![23519206_10156047919197845_1674624095706324987_n[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2017/11/23519206_10156047919197845_1674624095706324987_n1.jpg?w=780)
Koç: % 90
Boğa: % 17
İkizler: % 77
Yengeç: % 100
Aslan: % 32
Başak: % 98
Terazi: % 52
Akrep: % 77
Yay: % 27
Oğlak: % 95
Kova: % 23
Balık: % 50
![23519206_10156047919197845_1674624095706324987_n[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2017/11/23519206_10156047919197845_1674624095706324987_n1.jpg?w=780)
Koç: % 90
Boğa: % 17
İkizler: % 77
Yengeç: % 100
Aslan: % 32
Başak: % 98
Terazi: % 52
Akrep: % 77
Yay: % 27
Oğlak: % 95
Kova: % 23
Balık: % 50
![60508[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2017/11/605081.jpg?w=780)
Hayatta, insanlar üzerinde en çok etkili olan şeyi arayan bir kız, bu sorusunu karşılaştığı herkese sorar. Çeşitli cevaplar alır ama bir türlü ikna olamaz. En sonunda şehrin bilgesi bir nineye gönderilir. Bilge Nine, kızı sessizce dinler.
Kız “insanları en çok etkileyen şey nedir?” sorusunu, daha önce aldığı cevapları da anlatarak anlatır. Bilge Nine dinler ama cevap vermez. Bir el işareti ile kızın dışarı çıkmasını ister. Şaşkına dönen kız, üzgün bir şekilde dışarı çıkar. Evine döner, yine sorusunun cevabını bulmaya çalışır, yollar aşar, dağlar geçer, diyardan diyara koşar. Yok, yok, yok… Tekrar Bilge Nine’ye gider. Bilge Nine yine konuşmaz ama eline eski küçük bir sandık verir. Kapalı sandığın üzerinde, “bir yıl sonra açılmak üzere” yazılıdır. Geçmek bilmeyen bir yılın üzerine, artık vakit gelir ve sandık açılır…
…….Ve beklenen an gelmişti. Hayatının sorusunun peşine düşen kız artık sandığı açacaktı. Sandık açıldı. İçinden çıkan kağıtta Bilge Nine’nin yazısı vardı. Kağıtta şu ifadeler yazıyordu.
“HAYATTA İNSANLAR ÜZERİNDE EN ÇOK ETKİLİ OLAN ŞEY ANCAK; YÜREKTEN ÇIKIP, YÜREKLERİN EN DERİNLERİNE İŞLEYEN SÖZLERDİR.”
Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı
Yağ ile bal ede bir söz
Yunus Emre
![hayata-saril-lokantasi-4-600x400[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2017/11/hayata-saril-lokantasi-4-600x4001.jpg?w=780)
Taksim’de “Hayata Sarıl Lokantası”açılmış.Evsizlere yemek veriyor.Fırsatınız olursa uğrayıp askıya yemek bırakın.Size fazla gelenler toplumda yok sayılan bu insanlar için bir umut kaynağı belkide.
adres: kurabiye sokak 3/1 Beyoğlu/İstanbul
Hayat paylaştıkça güzeldir, bi uğrayın derim, hani deriz ya yolunuz düşerse diye bence bi zahmet yolunuz düşsün.Ben bu hafta ordayım.

Çevrenizde sosyal temizlik yapın. Mutsuzluk üreten, şikayetçi ve karamsar ruhlu insanlardan olabildiğince uzaklaşın.
Sevdiklerinize kendilerini iyi hissettirecek şeyler yapın. Onlarda size yapacaktır. Hediye alın, sürprizler hazırlayın, özel günlerde kutlama organize edin vs…
Her gün dünya için “iyi” bir şey yapın. Musluğu kısmak, pet şişeleri değerlendirmek bile bunların arasındadır. Çevreye karşı sorumluluk ve doğayla bütünleşme hissi size iyi gelecektir.
Çocuklar kendi hayatını kurdu ve evi terk etti mi? Sakın yalnızlığınızla dost olmaya kalkmayın. Kendinize bir meşgale bulun ve hemen bir derneğe, kulübe katılın.
Tüm gardırobunuzu tarzınıza ve ölçülerinize göre yeniden planlayın. Hiç bir önyargının sizi durdurmasına izin vermeyin. Canınızın istediğini kendinize yakıştığını düşündüğünüz şeyleri giyin.
İmkanınız varsa bir spor salonuna kaydolun. Ya da kendinize yürüyüş arkadaşları bulun, mutlaka haftada en az 3 kez olmak üzere yürüyün.
Evinize ve evde en keyifle vakit geçirdiğiniz şeylere vakit ayırın, tadını çıkartın. Artık herşeyi mecburiyetten değil, keyif için yapın. İçli köfteler, pastalar, mangallar için davetler planlayın. (Siz fazla yemeyin ama…)
Bir türlü vakit ayıramadığınız hobilerinize hemen başlayın. Müzik ve ya dans kursuna gidin, ahşap boyamaya yazılın vb.
Sağlıklı ve kaliteli beslenin. Ancak şimdiye kadar tükettiğiniz miktarın tam yarısını tüketin. 4 dilim ekmek yiyorsanız mutlaka 2 dilime düşürün. Yalnızsanız, yeni bir aşk için kendinizi ruhen hazırlayın.
Birlikte olduğunuz biri varsa onun sevdiğiniz özelliklerini çok sık aklınıza getirin. Hayatınızdaki yeri ve önemini hatırlayın.
Cilt ve saç bakımınıza, el ayak bakımınıza her zamanki kadar özen gösterin, ancak takıntı haline getirmeyin
Sağlık kontrollerinizi asla ihmal etmeyin.
En az bir dergiye abone olun. Kadın, moda, ev, edebiyat, aktüalite… Ne olursa olsun.
Teknolojiden kendinizi mahrum etmeyin. Tablet, akıllı telefon, dizüstü bilgisayar vb aracılığıyla dünya ile ilişkinizi canlı tutun.
Sosyal medyada ilgi gruplarına üye olun, günlük bilgi akışı sağlayın.
http://www.50densonrahayat.com/haber/50li-yaslari-mutlu-gecirme-listesi-haberi-329.html
![oksuruk-ve-bronsite--716eff73989043b6409e[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2017/11/oksuruk-ve-bronsite-716eff73989043b6409e1.jpg?w=780)
İncir tek başına baştan aşağı insan sağlığı için oldukça faydalıdır. Bunun yanı sıra kuru inciri sütün içerisinde beklettiğiniz zaman incirin faydalarını 2 kat arttırabilir ilk olarak öksürük ve bronşit rahatsızlıklarınıza doğal yollarla kolayca tedavi uygulayabilirsiniz. İşte incirli sütün mucizevi faydaları…
İncir tek başına insan sağlığı için birebir faydalıdır. Mutlaka tüketilmesi gereken faydalı bir meyve olan incir tek başına olduğu kadar sütün içerisinde tüketildiğinde de faydalarını kat kat arttırarak sağlığa birçok yönden fayda sağlıyor. İncir sütle karıştırıldığında birbirinden farklı hastalıklara fayda sağlıyor.
İNCİRLİ SÜT NASIL YAPILIR?
İncirli sütün hazırlanışı oldukça basit ve pratiktir. İlk olarak kaynayan sütün içerisine 3-4 adet incir atılır. Sonrasında süt ve incirler 5 dakika kaynamaya bırakılır. Kaynama işleminin hemen ardından incirli süt karışımı robottan geçirilir. Son olarak da robottan geçirilen incirler sütün içerisinde püre haline geldiğinde karışım hazırlanmış olur ve içme aşamasına geçilebilir. Bu pratik işlemin tamamlanmasından ve tüketilmesinden yarım saat sonra kabızlık sorunu kolayca ortadan kalkar.
BRONŞİT VE ÖKSÜRÜK İÇİN BİREBİR
İncirin göğsü yumuşatma etkisi vardır. Bu yüzden de öksürük ve bronşit gibi rahatsızlık çekenler incirli süt karışımını tükettiklerinde balgam sökücü etkisi sayesinde rahatlarlar. Öksürük ve bronşit problemi çeken kişiler 2 su bardağı çiğ sütün içine 2 adet kuru inciri doğrayarak sütü kaynattıktan sonra 20 dakikalık bekleme süresinin ardından karışımı süzerek tüketebilirler. Bu işlem günde 2 kez yapıldığında öksürük ve bronşit rahatsızlığında büyük etki gösterir.
BOĞAZ AĞRILARINI BİRKAÇ DAKİKADA GEÇİRİR
Boğaz ağrılarınızdan sadece birkaç dakika içinde kurtulmak isterseniz 1-2 adet kuru inciri 2 çay kaşığı balla sıcak suda karıştırarak içebilirsiniz. Bu karışım sonrasında boğaz ağrılarınızı sadece birkaç dakika içerisinde yok edebilirsiniz.
ALINTI
![BBETFIH[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2017/11/bbetfih1.jpg?w=780)
İncirin insan sağlığına mucizevi faydaları bulunmaktadır. Peki, kuru inciri sütün içerisinde bekletip içtiğinizde, faydalarının iki katına çıktığını biliyor muydunuz? İnciri sütün içerisinde bekletip içtiğinizde sağlığınız açısından mucizevi etkiler sağlıyor. İşte incirli sütün inanılmaz faydaları…
İncirle süt bir araya geldiğinde sağlık açısından çok faydalı hale geliyor ve bir çok hastalığa şifa olarak kullanılıyor. İşte incirli sütün bir şifa olduğu hastalıklar ve kullanma formülleri…
Kaynayan sütün içerisine 3 veya 4 tane incir atın. Daha sonra incirlerle beraber 5 dk kaynamasını sağlayın. Kaynama işlemi tamamlandıktan sonra incirli süt karışımını robottan geçirin.İncirler sütün içerisinde püre haline geldiğinde karışımı içebilirsiniz. En az yarım saatin sonunda kabızlık sorununa veda edeceksiniz.
İncir, göğsü yumuşattığı için bronşit ve öksürük gibi sağlık problemlerinde balgam söktürerek rahatlatır. Öksürük İçin: İki su bardağı çiğ sütün içine iki tane kuru inciri doğrayıp sütü kaynatın. Yirmi dakika kadar bekletip süzün ve günde 2 defa bu sütten sıcak olarak için.
1-2 adet kurutuşmuş inciri 2 çay kaşığı balla birlikte sıcak suda karıştırıp çay gibi içebilirsiniz. Birkaç kullanımdan sonra boğaz ağrınız ilaçsız bir şekilde iyileşecektir.
Herhangi bir sebebten süt tüketemiyorsanız bu durumu dert etmenize gerek yok. Kuru incir meyvesi de sütün yerine geçiyor.İncirin içerisinde yer alan kalsiyum ve fosforla kemik ve dişlerin oluşumu ile sağlıklarını garantiler.Bu nedenle süt içmeyen kişilere günde 3 adet kuru incir yemeleri tavsiye edilir.
kAYNAK: MSN
![çekim-yasası[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2017/11/c3a7ekim-yasasc4b11.jpg?w=780)
Çekim yasasını daha önce hiç duymayanlar için kısaca özetlemek gerekirse, herhangi bir isteğinizi zihninizde canladırdıktan ve o isteğin gerçekleşme halini detaylıca, derinlemesine düşündükten sonra o isteğin gerçeğe dönüşme fenomeni olarak adlandırabiliriz. Aslında işin temelinde yatan şey, evrendeki her şeyin frekanslar aracılığıyla birbiriyle iletişim halinde olduğu inancıdır. Bu temele dayanarak, kişi eğer düşünceleri aracılığıyla kendini hayalini kurduğu gerçeklik ile aynı frekansa sokabilirse, o isteğe kavuşacaktır.
Bu kavramla karşılaşan birçok kişi ilk başta bunu saçma ve hatta komik bulmakta. Ancak bugün birçok işadamı, oyuncu, sporcu, politikacı ve birçok zengin ismin çekim yasasını kullanarak bulundukları pozisyona geldikleri bilinen bir gerçek. Kısa bir Youtube aramasıyla kendi ağızlarıyla çekim yasısını kullandıklarını söyleyen birçok ünlü isimle karşılacaksınız. Yani altında yatan sebebi bilimsel olarak açıklayamasakta, çekim yasası var ve çalışıyor.
Çekim yasası ile ilgili bugüne kadar yüzlerce kitap yazıldı, onlarca kişisel gelişim uzmanı bu konu ile alakalı konuşma ve seminer düzenledi… Ancak işin aslı çekim yasası karmaşıklıktan uzak oldukça basit bir temele dayanıyor: “Birşeyi iste ve onun için çalış.” Çekim yasası ile ilgili yanlış bilinen noktalardan en kritiği budur. Bazı kişisel gelişim uzmanlarının söylediğinin aksine bir isteği düşledikten sonra, yan gelip yatamazsınız! İsteğinizi gerçek kılmak için hareket etmelisiniz. Buna kısaca akış içerisinde olmak denmekte.
Eğer sizde çekim yasasını aktif bir şekilde kullanmayı düşünüyorsanız, basit ve kısa bir biçimde hazırlanmış ancak oldukça etkili olan bu 11 maddelik listeye mutlaka göz gezdirin;
1. Yazın
Geçmişte istediğiniz ve gerçek olmuş bir şeyi yazmakla başlayın. ‘’Bunun için minnettarım’’ veya ‘’Artık bu bende var’’ gibi. Ardından şuan ki isteğinizi düşleyin ve ‘’Bana yaklaşan bu şey için mutluyum ve geldi.’’ gibi, olumlayıcı bir cümle yazın. Cümleleriniz size özgüdür. Ancak gelecek için isteğiniz dileğiniz ile geçmişte istediğiniz ve gerçek olmuş şeyi aynı kağıda yazmanızın sebebini iyi anlamalısınız. Bunun sebebi, gelecek için istenen şeyi de, gerçeklik frekansına sokmaktır. Yani dileğiniz daha gerçekleşmeden, gerçekleşmiş gibi şükretmelisiniz.
2. Spesifik Olun
İstediğiniz şeyin detaylarını tutun ve onu gerçekten zihninizde görün. Zihninizde kısa filmler oynatarak o anı gerçekten yaşayın. Bu hayal sekanslarının oldukça faydalı olduğunu unutmayın.
3. Küçük adımlarla ilerleyin
Çekim yasasını duymuş, denemiş ancak sonuç alamamış insanların en çok hata yaptığı adım burasıdır. Örneği maaşınız 5 bin TL iken, ayda 50 bin TL kazandığınız bir gerçeklik hayal ederseniz bu dileğiniz tabi ki, kısa vadede gerçekleşmeyecektir. Yine aynı örnekten ilerlemek gerekirse, maaşınızda makul bir artış olacağını hayal etmelisiniz. Bu miktarı mantık çerçevesinde belirleyin. Bu şekilde düşlemeye başladığınızda beklediğiniz değişimin gerçekleşeceğine emin olabilirsiniz.
4. Akışa ters isteklerde bulunmayın
Evrenin doğal bir akışı vardır. Olması gerekenler ve olmaması gerekenler kutsal bir dizge ile bellidir. İsteklerimizi düşlerken bu akışa ters düşmek bizi sadece hayal kırıklığına uğratır. Örneğin, çok beğendiğiniz Hollywood starı ile evleneceğinizi hayal edip evrenden bunu dilemek akışa tamamıyla ters bir istektir ve gerçekleşmeyecektir. Kendi gerçekliğiniz dahilinde bulunan ihtimaller üzerinden isteklerini ilerletirseniz, isteklerinizi gerçek kılma potansiyeliniz oldukça yüksektir.
5. Gerçekten istediğinizden emin olun
O şeyi gerçekten istediğinizden ve onun sizin için olduğundan emin olun. Diğer insanların sizin için istediklerini düşünmeyin, kalbinizin derinliklerinde o şeyi hissetmiyorsanız gerçekleşmeyecektir. Çünkü evren enerjinizle eşleşir ve enerji asla yalan söylemez.
6. İnanın
İsteğiniz inanç sisteminizle eşleşmek zorundadır. İşte bu en önemli adımdır çünkü bu çekim yasasının eşleşeceği şeydir. Bir şey istediğinizi düşünüyorsanız ancak istediğiniz şeyi kalbinizin derinliklerinde hissedemiyor, tereddüt ediyor ve gerçekleşmeyeceğini düşünüyorsanız işte bu tam da alacağınız sonuçtur. Bu şeyi ne kadar derinden istiyorsunuz? Bunun gerçekleşeceğine inanıyor musunuz? İnanç sisteminiz güçlenene kadar küçük küçük başlayın ve onu inşa etmeye devam edin.
7. Onaylayın
İsteğinizi onaylayan ve güçlendiren kendinize has pozitif ifadeler ortaya çıkarın. Her ne zaman aklınızda bir şüphe olursa veya tereddüde düşerseniz zihninizi bu pozitif ifadelerle doldurun.
8. Rahatlayın
Rahatlayın ve istediğiniz şey size doğru geliyormuş gibi davranın. İstediğiniz şeyin olması için ne kadar çok yalvarırsanız ve mutsuz olursanız o kadar çok onu bir gerçeklik olarak zihninizde canlandıramazsınız. Bir dilek uğrunda çalışmak ayrı şey, onun için yalvarmak ayrı şeydir. İstediğiniz şeyi görün, inanın ve size yaklaştığını hissedin ve üzerinizdeki negatif düşünceleri bırakın. Unutmayın, o istek zaten sizin. Tek yapmanız gereken ona doğru ilerlemek, yalvarmak değil!
9. Şükredin
Şu anda sahip olduğunuz her şey için şükredin. Çekim yasası şükrettiğiniz her şeyi size getirmeye devam edecektir. Şükür mucizeleri mıknatıs gibi çeker…
10. İstediğiniz şeyi zihninizde görün
İstediklerinizin ve rüyalarınızın gerçekleştiğini zihninizde bir film gibi canlandırın ve görün. Ve onları en ufak bir şüphe dahi duymadan ilk başta zihninizde canlandırın. Sonuçları görün ve hayal gücünüzün koşmasına izin verin.
11. İlham alın
Bir şeyler yapmak için rastgele ilhamlar almaya ve etrafınızdan rastgele iyi hisler elde etmeye başlayın. Ne zaman büyük bir dürtü, ilham veya bir düşünce alırsanız, hemen ona göre hareket edin. İstediğiniz zaman daima cevap alırsınız. Çünkü evren sizi hep destekliyor, size rehberlik ediyor ve hayatınızda istediğiniz her şeyi elde etmenizi istiyor.
Paulo Coelho’nun, Simyacı kitabındaki yaşlı kralın dediği gibi; “Bir şeyi gerçekten istediğin zaman, arzunu gerçekleştirmeni sağlamak için bütün evren işbirliği yapar.”
Kaynak: Filoji
![cocugun-gercek-annesi-hangi-kadin-filoji-testi[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2017/11/cocugun-gercek-annesi-hangi-kadin-filoji-testi12.jpg?w=780)
Sonuçlar iki kategori olarak ayrılıyor. Görselden anlaşıldığı gibi, küçük çocuk yerde oynarken iki kadın karşılıklı oturuyor.
Soru şu: Hangi kadının yerde oynayan çocuğun annesi olduğuna inanıyorsunuz? Sadece bir adet doğru cevap olsa bile, sizin seçiminiz kişiliğiniz hakkında birçok gerçeği yansıtacak.
1. Eğer soldaki kadını seçtiyseniz;
İnsanların yüzde 70’inin vermiş olduğu bu cevap maalesef yanlış. Belki sağdaki kadının gergin görüntüsünün bir anne ile bağdaşmadığını düşündünüz. Belki de soruyu görseldeki detayları fark edecek kadar dikkatli ve odaklı bir şekilde cevaplamadınız. Fakat yine de bu sizin kendi iç güdülerinizle verdiğiniz bir cevap ve doğal olarak içgüsel düzeyde bir anlam teşkil etmekte;
Siz yaratıcı bir kişiliğe sahipsiniz. Çocukluğunuzdan beri yaptığınız her şeyde en başarılı olmak istediniz.Hayal gücünüz çok geniş ve bir şeyleri kafanızda bir resim gibi hatırlamak sizin için çok kolay. Hayal gücünüz ve yaratıcılığınız sayesinde mizah konusunda başarılısınız ve bu yeteneğinizle takdir topluyorsunuz.
Sanat ve müzikle ilgili alanlarda sahip olduğunuz eşsiz zevkiniz, sosyal çevrenizin fikirlerinize verdiği değeri arttırıyor.Bunun yanında, karşınızdaki insanla empati kurabilme yeteneğiniz çok iyi durumda. Bu tavsiyelerinizi dikkate alan birçok insan olduğu anlamına geliyor.
Hırsınız sizi daha çok çalışmaya iterek, iyi yönde bir etki bırakıyor.Belki süper zekanızla öne çıkmıyorsunuz, fakat cesaretiniz ve çabanız sizin başarılı olmanıza yardımcı oluyor.
2. Eğer sağdaki kadını seçtiyseniz;
Yürüme çağına yeni yeni giren çocuklar oyuncaklarıyla ya da etraflarıyla oynarken, içgüdüsel olarak yüzleri ebevenyne dönük bir pozisyonda olmayı tercih ederler çünkü farkında olmadan aslında onlardan onay bekliyorlardır. Eğer bunu fark edip sağdaki kadını seçtiyseniz, tebrikler. Doğru cevap sağdaki kadındı.
Düşündüğünüzden daha zeki bir insansınız.
Beyninizin sol lobu son derece gelişmiş. Bu bölge mantık ve muhakemeyle ilişkilidir. Sorulan bir soruya ilk cevap veren kişi olduğunuza sakın şaşırmayın, bu sizin için çok olağan bir durum.Akla uygun tavsiyeleriniz rasyonel tarafınızı ortaya çıkarıyor. Bunun yanında hoşsohbet bir kimse olmanız öğrendiklerinizi deneyimleyebilme ortamı sağlıyor.
Ayrıca oldukça saygılı, dürüst ve sadıksınız.Üstelik şehvetli, tutkulu bir yapınız olması, romantik olma çabalarınızı boşa çıkarmıyor. Bir ortama girdiğinizde duruşunuzla parlıyorsunuz.
Yani özetlemek gerekirse; soldaki kadın, duygusal bir yapıya işaret ederken, sağdaki kadın mantıkçı bir yapıya işaret etmektedir.
Kaynak: Filoji
![23559487_10212201518287162_1909916592302033764_n[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2017/11/23559487_10212201518287162_1909916592302033764_n1.jpg?w=780)
Bağ kesme ve karma temizliği konusunu size uygulayabileceğiniz şekilde sadeleştirdim…tamamını okuduktan sonra uygulamaya geçebilirsiniz…
KARMA TEMİZLİĞİ
a)KENDİ HAYATIMIZDAKİ YILLARA KARMA TEMİZLİĞİ:Öncelikle niyet edin.
”Ben şu anda anne karnındaki günlerimi kabul ediyorum ve yaşadığım her şeyi sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.”
b)BİR BAŞKASI İLE OLAN KARMAMIZA KARMA TEMİZLİĞİ:Öncelikle niyet edin.
”Ben şu anda ………. ile olan karmamı kabul ediyorum ve onunla yaşadığım her şeyi sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.”
c)GEÇMİŞTEKİ BİR OLAYA KARMA TEMİZLİĞİ:Öncelikle niyet edin.
”Ben şu anda ……. durumumu kabul ediyorum ve yaşadığım her şeyi sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.”
NİYETLERİNİZDEN SONRA YAZDIĞINIZ KAGIDI YAKIN.GÖZ GÖRSÜN BİLİNÇ UYARILSIN BURUN KOKUSUNU ALSIN KULAK SESİNİ DUYSUN.BENLİĞİMİZİ TAMAMEN İKNA EDELİM.
Görme duyma işitme dokunma ve koklama duyularımız bilinçaltımızı etkileyecektir ve o kağıdın yanmasıyla problemlerin yok olduğu kodunu kendimize verelim.
SEVGİYLE
Enerji Kancaları Bağlar BAĞ KESMEK…
Sahiden ÖZGÜRLEŞMEK-ÖZGÜRLEŞTİRMEK…
Başka insanlarla ilişkilerimizde geçmişte yaşanmış olumsuz deneyimler yada bazen onlarla ilgili beklentilerimiz, onları kaybetme korkumuz, bağımlılığımız gibi durumlar bizimle o kişi arasında görünmez bağlar oluşturur.
Fakat bu bağlar tıpkı bir insanı sararak öldüren sarmaşıklar gibidir; kimse kendisi olamaz, gelişemez, aradaki o bağlar; sevdiğimiz insanı da bizi kısıtlayan, gelişmekten-mutlu olmaktan alıkoyan, nedenini anlayamadığımız bizi aşağıda tutan bir “hal” içine sokar: Zaman zaman şunu söyleriz: “Herşey yolunda, bir sorun yok, ama içim sıkılıyor.” yada “şunu yapmak istiyorum, içimde birşey sanki mani oluyor..” “evimi satmak istiyorum, satışa da çıkardım ama satılmıyor” Bunların hepsi gerçektir, yaşayanlar vardır, ve durugörürler etrafımızdaki bu bağları görürler; bu bağ ister evimizle, ister sevgilimizle, ister çocuğumuzla olsun… Bazen yaşam süresi dolmuş, ama bizim bağımlılığımız nedeniyle öte aleme “geçiş” yapamayan yakınlarımız vardır.. Hatta bazen kendi korkularımız, kendi yargılamalarımız, beklentilerimiz sebebiyle kendi kendimizi bile bağlarız.
Yani en sevdiklerimizi, yahut kendimizi İLERLEMEKTEN ALIKOYARIZ bilmeden…
Bu şuna benzer: Çocuk üniversite sınavında en sevdiği bölümü, ülkenin en iyi üniversitesini kazanmıştır, fakat o üniversite başka şehirde yada ülkede olduğu için anne-baba “ben seni çok seviyorum, dizimin dibinde kal, gitme…” demektedir.. Belki “o mesleğin” en parlak kişilerinden biri olabilecekken, onu çok sevdiğimiz için! onu yanımızdan ayırmadık diye, onu dünyanın en bahtsız insanı yapmak!
İşte bağımlılıklar, korkular, olumsuz deneyimler… gibi etkenlerle, biri ile aramızda bağların olması da aynı böyle bir şeydir.. Madem ki ruh olarak büyümeye geldik… büyüyelim ve sevdiklerimizin büyümesine “izin” verelim..
Evet bu çalışma “o bağları” kesmek içindir; ilişkiyi bitirmek için değil. Fakat bitmesi gereken ilişkilere de izin vermeliyiz.. gitmesi gereken’e izin vermeliyiz. Üniversiteyi birlikte okuduğumuz arkadaşımız yurtdışında master yapmak istediğinde nasıl ona “biz sonsuza dek birlikte okumalıyız, ya bende gelirim yada sen de gitme..” demek ne kadar anlamsızsa, başka bir hayat deneyimiyle büyümek isteyen birine “gitme kal..” demek o kadar anlamsızdır..
Koşulsuz sevgiye yakışmaz..
Koşullu sevgi ise, sevgi demek midir, ihtiyaç demek midir, onu kendi içimizde bulalım:)
UYGULAMA.
Derin bir nefes alıp, gözlerinizi kapatın.
Burnunuzdan nefes alıp, burnunuzdan yavaşça nefesinizi verin.
Bedeninizin birkaç dakika gevşemesine izin verin.
Şimdi karşınızda o kişi ya da durumu hayal edin.
Gözlerinin içine sevgiyle bakın.
Ve içinizden şunu söyleyin…
“Sevgili…………..seninle paylaştığımız tüm vakitlerde bilerek yada bilmeyerek
Yaptığım tüm yanlışlardan ve yansıttığım tüm olumsuz duygu ve düşüncelerden dolayı senden özür diliyorum.
Lütfen bunu kabul et ve beni sevgi ile bağışla.
Bende seni sevgi ile bağışlıyorum.
Şu andan itibaren
Seni kendimden, kendimi senden özgür bırakıyorum.
İkimizin yolu da şuandan itibaren ayrılıyor. Aramızdaki bağı, Allahın izni ile kesiyorum.
Allah’ın sevgisi , şifası ve nuru her ikimiz üzerine olsun.
Bana öğrettiğin her şey için sonsuz teşekkür ediyorum”
Ve senden şuandan itibaren ayrılıyorum.
AMİN.
Şimdi bedenleriniz arasında eterik bir kordon hayal edin.
Bu eterik kordon ile aranızda negatif enerjiler gidip-geliyor.
Bunlar sizde negatif duygular uyandırıyor.
Şimdi sağ elinize büyük altın bir makas alın.
Ve bu aranızda ki eterik kordonu, altın makas ile kesin.
Şimdi kordonun her iki tarafının da kuruyup düştüğünü imgeleyin.
Ve yeniden o kişinin gözlerinin içine bakın.
Ona yeniden teşekkür edin ve onu sevdiğinizi söyleyin.
Onu ve kendinizi sonsuza dek serbest bıraktığınızı ifade edin.
Ona sarılın ve sonra gitmesine izin verin.
Bu da şu anlama gelir:
Yepyeni bir kader yaratma şansına sahip olacaksınız:)
Öncelikle aile bireyleri, eş, çocuk gibi en yakın ilişkilerimizden başlayarak ilişki içinde bulunduğumuz herkes için tek tek yapılması tavsiye ediliyor. ölmüş yakınlarımız için de…
Ve özellikle zor deneyim yaşadığımız kişiler için de…
Ta ki affettiğimizi hissedene kadar…
Şu hep hatırımızda olsun lütfen; biz bu çalışmayı öncelikle kendimiz için yapıyoruz; kendi ruhumuzu, hayatımızı, kaderimizi iyileştirmek için…
ATALARIMDAN GENETİK OLARAK GETİRDİĞİM: BÜTÜN KONTRATLARIMI İPTAL EDİYORUM.
Bu bedende iken ettiğim, ve genetik soyumdaki herhangi birine ait olan bütün yeminleri ve bütün kontratları iptal ediyorum :
Şimdi bu yeminlerin ve kontratların geçmiş, şimdi ve gelecekte tüm zamanlarda, tüm boyutlarda ve tüm mekanlarda tüm paralel realitelerde, paralel evrenlerde, alternatif realitelerde, alternatif evrenlerde, tüm gezegen sistemlerinde, tüm kaynak sistemlerde, tüm boyutlarda ve Boşlukta geçersiz ve hükümsüz olduğunu ilan ediyorum.
Ruh, lütfen bu yeminler & kontratlar ile ilişkili olan tüm yapıları, araçları, varlıkları, alışkanlıkları veya etkileri salıver. Bunu yaparken ulu ve ilahi varlıklar, melekler, yedinci boyut ve yukarısındaki yükselmiş üstatlar buna eşlik ediyor ve şifalanıyorum.
OLABİLECEĞİMİZ EN YÜKSEK POTANSİYELDEKİ KENDİMİZ OLMAK İÇİN…
Ve hayatımıza girmiş olan herkes rol arkadaşımız…
oyun bittiğinde bunları konuşuyor ve tüm rol arkadaşlarımıza teşekkür ediyor olacağız; tıpkı dünyada izlediğimiz tiyatrolardan sonra oyuncuların birbirine teşekkür ettiği gibi…:)
İstediğiniz Her Şeyi Gerçek Kılmanızı Sağlayacak Yegâne Kavram: Çekim Yasası
![images[2]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2017/11/images2.jpg?w=780)
Çekim yasasını daha önce hiç duymayanlar için kısaca özetlemek gerekirse, herhangi bir isteğinizi zihninizde canladırdıktan ve o isteğin gerçekleşme halini detaylıca, derinlemesine düşündükten sonra o isteğin gerçeğe dönüşme fenomeni olarak adlandırabiliriz. Aslında işin temelinde yatan şey, evrendeki her şeyin frekanslar aracılığıyla birbiriyle iletişim halinde olduğu inancıdır. Bu temele dayanarak, kişi eğer düşünceleri aracılığıyla kendini hayalini kurduğu gerçeklik ile aynı frekansa sokabilirse, o isteğe kavuşacaktır.
Bu kavramla karşılaşan birçok kişi ilk başta bunu saçma ve hatta komik bulmakta. Ancak bugün birçok işadamı, oyuncu, sporcu, politikacı ve birçok zengin ismin çekim yasasını kullanarak bulundukları pozisyona geldikleri bilinen bir gerçek. Kısa bir Youtube aramasıyla kendi ağızlarıyla çekim yasısını kullandıklarını söyleyen birçok ünlü isimle karşılacaksınız. Yani altında yatan sebebi bilimsel olarak açıklayamasakta, çekim yasası var ve çalışıyor.
Çekim yasası ile ilgili bugüne kadar yüzlerce kitap yazıldı, onlarca kişisel gelişim uzmanı bu konu ile alakalı konuşma ve seminer düzenledi… Ancak işin aslı çekim yasası karmaşıklıktan uzak oldukça basit bir temele dayanıyor: “Birşeyi iste ve onun için çalış.” Çekim yasası ile ilgili yanlış bilinen noktalardan en kritiği budur. Bazı kişisel gelişim uzmanlarının söylediğinin aksine bir isteği düşledikten sonra, yan gelip yatamazsınız! İsteğinizi gerçek kılmak için hareket etmelisiniz. Buna kısaca akış içerisinde olmak denmekte.
Eğer sizde çekim yasasını aktif bir şekilde kullanmayı düşünüyorsanız, basit ve kısa bir biçimde hazırlanmış ancak oldukça etkili olan bu 11 maddelik listeye mutlaka göz gezdirin;
1. Yazın
Geçmişte istediğiniz ve gerçek olmuş bir şeyi yazmakla başlayın. ‘’Bunun için minnettarım’’ veya ‘’Artık bu bende var’’ gibi. Ardından şuan ki isteğinizi düşleyin ve ‘’Bana yaklaşan bu şey için mutluyum ve geldi.’’ gibi, olumlayıcı bir cümle yazın. Cümleleriniz size özgüdür. Ancak gelecek için isteğiniz dileğiniz ile geçmişte istediğiniz ve gerçek olmuş şeyi aynı kağıda yazmanızın sebebini iyi anlamalısınız. Bunun sebebi, gelecek için istenen şeyi de, gerçeklik frekansına sokmaktır. Yani dileğiniz daha gerçekleşmeden, gerçekleşmiş gibi şükretmelisiniz.
2. Spesifik Olun
İstediğiniz şeyin detaylarını tutun ve onu gerçekten zihninizde görün. Zihninizde kısa filmler oynatarak o anı gerçekten yaşayın. Bu hayal sekanslarının oldukça faydalı olduğunu unutmayın.
3. Küçük adımlarla ilerleyin
Çekim yasasını duymuş, denemiş ancak sonuç alamamış insanların en çok hata yaptığı adım burasıdır. Örneği maaşınız 5 bin TL iken, ayda 50 bin TL kazandığınız bir gerçeklik hayal ederseniz bu dileğiniz tabi ki, kısa vadede gerçekleşmeyecektir. Yine aynı örnekten ilerlemek gerekirse, maaşınızda makul bir artış olacağını hayal etmelisiniz. Bu miktarı mantık çerçevesinde belirleyin. Bu şekilde düşlemeye başladığınızda beklediğiniz değişimin gerçekleşeceğine emin olabilirsiniz.
4. Akışa ters isteklerde bulunmayın
Evrenin doğal bir akışı vardır. Olması gerekenler ve olmaması gerekenler kutsal bir dizge ile bellidir. İsteklerimizi düşlerken bu akışa ters düşmek bizi sadece hayal kırıklığına uğratır. Örneğin, çok beğendiğiniz Hollywood starı ile evleneceğinizi hayal edip evrenden bunu dilemek akışa tamamıyla ters bir istektir ve gerçekleşmeyecektir. Kendi gerçekliğiniz dahilinde bulunan ihtimaller üzerinden isteklerini ilerletirseniz, isteklerinizi gerçek kılma potansiyeliniz oldukça yüksektir.
5. Gerçekten istediğinizden emin olun
O şeyi gerçekten istediğinizden ve onun sizin için olduğundan emin olun. Diğer insanların sizin için istediklerini düşünmeyin, kalbinizin derinliklerinde o şeyi hissetmiyorsanız gerçekleşmeyecektir. Çünkü evren enerjinizle eşleşir ve enerji asla yalan söylemez.
6. İnanın
İsteğiniz inanç sisteminizle eşleşmek zorundadır. İşte bu en önemli adımdır çünkü bu çekim yasasının eşleşeceği şeydir. Bir şey istediğinizi düşünüyorsanız ancak istediğiniz şeyi kalbinizin derinliklerinde hissedemiyor, tereddüt ediyor ve gerçekleşmeyeceğini düşünüyorsanız işte bu tam da alacağınız sonuçtur. Bu şeyi ne kadar derinden istiyorsunuz? Bunun gerçekleşeceğine inanıyor musunuz? İnanç sisteminiz güçlenene kadar küçük küçük başlayın ve onu inşa etmeye devam edin.
7. Onaylayın
İsteğinizi onaylayan ve güçlendiren kendinize has pozitif ifadeler ortaya çıkarın. Her ne zaman aklınızda bir şüphe olursa veya tereddüde düşerseniz zihninizi bu pozitif ifadelerle doldurun.
8. Rahatlayın
Rahatlayın ve istediğiniz şey size doğru geliyormuş gibi davranın. İstediğiniz şeyin olması için ne kadar çok yalvarırsanız ve mutsuz olursanız o kadar çok onu bir gerçeklik olarak zihninizde canlandıramazsınız. Bir dilek uğrunda çalışmak ayrı şey, onun için yalvarmak ayrı şeydir. İstediğiniz şeyi görün, inanın ve size yaklaştığını hissedin ve üzerinizdeki negatif düşünceleri bırakın. Unutmayın, o istek zaten sizin. Tek yapmanız gereken ona doğru ilerlemek, yalvarmak değil!
9. Şükredin
Şu anda sahip olduğunuz her şey için şükredin. Çekim yasası şükrettiğiniz her şeyi size getirmeye devam edecektir. Şükür mucizeleri mıknatıs gibi çeker…
10. İstediğiniz şeyi zihninizde görün
İstediklerinizin ve rüyalarınızın gerçekleştiğini zihninizde bir film gibi canlandırın ve görün. Ve onları en ufak bir şüphe dahi duymadan ilk başta zihninizde canlandırın. Sonuçları görün ve hayal gücünüzün koşmasına izin verin.
11. İlham alın
Bir şeyler yapmak için rastgele ilhamlar almaya ve etrafınızdan rastgele iyi hisler elde etmeye başlayın. Ne zaman büyük bir dürtü, ilham veya bir düşünce alırsanız, hemen ona göre hareket edin. İstediğiniz zaman daima cevap alırsınız. Çünkü evren sizi hep destekliyor, size rehberlik ediyor ve hayatınızda istediğiniz her şeyi elde etmenizi istiyor.
İstediğiniz Her Şeyi Gerçek Kılmanızı Sağlayacak Yegâne Kavram: Çekim Yasası
Paulo Coelho’nun, Simyacı kitabındaki yaşlı kralın dediği gibi; “Bir şeyi gerçekten istediğin zaman, arzunu gerçekleştirmeni sağlamak için bütün evren işbirliği yapar.”
![cocugun-gercek-annesi-hangi-kadin-filoji-testi[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2017/11/cocugun-gercek-annesi-hangi-kadin-filoji-testi11.jpg?w=780)
Sonuçlar iki kategori olarak ayrılıyor. Görselden anlaşıldığı gibi, küçük çocuk yerde oynarken iki kadın karşılıklı oturuyor.
Soru şu: Hangi kadının yerde oynayan çocuğun annesi olduğuna inanıyorsunuz? Sadece bir adet doğru cevap olsa bile, sizin seçiminiz kişiliğiniz hakkında birçok gerçeği yansıtacak.
1. Eğer soldaki kadını seçtiyseniz;
İnsanların yüzde 70’inin vermiş olduğu bu cevap maalesef yanlış. Belki sağdaki kadının gergin görüntüsünün bir anne ile bağdaşmadığını düşündünüz. Belki de soruyu görseldeki detayları fark edecek kadar dikkatli ve odaklı bir şekilde cevaplamadınız. Fakat yine de bu sizin kendi iç güdülerinizle verdiğiniz bir cevap ve doğal olarak içgüsel düzeyde bir anlam teşkil etmekte;
Siz yaratıcı bir kişiliğe sahipsiniz. Çocukluğunuzdan beri yaptığınız her şeyde en başarılı olmak istediniz.Hayal gücünüz çok geniş ve bir şeyleri kafanızda bir resim gibi hatırlamak sizin için çok kolay. Hayal gücünüz ve yaratıcılığınız sayesinde mizah konusunda başarılısınız ve bu yeteneğinizle takdir topluyorsunuz.
Sanat ve müzikle ilgili alanlarda sahip olduğunuz eşsiz zevkiniz, sosyal çevrenizin fikirlerinize verdiği değeri arttırıyor.Bunun yanında, karşınızdaki insanla empati kurabilme yeteneğiniz çok iyi durumda. Bu tavsiyelerinizi dikkate alan birçok insan olduğu anlamına geliyor.
Hırsınız sizi daha çok çalışmaya iterek, iyi yönde bir etki bırakıyor.Belki süper zekanızla öne çıkmıyorsunuz, fakat cesaretiniz ve çabanız sizin başarılı olmanıza yardımcı oluyor.
2. Eğer sağdaki kadını seçtiyseniz;
Yürüme çağına yeni yeni giren çocuklar oyuncaklarıyla ya da etraflarıyla oynarken, içgüdüsel olarak yüzleri ebevenyne dönük bir pozisyonda olmayı tercih ederler çünkü farkında olmadan aslında onlardan onay bekliyorlardır. Eğer bunu fark edip sağdaki kadını seçtiyseniz, tebrikler. Doğru cevap sağdaki kadındı.
Düşündüğünüzden daha zeki bir insansınız.
Beyninizin sol lobu son derece gelişmiş. Bu bölge mantık ve muhakemeyle ilişkilidir. Sorulan bir soruya ilk cevap veren kişi olduğunuza sakın şaşırmayın, bu sizin için çok olağan bir durum.Akla uygun tavsiyeleriniz rasyonel tarafınızı ortaya çıkarıyor. Bunun yanında hoşsohbet bir kimse olmanız öğrendiklerinizi deneyimleyebilme ortamı sağlıyor.
Ayrıca oldukça saygılı, dürüst ve sadıksınız.Üstelik şehvetli, tutkulu bir yapınız olması, romantik olma çabalarınızı boşa çıkarmıyor. Bir ortama girdiğinizde duruşunuzla parlıyorsunuz.
Yani özetlemek gerekirse; soldaki kadın, duygusal bir yapıya işaret ederken, sağdaki kadın mantıkçı bir yapıya işaret etmektedir.
http://filoji.com/tek-cevaplik-harika-bir-bulmaca-mantik-insani-misiniz-duygu-insani-mi/
![cocugun-gercek-annesi-hangi-kadin-filoji-testi[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2017/11/cocugun-gercek-annesi-hangi-kadin-filoji-testi1.jpg?w=780)
Sonuçlar iki kategori olarak ayrılıyor. Görselden anlaşıldığı gibi, küçük çocuk yerde oynarken iki kadın karşılıklı oturuyor.
Soru şu: Hangi kadının yerde oynayan çocuğun annesi olduğuna inanıyorsunuz? Sadece bir adet doğru cevap olsa bile, sizin seçiminiz kişiliğiniz hakkında birçok gerçeği yansıtacak.
1. Eğer soldaki kadını seçtiyseniz;
İnsanların yüzde 70’inin vermiş olduğu bu cevap maalesef yanlış. Belki sağdaki kadının gergin görüntüsünün bir anne ile bağdaşmadığını düşündünüz. Belki de soruyu görseldeki detayları fark edecek kadar dikkatli ve odaklı bir şekilde cevaplamadınız. Fakat yine de bu sizin kendi iç güdülerinizle verdiğiniz bir cevap ve doğal olarak içgüsel düzeyde bir anlam teşkil etmekte;
Siz yaratıcı bir kişiliğe sahipsiniz. Çocukluğunuzdan beri yaptığınız her şeyde en başarılı olmak istediniz.Hayal gücünüz çok geniş ve bir şeyleri kafanızda bir resim gibi hatırlamak sizin için çok kolay. Hayal gücünüz ve yaratıcılığınız sayesinde mizah konusunda başarılısınız ve bu yeteneğinizle takdir topluyorsunuz.
Sanat ve müzikle ilgili alanlarda sahip olduğunuz eşsiz zevkiniz, sosyal çevrenizin fikirlerinize verdiği değeri arttırıyor.Bunun yanında, karşınızdaki insanla empati kurabilme yeteneğiniz çok iyi durumda. Bu tavsiyelerinizi dikkate alan birçok insan olduğu anlamına geliyor.
Hırsınız sizi daha çok çalışmaya iterek, iyi yönde bir etki bırakıyor.Belki süper zekanızla öne çıkmıyorsunuz, fakat cesaretiniz ve çabanız sizin başarılı olmanıza yardımcı oluyor.
2. Eğer sağdaki kadını seçtiyseniz;
Yürüme çağına yeni yeni giren çocuklar oyuncaklarıyla ya da etraflarıyla oynarken, içgüdüsel olarak yüzleri ebevenyne dönük bir pozisyonda olmayı tercih ederler çünkü farkında olmadan aslında onlardan onay bekliyorlardır. Eğer bunu fark edip sağdaki kadını seçtiyseniz, tebrikler. Doğru cevap sağdaki kadındı.
Düşündüğünüzden daha zeki bir insansınız.
Beyninizin sol lobu son derece gelişmiş. Bu bölge mantık ve muhakemeyle ilişkilidir. Sorulan bir soruya ilk cevap veren kişi olduğunuza sakın şaşırmayın, bu sizin için çok olağan bir durum.Akla uygun tavsiyeleriniz rasyonel tarafınızı ortaya çıkarıyor. Bunun yanında hoşsohbet bir kimse olmanız öğrendiklerinizi deneyimleyebilme ortamı sağlıyor.
Ayrıca oldukça saygılı, dürüst ve sadıksınız.Üstelik şehvetli, tutkulu bir yapınız olması, romantik olma çabalarınızı boşa çıkarmıyor. Bir ortama girdiğinizde duruşunuzla parlıyorsunuz.
Yani özetlemek gerekirse; soldaki kadın, duygusal bir yapıya işaret ederken, sağdaki kadın mantıkçı bir yapıya işaret etmektedir.
http://filoji.com/tek-cevaplik-harika-bir-bulmaca-mantik-insani-misiniz-duygu-insani-mi/
![BBEIaHS[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2017/11/bbeiahs1.jpg?w=780)
Bir çok kişi avuç içlerinde yer alan çizgilerin ne anlama geldiğini az çok bilir. Ancak bilekte yer alan çizgilerin anlamlarından çoğu insan habersizdir. Bizde özellikle bileklerdeki çizgilerin ne anlama geldiğini sizler için araştırıp bir araya getirdik. İşte bileklerde yer alan çizgiler ve anlamları…
Eski kültürlerden bu yana eldeki bazı çizgi ve şekillerin bir çok işareti beraberinde getirdiğine inanılıyordu. Günümüzde de bu inanışlara bir yenisi eklendi; bilek çizgileri. İşte inananlara göre bilekte yer alan 4 çizginin anlamı… Blek çizgileri insanlarda 3 ya da 4 tane bulunmaktadır. 4 tane çizgisi olanlar nadir insanlardır.
İlk çizgi İlk çizgi en önemli çizgi anlamına gelir. Bu çizgi bir inanışa göre sağlık hakkında bilgi vermektedir. Eğer çizgiler arasında boşluk varsa bu durum sağlığınıza dikkat etmeniz gerektiğini gösterir. İlk çizgi sadece bileğinizi kırdığınızda görünüyorsa kadınlarda jinekolojik sorunların olabileceği erkeklerde ise üreme problemleriyle alakalı sorunları işaret ettiği söylenir.
2. çizgi 2. çizgi varlık ve mutluluk çizgisi anlamına gelmektedir. Kesintisiz ve düz bir yapıya sahip olduğunuz 2. Çizgi, varlıklı ve mutlu bir hayat süreceğiniz anlamına gelebilir.
3.çizgi Kariyerinizin hakkında bilgi vermektedir. Derin bir çizgiye sahipseniz toplum içerisinde saygın bir konuma sahip olacağınızı işaret ediyor olabilir. Kalın bir 3. Çizgiye sahipseniz eğer toplum içerisinde sözü geçen biri olduğunuz anlamına gelebilir.
4.çizgi 4. çizgi uzun yaşamı temsil eder. Bu çizgi herkeste bulunmamaktadır. Eğer sizde 4. Çizgi bulunuyorsa bu uzun yaşayacağınız ve nadir bulunan insanlardan olduğunuz anlamına gelmektedir.
kAYNAK: MSN
![baharat-faydalari[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2017/11/baharat-faydalari1.jpg?w=780)
Aromaları ile yemeklere lezzet katan baharatların sağlık için de sayısız faydası bulunuyor. Hangi baharat hangi hastalıklara iyi gelir? Baharatların pek bilinmeyen faydaları…
Şeker ve kolesterol düzenlemekten, metabolizma güçlendirmeye, kanser hücrelerinin baskılanmasından tümörün küçülmesine katkı sağlayanlara kadar birçok farklı alanda fayda sağlayan baharatlar doğru kullanılmadığında ise sağlığı tehdit edebiliyor.
Özellikle kronik hastalıkları olanların baharatları daha dikkatli kullanması gerektiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, zencefil, tarçın, biber, karanfil gibi günlük hayatın içindeki baharatların kullanımı ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.
Zencefil regl ağrılarını dindiriyor, kanserde tümörün küçülmesine yardımcı oluyor
Antibakteriyel, antiviral, antienflamatuvar olarak kullanılan zencefil, çay olarak tüketildiğinde hamilelik dönemi bulantılarında kullanılabilecek en güvenilir çareye dönüşür.
Zencefil faydaları
Zencefil çayı aynı zamanda uzun yolda ortaya çıkan mide bulantılarında da etkilidir. Antitümör etkisi sayesinde tedavisi zor olan kanser türlerinde doktora danışılarak tüketilen zencefil tümörün büyümesini baskılamaya yardımcı olabilir.
Zencefilin bilinmeyen faydaları
Spor yapan kadınlarda kas ağrılarını ve adet dönemindeki ağrıları azalttığına dair çalışmalar bulunan zencefil solunum yolu hastalıklarında, öksürük, grip ve soğuk algınlığına birebirdir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Fakat kan basıncı ve şeker ile ilgili ilaç kullananlar için sakıncalı olabileceği unutulmamalıdır.
Tarçın hafızayı güçlendiriyor!
Kan şekerini dengelemesiyle tanınan ve bu özelliği ile diyabetik hastalara önerilen tarçın bazı diyabet ilaçları ile etkileşime girebilir. Diyabet hastalarının tarçın kullanımı ile ilgili doktorlarına danışması önemlidir.
Kolesterol üstünde de dengeleyici etkisi olan tarçının antioksidan, antiseptik ve antibakteriyel özellikleri de vardır. Kanın pıhtılaşmasını önlemeye yardımcı olan tarçın zengin lif içeriği sayesinde sindirimi kolaylaştırır.
Lösemide kanser hücrelerinin çoğalma riskini düşürür. Tarçın sakızı çiğnemek veya koklamak hafızayı güçlendirir, Alzheimer gibi hastalıklarda yardımcı olarak kullanılabilir.
Zerdeçal, osteoporoza karşı koruyor
Zencefil ailesinden olan ve Hindistan safranı olarak da bilinen zerdeçalın kullanım alanları da safranla benzerlik gösterir. Antienflamatuvar, antioksidan, antitümör özellikleri olan zerdeçal Alzheimer gibi hastalıklarda kullanılır.
Kolon, prostat, pankreas, meme kanserlerinde tedaviye ek olarak kullanılabilir, ancak öncesinde hekime danışmak önemlidir. Artrit, pankreatit, enflamatuvar bağırsak hastalıklarında ağrıyı azaltıcıdır.
Safra taşına karşı doğal bir koruyucudur. Kan basıncını düzenler, osteoporoza karşı da koruyucu özellikleri bulunur. Zerdeçalı günlük beslenmesine dahil etmek isteyenler pilav, makarna, et yemekleri, yumurta, çorba gibi yemeklere ekleyebilir.
Omega-3 ve omega-6 karanfil şişkinliği ölüyor
En çok diş ve diş eti hastalıklarına önerilen karanfil, lokal anestezik olarak da kullanılabilir. Ağız kokusu için de etkili olan karanfil, su ve çayda tüketildiğinde şişkinliğe iyi gelir. Bitkilerde çok nadir görülen omega-3 ve omega-6 barındırmasıyla dikkat çeken zencefil, soğuk algınlığı, öksürük gibi bağışıklık sistemi hastalıklarında da kullanılabilir.
Siyah noktalar, sivilceler, cilt lekeleri için birebirdir. Baharat ve çay olarak tüketilmesi önerilen karanfil, yağ olarak tüketildiğinde yarardan çok zarara neden olan bir ürüne dönüşebilir.
Mutlaka bir uzmana danışılarak kullanılması gereken karanfil yağı; direkt olarak içilmemeli, cilde sürülmemeli ve seyrelterek kullanılmalıdır. Çocukların kesinlikle kullanmaması gereken karanfil yağı mide ve bağırsakta dönüşü olmayan ciddi yan ektilere neden olup vücutta tahribat yaratabilir.
Siyah nokta ve sivilcelere karşı: Kimyon
Kan şekerini dengeleyen kimyon, cildi düzenler, siyah nokta, sivilce, yaşlılık kırışıklıklarının tedavisine yardımcıdır. Yüksek demir içeriği sebebiyle kansızlık tedavisinde oldukça etkili olan kimyon, astımla savaşır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
Aşırı tüketimi karaciğer ve böbreklere zarar verebilen kimyonun hamilelik döneminde de düşüklere neden olabileceği için kullanılmaması önerilir.
Çalışmayan bağırsaklar için keten tohumu
Omega 3 yağ asitleri ve diyet lifi açısından zengin olan keten tohumu sindirim sistemini ve bağırsakların sağlıklı çalışmasını destekler. Kan şekeri ve kolesterolün dengede kalmasına yardımcıdır. Bu özelliğiyle kalp ve damar hastalıklarına karşı da koruyucu olan keten tohumu, meme ve prostat kanseri riskini düşürür. Suda bekletilip salatalarda kullanılabilir.
Chia kolesterolü dengeler
Omega 3, 6 ve lif içeriği bakımından zengindir. Kan şekerini ve kolesterolü dengeler. Antioksidan özelliği sebebiyle kanser riskini düşürür. Süt ve suda jelleşme özelliği ile puding, sütlü yumurta gibi sevilen birçok tarifte kullanılabilir. Midede şiştiği için açlık hissini yatıştırır. Tansiyon hastaları uzmana danışarak kullanmalıdır.
Dereotu tohumu faydaları
Bağırsakları yatıştırıcı özelliği de bulunan dereotu; sindirim ve gaz problemleri olan çocuklarda sindirimi kolaylaştırıcıdır. Anason gibi besinlere göre daha hafif bir aromaya sahip olduğu için tavsiye edilmektedir. Tohumlarından yapılan çay; bağırsak yanmaları, karın ağrıları ve idrar yapamama gibi durumlarda faydalı olmaktadır.
Temel yağ asitleri bakımından da zengin olan bu besin, antioksidan bakımından zengindir ve 1 çay kaşığı dereotu tohumu çiğnemek, nefesi açar ve kötü kokuları giderir. Dereotu, boşaltım sisteminde enfeksiyonlara neden olan “escherichia coli” bakterisine karşı da savaşır. Dereotu zayıflamak için nasıl kullanılır?
Pul biber bağışıklık sistemi ve metabolizmayı güçlendirir
Antienflamatuvar ve gaz giderici olarak kullanılan pul biber içindeki bileşikler sayesinde birlikte yenilen diğer besinlerin vitamin ve mineraller emilimini de arttırır. Yüksek miktarda C vitamini içerdiğinden doğal antibiyotik olarak tanınan pul biberin vücut için mucizevi bir besin olduğunu söyleyebiliriz. Acı biberin mucizevi faydaları
Bağışıklık sistemi ve metabolizmayı güçlendiren pul biber antidepresan olarak kullanılabilir. Kanser hücrelerinin bastırılmasında da yardımcı olan biberin bazı ilaçlarla etkileşime girebileceği unutulmamalıdır.
kAYNAK: İNDİGO DERGİSİ