulunduğunuz anı doya doya yaşamayı öğrendiğiniz için, her anın altın değerinde olduğunu artık biliyorsunuz.

“Sanki güneş dolu bir pencere gibi, insanın bir parçası olmak istediği ruhlar vardır.”

– Federico Garcia Lorca

Neredeyse her sorunun bir çözümü olduğunu bilirsiniz

Eğer bir sorunun çözümü varsa, onu arar, bulur ve uygularsınız. Eğer çözüm yoksa, endişelenmezsiniz, çünkü yapabileceğiniz bir şey olmadığını bilirsiniz. “İmkansız” kelimesinin sizin için farklı bir anlamı vardır, çünkü hayat, çok az şeyin imkansız olduğunu göstermiştir. Tek yapmanız gereken, sorunlarınızı çözmek için daha yaratıcı olmaktır.

Kendinize gülersiniz

Söylediğiniz ve düşündüğünüz şeylere, bazen de yaptığınız gülünç işlere, tuhaflıklarınıza ve hayata bakış açınıza gülersiniz. En iyi haliniz, yüzünüzde bir gülümseme olduğu zamandır. Gülümsemek, kendinizi kabullenmenin ve sahip olduğunuz karakterden zevk almanın en iyi yoludur.

Cinsellikten zevk alırsınız

Cinsellik hakkında sahip olduğunuz önyargılar artık geride kaldı. Cinselliğin sadece bir yatakta yatmaktan ibaret olmadığını, bir bakış, bir öpücük, bir mesaj ve sonsuza kadar süren bir zevk anı olduğunu öğrendiğiniz için, artık onun tadını çıkarmayı biliyorsunuz. Artık sizin için cinsellik, tüm renkleri ile tamamen eğlendiğiniz bir olay haline gelmiştir.

Hayatınızın en güzel aşamasında olduğunuzun farkındasınızdır

Kırk yaşınıza geldiğinizde, harika hissettiğinizi, kendinizi sevdiğinizi, kusurlarınıza güldüğünüzü, hayallerinizi gerçeğe dönüştürebileceğinizi, cinselliğin harika bir şey olduğunu, hayatınızda ne olmak istiyorsanız olabileceğinizi ve en nihayetinde hayatınızın en güzel aşamasında olduğunuzu fark edersiniz.- Aklınızı KeşfedinAklınızı Keşfedin

Karşınızda Beyin Dalgalarıyla Suyu Kontrol Eden İnanılmaz Sanatçı

This-Amazing-Artist-Uses-Emotional-Brain-Waves-To-Manipulate-Water[1]

 

Duygusal beyin dalgalarıyla suyu kontrol eden sanatçı görenleri hayrete düşürüyor.

Güney Koreli sanatçı Lisa Park, yepyeni bir sanat türüyle karşımıza çıktı. İcra ettiği sanatla, “beyin gücü” kelimelerine edebi bir anlam yüklüyor.

Park, “güzel düşünme” anlamına gelen Eunoia adlı performans sanatında, 48 duygudan ilham alarak tasarladığı ve bedeniyle iletilen beyin dalgalarını algılayıp onlara tepki veren 48 çanak dolusu su kullanıyor.

Kendini gerçek zamanlı beyin dalgalarını algılayan ve ses olarak yansıtan bir sensör olan EEG’ye (elektroensefalografi ) bağlayan Park, farklı çanaklar içerisindeki sularda, küçük dalgalar oluşturarak eşsiz bir sanat yaratıyor.

Büyüleyici sanatçı, duygularını, suyun hareketini değiştiren hoparlörlerle görselleştiriyor. Bu sayede kendisini ve duygularını görsel-işitsel olarak temsil eden örnekler yaratıyor.

The Creators Project isimli Youtube kanalına konuk olan Lisa Park, “Bu görünmez enerjiyi ve duyguları somut bir hale getirecek yollar ararken EEG kulaklığı gibi biyosensörlerle çalışmaya başladım” diyerek bu sanatın çıkış noktasını anlattı.  “Öfke, hüzün, mutluluk gibi duyguları yaşadığımda içimde olanlara inanırım. İnsan bedeninin %60’ını oluşturan su, içimde titreşim ve enerji yaratıyor. Ben de içimde olanları temsil edecek bir sanat eseri yaratmak istedim.”

 “Kendinizi ve duygularınızı daha net anladığınızda, onlara daha da hayran olursunuz.” – Baruch Spinoza

Video: Lisa Park, Beyin Dalgalarıyla Suyu Kontrol Ediyor

Park, bu videoda gördüğünüz üzere duygusal mücadelelerini gözlerimizin önüne sunuyor. Bu performansı, duygularıyla nasıl baş ettiğini anlatıyor. Sanatçı sakinleştikçe, daha da az ses titreşimi oluşuyor.

Siz de inanılmaz sanatçı Lisa Park ve onun sanatından etkilendiyseniz, bu muhteşem videoyu aileniz ve arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın!

Kolektif Kozmos’da yayımlanan, yazar veya çevirmenlerimize ait herhangi bir yazı, çeviri, makale veya haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. Sitemizde yer alan içeriklerin izinsiz kullanımı halinde muhataplar hakkında hukuki yollara başvurma hakkımız saklıdır.

Çeviren: Ceren Ürkmeztürk | Kolektif Kozmos