
Geçen akşam Gülse Birsel’in yeni dizisi ‘Yalan Dünya’yı seyrediyordum. Baktım oradaki kadın karakterler ‘ben bilmem beyim bilir’ havasına girince erkeklerin hoşuna gitti. Kadınlara yardımcı olmaya başladılar, hatta hayatlarını beraber geçirmeye karar verdiler. İçlerindeki ben kadını kollarım, korurum, yol gösteririm, vah canım duygusu o kadar ön plana çıktı ki inanamadım. Daha önce adamın sevgisini kazanmak için yırtınan kadının muhtaç kadın rolüne girmesi adamın kadına ısınması için meğerse yetiyormuş.
Düşündüm de gerçek hayatta durum nasıl acaba? Ve çok eskilerden birkaç anım canlandı. “Sevgilime fazla akıllı görünmemeye çalışıyorum” diye benle dertleşen bir arkadaşım geldi gözümün önüne. “Neden?” diye sorduğumda “o zaman benden korkup uzaklaşıyor” diye cevap vermişti. Ben gene anlam verememiş bir yorumda bulunamamıştım. Bir başkası da erkek arkadaşının “sen benden daha güçlü ve akıllısın” diye kendinden ayrıldığını sümküre sümküre anlatmıştı. Ben gene yorumsuz kalmıştım.
Şimdilerde ben doktoraya başladığım zaman, annemin “oku oku sen, bu gidişle koca moca bulamazsın” deyişinin altında, aslında aynı gerçeğe vurgu yaptığını anca anlayabiliyorum. Ya da ben çok yoğun olupta bana ulaşamadığında “sanki cumhurbaşkanı karısısın, bu ne yoğunluk böyle” dediğinde “aaa ben niye cumhurbaşkanı karısı olayım, ben cumhurbaşkanı olayım o benim kocam olsun” diye itiraz ettiğimdeki o şaşkın bakışlarının anlamını da anca anlayabiliyorum.
Bugünlerde vizyona giren filmde “pamuk prenses nihayet kendini kurtarıyor, hatta prensini de kurtarıyor, artık her şeye de inanmıyor bayağı akıllanmış” diye filmi anlattığım bir erkek arkadaşım “aman bu eşitlik işini de amma abartmışlar” söyleminde ne demek istediğini de yeni yeni anlıyorum.
Ya da tatile kocasıyla gelen bir arkadaşım sabah erkenden bir tura katılmak istediğinde kocası “ama ben o saate kalkmak istemiyorum” demişti. Arkadaşım da “ya canım ben tek başıma gidebilirim, beni böyle korumak zorunda değilsin” diye kocasına çıkışınca adam “ama benim görevim seni her şeyden korumak, kollamak” diye söylenmiş ve aralarında ufak çaplı bir kavga çıkmıştı. Sonra başkaları araya girmiş tura birkaç kişinin daha katılacağı söylenerek kocadan izin alınmış olay tatlıya bağlanmıştı.
Çok eskilerde kalmış bir erkek arkadaşım bana zorla “ben bilmem beyim bilir” cümlesini söylettirmeye çalışmış ben söylemeyince de bana küsmesini hiç anlayamamıştım.
Yeni boşanmış bir kadın arkadaşım “ben de çalışıyordum, kocam da ama paramın hepsini bankadan kocam çekerdi ve paranın kontrolü ondaydı; şimdi boşanınca hiçbir şeyim kalmadı” diye bana dert yanıyordu. Erkeğin, kadın çalışsa bile kontrolün onda olduğunu göstermeye ihtiyacı mı var acaba? Hatta kadının para kazandığı bir durumda erkek güç gösterilerine daha mı çok kalkışıyor? Daha mı çok gözdağı veriyor acaba?
Sanırım bizler küçük bir kızken “erkek senden okumuş olsun, güçlü olsun, paralı olsun, yaşça büyük olsun, seni kurtarsın, sen evinde öyle otur bekle” diye konuşulurken, erkek çocuklarına da “sen kadını korumalısın, kurtarmalısın, hep güçlü olmalısın” diye telkinde bulunuluyordu. Sonuçta erkeğin karşısına güçlü, akıllı, kurtarılmayı beklemeyen, kendi başına karar alabilen kadınlar çıkınca ezber bozuluyor, erkekler bir adım geri çekilmeye başlıyor.
Yani bilemiyorum “ilişki dediğin şey beraber, el ele aynı yönde ilerlemek değil mi? O zaman yanındakinin de en az senin kadar akıllı, güçlü, kendi kararlarını alabilen, gerektiğinde fikir alabileceğin biri olması iyi bir şey değil mi? Neden kadınlar olduklarından daha güçsüz daha akılsız, daha işe yaramaz olduklarına dair rol yapmak zorunda kalıyorlar ki?” Ben bu durumu gerçekten hiç anlayamıyorum. Ama doğru olduğu su götürmez bir gerçek.
Hadi ama hanımlar beyler. Artık ‘’ben bilmem beyim bilir’’ devrini kapatmanın zamanı gelmedi mi? Bunun yerine yeni bir slogan bulmanın zamanı gelmedi mi?
Sağlıcakla,
Girip çıktığınız ortamlarda ne derece seviliyor ve ilgi görüyorsunuz? Tanınmak ve sevilmek, ilgi görmek ne kadar hoşunuza gidiyor? Peki gerçeği biliyor musunuz, gerçekten popüler misiniz yoksa size mi öyle geliyor? Bu testi çözün ve gerçekle yüzleşin…
10 soruluk testi yapmak için aşağıdaki linke tıklamanız yeterli…
http://testyourself.tr.msn.com/Start.aspx?sectionLink=iliskiler&testLink=populermisiniz
Kendiniz olun. Aslı her zaman kopyasından daha degerlidir.
Hollanda’ da turistik bir bölgede inşaa edilen bu köprü, benzerlerinini aksine suyun içinden geçiyor.
Musa peygamberin Kızıldeniz’ i ortadan ikiye yarmasına atfen ‘ Musa’ nın Köprüsü ‘ adı verilen bu ilginç mimariye ilgi büyük.>>
Her gün kendine iltifat et, iyi gelir. Bazı insanlar var seni her zaman sevecek. Bunu unutma. Unutmaman gereken bir şey daha varsa o da her zaman umut olduğudur. Eğer kendini kötü hissedersen elinin altında ailen var. Sonra arkadaşların da yok mu sanki?
Hasta olduğun zamanlarda yardım istemekten çekinmemelisin. Biliyorum, etrafındaki herkes seni sevmiyor ama yinede sevenlerin bol. Ayrıca kendini kötü hissettiğinde bunu birilerine anlat. Bırak bu seni rahatlatsın. Çünkü içindekiler içinde kaldımı seni yavaş yavaş boğar ve kendini eskisinden de kötü hissedersin. Bu yüzden içindekileri başkalarına anlatmak da sana iyi gelecektir. Bana güvenmelisin.
Sevmediğin insanları hayatında tutmak büyük bir hata. Sal onları uzaklara. Çünkü onlar da yavaş yavaş seni üzer ve en sonunda sabrın taşar, sen de bıkarsın. Sonuçta o son gün hepsi birikip seni çok üzer. Asla sevmediğin insanları hayatından çıkarmaktan korkma.
Ada Haliloğlu