Erkekler kadınların hangi özelliklerinden etkilenir, hangi yönlerine ya da tavırlarına karşı koyamaz? Onları en çok ne etkiler? Parfüm, makyaj, yürüyüş.. İşte erkeklerin karşı koyamadığı 3 şey…
Sıcak bir gülümseme
Gülümseyen, kendine güvenen ve eğlenceli bir kadının erkeğin dikkatini çekmesi kolaydır. Çoğu kadın gülümsemesinin erkeğin hakkında yanlış düşünmesine neden olacağından korkar. Kadınlar, güvenli yakınlaşma anında, istemeyerek yanlış mesaj göndermekten ve karşısındakinin onu kırmasından korkar. Ek olarak, gülümseme karşılık verme olarak da kabul edilebilir.
Dinleyen kadınlar
Erkekler nadiren de olsa dinlenilmek ister. Onların ihtiyacı olan sadece birkaç dakika dinlenilmektir. Çoğu erkek konuşmayı yüzeysel tutmak için kısa konuşur, oysa kadınlar Onlar karşısındaki kadını dinleyerek tanıyacağını düşünür. Eğer kendilerini gözlerinin içine bakarak tüm dikkatiyle onu dinleyen bir kadınla karşılaşırlarsa bunu kendisini etkilemek için yaptığını düşünür. Kadın onu dinlemeye devam ediyorsa çok fazla konuşmaz. Bu tür kadınlar erkeklerin ilgisini çekmez ve evlenilmeyecek kadınlar arasında yer alırlar.
Seksi bir elbise…
Herkes erkeklerin ilk görsel olarak etkilendiğini bilir ancak bazen kadınlar erkeklerin görmek istediklerini nasıl göstereceklerini unutur. Doğru giyinilerek bir erkek hipnotize edilebilir. Kadınlar sadece bununla mükemmel kadınlar farkedilir korkularının üstesinden gelebilirler. Mükemmeliği unutun. Eğer gerçekten hoşlandığınız erkek tarafından farkedilmek istiyorsanız renkleri, elbise ve kıvrımları düşünün. Erkekler yumuşak ve kaliteli kıyafetler giyen kadınlardan hoşlanır.
Erkekler için pantolon giyen ya da rahat elbiseler içindeki kadınlar seksi değildir. Böyle giyinen kadınların etkileyici küpeleri ya da uzun saçları yoksa görmezler bile. Güzel hatta kırmızı ağırlıklı giyinmiş bir kadınla konuşmak erkeklerin seksi düşünmesine neden olur. Kadınsı hafif kumaştan hazırlanan bir elbise, kadınların hayal edemediğinden çok daha çekicidir.
http://www.r2d3dergi.com/2011/09/10/erkeklerin-karsi-koyamadigi-3-sey/

Tıpkı renklerde olduğu gibi, sesler de iki gruba ayrılır: 1. Temel nota grubu, do, mi, sol, temel renklerde kırmızı, sarı ve mavi’ye karşılık gelir. 2. Tamamlayıcı notalar grubu olan re, fa, la ve si;
tamamlayıcı renkler olan turuncu, yeşil, lacivert, mor’a eştir. Müzikte la, renklerden lacivert’in (mavi ve morun karı¬şımı) oynadığı rolün aynısını oynar. Rancoule’a göre, la, si tarafından yaratılan psikolojik duygularla, sol tarafından doğal yaşamsal ve bedene bağlı hisler arasında bir bağ oluşturur. Öyleyse, müzikteki 7 nota, güneş ışığında yer alan 7 renkle birebir eşlenebilir.
Renk – Nota – Gezegen
Kırmızı — Do — Mars
Turuncu — Re — Jüpiter
Sarı — Mi — Merkür
Yeşil — Fa — Venüs
Mavi — Sol — Satürn
Lacivert — La — Uranüs
Mor — Si — Neptün ——————–
Ses-Renk İlişkisinin Ruhsal Yönü
Doğal do gibi, kalın sesler, güç ve sıcaklık hissi sağlayan ve maddesel düzenin düşüncelerini ve duygulannı üreten kırmızı’yla bağlantılıdırlar.
Mi, bir çeşit rahatlık, uyum olduğu kadar kişinin genel durumunda denge sağlayan san renge denktir.
Sol gibi ton olarak daha yüksekte olan sesler, mavi’ye denktir ve organik hassaslığı arttırırlar.
Turuncu’nun mavi’nin tamamlayıcı rengi olması gibi, re de sol’ün tamamlayıcı notasıdır.
Yeşil’in kırmızı’nın tamamlayıcı rengi olması gibi fa da do’nun tamamlayıcı notasıdır. Mor’un sarı’nın tamamlayıcı rengi olması gibi, si de mi’nin tamamlayıcı notasıdır
http://www.r2d3dergi.com/wp-content/uploads/2012/05/Colorful-Music-Notes.jpg
Kimmsenin hayallerine gülme.
Kaybettiğinde dersi kazan
Büyük bir dostluğu küçük bir tartışmada kaybetme …
Kaliteli Zaman Geçirmek
Kadınların kocalarından en çok beklediği şeylere ilk olarak ‘zaman’ faktörüyle başlıyoruz. Yalnız, erkeklerin eşleriyle çok daha fazla zaman geçirmelerinden değil, çok daha ‘kaliteli zaman’ geçirmelerinden bahsetmek istiyoruz. Sizinle beraber güldüğü, aynı manzaraya bakabildiği veya aynı diziyi huzurla izleyebildiği anlar mesela… Birlikte keyifli bir Pazar sabahı yürüyüşü yapmak, alışveriş merkezinde üzerinizde denediğiniz yeni gömlek için ‘nasıl görünüyorum’ diye çekinmeden sorabilmek, omzuna yaslanıp güzel bir aşk filmi izlemek gibi…
Ev İşlerinde Yardımcı Olmak
Bir elinde bilgisayar, diğer elinde kumanda, umurumda mı bu dünya? Kadınlar eskisine oranla çalışma hayatına çok daha fazla katılıyor, fakat bazı erkekler ‘ev işini kadın yapar’ algısından kurtulamayarak ev işlerinde eşlerine pek de yardımcı olmayabiliyor. Aslında erkekler, ev işlerine katkıda bulunsalar hem karın bölgesi yağlanmalarını bir nebze durdurabilecek hem de eşlerinden o ‘her zaman’ bekledikleri sıcak ilgi ile daha fazla karşılaşabilecekler.
Takdir Edilmek
Kadınlar, evlilik ilişkisinde erkeklerden çok daha fazla takdir edilmeyi seviyor. Bu gerçek için onları suçlayamazsınız. Evi temizlemek, alışverişi düşünmek, çocuklarla ilgilenmek, geç saatlere kadar mesaiye kalmak, anne-baba ve hatta kayınvalidesi ve kayınpederle ilgilenmek, doğum gününüzde sizi sevindirmek için ufak bir hafta sonu kaçamağı planları yapmak… Tüm bunlar ve daha fazlası, kadınların biraz daha takdir görmesini sağlamaya yetmez mi? Bir iki duygusal söz ve ufak bir kompliman, bir kadını o kadar çok mutlu eder ki…
Şefkat ve Duygusal Yakınlık
Pek çok evlilik ilişkisinde geçen yılların ardından ‘tuhaf bir yabancılaşma’ ve şefkat yoksunluğu görülüyor. El ele tutuşmalar, sırt sıvazlamalar, o, anlık ‘tutku dolu’ öpücükler, kısa vedalardaki o sıkı sıkı sarılmalar ya rafa kaldırılmış oluyorlar, ya da pencereden dışarı fırlatılmış! Kadınlar, eşlerinden sık sık olmasa da ‘şefkat ve sıcak bir temas’ bekliyor
Anlayış
Kadınlar, eşlerinin fikirlerine daha fazla saygı göstermelerini ve onları anlamaya çalışmalarını istiyor. özellikle de yoğun şehir yaşantısının içinde bir oraya bir buraya savrulan ‘çalışan kadınlar’ eşleriyle biraraya geldiğinde düşüncelerinin dinlenmesini istiyor. Bırakın eşinin onu anlamasını, kendini ifade etmek için fırsat verilmeyen kadınların sayısı hiç de az değil. Böylece giderek daha da yalnızlaşıyor ve kaçınılmaz ‘mutsuzluk’ ile karşılaşıyorlar. Kadınların eşlerinin empati kurmalarına ihtiyacı var.
http://www.kadinvekadin.net/evlilikte-mutluluk-icin-5-altin-kural-2012-11-08.html
Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş.
Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş.
İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar. Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş: “Bu nasıl olabilir! Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?” İkinci adam yanıt vermiş: Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken, ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir.
***
Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendini geliştirmek kendi hayat çizgisini gözden geçirip zayıf noktaları güçlendirmek, güçlü yönlerimizi ise iyi kanalize etmektir. Kendimizi geliştirmek dünya hayatında kendini işe yarar kılmaktır. Kendimize dair yenilenmelerimiz olduğu müddetçe hep diri kalırız.


Yaşam, size verilmiş boş bir filmdir. Her karesini mükemmel bir biçimde doldurmaya çalışın…
Tutamayacagim sözler VERMEM…!!!
“Kim ne der” diye DÜŞÜNMEM…!!!
BASIT kisilerle polemiğe GIRMEM…!!!
Dünyada KIMSE üzülsün ISTEMEM…!!!
Acıyı tanıdığım için, KIMSEYE ÇEKTIRMEM…!!!
Cesaretsizliği GURURLA ÖRTMEM…!!!
Yalan ve taktirlerle uğraşmayin,YEMEM…!!!
Dostlarıma laf ETTIRMEM….!!!
Gidiyorsa eğer,GİDENE DÖN DEMEM…!!!
Hayatımı kimsenin bozmasına izin VERMEM…!!!
Ağır geliyorsa bunlar, FİRARI SERBEST, BENDE ÜSTELEMEM……♥
Rukiye Genç
Hepimiz ilk ve en önce kendi zihinlerimizin tutsağı değil miyiz?


