Düşün…

Yeni Evlilikler…

Fotoğraf: Dostum Kubilay Türkoğlu'na teşekkürler ..

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

DOLUNAY… Genel Görünüm Ve Burçlara Etkisi

DOLUNAY’ın teması, yol hazırlığı! Saklandığımız yerden çıkıp, üzerimizdeki tozu toprağı, içimizdeki ”çökkünlük” yani her türlü heyecan ve acının ardında sadece garip bir tükenmişlikle kalakalma hissini silkeleyip, içine sıkıştığımız rutinlerden çıkıyoruz. Geri giden Merkür 8 Ağustos’ta düze çıkacak… Biraz daha geçmiş hataları, eksikleri döker önümüze giderayak, biraz daha ayağını sürter el attığımız işler, ama şimdiye kadar neyi yanlış yaptığımızı, neyi düzeltmemiz gerektiğini çoktan anlamış olmamız lazım! Dolunay’ın vereceği cesaretle, ”olan oldu, biten bitti… şimdi toparlanma zamanı” deyip, elimizdeki içi boş rutinleri bir yana itip, yeni bir düzen, yeni bir ajanda, yeni bir rejim, yeni bir sağlık planı, yeni bir gündem çıkartacağız hayatlarımız için…

Bunu uygulamaya koymak için 2 hatfa kadar verin kendinize… 17 Ağustosta Yeni Ay var 🙂 Yeni planları devreye koymak için ideal bir zaman… O güne kadar, sakin ve sade olun… gerekiyorsa radikal kararlar alın ama tutarlı ve hazımlı adımlarla şekillendirin planlarınızı … Satürn-Venüs üçgeni de size yardımcı olur bunun için. Yeniden doğmak için biraz daha zaman var Dostlar… Ama siz tavanarasından ya da bodrumdan çıkıp, doğumunuzu planlamaya bir an önce başlayın! Dolunay, Burca ve Yükselen Burca göre hangi alanlara ışık tutacak;

Koç ve Yükselen Koç : Dolunay öyle bir ışık tutacak ki hayatınıza, kendinizi hiç görmediğiniz bir gözle göreceksiniz! İlk anda yıldırım düşmüş etkisi yapabilir yaşadığınız olaylar… Ama kendiniz hakkında yepyeni tanımlar yapmak için, ”ben” dediğiniz şeyin başkaları tarafından nasıl algılandığını idrak etmeye ve yaptıklarınızın olumlu ve olumsuz sonuçları ile yüzleşmeye çok ihtiyacınız var. Fark ettiğiniz gerçekler, size yepyeni başlangıçlar yapmak için fikir ve cesaret verecek.

Boğa ve Yükselen Boğa : Sıkıldınız siz kabuğunuza çekilmekten 🙂 Silkinip ortalığa çıkmak, herkese kim olduğunuzu göstermek zamanı geldi. Domestik haller, iç hesaplaşmalar, aile meseleleri, kavanoz kavanoz reçeller, toplanan dolaplar bir yere kadar! Toplumsal duruş, iş hayatı, ya da sosyal konumunuzda yapmayı planladığınız değişimleri devreye sokma zamanıdır. Son detayları halledin ve spotlara doğru yürüyün. Para kazanmaya da başlarsınız yakında merak etmeyin :

) İkizler ve Yükselen İkizler : Ufkunuzu genişletmeniz zamanı geldi de geçiyor haklısınız! Hep aynı insanlar, hep aynı yerler, hep aynı tür konuşmalarla istediğiniz açılımları yapmanız çok zor. Yüzünüzü ufka çevirin. Tatile çıkmak istiyorsanız çıkın… Yeni kitaplar okuyun. Yeni fikirlere kulak verin. Uzak diyarlar, uzakta yaşayan insanlar, ertelediğiniz özlemler hakkında, hayata geçirilebilir planlar yapın! Sandığınız kadar erişilmez olmadıklarını anlayacaksınız.

Yengeç ve Yükselen Yengeç : Eski aşklar, eski güzel günler, eskiden size zevk vermiş işler, orda burda kalan paralarınız … Tamam bunlar iyi hoş da, daha ne kadar bir mucize olup gökten size bunların verdiği maddi manevi rahatlık ve hazzın yağması için yatağınızda somurtarak oturmaya devam edeceksiniz? Geçmiş geçmiştir… Tekrarlansa da, aynı tadı vermez. Dolunay size bunu bir kez daha gözlerinizle görüp inanma şansı verecek! Madem çok istiyorsunuz; denemesi bedava… Sonra mı? Sonrası Yeni Ay’a!

Aslan ve Yükselen Aslan : Ben bu hayatta ne işe yararım? İnsanlar beni niye sever/sevmez? Neyi tek başına yapabilirim.. neler için destek almak zorudayım? İlişkilerimde neye hazırım? Bu aşk mı? Bu ilişkiyi/ortaklığı sürdürmek için hangi bedelleri göze alabilirim/almalıyım? Bu soruların cevabını bir biçimde farkedeceğiniz bir Dolunay… Ama atmanız gereken adımlar da var! Aldığınız cevaplar doğrultusunda yapmanız gereken değişiklikler, yüzleşmeniz gereken insanlar, yapmanız gereken düzenlemeler ve tutum değişiklikleri de var. Ve şunu unutmayın; Hayat sizin tercih ve algılarınızdan ibaret değil. Bu aralar attığınız adımlardan etkilenecek ya da onların bir parçası olacak insanlarla da uzlaşmanız gereken birçok konu olacak.

Başak ve Yükselen Başak : Bunaldınız! Engellenmiş, tecrit edilmiş, etkisiz, anlamsız, yorgun, kendini ifade etmek konusunda yetersiz hissettiniz… Evet hayatınız elinizde olmayan çevre koşulları, ya da sağlık nedenleri yüzünden böyle bir hal aldı ama şunu itiraf edin ki, biraz da kendi algılarınız yüzünden bu rutinin içine sıkışmış durumdasınız! Üstelik madalya beklediğinz yerlerden gelen pek zayıf bir teşekkürle yetinmek zorunda kaldınız… Öyleyse, ya neyi neden yaptığınızı bir  daha düşünün! Eğer inandığınız gibi davrandıysanız, sonuç ne olursa olsun kendinizi onurlandırın ve yeni bir yön çizerken, yine kendinize yakıştırdığınız gibi davranmaya devam edin. Ama artık amaçlarınıza hizmet etmeyen bir batağa saplandıysanız oradan ÇIKIN!

Terazi ve Yükselen Terazi : Dolunay mı daha çok parlıyor, sizin yıldınız mı belli değil 🙂 Aşk da sizin, şeref de! Hakikaten kısmetiniz bu aralar pek açık… Ani tanışmalar, ani teklifler, beklenmedik fırsatlar yolunuza çıkacak. Yine de, geçmiş tecrübelerinizi gözden geçirin ve içinizdeki bir ses size ABARTMA diyorsa, siz ona kulak kabartın. Zira umduğunuz kadar olmayanların hayal kırıklığını yaşamak yerine, temkinle ilerlemek, yeni kazanımlarınızın kıymetini de elinizdekilerin kıymetinizi de daha fazla bilmenizi sağlar.

Akrep ve Yükselen Akrep : Önünüzde fırsatlar var! Ama sizin ayağınız ileri değil geri gidiyor. kapatılmamış iç hesaplar, bastırılmış tepkiler, başarısızlık korkuları ya da kayıpların getirdiği yılgınlık ve kızgınlık sizi ileri gitmekten alıkoyuyor… Size tek sözüm var; SAÇMALAMAYIN 🙂 Geçmişe tırnaklarınızı geçirmeyi bırakın. Hüzünleri, hesapları bir süpürge darbesiyle atın – yatağın altın aya da tavanarasına değil – kapı dışarı! Yivli bir çivi gibi içe gömük yaşamaktan vazgeçin. Hareket edin Akrep Dostlar hareket edin… yoksa kendi ateş çemberinizin ortasında kalıp, sizi bekleyen fırsatların hepsini kaçıracaksınız.

Yay ve Yükselen Yay : Çok hareketli bir devre! Aslında sizin canınız daha tanıdık alanlarda rahat ve hızlı sonuç veren adımlar atmak istiyor ama ritminiz sizi geniş alanlarda büyük adımlar atmaya zorluyor değil mi? Ve bu durumun sizi asıl sıkan yanı, getirilerinin ya da aldığınız sonuçların her zaman ürküttüğünüz kurbağaya değmemesi… Dolunay size kurmuş olduğunuz bütün bağlantıların asıl kıymetini farkettirecek. Özel hayatınızda da, iş hayatınızda da yaptığınız yatırımların ne şekilde geri döndüğünü değerlendirip, yeni seçimler yapma şansını elde edeceksiniz. Kolay gelsin 🙂

Oğlak ve Yükselen Oğlak : Ani harcamalar, beklenmedik kayıplar ya da kayıp endişeleri, azalan iletişim ve yer yer yanlış anlamalarla dolu konuşmalar, belirsizlik ve en kötüsü KONTROL edilemeyen değişimler! Dolunayla birlikte, bütün bunların sonuçta size ne getirip ne götürdüğünün hesabını çıkartmak şansınız olacak. Kontrol edemediğiniz değişimlerin ya da akışın sonuçlarını değerlendirecek ve kendinizi yeni bir dalgaya bırakırken en azından durumun analizini yapmış olacaksınız. Bu aralar sizin istediğiniz yerden beslemiyor hayat sizi, talep sizin yöneldiğiniz yerden değil, size ihtiyaç duyulan yerden geliyor. Ama geliyor 🙂 O zaman siz de bırakın gelsin…

Kova ve Yükselen Kova : Kızgınımmmm! Duygularımı dışarı vurucammmm! Tutmayın beniiiii!!! Tamam canımız, cicimiz, biriciğimiz Kova Dostlar… Tamam, sakin 🙂 Olan oldu, biten bitti… Siz yeni bir dalgaya bindiniz bile çoktan. Ama sanki farkında değilsiniz. Yeni ilişkiler, yeni ortaklıklar, yeni işbirlikleri var şimdi gündemde. Eskiden sadece dersleri alın… Korku, tepki ve beklentileri ise atın gitsin! Yeni fırsatlar da var sizi bekleyen… Yeter ki siz, onlara mantıksız ve tedirgin yaklaşmayın. Nereye saklandı sizin o analitik kafanız?

Balık ve Yükselen Balık : Mayıştınız yine dimi 🙂 Yetimem, öksüzem, ben zaten hiçbirşey yapabilemezem… En iyisi, alıştığım sularda yüzeyim… Halbuki iş güç sizi bekliyor! Eğer biraz disiplinli olmayı başarırsanız yeni fırsatlar var etrafınızda. Ama sizin aklınız fikriniz arkanızda bıraktıklarınızda veya alıştıklarınızda… Bu dolunay sizi biraz hayatın gerçekleri ile uyarabilir! Ama emin olun bu sizin uzun vadede hayrınıza olacak bir çimdiktir

Kaynak:Şahika Selvi Dal

Sevgili Dediğin;

Kendi merkezini tanıyor musun?

Eğer tanımıyorsan, o zaman sürekli korkacaksın. O… yüzden sahte benlik sürekli korkar. Sürekli titrer. Her zaman başkalarından destek alma ihtiyacı hissedersin. Seni takdir edecek, seni alkışlayacak; ne kadar güzel ya da ne kadar zeki olduğunu söyleyecek birileri. Sürekli bu tip şeyleri sana hipnotik telkin gibi söyleyen insanlara ihtiyacın var.

Böylece zeki, güzel ve güçlü olduğuna inanabilirsin.Ama bir noktaya dikkat et. Her zaman başkalarına bağımlısın. Ne zaman benliğini sergilersen, aslında sadece benliğinin bilincinde olmadığını gösteriyorsun. Kim olduğunu bilmiyorsun. Eğer bilseydin, o zaman herhangi bir sorun olmazdı. O zaman görüş aramazdın.

Başkalarının hakkınızda söyledikleri seni endişelendirmezdi. Çünkü ilgisi yok. Sonuçta kimse senin hakkında bir şey söylemez.İnsanlar senin hakkında bir şey söylediği zaman, aslında kendilerini anlatıyor. Kimse senin hakkında bir şey söyleyemez. İnsanlar ne derse desin kendileri hakkında konuşur. Ancak sen hemen korkarsın, çünkü hâlâ o sahte merkezinize yapışıyorsun.

O sahte merkez başkalarına bağımlıdır ve o yüzden de sen sürekli başkalarının hakkında neler söylediğine bakarsın. Sürekli başka insanların izinden gidersin, sürekli onları tatmin etmeye çalışırsın. Sürekli saygın bir insan olmaya çalışırsın ve sürekli egonu süslemeye çalışırsın. Bu intihar etmek gibi bir şeydir.

OSHO

Davranışlar kelimelerden daha fazla konuşur,

Davranışlar kelimelerden daha fazla konuşur,
daha çok şey ifade eder.

Oscar Wilde

Yoğurdun Suyunu Dökmeyin !

 

Türkiye’de eksikliği en fazla görülen vitaminlerden biri olan B2 vitamini, vücudun protein, karbonhidrat ve yağlardan daha fazla faydalanmasını sağlıyor. Genellikle yoğurdun kalitesini azaltacağı ve lezzetini bozacağı düşüncesiyle yoğurdun suyu dökülüyor. Halbuki B2 vitamininden faydalanılması için yoğurt suyunun dökülmemesi veya başka alanlarda kullanılması gerekli.

Protein, karbonhidrat ve yağların faydasını artırıyor B2 vitamini eksikliği göz ve ağız kenarlarında çatlamalar ve yaralara neden olur. Yoğurdun suyuna sarı ve yeşilimsi rengi veren Riboflavin (B2) vitaminidir. B2 vitamini protein, karbonhidrat ve yağlar ile etkileşim içine girerek onlardan daha fazla faydalanılmasını sağlar.

Bu vitamin yoğurt suyunun yanı sıra tarhana gibi yiyeceklerde de bol miktarda bulunmaktadır. B2 vitamininin azalmaması için bu yiyeceklerin güneş ışığından uzak tutulması gerekir.

Bazı bölgelerde tarhananın güneş ışığında kurutulması alışkanlığı bu nedenle yanlıştır. Aynı şekilde güneş ışığında kurutulan tüm süt mamullerinde de vitamin kaybı olmaktadır.

İçimizdeki Zehirli Mantarları Artık Yemeyelim…

Bu nasıl başlık demeyin metafor yaptık herhalde. Burdaki zehirli mantarlardan kastım içimizde biriktirdiğimiz kin, nefret, öfke, kıskançlık, pişmanlık gibi negatif duygular ve bu duyguların sağlığımıza verdiği zararlar. Bu tip duyguları senelerce içimizde biriktiriyoruz, biriktiriyoruz, biriktiriyoruz ve gün geliyor nur topu gibi bir sağlık problemiyle karşı karşıya kalıyoruz. O zaman da ayıkla pirincin taşını durumu ortaya çıkıyor.

İşin komik tarafı bu tip duyguları bizde yaratan insanlar kendi dünyalarında mutlu mesut yaşıyorlarken ve bizde yarattıkları bu duyguların hiç farkında değillerken ya da aldırmıyorlarken, biz keskin sirke küpüne zarar lafındaki gibi yerimizde köpürüp köpürüp duruyoruz. Üstelik bu duyguları yaratan insanları da zihnimizin baş köşesine oturtuyoruz. Nereye gitsek onları da götürüyoruz, ne seyretsek ne okusak mutlaka bir ilişki kuruyoruz. Arkasından gelsin uykusuz geceler, sebepsiz ağlamalar, hırs içinde facebook sayfalarını incelemeler…

Bize yazık değil mi arkadaşlar? Bizimki de can değil mi? En iyisi affediverin gitsin gari… Sonra ohh bugüne gelin rahatınızla, huzurunuzla yaşayın gidin. İnsanlara konuştuğumda herkesin aslında bir affetme çabası içinde olduğunu tamam affedeyimde nasıl yapayım dediğini çok duydum. İşte zurnanın deliğinin zırtladığı yerlerden biri de burası zaten.

Nasıl affedeceğiz? Bunun için bir kaç örnek versem de kötü haber maalesef herkes kendi yöntemini bulmak zorunda. Bağ koparma çalışmaları, meditasyon, chi kong uygulamaları , bio enerji seansları sayabileceğim yöntemlerden bazıları. Bağ koparma çalışmasına kısa bir örnek vermeye çalışayım, ılık bir duş alıp rahatlayın sessiz sakin bir köşeye geçin ve kendi kendinize şu sözleri tekrarlayın herkes kendi tekamülü sırasında elinden geleni yaptı, ve her şey olması gerektiği gibi oldu, onu bana öğrettikleri için teşekkür ediyor ve sevgiyle uğurluyorum. Aslında karşınızdakini bağışlayıp serbest bıraktığınızda esas kendi ruhunuzu özgürleştirdiğinizi, sağlığınızı geri kazandığınızı unutmayın.

Tabi yapılması gereken bir çalışma daha var o da kendinizi affetme çalışması. Çünkü bütün yaptığınız ya da yapmadığınız, söylediğiniz ya da söylemediğiniz şeyler için mutlaka kendinize kızgınlığınızda içinizde giderek büyümüştür. Tabi bu da ruhunuzu bir yangın yerine çevirmiştir. Affedin gidin gari kendinizi. Sonuçta bu dünyaya hepimiz öğrenmeye gelmedik mi? Hata yapmaya gelmedik mi? A keşki tüm bunları yaşamasaydık,  keşki ruhumuzu yangın yerine çevirecek deneyimlerden geçirmeseydik diyoruz değil mi? Ya her şey olması gerektiği gibi olmuşsa. Ya bütün bunları deneyimlememiz gerekiyorduysa ne olacak. Artık ah vah etme zamanı değil, öğrenip, ders alıp yola devam etme zamanı..

Ne olur artık kendimizi sevelim, affedelim, çevremize ışığımızı yayalım, el ele tutuşup önce yakın çevremizi, sonra halka halka büyüyerek dünyayı daha iyi bir yere getirmeye çalışalım. Ama nasıl merdivenler teker teker çıkılırsa, bizde önce kendimizden ve içimizdeki duyguları temizlemekle başlamalıyız. Yoksa ne kendimize ne de çevremize bir faydamız olur.

Eee o zaman neymiş bugün önce kendimizi sonra herkesi affediyoruz ve uzun zamandır olmadığımız kadar rahat ve huzurlu bir şekilde arkamıza yaslanıp yemeğimizi afiyetle yiyoruz.

A bunu yaptıktan sonra hala kendimize ve başkalarına kızmaya devam mı ediyoruz ne olur vazgeçin, inanın kimseye bir faydası yok özellikle de size. Gidin reiki seanslarına, gidin bio enerji seanslarına, konuşun, dertleşin, enerjinizi dengeletin, bilmiyorum belki aklınıza başka bir şey gelmiştir, gidin onu yapın. Ne yaparsanız yapın ama lütfen bu yolda çalışın. Haaa geçmişi de temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp aklınıza getirmeyin, eski yemek nasıl mideyi bozarsa, kötü anılarda ruhu bozar unutmayın.

Önce kendiniz, sonra çevreniz sonra da dünya için yapın bunu. Hadi ne duruyorsunuz. Doğru çalışmaya…

Sağlıcakla,

Ya Benden Sıkılırsan Karikatürleri Bölüm 2

Tek umursadığım, kişinin insan olmaya çalışması…

Benim,
Ne ırk önyargım var,
Ne sınıf önyargım var,
Ne de din önyargım var.
Tek umursadığım, kişinin insan olmaya çalışması ve bu benim için yeterli..

Mark Twain

İtirad ediyorum ben iki yüzlüyüm!

RUHUMUZ BİRİNCİ EŞİMİZ Mİ ?

Bir zamanlar, büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten kralın dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, her şeyin en güzelini, en iyisini ona verirmiş. …

Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için, onu çok kıskanır,üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onun yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe olan birinci eşiymiş kralın.

Onu en çok seven, karşılık beklemeden seven,sağlığına ve hükümranlığına en büyük katkıyı sağlayan bu eşi olmasına rağmen, kral bu eşini hiç sevmez ve onunla hiç ilgilenmezmiş.Bir gün kral ölümcül bir hastalığa yakalanmış.

Yakında öleceğini anladığı ve öldükten sonra yalnız kalmaktan çok korktuğu için, eşlerinden hangisinin ölüm yalnızlığını kendisi ile paylaşmak isteyebileceğini öğrenmek  istemiş.

En çok sevdiği dördüncü eşine, “Ölüm yolculuğunda bana eşlik etmek ister misin?” diye

sorduğunda, aldığı yanıt kalbine bir bıçak gibi saplanan, kısa ve net, “Mümkün değil!” olmuş.

“Hayatim boyunca seni sevdim, sen benimle birlikte ölmeyi kabul eder misin?” sorusunu üçüncü eşi, “Hayır, hayat çok güzel. Sen ölünce ben yeniden evleneceğim.” diye yanıtlamış ve kral bir kez daha yıkılmış.

“Her sorunumda, her zaman yanımda olan, bana yardim eden sendin. Bu sorunumda da bana yardımcı olur musun?” sorusuna karşı, ikinci Bu sorunun için bir şey yapamam. Olsa olsa sana mezarına kadar eşlik eder, güzel bir cenaze töreni yaptırır ve yasını tutarım.” karşılığını almış.

Büyük bir hayal kırıklığı yaşamakta olan kral birinci eşinin sesiyle irkilmiş:

“Nereye gidersen git, seninle olurum, seni takip ederim.”

“Ah!” diye inlemiş kral; “Keşke bir şansım daha olsaydı…”

Aslında gerçek Yaşamda hepimiz dört eşliyiz…

Dördüncü eşimiz “vücudumuz”! Onun güzel görünmesi için ne kadar zaman, kaynak ve çaba harcarsak harcayalım, öldüğümüzde bizi terk edecektir.

Üçüncü eşimiz “sahip olduğumuz servet ve statümüz”! Ölür ölmez başkalarına yar olacaktır

İkinci eşimiz “ailemiz ve dostlarımız”! Tüm sorunlarımızı paylaştığımız bu kişilerin en son yapabilecekleri şey, bu dünyadan gözleri yaşlı bizi uğurlamak olacaktır.

Ve birinci eş… “ruhumuz

Fırında Tavuklu Güveç Tarifi

 

 Malzemeler

2 adet kabak

2 adet patlıcan

1 adet soğan

Yarım kg taze fasulye

2 adet tavuk göğsü

1 çorba kaşığı sıvıyağ

2 adet domates

6 adet sivri biber Tuz ve arzuya göre baharat

Fırında Tavuklu Güveç

Yapılışı PATLICANLARI alacalı soyup, tuzlu suda acısını çıkarın. Kağıt havlu üzerinde kurutun. Tüm malzemeleri küp şeklinde doğrayın. Yemeklik doğranmış soğanı sıvıyağda hafif kavurun. Küçük doğranmış tavukları ve fasulyeyi ilave edin. 5 dakika kavurduktan sonra küp şeklinde doğranmış 2 domatesi ilave edin. 5 dakika daha kavurduktan sonra kabak, patlıcan, tuz ve baharatı ilave edip bütün malzemeyi karıştırın. Hafif sulu olmasını istiyorsanız bir bardak su ekleyebilirsiniz. Yemeği güveçlere eşit miktarda yerleştirin. Üzerini dilimlenmiş biber, domates ve maydanoz ile süsleyin. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında pişirin.

Bir gün benden sıkılırsan…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Hayalimdeki ev serisi 3…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »