Benim bazı bazı, kahvaltıdan önce, altı tane imkansız şeye birden inandığım olmuştur.

 

 

alice_harikalar_diyarinda_33345[1]

İmkansız şeylere inanmak mümkün değildir (dedi Alice)

Bana kalırsa sen bu konuda fazla alıştırma yapmamışın (dedi kraliçe) Benim bazı bazı, kahvaltıdan önce, altı tane imkansız şeye birden inandığım olmuştur.” L.Carroll

1)Seni ufaltan bir iksir var

2) Seni büyüten bir kek var.

3) Hayvanlar konuşabilir

4) Kediler kaybolabilir

5)Harikalar diyarı denen bir yer var

6)Canavarı yok edebilirim Ve kazanıyor

Hayat sürekli sadece başkalarını memnun ederek, onlara iyi görünerek, istenileni yaparak ne kadar mutlu geçebilir? Bunları bir düşünün?

Mucizelere inanmaktan ve hayal kurmaktan asla vazgeçmeyin. Başkalarını tanımaya çalışmadan önce kendinizi tanıyın, keşfedin, kendinizle ilişki kurun. Kendinize espriler yapın, kendinizle dalga geçin (eleştiri yerine)

Hazır ilkbahar gelmişken boşaltın zihninizi yüklerden, kontrol edin listelerinizi bakın bakalım artık ihtiyacınız var mı diye. Boşaltın dolabınızı ihtiyacınız olmayan kıyafetleri, tabak çanakları çıkarın.Yer açın yeniye, yeni duygulara, yeni düşünceler, yeni (gerçek) size

Yapmanız gereken sadece kendinize tutunmak, tanımak ve inanmak… Ancak o zaman sevmeye başlarız kendimizi

Bab’Aziz Film Repliklerinden Seçmeler…Herkesin cenneti, diğerininkinden farklıdır.

bab-aziz-le-prince-qui-contemplait-son-ame-2006-05-g[1]

 

Allah’a ulaşmak için yaradılmışlar adedince yollar vardır.


Evlâdım, bir damla suyla tatmin olmak için uğraşacağına Kendini O’nun nehirine bırakmalısın.


Canınla süpür, cananının eşiğini. Ancak o zaman gerçek âşık olursun.


İman sahibi asla kaybolmaz benim küçük meleğim. Mutmain bir nefs, asla yolunu kaybetmez.


Zaman seviniyor İkimiz birleştiğimizde. Sen ve ben, iki farklı beden, tek ruh!


Herkes, kendine verilen en değerli armağanı yolu bulmak için kullanır.


Bu dünyada herkesin yerine getirmesi gereken bir görev vardır. Bunu unutmadığın müddetçe, Gerisi o kadar da mühim değil.
Fakat bunun haricinde Her şeyi hatılarsan, Hiçbirşey bilmiyor gibisindir.


Ana rahmindeki bebekler Kâinatın tüm esrarına vakıftır. Lakin bebeğin vuslatından hemen önce, Bir melek gelip, parmağını
bebeğin dudaklarının üstüne kor, Binaenaleyh, bebek her şeyi unutur. Kaybolan o sırların bir hatırâtı olarak,
O sabîlerden, senin gibi bazıları, Çenelerinden ‘Melek İzi’ ile işaretlenirler.


Bana hikayeni anlat evladım. Bu gönlünü ferahlatacaktır.


Sefalet, şeytanın oyuncağıydı.


Herkesin cenneti, diğerininkinden farklıdır.


Çıldırdığına hükmettiğimiz her insan, ille de çılgın ya da meczûb değildir…


Ruhlar raks ediyor, vecde geliyorlar. Kulağına fısıldayacağım, rakslarının onları götürdüğü yeri…


Dolunaya bürünmüş yüzüyle, ceylân: Ona sakın yaklaşmayın diye uyardı bizi zaman.
Ah, yolladık ona, ne mektuplar İnkâr edemediği anlamlarla doluydular. Bir ‘sır’ bilerek sakladığımız da neydi?
‘Yazılmış’ olandan da mı ilerdeydi? Büyük okyanus, tutkunun hatırâtı, Parlayıp tutuşan ateşin nârı,
Yeni gün, ki ona karşı duran, Odur geçmiş aşklar denizinde kalan…


Bu dünyadaki insanlar bir mum alevinin önündeki üç pervane gibidirler. İlki aleve yaklaşır ve şöyle der:
Ben aşkı biliyorum. İkincisinin kanatları yaklaşarak aleve değdi ve o dedi: ben aşkın ateşinin nasıl yaktığını bilirim.
Üçüncüsü kendini hiç tereddüt etmeden ateşin kalbine attı ve ateş onu eritti. Yalnızca o bildi: Gerçek aşk nedir.


Ateş olmak hoştur amma… Yanık olmak başkadır başka…

leyla-mecnun[1]

 

 

Leyla sevmek hoştur amma
Mecnun olmak başkadır başka
Şarap içmek hoştur amma
Ayık olmak başkadır başka

Yare varmak hoştur amma
Yaren olmak başkadır başka
Ateş olmak hoştur amma
Yanık olmak başkadır başka

Talip olmak hoştur amma
Dengin bulmak başkadır başka
Aşık olmak hoştur amma
Sadık olmak başkadır başka

Hayattan aldığım 45 ders

images0OX2D5S2

 

Plain Dealer, Cleveland, Ohio’lu 90 yaşındaki Regina Brett’in kaleminden:

Bir zamanlar, doğum günümde, “Hayattan aldığım 45 ders” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bugüne kadar en çok okunan ve istek alan makalem oldu!

1. Hayat haksızlıklarla dolu ama yine de güzel!!.

2. Şüphede kalma, ikinci bir adım daha at!

3. Hayat, nefrete harcayacak kadar uzun değil

4. Hastalandığında sana işin değil, ailen, arkadaşların bakacak. Onlarla ilişkini koparma!

5. Her ay kredi kartlarını ödemeyi unutma.

6. Her tartışmayı kazanacaksın diye bir şey yok! . Fikir farklılıklarını kabul et!!.

7. Ağlayacaksan, bir başkası ile birlikte ağla! Tek başına ağlamaktan evladır..

8. Tanrıya kızmanda bir mahzur yok! O bunu kaldırabilir! !.

9. İlk maaşından başlamak üzere, emekliliğine para ayır..

10. Söz konusu çukulataysa, direnmenin anlamı kalmıyor. .

11. Geçmişinle barış ki, bugününün içine etmesin!.

12. Çocukların seni ağlarken görsün! Bundan kaçınma..

13. Hayatını başkaları ile mukayese etme, ötekilerin neler çektiğini bilmiyorsun!

14. Bir ilişki gizli olacaksa, sen içinde olmamalısın!.

15. Göz kırpacak kadar bir zamanda herşey değişebilir. Ama merak etme, Tanrı asla göz kırpmaz!!

16. Derin bir nefes al, kafanı sakinleştirir.

17. Güzel ve yararlı olmayan, seni mutlu etmeyen her şeyi çöpe at!!

18 Her ne yaşıyorsan, seni öldürmediği müddetçe, güçlü kılar.

19. Mutlu bir çocukluk geçirmek için geç kalmış değilsin de, bu sadece ve sadece sana bağlı!!

20. Hayatta sevdiğin her ne ise, peşinden giderken asla “hayır” sözcüğünü cevap kabul etme.

21. Mumları yak, değerli yatak takımlarında uyu, kendine pahalı iç çamaşırları satın al…. Bunlar için özel fırsatlar bekleme, bugün zaten özeldir!!

22. Önce hazırlan, sonra da kendini akıntıya bırak.

23. Şimdiden egzantrik ol! Kırmızı giymek için yaşlanmayı bekleme.

24. En önemli seks organı beyindir..

25. Mutluluğun için senden başka sorumlu yoktur! .

26. Her yaşadığın felaketin ardından kendine şu soruyu sor: “Beş yıl sonra bunun benim için ne önemi olacak??”

27. Daima yaşamı seç.

28. Herkesi, herşeyi affet.

29. Başkalarının senin hakkında ne düşündüğü seni ilgilendirmez! .

30. Zaman her imkana sahip.. Zaman tanı!

31. Durum ne kadar iyi veya kötü olursa olsun, değişecektir..

32. Kendini fazla ciddiye alma, kimse almıyor ki zaten!.

33. Mucizelere inan!!.

34. Tanrı, Tanrı olduğu için seni seviyor. Yoksa yaptıkların ya da yapmadıkların için değil!!

35. Hayatı denetlemeyi bırak!. Öne çık, kendi hayatını kendin yarat.

36. İki seçeneğin var “Erken ölmek” ya da “yaşlanmak”..

37. Çocuklarınızın, yaşayacak başka çocukluk dönemi yok!.

38. Sonuçta gerçekten önemli olan sevmiş olmandır!!.

39. Her gün dışarı çık.. Mucizeler her yerde seni bekler!.

40. Dertlerimizi bir torbaya doldurup, milletinkilerle birarada görsek, bizimkileri geri toplardık..

41. Kıskançlık zaman kaybıdır. Zaten ihtiyacınız olan herşeye sahipsiniz!!

42. Herşeyin en iyisini daha yaşamadın!!.

43. Kendini nasıl hissedersen et, kalk, giyin ve dışarı çık!

44. Yol ver!

45. Hediye paketinde olmasa bile, hayat yine de bir hediyedir!!.

Bilge insan hayatı yaşayandır

tibetli-bilge[1]
Kural 1: Asla kendinden şüphe etme… Sen ne hissediyorsan o her zaman doğrudur. Dünyadaki bütün insanlar toplansa ve sana aksini söylese bile senin hissettiklerin senin için doğrudur. Onlar farklı hissedebilir, farklı düşünebilir ama bu senin hissettiklerinin yanlış olduğunu göstermez, sadece onlardan farklı olduğunu gösterir.
Kural 2: Asla farklı olduğun için utanma. Eğer çevrende senin gibi düşünen, seni anlayan insanlar yoksa, o zaman çirkin ördek yavrusu hikayesini hatırla… Muhtemelen sen yanlış yerde, yanlış insanlarla birlikte olduğun için seni anlamıyorlardır. O halde hedefin ait olduğun yeri bulmak olmalıdır. Asla muhteşem bir kuğu olduğun gerçeğini unutma ve ordek olmak için uğraşma.
Kural 3: Geçmişte yaptıkların için pişmanlık duyma ve özür dileme…. Yaşadıklarının senin için önemli bir ders olduğunu kendine hatırlat. Bu tecrübe ile aldığın bilgiyi özenle incele, olayda yaptığın hataları ve yeniden ayni durumda olsan nasıl davranacağını iyice düşün ve gelecek olaylar için kendini hazırla. Kırılan vazo tamir edilemez ama gelecekte başka vazoların kırılması önlenebilir
Kural 4: Mümkün olduğunca kimsenin senin adına karar vermesine izin verme ama başkalarının haklı olabileceğini de unutma. Bu hayat senin ve istediğin gibi yaşamaya hakkın var, fakat başkalarını dinle ve onların bakış açısını anlamaya çalış.
Kural 5: İnsanlarla ilişkilerinde asla kendi ihtiyaçlarıniıikinci plana atma ve kendini hayallerle kandırma. Her zaman ama her zaman önce sen gelmelisin. Asla başka insanlar üzülmesin diye kendini üzmeyi tercih etme. Sen kaldırabiliyorsan, onlarda kaldırabilir. Karşındaki insan senin mutluluğunu düşümüyorsa ve senin üzülmene yol açıyorsa, o zaman o insan sana deger vermiyor demektir. Bu kişileri değiştireceğini yada sana zamanla önem vereceğini düşünme.
Kural 6: Asla kaybetmekten korkarak, sırf inanmak istediğin için karşındaki insanın sevgi sözcüklerine inanma. Sevgi insanin kalbindedir, gözlerindedir, davranışlarındadır, ses tonundadır, sana verdiği önemde ve değerdedir, senin için yaptığı fedakarlıklardadır. İnsanlar çok kısa zamanda sevgi sözcüklerini umarsızca dağıtmaya başlarlar. Bunları dinle ama gerçek sevgiyi karşındakinin davranışlarina bakarak bul. İnanmak istediğin için değil gerçek olduğu için karşındaki insanın sözlerine inan…
Kural 7: Her zaman ama her zaman, mutlaka kalbini dinle. Hayatta senin için neyin doğru olduğunu bir tek içindeki ses söyleyebilir. Dolayısıyla içindeki sesle konusmayı öğren. Her gün kendinle kalmak icin zaman ayır ve kalbini dinle. Başka şekilde hissetmek için ikna etmeye değil, gerçekten ne hissettiğini bulabilmek için dinlemeye çalış. Bazen içindeki ses sana çok zor geleni yapmanı söyleyebilir yada duymak istemediklerini söyleyebilir… Korkma… ve içindeki sesi dinlemeye devam et…
Kural 8: Her zaman ama her zaman, mutlaka kendine iyi davran.
Kendini sev, şefkatle yaklaş. Yanlış yaptığında acımasızca kendini eleştirip üzme… Aksine başını okşa, kendini kucakla ve her şeyin geçeceğini söyle. Üzgün olduğunda, kığıldığında, acı çektiğinde, mutsuz hissettiğinde kendine özen göster, tıpkı hasta bakar gibi kendine bakım uygula. Yapmaktan hoşlandığın aktivitelerle meşgul ol ve bu durumdan çıkarak kimsenin seni incitmesine, üzmesine izin vermeyeceğini göster.
Kural 9: Hayatta her şeyin bir bedeli oldugunu asla unutma ve bedel ödemek istemediğin için kendini boşlukta bırakma. Örnegin bir insanı incitmişsen, ödeyeceğin bedel o insanın güvenini yitirmektir. Eğer seni sevmeyen biriyle birlikteysen, yalnız kalmaktan korkup ilişkide kalma, çünkü kalmanın bedeli sevgisiz bir hapiste yaşamaktır. Eğer farklı olmaktan korkuyorsan ve başka insanları taklit edip onlar gibi olmaya çalışıyorsan, ödeyeceğin bedel kendine olan saygını yitirmek olacaktır. Diğer taraftan bazen kendin gibi olmanın bedelinin de yalnız kalmak olduğunu unutma. O halde yaşamda her zaman bir bedel ödeyeceğini hatırla. Bir adım atmadan önce mutlaka ödeyeceğin bedeli bil ve kazanacaklarına değip değmedine bakarak kararlarını ver.
Kural 10: İnsanlara karşı nazik ve sevecen ol, ne olursa olsun asla bir başka insanı kırmak için konuşma, bilinçli olarak üzmeye çalışma ve kendi acını hafifletmek için bir başkasını yaralama.
Kural 11: Hayatta en büyük dostun sen olabileceğin gibi hayattaki en büyük düşmanın gene sen olabilirsin. Seçimini yap ve kendin için dostu mu yoksa düşmanı mi olacağına karar ver. Yaşamdaki tüm acıları atlatabilirsin, her şeye rağmen mutlu olmayı başarabilirsin, istersen kötü alışkanlıklarını birakabilir ve her zaman yeniden başlayabilirsin. İstersen kendine yeni bir hayat kurabilirsin. Eğer kendinin dostu olabilirsen….
Kural 12: Asla tecrübe kazanmaktan kaçma… Ne kadar zor olursa olsun, yeniden ayağa kalk ve yola devam et. Hayatı öğrenmek için o tecrübelere ihtiyacın var. Kalbin aşk acısı ile yaralanmış ise, sonsuza kadar kendini aşka kapatma. Ruhun insanların acımasızlığı ile incinmiş ise, hayata küsüp kendini karanlık bir dünyada yaşamaya zorlama. Bedenin çok büyük acılar çekmişse, kendini uyuşturup bırakma. Unutma bilge insan hayatı yaşayandır.

Kaynak: Çiğdem Alper

Yediğin Yemeğe Göre Karakterin… Kaçırma :)))

 

zeytinyagli-enginar[1]

-Hamur İşleri (Mantı, Makarna, Börek vs) : Evine bağlı, yumuşak huylu, fazla duygusal, insan ilişkileri iyi olan fa…kat başka fikirlerden çabuk etkilenen, geleneklere bağlı bir yapıda olurlarmış.

-Et Yemekleri (Kebap, köfte, ızgara vs) : Sinirli fakat yerine göre öfke kontrolünü sağlayabilen, şüpheci, titiz bazen geçimi zor, kuralcı, hırçın, dürüst, kendine güvenen bir yapıda olurlarmış.

-Sebze Yemekleri : Mantıklı, bazen fazla inatçı, kararlı ve idealist, aceleci, merhametli, becerikli, insanların sevgisini çabuk kazanan, etrafında beğenilen bir yapıda olurlarmış.

-Baklagiller : Kimse hakkında kötülük düşünmeyen, saf, iyilik sever, insanlara çabuk kanan, kırılgan ve yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen hayatı ve insanları seven bir yapıda olurlarmış.

-Fast Food (Abur cubur) : Kafası karışık ve ne istediğini bilmeyen. Aksi, mutsuz, depresif, hastalıklara açık, hafıza sorunları yaşayan. Kısa süreli arkadaşlıkları olan bir yapıda olurlarmış.

Afiyet Şifa Olsun

kaynak: Şamil Erkan

Bizi Mi Yiyo Lan Bu Karı…

13239179_10153750369043720_508714306563634420_n[1]

Bazen Bir Kare Fotoğraf Dünyaya Bedeldir…

13173631_482513578625807_4394752027471569901_n[1]

 

Brezilya’da kendisini kemana başlatarak
Şiddet ve Sokaklardan kurtaran, müzik öğretmeninin cenazesinde
Kemanını Çalarken göz yaşlarını tutamayan,
12 yaşındaki Diego Frazo …!
Fotoğraf 2000 yılında dünyanın en etkileyici 20 fotosu arasına girmiş..
Bazen bir kare fotoğraf bin kelimeye bedeldir..

KARTALLARIN ZAFER UÇUŞU

Kuşlar arasında en uzun yaşayanlarından bir tanesi de kartallardır. Eğer bir kartal, ömrünün son demine kadar yaşamak isterse, 70-80 sene yaşayabiliyor. Tabi isterse…

Kartalların uzun yaşamaları, ömürlerinin yarısında verecekleri bir karara bağlı. 40’lı yaşlara gelen kartallar, yaşamak ya da ölmek arasında bir karar vermek zorundadır. Bu yaşlarda kanatları hantallaşır ve uçamaz olurlar. Tırnakları büyür, avlarını yakalayamazlar. Gagaları genişler ve sertleşir, buda onların yemek yemelerini engeller. Bu nokta, kartallar için ya bir bitiş noktası, ya da yeniden doğuş noktasıdır.

Eğer kartal ölmeyi isterse, zaten hayatı onu ölüme sürükler.Avlanamayacağı için aç kalır. Güçsüzleşir… Kanatlarının hantallığı uçmasını engeller. Yerlerde sürünmeye başlar. Ve zamanla, tıpkı daha önce onun avladığı avlar gibi o da avlanır.

Ama kartal yaşamayı seçerse, onu zorlu bir yol bekler. İlk önce, ona kimsenin zarar veremeyeceği yüksek bir dağın zirvesine yerleşir. Burada, kendisine bir yuva yapar ve o işkenceli günler başlar…

İlk olarak, gagasını kayalara vurarak kırar. Kanlar içinde kalan ağzından, yeni bir gaganın çıkmasını beklemek zorundadır. Yeni gagası çıkmaya başlar ve zamanla sertleşir. Artık en güçlü organlarından birisini yenilemiştir. Sıra kanatlarına gelir… Yeni gagasıyla, kanatlarını tek tek yolmaya başlar. Bu öyle eziyetli bir iştir ki, dayanması gerçek bir güç gerektirir. Zamanla, bütün kanatlarını yolar ve yine çaresiz bekleyiş başlar. Bu sefer, kanatlarının yeniden çıkmasını beklemek zorundadır…

Kanatları da çıktıktan sonra, en eziyetli işe gelir sıra. Tırnaklarını yeni gagasıyla kökünden sökmek zorundadır. Bunu yapabilmek için cesaretini sonuna kadar kullanması gerekir. Bütün tırnaklarını kökünden söktükten sonra kalan manzara, onun için tam bir acıdır. Yıllardır kullandığı tırnaklarının yerinde, şimdi kan öbekleri vardır…

Zamanla, yeni tırnakları çıkmaya başlar. Bu yeni tırnaklar, eskisinden çok daha güçlüdür. Artık kartal yeniden doğmuştur!

Bu yeniden doğuş, tam 150 gün sürer. Acılarla, ızdıraplarla dolu 150 gün… Her günü, her saati acı veren 150 gün! Bu kadar uzun zaman, bu kadar büyük acılara katlanmak ve sonunda başarmak, kutlanması gereken bir şeydir. Kartalda aynen öyle yapar. Bu zaferini kutlamak ister. 150 gün boyunca, hiç yer değiştirmediği dağın etrafından ilk uçuşunu yapmaya başlar… Bu uçuş, tıpkı anasından doğduğunda yaptığı ilk uçuş gibidir. Atik, cesur ve güçlü bir edayla dağın etrafında süzülür.

İşte bu uçuşa, kartalların zafer uçuşu denir.
Gerçek bir zaferin en gerçek uçuşudur…

Yazarı Bilinmiyor

kaynak: Charlotte Gabay Facebook Sayfası

Hayatın sonsuzluğunda, bulunduğum noktada her şey mükemmel, bütün ve tam.

Gelincik-Nedir-Türleri-ve-Faydaları-Nelerdir[1]

Hayatın sonsuzluğunda, bulunduğum noktada her şey mükemmel, bütün ve tam.

İçimde direnç gösteren kalıpları yalnızca kurtulunması  gereken şeyler olarak görüyorum.

Onların üzerimde gücü yok. Kendi dünyamın gücü benim. Hayatımdaki değişimlerin akışına elimden geldiğince kendimi bırakıyorum.

Kendimi ve yaşadığım değişimleri onaylıyorum. Yapabildiğimin en iyisini yapıyorum. Günlerim gittikçe kolaylaşıyor.

Sürekli değişken hayatın ritmi ve akışıyla uyum halindeyim.

Bugün harika bir gün.

Böyle olmasını ben seçiyorum.

Dünyamda her şey iyi ve güzel…

Lose L. Hay

Ben Bunla Evlenmem Ağa… Kafam Şişti…

22 Kişiyle Çıktığım Esas Yolculuğunu Sosyal Sorumluluk Projesiyle Taçlandırıyoruz…Çocukları Güldürüyoruz…