Ve uykusuz geçen bir gecenin sonunda, sahip olduklarımın tadını çıkarmam gerektiğini hissederim…

rüya resimleri

Bazen karanlıkta, uykuya geçmeden önce anıların saldırısına uğrarım sessizce…

Bölük pörçük anıların arasında yolumu kaybederim. Bendeki neyin onları çağırdığını bilmem ama bütün bir gece uykudan uzak kalırım.

Bazıları beni çok mutlu etmiştir zamanında, onları okşamak, hoş tutmak isterim. Yeniden tadını çıkararak seyredebilmek için mutluluk anılarımın peşine düşerim

Anılarım hızla ve sürekli olarak yer değiştirirken, bir belirip bir kaybolurlar adeta…

Anılarım bana, aşklarımı, korkularımı, yalnızlıklarımı, kayıplarımı, hayal kırıklıklarımı, pişmanlıklarımı, acılarımı hatırlatır.

Anılarım geçmişimdir, geçmişim hem çok bildik, hem de geriye dönüp baktığımda her seferinde şaşırtacak kadar yeni ve yabancı görünür bana.

Bazen karanlıkta, uykuya geçmeden önce anılarımın saldırısına uğrarım sessizce.

Uzanıp en sevdiklerimden birini yakalamak ve ona sarılarak uykuya dalmak isterim.

Zamanında elimden kaçırdığım için anıya dönüşmüş bir yaşantımı yeniden ele geçirmek için dayanılmaz bir arzuya kapılırım.

Ama anıları anı yapan, onların bize asla ikinci bir şans vermemeleridir! Bunu artık anlarım… Ve uykusuz geçen bir gecenin sonunda,  sahip olduklarımın tadını çıkarmam gerektiğini hissederim…

Sahip olduklarımın en kıymetli hazinem olduğunu anlarım…

Ahmet Hamamcıoğluna teşekkürlerimle…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Sadece inancınızı, umutlarınızı ve güveninizi kaybetmeyin…

 

 

Her biten gün yeni bir umut , her yenilgi yeni bir başlangıç, her tükeniş yeni bir varoluş tur. Sadece inancınızı, umutlarınızı ve güveninizi kaybetmeyin.

Alp’e teşekkürlerimle…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Geçmişte yaşamak üzerine bir zen öyküsü…

Tanzan ile Ekido çamurlu bir yolda ilerliyorlardır. Yağmur ha bire yağmaktadır. Bir dönemeçte, ipek kimonolu, beli kuşaklı bir Japon güzeli çıkar karşılarına. Kızcağız, çamur dolu bir hendekten karşıya geçmeye çabalamaktadır.

Tanzan düşünmeden, “Gel kız!” der, kızı kucaklayıp kaldırır, çamurdan aşırtır.   Geceye dek Ekido’nun ağzını bıçak açmaz. Geceleyecekleri tapınağa varınca artık dayanamaz: “Hani biz keşişler kadınlara yaklaşmazdık! Hele öyle güzel kızlara! Sakıncalı buluyorum. Neden yaptın o işi?” diye vırlar.

“Vay, sen hala taşımakta mısın kızı?” der Tanzan, “Ben onu orda bırakmıştım.”

 

101 Zen Öyküsü, “Zen Eti Zen Kemiği”, Yol Yayınları

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Rakı şişesinde balık olsam…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »