ARKANI DÖNÜP ETRAFINA BAKMA …”BU MESAJ SANA”

anette inselberg bu mesaj sana

”Bu Mesaj Sana” Hiç arkanı dönüp etrafına bakma .
Bu Mesaj gerçekten sana!
Eğer başka bir gelirin yoksa zaten,
Elindeki paranın sana yetmeyeceğini düşünmek anını zehir etmek sana hiç bir şey kazandırmaz.
Kıtlık zihinde başlar ve hayatta karşına çıkar.
Her zaman farklı bir yol daha vardır.
Sana uyan o farklı yolu araştır.
Önce düşüncelerini düzelt ve temizle.
Bu yeni düşünce tarzına göre hayatını yeniden şekillendir.
Artık sana uymayan ve yapmaya zorlandığın o şeyleri hayatından çıkart.
”Sigara içmek hem sana, hem etrafındakilere, hem de bütçene zararlı.
Spor yapmak için ille de spor merkezine gidip para ödemek zorunda değilsin.
Bunu yapmaya gerçekten karar verdiğinde farklı yollar aklına gelecek.
Onları uygula.
Yapmak istediğin her şeyi yapa bileceğini hatırla.
İstemediklerini de zaten yapmak zorunda değilsin!
Hatta mümkünse yapmaktan zevk aldığın işi yap.
Sana mutluluk getiren o iş ilk başlarda düşük bir gelir getiriyormuş gibi görünse de
niyetini temiz tutuğun ve hayat amacında ilerlediğin sürece eskisinden daha mutlu yaşadığını fark edeceksin.
Ve bu farkındalıkla birlikte bazılarının mucize dediği,
belki de hep hayal gibi gözüken o güzelliklerin sana aktığına şahit olacaksın.
Ve unutma!
Niyetini temiz tutmaya devam et ki
o güzellikler katlanarak sana gelmeye devam etsin.
Söylemesi kolay ama uygulaması zor!
Deme hiç
Her şey senin kabulüne ve reddine bağlı.
Bu günden itibaren dene.
Düştüğünde yapamadım deyip bırakma.
Bunu denediğin için kendini kutla ve tekrar dene ki
bir daha kendini kutlaya bilesin.
Bir daha ki seferde başara bileceğine inan!
Sen gerçekten güçlüsün.
Seni yaratan Allah neden diğerlerinden farklı yaratsın?
Sende herkes gibisin.
Şu anki farkını kendin yarattın!

Ne olduysa oldu, başkalarını suçlamayı bırak ve artık anını yaşa.
Geçmişi hatırlayıp hayıflanma.
Ya da geleceği düşünüp korkma.
Bu günün güzel olursa geleceğinde güzel olur.
Sana Sevgiler Gönderiyorum Güzel Arkadaşım.
Evet sana!
Arkadan bakmayı bırak artık..
sevgiyle
* Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İçim Ürperiyor Ya Evde Yoksan…

anette inselberg ya evde yoksan

Yer Kolombiya guatape kayası…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Size Bağlı…

anette inselberg olan

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

“Ben sahip değilsem, sen de olamazsın.”

ekran-gc3b6rc3bcntc3bcsc3bc-148[1]

 

Kumsalda yürüyen bir adam, avlanan balıkçıya yaklaştığında kova içerisindeki yakalanmış yengeçleri görür. Kovanın üstü açıktır, kapağı yoktur. Bu durum onu şaşırtır, çünkü yengeçlerin kaçabileceğini düşünür. Balıkçıya sorduğunda “Evet, tek bir yengeç olsaydı, kesinlikle kaçardı. Ancak, pek çok yengeç varsa, biri kaçmaya çalıştığında diğerleri onu yakalar, kaçamıyacağından emin olur, geri kalanlar da aynı kaderi yaşarlar.” yanıtını alır. Tek yengeç kapaksız kovadan rahatlıkla çıkabilirken sayı arttıkça kaçış imkansızlaşır. Çünkü birbirlerini yukarı itmek yerine, aşağı çekerek engellerler. Sonunda kimse kazanamaz. Bu durum, Yengeç Sepeti Sendromu’nun çıkış noktasıdır
Filipinliler arasında popüler olan kavram, ilk olarak aktivist yazar Ninotchka Rosca tarafından kullanılıyor. “Ben sahip değilsem, sen de olamazsın.”, “Ben başaramıyorsam, sen de başaramazsın.” anlayışını ifade eder. Bazı insanlar, bencilce davranarak hırslarını ön plana alarak başarmanın yolunun başkalarını geride tutmak olduğunu düşünürler. Kendileri ulaşamıyorsa, sizin de hayalleriniz, hedefleriniz uzak olmalıdır. İstekleri budur. Rekabetçi duygularla, hasetlik ve kıskançlıkla çabalarınızı sabote etmeye çalışırlar.
Yengeç Sepeti Sendromu, her alanda yaşanabilir. Örneğin, kurumsal hayattaki tam zamanlı işinizden ayrılıp yolunuza girişimci olarak devam etmek istiyorsunuz. İş çıkışlarında kendinizi geliştirecek kurslara katılmayı planlıyorsunuz. Kilo vermeyi düşünüyorsunuz. Daha farklı, daha iyi şartlara yöneldiğinizde, değişim yapmaya henüz hazır olmayan, korkan kişilerin eleştirilerine maruz kalabilirsiniz. Kendi başarısızlık korkularıyla, sizin başarılarınıza, gelişim olanaklarınıza ket vurmaya çalışanlar; yeni bir şey denemek istediğinizde baltalamaya, caydırmaya niyetlenenler olabilir. “Ne gerek var?”, ”Boşver.”,”Zaten beceremezsin, hiç uğraşma.”, “Bu saatten sonra meslek değiştirilir mi?” sözlerini duyabilirsiniz. Ofis tavsiyesi kisvesi altında size kendinizden şüphelendirecek önerilerde bulunabilirler, iş stresini artırabilirler.
Yengeç zihniyetine sahip kişiler, gruplarında diğerlerini aşarak başarılı üyelerin önemini azaltmayı hedeflerler. Onlar başarısızken başkalarının başarısını izlemek yerine, çökmelerini beklerler. Mutlu anlarda bile eleştirecek noktalar bulabilirler, ama eleştiri duymak istemezler. Empati ve merhametten yoksundurlar. Başkasına yardımcı olmak, kendimize yardımcı olmaktır aslında. “Love your neighbour as thyself.” sözü aklınızda bulunsun. Paylaştıkça çoğalır insan.
Kurbana dönüşmemek için:
Zamanınızın çoğunu birlikte geçirdiğiniz insanlara dikkat edin. Jim Rohn; “İnsan, en çok vakit geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır.” Aile üyeleriniz, çalışma arkadaşlarınız, yakınlarınız size yengeç sepeti sendromu yaşatan kişiler olabilirler. Zorunlu nedenlerle ilişkimizi tamamıyla koparmamızın mümkün olmayacağı durumlar varsa da hayatınıza yön verecek olan kişi sizsiniz. Kiminle, ne kadar vakit geçireceğinizi iyi belirleyin. Benzer hedeflerinizin olduğu kişilerle bir aradaysanız, başarınız katlanır.
Durumun farkına varmak gerekiyor. Olumsuz düşüncelerle dolu ortamda kalmak yerine, enerjinizi yardımlaşabileceğiniz, birbirinize ilham verebileceğiniz kişilere yönlendirin.
Yengeçlerin sizi hedeflerinizden ve hayallerinizden uzaklaştırmalarına, üretkenliğinizi azaltmalarına izin vermeyin. Bizim hayatımız, bizim seçimlerimiz. Kovadaysak da çıkmayı başarmak bizim elimizde
http://www.instagram.com/dusunenakil

Aşırı Gergin Hissettiğinde…

53209798_266539720906075_1726074921638952960_n[1]

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sevgili Evren…

53065687_1616878295117831_3103302124071550976_n[1]

Bana her ne anlatmak istiyorsan gözünü seveyim yöntemlerini biraz değiştir artık hiçbir şey anlamıyorum…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Etki…

51630159_383798365510940_6445425299046793216_n[1]

17 saniye süresince bir şeye odaklandığımızda, odaklandığımız şeyle uyumlu bir titreşimin içimizde harekete geçtiğini 68 saniye süresince de bir şeye odaklı kalabilirsek, odaklanan şeyin titreşimi ile uyumumuzun, o şeyi hayata geçirmek için gereken etkiyi başlatabildiğini biliyor musunuz?

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

“Agnès Hakkında Her Şey” programı 7-24 Mart tarihleri arasında sinemaseverleri bekliyor.

İstanbul Modern Sinema’nın Michael Haneke ile başlayan, Krzysztof Kieślowski, Chantal Akerman ve François Ozon’la devam eden retrospektif serisinin beşincisi, Agnès Varda’ya odaklanıyor. Varda’nın bugüne kadar yapılmış en geniş kapsamlı toplu gösterimi olan “Agnès Hakkında Her Şey” programında 33 film gösterilecek.

agnes varda
Kendisini “yaratıcı-tanık” olarak tanımlayan yönetmenin, sürekli kendini yenileyen bir enerjiye sahip filmografisinin tamamına yakını “Agnès Hakkında Her Şey” programında izleyiciyle buluşuyor.
Fransız Yeni Dalga akımının öncülerinden Varda’nın 19’u uzun metraj, 14’ü kısa olmak üzere 33 filmi program kapsamında gösterilecek.
Programda yer alan filmler arasında, Agnès Varda’nın büyüdüğü Sète yakınındaki bir kasabada yaşayan balıkçıların öyküsünü anlattığı ve sinemaya adım attığı filmi “Paralel Yaşamlar” bulunuyor.

paralel yaşamlar
La Pointe-Courte isimli bir balıkçı kasabasında yaşananları merkezine alan film, iki farklı hikâyeye odaklanır. Birinci hikâye balıkçı kasabasının olağan sorunlarını, buradaki gündelik yaşamı bir belgesel havasında ele alırken diğer hikâye, kasaba hayatının basit günlük koşturmacası ile zıtlık oluşturan bir ciddiyetle ilişkileri ve hayat üzerine sohbet eden genç bir çiftin konuşmalarını, yönetmenin fotoğrafçı geçmişinin izlerini taşıyan eşsiz bir görsellikle perdeye yansıtır.
Varda’nın henüz 26 yaşındayken çektiği ilk filmi “Paralel Yaşamlar” Fransız Yeni Dalga akımının öncülerinden kabul edilir.
Varda, ünlü sinema tarihçisi Georges Sadoul tarafından Fransız Yeni Dalga akımının öncülerinden biri olarak değerlendirilen Paralel Yaşamlar’dan sonra beş kısa belgesel yaptı.
Başyapıtı “5’ten 7’ye Cléo” Cannes Film Festivali Altın Palmiye adayı oldu.

beşten yediye
Zamanla eskimeyen, hep taze kalan film, genç ve güzel bir şarkıcı olan başkahramanı Cléo’nun kanser olduğunu öğrendikten sonraki iki saatini gerçek zamanlı olarak perdeye taşıyor.
Varda’nın sinemayı ve sinefilleri büyük bir sevgi ve neşeyle selamladığı bir film: “101 Gece”

101 gece
Filmde Michel Piccoli, duvarları film afişleri ve sinema tarihine dair hatıralarla bezeli, gösterişli, büyük bir evde yaşayan yüz yaşındaki eksantrik sinema delisi Simon Cinéma rolünde karşımıza çıkıyor.
Simon, hatıralarını kaydetmesine yardımcı olmak üzere 101 gün boyunca onu ziyaret edecek genç bir sinema öğrencisini işe alır. Bunun üzerine film bizi Simon Cinéma’nın sinemaya dair hatıralarında baş döndürücü bir yolculuğa çıkarır.
Onlarca filmden parçaların yanı sıra sinema sohbetlerinin de yer aldığı eğlenceli bir şova dönüşen bu yolculuğa Catherine Deneuve, Jeanne Moreau, Jean-Paul Belmondo, Robert De Niro, Harrison Ford ve Harry Dean Stanton gibi birçok ünlü oyuncu kendi sinema kariyerlerine ve deneyimlerine dair anılarını paylaşmak üzere bizzat katılıyor.

“İnsanların içi incelense, manzaralar bulunur orada. Bana gelince, içimi açarlarsa eğer, plajlar bulurlar…”
Varda “Agnès’in Plajları” adlı yapımda kendini böyle anlatıyor.
Bu otobiyografik belgeselde yaşamının bölümlerini oluşturan plajlara dönen Varda, kendi filmleri, imgeleri ve röportajları arasında sahneye çıkıyor. Yaşamı boyunca küçük defterlerde biriktirdiği notların ve topladığı fotoğrafların damga vurduğu filmde yönetmen, bir sahne fotoğrafçısı olarak çalışmaya başlamasını, sonra dünya sinemasında büyük etki yaratan Fransız Yeni Dalgası’nın erken dönem yönetmenlerinden biri oluşunu, kendisi de yönetmen olan eşi Jacques Demy ile yaşadıklarını, feminizmini, Küba, Çin ve ABD’ye yolculuklarını, bağımsız yapımcı olarak yaşamını ve ailesini mizahi ve duygulu bir dille paylaşıyor.
“Agnès Hakkında Her Şey” programı 7-24 Mart tarihleri arasında sinemaseverleri bekliyor.
91 yıldır “hayatta olan ve merak eden”, 65 yıldır sinema yapan Agnès Varda’nın programda izleyiciyle buluşacak filmleri arasında 1990’lı yıllarda, kaybettiği eşi, ünlü yönetmen Jacques Demy’e adadığı belgeseller de yer alıyor.

kaynak: onedio

Baharın Yavaş Yavaş Yaklaştığı Bu Mart Yeni Ayında El Fettah Kolye ve Bileklerle Şansı Yakalayın…

ANETTE İNSELBERG EL FETTAH RIZK KAPILARI

 

Evett baharın yavaş yavaş kendini hissettirmeye başladı bu bahar ayında şans gelsin, rahmet ve rızk kapılarım açılsın, her türlü sorunum kolaylıkla çözülsün diyorsanız el Fettah kolye ya da bileklik takmalısınız.
Ayrıca sevdiklerime ne almalıyım derdine düştüyseniz bundan daha anlamlı bir hediye düşünemiyorum.Hepimizin sonsuz mucizevi kapıların açılması dileklerimle
Anette İnselbegr
Not :El-Fettâh: Kullarına rahmet kanadını açan ve her türlü müşküllerini çözüp kolaylaştırandır. Her türlü sıkıntıyı gideren rahmet, rızık kapısı açan odu
Not: El Fettahı Murat ve Aslı çiftinden almak isteyenler için iletişim adresini paylaşıyorum…
http://www.agdsign.com
http://www.instagram.com/agdsign.tr
http://www.facebook.com/agdsign2009
wattsapp sipariş hattımız: 05412422324
Kolyeler sırasıyla:
Zincirli kolyeler 80₺
İpli kolyeler 60₺
KDV Kargo dahil.
Kolyeler pirinç üzerine altın kaplama olup, ömürboyu garanti veriyoruz.
Altın ve gümüş kolye ve bileklik ücretleri:
Hepsinin hammaddesi 925Ayar gümüş üzerine rodyum ve altın kaplama olarak hazırlandı bu ürünler.
925Ayar Rodyum Kaplama Gümüş Ya Fettah Kolye Gümüş Zincirde 110₺ KDV Kargo Dahil
925Ayar Altın Kaplama Gümüş Ya Fettah Kolye Altın Kaplama Gümüş Zincirde 110₺ KDV Kargo Dahil
925Ayar Rodyum Kaplama Gümüş Ya Fettah Bileklik 75₺ KDV Kargo Dahil
925Ayar Altın Kaplama Gümüş Ya Fettah Bileklik 75₺ KDV Kargo Dahil

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bakış Açısını Değiştirmek…

 

52874812_2053160401643224_573835569507860480_n[1]

Fotoğrafa 180 derece ters çevirip bakın…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tecrübe…

52762385_288911281778759_1028215058993250304_n[1]

Yapabilirim…

52880741_548333722323521_1613606263780802560_n[1]

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Yeni ay gelirken evinize bolluğu mıknatıs gibi çekecek olan Crassula bitkisini alın derim…

anette inselberg crasula

Evde salona veya  oturma odasına koyacağınız bu bitki hayatınıza bolluk ve bereket getirmeye yardımcı olacaktır. Tabi ki iş yerinize de koyabilirsiniz…

Bitkinin adı nedir diye sorduğunuzu duyar gibiyim?

Bitkinin Latince adı Crassula Türkçe adı mücevher bitkisidir.

Feng shui ye göre çok uğurlu olduğu kabul edilir.

Peki nereye koyayım derseniz:

Bitkiyi koyacağınız odadan içeri girin ve sırtınızı kapıya dönün. Odanın sol tarafı bolluk bereket tarafıdır. Bu bitkiyi alıp  odanın sol tarafına koyduğunuzda ve bitkinin toprağına uğur parası ektiğinizde bolluğu, şansı, başarıyı, neşeyi, aşkı, huzuru mıknatıs gibi hayatınıza çektiğinizi/ektiğinizi  göreceksiniz.

Peki başka ne yapabilirim derseniz:

Yine odanın aynı tarafına bolluk ve bereketin rengi olan mor obje (mum  vs) koyarsanız veya çantanızda mor bir cüzdan taşırsanız bereketinizin arttığını göreceksiniz…

Peki ritüeli var mı derseniz

Almayı seçtiğiniz bitkiyi (toprağına uğur paranızı ekin), obje yada cüzdanı  yerine koymadan önce kalp hizasında tutun mor ışıkla yıkandığınızı hayal edin ve” bu crasulaya/mumla/cüzdanla hayatıma bolluğu, bereketi, ışığı, şifayı, başarıyı, aşkı, neşeyi, huzuru mıknatıs gibi çekiyorum, çekiyorum, çekiyorum ve ekiyorum, ekiyorum, ekiyorum” deyin ve yerine yerleştirin…

İşte hepsi bu kadar

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Not 1: Bu ritüeli 6 mart-18 mart arası ve her yeni ayda yapabilirsiniz.

Not 2: Gün içinde istediğiniz bir zaman yapabilirsiniz.

 

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »