80’li Yıllarda Öğrenciydik…

21764884_841374906039594_4305076380595630633_n[1]

Saçlara jöle, tırnaklara oje, sürülemez,
spor ayakkabıyla okula girilemezdi.
Erkekler kravat, kızlar fiyonk takmadan, yaka ve tırnak kontrolü yapılmadan derse girilemezdi.
Sabahları bahçede sıra olunur, pazartesi sabah Cuma öğleden sonra müdür konuşma yapar, özel günlerden biriyse saygı duruşu yapılır ve gerçekten saygıyla durulur, İstiklal Marşı okunurken dik durulur, konuşulmaz, saygı duyulurdu.
Öğretmenlerle dalga geçilemez, veli toplantıları aileye korkarak bildirilir, okulda “konuştuğun” (sevgilin) varsa sadece bahçede yan yana yürünürdü.
Forma ile okula gidilir, eve gelene kadar forma çıkarılmazdı. Gömlekler pantolonların – eteklerin, içine sokulur, okul renkleri dışında bir renk giymek yürek isterdi.
Küpe, kolye, yüzük, bilezik hafta sonları takılır, saçlar erkeklerde tıraşsız, kızlarda 3 boğum örgüsüz ise disipline gidilirdi.
Cep telefonu yoktu, internet de yoktu ama yine de öğrenciler birbirleri ile haberleşirdi.
Biyoloji dersinde üreme konusu anlatılırken utanılır, aruz ölçüsü ezberlerken delirilir, milli güvenlik hocaları askeri disipline sokmaya çalışırdı.
Okul kitapları üzerinde sevilen sanatçı resimlerini olduğu klasörlerde taşınır, ders yılı başında mutlaka kap kâğıdıyla kaplanır, etiketler yapıştırılır, etikete adı-soyadı- sınıfı- hangi dersin kitabı olduğu yazılır, o derse ait defterler de kolaylık olsun diye aynı desen kap kâğıdıyla kaplanır, ders sırasında yanında kitabı olmayan azarlanırdı.
Sınıflar kalabalık olsa da çıt çıkmadan ders dinlenir, boş derslerde sınıftan çıkılmaz, ders saatlerinde okul sınırlarını ihlal etmek isteyenlere acınmazdı.
Ödevler mutlaka yapılır, dönem ödevleri için kütüphaneler, meydanloueres, ana ya da temel britanikalar taranır, ödevler elle ve mutlaka dolmakalemle yazılırdı.
Yat denince yatılır, sabah okula servis yerine otobüsle gidilir, bazen çanta yoklaması yapılır, okula yasak bir şey getirilemezdi.-okulun herhangi bir yerinde sakız çiğnenemez, derslerde bir şey yenemez, su içmeye gitmek için izin istenirdi.
Birine uyuz olduysak öğretmene şikâyet eder, asla kendimiz sopayla, bıçakla girişmez, çeteleşmez, okul dışında bile kavga etmezdik. Bilirdik ki kavga edersek evde ya da okulda bi posta daha dayak var.
Kızlarla erkekler birbirine mesafeli durur, el şakası yapmaz, küfürlü konuşmaz, efendilik bozulmazdı.
Yerli malı haftası sınıf pikniğine döner, her tür yiyecek bulunur ve biz bu yemekleri paylaşırdık.
Kitap okurduk örneğin, ödev bile olsa okurduk. Değiştirip kitapları öyle okur, kütüphaneden kimlik çıkartır kütüphanede okurduk.
Biz öğrenci gibi öğrenciydik. Saygılıydık, tertipliydik, edepliydik…
Biz çok güzel öğrencilerdik. Çok zor da olsa o dönemlerde…😊
ALINTIDIR____

Fotoğrafa bakınca ilk gördüğünüz hayvan kişiliğinizi anlatıyor…

 

 

Nesnelere karşı algı kişiden kişiye farklılık gösterir. İşte bu farklılık sayesinde değişiklik analizi çıkarabilir, çevrenizdeki kişiler hakkında “ufak” ipuçları öğrenebilirsiniz. Bakalım şimdi inceleyeceğiniz fotoğrafa göre siz ya da çevrenizdekiler nasıl bir kişiliğe sahip.
İnsanlar renkleri ve kokuları farklı algılarlar. Nesneler hakkında sahip olduğumuz düşünceler tecrübelerimiz ve kişiliklerimizle alakalıdır. Bir fotoğrafa baktığınızda fark ettiğiniz ilk şeyin kişiliğiniz hakkında ipucu verdiğini biliyor muydunuz?
Aşağıdaki fotoğrafa dikkatlice bakın. Göreceğiniz ilk şey ile kişiliğiniz hakkında bilgi sahibi olun.


İlk gördüğünüz:
1- Birkaç zebraysa
Dahil olduğunuz gruplardaki en rahat ve karizmatik kişisiniz. ‘Birlikten kuvvet doğar’ mantığını benimsersiniz. Zorluklar karşısında tek başınıza mücadele etmek sizi korkutur.

2- Bir aslansa
Yüksek egonuz var ve bunun da farkındasınız. İstediğiniz şeyleri elde etmek için uğraşırsınız. Başkalarından farklı düşüncelere sahip olmaktan çekinmezsiniz. Yeni şeyleri çabuk öğrenirsiniz. Takım çalışmasını sevmezsiniz.
3- Zebranın üstünde duran bir kuşsa
Gördüğünüz ilk şey kuşsa ayrıntılara dikkat ediyorsunuz demektir. Düzeni seven ve amaçları olan birisiniz. Mükemmeliyetçi olma şansınız da yüksek.
4- Hem aslan hem de zebralarsa
Hem aslanı hem de zebraları aynı anda gördüyseniz aynı anda birden fazla iş yapabilen ve her şeyin kolayca farkına varabilen birisiniz demektir. Fotoğrafa bakanların sadece %5’i sizin gibi aynı şeyleri gördü. İleride önemli bir lider olma şansınız çok fazla.

Kaynak:msn

Seçtiğiniz Anahtar Karakterinizi ve Mantığınızın Nasıl İşlediğini Söylüyor!

anahtar-testi-filoji[1]

 

Anahtarlardan birini seçin ve açıklamalarını dikkatlice okuyun…

İlk bakışta bunlar sıradan bir takım anahtarlar gibi gözükebilir. Ancak işin doğrusu bu anahtarların herbirisi belli sanatsal akımlara yatkınlık gösterecek şekilde tasarlanmıştır. Eğilim gösterdiğimiz akımlarla, seçtiğimiz renk ve desenlerin bilinçaltı düzeyde psikolojimiz hakkında birçok ipucu verdiği ise kabul gören bir gerçektir. Psychology Today’den, Dr. Abigail Brenner’a göre örneğin gotik akıma ilgi duyan kimselerin yalnızlıktan veya kapalı havalardan keyif aldığı basit bir çıkarımla öngörülebilir.
Göstergebilimsel ve psikolojik izdüşümlerinden yola çıkarak hazırlanan bu test, sizin seçtiğiniz anahtar türüne göre size kişiliğiniz hakkında ipuçları vermeyi amaçlıyor. Yapmanız gereken şey ise çok basit; önünüzde sizi çok değer verdiğiniz birine kavuşturacak bir kapı var ancak hangi anahtarın kapıyı açtığını bilmiyorsunuz. Aşağıdaki tabloda yer alan anahtarlardan ilk olarak hangisini seçerdiniz? Size en cezbedici gelen anahtar hangisi? Sonuç ne çıkarsa çıksın, bu testin öncelikli olarak eğlence amaçlı olduğunu lütfen unutmayın!
Aşağıdaki tablodan size en cezbedici gelen anahtarı seçiniz;

1 Numaralı Anahtar;

Diğer farklı anahtar türlerinin aksine, en bilinen ve sık rastlanılan bu anahtarı seçtiniz. Burada dikkat edilmesi gereken nokta bu anahtarın sık rastlanmasının yanı sıra, kapı açma konusunda en etkili, en doğru ve güvenilir anahtar cinsi olmasıdır. Bu bağlamda, sizin karakter olarak tutarlı, mantıklı ve karşılaşılan problemler konusunda en doğru çözümü bulan kişi olduğunuzu söylemek gayet yerinde bir tahmin olur. Sakin ve mantıkçı tavrınızdan dolayı bazı durumlarda akıl danışılan kişi olarak kendinizi bulabilirsiniz.
2 Numaralı Anahtar;

Baş kısmında aşırıya kaçmayan belli dereceye kadar işlemelere sahip ve gövde-kilit kısmı oldukça kalın ve sağlam olan bu anahtarı seçtiniz. Bu, belli derecede duygusal bir yapıya sahip olsanız bile, konu kafanıza koyduğunuz şeyler olduğunda, gayet kararlı ve sağlam bir karakter olduğunuzu gösterir. Hem belli derecede sert, hem de belli derecede duygusal yapıda olanlar genellikle bu anahtara yönelmektedir. Duygusal kısmınızı diğer insanların görmesini istemeyerek dışarıya güçlü imajı vermeye çabalarken, kendinizi gereğinden fazla sıkmayın.
3 Numaralı Anahtar;

Yuvarlak hatlara sahip ancak kilit kısmı oldukça yoğun işlemeli ve ince gözüken bu anahtarı seçtiniz. Bu her durumda bir şekilde doğru yolu bulacağınıza ve kendi iç benliğinize güvendiğinizin göstergesidir. Diğer insanların denemeye, söylemeye cesaret edemediği şeyleri dile getirmekten çekinmiyorsunuz. Bir şeyin yanlış olduğunu bile bile ona göz yummayı kabullenemiyor, haksızlıktan hoşlanmıyorsunuz. Ayrıca farklı fikirlere ve diğer insanların görüşlerine saygı duyuyor bunu yapamayan insanlardan hazetmiyorsunuz.
4 Numaralı Anahtar;

Bir yonca yaprağına benzeyen sapı olan ve kilit kısmı kırılgan gözüken bu anahtarı seçtiniz. Bu, insanlarda sürekli olarak iyiyi görmek istediğiniz, arkadaşlarınıza ve çevrenize karşı sevgi dolu ve duyarlı bir insan olduğunuz anlamına gelmektedir. Ancak diğer insanların sizin bu sevecen ve düşünceli halinizi suistimal ederek sizi kullanmaya kalkmaları gayet olasıdır. Bazı durumlarda öncelikli olarak kendinizi düşünün. Sürekli olarak fedakarlık yapan kişi siz olamazsınız.
5 Numaralı Anahtar;

Tüm anahtarlar arasında üzerinde en çok işleme ve desen bulunan bu anahtarı seçtiniz. Bu sizin yüksek yaratıcılığa sahip, hayal gücü yoğun bir kişi olduğunuzu gösterir. Sanatsal algınız gayet yüksektir. Yaratıcılık gerektiren konularda başarılı olma ihtimaliniz bir hayli fazladır. Yazarlık, şairlik veya resim çizmek gibi konulara ilgi gösterirseniz başarı elde etme ihtimaliniz yüksektir. Ayrıca bir ortama girdiğinizde veya bir sohbet esnasında diğer insanların dikkatini mutlaka çekersiniz.
6 Numaralı Anahtar;
Gayet düz ve klasik görünümlü bu anahtarı seçmeniz mantıklı ve karşılaştığı tüm olayları düşünce süzgecinden geçirmeyi seven bir insan olduğunuz anlamına geliyor. Ayrıca size karşı iyi davranan insanlara sizde daima aynı şekilde karşılık veriyor, dürüstlüğe ve sadakate büyük önem veriyorsunuz. Odaklandığınız zaman yapmanız gereken işleri çok kısa sürede bitirebiliyorsunuz. Ne var ki, çoğu zaman sizi farklı ve fikir danışılan biri kılan mantığınızın zamanla sizi kendisine bağlayarak katılaşmanıza yol açabilir. Bu sebepten ötürü hayal gücüne, eğlenceye ya da mantıksız gibi gözüken bazı şeyleri de tölere etmeyi öğrenmelisiniz.

alıntı

Her Kadının Kafasına Kazıması Gereken 22 Altın Madde

a41f55b01227e59795c0045f47ec967c[1]

Unutma, sen değerlisin. Çalışsan da çalışmasan da… Ünlü olsan da olmasan da… Sen sen olduğun için bi’tanesin.
Kadın olmanın tadını çıkartmalısın. Biraz şefkat, biraz anaçlık, biraz dişilik, biraz seksilik, bolca zeka ve altıncı his… Sen ŞAHANESİN…

Göbeğin çıktı diye, 36 bedenden çok uzaksın diye, saçların o reklamlardaki kız gibi dalgalanmıyor diye eksik değilsin.
Kendine güvenin en büyük silahındır ve o en derinlerinden gelen ışıl ışıl gülümsemen tabii ki.

Biliyorum adettendir ama sonuca varamadığın, sadece bünyeni hırpaladığın o konuyu 50 kere konuşmana, tartışmana gerek yok. Olmuyorsa, üstünü çizip devam etmelisin.
Yaptıklarından suçluluk duyarak vakit kaybetmemelisin. Yapamadıklarını listeleyip isteklerini gözden geçirmek suretiyle adımlar atarsan daha mutlu olabilirsin.

Evlilik hiçbir şeyin kesin çözümü değildir sana öğretilmiş hiçbir mecburiyet alın yazın değildir. Kocan tek çıkışın, hayat zaferin değildir.
Uzaklarda arama sakın; en büyük mutluluk sendedir.

Aşkından gebersen de sınırlarını bilmelisin. Sınır neresidir? Sana saygısızlık yaptığı yerdir. Buna asla izin verme.
Sen kendine ne değer biçersen, sen kendine nasıl davranırsan; herkes sana öyle davranır. Asla ama asla kendini küçümseme.

Evde oturup derdine yanma. Kaderini birine, bir kuruma, bir konuma bağlama. Kaderin senin ellerinde, bunu sakın atlama!
Dünyanın kanunu bu; düşündüğünü çekersin. Allah rızası için kurup durma, senaryolar yazma!

Sevgilini çok sevmelisin. Öyle herkese ‘sevgili’ dememelisin. Fakat çok sevmen demek, kendini ayaklar altına alman demek değildir. Bir kadın gerekirse, severken de gidebilir değil mi?
Her şeyin şık olsun. Ruhun, bedenin, kıyafetin, sevişin, terk edişin, dostluğun, sevgililiğin… Kadınlık şıklık demektir.

Başka kadınları kafana takmaktan vazgeç! Onlar sen olamaz, sen de onlar… Her kadın kendine özeldir, her kadın dibine kadar özeldir.
Kız arkadaşların önemlidir, en kıymetlilerindir ama onları seçmeyi bileceksin. Kadın kadının kurdudur, bir kenara not edeceksin. Sadece kötü gününde değil, başarında, mutluluğunda da yanında olan, yüreğini ortaya koyan arkadaşlarından asla vazgeçmeyeceksin.

Erkekler çocuktur. Nokta!
Çocuğunu hem sevecek hem kızacak, icap ederse küsecek, cezasını vereceksin.!
Sen renklisin, sen beceriklisin, sen erkeğin mutlu olma sebebisin, sen başlangıçsın, sen sonsun… Mecbursun, bunu fark edeceksin!

Her şey bir karar vermene bakar.
Sabır bazen gerekli, bazen gereksizdir. Ayrımı yapabilmelisin.
Yapamayacağın şey yok. Gidemeyeceğin yer yok. Sana kapalı olabilecek kapı yok! Şu an silkelenip kendine geleceksin!
Tekrar söylüyorum, kafana kazı istiyorum,
SEN ÖZELSİN, SEN BİR TANESİN, ÖNCE KENDİ DEĞERİNİ BİLECEKSİN…

http://www.50densonrahayat.com/haber/her-kadinin-kafasina-kazimasi-gereken-22-altin-madde-haberi-742.html

Beynim Neden Susmuyor?” Diyen Aşırı Düşünürlerin Hayatını Kurtaracak Teknik: “Mindfulness”

meditasyon-yoga[1]

 

Bunun için herkes kendince farklı çözümler üretmekte. Ancak bugün sizlere bilimsel olarakta incelenmiş ve beyin fonksiyonlarında değişimlere yol açtığı kanıtlanmış bir teknikten bahsedeceğim; “Mindfulness”
Esasında kökleri çok eskiye, Zen felsefesine kadar uzanan bir meditasyon yöntemi olan mindfulness bugün Avrupa ve Amerika’da birçok psikoloji uzmanı tarafından hastalara öneriliyor ve büyük bir iyileşme oranı ile başarı gösteriyor. Peki ama bizi istenmeyen düşüncelerden arındırma iddiasındaki mindfulness tekniğini biz nasıl uygulayacağız?

Aslında mindfulness tekniğini uygulamak oldukça basit ancak zorlayıcılığı da bu basitliğinde saklı. Şöyle ki; Düşünceler yine sizi rahatsız ettiği anda hemen kendinizi dış etmenler tarafından rahatsız edilmeyeceğinize emin olduğunuz bir yerde, rahat ettiğiniz bir pozisyona geçirin. Oturur ya da yatar vaziyette de olabilirsiniz. Tekniğin esası bedensel olarak rahat edebildiğiniz konumu bulmaktır. Ardından nefesinize odaklanın. Nefesinizin burnunuz veya ağzınızdan ciğerlerinize doluşunu ve ardından tekrar aynı yolu izleyerek bedeninizi terkedişini farkedin. Yani beyninizi meşgul eden şeyin nefesiniz olmasını sağlayın. Farklı bir nefes ritmi tutturmaya çalışmayın. Her zaman nasıl nefes alıyorsanız öyle alın. Farklı yapacağınız tek şey her zaman aldığınız sıradan “nefesi” vücudunuza girip çıkarken takip etmek olacak.

Kağıt üzerinde oldukça basit gözüken bu işlemi yapmaya çalışırken beynininizin size oynayacağı oyunları, size kurduğu düşünce tuzaklarını farkedeceksiniz. Beyniniz adeta bunu yapmamanız için çığlık atacak, bu nefes egzersizinin saçma olduğunu söyleyip sizi rahatsız eden düşüncelere geri dönmeniz için sizi zorlayacak, birden beliren balonlar şeklinde rahatsız edici, ya da alakasız düşünceler sunacaktır önünüze. İşte bu küçük oyunlar, bizim emrimiz altında olması gereken beynimizin nasıl kontrol dışı hale geldiğini görmeniz için gerekli olan andır.

Zen üstadları bize istemediğimiz şeyler düşündürten kontrol dışı bu zihin yapısına “monkey mind” yani maymun zihin adını takmışlardır. Düşününce gerçekten de, tıpkı bir maymun gibi sağa sola atlamakta, sürekli olarak bir şeyler istemekte, sesler çıkarmaktadır zihnimizin bu kısmı ve onu nasıl eğiteceğimizi bilemediğimiz için bizi yorarak bize hükmetmeye başlamıştır.

Nefesinizi takip ederken “maymun zihin” yine iş başında olacaktır. Beyniniz sizin dikkatinizi çekmek için her yolu deneyecektir ancak siz tepkisiz kalacaksınız. Her zaman takip ettiğiniz, tartışmaya girdiğiniz ve sizi yiyip bitiren düşüncelerin orda kendi hallerinde debelenmelerine izin vereceksiniz. Sizin yapmanız gereken tek şey nefesinizi dinlemeye devam etmek olacak. Nefesinizi takip etmeye çalıştıkça beyninizin size bunu yaptırmamak için çırpınıp duracak ve ara sıra nefesinizi takip etmeyi size unutturmayı başaracaktır da. Bunu farkettiğiniz anda hemen nefesinize geri dönün. Beyninizde patlayan düşünce balonlarına yanıt vermeyin, size sorular soracaktır cevapsız bırakın. Düşündüğünüz tek şey nefesinizin içeri girişi ve dışarı çıkışı olsun. Bu maymun zihni çaresiz bırakacak ve susturacaktır.

 

Bir süre sonra garip bir sessizlik hissedeceksiniz. Beyniniz ağlamaktan yorgun düşmüş bir bebek misali sessizleşecektir. İşte bu beyninizin her zaman olması gereken konumdur. Unutmayın, beynimiz bizim yöneticimiz değil, biz onun yöneticisiyiz. Evet, okumak ve kendini geliştirmek önemlidir. Ancak sağlıklı olmayan bir beyne bilgi yüklemek, hasta bir ata yük yüklemekten farksızdır.  Mindfulness tekniğine ilk günlerde sadece 10 dakika ayırmanız yeterlidir. Eğer vazgeçmeden düzenli olarak beyninizi bu şekilde eğitirseniz sadece 1 haftada kendinizdeki ve düşünme biçiminizdeki farklılıkları görebilirsiniz.

Mindfulness tekniğini diğer sözde bilimsel tekniklerle karıştırmamalısınız. Çünkü mindfulness kelimenin gerçek manasında beyin yapısını değiştiren bir tekniktir. 2011 yılında yapılan bir araştırmada 8 hafta boyunca mindfulness tekniğini uygulayan kişilerin beyinlerindeki gri madde oranında inanılmaz bir artış gözlenmiştir. Bu araştırmanın ardından mindfulness tekniğinin beyindeki etkileri üzerine onlarca çalışma yapılmış mindfulness ‘ın beyni fiziksel olarak gerçekten değiştirebildiği kanısı pekişmiştir.

Bu tekniği tekrar kısaca özetlemek gerekirse;
Rahat ettiğiniz bir pozisyonda, oturun ya da uzanın,
Her zaman yaptığınız gibi normal bir şekilde nefes alıp verin, ancak bu sefer alıp verdiğiniz nefesinizin vücudunuza giriş çıkışını takip edin,
Nefesinizi takip etmenize mani olacak düşüncelere yenik düşmeyin ve nefesinizi takip etmeye devam edin.

http://filoji.com/beynim-neden-susmuyor-diyen-asiri-dusunurlerin-hayatini-kurtaracak-teknik-mindfulness/

 

 

Bilinçli Bir Hayat İçin Kullanabileceğiniz Araçlar

zeka-sorusu-nasil-cozulur[1]

Daha bilinçli bir yaşam çaba harcamaya değer, ama aynı zamanda odaklanmayı ve anda kalabilmeyi hatırlamak zordur. Burada amaçlarınıza ulaşmanız için tasarlanmış araçları bulacaksınız.
Son birkaç aydır hayatımın odak noktası bilinçli yaşamak oldu ve zaman zaman ona göre davranmam gerektiğini unutsam da, paylaşmaya değecek birkaç şey öğrendim.
Birincisi, bilinçli bir yaşam için çaba harcamaya değer. Bilinçli yaşam çoğunlukla içine dalmış olduğumuz rüyadan uyandığımız bir yaşam bu. Oysa çoğumuzun yaşamı zihninizin “bu an” hariç herhangi bir yerde olduğu, daha sonra ne yapacağınıza, birisinin söylediği bir söze, stres yaptığınız veya sinirlendiğiniz bir duruma takılı kaldığınız bir yaşamdır.  Zihnimizi akıllı telefonlarla ve sosyal medyayla kirlettiğimiz bir durum.
Bu çabaya değer çünkü uyanık olmak, yaşam yolunda yürürken bir şeyleri kaçırmamamız anlamına geliyor. Uyanık olmak; içimizden geçenlerin, olduğu sırada, farkında olduğumuz ve dürtülerimizin sesini dinlemek yerine daha çok mantıksal seçimler yaptığımız anlamına geliyor.
Öğrendiğim ikinci şey unutmak oldu. Uyanık olmayı üst üste defalarca kez unutuyoruz. Ve bu normal. Bilinçli olmak, unutma ve sonra hatırlama süreci olarak açıklanabilir. Tekrar tekrar. Aynı nefes almak gibi, tekrar tekrar nefes alıp verirsiniz.
Üçüncüsü bilinçli yaşamak sadece tek bir öğeden oluşmaz. Sadece meditasyon yapmak yeterli değildir. Ya da sadece şu anda etrafınızda hissettiklerinize odaklanmak da yeterli değildir. Bilinçli yaşamın birbirleriyle bağlantılı bir dizi araçtan oluştuğunu öğrendim. Hepsi aynı sonuca farklı yollardan ulaşmaya benziyor ama hepsi tek başına da yararlı.
Kullanabileceğiniz araçlar
1)Meditasyon. Meditasyon, bilinçli yaşamın başlangıcı. Çok karışık da değil, başlangıç olarak günde bir kez bir dakika boyunca kıpırdamadan oturun (bir hafta sonra 3 ile 5 dakikaya kadar çıkarın) ve dikkatinizi vücudunuza ve sonra nefesinize verin. Düşünceleriniz nefesinizden başka bir yere kaymaya başlarsa, hafifçe nefesinize geri dönün. Bir dakika dolana kadar tekrarlayın.
2)Uyanık olun. Meditasyon uyanık olmanız için, rüya durumunda olmamanız (zihninizin fikirden fikre atlaması, çevrimiçi dünyada kaybolması, geçmişte başınıza gelen kötü şeylere takılması, geleceğe dair endişeler), anda olanlara açık olarak yaptığınız bir uygulama. Uyanık olmak, eğer hatırlayabilirseniz, her gün yapabileceğiniz bir uygulama. Buradaki kilit cümle, hatırlamak.
3)Arzularınızı takip edin. 2005’te sigarayı bıraktığım zamanlarda işime en çok yarayan yöntem, sigara içme dürtümü takip etmek oldu. Oturur, sigara içme isteğimin ortaya çıkmasını ve ortadan kalkana kadar düşüşünü takip ederdim. Bu bana benim sadece arzularımdan oluşmadığımı ve arzularıma yenik düşmem gerekmediğini öğretti ve bu sayede diğer alışkanlıklarımı değiştirmem için yardımcı oldu. E-maillerinizi ve sosyal medyayı kontrol etme, kızarmış veya şekerli bir şeyler yeme, alkol alma, TV izleme, dikkat dağınıklığı ve erteleme güdünüzü takip edin. Bu arzular gelecek ve gidecektir ve siz onlara göre hareket etmeyeceksiniz.
4)İdeallerinizi takip edin. Hepimizin her zaman idealleri vardır. Günümüzün kusursuz geçeceğine dair bir idealimiz, karşılaştığımız insanların bize nazik ve saygılı davranacağına dair bir idealimiz, mükemmel olacağımıza dair bir idealimiz, sınavı veya toplantıyı muhteşem bir şekilde atlatacağımıza dair bir idealimiz ve asla hata yapmayacağımıza dair bir idealimiz var. Tabii ki, tecrübeyle sabit, bu idealler gerçek değildir, gerçekleşmeyecekler ve gerçekçi bile değiller. Ama yine de bu ideallere sahibiz ve kaybettiğimiz kişiler ve şeyler nedeniyle üzerimizde stres, korku ve kaygıya neden oluyorlar. İdeallerinizden vazgeçerseniz, bu ıstıraptan kurtulabilirsiniz.
5)İnsanları ve yaşamı oldukları gibi kabul edin. Sevdiğim kişiyi değiştirmeyi bıraktığımda ve onu olduğu gibi kabul ettiğimde, sadece onunla birlikte olmaya ve geçirdiğimiz vaktin tadına varmaya başladım. Bu kabulleniş yaptığınız her şey ve herkes için geçerlidir – bir meslektaşınızı, bir çocuğu, bir eşi, ama aynı zamanda kötü bir durumu, tatsız bir hissi, sinir bozucu bir sesi kabullenin. Her şeyi olduğu gibi kabul ettiğimizde, onunla savaşmayı bıraktığımızda, çok daha huzur içinde yaşayabiliriz.

6)Beklentilerinizi serbest bırakın. Bu aslında bundan önceki iki maddeyle aynı ama yine de kesinlikle faydalı buluyorum. Yaklaşan bir duruma, yeni bir proje veya iş olanağı gibi, göre oluşturduğunuz beklentilerinizi takip etmek faydalıdır ve nelerin gerçek olduğunu, nelerin stres ve hayal kırıklığı yarattığını görürsünüz. Kendi kendimize acı çektiriyoruz ve bu acıya sebebiyet veren beklentilerimizi serbest bırakarak kendimizi kurtarabiliriz. Beklentilerinizi denize atın.
7)Rahatsızlıkla/Huzursuzlukla barışın. Rahatsızlık korkusu çok büyüktür – insanların eski alışkanlıklarına saplanıp kalmalarına, yapmak istedikleri işlere başlamamalarına, çok da sevmedikleri bir işyerinde çalışmaya devam etmelerine neden olur, çünkü alışagelmişi ve rahatlığı değişikliğe ve bilinmeyene tercih ederiz. Ama alıştırma yaparak rahatsızlıkla barışabilirsiniz. Sizi daha az rahatsız eden konulardan başlayın ve konfor bölgenizi genişletmeye başlayın.
8)Direncinizi takip edin. Rahatsızlık verici bir işe kalkıştığınızda veya alıştığınız ya da sevdiğiniz bir şeyden vazgeçmeniz gerektiğinde, dirençle karşılaşacaksınız. Ama direncinizi takip edebilir ve bu konuya merakla yaklaşabilirsiniz. Sizi kızdıran konulara olan direncinizi takip edin, bu örnek olarak konsantrasyonunuzu bozan yüksek bir ses olabilir. Asıl problem sesin kendisi değil, sizin sese göstermiş olduğunuz tepki. Aynı durum sevmediğimiz yiyecekler, çok sıcak veya çok soğuk ortamlar veya açlığa olan direnç için de geçerli. Problem yemeğin tadı, sıcak, soğuk ya da açlık değil – bizim bu etkilere olan direncimiz.
9)Meraklı olun. Çoğunlukla her zamanki yöntemlerimize takılıp kalıyoruz ve insanların nasıl olduğunu, işlerin nasıl işlediğini bildiğimizi düşünüyoruz. Bunun yerine, araştırmacı olun. Keşfedin. Deney yapın. Bildiğinizi düşündüğünüz şeyleri bırakın gitsin. Yeni bir projeye veya girişime başladığınızda başarısızlık korkusunu kalbinizde hissederseniz, “Olamaz, başarısız olacağım” ya da “Olamaz, nasıl sonuçlanacak bilmiyorum” diye düşüneceğinize “Görelim bakalım” diye düşünün. Ve sonra geriye başarısızlık korkusu kalmayacak, sadece meraklı olmanın ve araştırmanın zevki kalacak. Bilmemekle barışmayı öğrenin.
10)Minnettar olun. Her şey hakkında şikâyet ediyoruz. Ama hayat adeta bir mucize. Yaptığınız her işte minnettar olacağınız bir şey bulun. Yeni bir alışkanlık edinmek istediğinizde minnettar olun, daha uzun süre dayanacaksınız. Birisiyle birlikteyken minnettar olun, daha mutlu olacaksınız. Eğer takdir etmeyi bilirseniz hayat gerçekten inanılmaz.
11)Her şeyi kontrol etmeyi bırakın. Olaylarının kontrolünün çoğunlukla bizde olduğunu düşünürüz, oysa ki bu bir illüzyondur. Organize etmeye, amaçlara ve üretkenliğe olan saplantımız, hayatımızı kontrol edebiliyor olduğumuz yanılsamasından kaynaklanmaktadır. Ama hayat kontrol edilemez, tam her şeyi kontrol aldığınızı düşündüğünüzde bir olay olur ve her şey tepetaklak olur. Daha sonra olaylar istediğimiz gibi gelişmedi diye hüsrana uğrarız. Bunun yerine, her şeyi kontrol etmeyi bırakın ve kendinizi akışa bırakmayı öğrenin.
12)Merhametli ve şefkatli olun. Bu size basmakalıp gelebilir ama başkalarına göstereceğiniz merhamet dünyaya bakışınızı gün ve gün değiştirebilir. Kendinize merhametli olmak ise hayatınızı kökten değiştirecektir. Şu ikisini unutmamak gerekir, bilinçli yaşam siz unuttuktan sonra merhametli olmayı hatırlamaktır.
Yukarıda yazılanlar hazmetmesi ve hatırlaması zor gelebilir. Ben bile sık sık unutuyorum ama sonra hatırlayıp “Ah, yine yapıyorum!” diyorum ve hatırlıyorum.
Sonra tekrar unutuyorum, ama ders çıkarıyorum, öğreniyorum ve yine yapmaya başlıyorum.
Bu bilinçli olmayı öğrenme süreci. Unutmak ve hatırlamak, defalarca.
Kaynak: http://www.fastcompany.com/3023459/how-to-be-a-success-at-everything/12-tools-for-more-mindful-living – Leo Babauta

Yeni bir alışkanlığı yerleştirmek için 21 gün boyunca hiç ara vermeden tekrar gerekir.

21687503_1927360047584066_775074991559593819_n[1]

 

Alışkanlıklar beyinde 20 günde oluşmaktadır. 20 gün boyunca aynı şeyi yapan insan 21. günde alışkanlık kazanmış olur. Tıpkı sigara alışkanlığı gibi.
Araba kullanmaya başladığımızda vitesi, debriyajın yerini, sinyali verirken düşünürüz ama belli bir süre sonra beyin bunu otomatiğe bağlar hani kişisel gelişim kitaplarında hep yazar ya 20 gün aptalım diyen, 21. gün aptal olur.
Alışkanlık, bir halata benzer. Her gün bir lifi örer ve sonunda onu koparamayacak kadar güçlü yaparız.
Horace Mann
Alışkanlıklar bırakılmazlarsa, zamanla ihtiyaç haline gelirler.
St. Augustine
Alışkanlıkların zincirleri, önce duyulmayacak kadar hafif, sonra kırılmayacak kadar güçlü olur.
Benjamin Disraeli
Alışkanlıktan daha büyük bir şey yoktur.
Ovidius
Hiç kimse bir alışkanlığa veda etmek cesaretini gösteremez.
Balzac
İlk gördüğümüz zaman korktuğumuz nice şeyler vardır ki, zamanla alışır, hiç aldırmaz oluruz.
Aisopos
İnsan alışkanlıklarının çocuğudur.
İbn-i Haldun
Mademki alışkanlıklar hayatımızın en ileri gelen hakimleridir, öyle ise ne yapıp yapıp iyi birini edinmeye çalışmalıyız.
Francis Bacon
Tilki, derisinden vazgeçer de, alışkanlıklarından vazgeçmez.
Suetonius
21 GÜN KURALI
Sadece irade kullanarak alışkanlık değiştirme çabaları ancak kısa bir süre işe yarar. Sonra eski alışkanlıklara geri dönülür. Çünkü bilinç ile bilinçaltı çatıştığında kazanan daima bilinçaltıdır. Örneğin, siz bilinçli olarak sigarayı bırakmak isteyebilirsiniz ama bilinçaltınızda sigarayla ilgili olumlu bir kayıt olduğu sürece iradenizi kullanarak sigarayı bir süre bıraksanız bile bir müddet sonra yine başlarsınız. Bilinçli zihin dakikada dokuz düşünceyi bilinçli olarak algılayabilir; ama bilinçaltı bir dakikada 2.3 milyon bilgi parçacığını prosesten geçirir.
Olumlu ve olumsuz alışkanlıkların, yaşam deneyimlerinin, inançların belleği bilinçaltındadır.
Bir alışkanlığı ondan kurtulmaya çalışarak değiştiremezsiniz ama yeni bir alışkanlık yaratabilirsiniz. Kötü alışkanlıkları yok etmek, yeni bir şeyi öğrenmekten daha zordur. Yeni bir alışkanlığı yerleştirmek için 21 gün boyunca hiç ara vermeden tekrar gerekir. Çünkü yeni alışkanlığın zihinde ve hücresel bellekte kalıcı olarak yerleşmesi 21 gün sürer. Alışkanlıklar tekrarlana tekrarlana kazanılır. Yeni alışkanlığın da zihinde kalıcı sinir ağı “otoyolu” yaratması 21 gün tekrar edilerek oluşur. Zihniniz ve kaslarınız tekrar edilen bir şeyi otomatiğe bağlar. Dişinizi fırçalamak, yürümek ya da ayakkabınızı bağlamak için düşünmüyorsunuz değil mi?
Bireysel gelişim yolculuğunuzda bilinçaltınıza belirli bir olgunlaşma süresi tanımanız gerekir; bunu kuluçka dönemi olarak düşünün. Unutmamanız gereken, bu 21 günlük kuluçka dönemini hiç sekteye uğratmadan tamamlamanız gerektiğidir.

alıntı

Hassas Yanınızı Ortaya Döken Tüy Testi: Hangi Tüyü Seçerdiniz?

tuy-testi[1]

 

Yapmanız gereken tek şey aşağıdaki tabloda yer alan tüyler arasından size en uygun olanı seçmek;

Eğer seçimizi yaptıysanız aşağıdan bu seçimin size söyleyeceklerini iyi inceleyin;
1 Numara

Sevgiden ve barıştan yana tavrı olan etrafınca sevilen bir yapınız var. Yakın dostları tarafından her zaman iyi anılan ve kimseye içinden gelerek kötülüğü dokunmamış birisiniz. Yardıma ihtiyacı olan birine sırtını dönmek sizin için çok zor. Ancak bu tavırlarınız her ne kadar takdire şayan olsa da, sizi kullanmaya çalışan insanlara karşı dikkatli olmak zorundasınız. Bazı durumlarda öncelikli olarak kendinizi gözetmeyi öğrenmelisiniz.
2 Numara

Birden fazla alana ilgi duyan, açılan her konuda fikir sahibi olan, çok yönlü bir insansınız. Bu yönünüzle diğer insanları şaşırtıyor ve takdirlerini topluyorsunuz. Ancak bazı çevrelerde sizi ukala bulan veya bu tavrınızı çekemeyen kimseler olabilir. Düşüncelerinizi açık etmeden önce karşınızdaki kişiyi önce tartmanız sizin için daha faydalı olacaktır. Ayrıca kendinizi geliştirmeyi çok sevdiğiniz bir gerçek ancak ara sırada olsa kafa dağıtmak için eğlenceli şeylere yönelmeyi ihmal etmeyin.
3 Numara

Düz ve kalın hatlı bu tüyü seçmeniz, kendi kararlarını kendi vermekten hoşlanan ve otoriter baskıdan hoşlanmayan özgür ruhlu biri olduğunu işaret etmektedir. Cesur ved dikbaşlısınız. Çoğu durumda çevrenizdekilerin dile getirmeye çekindiği şeyleri siz dile getiriyorsunuz. Ayrıca yolculuk ve maceralardan da hoşlanıyor olmanız gaye olası. Ancak ara sıra da olsa, zıtlaşmalardan kaçınarak kendinizi frenlemeniz sizin açınızdan daha faydalı olacaktır.

4 Numara

Tüm hatları düm düz olan bu tüyü seçtiniz. Bu olasıkları iyi hesaplayabilen ve oldukça mantıklı biri olduğunuza işaret eder. Bu özellikleriniz sayesinde birinin sizi kandırması veya olayları size olmadığı gibi lanse gerçekten çok zor. Mantıktan kopmadan düşüncelerinizi sürdürebilmenizden dolayı çevrenizdeki kişilerin size akıl danışma amaçlı geldiklerine çok şahit olmuş olabilirsiniz. Ancak şunu da unutmayın; Sürekli doğru olanı yapmak zorunda değilsiniz…
5 Numara

 

Süslemeli, hoş ve görünüşüyle çarpıcı olan bu tüyü seçtiniz. Bu tüy açık bir şekilde sanatsal ve duygulu bir zihin yapısını işaret etmektedir. Farklı olduğu hemen anlaşılan birisiniz ve sanatın her türlü alanına ilgi duymanız büyük bir olasılık. Ancak bunun yanında  “hisli” şeklinde nitelendirilebilecek bir inceliğe de sahipsiniz. Kendi kendinize hüzünlenerek, düşüncelere dalma gibi huylara sahip olabilirsiniz. Kendinizi bu tarafınıza kaptırmadan, iyi yönlerinize ışık tutmaya çalışmalısınız.

http://filoji.com/hassas-yaninizi-ortaya-doken-tuy-testi-hangi-tuyu-secerdiniz/

Zencefilin sağlığa yararları 5000 yıl önce Kızılderililer tarafından biliniyordu.

728xauto[1]

Zencefil suyunun faydalarına inanamayacaksınız!
Zencefilin sağlığa yararları 5000 yıl önce Kızılderililer tarafından biliniyordu. Zencefil vücudun düzgün çalışması için çok önemli. İçinde vitamin, mangnezyum ve bakır barındırıyor.
Peki zencefil suyu nasıl yapılır?
Küçük küpler halinde soyun ve dilimleyin. Biraz su ekleyin ve bir karıştırıcı ile iyice karıştırın. Öğütme sonra sert bölümlerin suyun içinde kalmaması için iyice süzün. Zencefil suyunuz içilmeye hazır hale gelecek. Ancak bir çok kişi bu şekilde içemeyebilir. Bunun için biraz şeker veya bal ilave edebilirsiniz.

 

Zencefil Suyu Faydaları:
1.İltihaplanmayı önler:
Zencefilin en etkili kullanımlarından biri eklem iltihaplarını azaltılmasına yardımcı olan bir anti-enflamatuar ajan olarak hareket etmesidir. Yapılan Bir çalışmaya göre, vücuttaki zararlı maddeleri yok ederek, taze kan akışını artırır. Antioksidan içeren zencefil suyu tüketen insanların daha az ağrı ve diğer inflamatuar hastalıklara sahip olduğunu bilinmektedir.

2. Kanseri önler:
Zencefil kansere neden olan zararlı hücrelerin öldürülmesinde çok etkili bir şekilde çalışır. Bunun için kanseri önleme konusunda çok faydalıdır. Yapılan bir çalışmada, zencefilin, meme kanseri hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı ortaya çıkmıştır.

3. Kan Basıncı:
Zencefil bir kan inceltici olarak görür ve anında kişilerde kan basıncını düşürür. Zenfecil suyunu lezzetli hale getirmek içine çok az miktarda bal konulabilir.

4. Ağrıları azaltın:
Zencefil, diş ağrısı gibi ağrıları her türlü önlemeye yardımcı olur. Zencefilin bu özelliği özellikle migren tedavisi için kullanılmaya başlanmış ve bu kullanım hızla yaygınlaşlaşmıştır. Zencefil bir anti-inflamatuar ajan olarak davrandığı için, kanın iltihaplanmasına izin vermez böylece vücudun kan akışını artırarak, ağrıları yok eder.

5. Sindirim:
Zencefil sindirim sistemi için de aktif madde olarak görev yapar. Zencefil suyu çeşitli sindirim sorunlarının yok olmasına yardımcı olur. Mideden, bağırsaklara gıda hareketini hızlandırır. Zencefil, ayrıca mide ağrıları ya da herhangi bir sindirim problemlerini en aza indirir. Bu sayede mide ağrılarından muzdarip insanların rahatlamasına neden olur.

6. Artrit:
Zencefil, tiroid veya artritten muzdarip insanlarin şişme ve iltihaplanma sorunlarının azaltılmasına yardımcı olur. Bir anti-inflamatuar ajan olarak görev zencefil, arttritte tedavi olarak kullanılmaktadır.

7. Kolesterolu düşürür:
Zencefil, kalp krizine yol açabilecek kan damarlarının akışında tıkanıklıkları açmaya yardımcı olur. Zencefil, kolesterolü de düşürmekte faydalıdır.

 

8. Soğuk:
Zencefil, soğuk algınlığı, bulantı ve anti-viral ve anti-fungal özelliklere sahip bir bitkidir. Özellikle bakterileri öldürür ve yeniden canlanmasını önler.

9. Saç bakımı için
Saçlarınızın uzun ve parlak olmasını istiyorsanız, size zencefil suyu tüketmenizi öneriyoruz. Aynı zamanda, daha iyi sonuç almak için kafa derisi üzerine de uygulayabilirsiniz. Saç derisini uygulayacağınız zaman su oranının daha fazla olmasına özen gösterin. Zencefil, aynı zaman saç kremi işlevi de görür. Kepeklenmeyi azaltır. Saçların daha hızlı uzumasına yardımcı olur. Zencefili saç derisine uyguladığınız zaman kan akışını hızlandırmış olursunuz, bu da tahrişe neden olabilir.

10. Akne:
Zencefil, iltihap giderici olduğu için akne tedavisinde de çok etkili olmaktadır.

Kaynak: mynet.com