“Yere düşen ekmeğin üstüne basan insan görmedim ama yere düşen insanı tekmeleyen çok kişi gördüm” diyor…

 

Prof. Dr. Üstün Dökmen’den saygılı olmaktaki kusurlarımız üzerine etkileyici bir toplum analizi.

 

“Yere düşen ekmeğin üstüne basan insan görmedim ama yere düşen insanı tekmeleyen çok kişi gördüm” diyor…
Saygılı olmaktaki kusurlarımızı şöyle anlatıyor:

– Birbirimize saygılı olma konusunda 3 tip temel hatamız var…
Avrupa’da yaşayan vatandaşımız orada yerlere çöp atmıyor ama Kapıkule’den girer girmez yerlere tükürmeye, çöp atmaya başlıyor. Niye burada böyle yapıyorsun diye sorulduğunda, herkes böyle yapıyor diyor. Kendi fikri olmayan insanın duruma göre hareket etmesidir bu.
İkinci hatamız, adama göre davranmamız. Karşımızdaki adam iri yarıysa, ‘Buyur Abi’, diyoruz, ufak tefekse, ‘Ne var lan!’ diyoruz. Oysa ki, insanların onuru birbirine eşittir.
Üçüncü hata, keyfimize göre davranmak. Keyfimiz yerindeyse eve girerken ‘Merhaba millet’ diyoruz, değilse surat asıyoruz. Oysa keyfimiz yerinde olsun olmasın insanlara saygılı davranmak zorundayız.
Diyorum ki, yerdeki ekmeğe saygılı olma konusunda ülkemde mutabakat var, kimse basamaz, ayağıyla dürtüklemez ya da öper, koyar bir kenara.
Ekmek nimettir kabul, peki insan nimet değil mi?

Sevmek Zor İş…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Haritayı saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir…..”

” Doğru yol:İnsanların çoğunun gittiği yol değildir,düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur. Yolda vereceğin her molayı öz eleştiri durağında vermelisin.Unutma,tövbe özeleştiridir.Her molada yolda olup olmadığını, yürümen gereken menzil istikametinde yürüyüp yürümediğini kontrol etmen, pişman olmaman için elzemdir.Yön tayini sık sık gerekli olabilir .

“Haritayı saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir…..”

Halil Cibran

”Eski Bir Tapinak Yazıt’ı…Sevmiyorsan eğer… Sever gibi yapma

Gürültü patırtının ortasında sessizce, sükûnetle dolaş; sessizliğin içinde huzur var. Sakın bunu unutma.
Herkesle dost olmaya çalış Sana kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık Unutmak olsun  Bağışla ve unut.
Ama kimseye teslim olma İçten ol; telâşsız anlat Kısa, açık ve net konuş Başkalarına da kulak ver Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları Çünkü dünyada herkesin bir Öyküsü vardır
Aşka sakın burun kıvırma Aşk nedir? Çöl ortasındaki yemyeşil bahçedir O bahçeye bakmayı hak etmiş bir bahçıvan olmak için Her bitkinin sürekli ilgiye, yardıma, bakıma Ve sevgiye ihtiyacı olduğunu da unutma
Olduğun gibi görün.
Ve göründüğün gibi ol
Sevmiyorsan eğer… Sever gibi yapma Çevrene önerilerde bulun Asla hükmetmeye kalkma İnsanları yargılarsan Onları sevmeye zamanın kalmaz Ve unutma ki İnsanlığın sevgi konusunda yüzyıllardan öğrenebildiği
Kumsaldaki bir kum Taneciği bile değildir.
Plân yap Başarılarının tadını çıkar
Ne kadar küçük olursa olsun işinle ilgilen
Hayattaki dayanağın işindir unutma
Sevebileceğin bir iş seçersen Yaşamında bir an bile yorulmuş olmazsın İşini öyle seveceksin ki Başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken Üretiminle de yepyeni hayatlar başlatmış Olacaksın
Yıllar geçiyor… Geçecek… Yılların geçmesine öfkelenme Gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe Yapamayacağın şeylerin, Yapabileceklerini engellemesine izin verme Rüzgârın yönünü değiştiremiyorsan Yelkenlerini rüzgâra göre ayarla Çünkü dünya karşılaştığın fırtınalarla değil Gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir
Ara sıra…Kendini tutamayabilirsin Yüreğini isyana kaptırabilirsin Fakat unutma; evreni yargılamak olanaksızdır Kavgalarını sürdürürken bile barış içinde ol
Sabırlı ve sevecen ol Erdemini yitirme Önünde sonunda sahip olduğun tek servet, Yine kendinsin Görmeye çalış ki; bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen Dünya insanoğlunun Biricik mekânıdır.
Kaybedebilirsin Kaybetmeyi, ahlaksızca kazanmaya tercih et Birincisinin acısı bir an, Ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer Bazı idealler o kadar değerlidir ki O yolda yenilmen bile zafer sayılır Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür.
Annenin seni doğurduğu saatleri hatırlıyor musun? Sen ağlarken, herkes sevinçle gülüyordu Öyle bir ömür geçir ki Öldüğünde sen gülerken, herkes ağlasın.
*Xantus İ.Ö 9 YY
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

”Allah’ım gönlümdekini hakkımda hayırlı eyle,hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle”

 

 

 

”Allah’ım gönlümdekini hakkımda hayırlı eyle,hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle”

Allah’ım sana layık bir kul olmamı nasip et…Olur mu?

Allah’ım sana layık bir kul olmamı nasip et…Olur mu?

Anette

Çoğu zaman katil, maktülün kurbanıdır.

 

 

Çoğu zaman katil, maktülün kurbanıdır.

Halil Cibran

Diyorum ki; insan bir şey varken yok gibi, yokken de var gibi davranmamalı… Yani kendini kandırmamalı… Yani kendine dürüst olmalı…

 

 

 

Diyorum ki; insan bir şey varken yok gibi, yokken de var gibi davranmamalı… Yani kendini kandırmamalı… Yani kendine dürüst olmalı…

aNETTE

Napalım, kısmet değilmiş…

 

 

 

Sonra çıkıyorsun dışarı, bakıyorsun güneş hala tepede. Bir cigara yakıyorsun ve yıllardır kurduğun cümleyi bilmem kaçıncı kez kuruyorsun: “Napalım, kısmet değilmiş…”

Sabahattin Ali

Artık Hiçbirşey Eskisi Gibi Olmayacak!

”Aman Efendim Ayıp” Demeden, Bi Takım Genellemelere Ben De Kendimce Katkıda Bulunuyorum…

İnsanlar sana hakaret ettiklerinde, onlara yanıt vermezsen bu da zorlarına gider.

 

 

 

 

İnsanlar sana hakaret ettiklerinde, onlara yanıt vermezsen bu da zorlarına gider. Sen sadece, ” teşekkür ederim” diyerek yoluna devam edersin. Bunu hazmetmek zordur… Çünkü, o kişinin egosunu derinden incitir. O seni aşağı, çamurun içine çekmeye çalıştığı halde sen bunu reddettin; O, şimdi orda tek başına kalmış oldu…

Osho

KENDİNİZİ GOZLEMLEMEYE VARMISINIZ ?????


“Kendini gözlem, kendini düzeltmedir.” Öz gözlem, yaşantına yukarıdan bakmaktır! Bu, sanki durumları, olayları bir ışık demetinin altına koymaya benzer. Kendini gözlemleme, insanın, dünyanın yürüyen bantlarına kendisini nelerin bağladığını görmesini sağlar; eskimiş fikirler, suçluluk duygusu, önyargılar, gerginlikler, felaket beklentileri.. Bu bir kopma,sahte uykudan çıkma ve yeniden doğuş eylemidir. Dünyanın insanı uyutma yoluyla dayatma etkisinin en ufak bir miktarının kaldırılması bile inandığın her şeyi darmadağın edecektir.. Ve bu durum yaşamın boyunca oluşturduğun görünür dengelerin ve yanılsatıcı kesinliklerin çözülüp dağılmasına neden olacaktır! İşte bu nedenle, insanların çoğu kendini gözlemlemeye yanaşmayacaktır !! ” Dreme

Sonuçta ne küçümse insanları kızım Ne de önemse gereğinden çok Ama anlamaya çalış Nedir ve ne kadar genişleyebilir yüzölçümleri

İnsanlar da ülkelere benziyor
Sınırları var, yüzölçümleri
Yasaları var   Bayrakları, ilkeleri
Kimi dağlık bir arazidir.
Kimi kıraç
Kimi bereketli
Kimi dardır
Kimi engin göz alabildiğince
Kiminin sınırlarından sıkı pasaport denetimiyle girilebilir. …
Elini kolunu sallayarak girersin kiminden içeri
Sonuçta ne küçümse insanları kızım
Ne de önemse gereğinden çok
Ama anlamaya çalış
Nedir ve ne kadar genişleyebilir yüzölçümleri
A.Behramoğl

Ne Düşünmüyorsun?

thoughts[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »