Bir Ayrılığın Ardından… Her Şey Boşunaymış…

Bir erkeği çok seversiniz. Ama öyle böyle değil öyle çok seversiniz ki onsuz yaşayamayacağınızı düşünürsünüz. Düşünmekle kalmaz bunu ona da defalarca söylerseniz. Aşkınız öyle büyüktür ki onun yanında bile onu özlersiniz. Geceleyin yanında yatarken onun kokusunu içinize çekip durursunuz. Bazı geceler uyumaz onu seyredersiniz. Onun her istediğini yapmaksa sizin için bir hayat amacıdır.

Kendinizi bırakıp onun için yaşamaya başlarsınız, onun istediği yerlere gidip, onun istediği gibi giyinirsiniz, istediği bir şeyi hemen alırsınız. Oldu ki istediği şeyi bulamadınız, bulmak için bütün şehri talan edersiniz. Hatta dünyayı bile talan etmeye hazırsınızdır. O mutlu olsun diye uğraşır durursunuz. Arkadaşlarınızın, ailenizin, işinizin önemi hiç kalmamıştır. Varsa yoksa “O,O,O” dersiniz ve bütün bunların sonunda ne olur bilir misiniz? O çeker gider.

Yıkılır kalırsınız, nefes alıp vermeniz bile zordur artık, hatta yolda yürümek bile çok zordur. Günlük yaşama devam etmek, hatta işinize konsantre olmak imkansızdır. İşin bir başka kabus tarafı da annenizin arkadaşlarınızın karşısına çıkıp ‘’bitti’’ demektir. Her şey bitti…

Hani şu “kalbim ağrıyor” derlerdi de siz anlamazdınız ya. Kalbin gerçekten ağrıdığını fark edersiniz. Hatta öyle ağrır ki, ağrıdan başka bir şey hissetmez olursunuz. Yolda ağlaya ağlaya, bağıra çağıra yürümeye başlarsınız, an gelir üzüntüden belki de kusarsınız. Tüm bu acı ve üzüntü kasırgaları bitip de tekrar kendinizi bulmaya başladığınız zaman ağzınızdan şu sözler dökülür ‘”her şey boşunaymış”.  Bütün yaptıklarım, uğraşılarım, kendimden vazgeçişlerim, deli gibi sevmelerim boşunaymış…

İşte sorunumuz da tam burada başlar: Hayatımıza devam etmek için sayfayı çevirebilecek miyiz? Yoksa her şey boşunaymış sayfasında takılıp kalacak mıyız? Eğer sayfada takılıp kalırsak ne fena. Güneş her gün doğup batar ama bizim için değil evrendeki tüm diğer insanlar içindir bu. Bizim içinse güneş batmıştır ve bir daha ne zaman doğacağı belli değildir artık.  Böyle bir durumda “her şey boşunaymış” cümlesinin yanına, eğer uzun zaman sonra hala güneşi doğduramadıysak, “hayatımız boşuna geçti” cümlesini de eklemek zorunda kalabiliriz.

Keşki bu ve benzeri acı tecrübelerden geçmesek. İnsan olmanın gereklerinden midir, öğrenmenin, olgunlaşmanın yollarından biri midir bilmem ama böyle duygu fırtınaları hayatımızın bir döneminde karşımıza çıkar. Bize düşen ise bu sevgiyi de, sonrasında kaybın yarattığı acıyı da yaşadıktan sonra tekrar hayata dönmesini bilmektir. Tekrar ayağa kalkmaktır. Güneşin her gün yeniden ve yenilikler için doğduğunu kavrayabilmektir. Hayatın çok güzel olduğunu yeniden keşfedebilmek ve yaşadığımız için ne kadar şanslı olduğumuzun farkına varabilmektir. Önemli olanın düşmemek değil, her düşüşten sonra yeniden kalkmak olduğunu anlamaktır. Yeniden kalkma gücünü içimizde bulabilmektir. Hayatın aslında bize sonsuz seçenek sunduğunun ayırdına varabilmek, bu seçenekleri görebilmek için kendimizi takılmışlıklardan kurtarmamız gerektiğini anlayabilmektir.

Ve de en önemlisi yeni deneyimlere eskisinin karanlığında başlamamaktır. Eskiyi oldusuyla, bittisiyle, acısıyla, tatlısıyla bir kenara koyup yeniyi gerçekten yeni olarak karşılayabilmektir. Daha fazla söze ne hacet demeden “unutmayın hiçbir şey boşuna değildir, biz bu dünyaya öğrenmeye geldik ve ne olduysa en iyisi oldu deyip eskiyi sevgiyle uğurlamasını ve yeniyi de şefkatle karşılamasını bilmeliyiz”.

Sağlıcakla,

Ödem Atıcı Bitki Formülleri…

Ödem Atıcı Bitki Formülü 1 : * 1 bardak kaynar haldeki suyun içine 4-5 gram civarında kiraz sapı atılır. 10 dakika demlendirilir. Süzülür ve içilir. Bu kür, günde 2-3 bardak içilir. …

Ödem Atıcı Bitki Formülü 2 : * 1 bardak kaynar suya 4-5 gram kadar enginar yaprağı atılıp, 10 dakika demlenmesi beklenir. Süzülür ve içilir. Bu kür, günde birkaç bardak içilir. Ödem Atıcı Bitki Formülü 3 : * 1 bardak sütün içine 1 bağ ince şekilde doğranmış maydanoz atılır. Süt yarıya ininceye dek hafif ateşte ısıtılır. Süt kaynamadan ocaktan alınır ve bu kürden gündüz vakti 2 saatte bir 2 çay kaşığı içilir. Ödem Atıcı Bitki Formülü 4 : * 1 bardak kaynar durumdaki suyun içerisine 6 gram püskül ilave edilir ve 10 dakika kadar demlenmesi beklendikten sonra içilir. Püskül küründen günde 2-3 bardak içilmesi gerekmektedir. Bu kürlerden, dilediğinizi seçerek ödem atabilirsiniz

Kaynak: Doğadan geln Sağlık

Not. Doktorunuza danışmadan denemeyiniz…

Domatesin Faydaları…Kalbin en yakın dostu…

Kulağa ilginç geliyor olsa da, domates bazen derdi ve tasayı silip götürebilir. Her ne kadar, bu aralar çokça duyduğunuz, domatesin prostat kanseri riskini azalttığına dair yeteri kanıt yok yorumlarına rağmen, kanıtlanmış birçok yararını size sayabiliriz.

Domatesin içeriğinde bulunan A ve C vitaminleri, folik asit, potasyum, gıda lifi ve koruyucu antioksidanların yararları tartışılamaz. Organik domatesler, bazı kimyasallardan arınarak yetiştirildiği için, daha fazla flavonoit içerirler. Aynı zamanda antiviral özellikleri bulunur. Size sunduğumuz 5 madde ile, neden sandviçlerinize, omletlerinize, soslarınıza ve salatalarınıza domates eklemenin önemini göreceksiniz.

Cildinizi Korur: Kabuğu incecik bu meyvenin, cildinize güneş koruyucu krem etkisi sağladığını biliyor muydunuz? Yapılan bir araştırmada, güneş yanıklarından şikayetçi ve güneşe karşı hassas cilde sahip olan bir grubun günlük beslenmelerine domates eklendi. Akdenizde yaygın olan bu tarz bir beslenme düzeni uygulayanların ciltlerinin, 10 hafta

sonunda güneşin UV ışınlarına karşı daha güçlü bir hal aldığı belirlendi.

Yaşlanmaya Karşı Savaşır: Domateslerin, serbest radikalleri önleyici likopen ve beta karoten içerdiğini söylemiştik. Bazı hücrelerde, serbest radikaller DNA ya %42 ye varan hasarlar verirler. Domatesleri, her zaman tavsiye ettiğimiz az miktarda zeytinyağı ile birlikte tükettiğinizde, yaşlanmaya karşı vücudunuz daha güçlü bir hale gelir. Gerçek Yaşınız hesaplanırken, kan basıncı seviyeniz çok önem taşır. 115/76 ve daha az seviyede bir kan basıncı seviyesi sayesinde, 12 yıla kadar gençleşebilirsiniz.

Kan Basıncınızı Düşürür: Tostlarınız içine domates ekleyin. Bu meyveler (hayır yanlış yazmadık, domates meyvedir, sebze değil) kan basıncınızı düşürmeye yararlar. Hipertansiyondan şikayetçi bir grup hasta üzerinde yapılan bir araştırmada, hastaların günlük besinlerine domates eklendi. 8 hafta süren araştırmada her gün domates tüketen hastaların sistolik kan basıncınca 10 derece düştüğü ve diyastolik kan basıncı değerlerinin de 4 derece düştüğü gözlendi.

Gribi Önler:Karotenler (likopen ve beta karoten) gibi sebze ve meyvelerden elde edilen koruyucu pigment değerleridüşük olan insanların, günlük domates tüketmesi önerilir. Bakteri ve virüslerle savaşmaya yardımcı olan karoten bileşikleri çok önemlidir. Günlük domates ihtiyacınızı bir bardak domates suyu ile giderebilirsiniz. Göreceksiniz, soğuk algınlığı ve gribe karşı vücudunuz çok daha dirençli olacaktır.

Kolesterolü Kontrol Eder: Günde bir domates, sizin arter ve kalp sorunlarınıza karşı olan savaşınızda en güçlü dostunuz olabilir. Günlük domates yemeye başladıktan sonraki 4 hafta içerisinde HDL kolesterol seviyeniz %15 artar, bununla beraber LDL kolesterol seviyeniz düşer

Karşına çıkan her kimse, doğrudur…

Hadi Len Yürüyün…

Fotoğraf

Medeniyet Mi Yapıyonuz Lan!

Fotoğraf

Kadir Gecemiz Hayırlara Vesile Olsun…

FARK ETMELİ.

Fotoğraf: Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini, Ama Arka Sokaktaki KomşusununO Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç OlduğunuFark Etmeli.Zenginliğin Ve Bereketin, Sofradayken Önünde Biriken Ekmek Kırıntılarını Yemekte GizlendiğiniFark Etmeli.FARK ETMELİ.Ömür Dediğin Üç Gündür,Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür.Can Yücel /

Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini, Ama Arka Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu Fark Etmeli.

Zenginliğin Ve Bereketin, Sofradayken Önünde Biriken …

Ekmek Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini Fark Etmeli.

FARK ETMELİ.

Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür.

Can Yücel