Archive | 06 Kasım 2018

DOĞUM GÜNÜ RENGİNİN SENİN HAKKINDA SÖYLEDİKLERİNİ AÇIKLIYORUZ…

ANETTE İNSELBERG DOĞUM GÜNÜ RENGİ
OCAK AYININ RENGİ KARAMEL:

Mantıklı ve ayakları yere basanların rengi olan Karamel, kararlılığı ve doğruluğu temsil eder. Karamel rengin içindeki tonlar doğadan gelmektedir. Bu tonların yansımaları sonucunda ise toprak gibi verimli, dağlar gibi dimdik durabilen, ağaçlar gibi kendine yetebilen bir insansın. Bu arada bir de dip not düşelim: Dünyevi hırsları kontrol altına alabilmeyi en iyi başaranlar Ocak ayında doğanlardır.

ŞUBAT AYININ RENGİ LİLA:

Neşeli ve üretken insanların rengi olan Lila, dinginlik ve mutluluğu temsil eder. Lila, derin düşüncelere dalarak insanlarla empati kurabilmemize ve aynı zamanda derin dostluklar edinebilmemize yardımcı olur. Şubat ayında doğan insanlar genelde çok sıkı dostlara sahip olan ama kendi kendine de yetebilen insanlardır.

MART AYININ RENGİ MİNT YEŞİLİ:

Hayalperestler ve mucitlerin rengi olan Mint Yeşili, kelimelerle anlatılması zor olan dünyalar arasında kolayca bağlantı kurabilen insanların rengidir. Keskin zekan ve güçlü hayal kurabilme yeteneğin sayesinde senin için hayatta aşılamayacak çok fazla engel yok. İnsanlarda güven duygusu oluşturmandan dolayı da çevrendekiler tarafından sevilen bir karaktersin.

NİSAN AYININ RENGİ KIRMIZI:

Azimli ve enerjik olan bu renk; tutku, güç ve cesareti temsil eder. Bahar demek, bolluk ve bereketin çoğaldığı dönem demektir. Bu yüzden, bu dönemde doğan kişiler, her baharda hayatlarında yeni gelişmelerin olduğunu gözlemleyebilirler. Bu da yeni başlangıçların ve harekete geçmenin tam zamanı demektir!

MAYIS AYININ RENGİ KOYU YEŞİL:

Bu renk, tüm renklerin arasında en iyileştirici ve dinlendirici etkiye sahip olandır. Koyu yeşil kalbe hitap eder ve kişinin manevi değerler ile iletişimini kolaylaştırır. Kış ayından sonra doğanın yenilenerek koyu yeşil renge bürünmesi ve güzelliğiyle bizi mutlu etmesi, tam da Mayıs ayına denk gelir. Bu renk, bu ayda doğan kişilerin karakteristik özelliklerine dinginlik ve güvenilirlik olarak yansımıştır.
Çevrendekilerin neden sana bu kadar çok güvendiklerini şimdi daha iyi anlamış olmalısın.

HAZİRAN AYININ RENGİ SARI:

Enerji veren ve harekete geçiren bu renk, kendisi gibi enerjik ve hayat dolu insanların rengidir. Sarı renk sayesinde zihinsel aktiviteler yoğunlaşır, enerji seviyesi yükselir ve üretkenlik artar. Bu renge sahip olduğun için kendini şanslı kabul etmelisin

TEMMUZ AYININ RENGİ MERCAN:

Nazik ve yatıştırıcı. Mercan rengi, sevgi ve merhamete önem verenlerin rengidir.Bu renkte olan insanlar değişime açık ve zeki insanlardır. Çevrelerindeki insanlara gösterdikleri sonsuz merhamet ve dingin karakterleri sayesinde her ortamın en popüleri onlardır.
Bu kadar çok özelliği bir bünyede barındırabildiğin için seni tebrik ediyoruz!

AĞUSTOS AYININ RENGİ TURUNCU:

Bu renk, güç ve harikalıkların rengidir! Güneşin Ağustos ayı boyunca dünya üzerinde kuvvetli etkilerinin hissedilmesinden dolayı, bu ayda doğan kişiler; güçlü ve heyecanlı karakterlere sahiptirler. Her zaman en sağlıklı kararı alamasalar da, aldıkları kararların arkasında durmayı bilirler. Çevresindekilere ilham veren, farklı konularda orijinal fikirler üreten kişiler genelde Ağustos ayında doğanlardır

EYLÜL AYININ RENGİ GECE MAVİSİ:

Bu renk, güzellik, saflık ve bilgelik rengidir.Bu renkte olan kişiler, çevresindeki insanlarla çok rahat iletişime geçebilir ve herkesin güvenini kolayca elde edebilirler.Sakinliğin ve mutlu ruh halin herkesin dikkatini çekiyor! Artistik yanının da kuvvetli olması seni herkesin ilgi odağı yapıyor. Ne diyelim… Herkes senin kadar şanslı değil!

EKİM AYININ RENGİ GÖK MAVİSİ
Gök mavisi, aşk, güzellik ve dengeyi temsil eder. Bu renkte olan kişiler, iç huzuruna önem veren, aşka inanan ve hayatlarının her alanında denge sağlamaya çalışan insanlardır. Bu ay, fiziksel görünümünüzde veya etrafınızda yapmak istediğiniz değişiklikler için ideal bir aydır. Bu ay boyunca havadaki pozitif atmosferden faydalanmanızı tavsiye ederiz!

KASIM AYININ RENGİ BORDO

Bu renk, içtenlik, tutku ve kalp gözünü temsil eder.Bu ayda doğan insanlar, sıradanın ötesine geçebilir ve çoğu zaman başkalarının aklından geçenleri doğru bir şekilde tahmin edebilirler. Algılama yeteneklerinin ve içgüdüsel yaklaşımlarının çok gelişmiş olmasından dolayı onlar için çevrelerinde olup bitenleri anlamak çok kolaydır. Sadece odaklanmaları yeterli!

ARALIK AYININ RENGİ TURKUAZ:

Bu renk, bilgelik, hakikat ve vizyonu temsil eder. Bu ayda doğanlar, öğrenmeyi seven, vizyon sahibi ve her ne olursa olsun gerçeğin peşini bırakmayan kişilerdir. Turkuaz renk, derin düşüncelere dalmak ve farklı bakış açıları geliştirebilmek için en ideal renktir.
Spiritüeller

RESİMDE GÖRDÜĞÜN İLK ŞEY SANA GELECEĞİN HAKKINDA BİLGİLER VERİYOR

anette inselberg gelecek test

 

Resimde ilk olarak “İKİ AŞIK” Gördüysen:
Uzun,mutlu,sağlıklı bir ömür geçireceksindemektir. Doğuştan sahip olduğun cesaret sayesinde,her kapıyı kolaylıkla açabileceksin.Hayalini kurduğun herşeye,yakın zamanda ulaşacaksın. Allah karşına iyi insanlar çıkaracak.Geleceğine baktığımızda uzun, mutlu ve sağlıklı bir ömür görüyoruz. Hayat bu, elbette ki bazı zorluklar olacak. Ancak mantıklı karakterin ve temiz kalbin sayesinde üstesinden gelemeyeceğin hiçbir şey yok. Sen yeter ki bir şeyi isteme, er ya da geç onu elde edersin! Bugüne kadar hep kendi ayaklarının üstünde durdun, bundan sonra da hep öyle olacak! Yüreğin öyle sevgi dolu ki, bu sevgi her yere taşıyor. Hayatına dokunduğun herkes, seninle mutlu oluyor!

Resimde İlk Olarak “KAFATASI” Gördüysen:
Doğuştan sahip olduğun temiz yüreğin sayesinde, her kapıyı kolaylıkla açabilirsin.Geleceğine baktığımızda uzun, mutlu ve sağlıklı bir ömür görüyoruz. Atalarımız der ki: “İyilik yap, denize at”. Sen de bugüne kadar hep öyle yaptın. Ancak unutma ki, hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz. Çok yakın zamanda, yapmış olduğun tüm iyiliklerin karşılığını alacaksın. Bugüne kadar her zaman, seni seven insanların sevgisine tutunarak yaşadın. İşte bu yüzden de hem çok sevildin, hem de çok sevdin. Ancak bu iyi huylu karakterin sadece yakın çevren tarafından değil, tüm Türkiye tarafından bilinecek ve Türkiye’nin en sevilen insanlarından biri olacaksın!

Resimde İlk Olarak “AY” Gördüysen:
Sen çok çalışkan ve azimli bir insansın! Doğuştan sahip olduğun cesaretin, çalışma azmin, dürüstlüğün sayesinde çok yakında Türkiye’nin en zengin insanlarından biri olacaksın!Geleceğine baktığımızda uzun, mutlu, sağlıklı ve zengin bir ömür görüyoruz. Hayat, bazen karşımıza zorluklar çıkarmıyor değil… Ancak sen öyle güçlü bir insansın ki, mücadeleyi asla elden bırakmıyorsun. Sana bir şey diyelim mi? Yüzdün yüzdün kuyruğuna geldin artık… Gönlünü ferah tut, çünkü çok yakında hayatındaki değişime sen bile şaşıracaksın! Emeklerinin karşılığını birer birer alacaksın. Hakkında hayırlısı olsun güzel insan… Sen bu başarılı hayatını hak etmiştin zaten!

KAYNAK: SSpiritüeller

KASIM YENİ AYINDA GİTTİĞİNİZ HER YERDE SULTANLAR GİBİ KARŞILANMA RİTÜELİ

anette inselberg ritüel sulyan dilekler

Yeni Ay Ritüeli Malzemeleri
Pembe karton
Bir bardak su
Sevdiğiniz bir kolye
Çörek otu
Lavanta
Pembe çiçekler (bulamazsanız kağıda çizip boyarsınız)
Yeni ay Ritüelinin Yapılışı
Gün içinde uygun bir zamanda ritüel alanını oluşturuyorsunuz. Ritüel alanını oluşturmak için adımlar şöyle:
Adım 1) Pembe kartonun ortasına bir bardak su ve içine sevdiğiniz kolyeyi koyuyorsunuz.
Adım 2) Fotoğrafta görüldüğü gibi çörek otlarını yuvarlak yaparak kartonun üzerine serpiyorsunuz
Adım 3) Çörek otlarının üzerine lavantaları serpiyorsunuz
Adım 4) Pembe çiçekleri çörek otları ve lavantaların üzerine koyuyorsunuz ve üç tane pembe çiçekle yuvarlağı bitiriyorsunuz.
Adım 5) Akşam 19.00-22.00 arası en sevdiğiniz kolyeyi iki avucunuzun içine alıp şu sözleri söylüyorsunuz: ‘’Seni taktığım sürece kasım ayı içinde her gittiğim yerde sultanlar gibi karşılanacağımı, bana şans, bolluk ve bereket getireceğini biliyor ve sana teşekkür ediyorum’’ diyor ve takımızı bardaktaki suya geri bırakıyoruz.
Adım 6) Akşam 19.00-22.00 arası yuvarlağın en sonundaki üç pembe çiçeği avuçlarınızın arasına alıyorsunuz ve şözleri söylüyorsunuz ‘’Allahın izniyle sırasıyla üç dilek diliyorum (dileklerinizi dileyin) ve olması için üç gün içinde ya toprağa gömeceğim ya da denize savuracağım bütünün ve benim en yüksek hayrıma dileklerim kabul oldu, kabul oldu, kabul oldu’’
Adım 7) Üç gün içinde takınızı takın ve kasım sonuna kadar hiç çıkarmayın. Takınızı takarken ‘bundan sonra her gittiğim yerde sultanlar gibi karşılanıyorum’ deyin.
Adım 8) Üç gün içinde tüm malzemeleri ya toprağa gömün ya da denize savurun. Dileklerinizi temsil eden üç çiçeği gömer ya da savururken ‘dileklerim çoktan kabul oldu, dileklerim çoktan kabul oldu, dileklerim çoktan kabul oldu’ deyin.
Bu ritüeli 07-17 kasım tarihleri arasında yapabilirsiniz.
Şifa olsun
Anette İnselberg

Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının.

anette inselberg çin düşünürü lao tzu acele karar vermeyin

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara büyük bir servet teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. “Bu at, sadece bir at değil benim için; bir dost. insan dostunu satar mı?” demiş. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: “Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın” demişler.
İhtiyar: “Karar vermek için acele etmeyin” demiş. “Sadece at kayıp” deyin, “Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.”
Köylüler ihtiyara kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmiş ve at bir gece ansızın dönmüş. Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ithiyara gidip özür dilemişler. “Babalık” demişler, “Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.”
“Karar vermek için gene acele ediyorsunuz” demiş ihtiyar. “Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz.”
Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ancak içlerinden “Bu ihtiyar sahiden saf” diye geçirmişler. Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini sağlayan oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara. “Bir kez daha haklı çıktın” demişler. “Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın” demişler. İhtiyar “Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz” diye cevap vermiş.
“O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağını asla bilemezsiniz”
Birkaç hafta sonra düşmanlar hanedanlığa çok büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere gönderme emrini vermiş. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş.
Köylüler, gene ihtiyara gelmişler. “Gene haklı olduğun kanıtlandı” demişler. “Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması,
talihsizlik değil, şansmış meğer…”
“Siz erken karar vermeye devam edin” demiş, ihtiyar. “Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin
şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor.”
Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış:
“Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl, insanı daima karara zorlar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz.”
Lao Tzu