GÜNE GÜZEL BAŞLAMAK İÇİN ….

BlUeashCQAAmVnw[1]

Alarm çalıyor, siz susturuyorsunuz. Alarm çalıyor, siz susturuyorsunuz. Sonunda başınızı yastıktan kaldırıp yere dik pozisyona geçerken bir geriniyorsunuz ve bir bakıyorsunuz ki hazırlanıp evden çıkmanız için azıcık bir vaktiniz var. Alelacele hazırlanırken o gün haftanın hangi günüyse o günden ne kadar nefret ettiğinizi düşünüyorsunuz. Ağzınıza bir lokma koyacak zamanınız kalmamış bile.Koşturup işe veya okula gidiyorsunuz. Her sabah böyle olmak zorunda mı? Aslında hayır. Güne nasıl başlarsak genelde öyle geçer. Dolayısıyla yatmadan önce planlayacağınız heyecanlı bir sabah rutini size güne güzel başlatıp, günü gülümseyen bir yüzle karşılamanızı sağlayacaktır. Bu yazıda güne güzel başlamak için sabahtan yapabileceğiniz, vaktinizi çok almayacak ama sizi kesinlikle güne güzel bir motivasyonla başlatacak 10 önerimiz var.

1. Sabah kalkar kalkmaz bir şeyler yazın.Hemen yatağınızın yanında minik bir defter bulundurun ve bu defterin içine sabah kalkar kalkmaz aklınıza ilk gelen şeyleri yazın, çiziktirin. Özellikle de bir rüya günlüğü tutuyorsanız sabah kalkmadan önce gördüğünüz son rüyayı hatırlamaya çalışın ve yazın. Maalesef biz insanlar günümüzde rüyalarımız üzerine hiç düşünmeden yaşıyoruz. Oysaki onlar, bizim bilinçli yaşamımızın bilinçaltımıza renkli izdüşümleri, ve onları anlamaya çalışmak kendimizi daha iyi tanımak için çok önemli bir kapı.
 2. Gereksiz eşyaları atın.
Hafta sonu bir gün kalkın ve işinize yaramayan en az birşeyi atın veya muhtaç birine vermek için ayırın. Attığınız her parçayla zihninizin daha da rahatladığını hissedeceksiniz.
3. 10 dakika meditasyon yapın.
Sabah uyanınca, yere sırtüstü uzanın. Sağ elinizi diyaframınıza, sol elinizi de göğsünüze koyun. Derin karın nefesleri alın ve nefes alıp-verişinize konsantre olun. İşte bu kadar basit. Başta 10 dakika olmasa da ilk gün bir dakika yapın, sonra 2, sonra 5, ve yavaş yavaş 10. Günü açık bir zihinle devam ettirmek için meditasyondan iyisi yok!
4. Egzersiz yapın!
Yanda soldaki kafa resminde beynimizin otururkenki halinin fMRI görüntüsünü görüyorsunuz. Sağdaki resimde ise beynimizin 20 dakikalık yürüyüş sonrasındaki fMRI görüntüsünü görüyorsunuz. Renklerin çokluğundan fark edebileceğiniz gibi sağdaki resimdeki beyinde daha çok aktivite var. Bu iki görüntünün karşılaştırması aslında kısa süreli bir egzersizin bile zihnimize, dolayısıyla da yaşantımıza ne kadar iyi geldiğini gösteriyor. 20 dakika yürüyüş özellikle de hafta içleri uzun mu geliyor? O zaman hiçbir ekipmana gerek kalmadan evinizde bile uygulayabileceğiniz, son günlerde Amerika’da oldukça popüler olmuş 7-dakikalık egzersizleri deneyin

5. Birine içten teşekkür edin.

Teşekkür etmek ve şükretmek… Aslında bunlar bizim kültürümüzün vazgeçilmezleri. Ancak yaşantılarımız hızlandıkça ve teşekkür etmemiz gereken kişiler arttıkça teşekkürlerimizi hızlıca savuruyoruz. Veya artık hiç söylemiyoruz. Sabah kalkınca birine teşekkür edin. O kişi o an yanınızda olmasa bile. O kişinin varlığına şükredin, ve kendisi hayatınızda olduğu için ve size kattıkları için o kişiye şükranlarınızı sunun.
6. Yeni bir kelime öğrenin.
İngilizce mi öğreniyorsunuz? Dictionary.com veya seslisozluk.com‘da karşınıza çıkan ilk kelimeyi öğrenin. Gazetede veya okuduğunuz kitapta/dergide bilmediğiniz Türkçe bir kelime mi var? Sözlüğe bakın. Hatta daha derinlere inin o kelimenin etimolojik anlamını araştırın. Ve öğrendiğiniz yeni kelimeyi gün içinde kullanmaya çalışın. Bu sizi güne merak ve şevkle başlatacak eğlenceli bir aktivite olacak.
7. Hayal kurun.
İşe gidiyorsunuz ve aslında patronunuzun o günkü raporları istemeyeceğini hayal ediyorsunuz. Ancak içinizde “Aman canım, olur mu öyle şey? Tabii ki isteyecek!” diyorsunuz. Bir durun ve patronunuzun size ve takım arkadaşlarınıza gelip raporu istemediğini söylediği anı ve sizin o an nasıl hissedeceğinizi düşünün. Patronunuzun onu dile getiriş tarzını, yüzündeki ifadeyi ve sonra sizin yüzünüzde belirecek ifadeyi iyice canlandırın. Gün içinde bu gerçekleşmeyecek olsa bile, olabilme ihtimalini kafanızda tüm detaylarıyla canlandırmak, sizin yapmanız gereken işe daha olumlu bir tavır takınmanızı sağlayacak.
 8. TV ve gazeteyi bir kenara atın.
Eğer finans sektöründe veya devlette çalışmıyorsanız, haberleri okumak gününüzü birebir etkilediğini söyleyemeyiz. Çoğu zaman güne haberlerle uyanmak insanın güne daha negatif, korku dolu ve endişeli başlamasına sebep oluyor. Unutmayın, günümüzde medyanın görevi tamamıyla objektif haber sunmak değil, tersine insanların günlük endişelerini artırarak onların daha çok onları rahatlatıcı şeyleri satın almasına aracı olmak. Dolayısıyla zihninizi sabahtan haberlerle veya medya dedikodularıyla doldurmayı bırakın.
9. Sabah içeceğinizi tadını çıkarak için.
İyi demlenmiş bir çay, kocaman bir bardak taze sıkılmış meyve suyu, veya kokusu tüm odayı dolduran keskin bir kahve… Sabahınıza ne içerek başlarsanız başlayın, onu yavaş yavaş acele ettirmeden için. İçtiğiniz şeyin boğazınızdan yavaş yavaş süzülüşünü, sonra da midenize inişini hissedin. Bitirince de içtiğiniz içeceğin size bol enerji verdiğine inanarak güne koyulun.

10. Duş alın.

Erken kalkabildiniz ancak uyanamadınız. Kendinizi bezgin ve bitkin hissediyorsunuz. Hemen duşa girin. Hatta hasta olmaktan korkmayacaksanız soğuk bir duşa girin. Vücudunuz suyla temas edince, suyun uyandırıcı, yumuşatıcı ve stres alıcı etkisini hissedeceksiniz. Üstelik saçınızı yıkarken başınıza yaptığınız masaj hareketleri bu bölgedeki sinirleri uyarıp sizi daha uyanık hissetirecek.
Bu listedeki 10 maddeden birisini bugün veya yarın sabah uygulayarak yeni rutininizi oluşturmaya başlayın! :)
Kaynak:
Ayşe Canan Altındaş
hayalhanesi.com sayfasından alınmıştır
Özlem Çetinkaya

Unutmayın! “YARIN KİMSEYE VAAD EDİLMEMİŞTİR”

12662578_1194917603859540_1797224372679131787_n[1]

Önce, evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan, hatta ardından bir tane daha olduktan sonra, hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi…

Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız. Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz. Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir ar…aba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz…

Gerçek ise, şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır. Eğer şimdi değil ise ne zaman? Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi, bunu kabul edip her ne olursa olsun, mutlu olmaya karar vermektir. En sevdiğim sözlerden biri Alfred D. Souza’ya aittir. Der ki…

“Uzun zamandan beridir, gerçek hayatın başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat başlayacaktı. Sonunda anladım ki, bu engeller benim hayatımdı…”

Bu görüş acısı, mutluluğa giden bir yol olmadığını gösterdi. Mutluluk yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla değer verin. Unutmayın, zaman hiç kimse için beklemez. Öyleyse…

Okulu bitirene kadar,
100 milyar kazanana kadar,
Çocuklarınız olana kadar,
Çocuklarınız evden ayrılana kadar,
İşe başlayana kadar,
Evlenene kadar,
Cuma gecesine kadar,
Pazar sabahına kadar,
Yeni bir araba,
Ya da ev alana kadar,
Borçları ödeyene kadar,
İlkbahara kadar,
Yaza kadar,
Sonbahara kadar,
Kışa kadar,
Maaş gününe kadar,
Şarkınız söylenene kadar,
Emekli olana kadar,
Ölene kadar…

Mutlu olmak için, içinde bulunduğunuz “an”dan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin!

Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur.
“Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır…”

Unutmayın! “YARIN KİMSEYE VAAD EDİLMEMİŞTİR”

MURATHAN MUNGAN

kaynak: Charlotte Gabay Facebook Sayfası

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İşinizi mi kaybettiniz? İlişkiniz sona mı eriyor? Ailenizin evinden mi ayrıldınız? Yurtdışına yaşamaya mı gittiniz? Uzun süren bir dostluk aniden bitti mi?

livrozahirok-141903-50c8db804a3a0[1]

Bir insan her zaman sahnenin bittiğinin, perdenin indiğinin farkında olmalı. Gereken zamandan daha uzun kalmak için ısrar ederseniz, mutluluğu ve oynamamız gereken diğer sahnelerin anlamını yitiririz.
Çemberleri tamamlamak, kapıları kapatmak, bölümleri sona erdirmek – ne isim verirseniz verin; önemli olan yaşamda bitmiş olan anları arkada bırakabilmektir.
İşinizi mi kaybettiniz? İlişkiniz sona mı eriyor? Ailenizin evinden mi ayrıldınız? Yurtdışına yaşamaya mı gittiniz? Uzun süren bir dostluk aniden bitti mi? Bunun neden olduğunu düşünerek uzun zaman geçirmek mümkün.
Kendinize yaşamınızda bu denli önemli ve büyük yer tutan şeylerin bir parmak şaklatması süresinde toza dönüşmesinin nedenlerini anlamadan yaşamınızda bir adım daha atmayacağınızı söyleyebilirsiniz. Ama bu yaklaşım, yaşamınızı paylaşan herkes için dehşetli biçimde stresli olacaktır : ebeveynleriniz, eşiniz, dostlarınız, çocuklarınız, kardeşiniz.
Herkes kitabın bölümlerini kapar, yeni sayfaları açar, yaşamına devam ederken sizi durağan bir biçimde görmek hepsini kötü hissettirecektir.
Şeyler olur ve geçer, ve bazen elimizden gelen en iyi şey onların gitmesine izin vermektir.
Bu yüzden, ne kadar acı da verse, hatıralardan arınmak bazen iyidir, küçük şeyleri yok etmek, eşyaları yetimhanelere bağışlamak, kitaplarınızı satmak ya da ödünç vermek.
Bu dünyada görünür olan her şey, aslında görünmeyen dünyanın ifadesidir, yüreklerimizde yer alan şeylerin bir izdüşümü.. -Ve hatıralardan arınmak, bazen yeni hatıralar için yüreklerimizde yer açmak anlamına gelir. Bırakın gitsinler. Azat edin onları. Arının onlardan.
Kimse hayatı işaretli iskambil kağıtları ile oynamaz, yani bazen kazanır ve bazen de kaybederiz. Geri dönüş beklemeyin her zaman, emeklerinizin takdir edilmesini, dehanızın keşfedilmenizi, aşkınızın anlaşılmasını.
Kendi duygusal televizyonunuzda aynı kanalı izlemeyi bırakın. Bir kayıptan ne kadar acı çektiğinizi gösteren o programı artık izlemeyin. O sizi sadece zehirliyor, başka bir şey değil.
Hiçbir şey, kırık aşk öykülerini kabul etmekten daha tehlikeli değildir hayatta; başlama tarihi olmayan söz verilmiş işlerden veya sizi “ideal zamanı” beklemeye sürekli mecbur eden kararlardan.
Yeni bir fasikül açılmadan, önceki bitirilmelidir: Kendinize geçmiş olanın tekrar geri gelmeyeceğini söyleyin kendinize.
Bir zamanlar o şey veya o kişi olmaksızın yaşayabildiğinizi hatırlatın – hiçbir şey yeri doldurulamaz değildir; bir alışkanlık bir ihtiyaç değildir.
Bu çok belirgin görülebilir, hatta zor olabilir, ancak çok önemlidir.
Çemberleri kapatmak. Gururunuz nedeniyle, yoksunluğunuz veya öfkeniz nedeniyle değil, artık ona hayatınızda yer kalmadığı için.
Kapıyı kapatın, müziği değiştirin, evi temizleyip tozu silkeleyin. Eskiden olduğunuz kişi olmayı bırakın, ve şimdi olduğunuz kişiye dönüşün.

PAULO COELHO

Kaynak:Charlotte Gabayın Sayfasından Alınmıştır

Hangi Yeteneğiniz Olsun İstersiniz?

12642507_885434321553786_8149454066381931842_n[1]

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Farklı ve Heyecan Dolu Bir Erkek İşte…

12670465_1655252328057980_599278119601393201_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bronşlarınızı Doğal Yollarla Temizleyin

Bronşlarınızı Doğal Yollarla Temizleyin

Bronşlarınızı temizlemeye ne zaman ihtiyaç duyarsınız? Ne zaman bronşlarınız ile ilgili bir problem yaşarsanız, örneğin iltihap veya aşırı mukus oluşumu gibi, bu durum sizi normal olarak nefes alıp vermekten alıkoyar.

Bildiğiniz üzere bu tür rahatsızlıklar özel ilaç tedavileri ve ilgi gerektirirler. Yaşınız kaç olursa olsun, hem çocuklar hem de yetişkinler, bronşları ile ilgili rahatsızlıklar yaşayabilirler. Bu makalede, bu tarz problemleri daha başından engelleyebilmenize yardımcı olacak bazı ipuçlarını sizlerle paylaşacağız.

Bronşlarınızı Temizleyici Tedaviler

1. Okaliptüs Çayı

Okaliptüs

Okaliptüs, harika bir dekonjestandır ve bronşlarınızla ilgili problemleri iyileştirmede olduğu kadar, soğuk algınlığı ve grip tedavisinde de oldukça etkilidir. Eğer bu muhteşem bitkiden faydalanmak istiyorsanız, takip eden kullanım şekillerini uygulamalısınız:

  • Bir litre suyu ısıtın ve kaynamaya başladığında içerisine 5 gram okaliptüs yaprağı ekleyin.
  • Yeniden kaynamaya başladığında altını kapatın ve beklemeye bırakın.
  • Bu çaydan küçük porsiyonlar halinde, gün boyunca tüketebilirsiniz. İçerken, çayın oda sıcaklığında olduğundan emin olmalısınız, soğuk olarak tüketmemelisiniz.

Eğer bronş sağlığınızı iyileştirmek istiyorsanız, okaliptüs buharını soluyarak da tedavi uygulayabilirsiniz.

  • Bunun için, iki litre suyu kaynatın ve içine 100 gram okaliptüs yaprağı ekleyin. Başınızın üzerine bir havlu örtün ve bu basit, demlenmiş sıvıdan gün boyunca iki defa solumak sureti ile faydalanın. Sağlığınızla ilgili harikalar yaratacağını göreceksiniz.

2. Ballı Havuç Suyu

Havuç-püresi

Şaşırdınız değil mi? Havuç suyuna bal karıştırmak, şişmiş bronşlarınızı iyileştirme ve mukusu yok etme konularında, inanılmaz etkilidir. Bu tedavi, burun ve boğaz tıkanıklığından kurtulmanıza ve daha kolay nefes alabilmenize yardımcıdır.

  • Havuç suyu, yüksek miktarda beta karoten ve A vitamini içermektedir.
  • Bal ile karıştırıldığında, vitamin açısından zengin ve doğal bir antibiyotik elde etmiş olursunuz ki bu da iltihabı yok edici ve şişmeyi azaltıcı etki eder.
  • Peki; bu tedaviyi nasıl hazırlayabilirsiniz? Çok basittir. Öncelikle; birkaç havuç ve yarım bardak suyu karıştırıcıya ekleyin. Karıştırdıktan sonra içerisine iki yemek kaşığı bal ekleyin.
  • Bu içeceği oda sıcaklığında tüketin. İdeal olanı, bir sabah ve bir de akşam yemeğinden önce olmak üzere, günde iki defa tüketmenizdir. Lezzetli olmasından dolayı, çocuklar için de harika bir içecektir.

3. Zencefilli Kızılcık Suyu

Kızılcık-çayı

Kızılcık hakkında bilgi edinmenin vakti geldi! Kızılcık, tıbbi bir meyvedir ve bronş tıkanıklıklarını iyileştirme konusunda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu meyveyi her zaman elimizin altında bulundurabilmemiz biraz zor olabilir, biliyoruz, ancak bu meyveden daha iyi faydalanabilmek için en doğal hali ile tüketmeliyiz.

Ancak eğer süpermarkette gezinirken, karışınıza kızılcık çıkarsa, bilmelisiniz ki bu meyve bronşlarınızdaki tıkanıklığı gidermede, onları temizlemede ve sağlıklı olmalarında oldukça etkilidir. Eğer bu tedaviden sonuç almak istiyorsanız, takip eden adımları uygulamalısınız.

  • 200 gram kızılcığı, on dakika kadar kaynatın.
  • Sonrasında kızılcıkları, yarım bardak su ile birlikte karıştırıcıya ekleyin.
  • Posasını ayırmak için, sıvıyı süzün.
  • Sonrasında içerisine bir yemek kaşığı zencefil ekleyin. Bu içeceği gün boyunca tüketebilirsiniz. Bronşlarınız üzerinde pozitif etkileri olacağından emin olabilirsiniz.

4. Bronşlarınızın Sağlığı İçin Sandal Ağacı Buharı

Esanslar

Bugüne dek sandal ağacı yağının faydaları hakkında bir şeyler duydunuz mu? Bu yağı, doğal ürünler satan dükkanlardan kolaylıkla bulabilirsiniz. Bronş sağlığı için en etkili ürünlerden biri olarak bilinmektedir. Mukusu temizleyici, şişliği azaltıcı ve bronşları arındırıcıdır. İlaveten, bu yağ hiç de pahalı değildir. Dolayısı ile her daim elinizin altında bulundurmanız oldukça kolay ve faydalı olacaktır. Bu doğal ürün, bronşlarınız için harikalar yaratacaktır.

  • İki litre suyu kaynatın.
  • İçerisine 6-10 damla kadar sandal ağacı yağı ekleyin ve suyun bir miktar daha kaynamasına izin verin. Sonrasında, oluşan buharı solumak için kendinizi hazırlayın.
  • Rahatlayın ve kendinizi yakmadığınızdan emin olun. En az on dakika süre ile, oluşan buharı soluyun.
  • Sandal ağacı buharı bronşlardaki şişliği azaltacak ve yaşadığınız diğer semptomların ortadan kaldırılmasına yardımcı olacaktır. Bu tedaviyi günde üç defa uygulamayı unutmayın.

5. Misket Limonu Yaprağı ve Çam İğnesi Çayı

Lime-yaprağı-çayı

Eğer misket limonu yaprağı bulabilmeniz mümkünse, bunlardan harika ve ucuz bir tedavi elde etmeniz çok kolaydır. Hatta birçok aktarda, hazır çay halinde bulabilirsiniz, çünkü bu yapraklar bronşlarla ilgili pek çok rahatsızlığın iyileştirilmesinde oldukça etkilidirler.

  • Misket limonu yaprağı ve çam iğnesi çayı, bronşitin doğal yollarla tedavisinde kullanılır ve oldukça etkili bir yöntemdir. Her iki bitki de müthiş anti-enflamatuar etkileri olan bitkilerdir. Ateşi düşürücüdürler, mukustan kurtulmayı kolaylaştırıcıdırlar, öksürüğü azaltıcı ve göğüs kaslarını rahatlatıcıdırlar.
  • Bu çayı günde iki defa tüketmelisiniz. Hazırlamak için yapmanız gereken tek şey, bir fincan sıcak suya beş adet misket limonu yaprağı ve beş gram çam iğnesi eklemektir. Su kaynadıktan sonra altını kapatın ve on dakika kadar bekletin.
  • Sonuç olarak, sıvıyı süzün ve bir miktar bal ekleyin. Bu karışım, hem semptomlardan kurtulmanızı sağlar hem de tadı nefistir.

Bronşlarınızı doğal yollarla temizleme yöntemleri hakkında olan bu yazımızı umuyoruz ki beğenerek okudunuz!

kaynak: sağlığa bir adım

SEVDİKLERİNİZE VEREBİLECEĞİNİZ 8 ÖZEL ARMAĞAN

aile[1]

1) Dinleyin… Ama gerçekten dinleyin. Kesmeden, hayal kurmadan, vereceğiniz cevabı düşünmeden… Can kulağıyla dinleyin.

2) Sevin… Kucaklamalar, öpücükler, sırt sıvazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert olun. Bu ufak hareketler, aileniz ve dostlarınıza olan sevginizi daha açık göstermenizi sağlayabilir.

3) Kahkaha atın… Fıkra anlatın, neşeli hikâyeleri paylaşın. Bu armağanınız “seninle birlikte gülmeyi seviyorum” anlamına gelir.

4) Yazılı bir not ver... Basit bir “Yardımın için teşekkürler” notu, ya da belki bir şiir… Kısa, elle yazılmış bir not bazen ömür boyu hatırlanır.

5) İltifat et... Basit, içtenlikle söylenen bir söz (“Bu renk sana ne çok yakışmış”, “Harika bir is çıkardın”, “Yemek nefis olmuş” gibi) karşınızdakinin içini aydınlatır.

6) İyilik yap… Her gün, rutininizi kırıp birisine hoş, nazik bir şey yapın.

7) Yalnız kalma izni verin… Bazen tek istediğimiz yalnız kalmaktır. Bu anlara duyarlı olun ve ihtiyacı olana yalnız kalma armağanını verin.

8) Neşeli olun… Birine tatlı bir söz söylemek gibisi yoktur. Selâm vermek veya teşekkür etmek o kadar zor mu?

kaynak: sonsuz şifa

Mutluluk için her gün yapılması gerekenler;

kelebek-resimleri5[1]
Kendini sevilebilecek bir insan haline getirmeyi ve ondan sonra da kendini sevip kendine sarılmayı unutma!…
Gözlerinin içi gülsün gülerken, bakışların pırıl pırıl olsun ve her zaman nemli kalsın göz pınarların bunu sakın unutma!…
Zamana güven ve onun senin en büyük dostlarından biri olduğuna inan. Acılarının ve felaketlerinin ancak onun koynunda uyuyabileceğini unutma!…
Başına gelenlerin günün birinde kişisel tarihin ayrıntılarından biri olmaya mahkum olacağını unutma. Her çiçek sevgilin olsun, her sevgilin ise bir çiçek.
Açık tut gönlünü tüm güzelliklere. Aydedenin sihrini gönderdiği gecelerde, uyuyarak çalma hayatından saatlerini. Gecenin içinde yolculuğa çıkmayı unutma!…
İçinde hiç ölmeyecek bir gençlik virüsü yarat ve kaç yaşında olursan ol, her zaman yirmibeş yaşında kalman gerektiğini unutma. Seni sen yapan yanlarından asla taviz verme. Onunla bir yaşam sürebilmen için, şartlar ne olursa olsun direnmeyi sakın unutma!…
İçindeki seni katletmeye kalkma sakın.
Kendine vuracağın her darbenin seni senden biraz daha uzaklaştıracağını unutma.
Korkma mahallenin delisi olmaktan. Doğrucular ne kadar çoğalırsa, hayat mutlaka daha iyiye gidecektir, unutma!…
Hatanın affedilmeyecek olanından kaç, ama hata yapmayayım diye de ziyan etme yıllarını. Unutma ki, hiç hata yapmayan bir insan, hayatta yapabileceklerinin en iyisini yapamamış demektir. Korkma insanca korkularından ve korkunun kendisinden çok, onun beklentisinin daha korkutucu olduğunu unutma!…
Bir anlamı olsun kendinle yaptığın kavgaların. Ve hep ileriye taşısın seni. Kendin ile kavgalara attığın adımlardan korkma!…
Açık bırak pencereni ve sabah güneşinin rüzgarı önüne katarak perdelerle yapacağı raksa dönük olsun bakışların.
Küçücük mutlulukların görkemine inandır kendini ve gülümse…
Umutların bitmesin asla izin verme!…
Ve şairin şu sözlerine kulak ver;
“Senden bir tane daha yok bu dünyada.
Gülümsemeyi unutma!…”

* Alıntı

BOŞUNA KURTARICI BEKLEMEYİN… HAYATLARINIZIN KURTARICILARI SİZLERSİNİZ !!!

0002

Arkadaşlar sıze kısa ve net bir bilgi vereyim ister misiniz?..

Hayatlarınızın Kurtarıcıları Sizlersiniz… Mutsuzluğunuzdan, yalnızlığınızdan, huzursuzluğunuzdan, işsizliğinizden, sağlığınız bozuk oluşundan sizi kurtaracak sizden başka kimse yok. Hiç boşuna kurtarıcı falan beklemeyin. Kurtarıcı falan yok…

Nerden mi biliyorum. Kendimden biliyorum tabi ki. O kadar çok damdan düştüm ki… Her düşüşümde de çevreye bakındım, hatta bir süre yerde bekledim gelip beni birisi kurtarsın diye. Kimse gelmedi. Yavaş yavaş oflaya puflaya kalkmaya çalışıp beceremeyip tekrar düşüp, tekrar kalkıp, tekrar düşüp, tekrar kalkmak zorunda kaldım…

Size hemen örnekleyeyim çok çok uzun yıllar finans dünyasında çalıştım, ilk yıllar hayatımdan memnundum, ödüller kazandım, terfi ettim ama sonra sonra bu iş bana ruhani olarak uymamaya başladı. Odağımın sadece para ve para ve para olmasından bıktım, insanların sadece bundan bahsetmesinden bıktım ve giderek performansım düşmeye başladı. Yani çark aşağı çevrildi ve ben bunu geri döndürecek hiçbir şey yapmadım. Çünkü bu işi artık istemiyordum ama ne oradan gidebiliyordum ne de kendime alternatif yaratıyordum. Sürekli boynum tutuluyordu hastanelerden çıkmıyordum ama ne alternatif bakıyordum ne de performansımı düzeltiyordum. Sadece bir mucize bekliyordum. O mucize olmadı arkadaşlar. Ben öğlenleri mutsuzluktan ağlaya ağlaya dolaşırken de bir mucize olmadı. Çünkü hiçbir kapıyı çalmıyordum. Hiçbir alternatif düşünmüyordum.

Sonunda o işten ayrıldım ve ruhum o kadar çok yara almıştı ki dört beş sene sadece gezdim ve yazdım gezdim ve yazdım. Çiftlikte yaşadım, gezdim ve yazdım ve tai-chi’yle yani kişisel gelişimle tanıştım. Ama o kadar boşluktayım ki anlatamam bir şeylere tutunabilmek için doktoraya yazıldım. Doktora yaparken hala arayıştayım, hala mutsuzum.

Farkındaysanız ortada hala bir iş yok, okul var ama o da yetmiyor. Böylece kişisel gelişimde kendimi bir seminerden diğer seminere atmaya başladım. Hatta mutlu olmak için sevgili bile yaptım. Tabi ki sevgilime de beni kurtarma görevi verdim. Çünkü kendimi kurtarmak istemiyordum. Herhangi bir çaba göstermek istemiyordum. Gittiğim kurslar da da tavrım şu ya biri beni kurtarsın. Canım ne verilen dersleri yapmak istiyor, ne nefes çalışmak istiyor, ne yürümek istiyor. Sadece bir sihirli değnek ve hayatım süper olsun.

Ve olmadı arkadaşlar… ”Sevgilim ben senin kurtarıcın değilim ”dedi beni bıraktı.” Ben daha kendimi kurtaramamışım seni nasıl kurtarayım” dedi. Böylelikle problemlerime bir de sevgiliden ayrılma eklendi.

Bunları abarttığımı falan düşünüyorsunuz değil mi, ama hepsi doğru. Hatta inanın bir sürü şeyi atlayarak anlatıyorum… O kadar uzun süre nehirde aktım ki anlatamam…

Sonra bir gün nasıl oldu bilmiyorum kurtarıcı beklemekten vazgeçtim. Ve Allah’tan yardım istedim. Bana kapılar açsın, kendi yolumu bulayım diye… ‘’Hangi eğitim, hangi iş, hangi insanlar ne olur artık çıkar karşıma dedim. Ben bu hayatı yönetemedim ne olur yönetmeme yardım et dedim. Bu sefer söz dinleyeceğim. İşaretleri takip edeceğim. Başkası ne der diye kendi yolumdan vazgeçmeyeceğim. Ne olur bana güç ver, cesaret ver dedim. Bana kendimi sevme, affetme, kendimi değerli görmem konusunda yardım et ‘’dedim. Ve bu konuşma İlahi düzene kendimi bırakmamın ilk günü oldu…

Ve arkasından yavaş yavaş bende kıpırtalar başladı. Düşünce yapımı değiştirmeye başladım, çözüme odaklanmaya başladım, kurtarıcı değil destek olarak bakmaya başladım eğitimlere ve hayatıma soktuğum insanlara…

Yazdığım yazılardan, okuduklarımdan, öğrenme açlığımdan, değişme arzumdan yavaş yavaş bir blog doğdu.

O kadar eğitimin üstüne,bakış açımdaki değişikliğin üstüne seminer verme fikri kafamda belirmeye başladı. Aslında eğitim ver fikrinin bana fısıldandığına bile yemin edebilirim… Ve baktım ki evren beni destekliyor yola çıktım seminerler vermeye başladım ve şimdi mutluyum arkadaşlar. Uzun sürdü, çok düştüm ama mutluyum. Ne zaman ki kendimi kurtarmaya karar verdim ve ilahi düzene kendimi teslim ettim yol açıldı…

O bizi bizim mutlu olacağımız yere götürmek için o kadar işaret yolluyor ki. Çok kolay anlayabilirsiniz, yolunuzda sürekli engel varsa o sizin hayrınıza değil. Bu Allah’ın sizinle konuşma yolu. Ama bir şey rüzgar gibi oluyorsa herşey sizi destekliyorsa bilin ki o sizin için doğru yoldur. Gözünüzü açın bunu anlayın ve potansiyelinizi o yöne kanalize edin…

Son soz: Kurtarıcı beklemeyin. Kurtarıcı sizsiniz…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

 

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Karın Yağlarını Eriten 7 Yiyecek

Karın yağlarını eritmek için ideal bir diyet günde 4 küçük öğünden ve 2 ile 3 elmadan oluşmalı -elma yağları doğal olarak erittiği için örneğin birini yiyip diğerini meyve suyu olarak tüketebilirsiniz.

Karın bölgesi, yağ birikimi konusunda vücudumuzun oldukça kritik bir bölgesi. Biz farkında olmadan yağlar karın bölgesinde birikip belin doğal dengesini bozabilir. Buna karşı ne yapabiliriz? Biz, aşağıdaki yiyecekleri diyetinize eklemenizi öneriyoruz. Çok küçük bir çabayla karın bölgenizdeki yağları etkili biçimde kısa sürede yakabilirsiniz. 

Karın yağlarını eritmek için öneriler

Bazı sağlıksız yaşam alışkanlıkları ve zayıf beslenme karın bölgesinde yağ birikimine sebep olabilir. Hepimizin bildiği üzere, bir mucize beklemenin yararı yok. Düz bir karın için biraz çaba göstermeniz ve bazı şeylerden fedakarlık etmeniz gerekiyor: Özellikle su kaybına ve yağ birikimine sebep olan yiyecekler.

karin1

Bu yüzden, aşağıdaki önerilere göz atın:

  • Doğal meyve sularına ek olarak günde iki litre su için.
  • Rafine unları kesin, işlenmiş yiyecekleri ve tatlıları yemeyin.
  • Diyetinizden tuzu çıkarın, çünkü tuz yağın vücutta tutulmasının ana nedeni.
  • Her gün biraz egzersiz yapın. Sadece yarım saat yürüyüş yapmak sağlığınıza çok büyük etki edebilir.
  • Unutmayın, diyet yapmak yemek yememek anlamına gelmiyor. Günde 4 kez yemek yemelisiniz: kahvaltı (çok önemli), öğle yemeği, atıştırma ve akşam yemeği. Her öğünde küçük porsiyonlar tüketmeye dikkat edin, ama günde 4 kez yemeniz şart. Örneğin, asla kahvaltı ve akşam yemeğini atlamayın.

Karın Yağlarını Eriten Yiyecekler

1. Elma

elma

Her güne lezzetli bir elma ile başlasanız nasıl olurdu? Harika. Bu doktorlar ve beslenme uzmanları tarafından öneriliyor. Ayrıca özellikle kahvaltıda yulaf ezmesi ile tüketirseniz güne başlamak dört dörtlük. Elma içeriğindeki zengin C vitamini, flavonoidler ve beta karoten sayesinde yağları eritmek için çok faydalıdır. Kilo vermek için günde iki üç adet elma yemeyi unutmamalıyız. Bu yüzden kahvaltıda yemenin yanı sıra suyunu sıkarak içmek de bir alternatif olabilir. Mesela pancarlı elma suyu akşam yemeği için çok güzel bir içecek. Ne dersiniz?

2. Muz

muz

Muz 75-130 kalori içerir. Bu meyve potasyum, kalsiyum, magnezyum ve vitaminler açısından çok zengindir. Yiyecek şeklinde izotonik bir içecek gibidir. Günde en az bir kez yararlanmamız gereken doğal bir kaynak. Diyetinize muz gibi yiyecekleri eklemek kilo vermenizin yanında sağlığınıza da iyi gelir. Unutmayın muz öğle öncesi ve öğle sonrası için harika bir atıştırmalıktır, çünkü tok tutar ve gün içinde ihtiyacınız olan bir çok vitamini sağlar.

3. Kereviz

Diyetinizde kesinlikle kereviz olmalı. Bu sebze doğal olarak kilo vermeye yardımcı olur ve bir çok yiyecek ile beraber tüketilebilir. Hem de nasıl hazırlarsanız hazırlayın çok lezzetlidir. Ayrıca içinde kilo vermenizin ana sağlayıcısı olan C vitamini ve kalsiyum içerir. Bugün yemeye ne dersiniz?

4. Kabuklu deniz ürünleri

kabuklu

Bu her gün yemek için biraz pahalı bir seçenek olabilir, ama sizlere haftada en az 3 kere yemenizi öneriyoruz. Kabuklu deniz ürünleri yağ oluşumunu engelleyen bir tür mono doymamış yağ içerirler, Omega 3 açısından zengin ve çok sağlıklıdırlar. Her yediğinizde bir çok vitamin ve mineral alacağınız için istediğiniz yan yemek ile tüketin.

5. Avokado

avakado

Avakadonun kilo aldırdığına yönelik bir dedikodu yaygın. Ama bu kesinlikle doğru değil. Avakado açlık hissini ortadan kaldıran veya geciktiren oleik asit içerir. Ayrıca avokado düz bir karına sahip olmak için gerekli olan lifler içerir. Çok yemediğiniz takdirde avakado size tokluk hissi verip yağları eritmenize yardımcı olabilir. Günde bir tane avakado yemek yeterlidir. Ayrıca salata veya sosların içinde çok lezzetli ve dayanılmaz bir tat olur.

6. Kiraz

kiraz

Hepimiz kiraza bayılırız. Eğer uygun fiyata kiraz bulursanız, kesinlikle satın alın. Kiraz kalp ve sindirim sistemi için çok faydalıdır; kolestrolü düşürür ve ürik asit sağlar, metabolizmayı düzenler, açlık hissini azaltır ve sizi sürekli sağlıklı tutar. Antioksidan bakımından çok zengindir. Dolayısıyla herhangi bir sebepten dolayı kiraz yemekten çekinmeyin. Ancak, marketlerdeki kiraz sularını önermiyoruz, çünkü kiraz taze olmadığı takdirde herhangi bir sağlık değeri taşımaz ve bu şekerli içecekler hiç bir şekilde kilo vermenize yardımcı olmaz.

7. Domates

Tomato

Bizler domatesi çok seviyoruz. Salata, sos ve tüm yemeklerle lezzeti bizlere her gün yeni tatlar sağlıyor. Domatesin kanda lipit birikimini azalttığını biliyor musunuz? Bu yüzden domates vücudu temizler ve yağ birikimini önler. Öğünlerinize domates eklemeyi unutmayın!

kaynak: sağlığa bir adım

KENDİME NOTLAR…

Gn_batm_ve_gelincik_tarlas[1]
Yapmak istediğin şeyin, yapılması gereken bir şey olduğunu iliklerinde hissediyorsan yap.
 
Önsezi çoğu zaman gerçekler kadar önemlidir..
 
Mutluluğun kendiliğinden gelen bir şey olduğunu düşünme. Mutluluk bilfiil yaptıklarının sonucudur..
 
Arada sırada yalnız kal..
 
Alçakgönüllü ve nazik ol, ama kimsenin seni iteklemesine izin verme..
 
Duyduğun her şeye inanma, elindeki her şeyi harcama, ve canının istediği kadar uyuma..
 
Gizli düşüncelerin gizli kalsın..
 
Hayallerinin çevresinde yabani otların bitmesine izin verme..
 
Nasıl söylediğinin ne söylediğin kadar önemli olduğunu unutma..
 
İlham bekleyerek vakit kaybetme, sen başla ilham gelecektir..
 
Alıngan ve kırılgan olma, övgü gibi eleştiriyi de zarafetle kabul et..
 
Amaçsız bir yaşamdan sakın.
* Alıntı
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

ALLAH’IM BANA ÖYLE BİR GÖNÜL VER Kİ,

Lale_1419498096_437_0[1]

Bir kuruluşun tepe noktasında yetkili olsam bile,
bunu asla başka şekilde kullanmamalıyım.
Günlük yaşamda “ben” yerine, daha çok “sen” sözcüğünü kullanabileyim…

BANA ÖYLE BİR SEVGİ VER Kİ:

Sonsuz bir hazine gibi bitmesin, çoğalsın daha da sevdikçe,
doldursun sarsın çevremi.
Hatta düşmanlarımı da sevebileyim.

BANA ÖYLE BİR GÜÇ VER Kİ:

Herkesten daha çok çalışabileyim, tutsak düşmeyeyim
doğanın koşullarına, eşim ve çocuklarımı da mutlu et ki,
mutluluğu başkalarına da götürebileyim…

BANA ÖYLE BİR SAĞLIK VER Kİ:
Düşünebileyim, konuşabileyim.

BANA ÖYLE BİR ERDEM VER Kİ:

İbadet edebileyim, iyilik etmeyi ve sevinçten buğulanmış gözlerle, teşekkür
edenlere;
bir şey yapmadım, anımsamıyorum diyebileyim.

BANA ÖYLE BİR YETENEK VER Kİ:

İyi eş, baba, anne, iyi komşu, iyi arkadaş, iyi vatandaş olabileyim.

BANA ÖYLE BİR UMUT VER Kİ:

Bugüne kadar yapmış olduğum hatalar için
karamsarlığa düşmeyeyim, her şeyden aklanmış olarak yaşama
yeniden başlamak üzere bağışlanabileceğimi bileyim.

BANA ÖYLE BİR ANLAYIŞ VER Kİ:

düşünebildiğim, yargılayabildiğim, inandığım, kahrolduğum, var olduğum şu
anda bu sözleri söyleyebildiğim için şükredebileyim.

BANA ÖYLE BİR TALİH VER Kİ :

Yıllar sonra beni hatırlayanlar “herkese iyilik eden, tüm insanları seven,
o düzeyde de sevilen bir kişiydi ” diye konuşsalar ve ben de huzur içinde
olabileyim.

BANA ÖYLE BİR İRADE VER Kİ:

Bir gün yenilip, içimdeki şeytanın kurallarına doğru yönelirsem;
bu bir düşünce ise düşüncemi, bu bir adım ise ayağımı, bu bir uzanma ise
elimi durdurabileyim.

BANA ÖYLE BİR SABIR VER Kİ:

Sükûneti bulayım, durabileyim, düşünebileyim.

ALLAH’ ım !
Bırakma bizi….
Sev bizi, sevdir bizi…

kaynak;: sonsuz şifa

Belki de “yarım kaldı” zannettiğin şeyin tamamı bu kadardır. Yarım kalmaz hiçbir şey, belki de birlikte yürünecek yol bitmiştir…

maxresdefault[1]

 

Belki de “yarım kaldı” zannettiğin şeyin tamamı bu kadardır. Yarım kalmaz hiçbir şey, belki de birlikte yürünecek yol bitmiştir…

Alıntı

YANKI

12509808_1187355337949100_7873828260090772862_n[2]

Küçük kız, babası ile ormanda yürüyüş yaparken, ayağı takılıp yere düşüyor. Can acısıyla “Ahhh” diye bağırınca, ilerideki dağın tepesinden “Ahhh” diye bir ses duyuyor ve küçük kız, dağın tepesinde başka birinin olduğunu sanıp bu kez de “Sen kimsin?” diye bağırıyor. Aldığı yanıt “Sen kimsin?” oluyor…

Küçük kız bu yanıta iyice sinirlenip “Sen bir korkaksın! Neden saklanıyorsun?” diye haykırıyor. Dağdan gelen ses “Sen bir korkaksın!” diye cevap veriyor……

Sonunda babasına soruyor “Baba ne oluyor böyle?”
“Dinle ve öğren…” diyor adam, bu kez kendisi dağa doğru “Sana hayranım!” diye bağırıyor. Gelen cevap “Sana hayranım!” oluyor. Baba tekrar bağırıyor, “Sen muhteşemsin!” ve gelen cevap “Sen muhteşemsin!” oluyor. Küçük kız çok şaşırıyor ama halen ne olduğunu anlayamıyor…

Adam, küçük kızına hayatın sırrını anlatmaya başlıyor…

Buna “Yankı” denir. Ama aslında bu “Yaşam”dır. Yaşam daima sana, senin verdiklerini geri verir. Yaşam, yaptığımız davranışların aynasıdır…

Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev!
Daha fazla şefkat istediğinde, daha şefkatli ol!
Saygı istiyorsan, insanlara daha çok saygı duy!

İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan, sen de daha sabırlı olmayı öğren.Çünkü yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarımızın aynadan bir yansımasıdır…

Hayat sana ancak, senin ona verdiklerini geri verir…
Bunu unutma!

Yazarı Bilinmiyor

Kaynak: Charlotte Gabay’ın Facebook Sayfası

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Hayatınızı Değiştirebilecek 10 Güçlü Olumlama Cümlesi…

asamali-gevseme-teknigi-600x401[1]
Eğer hissettiğiniz gibi olduğunuza inanıyorsanız, hayatınız gerçekten de düşüncelerinizden ve duygularınızdan filizlenir. Olumlamalar veya olumlu cümlelerin tekrar tekrar söylenmesi ruh halinizi çok daha yüksek seviyelere çıkarabilir. Düşüncelerimizi kelimelere dökerek ve daha sonra da niyete çevirerek istediğimiz şeylerin gerçek olmasını destekleyebiliriz. Olumlamalar kendini geliştirmenin kanıtlanmış bir yöntemidir çünkü beynimizin yeni bir şekilde çalışmasını sağlarlar ve insanların hayatını değiştirebilirler. Bilimsel kanıtlar da kendinle pozitif konuşmanın beyinde değişiklikler yarattığını doğrulamaktadır. Aşağıdaki 10 güçlü olumlama hayatınızı değiştirebilir:
1- Büyük Şeyler Başarabilirim
En ilham verici olumlamalardan biri günlük olarak kendinize hayatınızda büyük şeyler başarabileceğinizi söylemektir. Tüm vizyonunuza ve hayallerinize odaklanın ve daha sonra bu vizyona duyguları ekleyin. Kendinize söyleyerek ve büyük şeyler başarabileceğinize inanarak bu durumu gerçeğe dönüştürebilirsiniz.
2- Bugün Enerji ve Neşeyle Doluyum
Neşe sizin içinizden gelir, dışarıdan değil. Ayrıca uyanır uyanmaz başlar. Dolayısıyla sabah kalktığınızda bu olumlamayı tekrarlamayı alışkanlık haline getirin.
3- Kendimi Olduğum Gibi Kabul Ediyor ve Seviyorum
Kendini sevmek, sevmenin en saf ve yüksek şeklidir. Kendinizi sevdiğinizde otomatik olarak kendinizi kabullenmeye ve kendinize saygı duymaya başlarsınız. Eğer yaptığınız şeylere özgüven duyar ve bunlardan gururlanırsanız kendinizde yeni bir ışık göreceksiniz. Böylece daha büyük ve güzel şeyler yapmak için cesaretiniz olur ve ilham alırsınız.
4- Vücudum Sağlıklı, Zihnim Parlak ve Ruhum Sakin
Sağlıklı bir vücut sağlıklı bir zihin ve ruhla başlar. Bunlardan herhangi biri olumsuz duygulardan zarar görürse, diğerleri de etkilenir. Hastalığın ve sağlığın bir numaralı kaynağı sizsiniz. Dünyadaki tüm sorunlara bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde size gelmeleri için verdiğiniz izni geri alabilirsiniz Hastalıklarınızı ve kusurlarınızı fethedebilir, her gün yenmeye devam edebilirsiniz.
5- Her Şeyi Yapabileceğime İnanıyorum
Bunu her gün kendinize söylemeniz gerekir. Çünkü hevesli kalmanız için çok önemli bir cümledir. Bunu söyleyerek her şeyi yapabilme, başarabilme yetisine sahip olursunuz
6- Şu An Olan Her Şey Benim Nihai İyiliğim İçin Oluyor
Kurbanlar, kazalar, tesadüfler yoktur. Siz ve çevrenizdekiler parçası olduğunuz şeyleri çekersiniz. Her şeyin gerçekleşmek için bir nedeni olduğuna ve mükemmel bir senkronizasyonla aktığına inanın. Gerçekleşen ve gerçekleşecek her şeyle barış içinde olun. Böylece korkularınız eriyip gider.
7- Hayatımın Mimarı Benim, Temelini Ben Attım ve İçindekileri Ben Seçtim
Her gün uyandığınızda kendinize bu cümleyi söyleyin. Her yeni gün yeni bir başlangıç sunar ve etrafınızdakiler üzerinde bir etki bırakır. Bu günü istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz çünkü hayatınızın mimarı sizsiniz. Eğer gününüze olumlu bir düşünceyle başlarsanız gününüzü mükemmele dönüştürebilirsiniz.
8- Geçmişte Bana Zarar Verenleri Affettim ve Onlardan Sakince Uzaklaştım
Bu yapılanları unuttuğunuz anlamına gelmez ancak yaptıklarıyla ve aldığınız derslerle barışık halde olabilirsiniz. Affetme gücünüz hayatınıza devam etmenizi sağlar ve herhangi bir tecrübeye tepkiniz diğerlerinin sizin hakkında ne düşündüğünden bağımsızdır. 1000 kişiyi affetseniz ve hiçbiri sizi affetmese bile, onların aynı noktaya gelene kadar sahip olamayacağını bildiğiniz bir barış ve özgürlük hissi tadarsınız. Onları affetmek ayrıca size nasıl tepki verdiklerini de anında değiştirir.
9- Zorlukları Fethetme Yeteneğim Sınırsızdır, Başarma Potansiyelim Sonsuzdur
Basitçe şöyle söylenebilir: Kendinize koyduklarınız dışında hiçbir limitiniz yoktur. Nasıl bir hayat istiyorsunuz? Sizi durduran ne? Kendinize hangi engelleri zorluyorsunuz? Bu olumlama bütün sınırları fark etmenizi sağlar.
10- Bugün Eski Alışkanlıklarımı Bırakıyorum ve Yeni, Daha Olumlu Alışkanlıklar Ediniyorum
Zor zamanların hayatın geçici dönemleri olduğunu fark edin. Eski alışkanlıklarınızı bıraktıkça bunlar da geçecektir. İçinizde bulunan yaratıcı enerjiyle her şeye uyum gösterebilen bir varlık olmanız sizi sürekli yeni ve parlak fikirlere doğru götürüyor.
Kaynak: Alternaif Terapi