Yeni Ayda Dileklerini Rüzgara Söyle Ritüeli

anette inslberg yeni ay ritüel dilekler

Bu ritüeli evimizin balkonunda (eğer balkonda bitkimiz varsa) ya da parkta yapabiliriz.
İhtiyacımız olan malzemeler
Beyaz kağıt
Mavi kalem
Yazdığımız dileği sarmak için buzdolabı poşeti ya da streç film
Beyaz ya da krem ip
Parka gidip dilediğimiz bir ağacın ya da bitkinin altına oturuyoruz. Ve beş dakika gökyüzünü seyrediyoruz. Arkasından getirdiğimiz kağıda mavi kalemle dileklerimizi yazmaya başlıyoruz.
Dileklerimizi olmuş gibi yazıyoruz. (Çok güzel bir evliliğim var, harika bir tatil yaptım, İşim çok iyi ve çok iyi para kazanıyorum, eşim beni çok seviyor, yeni işim çok bereketli gibi)
Dileklerimizi yazdıktan sonra dileklerimiz olmuş gibi o duygunun içine giriyor, o hazzı o mutluluğu yaşıyoruz.
Dileklerimizi yazdığımız kağıdı yedi kat streç filmle sarıyoruz ya da yedi kat buzdolabı poşetine ki yağmurda yazılar bozulmasın.
Sonra ayağa kalkıp ağacın ya da bitkinin dalına beyaz ya da krem iple dileğimizi bağlıyoruz. Dileğimizi bağlarken şu sözleri söylüyoruz: ‘’Benim, bütünün ve ilgili herkesin hayrına bu dileklerimin hızlı, kolay ve çabucak olmasını seçiyorum. Dileklerim mutluluk huzur ve neşeyle çoktan hayatıma girdi bile. Çoktan hayatıma girdi bile. Çoktan hayatıma girdi bile. Şükürler olsun’’
Bir süre dileklerimizin rüzgarda salınışına ve evrene yayılışına bakıyoruz eve dönüş yolunda bir çocuğu sevindiriyoruz.

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Not 1: Yazının videosunu Anette İnselberg u tube kanalımda bulabilirsiniz.

Not 2: Parkta yaptıysanız kağıt ne oldu diye takip etmiyorsunuz her şeyi evrene teslim ediyorsunuz.

Not 3: Evin balkonunda yaptıysanız yeniaydan sonraki beşinci gün aynı saksının toprağına gömüyorsunuz

 

 

Yaşadığımız her şey büyümemiz, gelişmemiz ve öğrenmemiz için hayatımıza girmiştir.

anette inselberg teşekkür ederim seni seviyorum özür dilerim beni affet

Yaşadığımız her şey büyümemiz, gelişmemiz ve öğrenmemiz için hayatımıza girmiştir. Bu yüzden tüm olanları sevgiyle kabul edip, arındırıp dönüştürünce iç huzurumuza tekrar kavuşabiliriz.

Bu ho’oponopono uygulamasına ait aşağıdaki sözleri bir büyük cam şişe suya  suya yedi gün boyunca yedi kere okuyun sekizinci gün hem suyu için hem de elinizi yüzünüzü yıkayın. Kendinizi tamamen değişmiş, dönüşmüş ve yenilenmiş hissedeceksiniz.

”Beni üzen mutsuzluğuma, çaresizliğime sebep olan herkesi ve her şeyi özgür bırakıyor ve uğurluyorum. Kendimi seviyorum, teşekkür ediyorum, hatalarım için özür diliyorum ve bu hatalarımdan dolayı kendimi affediyorum

Şifa olsun,

Anette İnselberg

“Meksika ve El Salvador’da yaşayan Nahua yerlilerine ait bir dua bu”.Öyle özgürleştirici, öyle güzel bir metin ki Türkçe’si de böyleymiş:

anette inselberg yerli duası anne babamı bağışlıyorum

 

“Meksika ve El Salvador’da yaşayan Nahua yerlilerine ait bir dua bu”.Öyle özgürleştirici, öyle güzel bir metin ki Türkçe’si de böyleymiş:
“Annemi ve babamı; bilmeyerek yaptıkları hataların sorumluluğundan ve suçluluğundan azat ediyorum…
Çocuklarımı, beni gururlandırmaları gereği inancından azat ediyorum ki; sadece kendi kalplerinin onlara seslendiği yöne doğru rahatlıkla gidebilsinler.
Eşimi; beni tamamlaması mecburiyetinden azat ediyorum. Ben eksik değilim; çevremdeki her canlıdan, her an yeni bir şey öğreniyorum.
Ailemin atalarına ve büyük ebeveynlerime; benim şu anda hayatta olmamı sağlayacak şekilde var oldukları için teşekkür ediyorum. Onları geçmiş hatalarından, tamamlanmamış arzularından azat ediyorum. Her birinin, zamanın ve koşulların gerektirdiği en doğru şekilde davranmaya gayret ettiğinin farkındayım. Onları seviyor ve onurlandırıyorum.
Kimseden saklayacak bir şeyim olmadığı gibi kimseye bir borcum da yok. Kendim, olduğum gibiyim.
Kalbimin bilgeliğini izleyerek ve kendime dürüst olarak yaşam yolumu yürürken huzurumu ve mutluluğumu gölgeleyebilecek olan görünen ya da görünmeyen tüm bağların sorumluluklarından kendimi azat ediyorum.
Kendi huzurum ve mutluluğum yegâne sorumluluğumdur.
Ötekilerin beklentilerini karşılamak üzere yüklendiğim tüm rollerimi bırakıyorum.
Kendimi onaylıyorum ve kendime saygı duyuyorum.
Benim ve senin içimizdeki yüceliği selamlıyorum ve hatırlatıyorum: Biz özgürüz.”
(Damla Çeliktaban’ın 4.4.2018’deki Habertürk’teki köşe yazısından