Temiz Yürekli Büyük Bir Düşünür; Krishnamurti’den Sevgi Ve Yaşam Üzerine 9 Enfes Söz

krisnamurti-sozleri[1]

 

Jiddu Krishnamurti 1895 – 1986 yılları arasında yaşamış, sevgi, şefkat ve yaşam üzerine getirdiği sağduyulu yorumlarla bilgeliği günümüze dek uzanan büyük Hint düşünürüdür. Onun en çarpıcı sözlerini sizler için bir araya getirdik.
1. “Hayır” demek “evet” demekten çok daha önemlidir.
‘Hayır’ demek en yüksek düşünme biçimini gerektirir, çünkü “hayır” demek olumsuzlayarak düşünme anlamına gelir. Yani yanlış olanı görme.

 

2. Sadece sevgi bir başkasını anlamayı sağlar. Sevginin olduğu yerde ötekiyle duygu ortaklığı vardır, aynı seviyede ve aynı anda. Kendimiz o kadar kuru, boş ve sevgisisiz ki, hükümetlerin ve sistemlerin çocuklarımızın eğitimlerini ve bizim yaşamlarımızın yönünü ellerine geçirmelerine izin verdik. Ancak hükümetler insanlar değil yetkin teknisyenler istiyorlar, çünkü insanlar hükümetler- ve organize dinler – için tehlikeli olabilirler. Bu yüzden hükümetler ve din organizasyonları eğitimi kontrol etme arayışındadır.

3. Kalbinizde sevgiye yer açmış olsaydınız her şeyi olanlara saygı gösterdiğiniz gibi, hiçbir şeyi olmayanlara da saygı gösterirdiniz; ne varlıklı kimselerden çekinir, ne de yoksulları hakir görürdünüz. Çıkar kazanma umuduyla saygı göstermek korkunun ürünüdür. Oysa sevgide korku yoktur.

4. Bir makine gibi yaşamaktan öteye geçemiyorsanız eğitimli olmanın, okuma yazma öğrenmenin ne anlamı var ki? Ama işte anne babanızın istediği bu; dünyanın istediği de bu. Dünya sizin düşünmenizi istemiyor, keşfetme özgürlüğüne sahip olmanızı istemiyor, çünkü o zaman siz tehlikeli bir yurttaş olursunuz ve yerleşik düzene uyum sağ­lamazsınız.
5. Eğer içinizde sevgi yoksa ne yaparsanız yapın, dün­yadaki bütün tanrıların peşinden gidin, bütün top­lumsal etkinliklere katılın, yoksulu kalkındırmaya çalışın, siyasete atılın, kitaplar yazın, şiirler ya­zın, ölü bir insansınız demektir.

6. Sevgisiz hayat sığ bir gölet gibidir. Derin bir nehirde zenginlik vardır ve pek çok balık orada yaşayabilir; fakat sığ bir gölet yakıcı güneş ışığının altında çok geçmeden kurur ve ondan geriye sadece çamur ve pislik kalır.

 

7. İnsanlığın tümü her birimizin içinde, gerek bilincimizde gerekse bilinçdışımızda, benliğimizin derinliklerde bulunmaktadır. İnsan binlerce yılın ürünüdür; tüm tarih, geçmişin tüm bilgisi her birimizin içinde gömülüdür; onu nasıl derinlere inip kazıyarak çıkaracağınızı bilirseniz bulabilirsiniz. Bu nedenle insanın kendini tanıması son derece önemlidir. “Kendimizi” yitirdik, ikinci el insan olduk; Freud ya da uzman kişi her kimse onun bize söylediklerini tekrarlıyoruz. Kişi eğer kendini tanımak istiyorsa bir uzmanın gözleriyle bakamaz; doğrudan kendine bakması gerekir.

8. Hakikat uzakta değil, yakında; hakikat her yaprağın altında, her gülüşte, her göz yaşında, kişinin sözcüklerinde, duygularında, düşüncelerinde. Ama öylesine gizlenmiş ki, onu görmek için örtüsünü kaldırmak zorundayız. Örtüyü kaldırmak sahte olanı keşfetmektir; sahte olanı tanıdığınız an o ortadan kalkar, hakikat açığa çıkar.

 

9. Dinleyin ; bir kuşun sesini, tek bir sesi, her bir sesi ayrı, canlı, net olarak dinlemekten zevk alın;şu kargayı dinleyin;konuşmacıyı can kulağıyla dinleyin, her sözcüğü, her önermeyi yorumlamadan, dönüştürmeden dinleyin. Yalnızca dinleyin. Bu dinleyişin sonunda enerji elde edeceksiniz; bütünsel anlamda devineceksiniz. Susun ve dinleyin…

Carl Jung’a Göre Mutluluğunuzu Etkileyen 5 Önemli Faktör

spo[1]

 

1. Kendinize özen gösterin.

Hepimiz biliyoruz ki düzenli olarak bedenimize bakmamız gerekir. İyi planlanmış bir diyetin yanı sıra, bu hayatta gerçekten mutlu olmak için zihinsel rahatlama da yapmamız gerekir. Konu sadece egzersiz yapmak değil, aynı zamanda pek çok hastalığa neden olabilecek fazla yağlarımızı yakmak ve yaptıktan sonra yani kendinizi daha sağlıklı hissettiğinizde bunu sizi mutlu ettiği göreceksiniz. Bunun nedeni ise, egzersizin beyne daha fazla endorfin salmasına neden olarak beyni uyarmasıdır. Bu da sizde mutlu olma hissi uyandırır.

2. Başkalarıyla sosyal ilişkilerini geliştir.

İnsanlar sosyal hayvanlardır ve bu yüzden ihtiyacımız olan şey sevgi ve yakınlık görmektir ama kimse çevresindeki tüm insanları sevemez daima. Böyle bir durumda karmaşa kaçınılmaz olacaktır. Fakat gerçek şu ki, sevgisini olabildiğince paylaşan bir kişi hiç olmadığı kadar mutlu olacaktır. Başkalarıyla vakit geçirmek bizi mutlu etmekle kalmaz, bu insanlar için bir şeyler yapmak da aynı amaca hizmet edebilir. Kendimizi ilk sıraya koymadığımız ve başkalarına öncelik verdiğimiz zaman, hepimizin aradığı mutluluğa yol açacak kapıya ulaşabiliriz.
3. Dünya üzerindeki güzel şeylere odaklan.

Hepimiz çok telaşlı hayatlar kuruyoruz ve çoğu zaman sadece insan olduğumuzu ve bir mola vermemiz gerektiğini unutuyoruz. Hayatın daha iyi olması için durmamız, derin bir nefes almamız ve sahip olduğumuz her şeye şükretmemiz gerekiyor. Bir pikniğe gidin, öğle yemeği yiyin, bir ağacın gölgesinde uyuyun, güzel çiçekler bulun, tanımadığınız birine yardım edin, arkadaşlarınızla takılın ve bu dünyanın bize verdiği tüm güzel şeylere şükredin.
4. Sevdiğiniz işi yapın.

Hepimiz yaptığımız iş hakkında aynı şekilde hissetmiyoruz. Yaşamak için çalışanlar ile çalışmak için çalışanlar arasında derin bir uçurum var. İnsanlar aslında işlerini yapmayı seviyorlarsa, çok daha mutlu oluyorlar. Çünkü yaptıkları işi yaşamlarını ayrı bir parçası olarak görmezler.

5. Bazı inançlarınız olsun.

 

Her zaman resmi bir dinin parçası olmak zorunda değilsiniz tabi ki ama Jung, hepimizden daha büyük bir kavram inancının bizi daha mutlu edeceğine inanıyor. Ölümün her şeyin sonu olmadığını bilme, bize umut verebilir ve zor durumlarda bize yardım edebilir. Mutluluğu bulmakta zorlandığınız zaman, hayatınızın belirli bir parçasına odaklanıp çalışabilir ve daha iyi şeyler yapabilirsiniz. Kendinizi geliştirmek veya zor bir noktadan kurtulmak için yaptığınız bu küçük çabanın sizin ilerleyebilmeniz ve kendi içinde bulunduğunuz çukurdan kurtulmak için enerjiyi bulmanız adına iyi bir eylem olabilir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilmediğin zaman, herhangi birine, öylece girme, otur ve bekle.

Kitap_20120518221612_16141_5[1]

 

“Kendine dikkat et. Büyürken, yanlışların yerine doğruları koymak istediğinde şunu anımsa: Yapılacak ilk devrim, insanin kendi içinde yapacağıdır, evet ilk ve en önemli devrim budur. İnsan kendi hakkında bir düşünceye sahip değilken, bir düşünce uğruna savaşmak, yapılabilecek en tehlikeli şeylerden biridir.

Yolunu yitirdiğini, şaşırdığını hissettiğin zaman ağaçları düşün, onların büyüme biçimini anımsa. Unutma ki yaprağı gür ama kökü zayıf bir ağaç ilk güçlü rüzgarda devrilir. Oysa kökü güçlü ve az yapraklı ağaçta can suyu bin güçlükle dolaşır. Kökler ve yapraklar aynı ölçüde gelişmelidir, olayların içinde ve üzerinde olmalısın, ancak böyle gölge ve sığınak sunabilir, ancak doğru mevsimde çiçekler ve meyvelerle donanabilirsin.

Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilmediğin zaman, herhangi birine, öylece girme, otur ve bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al. Hiç bir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle ve gene bekle. Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve yüreğinin götürdüğü yere git…”

Susanna Tamarro

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gördüğün İlk Beş Kelime Seni Temsil Ediyor…

32286675_10156338938924518_442368110930952192_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

ENERJİ VAMPİRLERİ’NE DİKKAT EDİNİZ

32260875_10156561623939015_8334175371196891136_n[1]
** ENERJİ VAMPİRLERİ **
Bunların en bilineni, karşısındaki kişiyi suçlu hissettirmektir. Bunun için bir insan diğerine bağırabilir, aşağılayabilir, alay edebilir, ya da kendisini acındırabilir. Sonuçta karşısındaki kişi kendisini suçlu hissederse yaşam enerjisi çalınacak, kendisini güçsüz ve yeteneksiz hissedecektir.
Bir başka yöntem, karşımızdaki insana sessiz ve mesafeli durmak, duygularımızı saklamaktır. Mesafeli durduğumuz zaman, karşımızdaki insan bizim ne hissettiğimizi ve düşündüğümüzü bilemez ve endişeye kapılır. Endişe ve huzursuzluk, yaşam enerjimizin karşımızdaki kişiye geçmesini sağlar.
Karşımızdaki insana aşırı sevgi vermek ve bunun karşılığını beklemek de bir çeşit enerji vampirliğidir. Kontrolcü kişiliklerin başvurduğu bu yöntem, anne çocuk ilişkilerinde ya da karı koca ilişkilerinde sıklıkla yaşanır. Sonuçta, karşımızdaki kişiye olumsuz duygular yaşatıyorsak, onun yaşam enerjisini çalıyoruz demektir.
Peki, yaşam enerjimiz çalındığı zaman ne olur?
Genelde, yaşam enerjimiz küçüldüğünde, yaşamdan zevk alamayız. Günlük işlerimizi yapamaz hale geliriz, çünkü en ufak bir iş bile bize külfet gibi görünür. Sürekli bir can sıkıntısı duyarız. Yüreğimizde, sebebini bilmediğimiz bir ağırlık oluşur. Toleransımız azalır.
Bir gün önce başkalarına dağıtacak sevgimiz varken, bir anda kendimizi dibe vurmuş gibi, sanki derin bir kuyuya inmiş gibi hissederiz. Artık başkalarına sevgi vermek yerine, onlardan beslenmeye çalışırız.
Bütün bu yaşanan olumsuzluklara rağmen, kancalar sağlıklıdır ve insanların birbirine sevgi akıtabilmeleri için oluşurlar. Aslında adları kanca değildir, sağlıklı ve pozitif enerji bağları kurmaktır ama genelde herşey yanlış kullanıldığı için bu enerjetik bağlantılar da, diğer insanların hayatını engellemek, özgürlüğünü kısıtlamak şeklinde yanlış kullanılmaktadır.
ENERJİNİZİN ÇALINMASINA İZİN VERMEYİN !
Çevrene pozitif enerji yayan biriysen eğer daha dikkatli olacaksın. İnsanların önyargılı düşünce sistemlerinde yarattıkları saçma bir dünyayı sana kabul ettirmeye çalışarak enerjini çalmalarına izin vermeyeceksin.
Hayatta sadece kendilerinin sorunları olduğunu düşünenleri anlamak zorunda bırakmayacaksın kendini.
Hayatın gerçek bir mucize olduğunu, şiir gibi güzellikleri bağrında taşıdığını, hayatın her insana bir şekilde gülümsediğini anlamayanlarla uğraşmayacaksın.
İlişkilerinde sadece sorunlarını dile getiren, yaşadıkları onca güzelliği yok sayan insanlara bir dakikanı bile ayırmayacaksın.
Hakkında hiç bir şey bilmedikleri halde konuşmaya kalkanları susturacaksın.
Değerinin farkında olmayanlardan uzak duracaksın.
Değerini bilerek yok saymaya çalışanlara ise haddini bildireceksin.
Fındıkkabuğunu doldurmayan işlerle boğuşmanı sağlamaya çalışan insanları sileceksin defterinden.
Gülüşlerini çalmaya kalkanları çıkaracaksın hayatından.
İlişkileri bir yük haline getirenleri uzaklaştıracaksın yanından ve ilişkinin mutluluk getirmesi gerektiğini yazacaksın bilinçaltına.
Velhasıl, onca yılını vererek ışıl ışıl bir enerji deposuna çevirmeye çalıştığın bilincini,beynini düşünerek, ezdirmeyeceksin kendini..
Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BU DÖRT SEVİMLİ BAYKUŞTAN KARAKTERİNİZ HAKKINDAKİ İLGİNÇ GERÇEKLERİ ÖĞRENİN!

OWL-1[1]

1)Seçtiğin 1 Numaralı Baykuşa Göre Sen

Sürekli yeni ve ilginç şeyleri öğrenmek istiyorsunuz. Siz çok açık görüşlü bir insansınız. Ama asıl dezavantajınız, burnunuzu işinizden uzaklaştırmanız. Bu karakter özelliğinizi ortadan kaldırmaya çalışmalısınız.

2)Seçtiğin 2 Numaralı Baykuşa Göre Sen

30 derecelik bir sıcaklıkta bile soğuk olabilirsiniz. Çevrendeki her şeyden korkuyorsun. Bunu değiştirmelisin. Korkularını AŞ ve hayatta çılgınca şeyler yapmaya çalış.

3)Seçtiğin 3 Numaralı Baykuşa Göre Sen

Kendine güvenen bir insansın ve yeni ufuklar kazanmaya çalışıyorsun. Ama bunu yapmanı engelleyen bir şey var. Biraz çocuksu naiflik. Büyüyün ve sonra başaracaksın.

4)Seçtiğin 4 Numaralı Baykuşa Göre Sen

İçinde hala bir çocuk var. Etrafınızdaki dünyayla ilgileniyorsunuz, ama aynı zamanda tüm kötü insanlar ve kötü dilekler arasında yaşamak sizin için zor. Kendin için ayağa kalkmak senin için zor. Endişelenme, yakında her şey yolunda girecek.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hangi Yoldan Gitmeli? Aşkta Ne Yapmalı?Kararsız Kaldığımda Uyguladığım Çok Etkili Bir Çalışma…

1.esas[1]

 

Hayatta bazen yol ayrımlarına geliriz ve ne yapmamız gerektiğini bilemeyiz?
Bu çalışmayla sorduğumuz tüm sorulara cevap bulabiliriz…
Başka şehre taşınmalı mı, o işe girmeli mi, bu seminere gitmeli mi gibi…
İlişkiye devam etmek hayırlı mı, bana geri dönecek mi, geri dönmeli miyim gibi…
Böyle durumlarda kullandığım ve çok işime yarayan basit bir çalışmayı sizinle paylaşmak istiyorum
1) Ayağa kalkın ayaklarınızı birleştirin ve burnunuzdan üç kez nefes alıp ağzınızdan verin
2)Gökyüzünden yeşil bir ışığın kalbinize aktığını hayal edin
3)Sorunuza iyice konsantre olun ve vücudunuzu gevşek bırakın
4)Sorunuzu sesli bir şekilde sorun (İlişkiye devam etmem benim için iyi mi gibi?)
5)Soruyu sorduktan sonra vücudunuzun öne doğru gitmeye çalışıyorsa cevap olumludur
6)Soruyu sorduktan sonra vücudunuz geriye doğru gitmeye çalışıyorsa sorunuzun cevabı olumsuzdur
7)Gökyüzünden gelen yeşil ışığın kesildiğini hayal edin
8) Burnunuzdan üç kez nefes alıp ağzınızdan verin ve çalışmayı bitirin…
9)Yeni soru sormak için en az bir saat bekleyin…
Benim çok faydasını gördüğüm bu çalışmanın size de fayda getirmesini ve güzel cevaplar almanızı dilerim…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Hangi Yoldan Gitmeli? Aşkta Ne Yapmalı?Kararsız Kaldığımda Uyguladığım Çok Etkili Bir Çalışma…

imagesZKV23PA7

Hayatta bazen yol ayrımlarına geliriz ve ne yapmamız gerektiğini bilemeyiz?

Bu çalışmayla sorduğumuz tüm sorulara cevap bulabiliriz…

Başka şehre taşınmalı mı, o işe girmeli mi, bu seminere gitmeli mi gibi…

İlişkiye devam etmek hayırlı mı, bana geri dönecek mi, geri dönmeli miyim gibi…

Böyle durumlarda kullandığım ve çok işime yarayan basit bir çalışmayı sizinle paylaşmak istiyorum

1) Ayağa kalkın ayaklarınızı birleştirin ve burnunuzdan üç kez nefes alıp ağzınızdan verin

2)Gökyüzünden yeşil bir ışığın kalbinize aktığını hayal edin

3)Sorunuza iyice konsantre olun ve vücudunuzu gevşek bırakın

4)Sorunuzu sesli bir şekilde sorun (İlişkiye devam etmem benim için iyi mi gibi?)

5)Soruyu sorduktan sonra vücudunuzun öne doğru gitmeye çalışıyorsa cevap olumludur

6)Soruyu sorduktan sonra vücudunuz geriye doğru gitmeye çalışıyorsa sorunuzun cevabı olumsuzdur

7)Gökyüzünden gelen yeşil ışığın kesildiğini hayal edin

8) Burnunuzdan üç kez nefes alıp ağzınızdan verin ve çalışmayı bitirin…

9)Yeni soru sormak için en az bir saat bekleyin…

Benim çok faydasını gördüğüm bu çalışmanın size de fayda getirmesini ve güzel cevaplar almanızı dilerim…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Saç boyası yok! Saçınızı Bu Suyla Yıkayın Ve Tüm Beyaz Saçlar Doğal Siyah Olsun!

hqdefault[1]

 

Siyah çay; kafein, amino asitler, karbohidratlar, proteinler, potasyum, mineraller, manganez, flor ve polifenol içeriği ile saçlara uygulanabilecek en faydalı doğal bakım ürünlerindendir…

1)Siyah çayı saçlarınıza uygulamak için, 1 bardak kaynar suya 2-3 tatlı kaşığı çay katıp bir iki saat yahut geceden bekletin. Demlediğiniz bu çay ile saçlarınızı yıkayın.

Çaydaki kafein, saç dökülmesine neden olan başımızdaki DHT (Dihydrotestosterone), hormonunun salgılanmasını azaltmaya yardımcı olur, böylece saç dökülmesini engeller, saçların hızlı bir şekilde uzamasına yardımcı olur.

Çayı demleyip bu çayla saçlarınızı yıkamak saçlarınızı koyulaştırmaya yardımcı olmakla kalmaz, saça parlaklık da kazandırır. 1-2 su bardağı iyi demlenmiş güçlü çayı saçlarınıza uygulayın, 1-2 saat saçınızda bekletip su ile durulayın.

2)Çay ile doğal saç boyası yapmak için 1 su bardağı kaynar suya 3 tatlı kaşığı siyah çay atın, içine 1-2 yemek kaşığı kurutulmuş adaçayı, biberiye veya ısırgan katın, katacağınız bitkilerin miktarı saçınızı ne kadar koyulatmak istediğinize göre değişir.

Bitkileri 1 gece suda bekletin. Ertesi gün bu bitkileri süzüp, suyunu kökten uca tüm saçlara uygulayın, durulamayın bırakın öyle kalsın.

Çay, güçlü anti-enflamatuar içeriği sayesinde saç derisini yatıştırıcıdır, saç diplerindeki tahriş ve iltihabı gidermeye yardımcı olur.

Çay bu özelliği sayesinde kepeği önlemekle kalmaz, saç derisindeki kepeği tedavi etmeye de yardımcı olur. Ayrıca çayda bulunan antiseptik maddeler saç foliküllerini ölü hücrelerden arındırır, saçların uzamasını kolaylaştırır.
Çay polifenoller, C ve E vitamini açısından zengin bir bitkidir, saça parlaklık ve yumuşaklık verir, UV ışınlarının neden olduğu hasara karşı koruma sağlar. .

Çayda bulunan faydalı bileşenler kafa derisinin pH seviyelerini dengeleyerek saçın aşırı yağlanmasını önler.

3)Doğal siyah saç boyası yapmak için tencereye 1-2 su bardağı su katıp kaynatın, kaynayınca ocaktan alıp içine bir fincan adaçayı ile bir fincan siyah çayı ekleyip 15 dk demlemeye bırakın.

Saçlarınıza sürüp 1 saat bekletin ve suyla durulayın. Bu işlem hemen sonuç vermez, bir kaç günde bir devam etmelisiniz.

Kaynak: kadındayaşam

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yürümek Yaratıcılığı Nasıl Tetikliyor?

30712645_1757736220982350_1567497574591331113_n[1]
Neredeyse gezgin Yunan filozofların zamanından bu yana, başka birçok yazar yürümek, düşünmek ve yazmak arasında derin ve sezgiyle anlaşılabilen bir bağlantı keşfetti.
Henry David Thoreau, günlüğüne “Yaşamak için ayağa kalkmadıysan, yazmak için oturmak ne kadar beyhude!” diye yazmıştı. “Bana öyle geliyor ki, ayaklarım hareket etmeye başladığı anda düşüncelerim akmaya başlıyor.” Thomas DeQuincey, şiirleri dağların tepesinde, ormanlarda ve yollarda yürüyüşlerle dolu olan William Wordsworth’ün hayatı boyunca 180 bin mil yürüdüğünü hesaplamıştı, bu da beş yaşından itibaren günde ortalama altı buçuk mil yürüyüşe denk geliyordu.
Yürümeyi böyle önemli, bilhassa düşünmeye ve yazmaya bu kadar uyumlu yapan nedir?
Cevap, kimyamızdaki değişikliklerle ortaya çıkıyor. Yürüyüşe çıktığımızda kalbimiz daha hızlı atıyor, sadece kaslara değil beyin de dahil olmak üzere tüm organlara kan ve oksijen ulaştırıyor. Sayısız deney, insanların egzersiz sırasındaki veya sonrasındaki hafıza ve dikkat testlerinde daha iyi sonuçlar aldığını gösterdi. Düzenli olarak yürümek beyin hücreleri arasında yeni bağlantılar geliştiriyor, yaşlanmayla gelen olağan beyin dokusu daralmasını geciktiriyor, hipokampüsün (hafıza ve yön bulmada önemli rolü olan bölge) hacmini genişletiyor ve hem yeni nöronların gelişimini canlandıran hem de birbirleri arasındaki mesajları ileten moleküllerin düzeylerini yükseltiyor.
Bedenlerimizi ileriye doğru taşıma usulümüz düşüncelerimizin doğasını değiştirir, düşüncelerimizin doğası da usulümüzü. Egzersiz müziği konusunda uzman psikologlar birçoğumuzun malumunu sıraladı: yüksek tempolu şarkılar dinlemek bizi daha hızlı koşmaya teşvik ediyor, sürat kazandıkça da daha hızlı müziği tercih ediyoruz. Aynı biçimde, sürücüler de yüksek sesli ve tempolu müziği duyduklarında, gaz pedalına farkında olmadan biraz daha yükleniyorlar. Kendi tempomuzda yürümek bedenlerimizin ritmiyle ruh halimiz arasında, spor salonunda koşarken, araba sürerken, bisiklet kullanırken veya başka bir yer değiştirme hareketi esnasında tecrübe edemeyeceğimiz kadar, katıksız bir geribildirim döngüsü oluşturuyor.

Gezinirken, ayaklarımızın temposu ruh halimizin ve iç konuşmalarımızın ritmiyle kuşkusuz bozuluyor, aynı zamanda kasten hızlı veya yavaş yürüyerek düşüncelerimizin temposunu da etkin bir biçimde değiştirebiliyoruz.

Yürüme eylemi için o kadar da bilinçli bir çaba harcamak zorunda olmadığımızdan, dikkatimiz gezinmeye, önümüzdeki dünyayı zihnin tiyatrosundan bir imgeler geçidiyle kaplamaya açık. Bu da tam olarak araştırmaların yenilikçi fikirler ve içgörü anlarıyla ilişkilendirdiği bir zihinsel durum.

2014’ün başlarında, Stanford Üniversitesi’nden Marily Oppezzo ve Daniel Schwartz, yürümenin yaratıcılığı etkileme biçimini doğrudan ölçümleyen muhtemelen ilk araştırmaları yayımladılar. Araştırma fikrini bir yürüyüş esnasında bulmuşlardı.
Dört deneylik bir seride, Oppezzo ve Schwartz 176 üniversite öğrencisinden birbirinden ayrı yaratıcı düşünce testlerini otururken, yürürken, koşu bandındayken ve Stanford kampüsünde dolanırken tamamlamalarını istediler. Örneğin, bir testte gönüllüler düğme veya araç lastiği gibi gündelik nesneler için alışılmadık kullanımlar önermek zorundaydı. Öğrenciler, yürüyen öğrenciler oturan öğrencilere kıyasla nesneler için ortalamada dört ila altıdan fazla farklı kullanımlar düşündü.

Bir başka deney, gönüllülerin bir metafor düşünmelerini ve düşündüklerinin muadili bir metafor üretmelerini gerektiriyordu. Yürüyüşe çıkanların %95’i, hiç ayağa kalkmayanların ise %50’si testi geçebildi.
Nerede yürüdüğümüz de önemli. South Carolina Üniversitesi’nden Marc Berman’ın önderliğinde yürütülen bir çalışmada, botanik bahçesinde yürüyen öğrenciler hafıza testi performanslarını şehrin sokaklarında gezinen öğrencilere nazaran daha da yükselttiler.

Sayıları giderek artan araştırmalar, yeşil alanlarda (bahçeler, parklar, ormanlar) vakit geçirmenin yapay ortamların tükettiği zihinsel becerileri canlandırabileceğini ileri sürüyor. Psikologlar, dikkatin gün boyunca sürekli olarak azalan sınırlı bir beceri olduğunu öğrendiler. Yayalar, arabalar ve reklam panolarıyla dolu kalabalık bir kavşak dikkatimizi etrafa yöneltir.

Buna karşın bir parktaki göletin yanından yürümek de zihnimizin gelişigüzel biçimde bir duyusal tecrübeden diğerine sürüklenmesine olanak tanır, dalgalanan sudan hışırdayan sazlıklara.
Yine de doğa veya şehir yürüyüşleri zihin için benzersiz faydalar sağlamaya uygun. Şehirdeki bir yürüyüş, zihnin oynayabileceği daha geniş çeşitlilikte duygulanımlar, daha fazla anlık uyarımlar sunuyor. Ama hâlihazırda aşırı duygulanımın eşiğindeysek, şehir yerine doğaya dönebiliriz.
Belki de yürümek, düşünmek ve yazmak arasındaki en esaslı bağlantı bir gezintinin sonunda, masanın başında kendini ele veriyor. Orada, yazmanın ve yürümenin had safhada benzer, eşit ölçüde fiziksel ve zihinsel beceriler içerdiği açığa çıkıyor.

Kendimize şehirde veya ormanda bir patika seçtiğimizde, beynimiz bizi çevreleyen ortamı araştırıyor, dünyanın zihinsel bir haritasını oluşturuyor, ilerlenecek yolu belirliyor ve bunu bir dizi adımdan oluşan plana tercüme ediyoruz Aynı biçimde, yazmak da beyni kendi manzarasını değerlendirmeye, o zihinsel arazide bir rota oluşturmaya ve sonuçta oluşan düşüncelerin izlerini elleri yöneterek kaydetmeye zorluyor. Yürümek etrafımızdaki dünyayı düzenliyor, yazmak da düşüncelerimizi tanzim ediyor.
Cüneyt Bender
Kaynak: The New Yorker

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Kaç Tane Yüz Bulabilirsin ?

31543503_612634445755951_9041066785561903104_n[1]

Kaç Tane Yüz Bulabilirsin ?
Eğer 0 – 5 Yüz Bulursan – Tembel
Eğer 6– 7 Yüz Bulursan – Orta
Eğer 8– 9 Yüz Bulursan – İyi
Eğer 10– 11 Yüz Bulursan – Akıllı
Eğer 12– 13 Yüz Bulursan – Deha

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

KALP İLE BEYİN ARASINDA BİR KÖPRÜ BULUNDU

kalp-beyin[1]

Yüzyıllardır gelmiş geçmiş üstadların,bilgelerin,peygamberlerin en azından 1 kez olsun gönül gözü diye adlandırdığı şey gerçek oluyor.
Kalbimizin sadece vücudumuza kan pompalayan bir organ olmadığı bilim tarafından son yıllarda giderek daha iyi anlaşılıyor.
Kalbin daha önceden bilimin farketmediği, AMA sözde daha ilkel toplumların çoktanfarkettiği, bil…diği bir dolu yönü de bilim tarafından farkedilmeye başlandı.
Mesela kalbimizde NÖRONLAR bulundu. O sebeple de kalp nakli yapılan bazı insanlarda daha önceden olmayan alışkanlıklar, özellikle de daha önceden olmayan yeni yeme alışkanlıkları ortaya çıkabiliyor.
KALP İLE BEYİN ARASINDA BİR KÖPRÜ BULUNDU.Bu köprünün henüz NE yaptığı bilinmiyor.Muhtemelen BİLGİ taşıyor.Çünkü nöron demek bize ait bilgiler demek.Ya bizimkalbe kayıt ettiğimiz,yada doğuştan gelen..
Kalbimizin beynimizden 100 kere daha güçlü elektrik Alan ve 5000 kere daha güçlü manyetik Alan ürettiği saptandı.
O kadar güçlü manyetik bir Alan ki 22.000 mil uzaktaki uydudan bile ölçülebiliyor.
Dünyanın manyetik alanındaki dalgalanmalardan biz insanların etkilendiği biliniyordu, ancak bizim kalbimizin yaydığı manyetik alanın dünya manyetik alanını etkilediği pek bilinmiyordu.
Yeryüzünün manyetik alanları ve bu alandaki dalgalanmalar uydulardan düzenli olarak ölçülüyor.
Örneğin ikiz kulelerin yıkıldığı 11 Eylül günü dünyanın manyetik alanlarında bilim adamlarının anlayamadığı anormal bir sapma olmuş.
Sonradan araştırdıklarında o gün televizyonlardan kulelerin yıkılma görüntüsünü dünyanın çeşitli yerlerinden izleyen insanların duyduğu üzüntüden kaynaklandığı anlaşılmış.
Kalbe dayalı yaşamı geliştirmek için bir Kalp Matematiği Enstitüsü bile kurulmuş.
Belki internetten girip bakmak isterseniz diye İngilizcesini de yazayım: IHM, açık hali ileInstitute of Heart Math.
Başında Howard Martin adında bir bilim adamı var. Sürekli kalp zekası ve kalpten evrene yayılan dalgalarla ilgili çeşitli bilimsel araştırmalar yapıyorlar.
Aslında tavsiyem, belkiye bırakmayın, mutlaka bu web sitesini ziyaret edin.
Bu enstitünün misyonu kalbe dayalı yaşamı geliştirmek, insanların stres düzeylerini azaltıp kalp ve beyin ilişkisinin COHERENCE dedikleri durumda kalabilmelerini sağlamak.
Bir de Global Coherence adını verdikleri bir yeryüzü manyetik alanı ile insan kalbi ve beyin manyetik dalgaları arasındaki ilişkiyi gözlemleyen bir proje ya DA sistem kurmuşlar.Coherence (uyum, ahenk , eş fazlı) durumunda kalp ve beyin dalgaları arasındaki ilişki uyumlu oluyor ve ölçülebiliyor.
0.10 hertz olduğunda coherence yani uyum gerçekleşiyor.
Ve bu dalga boyuna gelebilmek ise ancak bir başkası için şefkat, (çare, takdir, affetme ve şükran duyguları hissettiğinizde oluyor.
Bu durumda olmak ise sizin bağışıklık sisteminizin güçlenmesine, hastalıklarınız varsa iyileşmesine yardımcı oluyor, stres hormanları düzeyi düşüyor.
Aynı zamanda yeryüzü manyetik alanı ile de uyum içerisinde oluyorsunuz.
Hatta coherence durumunda olup olmadığınızı ölçmek için bir alet bile geliştirmişler.
Aletin adı DA EM Wave. Artık bazı bilim adamları bu aleti takıp dolaşıyor.
Eğer uyum durumunda değilseniz alet de kırmızı ışık yanıyor.
Kalp ve beyin arsındaki iletişim uyumlu ise yani takdir, şükran ve sevgi duyguları içerisindeyseniz alet yeşil yanıyor.
Tabii kırmızı görünce hemen toparlanıp, bir dakika ben NE düşünüyorum, hissediyorum DA kırmızı yanıyor diye kendinizi yoklamanız gerekiyor.
Ve hemen zorla DA olsa kendinizi daha olumlu duygular hissetmeye yönlendiriyorsunuz.
Sizdeki yeşil ışıktan hem sağlığınız, hem de dünya manyetik alanı olumlu etkileniyor.
Bir süre sonra kendinizi iyice eğitip muhtemelen artık çoğunlukla yeşil ışıkta kalmayı başarıyorsunuz.
Bir de elinizi bizzat kalbiniz üzerine koymak DA, elin yarattığı baskı yüzünden zihnin dikkatini oraya çekip kalbe inmeyi, kalple bağlantı kurmayı kolaylaştırıyormuş.
Bu sitede stresi azaltmak, kalp boyutunda yaşamayı öğretmek için başka teknikler de var.
Kısacası artık analitik zihinlerimizden uzaklaşıp daha çok kalp boyutunda yaşamayı mutlaka öğrenmemiz gerekiyor.
Bilim de bunu söylüyor.” – Alıntı –
Kaynak: Arzu Seçkin

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

“Hayat bir kendin yap, tasarımıdır” demiştir biri.

398990_392794257417982_233855163311893_1254281_400792543_n[1]

 

Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. İşveren müteahhidine, çalıştığı konut yapım işinden ayrılarak eşi ve büyüyen ailesi ile birlikte daha özgür bir yaşam sürmek tasarısından söz etti. Çekle aldığı ücretini elbette özleyecekti. Ne var ki emekli olması gerekiyordu.

Müteahhit, iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü ve ondan, kendine bir iyilik olarak, son bir ev yapmasını rica etti. Marangoz, kabul etti ve işe girişti, fakat gönlünün yaptığı işte olmadığını görmek pek kolaydı. Baştan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı. Kendini adamış olduğu mesleğine böyle son vermek ne büyük talihsizlikti!… İşini bitirdiğinde işveren, evi gözden geçirmek için geldi. Dış kapının anahtarını marangoza uzattı. “Bu ev senin” dedi, “Sana benden hediye” .

Marangoz, şoka girdi. Ne kadar utanmıştı! Keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi! O zaman böyle yapar mıydı hiç! Bizim için de bu böyledir. Gün be gün kendi hayatımızı kurarız. Çoğu zaman da, yaptığımız işe elimizden gelenden daha azını koyarız. Sonra da, şoka girerek, kendi kurduğumuz evde yaşayacağımızı anlarız. Eğer tekrar yapabilsek, çok daha farklı yaparız. Ne var ki, geriye dönemeyiz.

Marangoz sizsiniz. Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikersiniz. “Hayat bir kendin yap, tasarımıdır” demiştir biri. Bugün yaptığınız davranışlar ve seçimler, yarın yaşayacağınız evi kurar. Öyle ise onu akıllıca kurun. Unutmayın…

Paraya ihtiyacınız yokmuş gibi çalışın. Hiç incinmemiş gibi sevin. Kimse izlemiyormuş gibi dans edin. Ve lütfen, bu sözleri arkadaşlarınıza iletin. Ben ilettim

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

YÜZDE BİN DOĞRU…MUTLAKA OKUYUN… İSMİNİZ VE DOĞDUĞUNUZ MEVSİM KARAKTERİNİZİ NASIL ETKİLİYOR?

MEVSİMLER-33xyuitc2sjcfqx4645afe[1]

1)İSMİNİZ A HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Soğuk aylarda doğduğunuz için, çevrenize karşı katı ve sert görünebilirsiniz. Aslında sıcak kanlı ve enerji dolusunuz. Ancak, coşkun ve taşkın değilsinizdir, dengeli davranmayı bilirsiniz. Kırılgan olduğunuz için çabuk incinebilirsiniz. Geleneklerinize bağlı ve dikkatlisinizdir. Çok romantik olmasanız da, karşınızdaki kişiye yoğun duygular beslersiniz.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Doğanın uyanışa geçtiği dönemde doğmuşsunuz. Yüksek bir enerjiniz var. Sık düşünce değiştiriyor, daldan dala sıçrıyorsunuz. Aksiyonu bol bir hayat sizi heyecanlandırıyor. Durağan olmak ise hiç size göre değil. Kolay öfkelendiğiniz için etrafınızdakileri çabuk kırıyorsunuz. Düşünceleriniz gibi duygularınız da değişken. Çok neşeliyken bir anda suratınız asılabiliyor. İyi bir konuşma yeteneğine sahipsiniz.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Bol güneşli günlerde dünyaya geldiğiniz için sıcağı seviyorsunuz. Enerjik yaşamla birlikte akıp giden bir kişiliğiniz ve sevgi dolu bir kalbiniz var. İç dengeniz yerinde olduğu takdirde mutlu oluyor, dengeniz bozulunca aniden patlıyor, hem kendinizi hem de çevrenizdekileri üzebiliyorsunuz. Öngörüleriniz oldukça yüksek. Hislerinizle hareket etmeniz de bundan kaynaklanıyor.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Yolculuğu ve değişikliği çok seviyor, yeni ülkeleri tanımak istiyorsunuz. Sonbaharın hüzünlü ve sakin haline rağmen, siz oldukça hareketli ve yerinde duramayan birisiniz. Dürüst davranışlarınızla çevrenizdekilerin saygısını kazanıyorsunuz. Aklınızı işinize verirseniz başarı elde edebiliyorsunuz. Biraz sabırsızsınız, dikkatsizsiniz.

2)İSMİNİZ B HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Dürüst ve açık yüreklisiniz. Romantizm olmazsa olmaz diyenlerdensiniz. Dürüst olduğunuz için etrafınızdakilerin de öyle olduğunu sanıp çabuk güveniyorsunuz. Bu yüzden, hayal kırıklığı yaşadığınız durumlar çoğunlukta. Çevrenizde bazı kişiler sizin iyi niyetinizi istismar edebiliyor.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Ağaçların çiçeklenme döneminde doğduğunuz için kafanızda her daim yeni düşünceler üretebiliyorsunuz. Yaratıcı zekanız her zaman ön planda. Üretmek ve yeni fikirler sunmak için varsınız sanki. Düş dünyanız geniş olduğundan bulucu bir zekaya sahipsiniz. Fakat bazen gerçek olan ile hayallerinizi karıştırıp, dünyadan kendinizi soyutlayabiliyorsunuz.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Sıcakkanlı bir yapınız var. Öte yandan gururlu, tutkulu hatta çevrenizdekilere göre biraz da kendinizi beğenmiş bir tavrınız var. Sevilmek ve beğenilmek sizi mutlu ediyor. İsteklerinizin hemen gerçekleşmesini arzu ediyor ve bu konuda sabırsız tavırlar sergiliyorsunuz. Sakarlıklar başınıza dert açıyor.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Çift karakterlisiniz; bazen kadife gibi yumuşak, bazen de sert ısırgan gibi dokunduğu yeri dağlayan bir karakteriniz var. Eşref saatlerinizde iyiliğinize denecek yok. Nazik ve hassas bir kişiliğiniz var. Çevrenize karşı oldukça anlayışlısınız. Güvenilir, sağlam bir dost, aile ortamında iyi bir eş, iş yaşamınızda aranılan bir elemansınız. Tek sorun kendi potansiyelinizin farkında olmamanız.

3)İSMİNİZ C Veya Ç HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Aşırı duygusal ve ürkeksiniz. Zengin bir hayal dünyanız ve yaratıcı gücünüz var. İşiniz güzel sanatlar ile ilgiliyse veya işinizi böyle bir alanda seçerseniz çok başarılı olur, yükselebilirsiniz. Sanatsal yapınız bazen iş dünyasının karmaşık halini çözememenize neden oluyor. Kurumsal bir yerde değil, bireysel olarak çalışabileceğiniz bir alanda daha başarılı olabilirsiniz.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Kendinizi gösterebileceğiniz, açabileceğiniz bir ortam bulduğunuzda keyfiniz yerine geliyor, bütün yeteneklerinizi ortaya koyuyorsunuz. En küçük eleştiri yapıldığı takdirde ise ürküp kabuğunuza çekilebiliyorsunuz. Çekingen tavırlarınız sizi daha şirin gösteriyor.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Bilinçli zekice kararlar veriyor, fikirlerinizi herkese onaylatabiliyorsunuz. Konuşma yeteneğiniz kuvvetli. Soğukkanlı ve gerçekçisiniz. Her konuda mantık arıyor, duygularınızı işinize karıştırmıyorsunuz.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Bir işe dört elle sarıldığınız zaman başarılı oluyorsunuz. Sizin için tuttuğunu koparan biri diyebiliriz. İnandırma gücünüz olduğundan, çevrenizdekileri kolayca kendinize göre yönlendiriyorsunuz. Duygularınıza göre karar veriyorsunuz. Ayrıca çevrenizdekilerden akıl almak gibi bir özelliğiniz de var. Mutlaka başkalarına danışıyorsunuz.

4)İSMİNİZ D HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Coşkun ve taşkın olmadığınız gibi aşırı duygusallığı da kapılmıyorsunuz. Arkadaş ve dost canlısısınız. Hatta bazen arkadaşlarınızı özel hayatınızdan bile üstte tutuyorsunuz. Yenilikçi değil, daha sabit fikirlisiniz. Evinizde, arkadaş çevrenizde, işinizde değişiklikler yapmaktan hoşlanmıyorsunuz.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Dostunuza karşı tam dost, ama düşmanınıza karşı da amansız bir düşmansınız. Değişmeyen sağlam kararlar alıyor, bunların gerçekleşmesi için elinizden geleni yapıyorsunuz. Hırslı ve kolay kolay yılmayan birisiniz. İşin kolay tarafındansa, zor olanı seçiyorsunuz.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Dengeli bir yaratılışınız var. Daima büyük düşünüp, büyük oynuyorsunuz. Risk almak sizin için oldukça kolay. Fakat tecrübelerinizden ders almayı bilmiyorsunuz. Ani kararlar verebilen bir yapınız var. Sabırsız ve çevrenize karşı biraz duyarsızsınız.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

İyi yürekliliğinize rağmen, öfkelenince siz de saldırgan olabiliyorsunuz. Karar vermeden önce çevrenizdekilerin fikirlerini de almayı öğrenmelisiniz. Sorumsuz değil ama biraz başına buyruksunuz. Buna rağmen arkadaş çevresinde aranılan ve sevilen birisiniz.

5)İSMİNİZ E HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Sıcakkanlı ve sakin bir insansınız. Dışarıdan bakanlar sizi çok çekingen ve sakin biri olarak görse de; içinizde bir volkan var diyebiliriz. Enerjiniz yüksek, beklentileriniz fazla. Ama bunu çevrenize yansıtmadan iç dünyanızda yaşıyorsunuz. İstemeden de olsa çok kalp kırdığınız görülebilir.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Hem kendi kaderinize, hem de başkalarına egemen olmak; duygu ve düşüncelerinize saygı göstermesini istemeniz, çevrenizle ilişkilerinizi güçleştirebilir. Bazen karşınızdaki kişinin kim olduğuna bakmadan onla tartışmaya girebiliyorsunuz. Diplomasiyi öğrenmeniz gerekiyor.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Hayatınızı değiştirecek kararlar almak istemenize rağmen, bu kararları almaktan da korktuğunuz için çekingen kalabilirsiniz. Risk almayı sevmiyor, hep güvence arıyorsunuz. Hayatınızdaki kişilere de hemen güvenmeyip, onları önce detaylıca gözlemliyorsunuz.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Ateşli bir yapınız var. Bu haliniz giyim kuşamınızda kendini gösteriyor; gösterişli giyinmekten çok hoşlanıyorsunuz. Çevrenizdekilerden daha farklı, daha gösterişli ve daha güçlü olmak en büyük arzunuz. Lükse düşkünsünüz. Daha fazla kazanmak için hırs yapıyorsunuz.

6)İSMİNİZ F HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Toprağın yenilendiği bir ayda doğmanıza rağmen yenilikçi değilsiniz. Hayatınızdaki her şeyin aynı kalmasını istiyor, risk almaktan kaçıyorsunuz. Dostlarınızı özenle seçiyorsunuz. Bu mevsimde doğanlar; bekarlarsa sevgililerine, evlilerse eşleri ve çocuklarına yürekten bağlıdırlar.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

İyi yemekleri, spor yapmayı, açık havada dolaşmayı sevdiğinizde sağlıklı bir yapınız var. Konuşma sanatını iyi beceriyorsunuz, sözleriniz olukça etkili oluyor. İkna edici tavırlarınız, sıcakkanlı yapınızla birleşince herkesin sevdiği ve dinlediği biri haline geliyorsunuz.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Aşırı duygusal bir kişiliğiniz var; çabuk kırılıyor ve hemen küsüyorsunuz. Duyguların da sürekli değişiyor. Bazen kendi içinizde büyük bir savaş çıkıyor, tam olarak ne istediğinizi bilmiyorsunuz. İnsanlara yardım etmek, onların dertlerine ortak olmak gibi bir eğiliminiz var. Kötü gün dostusunuz.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Sakin yapılı, mantıklı, sorumluluklarını bilen, çalışkan birisiniz. İş hayatı olmazsa olmazınız. Hafızanız da oldukça güçlü, bir kez gördüğünüzü asla unutmadığınız gibi; size yapılan haksızlıkları da günü geldiğinde karşınızdakine ödetiyorsunuz.

7)İSMİNİZ G HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Üstün bir zekaya sahip, hareketli bir insansınız. Gülmek en sık yaptığınız şey. Neşeli halinizle büyük beğeni topluyorsunuz. Yeni fikirlere ve düşüncelere açıksınız. Araştırmacı haliniz sizi bir adım öteye taşıyor. Fakat çok şüphecisiniz.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Güzelliklere ve müziğe hayransınız. Cinselliğe de oldukça düşkünsünüz. Aşırı sahiplenici tavırlarınızı gereksiz kıskançlıklar yapmanıza sebep olabilir. Hayattan ne istediğini bilen, güçlü ve dayanıklı birisiniz. Analizci bir zekanız olduğundan, ince eleyip sık dokumadan hiçbir şeyi kabul etmiyorsunuz.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Kültürel alanlara ve felsefeye büyük bir ilgi gösteren, çok yönlü bir insansınız. Sürekli hareket halinde olmalı, gezip görmelisiniz. Korkusuzca hareket eden, biraz paldır küldür bir haliniz var. Sizin için “ne kadar hırçın biri” diyenlerin haklılık payı oldukça yüksek. İlk karşılaştığınız insanlar üstünde kibirli bir insan izlenimi bırakabiliyorsunuz.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Aşırı gururlu ve samimi birisiniz. Yaptıklarınızın arkasında dimdik duruyorsunuz. Asla kendinizden taviz vermiyor, fikirlerinizi zorla kabul ettirmeye çalışıyorsunuz. Ama bu durum insanlar üzerinde baskı kurmanıza neden oluyor. Hafızanız çok güçlü. İyiliği de kötülüğü de unutmuyorsunuz.

8)İSMİNİN H HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Fizik gücünden çok kafası çalışan bir insansınız. Pratik zekanız sürekli dış dünya ile etkileşim halinde. Uyumlu ve zarifsiniz. Dinleyenleri çabucak ikna edilen bir yapınız var, konuşma yeteneğiniz yüksek. Bulunduğunuz toplumda saygı gören bir konumunuz var. Zor ama eğlenceli birisiniz.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Çekicisiniz, gönülleri çabuk çeliyorsunuz ve bunun siz de farkındasınız. Bu özelliğinizi sonuna kadar kullanıyorsunuz. Dili güzel insanlardansınız, siz konuştuğunuzda çevrenizdeki insanların sayısı artıyor. Zengin bir enerjiniz ve hayal gücünüz var. Kimse size istemediğiniz bir şeyi yaptıramaz.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Sizi tanımlayan en önemli özelliğiniz mert bir insan oluşunuz. Dostlarınız ve sevdikleriniz size güveniyor, onları yarı yolda bırakmayacağınızı biliyor. Karşınıza çıkan engelleri kolayca aşıyor, arkanıza bakmadan ilerliyorsunuz. Oldukça bonkörsünüz ama lükse düşkünlüğünüz başınıza bela oluyor.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

İleriyi gören, maddiyata önem veren birisiniz. Yükselme arzunuz oldukça güçlü, adınızı herkes duysun istiyorsunuz. Maneviyat konusunda eksikleriniz var, mutluluğun ancak parayla gerçekleşebileceğini düşünüyorsunuz. İlişkilerinizde hep bu konu yüzünden sorunlar çıkıyor.

9)İSMİNİZ I-İ VE J HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Yaratıcı, hayal gücü yüksek, rahatına düşkün bir insansınız. Paraya önem vermiyorsunuz. Cömertliğiniz ve lükse düşkünlüğünüz parayı har vurup harman savurmanıza neden oluyor. Hep güzelliklerin peşinde koşuyorsunuz. Fazla alıngansınız.

İLKBAHARDA DOĞMUŞSANIZ

Cesur ve korkusuz, kendine güvenen bir insansınız. Resmen ekmeğinizi taştan çıkartıyorsunuz. Nerede imkânsız bir şey var, siz onu imkânlı hale getiriyorsunuz. Duygusal hayatınızda aşk büyük bir yer tutsa da, çoğu zaman karşınızdaki kişiye nasıl davranmanız gerektiğini seçemiyor ve yanlış anlaşılıyorsunuz.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Egonuz oldukça yüksek, kendinizi çok beğeniyorsunuz. İyi bir dostsunuz ama sürekli aynı kişilerle değil, farklı insanlarla birlikte olmak istiyorsunuz. Aşk hayatınızda da çapkın olmaya meyillisiniz. Aslında çok duygusal bir yapınız var. Bazen sabırsız ve bencil olabiliyorsunuz.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Fiziksel enerjiniz gerçekten de müthiş. Yerinizde durmuyorsunuz, hemen kakıp gidecekmiş gibi bir tavrınız var. Karakterinizin büyük özelliklerini mantık ve denge oluşturuyor. İyiyi, kötüyü, doğruyu, yanlışı birbirinden ayırmasını biliyorsunuz. Başkalarının işine burnunuzu sokmuyorsunuz.

10)İSMİNİZ K HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

İnsanlara yardım etmekten hoşlanıyorsunuz. Bir yere veya bir kişiye bağlanmak size göre değil. Aslında çok çalışkansınız, ama girdiğiniz işlerden çabuk sıkılıyor yarım bırakıyorsunuz. Sizin için işinizde yenilik yapmak, para kazanmaktan daha önemli. Para değil, yeni ortamlar sizi mutlu ediyor.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Tekdüzelikten kaçıyor, her alanda çabuk sonuç almak için acele hareket ediyorsunuz. Ayrıntılara dikkat etmeyip, yüzeysel olarak olayı inceliyorsunuz. Gerek aile hayatında, gerek iş hayatında olaylara herkesin bakmadığı bir yönden bakıp, sentezliyorsunuz. Tembellikten hoşlanmanıza rağmen, istekli ve arzulu olduğunuzda çalışkansınız.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Soğukkanlı ve gerçekçi bir insansınız. İnsanlar bazen duygularınız olduğundan bile şüpheleniyor. O derece başarılı saklıyorsunuz, hissettiklerinizi. Bilinçli ve zeki kararlar alıyorsunuz. Adeta kılı kırk yarıyorsunuz. Bir çok işe birden başlıyorsunuz ama hepsinin de üstesinden geliyorsunuz.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Ölçülü ve dengeli bir insansınız. Tatlı diliniz ve yumuşak ses tonunuzla kavgaya niyetli bir insanı bile yatıştırıyorsunuz. Saygılı ve dürüst bir kişiliğiniz var. Haksızlıklara tahammülünüz yok. Sevdikleriniz için her şeyi göze alabiliyorsunuz.

11)İSMİNİZ L HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Sevilen ve sayılan bir insansınız. Çok yönlüsünüz, etkili bir konuşmanız var. İnsanlar size saygı duyuyor; olgunsunuz. Yeniliklerden, değişikliklerden ve hareketli bir hayat sürmekten hoşlanıyorsunuz. Kültür sizin için büyük bir önem taşıyor.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Sessiz, huzur dolu ve yardımsever bir insansınız. Herkesle anlaşabiliyorsunuz. Başkalarının dertlerine ortak oluyorsunuz, ama kendi sorunlarınızı en yakınlarınıza bile açmıyorsunuz. Sevince ölesiye seviyorsunuz. Hareketli hayatı sevmiyorsunuz.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Merhametli, şefkatli ve iyi niyetlisiniz. Son derece hassas ve romantik bir yapınız var. Gelenek ve göreneklerinize bağlısınız. Tutucusunuz ama geri kafalı değilsiniz. Bir yeniliğe, bir değişikliğe karar vermeden önce uzun uzun düşünüyorsunuz. Zamanı kullanmasını bilmiyor, sürekli geç kalıyorsunuz.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Çok uyumlu bir insan sayılmasanız da, bulunduğunuz ortamı istediğiniz biçime sokmayı başarabiliyorsunuz. Huysuzluk yapmak sizin için oldukça eğlenceli. Bu şekilde dikkat çekmeye çalışıyorsunuz. Kararlı ve hırslısınız.

12)İSMİNİZ M HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Çalışkan, disiplinli ve sebatlısınız. Her şeyin hatasız olmasını istiyorsunuz. Yönetilmektense, yönetmeyi seviyorsunuz. Sorumluluktan kaçmıyorsunuz. Zorlukların üstüne gidiyorsunuz. Zor beğenen bir insansınız. Karşı cinsle kolay kolay ilişki kuramıyorsunuz.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Uyumlu ve sevecen birisiniz. Hayata pozitif yaklaşmayı tercih ediyor, size derdini açanları sabırla dinleyip onlara mantıklı önerilerde bulunuyorsunuz. Sevince çok bağlanıyorsunuz. Sizinle birlikte olanlara huzur veriyorsunuz. İleriyi gören birisi olmanız size olacakları önceden tahmin etme avantajını veriyor.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Leb demeden leblebiyi anlayacak kadar zekisiniz. Karşınızdaki kişiden de aynısını istediğiniz için zor birisiniz. İşlerin yavaşlamasına, engellere tahammülünüz yok. Olayların nedenlerini araştırıp, sırrını çözmek istiyorsunuz. Eleştirici bir yapınız var.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Neşeli ve duygusal bir insansınız. Sizinleyken insanlar kendilerini huzurlu hissediyor, onları güldürmeyi başarıyorsunuz. Hayatı olduğu gibi ve tüm sadeliği ile seviyorsunuz. Çok kıskançsınız, sevdiğiniz insanı takip etme derecesine kadar onu merak ediyorsunuz.

13)İSMİNİZ N HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Üstün bir zekanız ve kafa yapınız var. Tüm hayallerinizi gerçekleştirebilecek bir yapıya sahipsiniz. Her konuda anlaşabilen, kültürlü ve çok yönlü birisisiniz. Eleştirici bir tavrınız var, hatayı kabul etmiyorsunuz. Başkalarını eleştirmesine eleştiriyorsunuz da, sizi eleştirmeye gelince tahammül edemiyorsunuz.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Çok candan ve samimi birisisiniz. Arkadaşlarınızla aranıza bir mesafe koyamıyorsunuz. Bu yüzden işyerinde bazen güç durumlara düşüyorsunuz. Hâlbuki güvenme konusunda sıkıntılarınız var, güvendiğiniz takdirde dostlarınla aranızda güzel bir bağ oluşuyor. Şakacısınızdır.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Uysal ve hayal kurmayı seven bir insansınız. Bazen o kadar hayal içerisinde yüzüyorsunuz ki günlük hayata ayak uydurmanız bile zor oluyor. Tembelliğe meyillisiniz, evde oturmaktan büyük zevk alıyorsunuz. Aşk sizin için çok önemli.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Romantik, aşkı için mücadele eden, sevmek için doğmuş birisiniz. Sadakatli ve düşüncelisiniz. Engelleri aşmakta ve önünüze çıkan sorunları aşmakta üstünüze yok. Hızlı düşünüp, hızlı yaşıyorsunuz. Monotonluk sizi sıkıyor.

14)İSMİNİZ O VEYA Ö HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Ticaret zekası olan, kafası zehir gibi dediğimiz insanlardansınız. En büyük emeliniz adınızın duyulması. Yükselmek için karşınıza kim çıkarsa çıksın, ezip geçiyorsunuz. Özel hayatınızda da tutkulu ve kıskanç bir yapınız var. İlişkileriniz uzun sürüyor.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Çevreye çok kolay uyum sağlayan, herkesle rahatça anlaşabilen, güler yüzlü birisisiniz. Olaylara kolayca pratik çözümler bulabiliyorsunuz. Duygularınızı gizlemeyi çok iyi biliyorsunuz. Hırslı değilsiniz ama şansınız hep sizi yüksek mertebelere getiriyor.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Gerçekçi, akıl ve mantığı ile hareket eden bir insansınız. Sağlam karakterlisiniz. Ailenize bağlısınız ve erken evlenmeye meyillisiniz. Çevrenize güven veriyorsunuz. Parayı tutumlu harcıyorsunuz. İnatçı ve tuttuğunu koparan bir yapınız var.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Heyecanlı, endişeli ve kuruntulu bir yapınız var. Buluttan nem kapabilirsiniz. En basit kararda bile uzun uzun düşünmeyi tercih ediyorsunuz. Kimsenin işinize karışmasını istemiyorsunuz. Sizin kadar renkli hayalleri olan birine az rastlanır. Devamlı bir arayış içindesiniz, yüreğinizde hep fırtınalar esiyor.

15)İSMİNİZ P HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Gerçekçi bir yapınız var. Kendinizden oldukça eminsiniz, girdiğiniz ortamda kendinize olan güveniniz ile dikkat çekiyorsunuz. Soğukkanlısınız, bir sorunla karşılaştığınızda ona hemen bir çözüm bulabiliyorsunuz. Derin derin düşünmek size göre değil. Cömertsiniz.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Alaycı ve eleştirici bir zekanız var. Ama siz eleştirilere açık değilsiniz. Çıkarlarınız sizin için önemli. Maddi konularda son derece ihtiyatlısınız. Yeni insanlarla tanışmayı, yeni çevreler edinmeyi ve yolculuk yapmayı seviyorsunuz.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Mağrur, çalışkan ve sebatlı bir insansınız. Başladığınız her işin sonucunu alıyorsunuz. Sabırlısınız, bir işe başlayıp yarım bırakmak size göre değil. Değer yargılarına önem veriyorsunuz. Maddi konularda cimri değil ama dikkatlisiniz. Harcamalarınızı yaparken düşünüp taşınıp karar veriyorsunuz.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Dinamik ve aktif bir yaradılışınız var. Her yönden faal bir insansınız. Tasarı ve girişimlerinizi gerçekleştiriyor, engelleri aşmayı biliyorsunuz. Özel hayatınızda sorumluluk almaktan kaçıyor, bencillik yapıyorsunuz.

16)İSMİNİZ R HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Dışa dönük, ilişki kurmayı yeni bir çevre edinmeyi seven bir insansınız. Yalnızlıktan hoşlanmıyorsunuz. Sürekli çevreniz kalabalık ve hareketli. Doğruluktan yana olduğunuz için her şeyi dobra dobra söyleyebiliyorsunuz. Sert ve otoriter bir yapınız olmasına rağmen, dost canlısısınız.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Mücadelecisiniz. Gerçekleştirmek istediğiniz bir şeyde kimseye kulak asmıyor, yolunuzda dimdik yürüyorsunuz. Verdiğinizi sözü tutuyor ve başladığınız işi bitiriyorsunuz. Ama bunu göstere göstere yapmıyorsunuz, derinden ilerliyorsunuz. İnsanları şaşırmayı seviyorsunuz.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Ciddi ve disiplinli bir yapınız var. Duygu ve düşüncelerinizi belli etmiyorsunuz. Sadece ailenizin sizi anladığını düşünüyor, kimseye içinizi dökmüyorsunuz. Çevrenizle daha özden yakın ilişkiler kurmak istiyorsunuz ama katı disiplin anlayışınız, davranış özgürlüğünüzü kısıtlıyor.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Sinirli ve sabırsız bir insansınız. İnce bir zekanız var, espri anlayışınız ise oldukça sert. Şakalarınız iğneleyici olabiliyor. Ne zaman ne yapacağınız belli olmuyor. İnanıp güvendiğiniz kişilerle dostluklarınız yıllarca sürebiliyor.

17)İSMİNİZ S VEYA Ş HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Tutkulu, kendine güvenen, dayanıklı ve sağlam bir insansınız. Gelenek ve göreneklere bağlısınız. Felsefeye düşkünlüğünüz var, hayatı sorgulamayı araştırma yapmayı seviyorsunuz. Açık yürekli ve gerçekçi bir kişiliğiniz var.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Sağlam ve güvenilir bir insansınız. Dostluğa büyük önem veriyorsunuz. Uyumlu ve dengeli bir kişiliğiniz var. Oldukça çekicisiniz, çevreniz sürekli kalabalık. Büyük hayaller kurmuyor, gerçekleştiremeyeceğiniz şeylerin peşinden koşmuyorsunuz. Adımlarınızı mantık çerçevesinde atıyorsunuz.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Yumuşak tabiatlı ve iyimser bir insansınız. Herkesle anlaşabiliyor ve kimse hakkında kötü düşünmüyorsunuz. Kavgadan, hır gürden nefret ediyorsunuz. İkili ilişkilerde ise çabucak güveniyor, her söylenene inanıyorsunuz. Romantiksiniz.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Sakin ve rahatına düşkün bir insansınız. Çalışkan sayılmasanız da, istediğiniz zaman oldukça başarılı ve hırslı olabiliyorsunuz. Yapmacıksız ve sözünüzü sakınmıyorsunuz. Yalan ve ikiyüzlülüğü sevmiyorsunuz.

18)İSMİNİZ T HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Sorumluluktan kaçmayan sabırlı ve güvenilir bir insansınız. Yalancı insanlardan nefret ediyor, güvenilir kişiler arıyorsunuz. Gözünüzden hiçbir şey kaçmıyor. Hisleriniz de oldukça kuvvetli. Eleştiriye açık bir insansınız.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Son derece hareketli, yerinde duramayan bir yapınız var. Eğlenceyi ve gece hayatını seviyorsunuz. Umursamaz tavırlarınız, havai bir insan olduğunuz izlenimi yaratıyor. Beğenileriniz değişken olabiliyor. İlk gördüğünüz birini çabuk beğenip sonra hevesiniz kaçabiliyor.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

İlk bakışta ciddi, sakin ve soğuk bir tip gibi görünüyorsunuz. Oysa ki konuşkan ve esprili bir insansınız. Esprileriniz ince ve zarif. Arkadaş seçerken ince eleyip sık dokuyorsunuz. Aşırı titizsiniz. Sadece yakın arkadaşlarınızla içli dışlı olabiliyorsunuz.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Son derece tutumlusunuz, paraya çok değer veriyorsunuz. Âşık olurken bile karşınızdakinin maddi durumu ve toplumdaki konumu sizin için önemli oluyor. Sezgileriniz çok güçlü, ileriyi görebilirsiniz. Ancak şüpheci bir insansınız. Size yapılan bir kötülüğü özür dilense bile affetmeyebilirsiniz.

19)İSMİNİZ U VEYA Ü İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Ailenize çok bağlısınız. Duygusalsınız, gücünüzü aklın ve mantığın kontrolü altına alamıyorsunuz. Daha çok içgüdülerinizle hareket ediyorsunuz. Bireysel olarak yaptığınız işlerde daha başarılısınız. Spor yapmayı seviyor, fazla enerjinizi bu şekilde boşaltıyorsunuz.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Duyarlı ve çok faal bir insansınız. Ancak faaliyetlerinizin dozunu iyi ayarlayamayıp kendinizi yorabiliyorsunuz. Aşırı çalışma, gerilim ve siniz bozuklukları uykunuzu kaçırabiliyor. Ketumsunuz. Duygularınızı ailenize bile açmakta zorlanıyor, pek çok şeyi içinizde yaşıyorsunuz.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Çabuk dost edinebilen, sıcak kanlı bir insansınız. Büyük coşkularınız var ama bunlara gem vuruyor, özlemlerinizi baskı altında tutuyorsunuz. Aşkta beklentileriniz çok olduğundan, istediğinizi bulmakta zorlanıyorsunuz. Sadakat sizin için önemli.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Yeni durumlara alışmakta zorluk çekiyorsunuz. İç dünyanız durgunken, istikrarlı bir insan, iyi bir dostsunuz. Dengeniz bozulduğu zaman kendinizle birlikte başkalarını da mutsuz edebiliyorsunuz. Gelenek ve göreneklere de büyük saygı duyuyorsunuz.

20)İSMİNİZ V HARFİ İLE BAŞLIYORSA

 

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

İnce ve keskin bir zekanız var. Sağduyunuz ve sezgileriniz güçlü. Karşınızdakinin düşüncelerini okuyabiliyorsunuz. İnsanları şaşırtmayı seviyor; sürpriz yapmaya bayılıyorsunuz. Ani kararlar alabilme yeteneğine sahipsiniz.
İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Değişken bir ruh durumunuz ve karakteriniz var. Kimi zaman neşeli, kimi zaman durgun ve hüzünlü olabilirsiniz. İnsanlar sizi anlamakta zorlanıyor. Halbuki çok düşünüyor, çok inceliyorsunuz. Olayları analiz ve sentez yapma yeteneğine sahipsiniz.
YAZIN DOĞDUYSANIZ

Her bakımdan mükemmele yakın olabilirsiniz. Ama kendinize aşırı güveniyorsunuz. Mutlu bir aile yapısına sahipsiniz. Arkadaşlarınızla değişik aktiviteler yapmak size zevk veriyor. Kıskanç değilsiniz ama sevdiğiniz kişiye oldukça bağımlısınız. Onsuz bir hayat düşünemiyorsunuz.
SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Çekici bir fiziğe sahip olabilirsiniz. Hareketli bir sosyal hayatınız var. Ama umursamaz tavırlarınız çok antipatik duruyor. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diye düşünüyorsunuz. Özgürlüğünüze aşırı düşkünsünüz.

21)İSMİNİZ Y HARFİ İLE BAŞLIYORSA
KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Geçmişe bağlı, sürekli eskiye özlem duyan birisiniz. Tüm duygu ve düşüncelerinizi karşınızdakilerle bölüşüyor, onların duygu ve düşüncelerini de paylaşıyor, sıkıntılarına ortak oluyorsunuz. Neşeli olmanıza rağmen çabuk öfkelenebiliyorsunuz.
İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Çalıştığınız yerde iş arkadaşlarınıza karşı samimi olamıyor, gerçekten hissettiklerinizi ve duygularınızı saklıyorsunuz. Katı değil, esnek; karamsar değil, iyimser olmalısınız. Dostlarınızın yanındayken ise oldukça enerjik, neşeli ve esprili birisiniz.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Duygusal bir insansınız ve bazen duygularınızı saçıp savuruyorsunuz. Sevdikleriniz için her şeyinizi vermeye hazırsınız. Heyecanlı ve tutkulusunuz. Ama bir o kadar da kıskançsınız. İş hayatınızda ise önde olmayı seviyorsunuz.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Fikirleriniz değişkenlik gösterebiliyor. Oldukça bağımsız bir kişiliğiniz var. İkili ilişkilerde zor bir insan görüntüsü çiziyorsunuz. Güzel sanatlara düşkünsünüz. Yaratıcı ve hayal gücü yüksek birisiniz. Büyük idealleriniz yok, hırslı değilsiniz. Ama çalışkansınız ve mutlu olmak için çalışıyorsunuz.

22)İSMİNİZ Z HARFİ İLE BAŞLIYORSA

KIŞIN DOĞDUYSANIZ

Çevreniz tarafından sevilen ve sayılan birisiniz. Tek eksikliğiniz fikirlerinizi açıklamaktan çekinmeniz, insanlarla diyalog kuramamanız. Başkasına güvenmek sizin için o kadar zor ki… Rüyalarınız sizin için önemli, hisleriniz çok kuvvetli çünkü. Duygularınızla hareket ediyorsunuz.

İLKBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Uyanık, işlek ve esnek bir zekaya sahipsiniz. Olayları değerlendirmeyi, çıkarınızı, gerçekleştirecek yeni durumdan yararlanmasını biliyorsunuz. Özel hayatınızda dağınıksınız. İş hayatınızda ise sorumluluğunu bilen, ciddi birisiniz.

YAZIN DOĞDUYSANIZ

Her şeyi sorguluyor ve merak ediyorsunuz. Detaylar sizin için önemli. İnsanların hatalarını yüzüne vurmaktan çekinmiyorsunuz. Ama unutmayın, sizin de hatalarınız olabilir. Nasıl başkaları bu hatalarınızı yüzünüze açıkça vurmuyorsa, siz de dostlarınıza olumlu yaklaşın.

SONBAHARDA DOĞDUYSANIZ

Duygularıyla kafası arasında denge kurabilen ender tiplerdensiniz. Tam bir hukukçu ya da siyaset adamısınız. Sakinsiniz. Güzel sanatlar içerisinde en çok müziği seviyorsunuz. Dostlarınız sizle vakit geçirmekten zevk alıyor. Ailenizle ise sürekli bir çekişme içindesiniz.

Astrolog ZEYNEP TURAN

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Saklı Bir Özelliğiniz Olabilir: Şifa Verme Yeteneğine Sahip Kişilerde Görülen 16 İşaret

508002_ruki_shar_svet_svechenie_1920x1200_www.Gde-Fon.com_-2[1]

 

 

 

Herkes, insanları arzu ettiği bir konuda etkileme potansiyeline sahiptir. Hepimizde, diğerlerine nazaran daha ön planda tuttuğumuz belirli bir özelliğin olduğundan şüphe yoktur. İster bilinçli, ister bilinçsiz olarak yapıyor olalım, her şekilde güçlü noktalarımızı tanımlayabilip, kusurlarımızın farkında olabilmemiz oldukça önemlidir.

Şifacılar her zaman için, her kültürde yerini alabilen insanlardır. Ancak haliyle, şartlar ve durumlar insanları mecbur bırakmadıkça çok da aranıp, ilgi görmezler. İlgi ve alaka eksikliğinden, çoğu şifacı ne yazık ki tanınmaz ve bilinmez. Bu duruma karşı bakış açınız ne olursa olsun, şifacılara aslında hepimizin çok ihtiyacı vardır.
Aşağıda, şifacıların ortak özelliklerinin yer aldığı bir liste oluşturduk. Kendi özelliklerinizden yola çıkarak, gizli kalmış bir şifacı yönünüz var mı bir bakın.
İşte Şifa Verici Güçlere Sahip Olduğunuzu Gösteren 16 İşaret:

1 )İnsanlar sizinle zaman geçirmenin veya sizinle aynı ortamda bulunmanın ne kadar rahatlatıcı ve huzur verici olduğundan bahsederler.

2) Sizinle fiziksel olarak yakın mesafede olan insanlar nadiren hastalanır.

3) Daima başka insanların hayatlarına ne yönde katkı sağlayıp geliştirebileceğinizi düşünürsünüz.

4) Kaygı bozukluğu, panik bozukluk ve duygudurum bozukluğu gibi tanılar taşıyor olabilirsiniz.

5) Empati duygunuz çok gelişmiştir ve insanları anlamak için daima empati kurarsınız.

6 )Atalarınızda veya ailenizde bir şifacılık geçmişi vardır.

7 )Toplumsal ve sosyal ortamlarda yüreğinizin pır pır ettiğini hissedersiniz.

8 )Hayvanlarla aranızda kuvvetli bir bağ vardır. Etrafınızdaki hayvanlar sizi görünce mutlu olduklarını hissettirirler.

9 ) Tanımadığınız insanlar size hayat hikayelerini anlatır.

10 ) Masaj yapma konusunda eğitimsiz olsanız bile oldukça yeteneklisinizdir.

11 )Boyun ve omuz ağrıları çekiyor olabilirsiniz.

12 )Dışarıda vakit geçirmekten hoşlanırsınız.

13) Kristallerin ve doğal taşların metafiziksel özellikleri ilginizi çeker.

14 )Enerji şifalandırma, Şamanizm, akupunktur ve buna benzer spiritüel tedavilere ilgi duyarsınız.

15 )Algılarınızın, diğer insanlara kıyasla daha açık olmasından ve yüksek bir farkındalığa sahip olmanızdan dolayı bazı yiyecek ve içecekler konusunda hassas olabilir ve alerjik reaksiyonlar gösterebilirsiniz.

16 )Bazen bir anda vücudunuza titremeler geldiğini, sıcaklığın yayıldığını ve avuç içlerinizin bile titrediğini hissediyor olabilirsiniz.

Şifacıların en belirgin özelliği, vücutlarının birçok frekansa ve enerjiye karşı oldukça duyarlı olmasıdır. Enerjilerini dışarı vurma kabiliyetleri ve empati olguları gelişmiş olup aynı zamanda, başkalarına yardım etme arzusu duyan insanlardır. Ancak, bahşedilmiş bu duyguları geliştirmek için, karar kılınmış ne bir yol ne de herhangi bir teori vardır.

Not: Bu özelliklere sahipseniz reiki gibi şifa tekniğini öğrenmenizi ve benim gibi bir masterdan el almanızı tavsiye ederim…

BİLGİ İÇİN REİKİ MASTER ANETTE 0536 798 68 68

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »