Bu zamanda en değerli kabiliyet, sanırım insanın kendini toparlama, onarma yetisi…

11203081_903877142988224_1781585466506020345_n[1]

Bu zamanda en değerli kabiliyet, sanırım insanın kendini toparlama, onarma yetisi… Çünkü en yakının bile bilmez, içinde nelerin parçalandığını yada kırıldığını. En iyi sen bilirsin, hangi tecrübeyi hangi acıya, hangi yalanı hangi yaraya, hangi ah’ı hangi sevdaya ve kimi nereye koyacağını…

Alıntı

HUZURLU YAŞAMANIN 10 Altın Anahtarı:

11146597_941486192580291_5221074733791700118_n[1]

1- Nefes alın. Ne zaman sıkılırsanız, farkında olun ve nefes alın. Nefes ruhunuzun beden ile bağıdır. Bu bağlantınız hep yerinde olsun.

2- Su için. Vücudunuzda su yoksa ruhunuzun ikamet ettiği beden ne görevlerini ne de sizin arzularınızı gerçekleştirebilir.

3- Endişeye değil, neşeye odaklanın. Ancak neşe karşınızdaki kapalı kapıları açan anahtardır. İçinizden gelmiyorsa bile, gülün, kahkaha atın, frekansınızı değiştirin. İçinizden gelmese de radyonun kanalını değiştirin.

4- Yarının problemlerini bugünün enerjisi ile çözemezsiniz. Size bugün için gerekli tüm güç verildi. Ve yarın, yarın için gerekenler verilecek. Taşıyamayacağınız hiçbir yük size verilmez. Kendinize güvenin.

5- Kendi anne babamızı biz seçtik. Onlara gereken saygıyı gösterin. Ne olursa olsun. Kızsanız da, darılsanız da, üzülseniz de, saygı gösterin. Bazen saygı sevgiden de önemli olabilir.

6- Çocuklarınız size ait değiller. Onlara hak ettikleri gibi, bağımsız ve özgür varlıklar olarak gerekli sevgi ve saygıyı gösterin. Ve bilin ki onlar sizi seçti, sizin kendi anne babalarınızı seçtiğiniz gibi. Yaşamak için geldikleri bir yol. Onlar için bir şey yapmak istiyorsanız bu yolu yürümeleri için onlara destek olun.

7- Ruhunuzun ölümsüz olduğunun farkında olun. Hep vardınız ve hep var olacaksınız.

8- Ben akşamdan ertesi sabah 6’da uyanmayı kendime vaat edersem, bu olur. Peki, sözleriniz ile siz her gün, her an ne vaat ediyorsunuz? Kelimeleriniz ile kendinize, öldün diyerek, dizlerim bitti diyerek, bu iş beni hasta etti, diyerek gerçekleşerek kehanetler yaratmayın. Güçlüsünüz, insansınız, Başarırsınız.

9- Yapın. Yapmadıklarınıza pişmanlıklarınız her zaman daha çok olur. Yüreğiniz derinliklerin bir dilek olarak geliyorsa ve size neşe veriyorsa, durmayın yapın.

10- Bilmek istediklerinizi sorun. Soru varsa, cevap mutlaka
gelecektir. Her zaman ilk gelen cevap en doğrusudur.

kaynak: şifacı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zaman Benim Arkadaşım…

10381983_10205115639562802_1977244138937253643_n[1]

Hiç kolunuzda saat olmadan bir gün geçirdiniz mi? Bir yere yetişme telaşınız olmadan, koşuşturmaca ve panik içinde arka arkaya küçük aksilikler yaşamadan, akışa güvenerek teslimiyet içinde bir gün?… Kulağa hoş geliyor değil mi?

Neden hep bir telaş içindesiniz? Nerye yetişiyorsunuz? Sonunda madalya mı takacaklar? Bu koşuşturmaca içinde kendinizi hiç duyma şansınız oluyor mu? Neden zamanla yarışmaya çalışıyorsunuz? Şimdiye kadar zamanın önüne geçebilmeyi başarabilmiş kaç kişi var?

Ünlü atletlerin, rekortmen yüzücülerin, milli güreşçilerin, hızlı yarış pilotlarının, şampiyon jokeylerin hayatlarında keyif alarak yaptıkları şeyi, en iyi şekide yaparken kollarında hiç saat gördünüz mü? Peki, Formula 1 arabasının içinde saat var mıdır? Saliselerle yarışan Formula 1 pilotunun zamanını bile pit alanındaki kişiler tutmaktadır. Pilotun tüm işi en iyi yaptığı işe konsantre olmaktır arabası ile gittiği yolda bütünleşmektir. Zamanı akışa teslim edip tamamen yaptığı ne ise onunla bütünleşen kişi başarıya çok yaklaşmış demektir.

Hayatta herşey başarı mıdır? Kendini değerli kılmak tüm başarılardan daha kıymetli değil midir? Kendi kendinize, “vay be bunu da nasıl başardım” derken kendinizin o güzel değerini hissetmek herşeye değer değil mi?

Hızla sahil yolunda ilerlerken bir an durup aracınızdan dışarı çıkıp, zamanı kendine dost yapmış olan kuşları seyretme şansını, neden kendinize vermiyorsunuz? Kendinize sadece beş dakika zaman tanıyarak, denizin o mis gibi iyot kokusunu neden içinize çekmiyorsunuz? Bir daha ki sefere, iki adım ötenizdeki o harika piknik alanına gidip, mis gibi oksijen kokusu içinde derin nefesler alın, hemen ruh haliniz değişecektir. Kalbinizin içindeki o ilahi güç, koşulsuz karşılıksız sevgi enerjisi, her an ortak bilinç akışı içerisindedir. Önemli olan bu saf ve temiz mutluluk enerjisine , huzur ortamına ulaşabilmeyi başarabilmektir. Bu akış içinde iken, etrafınızda, devamlı size hızla geçen saniyeleri hatırlatacak bir saate ihtiyacınız hiç olmayacaktır. Hissetmiş olduğumuz akış, hayrınıza olacak tüm güzellikleri, harika zamanı, mucizevi haberleri size tek tek sunacaktır. Akışa nasıl girebilirimin sorusu aslında çok basittir. Şu benim hakkımda bunu konuşmuş, o terfi almış, onun çoçuğu daha çalışkan derslerinde çok başarılı, neden bana geç geliyor, neden bir çiçek bile almadı, beni sıklıkla aramıyor, sorularını arkada bırakarak, sadece durup etrafınıza dikkatlice bakıp, Yaradanın, evrenin, doğanın size sunduğu o harika güzellikleri tek tek keşfedin. Sonra da bütün bu muhteşem düzenin size sunulduğunu ve ne kadar değerli olduğunuzu hissedin. Gün içinde takmış olduğunuz endişe gözlüğünü çıkarın, bana herşey ne kadar değerli olduğumu hatırlatıyor gözlüğünü takın.

Sağlığınıza, zekanıza, güzelliğinize, bedeninize, ruhunuza şükredin ve kıymetini bilin. Bunların kıymetlerini anlayabilmek için elinizden gitmesini beklemeyin. Evet hemen şimdi gözlerinizi kapatın burnunuzdan diyaframınızı şişirerek nefes alın 3 saniye sonra bu nefesi ağzınızdan verin. Zamansızlık kavramını hissedin.

“Yücelerin Yücesi Tanrım

Bir yerden bir yere gitmemi sağlayan sağlıklı bir çift ayağım olduğu için,

Sevdiklerime sımsıkı sarılabildiğim güçlü iki kolum ve elim olduğu için,

Yediklerimden tad alabildiğim ve kendimi ifade edebildiğim sağlıklı bir ağzım ve dilim olduğu için,

Mis gibi kokuları içime çekebildiğim, nefes alabildiğim harika bir burnum olduğu için,

Dünyanın tüm güzelliklerini görebildiğim iki adet gözüm olduğu için,

Ve ‘İyi ki varsın’ denildiğinde onları duyabildiğim sağlıklı bir çift kulağım olduğu için…

Şükürler Olsun, Hamd Olsun …. İyi ki varım ve Ben Değerliyim. Akıştayım ve bu akışa güvenmeyi seçiyorum. Zaman benim dostum…. Sevgiyle Serkan Sorguç — ŞifaChi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

YOLUNUZA HER NE CIKARSA ONU IYILESTIREBILIRSINİZ..

11139783_478088975729578_911018216963900255_n[1]

 

1. NELER OLDUGUNA DAIR HICBIR FIKRINIZ YOK.
Icinizde ve etrafinizda olan herseyin bilincli ya da bilincsiz, farkinda olmaniza imkan yoktur. Bedeniniz ve akliniz su anda calismaktadir ve bunun farkinda degildir. Ve, havada radyo dalgalarindan dusunce formlarina kadar gorunmeyen sayisiz sinyal bulunmaktadir ve sizler bunlarin hicbirini bilincli olarak algilamazsiniz. Gercegi soylemek gerekirse, tam su anda kendi gerceginizi yaratmaktasiniz ama bu olay bilincli bilginiz ya da kontrolunuz disinda, bilincsizce olmaktadir. Bu nedenle istediginiz kadar olumlu dusunun gene de yaralanirsiniz. Yaratici olan bilincli zihniniz degildir.
2. HERSEYI KONTROL ALTINDA TUTAMAZSINIZ .
Elbette ki, olan herseyden haberiniz olmadigi icin, onlari kontrol de edemezsiniz. Dunyaya emredebileceginizi dusunmek egosal bir hatadir. Su anda dunyada neler oldugunun cogunu egonuz goremedigine gore, sizin icin en iyisinine egonuzun karar vermesine izin vermek hic te bilgece olmaz. Secim sizin elinizde ama kontrol degil. Ne deneyimlemeyi tercih edeceginize karar vermek icin bilincli zihninizi kullanabilirsiniz, ama onu ifade edip edemeyeceğinizi ya da bunu nasil ve ne zaman yapacağinizi kendi haline birakmalisiniz. Teslimiyet anahtardir.
3. YOLUNUZA HER NE CIKARSA ONU IYILESTIREBILIRSINIZ.
Yasaminizda onunuze cikan her sey, oraya nasil geldigine bakmaksizin, iyilestirmek icindir, cunku su anda sizin radarinizdadir. Buradaki varsayim, eger onu hissedebiliyorsaniz , onu iyilestirebilirsiniz de. Eger onu bir baskasinda gorebiliyorsaniz ve bu sizi rahatsiz ediyorsa, o zaman iyilestirmek icin oradadir demektir. Ya da Oprah’in bir keresinde soylemis oldugu gibi, “Eger onu farkedebiliyorsaniz , ona sahipsinizdir. ” Onun neden hayatinizda olduguna ya da oraya nasil geldigine dair hicbir fikriniz olmayabilir, ama artik farkinda oldugunuza gore, onu serbest birakabilirsiniz. Karsilastiginiz seyleri ne kadar iyilestirirseniz, tercih ettiklerinizi ifade etmede o kadar net olursunuz zira baska seyler kullanmak icin gereken enerjiyi serbest birakmis olursunuz.
4. TUM DENEYIMLERINIZDEN %100 SORUMLUSUNUZ.
Hayatinizda basiniza gelenler sizin sucunuz degildir, ama sizin sorumlulugunuzdur. Kisisel sorumluluk kavrami soylediginiz, yaptigniz ya da dusundugunuzun otesindedir. Hayatinizda yer alan diger herkesin dediklerini, yaptiklarini ve dusunduklerini de icerir. Yasaminizda meydana gelen herseyin sorumlulugunu tamamen alirsaniz, o zaman herhangi bir kisi bir sorunu su yuzeyine cikardiginda o sizin de sorununuz olur. Bu ucuncu ilkeye baglanir, yani yolunuza cikan herseyi iyilestirebilirsiniz. Kisacasi, su an ki gerceginiz icin hic kimseyi ya da hicbirseyi suclayamazsiniz. Tum yapabileceginiz onun sorumlulugunu almak, yani onu kabul etmek, ona sahip cikmak ve onu sevmektir. Karsilastigniz seyleri ne kadar cok iyilestirirseniz kaynak ile o kadar uyumlu olursunuz.
5. SIFIR LIMITE BILETINIZ “SENI SEVIYORUM” CUMLESINI SOYLEMEKTIR.
Sizi herseyin otesindeki huzura, iyilestirerek ifade etmeye goturecek bilet sadece “Seni Seviyorum” cumlesidir. Bu cumleyi Tanri’ya soylemek icinizdeki herseyi temizler ve boylece su anin mucizesini yasayabilirisiniz: sifir limiti. Amac, her seyi sevmek. Fazla kiloyu, bagimliligi, sorunlu cocugu ya da komsuyu, esi sevin: hepsini sevin. Sevgi sıkışıp kalmis olan enerjiyi degistirir ve serbest birakir. “Seni Seviyorum” demek Tanri’yi deneyimleme dileginizin gerceklesmesidir.
6. IILHAM NIYETTEN DAHA ONEMLIDIR.
Niyet zihnin oyuncagidir; esinlenme Tanri’dan bir bildirimdir. bir an gelir, yalvarmak ve beklemek yerine teslim eder ve dinlemeye baslarsiniz. Niyet egonun sinirli gorusunu temel alarak hayati kontrol etmeye calismaktir; esinlenme ise Tanri’dan gelen mesaji almak ve buna gore hareket etmektir. Niyetler ise yarar ve sonuc verir; esinlenme ise yarar ve mucizeler getirir. Hangisini tercih edersiniz?
JOE VITALE ve Dr. IHALEAKALA HEW LEN
ZERO LIMIT

KENDİMİ VE İLİŞKİLERİMİ ŞİFALANDIRIYORUM..

10420192_10152514613623404_3296585862540366195_n[1]

İlişkilerimde Dengeyi bulmak için kendimi , enerjimi, davranışlarımı, düşüncelerimi sevgiyle şifalandırmaya niyet ediyorum.

 

Aklıma, Ruhuma takıntı yaparak beni huzursuz ve mutsuz eden tüm unsurları tek tek tespit ediyor ve öncelikle bu duyguları sevgiyle kabul ediyor ve sonrasında ise her duygunun anlamsızlığını ve bende yaşattığı olumsuz duygulardan dolayı artık üzerimde olmaması ve benimle kalmamasına karar vererek kendimden serbest bırakıyor ve gitmesine izin veriyorum.  En yüksek farkındalıkla bu duyguları takip ederek yerini beni mutlu eden düşüncelerle dolduruyorum.

 

Hayatın içinde kendi Tekamül Yolumda Sevgiyle, Neşeyle, Farkındalıkla, Güç ile, Kontrol ile, Yaratıcılığım ve Bereketimle ilerlemeyi AŞK Olmayı ve hayata dair tüm AŞK’ları yaşamaya niyet ediyorum.

 

Kendimi daima güvende hissediyor, başarılı olmaya niyet ediyor ve kendimi, enerjimi, yapabileceklerimi, Gücümü  Hatırlamayı seçiyor ve Yaşadığım her AN’dan keyif almaya niyet ediyor ve onaylıyorum.

 

Bugün ve Hergün bana gelen ve geliyor Olan tüm pozitif Enerjiye ve Değişime sevgiyle kucak açıyor ve yaşadığım her şeyin benim ve bütünün en yüksek hayrına Olduğunu biliyor ve sevgiyle niyet ederek her daim şükrediyorum.

 

Yüksek Enerjimle Ruhumu ve Bedenimi Her şekilde şifalandırmaya hazırım ve bunu her zaman uygulamaya niyet ediyor ve benim, bütünün en yüksek hayrına uyguluyorum.

 

Ben var Olan her şeyin en iyisine layığım ve fazlasıyla hak ediyorum.  Kendimi hak ettiğim gibi şifalandırdıktan sonra Dengeli ve Şifalı Işığımı ilişkide ve iletişimde bulunduğum insanlara yansıtıyor ve onlarla birlikte Denge’de ve IŞIK Olmaya niyet ediyorum.

 

Benim Değerimin farkında olan, Benim de onun farkında Olduğum, Bende var olan tüm pozitif duygu ve düşüncelerime denk gelen aynı titreşimde bir ilişki yaşamaya niyet ediyor ve bu kişiyi de hayatıma sevgiyle davet ediyorum.  Biliyorum ki ben ne yansıtırsam ya da hayatımda öğrenmem gereken ne varsa onu seçer ve onu yaşarım. Bunu da her zaman sevgiyle kabul ediyor ve bana kendimi şifalandırma gücü veren farkındalığımın farkına varmamı sağlayan tüm özellikleri bana sunan Yüce Yaradanıma Şükrediyorum.

 

Ve de öyle Oldu Çok Şükür..

 

Alev Cedimağar

Şifa ve Yaşam Terapisti.

 

Doğal Taşınızı Temizleme Ve Enerji Yükleme Teknikleri…

ametist[1]
Uzun zamandan beri doğal taşların temizliği ve programlanması ile ilgili  bir çok soru alıyordum ve bu konuda bir şeyler yazmak istedim.  Aşağıda  vereceğim bilgiler sanırım doğal taşlarla çalışmak isteyenler için bir  çok açıdan yeterli olacaktır.  Şimdiden konu ile ilgili olan herkesin  faydalanmasını seçiyorum.

Doğal taşlar milyonlarca süren bir zaman diliminde meydana gelirler. Oluşumları süresinde bir çok doğal enerji vibrasyonunu üzerine  alırlar.Taşların üzerinde birikmiş olan bu enerjiler taşları kendi  enerji alanına alan insanlar üzerinde önemli pozitif etkiler oluşturur.  Yine benzer enerjiler birbirini çeker yasası gereği üzerinizde taşıdınız
olumlu enerjiye sahip bir doğal taş başka olumlu enerjileri kendinize  çekmenize yardım edecektir.

Doğal taşlar bulundukları ortamlardaki enerjilerden etkilenir ve bunları kayıt ederler. Kendisine dokunan insanların da enerjilerinden  etkilenirler. Bazı taşlar radyasyon emme özelliğine sahip olduğu için  özellikle şehir hayatında cep telefonunun, bilgisayarın radyasyonunu  emerek doğal enerji alanlarında elektromanyetik kirlenmeler oluşur. Yine
bir süre sonra bulundukları ortamdaki negatif enerjilerden de  etkilenerek bu enerjileri de kayıt ederler. Doğal taşınızı aldığınız  zaman ilk olarak yapmanız gereken şey enerji temizliğini yapmaktır.
Enerji temizliğini yapmadan doal taşı üzerinize almanın size faydası değil zararı olacaktır. Lütfen bu zararı küçümsemeyin, negatif  enerjilerle dolu bir doğal taş tüm auranızın enerjisinin olumsuz bir  hale gelmesine yol açacaktır.

Taşınızı kendi ihtiyaçlarınıza göre belirledikten sonra sezgisel olarak  seçtikten sonra evinizi getirince ilk yapmanız gereken şey enerji  temizliğidir. Enerji temizliği konusunda bir çok kaynakta farklı bilgiler vardır ben size kendi kullandığım ve etkili olduğunu düşündüğüm  teknikleri anlatacağım.

TAŞINIZI TEMİZLEME TEKNİKLERİ

1- Toprağa Gömme: Taşınızı en az 21 saat süreyle toprağa gömerek negatif  enerjilerden arınmasını sağlayabilirsiniz. Açık havada toprakta olması çok daha iyidir ancak bu imkan yoksa saksı toprağı da olabilir. Saksı toprağı kullanmanın tek dezavantajı aynı toprak ile 8-10 temizlikten  sonra toprağı değiştirmenin gerekliliğidir. Canlı çiçek olan saksıya  doğal taşınızı temizlik amacıyla gömmenizi önermem bu durumda çiçeklerin zarar görme ihtimali olacaktır.

2- Tuzlu suda bekletmek: Bir kase suya 1 tatlı kaşığı deniz tuzu
ekleyerek karıştırın ve taşınızı 12 saat boyunca bu suda bekletin. Bir
çok taş için bu temizlik çeşidi çok etkilidir ancak bazı taşlarda
zararlı olabilir ( selenit,opal,kalsit, florit, labrodonit ve modavit
taşlarında tuzlu su e temizlik önerilmez) Daha sonra taşınızı akan suda
1-2 dakika yıkayın.

3- Tütsü ile temizleme: Taşınızı 3-5 dakika akan suyun altında tutun.
Daha sonra adaçayı veya sandal tütsüsüne taşı en az 5 dakika kadar
tutun. Tütsünün taşın her yerine gelmesine özen gösterin. Bu işlemi
yapmadan önce taşın temizlenmesine niyet etmek de çok önemlidir.

4- Piramit ile temizleme: Eğer elinizde gerçek ölçülerine uygun
hazırlanmış bir piramit varsa taşınızı bu piramitin içine koyup bir gece
bekleterek temizleyebilirsiniz. Ancak taşı piramittin içinde biraz
yükseğe ( takriben 1 / 4 lük bir yükseliğine) koyarak bekletmeniz önerilir.

Bunların dışında başka temizlik önerileri de vardır ancak en etkili
olduklarını düşündüklerim bu tekniklerdir.

TAŞINIZA ENERJİ YÜKLEME

Taşınızı negatif enerjilerden arındırdıktan sonra enerji yüklemek yani
pozitif enerjisini yükseltmek için yapabileceğiniz bazı uygulamalar
vardır. Bu adım şart değildir ama yapmanız durumunda taşınızı çok daha
verimli kullanabilirsiniz.

1- Reiki: Taşınız avuç içinize alın ve reiki verin. 2. aşama iseniz güç
sembolünü kullanabilirsiniz, 1. aşamalar sadece reiki verebilirler.
Taşın yüklenmesi için kesin bir süre verilemez ama çoğu taşta 5-10
dakika yeterlidir.

2- Dolunay: Dolunayın olduğu bir gecede taşlarınızı açık havada
bırakarak olumlu enerjilerle yüklenmesini sağlayabilirsiniz. Dolunay
taşınızın pozitif enerjisini arttıracaktır.

3- Kuvars kristali kullanmak: Büyük kuvars ailesinin üzerine bırakılan
daha küçük taşların enerjisi artacaktır. Küçük taşları kuvarsın üzerinde
5-10 saat bekletmek yeterlidir.

4- Niyetle temizleme: Taşınızı elinize alın ve birkaç dakika kalbinizden
taşınıza sevgi aktarın. Daha sonra aşağıdaki kalıbı yüksek sesli tekrar
edin. “ Bu taşa sevgi enerjimi gönderiyorum ve enerjisinin artmasına
niyet ediyorum” Taşı bir süre elinizde tutun ve enerjisini hissedin.
Daha sonra kullanabilirsiniz.

TAŞINIZI KENDİ ENERJİNİZLE UYUMLAMA

Eğer taşınızı temizlemişseniz arkasından enerji yükleyerek sonra bu
adıma geçebilirsiniz. Eğer enerji yüklemek istemiyorsanız temizlikten
sonra direk bu adıma geçebilirsiniz. Taşınıza uyumlaman taşınızın
enerjisini kendi enerjinizle rezone hale getirmektir. Özellikle taşı ilk
aldığınızda bu işlemi yapmak çok önemlidir daha sonra yapmanız şart
değildir ancak taşınızı sürekli kullanmıyorsanız arada bir takıyorsanız
bu işlemi tekrarlamanızın faydası olacaktır. Çünkü sizin enerjiniz sabit
değildir ve değiştiği zaman taşınızı daha önce kendinizle uyumlu hale
getirmiş olmanızın etkisi olmayacaktır, yeniden bu işlemi yapmak gereklidir.

1- Taşınızı elinize alın ve kalbinizden 2-3 dakika sevgi enerjisi
akıtın. ( Burada taşa sevgi göndermeniz yani taşı sevdiğinizi
hissetmeniz yeterlidir.)

2- Daha sonra taşınızı ağzınıza yaklaştırın ve 3 kere şu niyeti sesli
olarak tekrarlayın. “ Bu taşın enerjisini kendi enerjimle uyumlu hale
getiriyorum ve taşımın enerjisine rezone olmaya niyet ediyorum.”

3- Daha sonra taşınızı mümkünse kalp chakranıza yaklaştırın ( iki göğsün
ortası) ve 1-2 dakika sakince bekleyin. Artık taşınızı kullanabilirsiniz.

TAŞ PROGRAMLAMA

Bir taşı programlamadan kullanmak kendi enerjisinden faydalanmak
demektir. Taşın doğal enerjisinin ne olduğunu bilirsiniz ve bu enerjiden
faydalanmak istersiniz. Bu durumda taşı programlamaya gerek yoktur.
Örneğin pembe kuvars aşk hayatında mutluluk için kullanılır, doğal
enerjisi zaten bu titreşimi taşır bu nedenle aldığınız bir pembe kuvarsı
programlayamaya gerek yoktur. Kendi doğal enerjisi zaten amacına hizmet
edecektir.

Ayrıca bazı taşlar program yapmaya uygun değildir istesenizde
programlayamazsınız sadece kendi enerjisinden faydalanabilirsiniz.
Kuvars cinsi taşlar ise programa en uygun olan taşlardır ve kendi
amacına uyumlu amaçlar için özel olarak programlama yapma şansınız
vardır. Bir taşı programlama o taşın enerjisini sizin istediğiniz alana
yöndirmesini sağlamak için yapılır.

Erkek kuvars, ametist, pembe kuvars, sitrin, ay taşı, kaplan gözü,
aventurin, zümrüt, safir, elmas, yakut ve topaz programlamak için en
uygun taşlardır. Ancak bu taşları da kendi doğal enerjileri için
kullanmak istiyorsanız programa gerek yoktur. Örneğin kaplan gözü
özgürlük verir ve ben bu taşı bu enerjisinden faydalanmak için aldıysam
programlamadan kullanabilirim. Ancak özellikle bir konudan özgürleşmek
istiyorsam enerjisini bu alana yönlendirmek için programlamayı tercih
edebilirim.

Bu taşların içinde erkek kuvars kristali programlamaya en uygun taştır
ve her türlü program yapılabilir yani diğerleri gibi kendi enerjisine
uygun olmak zorunda değildir. Bu nedenle erkek kuvars edinmenizi
öneririm. Bu şekilde taşınızı istediğiniz her şey için programlayabilir
ve sonra temizleyerek programı silebilir ve yeniden başka bir şey için
programlayabilirsiniz.

Önemli bilgi: Taş programlamak taşın enerjisini istediğimiz bir alana
bilinçli olarak yönlendirmek ve bu şekilde enerjisini olumlu olarak
kullanmak için yapılır. Taş programlarken taştan bir şey istenmez
programla bir enerji kullanım tekniğidir.

Programlama Tekniği:

1- Taşınızı önce temizleyin, temiz olmayan taşa kesinlikle program
yapılmaz. Daha sonra isterseniz enerji yükseltme ve uyumlama adımlarını
uygulayın. Bu adımları atlayabilirsiniz ama uygulamanızın çok faydası olur.

2- Daha sonra taşınızı elinize alın elinize alın ve ağzınıza
yaklaştırarak sesli olarak 7 kere şunu söyleyin.

” Evrenin tüm sevgi, şifa ve pozitif enerjilerinin sana dolmasını ve
sende olan enerjiyi bundan sonra benim ve ilgili herkesin en yüksek
iyiliği için kullanmanı diliyorum. Bundan sonra benim taşım olmana ve
hayatıma ……. getirmene niyet ediyorum”

Buradaki …. kısmını kendi ihtiyaçlarınıza göre doldurabilirsiniz. Yine
bu kısımda“enerjini …… için kullanmana niyet ediyorum” gibi kalıpta
kullanabilirsiniz . Ancak kesinlikle başkasına zarar verecek veya özgür
iradesine müdahale anlamına gelecek bir şey için taşınızı
programlamayın. Bu sizin ciddi olarak zarar görmeniz yol açabilir. Kadim
bazı bilgilere göre Atlantisin batmasına yol açanda bazı rahiplerin
kristalleri olumsuz amaçlar için kullanmaya çalışmalarıydı. Bu bilgi ne
kadar doğrudur bilemem ama geri dönüş yasasının bu durumda çok hızlı
işleyeceğine inanıyorum. Sadece güzel amaçlar için taşlarınızı
programlayın. Başkasına onun da iznini alarak program yapabilirsiniz
ancak bu durumda taşı bu kişinin kullanması gereklidir. Bir de bu
durumda taşı kendinizle uyumlamayın. Kendiniz için yapacağınız
çalışmalar ise daha etkili olacaktır.

Taşınızı her durumda 7-10 günde bir temizlemeniz gereklidir. Taşınızı
her temizlediğinizde program silinir. Yeniden programlamanız gereklidir.
Aynı işlemleri yaparak progtam girebilir Ya da başka bir program
yapabilirsiniz.

Eğer kuvars kristali kullanıyorsanız bunun bir avantajıda birden fazla
kuvars alıp hepsine ayrı bir program girip aynı anda yan yana
takabilecek olmanızdır ki bir çok taş birlikte kullanılmadığı için
programlama için kuvarsı tercih etmek bu açıdan da mantıklıdır.
Taşlarınızı üzerinizde bulundurmanız çok etkilidir ancak refah için
hazırlanan bir taş cüzdanda veya kasada, aşk hayatı için hazırlanan
yatak odasında başucunuzda da bulundurululabilir.

Diğer taşlara uygun program konuları;

Erkek kuvarsa her konuda program girilebilir ancak diğer taşları tercih
ederseniz öncelikle taşınızı temizlemeli sonra isterseniz enerji yükleme
ve uyumlanma yapmalı en sonunda da kendi enerjisine uygun konularda
program girmelisiniz. Aşağıda programa uygun olan taşlara hangi
alanlarda programlar yapabileceğinizin bilgilerini bulabilirsiniz.

Ametist: Negatif enerjilerden korunma, meditasyonda başarı, tepe
chakrasını sağlıklı hale getirme, enerjiyi yükseltme

Pembe kuvars: Aşkı ve sevgiyi çekmek, ilişkilerde uyum ve huzur,
evlilikte mutluluk

Sitrin; Maddi bereket, parayı çekmek, şansı arttırmak

Ay taşı: Kilo vermek, üreme gücünü arttırmak, dişi enerjiyi yükseltmek,
kolay doğum yapmak

Kaplan gözü; Herhangi bir konuda özgürleşmek, bağımlılıklardan
kurtulmak, bilinçalt temizli ğinde destekleyici olması için

Aventurin: Güzelleşmek, değişimler yapmak ve hayallerinize ilgili sizi
desteklemesi için

Zümrüt: Dengeyi sağlamak, korunmak, iletişimlerde başarı sağlamak,
koşulsuz sevgi için

Safir: Psişik yetenekleri güçlendirmek, farkındalığı arttırmak, aurayı
güçlendirmek, korunmak

Elmas: Başarı, etkileyicilik ve güç

Yakut: Özgüven, cesaret, ünlenme, dikkat çekme

Not: Bu programların hepsi erkek kuvars kristaline yapılabilir. Ancak bu
taşların da kendi enerjileri bu alanlarda çok destekleyicidir. Başka bir
konuda programlama yapacaksanız erkek kuvarsı tercih ediniz.

BAZI PROGRAMLAMA ÖRNEKLERİ
” Evrenin tüm sevgi, şifa ve pozitif enerjilerinin sana dolmasını ve
sende olan enerjiyi bundan sonra benim ve ilgili herkesin en yüksek
iyiliği için kullanmanı diliyorum. Bundan sonra benim taşım olmana ve
hayatıma bolluk, bereket enerjisi getirmene niyet ediyorum.Teşekkür ederim””

” Evrenin tüm sevgi, şifa ve pozitif enerjilerinin sana dolmasını ve
sende olan enerjiyi bundan sonra benim ve ilgili herkesin en yüksek
iyiliği için kullanmanı diliyorum. Bundan sonra benim taşım olmana ve
hayatıma sevgi enerjisi getirmene niyet ediyorum.Teşekkür ederim””

” Evrenin tüm sevgi, şifa ve pozitif enerjilerinin sana dolmasını ve
sende olan enerjiyi bundan sonra benim ve ilgili herkesin en yüksek
iyiliği için kullanmanı diliyorum. Bundan sonra benim taşım olmana ve
hayatıma şans enerjisi getirmene niyet ediyorum. Teşekkür ederim””

” Evrenin tüm sevgi, şifa ve pozitif enerjilerinin sana dolmasını ve
sende olan enerjiyi bundan sonra benim ve ilgili herkesin en yüksek
iyiliği için kullanmanı diliyorum. Bundan sonra benim taşım olmana ve
enerjini sezgisel yeteneklerimin artması için kullanmana niyet ediyorum.
Teşekkür ederim”

” Evrenin tüm sevgi, şifa ve pozitif enerjilerinin sana dolmasını ve
sende olan enerjiyi bundan sonra benim ve ilgili herkesin en yüksek
iyiliği için kullanmanı diliyorum. Bundan sonra benim taşım olmana ve
enerjini ….. kiloyu sağlıklı vermem için kullanmana niyet ediyorum.
Teşekkür ederim”

” Evrenin tüm sevgi, şifa ve pozitif enerjilerinin sana dolmasını ve
sende olan enerjiyi bundan sonra benim ve ilgili herkesin en yüksek
iyiliği için kullanmanı diliyorum. Bundan sonra benim taşım olmana ve
enerjini siş yerimde başarımın artması için kullanmana niyet ediyorum.
Teşekkür ederim”

Sizde yukarıdaki örneklere bakarak kendi programınızı yapabilirsiniz.
Bir taşa tek program girebilirsiniz.

BAZI ÖNEMLİ BİLGİLER;

1- Taşınıza herhangi bir kişinin dokunmasına izin vermeyin. Eğer birisi
dokunursa baştan temizlemeniz, enerji yüklemeniz, uyumlamanız ve
programlamanız gerekir. Taşınızı her duruma 7-10 günde bir kere
temizleyin ve isterseniz yeniden programlayın. 10 gün sonra taşınızı
temizlemezseniz artık size faydası değil zararı olacaktır.

2- Taşınızın teninize değmesi daha iyidir ama buna imkan yoksa cebinizde
taşıyabilirsiniz. Ancak üzerinizde olması gereklidir.

3- Evinize belli bir enerjiyi çekmesi için de taş programlayabilirsiniz.
Bu durumda da başkalarının dokunmayacağı bir yere koymanız önerilir.

4- Başkasına izinsiz taş programlayarak vermek doğru değildir, özgür
irade yasasına aykırıdır. Kimseden izin almadan taş programlayarak vermeyin.

5- Erkek kuvars ismi özellikle kullanılmıştır çünkü nadir de olsa dişi
kuvars veya dumanlı kuvars alanlarda olmaktadır. Bunlara da program
yapılabilir ama erkek kuvarsta daha etkilidir.

6- Aldığınız taşların gerçek olmasına dikkat edin ve güvenilir yerlerden
alın. Piyasade çok miktarda sahte taş vardır ve gerçeklerinden ayırt
etmek neredeyse imkansızdır. Gerçek olmayan taşla yapılacak hiçbir
çalışma işe yaramayacaktır. Gerçek taş bulmak için araştırmanızı ve
güvenilir yerlerden almanızı öneririm. Çok ucuz yerlerden da uzak
durmanızı öneririm, piyasanın çok altında fiyat söyleyen yerlede genelde
taşlar sahtedir. Bizim taş satışımız yoktur, bu bilgiler sadece faydalı
olması için verilmiştir.

Refah içinde bir yaşam sürdürme rehberinde bir çok taşın ne için
kullanılabileceğinin bilgisini bulabilirsiniz.

ÖNEMLİ BİLGİ:

Yukarıdaki bilgiler tibbi bir tedavi veya öneri sunmaz.
Hastalıklarınızın tedavisinde mutlaka doktora gidiniz. Buradaki
bilgileri tamamlayıcı olarak kullanınız.

Berna Özcan Demir
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Negatif Enerjilerden Kendimi Nasıl Temizleyebilirim?…

1[1]

Güzel bir yaz günü deniz kenarında olduğunuzu hayal edin. Bütün bir yılın yorgunluğu denize ayaklarınızı soktuğunuz andan itibaren uçup gitmeye başlar. Denizin iyot kokusunu içinize çektiğinizde bir ohhh dersiniz. Sanki burnunuz açılmış daha fazla oksijen vücudunuzda dolaşmaya başlamıştır.
O denizden hiç çıkmak istemezsiniz. Keşke her gün hava sıcak olsa ve her gün bu keyfi alma imkanım olsa diye aklınızdan geçirirsiniz. Yaşamanın keyfine varırsınız ve kendinizi yeniden keşfedersiniz. Birden, sırtınızdaki yüklerden kurtulduğunuzu ve gençleştiğinizi hissedersiniz. Çocuklar gibi denizin içinde su ile dans edersiniz.
Sizce bu rahatlamanın arkasında neyin etkisi var? Hiç düşündünüz mü?
İnsan vücudunun yaklaşık yüzde yetmişini oluşturan suyun mucizevi bir arındırma gücü vardır.
Özellikle tuzlu su insanı negatif enerjilerden temizler, rahatlatır, yükleri hafifletir. Tuzlu su aslında çok eski zamanlardan beri arındırma, şifalandırma, temizleme ve enerjisel akışı sağlama aracı olarak kullanılmıştır. Hristiyanlıkta Vaftiz töreninin ana amacı da yeniden doğma ve ruhu ve bedeni arındırmaktır. Vaftiz olunan kişi suyun altına batırılıp çıkarılır, böylece arınmış olarak yeniden doğar.
Ruh ve beden bir bütündür. İnsanın ruhuna iyi gelen bir şey bedenine de iyi gelir. Tam tersi de doğrudur. İnsanın bedene iyi gelen her şey ruhunu da mutlu eder. Haksızlığa uğramak, affedememek, aldatılmak, kalbinizin kırılması, yaptığınız fedakarlıkların bir çırpıda yok sayılması, düşünce hareket ve özgürlüğünüzün kısıtlanması, yaptırımlar, endişeler ve korkular; sürekli olarak hem beyninizi meşgul eder hem de ruhunuzu acıtır. Ruh acı çekiyor ise eğer bedeniniz de acı çekmeye başlar. Bu acı geniş anlamda düşünülebilir. Çeşitli hastalıklar, enerjisizlik, hayattan keyif alamama, kısırlık, cinsel isteksizlik, akneler, kafa bel sırt bacak ağrıları, panik atak, çeşitli sendromlar; ruhunuzun bir şekilde negatif enerjilerden, blokajlardan veya tıkanıklıklardan kurtulmak için bir sinema perdesi gibi size aktarmış olduğu mesajlardır.
İçinizdeki çocuğu dinlediğinizde, ruhunuzun ya da bedeninizin ihtiyacı olan şeyleri yaptığınızda, kendinize kaliteli zaman yaşattığınızda ruh ve beden hızla şifalanır ve dengeye gelir.
Tuzlu suyun negatif enerjileri ruhtan ve bedenden arındırma gücü vardır. Bu sebeple deniz kenarında, denize temas eden insanlar bu imkanları olmayanlara oranla daha rahat ve daha enerjiktirler.
Günlük hayatta rahatlıkla yapabileceğimiz kolay uygulamalar ile evinizde veya bulunduğunuz ortamlarda, tuzlu su kullanarak o ortamlardaki negatif enerjilerden arınmak mümkündür.
Örneğin iki litre alabilen bir cam kavanoz içine bir avuç kaya tuzu veya himalaya tuzu atıp bulunduğunuz ortama koyduğunuzda, tuzlu su negatif enerjileri içine toplar ve orada hapseder böylelikle ortamın enerjisini arındırır. Enerji terapileri veya meditasyonu sıkça uygulamayan yerlerde 5 gün ila 7 gün de bir tuzlu suyu lavaboya veya evin dışına dökerek yenilenmesi gerekir. Meditasyon, yoga, reiki gibi enerji terapileri ile uğraşan kişilerin bulunduğu ortamlarda suyu 2 günde bir değiştirmekte fayda vardır.
İşten geldiğinizde ellerinizi yıkadıktan sonra tuzlu su ile ya da tuz sabunu ile yıkamanız negatif enerjileri üzerinizden alacaktır.
Ayağınızı bir leğenin içine hazırlamış olduğunuz (koyabileceğiniz derecedeki) sıcak suyun içine biraz tuz eritip on dakika kadar koyarsanız günün bütün yükünü atmış, rahatlamış ve enerji dolmuş olursunuz.
Banyo küvetini doldururken içerisine bir miktar Himalaya tuzu atmak veya duş alırken tuz sabunu ile vücudunuzu temizlemek ve sonra durulamak tüm negatif enerjileri üzerinizden alıp götürecektir. Aynı zamanda enerji alanınızı güçlendirerek auranıza koruma sağlayacaktır.
“Kendime bir iyilik yapıp değerimin farkına varmayı seçiyorum.
Ben değerliyim.
Ben güçlüyüm.
Ben iyi bir insanım.
Hayatımda mutlu olmak, ilerleyebilmek, başarılı olmak ve her şeyden keyif almak için tüm çapalarımdan şu anda kurtuluyorum.
Beni engelleyen, beni ağırlaştıran, beni yorgun ve güçsüz yapan tüm çapalar ile ve benim üzerime yapışmış tüm negatif enerjiler ile bağlantılarımı şu anda kesip atıyorum. Bu enerjileri, çapaları ve blokajları Evrene serbest bırakıyorum.
Kendimi, ruhumu ve bedenimi, arındırmaya niyet ediyorum.
İlahi şifa enerjisi ile kendimi şifalandırıyorum.
Sağlıklı, mutlu, keyif içinde, enerjik ve sevgi içinde yaşamaya hazırım ve bunu hakkediyorum… “
Sevgiyle… Serkan Sorguç – Kuantumdaben.com

Paulo Coelho’nun ‘Veronika Ölmek İstiyor’ Romanından 10 Güzel Alıntı

1.”Kendi kendisiyle gurur duyma zamanıydı, şimdi yaptığı şeyi yapabildiği, en sonunda cesaretini toplayıp bu yaşama veda edebildiği için.”

1.

2.”Yaşamı boyunca pek çok kez fark etmişti Veronika, tanıdığı bir sürü insan başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyorlarmış gibi söz ederlerdi, ama işin gerçeği,başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı; çünkü böylece kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlardı.”

2.

3.”Deli olmak ne demek,bilmiyorum,” diye fısıldadı. “Ama deli olmadığımı biliyorum. Başarısız bir intihar girişimi benimkisi, hepsi bu.” “Kendi dünyasında yaşayan herkes delidir. Şizofrenler, psikopatlar, manyaklar.Yani, başkalarından farklı olanlar.”

3.

4.”Görünüşe bakılırsa kimse kendi iç dünyasını yabancılarla paylaşmaya hevesli değildi.”

4.

5.”İşte bu nedenle, acılaşan insanlar için, ünlü kahramanlar da,deliler de bitmez tükenmez bir merak kaynağıdır; çünkü onlarda yaşam korkusu da yoktur, ölüm korkusu da. Kahramanlar olsun, deliler olsun tehlikelere aldırmaz, kim ne derse desin bildiklerini okurlar.Deli intiharı seçer, kahraman bir dava uğruna kendini feda etmeyi,ama ikisi de ölür. Bu arada acılaşmış kişi her ikisinin de saçmalığını ve görkemini yorumlamaya çalışmakla geçirir gecesini, gündüzünü. Acılaşmış kişinin öz savunması için yükselttiği duvara tırmanıp dış dünyaya bir göz attığı anlarda olur bu. Derken elleri,ayakları yorulur, yeniden geriye, günlük yaşamına döner.”

5.

6.”İnsanlar ancak koşullar buna elverdiğinde delirme lüksüne sahiptirler.”

6.

7.”İnsanların mutluluk olasılığı ne kadar yükselirse, mutsuzlukları da o kadar artıyor demek.”

7.

8.”Müzik adamın uzak dünyasına, aydan bile ötelerde sakladığı dünyasına bile ulaşabiliyordu; müzik mucizeler yaratabilirdi.”

8.

9.”Keşke herkes kendi içsel deliliğini bilse ve onunla birlikte yaşamayı öğrense. Dünya daha kötü bir yer mi olurdu? Hayır insanlar daha yürekli, daha mutlu olurlardı.”

9.

10.”Veronika her şeyden nefret ediyordu ya, en çok da yaşamını sürdürmüş olduğu biçimden, içinde barındırdığı yüzlerce Veronika’yı keşfetmeye zahmet etmeyişinden tiksiniyordu. Oysa orada kim bilir ne ilginç, ne meraklı, ne cesur, ne küstah, ne deli kızlar duruyordu.”

10.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşam Kalitenizi Yükseltmek İçin Hayatınızın Geri Kalanında Yapabileceğiniz 22 Şey

Herkes bir mücadelenin içinde fakat hayatınızın geri kalanında daha kaliteli vakit geçirmek istiyorsanız bu tavsiyelere kulak vermelisiniz.

1. Hareket edin.

Hareket edin.
Mutlaka egzersiz yapın. Sporu hayatınıza dahil etmek size birçok yönden fayda sağlar. Geceleri rahat uyursunuz ve gün içinde daha zinde hissedersiniz. Mümkünse sabahları egzersiz yapmaya çalışın. Sabah egzersizleri kan dolaşımınızı hızlandırarak daha kolay ayılmanızı sağlar. Stresten kurtulursunuz ve işinize daha kolay odaklanabilirsiniz.

2. Bugünün işini yarına bırakmayın.

Bugünün işini yarına bırakmayın.
”Yarın” henüz varolmamış hayali bir kavramdır. İnsanlar çoğu zaman ”Yarın hallederim şimdi vaktim yok.” cümlesini kurar. Fakat bunun asıl sebebi üşengeçliktir. Ayrıca bugün yapmanız gereken bir şeyi ertelemek yarının yükünün artması demektir. Ertelememek düzenli yaşamın ve başarının sırlarından yalnızca biridir.

3. Mazeret üretmeyin.

Mazeret üretmeyin.
Yapın gitsin. Kendinizi daha iyi mi hissedeceksiniz? Sadece iyi vakit geçirmek mi istiyorsunuz yoksa yeni bir deneyim yaşamak mı? Peki neyi bekliyorsunuz? Zaman geçip gidiyor ve hayat bahaneler üretecek kadar uzun değil. Eğer hala mazeretleriniz varsa yeterince istekli ya da olgun değilsiniz demektir.

4. Kitap okuyun.

Kitap okuyun.
Kitap okumayı ihmal etmeyin. Okumak kelime haznenizi ve hayal gücünüzü genişletir, yaratıcılığınızı arttırır.

5. Para biriktirin.

Para biriktirin.
Para harcayarak kendinizi mutlu etmeye çalışmayın ve gereksiz harcama yapmaktan kaçının. 5-10 yıl içinde bunu yaptığınız için kendinize müteşekkir olacağınız kesin. Yarın ne olacağı belli olmaz.

6. Kin tutmayın.

Kin tutmayın.
İçinizde kin ve nefret barındırmayın. Bu duygular sizi boş yere yorar ve kendinizi sürekli kötü hissedersiniz. Zamana bırakmayı öğrenin. Sizde kötü duygular uyandıran insanları hayatınızda bulundurmayın. Bu kadar basit.

7. Gülümseyin, hatta kahkaha atın.

Gülümseyin, hatta kahkaha atın.
Gülümsemeyi ve kahkaha atmayı ihmal etmeyin. Kötü bir gün mü geçiriyorsunuz? İlk iş gülümseyin. Hatta biraz daha zorlayın ve ağzınız kulaklarınıza varsın. Sadece mutlu olduğunuzda gülümsemek zorunda değilsiniz. Çünkü gülümsemek ya da kahkaha atmak da sizi mutlu eder. En kötü ihtimalle komik video seansı düzenleyin; mutlaka yardımı dokunacaktır.

8. Kendinize vakit ayırın.

Kendinize vakit ayırın.
Hayatınızı daha iyi bir hale getirmenin ilk koşullarından biri de kendinize vakit ayırmaktır. Bunun için kendinizi dinlemeli ve dinlendirmelisiniz.

9. Mutlu olmayı öğrenin.

Mutlu olmayı öğrenin.
Hayatınızda yalnızca olumsuzluklara odaklanmayın. Herkes zor dönemlerden geçebilir ama önemli olan onlardan sonra daha güçlü ve deneyimli olabilmektir. Eğer üzgün ya da mutsuz hissediyorsanız birkaç dakikalığına durup düşünün. Hayatınızdaki her şey kötüye gidiyor olamaz; iyi şeyleri görmezden gelmeyin. Mutlu olmanın yollarından en önemlisi de bir şeyleri olduğu gibi kabul edip ve ona göre hareket etmektir. Yaşamınızın görmezden geldiğiniz iyi yanlarının değerini sonradan anlamayın.

10. Yardımsever olun.

Yardımsever olun.
Yardımseverlik yalnızca paranızı ya da vaktinizi paylaşmak değildir. Bu özelliği kişiliğinizin bir parçası haline getirin. Yalnızca ”Kim olsa aynı şeyi yapardı.” diyebileceğiniz durumlarda değil, her zaman yardımsever olmak için çaba gösterin. Trafik ışıklarında beklerken yanınızda yaşlı biri yoksa yardım edebileceğiniz kişi daha uzakta olabilir. Yalnızca size gülümseyenlere değil üzgün görünen insanlara da gülümseyebilir ve hatta dertlerini sorabilirsiniz. Bahşiş bırakmak için garsondan güler yüz beklemeyin belki de kötü bir gün geçiriyordur.İyi niyetinizin kaybolmasına izin vermeyin.

11. Bencil olun.

Bencil olun.
Her zaman olmasa da bazen bencillik yapın. Ruhsal ve fiziksel sağlığınıza önem verin. Bir kez de kendinizi başkalarının yerine değil de kendi yerinize koyun. Saçma gelebilir ama kendinizi tamamlamadan diğer insanlara bir faydanız dokunmaz.

12. Cep telefonunuz cebinizde kalsın.

Cep telefonunuz cebinizde kalsın.
Arkadaşlarınız ya da ailenizle vakit geçirirken cep telefonunuzdan kurtulun. Onlarla geçirdiğiniz zamanın tadına varın. Teknolojiyi nasılsa kullanırsınız ama sevdikleriniz her zaman sizinle olmayacak.

13. Çekingen olmayın.

Çekingen olmayın.
Konuşmaktan utanmayın. Tanımadığınız insanlarla iletişim kurmaktan korkmayın. En kötü ne olabilir ki? Size kulak asmasalar ya da kaba davransalar ne farkeder? Onlarla tekrar konuşmak zorunda değilsiniz. Fakat yaşadığınız deneyimler; insanlarla kolaylıkla bağ kurmanızı ve onları daha kolay tanımanızı sağlayacaktır.

14. Dinlemeyi öğrenin.

Dinlemeyi öğrenin.
Karşınızdaki insanların sözlerine kulak verin. Karşılığında ne söyleyeceğinizi düşünmek yerine karşınızdakinin ne söylediğini dinleyin ve anlamaya çalışın. Daha sonra ne söyleyeceğinize karar vermek daha kolay olacaktır.

15. Kendiniz olun.

Kendiniz olun.
Kendiniz olmaktan korkmayın. Başkaları ne düşünür diyerek yaşadığınız hayat asla sizin olmamış bir hayattır. Sizi olduğunuz gibi kabul edemeyen insanlar hayatınızdan çıkıp gitmekte özgür. Aslında oldukça basit. Tabii eğer herkesten aynı eleştirileri alıyorsanız durup düşünmenin vakti gelmiş olabilir. Kendinizi sorgulamaktan da kaçmayın.

16. Seyahat edin.

Seyahat edin.
Seyahat etmek ve farklı yerler görmek kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir. Otobüs, uçak, tren ya da belki bir bisiklet ile… Yeni insanlarla ve kültürlerle tanışmak size unutulmaz deneyimler yaşatabilir. Hatırlamaktan zevk alacağınız anılarınız ve daha geniş bir bakış açınız olur.

17. Yeniliklere açık olun.

Yeniliklere açık olun.
Her şeyi bilmeniz ya da anlamanız pek mümkün değil. Bunun farkında olmanız açık görüşlü olmanız için yeter de artar.

18. Sevmeyi öğrenin.

Sevmeyi öğrenin.
İnsanlarla aranıza sınırlar koymaktan vazgeçin ve karşılıksız sevin. Kırılsanız da geçeceğini ve daha güçlü olacağınızı unutmayın.

19. Merak edin.

Merak edin.
Heyecanınızı yitirmeyin ve ”Neden?” diye sorun. Bu çok güçlü bir sorudur ve size birçok kapıyı açar. Bir dahaki sefere size söylenenlerin üzerine nedenini sorun ve öğrenin. Değişimi farkedin.

20. Hayallerinizin peşinden gidin.

Hayallerinizin peşinden gidin.
Sevdiğiniz şeyleri yapmayı unutmayın ve yaptıklarınızdan zevk alın. Tutkularınızın ve hayallerinizin size yol göstermesine izin verin. Daha iyisini ya da fazlasını yapabileceğinizi biliyorsanız durmayın. Sahip olduklarınızın kıymetini bilin ama kanaatkar olmayın.

21. Kendinizi sevin.

Kendinizi sevin.
Her şeyden önce kendinizi sevin ve kendinize saygı duyun. Sonrasında aynı şeyleri karşınızdakilerden bekleyebilirsiniz.

22. Çocuk olun.

Çocuk olun.
Kendinizi sevmek, hayallerinizin peşinden gitmek, yeniliklere açık olmak ya da merak etmek… Yukarıda bahsettiğimiz her şey aslında bir çocuk gibi olmanın incelikleri. Aynı zamanda vaktinizi yalnızca dış dünyayı yargılamakla harcamadığınız kaliteli bir yaşamın…

BONUS

BONUS

“Eğer bugün hayatının son günü olsaydı, bugün normalde yapacağın şeyleri yapmak ister miydim?” Uzun süre art arda, “Hayır,” yanıtını verdiğimde, bir şeyleri değiştirmem gerektiğini anladım. İnsanın kısa süre içinde öleceğini bilmesi, yaşantısına damga vuracak kararlar vermesi açısından büyük önem taşır. Çünkü her şey, tüm dış beklentiler, gururlar, küçük düşme ya da başarısızlık korkuları – tüm bunlar ölüm karşısında değerlerini yitirir, yalnızca ölümdür önemli olan.” 

Steve Jobs

ALARM RENKLER…

10479395_10153815653168912_5141277720191182655_n[1]
Bizi alarm noktasına getiren vibrasyonu oldukça yüksek renkler vardır…
Işığın muhteşem kırılmalarında ilk hızda bize ulaşan, auramızdan içeriye sızan yüksek titreşimli renkleri tanıyor muyuz? Ne kadar güçlü bir frekansla bizlere ulaştıklarını, aralarında ki ton farklılıkları ile ne kadar da vibrasyonlarının değişkenlik gösterebileceğini anlattı mı size birileri? Kimi zaman koyu renkleri tercih ederek kendi titreşim frekansımızı belirlemiş oluruz. Renklere biraz bakalım o halde.
Renk bakımından her rengin bir zıt bir de uyumlayıcı rengi (tamamlayıcı renk) vardır.
Kırmızı- Yeşil, Turuncu-Mavi, Sarı-mor. Kırmızı rengin zıt rengi yeşildir.
Ne kadar çok Kırmızı renk kullanırsak karşılığında Yeşilin bir tonu ile Kırmızının yüksek titreşimlerini kırarak, matlaşmasına, sakinleşmemize neden olur. Kırmızı rengin yüksek hareketliliği tam zıttı olan Yeşil renkle sakinlik ve huzurun ritmi olarak karşımıza çıkar. Tüm sıcak renklerin vibrasyonları ve üzerimizde ki tesirleri bir o kadar etkili ve yüksektir. Kırmızı, Turuncu ve Sarı bizi alarm noktasına getiren renklerdir. Sürekli bu renklere maruz kalmak ya da bilinçsizce sürekli bu renklerin dünyalarında dolaşmak bizi farklı bir alarma götürecektir. Pozitif manada olur diyemiyorum maalesef, çünkü yüksek vibrasyona maruz kalmak bir zaman sonra yorucu ve ruhun taşıyamayacağı bir gölge duyguya dönüşür. Gölge duygularımız hep vardır. Bilinçaltımızda, rüyalarımızda, bazen günlük yaşantımızda bile baş gösterebilir. İçten içe her şeye öfkelenmek, Kırmızı rengin gölge duygusudur. Soğuk renklerin yani Mavi-Yeşil ve Morun titreşimleri sıcak renklere göre daha düşük düzeydedir. İşte bu yüzden sakinlik, huzur ve nefes renkleridir. Meditasyon yaparken ya da dinlenirken soğuk renklerin uyarıcı olmayan, dingin süratlerini bu yüzden kullanırız. Renkleri yaşamımızda farkındalıkla kullanabilmek için önce buralardan başlamak, yola çıkmak gerekir.
Bir birine zıt renkleri yan yana getirirken, o gün, gün boyunca bize gelecek olan titreşimlerinin gücüne de hazırlıklı olmalıyız. Karşımıza çıkan zıt enerjilere şaşmamalıyız. Bir dostumuzun derin acısına tanık olurken iki saat sonra gülme krizine girmiş bir halde farklı bir ortamda bulabilirsiniz kendinizi. Zıtların vibrasyonu taşınması bir o kadar zor, bir o kadar da duyguları sağaltıcıdır. Dengeleyici olarak kullanıldığı da sıklıkla görülür.
Renk tercihleri duygusal dünyamızın karakteristik özellikleriyle ilişkilidir. Duygu transferleri ise görme duygusu aracılığıyla oluşur. İlk renk etkileri oluşur, ardından şekil iletilir.Renk geçişi ne kadar güçlü olursa,netlik o kadar kaliteli olur.Ancak geçiş ne kadar hassas,ince olursa netlik o kadar duyarlı olur.Bunun anlamı güçlü ya da alışılmışın dışındaki renkler direk ilgiyi çeker.Yani mavi ve kırmızı gibi renkler ,açık yeşil veya açık mordan daha çabuk dikkat çeker.
Renklerin kendilerine has titreşimleri, Harmoni değerleri, sesliyle sessizi, ağırla hafifi, açıkla koyuyu dengeleme sanatı ve hassasiyeti ile gelecek birkaç hayatımızda, renk planlarını belirleyecek 90 ların değersiz renk dünyası, 10 yıl sonunda daha yumuşak, hafif değişik amaçlı, mükemmel bir mod için yol gösterecektir.
Şifa Olsun…

kaynak: kromaterapik maji

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

RUHSAL KURALLAR…

11146608_488130004725475_218688760623430672_n[1]

 

Dr.Deepak Chopra

1. Saf Güç Kuralı

Bizlerin asıl hali saf bilinçliliktir; bu da saf güç demektir. Saf bilinçlilik ruhsal özümüzdür, sonsuz ve sınırsızdır, saf coskudur, saf bilgidir, sonsuz sessizliktir, kusursuz dengedir, yenilmezliktir, basitliktir, mutluluktur.

“Saf Güç” Kuralının uygulanması:

A. Sessiz olmak için her gün zaman ayırın. Günde iki defa meditasyon yapın.
B. Dogayla basbasa kalabilmek ve her varlıgın içindeki zekâya şahit olmak için her
gün zaman ayırın.
C. Yargılamayın. Güne “Bugün hiçbir seyi yargılamayacagım.” sözüyle baslayın.

2. Verme Kuralı

Evren dinamik alısveris ile var olmaktadır. Vermek ve almak evrendeki enerji akısının  degisik görünüsleridir. Aramakta oldugumuz seyi istekli olmakla, evrenin bereketinin
yasamımıza yansımasını saglarız. Cosku istiyorsanız baskalarına cosku verin; sevgi  istiyorsanız sevgi vermeyi ögrenin; ilgi ve takdir istiyorsanız ilgi ve takdir göstermeyi ögrenin;  maddi zenginlik istiyorsanız zengin olmalari için yardımcı olun.

“Verme” Kuralının uygulanması :

A. Nereye gidersem, kime rastlarsam onlara bir hediye vereceðim. Bu hediye hos bir söz, bir çiçek veya dua olabilir.
B. Bugün yasamın bana verecegi bütün hediyeleri sükranla alacagım. Doganın hediyelerini alacagım; bunlar, günes ısını ve kus sesleri…
Baskalarından gelecek madde, para, kompliman veya dua seklindeki hediyeleri almak için  açık olacagım.
C. ınsanlara her rastlayısımda onlara mutluluk ve cosku dileyecegim.

3. “Karma” veya Etki ve Tepki Kuralı

Her hareket bize aynen geri dönen bir enerji gücü yaratır…. Ne ekersek onu biçeriz. Baskalarına mutluluk ve basarı getiren hareketlerde bulundugumuz zaman, “karma”mızın
meyvasýıda mutluluk ve basarı olacaktir.

“Karma” Kuralının Uygulanması:

A. Bugün yaptıgım bütün seçimlerin sahibi olacagım. Gelecekteki herhangi bir ana hazırlık  yapmann en iyi yolunun simdiki anın tam olmak oldugunu bilecegim.
B. Her seçim yaptıgımda kendime su iki soruyu soracagım: “Yapmakta oldugum bu  seçimin sonuçları neler olacaktır?” ve “Bu seçim bana ve bu seçimden etkilenen diger
insanlara doyum ve mutluluk getirecek midir?”
C. Yapmıs oldugum seçim bana rahatlık veriyorsa, o seçimi tamamen teslim olarak  uygularım. Yasmıs oldugum seçim bana rahatlık vermiyorsa, hareketimin sonuçlarını
içgörümle görürüm. Bu yol gösteris kendim ve çevremdeki bütün insanlar için kendiliğinden  dogru seçimler yapmamı saglayacakır.

4. En Az Çaba Kuralı

Doganın “zekâsı” islevlerini en az çabayla yerine getirir… Kaygısızca, uyum içinde ve sevgiyle.  Otlar büyümeye çalısmazlar, sadece büyürler. Balıklar yüzmeye çalısmazlar, sadece yüzerler.  Hareketleriniz sevgi tarafından yönlendirildiginde en az çaba harcanir; çünkü doga, yaşamını sevgi enerjisiyle sürdürür. Egoya önem vermek çok fazla enerji tüketir.

“En Az Çaba” Kuralının Uygulanması:

A. “Kabul etme”yi uygulayacaıım. Bugün, insanları durumu, sartları ve olayları oldugu gibi  kabul edecegim. Bu anın olması gerektigi gibi oldugunu biliyorum, çünkü bütün evren olması gerektigi gibi.
B. ıçinde bulundugum durumun sorumluluğunu kabul edecegim. Sorumluluk almanın,  içinde bulundugum durum için hiç kimseyi ve hiçbir seyi suçlamamak oldugunu biliyorum.
C. Görüşlerimi savunmak alıskanlıgından vazgeçecegim. Baskalarını benim görüşlerimi  kabul için ikna etmeye çalismayacagım. Bütün görüslere açık olacagım ve hiçbir görüşe  kaskatı baglı olmayacagım.

5. Niyet ve Arzu Kuralı

Saf güç alanında niyet ve arzu sonsuz düzenleme gücüne sahiptir. Dikkat, enerji verir,  niyet dönüstürür. Dikkatinizi neye yogunlastırırsanız, onun, yasaminizda daha önemli bir yeri  olacaktir. Diger ruhsal basari kurallarina uymak kaydiyla, dikkatinizi üzerinde yogunlastirdiginiz  seye ilginiz, niyet edilen sonucun alinmasi için sonsuz uzay-zaman olaylari yaratir.  Bunun gerçeklesmesi için, niyetiniz insanligin iyiligini gözetmelidir.

“Niyet ve Arzu” Kuralinin Uygulanmasi :

A. Arzularımın listesini yapacagiım. Bu listeyi her zaman yanimda tasıyacagım.  Sessizlik ve meditasyona geçmeden önce bu listeye bakacagım.  Gece uyumadan önce bu listeye bakacagım. Sabah uyandıgımda bu listeye yine bakacagım.
B. Olaylarin istedigim gibi gelismedigi zamanlarda, bunun için bir neden bulunduguna ve  kozmik planın düsünebildigimden çok daha büyük olduguna inanarak, arzularımın listesini  serbest bırakıp onu yaradana teslim edecegim.
C. Bütün hareketlerimde, simdiki anın farkındalıgının gerekliliðini kendime hatırlatacagım.  Engellerin dikkatimi dagıtmalarına izin vermiyeceğim. şimdiki zamanı oldugu gibi kabul  edecegim ve gelecegi, el üstünde tuttugum niyetlerim ve arzularımla gerçeklestirecegim.

6. “Ayri Olmak” Kuralı

Belirsizligin hikmeti “ayrı olmak”tır. Belirsizligin hikmeti, geçmisten, geçmiste yaşanan  sartlanmadan ve bilinenden kurtulmakta yatar. Bilinmeyene ve saf güç alanına dogru
yönelmekteki istekliligimizle, evrene güzel hareketlerini yaptıran yaratıcı zekâya kendimizi  teslim ederiz. Fiziksel evrende herhangi bir þeyi elde etmek için, o şeye olan bağımlılığınızdan  vazgeçmeniz gerekir. Bu, arzunuzu gerçekleşirmek için gerekli olan niyetten vazgeçmeniz  gerektiği anlamına gelmez. Niyetinizden vazgeçmiyorsunuz; arzunuzdan da vazgeçmiyorsunuz.  Sonuca bağımlılıktan vazgeçiyorsunuz. Ayrı olmak kuralı, evrimin oluşmasını hızlandırır.  Bu kuralı anladığınızda, kendinizi çözümü zorlamaya mecbur hissetmezsiniz.
Sorunun çözümünü zorlarsaniz sadece yeni sorunların oluşmasına sebep olursunuz.  Halbuki, dikkatinizi belirsizliğin üzerinde yoğunlaştırır ve -kaosun içinden çözümün çıkmasını beklerken- belirsizliği yaşarsanız, ortaya harika ve heyecan verici seyler çikar.

“Ayrı Olmak” Kuralının Uygulanması:

A. Bugün, kendime ve çevremdekilere oldukları gibi olmaları özgürlüğünü tanıyacağım.
B. Belirsizliği kabullenme arzumdan dolayı, sorunların, kaosun ve karışıklığın çözümü  endiliğinden oluşacaktır. Belirsizliğin özgürlüğe giden yol olmasından dolayı, belirsizlik ne  kadar fazla olursa kendimi o kadar güvende hissedeceğim. Belirsizliğin hikmetiyle güvene  kavuþacağım.
C. “Tüm olasılıklar alanı”na girerek, sonsuz seçime açık olduğumda yasayabilecegim  heyecanı öngörecegim. Tüm olasılıklar alanına girdigimde yasamın tüm macera, gizem ve  büyüsünü yaşayacagim.

7. “Dharma” veya “Yasamın Amacı” Kuralı

Herkesin yasamda bir amacı ve baskalarına verecek özel bir hediyesi veya yetenegi vardir.  Bu özel yetenegi baskalarına hizmetle birlestirdigimizde, kendi ruhumuzun coskusunu ve  sevincini yasarız. Yaşam da bütün amaçlarn esas ve nihai amacıdır.

“Dharma” veya “Yasamın Amacı” Kuralının Uygulanması :

A. Ruhumun derinliklerinde olusmakta olan Tanrı’yı sevgiyle besleyecegim.  Dikkatimi hem bedenimi hem de aklımı hareketlendiren ruha yönlendireceğim.
B. Özel yeteneklerimin bir listesini yapacagım. Özel yeteneklerimi ifade ettigimde ve  onları insanlıgın hizmetinde kullandıgımda zamanın nasıl geçtiginin farkında olmadan
hem kendi hayatımda hem de baskalarının hayatların da bolluk yaratacagım.
C. Her gün, kendime, “Nasıl hizmet edebilirim?” ve “Nasıl yardım edebilirim?”  diye soracagım. Bu soruların cevapları insanlara sevgiyle yardım ve hizmet etmemi
saglayacaktır.

Dr.Deepak Chopra ©

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

OMUZ BÖLGESİNDEKİ AĞRILAR İÇİN,AYAK BÖLGESİNDE OVULACAK YERLER.

10628621_384515611744734_5278822109422597135_n[1] 11390031_384515595078069_5960227648889525269_n[1]

-Birinci resimdeki işaretli bölgelere bastırma/çekme tekniği kullarak yan tarafa doğru kademeli olarak kaydırın.Biraz daha fazla bastırarak bu hareketi tekrarlayın.

-İkinci resimdeki gibi,elinizi yumruk yapın.Diger elin parmaklarıyla ayağı yan tarafından ,ortasına doğru bastırarak kaydırın.

alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kim Kimdir???

11391170_10153343133722878_484026045402861634_n[1]Koç: İnatçı, ihtiraslı, cesur, çekici, dobra, arkadaş canlısı

Boğa: Rahatına düşkün, güvenilir, duygusal, sadık, farklı

İkizler: Zevklerine ve keyfine düşkün, zeki, havalı, konuşkan

Yengeç: Sadık, duygusal, fedakar, romantik, azimli

Aslan: Kararlı, gururlu, koruyucu, sözünün eri, güvenilir

Başak: Titiz, mükemmelci, eleştirici, detaycı,hassas

Terazi: Düşünceli, anlayışlı, kibar, bakımlı,güzel

Akrep: Asi, haksızlığa gelemeyen, ihtiraslı, gizemli,kıskanç

Yay: Özgürlüğüne düşkün, açıksözlü, iyimser, gerçekçi

Oğlak: Çalışkan, farklı düşünen, öncü, azimli

Kova: Dobra, mantıklı, havalı, dost, sır tutabilen

Balık: Romantik, tutkulu, sakin, hayalperest, şefkatl,

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Yoksul Taşçı (Samsara)

11214033_463774613779395_7077087902516745194_n[1]

Güçlü, kuvvetli fakat fakir bir kaya taşı satıcısıydı. Her gün dağlara giderdi, kayaları parçalıyordu. İşi çok ağırdı; ama çok çalışmasına ragmen eline geçen para çok azdı… Bu yüzden hayatından hiç memnun değildi. “Ben diğer insanlardan daha çok çalışıyorum!” diye düşünüyordu. “Benim işim diğer insanlarınkinden daha ağır ve ben onlardan daha az kazanıyorum. Zengin olmak istiyorum. Zengin olmak istiyorum diye haykırıyordu….. Her zaman dinlenirim, çalışmama gerek kalmaz ve güzel elbiselerim olur.” O anda BİR SES GELDİ KULAĞINA….
Ona, “Zengin olacaksın, güzel elbiselerin olacak, ve çalışmayacaksın” dedi.
Taşçı hemen zengin oluverdi. Artık onun da güzel elbiseleri vardı ve bir iş yapmak zorunda da değildi. Günün birinde kral, bu zengin adamın kim olduğunu merak etti ve onu sarayına davet etti. O, sarayın güzelliğine hayran oldu. Kral ondan daha zengindi.
Bu yüzden üzüldü. Ve kendi kendine yine söylendi “Ben de kral olmak istiyorum” dedi.
Ardından O SES yine isteği yerine getirdi ve kral oldu. Şimdi bütün gün gene hiç çalışmıyordu…. Çok zengindi……hemde Kral dı. Günlerden bir gün çok sıcak bir gündü. Güneş ışınlarını saçıyor, yeryüzü yanıyor mu yanıyordu. Kral kızdı; Herşeye hükmeden o varken…..güneş ondan nasıl güçlü olurdu ki? Yaşamını yine sevmez olmuştu……..yine söylendi kendi kendine……
“Güneş olmak istiyorum!” dedi.
Bu kez O SES onu güneş haline çevrildi. Şimdi güneş, ışınlarını saçıyor ve dünyada her şey yanıyordu. Ama bir bulut çıka geldi, dünyayla onun arasına girdi. Işınları artık dünyaya ulaşmıyordu. Güneş kızdı; “Bu nedir böyle? Ben güneş olduğum halde bir buluta hiçbir şey yapamıyorum. Onu geçemiyorum….
Derhal ondan daha kuvvetli olmak istiyorum” deyince;
Bu kez de bulut haline döndürüldü. sonra bulut, yağmura dönüştü. Yağmurlar toprağa, oradan nehirlere ulaştı. Nehirlerin suları çoğaldıkça çoğaldı. Evleri, tarlaları seller bastı. İnsanlar hayvanlar, tarlalar perişan oldu. Ama sular, kayalara hiçbir şey yapamıyordu. Bulut öfkelendi. “Bu kadar çok su nasıl olur da kayaları aşamaz..” Ama kayalar sulardan daha güçlüydü.
Bulut bağırdı: “Kaya olmak istiyorum.” Ben……..
Bu istediği de yerine getirildi ve kaya haline geldi. Artık güneşten ve buluttan daha güçlüydü. Aradan çok zaman geçmedi. Elinde balyozla bir adam çıkageldi ve ondan parçalar koparmaya başladı. “Aman! …..Bu da nesi?” dedi kaya. “Ben bu adamdan zayıfım” Sonra birden anladı kuvvetin kaynağının mutluluk olduğunu ve pişmanlıkla haykırdı:
“İnsan olmak istiyorum!”…………………………………..
Bu dileğini de yerine getirdi. Kaya insana dönüştü. Şimdi o adam yine kayalardan taşlar koparıyor. İşi ağır ve kazancı çok az; ama YAŞAMINI ÇOK SEVİYOR VE ÇOK MUTLU
HER ZAMAN MUTLU OLMANIZ DİLEĞİ İLE….
MUTLULUĞUNUZ DAİM OLSUN……. YÜREĞİNİZ HEP SEVGİ İLE DOLU OLSUN……..

Tashi Nyima Lama
Türkiye Budizm Derneği

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir sabah çok kızgın kalktım yataktan. Bir sürü korkum vardı, bir sürü öfkem vardı, bir sürü kinim vardı, bir sürü hüznüm vardı, bir sürü yanlışım vardı

kumsal_manzarasi_3[1]
Bir sabah çok kızgın kalktım yataktan. Bir sürü korkum vardı, bir sürü öfkem vardı, bir sürü kinim vardı, bir sürü hüznüm vardı, bir sürü yanlışım vardı. Kaç tane eskimiş aşk vardı geride, çoğu da aşk değildi zaten.
Kendime kızgındım.
O…ysa içimde bir yerlerde dağları aşacak bir kız vardı, çok neşeliydi, şakacıydı, sevimliydi, çalışkandı, umutluydu, kendine inancı tamdı… Ben onu susturmak için elimden geleni yapmıştım. Ve o da susmuştu… Bu suskunluğun nasıl bir mutsuzluk verdiğini size anlatamam… Öyle mutsuz olduk ki beraber en sonunda beni öfke içinde uyandırdı bir sabah. Başkalarının gönlü olsun diye susturmuştum onu… Herkesin gönlü oldu, benimki neredeyse tuzla buz olacaktı.
O sabah uzunca bir süre aynanın karşısında oturup kendime baktım. Yüzümü şekilden şekle soktum. Yapabileceğim şeyleri yapmaktan ve hatta denemekten nasıl da vazgeçtiğimi gördüm aynada… Bir ara çimdeki o kızın baktığını gördüm… Onun saçları kıvırcıktı, gözleri ışıl ışıldı ve aslında çoğunlukla gülümserdi. Çok kısa bir an için gözgöze geldik… Çok kısa… Sonra bana dil çıkardı.
Aynanın karşısından kalktığımda kızgın değildim artık. Ona hissettirdiğim acıyı tekrar hissettim. Hiç hakkım yoktu! O kızı susturmamaya karar vermiştim çünkü… Derin bir huzur geldi içime…Fakat karar vermekle bitmiyor elbet…
Tabiri caizse kendimi hallaç pamuğu gibi fırlattım günlerce, aylarca ve hatta bir kaç yıl… Bitti mi? Hala bitmedi… Ama o sabah yataktan kızgın kalkan kadından eser kalmadı.
Çok acıtıcı olduğunu söyleyebilirim ama ne kadar acırsa acısın en sonunda hep mutluluğu hissettim. Aslında insan mağdur, kurban ya da ezilmiş olmadığını anlayınca içi acıyor biraz. Yıllarca inandırmışsın kendini… Sende bir sorun olmadığına, etrafındakilerin hatalarına tapınmışsın… Yeter ki mağdur olarak kal diye… Mağdurlar hareket edemez çünkü, hareket etmeyen risk almaz, risk almayan istediği hiçbirşeye yaklaşamaz. Ve tüm bu kaybın faturasını da mağduriyetinden ötürü başkasına kesersin, sonra da yatakta fındık ezmesi kaşıklarsın. Hiçbir şeyin garanti olmadığı bir dünyada kendinden tüm riskleri uzak tutmak için bu sefil çabalama neyin nesi gerçekten?
Bir kez… Sadece bir kez bunu farketmek bile yetiyor insana. Ve ilk adımı attığında başlıyor değişim… Bir gecede değil, bir ayda değil, bir yılda da değil… Sürekli… Ve düşünsenize, eğer her gün artarak devam eden mutluluğa ve huzura kavuşuyor olsaydınız bunun için her saniye çabalamaz mıydınız?
Çabaladım ben… Hala da çabalıyorum…
Aşık oldukları kişi olmadan yaşayamayacaklarını söyler kimileri… Ben içimdeki o kıza aşığım… Hayata aşığım… Tüm enerjimi kendimden alıyorum. Karnımda kelebekler uçar hep… Hep heyecanlıyımdır. Tutku ile bağlıyım hayata. Birinin beni beğenmesi, beğenmemesi, sevmesi ya da sevmemesi, takdir etmesi ya da etmemesi hiç önemli değil…
Benim bir yolum var. Kendim seçtim, kendim yarattım… Yürüyorum.
Kendi yolunuzdan yürüyün… Kendi adımlarınızı görün.
Nietzsche Böyle Buyurdu Zerdüşt’te “Yürümesini öğrendim, öğrendim öğreneli koşar dururum. Uçmasını öğrendim, öğrendim öğreneli gerek kalmadı yerimden kımıldamak için itilmeye. Şimdi hafifim, şimdi uçuyorum, şimdi kendimi kendi altımda görüyorum, şimdi bir tanrı dans ediyor içimde.” der…
İyi der, güzel der…
“İnsanın içinde kaos olmalıdır, dans eden bir yıldızın doğumuna neden olabilmek için” der ayrıca…
Kaosu görün ki yıldızı yakalayın…
PINAR KORKMAZ