Mutluluk, onun mutlu olduğunu bilmektir" diyecektir bence….

 

 

Mutluluk nedir?” diye sor bir kediye, ciğer mi der sence?
“Mutluluk sıcacık bir kucakta sevilmektir” diyecektir bence..
“Mutluluk nedir?” diye sor bir köre, “görmek” – midir der sence?
“Mutluluk her rengi hissedebilmektir” diyecektir bence…
“Mutluluk nedir?” diye sor bir dilenciye, “çuval dolusu para” mı der sence?
…”Mutluluk sıcacık bir evde eksiksiz huzurla” yaşamaktır diyecektir bence…
“Mutluluk nedir?” diye sor bir sevene, “onunla olmak” mıdır der sence?
Hayır! “Mutluluk, onun mutlu olduğunu bilmektir” diyecektir bence….

PUCCA…

 
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Patlıcan oturtma…

1 kilo patlıcan

2 soğan

4-5 diş sarımsak

3 biber

3 domates

tuz karabiber

3 kaşık zeytinyağ

Yapılışı:

1)Patlıcanları önce alacalı soyuyoruz. Arkasından halka halka kesip yağ koymadan kızartıyoruz. Neden? Yemeğimiz hafif olsun diye tabi kiii :)))

2)Başka bir tavada soğanları küp küp doğrayıp kızartıyoruz. Doğranmış biber ve sarımsakları ekleyip biraz daha çeviriyoruz. En sonda tuzunu ve karabiberini ekleyip karıştırıyoruz. Bu  da bizim harcımız oluyor… 

3) Genişçe bir tencereye patlıcanları diziyoruz.Üstüne hazırladığımız harcı yayıyoruz.

4) En üste halka halinde dilimlenmiş domatesleride yerleştirip biraz kaynar su ilave edip kısık  ateşte 15-20 dakika pişirip altını kapatıyoruz …

Afiyet şeker olsun…

Konuk aşçı Mehmet Tandoruk”dan

Yemekte Ne Var ??? kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Beni de aranıza alın… Günün fotosu…19/08/2011

 

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Geçen hafta sokağa çıktım ve farkettiğim alışkanlıklarımın dışına çıkma ödevi verdim kendime…

 

Bugünlerde alışkanlıklar üzerine düşünüyorum.

Tekrarlanan her davranış bir tür alışkanlıktır…Madem ki alışkanlıklarımızın kölesiyiz, o zaman iyi alışkanlıklar edinelim” diyor Aristo…

İyi ve kötü alışkanlıklar diye bir kategorizasyon yapabiliriz. Ne zamanki bir alışkanlık tiryakiliğe dönüşmeye başlıyor, o zaman benliğine, sağlığına zarar vermeye ve bağımlısı olduğun ne ise onun kölesi olmaya başlayabiliyorsun. Sigara alışkanlığı,  kişi alışkanlığı gibi….Zamanla keyifli başlayan bir alışkanlık bizi esiri ederek körleştirmeye başlayabiliyor.

Kalıplaşmaya başlamış alışkanlıklarımızın farkına varıp, belki alışkanlıklarımızın dışına çıkmaya başlamak için adım atmak, bize inanılmaz farklı dünyalar, keşifler, tadlar sunabilir.

Geçen hafta sokağa çıktım ve farkettiğim alışkanlıklarımın dışına çıkma ödevi verdim kendime…

Hayatı hep aynı pencereden görmek bir süre sonra körleştirebiliyor sanki. Yenilikler içindeki benle karşılaşarak ilerleme devam ediyor hayatın bütünlüğü ve gizemi içinde sanki.

Ama bazen de alışkanlıkların güvenli ortamında gelişim daha mümkün….Alışkanlıklarımız nedir? Bizi körelten veya bizi ilerleten alışkanlıklarımız nedir?

Kalıplaşmış alışkanlıklarımızın farkına varıp, dışına çıkmak yepyeni sunuşlar içinde yeni tadlara doğru açılmamıza imkan verebiliyor. Ve kimbilir bu yenilenme içinde, farklı bir dönüşüm de başlayabiliyor. Farklılaşmaktan korkmadan, cesur bir şekilde kendimizi hayatın gizemi içine davet edebilme dileği ile….

Sağlıcakla,

Mey Elbi’ye Teşekkürlerimle,

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnsanlar birini önce terk etmeyi güzel bir şey sanıyor…

 

 

Neden herkes terk edilmenin kötü bir şey olduğunu düşünüyor ki?
Bu yanlış. Başkal…arı yüzünden utanmak saçma, sonuçta ihanet eden biz değiliz, karşı taraf. İ

insanlar birini önce terk etmeyi güzel bir şey sanıyor…
Öne geçip birine ilk olarak ihanet etmek!

İkinci olarak da hemen kişiliğimi güçlendirmem lazım.

-Kas mı yapacaksınız

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Kendi yaşamımızda sık sık bir yeniden doğuş süreci yaşamak zorunda kalırız…

70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır.
Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşlarındayken çok ciddi ve zor bir kararı vermek zorundadır.
Kartalın yaşı 40′a dayandığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir.
Gagası uzunlaşır ve göğsüne doğru kıvrılır.
Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır.
Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır.
Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır.
Dolayısıyla kartalın burada iki seçimden birisini yapması gerekir.
Ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir.

Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir.
Bu yönde karar verirse kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde yuvasında kalır.
Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar.

En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer.
Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler.
Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır. Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar.
5 ay sonra kartal, kendisine 20 yıl veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.

Kendi yaşamımızda sık sık bir yeniden doğuş süreci yaşamak zorunda kalırız.
Zafer uçuşunu sürdürmek için, bize acı veren eski alışkanlıklarımızdan, geleneklerimizden ve anılarımızdan kurtulmak zorundayız.
Ancak geçmişin gereksiz safhasından kurtulduğumuzda, deneyimlerimizin yeniden doğuşumuzun getireceği olağanüstü sonuçlardan tam olarak yararlanabiliriz.

“Geride kalanları unutmak ve önümüzde bizi bekleyenlere ulaşmak için hedefinize doğru ilerleyin…”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ama ne olur sakın;Bir insanı RUHÇA KIRMAYIN !

Birbirinize kızın, birbirinizle kavga edin,Yumruk yumruğa yüzlerinizi parçalayın,
Gözlerinizi patlatın, kulaklarınızı koparın,Saçlarınızı yolun, derinizi parçalayın,
Tekmeyle kemiklerinizi kırın.Yalnız ananızdan doğduğunuzda olduğunuz gibi kavga edin.

Ama ne olur sakın;Bir insanı,
GÖNÜLCE,GÖZCE,DİLCE,RUHÇA KIRMAYIN !
” Özdemir Asaf

Huni 3.99 tl…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dı.dı.dı… Ulan hani sıcaktı su?!

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşamaya zaman ayırın…

 

Sana gün NE kadar gri gözükürse gözüksün parlak bir bakış açısı vermeye yetecek kadar güneş diliyorum.

Sana güneşin varlığı için çok daha fazla şükretmeye yarayacak kadar yağmur diliyorum.

Sana ruhunu canlı ve ölümsüz tutmana yetecek kadar mutluluk diliyorum.

Sana hayattaki en küçük şeylerin bile çok büyük görünmesine yetecek kadar acı diliyorum.

Sana isteklerini tatmin etmene yetecek kadar kazanç diliyorum.

Sana bütün sahip olduklarına şükretmene yetecek kadar kayıp diliyorum.

Sana en son vedayı atlatabilmene yetecek kadar merhaba diliyorum.

Derler ki, özel bir insanı bulmak bir dakika, onun varlığı için şükretmek 1 saat, onları sevmek için bir gün, ancak sonrasında onları unutmak bütün bir ömür alır.

Yaşamaya zaman ayırın…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »