Archive | 17 Nisan 2018

Haydi Bacı Günlük Kahve Falın Geldi… Numaranı Seç Bakalım…

30727803_10155640153689075_7782961312832684032_n[1]

1 Numara: Yakın zamanda bazı olumsuz şeyler yaşayabilirsin tedbirli olman gerekiyor. Sevdiğin birisiyle bir anlaşmazlık yaşayacaksın ama sonuçta orta yolu bulacaksın, bazen çok aceleci davranıyorsun ama yaptığın işlerde başarı kazanacaksın.

Hayatında haraketli bir döneme giriyorsun çok yoruluyorsun ama başarıyorsun, kan bağın olan bir kadından haber alacaksın ve çok ferahlayacaksın…

2 Numara: Kısa mesafe gideceğin yollar var, bu yollardan birinde uzun süredir görmediğin biriyle karşılaşacaksın.

Ailende ya da çevrende birileri sürekli senin hakkında konuşuyor, bazı konularda endişeli birisin ve kimseye güvenmiyorsun, etrafındaki seni huzursuz eden insanlardan uzak durmanı tavsiye ederim…

3 Numara: Falında bir çan çıkmış, bu da demek oluyor ki ilerleyen zamanlarda sana mutlu bir evlilik gözüküyor.

Kısa zamanda çevrenden güzel bir haber ya da hediye alacaksın ve bu seni çok mutlu edecek. Sonun güzelve aydınlık çok feraha kavuşacaksın…

4 Numara: Falında buğday çıkmış en yakın zamanda eline para geçecek, yakın zamanda sana bir yol gözüküyor, bu yola ferah bir şekilde gidip geleceksin.

Yakın zamanda alacağın bir haber biraz içini burkabilir, yakın zamanda aşk kapını çalacak ve güzel günler geçireceksin, birisiyle bir tartışma yaşayacaksın ama uzamadan bitip gidecek…

Güzel günler seni bekliyor hadi hayırlısı o zaman

5 Numara: Bu aralar çok temiz ve ferah haberler alacaksın, çevrende dost gibi gözüken sinsi insanlar var dikkatli olmalısın.

Hayatında bazı beklenmedik gelişmeler olacak, her zamankinden daha mutlu ve şanslı bir döneme giriyorsun, geleceğe yönelik yapacağın planlarla rahat bir hayatın temelini atacaksın. Güzel günler seni bekliyor

6 Numara: Sana bir güvercin çıktı, bu güzel bir haber alacağına işarettir. Bu dönemde şans senden yana gözüküyor. Her an maddi manevi bir sürpriz yaşayabilirsin.

Yakın çevrende sana zararı olmayan ama seni kıskanan biri var. Kariyerinde olumlu gelişmeler var. Hadi bakalım hayırlısı…

Doğum Tarihine Göre Hangisisin?

5dc3aa9a-61a1-490b-8802-60c9000af7cb[1]

Ocak: Psikopat

Şubat: Canlı Bomba

Mart: Enerjik

Nisan: Agresif

Mayıs: Tatlı

Haziran: Lider

Temmuz: Sempatik

Ağustos: Cadı

Eylül: Kıskanç

Ekim: Çenesi Düşük

Kasım: Kavgacı

Aralık: Vazgeçilmez

17 Nisan Yeniayında Enerjimizi Yükseltmenin Tam Zamanı… Haydi Harekete Geçelim

18195147_1262906507155662_8969347429073075782_n[1]

Bu dünyada her şey enerji…Bizler enerjiyiz, para enerji, diğer insanlar enerji…
Ve işin en önemli sırrı; bizim içimizdeki enerji seviyemiz neyse o enerji düzeyindeki deneyimleri çekeriz.
Yani enerji düzeyimiz yüksekse o frekanstaki, insanları, ilişkileri, hayatı, parayı, aşkı, sevgiyi, sağlığı, bolluğu ve bereketi çekeriz… Yüksek frekanstan hayatı deneyimleriz…
Etrafa neşe saçan insanlar haline geliriz, çekiciliğimiz artar, herkes bizimle beraber olmak ister…
Olaylara dışardan bakabilir ve doğru seçimler yapabiliriz…
Ve düşük enerji düzeyimiz varsa doğal olarak daha sıkıntılı bir hayatı deneyimleriz.
O zaman yapmamız gereken şey enerji düzeyimizi yüksek tutmaktan geçiyor…Peki bunun için neler yapmalıyız…

1)Doğada vakit geçirmeliyiz
2)Bol su içmeliyiz
3)Kendimizi sevmeliyiz
4)Bolca şükretmeliyiz
5)Bizi olduğumuz gibi kabul eden insanlarla vakit geçirmeliyiz
6)Sevdiğimiz şeyleri yapmalıyız
7)Bolca yürümeliyiz
8)Dürüst olmalıyız
9)Bol sadaka vermeliyiz
10)Olayların gelip geçici bulutlar olduğunu anlamalıyız
11)Fazla eşyalardan arınmalıyız
12)İnsanlara yiyecek ikram etmeliyiz
13)Kendimizi affetmeliyiz
14)Nefes, meditasyon, reiki, bilinçaltı temizliği gibi size uyan bir yöntemle kendimiz üstünde çalışmalıyız
15)Sirkeli suyla duş almalıyız
16)Evde ada çayı yakmalıyız
17)Kendimizle gurur duymalıyız
18)Kendimize ve insanlara güvenmeye başlamalıyız
19)Gülümsemeliyiz
20)Olumlu düşünmeyi hayatımıza sokmalıyız
21)Çözüm odaklı olmalıyız
22)Kendi hayatımızın kurtarıcısı olmalıyız
23)Sağlıklı ve yeterli beslenmek
24)Gezmeliyiz
25)Harekete Geçmeliyiz
Pekiii enerjimizi neler düşürür…
1)Dedikodu yapmak
2)Kendimizi ve başkalarını yargılamak
3)Yalan söylemek
4)Bencil olmak
5)Geçmişte yaşamak
6)Gelecekte yaşamak
7)Hep yakınmak
8)Sürekli şikayet etmek
9)Çözümü başkalarında aramak
10)İntikam duygularıyla yanıp tutuşmak
11)Nefret etmek
12)Tembellik
13)Sağlıksız beslenmek
14)Pişmanlık denizinde boğulmak
15)Kendini yetersiz görmek
16)Kıskanmak
O zaman ne yapıyoruz bugün itibariyle enerjimizi yükseltmek için harekete geçiyoruz ve mutlu, coşkulu, keyifli olan hayatımıza adım atıyoruz…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

21 NİSAN CTESİ 10.00-19.00 ARASI ACCESS BAR BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ SEMİNERİNE BEKLİYORUM…

IMG_9631

 

