Kendini evinde ve merkezinde hissetmediğin insanlarla mecbur değilsen asla birlikte olma.
-Dışarıdaki güneşe bakıp gülümse ve önünde koskocaman bir gelecek olduğunu unutma.
-Kendini sev.
-En kısa zamanda insanlara evet ve hayır demenin kriterlerini belirle. …
-Tek başına yapamıyorsan mutlaka profesyonel yardım al.
-Dostluğunla yetinmeyenler için hiçbir fedakarlık yapma.
-İyilik ve yardımın ölçüsünü kaçırma, kaş yapayım derken göz çıkarma.
-Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanabilecek hiçbir koz verme.
-İnsanlara doğru değer ver, hak etmeyenleri sil.
-Kimseye yalvarma.
-Asla dönüp arkana bakma.
-Sır tutmasını b-Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et.
-Seni dinleyip anlamaya niyetli olmayanlarla tartışma.
-Emrivaki ile oluşturulan dostlukları kabul etme.il.
-Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama söylenenleri de aklının bir köşesinde de tut.
-Bir ilişkiyi kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla gözyaşı için asla yumuşama.
-Eğer verdiğin o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme.
-Kendini öven insanlardan kaç.
-Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma.
-Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma.
-Sorunun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorsa onların öğütleri gözardı etme.
-Göz göre göre su birikintilerine taş atma, mutlaka üzerine sıçrar.
-Gözyaşlarının değerini bil. Onları hak etmeyenler için harcama.
-Senin zekana inanan insanları hayal kırıklığına uğratma.
-İnsanları kaybediyorsun diye ağlayıp sızlama, ama kazandığın insanların değerini bil.
-Kimseye taşıyabileceğinden fazla değer verip bununla övünmesine fırsat verme.
-İstediğini almak için asla duygu sömürüsü yapma.
-Sana duyulan sevgiyi ve güveni istismar etme.
-Dostlarının yeri ayrı, sevgilinin yeri ayrı.
Sevgilin için dostlarını, dostların için sevgilini satma.
alıntı


Sizi üzen, kıran, canınızı yakan insanları senden öğrenmem gerekeni öğrendim seninle işim bitti, öğrettiklerin için teşekkür ederim diyerek affedin (içinizden) ve onları sevgiyle hayatınızdan uzaklaştırın.
Onları affetmek kolay değildir ve onların suçsuz ya da haklı oldukları anlamına gelmez. Affetmek geçmiş anıların yükünden kurtulmak, özgürleşmek ve hayatınızın kontrolünü kendi elinize almaktır.
Gerekiyorsa kendinizi de yaptığınız hatalardan dolayı affedin ve yaptıklarınızı kabullenin. Kendinizi sevin.
Siz kendinizi sevmezseniz, kimseden sizi sevmesini bekleyemezsiniz.
Genç bir adam, değerli taşlara ilgi duyarmış ve mücevher ustası olmaya karar vermiş. “Bu mesleği yapacaksam, iyi bir mücevher ustası olmalıyım” diye düşünmüş ve ülkedeki en iyi mücevher ustasını aramaya başlamış. Sonunda bulmuş, yanına varmış, bir süre bekledikten sonra usta tarafından kabul edilmiş. “Anlat, dinliyorum” demiş usta. Genç adam anlatmaya başlamış; taşlara ilgi duyduğunu ve iyi bir mücevher ustası olmaya karar verdiğini heyecanla anlatmış. Yaşlı usta sesini çıkarmadan genç adamı dinlemiş, sözleri bitince de ona bir taş uzatmış, “Bu bir yeşim taşıdır” dedikten sonra genç adamın avucuna taşı bırakmış ve avucunu kapatmış. “Avucunu aynen böyle kapalı tut ve bir yıl boyunca hiç açma. Bir yıl sonra tekrar gel. Haydi şimdi güle güle” demiş ve şaşkın genç adamı öylece bırakıp kalkmış, odadan çıkmış.
Genç adam evine dönmüş, kendisini merakla bekleyenannesiyle babasına neler olduğunu anlatmış. Anlattıkça da kendisine çok anlamsız gelen bu hareketi ve soğuk konuşması nedeniyle kızdığı ustaya olan öfkesi artıyormuş. Günler geçmeye başlamış. Genç adam sürekli söyleniyor ama avucunu hiç açmıyormuş. “Nasıl böyle budalaca bir şey yapmamı ister. Bir de ülkenin en iyi mücevher ustası olacak. Bu saçmalığa bir yıl boyunca nasıl katlanacağım, böyle bir eziyetle nasıl yaşarım, bu ne biçim ustalık? Ustalık kaprisi yapacaksa, bari başından yapmasaydı.” diye devamlı söyleniyor, her önüne gelene ustadan yakınıyor ama avucunu hiç açmıyormuş. Avucu kapalı uyuyor, bütün işlerini diğer eliyle yapıyormuş. Ve bu duruma da giderek alışmaya, diğer elini çok rahat kullanmaya başlamış. Uyurken de yanlışlıkla avucu açılıp taş düşmesin diye hep yarı uyanık uyuyormuş. Böylece bir yıl geçmiş, her günü zorluklarla dolu, her gecesi de yarım uykuyla yaşanmış bir yılı tamamlamış.
Ve o gün gelmiş. Genç adam tam bir yıl sonra, büyük ustanın karşısına çıkmış. Usta bir süre beklettikten sonra yanına gelince, genç adam ne kadar saçma bulursa bulsun, bu sınavı başarıyla tamamlamış olmanın verdiği gururla elini uzatmış, avucunu açmış. İşte taşın” demiş, “Bir yıl boyunca avucumda taşıdım, şimdi ne yapacağım?” Yaşlı usta sakin bir sesle cevap vermiş: “Şimdi sana bir başka taş vereceğim, onu da aynı şekilde bir yıl boyunca avucunda taşıyacaksın.”Bu söz üzerine genç adam bütün sükunetini kaybetmiş, bağırıp çağırmaya başlamış. Yaşlı ustayı bunaklıkla, delilikle suçlamış, mücevher ustalığını öğrenmek için gelen genç bir insana böyle eziyet ettiği için, hasta olduğunu bağıra çağıra söylemiş. Genç adam bağırıp çağırırken, yaşlı usta ona hissettirmeden bir taşı avucuna sıkıştırmış. Öfkeden yüzü kıpkırmızı genç adam, bir yandan bağırıp çağırırken avucundaki taşı hissetmiş. Durmuş, taşı biraz daha sıkmış ve heyecanla konuşmuş: “Bu taş yeşim taşı değil usta!”
Öğrenmek için zaman gerekir, sabır gerekir, ustaları izlemek gerekir. Dünya hızlandıkça zaman kısalabilir ama öğrenmenin esası değişmez.
alıntı
Bana “Bu sene kaç defa büyük enerji kapılarından geçtik, yine geçtiğimizi söylüyorsun, bunun Aslan Kapısından, Sonbahar Ekinoksundan ya da 12/12 den farkı ne?” ya …da “Bunlar ne işe yarıyor?” diye sorabilirsiniz. Bu enerjiler içimizde ve dışımızda değişimlere yol açıyor. Biliyorum, hepimiz “Madem bütün bunların sonunda herşey çok güzel olacak, Tanrı neden bir düşüncesiyle bu dünyayı cennete çevirmiyor da bizi böyle fırtınalı değişikliklerden geçiriyor?” diye düşünebiliriz. Zorluğu yaratan bizleriz, Tanrı değil. İnat eden ve maalesef olayları anlamak istemeyenler biziz. Ve bu boyutta ”özgür irade” kuralı işliyor, yani hiç farkında olmadan alabileceğimiz yardım sadece böyle enerji akımları ile ulaştırılabiliyor. Her defasında bize ancak taşıyabileceğimiz kadar enerji gönderilebiliyor ve bunun miktarı her kapıda ve her portalda yükseliyor. Her birinizin deneyimi her portalda, enerji girişinde sadece size özgü olacaktır. Ben 12-12-2012 portalında hem kendi hayatım, hemde genel olarak hayat hakkında çok şeyler öğrendim ve uzun süre bunları kelimelere bile dökemedim. Ama yaşantım ve görüşlerim devasa bir değişimden geçti.
Bu portal özellikle önemli. Günümüz nasıl geçecek? 21 Aralık’tan sonra ne olacak? Bilmiyorum. Tek bildiğim çok özel ve unutulmaz bir gün ve dönemden geçtiğimiz. Bazı şeyler sahip olduğumuz bilgiler ve iletişim becerisi ile kelimelere dökülemeyecek kadar yoğun oluyor. Sadece hissedebiliyoruz… Evet, çok açıklayıcı olmadığımı biliyorum. Ama aynı zamanda derinlerde kalbinizde sizin de benzer şeyleri hissettiğinizi ve dile getiremediğinizi düşünüyorum.
“21 Aralık günü niyetiniz kalbinizi açmak, bu hediyeyi ve enerjileri kabul etmek ve tüm dünya ile onu paylaşmak olsun. Eğer bu saatte bizimle olamayacaksanız yine de meditasyonu yapın ve niyetinize bu toplu meditasyona enerjilerinizle katkıda bulunmayı ekleyin, böylece enerjik anlamda hep beraber olabiliriz.”mor alev