Sorunlu Chakranızı bu testle Bulun

cakra_1_zaytung_blog[1]

Sorunlu Çakranızı bulun

 

%100 kesin sonuç vermese de çakralarınızla ilgili yaklaşık olarak bilgi sahibi olabilrisiniz.

Aşağıdaki testi yanıtlarken size en fazla uyan şıkka evet deyin. Aynı anda iki tane şık uyabilir ama en fazla sorunu olan chakrayı test ettiğimiz için en fazla uyan şıkkı seçmelisiniz. Yanıtlarınızı not edin. Daha sonra aşağıda testin sonucunu okuyabilirsiniz.

1

A)Geleceğiminle ilgili düşünceler beni endişelendiriyor ve önümü göremiyorum.
B)Yaşantımda kısıtlılık var,sürekli aynı sorunlara takılıyorum.
C)Yaşamda hedeflerime ulaşmakta her zaman zorlandım
D)Duygusal hayatımda hep sorunlar vardır.
E) Düşücelerime ifade etmekte zorlanırım.
F)Gözümün gördüğünden başkasına inanmam.
G)Kendimi herşeyden kopuk hissediyorum.

2

A) Kemik,diş,bağırsak,bacak sorunları ile ilgili hastalıklarım oldu.
B) Üreme organları,böbrekler,lenfler ile ilgili sorunlarım oldu.
C) Mide,karaciğer,dalak sorunlarım oldu ya da şeker hastasıyım.
D) Kalp,kan sorunlarım oldu
E) Boğaz,tiroid,nodül gibi sorunlarım oldu.
F) Psikolojik sorunlarım oldu
G) Migren,baş ağrısı,beyin hastalıkları gibi sorunlarım oldu.

3

A) Beni en çok kızgınlık duygularım,eleştiriciliğim ve güvensizlik duygularım rahatsız ediyor.
B) Beni en çok suçluluk duygularım,takıntılarım,alınganlığım ve eylem geçmekteki zorluğum rahatsız ediyor.
C) Beni en çok korkularım, bağımlılıklarım, duygusal yapımdaki dengesizlikler ve affedemediğim olaylar rahatsız ediyor.
D) Beni en çok iletişimlerdeki sorunlarım,konsantrasyon sorunum, isteklerimi anlatamamam ve hayır demeyi bilmemem rahatsız ediyor.
E) Beni en çok zihinsel karmaşalarım,bunalımlarım,mutlu olmayı başaramamam ve esnek olmayı bilmemem rahatsız ediyor.
F) Beni en çok huzursuzluğum,umutsuzluğum,kendimi değerli bulmamam ve yaşamımdaki dengesizlikler rahatsız ediyor.

4

A) Yaşamımda zorluklar olduğu zaman öz güvenim azalır ve enerjimin tükendiğini hissederim.
B) Yaşamımda zorluklar olduğu zaman kendimi suçlarım ve duygularım çok olumsuz etkilenir.
C) Yaşamımda zorluklar olduğu zaman hırslanırım ve bu zorlukları oluşturanlara öfke duyarım.
C) Yaşamımda zorluklar olduğu zaman korku duyarım ve çevreme karşı uyumsuz olurum.
D) Yaşamımda zorluklar olduğu zaman sorun yokmuş gibi davranırım ve sorunu görmezden gelmeye çalışırım.
E) Yaşamımda zorluklar olduğu zaman zihnim karışır ve bol bol uyumak isterim.
F) Yaşamımda zorluklar olduğu zaman acı çekerim ve kendimi yalnız hissederim.

5

A) Kırmızı rengi fazla sevmem.
B) Turuncu rengi fazla sevmem.
C) Sarı rengi fazla sevmem.
D) Yeşil rengi fazla sevmem.
E) Mavi rengi fazla sevmem.
F) Lacivert fazla hiç sevmem.
G) Mor rengi fazla sevmem.

 

 

6

A) Kendime ve yaşama daha çok güvenmek isterdim.
B) Daha ön yargısız bir insan olmak isterdim.
C) Daha cesur olmak isterdim.
D) Beni üzen insanları ve olayları daha kolay unutmak isterdim.
E) İçimden geçenleri ve hislerimi daha kolay ifade etmek isterdim.
F) Sezgilerimin daha güçlü olmasını isterdim.
G) Gerçek potansiyelimi kullanmak ve daha pozitif bir insan olmak isterdim.

7

A) Beni en çok rahatlatan şey doğada yürüyüş yapmaktır.
B) Beni en çok rahatlatan şey banyo yapmak,denize ya da havuza girmektir.
C) Beni en çok rahatlatan şey kitap okumaktır.
D) Beni en çok rahatlatan şey sevdiğim insanlarla bir arada olmaktır.
E) Beni en çok rahatlatan şey müzik dinlemektir.
F) Beni en çok rahatlatan şey uyumaktır.
G) Beni en çok rahatlatan şey meditasyon yapmaktır.

8

A) Koku alma duyum çok gelişmemiştir.
B) Tat duyum çok gelişmemiştir.
C) Görme duyum çok gelişmemiştir.
D) Dokunma duyum çok gelişmemiştir.
E) işitme duyum çok gelişmemiştir.
F) Sezgilerim çok gelişmemiştir.
G) Bütünü algılayabilme yetenegim çok gelişmemiştir. Genelde detaylara takılırım.

9

A) Biri beni hak etmediğim şekilde üzerse sert davranmaktan kaçınmam.
B) Biri beni hak etmediğim şekilde üzerse o insanı suçlarım ve gerekirse uçlarda davranırım.
C)Biri beni hak etmediğim şekilde üzerse hırslanırım ve bunu kontrol etmekte zorlanırım.
D)Biri beni hak etmediğim şekilde üzerse o insanı sevmekten kolaylıkla vazgeçebilirim.
E) Biri beni hak etmediğim şekilde üzerse çok sert konuşurum.
F) Biri beni hak etmediğim şekilde üzerse kafam karışır ve kafamı toplamak için kendime zaman tanırım.
G) Biri beni hak etmediğim şekilde üzerse acı duyarım ve sıkıntı duygusu içinde yalnız kalmayı seçerim.

10

A) Yaşamımdaki gerçeklikleri kabullenmeyi en kısa zamanda öğrenmem lazım.
B) Üretken olmayı en kısa zamanda öğrenmem lazım.
C) Kararlı olmayı en kısa zamanda öğrenmem lazım.
D) Hoşgörülü olmayı en kısa zamanda öğrenmem lazım
E) Kendimi en iyi şekilde ifade etmeyi en kısa zamanda öğrenmem lazım.
F) Sezgilerimi kullanmayı en kısa zamanda öğrenmem lazım
G) Gerçek potansiyelimi kullanmayı en kısa zamanda öğrenmem lazım

11

A) İnsanların hareketlerini anlamakta zorlanıyorum.
B) İnsanların duygularını anlamakta zorlanıyorum.
C) İnsanların düşüncelerini anlamakta zorlanıyorum.
D) İnsanların egolarını anlamakta zorlanıyorum.
E) İnsanların inkar etme huylarını anlamakta zorlanıyorum.
F) İnsanların 6.duyu dedikleri şeyi anlamakta zorlanıyorum.
G) İnsanların dinsel inançlarını anlamakta zorlanıyorum.

12

A) Çok et tüketirim.
B) Çok su tüketirim.
C) Çok karbonhidrat tüketirim.
D) Çok sebze tüketirim.
E) Çok meyve tüketirim.
F) Yemek ayırt etmem ama sürekli temiz havaya ihtiyaç duyarım.
G) Yemek ayırt etmem. Hepsinden dengeli tüketirim.

13

A) Sabırsız bir insanım.
B) Çok sakin bir insanım.
C) Eleştirici bir insanım.
D) Kıskanç bir insanım.
E) Telaşlı bir insanım.
F) Endişeli bir insanım.
G) Stresli bir insanım.

14

A) Yaşamımdaki en büyük eksiklik hala kendimi güvenceye alacak yatırımları yapamamış olmamdır.
B) Yaşamımdaki en büyük eksiklik hep aynı sorunları yaşayıp durmam ve hala bunları çözememiş olmamdır.
C) Yaşamımdaki en büyük eksiklik başladığım işleri bitirmekteki başarısızlığımdır.
D) Yaşamımdaki en büyük eksiklik ailevi sorunlarımı aşamamış olmamdır.
E) Yaşamımdaki en büyük eksiklik yaşantımın farklı alanları arasında dengeyi kuramamış olmamdır.
F) Yaşamımdaki en büyük eksiklik psikolojik problemlerimi aşamamış olmamdır.
G) Yaşamımdaki en büyük eksiklik hala ne istediğimi bilmememdir.

15

A) Burcum oğlak ya da boğa
B) Burcum yengeç yada akrep
C) Burcum koç ya da aslan
D) Burcum terazi ya da kova
E) Burcum ikizler ya da başak
F) Burcum yay
G) Burcum balık

ANALİZ

Eğer A şıkkı çoğunlukta ise kök chakranızda sorunlar var.

Eğer B şıkkı çoğunlukta ise sakral chakranızda sorunlar var.

Eğer C şıkkı çoğunlukta ise solar pleksus chakranızda sorunlar var.

Eğer D şıkkı çoğunlukta ise kalp chakranızda sorunlar var.

Eğer E şıkkı çoğunlukta ise boğaz chakranızda sorunlar var.

Eğer F şıkkı çoğunlukta ise üçüncü göz chakranızda sorunlar var.

 

Eğer G şıkkı şıkkı çoğunlukta ise tepe chakranızda sorunlar var.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

IŞIĞI ARAYANLARIN KARANLIK YANI

31815511_10213537677970319_8789996290361524224_n[2]
Her insanın içinde karanlık bir yan vardır. Bu bizim kendi içimizde kabullenemediğimiz,kendimizden ve başkalarından gizlediğimiz
ve bilinçsizce başkalarına yansıttığımız yanımızdır. Karanlık yan ışığa çıkarılmadığı için karanlıktır. Onu ortaya çıkarıp, sahiplenip, onunla bütünleşmedikçe bu yanımız bizi sürekli engellemeyi, bize her türlü acıyı, korkuyu, mutsuzluğu yaşatmayı ve hayatımıza bu yanımıza aynalık eden insanları çekmeyi sürdürecektir. Bu karanlık yanımızla bütünleşmemiz, onun engelleyici ve yıkıcı etkisinden kurtulmamızı, kabul edemediğimiz yanlarımızı gizlemek için kullandığımız maskelerde kısılıp kalmış yaşam enerjimizin serbest kalmasını sağlar. Karanlık yanımız bize verecek büyük armağanlara da sahiptir. O bize öğretmek, yol göstermek ve tüm benliğimizi sunmak için mevcuttur.
Debbie Ford/ Işığı Arayanların Karanlık Yanı Kitabından …

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatta Başarının 7 Ruhsal Yasası

select[1]
1- Salt mümkünlük kanunu
Bu kurala göre, gerçek doğanızı, özünüzü ne kadar çok anlarsanız, salt mümkünlük alanına o kadar çok yaklaşırsınız.

– Chopra’nın özellikle altını çizdiği noktalardan birisi, yargılamamak ve yargıda bulunmaktan kaçınma çalışması. ‘Bugün olup biten hiçbir şeyi yargılamayacağım’ diyerek güne başlayın ve gün boyunca yargıda bulunmaktan kaçının.
– Her gün, en azından bir çiçeği koklayarak, mümkünse denizin, ya da bir akarsuyun sesini dinleyerek, günbatımını izleyerek doğayı, her canlıyı merakla gözlemlemek için zaman ayırın.
– Her gün sessiz kalmak ve yalnızca var olmak için zaman ayırın.
2- Verme kanunu
Evrenin işleyişi, sürekli alışverişle olur, vermek ve almak. Ne kadar çok verirseniz o kadar çok alırsınız, çünkü evrendeki bolluğun yaşamınızdaki dolaşımını korumuş olursunuz. Aslında, yaşamda değerli olan her şey vermekle çoğalır. Vermekle çoğalmayan şey ise ne vermeye, ne de almaya değerdir. Vermenin ve almanın ardındaki en önemli şey niyettir. Niyet, daima veren ve alan için mutluluk yaratmak olmalıdır.
– Nereye gitsem ve kiminle karşılaşsam, ona bir armağan götüreceğim: Bu armağan bir iltifat, bir çiçek ya da bir dua olabilir.
– Bugün yaşamın bana sunduğu bütün armağanları minnet duygusuyla alacağım.
– Birileriyle her karşılaştığımda, sessizce onlara mutluluk, sevinç ve kahkahalarla dolu bir hayat dileyeceğim.
3- Neden sonuç kanunu
Her eylem bize aynı türde geri dönen bir enerji üretir, ne ekersek onu biçeriz. Düşüncelerimiz, sözcüklerimiz ve yaptıklarımız, etrafımıza ördüğümüz ağın iplikleridir. Başkalarına mutluluk getiren eylemleri seçtiğimizde, neden sonuç kuralının meyvesi mutluluk ve başarı olur.
– Bugün, her an yaptığım seçimleri gözleyeceğim. Bu seçimleri yalnızca gözlemekle, onları bilinçli algılama alanıma getireceğim.
– Ne zaman bir seçim yapsam, kendime iki soru soracağım: ‘Yapmakta olduğum bu seçimin sonuçları ne olabilir?’ ve ‘Bu seçim bana ve bu seçimden etkilenenlere başarı ve mutluluk getirecek mi?’
– Bana rehberlik etmesi için yüreğime danışacağım ve onun rahatlık ya da rahatsızlık mesajlarına göre yönümü tayin edeceğim. Eğer seçimim rahatsızlık duygusu veriyorsa duracak ve yüreğimin gözüyle eylemlerimin sonuçlarını izleyeceğim.
4- Asgari çaba kanunu
Doğadaki her şey, çaba gerektirmeyen bir kolaylıkla ve sınırsız bir kaygısızlıkla işler. Kuşlar uçmaya çalışmaz, uçar; çiçekler açma çabası göstermez, sadece açarlar. Bu asgari çabanın, direnç göstermemenin ilkesidir. İşte bu nedenle de, uyum ve sevgi ilkesidir.
– Bugün kişileri, olayları, durumları oldukları gibi kabul edeceğim.
– Her şeyi olduğu gibi kabullenerek, içinde bulunduğum durumun ve sorun olarak gördüğüm bütün olayların sorumluluğunu üstleneceğim. Sorumluluğun, içinde bulunduğum durum için hiç kimseyi (kendim dahil) suçlamamak olduğunu biliyorum.
5- Niyet ve arzu kanunu
Her niyet ve arzunun yapısında gerçekleşmesini sağlayan mekaniği mevcuttur. Bir niyeti salt mümkünlüğün bereketli zeminine attığımız zaman bu sonsuz düzenleme gücünün lehimize çalışmasını sağlarız.
– Bütün arzularımın bir listesini yapacağım. Nereye gitsem bu listeyi de yanımda götüreceğim. Gece yatmadan önce, sabah uyandığımda bu listeye bakacağım.
– Arzularımın bu listesini salıverip yaradılışa teslim edeceğim. Bunu yaparken işler istediğim gibi gitmediğinde bunun bir nedeni olduğuna ve evrensel planın benim için kendi tasarladıklarımdan çok daha büyük projeleri olduğuna inanacağım.
6- Bağlanmama kanunu
Hiçbir şeye bağlanmamak belirsizliğin bilgeliğini barındırır. Belirsizliğin bilgeliğindeyse geçmişteki şartlanmaların hapishanesi olan bilinenden bağımsız olma vardır. Her şeyin mümkün olduğu bu alana, yani bilinmeyene geçmeyi istediğimiz zaman, kendimizi tüm evrenin dansını düzenleyen yaratıcı zekâya teslim etmiş oluruz.
– Bugün kendime ve çevremdekilere oldukları gibi olma özgürlüğünü tanıyacağım. Sorunlara zorla çözüm bulmaya çalışarak, yeni sorunlar yaratmayacağım.
– Bugün belirsizliği yaşantımın temel bir öğesi olarak kabul edeceğim. Belirsizliği gönülden kabul etmemle birlikte tüm karmaşanın içinde çözümler belirmeye başlayacaktır.
– Tüm imkânlar alanına adım atacağım ve kendimi sonsuz seçeneklere açık tuttuğum zaman ortaya çıkacak mükemmel heyecanı bekleyeceğim.
7- Yaşamın amacı kanunu
Yaşamın amacı (Dharma) kuralı, bir amaca ulaşmak için maddi şekle büründüğümüzü söylüyor. Herkesin yaşamda bir amacı vardır. Başkalarına vereceği benzersiz bir armağan ya da özel bir yetenek. Biz bu benzersiz yeteneği başkalarına hizmetle birleştirdiğimiz zaman, bütün amaçların nihai amacı olan kendi ruhumuzun coşkusunu ve mutluluğunu yaşarız.
– ‘Nasıl hizmet edebilirim?’ ve ‘Nasıl yardımcı olabilirim?’ sorularını kendime her gün soracağım.
– Benzersiz yeteneklerimin ve onları ortaya koyarken yapmayı sevdiğim şeylerin tümünün bir listesini yapacağım. Benzersiz yeteneklerimi dışa vurup bunları insanlığın hizmetinde kullandığımda, zamanı unutur ve başkalarının yaşamına olduğu kadar kendi yaşamıma da zenginlik oluştururum.
Başarının Kanunu
Deepak Chopra

Eğer şu anda hayatınızda bir sorun veya değiştirmek istediğiniz bir durum varsa ve hiç bir şey yapmıyorsanız iki ihtimal vardır:

akil-icin-yol-birdir[1]

 

Genç bir adam yolda yürürken kaldırımda yatan bir köpek görmüş, köpek sanki ağlıyormuş gibi ıyyk ıyyk diye sesler çıkarıyormuş.
İyice yaklaşınca köpeğin çivili bir tahtanın üzerine yattığını görmüş, çivi köpeğin tam karnına batıyormuş…
Hemen orada duran yaşlı adama sormuş,
-Amca bu köpek ağlıyor mu?
-Evet, demiş yaşlı adam, öyle gözüküyor,
-Neden? diye sormuş genç adam,
-Görmüyor musun demiş Yaşlı adam, çivili tahtanın üzerine yatmış, o batıyor herhalde.
-Peki o zaman neden kalkmıyor?
Yaşlı adamın cevabı bence çok anlamlıymış:
-Kalkacak kadar acıtmıyor demek ki…
Eğer şu anda hayatınızda bir sorun veya değiştirmek istediğiniz bir durum varsa ve hiç bir şey yapmıyorsanız iki ihtimal vardır:
Ya o çivi sizi yattığınız yerden kaldıracak kadar acıtmıyordur ya da batan çivinin acısı değişim korkunuzun acısını henüz geçmemiştir.
O çivi insana bazen öyle sert batar ki insan en olumsuz en namüsait durumlarda bile birden bire yerinden fırlar ve kendine yepyeni bir dünya kurar…
Alinti

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HIDIRELLEZ DUASI


Sevdiğim kim varsa, kendim de dahil, sevebileceğim herkes de dahil..Bu duayı okusun. Kendi sesiyle duysun. Dileği gerçek olsun…Her kelimesine şükretsin…Tek satırına nazar değmesin..Tüm dilekleriniz gerçek olsun….
Sevdikleriyle birarada olsun.
Nesi varsa, bölüşücek biri olsun; nesi yoksa, bulup getiricek biri olsun. Bu birileri az ama öz olsun. Bazıları dünyada tek olsun. Sevgisinin tamamını harcasın. Harcasın ki, ona büyük bir miras kalsın..
Neşesi bol olsun.
Kendini mutlu etsin, durduk yere neşelenmek nedir bilsin. İçinde birşey durup durup zıplasın. Duydukları, gördükleri onu gıdıklasın, kahkaha attırsın.
Sağlığı iyi olsun.
Kalbi ritmini çalsın. Yanakları kiraz pembesi, dudakları bal olsun. Teni sıcak kalsın, enerjisi dışına taşsın. Kanı bol olsun, damarlarında dönüp dönüp dolaşsın.
Yapmaktan bıkıp usanmayacağı bir işi olsun. Başarının gerçek adının bu olduğunu unutmasın. İbadet eder gibi, bu keşfini hergün yeniden kutlar gibi, onu yapıp dursun.
Değiştirmek istedikleri değişsin.
İçte ve dışta, iyi günde ve kötü günde tadilat yapsın. Eskilerini atsın, ruhunu havalandırsın. Kapıda hep kamyonu dursun. Dilediği yere taşınsın. Kendinden taşınmak isterse, içindeki güç, dışındaki sevgi ona yardımcı olsun
Bir şey ona sürpriz olsun. Günlerinden bir günü, bir pakete sarılı olsun. Açılınca, içinden hiç beklemediği güzel bir haber çıksın. Bu gün üçyüzaltmışbeş’ten herhangi biri olsun. Öylesine bir pazartesi, arkaya kavuşturduğu ellerinde, unutulmaz bir salı saklasın. Öyle tahmini mümkün olmayan birşey olsun ki bu, hayatın zekasını anlatsın.
Bir hayali gerçek olsun.
Bir hayale gözünü yumsun. Peşinden koşup, onu sobelesin. Hayalini kendinden saklamasın. Bir çizgi filmde olduğunu, herşeyin mümkün olduğunu unutmasın….

Kaynak: Nil karaibrahimgil

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SENİN DİNLEDİĞİN CAZ HANGİSİ?

31543680_2130337253648886_3379677535787810816_o[2]

 

Dünya Jazz Günü kapsamında, basınımızdan bir alıntı;

SENİN DİNLEDİĞİN CAZ HANGİSİ?

Ragtime
——
Belli bir besteye sadık kalmayan, daha özgür ritimle oluşturulan tür.
Eubie Blake / Memories of You
Scott Joplin / The Entertainer

Be-Bop
——
Swing’in yumuşak, dinleyiciye hitap eden melodik yaklaşımlarına karşılık Be-Bop sert, karmaşık ve kimilerine göre yorucudur. Gereksiz notalar bir kenara bırakılır, doğaçlamalar her parçanın başında ve sonunda yer alır.
Thelonious Monk / Don’t Blame Me
Charlie Parker / I’ve Got Rhythm

New Orleans Jazz
————-
Kornet, trombon ve klarnet baş çalgıları olarak sayılabilir. Ayrıca kontrbas, davul ve bazen banço gitarı işitilir. Bu tarzda kolektif doğaçlama, aynı anda birçok çalgının farklı melodiler çalar.
Fats Domino / Walking To New Orleans
Louis Armstrong / Do You Know What It Means To Miss New Orleans

Swing
—–
Rock’n’roll ve caz karışımı… Ritmi rock’n’roll’dan daha yüksektir. Dans müziği olarak bilinir.
Benny Foodman / Sing, Sing, Sing
Duke Ellington / Swing Session

Hard Bop
——-
Be-bop’un aksine huzurlu, uyumlu sakin ve olgun çalış tarzına sahip, soul tarzına daha yakın.
Art Blakey & The Jazz Messengers / Moanin’
The Miles Davis Quintet / Oleo

Acid Jazz
——-
Eski caz müziklerini dans müzikleriyle karıştıran DJ’lerin başlattığı bir akım da denebilir.
Jamiroquai / Space Cowboy
Ronny Jordan / So What

Smooth Jazz
———-
Davul, bas ve saksofon yoğunluğu içeren bir tarz. Ses seviyesi düşük, doğaçlama soloları var.
Dave Brubeck / Take Five
John Klemmer / Touch

Fotoğraf ; 1920’lerden Cotton Club Band /Missouri Tarih Müzesi’nden…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Arzuları Altına Çeviren Altı Adım

0000000059801-1[1]

 

Napoleon Hill, artık bir gelişim klasiği haline gelmiş eseri “Düşün ve Zengin Ol” kitabında, zenginlik yaratmanın çok çalışmaktan önce, zenginlik bilinci oluşturmakla sağlanacağını belirtiyor. İşte yazarın bir yöntem olarak sunduğu altı büyük adım.
Zenginlik arzusunu parasal eşdeğerine çeviren yöntem altı kesin, pratik adımdan oluşur:
1. Zihninizde arzu ettiğiniz kesin para miktarım belirleyin. Sadece, “Çok para istiyorum,” demek yeterli değildir. Miktar konusunda kesin olun.
2. Arzu ettiğiniz paranın karşılığında ne verme niyetinde olduğunuza tam olarak karar verin. (Hiçbir bedel ödemeden bir şey elde edilemez.)
3. Arzu ettiğiniz parayı elde etmek için kesin bir tarih belirleyin.
4. Arzunuzu gerçekleştirmek için bir plan ortaya koyun ve hazır olsanız da olmasanız da bu planı uygulamaya koymak için hemen harekete geçin.
5. Kazanmaya niyetli olduğunuz para miktarını açıkça belirleyin; bunu kazanmak için bir zaman sınırı koyun; bu para karşılığında ne vermeye niyetli olduğunuzu belirtin; parayı kazanmak için düşündüğünüz planı açıkça tarif edin ve tüm bunları kâğıda dökün.
6. Yazılı ifadenizi günde iki kez okuyun, bir kere yatmadan hemen önce ve bir kere de kalktıktan hemen sonra. OKUDUKÇA HALİHAZIRDA O PARAYA SAHİP OLDUĞUNUZU GÖRECEK, HİSSEDECEK VE İNANACAKSINIZ.

Bu altı adımda belirtilen talimatları izlemeniz çok önemlidir. Altıncı maddedeki talimatları gözlemlemeniz ve izlemenizin özel bir önemi vardır. Paraya gerçekten sahip olmadan kendinizi “paraya sahip olarak görmenin” imkânsızlığından yakınabilirsiniz. Burada, içinizde ateşleyici o arzunun yardımı devreye girecektir. Eğer parayı bir saplantı derecesine getirecek kadar çok isterseniz, kendinizi bu parayı gerçekten elde edeceğinize ikna etmeniz çok zor olmayacaktır. Amaç, parayı istemek ve ona sahip olmaya çok kararlı olmaktır, böylece kendinizi bu paraya sahip olacağınıza inandırabilirsiniz.

İnsan zihninin çalışma prensipleri konusunda eğitim görmemiş, deneyimsiz kişiler için bu talimatlar pek pratik görünmeyebilir. Altı adımın sağlamlığını kabul edemeyenler için bu adımlardaki bilgilerin Andrew Carnegie’den alındığını bilmenin yardımı olabilir. Andrew Carnegie işe bir çelik fabrikasında sıradan bir işçi olarak başlamış, ama kötü başlangıcına rağmen bu prensiplerin kendisine yüz milyon dolardan fazla bir servet getirmesini sağlamayı başarmıştı. Burada önerilen altı adımın Thomas A. Edison tarafından titizlikle incelendiğini, bu adımların sadece para kazanmak için değil, her türlü hedefin gerçekleştirilmesinde önemli olduğunun onaylandığını bilmenin de yardımı olabilir.

Adımlar “zorlu bir çalışmayı” ve herhangi bir özveriyi gerektirmemektedir. İnsanın gülünç ya da saf görünmesine neden olmamaktadır. Bunları uygulamak önemli ölçüde eğitim görmüş olmayı da gerektirmez. Ancak bu altı adımın başarıyla uygulanması, insanın para kazanmanın şansa, talihe, kadere
bırakılamayacağını görmesini ve anlamasını mümkün kılacak yeterli hayal gücünü gerektirmektedir. İnsan şunu fark etmelidir ki, büyük servetleri elde edenlerin hepsi parayı gerçekten kazanmadan önce belli bir ölçüde hayal kurmuş, ümit etmiş, arzu etmiş, dilemiş ve plan yapmıştır.
Napoleon Hill – “Düşün ve Zengin Ol”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Eski Bir Şaman Duası

31899599_10215329137852314_5514463722862542848_n[1]

 

Bütün ilişkilerim. Sizi bugün onurlandırıyorum. Bu duada sizi kutsamaktan dolayı minnettarım.
Yaratana, hayatın harika hediyeleri için teşekkür ediyorum.
Kemiklerimi koruyan ve hayat deneyiminin tüm temellerini sürdüren minerallere teşekkür ediyorum.
Organlarımı ve bedenimi koruyan, sağlık veren bitkilere teşekkür ediyorum.
Beni kendi etiyle besleyen ve bu yaşam yürüyüşünde sadık arkadaşlık yapan hayvanlara teşekkür ediyorum.
Yeryüzü hayatının kutsal tekerleği üzerinde bir ruh olarak yolumu paylaşan insanlara teşekkür ediyorum.
Hayatın iniş ve çıkışları boyunca bana görünmez bir şekilde rehberlik eden ve çağlar boyunca ışığın meşalesini taşıyan ruhlara teşekkür ediyorum.
Dört değişim ve büyüme rüzgarına teşekkür ediyorum.
Hepiniz benim ilişkilerim, akrabalarım, kim olduğum ve olmadan yaşayamayacağımsınız. Hayatın çemberinde birlikte var olarak, birbirimize bağımlıyız ve kaderimizi birlikte yaratmaktayız. Birimiz, diğerinden daha önemli değil. Birimiz ötekinden evrimleşiyor ve yine de her birimiz diğerlerine bağımlıyız. Hepimiz büyük gizemin bir parçasıyız.
Bu hayat için teşekkür ediyorum. 🙏👼❤🦄🐞🌞💕
Eski Bir Şaman Duası

Enginarın Mucizevi Faydaları… Mutlaka Sofranızda Bulundurun…

486481_235376309935138_1143302189_n[1]

1)Enginar karaciğer için çok faydalıdır; karaciğeri korur ve karaciğer hastalıklarının daha çabuk iyileşmesini sağlar.
2)Karaciğer, böbrek ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur ve böbrek kumlarını döker.
3)Sindirimi kolaylaştırır. İdrar söktürücüdür. Kandaki şeker oranını ayarlar, kolesterolü düşürür.
4)Vücuda dinçlik verir. Bedeni ve zihinsel yorgunluğu giderir.
5)Meme, rahim ağzı ve prostat kanserini önlemeye yardımcı olur.
6)Enginar kalbi ve damar sağlığını korumakta da etkilidir.
7)Hücrelerin yıpranmasını engelleyerek yaşlanmanın etkilerini azaltır.
8)Sarılıkta faydalıdır.
9)Romatizma şikâyetlerini azaltır.
10)İshali keser. Ter kokusunu giderir.
11)Ateş düşürücü ve iştah açıcıdır.
12)Yapılan bilimsel araştırmalarda Enginar Suyunun Karaciğer hücrelerinin yenilenmesinde ve güçlenmesinde safra salgısının düzenlenmesinde ve kolesterol düşürülmesinde son derece etkili olduğu kanıtlanmıştır.
13)Mide ekşimesi, kusma, mide bulantısı ve gibi sindirim sorunlarına karşı kullanılabilir.
14)Antioksidan içeriği ile cildinizin daha görünmesini ve kırışıklıkların oluşumunun gecikmesini olmasını sağlar.
15)Sık alkol kullananlarda daha ciddi sorunlar meydana gelmeden karaciğer fonksiyonlarını arttırır ve koruma sağlar.
16)İdrar söktürücü özelliği vücuttan fazla suyun atılmasını sağlar. Bu özelliğinin yanı sıra düşük kalorili olduğu için zayıflamak için diyet yapanlara tavsiye edilir.

17)Tüylü kabuklarının kaynatılmasıyla elde edilen enginar suyu ile saçlar yıkanırsa saçları güçlendirir.

18)Enginar suyu kalp çarpıntısına iyi gelir.

Enginar Çayı Nasıl Yapılır ?
Büyükçe bir enginarı bütün olarak iyice yıkadıktan sonra sapının tamamını kesin.Daha sonra kaynayan iyi suya yine bütün olarak atın ve 1 saat kaynatın. Bu süre sonunda suyun rengi açık kahverengine dönecektir. Ocağı kıstıktan sonra bir yarım saat daha bekletin ve ateşin üzerinden alın. Bu suyu çay olarak içebilir dilerseniz balla tatlandırabilirsiniz. Soğuk veya sıcak tüketebilirsiniz. Kötü kolesterolü düşürmedeki etkisiyle damar sağlığının korunmasında etkili bir çözüm olarak kullanılabilir. Ancak kolesterol ilacı kullanıyorsanız enginar çayı içmeye başlamadan önce doktorunuza danışmalısınız.

Enginar çayı içerek vücudunuz için gerekli folik asit, A, B1 ve C vitaminleri ve magnezyum, fosfor, kalsiyum, demir, potasyum, çinko ve diyet lifi gibi mineralleri alabilirsiniz.

Taze enginar yaprağı kaynatılarak hazırlanan enginar çayı karaciğer hastalıklarında oldukça faydalıdır.

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendi Frekansımızı Yükselterek İyileş(tir)mek

Bir dalganın belli bir zaman birimi (genellikle saniye) içerisinde tekrarlanma sıklığına, yani bir saniye içindeki döngü sayısına “frekans” denir. “Hertz” birimiyle ölçülür. Herşey titreşmektedir. Bu nedenle herşeyin frekansı vardır. İnsan bedenindeki her hücrenin kendine göre bir doğal frekansı vardır. Aynı şekilde, her hastalığın, her bakterinin , her virüsün de doğal frekansı vardır. Her hücreyi kendi doğal frekansına döndürmek, bedeni sağlığa kavuşturur. Bedenin frekansıyla çatışan, onu bloke eden dalga boyları ise hastalığa hatta ölüme neden olabilir. Yalnız maddî/fiziksel şeylerin değil, duyguların, düşüncelerin, isteklerin, ilişkilerin, filmlerin, kitapların, dokümanların, toplumsal konuların ve bireysel bilincimizin de frekansı vardır.
Amerikalı Bilim Adamı Dr. David Hawkins , ( 1927-2012) frekanslar , frekansların bilinç düzeylerinde etkisi , ilişkisi üzerine binlerce araştırma yapmış ve ortaya Hawkins bilinç haritası denen Tabloyu çıkarmıştır. Yaptığı deneylerde , yüksek frekanslı duygu ve düşüncelerin ; düşük frekanslı olanlardan daha güçlü ve etkili olduğunu . En yüksek frekansa ulaşmış bir bilincin düşük frekanslı 70 milyon bilinci dengelediğini klinik olarak kanıtlamış ve Power vs Force – An Anatomy ofConsciousness ( Güç Kuvvete Karşı – Bilincin Anatomisi ) Kitabında detaylı olarak anlatmış

IMG_1953 (1)
Bilinç Haritası

Yapılan araştırmalardan kritik seviyenin 200-cesaret olduğu, ölçümü 200 un altında çıkan duyguların düşüncelerin, durumların kişiyi ve çevresini zayıflattığı , yorduğunu, aşağıya çektiğini ortaya çıkartmış.
Bir başka ilginç bulguysa , yüksek bilinç frekanslarının şaşırtıcı sayıda düşük frekansı dengelediği yönünde . Bireylerden herhangi birinin bilinç frekansı yükseldiğinde , çok sayıda düşük frekanslı bilinci etkileyip dengeleme imkanı olması .

Tablo şöyle :
300 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 90.000 kişiyi,
400 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 400.000 kişiyi,
500 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 750.000kişiyi,
600 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 10 milyon kişiyi,
700 seviyesindeki bir kişi ise 200’ün altındaki 70 milyon kişiyi dengelediği görülmüş.

Yapılan araştırmalar ve sonuç teyitleri yıllar sürmüş ve yüzbinlerce denek üzerinde çalışılmış .
Hawkins, insanlığın %85’inin 200’ün altında titreştiğini, son dönemde insanlığın ortalama farkındalık seviyesinin 204’e ulaştığını, yani negatif-pozitif sınırını aştığını, ancak insanın anlamlı bir şekilde tatmininin 250’nin altında gerçekleşemediğini yazmaktadır. Bireyler gibi, toplumların ve kültürlerin, ülkelerin, coğrafyaların da titreşim seviyeleri vardır. Bu titreşimler , o alanda yaşayan insanlar, bitkiler , toprak, hava, eşyalar,binalar vs tarafından oluştulmaktadır.

200’ün altındaki enerji alanları, açlık, kıtlık ve hastalıkların çok yaşandığı, cahillik ve işsizliğin çok olduğu, ilkel şartlara sahip ortamlardır. Tatmin edici bir yaşam 250 lerde başlamaktadır. 300’lerde teknolojik ve ekonomik olarak çok gelişmiş bir toplum mümkün olmakta, 400’lerde ise yüksek bir eğitim, bilgi, kültür ve sanat seviyesi yaşanacaktır. 500, başka bir büyük sıçramanın gerçekleştiği bir eşiktir. 500’lerin sonlarında toplum artık spiritüel bir toplum haline gelmektedir. 600, bütün topluma şefkat ve sevginin hâkim olduğu, bütün eylemleri sevginin yönlendirdiği bir seviyedir.