KORKU, ENDİŞE, KIRGINLIK VE ACILARINI DÖNÜŞTÜRMEK İSTEYENLER,
KALIPLARINI KIRMAK İSTEYENLER,
AŞK,İLİŞKİLER, PARA, SAĞLIK GİBİ KONULARDA TIKANIKLIKLARINI ACMAK İSTEYENLER,
21 NİSAN CTESİ 10.00-19.00 ARASI ACCESS BAR BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ SEMİNERİNE BEKLİYORUM…
REZ.TEL.ANETTE 0536 798 68 68
Mantramız: Hayatın tümü bize Kolaylık, Neşe ve İhtişamla gelir!
Yaşamımızda anlam yüklediğimiz önem verdiğimiz duygularımız, düşüncelerimiz, hislerimiz, inançlarımız, kararlarımız beynimizde depolanarak bir elektrik yükü oluştururlar.
Bu elektrik yükü başımızda yer alan (zaman, umut, farkındalık, yaratıcılık, güç, kontrol, şifa, yaşlanma, cinsellik, para gibi) ve “Bars” adı verilen 32 adet enerji noktasında birikir.
“Bars” çalışması ile amaçlanan o noktalara enerji verilerek orada oluşmuş manyetik alanı serbest bırakmaktır. “Bars” seansında bu noktalara parmak uçları ile yumuşakça dokunularak, bu noktalar aktif hale getirilir. Bu noktalardaki enerji birikiminin serbest bırakılması ile vücudunuzdaki blokajların çözülmesi sağlanır.
Her bir “Bars” seansında hayatınızın (dokunulan belli “Bars” noktasının temsil ettiği alanda) 5 ila 10 bin yıllık kısıtlamaları serbest bırakılabilir. “Access Bars” binlerce kişinin uyku, sağlık, kilo, para, seks, ilişkiler, korku, stres gibi birçok konuda değişimine yardımcı olmuştur.
Eğitim sürecinde 2 seans almış ve 2 seans uygulamış olursunuz
Bir seans yaklaşık 60 ile 90 dakika arası sürmektedir
Seminer saatleri hafta içi ve hafta sonu 10:00 – 19:00 arasıdır
“Bars” ların çalışmasının faydaları:
Zihin ve bedendeki gerilimi yok eder
Günlük yaşamın getirdiği stresi azaltır
Yaşamın üzüntülerini en aza indirir
Aşırı kızgınlık ve öfke eğilimlerini azaltır
Öfke, yorgunluk, tükenmişlik gibi duygular tarafından vücudunuzda oluşturulmuş kısıtlamaları çözer
Duygusal iniş çıkışları yatıştırarak, daha dengeli bir ruh hali içinde olmanızı sağlar
Depresyonu ortadan kaldırarak, neşeyi yaşamınıza geri döndürür
Korkularınızın, fobilerinizin, endişelerinizin giderilmesini sağlar
Enerjiyi arttırırken, yıpranmayı azaltır
Bedenin yaşlanma hızını azaltır
Yıkıcı düşünceleri kökünden söküp atar
Kafanızın içinde sürekli konuşup duran gereksiz düşünce diyaloglarını susturur
Huzur, güven ve iyi hal duyguları yaratır
Hamilelikte kolay, rahat ve sakin doğum sağlar
Çocuklarda ve gençlerde sınav öncesi sıkıntı ve endişelerin giderilmesini temin eder
Kendiniz ve diğer kişiler için zihninizde daha geniş bir kabullenme ortamı yaratmanızı sağlar (bu sayede ilişkilerde düzelme sağlanır)
Kendinize koyduğunuz kısıtlamaları ortadan kaldırarak hayatınızın her alanında daha fazla olasılığa yer açmanıza olanak verir ve fırsatları kendinize çekmenizi sağlar
Kendiniz için şu an kullandığınız enerjiden daha fazlasını kullanmanızı sağlar
Artan odaklanma, problem çözme, hayattan daha fazla keyif alma, işlerin daha kolay yürütülmesi, ruhsal gelişme sağlar
Anette İnselberg
Cep: 0(536) 798 68 68 & http://www.anetteinselberg.com
( Access The Bars Eğitmeni / Uygulayıcısı, Kurucular: Gary Douglas ve Dr. Dain Heer)
Nea Yaşam Akademisi 0212 219 19 30
Valikonağı cad. Poyracık sok. İlgen apt. No:28/15 Kat:4 Teşvikiye/Nişantaşı İSTANBUL

17 Nisan Yeniayında Enerjimizi Yükseltmenin Tam Zamanı… Haydi Harekete Geçelim

18195147_1262906507155662_8969347429073075782_n[1]

 

Bu dünyada her şey enerji…Bizler enerjiyiz, para enerji, diğer insanlar enerji…

Ve işin en önemli sırrı; bizim içimizdeki enerji seviyemiz neyse o enerji düzeyindeki deneyimleri çekeriz.

Yani enerji düzeyimiz yüksekse o frekanstaki, insanları, ilişkileri, hayatı, parayı, aşkı, sevgiyi, sağlığı,  bolluğu ve bereketi çekeriz… Yüksek frekanstan hayatı deneyimleriz…

Etrafa neşe saçan insanlar haline geliriz, çekiciliğimiz artar, herkes bizimle beraber olmak ister…

Olaylara dışardan bakabilir ve doğru seçimler yapabiliriz…

Ve düşük enerji düzeyimiz varsa doğal olarak daha sıkıntılı bir hayatı deneyimleriz.

O zaman yapmamız gereken şey enerji düzeyimizi yüksek tutmaktan geçiyor…Peki bunun için neler yapmalıyız…

  1. Doğada vakit geçirmeliyiz
  2. Bol su içmeliyiz
  3. Kendimizi sevmeliyiz
  4. Bolca şükretmeliyiz
  5. Bizi olduğumuz gibi kabul eden insanlarla vakit geçirmeliyiz
  6. Sevdiğimiz şeyleri yapmalıyız
  7. Bolca yürümeliyiz
  8. Dürüst olmalıyız
  9. Bol sadaka vermeliyiz
  10. Olayların gelip geçici bulutlar olduğunu anlamalıyız
  11. Fazla eşyalardan arınmalıyız
  12. İnsanlara yiyecek ikram etmeliyiz
  13. Kendimizi affetmeliyiz
  14. Nefes, meditasyon, reiki, bilinçaltı temizliği gibi size uyan bir yöntemle kendimiz üstünde çalışmalıyız
  15. Sirkeli suyla duş almalıyız
  16. Evde ada çayı yakmalıyız
  17. Kendimizle gurur duymalıyız
  18. Kendimize ve insanlara güvenmeye başlamalıyız
  19. Gülümsemeliyiz
  20. Olumlu düşünmeyi hayatımıza sokmalıyız
  21. Çözüm odaklı olmalıyız
  22. Kendi hayatımızın kurtarıcısı olmalıyız
  23. Sağlıklı ve yeterli beslenmek
  24. Gezmek
  25. Harekete Geçmek

Pekiii enerjimizi neler düşürür…

  1. Dedikodu yapmak
  2. Kendimizi ve başkalarını yargılamak
  3. Yalan söylemek
  4. Bencil olmak
  5. Geçmişte yaşamak
  6. Gelecekte yaşamak
  7. Hep yakınmak
  8. Sürekli şikayet etmek
  9. Çözümü başkalarında aramak
  10. İntikam duygularıyla yanıp tutuşmak
  11. Nefret etmek
  12. Tembellik
  13. Sağlıksız beslenmek
  14. Pişmanlık denizinde boğulmak
  15. Kendini yetersiz görmek
  16. Kıskanmak

O zaman ne yapıyoruz bugün itibariyle enerjimizi yükseltmek için harekete geçiyoruz ve mutlu, coşkulu, keyifli olan hayatımıza adım atıyoruz…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Her Şeye Yeniden Başlamak İsteyenlerin Uygulaması Gereken 12 Karar

Kepemimpinan[1]
1. Hayatınızda ters giden şeylere alışmak yerine onlara bir son vermek için harekete geçin.
2. Bazen balık hafızalı olmak iyidir; o yüzden “unutmadıklarınız” üzerinize yük olmaya devam etmesin. Unutun!
3. Yeniden başlamanın en önemli kararlarından biri, eskileri hiç düşünmeden çöpe atmaktır.
4. “Bir bilene danışmak” size mantıklı yolu gösterebilir; ama o size ait bir yol olmaz. Kulaklarınızı kapatıp kendinizi dinleyin.
5. Kendiniz için iyi kararlar alelacele alınmaz; biraz yalnız zaman geçirmeye çalışın.
6. Geçmişte yaptığınız hatalar geride kaldı; tekrar aynı hatalara düşeceğiniz fikrini kafanızdan çıkarın.
7. Sürekli yaşadığınız kötü olayları hatırlamak yerine günlük hayatın içindeki mutluluk veren küçük şeyleri anımsayın.
8. İhtiyacınız olduğunuz anlar geldiğinde en yakın dostlarınızı arayıp yanında olduklarını hissedin. Yeni bir şeylere başlarken destek almak gibisi yoktur.
9. Bazen bir şeyleri silmek, eskileri kapatabilmenin tek yoludur. Artık size mutsuzluk veren her şeyi silmeye başlayın.
10. Çok sevdiğiniz bir yiyeceği tatmak, ve ardından gelen mutluluğu yeniden başlama kararınıza yansıtmak da iyi bir fikir 🙂
11. Yaşadığınız güzel anı, üzerinize çöken umutsuzluk ve karamsarlıkla lekelemeyin. Hayat, umutsuzluk duymak için birçok kötü yöne sahip; mühim olan sizin onu nasıl algıladığınız.
12. Paylaşmak, her daim insana iyi gelir. Yeniden başlama kararınızı sevdiklerinizle paylaşıp heyecanınızı yükseltin.

Yaşamınızı kökten değiştirebilecek 3 temel budist düşünce…

dukkha-hareketsizlik-ve-nirvana-aslinda-izdirap-bezginlik-ve-olum-mu-nietzschenin-budist-felsefe[1]
Budist düşüncelerden yararlanmak için yoga yapmanıza, çeşitli diyetler uygulamanıza veya inzivalara çekilmenize gerek yoktur (ama elbette yaparsanız yararını da görürsünüz). Budist düşüncenin üç temel ilkesi vardır, bunlara “Soylu Gerçekler” adını vermişler. Bunları yaşamınıza uygulayarak hareket ettiğinizde yararlı etkilerini görebilirsiniz.
1. Dukkha: Yaşamak acı içerir ve acı çekmemize sebep olur.
Pek çoğu, bu yüzden budizme karamsar veya olumsuz (bizim tabirimizle arabesk de) diye yargılayabilir. Bu, Soylu Gerçekler’den ilkinin “yaşam acı çekmektir” şeklinde çevrilmesinden kaynaklanır. Ama bu ifadede okuduğunuzdan fazlası yatıyor. Bu bize sadece “yaşam acımasız, onunla başa çıkmasını öğren” demiyor.
Aslında yaşamlarımızda zorluklu duygulardan kaçınarak veya bastırarak daha çok acı yaratıyoruz. Evet, yaşamlarımız hoş olmayan çeşitli duygularla işaretleniyor: kayıplar, sıkıntı, endişe gibi duygular aralıklarla tekrarlanıyor.
Ama çeşitli beklentilere, objelere ve hallere tutunmamız, yapışmamız, güçlü bir hüsran, hayal kırıklığı ve benzeri acılara sebep olmakta. Bu yüzden acıdan korkmak veya meseleye mutlak çözümü aramakla (ve tabii böyle bir çözümün bulunamamasından da hüsran duymak) yerine esasında acı çektiğiminizi fark edebiliriz.
Bu bilgiyi gündelik yaşamda nasıl kullanabiliriz? Kırıldığınız düşüncesine kendinizi kaptırmayın. Ölüm, yaşlanma, hastalık, acı çekme ve kaybın yaşamın bir parçası olduğunu kabul edin. Mücadelenin içinde kabullenme becerinizi geliştirin. Yaşamın fiziksel ve duygusal açıdan kolay ve rahat geçeceği düşüncesine tutunmayı bırakın. Bu, popüler kültürün moda, reklamlar ve benzeri araçlarla bize dayattığı bir yalan. Hastalık, kalp kırıklığı, kayıp, hayal kırıklığı ve hüsran, “bağlılık oluşturmama” çalışarak yatıştırılabilir. Kusurluluğu kabullenin, yaşamın, bedeninizin veya olguların tek bir ideal şekilde olması düşüncesini terk edin. Kalbinizi belirsizliğe açın.

2. Anitya: Yaşam sürekli bir akış halidir.
Anitya ya da “geçicilik” bildiğimiz yaşamın sürekli bir akış halini tanımlar. Henüz akıp giden ana tutunamayız ve onu tekrar yaşamamız da mümkün değildir. Geçen her gün hücrelerimizin değişmesine yol açar, düşüncelerimizin evrilmesine, çevremizdeki ısının ve hava kalitesinin değişmesine yol açar. Çevremizdeki her şey, her an değişir. Sürekli.
Özellikle rahat değilsek, geçicilik kavramı kendisiyle çelişircesine rahatlamızı sağlar. Diğer bir deyişle: hiçbir şey sabit değilse acımızın da sabit olmadığını ve geçeceğini biliriz. Ama neşe ve coşku deneyimliyorsak geçicilik korku verici şiddette olabilir.
Geçicilik düşüncesini ilk elden deneyimlediğimizde bu, muhteşem şekilde özgürleştirici olabilir. Buddha, bu fikrini açıkladıktan 100 yıl kadar sonra batıda yunan filozof Heraclitus çok benzer bir ifadeyle “Aynı nehirde iki defa yıkanamazsınız” ifadesiyle bunu dile getirdi. Sahip olduğumuz tek gerçeklik, şimdiki andır.
Bu bilgiyi gündelik yaşamda nasıl kullanabiliriz? Değişim fikrini neşeyle karşılayın. Herşeyin sürekli değişim ve dönüşüm olduğunu kabul edin. Düşündüğünüzde hayran bırakacak kadar güzeldir bu fikir. Her ne kadar geçicilik kavramı biraz ürkütücü gibi gözükse de, şimdiki zamanda her yaşadığımız deneyimi takdir etmeye yardımcı olur: ilişkilerimizi, bedenimizi, duygusal halimizi, sağlığımızı, hava koşullarını, sevdiğimiz ayakkabamızı, işimizi, gençliğimizi, zihnimizi. Keyif aldığımız anların tadını çıkaralım, üzen anların da geçip gideceğini bilerek hareket edelim.

3. Anatma: Ben olgusu sürekli değişim halindedir.
Çeşitli ruhsal terapilere giden insanlarda sık rastlanan bir düşüncedir “Kendimi bulmak istiyorum” düşüncesi. Tüm kültürümüz, toplum bizi kalbimizle zihnimiz arasında sıkışmış sabit ve değişmez bir “ben” algısına yönlendirdi. Belki de beynimizin içinde bir yerde gizlidir?
Budizm ise sabir, değişmez bir “ben” olduğunu varsaymaz. Anitya (geçicilik) ile paralel olarak tüm kişiliğimizi oluşturan hücrelerimiz, belleğimiz, düşüncelerimiz ve ben algımız zamanla değişim geçirir. Elbette her birimiz farklı kişiliklere sahibiz (bu bile zamanla değişir). İsimlerimiz, mesleklerimiz ve bizi tanımlayan sıfatlarımız bizi “ben” algısını pekiştirmek için tanımlar.
Ama sabit bir ben algısı da kültürümüzün bize anlattığı bir masaldır: hikayemizi kendimiz değiştiririz ve haliyle kendimizin her an, her yerde değişebildiği düşüncesini de kabul edebiliriz. Thich Nhat Hanh’ın söylediği gibi: “Geçicilik sayesinde herşey mümkün”.
Bu bilgiyi gündelik yaşamda nasıl kullanabiliriz? “Kendimizi bulmak / keşfetmek” üzerine yoğunlaşmak yerine her an, olmak istediğimiz kişiyi yaşayarak. Değişim söz konusu olduğu için kendimizi biraz rahatsız, daha doğrusu düne ve daha önceki günlere göre farklı hissedebiliriz. Bugün üzgün olmamız, sonsuza kadar üzgün olmamıza sebep olmaz. Diğer insanları affedebiliriz. Kendimizi affedebiliriz.

Sabit bir “ben” algısına bağlılığımızı bırakabildiğimizde yaşamımızda sürekli olan değişimleri rahat karşılayabiliriz. Her yeni bir anda kendimiz de yepyeni var oluyoruz.
Orjinal metin: MindBodyGreen

Bu Bahar Neyin Zamanı Gelmiş? Mutlaka Öğren ve Hayatına Geçir…

maxresdefault[1]

1’i Seçmişsen: Dolap temizliği zamanın gelmiş… Aç dolabını son iki senedir kullanmadığın ne var ne yok hediye et bakalım…

2’yi Seçmişsen: Detoks zamanın gelmiş… Her sabah limonlu su iç ve günde en az 7000 adım at…

3’ü Seçmişsen: Kendine vakit ayırma zamanın gelmiş… Hemen bir hobi kursuna yazıl ve günde 20 dakika tek başına kal

4’ü Seçmişsen: Kültür etkinliği zamanın gelmiş… Hemen gazeteyi karıştır ve seni çeken ilk filme yada müzeye, ya da sergiye git…

5’i Seçmişsen: Kitap okuma zamanın gelmiş… Hemen ”derle, topla, rahatla” ya da ”Başlangıç” ya da ”Yalnızca Yavaşladığınızda Görebileceğiniz Şeyler” kitabını al ve okumaya başla

6′ yı Seçmişsen: Aşık olma zamanın gelmiş… Hemen berbere git saçına yeni bir şekil ver ve tiril tiril bir elbise al

7’yi seçmişsen: Duygusal Detoks Zamanın Gelmiş… İçinde kalan, pişman olduğun, sana acı veren her şeyi yaz ve yak…

8’i Seçmişsen: Dilek dileme zamanın gelmiş… Dileklerini bir kağıda yaz sonra evdeki saksına ”çoktan oldu bile- çoktan oldu bile- çoktan oldu bile” diyerek kağıdı ek…

9’u seçmişsen: Arkadaşlarına zaman ayırma vaktin gelmiş… Hemen bir organizasyon ayarla, toplanın ve bol bol içinizi dökün, rahatlayın, gülün, eğlenin…

10’u seçmişsen: Sadaka Verme Zamanın Gelmiş: Yolda ihtiyacı olduğunu düşündüğün üç kişiye gönlünden ne koparsa ver…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg