ŞEKER APTALLAŞTIRIR.

12654122_498685296986427_5753243334611060421_n[1]
Cenk Özyılmaz
..
Şekeri tanımaya önce besin değeri ile başlayalım.
Şeker, şeker pancarının fabrikalarda işlenerek şeker kısmının ayrılmasıyla elde edilir.
Pancar doğal bir besin olmasına karşın, şeker saf besindir.
Şeker saf enerji kaynağı sayılır.
Ancak, tek başına alındığında yani protein, vitamin ve mineraller olmadığında şekerden enerji üretilemez.
Bu nedenle şeker, ‘boş kalori kaynağıdır’.
ASLINDA VÜCUDUN İHTİYACI YOK
Şeker; un, yağ, ceviz, fıstık, kaymak gibi besinlerle karıştırılıp kalori değeri çok yüksek tatlılar yapılır.
Şekerlemelerin esası da şekerdir.
Tatlı ve şekerlemeler zevkle sevilerek yenir.
Böylece kişi farkında olmadan harcadığından fazla kalori alır ve obeziteye neden olur.
Obezite ise birçok hastalığa zemin hazırlar.
Şekerin zehir etkisi yaratmaması için dengeli ve yerinde kullanılması gerekir.
Yediğimiz ekmek ve diğer tahıl ürünleri de sindirildiğinde şekere çevrilir.
ŞEKER GEREKSİNİMİ YOK
Bu nedenle, insanın aslında şeker gereksinmesi yoktur.
Yani hiç şeker tüketmesek de vücudumuz buna ihtiyaç duymaz.
Şeker, vücudun istediği bir besin değil, gerektiğinde diğer gıdalardan kendisinin üretebildiği bir besindir.
BASİT ŞEKERLER
Nişastalı ve şekerli besinler yendikten sonra sindirilir ve meyvelerde bulunan basit şekerler şeklinde kana geçer.
Sindirim sistemine şeker ve nişastalı maddelerin girmesi, pankreas organımızı uyararak ‘insülin’ hormonunun salgılanmasını sağlar.
Bu hormon, şekerin hücre içine girerek karaciğerde saklanmasına, parçalanarak vücut tarafından kullanılmasına yardımcı olur.
VÜCUTTA DENGE VAR.
Normal durumda kandaki şeker miktarı ile salgılanan insülin hormonu miktarı, dengelidir.
Böylece, yediğimiz şeker ve nişastalı besinlerden sindirim sonucu oluşan şeker kanda durmaz.
Bir kısmı karaciğerimizde yedek olarak tutulur, kalanı da hücrelerde parçalanarak enerjiye ya da yağa çevrilir.
‘ADETA SALGIN HASTALIK’
Amerikan Kalp Derneği tarafından tavsiye edilen şeker miktarı, günde altı tatlı kaşığı. Fakat The American Journal of Clinical Nutrition’da yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, biz her gün bunun üç katından fazlasını alıyoruz. Bu da, gün aşırı şekerden gelen en az 300 eksta kalori demek.
Cleveland Kliniği Wellness Enstitüsü’nden Uzman Kristin Kirkpatrick, “Aşırı şeker tüketimi adeta salgın hâline geldi” diyor.
Özellikle küçük çocuklarda şekerli mamalar çok yendiğinde, büyüme, gelişme duruyor ve çocuklar hastalanıyor.
Obezite her hastalığın öncüsüdür ve obezitenin temel nedeni aşırı şeker tüketimi.
Aşırı fruktoz alımı leptin direncini de artırıyor.
LEPTİN HORMONU SİZİ UYARIYOR.
Leptin bize yeterli miktarda yemek aldığımızı bildiren bir hormondur. Buradaki problem ise genellikle beyinden gelen bu sinyali dikkate almamamızdan kaynaklanıyor.
Şekerin ‘sessiz katil’ olarak adlandırılmasının nedeni ise yol açtığı hastalıklara haber vermeden, yani belirtiler göstermeden neden olmasıdır. Şekerin obezite dışında yol açtığı pek çok rahatsızlık bulunuyor:
FAZLASI APTALLAŞTIRIR
..
ANNELER ÇOCUKLARINIZI APTALLAŞTIRMAYIN !!!!!………..
– Uzun vadede safra kanalı kanserine ve akciğer kanserine neden oluyor.
– Vücutta kanser hücresi varsa bu hücreleri besliyor.
– Depresyona, anksiyete bozukluklarına ve dalgınlığa neden oluyor. Hafif bir aptallık hissediyor veya zihinsel netlik hissedemiyorsanız, bunun sebebi önceki hafta içinde tükettiğiniz aşırı karbonhidrat olabilir. Henüz fazla yaşlanmamışken zayıf hafızaya ve alzheimera neden oluyor.
– Diyabetin baş sorumlusu. Reaktif hipoglisemi ataklarına neden olup, olmadık yerlerde bayılmanıza sebep oluyor.
– Aşırı kilo almanıza sebep oluyor ve kilo vermenizi gittikçe zorlaştırıyor. Sofradan aç kalksanız da kilo alıyorsunuz.
– Damar tıkanıklığına sebep oluyor.
– Kangren riskini artırıyor ve sinir sistemini tahrip ediyor.
– Çocukların büyüme hormonlarının salgılanmasını engelliyor, tüm vücut hormonlarının dengesini bozuyor.
– Konsantrasyon kaybına sebep olacağı için çocukların ders başarısını düşürüyor.
– Dişlerin çürümesine neden olarak buna bağlı böbrek ve bağırsak iltihaplanmalarını getiriyor.
– Migren hastalığına sebep oluyor ve sık sık baş ağrısı meydana getiriyor.
– Vücudun savunma sistemini zayıflatıyor ve çeşitli virüslere karşı saldırıya açık hale getiriyor. Özellikle kış hastalıklarına davetiye çıkarıyor.
VÜCUT İÇİN İYİSİ KÖTÜSÜ YOK
Vücudumuz; meyve, bal ya da sütte bulunan doğal şeker ile şeker kamışı ve şeker pancarından çıkarılan işlenmiş şeker arasında ayrım yapamıyor. Aldığımız bütün şeker, glikoz ve fruktoz olarak parçalanarak karaciğer tarafından işleniyor. Şeker glikojen ya da yağ olarak depolanıyor ya da glikoz olarak kan yoluyla hücrelerde kullanılmak üzere dağıtılıyor.
Sağlık açısından belirleyici olan, alınan şekerin miktarı.
Hangi türden olursa olsun, beslenmemizdeki şeker miktarının toplam yediklerimizden aldığımız enerjinin yüzde 10’unu aşmaması gerekiyor.
70-50 GRAM YETER..
Yani yaşa, kiloya, aktiflik durumuna göre değişmekle beraber, aldığımız şekerin ortalama olarak erkekler için günde 70
gramı, kadınlar için ise 50 gramı aşmaması gerekiyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s