Archive | 14 Mayıs 2018

MARİFETNEME’YE GÖRE UZUVLARIN KARAKTERE ETKİLERİ VE BEDENDEN KARAKTER OKUMANIN İPUÇLARI

2012914171546_marifetmamesarmasik[1]

Öte yandan Marifetname’de bu bilgiler sadece ayrıntıdır.
18. yüzyılda yaşamış ünlü bilim adamı ve mutasavvıf Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın (1705-1771) Marifetname’si ansiklopedik bir kitap olması İtibariyle, fizyonomiye de büyük yer vermiştir. Olgun bir mutasavvıf olan İbrahim Hakkı, çok sayıda eser yazmıştır ama bu eserler arasında en meşhur olanı Marifetname’dir.
Marifetname, “Mukaddime” ile üç “Fen” ve bir “Hatime” olmak üzere beş ayrı bölümden oluşmaktadır. Bu kısımlar da kendi içlerinde “Bab, Fasıl, Nevi” olarak ayrılmıştır ki bu bölümler dışında başta ve sonda, birkaç sayfalık yazılar da vardır.
Marifetname’de, fizyonomi ile ilgili bilgiler döneminin diline göre hayli sade ve esprili şiirlerle süslenerek yer almaktadır.
Marifetname’de yer alan bilgilere göre; kalın dudaklı insanların zevkine düşkün, ince ve normalde sıkça kapalı duran dudaklara sahip olanların sıkı ağızlı oldukları belirtilmiştir, insanlarda küçük baş, aklın azlığına ve sır sakla-mamaya, büyük baş akla ve zekaya, yassı tepe baş lakaytlık ve gamsızlığa, yanlardan basık baş huyu ve tabiatı dar ve hiddetli olmaya işarettir.
Gaga burunlu insanlarda egemenlik ruhunun, kalkık burunlularda ise asiliğin olduğu ifade edilmiştir. Yüzün belirgin organları olan gözler, burun, ağız, çene, kulakların yanı sıra kaşlar, kirpikler, göz kapakları, gözleri rengi, derinin rengi, kırışıklar vs. ele alınan özellikler arasındadır.
Maddeler halinde bu bilgileri sadeleştirdiğimizde şu liste oluşuyor:
1. Boyu uzun olan, saf akıllı olur, kolay kandırılır.
2. Boyu kısa olanın hilesi çoktur, kötü huya meyillidir.
3. Orta boylu olan kişi akıllı ve güzel huylu olur.
4. Saçı sert olan keskin zekâlı olur.
5. Saçı yumuşak olan ebleh ve arsız olur.
6. Saçı sarı olanın işi gücü kibir ve gazaptır.
7. Saçı kara olanda sabır vardır. Böyleleri ile yakınlık kurmaya bak.
8. Saçı kumral olan ise güzel, huyca eşsizdir.
9. Saçı seyrek olan ârif ve zarif bir kişidir.
10. Saçı çok olan kadının anlayışı kıt olur.
11. Başı küçük olan kişinin aklı da az olur. Böylelerine sakın sırrını söyleme.
12. Başı büyük olanın aklı çok olur.
13. Başının üstü yassı olan keder çekmez.
14. Başının cildi sağlam olan hayır işler; şer işlemez.
15. Başı kel olana yakın olma. Böylesinden sakın ki, kötü huylu olur.
16. Alnı dar olanın ahlakı da dar olur.
17. Alnı yumru olan kötü ve aldatıcı olur.
18. Alnı enli olanın kötü huyluluğu hastalık gibidir(ondan gitmez).
19. Alnı düzgün olan kişiyi emniyetli bil.
20. Alnı kırışıksız olan şüphesiz tembel olur.
21. Alnındaki kırışıklar uzun olan anlayışlı olur. Kırışığı az olan cömert olur.
22. Kaşları arası kıvrımlı (kırışık) olan kişi baştan sona gam yüklüdür.