Şimdi tablonun 200 ün altında kalan ve 200 ün üstünde kalan kısımlarına tekrar göz atalım . Sonra dönüp içimize, düşüncelerimize, sözlerimize, dualarımıza bakalım . Biz acaba bu tablonun neresindeyiz. Yaşadığımız yeri, mahalleyi, kenti, ülkeyi, dünyayı iyileştirmek için bizim üzerimize düşen nedir ?

Begüm Karace
Kaynak : Power vs Force
Dr. David Hawkins

Not: Reiki sevgi ve şifa enerjisi, Access bar bilinçaltı temizliği, kendini sev hayatını iyileştir gibi çalışmalarla frekansımızı yüseltebilir 250 baremin üstüne çıkabiliriz…

Detaylı bilgi içn beni arayabilirsiniz Anette 0536 798 68 68

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Seksen Yaşındaki Bir Adamın Eşine Yazdığı Mektup

2527f[1]

Seksen yaşındayım ve geçen yıl, yetmiş sekiz yaşında ölen eşim, son nefesini vermeye yakın, “var mı bir isteğin?” diye sorduğumda, kedilerden nefret eden bana dedi ki, “lütfen kedimize iyi bak…” Evimizdeki kedinin, eşimin değil, ikimizin de kedisi olduğunu, evladımız olduğunu daha yeni anlayabildim. Meğer bir kedide eşimin kokusunu, sevgisini, şefkatini duyumsayabiliyormuşum ben…

Bugün sekseninci doğum günüm ve eşime bir mektup yazdım. Bir özür, bir vefa, bir veda mektubu belki de. Eşim herkesi can bildiği için, yüreği herkese açık olduğu için, bu mektubu sizinle paylaşmamı isterdi diye düşünüyorum.

Canım,

Elli iki yıllık evliliğimizde beni hep çok sevdin, bana sabırlı ve incelikli davrandın. Sana çok teşekkür ediyorum bir tanem.

 

Düğünümüzü anımsıyorum. Davetliler arasında olmayan Çingene çocuklar, sahneye çıkıp bizimle bir dans ettiklerinde çok kızmıştım ve sen bana demiştin ki, “ah, ne güzel bir düğün bu; çocuklar ne güzel dans ediyorlar…”

İkimiz de Alevi değiliz ve sen birçok Aleviyle komşuluk ettin, dostluk kurdun. Seni çok incittim böyle yaptığın için. Geçen hafta ilk kez bir Alevi deyişi ezberledim. Ne kadar yaşarım daha bilmiyorum ama sana söz veriyorum, neyim varsa Alevi canlarla da paylaşacağım; aşımı, suyumu, yüreğimi…

“Bana bisiklet alır mısın?” demiştin otuzuncu doğum gününde. “El alem ne der, hem ayıp bu yaşında bisiklete binmen!” diye bağırmıştım. Ağlamıştın ve ben gözyaşlarını görmezden gelmiştim. İki ay önce, ilk kez bisiklete bindim ve kapımızın önünde bir bisiklet var şimdi…

Çocuğumuz olmadı ve kontrollerde bununla ilgili sağlık sorununun benden kaynaklandığı anlaşıldı. Beni bir kez olsun incitmedin ve dedin ki, “yetiştirme yurdundan bir çocuğumuz olsun, o çocuk ikimizin de can’ı olsun…” Seninle günlerce konuşmamıştım…

Cumartesi Anneleri’yle ilgili her haberi gözlerin dolarak takip ederdin ve ben onların terörist anneleri olduğundan öyle emindim ki. “Devlet diliyle konuşman reva mıdır, can dilidir bize yaraşan” dediğinde, seni cahillikle suçlamıştım…

Ağrılı hastalıklarında bile gülümseyendin sen; bense nezle olduğumda bile suratını asan. Yorgan döşek yattığım zamanlarda, çorba pişirememeyi sana, hiç dert etmedim…

Kırklı yaşlardaydık, bir Anneler Günü`nde dedin ki bana, “annemi çok özlüyorum… “ Daha çocukken yitirmişsin anneni ve verdiğim cevaptan bu yaşımda utanabildim daha. “mekanı cennet olsun!” Sana sımsıkı sarılamamak öyle acıtıyor ki şimdi içimi…

“Canım, gökyüzü yıldız dolu, gelsene” diye beni balkona çağırmıştın ben futbol maçı seyrederken. “Asıl yıldızlar bizim takımda; vur lan, vursana be, puu şerefsiz!” diye bağrışımı ve “senin yüzünden golü kaçırdık!” deyişimi anımsadım şimdi. Seni çok yalnız bıraktım ben…

İşaret dili öğrenmek isteyişini yadırgadım, “ne konuşulur ki sağır biriyle” dediğimde bana ilk kez acıyarak baktığını duyumsadım. Saatlerce sohbet edebildiğin sağır-dilsiz bir arkadaşın olmuştu ve ben çok şaşırmıştım…

“Beraber bir kitap okuyalım mı?” demiştin bir gün; Sabahattin Ali’nin bir öykü kitabını göstermiştin “Bir öyküyü sen bana oku, bir öyküyü ben sana okuyayım” dediğinde gülümseyerek, “saçmalama, oku istediğin kitabı; sana karışıyor muyum hiç?” dedim ve bana ilk kez sitem ettin. “Çok şey mi istedim, bir öykü bile okumuyorsun bana…”

Canım,

Üç ay önce kanser hastası olduğumu öğrendim. Kanser hastası olduğumu öğrendiğim günden beri, şimdiye dek kanser hastası olanlara verdiğim tepkileri düşündüm. “Allah yardımcıları olsun” dedim en çok. Hiçbir kanser hastasıyla empati yapmadım; sen de dahil… Hiçbir kanser hastasının elini tutmadım; sen de dahil… Kemoterapi sonraları saçları dökülen sen, benden ısırgan otlu şampuan istemiştin saç dökülmesine iyi geliyor diye. İçimden, “boşuna para veriyorum kozmetikçiye” demiştim satın alırken. Ah, budala ben… Hayata bağlılığını ve hayata bağlı olmam gerektiğini anlamam için kanser tedavisi görmem gerekiyormuş illaki…

Masal kitapları aldım bugün ve öykü kitapları. Yetiştirme yurtlarına gideceğim, hastanelere ve huzurevlerine. Kimsesiz çocuklara masallar okuyacağım, ağrısı sızısı olanlara Sabahattin Ali öyküleri ve belki de son demlerini yaşayanlara Sait Faik pasajları…

Bugün sekseninci doğum günüm ve kocan olup da eşin olamayan beni bağışlaman en güzel hediye olacaktır bana bir tanem. İçini ferah tut olur mu; kedimize iyi bakıyorum ve ona senin şiir defterinden şiirler okuyorum gece yarıları…
Yazan: Ergür Altan

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sevdiklerine bıkıp usanmadan sen ne yaparsan yap, kim olursan ol seveceğim

ilkbaharda-detoks-04-700x437[1]

Ne yapmayı sevdiğini bul ve sonra o sevdiğin şeyi yapabiliyormusun ona bak.
Yapamıyorsan boşuna enerjini tüketme, yapabilenler yapsın.
Yapıyorsan, dünyanın en şanslı insanlarından birisi dilini ısır kimseye söyleme.
sevdiğin insanlar bul, işlerini onlarla yapmanın yollarına bak.
Hayat yap, et, çalış, başarla geçiyor.
Ve bu maroton çok sevdiklerinle geçerse iş yapmamış sürekli aşk yapmış olursun.
🔆Bi kaç kişinin elini sıkı sıkı tut.
Onların dertleriyle dertlen, mutluluklarıyla uç, dediklerine kulak ver.
Onları kaybetme.
Herşey değiştiğinde senin en orjinal halini bilip sevenlere ihtiyacın olacak.
🔆Kendini onunla bununla karşılaştırma.
Başkalarının kriterlerine göre seçim yap
MA!
O zaman başkalarının gideceği yerlere gidersin.
Oralarda ne işin var, senin yolun başka yokuşların başka!
🔆Konu komşu ne der diye dinleme.
Komşu senin hayatın hakkında topu topu 15 dakika konuşacak, Sense ölene dek onu yaşayacaksın.
🔆Hareket et, hergün hareket etmeyi alışkanlık haline getir.
Bir spora kafayı tak, dansa kafayı tak, satranca kafayı tak.
Kafaya taktıkların ileride yaldız olup üzerine yağacak, yaldız olup üzerine yağacak.
🔆Hergün oku, herşeyi oku.
Ağaç olmak nasıldır, Vangogh olmak nasıldır, ikinci dünya savaşına katılmış olmak
nasıldır, öğren!
Bir gün hepsi yapboz gibi yapışıp sana inanılmaz gerçekleri gösterecek.
🔆Kızlar; zekadan, çalışıp başarandan, ve espiriden hoşlanır.
Erkekler; güzellikten, edadan ve huzurdan hoşlanır.
🔆Hayat alışkanlıklıklarla yürüyor.
Birşeyi iyi yapmak istiyorsan hemen alışkanlık haline getir.
Alışkanlıksa tekrarla oluyor.
Beyin böyle programlanıyor.
Birşeyi sürekli yaparsan başka şeyi düşünmüyor, onu hep öyle yapıyor.
O yüzden alışkanlıklarına çok dikkat et!
Neyi alışkanlık yaparsan hayatın ondan oluşacak unutma.
🔆Erken kalkmak kulağa berbat geliyor, biliyorum ama erken kalkan yol alır hayatımda
duyduğum en doğru şey.
Bazen saat 8: 30 da üç şey bitirmiş oluyorsun ve inanamıyorsun zamanın göreceliğine.
🔆Dedikodu yapma!
Dekikodu nasıl birşey biliyor musun, böyle evinin içine çöp boşaltmışsın gibi.
Ağzını, içini, evini kokutuyor.
Rahatlatır sanıyorsun ama pisletiyor insanı.
Gül geç.
Hem dedikodu yapanların başına mutlaka ayıpladıkları, beğenmedikleri, çekiştirip
durdukları şey gelir unutma.
Hayatın mizah anlayışı böyle.
🔆Kızlar güzel mi güzel bi kadın olduğunuzda kendi atınız olsun.
Kendi paranızı kendiniz kazanın, onu şakır şakır harcayın.
Böylece ayrılıklarla ve boşanmalarla attan inip eşeğe binmezsiniz.
Atınızı kimse altınızdan alamaz.
Dört nala başka yere gidebilirsiniz.
Erkekler; yakışıklı mı yakışıklı bir erkek olduğunuzda kadınlara çocuklara ve hatta
birbirinize asla el kaldırmayın.
O güç, güç değil!
Kaba kuvvet o.
Korkudan kaynaklanır.
Kaybetme korkusundan.
Ve kimseyi avucunuzda sıkarak elinizde tutamazsınız.
Tam tersi avucu apaçık bırakacaksınız.
🔆Kimseyi suçlama suçlamak; nasıl diyeyim, zehirli bi duygu.
İnsanı frenler, insanı kurban piskolojisine sokar.
Atıl bırakır.
Hatta şimdiden duvara ” kendimi suçlu hissetmiyorum” yaz.
Çok faydasını göreceksin.
🔆Ceplerden, bilgisayarlardan televizyonlardan uzak bir saat ayır kendine.
Kendinle sosyalleş yoksa unutursun nasıl biri olduğunu.
Hayatın, sana başkaları tarafından yansıtılmayan bi aslı var.
Onu dinle deniz kabuğu dinler gibi.
Yalnızlığını kimseye verme.
Yalnızlığın hariç herşeyi paylaş.
Çünkü hayat paylaşınca güzel.
🔆Hergün şükret!
Teşekkürü dualarından asla eksik etme.
Teşekkür kadar insana iyi gelen birşey yoktur.
Birşeyi istemekten dilemekten bile iyidir.
Sıcacık yapar ruhunu.
Bendeki bana yeter, hatta artar bile dünyanın en güzel felsefesinidir.
Birinden birşey isteme onun yerine birine birşey ver, bak neler olacak seyret sonra.
🔆Karanlık günler olacak.
Düşeceksin de.
Yaralar da açılacak.
O zamanlarda şunu unutma; Tünel bitecek.
Kalkacaksın da, kabuk da bağlayacaksın.
Sevdiklerine bıkıp usanmadan ”
Seni seviyorum.
Seni çok seviyorum” de.
Hatta ” sen ne yaparsan yap, kim olursan ol seveceğim” de.
🔆Korkmaktan korkma.
Ödün bile kopsun.
Sonra kapa gözünü bas karanlığına.
Belki biri taş döşemiştir, kim bilir…
🔆Böbürlenme, Kibirlenme, Köpürme.
Abart, Çoğalt, Parlat.
👍Böbürlenme, Kibirlenme, Köpürme.
Abart, Çoğalt, Parlat.👍🔆
🔆Böyle mutlu olmak ister miydin?
İstiyorsan başarıyorsun.
Ne Mutlu size çocuklarım . Hep mutlu olun . Hep iyi insan olun . Ve hayat sizin karşınıza hep iyi insanlar çıkartsın .
Sevgiler alıntıdır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Evi terk etmeye karar vermişti.

esin-evi-terk-etmesi-bosanma-nedeni-bosanmadavam[1]

 

Evi terk etmeye karar vermişti.
“Diş fırçalarken suyu açık bırakma”
“Salondan en son kim çıktı? Işıklar neden açık”
“Makası neden yerine bırakmıyorsun?” Gibi babasının ikaz ve söylemlerine dayanamıyordu.
Sabah bir iş görüşmesine gidecekti ve eğer kabul edilirse aile evini bırakıp, kedisine bir ev kiralayacaktı. Artık kendi hayatını yaşamak istiyordu.
Sabah, babası onu kapıda uğurladı.
– Dikkatli ol ve bütün soruları cevaplamaya çalış, oğlum dedi.
Görüşme adresine gelince, kapıda bekçi yoktu. Bahçe kapısı açıktı ama sürgülü kilidinin demiri dışarıdaydı, giren çıkan herkes bu demire değiyordu. Hemen kilit sürgüsünü geri çekti ve içeriye girdi. Bahçede bir hortum suyunu boşa akıtıyordu. Onu aldı ve sulasın diye bir ağacın dibine bıraktı. Bir avluya girdi, duvar dibinde boşa çalışan bir vantilatör gördü. Gayrı ihtiyarı bir hareketle, vantilatörü kapattığını fark etti. Artık huyu nefsine galip geliyordu. Kendisini tuhaf hissetti.
Oradan küçük bir odaya girdi. Üzerindeki okla görüşme salonuna gider, yazan bir kağıt ters bir şeklide asılı duruyordu. Kağıdı düzeltip, görüşme salonuna girdiğinde diğer adaylar oturmuş sıralarını bekliyorlardı. Salonun ışıkları açıktı ve günün ışığı yeterince her yer aydınlatıyordu. Aldırmak istemedi fakat babasının sesini duyar gibi oldu sanki “kapatın bu ışıkları” diyordu. Bu ses dikkatini dağıtıyordu. Duramadı hemen gidip ışıkları kapattı ve sırasını beklemek için bir kenara oturdu.
Sırası gelince görüşme odasına çağrıldı.
Masanın öbür tarafında oturan kişi evraklarını istedi. Diplomalarını inceledikten sonra, işe ne zaman başlayabileceğini sordu. Bunu bir tuzak saydı ve imtihanın bir parçası olmalı. Dedi kendi kendine. Ne cevap vereceğini bilemedi.
Tedirginliği yüzüne yansımaya başladı.
Karşısındaki adam; Neyi düşünüyorsunuz? Diye sordu
Biz burada kimseye soru sormadık. Adayları cevaplarıyla değil davranışlarıyla değerlendirmek istedik. Adaylardan hiç birisi senin gibi davranmadı. Bahçe girişinden itibaren herkesi izledik. Açık sürgü kilidi, boşa akan su, vantilatör, ışıkları ve ters kağıt hepsi imtihanın birer aşamasıydı. Bu sınavı başarılı bir şeklide tek sen geçtin. Yeni işin hayırlı olsun.
Babasının disiplini ve sürekli ikazlarına, kızması geldi aklına ondan pişmanlık duydu ve bu işi sadece disiplinle kazandığını anladı. Eve çok mutlu döndü.
Hayatta başarılı olmanın yolu, disiplin ve çevremize gösterdiğimiz sorumluluktan geçiyor.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hıdırellez Coşkum Giderek Artıyor…

img_26371[1]

Her sene özene bezene hazırlandığım, dileklerimi dilediğim bu güzel günde neler yaptığımı sizlerle de paylaşmak istiyorum…

Hıdırellez bildiğiniz üzere 5 Mayıs akşamüstü başlar ve  ( bu cumartesi) ve  6 mayıs (bu pazar) günü biter…

Tabi ki hıdırellez hazırlıklarını; 3 mayıs perşembe (bugün) ve 4 mayıs cuma (yarın) evi temizleyerek ve kendi bakımımı yaparak başlarım. Evde kullanmadığım eşyaları (kıyafet, kitap, ayakkabı) gözden  geçirir ve bir kenara ayırırım. Enerjimi yükseltmek için kırmızı renkli şeyler giymeye ya da takmaya başlarım…

Vee gelelim 5 mayıs günü yaptıklarıma,

-Bol bol sadaka dağıtırım

-Evde yaptığım tel şehriyeli bademli pilavı konuya komşuya dağıtırım

-Kırmızı renkli bir şey giyerim ya da takarım

-Evde kullanmadığım kıyafet, ayakkabı, kitap aklınıza gelecek her şeyi dağıtırım

-İnsanlara gülümser ve sarılırım

-Akşam ezanı zamanı parka giderim ve gül ağacına kırmızı keseyi (kesenin içine; sitrin taşı, çörek otu, lavanta ve para koyarım) ağaca asarım. Asarken içimden şu duayı okurum… (Siz tabi ki kalbinizden geçen duayı okuyun)

”Bin bir adım bir adım /Allah bir adım adım / Kerim kerem Allah /Başımda bir duman var yardım eyle ya Allah / La ilaha illallah muhammeden resullullah yetiş imdadıma hızır ile Allah birsin sen kulla mişersin biz gibi kulların yardımcısı sensin hızır deryada erdim murada amin”…

-5 mayıs günü reiki, yoga, meditasyon gibi rahatlama çalışmamdan sonra dileklerimi yazmaya koyulurum. Onları yazarken olmuş gibi düşünüp , o mutluluk duygusunun içine girerim ve arkasından üç kez – çoktan oldu bile -derim… Ve dileklerimi gökyüzünden akan kırmızı enerjiyle yıkadığımı imgelerim…

-Akşam ezanı zamanı parkta gül ağacının altına yazdığım dilekleri ekerim ve dilekleri ekerken ”Bin bir adım bir adım /Allah bir adım adım / Kerim kerem Allah /Başımda bir duman var yardım eyle ya Allah / La ilaha illallah muhammeden resullullah yetiş imdadıma hızır ile Allah birsin sen kulla mişersin biz gibi kulların yardımcısı sensin hızır deryada erdim murada amin.”… (Siz tabi ki kalbinizden geçen duayı okuyun)

– Ateşin üstünden atlarım ki bütün sene sağlıklı olayım. Tüm hastalıkları, negatif düşünceleri, üzücü anıları ateşin üzerinden üç kere atlarken ateşe bırakırım…

-Yastığımın altına defne yaprağı koyup uyur bana mesajcı rüyaların gelmesini dilerim

-Tüm baklagillerin, şekerin kapaklarını açık bırakırım ki evde bolluk bereket olsun

-Evde cüzdanımı, çantamı açık bırakırım ki bütün sene cüzdanımda bolluk bereket olsun

6 Mayıs sabahı yaptıklarım…

-Erkenden parka gidip gül ağacının altına ektiğim dilekleri alır ve denize atarım. Ne kadar çabuk erirlerse bilirim ki dileklerim de o hızda olacaktır. Çok şükür…

-Parkta gül ağacına astığım keseyi alırım ve cüzdanımda saklarım. Böylece yıl boyu cüzdanımdan bolluk bereket taşar durur…

-Evin kapısını acarım ve içeriye mutluluk, huzur, bereket , aşk ve sağlık davet ederim…

Ben her sene bu ritüelleri yaparım ve çok şükür çok faydasını gördüm…Sizlerin de size uyanları yapmanızı tavsiye ederim…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

 

 

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşamanın temel kuralı şudur: ne yaparsanız o size aynen geri gelir.

en-guzel-lale-fotograflari-08[1]
Eğer sert sözcükler kullanırsanız geri geleceklerdir.
Eğer insanları incitirseniz, bu size geri gelecektir.
Bir defasında bir kaç arkadaşımla Matheran’daydım. Yankı Noktası denilen bir yeri gezmeye gittik. Bizimle beraber olan bir adam köpek gibi havlamaya başladı ve etraftaki tüm vadiler ve dağlar sanki oralarda binlerce köpek varmış gibi havlamaya başladı.
Adama şöyle dedim, “Neden bir şarkı söylemiyosun? Çünkü bu dağlar sadece verdiğini geri veriyorlar. Eğer bir köpek gibi havlarsan onlar da köpek olur.
Neden bir şarkı söylemiyorsun? Ve adam bir şarkı söylemeye başladı…ve üstümüze onun bu güzel şarkısı yağdı. Tüm vadilerden ve dağlardan bu şarkı bize geri gelmeye başladı.”
Oradaki insanlara yaşamın da bir yankı noktası olduğunu söyledim.
Size onu geri verir. Daha önce ektiğiniz ürünü biçmelisiniz. Zehir tohumları ekerek nektar biçmeyi ummayın; zehir tohumlarıyla nektar elde edemezsiniz.
Zehir daha çok zehir getirecektir. Nektar tohumları ekin ve nektar biçin.
Her durumda onu sevebileceğiniz yollar ve vasıtalar bulun,
Size çok iğrenç gelen birinin bile onda sevebileceğiniz birşeyi vardır.
* Osho