Yüzük olmak dileyen taş, ezilmeyi ve yontulmayı göze almalıdır…!

mevlana%20sozleri[1]

 

Üzülme der Mevlana ve devam eder; bir yandan korku bir yandan ümidin varsa iki kanatlı olursun.. Tek kanatla uçulmaz zaten..

Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, kilimin tozunu almaktır..

Allah sana sıkıntı vermekle tozunu kirini alır.. Niye kederlenirsin?

Taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olmaz… Yüzük olmak dileyen taş, ezilmeyi ve yontulmayı göze almalıdır…!

 

-Mevlana-

Vücudun Hangi İşareti Hangi Hastalık Belirtisi

13267768_1051386074928393_4470493237110978707_n[1]

  1. Tırnaklar: Tırnaklarınızda hafif mavilik ya da morluk görürseniz bu kalp hastalığının belirtisi olabilir.
  2. Nefeslerinizi Sayın: Eğer dakikada 15 kez veya daha altında nefes alıp veriyorsanız sağlıklı ciğerlere sahipsiniz demektir.
  3. Gözler: Aynada gözlerinizden birine bakın. İrisin etrafında beyaz bir daire varsa kolesterol seviyeniz yüksek anlamına geliyor
  4. Avuç İçinize Bakın: Eğer kırmızı ve lekelilerse karaciğerinizde sorun var demektir.
  5. Tiroit Misiniz: Kollarınızı yere paralel olarak uzatın. Elleriniz bu pozisyonda titriyorsa o zaman tiroit olma riskiniz çok.
  6. Doğum Kilonuz: Doğum kilonuz 3 kilonun altındaysa kalp sorunlarıyla karşılaşabilirsiniz.
  7. Beliniz Kalın Mı? Vücut şekliniz elmaya benziyorsa kalp sorunu yaşama riskiniz daha fazla
  8. Tuvalet Sıklığı: Her 3 saatte bir tuvalete birden çok gitme ihtiyacı mı hissediyorsunuz? Bu diyabetin ene erken belirtisidir.
  9. Nabız Kontrolu: Nabzınız ne kadar yavaş atıyorsa o kadar uzun yaşayacaksınız demektir. (70 in altında olmalı)
  10. Parmak Uzunluğu: İşaret ve yüzük parmakları aynı uzunlukta olan kişilerin kalp krizi geçirme riski daha fazla…kaynak: sağlık habeleri

Sana Küçük Bi Sürprizim Olacak…

13325539_1126457507417450_7761651739062483926_n[1]

Bütün yiyeceğini ve enerjisini kendi üreten modern köy bu yaz kuruluyor

Danimarkalı mimari firması EFFEKT kendi kendine yetebilen bir toplum için gerekli bilimsel verilerin ve teknolojinin hazırda olduğunu, yalnızca bu bilginin mimariye ve şehir planlama sürecine dahil olması gerektiğini savunuyor. Bu noktada harekete geçen firma kendi yiyeceğini ve enerjisini üretebilen bir köy tasarladı: ReGen Köyü.

Regen-Köyü

Önümüzdeki yaz inşaatına başlayacağı duyurulan proje temelde 5 prensip üzerine kurulu: Enerji üreten evler… Kapı önünde yapılabilen organik meyve-sebze üretimi… Yenilenebilir enerji üretimi ve bunun barındırılması… Su ve atık geri dönüşümü… Yerel toplulukların güçlü hale gelmesi…

Güneş’ten elde edilen elektriğin evlerde kullanılan pasif ısıtma ve soğutma yöntemleri sayesinde bütün köye yeteceği iddiasında olan firma, ailelerin kendi meyve ve sebzelerini üretebileceği ortak kullanıma açık seralar inşa edecek. Paylaşımın da bu noktada sahnesine çıktığı köy birçok meydan barındıracak. Elektrikli araç şarj istasyonları ve topraksız tarım yapılan dikey tarlalar bu meydanlarda yer alacak.

Regen-Köyü-4

 

Ortak yemek ve oyun alanlarıyla, öğrenim merkezleri bulunacak köyün sakinleri ortak bir su deposuna ve “atıktan-kaynağa” sistemlere sahip olacak. Plan ve proje sahibi firmanın ortaklarından Sinus Lynge, Dezeen‘e şunları söylüyor:


“Modern yaşam tarzımız tamamen sürdürülemez noktada ve bu durum acil olarak çözümler bulmamızı gerektiriyor. [Gerekli] teknoloji halihazırda var, bütün olay bilimi günlük hayatın mimarisine adapte etmekte… Gezegene gelecek 3 milyar insanı düşünürsek yaşam alanlarını baştan tanımlamanın zamanı geldi.”

Regen-Köyü-2

 

2016 yazında, Hollanda’da ilk köyünü kurmayı planlayan firma; devamında İsveç, Almanya, Norveç ve Danimarka’da pilot projeler uygulamayı düşünüyor. Aynı zamanda henüz ilk aşamalarında da olsa Çin, Afrika, Birleşik Arap Emirlikleri için de projelerin yolda olduğu ifade ediliyor.

Hazırlayan: Caner Uzun
Bu haber Nolmuş’un internet sitesinden alınmıştır.

Kıyafetlerinizi Çamaşır Suyu Kullanmadan Beyazlatmanın 5 Yolu

1-limon-ve-çamaşır[1]

 

Beyaz kıyafetler çok kolay lekelenirler veya uzun süre giyildikten sonra hafiften sararmaya başlarlar.

Beyaz kıyafetlerin beyaz kalmasını sağlamak için genelde mağazalarda satılan, çoğu çamaşır suyu içeren ve kıyafetlerinizi beyaz tutmak için en iyi çözüm olduğu iddia edilen kimyasal malzemeler kullanılır.

Bu ürünler çamaşırlarınızı beyazlatmak için en kolay yol olsa da içerdikleri kimyasallar hem sağlıklı değiller hem de çevreye zarar veriyorlar.

Hem çamaşır suyu ve çamaşır suyu içeren ürünlerin neden olabileceği ev kazalarını önlemek hem de kıyafetlerinizi daha doğa dostu bir yöntemle, doğal ürünler kullanarak nasıl lekelerinden arındırıp beyazlatabileceğinizi öğrenmek için okumaya devam edin.

1-Beyaz sirke

Beyaz sirke kıyafetlerdeki leke ve kirleri çıkartmaya yardımcı olur ayrıca kumaşlara zarar vermez ve kimyasal yumuşatıcılara ihtiyaç kalmadan doğal yollarla giyisilerinizi yumuşatmanızı sağlar.

Kullanılışı
•Çamaşır yıkarken, deterjana ek olarak yarım bardak ila bir bardak arası sulandırılmamış beyaz sirke ekleyin ve normal şekilde çamaşırlarınızı yıkayın.
•Eğer giyisilerinizin boyun, koltukaltı veya başka bölgelerinde lekeler varsa yıkamadan önce bu bölgelere bir miktar beyaz sirke sürüp bir saat bekletin.


2-Karbonat

Her yerde bulabileceğiniz karbonat, kumaşın içine işleyerek hem lekeleri kolayca çıkartır hem de kumaşların daha yumuşak olmasını sağlar.

Kullanımı
•Çamaşır deterjanınıza yarım bardak karbonat ekleyin ve çamaşırlarınızı her zamanki gibi yıkayın. Renkli ve beyaz çamaşırlarınızı yıkamadan önce ayırmayı unutmayın.
•Zor lekeler için, bir miktar karbonatı biraz limon suyu ile karıştırıp direkt olarak lekeli bölgenin üzerine sürün.

3-Hidrojen peroksit (oksijenli su)

Hidrojen peroksit beyaz çamaşırlar için ideal bir üründür çünkü çamaşır suyu içermez.

Kullanımı
•Çamaşır deterjanınıza yarım bardak %3’luk hidrojen peroksit ekleyin. Ayrıca hidrojen peroksiti zorlu lekeler için, direkt olarak lekenin üstüne de uygulayabilirsiniz.

4-Limon suyu

Limon suyu, kumaşın lifleri arasına işleyip, kir ve lekeleri çıkartan ve kıyafetlerinizin bembeyaz olmasını sağlayan doğal bir astrenjandır.

Kullanımı
•Bir tencereye su doldurup bir kaç dilim limon ekleyin ve kaynatın. Çamaşırlarınızı yıkamadan önce bu suyun içine basıp bir saat bekletin.
•Eğer isterseniz bir yemek kaşığı tuz ve iki limonun suyu ile bir karışım hazırlayabilirsiniz. Giyisilerinizi bu karışımı kullanarak suya basın ve bekletin; ardından durulayıp güneşte kurutun.

Süt

Kulağa şaşırtıcı gelse de kıyafetlerinizi temizlemek ve beyaz kalmalarını sağlamak için süt kullanabilirsiniz. Pamuklu kumaşlar veya hassas kumaşlar için özellikle süt kullanımı önerilmektedir.

Kullanımı
•Kıyafetinizi bir kase sütün içerisine yatırın ve birkaç saat bekletin. Ardından normal şekilde durulayın.

Kıyafetlerinizi beyaz tutmak için bazı ipuçları

Beyaz giyisiler parlaklıklarını ve güzelliklerini korumak için ekstra bakım gerektirirler.

Eğer beyaz giysiler sizlerin de en sevdikleriniz ise aşağıdaki ipuçlarını aklınızda tutmak faydalı olabilir:
•Polyester veya pamuk-polyester karışımından oluşan kumaşlarda çamaşır suyu kullanmamaya özen gösterin, çünkü çamaşır suyu polyester ile reaksiyona girip kumaşın sararmasına neden olacaktır.
•Çamaşırlarınızı yıkadığınız suya dikkat edin çünkü eğer su berrak değilse çamaşırlarınızın sararmasına neden olabilir.
•Beyaz çamaşırlarınızı yıkarken, yumuşatıcı olarak suda çözülmüş bir miktar boraks ekleyebilirsiniz. Boraks giyisilerinizde bir leke bırakmayacaktır.
•Beyaz giysilere leke bırakmamak için parfüm, deodorant veya benzer ürünleri kullanırken, kumaşla temas etmemelerine özen gösterin. Bu tarz maddeler genelde kumaşın sararmasına neden olur.
•Beyaz çamaşırlarınızı güneşte kurutmaya çalışın, UV ışınları bu çamaşırların beyazlamasına ve daha parlak kalmasına yardımcı olur.

KAYNAK: SAĞLIĞA BİR ADIM

Benim ne geçmişim, ne de geleceğim var. Eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır; gidersem, ayrılışımda bir kalış.

halilcibran[1]

Evim der ki, “Beni bırakma, çünkü burada senin geçmişin yaşıyor.”

Yolum der ki, “Gel ve beni izle, çünkü ben senin geleceğinim.”

Ve ben hem eve, hem de yola derim ki,

“Benim ne geçmişim, ne de geleceğim var. Eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır; gidersem, ayrılışımda bir kalış.

Halil cibran

Oysa Herkes Kendisiyle Meşgul…

oysaherkes[1]

 

İlk öykü kitabıyla Can okurlarının karşısına çıkan Murat Gülsoy, genç bir öykücü; Hayalet Gemi adlı edebiyat dergisi okurlarının yakından tanıdığı bir isim. Oysa Herkes Kendisiyle Meşgul’de on iki öykü yer alıyor. Bu öyküler, ağırlıklı olarak ‘yazı’ ve ‘oyun’ temaları üzerine odaklanmış. Murat Gülsoy’un öykülerinde göze çarpan bir özellik de ironi ve kara mizaha çokça yer verilmesi. Öykülerinde insanları şaşırtmayı sevdiğini söyleyen yazar, sürprizli, beklenmedik sonlarla, ilginç kurgularla çıkıyor karşımıza. İmgelerden yola çıkan, fantastik kurgulara yakın duran öyküler, tematik olarak bir süreklilik duygusu verse de, her öyküde başka denemelere giriyor yazar. Birinci tekil kişi anlatımının baskın olduğu çalışmalar, okurla bu nedenle sıcak bir ilişki kurmayı başarıyor. Sürükleyici bir anlatım, özenli kurgular, şaşırtıcı gelişmeler ve ironi. Bunlar Murat Gülsoy’un öykücülüğünün temel taşları.

Mutlaka alıp okuyun…