Sosyal medya bu kişilik testini konuşuyor… Hangi kare sizi daha çok korkutuyor?

anette inselberg hayatında neden korkuyorsun

Birinci kareyi seçtiyseniz bu duygusallık aradığınız anlamına geliyor. Ayrıca yalnızlık, hayal kırıklığı gibi duygulardan hala korkuyorsunuz.

İkinci kareyi seçtiyseniz bu duygusal bir yolculuk başlatmanız gerektiği anlamına geliyor. Bu tüneldeki karanlık su aklınızdaki karanlığı simgeliyor ve bu da temizlemeye ihtiyacı olduğu anlamına geliyor.

Üçüncü kareyi seçtiyseniz can sıkıntısını sembolize ediyor. Birilerinin gelip sizi kurtaracağını bekliyorsunuz.

Dördüncü kareyi seçtiyseniz ailenizde ve iş yerinizde rahat hisseden kişi olabilirsiniz, ancak hayatınızda istediğiniz şeyden emin olmanız lazım. Seçimlerinizin doğruluğundan korktuğunuzu gösteriyor

Beşinci kareyi seçtiyseniz bu, analitik düşünme becerilerine sahip güçlü ve zeki bir kişi olduğunuz anlamına geliyor. Başınıza bir şey gelirse diye sürekli koktuğunuzu gösteriyor

Altıncı kareyi seçtiyseniz Cömert sadık ve iyi kalpli bir insansınız. Sevdiğiniz insanları korumak ve ihtiyaç duydukları her şeyi sağlamak istiyorsunuz.  Onların adına sürekli korktuğunuzu simgeliyor

Yedinci kareyi tercih ettiyseniz sevinç ve heyecanla dolu bir yaşam için açlık çekiyorsunuz.

Sekizinci kareyi seçtiyseniz  bu karanlık alana girdiğinizde geride bırakmak zorunda kalacağınız şeyler olduğunu düşündüğünüz ve bundan korktuğunuz anlamına geliyor. Kapı parlak mavi gökyüzünün rengini simgeliyor.

Kaynak: msn

Bir kadın giderek mutsuzlaşan ve sessizleşen alzheimer hastası anneannesi için oyuncak bebek almış

Anette İnselberg bebek mutluluk

Dün facebookta denk geldiğim bir paylaşımda, bir kadın giderek mutsuzlaşan ve sessizleşen alzheimer hastası anneannesi için oyuncak bebek almış ve yaşlı kadın da o bebeği, kendi çocuğu gibi benimseyip, sevmeye, okşamaya hatta ona şarkılar söylemeye başlamış ve giderek daha mutlu olduğunu gözlemlemişler. Bugün ben de aynısını, altı yıl önce alzheimer hastalığına yakalanan ve bizimle birlikte yaşayan anneanneme eski oyuncak bebeğim Can’ı vererek denedim ve sonuç o da dahil hepimizi çok mutlu etti. Şu saate kadar onu pışpışladı, onunla konuştu, şarkılar söyledi, ‘taş gibi olmuş yüzü, üşümüş bu çocuk’ diye benim bebeklik örtülerimi ona sardı.
Daha da güzeli, uzun zamandır kullanmayı unuttuğu kelimelerden birkaçını gayet düzgün cümleler içerisinde söyledi. Bugün çok daha fazla güldü, bizimle şakalaştı. Bebeğin saçını çektiğim için bana çok kızdı. Daha sonra bebeğin adını Fatma koyduk, kendi isminin konulduğunu öğrenince çok daha hoşuna gitti. O sarı fatma ben de kara fatma mıyım diye kendi kendine defalarca güldü.
Kısacası bizim için tümüyle eskilerden bir gün olmasa da birkaç sene önceki haline benzer ufak güzel anları yaşadı ve yaşattı.
Yine zorluğu devam ediyor ancak bu küçük keşfimiz tüm o zor anların arasında gülebileceğimiz ve gerçekten safça sevinebileceğimiz o anları yarattı.
Lütfen siz de alzheimer hastasına bakan yakınlarınız varsa bu bilgiyi onlarla paylaşın, birçok yabancı bakım merkezinde bu yöntem uygulanıyor ve cesaretlerini, bilgilerini, becerilerini, kendilerine ait ne varsa yitirmeye başladıkları bu süreçte hiçbir şey yapmadan güler yüzüyle onlara bakan bir bebeğin yüzünü görmek onların bizim anlayamayacağımız kadar mutlu olmalarını sağlıyor.
İpek Gürgüç