İyi Kalpli Olmak…

anette inselberg iyi kalpli olmak

Her zaman inandığım bir şey vardır, iyi kalpli olmak, mükemmel olmaktan çok daha iyidir.

J.B.

23 Kasım Cuma günkü Dolunay öncesinde aşağıdaki niyeti içimizden geldiği kadar sesli okusak ve derin nefeslerle çıkan, çözülen enerjileri serbest bıraksak nasıl olur? Neler değişir?

anette inselberg dolunay şifası

 

23 Kasım Cuma günkü Dolunay öncesinde aşağıdaki niyeti içimizden geldiği kadar sesli okusak ve derin nefeslerle çıkan, çözülen enerjileri serbest bıraksak nasıl olur? Neler değişir? “Kendime hastalığı, parasızlığı, işsizliği yaşattığım için, yeniye geçmekten, değişimlerden korktuğum için sonuçta yine yaşama güvenmediğim için kendimden özür dilerim. Sınırlama ve kurallar içinde yaşadığım için, hayatı kontrol etmeye çalışarak inatçı olduğum için, yaratıcılığımı kullanmayı ret ederek yaşadığım için, kendim olmayı red ettiğim için, şükürsüzlüğüm için, şefkat sevgi anlayış hoşgörü paylaşma duygularını unuttuğum için, beklentiler içinde yaşayıp hiçbir beklentim yok diyerek kendime söylediğim tüm yalanlar için kendimden özür dilerim.

Kararsızlıklarım için, öfkem, kızgınlığım için tüm parçalarımdan özür dilerim. Bedenimin kıymetini bilmediğim, ruhumun istekleri doğrultusunda hareket etmediğim, içimden gelen sesi dinlemediğim, zihnimi olumsuz enerjiler içinde doldurup sonrada devamlı yaşamdan şikâyet ettiğim için, ruhumun isteği doğrultusunda adım atmaktan korktuğum için, cesaretsizliğim için, zamanımın değerini bilemediğim, kendime yapmış olduğum tüm saygısızlıklar için, başkalarının beni üzmesine izin verdiğim, yaşam amacıma hizmet etmeyen oyunlar kurduğum vs. vs. vs için kendimden, buna neden olan bugüne kadar yok saydığım kabul etmediğim tüm bu parçalarımdan çok özür dilerim.Gücümü kötüye kullandığım kendimi üstün gördüğüm başkalarını küçümsediğim, haksızlık yaptığım kendimi değersizleştirdiğim için kendimden ve tüm parçalarımdan özür dilerim. Kendime vermiş olduğum sözleri tutmadığım için kendimden özür dilerim.

Hırslarıma yenik düşüp kibir ve gurur içinde davrandığım her an için, kendime olan güvensizliğim inançsızlığım için kendimden özür dilerim. Gücümü başkalarına devrederek beni yönetmelerine izin verdiğim için, kendime yaşatmış olduğum tüm baskılar için, enerjimi düşürüp kendimi yaşamdan kopardığım için, kendime yalnızlığa mahkûm ettiğim için, korkuların beni yönetmesine izin verdiğim için, başkalarının kendisini kötü hissetmesine neden olduğum için, suçlayıcı konuşmalarım için kendimden özür dilerim

Hırslarıma yenik düşüp kibir ve gurur içinde davrandığım her an için, kendime olan güvensizliğim inançsızlığım için kendimden özür dilerim. Gücümü başkalarına devrederek beni yönetmelerine izin verdiğim için, kendime yaşatmış olduğum tüm baskılar için, enerjimi düşürüp kendimi yaşamdan kopardığım için, kendime yalnızlığa mahkûm ettiğim için, korkuların beni yönetmesine izin verdiğim için, başkalarının kendisini kötü hissetmesine neden olduğum için, suçlayıcı konuşmalarım için kendimden özür dilerim. Olumsuz yaşanan her olayın güzel şeyleri arzulayabilmen için yaşadığını, arzu duygusunun yaşanması için deneyimlendiğini bunlara şükrettiğinde, minnettarlık içinde yaşadığında sahip olduğun tüm güzelliklerin büyüdüğünü öğrendim. Farkında olursan eğer, sınırlarını kaldırırsan, yaşanan olaydaki hizmeti ve sevgiyi görmeye niyet edersen her deneyimin insanı ne kadar büyüttüğünü, ilerlettiğini öğrendim…
Sonuçta kendimi olduğum gibi sevgiyle kabul etmeyi öğrendim, ben kendimle barıştım. Tanrının parçası olarak kendimle barıştığımda, Tanrıyla barıştım. Kendimi kucaklamayı öğrendim. Kendimle barışıp, kendimi tam olarak kucakladığımda hayatımın sorumluluklarını alınca gözümdeki perde kalktı ve sanki dünyadaki tüm perdeler kalktı. Artık kalbim açık ve sevginin yaşamımda özgürce dolaşmasına izin veriyorum. Tüm ruhumla, benliğimle, kalbimle seviyorum kendimi, insanları ve yaşamı…”
Niyet alıntıdır
kaynağına şükürler olsun 🙏💛

Dolunay Zamanı Atalardan Gelen Anlaşmaların İptali Ritüeli…

anette inselberg atalardan yeminlerden özgürleşme dolunay

Atalarımızdan gelen ve bizi bağlayan ve işimize yaramayan anlaşmalar, sözleşmeler, antlar ve yeminlerin iptali için sizinle bir ritüel paylaşmak istiyorum.

Ritüel Malzemeleri:
Bir bardak su
En sevdiğiniz yüzük
Bes adet tealight mum
Mumların altına koymak için altlık
Beyaz karton
Ritüelin Hazırlanışı
Bu ritüeli dolunay zamanı yapabilirsiniz. Gündüzden ritüel alanınız hazırlayabilirsiniz. Beyaz bir kartonun ortasına bir bardak su koyun. Suyun içine en sevdiğiniz yüzüğü koyun. Suyun çevresine üstüne yazı yazdığınız beş tane mumu daire biçiminde yerleştirin.
5 adet tea lightın üzerine yazı yazmanız gerekiyor.
Birinci mumun üzerine ‘’atalar’’ ikinci mumun üzerine ‘’anlaşmalar’’ üçüncü mumun üzerine ‘’sözleşmeler’’ dördüncü mumun üzerine ‘’yeminler’’ beşinci mumun üzerine ‘’kilitler’’ yazın. (Mumun üzerine yazarken harfler tam çıkmayabilir, harf harf üstüne binebilir hiç önemli değil bu bir enerji çalışması, iptal etmek istediğimiz şeyin enerjisini mumum üzerine yüklüyoruz)
Gece dokuzdan sonra mumları yakın ve şu sözleri tekrarlayın’’ atalarımdan getirdiğim işime yaramayan tüm anlaşmaların, sözleşmelerin, yeminlerin, kilitlerin şifalanmasını diliyorum ve üstümdeki etkilerini de iptal ediyorum, iptal ediyorum ve iptal ediyorum. Bütün bu iptal edilen anlaşmaların, sözleşmelerin, kilitlerin ve yeminlerin yerine koşulsuz saf sevgi yüklüyorum, yüklüyorum, yüklüyorum. Şifa olsun. Teşekkür ederim.’’
Mumlar sönene kadar bekliyoruz ve ertesi gün istediğimiz bir saatte mumlardan arta kalanları gömüyoruz, bardaktaki suyu da üstlerine döküyoruz.
Yüzüğü de bir hafta boyunca takıyoruz. Her yüzüğü gördüğümüzde kendimize ‘’koşulsuz saf sevgiyi yükledim, yükledim, yükledim’’ diyoruz.

Şifa olsun,

Anette İnselberg

Not: Ritüeli 22 kasım-30 kasım tarihleri arasında yapabilirsiniz

KONTROLDEN VE YÖNETMEKTEN VAZGEÇ

amette inselberg deepak-chopra
Her şeyi kontrol etmeye ve yönetmeye çalışmaktan vazgeçin…
Sürekli “alarmda”; olmanız gerektiğini söyleyen iç sesinize kulak vermeyin…
Yeni yollar denemesi için ruhunuza izin verin…
Bir şey için elinizden geleni yaptıktan sonrasını dert edinmeyin…
Fırsatların karşınıza kendiliğinden çıkmasına izin verin…
Kendinize günlük hedefler çizin…
Kendinizi huzursuz hissettiğinizde içinizdeki barışın merkezine gidin…
Sinirlenmenin boşa giden enerjiden başka bir şey olmadığını unutmayın…
Tek bir doğru yoktur…
Olayları algılama şeklinizi değiştirin…
Kendinizi başkalarının yerine koyun…
Böylece daha zor incinir ve incitirsiniz…
* Deepak Chopra

Belki de kırılmasaydı, yeşillenmeyecekti…

46486353_2216137338430820_8957070647024943104_o[2]

Akıllı Karga…

46083211_985604354960091_1976537455628648448_n[1]

Fransa’da sigara izmariti toplamak için 6 karganın eğitimi tamamlandı. Kargalar sokaklarda topladıkları izmaritleri bir makineye atıyor, ödül olarak o makineden yiyecek alıyor ve sonra yine izmarit toplamaya devam ediyor…

Ben Ruhi Bey Nasılım

anette inselberg edip cansever şiir

 

I
Gördün mü hiç suyun yanmasını tuzda
Gördüm ben bu yaşam boyu iniltiyi
Büyük bahçelerin küçük içinde
Saksılardan birinde
Gördüm de
Uyurken uyandırılmış gibi
Beni bir sardunya büyüttü belki.
O ben ki
Bir kadında bir çocuk hayaleti mi
Bir çocukta bir kadın hayaleti mi
Yalnızca bir hayalet mi yoksa.
Ne peki
Yere dökülen bir un sessizliği mi
Göğe bırakılmış bir balon sessizliği mi
İşini bitirmiş bir org tamircisinin
Tuşlardan birine dokunacakkenki
Dikkati ve tedirginliği mi.
Bekler mi beni
Her yanı, ama her yanı çocuklar gibi gülümseyen
Bir sürü yaz gününün içinde
Acaba bekler mi beni
Uykularım, o sonsuz uykularım
Yanmış bir limonluktaki
– Ve limonlar ki her gün bir yaprak ayininde
Sesini hiç eksiltmeyen –
Ama bilmez miyim ben
Bilmez miyim hiç
Böyle sığ hayallerle oyalanmak yerine
Kısacık bir zaman olmalıydı elimde
Turfanda meyva gibi bir zaman
Yollar yollar kateden tadı ve ekşiliği
Geçerek erguvanların dönemecinden
Leylakların dörtyol ağzından
Yapıştırıncaya dek beni dudaklarına
Acının dudaklarına ve geçmişin
Bir yaban gülü yaprağı gibi beni
Ama ne gezer.
Korkmuyorum artık solmaktan
Solmaktan ve solgunluktan
Gelmişim nerelerden böyle
Kurumuş bir dere yatağı gibi
Ya da pek kurumamış da
Baygın, hasta ya da cançekişen
Çırparaktan yüzgeçlerimi dip sularında
Ya da yer tahtaları, muşamba, örtük perdelerin kasvetini
Yorgun düşerek taşımaktan
Ve ne çıkar ayırmasam kendimi
Suların büyük içkilere kavuştuğu koylardan.
Koylardan
Kapsayan o sevimsiz, o küçük aşkları da
Eskiyen turunçlar gibi ilk rengini pek aratmayan
Ayırmasam kendimi
Diyorum ayırmasam
Köhnemiş bir geminin -izine pek rastlanılmayan-
İçindeki bir yolcudan da, değerli taşlarla dolu cepleri
Cepleri yüreği cepleri
Ayırmasam da ben
Kim görürdü o yolcuyu, yani kim farkederdi beni
Sıradan acılardır çünkü bütün ilgileri toplayan
Oysa sıkıntıyı buruşuk bir iç çamaşırı gibi saklayan
Bu kımıltısız gövde
Görülmemiştir ki hiç görülsün şimdi
Görülmediği gibi gündoğumundan havalanan kuşların
Ya da bir oda kapısını açtığınız zaman
O müthiş öğle sıcağında
Pencerenin önünde örgü ören birinin
– Örgü mü, bir çay bardağını başka başka tutan ellerin becerikliliği mi-
Görülmediği gibi
Ama var mıydı sanki görülmek isteyen
Var mıydı bir şeyler bekleyen yüreğimin eskittiklerinden.
II
Ve her şey hızla yetişti sonra
Sarı bir günün kahverengi yarınına.
Yıkılmış bir ağacın üstünde yıllarca oturdum da
Gözleri avına benzeyen bir avcıydım sanki
Ağaç da çürümüş zaten
Kazımış, oymuş bir yerlerinden gelip geçen onu
Ağaç mı, içi yıllarla dolu bir kutu mu
Çözmek için mi acaba içlerindeki bir gizi
-Gizi mi, bir giz gereksinmesini mi-
Yoklamışlar orasından burasından
Kim bilir.
Ama sessizlikten başka ne bulmuşlar
Önemsiz bir iki anıdan başka
Ya insan kılığında ya da bir dekor taşkınlığında
Sorarım ne bulmuşlar
Çoktan yeni bir umuda dönüşmüştür onlar da
Anılar.
Oysa bambaşka şeyler olmalıydı ağaçta
Kazılmış, oyulmuş yerlerinde ağacın
Buruk mayhoş, daha çok da bir zehir tadındaki
Bir şeyler olmalıydı. Ve sanki
Yıllar var ki saklamışım orda ben
Saklamışım anlaşılan
Odasında yapayalnız doğuran bir kadının
Dışa vurmak istemediği
Ya da pek gereksinmediği
O iniltiyi andıran
Duyurulmayan her
……….
……….

Edip Cansever

Renklerin Psikolojisi

46492730_10156730141988416_203783936063569920_o[1]

Sarı: Mutlu, neşeli, sıcak, iyimser, kahkaha

Mor: Gerçeklik, servet, entelektüellik, egzotik, maneviyat, saygınlık, gizem

Kırmızı: Aşk, enerji, heyecan, tutku, cinsellik

Beyaz: Saflık, Masumiyet, temizlik, boşluk duygusu, tarafsızlık

Mavi: Dinginlik, Huzur, Umut, Sadakat, Dürüstlük

Turuncu: Aşk, enerji, Heyecan, Sıcaklık, Konfor

Yeşil: Doğallık, gelişim, sağlık, huzur, ahenk

Siyah: Otorite, güç, katılık, yetenek, düşman, matem

Kaç Tane Yüz Bulabilirsin ?

anette inselberg test kaç tane yüz
Eğer 0 – 5 Yüz Bulursan – Tembel
Eğer 6– 7 Yüz Bulursan – Orta
Eğer 8– 9 Yüz Bulursan – İyi
Eğer 10– 11 Yüz Bulursan – Akıllı
Eğer 12– 13 Yüz Bulursan – Deha

Yere sağlam bas…

46317264_946830598860767_1272377103592980480_n[1]

Yere sağlam basın, her düştüğünüzde üstünüzü silkeleyin kalkın ve yürümeye devam edin. İyi çalışın, iyi eğlenin. Kendi rotanızı kendiniz çizin. Bir de, ‘Yapamazsın, senden olmaz’ diyenlerin suratına bakıp böyle gülün.

Gülse Birsel

Öksürük ve Soğuk Algınlığını Geçirmek İçin Babaanne Yöntemi

anette inselberg soğan soğukalgınlığı şifa babaanne

 

Kuru soğanı soyun,
soğanın üstünü daire şeklinde kesin ve bir kaç santim oyun,
üstünü oyduğunuz soğanın çukuruna bir kaşık şeker atıp 1 gün bekleyin
bekledikten sonra soğanın içinin sulandığını göreceksiniz.
Kaşıkla suyunu için.
Hastalığınızın geçtiğini göreceksiniz.(grip, soğuk algınlığı ve öksürük)

Kaynak: ısparta

Not: tabi ki doktora görünün ve ilaçlarınızı alın bu sadece ek bir yöntemdir

Reiki Bilmeyenler İçin Çakraları Düzenleme Yöntemleri…

anette inselberg reiki çakra düzenleme şifa birlik

Enerjimizi yükseltmek çakralarımızın düzenli çalışmasını sağlamakla mümkündür. Bedenimizde yedi adet ana çakra vardır. Bu çakraları yoga, meditasyon, reiki gibi disiplinlerle düzenli çalıştırmak mümkün. Bunun dışında da çakralara yönelik yapabileceklerimizi ve dolayısıyla da enerjimizi yükseltecekleri listelemek istedim.
KÖK ÇAKRA
1. Evini elma sirkeli suyla sil
2. Ağaca sarıl
3. Evinde işine yaramayan eşyaları dağıt
4. Çimenlere uzan
5. Ayağını sıkmayan ayakkabılar giy
6. Akşamları ayağını on dakika tuzlu suda beklet
7. Eğlenceli çoraplar giy
SAKRAL ÇAKRA
1. Her gün yüzüne gül suyu sür
2. İki adet büyük kırmızı mum al ve salonun sağ tarafına yerleştir
3. Kendine güzel bir elbise al
4. Kendine masaj yaptır
5. Romantik bir kitap oku
6. Berbere git kendine bakım yaptır
7. Yatak odanın sağ tarafına ikili hayvan objesi al (iki yunus, iki kuş, iki fil gibi)
SOLAR PLEKSUS
1. Her gün on beş dakika güneşlen. Güneş yoksa üstüne sarı bir şey giy ya da tak.
2. Sevdiğin eğlenceli bir film seyret
3. Her gün 75oo adım at
4. Dişini sol elle fırçala
5. Arkadaşlarını eve çağır ve neşeli sohbetler yapın sadece iyi ve güzel şeylerden konuşun
6. Sadaka ver
7. Eve taze çiçek al
KALP ÇAKRASI
1. Yeşil ya da pembe kalemle günlük tut
2. Aynanın karşısına geç ve kendine ‘’ seni seviyorum seni gerçekten çok seviyorum’’ de
3. Sevdiğin bir arkadaşına uzun uzun sarıl
4. Romantik bir film seyret
5. Sevdiğin bir arkadaşına hayatında olduğu için teşekkür et
6. Sokak hayvanlarına su ve yemek ver
7. Bir çocuğu sevindir
BOĞAZ ÇAKRASI
1. Deniz kenarında vakit geçir
2. Şimdiye kadar içinde kalan her şeyi yaz sonra o yazdıklarını yırt ve çöpe at
3. Şimdiye kadar kızgın olduğun kişilere olan öfkeni bir yastığı yumruklayarak içinden çıkart
4. Birkaç espri öğren ve arkadaşlarını güldür
5. Yapmak istemediğin şeylere hayır demeye başla
6. Şarkı söyle
7. Bitki çayları içmeye başla
ÜÇÜNCÜ GÖZ
1. Bilmece çöz
2. Kendine güzel bir hediye al
3. Aynanın karşısına geç ve kendine ‘’sen çok değerlisin’’ de
4. Yeni bir şey öğren
5. Seni aramasını istediğin birini gözlerini kapatarak üç dakika boyunca ona odaklanarak düşün
6. Evde defne yaprağı yak
7. Rüyalarını not etmeye başla
TEPE ÇAKRASI
1. Her gün en az üç şeye şükret
2. Parka gökyüzünü, kuşları, kedileri seyrederek vakit geçir
3. Pazar günü sadece sevdiğin şeyleri yap
4. Yemek yapıp arkadaşlarını yemeğe davet et
5. Tuzu, şekeri, gazlı içecekleri azalt
6. Güneşin doğuşunu ya da batışını minnettarlıkla izle
7. Yatak odana elektronik eşyaları sokma ve karanlıkta uyu
Şifa olsun,
Anette İnselberg

Pul Biberi Çoraba Dökünce Bakın Ne Oluyor?

anette inselberg karabiber çorap ısınmak

Eğer acı biberi sadece sofralarda kullanıyorsanız artık biberlere daha farklı bir gözle bakacaksınız.
1) Karıncalar için arnavut biberi

Eğer evinizde karınca istilası yaşanıyorsa çare arnavut biberi olabilir. Karınca ya da haşerelerin olduğu bölgeye acı arnavut biberi dökerseniz bu sorunu çözmüş olursunuz.

2) Çamaşırların rengini açmak için karabiber
Renklilerle beyazları ayrı ayrı atma derdini bitirebilecek bir formül. Çamaşırlarınıza bir çay kaşığı karabiber atarsanız koyu renk çamaşırlarınızın rengi beyazlara bulaşmayacaktır.
3) Çoraplara kırmızı biber
Kışın ayaklarınız çok üşüyorsa çorabınıza bir miktar kırmızı  pul biber dökün.
Baş ağrısını giderir

4)Tansiyon

Zeytinyağı ile pul biberi karıştırıp şakaklarınıza sürerseniz tansiyonunuz dengelenir. Bu formül ayrıca alerjiye bağlı baş ağrısını da gideriyor.
5)Cilt problemlerini yatıştırır
Karabiber ve zeytinyağını karıştırarak egzama ve döküntü gibi cilt problemlerini yatıştırabilirsiniz. Sivilcelerinizden kurtulmak için ise çekilmemiş karabiber tanelerini suyun içinde ezdikten sonra sivilcelere sürebilirsiniz.
6)Kabızlığa iyi gelir
Karabiber ve balı karıştırın. Bu karışıma su ekleyin. Ardından bu karışımı ısıtıp için. Bu karışım kabızlık problemiyle baş edecektir.
7) Soğuk algınlığına iyi gelir
Soğuk algınlığı tedavisinde karabiberin etkili olduğu bilinen bir gerçek. Kaynayan suya bir miktar karabiber ekleyip içerseniz sinüslerinizin açılmasına yardımcı olur ve nasal yollarınızı rahatlatır.

KAYNAK: ORGANİK YAŞAM KOÇU

EN SEVDİĞİNİZ MEYVAYA GÖRE KİŞİLİĞİNİZ

en sevdiğin meyve anette inselberg

Eğer en sevdiğiniz meyve PORTAKAL ise…
Sonsuz sabır ve iradeye sahip bir karaktere sahipsiniz. İşlerinizi yavaş ancak derinlemesine inceleyerek yapıyorsunuz; sıkı çalışmaktan da asla yılmıyorsunuz. Çekingen olma ihtimaliniz çok yüksek; ancak güvenilir ve sözünün eri bir arkadaşsınız. Partnerinizi ince eleyip sık dokuyarak seçiyor; ve onu tüm kalbinizle seviyorsunuz. Anlaşmazlıkları ne pahasına olursa olsun engelliyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve ELMA ise…
Savurgan, fevri ve lafını sakınmayan bir insansınız; sert ve öfkeli bir yapınız var. Çok iyi bir organizatör olmasanız da, bu iyi bir lider olmayacağınız anlamına gelmiyor. Hızlı karar verme ve ileriye dönük adımlar atmada çok iyisiniz. Seyahat etmekten hoşlanıyorsunuz. Partnerinizle beraberken gözleriniz ışıldıyor. İçinizdeki yaşama sevincini hiç söndürmüyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve MUZ ise…
Doğuştan sempatik, hoşgörülü ve şefkatli bir yapınız var. Utangaç bir insansınız ve sık sık özgüven eksikliğinizin kurbanı oluyorsunuz. İnsanlar sizin yumuşak yüzlü oluşunuzdan yararlanıyor. Partnerinizin sizi hem ruhsal hem fiziksel olarak çekmesi gerekiyor; ve karşısındakini tanıdıkça seven bir yapıya sahipsiniz. Tabiatınız gereği, ilişkileriniz de uyumlu oluyor.
Eğer en sevdiğiniz meyve KİRAZ ise…
Hayat sizin için çok da insaflı değil. İnişli çıkışlı bir yaşamınız var, özellikle de profesyonel anlamda… Henüz kendiniz için yeterli birikime sahip olmadığınızı, hala küçük meblağlarla uğraştığınızı düşünüyorsunuz. Müthiş bir hayal gücünüz var, yaratıcı çalışmalarda bulunmaktan hoşlanıyorsunuz. İçten ve sadık bir partnersiniz; ancak duygularınızı ifade etmekte zorlanıyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve ÜZÜM ise…
Genel olarak nazik bir insansınız; ancak sık sık ani parlamalarınız da oluyor; fakat çabuk yatışıyorsunuz. Güzel olan herşeyi seviyorsunuz. Sıcak ve sosyal bir insan olmanız sebebiyle çevrenizde popülersiniz. Yaptığınız herşeyden zevk alıyor; aynı coşku ve enerjiyi partnerinizin de paylaşmasını istiyorsunuz. İnsanlar sizinle beraberken sıkılmıyor; çünkü onlara önerecek çok şeyiniz var.
Eğer en sevdiğiniz meyve ŞEFTALİ ise…
Oldukça neşeli bir yapıya sahipsiniz. Yaşamayı seviyorsunuz. Dostluklar hayatınızın vazgeçilmez bir parçası… Olayları büyütmüyor ve çabuk bağışlıyorsunuz. Açıksözlü ve dobra bir insansınız. Bağımsız ve hevesli karakteriniz sizi tuttuğunu koparan bir insan yapıyor. İdeal bir partner ve tutkulu bir aşıksınız; ancak sevginizi diğer insanların gözü önünde göstermekten hoşlanmıyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve AYVA ise…
Mütevazı ve muhafazakar bir kişiliğiniz var. Derinlemesine düşünen ve dikkatli bir yapıya sahip olmanız nedeniyle, hiçbir işi aceleye getirmiyorsunuz. Hırslı bir insansınız; detay ve sayılarla çalışma gerektiren işlerde gayet başarılısınız. İnsanların yanlışlarını anında görebiliyorsunuz. Partnerinizi seçerken, görünüşünden çok zekasına değer veriyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve ARMUT ise…
Aklınıza bir şey koydunuz mu muhakkak başarıyorsunuz; fakat genel olarak değişken ve başladığı işi bitirmekte zorlanan bir yapınız var. Çünkü emeğinizin sonucunu hemen elde etmek veya baştan sonucun ne olacağını bilmek istiyorsunuz. Zihinsel uyarılmalara açıksınız ve fikir bazında tartışmalardan hoşlanıyorsunuz. Çok çabuk arkaşadaşlık kurabilseniz de, ilişkileri devam ettirmekte sorun yaşıyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve İNCİR ise…
Ciddi, düşünceli ve duyarlı bir yapıya sahipsiniz. Sosyalleşmekten hoşlansanız da, belli bir mesafeyi korumaya özen gösteriyorsunuz; kendinize sakladığınız bir alan her zaman olmalı… Açıkgöz, çabuk kavrayan ve cin gibi bir insan olmanız sebebiyle, özellikle iş yaşamında tepeye oynuyorsunuz. İnatçı bir insansınız. Partnerinizde tutkulardan önce beyine bakıyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve KAVUN ise…
Korkusuz bir insansınız; olup biteni, başınıza gelenleri doğal karşılıyor, üstünde durmuyorsunuz. Eğlenceli kişiliğiniz ve cömert yapınız nedeniyle insanlar size çekiliyor. İş yaşamında tuttuğunu koparan bir insansınız; doğru zamanda doğru yerde olmakta ustasınız. Yeni insanlarla tanışmaktan hoşlanıyorsunuz. Karşı cins üzerindeki en etkili silahınız; mizah anlayışınız

Kaynak: fwmail

Çift Sayılar Ne Anlama Geliyor? Gizemli Enerji Çifterinin Anlamları

anette inselberg çift sayılar ne anlama geliyor

 

Pek çok insan, hayatlarında sayılar olduğunu fark ediyor – saatlerde, ulaşım numaralarında, belgelerinde, kısacası tüm çevremizde. Hayatın bir noktasında, bir figürün, bazen bir rüyada bile, akıl almaz bir şey olduğu görülür. Bu sayılar elbette ki bir şeyler ifade ediyor? Favori numaranız (birkaç basamaktan oluşsa bile) çok sık görünür. Bu aynı zamanda bir işarettir. Ve eğer, bundan kısa bir süre önce, bir dilek tuttunuz ya da herhangi bir karar vermekle ilgili şüphelerinizden dolayı kararsız kaldıysanız, bu size nasıl davranılacağını ve ne istediğinize karşı savaşmaya değip değmeyeceğini söyleyen uzun zamandır beklenen cevap olabilir.
Kutsal numerolojiden bildiğimiz gibi, dünyadaki her şey bir numaradır. Herhangi bir nesne ve herhangi bir fenomen ölçülebilir ve hesaplanabilirdir. Evrendeki her şeyin, sayısal değerlerle ifade edilebilen kendi ölçüsü vardır. Zamanı konuştuğumuzda, daima ritmi kastediyoruz. Ritim zamanın ölçüsüdür.

Evren ile büyük bir uyum sağlamak için ritimleriyle senkron bir şekilde yaşamak gerekir. Sevdiklerinizle birlik içinde olmak için, kalp ritminizi kendi ritmi ile tam olarak hizalayabilmeniz gerekir. Kendinizle uyum bulmak için, vücudunuzun bioritimlerini ve ruhunuzun döngüsel titreşimlerini incelemeniz gerekir.

Zaman ve ritim ölçüsü, doğru uygulandığında, evrenin nabzını tutmaya, herhangi bir gezegen ya da yıldızla rezonansa, herhangi bir kozmik yaşam seviyesine sahip olan sayılarla ifade edilir. Saatteki çift ve ayna numaraları, aklımızın şu anda hangi frekansta ayarlandığını ve Cosmos’un hangi seviyesinde bir bağlantı olduğunu söyler.

Çoğunlukla, Yüksek Kuvvetler, bize şu anda bizim için gerekli olan, sayıların dilinde, ipuçlarını göndererek bizimle iletişim kurarlar.

Her bir sayı kesin olarak tanımlanmış bir frekansta titreşir, bu nedenle farklı sayılar ve kombinasyonları benzersiz bir enerji kalitesi taşır. Sayıların enerjisi, ruhumuzun psikonerjik potansiyelini güçlendirerek, dikkatimizle asimile edilir. Şimdi, bu veya diğer figürlerin ve kombinasyonlarının sahip olduğu titreşimlerin ve kutsal değerlerin kalitesi hakkında konuşalım.

0 veya 00:00 sayısı: huzur, sakinlik ve uzlaşma için ihtiyaç duyulduğuna dair bir işarettir. Eğer bunu kabul etmezseniz başınız belaya girebilir.

11 veya 11:11 sayısı: Bireyin bireyselliğinin iradesini, kararlılığını ve olumlamasını taşıyan ego-kişiliklerinin titreşimleridir. Eğer bu rakamlar, güçlü iradeli bir kişi tarafından fark edilirse, bu onun kişiliğine çok fazla dikkat ettiğinin ve dış dünyadaki faaliyetlerini azaltmasının gerekli olduğuna dair bir ipucudur. Eğer bu sayı kötümser bir kişi için ortaya çıkarsa, Yüksek Kuvvetler ona kendisine inanmasına yardımcı olacak irade, coşku ve kararlılık verir.

12 veya 12:12 sayısı: bilginin ve bilgeliğin sıklığı, aynı zamanda Yüksek Güçlerin korunmasıdır. Bu, bir kişinin dış dünya ile enerji-bilgi dengesine ulaştığını gösteren çok olumlu bir kombinasyondur.

13 veya 13:13 sayısı: Uygulamada edindiği bilgileri uygulama zamanının geldiğini, deneyimlerini ve becerilerini diğer insanların yararına aktif olarak uygulayıp gösterdiklerini belirtir. Bu yapılmazsa, kişinin hayatında bir çöküş olabilir.

14 veya 14:14 sayısı: Dünya’nın evriminin kutsal döngülerinin sayısıdır. Yani ruh gelişimin bir sonraki aşamasına, evrimin bir sonraki aşamasına geçmektedir.

15 veya 15:15 sayısı: Spiritüel Sevginin ve yaratıcı enerjinin titreşimlerini taşır. Yaratıcılıklarını geliştirme ve tezahür ettirme ihtiyacı konusunda Kozmos’un ilham kaynağıdır.

16 veya 16:16 sayısı: Sonsuz zamanın sayısı, sonsuzluğun ve Mutlak Bilgeliğin sayısıdır. Bu, Kozmos’un ruhsal seviyesinin Yüksek Kuvvetlerinin korunmasının bir işaretidir. Sayı 16, Kozmik Zihin ile bir füzyon elde etmek için zihnin konsantre olmasına ve değişmiş bilinç durumuna girmesine yardımcı olan titreşimleri taşır.

17 veya 17:17 sayısı: Mutlak iradenin ve en yüksek adaletin sayısıdır. Bu muazzam bir güç taşır, üstatlığı elementleri ve süptil enerjileri kontrol etme yeteneği en yüksek ruhsal gücü verir. 17 numara, insan ruhunun Karma’nın Kozmik lordları ile olan bağlantısını gösteriyor.

18 veya 18:18 sayısı: Arınma ve yenilenme titreşimlerini taşır, ruhun huzur ve sükunete girmesine yardımcı olur. Bu aynı zamanda Yüksek Savunma’nın sayısıdır.

19 veya 19:19 sayısı: Titreşimleri birbirine bağlar, durumun dengesizliğini ve olası uyuşmazlıkları işaret eder.

20 ve 22 sayısı ve çiftleri: biyoenerji eksikliği olduğunda uyarır aura ve sübtil bedenler için bize ek bir enerji akışı sağlar. Bu, sağlığınıza dikkat etmeniz gereken bir işarettir.

21 ve 21:21 sayısı: bir rüyanın şekillenmesinin ve planların gerçekleştirilmesinin sayısıdır. Düşüncelerin gerçekleşmesini teşvik eden titreşimleri taşır.

33 sayısı: Fiziksel aktivitenin titreşimlerini, isteklerini, kararlılıklarını ve üstesinden gelme zorluklarını taşır. Sayı karmaşıktır, karşılaşacağınız yaklaşmakta olan yaşam zorluklarına işaret eder.

44 sayısı: Kuvvet, kararlılık, güvenilirlik ve yoğun madde sayısıdır. Bir insan konfor bölgesinden çıkmak istemediğinde, hayattaki durgun bir dönemi uyarır. Bu konfor bölgesinden çıkmak, daha fazla gelişme için gereklidir.

55 sayısı: Yaratıcılığın, kendini gerçekleştirmenin, hobilerinin titreşimini sembolize eder. Yeteneklerinizi etrafınızdaki dünyaya göstermeniz gerektiğini bildirir. Bu sayı, 15 numaradaki titreşimlere benzer, sadece kolektif bir seviyede hareket eder. İnsanları gruplara, yaratıcı kolektiflere birleştirmek ve yaratıcılığın birliği için enerji vermek için bir dürtü taşımaktadır.

66 sayısı: Bir kişinin manevi bilgi ve maddi yaşamı ikiye ayırdığını gösterir. Bu, bir kişinin sıradan yaşamda manevi bilgisini fark edemeyeceği ve insanlarla iletişim kurarken ahlaki yasaları uygulayamadığının bir işaretidir.

77 sayısı: derin bir içgüdüm ve yaşamın geçme aşamasının yeniden düşünülmesi amacıyla toplumla iletişimin kesilmesi ve kısıtlanması ihtiyacına dair bir işarettir.

88 sayısı: Öngörülemezliğin titreşimini sembolize eder, kader, özgürlük, kısıtlamaların kaldırılması. Bu sayının titreşimlerinin etkisi altında, her şeyi aynı anda öğrenmeye çalışmadan, yavaş yavaş öğrenilmesi gereken çok yoğun bir enerji dürtüsü olduğundan, karıştırılmak kolaydır.

99 sayısı: Kozmik enerjinin, hayatta bir kader armağanı olarak tezahür edebilen güçlü bir dürtüdür, çünkü bu bir insanın kendisinden beklemediği büyük bir başarıdır

Kaynak: spritüeller