![1449790086-php5wkm0r[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2016/02/1449790086-php5wkm0r1.jpg?w=300&h=244)
2016 Çin astrolojisinin birinci, Fare burcu yorumu
Doğum yılı:
1948, 1960,
1972, 1984,
1996, 2008,
2020
2016 Fare burcu insanlarına verimli iş başarıları ve yüklü para kazanmaları için önemli ve elverişli bir süreç olacaktır.
Uzun süredir çözüm bulunamayan bazı konulara beklenmedik çareler görebilme ihtimalinin yüksek olmasının verdiği katkıdan öte, yıl boyunca oluşan iyi haberlerin de getirdikleri ayrı sevinçler, seneye bambaşka bir tad katacak gibi görülür. Ancak para kazanma hırslarını kontrol etmeleri ve bazı olaylarda sınırları iki taraf için sabit tutabilmeleri gerekebilir. Ailelerine daha çok vakit harcamaları özellikle öngörülür.
Bu sene Fare burcu insanının konsatre olmuş bu kadar pozitif enerjiden dengeli ve en iyi bir şekilde faydalanabilmesi için iş ya da aşk dünyasında berbaberlik kurduğu partnerleri – düşünüyorsa eğer – gelen gideni aratıyor durumuna düşmemeleri için şimdilik değiştirmemeleri tavsiye edilir.
![]()
2016 Çin astrolojisinin ikinci, Öküz burcu yorumu
Doğum yılı:
1949, 1961,
1973, 1985,
1997, 2009,
2021
2016’da Çin astrolojisinin Öküz burcu senesinde doğan insanlarını ortalama sayılır bir yıl bekliyor. Her ne kadar Öküz burcu insanları yüce sakinlikleri ve tarafsızlıkları ile meşhur olsalar bile, bu sene genelinden daha fazla enerji sarfetmelerigerekebilecek. Bazı durumlarda ev ile alakalı konularda düzensiz planlama ya da iş konularında oluşabilen haksızlıklara kolaycaöfkelenebilen Öküz burcu insanının, özellikle bu sene kendilerini yatıştırabilen eski dostlarıyla, emin ve güvenilir olan kişilerle arkadaşlık kurmaları öngörülür.
Aşk hayatında da aynı tempoyu korumakta fayda var. 2016 bu Öküz burcu insanları için ortalama sayıldığından paralarını sıkıca tutmaları, gereksiz harcamalar ya da borç yapmaktan kaçınmaları tavsiye edilir. Bu sene Öküz burcu insanının konsantre olup yeni şeyler öğrenerek yetenek ve kabiliyetilerini geliştirmesi, kendisi için atabileceği en faydalı adımı oluşturacaktır.
2016 Çin astrolojisinin üçüncü, Kaplan burcu yorumu
Doğum yılı:
1950, 1962,
1974, 1986,
1998, 2010,
2022
Birçok Kaplan senesi doğanlar için 2016 daha yorucu bir süreci, daha çok güç sarfetmeleri bir dönemi oluşturacaktır. Genelde aşabildikleri sıkıntılardan daha karışık, daha ağır olaylarla uğraşma ihtimalleri yüksek olacak bu burcun insanı sene boyunca dayanıklıklıklarını zamana karşı ispatlamak zorunda kalabilir.
Kaçınılmaz olan durumlarda kendi çıkarlarını korumak için yeteri kadar sabırlı ve kurnaz davranmaları fazla zarar almadan dört ayak üstüne düşmelerini sağlayacaktır.
Ancak hayatını doğrudan ilgilendirmeyen hesaplaşma ve gerilim ortamlarından kendisini uzak tutabildiği ve tarafsız olabildiği vakit kazançlı çıkacak, yıl sürecü gelişecebilecek pozitif enerji pastasından kendisine de bir pay düşecektir. Uzun bir seyahata çıkmak faydalı olabilir.
2016 Çin astrolojisinin dördüncü, Tavşan burcu yorumu
Doğum yılı:
1951, 1963,
1975, 1987,
1999, 2011,
2023
Maymun Ateş senesi Tavşan burcu olanlar için ilerleyici bir dönem olabilme potansiyeline sahiptir.
2016 gelir ve parasal dönem olduğundan bir önceki seneden ekmiş oldukları yatırımlara verimli bir geri dönüş alabilmeleri mümkün olacak. Ancak yıl boyunca bazı güvendikleri kesimlerden tatsız ihanetlere mazur kalabilme ihtimalleri senenin tadını ortalama bırakabilir. Sosyal medyalarda eklenmiş belirsiz kişilerden hakiki arkadaş listesini ayıklamanın vakti gelebilir.
Bu sene iş hayatında kendisinden yardım isteyenlerin sayısının da artışını görecektir. İyi kalpli Tavşan, ancak kendi hedeflerine ulaşamayan yetersiz kişilere dikkat ettiği zaman sarfettiği yardım ve çalışmaları kendisi için de faydalı olacaktır.
2016’nın Ateş elementi ve kendi tedbirleri sayesinde, Tavşan burcu insanı bu seneyi sanıldığından çok daha iyi geçirecektir.
2016 Çin astrolojisinin beşinci, Ejderha burcu yorumu
Doğum yılı:
1952, 1964,
1976, 1988,
2000, 2012,
2024
2016’da Ejderha burcunun daha dikkatili olması, istemediği şekilde gelişen olaylara daha ılımlı ve esnek bakış açılarıyla yaklaşabilmesi gerekecek. Maymun yıllarının tüm burçların elde ettikleri kazançları olumlu bir şekilde etkilemeleri elbette ki Ejderha burcu için de geçerlidir. Ancak bazı burçların rahata fazla güvenip arkadan oluşabilecek sorunları göze almaması bazı dramlara neden olabilir. Ve Ejderha da bunların arasındadır. Ejderhanın bu konuya özellikle dikkat etmesi gerekir.
Aksi takdirde sert kişiliğe bürünebilen Ejderha burcunun bu sene oluşabilecek negatif olaylara uzlaştırıcı bir tutum içinde yaklaşamaması ya da yaşanan gerginlikler boyunca patlayabilecek öfkesini kontrol altına alamaması, şimdiye kadar sabır ve zorluklarla elde ettiği kazançların büyük bir kısmının yok olabilme tehlikesini gösterir.
Ayrıca Ejderha burcu insanları, 2016’da kendileri için oluşacak negatif enerji süreçlerinde ,kalplerini etkileyebilecek bir ayrılık da yaşayabilirler. Ancak işin iyi tarafı, bu sene farkına varmaslar bile gelecek yıllarda, aslında bu ayrılığın kendileri için son derece verimli bir çözüm oluşturduğunu ve bu durumdan bizzat kendilerinin kazançlı çıktıklarını anlayacaklardır. Yeni diyarları keşfetmeye çıkma arzularıyla yanıp tutuşabilecek olan Ejderha burcu insanı bu sene sabır, temkinlik ve uzlaşma kelimeleri ile dostluk kurması tavsiye edilir.
2016 Çin astrolojisinin yedinci, At burcu yorumu
Doğum yılı:
1954, 1966,
1978, 1990,
2002, 2014,
2026
Tıpkı Yılan burcu gibi At burcunun da öz elementi Ateştir. Bundan dolayı 2016 bir At senesi doğanlar için de olumlu bir dönemi temsil eder. Özellikle iş hayatlarında yeni projeler ve önemli adımlar atmaya hazır olmalıdırlar.
Bu sene At burcu insanının yaratıcı gücünün artması etrafında bazı gizli kıskançlıklara sebep olabilir. Bu yüzden ayağını kaydırmak için hazırlanan tuzaklara dikkat etmesi gerekecek. Sürat yapmayı çok seven At burcu, girdiği yola göre hız yapması kendisi için son derece önemli ve yerinde bir tutum olacaktır. Aksi takdirde başına gelebilecek ve sonrasında zor atlatabileceği bir kaza, beraberinde bugüne kadar birikridiği birçok umudu da yanında götürebilir.
At burçları bu dönem sürecinde çevrelerinden bazı kötü haber alabilirler. Ancak kendilerini doğrudan ilgilendirmediğinden fazla sıkıntı oluşmayacaktır.
2016 genel anlamda At burcu insanı için iyi bir sene olabilme gücünü taşıyor.
2016 Çin astrolojisinin sekizinci, Koyun burcu yorumu
Doğum yılı:
1955, 1967,
1979, 1991,
2003, 2015,
2027
2016 Koyun burcu için hareketli bir sene olacak. Bu sene kendilerinin soysal hayatlarında daha çok saygı ve itibar görebilecekleri durumlar arka arkaya sıralanacaklardır. Para konusunda oldukça verimli bir sene Koyun burcu insanını bekliyor.
Bu sene gerek iş gerek özel hayatlarında daha seçici olmaları kendileri için son derece önemli bir tutum olmakla beraber neticede oluşabilecek aksiliklere karşı güçlü bir kalkan oluşturacaktır.
Bekar bir Koyun burcunun bu sene ciddi bir ilişkiye başlaması uygun olmayabilir.
Evli olanlar ise aile içi birkaç huzursuzluk yaşayabilir ancak herhangi kötü bir durum yaratacak bir gerginlik söz konusu olmayacaktır.
2016 Çin astrolojisinin dokuzuncu, Maymun burcu yorumu
Doğum yılı:
1944, 1956,
1968, 1980,
1992, 2004,
2016
2016 senesinin kendi enerji akımlarıyla uyumlu olması Maymun burcu insanı için elden kaçırılmaması gereken önemli bir dönemi ifade eder. Meslek hayatlarında beraber iş kurdukları kişileri seçerken özenli davranmaları durumunda karşılarına çıkacak engeller haliyle kolay atlatılabilen türlerden olacaktır.
Ancak bu senenin verdiği enerjiyle yerinde duramayan Maymun burcu insanlarının bazıları farklı projelerde adımlar atılabilecekleri kadar bazıları da adeta kaderin çarkıyla oynamaya kalkışabilecek. Maymun burcu bütün şansların kendi tarafında olmasını istiyorsa ve şatafatlı bir başarıdan çok gürültülü bir mağlubiyet elde etmek istemiyorsa, alacağı riskleri iyi gözden geçirmesi gerekecek. Fakat genelde korkusuz ve kimin ne diyeceğini umursamaz ve atılgan olan Maymun burcu insanı, bu senenin kendi senesi ama Ateş elementi olduğundan, yine de elde edebileceği sonuç ihtimallerini çok iyi düşünerek ve tartarak harakete geçmesinin gerektiğinin öneminin özellikle altı çizilir.
Harcamalara ve sağlıklarına özen gösterdikleri takdirde 2016 Maymun burçları için genel anlamda yenilikçi, verimli ve heyecanlı bir dönem olcaktır.
2016 Çin astrolojisinin onuncu, Horoz burcu yorumu
Doğum yılı:
1945, 1957,
1969, 1981,
1993, 2005,
2017
Ferah ve huzurlu bir mutluluk maskesi arkasında Horoz burcu insanlarını 2016’da epey dalgalı bir süreç bekliyor. Para konusunda yaşayabilecekleri sıkıntılar birçoğunun yeni işlere yönelmelerini sağlayabilir. Horoz burcu insanının bu pek beklenilmeyen yenilikçi akımlara karşı sinirlerine son derece hakim olabilmesi, kendisini ve sevdiklerini kurtaracak düzgün kararlar alabilmesine yardım oluşturacaktır.
Her ne olursa olsun Horoz burcu insanları bu sene özellikle aile ve evlerine daha çok özen göstermelidirler. Oluşabilecek münakaşa anlarında dışardan gelen tavsiyelerden çok kendi hislerine güvenmeleri, kendileri ve sevdikleri için daha verimli sonuçlar elde edebilmelerini sağlayacaktır.
Pozitif enerjilerini yüksek tuttukları takdirde gayretleri mükafatlandırılacak, tuttukları kümesin düzeni bozulmamakla beraber, bu süreçten az da olsa onların da kazanç elde etmelerini sağlayacaktır.
2016 Çin astrolojisinin onbirinci, Horoz burcu yorumu
Doğum yılı:
1946, 1958,
1970, 1982,
1994, 2006,
2018
Genelde Köpek burçları için Maymun seneleri güzel bir dönemi ifade eder. Bu 2016 için de geçerlidir. İşlerinde beklentileri boyutunda karşılık almasalar da itibar gören kişilerle dostluk yürütmeleri kendilerine epey moral ve özgüven katacaktır. Aile ortamlarının huzurlu ve bereketli olması beklenir.
Evcil hayatlarına daima öncelik tanıyan Köpek burcu insanlarını bu sene ummadıkları bir hareketlilik bekliyor. İş hayatlarında oluşabilecek önemli ilerlemeler ya da kulaklarına gelen hoş müjdeler senelerine ayrı bir tad bırakacaktır. Uzun süredir görmedikleri bir kişi hayatlarına aniden tekrar girebilir. Ancak bu yenilenmiş ilişkinin pek süreceği söylenemez. Köpek 2016’da mutlu olabilmesi için hislerine güvenmesi ve kimsenin kalbini kırmamaya özen göstermelidir. Yoksa bu pozitif enerji yüklü dönem onlar için tam ters etki yaratabilir.
2016 Çin astrolojisinin onikinci, Horoz burcu yorumu
Doğum yılı:
1947, 1959,
1971, 1983,
1995, 2007,
2019
2016 senesinde Domuz burcu kişileri köşelerine çekilip beklemekten çok kişisel projelerinin ilerlemelerine daha çok önem vermeleri gerekir.
Bu sene hissedebilecekleri gerek duygusal gerek akli isteksizlikler onlara iş, konut ya da arkadaşlık ortamlarını yenilemek arzularını getirebilir. Ancak uygulayacakları kararları özenle ve iyi düşünerek seçmeleri iyi olur. Güven ve konforu garantileyen yollara yönelmeleri uzun vadede kendileri için son derece tatmin edici bir durum oluşturacaktır.
Projelerini geliştirmek için aradıkları desteğe daha kolay ulaşabilmeleri bu seneyi daha pozitif ve olumlu sonuçlarla geçireceklerinin de bir ayrı sinyalidir. Ancak oluşabilen çalkantılı durumlarda kendilerini ön plana atmamaları ve dikkatli davranmaları şartıyla.
2016 Çin astrolojisinin sekizinci, Koyun burcu yorumu
Doğum yılı:
1955, 1967,
1979, 1991,
2003, 2015,
2027
2016 Koyun burcu için hareketli bir sene olacak. Bu sene kendilerinin soysal hayatlarında daha çok saygı ve itibar görebilecekleri durumlar arka arkaya sıralanacaklardır. Para konusunda oldukça verimli bir sene Koyun burcu insanını bekliyor.
Bu sene gerek iş gerek özel hayatlarında daha seçici olmaları kendileri için son derece önemli bir tutum olmakla beraber neticede oluşabilecek aksiliklere karşı güçlü bir kalkan oluşturacaktır.
Bekar bir Koyun burcunun bu sene ciddi bir ilişkiye başlaması uygun olmayabilir.
Evli olanlar ise aile içi birkaç huzursuzluk yaşayabilir ancak herhangi kötü bir durum yaratacak bir gerginlik söz konusu olmayacaktır.
kaynak: karma weather
Düzensiz ve zayıf bir beslenme şekli, aşırı stres ve susuz kalmak rahatsız hissetmenize yol açabilir. Gazlı içecekler ve hazır ambalajlı yiyecekler sağlığınız için kötüdür.
Karaciğerinizi, pankreası ve böbrekleri neden canlandırmalısınız? Bu organların sadece sindirim için değil aynı zamanda vücudun doğal detoksu ve hormonal fonksiyonları için de vazgeçilmez olduğunu biliyorsunuzdur.
Tabii ki de bu daha önce başınıza gelmiştir. Yorgunsunuz, şişkinlik hissediyorsunuz ve sindirim sisteminiz dengesiz hissettiriyor ve günlük aktivitelerinizi yapmakta bile zorlanıyorsunuz. Buna ne sebep olur? Bazen farkında bile olmadan kötü şeyleri yapıyor olabilirsiniz. Zayıf ve sağlıksız bir beslenme şekline sahip olmak, yüksek dozda strese maruz kalmak ve çok az su içmek rahatsızlığınızda büyük rol oynar.
Bugünkü yazımızda sizi karaciğerinizi, pankreasınızı ve böbreklerinizi küçük bilgilerle nasıl canlandırabileceğinizi öğrenmeye davet ediyoruz! Kesinlikle yaşam kaliteniz artacak, bu yüzden gözünüzü dört açın!

Günde kaç tane meyve yiyorsunuz? İnsanların çok sık yaptığı bir hata, meyve suyunu içmenin günlük almanız gereken vitamin ve minerali karşılayacağını düşünmektir. Ama bu doğru değildir. Eğer sadece dışarıda satılan meyve sularını içerseniz, aşağıdaki durumlar meydana gelir:
Peki ya çözüm? Meyveleri doğal, taze ve olduğu gibi tüketin. Koruyuculardan, pişmiş veya fırınlanmış meyvelerden uzak durun.En iyi seçenekler şunlardır:
Karaciğer, pankreas ve böbreklerinizi canlandırmak için, lezzetli meyve salataları hazırlayıp kahvaltı ve öğle yemeğinde tüketmek harika bir fikirdir. Örneğe mi ihtiyacınız var? Bir kase yulafınıza kavun, erik ve çilek ekleyin. Enfes! Veya öğle yemeği için, ıspanak salatasının içine biraz ananas ekleyin.

Meyveler hakkında yeterince konuştuk. Şimdi de organlarınızı canlandıran ve sağlığınıza iyi gelecek olan vazgeçilmez sebzelerden biraz bahsetmek istiyoruz:

Bu doğal tedavi vücudunuzun pH dengesini güçlendirerek daha sağlıklı karaciğer, pankreas ve böbreklere sahip olmamızı sağlayacak. Aç karna bu karışımı içme alışkanlığı ihtiyacınız olan şeyleri sağlayacak. Böbreklerin fonksiyonunu düzenler, vücudunuzun kendi kendini arındırmasına yardımcı olur ve karaciğerde yağ birikimi gibi problemleri önler. Aynı zamanda sindirime de iyi gelir.
Karbonatı 1 bardak suda çözdürün ve ardından limon suyunu ekleyin. Güzelce karıştırıp, yavaş ve yudum yudum tüketin. Bunu 4 gün arka arkaya içebilirsiniz, daha sonra tekrar etmeden önce 1 hafta ara verin.

Aşağıdaki çaylar karaciğerinizin fonksiyonunu güçlendirmede, sindirime yardım etmede ve böbreklere yardımcı olmada harika işler çıkarırlar. Hangileri olduğunu bilmek ister misiniz?
Tuzu dolaptan çıkarmayın. Bugünden itibaren tuzu hayatınızdan çıkarın ve sağlığınızın nasıl iyi yönde değiştiğini görün.
Kendinizi iyi hissetmeye bugün başlamaya ne dersiniz?
kaynak: sağlığa bir adım
Düzenli egzersizin endorfin üretimi sayesinde kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olduğunu unutmayın. Kendinize daha çok güvenecek ve daha sağlıklı hissedeceksiniz.
Sürekli olarak anksiyete (kaygı) sorunu yaşıyorsanız, doğrudan ilaç kullanmak istemeyebilirsiniz. Kaygı için zihin-beden teknikleriyle başlayan birçok güvenli ve doğal tedavi ile beraber sizi sakinleştirecek takviyeler ve çaylar bulunmaktadır. Bazıları hemen etki gösterirken diğerleri uzun vadede endişenizi giderebilir. Aşağıda 12 tane doğal kaygı tedavisi bulacaksınız.
Belli aralıklarla gerginlik yaşıyorsanız papatya çayı sakinleşmenize yardımcı olabilir. Papatyanın içindeki bazı bileşenler Valium gibi belli ilaçlarla aynı şekilde beyin alıcılarınızla etkileşime geçebilmektedir.
Pennsylvania Üniversitesi’nde yaygın anksiyete bozukluğu hastaları üzerine yapılan bir çalışmada sekiz hafta boyunca papatya çayı içenlerin kaygı belirtilerinde yalnızca plasebo kullananlara göre kayda değer bir azalma gözlemlenmiştir.

Araştırmaya göre yeşil çay kalp atışını kontrol etmekte ve kan basıncını düzenlemektedir. Yapılan diğer çalışmalar ise yeşil çayın insanlarda kaygıyı azalttığını tespit etmiştir. Bir çalışmada, anksiyeteye meyilli test deneklerinin önceden 200 miligram yeşil çay içtiklerinde daha sakin ve daha odaklı oldukları görülmüştür.
Evet, biranın içindeki şerbetçiotu. Ancak bira içerek şerbetçiotunun sakinleştirici etkilerinden faydalanamazsınız. Şerbetçiotunda bulunan sakinleştirici bileşen uçucu bir yağ olup aromaterapide kullanılanlar gibi yalnızca ekstrakt ve çözeltilerin içinde mevcuttur. Şerbetçiotu genelde sakinleştirici olarak kullanılıp rehavet ve uyku getirir.

Kediotu kökü sakinleştirici bir bitkidir. Uykusuzluk tedavisine büyük katkı sağlar. Hatta Almanya hükümeti uyku bozuklukları için kediotu kökü kullanılmasını onaylamıştır. Kediotu kökünün hoş bir kokusu olmadığı için çoğu kişi kapsül halinde tüketir. Kediotu kökü genelde şerbetçiotu, papatya ve limonotu gibi diğer sakinleştirici otlarla beraber kombine edilir.
Egzersiz güvenlidir ve zihne iyi gelir; aynı zamanda hem kısa hem uzun vadede depresyon ve kaygya karşı güçlü bir panzehirdir. Düzenli olarak egzersiz yaptığınız takdirde özgüveniniz artacak ve kendinizi daha sağlıklı hissedeceksiniz. Anksiyetenin temel sebeplerinden biri de sağlık ve hastalık konusunda endişelenmektir; bu da şekle girdiğinizde kendiliğinden azalacaktır.

Bu çiçek Alman hükümeti tarafından anksiyete tedavisinde kullanılması onaylanmıştır bir sakinleştiricidir. Bazı çalışmalar reçete ilaçları kadar etkili bir şekilde kaygı belirtilerini azaltabileceğini göstermiştir. Çarkıfelek genelde uykusuzluk tedavisinde kullanılmıştır. Diğer sakinleştiriciler gibi rehavet getirebilir. Tek seferde birden fazla sakinleştirici bitki kullanırken dikkatli olun ve çarkıfeleği bir aydan uzun süre devamlı kullanmayın.
Lavantanın güçlü kokusu iltihap sökücüdür. Bir çalışma; diş doktorlarının bekleme odasındaki hastaların, odaya lavanta yağı kokusu sıkıldığında daha az gergin olduklarını ortaya çıkarmıştır. Florida’da yapılan başka bir çalışmada sınavdan önce lavanta koklayan öğrenciler sınav sırasında daha az gergin hissetmişlerdir.
Almanya’da yapılan bir çalışmada, özel formülasyonlu bir lavanta hapının yaygın anksiyete bozukluğu hastalarının kaygı belirtilerini azaltmada, Valium ile aynı sınıftan bir anksiyete giderme ilacı olan Lorazepam kadar etkili olduğu tespit edilmiştir.
Yoga sırasında alınan derin nefesin stres ve anksiyeteyi azaltmada etkili olduğu kanıtlanmıştır. İşe yaramasının bir sebebi aynı anda hem derin nefes alıp hem de gergin hissetmenin imkansız olmasıdır. Derin nefes almak için, tüm nefesi ağzınızdan verip dörde kadar sayarak burnunuzdan nefes alın. Nefesinizi tutarken yediye kadar sayın. Şimdi sekize kadar sayarak yavaşça nefesi burnunuzdan verin. Bunu günde en az iki defa tekrarlayın.

Genelde insanlar acıktıklarında gergin ve huysuz olurlar. Bazen gerginlik nöbeti geçirdiğinizde bunun sebebi kan şekerinizin düşmüş olmasıdır. En iyi tedavi ise bir avuç fındık ya da bir parça bitter çikolata eşliğinde bir bardak su veya bir fincan sıcak çay içmektir.
Uzun vadede iyi beslenme kaygıdan kurtulmanın anahtarıdır. Az et ve deniz ürünü, folik asit için yeşil yapraklı sebzeler ve çeşitli bitkisel besin maddeleri (bitkisel gıdalarda bulunan doğal kimyasallar) ile sebzeye dayanan bir beslenme anksiyeteden kurtulmanıza yardımcı olacaktır.
Anksiyete bozukluğu yaşayan birçok insan kahvaltıyı atlamaktadır. İdeal olarak, tok tutan ve doğal protein ve kolin kaynağı içeren gıdalarla beslenilmelidir. Düşük kolin düzeyleri kaygının artmasıyla bağdaştırılmaktadır.
Balık yağları kalp sağlığına iyi gelir ancak aynı zamanda kaygıyla mücadelede de yardımcı olur. Yapılan bir çalışmaya göre, 12 hafta boyunca her gün 2.5 miligram Omega-3 yağ asidi tüketen öğrenciler plasebo kullanan öğrencilere göre sınavdan önce daha az gerginlik yaşamışlardır.
Uzmanlar genelde Omega-3’ün mümkün olduğunca gıda yoluyla alınmasını önermektedir. Somon gibi soğuk su balıkları en iyi yağ asidi kaynaklarıdır; hamsi ve sardalyalarda da bol miktarda yağ asidi bulunmaktadır.
Sauna veya buhar banyosundan sonra neden kendinizi bu kadar rahatlamış hissettiğinizi hiç düşündünüz mü? Vücudunuzu ısıtmak kaslarınızı gevşetir ve kaygıyı azaltır. Sıcaklık hissi sinir taşıyıcısı serotonini (duygusal dengeyi koruyan temel sinir taşıyıcısı) etkileyenler dahil olmak üzere ruh halini kontrol eden sinir devrelerini değiştirebilir. Vücudun ısıtılması egzersizin ruh halinize de iyi gelmesinin sebeplerinden biridir.
kaynak: sağlığa bir adım
Dün kendimize ölçülü bir şekilde hayranlık duymaktan bahsetmiştim, bugün ise olduğumuz yeri sevmenin bizi istediğimiz noktaya daha rahat taşıya…bileceğine ilişkin eski bir yazımı tekrar yayınlamak istedim, konuların biraz bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Keyifli okumalar dilerim.
“Olduğun yeri sevmeden olmak istediğin yere gidemezsin” dedi Bilge. “Olduğum yeri seviyor olsam, olmak istediğim tek yer burası olurdu zaten” diye yanıtladım. Anlayışla gülümsedi ve en baştan kısaca tekrar anlattı.
“Olduğun yeri sevmelisin çünkü orası olabileceğin en iyi yer ve bunu anlamadan ileri gidemezsin. Geçmişinde söylediğin veya yaptığın şeyler seni buraya getirdi, bundan daha iyi bir başlangıç noktası olamaz, çünkü buradasın.”
“Ben öyle düşünmüyorum, daha farklı davransaydım daha ileri bir noktada olabilirdim. 5 yıl önce bugünkü aklım olsaydı varmak istediğim yere belki de çoktan varmış olurdum.”
“Bugünkü aklım dediğin şeyin önemli bir kısmı son beş yılda şekillendi, son beş yılda öğrendiklerini senden geri alsam ve seni zamanda beş yıl öncesine geri göndersem muhtemelen yine aynı şeyleri yapar ve üç aşağı beş yukarı aynı yolu izlerdin.”
Düşündüm, Bilge haklıydı, ama yenilgiyi bu kadar çabuk kabul etmek istemiyordum.
“Ya benim sahip olmak istediklerime doğuştan sahip olanlar ya da çok genç yaşta kavuşmuş olanlar?” diye sordum.
“Herkesin yolculuğu farklı, seninki de öyle, bu bir yarış değil. Hayal ettiğin her şeye zamanla kavuşacaksın, sabırlı ol ve keyfini çıkar. Unutma, zamanı gelince meyveler olgunlaşır, dallar eğilir, senin olan sana gelir. İyi ki her istediğin henüz gerçekleşmemiş yoksa gerçekten çok sıkıcı bir hayatın olurdu. Hayatta tek bir gerçek başarı vardır, o da öğrenmek ve kendimizi geliştirmektir, buna son verdiğimizde yaşamaya da son veririz aslında farkında olmadan”
“Başarılı olmak için dua ediyorum ve sahip olduklarıma şükrediyorum.”
“Dua ettiğin şeyler gerçekleşmiş gibi şükretmelisin, bunu unutma”
“Yapmak istediğim çok şey var ve zaman çok kısa” diye son bir serzenişte bulundum.
“Zaman izafi bir kavram, bazen az bazen çok, olduğun yeri seversen olmak istediğin yere daha hızlı gidersin” dedi ve geldiği gibi aniden ortadan kayboldu.
Bilge’nin ziyaretlerini seviyorum, belki bir gün onları kitaplaştırırım, kim bilir?
Sevgi ile kalın.
Not: Hayatını Seç, Hayatını Değiştir ve Yarına Notlar isimli kitaplarıma D&R ve diğer kitapçılardan ulaşabilirsiniz.
kaynak: Mert Çuhadaroğlu
Hayatın İntikamı
Ne zaman üniversitelere konuşma yapmaya gittiysem, ya da ne zaman benden daha genç biri benim ondan daha fazla bir şey bildiğimi sanarak bana sorduysa “bu işin olurunu”, dedim ki…
“Üniversiteyi bitirince, hemen çalışmaya başlama. Git, dolaş, ülkeler gez, aç kal, meteliğe kurşun at, ama ne yap et, koşturmaya başlamadan önce biraz amaçsız yürü! Bedeli ne olursa olsun, bunu yap!
…
Çünkü…
Çünkü hayat, onu erken anladığını sananlardan çok fena alır öcünü! Bir şeyi vaktinde yaşamadan geçersen, çok sonra, seni rezil etme pahasına, sana yaşatır o eksik bıraktığın bölümü…
Aşık mı olmadın on altı yaşında?
Gelir seni kırk beşinde bulur, en olmaz zamanda…
Maceraya mı çıkmadın yirminde?
Sürükleye sürükleye götürür seni otuz beşinde…
Yırtık kot, yer bezinden hallice bir kazak giyip, nasıl göründüğüne aldırmadan geçiremedinse öğrencilik yıllarını mesela, elli yaşında, artık kalabalıkların gözleri seni hiç de öyle görmeyi beklemezken, sana giydirir o kot pantolonu!
Hayatı sakın erkenden yaşama, sonradan çok fena komik eder adamı… Serserilik ederek geçirmeli insan serserilik edilecek yaşları. Zira, atlayıp geçtiğin ne varsa, dönüp dolaşıp bulur insanın yakasını. Kendini yaşatıncaya kadar yaşatıp kalır…
ECE TEMELKURAN
Kaynak: Charlotte Gabay Facebook Sayfası
KENDİNİ BASTIRMA
yaşaman gerekmeyen bir hayatı yaşamak demektir.
KENDİNİ BASTIRMA
hiçbir zaman yapmayı istememiş olduğun şeyleri yapmaktır.
KENDİNİ BASTIRMA
olmadığın bir kimse olman demektir.
KENDİNİ BASTIRMA
kendini yok etmenin bir yoludur.
KENDİNİ BASTIRMA
intihardır; elbette çok yavaş bir şekilde ama çok kesin, yavaşça zehirlenmedir.
İfade etmek hayattır, KENDİNİ bastırma intihardır.
NİÇİN?
Niçin insan bu kadar çok bastırıp sağlıksız hale gelir?
Çünkü toplum sana dönüştürmeyi değil; kontrol etmeyi öğretir.
Ve dönüştürmenin yöntemi tamamıyla farklıdır.
Hepsinden önce o, kontrol etme yöntemi hiç değildir.
O TAM TERSİDİR.
KENDİNİ BASTIRARAK ZİHİN BÖLÜNÜR.
Kabul ettiğin kısım bilinç haline gelir ve reddettiğin kısım bilinçaltı haline gelir.
Bu bölünme doğal değildir, bölünme bastırma yüzünden oluşur.
Ve bilinçaltına toplumun reddettiği tüm pislikleri atmaya devam edersin.
Ancak unutma oraya attığın her ne olursa olsun giderek daha çok senin bir parçan haline gelir:
O senin ellerine, kemiklerinin içine, kanına;
Kalp atışlarının içine siner.
Artık psikologlar hastalıkların neredeyse yüzde yetmişinin bastırılmış duygulardan kaynaklandığını söylüyor:
Çok kalp rahatsızlığı kalpte bastırılan çok fazla öfke demektir,
O kadar çok nefret var ki kalp zehirlenmiştir.
İLK ŞEY:
KONTROL ETMEDE BASTIRIRSIN,
DÖNÜŞTÜRMEDE İFADE EDERSİN.
Fakat başka birisine ifade etmeye gerek yoktur çünkü “başka birisi” konu dışıdır.
Bir dahaki sefer öfke hissettiğinde git ve evin etrafında yedi kez koş
ve bundan sonra bir ağacın altında otur ve öfkenin nereye gittiğini izle.
Onu bastırmadın, onu kontrol etmedin,
Onu hiç kimsenin üzerine kusmadın.
Çünkü eğer bunu birisinin üzerine kusarsan bir zincir oluşur
Çünkü diğerleri de en az senin kadar aptaldır, senin kadar bilinçsizdir.
O senin üzerine daha çok öfke akıtacaktır, o senin kadar bastırılmıştır.
O zaman zincir ortaya çıkar. Sen onun üzerine kusarsın
o senin üzerine kusar. Ve her ikiniz de düşman olursunuz.
ONU HİÇ KİMSENİN ÜZERİNE KUSMA.
Bu tıpkı kusma isteğinin gelmesi gibidir.
Gidip birisinin üzerine kusmazsın.
Öfkenin kusulmaya ihtiyacı vardır. Tuvalete gider kusarsın.
Bu tüm bedeni arındırır; kusmayı bastırırsan bu tehlikeli olacaktır.
Ve sen kustuğunda tazelenmiş hissedeceksin.
Yediğin yiyecekte yanlış bir şey vardı ve bedenin onu reddediyor.
ONU İÇERDE KALMAYA ZORLAMA.
Öfke sadece zihinsel bir kusmuktur.
İçine aldığın şeyde yanlış bir şey vardır.
Ve senin tüm psişik varlığın onu kusmak ister.
Fakat onu başka birisinin üzerine kusmana gerek yoktur.
Onu başkalarının üzerine kustuğun için, toplum onu kontrol etmeni söyler.
* OSHO
Prof. Dr. Ahmet Aydın‘ ın Beslenme Bülteni’ nde yer alan mülâkatından ekşi maya ile ilgili bölüm:
Ekşi hamur metoduyla ekmek yapılmasının ne gibi ilave faydaları var?
Ekşi hamur, 5000 yıldan daha fazla süredir kullanılmakta. Çavdar ve buğday başta olmak üzere, ekmeklere daha güzel bir lezzet ve koku veriyor; daha önemlisi çok besleyici.
Ekşi hamurların çoğu, un ve su karışımına bir gün önceden hazırlanan olgunlaşmış ve beklerken ekşiyen hamur parçasından bir parça eklenerek başlatılıyor (4). Bu parça saklanma sürecinde, unun kendisinde bulunan laktik asit bakterilerinin metabolik aktivitesi sonucu laktik asit fermantasyonu oluşuyor. Laktik asit bakterileri ve mayanın karbondioksit üretmesi sonucu ekmek hamuru kabarıyor.
Ekşi hamur ürettiği faydalı mikroplarla (probiyotik) gıdadaki çürüme ve patojenik (zararlı) bakterilerin büyümesini engelliyor ya da öldürüyor. Ekşi Hamurlu ekmeğin bir dilimi diğer ekmek türlerine göre çok daha fazla toplam lif içeriyor. Kepekçe zengin ekmeklerin tadı ve ekmek yapısı da ekşi hamur yöntemi sayesinde geliştirilebiliyor
Ekşi hamurlu ekmek, ekmek hamurunun elastikiyeti, mayanın ürettiği karbondioksitin tutulması, ekmek hamurunda aromanın artması (özellikle çavdar hamurunda), küf ve maya çoğalmasını engellemesi ve taze tutması gibi pişmiş ekmeğin raf ömrü ile ilgili pek çok avantaja sahip.
Tam tahıllar potasyum, fosfor, magnezyum, demir ve çinko gibi mineraller açısından önemli bir kaynak. Ancak içerdiği fitik asit nedeniyle bu minerallerin bağırsaktan kana geçmeleri büyük ölçüde engelliyor.
Yapılan araştırmalar ekşi hamurla yapılan fermantasyon fitik asit içeriğini % 62 azaltırken, konvansiyonel maya fermantasyonu ise ancak % 38 azalttığını göstermiş. Ekşi hamur bunu fermantasyon sırasında oluşan asidite ile sağlıyor (5).
Ekşi hamur emeğinin bir başka faydası da glüten içeriğinin oldukça düşük olması
Aşağıdaki organların yaşamdaki simge anlamları verilmiştir. Bunlar dünyada yapılan istatiksel bilgilere ve duyudışı algıları güçlü bütünsel / holistik uygulayıcıların deneyimlerine göre şekillenmiştir. Her organın birden fazla derin anlamı da vardır. Organların anatomik yapıları ve teşhis-tedavi için uzman doktorunuza görünmeniz salık verilir.
Ayaklar: Kendimizi, başkalarını, hayatı anlama kapasitemizi temsil eder.
Ayak parmakları: Geleceğin küçük ayrıntılarını temsil eder.
Eklemler: Hayatımızın yön değiştirmesini temsil eder.
Ayakbileği: Hareket ve yol belirlemeyi temsil eder.
Dizler: Egoyu, kendimize ve çevreye yargımızı temsil eder.
Bacaklar: Yaşam yolunda ilerlemeyi temsil eder.
Kalça: Büyük kararları ve gidilecek yönü temsil eder.
Omuz: Bedenin eylem merkezidir. Taşıdığımız sorumlulukları temsil eder.
Kollar: Hayat deneyimlerini, sevgiyi kucaklama kapasitesi, yeteneğini ve eylemi temsil eder.
Dirsekler: Eylemlerimize zindelik ve esnekliği temsil eder.
Eller: Hayatla ve kendimizle alış verişi temsil eder. Sağ; alan el (eril). Sol; veren el (dişil). hayatı ele alış biçimimizi temsil eder.
El bileği: Hareketi ve kolaylığı temsil eder.
El Parmakları: Hayatın detaylarını simgeler.
Boyun: Zihin beden dengesini, mantık duygu dengesini ve başı dik tutmayı temsil eder.
Diş ve Diş eti: Sınırları, kararlılığı temsil eder.
Çene: Rahat olmayı ve güveni temsil eder.
Sırt, Hayata karşı dik durmamızı ve gücü temsil eder.
Karın: Kendimize ve çevreye güveni, değeri temsil eder.
Göğüs: Dışarıdan nasıl göründüğümüzü, imajımızı temsil eder.
Göğüsler: Anneliği ve şefkati temsil eder.
Yüz: Dünyaya gösterdiğimizi temsil eder.
Kaslar: Hareketi, gücü ve kararlılığı temsil eder.
Kaba etler (butlar): Gücü temsil eder. Gevşek olması, kabahatler, gücün kaybolması.
Omurga: Hayatın esnek desteğini temsil eder.
Kemikler: İnsanın temel yapısını, dengesini ve gücünü temsil eder.
Rahim ve Yumurtalıklar : Yaratıcılığı, yaşam kaynağını temsil eder.
Vajina: Açıklık ve teslimiyeti temsil eder.
Testisler: Cinsel arzu ve gizli tutkuları temsil eder.
Prostat: Cinsel ve yaşamsal gücü temsil eder.
Kan: Bedende hazzı temsil eder.
Mide: Kişi ve olayları sindirimi, kaygıyı temsil eder.
Böbrek: Duyguları, ikili ilişkileri ve dengeyi temsil eder.
Mesane: Yaşanılan korku ve sorunların depo edilişini temsil eder.
Bağırsaklar: Özümsemeyi, alış-verişi ve duyguları temsil eder.
Rektum: Boşaltmayı, öfke ve şiddet duygularının dışa vurumunu temsil eder.
Karaciğer: Değişimi, dönüşümü ve öfke – kin – tepki duygularını temsil eder. Varlık amacımızla da ilgilidir.
Safra: Bilgileri değerlendirme ve özümsemeyi temsil eder.
Kalp: Sevgi, güven ve neşeyi temsil eder.
Akciğerler: Yaşam alanımızı, duyguları ve bağımsızlığı temsil ederler.
Nefes: Hayatı içimizde hissetme yeteneğini temsil eder.
Diyafram: Duygu paylaşımını temsil eder.
Epifiz: Gece gündüz dengesini, dünyevi – uhrevi dengeyi temsil eder. Ruhun yeri olarak bilinir.
Hipofiz: Başkalarını ve kendimizi ( otokontrol ) kontrolü temsil eder.
Tiroid: İletişim ve hayattaki akış hızımızı temsil eder.
Timüs: Bağışıklık sistemini temsil eder.
Böbreküstü: hayattaki heyecanı ve kendi ayaklarımız üzerinde duruşu temsil eder.
Pankreas: Hayatın tadını simgeler.
Eşeysel bezler: Üreticiliği, yaratıcılığı, hayattan alınan keyfi temsil eder.
5 Duyu
Antik filozoflar duyuları “ruhun pencereleri” olarak tanımlamışlardır. Aristo bugün en çok bilinen 5 duyudan bahsetmiştir.
Duyu organları, en basit haliyle, “5 duyu” olarak da adlandırılan; görme, koklama, işitme, tat alma ve dokunma işlevlerini yerine getiren göz, burun, kulak, dil ve deridir.
Gözler: Geçmişteki, an’daki ve gelecekteki berrak görüşü ve vizyonu simgeler. Gözler ruhun aynasıdır.
Kulaklar: İşitme kapasitesini, duymak isteyip istemediğimiz kişi ve olayları temsil eder. “Kulak kesilmek.”
Burun, oksijeni ve yaşam enerjisi prana’yı akciğerlere alış yolumuzdur. Yaşamın hem tatlı hem de sert yanlarını algılamamızı temsil eder. “Havayı koklamak.”
Dil, hayatın tadını ve söylenen şeyleri yutmayı, kendimizi ifade etmemizi temsil eder.
KAYNAK. SAĞLIKLA KAL SAYFASI
![img_76491[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2016/02/img_764911.jpg?w=280&h=367)

Çok Şanslıyız Işıl İpekçi’nin Beklenen Sergisi 8 Şubatta Açılıyor…
Açılışın Özelliği Işıl İpekçi Size Uyan Meleği Söyleyecek ve Bundan Sonra Meleği Üzerinde Taşıyarak Hayatınız Daha Güzel Hale gelecek…
Ben Orada Olacağım Sizleri De Bekleriz…
Şansın, Huzurun, Bereketin, Mutluluğun, Sağlığın Kaynağı Melek Kolyeleri Siparişleriniz için Işıl İpekçi 0536 508 1973
Sağlıcakla,
Anette İnselberg
Not: Açık Adres: Şakayık sok. 53 tuna palas apt. dd.1 Teşvikiye
tel: 0212 343 21 54
![12650793_1194913843859916_368868346723168805_n[2]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2016/02/12650793_1194913843859916_368868346723168805_n2.jpg?w=421&h=421)
Söyleyemediklerimi işitin lütfen.
Bana aldanmayın!
Yüzüm bir maskedir,
Sizi aldatmasın.…
Binlerce maskem var,
Çıkarmaya korktuğum.
Ve, hiç biri ben değilim…
Olmadığımı göstermek,
İkinci doğam oldu.
‘‘Kendinden emin biri’’ dersiniz,
Sanki güllük gülistanlık,
Benim için her şey…
Adım, güven belirtir.
Ve,
Oyunumun adı,
Ağırbaşlılıktır.
İçimde ve dışımda denizler sakin,
Her şeyin kumandanı ben…
Fakat, inanmayın bana,
Lütfen!
Her şey dışta düzgün ve cilalı,
Hiç yıpranmayan, her zaman saklayan,
O maske!
Altta ne güven, ne de rahatlık…
Altta,
Karışıklık, korku ve yalnızlık içinde bocalayan,
Gerçek ben!
Ama saklarım bu gerçeği savunuculukla,
Kimsenin bilmesini istemem.
Zayıf taraflarımı düşündükçe,
Titrer ve sararırım…
Ve başkaları görürse iç dünyamı…
Gerçek beni ve yalnızlığımı!
İşte, maskelerimi onun için takarım…
Onun için, arkalarına saklanacak maskelerim var.
Onlar, gösterişle kullanabileceğim,
Parlatılmış yüzlerim.
Bana,
‘‘Sen değerlisin’’ diyecek,
‘‘Maskesizken daha bir insansın’’
‘‘Daha bir bendensin’’
‘‘Daha yakın, daha bir dostsun’’
diyecek bir bakışa,
Muhtacım…
Benim yanıma sokulman kolay olmayacaktır!
Uyarırım seni dost!
Uzun yıllar kendini yetersiz hissetmiş ben,
Sana kendini kolayca açmayacaktır…
Bütün gücümle tutunacağım maskelerime,
Ne kadar sokulursan yakınıma,
O denli şiddetli geri iteceğim seni…
Kim olduğumu merak ediyor musun?
Hiç merak etme!
Ben, çevrendeki
Her erkek ve kadınım…
Maske takan her insanım…
DOĞAN CÜCELOĞLU
kaynak: Charlotte Gabay facebook sayfası
![uyku_problemi[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2016/02/uyku_problemi1.jpg?w=543&h=250)
1. Kızgınlıklarınızı, hiddetinizi ve işinizi işte bırakın, eve iş ve stres taşımayın.
2. Akşam saatlerini mümkün olduğunca ailenizle ve evinizde geçirin. Sevdiğiniz dostları ağırlayın.
3. Rahatsız edici filmleri (korku gibi) veya geç saatlere kadar süren tartışma programlarını izlemeyin.
4. Sigarayı azaltın. Özellikle akşam saatlerinden itibaren sigara kullanmayın. Nikotin uykuyu kaçırır.
5. Yatmadan evvel yarım bardak su için. Gece yanınızda bir bardak su bulundurun.
6. Yataktaki zamanınızı sınırlayın. Yatak odasını mümkünse sadece uyumak için kullanın. Yatak odası işyeri değildir, çalışılmaz; mutfak değildir, yemek yenmez; oturma alanı değildir, TV izlenilmez…. Yatak odasında sadece uyumalısınız.
7. Ağrılarınız varsa geçirmeden yatmayın. Ağrılar uykuyu kaçırabilir.
8. Gerginseniz yatağa girmeyin. Bir banyo ya da masaj sizi gevşetebilir.
9. Aldığınız ilaçların uykunuzu etkilemediğinden emin olun. Bazı ilaçlar uyku kaçırabilir.
10. Egzersiz yapın. Yatmadan 4-6 saat evvel yapılan 20-30 dakikalık egzersiz uykuyu kolaylaştırır. Uykudan hemen evvel ağır egzersiz yapmayın.
11. Yatak odanızın aşırı aydınlatılmadığından emin olun. Yatmadan hemen önce loş bir ortamda kalmayı deneyin. Işıkları yatar yatmaz söndürün.
12. Yatak odasındaki saatleri gizleyin.
13. Uyumaya çabalamaktan kaçının. Uykunuz gelinceye kadar bir şeyler okuyun.
14. Yatak ve yastıklarınızın rahat olduğunda emin olun.
15. Yatak odanızdan elektronik cihazları uzak tutun: Bilgisayarlar, müzik setleri, televizyonlar, cep telefonları, elektrikle çalışan radyoların tümü beyni etkileyen radyasyon yayarlar.
16. Perdeleri kapalı tutun. Gürültü sızmasına karşı pencerelerinizin izolasyonunu güçlendirin.
17. Gündüz uykusundan kaçının, gündüz uykusunu sınırlayın.
18. Yatak odanızın ısısını ayarlayın. İdeal ısı 20-22 derecedir.
19. Battaniyenizin ya da yorganlarınızın sizi rahatsız etmediğinden emin olun. Uykuda beden ısısını düzenleyen sistem kapalıdır. Bu yüzden dış ortam ısısından doğrudan etkilenir.
20. Bol ve rahat gecelikler ya da pijamalar giyin.
21. Yanınızdaki kişi horluyorsa kulak tıkacı kullanın.
22. Düzenli uyuma programınızı koruyun. Aynı saatlerde uyumaya ve uyanmaya özen gösterin.
23. Düzenli beslenin. Düzenli öğünler yiyin. Günde üç kez düzenli aralıklarla beslenin.
24. Sakinleşmek için zaman ayırın. Uyumadan birkaç saat önce kitap okumak, dinlendirici müzik dinlemek sizi rahatlatacaktır.. Yatmadan önce yapılan riüelistik alışkanlıklar da sizi uykuya hazırlar. Belirli bir saatte köpeği gezdirebilir, sonra dişleriniz fırçalayıp, belirli bir süre kitap okuyup sonra uykuya geçebilirsiniz.
25. Yatmadan önce inanç dünyanızla baş başa kalabilirseniz bu da sizi sakinleştirir.
Kaynak: Kelebek
hayalhanesi.com sayfasından alınmıştır
Özlem Çetinkaya