Öksürüğe Doğal Çözüm – Anında Rahatlayacaksınız

honung[1]

 

Öksürük, soğuk algınlığı kadar ciddi olmasa da sinir bozucu olduğu kesin.
Sık sık öksürdüğünüzde uyuyamazsınız ve çabuk yorulursunuz. Ciğerleriniz dışarıya çıkacakmış gibi hissedersiniz.
En kötüsü de şiddetli öksürmeniz halinde boğazınız acımaya ve başınız ağrımaya başlar.
Öksürük şurupları ise biraz başınızı döndürür ve yorgun hissettirir.
Öksürüğü geçirecek harika bir önerimiz var.
Üstelik hazırlaması kolay ve ucuz!
Çözüm ballı bandajlar. Göğsünüze koymanız halinde öksürüğü azaltıyor. Özellikle de çocuklar için öksürük şurubuna nazaran daha etkililer.
Malzemeler:
1 yemek kaşığı organik bal
1 yemek kaşığı hindistancevizi yağı
1 çay kaşığı un
Kumaş parçası, bandaj veya mendil
Bant

Hazırlanışı:
Hindistancevizi yağını ısıtıp bal ve unla karıştırın. Karışımı mendilin üstüne iyice yayın ve göğsünüze bantla yapıştırın.
Eğer çocuklara uygulanacaksa 2-3 saat bekletin. Yetişkinler ise bir gece boyunca bekletmeli.
Bunu haftada birkaç kez öksürük kesilene dek tekrarlayın.
Şuruplar yerine bir dahaki sefere tamamen doğal bu yöntemi kullanabilirsiniz.

Yöntemi arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın.

Kaynak: Newsletter

İşte Çinlilerin Baş Ağrısını Kırk Saniyede Geçiren Tekniği

sice[1]

 

Baş ağrısı veya migren sonucunda inanılmaz acı çektiğiniz olmuştur.
Migreni olanlar bu ağrıyı iyi bilirler. Peki ne kadar ağır olursa olsun baş ağrısını buzla geçirebileceğinizi biliyor muydunuz?
Kulağa inandırıcı gelmese de buz baş ağrısını alıyor.

 

Çinliler, enerji akışının geçtiği ana noktalara meridyen adı veriyorlar. Akupunktur sayesinde akışı engellenen enerji normale döndürebiliyor.
Bu akupunktur tekniğine ‘Buz hilesi’ adı veriliyor. Yorgunluğu ve baş ağrısını geçirdiği iddia ediliyor.

Tek yapmanız gereken ensenizdeki bu noktada 20 dakika boyunca buz bekletmek.
Noktanın neresi olduğunu aşağıdaki fotoğrafa bakarak anlayabiliyorsunuz. Çinliler bu noktaya Feng Fu noktası diyorlar. David Wolfe’un belirttiğine göre bu noktaya soğuk bir şey değdirilmesi halinde kana endorfin salgılanıyormuş.
Life Advancer’da ise teknik sayesinde baş ağrısının 40 saniye içinde geçtiği yazılmış.

© Goodfullness
Buzu burada yirmi dakika boyunca bekletmeniz gerekiyor. İsterseniz buzun o noktada kalması için ense çevrenize bir şey sarın isterseniz de elinizle bekletin.
Önemli olan buzun doğru yere konumlandırmak ve beklemek.

Öte yandan başı ağrımadığı halde bu tekniği her gün 20 dakika boyunca uygulayanların uyku kalitesinin arttığı söyleniyor.
Bir dahaki sefere başınız çok şiddetli ağrıdığında tekniği uygulamayı unutmayın.
Bilimsel olarak tanınmasa da tekniğin birçok kişiye yardım ettiği söyleniyor.

Teknik herkeste işe yaramayabilir. Ancak denemekten bir zarar çıkmaz.
Sık sık başı ağrıyan arkadaşlarınıza tekniği anlatmayı unutmayın.

Kaynak: newsletter

Anlaşıldı mı:)

21687938_1449893071759112_3908434255494387560_n[1]

Koç’u sevin

Boğa’ya layık olun

İkizler’e sevginizi hissettirin

Yengeç’i üzmeyin

Aslan’a dürüst olun

Başak’tan asla vazgeçmeyin

Terazi’yi asla üzmeyin

Akrep’le küs kalmayın

Yay’a aşık olun

Kova’ya ilgi gösterin

Balıgı incitmeyin

Oğlagın kalbini kırmayın

Yüksek Tansiyonun Doğal İlacı…

21617623_757709214421741_2012926364797291862_n[1]

4 bardak su

1 tarçın çubuğu

1 portokalın suyu

1 çorba kaşığı şeker

4-5 yemek kaşığı taze ebegümeci veya

3 çorba kaşığı kurutulmuş ebegümeci…

tüm malzemeler çaydanlığa konulup 20 dakka kaynatılır. Sıcak veya soğuk içilebilen bu çaydan günde en fazla 3 fincan tüketilmesi öneriliyor…

Yatmadan Önce Ayağınızı Sirkeli Suyun İçinde Bekletin…

1338482_cd22938d8e547a400999741f5d103e4f_640x640[1]

Gün boyu yorulan terleyen ayaklarınız akşam 10 dakika ılık suya dökeceğiniz elma sirkesi ile yenilenecektir.

Vücutta biriken  ödem ayaklarınızdan atılacak…

Mantar ve kötü kokulardan arınacak

Yorgunluğunuzu üzerinizden atacak

Nazar ve  negatif enerjilerden kendinizi arındıracaksınız…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Sizi Canlı Canlı Yiyen Bir Duygusal Vampir Hayatınızda Olabilir! Bu 5 Özelliği Kontrol Edin

duygusal-vampir-filoji[1]

 

Duygu vampiri insanlar aslında hepimizin hayatındalar ya da belli dönemlerde onlarla yolumuz çakıştı. Hemen hepimizin aşina olduğu bu kişilerin yanında kendimizi tarifi zor bir şekilde tedirgin hissederiz. Onları sevdiğimizi düşünsek bile yanlarındayken genelde enerjimiz açıklayamadığımız bir şekilde düşüktür. Aslında bu durum bile başlı başına duygusal vampir dediğimiz bu insanları tespit etmeniz için yeterli bir belirtidir. Ancak daha spesifik olarak bu kişileri belirlemek istiyorsanız aşağıdaki sinyalleri kontrol etmelisiniz.
1. Eleştiri olayını hayatlarının her alanına yaymışlardır
Yapıcı olmayan ve içerisinde bulunulan durumun iyileşmesine hiçbir katkı sağlamayacak olan eleştiriler bu kişilerin en ayırt edici özelliklerindendir. Sürekli memnuniyetsizlik tavrına bürünerek etraflarındaki her şeyi ve herkesi eleştirirler. Sürekli olarak herşeyi kendilerinin daha iyi yapabilecekleri izlenimini vermeye çalışırlar ve en ufak hatanızda sizi eleştirmekten asla geri durmazlar.
2. Siz farketmeden beyninizi bulandırır ve vaktinizi çalarlar

Bu kişiler vereceğiniz zorlu kararlar öncesinde genellikle size kendinizi daha da zor bir durumdaymış gibi hissettirirler. Oysa ki, sağlıklı bir arkadaşlığın veya ilişkinin ilerlediği yön bu olmamalıdır. Sizin düzenli olarak dinleyip, dertlerine ve sorunlarına ortak olduğunuz arkadaşınız sıra sizi dinlemeye geldiğinde konuyu geçiştiriyor ya da dönüp dolaştırıp lafı yine kendi hayatına getiriyorsa, bu ilişikide bir sıkıntı varolduğu anlamına gelmektedir.
3. Abartı derecesinde alıngandırlar

Bu insanların bir başka rahatsızlık verici özelliği ise gereğinden fazla alınganlık yaparak sizi duygusal açıdan sorumlu ve kötü hissetmeye itmeleridir. Örneğin; iyi niyetli olarak kıyafetiyle ilgili yaptığınız bir uyarıyı içselleştirip “zaten ben çirkinim tekiyim!” gibi bir sonuca vardırarak sanki siz onu bu yönde itham etmişsiniz gibi bir algı yaratabilirler. Bunun amacı, sonuç olarak yine sizin duygusal ilginizi kendi üzerinde toplayarak enerjinizi harcamaktır. Bu durumu alışkanlık haline getirmiş olan tanıdıklarınızın duygusal kurbanı olduğunuzu farkedip, onları beslemeyi bir an önce bırakmalısınız.
4. Mutsuz taklidi yapmakta çok iyidirler

Bu insanlar, tıpkı alınganlık yöntemi ile sizin duygusal enerjinizi kendi üstlerine çektikleri gibi, “mutsuz taklidi” yaparakta bunu gerçekleştirebilirler. Örneğin bu kişiler ilginin kendi üzerinde olmadığını hissederse, size bir sıkıntıları olduğunu söyleyerek, bir dertlerini açarak ilginizi onların üzerinde toplamızı sağlarlar. Aslında bunda bir sıkıntı yoktur, arkadaşlar veya çiftler birbirlerinin sıkıntılarını dinlerler. Ancak duygusal vampir olarak nitelendirdiğimiz bu kişilerin, normal arkadaşlardan farkı size anlattıkları o sıkıntıyı veya problemi aslında o kadar da kafaya takmıyor olmalarıdır.

 

Bu duruma daha önce de şahit olmuş olabilirsiniz. Örneğin sizinle vakit geçirdikten bir süre sonra yanınızdan ayrılan arkadaşınızı belki bir kaç saat belki de ertesi gün, başka kişilerle gayet mutlu vakit geçirirken görerek şaşakalabilirsiniz. filoji.com Bu duygusal vampir olan bir kişinin en belirgin özelliklerinden biridir. Yani o kadar da “büyük” bir sıkıntı içerisinde olmamalarına rağmen sadece sizin ilginizle kendilerini iyi hissetmek için size mutsuz taklidi yapmaktadırlar.
5. Gizli bencildirler

Gizli bencil olarak tanımlanmalarının nedeni, bencilliklerini size hissettirmiyor olmalarıdır. Size karşı gayet ilgili ve paylaşımcı gözükseler bile aslında bu onların taktığı bir maskedir. Bunun farkına varmak oldukça zordur çünkü bu durumu karşınızdaki kişinin size karşı davranışlarından değil ancak diğer insanlara karşı olan davranışlarını inceleyerek tespit edebilirsiniz. Örneğin, ortak bir tanıdığınızın bir sıkıntısına asla ilgi göstermemesi bunun belirgin bir özelliğidir. Bu bencilliğini size ya da tanıdığınız birkaç insana yansıtmıyor olmasının sebebi ise, sizin ona faydalı olduğunuzu düşünmesinden ibarettir.

http://filoji.com/sizi-canli-canli-yiyen-bir-duygusal-vampir-hayatinizda-olabilir-bu-5-ozelligi-kontrol-edin/

 

Yani bu kişi sizin ona maddi ya da manevi faydalı olduğunuzu bildiği için size karşı bu yüzünü göstermemektedir. Onun fayda alanından çıkmaya başladıysanız, yani bu kişi artık sizin ona yararlı olmadığınızı düşünmeye başladıysa, size karşı olan tutumunun değişimi sizi çok şaşırtabilir. Bir çoğumuzun hayatından geçmiş olan bu tip insanlar da, duygusal vampirlerin en iyi örneklerindendir.

 Öğretmen : “Şimdi, bugüne kadar affetmeyi reddettiğiniz, size yanlış yaptığını düşündüğünüz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp yanınızda getirdiğiniz torbanın içine atın!”

patates-torbasi[1]

 

Bir lisenin sevilen ancak çılgın öğretmeni dersten sonra kavga ve olayları ile meşhur sınıfın öğrencilerine şöyle der: “Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!” Ertesi sabah öğrencilerin birçoğu sırf meraktan ve “eğlence olsun diye” öğretmenlerinin istediği patatesleri ve torbaları getirir.
Öğretmen : “Şimdi, bugüne kadar affetmeyi reddettiğiniz, size yanlış yaptığını düşündüğünüz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp yanınızda getirdiğiniz torbanın içine atın!”

Öğrenciler buna hiçbir anlam veremez. Ancak yine de eğlenceli buldukları hocalarının dediklerini yapmaktan geri durmazlar. Bazı öğrenciler torbalarına 4’er-5’er tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolar taşar.
Öğretmen : “Şimdi! 3 gün sonra sizinle tekrar dersimiz var. 3 gün boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda götürecek, her nerede işiniz olursa olsun bu torbayla birlikte gideceksiniz. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okulda hep yanınızda olacaklar. Bana bu konuda şeref sözü vermenizi istiyorum!”

Öğrencileri şaşırsada, “yine eğlence çıktı!” düşüncesiyle teker teker şeref sözü verirler ve 3 günlük süreç başlar. Otobüste, markette, okula gidip gelirken, öğrenciler torbalarını yanlarında taşırlar. Vazgeçmek isteseler bile hocalarına verdikleri sözden dönmemek için torbaları bırakmazlar. Ve aradan 3 gün geçer. Üçüncü günün sabahı tekrar dersleri olan hocaları sınıfa girer girmez, öğrenciler veryansın içinde başlarlar şikayete: “Hocam, bu ağır torbayı her yere taşımak çok zor! Bu yük çok fazla sırtımız ağrıdı! Hocam, patatesler kokmaya başladı! Hocam insanlar tuhaf bakıyorlar, hem sıkıldık hem yorulduk…”

Öğretmen çocuklara patates torbalarını bırakmalarını ve artık taşımalarına gerek kalmadığını söyledikten sonra, herkesi sırayla torbaları bıraktıktan sonra nasıl hissettiklerini sormuş. “Valla üzerimden 1 ton ağırlık kalkmış gibi hocam!” , ” 9-10 tane patates nası böyle çile çektirir anlamadım hocam” , “Çok rahatladım hocam…” Ardından hoca çocuklara dönmüş;
“Bu torbalarda üzerlerinde affetmediğiniz, sevmediğiniz insanların isimleri yazılı olan patatesler vardı. Aradan sadece 3 gün geçmesine rağmen yoruldunuz, bu yükü sırtınızdan atmak için sabırsızlandınız. Doğrusu bu yükü biraz daha uzun taşımış olsaydınız gerçekten de bedeniniz bitap düşebilirdi. Neyse ki, geç olmadan yüklerinizden kurtuldunuz ve kendinizi kurtardınız…

Peki ya çocuklar, sırtınızda 3 gün taşıyamadığınız bu yükü, yıllardır ne diye ruhunuzda taşıyorsunuz? Vücudunuza 3 günde ağır gelen bu yük, ruhunuza yıllar içinde neler yapar tahmin edebiliyor musunuz? Sırtınızdaki yükleri attığınız gibi ruhunuzdaki yükleride atacaksınız! Affederek, unutarak o kişilere iyilik yapmış olacağınızı, onları rahatlatacağınızı sanıyorsunuz… Ancak şuna emin olun ki çocuklar, iyilik yapacağınız ve rahatlatacağınız tek kişi yalnızca kendinizsiniz. Tıpkı şu torbaları bıraktığınızda iyilik yaptığınız ve rahatlattığınız tek kişinin yalnızca kendiniz olması gibi…

http://filoji.com/bir-ogretmen-5-kilo-patatesle-ne-yapar/

Kalbin Gücü…

maxresdefault[1]

Film izlemeye başladığınız andan itibaren sizi içine çekiyor ve soluksuz seyrediyorsunuz. Dökümanteri tadında olsa da birbirini tamamlayan öyküleri de bünyesinde barındırıyor…

Kalbini kapatanlara açın çağrısı yapıyor, sevginin müthiş gücünden bahsediyor, her şeyin üstesinden sadece sevgiyle gelinebileceğini tekrar hatırlatıyor…

Ara ara tekrar seyredilecek evde olması gereken filmlerden…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Not: birlikbilinci@gmail.com a mail atarak siparişte bulunabilirsin…

Azra Kohen’in “Fi” Adlı Kitabından Hayatı Özetleyen 8 Etkileyici Alıntı

fi-filoji-one-cikan[1]

 

1. “Dışarıdan delilik olarak görülebilen şeyler, içine girildiğinde hak verilen durumlar haline gelebiliyordu bu hayatta. Sadece bakış açınızı değiştirmeniz yeterliydi.”

2. “Bırak ben derslerimi kendim alayım. Bana dost ol, öğretmen değil.”

3. Hayat ne tuhaftı. Hep en korktuğumuz şeyleri karşımıza çıkarır, sonra suratımıza yapıştırırdı.

4. Gittiğiniz yol istediğiniz yere varmıyorsa çok yorulursunuz !

5. Her insan, sadakatle sahip çıkılmak ister.
6. Bazı insanları beynimizden asla ayıramayacağımız yerlere kazıyoruz.

7. “Bir şeye nasıl başladığınız değil ama nasıl bitirdiğiniz…. itibarınızı oluşturur.”

8. “O kadar çok kafayı takmışız ki bir şey gibi olmaya, bir şey gibi yapmaya…içimizdekini keşfetmek masal olmuş.”

http://filoji.com/arzu-kohenin-fi-adli-kitabindan-hayati-ozetleyen-8-etkileyici-alinti/

Büyükannem bana bu hileyi söyledi. Sadece 1 Gecede Çatlak Topuklarımı İyileştirdi!

1-GECEDE-TOPUK-cATLAgI-TEDAViSi-376x280[1]

3 adımda ayakları güzelleştiren büyülü terapi
Çatlak topuklar milyonlarca insan için büyük bir baş belasıdır. Çok tatsız görünüyorlar ve enfeksiyonların kaynağı da olabilirler. Sorun kolayca çözülmese de, topuklarınızı yumuşak ve pürüzsüz hale getirecek basit bir 3 adımlı işlem var.
İlk adım
Bir fincan ılık suda 2 çay kaşığı karbonat ve bir tutam tuz ilave etmektir. Çözülene kadar iyice karıştırın, sonra ayaklarınızı 10-15 dakika bekletin. Sonunda bir pomza taşıyla topuğunuza sürüp havlu ile kurutun.
İkinci adım
Ev yapımı bir ölü deri atma işlemi içerir. 2 çorba kaşığı şekeri 2 çorba kaşığı zeytin yağı ile karıştırın ve karışımınızı ayağınızı 5 dakika boyunca pul pul dökmek için etkilenen bölgeye sürtün. 3 basamağa geçmeden önce ılık suyla durulayın.
Son adım
Ev yapımı bir nemlendirici hazırlamayı içerir. Bir kapta sıcak su doldurun, sonra 2 çorba kaşığı zeytinyağı ve bir çay kaşığı bal ekleyin.  Ortaya çıkan kremi her gece yatmadan önce ayaklarınızın üzerine uygulayın ve daha sonra pamuklu çorap giyin. Bir gecede etkisini göreceksiniz. İşlemi haftada 2 kere yapabilirsiniz. Böylece ayaklarınız sonsuza kadar bakımlı kalacak!

http://kadindayasam.com/2017/05/22/topuk.html

İshak Alaton’dan…

ishak-alaton-kilicdaroglu-hakkinda-ne-dusunuyor-2705101200_l[1]

 

CEVİZ ORMANI
İster genç olun ister yaşlı, yaşınızla barışık değilseniz ihtiyarsınız demektir. Çok genç ölen yaşlılar olduğu gibi ihtiyar doğanlar da vardır.
Üniversitelerimizde yaptığım söyleşilerde bana en çok para hakkında soru sorulur. Herhalde iş adamı olduğum için.
Ben, ”paranın iki kişiliği vardır” derim.
Birincisi; para bir değiş tokuş aracıdır. Para verip yiyecek, giyecek, ev, bark, hatta sağlık satın alabilirsiniz.
İkincisi ile gelecek korkusunu yenersiniz.
‘Yaşlılığımda çaresiz, muhtaç, perişan kalmam çünkü kötü gün paramı bir kenara ayırdım dersiniz.”
Ama para ötesi para-üstü bir konu daha vardır, bunu parayla satın alamazsınız. Bunun adı, zevk ve keyiftir.
Zevk almak, keyif duymak ancak KÜLTÜR ile mümkündür.
Resimden zevk almak için sergiler bedava, müzik, kaset ve diskler üç otuz para. Ayrıca konserler de pahalı değil. Tiyatrolar hamburger fiyatına…
Aşk ve sevgi zaten bedelsiz.
Güneşin batışından, denizin hışırtısından ya da bir satranç oyunundan zevk alabiliyorsanız, güneşi kaç paraya batırabilirsiniz? Denizi hışırdatmanın fiyatı nedir? Kalenizle bedavaya şah çekebilirsiniz.
Yaşlılığınız için biriktireceğiniz kötü gün parası kadar belki ondan da önemli olan bu zevkler ve mutluluklardır. Bunlara sahip olmak ancak kültürle mümkündür.
Para kazanmaya emek verdiğiniz kadar kültür edinmeye de emek verin.
Yaşlılar ölüme daha yakın derler. Ama ölüm nüfus kağıdı sormuyor.
Şimdiki tutkulu projem, bir ceviz ormanı yetiştirmek. Fidanları dikmeye başladım bile. Ceviz fidanı 8 yıl sonra ağaç olup ceviz verirmiş. Şimdi 76 yaşındayım yani 84 yaşımda ceviz kıracağım. Bu kez kendi cevizlerimi…

İSHAK ALATON