BAŞ AĞRISINI 5 DAKİKADA GEÇİREN MUCİZE ÇÖZÜM..

u_bas-agrisini-5-dakikada-geciren-mucize-2-yontem1

 

1.Yöntem ;
Baş Ağrısı Bitkisel Çözüm için yapmanız gerekenler
Bir bardak taze sıkılmış limon suyuna 2 çay kaşığı Himalaya tuz koyun ve iyice karıştırın. Daha sonra normal su ile daha büyük bir kase içine çözelti olacak şekilde ekleyin. İyice karıştırın ve sonra bir kerede için. Tadı iyi değil ama bunu içtikten hemen sonra baş ağrınızın geçtiğini görecek ve bizlere teşekkür edeceksiniz.
2.Yöntem ;
Limon aromaterapi özellikleri sayesinde baş ağrısına iyi gelir. Bir parça limonu elinizde ovuşturup macun kıvamına getirin ve yüzünüze ve alnınıza sürün.
Sevdikleriniz için mutlaka paylaşın..!

Kaynak: bitkilog

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hissettiğim tüm duyguların nedeni zihnindeki yerinde duramayan, şakacı Maymunun eseri…

668808452-23f6a54126-b-dd2f-91bd-cb8d1

 

Zihin Maymuna Benzer !
Kulaklarını çekip, dilini çıkar dışarı… Şimdi kulaklarını bırak, dil içeri… Minik maymun seni !! Kaç maymun var içinde… Kaçı zıplar, kaçı daldan dala hoplar, biri diğerini dürter, diğeri şakacıdır… Hiç durmaz onlar… Kulaklarını çekip, dilini çıkar dışarı…Şimdi kulaklarını bırak, dil içeri… Minik maymunlar olduk …  Dil dışarıya çıkabilen tek kasımız. Dili dışarı çıkarmak yüzdeki mimikleri rahatlatırken, çenemizde konuşurken yüklenen enerjiyi veya çenemiz kilitlendiğinde oluşan duygusal kasılmayı dışarı salmamıza yarıyor. Aynı zamanda uyurken çenesini kilitleyip, dişlerini gıcırdatanlar için iyi bir çene egzersizi… Küçük yaşlarda dil gelişimi sorunlarında terapiler uygulanıyor. Çocuklar bu anlamda çok yararını görüyor bu egzersizin…
Kulakta insanın bağırsağı, kalbi, karaciğeri ile ilgili noktalar ve meridyenler bulunuyor. Kulağı çekmek, aynı zamanda hem bu organlara masaj uygularken, strese dayalı baş ağrılarını da geçiriyor. Ama bırakın tüm bu yararları biz sadece Maymun taklidi yapıyoruz aslında…. Birkaç dakika bu pozda kalınca gözlerimiz yaşarıyor, bu gözyaşları kendi halimize gülememekten olabilir ya da göz yaşıyla toksin atıyoruzdur, kimbilir… Çok eğleniyoruz. Dili ve kulakları bırakınca, bir enerji geliyor üstümüze…
Günlük kahve molalarımdan birindeyim. Yan masada 3 genç oturuyor. Onları duymamak elde değil. Birini çekiştiriyorlar. Normaldir diyorum, hatta gülümsüyorum. Kızlardan biri Hayatının ilk kazığını yediğini anlatıyor, hararetle… İyi tecrübe diyorum içimden… Biraz zaman geçiyor. Masalarına yeni biri katılıyor. Biraz önce hakkında konuştukları kişi bu, fakat masa da konuşulan herşey şimdi çok sevgi dolu… Komik geliyor. Nasıl birbirimizden besleniyoruz. Alıyor, veriyor, eksiltiyor, çoğaltıyor bazen başakalarının yaptıklarından yara alıyoruz… İnsanlar olarak ancak insanlarla tanımlı kılıyoruz kendimizi… Ayna gibi… Böyle öğrendiğimiz için belki de… Sevginin, mutluluğun, öfkenin karşısında hep bir insan yok mu hayatımızda? Gülümsememizin nedeni bizi mutlu eden biri…
En büyük korkumuz ise yanlız kalmak, kaybetmek sevdiklerimizi… Onay bekliyor başardıklarımız..” ne güzel, ellerine sağlık, harikasın… “ En unutamadığımız anın içinde bile bir insan gizli… Kızgın olduklarımız var bir de… Affedemediklerimiz, durup durup öfke yüklendiklerimiz… Bize kıyanlar var sonra, çelme takanlar hayatımıza… Böyle gidiyor liste… İnsanlar var hayatımızda… Beslendiğimiz, eksildiğimiz, çoğaldığımız beraber, hayatımıza giren, var olan veya çıkarttığımız… Hayat böyle geçiyor, yatay enerjilerle beslenerek… Alarak, vererek… \ Bir de dikey bir enerji var. Hep dolan, hiç eksilmeyen… Hep akan, hiç durmadan tamamlanan… Karşımda oturan biriyle sohbet içindeyiz, ben binbir duygunun içinde dönüp dururken, bir an eksildiğimi, bir an çoğaldığımı, başka bir an kızdığımı hissettiğim zaman artık içimden akan enerjiye dönüyor algım… Sonsuz kaynaktan akan o enerjiyle dolduğumu hissediyorum… Ne eksiğim, ne fazlayım… Tamamım. Tam`ım aslında… .
Hissettiğim tüm duyguların nedeni zihnimdeki yerinde duramayan, şakacı Maymunun eseri…
O aslında sadece oyun oynamak istiyor. Öfke, kızgınlık hep onun oyunda elde edemedikleri yüzünden… Şakacı bazen, bazen de vurdumduymaz oluyor… Bazen sevilmek için yapmadığını bırakmıyor. Sevilmediğinde hırçınlaşıyor. Elinden birşey alın, hemen saldırganlaşıyor… Sizi devamlı o daldan bu dala , geçmiş pişmanlıklarından, gelecek korkularına o taşıyor… . Ne zaman yatay enerjiye saplansam, algımı değiştiriyorum artık… Bizi besleyen, yaşatan, var eden , o güzel enerjinin akışını hissediyorum her nefesimde… Tam başın üstünden geçiyor o enerji… Kalbimde yuvalanıyor, tüm hücrelerimi doluyor.. Ve Maymunu özgür bırakıyorum…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bazen Tutunmak Bırakmaktan Daha Fazla Acıtır…

1451320_863090020470648_5294228064600200694_n1

 

Bazen sevgilinle, eşinle ilişkin kötüye gider. Kötüye gitmek ne demek uçuruma gider. Evde sadece kavga ve gürültü olur. O kadar yılın emeğini bir türlü sineye çekemezsin. Bir inat, bir umut devam ettirmeye çalışırsın ve cehennem de yaşamaya devam edersin…

Bazen sevmediğin bir işte çalışıyorsundur. Çok mutsuzsundur. Sağlığın kötüye gider, sosyal ilişkilerin kötüye gider, hayatın kötüye gider, yine de çekip gidemezsin…Bir inat, bir umut devam edersin  çalışmaya başkaları ne der diye…

Bazen kendi işin açmaza girer. Piyasa kötüdür, artık kar yoktur, rekabet kızışmıştır. Ya kurtarırsam diye debelenir durursun işlerin bin beter hale geldiğini göre göre… Yine de bir inat bir umut devam edersin işe  gururun izin vermez başaramadım demeye…

Bazen ekonomik olarak zor duruma düşersin. Maliyetlerle başa çıkamaz hale gelirsin. Yine de tutunursun evine arabana. Sanki onlar sana emanet edilmemişler gibi senin zannedersin. Satmakta zorlanırsın. Bir inat bir umut başka çareler aramaya devam edersin, sanki onlarsız yaşayamazsın gibi…

Bazen bir arkadaşa sıkıca tutunursun. Kendi hayatının sorunlarını sen çözemeyeceksin gibi onun çözmesini beklersin. Arkadaşınla zaman içinde aran bozulur, yine de araya gerekli mesafeye koyamazsın. Bir inat, bir umut devam edersin arkadaşlığa sanki en yakın dostun kendin değilmişsin gibi…

Bu dünya da; eş de geçici sevgili de,

İşte geçici para da,

Mal da geçici mülk te,

Unutmayın, bunlara tutunmanın bedeli, bırakmaktan daha fazladır…

Son söz: Ustaya sormuşlar – Her şeyimi kaybettim şimdi ne yapıcam…

-Çay koy her şeye yeniden başlayacaksın…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg / Her Şey Değişir Kitabımdan

 

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Aşkın Dansı

184416671

Çok keyifi, hafif, tango müzikleriyle içiçe geçmiş rahatlatıcı bir film…

Seyrederin derim,

Anette

 

Reflüsü Olan İnsanlar için Uygun Diyet

 

Gastroözofajeal reflü pek çok insanı yemek yediklerinde etkileyen bir hastalıktır. Yemek borusu, çevresinde her zaman kapalı olan ve açıldığında yemek borusunun içerisine gıdanın girmesine izin veren bir kasa sahip olması nedeniyle sıradan bir kas değildir. Bu, mide asidinin “yükselmesini”, diğer bir deyişle reflü olmasını önlemektedir. Bu makalede reflüsü olan insanlar için uygun diyetler hakkında bilgi sağlayacağız.

Reflü Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Bu durum, yukarıda anılan kasta zayıflama olduğunda görülür, çünkü asit yemek borusunun duvarlarına yapışmaya başlar. Reflüye sahip olduğunuzun belirtileri asitlik, ağızda acı veya asidik bir tat veya göğüs ağrısıdır. Bu bozukluk GERD (gastroözofageal reflü hastalığı) olarak adlandırılır. Reflünün arkasında, gıda başta olmak üzere çeşitli nedenler bulunur.

Reflüyü önlemek üzere tasarlanmış diyetlere uymak kolaydır. Hastalar bazı istisnalar dışında tüm besin gruplarından gıdalar alabilirler. Onların daha yüksek miktarda C vitamini alması gereklidir (kişinin domates, portakal veya biberleri tolere edememesi durumunda takviyeler alınabilir).

portakal-2

Yemek borusu kası birden fazla nedenden dolayı zayıflayabilir. Belirtilerden kurtulma amacıyla reflüyü tedavi etmek için aşağıdaki bazı öneriler faydalı olabilir:

  • Tütün kullanımından kaçının, çünkü nikotin kası zayıflatır ve gevşetir.
  • Sakız veya oldukça sert olan şekerleri çiğnemekten kaçının, çünkü bunlar yuttuğunuz hava miktarını arttırır ve reflüye neden olur.
  • Gece yemek yedikten hemen sonra uzanmayın. Akşam yemeğinde mümkün olduğunca ağır yemekten kaçının. Yemekten sonra yatmadan en az üç saat beklemenizi öneririz.
  • Sıkı giysilerden, yere eğilmekten veya yemek yedikten sonra egzersiz yapmaktan kaçının.
  • Daha sık, daha ufak porsiyonlar yiyin.

reflü

  • Eğer fazla kiloluysanız, biraz zayıflamaya, en azından birkaç kilo vermeye çalışın, çünkü obezite reflü olasılığını arttırır.
  • Yatağınızın başlığını 15 santim yükseltin.
  • Çok fazla patates kızartması, tam yağlı ürünler (özellikle süt), çikolata, yağlar, biber, kremalar ve fast food yememeye özen gösterin.
  • Turunçgillerin suyu, kahve, çay ve kafeinli içecekler yemek borusunu tahriş eder (bunlardan kaçınmanızı öneririz).
  • Fazla asidik veya baharatlı yemekler yemeyin.
  • Yemek yedikten bir iki saat sonra hafif egzersiz yapın.
  • Alkol tüketiminizi kontrol altında tutun. Bayanların günde iki bardağı, erkekler günde üç bardağı aşmaması önerilir.
  • Mideniz vücudunuzun sol tarafında olduğu için, bu tarafınıza doğru yatın. Sağ tarafa, yüzüstü veya yüzükoyun yatmaktan kaçının.

Reflü için Önerilen Gıda Grupları

Reflüden muzdarip kişilerin tüketmeleri ve/veya kaçınmaları önerilen besin grupları aşağıdaki şekildedir:

  • Süt ürünleri: laktoz içermeyen süt, hafif yoğurt ve az yağlı sütü önermekteyiz. Kaçınılması gerekenler çikolatalı süt veya tam yağlı süttür.
  • Sebzeler: domates dışındakiler tüketilebilir.

sebzeler-3

  • Meyveler: elma, kavun, çilek, muz, şeftali ve armut yemenizi öneririz. Turunçgillerden (üzüm, ananas, portakal, greyfurt ve limon) uzak durunuz.
  • Ekmek ve tahıllar: az yağlı sütle yapılan tüm ekmeler önerilir. Tam yağlı sütle yapılan ekmekten uzak durulmalıdır.
  • Et: az yağ içeren etler, balık, hindi ve tavuk önerilir. Jambon, tavuk derisi, soğuk veya yağlı etlerden kaçınınız.
  • Yağ ve sıvı yağlar: bu karakteristiğe sahip gıdalar, özellikle de hayvan yağı içerenler önerilir.
  • Tatlılar ve şekerlemeler: üç gramın altında yağ içerenler önerilir. Çikolatadan ve yüksek miktarda katı ve sıvı yağ içeren tatlılardan uzak durmalısınız.
  • İçecekler: kafein içermeyen herhangi bir türdeki içecek, çay (nane çayı hariç), meyve suları (turunçgillerin suyu hariç) ve su önerilir. Alkol, kahve, nane çayı ve mineral içecekler önerilmez.
  • Çorbalar: önerilenler sadece az yağ içerenlerdir. Tavuk çorbası, kremalı çorba ve süt içeren çorbalardan uzak durmalısınız.

çorba

Reflüyü Tedavi Etmek için Doğal Takviyeler

Aşağıdaki liste reflüyü tedavi etmek için en iyi doğal takviyeleri listelemekte:

  • Elma sirkesi: bir fincana iki yemek kaşığı veya 10 ml ekleyin. İyice karıştırın ve bunu günde üç defa için.
  • Havuç veya lahana suyu: günde bir fincan içmeniz önerilir.
  • Sindirime iyi gelen bitkiler: bunlar çeşni veya baharat olarak kullanabileceğiniz biberiye, defne, ateş çiçeği, kekiktir.
  • Papaya: bu meyveyi her gün, özellikle sabahları yiyin. Proteinleri sindirmenize yardımcı olacaktır.

papaya

  • Kabartma tozu: bir bardak suda bir çorba kaşığı (veya 5 ml) kabartma tozu çözündürerek belirtileri hafifletebilirsiniz.
  • Zencefil: birkaç dilim zencefil kesin ve bunu birkaç dakika bolca suda kaynatın. Bunu çay içer gibi için ve tatlandırmak için bal ekleyin.

bal-5

  • Badem: çiğ olmaları gerekir. Badem mide pH’ını dengelemeye yardımcı olur ve ayrıca süt içememeniz durumunda vücudunuza kalsiyum sağlar.
  • Aloe vera: suyla günde 60 ml aloe vera içiniz.
  • Ilık limon suyu: bunu kahvaltıdan 15 dakika önce aç karna içerek sindirim sisteminizdeki asit seviyelerini dengeleyebilirsiniz.
  • Papatya çayı: bu reflünün belirtilerini kontrol etmenize yardımcı olacaktır. Papatya yerine çemen otu da kullanabilirsiniz.

Günlük diyetiniz kırmızı elma, zencefil kökü, fesleğen yaprakları, bitkisel çay, rezene tohumu, sarı hardal ve turşu da içerebilir.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşam Kalitenizi Yükseltmek İçin Hayatınızın Geri Kalanında Yapabileceğiniz 22 Şey –

 

1. Hareket edin.

Hareket edin.

 

Mutlaka egzersiz yapın. Sporu hayatınıza dahil etmek size birçok yönden fayda sağlar. Geceleri rahat uyursunuz ve gün içinde daha zinde hissedersiniz. Mümkünse sabahları egzersiz yapmaya çalışın. Sabah egzersizleri kan dolaşımınızı hızlandırarak daha kolay ayılmanızı sağlar. Stresten kurtulursunuz ve işinize daha kolay odaklanabilirsiniz.

2. Bugünün işini yarına bırakmayın.

Bugünün işini yarına bırakmayın.

”Yarın” henüz varolmamış hayali bir kavramdır. İnsanlar çoğu zaman ”Yarın hallederim şimdi vaktim yok.” cümlesini kurar. Fakat bunun asıl sebebi üşengeçliktir. Ayrıca bugün yapmanız gereken bir şeyi ertelemek yarının yükünün artması demektir. Ertelememek düzenli yaşamın ve başarının sırlarından yalnızca biridir.

3. Mazeret üretmeyin.

Mazeret üretmeyin.

Yapın gitsin. Kendinizi daha iyi mi hissedeceksiniz? Sadece iyi vakit geçirmek mi istiyorsunuz yoksa yeni bir deneyim yaşamak mı? Peki neyi bekliyorsunuz? Zaman geçip gidiyor ve hayat bahaneler üretecek kadar uzun değil. Eğer hala mazeretleriniz varsa yeterince istekli ya da olgun değilsiniz demektir.

4. Kitap okuyun.

Kitap okuyun.

Kitap okumayı ihmal etmeyin. Okumak kelime haznenizi ve hayal gücünüzü genişletir, yaratıcılığınızı arttırır.

5. Para biriktirin.

Para biriktirin.

Para harcayarak kendinizi mutlu etmeye çalışmayın ve gereksiz harcama yapmaktan kaçının. 5-10 yıl içinde bunu yaptığınız için kendinize müteşekkir olacağınız kesin. Yarın ne olacağı belli olmaz.

6. Kin tutmayın.

Kin tutmayın.

İçinizde kin ve nefret barındırmayın. Bu duygular sizi boş yere yorar ve kendinizi sürekli kötü hissedersiniz. Zamana bırakmayı öğrenin. Sizde kötü duygular uyandıran insanları hayatınızda bulundurmayın. Bu kadar basit.

7. Gülümseyin, hatta kahkaha atın.

Gülümseyin, hatta kahkaha atın.

Gülümsemeyi ve kahkaha atmayı ihmal etmeyin. Kötü bir gün mü geçiriyorsunuz? İlk iş gülümseyin. Hatta biraz daha zorlayın ve ağzınız kulaklarınıza varsın. Sadece mutlu olduğunuzda gülümsemek zorunda değilsiniz. Çünkü gülümsemek ya da kahkaha atmak da sizi mutlu eder. En kötü ihtimalle komik video seansı düzenleyin; mutlaka yardımı dokunacaktır.

8. Kendinize vakit ayırın.

Kendinize vakit ayırın.

Hayatınızı daha iyi bir hale getirmenin ilk koşullarından biri de kendinize vakit ayırmaktır. Bunun için kendinizi dinlemeli ve dinlendirmelisiniz.

9. Mutlu olmayı öğrenin.

Mutlu olmayı öğrenin.

Hayatınızda yalnızca olumsuzluklara odaklanmayın. Herkes zor dönemlerden geçebilir ama önemli olan onlardan sonra daha güçlü ve deneyimli olabilmektir. Eğer üzgün ya da mutsuz hissediyorsanız birkaç dakikalığına durup düşünün. Hayatınızdaki her şey kötüye gidiyor olamaz; iyi şeyleri görmezden gelmeyin. Mutlu olmanın yollarından en önemlisi de bir şeyleri olduğu gibi kabul edip ve ona göre hareket etmektir. Yaşamınızın görmezden geldiğiniz iyi yanlarının değerini sonradan anlamayın.

10. Yardımsever olun.

Yardımsever olun.

Yardımseverlik yalnızca paranızı ya da vaktinizi paylaşmak değildir. Bu özelliği kişiliğinizin bir parçası haline getirin. Yalnızca ”Kim olsa aynı şeyi yapardı.” diyebileceğiniz durumlarda değil, her zaman yardımsever olmak için çaba gösterin. Trafik ışıklarında beklerken yanınızda yaşlı biri yoksa yardım edebileceğiniz kişi daha uzakta olabilir. Yalnızca size gülümseyenlere değil üzgün görünen insanlara da gülümseyebilir ve hatta dertlerini sorabilirsiniz. Bahşiş bırakmak için garsondan güler yüz beklemeyin belki de kötü bir gün geçiriyordur.İyi niyetinizin kaybolmasına izin vermeyin.

11. Bencil olun.

Bencil olun.

Her zaman olmasa da bazen bencillik yapın. Ruhsal ve fiziksel sağlığınıza önem verin. Bir kez de kendinizi başkalarının yerine değil de kendi yerinize koyun. Saçma gelebilir ama kendinizi tamamlamadan diğer insanlara bir faydanız dokunmaz.

12. Cep telefonunuz cebinizde kalsın.

Cep telefonunuz cebinizde kalsın.

Arkadaşlarınız ya da ailenizle vakit geçirirken cep telefonunuzdan kurtulun. Onlarla geçirdiğiniz zamanın tadına varın. Teknolojiyi nasılsa kullanırsınız ama sevdikleriniz her zaman sizinle olmayacak.

13. Çekingen olmayın.

Çekingen olmayın.

Konuşmaktan utanmayın. Tanımadığınız insanlarla iletişim kurmaktan korkmayın. En kötü ne olabilir ki? Size kulak asmasalar ya da kaba davransalar ne farkeder? Onlarla tekrar konuşmak zorunda değilsiniz. Fakat yaşadığınız deneyimler; insanlarla kolaylıkla bağ kurmanızı ve onları daha kolay tanımanızı sağlayacaktır.

14. Dinlemeyi öğrenin.

Dinlemeyi öğrenin.

Karşınızdaki insanların sözlerine kulak verin. Karşılığında ne söyleyeceğinizi düşünmek yerine karşınızdakinin ne söylediğini dinleyin ve anlamaya çalışın. Daha sonra ne söyleyeceğinize karar vermek daha kolay olacaktır.

15. Kendiniz olun.

Kendiniz olun.

Kendiniz olmaktan korkmayın. Başkaları ne düşünür diyerek yaşadığınız hayat asla sizin olmamış bir hayattır. Sizi olduğunuz gibi kabul edemeyen insanlar hayatınızdan çıkıp gitmekte özgür. Aslında oldukça basit. Tabii eğer herkesten aynı eleştirileri alıyorsanız durup düşünmenin vakti gelmiş olabilir. Kendinizi sorgulamaktan da kaçmayın.

16. Seyahat edin.

Seyahat edin.

Seyahat etmek ve farklı yerler görmek kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir. Otobüs, uçak, tren ya da belki bir bisiklet ile… Yeni insanlarla ve kültürlerle tanışmak size unutulmaz deneyimler yaşatabilir. Hatırlamaktan zevk alacağınız anılarınız ve daha geniş bir bakış açınız olur.

17. Yeniliklere açık olun.

Yeniliklere açık olun.

Her şeyi bilmeniz ya da anlamanız pek mümkün değil. Bunun farkında olmanız açık görüşlü olmanız için yeter de artar.

18. Sevmeyi öğrenin.

Sevmeyi öğrenin.

İnsanlarla aranıza sınırlar koymaktan vazgeçin ve karşılıksız sevin. Kırılsanız da geçeceğini ve daha güçlü olacağınızı unutmayın.

19. Merak edin.

Merak edin.

Heyecanınızı yitirmeyin ve ”Neden?” diye sorun. Bu çok güçlü bir sorudur ve size birçok kapıyı açar. Bir dahaki sefere size söylenenlerin üzerine nedenini sorun ve öğrenin. Değişimi farkedin.

20. Hayallerinizin peşinden gidin.

Hayallerinizin peşinden gidin.

 

Sevdiğiniz şeyleri yapmayı unutmayın ve yaptıklarınızdan zevk alın. Tutkularınızın ve hayallerinizin size yol göstermesine izin verin. Daha iyisini ya da fazlasını yapabileceğinizi biliyorsanız durmayın. Sahip olduklarınızın kıymetini bilin ama kanaatkar olmayın.

21. Kendinizi sevin.

Kendinizi sevin.

Her şeyden önce kendinizi sevin ve kendinize saygı duyun. Sonrasında aynı şeyleri karşınızdakilerden bekleyebilirsiniz.

22. Çocuk olun.

Çocuk olun.

Kendinizi sevmek, hayallerinizin peşinden gitmek, yeniliklere açık olmak ya da merak etmek… Yukarıda bahsettiğimiz her şey aslında bir çocuk gibi olmanın incelikleri. Aynı zamanda vaktinizi yalnızca dış dünyayı yargılamakla harcamadığınız kaliteli bir yaşamın…

BONUS

BONUS

“Eğer bugün hayatının son günü olsaydı, bugün normalde yapacağın şeyleri yapmak ister miydim?” Uzun süre art arda, “Hayır,” yanıtını verdiğimde, bir şeyleri değiştirmem gerektiğini anladım. İnsanın kısa süre içinde öleceğini bilmesi, yaşantısına damga vuracak kararlar vermesi açısından büyük önem taşır. Çünkü her şey, tüm dış beklentiler, gururlar, küçük düşme ya da başarısızlık korkuları – tüm bunlar ölüm karşısında değerlerini yitirir, yalnızca ölümdür önemli olan.” 

Steve Jobs

kaynak: listeliste

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir roman yazdım. Üç ay geceli gündüzlü bu romana çalıştım.

14610858_162672104194736_1660790799040398555_n1

 

Bir roman yazdım. Üç ay geceli gündüzlü bu romana çalıştım. Dünyada herkes birbirini kandırır, yazar kısmı da kendi kendini kandırır.
Başkalarına söylemeye utansam bile kendi kendime söyleyebilirim: Roman çok güzel oldu. Gazetelerden birine götürdüm.
“Biz telif roman neşretmiyoruz” dediler.
“Bir kere okuyun!”
“Ne gereği var, halk telif roman sevmiyor.”
Bir kitapçıya götürdüm. Daha “Bir romanım var” der demez, “Biz yalnız tercüme romanlar basıyoruz” dedi.
Başka birine götürdüm. O da, “Tercüme varsa getirin, telif roman satılmıyor” dedi.
Nereye gittimse, hepsi birbirinin ağzına tükürmüş. Üç ay, ha babam ha, çalışıp büyük ümitlerle yazdığım roman, kimse görmeden cami kapısına bırakılacak günah çocuğu gibi elimde kaldı. O zaman aklıma geldi. Bizim arkadaşlar, kimi Fransızcadan, kimi Almancadan, kimi İngilizceden, İtalyancadan hikayeler aparıp Johnson’u Ahmet, Martha’yı Fatma yapıyorlar; sonra kendileri yazmış gibi hikayenin altına imzalarını çakıp dergilere veriyorlar. Ben niye sanki tersini yapmayayım?
Oturdum, romanda ne kadar Türk adı varsa değiştirdim. Amerikan ismi koydum. Elime bir yerden de New York’un planını geçirdim. Romandaki yer adları da Amerikanca oldu. Şimdi sıra geldi, romanın yazarına; Mark Obrien diye bir de ortaya Amerikan yazarı çıkardım.
“Yalnız çeviri roman yayımlıyoruz” diye beni tersyüz eden gazeteye romanı götürdüm. “Size Mark Obrien’den çevirdiğim bir roman getirdim” dedim.
“Çok güzel. Kim bu Mark Obrien?”
“Aaa! Bilmiyor musunuz? Ünlü Mark Obrien yahu! Kitapları bütün dünya dillerine çevrildi.”
Romanı okuma gereği bile görmediler; trink paraları sayıp aldılar. Yalnız bana, “Yazar ve eseri hakkında bir şeyler yaz” dediler.
Sarıldım kaleme:
“Mark Obrien’in son şaheseri: ‘Struggle for Life’
Amerika’yı yerinden oynatan bu eser bir ayda 4 milyon sattı. Bütün dünya dillerine çevrilen bu kıymetli roman, nihayet ‘Hayat Kavgası’ adıyla dilimize de çevrilmiştir.”
Mark Obrien efendiye bir de hal tercümesi şişirdim, sormayın. 18 çocuklu ailenin en küçük çocuğu. Babası Philadelphia’da bir çiftçi. Oğlunu papaz yapmak istiyor. Küçük Mark, daha 14 yaşında ilahiyat profesörünün kaba etine iğne batırıp mektepten kovulmak zekasını gösteriyor. Tıpkı birçok ünlü Amerikan yazarının hayatı gibi. Balıkçılık yapıyor. Hep bildiğiniz hikaye. Derken 40 yaşında ilk hikayesini “Let Us Kiss” dergisine gönderiyor. Dili, üslubu o kadar bozuk, anlamsız, saçma ki..
Anlayacağınız, uzun bir hal tercümesi. Bizim roman bir tutunsun. Kitapçılar, “Aman şu Mark Obrien’den bir çeviri de bize yap!” diye peşime düştüler.
Mark Obrien’den tam 18 roman çevirdim. Daha da ömrüm oldukça çevireceğim. İş bununla kalmadı. Hani ünlü polis hafiyesi Jack Lammer var ya. Kitabı herkesin elinde dolaşıyor. Ondan da 6 kitap çevirdim. Son günlerde işi ilerletmiştim. Hintçeden, Çinceden bile çeviriyordum.
Bu gidişle bir zaman gelecek, Amerikan edebiyat tarihini yazacak olanlar, Türkçe romanları okumaya mecbur olacaklar. Benim de artık son umudum, Mark Obrien adıyla, Amerikan edebiyatında yer almak.
Aziz Nesin, Çeviri roman

Çok Mutluyum, İçimde Kelebekler Uçuşuyor…

img_5433

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Abi Lütfen, Meslektaşız…

14708117_10154291232409678_326804377840752998_n2

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sinüzit ve Migren… Sirkeli suyla en fazla 15 günde bitiyor…

vinagre-maca3-1500-x-10501

Sinüzit ve migren… Sirkeli suyla en fazla 15 günde bitiyor. Grip zaten gelemiyor.

Burnunuza sabah akşam yarı yarıya sulandırılmış sirke çekin.

Orta kulak iltihabı, sinüzit, migren, guatr, uyku apnesi, horlama, geniz akıntısı, astım, bademcik, grip vb hastalıklar…

Ayrıca gizli sinüs akıntısının sebep olduğu romatizma, eklem iltihapları, kalp kapakçığı, tansiyon, tiroid ve lenf nodları, alzaymer, kanser ve okb, panik atak, şizofren gibi hastalıklar durur ve gerilemeye başlar.

Akıllı enerji virüsleri, enerji mikroplarını yok eden tek ilaç şirketidir.

İlaçlar bizi bitirmeden biz onları bitirelim…

kaynak: karbonat

 

 

 

14641923_1290697894327248_5527819032972677608_n1

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 19 Comments »

9 Doğal Kas Gevşetici

 

Günümüzde hayat yükümlülükler, stres ve hareketsiz işlerle doludur. Bu da sonsuz sağlık sorununa neden olur. İş kaslara gelince, en çok gerilenler, uzun saatler bilgisayar başında oturmanın sonucu boyun, omuz ve omur kaslarıdır. Tıbbi tedaviye ihtiyaç duymak zorunda kalmamanız için doğal kas gevşetici görevi gören bitkilerin faydalarından yararlanabilirsiniz.

Aşırı Ağrı

Günümüzün şehir hayatında pek çok kişi aşırı ağrıyla karşılaşır. Bir ofiste 9 saat veya daha fazla bir süre geçirmenin doğuracağı sorunlar uzun bir liste oluşturur. Bir de bunun üstüne güneşten uzak olmanız, üstünüzde bir sürü yükümlülüğün olması, doğru bir diyet sürdürememeniz ve kötü bir pozisyonda oturmanız gibi durumları eklediğimizde durum daha da ciddileşir. Stres ayrıca kas spazmlarına ve ağrılarına neden olur, sizin iyi bir uyku çekmenize de engel olur.

Başınızı neredeyse hareket ettirememenize neden olan boyun veya sırt ağrısı günümüzde sıkça rastlanan bir durum haline gelmiştir. Sırtınızda, kalçanızda, genel olarak vücudunuzun tamamında derin bir ağrı hissediyor olabilirsiniz. Bu ağrıları gidermek için masaj yaptırabilirsiniz, sıcak kompres uygulayabilirsiniz veya daha rahat bir koltukta oturabilirsiniz. Ancak bunlar kalıcı çözümler değildir ve ağrılar aslında tedavi edilmediği için bir süre sonra tekrar eski hallerine dönerler. Bu nedenle, kas ağrılarını geride bırakmak için doğal bitkiler ve kas gevşeticilerden faydalanabilirsiniz.

boyun

Bunlar genel olarak, hem kaslarınızın durumunda bir iyileşme sağlamak için, hem de beyninize, midenize ve tüm organlarınıza bir rahatlık sağlamak için bir infüzyon olarak tüketilir. Bunun sayesinde daha iyi dinlenirsiniz, ağrıları geride bırakırsınız ve günlük hayatınızda daha verimli olursunuz.

Neyse ki sizi rahatsız eden kas ağrılarını iyileştirmek için kullanılabilen uzun bir doğal tedavi listesi var. Daha da iyisi, bunların neredeyse hiç yan etkisi yok. Bu da onları ilaçlara göre çok daha sağlıklı kılar, ancak elbette, etkilerini göstermeleri ilaçlara göre biraz daha fazla vakit alabilir. Eğer kalite peşindeyseniz ve ağrılarınızı geride bırakmak istiyorsanız, o zaman bu şifalı bitkileri günlük hayatınızın bir parçası yapın.

Unutmayın ki aynı zamanda sağlıklı ve dengeli bir diyete sahip olmak da büyük önem taşır. Bu, kaslarınızı daha az kasılı olmasını sağlar. Günde 1.500 mg kalsiyum, 1.500 mg magnezyum, 99 mg potasyum ve 3.000 mg C vitamini almanız önerilir.

banyo

En İyi Doğal Kas Gevşeticileri

  • Biberiye: Bu, yemeklere tat ve aroma kazandırmak için mutfaklarda sıkça kullanılan bir baharattır. Bunun aynı zamanda başta bir gevşetici olarak sağlık açısından pek çok faydası vardır. Adet kramplarını veya kas spazmlarını rahatlatmak için bir miktar biberiyeyi suda seyrelterek banyo yapabilirsiniz. Ayrıca eklemlerinize biberiye yağı masajı da uygulayabilirsiniz. Ağrılı veya iltihaplı bölgelere yapılan sıcak kompresler de artritin belirtilerini hafifletir.
  • Kediotu: Bu, boyundaki gerilmeleri rahatlatmak için yüzyıllardır kullanılan bir ottur. Bunun aynı zamanda anksiyete ve uyku sorunlarını kontrol altına almak için sakinleştirici bir etkisi vardır. İsterseniz bir kediotu infüzyonu veya çayı içebilirsiniz. Ancak, bu bitkinin herkes açısından hoş olmayan güçlü bir kokusu olması nedeniyle bunun yerine sağlık ürünleri dükkanlarından edinebileceğiniz doğal hapları da kullanabilirsiniz.

kediotu

  • Papatya: Bu “inanılmaz rahatlatıcı” olarak bilinir. En iyi bilinenlerden ve en sık tavsiye edilen bitkilerden biridir. Kas ağrılarını tedavi etmek için kullanılır, ama aynı zamanda adet krampları, tansiyon, baş ağrısı, anksiyete, stres, gerginlik gibi pek çok durum için de iyi gelir. Gergin kaslarınızı gevşetir ve aynı zamanda krampları da gidermek için iltihap giderici özelliğe de sahiptir.
  • Kedi nanesi: Bu bitki Avrupa’ya has bit bitkidir ve nane ailesindendir. Bu doğal bir rahatlatıcı olarak kullanılır ve aynı zamanda gevşetici özelliği de vardır. Bu, diğer özelliklerinin yanında eklemlerde şişmeleri dindirmeye, gerginlik nedeniyle oluşan baş ağrılarını iyileştirmeye ve yumuşak doku yaralanmalarını iyileştirmeye yarar.
  • Arnavut biberi: Evde genellikle yemek tariflerinde kullanılır, ancak aynı zamanda kas kramplarının neden olduğu ağrıları etkili ve hızlı bir şekilde rahatlatmak ve tedavi etmek için de kullanılabileceği görülmüştür.

arnavut-biberi

  • Turp: Bunun özellikle baharatlı biçimi eski zamanlardan beri kas gerilmesini ve elbette bunun yanında krampları ve ağrıları tedavi etmek için kullanılmıştır. Uçucu turp yağı hazırlamanız veya bunu satın almanız ve ardından bunu sıcak suya katıp banyo yapmanız veya onunla masaj yapmanız gerekir.
  • Yabani kekik: Bu, kekiğe benzer bir bitkidir ve uçucu yağları sayesinde kasları doğal bir şekilde gevşetme yeteneği vardır. Günde istediğiniz kadar tüketebilirsiniz.
  • Passiflora: Ayrıca çarkıfelek olarak bilinen bu güzel bitki, özelliklerini öğrendiğinizde gözünüze daha da güzel görünecektir. Bitkinin yaprakları fitosteroller ve flavonoidler içerir. Bunların her ikisi de antioksidan etkiye sahiptir. Bu bitki ayrıca alkaloitler, uçucu yağlar ve gevşetici ve ağrı kesici etki için diğer maddeler içerir. Bu uykusuzluk, kas kasılmaları, stres, anksiyete, sinirlilik ve benzeri durumları için kullanılır. Bunu bir infüzyon olarak içebilirsiniz.
  • Lavanta: Mavimsi mor renge sahip bu gerçekten güzel çiçek, farklı hastalıklara iyi gelen pek çok özelliğe sahiptir. Örneğin, lavanta yağı en etkili doğal kas gevşeticilerden biri olarak bilinir. Ağrının olduğu bölgeye bu yağla dairesel hareketlerle masaj yaparak kan akışını arttırmalısınız. Ardından sıcak bir duş alın ve hem zihninizi, hem de vücudunuzu dinlendirin. Bu, kaslarınıza dinlenme ve iyileşme fırsatını sunacaktır.
  • – Sağlığa bir adım
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bağışıklığımızı güçlendirecek 10 tavsiye;

1367221

 

Sağlam Durmanın İşte 10 Yolu
Dr. Ayça Kaya’dan bağışıklığımızı güçlendirecek 10 tavsiye;
1) Bağışıklık sistemimizin en önemli bölümü bağırsaklarımızda yer alır. Bağırsaklarımızda yaklaşık 100 trilyonu aşkın bakteri bulunur. İyi bakteri sayısı ne kadar fazla olursa bağışıklık sistemimiz de o kadar güçlü olur. Bağırsağımızda iyi bakteri sayısının arttırmanın en iyi yolu da doğal probiyotikler içeren yiyecekleri (ev yapımı turşu, şalgam suyu, yoğurt, kefir, peynir..) sofrada daha çok bulundurmaktan geçiyor.
2) Bağısaklarımızda ki iyi bakterileri korumanın en iyi yollarından biri de gereksiz antibiyotik kullanmamak. Her enfeksiyondan sonra bilinçsizce kullanılan antibiyotikler hem bağırsaktaki iyi bakterileri de yok ediyor hem de diğer bakterilere karşı direnç oluşmasına neden olarak daha sonraki enfeksiyonlarda daha zor iyileşmeyi de beraberinde getiriyor.
3) Stres, kötü beslenme ve kabızlık da bağırsak florasını negatif etkiliyor ve kötü bakterilerin çoğalmasına neden olarak bağışıklık sistemimizi zayıflatıyor.
4) Bağışıklık dediğimizde hepimizin aklına C vitamini geliyor. C vitaminin den zengin beslenmek de gerçekten önemli. Kivi, turunçgiller, yeşil yapraklı sebzeleri de her gün yemeye özen göstermek gerekiyor.
5) A vitamini ve D Vitaminin de bağışıklık üzerine çok etkisi var. Her gün saat 11-15 arasında yarım saat kadar kolları ve bacakları güneşlendirmek eskilerin deyimi ile ‘güneş banyosu yapmak’ bununla birlikte havuç, ıspanak, kara lahana, yumurta ve balık çeşitlerine de sofralarda yer açmak gerekiyor.
6) Demir eksikliği de bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden oluyor. Özellikle 14-45 yaş arası bayanlarda ve büyüme gelişme çağındaki çocuklarda çok sık görülüyor. Vücut demir depoları azalınca hücrelere yeteri kadar kan gidemiyor. Hücre oksijenlenmesi azalıyor. Bu durumda salgın hastalıklara yakalanma riski artıyor. O nedenle demirden yana zengin yiyecekler olan kırmızı et, yumurta, karaciğer, kurubaklagiller, pekmezi de günlük beslenmede tüketmek gerekiyor.
7) Bir çok bilimsel araştırmada Beta-glukan içeren yulaf kepeğinin de bağışıklık sistemini güçlendirdiği gösterildi. Çorbalarınıza veya yoğurdunuza ekleyeceğiniz günlük ortalama 2-3 yemek kaşığı yulaf kepeğinin hem bağırsak çalışmasında hem daha tok hissetmekte hem de bağışıklık sistemini güçlendirmekte faydasını görürsünüz.
8) Omega-3 oranı yüksek besinler olan balık, ceviz, semiz otu gibi yiyeceklerde hücre kanlanmasını arttırarak bununla birlikte damar kireçlenmesini önleyerek vücuda çok fayda sağlıyor. Koruyucu kalkan oluşturuyor.
9) Iyi bir dolaşım beraberinde iyi bir boşaltım ve iyi bir metabolizma için yaz-kış demiyoruz günde 10 bardak su içmeyi tavsiye ediyoruz. Özellikle kış aylarında susama hissi azaldığı için günlük su tüketimi yetersiz kalıyor. Bu durumda vücudun günlük metabolizması sırasında oluşan atık maddeler vücuttan gerektiği hızda atılamadığı için toksin birikimine zemin hazırlıyor ve hastalıklara yakalanma riski artıyor.
10) En önemli bağışıklık sistemi koruyucusu HAREKETTİR. ‘İşleyen demir pas tutmaz ‘ atasözümüzde olduğu gibi ne kadar çok hareket edersek vücudumuza o kadar büyük iyilik etmiş oluruz. Kan dolaşımını ve metabolizma hızını arttırarak bağışıklık sistemimizi kuvvetlendiririz. Son günlerde yayımlanan bir araştırmada da günlük ortalama 10 bin adım atan insanların ortalama 7 yıl kadar daha uzun süre yaşayacağı öngörülüyor. (milliyet)
Kaynak : Sarızeybek Haber

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Asitli Yiyecekleri Hayatınızdan Çıkarın…

alkali1

 

ASİTLİ YİYECEKLER :
Asitli yiyecek ve içecekler çok fazla tüketilmemelidir.Yaptığımız diyetler içinde %20 oranında tüketilmesi bizim için en sağlıklı olanıdır.Şimdi asitli yiyecekler listesinden öğrendiğim küçük notları sizlerle paylaşalım….
ASİTLİ YİYECEKLER LİSTESİ:
Hafif Asidik Yiyecekler: Nohut,pirinç,kestane,tatlı su balığı,ayçiçek yağı,bitki çayları,mandalina,olgun üzüm,portakal,papaya,incir,kivi….
ORTA DÜZEYDE ASİDİK YİYECEKLER:
Kepek ekmeği,Çavdar ekmeği,yulaf,balık,ayva,nar,ceviz,kaju,Antep fıstığı…
YÜKSEK ASİDİK YİYECEKLER:
Türk kahvesi,siyah çay,kakao,bal,tavuk eti,hindi eti,bisküvi,çikolata,sucuk,kabuklu deniz hayvanları,sirke,maya….
Sıra geldi diyet yaparken tüketmememiz gereken asitli yiyeceklere.
Bu yiyecekleri ve asitli yiyecekleri diyet yaparken
ASLA KULLANMAYALIM:
Alkol,sosis,salam,cips,ketçap,meyveli yoğurt,gazlı içeceklerin hepsi,margarin ve listede bulunan diğer içecekler ve yiyecekler tüketilmemelidir.
DİYET İÇERİSİNDE MAKSİMUM % 20 TÜKETİLMESİ GEREKEN YİYECEKLER:
NÖTR /HAFİF ASİDİK:
Nohut,Barbunya,Darı,Soya fasülyesi,Pirinç,Soya sütü,Tatlı su balığı,Kestane,Fındık,Ayçiçek yağı,Bitki çayları.Olgun üzüm,Mandalina,Mango,Kuş üzümü,Portakal,Kayısı,Papaya,Şeftali,İncir,Kivi.
ORTA DÜZEY ASİDİK:
Buğday,Kepek ekmeği,Çavdar ekmeği,Beyaz ekmek,Yulaf,Tereyağı,Doğal meyve suyu,Balık.Ayva,Nar,Armut,Üzüm,Elma,Kayısı,Muz,Ananas,Kuşburnu,Kuru meyveler,Kızılcık,Ceviz,Kaju,Antep fıstığı,Yer fıstığı.
YÜKSEK ASİDİK: Türk kahvesi,Diğer kahveler,Siyah çay,Kakao,Bal,Reçel,Tatlılar,Hardal,
Soya sosu,Sirke,Maya,Dana/Sığır eti,Tavuk/Hindi eti,Yumurta,Kültür balığı,Kuzu eti,Kabuklu deniz hayvanları,Istakoz,Sakatatlar,Tavşan eti,Peynir,İnek sütü,Mandra ürünleri,Yapay tatlandırıcı,Rafine şeker,Pastalar/Dondurma,Piza,Bisküvi,Çikolata,Sucuk,Maden suyu.
TÜKETİLMEMESİ GEREKEN YİYECEK İÇECEKLER:
Alkol,Sosis,Salam,Cips,Sigara,Ketçap,Mayonez,Kola&Gazoz vs.,İlaçlar,Şekerler,Rafine tuz,Jöle,Fruktoz,Mısır Şurubu,Domuz eti,Margarin,İşlenmiş gıdalar,Şekerli süt,Paket meyve suyu,Meyveli yoğurt,Sürülen çikolata.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ANTİK ÇAĞLARDAN GELEN DETOKS ÇAYI

adsiz-31

 

Detoks çayları ile ilgili birçok tarif görmüş ve denemişsinizdir. Aşağıda size tarifini vereceğimiz çay, çok eski zamanlardan günümüze kadar gelmiş ve zaman içinde faydasını defalarca tekrar etmiştir.
Hindistan’da kullanılmakta olan bu çay, çok güçlü anti-inflamatuar özelliklere sahip olup, karaciğeri onarır, kas ağrılarını azaltabilir, hatta kolon kanserini önlemeye yardımcı olur. Ayrıca bu çay Alzheimer gelişimini yavaşlatmak için önerilmektedir. Mide sorunları  ve  bulantısı, kusma, bağırsak solucanları  üzerinde kuvvetli iyileştirici etkiye sahiptir. Mide ağrısı ve hazımsızlık şikayetiniz varsa mideniz size minnettar kalacaktır.
Antik Çağlardan Gelen Detoks Çayı Tarif
1/2 çay kaşığı taze rendelenmiş zencefil
1/2 çay kaşığı karanfil
1/2 çay kaşığı tarçın
1/6 çay kaşığı zerdeçal
1 bardak su
1/2 su bardağı organik süt
Bir tutam kakule ve tatlandırmak için organik bal
Tüm baharatları 1 bardak kaynar su içinde karıştırın ve beş dakika dinlenmeye bırakın. Sütü ve balı ekleyerek için.
Afiyet olsun…

kaynak: mor yelpaze

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mutlu Bir Yaşam İçin Tavsiyeler…

mutlu-yasam1

 

1.Kaygılanmayı Bırak
Yaşam seni bir darbe ile dağıttı ve senin tek yaptığın şey oturup kaygılanmak. Sen benim senin tüm yüklerini almak ve onları senin için taşıdığımı unuttun mu? Yoksa sen yolunun üzeri…ndeki her küçük şey için kendi kendini yemekten hoşlanıyor musun?
2.Liste Yap
Yapılması ya da ilgilenilmesi gereken şeyler vardir. Onları liste yap. Kendi listene değil benim listeme yaz. O problem ile benim ilgilenmeme izin ver. Ben sen onu bana gönderene kadar sana yardım edemem. Benim listem uzun olmasına rağmen sonuçta ben Tanrı’yım. Ben senin ellerime bıraktığın her şey ile ilgilenebilirim. Gerçek şu ki gerçekten ben senin fark edemediğin pek çok şey ile uğraşıyorum.
3.Güven
Sırtındaki yükleri bana bıraktığında onları geri almayı denemekten vazgeç. Bana güven. Senin tüm ihtiyaçlarınla ve problemlerinle ilgileneceğime inan. Hangi problemler mi? Finansal problemler? Benim listeme ekle. Duygusal hayatındaki çalkantılar mı? Benim iyiliğim için onu listeme ekle. Sana yardım etmek istiyorum. Tek yapman gereken sadece istemek.
4.Bırak
Bir sabah kalkıp “Ben kendimi daha güçlü hissediyorum, bu sorunu burada ben hallederim “deme. Neden şimdi kendini daha güçlü hissediyorsun? Çok basit. Sen sorunlarını bana bıraktın ve ben onlarla ilgileniyorum. Ben ayrıca senin gücünü yeniledim ve seni barış ile sardım. Sen bütün bu yükleri sana geri verdiğimde başladığın yere geri döneceğini bilmiyor musun? Onları bana bırak ve unut. Sadece işimi yapmama izin ver.
6.İnan
Ben buradan, yukarıdan senin görmediğin pek çok şeyi görürüm. Benim ne yaptığımı bildiğime inan. Güven bana, benim gözlerimle görmeyi istemeyeceksin. Ben ihtiyaçlarını karşılamaya, seni korumaya ve seninle ilgilenmeye devam edeceğim. Sen sadece bana inanmak zorundasın. Benim senden çok işim olmasına rağmen sen kendine düşeni yapmakta zorlanıyorsun. Güvenmek ne kadar zor olabilir ?
7.Paylaş
Sen paylaşmayı iki yaşındayken öğrendin. Ne zaman unuttun? O kural halen geçerli. Senden daha zor durumda olanlarla paylaşmalısın. Sevincini ihtiyacı olanlarla paylaş. Gülüşünü, uzun zamandır gülmeyenlerle paylaş. Gözyaşlarını ağlamayı unutanlarla paylaş. İnancını inancı olmayanlarla paylaş.
8.Sabırlı Ol
Ben hayatı öyle bir düzenledim ki senin pek çok deneyimin olacak. Sen çocukluktan çıkıp olgunlaşacaksın, çocukların olacak, pek çok iş değiştireceksin, pek çok şey öğreneceksin, pek çok yere seyahat edip, çok fazla insanla tanışıp, pek çok şey deneyimleyeceksin. Sen benim listemdekileri yerine getirmem senin beklediğinden birazcık uzun sürdü diye nasıl sabırsız olabilirsin? Benim zamanlamama inan çünkü benim zamanlamam mükemmel. Çünkü bütün bu evreni ben yarattım. Herkes benim acele etmem gerektiğini düşünüyor.
9.Kibar Ol
Başkalarına kibar davran çünkü ben onları da seni sevdiğim gibi seviyorum. Onlar senin gibi giyinmeyebilir, senin gibi konuşmayabilir, senin gibi yaşamayabilir ama ben hepinizi sevmeye devam ediyorum. Lütfen benim için geçinmeyi dene. Ben hepinizi bir şekilde değişik yarattım. Hepiniz aynı olsaydınız bu çok sıkıcı olurdu. Lütfen benim farklılıklarınıza rağmen hepinizi sevdiğimi bil.
10.Kendini Sev
Ben seni bu kadar severken sen nasıl kendini sevmezsin? Seni ben tek bir sebepten dolayı yarattım: SEVMEK ve SEVİLMEK için .Ben sevgiyim.Sev beni.Kendini de sev.İşler ters gittiğinde kendine sinirlenmen benim kalbimi acıtır.Sen benim için çok değerlisin. Bunu sakın unutma .
Birlik Üniversitesi
Çeviri: Burçin – Oneness Türkiye

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »