Karsisindakini kirmamak ve inançlarini savunmak arasinda çizginin nereden geçtîgini bulmak zor…

537486_301275106655728_404256687_n[1]

Ögrendim ki…
Karsisindakini  kirmamak  ve  inançlarini  savunmak  arasinda çizginin  nereden  geçtîgini  bulmak  zor…

Gülay-Polat Cavlar

Tüm Bunlardan Vazgeçmeli Mi?

Sevgilim; Eski Karısının Fotoğraflarını Salonun Ortasında Saklıyor… İmdat!

images[10]

Ya kardeşim; nedir bu, eskiye bağlılık, eskiye özlem, yeninin suyu mu çıktı anlamadım ki? Önce her yerde bir 80’ler partisi modası aldı başını yürüdü gitti… Arkasından 90’lar başladı… Bense 2013 ten memnunum. 2012 den de memnundum. Niye şu anın partisi yapılmıyor? Mesela herkes hissettiği gibi gelsin partisi de yapılabilir. Müzik de gelenlerin ortak duygularına göre şekillenir.

Hadi partiyi, müziği, kıyafeti geçtim. Nedir bu eski sevgiliye, eski eşe duyulan özlem. İlişki yaşanmış, bitmiş işte. Belirli bir süre yasını tut, olayı kabullen ve yoluna devam et. Yok arkasından ağıt yakmalar, herkese onu anlatmalar, sağı solu rahatsız etmeler, facebook hesabına yapışmalar. Durun kardeşim, bir kendinize gelin. Derin derin nefesler alın ve hayata yeniden başlayın. Kendi hayatınızın bir değeri olduğunu idrak edin ve sizi de sevecek birini bulunuz ki hayatınız daha güzel hale gelsin.

Haa bir de yeni sevgili bulduğu halde; hala, inatla eski sevgilisinin resimlerini saklayanlara ne demeli… Geçmiş, geçmiş, geçmiş diye diye şimdin gidiyor arkadaş. Uyan ve kendine gel. Hayat çok kısa, kıymetini bil. Sen kendi kıymetini bilmiyorsan hiç kimse bilmez zaten.

Geçen gül Meltem aradı; bir süredir, Hasan’la çok güzel bir beraberlik yaşadıklarını ama bir problemi olduğunu söyledi. ‘’Çekinme, anlat’’ dedim. Efendim bizim Hasan eski eşinin fotoğraflarını salonun ortasındaki dolapta tutuyormuş. Meltem ilişkinin başlarında bu durumdan pek rahatsız olmasa da, artık çok rahatsız olmaya başlamış. Ya ben neciyim? diye telefonda ağlıyordu. ‘’Hasan hala evlilik fotoğraflarını saklıyor inanabiliyor musun?’’ dedi… (Üstelik boşanalı 5 sene geçmiş.) ‘’Valla inanırım’’ dedim. Böyle hikayeler o kadar yaygın ki .’’Şu insanların kafasındaki geçmişi takıntıyı atabilsek ne kadar çok kişi mutluluğu yakalıya bilir biliyor musun?’’ diye cevap verdim.

Bundan yıllar önce Ezgi diye bir kız arkadaşım,nişanlısı Mehmet’in eski kız arkadaşıyla çektirdiği fotoğrafları dolapların birinde bulmuş. Tam evlilik arifesinde olduklarından da çekip gidememiş. O da bütün fotoğrafları yatağın üzerine bir güzel dizmiş… Mehmet eve gelince de kıyamet bir güzel kopmuş. Kavga sonucu ya fotoğraflar, ya ben’e bağlanmış. Allahtan Mehmet akılı çocukmuş ta fotoğraflar atılmış, ilişki kurtulmuş. Şimdilerde iki güzel çocukları olan çiftin evlilikleri de; mutlu mesut devam ediyor. Düşünsenize Mehmet o fotoğrafları atmama kararı vermiş olsaydı, ne o mutlu evliliğe, ne de o çocuklara sahip olacaktı. Elindekinin kıymetini bilmeyip, biraz da mazoist bir duyguyla, ah geçmiş, ah canım acıyor deyip deyip, hayatını harcayıp gidecekti.

Bir başka örnekte de Ebru, eski erkek arkadaşının resimlerini, yazılarını, mektuplarını saklamış. Günün birinde de (şans bu ya) Ragıp’la hayatları tekrar kesişmiş. Gerçi Ragıp’ın hayatında başka bir kız varmış ama gene de Ebru’nun evine gelmekten kendisini alamamış. Ebru fırsat bu fırsat, Ragıp eve gelince bütün sakladığı resimleri, mektupları bir bir ortaya döküp, bak ben seni hiç unutmadım, hala seni çok seviyorum diye ilan-ı aşk etmeye başlamış. Arkasından da sormuş, sen benim yazdıklarımı ne yaptın? Saklıyorsun değil mi? Ragıp ne cevap verse beğenirsiniz, ooooooo ben onları atalı çok oluyor. Senden sonraki kız arkadaşım Özlem onları çekmecemde buldu. Hepsinin tek tek yaktı. Sen hala o kadar eski de mi kaldın deyip eyvallah deyip gitmiş. Anladığım Ragıp, Ebru’nun bu kadar takıntılı olmasından korkup kaçmış. Ama Ebru’ya da bu sözler tokat gibi çarpmış ve yıllardır platonik aşık olarak sürdürdüğü hayatına böylece devam etmeye başlamış. Şimdilerde Evgin’le evlenmek üzere olduğunun da haberini vereyim yani…

Kıssadan hisse, arkadaşlar geçmiş geçmişte kalmıştır. Ya bunu kabul edip, hayatınıza devam edersiniz. Ya da geçmişte kalıp, hayatı kendiniza zehir edersiniz. Seçim sizin…

Sağlıcakla,

Bu dünyada hiçbir şey kalıcı değil, dertlerimiz bile…

Dekolte Her Zaman Yeterli Değildir…

Kendinizle iyi geçinin çünkü hayatta en uzun ilişki KENDİNİZLEDİR…

İnsan; içinden yenilenmeyince dışından eskir…

Geçmişimizi bugüne taşıdığımız sürece, bugün yeni bir gün olmuyor…