23. Kulağı büyük ve enli olan cahil ve tembel olur.
24. Kulağı küçük olan hırsızdır. Kulağı orta büyüklükte olan ise dürüsttür.
25. Kaş ucu ince olanın işi gücü fitnedir.
26. Kaşı çok kıllı olan gönlü kırık ve kederli olur.
27. Kaşı açık olan dürüsttür. Kaşı çatma ise hırsız olur.
28. İnce kaş güzeldir ama bunun da uzunu kibirlilerde bulunur.
29. Kaşı kavisli olan her zaman dilber olur.
30. Gözün çukur ve eğik olması kibirlilik alâmetidir.
31. Kara gözlü olanlar itaatkâr olur. Gözün kanlı olması ise yiğitlik alametidir.
32. Gözleri gök olan zekîdir. Ela gözlü ise edebli olur.
33. Gözü küçük olan hafif bir kişiliğe, gözü büyük olan ise zarif bir kişiliğe sahiptir.
34. Gözü yumru olan hasetçi olur. Gözü orta büyüklükte olan gerçek dosttur.
35. Kıpık gözlü olan yaramaz ve çirkin olur.Bakışı gevşek olan ise süslü olur.
36. Noktalı göz ok gibidir. Böylesinin gözü başkasına çok değer (nazarı dokunur).
37. Tek gözlüye yakın olma; sık bakan ise emniyetli sayılmaz.
38. Şaşıya hiç bakma ki sana eğri (kötü düşünerek) bakar.
39. Gözü güleç olan güzel olur. Kirpiği sık olan ise eşsizdir.
40. Yüzü büyük olan hastalıklıdır. Küçük yüzlü olmak ise kibir alametidir.
41. Yüzü yumru olan ahmak; yassı olan güzel olur.
42. Yüzü arık olan borcuna sâdık değildir. Yüzü etli olan ise sakil olur.
43. Yüzü hayli uzun olan konuşurken yalan konuşur.
44. Yüzü sert olanın genellikle sözü acı olur.
45. Yüz, değirmi gerekir. Dolunaydan parlak olmalıdır.
46. Tebessüm eden bir yüze bakanlar rahatlık bulup kam alır.
47. Benzi kızıl olan edeblidir.
48. Benzi sarı olan hastalıklı; siyaha çalan ise tevekkel olur.
49. Gözleri gök veya mâvi olursa ondan uzak olmaya bak.
50. Rengi ortada olan yüz hem ak hem kızıl olur (yanak ve alın).
51. Burun biraz uzun ise sâhibinin anlayışında biraz kıtlık vardır.
52. Burnu kısa olanın içinde korkusu çok olur.
53. Burnunun ucu top olan kişi neşeli olur.
54. Burnunun ucu ağzına yakın olan adamdan kendini sakın.
55. Burun delikleri geniş olursa, kibir ve haset alametidir.
56. Burnunun iki kanadı hareketli olan kişide kahır ve inat bir aradadır.
57. Burnu geniş olan kişide şehvet hastalık halini almıştır.
58. Burnu eğri olan kişi himmette bulunmayı düşünür.
59. Ağzın küçük olması güzelliktendir ama böyle kişi korkak olur.
60. Ağzı büyük olan yiğit eğri olan ise kötüdür.
61. Kadının cisel organının şekli ağzının şekli gibidir.
62. Burnundan konuşan kişinin bu özeliği kibrine dalâlet eder.
63. İnce sesli erkek, kadına düşkün olur, kibirden olsa gerek işi gücü şehvettir.
64. Erkek sesli kadın ise çoğunlukla yalan söyler.
65. Sözü hızlı söyleyenin anlayışı yüksektir.
66. Sesi kaba olanın himmeti de vardır, merhabâya değer.
67. Sesi çatal olan kişi halka fazlasıyla kötülükte bulunur.
68. Gülüşü çok olan kişiden hayâ beklenemez.
69. Yüzü güleç ve sözü tatlı olan kişi ne aziz kişidir.
70. Yufka ve kırmızı dudaklı kişi iyi ilim tahsil eder.
71. Dudak etli olursa sahibi kızgın ve sakil olur.
72. Dişleri iri olan kişi çoğunlukla kötülük yapar.
73. Dişi orta irilikte olanın işi doğruluk ve esenliktir.
74. Kokusu güzel olanın huyu da hoş olur.
75. İnce çeneli erkekte akıl az olur.
76. Çenesi enli olan kişi sert ve kaba olur.
77. Çenesi orta halli olan akıllı ve güzel olur.
78. Sakalı uzun olan kişi hünersiz olur.
79. Sakalı sık olan sakil olur. Böyleleri sözü uzatır da uzatır.
80. Kara ve seyrek sakal zekaya delildir.
81. Hiç sakalı olmayan kösenin hilesi pek çok olur.
82. Sakalı değirmi olan kişi olgunluklarla doludur.
83. Kafası geniş olan ahmak olur.
84. Boynu çok uzun olan kişide olgunluk az olur.
85. Gerdanı ince olan ise câhil olur.
86. Boynu kalın olan kimse gece gündüz tıkınır oburlaşır.
87. Boynu kısa olanın hîlesi çoktur.
88. Boynu orta uzunlukta olan kişi hayırlı işler ile uğraşır.
89. Her yeri orta halli olan kişi şüphesiz bir dilber olur.
90. Omuzu sivri olan hırsız ve işleri yaman olur.
91. Eğri omuzlu kişinin, işi eğri olur.
92. Kısa omuz eblehin, düşkün omuz, efilindir.
93. Mutedil olan omuz sahibi, rumuz anlar.
94. Kolu eğri ve kısa olsa, o şerli olur.
95. Bileği uzun olursa, istemeden bahşiş verir.
96. Eğer küçük olduysa el, o misilsiz ve güzeldir.
97. Parmağı uzun olan, bilgi sahibi ve hüner ehlidir.
98. Parmağı yumuşak olan, şüphesiz zeyrek olur.
99. Tırnağı geniş olmasa, akşam sabah sev onu.
100. Tırnağı yumru ve çizik olsa, o bilmez yazık.
101. Tırnağı yassı ve düz olsa, olur eli uz.
102. Göğsü çıkık olanın ahlakı da kötüdür.
103, Göğsü eğer dar olsa, gece gündüz o, gam yer.
104, Göğsü geniş olsa, onun gönlü hiç melûl olmaz.
105. Göğüs ve omuzdaki kıl, cür’ete delil olmuştur.
106. Kadının göğsü büyük olsa, şehveti çok olur.
107. Göğsü uzun olsa onda süt az olur.
104. Kadının göğsü küçük olsa, süt onda çok olur.
105. Sütlü memeli ve doğurgan kadın, eşine dosttur.
106, Orta memeli olanın memesini eşi emer.
107. Eti yumuşak olan tende, can ve lütuf olur.
108. Eti hoş ve latif olan,bilgili ve zarif olur.
109. Eti pek katı olanın kabalığı katı oldu.
110. Arkası yassı kişinin işi, sefahet oldu.
111. Arkası kambur adamın huyu da kötü olur.
112. Sırtı geniş olanın,kuvveti çoktur.
113. Eğer beli ince olursa, şekli yerince olur.
114. Arkada kıl bittiyse, şehvete delil olmuştur.
115. Karnı büyük olan gabidir.
116. Karnı küçük olan çelebidir.
117. Karnı hem büyük hem kısa olursa, kötü huylu ve zorlu olur.
118. Kasıkta kıl bitmezse, tabiati vahşi olur.
119. Oyluğu enli olan, şüphesiz tembel olur.
112. Cinzel organı küçük olan, olgu ve bilgili oldu.
113. Cinsel aleti uzun olan, ahmaklığına delildir.
115. Cinsel organı büyük olan, çok kötülük sahibidir.
116. Husyeler küçük olsa sahibi korkak oldu.
117. Husyeler büyük olsa, o kişi pehlivandı.
118. Ferci (cinsel organı) eğer küçük olsa, o kadın tehlikelidir.
119. cinsel organı etli ve büyük olursa, kadının şehveti çoktur.
120. Oyluğu pek uzun olanın şehveti az olur.
121. İnsanın bir kıçı eğri olanın içi kibir ve hasettir.
122. Dizi büyük olan, hayli yük yüklenir.
123. Baldırı kalın olanın, lütfu olmaz, cimri olur.
124. topuğu etli kadını, şiveli say.
125. Kadının ökçesi yufka olursa, şüphesiz dilber olur.
126. Ökçesi kalın olan mert, şecaatte tek oldu.
127. Ayağı enli kişinin, cevr ve cefadır işi.
128. Eğer ökçe uzun olursa, sahibi çok hâyâlıdır, namusludur, edeplidir.
129. Parmağı uzun olan, anlayışla bilgi doludur.
130. Adımı dar olanın cünbüşü hoştur Çünkü salınarak yürür, akıl ona hayran olur. Adamı öldürür o güzel yürüyüşü, ölüyü diriltir o güzel sözleri.
FİZYONOMİYE GÖRE BAŞTAKİ ŞEKİLLERİN KARAKTERE ETKİSİ ve YÜZDEN KARAKTER OKUMA İPUÇLARI
ALIN
Geniş: Entelektüel, hayal gücü kuvvetli
Normal: Dengeli, yetenekli
Açık: Sosyal, paylaşımcı, eli açık
Dar: Çok dikkatli, dakik, rakamlarla arası iyi
Dörtgen: İyi kalpli, alçak gönüllü, asil
Dik: Bağımsız
Yuvarlak: Hınçlı, çabuk sinirlenen
Aşırı enli: Kibirli, övünmeyi seven
Bombeli: İnisiyatif sahibi, uyumlu
Çökük: Zorluklara karşı direnci olmayan, ürkek
Aşırı küçük: Cimri, çabuk sinirlenen
Kırışıksız ve düz: Kibarlığa yatkın, dış görünüşe önem veren, süslü
KAŞLAR
Kalkık: Dinamik, hırslı, kolay sinirlenen
Düz: Rahatına düşkün, iyimser, dünyayla barışık
Geniş: Ufku geniş, güvensiz, hassas
Uzun: Güçlü, dirençli
Aşağıya doğru inen: Ters, hoşgörüsüz, kendisinden başka hiçbir fikri kabullenmeyen
Kısa: Sakin karakterli, duygusal, aktif
İnce: Esnek, başarılı, kolay pes eden
Çalı gibi: Güçlü yaradılışlı, başarılı
Kalın ve siyah: Dürüst, alçak gönüllü
Burnun üzerinde birleşen: Çabuk sinirlenen, cimri, dengesiz, maceracı
Kalın, aşağı doğru kavisli: Hayal gücü kuvvetli
Gözlere yakın, hilal şekilli: Ters, başına buyruk
Kavisli ve yüksek: Hayat aşkıyla, enerjiyle dolu
Aşağı doğru: Centilmen, sahiplenici, ciddi ilişkiler yaşayan
GÖZLER
Çukur: Ciddi, gizemli, zaman zaman gaddar, sezgileriyle hareket eden
Burna yakın: Konsantrasyonu kuvvetli, titiz, kararlı
Büyük: Açık, kibar, sözüne güvenilir, tembel
Küçük: Odaklanmış, özel, cesareti ve iradesi zayıf
Ne büyük ne küçük: Asil karakterli
Patlak: Hevesli ve meraklı
Parlak: İhtiraslı
Dış uçları aşağı doğru: Empati yeteneğine sahip, problemleri öngörebilen; bu nedenle de hayal kırıklığına uğramayan, merhametli
Göz rengi:
Koyu kahve veya koyu mavi: Güvenilir, ciddi
Koyu gri: Cimri
Gri: Sadık
Yeşil: İsabetli karar veren, kinci ve son derece kıskanç
Kahverengi: Diğerlerini düşünen, uysal ve uyumlu, zaman zaman sadakatsiz ve işler istedikleri gibi gitmeyince de çabuk sinirlenen
Kestane rengine yakın: Dengeli
Kurşuni mavi: Şair ruhlu, romantik, pratik işlerde başarısız, hayalci ve dalgın
Siyah-kahverengi-yeşil: Enerjik.
Siyah: İhtiraslı, ateşli, coşkulu, kurnaz
Mavi: Hassas, çevresi tarafından çok sevilen, çevrenin sevgisine ve takdirine bel bağlayan, üstlendiği vazifelere pek düşkün olmayan
Göz Kapakları
Görülebilen göz kapakları: Verdiği sözü tutan, ilişkilerde samimiyete ve sadakate önem veren, karşısındaki kişilere karşı da aynı beklenti içinde olan
Az görülebilen göz kapakları: İlişkilerde bağlılığa da bağımsızlığa da eşit derecede önem veren, dengeyi sağlamayı bilen
Görünmeyen gözkapakları: Çok iyi odaklanabilen, kişisel özgürlük alanına çok önem veren ve buna saygı gösterilmesini isteyen Aşırı büyük gözkapakları: Ciddiyetsiz, düşünmeden hareket eden
Alt göz kapakları sarkık: Alkole meyilli
BURUN
Dar: Kontrolcü
Geniş: Kendine güveni tam, iyi bir lider
Dolgun: Güçlü, inatçı, cömert ve sabırsız
Küçük ve kısa: Kibirli, cimri, kötü kalpli
Dışa doğru: Lider ruhlu, idare etmeyi seven ve temsilci ruhlu
Düz ve kalkık: Şehvetli, ihtiraslı
Kambur: Barışçı, cömert, eli açık
İçe doğru: Yardımlaşmayı seven, girişken
Sivri: Çabuk sinirlenen, meraklı
Uzun, ağza kadar uzanmış: Cesur, kahraman, akıllı, adil
Geniş ve düz: Sosyal ama kararsız
Burun deliklerinin duvarları kalın: İyi kalpli
Burun deliklerinin duvarları ince: Hırçın
Burun delikleri geniş: Sinirli
Dairevi burun delikleri: Alçakgönüllü
Burnun alınla birleştiği yer çökük: Şehvetli
DUDAKLAR
Geniş ve düşük: Cömert
Kısa ve kalkık: Gururlu
Büyük: Cesur, savaşçı ruhlu
Ensiz, büyük: Hilekar, yalancı
Aşırı büyük alt dudak: Tembel
İnce, ensiz: Şan ve şöhret tutkunu
Kalın ve kalkık: Ağzı kalabalık
Birbirine çok yakın ve sıkışmış: İtici mizaçlı, geçimsiz
Kalın, sarkık: Zevke ve eğlenceye düşkün
İnce ve düşük: Öz konuşan
Üst dudak ve damak önde: Huysuz ve kavgacı
ÇENE
Geniş: Otoriter, dediğim dedik
Aşırı enli, dörtgen: Acımasız, enerji dolu, kaba
Aşırı yuvarlak: Enerji dolu
Dar: Yumuşak başlı
İkiye ayrılmış: Kararsız
İleriye doğru çıkık: İnatçı, hoşgörüsüz
Gamzeli: İnatçı
Keskin uçlu: Çabuk sinirlenen
Yukarı doğru eğik: Zevkine düşkün
Küçük: Kararsız, tereddütlü
YÜZ ŞEKLİ
Enli, etli ve yuvarlak: İyi kalpli
Aşırı uzun: Kibirli, kendini beğenmiş
Çökük: Kötü ahlaklı
Düz şekilli: Ters, başına buyruk ve bazen zalim
Kemikli ve kare: Tedbirli, zaman zaman acımasız, sert, baskın karakterli
Şişman: Maddiyatçı, eğlenceyi seven ve rahatına düşkün
Uzun ve oval: Aptal, kendini beğenmiş
Aşırı küçük: Bayağı
Keskin hatlı: Alçak hislere yatkın
Küçük: Cesaretsiz ve iradesiz
Balon şekilli: İyi kalpli, alçak gönüllü
Uzun, dikdörtgen: Asil
Kemikli: Çalışmayı seven, ürkek
Üçgen: Az duyarlı
Zayıf: İhtiyatlı, derin düşünceli
Seyrek sakallı: Dengeli
BAŞ
Büyük: Hassas
Uzun, sivri çene ve sivri kafa: Yalancı, yaltaklık etmeye yatkın
Küçük: Duyarsız, hoyrat, incitici
Yukarı doğru ensiz: Pişkin ve yırtık
SAÇ RENGİ
Sarı: Cesur
Bal rengi: Soğuk
Kızıl: Kurnaz
Siyah: Korkak

Her Şeye Yeniden Başlamak İsteyenlerin Uygulaması Gereken 12 Karar

dfbae3_893c58110dbb44f1b376279dfeada76f[1]

 

1)Hayatınızda ters giden şeylere alışmak yerine onlara bir son vermek için harekete geçin.
2)Bazen balık hafızalı olmak iyidir; o yüzden “unutmadıklarınız” üzerinize yük olmaya devam etmesin. Unutun!
3)Yeniden başlamanın en önemli kararlarından biri, eskileri hiç düşünmeden çöpe atmaktır.
4)“Bir bilene danışmak” size mantıklı yolu gösterebilir; ama o size ait bir yol olmaz. Kulaklarınızı kapatıp kendinizi dinleyin.
5)Kendiniz için iyi kararlar alelacele alınmaz; biraz yalnız zaman geçirmeye çalışın.
6)Geçmişte yaptığınız hatalar geride kaldı; tekrar aynı hatalara düşeceğiniz fikrini kafanızdan çıkarın.
7)Sürekli yaşadığınız kötü olayları hatırlamak yerine günlük hayatın içindeki mutluluk veren küçük şeyleri anımsayın.
8)İhtiyacınız olduğunuz anlar geldiğinde en yakın dostlarınızı arayıp yanında olduklarını hissedin. Yeni bir şeylere başlarken destek almak gibisi yoktur.
9)Bazen bir şeyleri silmek, eskileri kapatabilmenin tek yoludur. Artık size mutsuzluk veren her şeyi silmeye başlayın.
10)Çok sevdiğiniz bir yiyeceği tatmak, ve ardından gelen mutluluğu yeniden başlama kararınıza yansıtmak da iyi bir fikir 🙂
11)Yaşadığınız güzel anı, üzerinize çöken umutsuzluk ve karamsarlıkla lekelemeyin. Hayat, umutsuzluk duymak için birçok kötü yöne sahip; mühim olan sizin onu nasıl algıladığınız.
12)Paylaşmak, her daim insana iyi gelir. Yeniden başlama kararınızı sevdiklerinizle paylaşıp heyecanınızı yükseltin.

Temiz Yürekli Büyük Bir Düşünür; Krishnamurti’den Sevgi Ve Yaşam Üzerine 9 Enfes Söz

krisnamurti-sozleri[1]

 

Jiddu Krishnamurti 1895 – 1986 yılları arasında yaşamış, sevgi, şefkat ve yaşam üzerine getirdiği sağduyulu yorumlarla bilgeliği günümüze dek uzanan büyük Hint düşünürüdür. Onun en çarpıcı sözlerini sizler için bir araya getirdik.
1. “Hayır” demek “evet” demekten çok daha önemlidir.
‘Hayır’ demek en yüksek düşünme biçimini gerektirir, çünkü “hayır” demek olumsuzlayarak düşünme anlamına gelir. Yani yanlış olanı görme.

 

2. Sadece sevgi bir başkasını anlamayı sağlar. Sevginin olduğu yerde ötekiyle duygu ortaklığı vardır, aynı seviyede ve aynı anda. Kendimiz o kadar kuru, boş ve sevgisisiz ki, hükümetlerin ve sistemlerin çocuklarımızın eğitimlerini ve bizim yaşamlarımızın yönünü ellerine geçirmelerine izin verdik. Ancak hükümetler insanlar değil yetkin teknisyenler istiyorlar, çünkü insanlar hükümetler- ve organize dinler – için tehlikeli olabilirler. Bu yüzden hükümetler ve din organizasyonları eğitimi kontrol etme arayışındadır.

3. Kalbinizde sevgiye yer açmış olsaydınız her şeyi olanlara saygı gösterdiğiniz gibi, hiçbir şeyi olmayanlara da saygı gösterirdiniz; ne varlıklı kimselerden çekinir, ne de yoksulları hakir görürdünüz. Çıkar kazanma umuduyla saygı göstermek korkunun ürünüdür. Oysa sevgide korku yoktur.

4. Bir makine gibi yaşamaktan öteye geçemiyorsanız eğitimli olmanın, okuma yazma öğrenmenin ne anlamı var ki? Ama işte anne babanızın istediği bu; dünyanın istediği de bu. Dünya sizin düşünmenizi istemiyor, keşfetme özgürlüğüne sahip olmanızı istemiyor, çünkü o zaman siz tehlikeli bir yurttaş olursunuz ve yerleşik düzene uyum sağ­lamazsınız.
5. Eğer içinizde sevgi yoksa ne yaparsanız yapın, dün­yadaki bütün tanrıların peşinden gidin, bütün top­lumsal etkinliklere katılın, yoksulu kalkındırmaya çalışın, siyasete atılın, kitaplar yazın, şiirler ya­zın, ölü bir insansınız demektir.

6. Sevgisiz hayat sığ bir gölet gibidir. Derin bir nehirde zenginlik vardır ve pek çok balık orada yaşayabilir; fakat sığ bir gölet yakıcı güneş ışığının altında çok geçmeden kurur ve ondan geriye sadece çamur ve pislik kalır.

 

7. İnsanlığın tümü her birimizin içinde, gerek bilincimizde gerekse bilinçdışımızda, benliğimizin derinliklerde bulunmaktadır. İnsan binlerce yılın ürünüdür; tüm tarih, geçmişin tüm bilgisi her birimizin içinde gömülüdür; onu nasıl derinlere inip kazıyarak çıkaracağınızı bilirseniz bulabilirsiniz. Bu nedenle insanın kendini tanıması son derece önemlidir. “Kendimizi” yitirdik, ikinci el insan olduk; Freud ya da uzman kişi her kimse onun bize söylediklerini tekrarlıyoruz. Kişi eğer kendini tanımak istiyorsa bir uzmanın gözleriyle bakamaz; doğrudan kendine bakması gerekir.

8. Hakikat uzakta değil, yakında; hakikat her yaprağın altında, her gülüşte, her göz yaşında, kişinin sözcüklerinde, duygularında, düşüncelerinde. Ama öylesine gizlenmiş ki, onu görmek için örtüsünü kaldırmak zorundayız. Örtüyü kaldırmak sahte olanı keşfetmektir; sahte olanı tanıdığınız an o ortadan kalkar, hakikat açığa çıkar.

 

9. Dinleyin ; bir kuşun sesini, tek bir sesi, her bir sesi ayrı, canlı, net olarak dinlemekten zevk alın;şu kargayı dinleyin;konuşmacıyı can kulağıyla dinleyin, her sözcüğü, her önermeyi yorumlamadan, dönüştürmeden dinleyin. Yalnızca dinleyin. Bu dinleyişin sonunda enerji elde edeceksiniz; bütünsel anlamda devineceksiniz. Susun ve dinleyin…

Carl Jung’a Göre Mutluluğunuzu Etkileyen 5 Önemli Faktör

spo[1]

 

1. Kendinize özen gösterin.

Hepimiz biliyoruz ki düzenli olarak bedenimize bakmamız gerekir. İyi planlanmış bir diyetin yanı sıra, bu hayatta gerçekten mutlu olmak için zihinsel rahatlama da yapmamız gerekir. Konu sadece egzersiz yapmak değil, aynı zamanda pek çok hastalığa neden olabilecek fazla yağlarımızı yakmak ve yaptıktan sonra yani kendinizi daha sağlıklı hissettiğinizde bunu sizi mutlu ettiği göreceksiniz. Bunun nedeni ise, egzersizin beyne daha fazla endorfin salmasına neden olarak beyni uyarmasıdır. Bu da sizde mutlu olma hissi uyandırır.

2. Başkalarıyla sosyal ilişkilerini geliştir.

İnsanlar sosyal hayvanlardır ve bu yüzden ihtiyacımız olan şey sevgi ve yakınlık görmektir ama kimse çevresindeki tüm insanları sevemez daima. Böyle bir durumda karmaşa kaçınılmaz olacaktır. Fakat gerçek şu ki, sevgisini olabildiğince paylaşan bir kişi hiç olmadığı kadar mutlu olacaktır. Başkalarıyla vakit geçirmek bizi mutlu etmekle kalmaz, bu insanlar için bir şeyler yapmak da aynı amaca hizmet edebilir. Kendimizi ilk sıraya koymadığımız ve başkalarına öncelik verdiğimiz zaman, hepimizin aradığı mutluluğa yol açacak kapıya ulaşabiliriz.
3. Dünya üzerindeki güzel şeylere odaklan.

Hepimiz çok telaşlı hayatlar kuruyoruz ve çoğu zaman sadece insan olduğumuzu ve bir mola vermemiz gerektiğini unutuyoruz. Hayatın daha iyi olması için durmamız, derin bir nefes almamız ve sahip olduğumuz her şeye şükretmemiz gerekiyor. Bir pikniğe gidin, öğle yemeği yiyin, bir ağacın gölgesinde uyuyun, güzel çiçekler bulun, tanımadığınız birine yardım edin, arkadaşlarınızla takılın ve bu dünyanın bize verdiği tüm güzel şeylere şükredin.
4. Sevdiğiniz işi yapın.

Hepimiz yaptığımız iş hakkında aynı şekilde hissetmiyoruz. Yaşamak için çalışanlar ile çalışmak için çalışanlar arasında derin bir uçurum var. İnsanlar aslında işlerini yapmayı seviyorlarsa, çok daha mutlu oluyorlar. Çünkü yaptıkları işi yaşamlarını ayrı bir parçası olarak görmezler.

5. Bazı inançlarınız olsun.

 

Her zaman resmi bir dinin parçası olmak zorunda değilsiniz tabi ki ama Jung, hepimizden daha büyük bir kavram inancının bizi daha mutlu edeceğine inanıyor. Ölümün her şeyin sonu olmadığını bilme, bize umut verebilir ve zor durumlarda bize yardım edebilir. Mutluluğu bulmakta zorlandığınız zaman, hayatınızın belirli bir parçasına odaklanıp çalışabilir ve daha iyi şeyler yapabilirsiniz. Kendinizi geliştirmek veya zor bir noktadan kurtulmak için yaptığınız bu küçük çabanın sizin ilerleyebilmeniz ve kendi içinde bulunduğunuz çukurdan kurtulmak için enerjiyi bulmanız adına iyi bir eylem olabilir.

Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilmediğin zaman, herhangi birine, öylece girme, otur ve bekle.

Kitap_20120518221612_16141_5[1]

 

“Kendine dikkat et. Büyürken, yanlışların yerine doğruları koymak istediğinde şunu anımsa: Yapılacak ilk devrim, insanin kendi içinde yapacağıdır, evet ilk ve en önemli devrim budur. İnsan kendi hakkında bir düşünceye sahip değilken, bir düşünce uğruna savaşmak, yapılabilecek en tehlikeli şeylerden biridir.

Yolunu yitirdiğini, şaşırdığını hissettiğin zaman ağaçları düşün, onların büyüme biçimini anımsa. Unutma ki yaprağı gür ama kökü zayıf bir ağaç ilk güçlü rüzgarda devrilir. Oysa kökü güçlü ve az yapraklı ağaçta can suyu bin güçlükle dolaşır. Kökler ve yapraklar aynı ölçüde gelişmelidir, olayların içinde ve üzerinde olmalısın, ancak böyle gölge ve sığınak sunabilir, ancak doğru mevsimde çiçekler ve meyvelerle donanabilirsin.

Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilmediğin zaman, herhangi birine, öylece girme, otur ve bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al. Hiç bir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle ve gene bekle. Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve yüreğinin götürdüğü yere git…”

Susanna Tamarro