Öteki senin dengeni ve saygınlığını bozamaz

Öteki senin dengeni ve saygınlığını bozamaz. Bozabiliyorsa sorun ilişkide değildir. Ötekinin ilişki içinde sana hak ettiğin saygıyı göstermediğini fark ettiğin an – hakkın olanı yaşamanı sana hatırlattığı için ona teşekkür edip yoluna yürümen gereken andır.

alıntı

Her zaman Mutlu Olun MUTLU KALIN…

 

Belki uzun, belki kısa bir yoldasınız.. Her başarısızlık sizin için birer KAVŞAK…… Endişeleriniz bir VİRAJ Arkadaşlarınız bazen GAZ PEDALI olur bazen de FREN.. Düşmanlarınız trafik ışıklarındaki KIRMIZI…   Aileniz ise yolunuzdaki UYARI TABELALARI İş hayatınız ise ENGEBELİ BİR ARAZİ..
Ama Deponuz PRENSİPLERİNİZ ile doluysa.. Motorunuz İRADENİZ kadar sağlamsa.. İnandığınız her şey SİGORTANIZ olmuşsa.. Ve YARADANIN varlığını her zaman hissediyorsanız..
Her zaman Mutlu Olun MUTLU KALIN…

Kalıplaşmış Bilgilerle Mi Hareket Ediyorsunuz… Buyrun Kendinizi Test Edin…

Zayif buldugumuz alanlarimizi gelistirmek icin caba gostermektir.

Bir ormanda iki kişi ağac kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkiyor ağac kesmeye basliyormus bir ağac devrilirken hemen digerine geciyormus.
Gün boyu ne dinleniyor ne oğle yemegi için kendine vakit ayiriyormus.
Akşamlari da arkadasindan bir kac saat sonra ağac kesmeyi birakıyormus. Ikinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya … basladiginda eve donuyormus.
Bir hafta boyunca bu tempoda calistiktan sonra ne kadar ağac kestiklerini saymaya baslamislar.
Sonuc : Ikinci adam cok daha fazla ağac kesmiş. Birinci adam öfkelenmis : ” Bu nasil olabilir ? Ben daha cok çalistim. Senden daha erken işe basladim senden daha gec bitirdim. Ama sen daha fazla ağac kestin. Bu isin sırıi ne ?” Ikinci adam yuzunde tebessumle yanit vermiş : ” Ortada bir sır yok.
Sen durmaksizın çalisirken ben arada bir dinlenip baltami biliyordum. Keskin baltayla daha az cabayla daha cok agac kesilir.”
Kendimizi gelistirmek baltamizi bilemektir. Kendimize zaman ayirip yasamimizi objektif bir bakisla gozden gecirmektir. Zayif buldugumuz alanlarimizi gelistirmek icin caba gostermektir. Bu zihnimizin ruhumuzun karakterimizin guçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur.

KUSURLARIMI SEVİYORUM…!

KUSURLARIMI SEVİYORUM…!
Hoplaya zıplaya YÜRÜMEYİ..
Olur olmaz yerde KAHKAHALAR atmayı..
Canım sıkıldığında avaz avaz BAĞIRMAYI..
Kıskançlık KRİZLERİMİ..
Yerine ve zamanına göre GİYİNMEMEYİ..
Ara sira laf SOKMAYI  Bazen; herşeyi yüzüme gözüme BULAŞTIRMAYI..
KIZINCA küsmeyi..
TAKINTILARIMI…
SİNİRİMİ sonuna kadar çıkarmayı..
HEYECANLARIMI seviyorum..
NORMAL olmamayı,
DOSTLARIMI seviyorum..
Sadece canımın istediği şeyleri yapmayı..
Tembelliğimi..
Saatlerce PAYLAŞIM yapmayı..
HAYATI seviyorum….!
İYİ Kİ varım..!
İYİ Kİ ben benim..!
Ne mutlu ki;  MÜKEMMEL değilim.

Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.

 Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare vardır.
Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar.
Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür.
Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlar.
Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok.
Onu eski haline döndürür.
Ve der ki, “Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardım edemem.” Shakespeare, bu konuda söyle diyor : “İnsanların çoğu Sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için..
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.”

Bir insan, size kızmak istiyorsa; dünyanın en iyi insanı dahi olsanız bir neden bulabilir…

Her kadın müstesna ve kendine özgüdür tabi ki; ancak İngiliz Mirror Gazetesi, 27 farklı kadın tipi yayınladı.Siz hangisiniz bulun bakalım…

 

 

Süper kadın: Kariyerleri çok önemlidir. Her zaman stres altında olmalarına rağmen her işin altından başarıyla kalkarlar. Görünüşlerine çok önem verirler.
Entellektüel: Çantasında kitapla gezer. Her konuda bilgiye sahiptir.
Kıskanç: Sevgilisini ve hatta dostlarını herkesten kıskanır.
Diyet Bağımlısı: Bütün yaşamı kalori ve diyet hesabı ile geçer. Kilo alıp almama dışında hiçbir şeyi önemsemez.
Dominant: Sürekli ”patron benim” havası estirir. Ona gore bir kadın asla kendini ezdirmemelidir.
Tabiat Ana: Ekmeğini bile kendi yapma çabasındadır.
Ayran Gönüllü: Gömlek değiştirir gibi erkek arkadaş değiştirir. Hayatında uzun süreli dostluklara da kesinlikle yer yoktur.
Hayvansever: Zamanının büyük bölümünü kedi ve köpek gibi canlılara ayırır.
Komik: Süreklı espri yapar ya da yapmaya çalışır. Karsışındakini her zaman güldürür.
Bağımlı: İçki ve sigara tüketir. Sosyal ilişkileri çok zayıftır.
Kitap Kurdu: Yeni çıkan her kitabı okuyan bu kadın tipi her zaman güzelliğiyle de dikkat çeker.
Anaç: Ailesi ve çocukları her şeyden önde gelir.
Balık eti: Hafif toplu olmasına rağmen sürekli bedenini saran kıyafetler giyer.
Erkeksi: Kolay kolay hiçbir şeye kırılmaz. Hiçbir lafın altında kalmaz. Genelde futbol maçına gitmekten büyük zevk alır.
Yardımsever: Dostluk ilişkileri sağlam olan bu kadın tipi duygusal ve hassas yapısıyla da dikkat çeker.
Sportif: Spor salonundan çıkmaz. Her zaman kot ve spor ayakkabı ile boy gösterir.
Gösteriş meraklısı: Girdiği ortamda her söze karışırlar ve kıyafete para harcamaktan asla çekinmezler.
Asi: Topluma aykırılık onun için en büyük zevktir. Genellikle dövmeli olurlar.
Ev Kadını: Çalışmak yerine evde otururlar. Genelde çok iyi yemek yaparlar.
Çevreci: Vejetaryan olan bu tip kadınlar için deniz ve orman sevgisi çok önemlidir.
Yeni Anne: Bebeğinin gelişimini sürekli takip eder ve her yerde bebeğinden bahseder.
Komşu Kızı: Eğlenceye düşkün olan bu tip kadınlar çok sempatiktir.
Temkinli: Hayatlarında riske asla yer yoktur. Her zaman kuralcıdırlar.
Afrodit: Fizikleri ile yürek hoplatan bu kadınların saçlarını asla dağınık göremezsiniz.
Çalışkan: Bütün hayatı işine odaklıdır.
Soğuk: Az gülen kadınlar içe kapanıktır.
Mankencik: Yaz-kış bronz gezmeyi çabalar son moda kıyafet giyer.

-alıntı-

BOŞ KAYIK…

Bu kayık da boş.. “Zen ustalarının en büyüklerinden biri olan Lin Chi şöyle dermiş: Gençken tekneler beni büyülerdi. Küçük bir kayığım vardı ve yalnız başıma göle açılırdım. Saatlerce orada kalırdım. Bir seferinde güzel bir gecede kapalı gözlerle, kayığımda meditasyon yapıyordum. Akıntı aşağı boş bir kayık geldi ve benimkine çarptı.

Gözlerim kapalıydı, bu yüzden şöyle düşündüm: ‘Biri kayığıyla geldi ve kayığıma çarptı.’ İçimde öfke yükseldi. Gözlerimi açtım ve öfke içinde adama bir şey söyleyecekken kayığın boş olduğunu fark ettim. O zaman hareket edecek yön kalmadı.
Öfkemi kime ifade edecektim? Kayık boştu. Yalnızca akıntı aşağı yüzüyordu ve gelip benim kayığıma çarpmıştı. Bu yüzden yapacak hiçbir şey yoktu. Öfkemi boş bir kayığa yansıtamazdım. Gözlerimi kapattım.
Öfke oradaydı ama çıkış yolu bulamadığımdan gözlerimi kapattım ve öfkeye doğru geri geri yüzdüm. Ve o boş kayık benim fark edişim oldu. O sessiz gece, içimde bir noktaya geldim. O boş kayık benim ustamdı.
Ve artık biri gelip bana hakaret ettiğinde gülüyorum ve diyorum ki: ‘Bu kayık da boş…’ Gözlerimi kapatıyorum ve içeriye gidiyorum.”
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Düz Yol Seni Usta Şoför Yapmaz…

”Anette The Hic”

images[6]

”Anette The Hic”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Mutluluğun 7 Adımı:

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Önce Dostluk Lazım, Ötekiler Geçiyor…

Way is experience… Way is learning… Way is weird… Way is enigmatic… Way is coincidence…

Saman Altından Su Yürütmek Deyiminin Hikayesi…

 

Vaktiyle bir ova köyünde köylüler tarlalarını sulamak için ırmağın suyunu nöbetleşe kullanmak üzere anlaşmışlar.

Irmak boyunca bulunan tarlalar, açılan kanallar vasıtasıyla sıra ile sulanıyor, herkes ziraatı ile meşgul oluyormuş. Köyün açıkgözlerinden birisi daha fazla su alabilmek için tarlasından derin ama ince bir kanal kazıp ırmaktan su çalmayı aklına koymuş.

Kanalı gizlemek maksadıyla da üzerine çalı çırpı ve taşlarla örtüp araziye uydurmuş. En üstüne de saman yığınları koymuş ki kimse kanaldan şüphe etmesin.
Bir müddet sonra ırmağın daha aşağısındaki tarlalara giden suyun azalması üzerine köylüler durumu araştırmaya karar vermişler. Ne çare ki arayıp taramaları sonuçsuz kalmış. Daha yukarıda akan suyun birden bire azalmasına anlam verememişler.
Nihayet tarlaları dolaşıp bakmaya başlamışlar. Kaçak su alan köylünün tarlasına geldiklerinde, bostan havuzunun hep dolu oldukları dikkatleri çekmiş. Üstelik saman yığınları, su üzerinde yüzmekteymiş.
Bu suya bu samanlar nereden geliyor diye araştırınca saman yığınlarına ulaşmışlar ve hileyi anlayıp samanları eşeleyince kanalı bulmuşlar. Bunun üzerine köyün ihtiyar heyeti toplanmış ve köylüyü falakaya yatırmışlar. Değneği vururken diyorlarmış ki:
– Saman altından su yürütürsün ha! Al bakalım hak ettiğin cezayı!…
Bugün deyim, başkalarına sezdirmeden menfaat temin eden, yahut insanları birbirine düşürüp ortalığı karıştıranlar hakkında kullanılmaktadır.

alıntı