Kafa Dağıtmaya Gittim, Dönücem :)))

Birbirimizin kabuklarını kaldıra kaldıra, kanata kanata tanışıyoruz, sevişiyoruz, sonra büsbütün merhemsiz kalıp birbirimizi dövüyoruz.”

Birbirimizin kabuklarını kaldıra kaldıra, kanata kanata tanışıyoruz, sevişiyoruz, sonra büsbütün merhemsiz kalıp birbirimizi dövüyoruz.”Ece Temelkuran

Kızılderililerin Bizlere Nasihatleri…

Kurbağa, içinde yaşadığı gölü içip bitirmez. ( SOUX KABİLESİ )
* Yeryüzünü kaplayan ve bir tutam saç gibi büyükannenin (Toprak Ana’nın) bedeni üzerinde serilen bitkilere ilişkin bilgi edin ki yaşamda güçlenesin. … ( WİNNEBAGO KABİLESİ )
* Yeryüzüne iyi muamele et! O babanızın malı değil, onu çocuklarınızdan ödünç aldınız. ( KABİLESİ BİLİNMİYOR )
* Sadece son ırmak kuruduktan, son ağaç kesildikten ve sadece son balık avlandıktan sonra paranın yenmeyeceğini anlayacaksın. ( KABİLESİ BİLİNMİYOR )
* Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli. ( SİYU KABİLESİ )
* Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü! ( CHEYENNE KABİLESİ )
* Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce daima kendi makoseninin içine bak. ( SAUK KABİLESİ )
* Bir düşman çok, yüz dost azdır. ( HOPİ KABİLESİ )
* Kehanet, muhtemel bir olayı kesin bir bakış ile görmekten başka şey değildir. Hava ya bulutlu olacaktır, ya da güneş açacaktır. ( CHEROKEE KABİLESİ )
Newage Yayınları

MÜZİK MAKAMLARININ RUHSAL ETKİLERİ


Rast Makamı:İnsana sefa (neşe, huzur) verir.
Rehavi Makamı:İnsana bek (sonsuzluk düşüncesi) verir.
Küçek Makamı:İnsana hüzün ve elem verir.
Büzürk Makamı:İnsana havf (korku) verir.
Isfehan Makamı:İnsana hareket becerisi ve güven duygusu verir.
Nev Makamı:İnsana lezzet ve ferahlık verir.
Uşşak Makamı:İnsana dihek (gülme) verir
Zirgüle Makamı:İnsana nevm (uyku) verir.
Saba Makamı:İnsana şecaat (cesaret, güç) verir.
Buselik Makamı:İnsana güç verir.
Hüseyni Makamı:İnsana sulh (sükûnet, rahatlık) verir.
Hicaz Makamı:İnsana tevazu (alçak gönüllülük) verir.

Eğer kendini başkalarıyla kıyaslar durursan,Ya mutsuz olursun,Yadakendini beğenmiş olursun…

Eğer kendini başkalarıyla kıyaslar durursan,
Ya mutsuz olursun,
Yada kendini beğenmiş olursun.
Çünkü her zaman senden daha iyi
Ya da
Daha kötü durumda
Birileri hep olacaktır

Ömrünüzü Geçmişte Yaptığınız Hataları Düşünüp, Kendinizi SuçlayarakGeçirebilirsiniz…

Mutlu Bir Yaşam İçin Tavsiyeler…

1.Kaygılanmayı Bırak
Yaşam seni bir darbe ile dağıttı ve senin tek yaptığın şey oturup kaygılanmak. Sen benim senin tüm yüklerini almak ve onları senin için taşıdığımı unuttun mu? Yoksa sen yolunun üzeri…ndeki her küçük şey için kendi kendini yemekten hoşlanıyor musun?

2.Liste Yap
Yapılması ya da ilgilenilmesi gereken şeyler vardir. Onları liste yap. Kendi listene değil benim listeme yaz. O problem ile benim ilgilenmeme izin ver. Ben sen onu bana gönderene kadar sana yardım edemem. Benim listem uzun olmasına rağmen sonuçta ben Tanrı’yım. Ben senin ellerime bıraktığın her şey ile ilgilenebilirim. Gerçek şu ki gerçekten ben senin fark edemediğin pek çok şey ile uğraşıyorum.

3.Güven
Sırtındaki yükleri bana bıraktığında onları geri almayı denemekten vazgeç. Bana güven. Senin tüm ihtiyaçlarınla ve problemlerinle ilgileneceğime inan. Hangi problemler mi? Finansal problemler? Benim listeme ekle. Duygusal hayatındaki çalkantılar mı? Benim iyiliğim için onu listeme ekle. Sana yardım etmek istiyorum. Tek yapman gereken sadece istemek.

4.Bırak
Bir sabah kalkıp “Ben kendimi daha güçlü hissediyorum, bu sorunu burada ben hallederim “deme. Neden şimdi kendini daha güçlü hissediyorsun? Çok basit. Sen sorunlarını bana bıraktın ve ben onlarla ilgileniyorum. Ben ayrıca senin gücünü yeniledim ve seni barış ile sardım. Sen bütün bu yükleri sana geri verdiğimde başladığın yere geri döneceğini bilmiyor musun? Onları bana bırak ve unut. Sadece işimi yapmama izin ver.

6.İnan
Ben buradan, yukarıdan senin görmediğin pek çok şeyi görürüm. Benim ne yaptığımı bildiğime inan. Güven bana, benim gözlerimle görmeyi istemeyeceksin. Ben ihtiyaçlarını karşılamaya, seni korumaya ve seninle ilgilenmeye devam edeceğim. Sen sadece bana inanmak zorundasın. Benim senden çok işim olmasına rağmen sen kendine düşeni yapmakta zorlanıyorsun. Güvenmek ne kadar zor olabilir ?

7.Paylaş
Sen paylaşmayı iki yaşındayken öğrendin. Ne zaman unuttun? O kural halen geçerli. Senden daha zor durumda olanlarla paylaşmalısın. Sevincini ihtiyacı olanlarla paylaş. Gülüşünü, uzun zamandır gülmeyenlerle paylaş. Gözyaşlarını ağlamayı unutanlarla paylaş. İnancını inancı olmayanlarla paylaş.

8.Sabırlı Ol
Ben hayatı öyle bir düzenledim ki senin pek çok deneyimin olacak. Sen çocukluktan çıkıp olgunlaşacaksın, çocukların olacak, pek çok iş değiştireceksin, pek çok şey öğreneceksin, pek çok yere seyahat edip, çok fazla insanla tanışıp, pek çok şey deneyimleyeceksin. Sen benim listemdekileri yerine getirmem senin beklediğinden birazcık uzun sürdü diye nasıl sabırsız olabilirsin? Benim zamanlamama inan çünkü benim zamanlamam mükemmel. Çünkü bütün bu evreni ben yarattım. Herkes benim acele etmem gerektiğini düşünüyor.

9.Kibar Ol
Başkalarına kibar davran çünkü ben onları da seni sevdiğim gibi seviyorum. Onlar senin gibi giyinmeyebilir, senin gibi konuşmayabilir, senin gibi yaşamayabilir ama ben hepinizi sevmeye devam ediyorum. Lütfen benim için geçinmeyi dene. Ben hepinizi bir şekilde değişik yarattım. Hepiniz aynı olsaydınız bu çok sıkıcı olurdu. Lütfen benim farklılıklarınıza rağmen hepinizi sevdiğimi bil.

10.Kendini Sev
Ben seni bu kadar severken sen nasıl kendini sevmezsin? Seni ben tek bir sebepten dolayı yarattım: SEVMEK ve SEVİLMEK için .Ben sevgiyim.Sev beni.Kendini de sev.İşler ters gittiğinde kendine sinirlenmen benim kalbimi acıtır.Sen benim için çok değerlisin. Bunu sakın unutma .

Birlik Üniversitesi
Çeviri: Burçin – Oneness Türkiye

NEGATİF ENERJİYİ DEĞİŞTİRME TEKNİKLER


Ken Page
Birçoğumuz evlerimizde veya işyerimizde negatif enerjiden etkileniyoruz. Bu tür problemlerde işe yarayacak bazı yararlı teknikler:
1) Evlerimizde veya çevremizdeki insanlar, örneğin: sigara içenler, uyuşturucu, hap kullananlar, alkol bağımlıları, yüksek derecede duygusal enerji yoğunluğu olanlar veya kaotik cinsel enerji kullananlar:
a) Etrafımızdaki negatif olan aile üyeleri,
b) Negatif olan iş arkadaşları,
c) Negatif olan işimiz veya uğraşımız – yüksek baskı olan işyerleri,
d) Yüksek derecede duygusal kin, düşmanlık olan yerlerde çalışmak; örneğin itfaiye, polis teşkilatı, tıp departmanı, huzur evi, hapishane, hatta yüksek okul. Para ile ilişkili olan işyerleri veya korkuların, üzüntülerin, acıların, ıstırap çeken bireylerin, aşırı öfkenin olduğu yerler.
Temizleme teknikleri kullansak bile, bu enerjiyi her gün evimize getiriyoruz. Bu tür enerji elbiselerimize, deri eşyalarımıza, takılarımıza, saçımıza yapışabilir.
Toplumumuzda, kutsal mekanlarımızda, mağazalarda, marketlerde, okulda olan bitenleri ve iş kayıpları, işyerlerinin kapanması, suç, yoksulluk gibi çevreyi etkileyebilen şeyleri bilme gereksinimi var. Bu durumlar sahip olduğumuz şeylere veya kim olduğumuza yerleştirilebilen birçok yansıtmalar yaratabilir. Kıskanç olan bireyler var mı? Kendi işinize mi sahipsiniz ve yönettiğiniz çok insan var mı? Başka insanların yansıtmaları enerjiye sahiptir. Bu enerji evimizi veya içinde yaşadığımız alanı etkileyebilir.
Ayrıca evinize yakın olabilen elektrik hatlarına, trafolara veya diğer yüksek enerji iletkenlerine bakın. Bu tür enerjiyi taşıyabilecek dereler veya mezarlıklar var mı? Uçakların başınızın üzerinden uçtuğu bir havaalanı var mı? Büyük şehirler yoğun nüfustan uzakta olan bölgelerden daha fazla zorlayıcı olur.
Evimizdeki enerji hangi türde olursa olsun bize çekilir. Örneğin, evde çoğu zaman bir sürü cinsel düşünceleri olan bir genç varsa, onun odası başka mekanlara bindirilebilen/örtüşebilen enerji taşıyabilir. Onun okulunun, sınıf arkadaşlarının veya arkadaşlarının enerjisi de kendi mekanının dışında zarar veriyor olabilir. Eski enerji kalıpları evde, apartmanda veya çevrede yaşayan herkesi etkileyebilir.
Hasta olan veya iyi hissetmeyen ve bizimle yaşayan insanlar da evimizin enerjisini etkiler. İklimin, tatillerin, dolunayın, okula geri dönmenin, negatif veya korkutucu televizyon yayınlarının enerjisi – hepsi bizi etkileyebilir.
Evimizde enerjiyi tutabilen eşyalar ve alanlar vardır – mobilyalar (eski ve antik ya da bize başkalarının verdiği mobilyalar), fotoğraflar veya hatta resimler; eski plakları, eski kitapları, kullanılmayan eşyaları koyduğumuz temizlenmesi gereken alanlar; eski yastıklar, yatak takımları, eski minderler. Tüm bu eşyalar ve alanlar temizleyerek ve eşyaların yerini değiştirerek, dağınıklığı toparlayarak kolayca arındırılabilir. Eğer evde bir birey veya hayvan öldüyse, onun yatak takımını ya iyice yıkayın ya da atın. Kuştüyü yastıklar ve yatak takımları özellikle enerji taşıyabilir – ebediyen.
Anlaşabileceğimiz bir şey: Eğer kendimizi, evimizi, işyerimizi temizlersek ve etrafımızdaki dinamiklerin farkında olursak, etrafımızdaki enerji değişebilir ve evlerimizde birikmez. Yaşadığımız mekanlarda enerji akışını sürdürmek isteriz. Enerji ne kadar eski ise veya enerji ne kadar ‘yapışık’ ise, etkilenmemiz o kadar kolay olur.
Evlerimizde ve işyerlerimizdeki alanları temizlemenin birçok yolu vardır:
1) Kilimleri, halıları yıkayın ve mobilyaları, kumaşları ve perdeleri iyice temizleyin.
2) Duvarları boyamak enerjiyi temizlemek için etkilidir.
3) Mobilyaları aynı odada başka yerlere taşıyın (bir iki santim bile fark ettirir),
4) Pencere eşiklerine küçük olsa bile aynalar yerleştirilebilir,
5) Dağınık, karışık olan veya son bir yılda temizlenmemiş olan alanları temizlemek,
6) Her ay kristalleri ve taşları temizleyin – işyerinizdeki kristalleri her hafta temizleyin.
7) Bitkiler ve canlı olan şeyleriniz olsun – bunlar alandaki enerjiyi dengelemeye yardım eder.
Taktığınız takıları her gün temizleyin, gözlüklerinizi de temizleyin.
9) Size iyi hissettirmeyen takıları takmayın, örneğin, temizlemeden annenizin yüzüğünü takmayın.
10) Müzik sesi ve titreşimi enerjiyi hareket ettirmek için yardımcı olur.
11) Feng Shui teknikleri kullanmak da iyidir.
Eğer bir ilişkiniz olduysa veya mekanınızı paylaştığınız biri olduysa ve bu ilişki sona erdiyse:
1) Yatak odasındaki mobilyaların yerlerini değiştirin.
2) Yatak takımlarını değiştirin veya temizleyin; yastıkları değiştirin veya yerini değiştirin.
3) Duvarlara veya pencere eşiklerine aynalar koyun.
4) En azından duvarın birini boyayın.
Bu basit bilgileri kullanarak, eğer mekanınızı paylaşan kişi hala sizi düşünüyor veya sizinle ilgili fanteziler kuruyorsa, yatak odanız onların yansıtmalarından etkilenmez. Bu küçük değişiklikler eski enerjiyi özgürleştirebilir. Bu nedenle herhangi bir yansıtma taşıyamazlar. Aynı adımlar evdeki diğer odalara da uygulanabilir.
Eğer bir apartmanda yaşıyorsak ve alt katta ve yan dairelerde yaşayan insanlar varsa, 30 cm x 30 cm’lik bir ayna kullanmak faydalı olur. Ayna duvara doğru baksın, belki daireler arasındaki duvardaki şifoniyerin/rafların arkasına veya diğer mobilyaların arkasına konulabilir. Yatağın altına da bir ayna konulabilir, ayna aşağı bakar şekilde. Ayna yoksa, alüminyum veya yansıtıcı yüzeyi olan herhangi bir şey de kullanılabilir. Enerjiyi veya yansıtmaları yansıtan herhangi bir şey, onları kaynağına veya uzağa geri gönderir. Evimizdeki mekanları temizlerken, sadece duvarlara kadar gitmeliyiz. Kendi dairemizin duvarlarının ötesine gitmek, kendi mekanımızın dışına çıkmak başka birilerinin mekanını işgal etmek olur.
Güvenli olan bir yere sahip olmak çok önemlidir – hiçbir şeyin ellenmeyeceği ve hiç kimsenin izniniz olmadan giremeyeceği size ait olan bir yer. Bu yer kendiniz ile koşulsuz olarak olabileceğiniz ve dinlenebileceğiniz bir yerdir.
Hatırlayın, evimizde olup bitenler bizi etkiler. Enerjinin bizi nasıl etkilediğini izlemek çok önemlidir. Stres seviyelerini kontrol etmeyi öğrenin, çünkü bu negatif enerjinin işgal edebileceği yerdir. Gerçekten iyi olmayan – örneğin alkol, uyuşturucu, sigara – şeyleri kullanırken her zaman ölçülü olun. Bunlar araçtır, yardımcı değil. Yaptığınız şeylerden tamamen keyif alın, herhangi bir şeyi aşırı yapmaya gerek yok. Kendinize kızmadan veya yargılamadan kötü alışkanlıkları dengelemenin başka yollarını arayın. Bağımlılık yaratan enerji insanlara ve olaylara uzanır – geçmişimizi temsil eden ve yoğun duyguya neden olan herhangi bir şey. Duygularınızı aynı seviyede – ne yüksek ne de düşük – tutmak için elinizden geleni yapın.
Bizi yargılayan insanlar, bizi enerjisel olarak kendi fikirlerinde veya korkularında tutmaya çalışır. Yüksek strese neden olan ilişkilerin değiştirilmesi gerekebilir. Eğer biriyle ilgili kötü hissediyorsak, o ilişkiyi değiştirmeyi düşünmeliyiz. İnkar etmek sadece daha fazla probleme neden olur.
Bize zarar vermemesi için dışsal enerjiyi değiştirdikten sonra, duygusal enerjiyle çalışabiliriz

Hangi Burçtan Nasıl İntikam Alınır…

Koçlarıda bir odaya toplatıp sinirlendirip bırakacaksın, yesinler birbirini sonra :)) Bir de şöyle hain bir planım var, dünyada ki bütün boğa burçlarını toplayıp aç bırakmak istiyorum, günde bir öğün :))
ve dünyada ki bütün ikizler burçlarını toplayıp ağızlarını bantlayasım var, düşünsenize konuşamayan bir ikizler ahaha :))
Yengeçlere ne yapsam bilemedim ? duygusal bir işkence olmalı onlara da 🙂
…Aslanlarında ellerinden yataklarını aldık mı iş tamam :)) delirmeleri için yeter, ya da onların istemediği saat zorla uyandıracaksın aha 🙂 .
.. Başakları da toplayıp atacaksın düzensiz, dağınık insanların arasına… kendine gelsin biraz :))
Terazileri ise, eski sevgililerinin yeni sevgilileri ile mutlu mesut yaşamlarını anlatan videolar izlettireceksin bol bol ahah
:)) akreplere ellerine asla çözemeyecekleri bir bulmaca vereceksin, çözücem diye zamanla şizofrene bağlasın :)) Aslında akrepleri çok mutlu-mesud-huzurlu bir ortama bırakacaksın, şok etkisinden bilinç kaybına uğramaları için :))
Yayları bağlayalım mesela ??
Oğlakları ise karasız, ne istediğini bilmeyen, fikirleri sürekli değişen ve hep bir ağızdan konuşan insanlarla 1 ay zorla yaşatacaksın 🙂 Kovaları ise bir sürü gerizekalı ile bir odada 1 ay zorla yaşatacaksın :))
Balıklara bir şey yapmam, zaten balık olmaları başlı başına işkence onlar için ahaha :))
Kaynak: Elif Beyza

Midye İçi inciler…Nasıl Bir Şey Bu…İnanılmaz…

Laf Yetiştirmekten Kendini Yetiştirmeyi Unutmuş İnsanlar Var…

Hoşgörülü ol…İyi ol…Ama birisi haddini aşarsa kendini savunmayı bil…

Hoşgörülü ol…İyi ol…Ama birisi haddini aşarsa kendini savunmayı bil…

Anette

Ataları Onurlandırmak İçin Bir Ritüel


Kendinizle baş başa kalacağınız sessiz bir odada yere veya koltuğa oturup gözlerinizi kapatın. Birkaç kez derin derin nefes alıp nefesinizi çok yavaş bir şekilde bırakın. Farkındalığınızı ayaklarınıza, bacaklarınıza, gövdenize ve tüm bedeninize odaklayın. Bedeninizin, kökleri yerkürenin çok derinlerine uzanan bir ağaç olduğunu hayal edin. Ağacın kökleri atalarınızı temsil ediyor.
Dikkatinizi bu köklere yönlendirip “atalarım size hangi rengi göndereyim” ya da “atalarıma göndermem gereken renk ne” diye sorun ve sezgisel olarak içinize doğan renk neyse o rengi kabul edin. O rengi nefesinizle içinize çekip nefes verirken köklerinize doğru aktığını imgeleyin. Bu nefes çalışmasını bir süre yapın. Bu sırada köklerden size doğru gelen bir renk akışı varsa bu rengi kabul edin ancak bir rengin size gelmesi konusunda beklentisiz olun. Bir renk dönüşü olsa da olmasa da çalışma etkilidir. Sadece ve sadece gönderdiğiniz rengin bir etkisi olacağını bilin.
Atalarınızın bilincinde, onların farkında olmanın bir yoludur bu.
Yararlanılan Kaynak: Bert Hellinger, Kabul Etmenin Özgürlüğü

VÜCUTTA ASİT OLUŞTURAN DUYGU VE DÜŞÜNCELER

Bilinenin aksine, içimizde beslediğimiz olumsuz duygu ve düşünceler, vücudumuzda, yediklerimiz ve içtiklerimizden daha çok asiditeye neden olmakta ve ciddi hastalıklar için ortam yaratmaktadır.
ÖFKELENMEK YADA KİN TUTMAK İLE ASİT İÇMENİN VÜCUDA ETKİSİ AYNIDIR…!
Yüksek asit oluşturan duygu ve düşünceler
Öfke
Kıskançlık
Stres
Korku ve endişe
Şüphe, kaygı, sinir
Acı, keder
Uykusuzluk, aşırı yorgunluk
Aşırı hırs
Akciğerden nefes almak
Hareketsizlik
Huzursuzluk
Düşmanlık, kin, nefret
Umutsuzluk
Yalnızlık duygusu
Her türlü olumsuz düşünce ihanete uğramak
GÜRÜLTÜLÜ ORTAMDA YAŞAM SÜREKLİ SOMURTMA, KİBİR AŞAĞILANMA, ALINGANLIK SIKINTILARI PAYLAŞMAYIP İÇE ATMAK

İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. Mesela turuncuya, yada pembeye.

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.

“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.

Demeyeceksin işte.

Yaşarsın çünkü.

Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.

Çok sevmeyeceksin mesela.

O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,

Senin onu sevdiğinden.

Çok sevmezsen, çok acımazsın.

Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.

Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.

Senin değillermiş gibi davranacaksın.

Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.

Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.

Çok eşyan olmayacak mesela evinde.

Paldır küldür yürüyebileceksin.

İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,

Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.

Gökyüzünü sahipleneceksin,

Güneşi, ayı, yıldızları…

Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.

“O benim.” diyeceksin.

Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin…

Mesela gökkuşağı senin olacak.

İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.

Mesela turuncuya, yada pembeye.

Ya da cennete ait olacaksın.

Çok sahiplenmeden,

Çok ait olmadan yaşayacaksın.

Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,

Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.

İlişik yaşayacaksın.

Ucundan tutarak

Can Yücel

Posted in Şiir. Tags: . Leave a Comment »