Archive | 16 Mayıs 2018

KENDİNİZİ KEŞFETMENİN YOLLARINDAN BİRİ BAŞARI GÜNLÜĞÜ TUTMAKTIR.

3753_rene_magritte_zoomshop[1]

 

Kendi kendiniz keşfetmenin en önemli yollarından biri Başarı Günlüğü tutmaktır. Günlük kelimesi bir yolculuk sırasında yaşananların yazılı bir kaydını tutmak anlamına gelir. Başarı arayışı insanın kendi içinde bir yolculuktur ve yazılı kaydınız sizi buradan alıp ulaşmak istediğiniz en son noktaya götürür. Bu süreç yol boyunca birçok kez durmanızı gerektirecektir. Kayıtlarınız sizi gittiğiniz yolda tutan ve amaçlarınıza doğru yönlendiren kişisel bir yol haritası işlevi görür. Buarada Başarı Günlüğünüze yazmanız gerekenlerle ilgili bir çok öneriyle karşılaşacaksınız. Ama yapmanız gereken ilk kayıt nerede durmak istediğinizle ilgili. O hade şimdi isteklerinizin listesini çıkarmak , arzuladığınız her şeyi yazmak için biraz zaman ayırın. Dileğiniz ister bir trilyon , ister yeni bir ev , ister aşk , ister mutlu bir ilişki , ister terfi isterse de tamamen yepyeni bir kariyer olsun , bütün hayallerinizi tek tek yazın. Özlediğiniz başka bir şey aklınıza geldiğinde listenize eklemeye devam edin.
Başarı günlüğünüze aşağıda yazdığım soruların yanıtlarını yazın. Bilincinizin yaratıcılığını düzenli olarak incelemek için bu yanıtları sık sık gözden geçirin.
* Genel olarak en çok neyin bilincindesiniz? En çok neyi düşünme eğilimindesiniz? Sahip olduklarınızın mı eksikliklerinizin mi farkındasınız?
* En önemli kariyer amacınız nedir ? Bu başarıya odaklanmka için her gün bilinçli olarak ne kadar zaman harcıyorsunuz?
* Hayatınızda en çok yer kaplayan alışkanlığınız yada bağımlılığınız nedir? Gününüzün ne kadarını bu alışkanlıkla geçiriyorsunuz ? Bunu yapmadığınız zamanlarda alışkanlığınızın bilincinde misiniz?
* Gününüzün olumlu olaylarına mı , karşınıza çıkan problemlere mi daha çok odaklanıyorsunuz? Düşünceniz daha çok olumlu mu yoksa olumsuz bir seyir mi izliyor?
Bu soruların cevabı bilinç yönetiminizin önemli göstergeleridir.Kaderinizi istediğiniz şekilde yönlendirme gücüne sahipsiniz, şu anda bu konuda çalışıyorsunuz. Ama nasıl ki bir mimar gözleri kapalı olarak bina tasarlıyamazsa siz de gözlerinizi seçimlerinize açmadığınzı sürece hayallerinizin mimarı olamazsınız….
Hiç ne düşündüğünüzü fark etmek için durdunuz mu? Seçimlerinizi gerçekleştirmeden önce sonuçlarını ne sıklıkta göz önünde bulunduruyorsunuz ? Yaptıkları şeyi neden yaptıkları , hatta bunların ne anlama geldiği hakkında hiçbir fikri olmayan birçok insan vardır.Yıllar boyunca aynı şekilde hayata bilinçsiz ve yorgun bir halde yürüyen insanlardır. Alışkanlıklarını izler , duygusuz tepkiler verir gerekenden fazlasını da asla yapmazlar. Bahsettiğimiz davranış şekli eğer geçmişteki yaklaşımınızı andırıyorsa üzülmeyin. Yaşayan ölüler sınıfından kurtulma gücünüz var. Farklı , daha yüksek , daha parlak bir bilinç düzeyini seçebilir ve daha önce yaşamadığınız hatta belki hayal biel etmediğiniz daha iyi bir hayata terfi edebilirsiniz.
Bilinçlilik her zaman bir tercihtir. Farkındalığınızı şimdiki ana taşıma seçimidir.Neyin gerçekten önemli ve onurlu olduğunu , hayatınıza neyin değer kattığını görme ve ona öncelik tanıma kararıdır. Kendinize sürekli şu soruyu sormalısınız “Bilincimi şimdi nereye odaklıyorum ?” Ardından soracağınız soru ise şu olmalı ” Bu bilinç durumu bana ne getirir?
Kendi oluşum kaderinizi kontrolünüz altına alabilirsiniz. Bilinç yaratma sürecini değiştirmek için olumsuzdan çok olumlu olanların değerinizin ve öncelikelrinizin farkına varmalısınız. Zaten sahip olduğunuz iyi şeyleri ve istediklerinizi düşünmeye odaklanın . Amaçlarınıza doğru giderken bilinçsiz tepkilerle meşgul olmak ve dalgınlık yerine her zaman düşünerek hareket edin.Yarattığınız şeyden hoşlanmıyorsanız bilincine vardığınız şeyi değiştirmeniz gerektiğini unutmayın . Kendinizi olumsuz şeylere odaklandığınızda zihninizin olumsuz sonuçlar yaratacağını bilmeniz gerekir. İlgi odağınızı olumluya doğru değiştirin böylece iyimser bir bilincin ne kadar güçlü ve olumlu getiriler yaratcağını göreceksiniz….
Oluşumu güçlendirmek için olumlamalar…
*Her gün neye öncelik verdiğimin ve neye odaklanmaya eğilimli olduğumun daha çok farkına varıyorum. Amaçlarıma öncelik veriyorum. Önem vermem gereken şeylere odaklanıyorum.
* Hayatımda takdir etmem gereken şeyler konusunda giderek bilinçlenmeyi tercih ediyorum.
* Becerikliliğimin , yaratıcılığımın ve harika bir kader yaratma gücümün bilincindeyim.
* Bilincimin gerçekliğimi yarattığını biliyorum. Her zaman iyimser bir düşünce şeklini tercih ediyorum.

* Günlük hayatımda bilinçli olarak neşeyi ,memnuniyeti ve huzuru seçiyorum.
TÜM SEVGİMLE…
* Alıntı

“Yansıtma Yasası”:Başkalarına verdiğimiz nasihatleri genellikle kendimiz duymak ve ikna olmak için söyleriz.

yansima[1]

 

Yeni bir günün telaşıyla hareketlenmiş sokaklardan birinde, büzüldüğü kaldırımın köşesinde, mışıl mışıl uyumaktaymış adam. Bu manzarayı görenler, farklı yargılara varmışlar.
“Bütün gece kumar oynayıp, yorgunluktan sızıp kalmış olmalı. Kumarbazlar böyledir işte,” diye düşünmüş birisi.

Diğeriyse, “Zavallı, çok hasta herhalde. Onu uyandırmamalı. Kendine geldiğinde evine gider nasılsa,” demiş ve yoluna devam etmiş.

“Şu hale bak!” diye söylenmiş ötekisi, “Pis sokak serserisi, insan müsvettesi! Bedava içki buldun; içip körkütük sarhoş oldun. Şimdi de yolumuzu tıkıyorsun.

” Son şahıs ise, saygıyla adamın önünde eğilerek şöyle demiş: “Bir ermiş için Tanrı’dan başka hiçbir şeyin önemi yoktur. Şu anda kim bilir hangi boyutlarda dolaşıyor. Onu rahatsız etmemeli.”

Metafizikçilerin önemini anlatmakla bitiremedikleri evrensel bir yasayı işliyor bu Hint hikayesi. İçimizdeki bir şeyleri daimi olarak dışarıya projekte ettiğimizi; yaşamın ekranında ancak kendimizde varolanları görüp, algılayabileceğimizi vurguluyor,

“Yansıtma Yasası”.
“Bütün dünya kendi projeksiyonlarımızdan başka bir şey değildir,” diye izah ediyor Swami Satchidananda, “Temeliyse, düşüncelerinize ve zihni tavırlarınıza dayanır. Eğer zihninizde cehennem varsa, hiçbir yerde cenneti göremezsiniz. Eğer zihninizde cennet varsa, cehennem bile sizin için cennet olacaktır.”
Kendi içindeki kızgınlığı, saldırganlığı, kabalığı sahiplenmeyenler nereye giderlerse gitsinler, dünyanın agresif ve nezaketsiz insanlarla dolu olduğunu söyleyeceklerdir. Ağzımızdan bilinçsizce çıkanları, kulağımız farkındalıkla duyduğunda; başkalarına atfettiğimiz duygu ve düşünceler kendimizi sevmemiz ve yaşadıklarımıza müteşekkir kalmamız için eşsiz birer fırsata dönüşecektir..
Gerçeğe ulaşmak istiyorsak eğer, tahammül sınırlarımızı zorlayan insanları dikkatle inceleyerek, onlar için sarf ettiğimiz sözlerin ne anlama geldiğini irdelememiz gerekiyor. Öz güvenle ilgili bir probleminiz varsa mesela, zaman zaman yaptığınız çıkışlarda, karşınızdakini “akılsız ve aptal olmakla” suçlayarak rahatlamaya yeltenirsiniz. Egonuzu aşmakta zorlanıyorsanız, başkalarında şahit olduğunuz ego sizi tedirgin ederek, çözüm bulmayı bekleyecektir.
Çalışma mekanizmasını ancak deneyerek kavrayabileceğimiz bu yasanın çok enteresan bir başka yönü de var. Başkalarına verdiğimiz nasihatleri genellikle kendimiz duymak ve ikna olmak için söyleriz. Dolayısıyla yol gösterip, nasihat verdiğinizde, kullandığınız kelimelere, kurduğunuz cümlelere dikkat edin. Onların mutlaka bir şekilde geçerli olduğunu; en iyiyi, en doğruyu seçip yaşayabilmeniz için ipucu verdiklerini fark edeceksiniz. Söylediklerinizi dinlerseniz, içinizde keşfedeceğiniz derinlik, dinginlik ve irfan, kendinize duyduğunuz güvenin, saygı ve sevginin artmasını sağlayacaktır.
Şahsımıza yöneltilen eleştirilerden, kendimizi geliştirmek, güçlendirmek adına payımıza düşeni kabullenirken, sözlerin gerisindeki manayı deşifre ederek karşımızdakini daha iyi anlama olanağını elde ederiz. Duyduklarınız sizi yüreğinizden vurduğunda, saldırıya veya savunmaya kalkışmadan, durup düşünün. Çünkü o, acıyan bir yaranın sözlere, hareketlere dökülerek, çare bulma arayışıdır.
Problemlerinizi halledip, yaralarınızı iyileştirdiğinizde, önceleri gösterdiğiniz aşırı reaksiyonlar gittikçe dinecek ve sizi daha nötr bir davranış tarzına yöneltecektir. Genellikle sizi üzen, sinirlendiren, tedirgin eden bir tavır veya söz karşısında artık hiç etkilenmediğinizi, tepki bile göstermediğinizi fark ettiğiniz an, bilin ki konu kapanmıştır.

 

Eski Türk geleneklerine göre burcunuzun ne olduğunu öğrenmek ister misiniz?

32478952_1559746097467288_3355478513221107712_n[1]

 

Orta Asya Türkleri’nin ‘burçları’ Batılılarınkine benzemiyor! 20 yıllık bir çalışma sonucu ortaya çıkan araştırmaya göre atalarımızın burç sayısı 12 değil, 36 olarak belirlenmiştir. Eski Türk geleneklerine göre burcunuzun ne olduğunu öğrenmek ister misiniz?
Toruk (21-31 Mart): İdare sahibi, lider, kolay kolay pes etmeyen…
Hımmıy (1-10 Nisan): İdealist, romantik, yaratıcı, cömert…
Huttus (11-20 Nisan): Adaletli, kıskanç, çabuk sahiplenen, hazırcevap…
Hunta (21-30 Nisan): İnatçı, yaratıcı, çalışkan, egoist…
Çolpancı (1-10 Mayıs): Duygu tutsağı, önsezileri güçlü, çocuk ruhlu, sadık…
Kölköl (11-21 Mayıs): Enerji dolu, aşkta şahane, önder, kahraman…
Çamay (22-31 Mayıs): Fantezisi zengin, fikir önderi, sakin, gizli lider…
Küylü (1-10 Haziran): Gururlu, kaderci, ihaneti kabul etmez, sadık…
Kuşmuş (11-21 Haziran): Gösterişçi, eleştirel, mistisizme meraklı, hisleri kuvvetli…
Sezgek (22-30 Haziran): Mızmız, içine kapanık, intikamcı, aşka düşkün…
Kuşdüger (1-11 Temmuz): Çocuk ruhlu, dengesiz, kararsız, platonik…
Gondaray (12-22 Temmuz): Geçmişe özlem duyan, siyaseti seven, fanatik, kararlı…
Ötgür (23-31 Temmuz): Zeki, çekici, uyumlu, yüzeysel…
Küsümmü (1-12 Ağustos): İyi arkadaş, önderliği seven, konuşkan, sahiplenen…
Künlü (13-23 Ağustos): Hassas, gururlu, havai, yalnızlıktan hoşlanan…
Sınçıma (24 Ağustos-1 Eylül): Sanat ve edebiyata yetenekli, becerikli, lükse düşkün…
Atçak (2-13 Eylül): Depresyona yatkın, iradeli, gururlu, hassas, gelenekçi…
Kıllı (14-23 Eylül): Otoriter, sabit fikirli, zeki, yazarlığa yatkın…
Canakkı (24 Eylül-3 Ekim): Nazik, hassas, sorumluluk sahibi, kompleksli, gösterişçi…
Ban (4-12 Ekim): Enerjik, hümanist, aşkta utangaç, temkinli…
Cemiş (13-23 Ekim): Ahlaklı, filozof, iyi eş, kuşkucu…
Batık (24 Ekim-1 Kasım): Özgürlüğüne düşkün, diktatör, gaddar, güçlü…
Hırtlı (2-12 Kasım): Savaşçı, spora düşkün, dikkatli, hırslı…
Tutamış (13-22 Kasım): Çapkın, fedakâr, alaycı, muzip…
Uslu (23 Kasım-2 Aralık): Objektif, ilme meraklı, suskun, ihtiraslı…
Kutas (3-12 Aralık): Yetenekli, dengesiz, mistik, anlaşılmaz.
Tusanak (13-21 Aralık): Güçlü, şanslı, emir vermeyi seven, soğukkanlı…
Tutar (22 Aralık-1 Ocak): Her şeyi kolay kolay beğenmeyen, sezgileri güçlü, kaprisli, enerjik…
Beçel (2-12 Ocak): Kızgın, intikamcı, şanslı, dik başlı…
Pırsıuay (13-20 Ocak): Tartışmayı seven, sadık, özgür düşünceli, maddiyatçı…
Balauz (21 Ocak-1 Şubat): Bencil, deha, önder, müzik ve dansa yetenekli…
Cantay (2-10 Şubat): Estetiğe meraklı, titiz, farklılıkları seven, azla yetinen…
Ergür (11-18 Şubat): Önder, ufku açık, sabırlı, irade sahibi…
Sönegey (18-28 (29) Şubat): Şair, sanatçı, aşk hayatı hareketli, kafa dengi…
Cannan (1-9 Mart): Zarif, hüzünlü, fazla alıngan, hayalperest…
Şatık (10-20 Mart): Huzursuz, sanatçı, depresyona yatkın, yaratıcı…
Alintti

Sadece 2 Malzemeyle Ekrem Ağrılarından, Migrene, Varislerden, Cilt Güzelliğine Doğal Çare

diz_agrilarina_son_veren_karisim_h280_8a811[1]

 

İltihaplanmalara, bakterilere ve mantarlara karşı çok etkili olduğu bilinen bir gerçektir. Fakat yanmış defne yaprakları kesinlikle olayı başka bir boyuta taşır.

Hem yapı olarak hem de içerik olarak oldukça güçlü bir yapıya sahip olan defne yaprağının sağlık açısından da oldukça faydalı olduğu bilinmektedir. Çayını içebilir, yemeklerinize katabilirsiniz. Hatta sadece koklamak bile çok faydalıdır.

Kül tablasına bir kaç tane defne yaprağı koyun ve yakın ve 10 dakika bekleyin. O mis kokusu havaya yayılırken, sizden de bir çok derdi alıp götürecek.
Fakat biz size bugün başka bir kullanımı ve faydasından bahsedeceğiz. 2 malzeme ile yapabileceğiniz özel bir karışımdan. (Tarifi yazının sonunda bulabilirsiniz)
Özellikle bu karışımı uygulayarak birçok derde deva bulacaksınız. Ekrem ağrılarından Migrene,Varislerden Cilt Güzelliğine kadar birçok farklı alanda kullanabileceğiniz Harika bir karışımdan bahsediyorum. Üstelik sadece 2 malzemeye ihtiyacınız var.
Öncelikle kısaca defne yaprağının faydalarına göz atalım;

1. Baş Ağrısına Çok İyi Gelir : Defne yaprağı yandığı zaman, yaydığı güzel koku vücut daha fazla sineol, pinen ve elimisin salgılar. Bu baş ağrısına ve yorgunluğa iyi gelir. Sizi rahatlatır ve ağrınızı azaltır.

2. Anksiyete İle Savaşır : İçerdiği linalool anksiyete ile savaşır. Amerikan Anestezi Hemşireleri Derneğine göre 10 dakika boyunca yanan defne yaprağı koklamak çok daha iyi hissettirir.

3. Solunum Sistemi Rahatlatır : İçerdiği “mycrene” ve öcenol akciğeri ve nefes yollarını temizler. Daha rahat nefes almanızı sağlar.
Aynı zamanda çok iyi de bir balgam sökücüdür.

4. Diyabete Faydalıdır : Özellikle Tip 2 diyabet hastaları için defne yaprağı önerilir. Kötü kolestrolü, kandaki glükoz ve trigliserid seviyesini düşürdüğü bilinir. Bunun için çayını içebilir, yemeklerde kullanabilirsiniz.

Ayrıca kalp fonksiyonlarını arttırmak ve kan şekerini kontrol altında tutmak için defne yaprağını tavsiye edilir. İçeriğindeki antioksidanlar, insülin üretimini arttır. Bu da diyabeti kontrol altında tutmaya yardımcı olur.

5. Kalbi Daha İyi Çalıştırır: Defne yaprağında bulunan rutin ve kafeik asit kalp fonksiyonlarını daha iyi çalışmasını sağlar. Rutin, kılcal damarları güçlendirir. Kafeik asit ise kolestrolü düzenler.

6. Ağrı Keser : Defne yaprağının baş ağrısına ve migrene iyi geldiğini yazımızın başında belirtmiştik. Defne yaprağı aynı zamanda eklem ağrılarına, artrite ve diş ağrısına da iyi gelir. Bir bardak defne çayı ile vücudunuzdaki bir çok ağrılardan kurtulabilirsiniz.

7. Bağışıklık Sistemine İyi Gelir : Defne yaprağı A ve C vitaminleri bakımından zengindir. Bu vitaminler sayesinde bağışıklık sistemi üzerinde oldukça güçlü etkileri vardır. A vitamini başta burnu, gözleri, boğazı, ağız boşluğunu, sindirim sistemini olmak üzere akciğer zarını korur. Bu sayede bakteriyel ve viral enfeksiyonları önler.

8. Sindirimi Rahatlatır : Mide vebağırsak sorunları ve çölyak hastalığı için defne yaprağı kullanabilirsiniz. Mide ve bağırsakta gazdan dolayı oluşan şişkinlikleri giderir ve proteinin sindirilmesini kolaylaştırır. Bu sayede hem şişliğiniz iner hem de kendinizi daha iyi hissedersiniz.

9. Kepek Giderir ve Oluşumunu Önler : Tek yapmanız gereken soğuk suya defne yapraklarını koymak ve saçınızı şampuanladıktan sonra bu su ile durulamak. Bu şekilde kullanıma başladıktan sonra kepek probleminiz kaybolacak ve tekrar ortaya çıkması önlenecektir.

10. Böbrek Taşını Düşürmenize Yardımcı Olur : Özellikle defne yaprağı çayı böbrek iltihaplanmalarına ve böbrek taşlarına çok iyi gelir. 1 bardak suya 3-4 adet defne yaprağı ekleyin. Suyu yarısı buharlaşana kadar kaynatın ve sonra süzün. Günde iki kere bu çayı için.

11. Uykusuzluğu Giderir : Uykusuzluk için birebirdir. Çayı, tütsüsü sizi rahatlatır. Sinirleriniz gevşetir, sakinleştirir.
Ve gelelim bu yazının şifalı tarifine;
Defne Yaprağı Merhemi Nasıl Yapılır?

MALZEMELER:
30 gram Defne yaprağı;
250 gram Zeytinyağı.

 

YAPIMI:
♦Defne yapraklarını cam bir kavanoza koyun.
♦Üzerine Zeytinyağını dökün,kapağını sıkıca kapatın.
♦14 gün boyunca serin ve karanlık bir yerde muhafaza edin.
♦Her gün kavanozu sallayın. 14 gün sonunda,süzgeç yardımıyla başka bir cam kavanoza karışımı süzdürün.
♦Kullanıma hazır olan karışımınızı serin bir yerde saklayın.

 

Karışımın İyi Geldiği Kullanım Şekilleri ve Yerleri
*Buharda ısıttıktan sonra, ağrılı eklemleriniz üzerine masaj yaparak sürdüğünüzde ,ağrınızı alacaktır.
*Karışımı tülbente döküp,alın bölgenize sardığınızda baş ağrınızı azaltacaktır, özellikle Migren ağrısı çekenler için çok işe yarayacak bir yöntemdir.
*Romatizma ve Varis olan bölgelere , bolca sürerek kötü görüntüden ve ağrılardan kurtulabilirsiniz.
*Pamuğa damlatıp , Yüzünüze sürdüğünüzde, cilt problemlerinize iyi gelir,gözenekleri temizler,sivilce ve siyah noktaları giderir.
*Bir kaşık içtiğinizde göbek ve bağırsaklardaki ağrıyı keser.
*Yara izlerine sürüldüğünde , izleri azaltır, iyileştirir.
*İçildiğinde iştah açar, kilo alımını sağlar. ( Bazı bünyelerde; Kilo almak ,kilo vermekten daha zordur .)

 

NOT: Hamileler kullanmamalıdır, Kasları gevşettiği ,rahatlattığı için düşük tehlikesi oluşturabilir.
Sadece yaprağının ve bu yaprakla demlenen çayının da çok fazla faydaları olduğunu söylemek gerekiyor. Yapacağınız karışımda hakiki zeytinyağı kullanarak( zeytinyağının faydaları oldukça fazla) , Defne Yaprağının sayısız faydalarını birleştirip bir çok derde deva bulabilirsiniz.

Umarım herkes faydasını görür, belirtilen rahatsızlıklardan herhangi birine sahip olan sevdiklerinizle yazımızı paylaşın,herkes faydalansın. Sağlıklı Günler… Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

Kaynak: hayatmutfakta

Resimde Gördüğünüz İlk Şey Karakterinizin Baskın Özelliklerini Ortaya Çıkarıyor

unnamed[1]

Dünyayı ve etrafımızdaki şeyleri nasıl algıladığımızı kim olduğumuzu, farkında olduğumuzdan daha çok gösteriyor.

Gördüğümüz şey her zaman varlığımızı, kişiliğimizden ve karakterimizden gelen unsurları yansıtır.
Aşağıdaki resim testi, farkında olmadığınız baskın duygularınızı ortaya çıkarmanıza yardımcı olacaktır.
Sadece resme bakın ve aklınıza ilk gelenleri öğrenin. Ardından, sonuçların sizin hakkınızda neler söylediğine bakın.

Resimde İlk Olarak Ne Gördünüz

ADAM GÖRDÜNÜZ
Senin Baskın Duygun Güvendir.
Sen çok kendine güvenen bir insansın. Adınız ve itibarınız sizin için önemli, ve ne olursa olsun hiç kimse için onurunuzu asla kaybetmeyeceksiniz.
Kişisel ve profesyonel yaşamınızı çok ciddiye alıyorsunuz ve büyük başarılara ulaştığınızda bu konuda övünmekten çekinmiyorsunuz.
Bazen biraz kendini beğenmiş olabilirsin, ama bu sadece harika olduğun için. Alçakgönüllülük önemlidir, ama neye değer olduğunuzu ve bu konuda kendinden emin hissettiğinizi bilmek daha da önemlidir.

MAĞARA GÖRDÜNÜZ
Senin Baskın Duygun Endişeli Olmak
Bir çok şeyi gözden kaçırıyor ve çok endişeleniyorsunuz. Ancak, endişeli olmak hayatınızı sonuna kadar yaşamaktan alıkoyamaz. Sadece biraz daha dikkatli olun.
Sen en iyisi olmayı ve doğru olanı yapmaya çalışan bir mükemmeliyetçisin. Aklınız her zaman olası sonuçları merak ettiğinden, mükemmel eleştirel düşünme ve problem çözme becerileri geliştirdiniz.
Aynı zamanda kişisel ve profesyonel yaşamınızda yakın ilişkiler kurmanıza yardımcı olan diğer insanları da çok iyi okuyabilirsiniz.

DENİZ GÖRDÜNÜZ
Senin Baskın Duygun Sevgidir.
Baskın duyguların aşk. Sen çok sıcak, sevgi dolu, sempatik bir insansın. Her zaman yardım eli uzatmaya çalışırsın ve başkalarının ihtiyaçlarını kendininkinden önce düşünürsün. Çok şefkatlisin.
İnsanlar ağlayacak bir omuza ihtiyaç duyduklarında sana gelirler. Çevrenizdekilere koşulsuz sevgi verirsiniz. Ayrıca oldukça romantiksindir.