Mevlana ve Şems’ten Yüreğinizin Derinliklerine İşleyecek 20 Özlü söz

Tüm dünyaca tanınan, Müslümanlarca yeri çok önemli olan, asıl adı Muhammed Celaleddin, ancak ‘efendimiz’ anlamına gelen Mevlana adı ile tanıdığımız şair, düşünce adamı ve mutasavvıf…Onu en güzel Atatürk’ün Konya ziyareti sırasında söylediği şu sözler anlatıyor sanırım: “Ne zaman bu şehre gelecek olsam, içimde bir heyecan duyarım. Hz. Mevlana, düşünceleriyle benliğimi sarar. O çok büyük bir dahi, Müslümanlığı Türk ruhuna intibak ettiren ve çağları aşan büyük bir yenilikçidir.”…İşte bu büyük insanın ve onun yoldaşı Şems-i Tebrizi’nin en güzel sözleri…

1. “Dört şey azizdir. Fakirlerin yüküne tahammül eden zengin, kanaat edip haline razı olan fakir, yaptıklarının ayıbından korkan günahkar, günahlardan sakınan alim.”

2. “Kör cehalet çirkefleştirir insanları! Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek bir cevabım var, lakin bir lafa bakarım laf mı diye. Bir de söyleyene bakarım adam mı diye…”

3. “Bir gül kadar güzel ol, ama dikeni kadar zalim olma. Birine öyle bir söz söyle ki ya yaşat ya da öldür, ama asla yaralı bırakma!”

4. “Kısmet etmiş ise Mevla: El getirir, yel getirir, sel getirir…Kısmet etmez ise Mevla: El götürür, yel götürür, sel götürür…”

5. “Nasibinde varsa aIırsın karıncadan biIe ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne seriIse sana ters.”

6. “Anladım ki insanlar susanı korkak, görmezden geleni aptal, affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar. Oysa ki biz istediğimiz kadar hayatımızdalar. Göz yumduğumuz kadar dürüstler ve sustuğumuz kadar insanlar…”

7. “Kalp midir insana sev diyen, yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?”

8. “Kadın bilmeyene nefs, bilene nefestir.”

9. “Eğer Allah seni bana yazmışsa, benden kaçışın yok. Lakin kader seni benden almışsa, ağlamaya lüzum yok.”

10. “Ey insan! Kaf dağı kadar yüksek olsan da kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma! Her şeyin bir hesabı var, üzdüğün kadar üzülürsün!”

11. Mevlana’nın yedi öğüdü:

Mevlana'nın yedi öğüdü:

1. Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.

2. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.

3. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.

4. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.

5. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.

6. Hoşgörülükte deniz gibi ol.

7. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

12. “Cebi zengin fakat ruhu fakir olan insanın hali çok rezil! Çünkü o her şeyin fiyatını bilir, değerini değil.”

13. “Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin?”

14. “İlim üç şeydir: Zikreden dil, şükreden kalp, sabreden beden.”

15. “Hak yolunda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzunun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol silenlerden değil!”

16. “Bazen uzaklaşmak gerekir, yakınlaşmak için…Bazen hatırlamak gerekir, hatırlanmak için…Bazen ağlamak gerekir, açılmak için…Bazen anmak gerekir, anılmak için…Bazen de susmak gerekir, duymak için. “

17. Hz. Mevlana buyuruyor…

Hz. Mevlana buyuruyor...

Allah der ki: “Kimi benden çok seversen, onu senden alırım.” ve ekler, “Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.” ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar, canından saydığın yar bile bir gün el olur, aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür, düşman kalkar dost olur, öyle garip bir dünya…Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur. Düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın. En garibi de budur ya. Öldüm der durur, yine de yaşarsın…

18. “Hayatta olabileceğiniz en güzel yer, bir duanın içinde yer almaktır.”

19. “Sen de bilirsin ki elde ettiğin şey, yaptığının karşılığıdır. Yoksa adil olan Allah’ın takdiri, insana yaptığına uygun olmayan cezayı nasıl olur da verir? Suçu kendinde bul! Çünkü o tohumu sen kendin ektin.”

20. “Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, ‘ne yapalım, kaderimiz böyle’ deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin.”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yedi kişi bir danaya girdik, sen ne yaptın? Biz 5 kişi bir insana girdik…

11755239_880586245368260_5179079560888559820_n[1]

Otuz senelik bir arkadaşımla telefonda bayramlaşıyoruz. Hayvan kesmiş yorgunluğunu anlatıyordu,
__ Yedi kişi bir danaya girdik, sen ne yaptın?
__ Biz 5 kişi bir İnsana girdik..
— Nası ya anlamadım ?
— 5 kişi diyorum, bir araya geldik, iki aydır çalışmayan birinin evine gittik.
2 aylık ev kirasını, birikmiş faturalarını ödedik, mutfağına ne lazımsa kolilerle indirdik.
Son olarak da esas müjdeyi verdik, bayramdan sonra yeni açılan Zorlu Center’de 2000 tl maaş+sgk+yemek ücreti
işe başlıyorsun.
Hadi hayırlı olsun.
— Çok güzel yapmışsınız da Kurban yerine geçer mi ?
— Senin et dağıttığın insanlar bu adam kadar sevindi mi ?
— Hayır, zannetmiyorum.!
— Öyleyse geçti..! Amaç kurban ( Allah’a yakınlaşmak, paylaşmak ) ise biz yakınlaşmak adına paylaştık,
bu huzur ve vicdan rahatlığı bizim için bayram oldu
— Doğrusunu söylemek gerekirse kesim esnasında isyan edesim geldi, babama bir daha gelmeyeceğimi söyledim. Gelecek sene beni de aranıza alsanıza…
— Seve seve dostum..! Aslında herkes bu bilinçle guruplar kurup, 7 kişi bir dana yerine bir insana girse ortalık cennet çığlıklarıyla dolar. Bizler de iyi birşeyler yapmış olmanın mutluluğunu yaşarız..

Alıntı..

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zihinsel Olarak Güçlü Olan İnsanların Alışkanlık Haline Getirdiği 13 Davranış

Zihinsel olarak güçlü olmak genellikle, ne yaptığınız ile değil, ne yapmadığınız ile alakalıdır. Bu; düşüncelerinizi, davranışlarınızı ve duygularınızı kontrol etme sanatı. İşte yazar Amy Morin’e göre zihinsel olarak kuvvetli olan insanların yapmadığı 13 şey!

1. Kendileri için üzülmekle zaman kaybetmezler.

Kendileri için üzülmekle zaman kaybetmezler.

Yazarın dediğine göre, insanın kendisi için üzülmesi, kişiye oldukça zararlı. Üzülerek kişi, zaman kaybı yaşıyor, negatif enerji ile doluyor ve günlük ilişkilerine zarar veriyor. Olaylara iyi tarafından bakarak, üzülme duygusunu, minnettarlığa çevirmek ise işin anahtarı.

2. İpleri başkalarının eline vermezler.

İpleri başkalarının eline vermezler.
İnsanlar genellikle, duygusal ve fiziksel olarak bir sınır belirleyemedikleri zaman, ipleri başkalarına devreder. Eğer sizin davranışlarınızda başkalarının etkisi bulunuyorsa, başarınızı ve başarısızlığını onlar belirler.  Bunu önlemek içinse, ayağa kalkıp sınırları kendiniz belirlemelisiniz.

3. Değişiklik yapmaktan çekinmezler.

Değişiklik yapmaktan çekinmezler.

Morin’e göre değişiklik yapmanın 5 aşaması bulunuyor. Karar öncesi, düşünüp taşınma, hazırlık, eylem ve eylemi devam ettirmek. Her bir adım oldukça korkutucu gözükse de, değişiklik her zaman iyidir. Unutmayın; ” Ne kadar çok beklerseniz, o kadar zorlaşır. ”

4. Kontrol edemedikleri şeylere odaklanmazlar.

Kontrol edemedikleri şeylere odaklanmazlar.

Her şeyin kontrol altında olduğunu bilmek elbette ki oldukça rahatlatıcı. Yine de her zaman gücün sizde olduğunu düşünmeniz sorun yaratabilir. Yazara göre her şeyde kontrol sahibi olmak istemenin sebeplerinden biri endişe duygusuna cevap verme isteği. ” İnsanlar endişeleri ile savaşıp yenmek yerine, çevrelerini kontrol etmek istiyor. ” diyor yazar.

5. Herkesi memnun etmeye çalışmazlar.

Herkesi memnun etmeye çalışmazlar.

Çoğu zaman, insanların bizim hakkımızda ne düşündüğü, kendimiz hakkında ne düşündüğümüzden önce gelir ve bu zihinsel olarak güçlü olmak için yapılmaması gereken şeylerin başında gelir. Yazara göre herkesi memnun etmeye çalışmak zaman kaybı ve bunu sağlamaya çalışan insanlar da kolay manipüle edilebilirler. O yüzden insanları memnun etmeyi düşünmek yerine, kendinizin ne istediğini ilk başa koyun.

6. Risk almaktan çekinmezler.

Risk almaktan çekinmezler.

İnsanlar genellikle ister finansal olsun, ister başka türlü olsun risk almaktan kaçınır. Zihinsel olarak kuvvetli olan insanlar ise sonunu tahmin edebildikleri yani hesaplayabildikleri riskleri almaktan kaçınmazlar. Yazara göre bir risk alırken, şu soruları kendinize sorabilirsiniz:

– Bu riskin bedeli ne olabilir?

– Potansiyel olarak yararları nedir?

– Alternatifler nedir?

– En iyi hangi sonuca ulaşabilirim?

– En kötü durumda ne olur?

7. Geçmişe takılıp kalmazlar.

Geçmişe takılıp kalmazlar.
Geçmiş, geçmişte kaldı. Yaşanan şeyleri değiştirmenin imkanı yok. Bu yüzden ”geçmişte yaşamak” şu andan ve gelecekte yapacaklarınızdan zevk almanızı, önler diyor yazar. Bu yüzden anın tadını çıkarmak yapabileceğiniz en mantıklı şey. Yine de geçmişi düşünmenin bazı faydaları da yok değil. Geçmiş hatalardan ders çıkarmak, olaylara yeni bir bakış açısından bakmanıza olanak sağlayacaktır.

8. Aynı hatayı defalarca yapmazlar.

Aynı hatayı defalarca yapmazlar.

Önceki madde ile paralel olarak, geçmişten ders alarak aynı hatayı yapmamak, zihinsel olarak güçlü insanların olmazsa olmazlarındandır.

9. Başkalarının başarılarını kıskanmazlar.

Başkalarının başarılarını kıskanmazlar.

Yazarın dediğine göre, başkalarının başarılarına odaklanmak size hiç bir yarar sağlamayacak, aynı zamanda dikkatinizi dağıtarak başarılı olmanızı engelleyecek.

10. İlk başarısızlıktan sonra hemen pes etmezler.

İlk başarısızlıktan sonra hemen pes etmezler.

Başarı aniden gelen bir şey değil. Başarısızlık ise insanın her zaman aşması gereken bir engel. ” Örneğin Theodor Giesel -Dr.Seuss olarak da biliniyor.- ilk kitabı 20 yayıncı tarafından reddedilen bir yazar. Şimdi ise tüm dünya onu tanıyor. ” diyor Morin. Bir başarısızlık yaşadıktan sonra yükselişe geçmek sizleri daha da kuvvetlendirecektir

11. Yalnız kalmaktan korkmazlar.

Yalnız kalmaktan korkmazlar.

Yazarın dediğine göre, düşüncelerinizle baş başa kalmak için boş zaman yaratmak etkili bir deneyim olabilir. Morin’e göre yalnız kalmanın avantajlarından bazıları şunlar:

– Ofiste tek çalışmak üretkenliği arttırır.

– Kişinin empati yeteneği kuvvetlenir.

– Yaratıcılığı geliştirir.

– Zihinsel açıdan sağlıklıdır.

– Kişinin kendini yenilemesine olanak sağlar.

12. Hayatın kendilerine bir şey borçlu olduğunu düşünmezler.

Hayatın kendilerine bir şey borçlu olduğunu düşünmezler.

Başarısız olduğunuz zaman, hayatınıza lanet etmek oldukça kolay. Fakat gerçek şu ki bir şeyleri kazanmak sizin elinizde. ” Hayat adil değil. Başkaları sizden daha başarılı ve mutlu olabilir. İşte bu hayat. Bu işin altın kuralı ise, kendinize odaklanmanız, eleştiriye karşı açık fikirli olmanız, eksikleriniz hakkında bilgi sahibi olmanız ve en önemlisi kendinizi başkaları ile kıyaslamamalısınız. Eğer hak ettiğiniz şeyleri alamadığınızı düşünüyor ve başkaları ile kendinizi kıyaslıyorsanız, çok büyük hayal kırıklığına uğramanız kaçınılmaz. ” diyor yazar.

13. Eylemlerinin hemen ardından bir sonuç beklemezler.

Eylemlerinin hemen ardından bir sonuç beklemezler.

” Gerçekçi beklentilere girmek ve başarının bir gecede gelmeyeceğini anlamak, potansiyelinizi ortaya çıkarmak adına oldukça önemli ” diyor yazar. Zihinsel olarak zayıf insanlar genellikle sabırsız kişilerdir. Bu insanlar yeteneklerini abartır ve değişikliğin ne kadar zaman istediğini anlayamaz diye de ekliyor yazar. Başarıya odaklanmanız oldukça önemli fakat bu yolda pek çok başarısızlık ile karşılaşacaksınız. Eğer büyük resmi görebilirseniz, başarı da kaçınılmaz olarak gelecektir.

kaynak: listeliste

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Bu Yöntem Hiç Şaşmaz… Hayatındaki şanslı kişiyi bulmanın yolu:

11813289_10155903478695331_2481603351864432045_n[1]

Gördüğünüz size en yakın bir aynanın önüne geçin,onu kendi yöntemlerinizle iyice silip,olabildiğince parlamasını sağladıktan sonra,elinizde her ne varsa o an bırakıp aynaya bakın,gördüğünüz kişi ,sizin hayatınızda en şanslı kişidir.

Not:Bu yöntem hiç şaşmaz

kaynak: panoyit edvırt yorgiadis

sadece bunun farkına varmanız gerekiyor o kadar Anette

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dili, belini, kalbini, keseni ve gözünü haramdan saklayabilecek İRADE,

11825208_841917259237381_9159745609728845402_n[1]

* Hayatın güçlüklerine katlanabilecek kadar İNANÇ,
* Geleceğin daha iyi olacağına inanacak kadar ÜMİT,
* Doğru bildiklerin için mücadele edebilecek kadar CESARET,
* Topluma, ailene, faydalı olabilecek kadar SAĞLIK,
* İhtiyaçlarına yetebilecek, zekâtını verebilecek kadar PARA,
* Başkalarının daima iyi yönlerini görebilecek GÖZ,
* Çevrenizdeki insanlara yardım eli uzatacak kadar CÖMERT,
* İnsanlardan karşılık beklemeden yapabileceğin İYİLİK,
* Hayatın zorluklarına karşı hayatı ve insanları kuşatacak SEVGİ,
* Yastık kadar yumuşak ve rahat bir VİCDAN,
* Dili, belini, kalbini, keseni ve gözünü haramdan saklayabilecek İRADE,
* Gördüklerinin, duyduklarının düzelmesini bekleyebilecek kadar SABIR,
* Günahlarını, noksanlarını itiraf edebilecek kadar FAZİLET,
* En kötü halinde bile ŞÜKÜR varsa,
Sen mutlusun ve huzurlusun..

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatında İlk Kez İşten Çıkarılan Bünyenin Anbean Hissettikleri

erkesin başına gelir böyle tatsızlıklar… Bir anda sudan çıkmış balığa dönse de insan evladı, ilk şoku atlattıktan sonra toparlanır, ayaklanır, yeniden daha güçlü yürümeye başlar! Ama o talihsiz haberi ilk duyduğunda aklından geçenler, aşağı yukarı şöyle seyreder…

1. “Hani biz bir aileydik?”

2. “Yıkılan hayallerim n’olacak?”

3. “Ödenecek taksitler? Krediler?”

4. “Ya önümüzdeki ay almayı planladığım şeyler?”

5. “Daha tatile gidecektim ben!”

6. “Bütün düzenim altüst! Dedikodusundan tiksinsem de her sabah birlikte kahvaltı ettiğim, alıştığım o insanları nasıl bırakacağım?”

7. “Çok da emek harcadım bu şirkete, kendi evladım gibi! Evde, ofiste, gece, gündüz her an ilgilendim…”

8. “Ulan keşke ‘siz beni kovamazsınız, ben istifa ediyorum’ deseydim!”

9. “E o zaman tazminat?! Yalan olurdu…”

10. “Fena olmadı esasında ya; belki daha iyi maaşlı bi iş bulurum?.. Hem tebdili mekanda ferahlık var derler!”

11. “Ufak bir tatile mi çıksam? Zaten bayram tatilinin tadı da damağımda kalmıştı…”

Yukarıdan anımsayacaksınız ki, hayalini kurduğunuz tatil KESİNLİKLE bu değildi!

12. “Bir an önce başlayayım CV düzenlemeye, du bakayım ilan filan varmış mı?”

kaynak: onedio

Valla böyle bir durumda yaşasın dünyayı gezmek için fırsat doğdu diye sevinmeli bence Anette

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Omurgamızdaki Sorunlar Neyi Gösterir?

11825038_405570129639282_8396973223702330181_n[2]Üst Omurgadaki Sorunlar: Duygusal Desteğin Yetersiz Olması, Sevilmediğini Hissetmek, Sevmekten Korkmak

Orta Omurgadaki Sorunlar: Geçmişe Takılmak, Suçluluk

Alt Omurgadaki Sorunlar: Para Korkusu, Yetersiz Parasal Destek

kaynak: luna akademi

Ayrıca omurgadaki ağrıların bir sebei de üstlenmesi gerekenden daha fazla sorumluluk almak yüzünden olmaktadır

Anette

Mutlu Olmak İçin Hemen Bugün Vazgeçmeniz Gereken 13 Şey

Mutluluk doğuştan gelen bir olgu değil. Yaşantımızda yaptıklarımız ve yapmadıklarımızın bir sonucu olarak başımıza gelen bir duygu durumu. Mutsuz olmak son derece kolayken mutlu olmak için çaba sarf etmemiz gerekiyor. Eğer mutlu olmak için ne yapacağınızı bilmiyorsanız sizi mutsuz eden şeylerden kurtularak işe başlayabilirsiniz.

1. Size iyi gelmeyen insanlarla takılmak

Size iyi gelmeyen insanlarla takılmak
Sizi zehirleyen, mutsuz eden, sürekli eleştiren, kınayan, yoran insanlardan kurtulun. Hayatınızda sizi mutlu eden insanlara daha çok yer açın.

2. Hedefe odaklanıp çalışmanın keyfini çıkarmamak

Hedefe odaklanıp çalışmanın keyfini çıkarmamak
Varmak istediğiniz noktayı gözünüzde çok büyütüp, oraya giden yolda türlü sıkıntılar çekmek yerine, yolun keyfini çıkarmaya çalışın. Yoksa ömür geçmez.

3. Parayı araç olarak değil amaç olarak görmek

Parayı araç olarak değil amaç olarak görmek

En büyük hatalarımızdan biri, para bizi mutlu etmek için bir araç olmalıyken, hayatımızın amacı haline getiriyoruz. Sonra da istediğimiz kadar olmayınca mutsuzluklardan mutsuzluk beğen.

4. Sahip olduklarınızı unutup tamamıyla sahip olmak istediklerinize odaklanmak

Sahip olduklarınızı unutup tamamıyla sahip olmak istediklerinize odaklanmak
Belki de en büyük eksikliğimiz. Elimizdekilerin kıymetini asla bilmemek.

5. Kendinizi sürekli başkaları ile kıyaslamak

Kendinizi sürekli başkaları ile kıyaslamak

Facebook profili benimkinden daha iyi diye bir insan kıskanılır mı? Nereden mutsuzluk devşireceğimizi şaşırıyoruz. Kendiniz olmaktan mutlu olmasını öğrenin.

6. Kin tutmak

Kin tutmak

Farkında olmadan sizi yiyip bitiren kötü huy. Derhal içinizde bu zehri tutmayı bırakın. Tüm kinlerinizden arının.

7. Gelecek planlarınız konusunda endişelenmek

Gelecek planlarınız konusunda endişelenmek

Sürekli gelecek kaygısı ile yaşamak nereye kadar sürdürülebilir ki? Yolculuğunuzun tadını çıkarmaya bakın.

8. Kendinizi acımasızca eleştirmek

Kendinizi acımasızca eleştirmek

Sizi kendiniz kadar acımasız, zalimce eleştiren başka biri yok! Biraz hoşgörü gösterin kendinize, insan olduğunuzu hatırlayın ara sıra.

9. Sürekli stres altında yaşamak

Sürekli stres altında yaşamak

Tamam iş hayatı, ev hayatı, politika, yaşamın kendisi stresli ama bunu idare etmesini öğrenin. Sürekli stres altında kalsa çelik dayanmaz, kendinize bunu yapmayın.

10. Kimseyi kırmamaya çalışmak

Kimseyi kırmamaya çalışmak

Belki kimseyi kırmıyor, herkes tarafından seviliyorsunuz ama içiniz çürüyor farkına varın! Gereksiz kibarlıktan, hayır diyememekten kurtulun. Hayatınızı sizin istekleriniz, düşünceleriniz, çıkarlarınız yönetsin.

11. Her şeyi tek başına halletmeye çalışmak

Her şeyi tek başına halletmeye çalışmak
İnsan yalnız bir varlık değil, buna uygun değil. Bırakın size yardım etsinler, insanlarla konuşun, paylaşın, yardım isteyin, girmek isteyenleri hayatınıza buyur edin.

12. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar planlamak

Her şeyi en ince ayrıntısına kadar planlamak

 Bu kadar detaya gömülmek, atacağınız her adımı bilme kaygısı sizi tüketiyor. Biraz sürprizlere de açık olmak gerek.

13. Sürekli hayatınızdan yakınmak

Sürekli hayatınızdan yakınmak

Bir tek sizin hayatınız kötü, hepimiz on numara hayat yaşıyoruz… Çocuk gibi davranmayı bırakın ve dizginleri elinize alıp bozuk yerleri onarın, eksikleri tamamlayın ve yakınmayı bırakın artık!

Size mutsuz olmak için mazerete lazım!?

kaynak onedio

bir de en önemlisi mutsuz olma ihtiyacınızdan vazgeçmelisiniz Anette

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

50 Yaşına Gelmeden Önce Herkesin Mutlaka Yapması Gereken 40 Şey

nın 50 yaşından gün alması birçokları için oldukça önemli bir mevzudur.

50 yaşına basan kişiler genellikle orta yaş döneminin sonlarına yaklaştıklarını ve yaşlılığa doğru ilerlediklerini hissederler. Bu nedenle, 50 yaşınıza basmadan önce bu hayatta mutlaka yapmanız gereken bazı çılgınlıklar, yaşamanız gereken özel anlar ve para harcamanız gereken onlarca şey vardır. Bir kere yaşıyoruz, öyle değil mi? O halde 50 yaşına gelmeden önce herkesin mutlaka yapması gereken şeylere bir göz atın;

1. Yabancı bir ülkede yılbaşı kutlamalarına katılmak.

Yabancı bir ülkede yılbaşı kutlamalarına katılmak.

2. Everest Dağı’na tırmanmak veya tam bir maraton koşmak gibi, size imkansızmış gibi görünen bir şeyi tamamlamak.

Everest Dağı'na tırmanmak veya tam bir maraton koşmak gibi, size imkansızmış gibi görünen bir şeyi tamamlamak.

3. Paraya kıyıp oldukça pahalı bir restoranda kendinize ziyafet çekmek.

Paraya kıyıp oldukça pahalı bir restoranda kendinize ziyafet çekmek.

4. Bir projeye gönüllü olarak katılıp yardıma ihtiyacı olan insanlara destek olmak.

Bir projeye gönüllü olarak katılıp yardıma ihtiyacı olan insanlara destek olmak.

5. Şık bir kıyafet giyerek ünlü opera binalarından birine gitmek ve ruhunuzu müziğe teslim etmek.

Şık bir kıyafet giyerek ünlü opera binalarından birine gitmek ve ruhunuzu müziğe teslim etmek.

6. Bir kahramanla tanışmak.

Bir kahramanla tanışmak.

7. Safariye giderek vahşi yaşam alanlarını keşfetmek.

Safariye giderek vahşi yaşam alanlarını keşfetmek.

8. Kaliteli bir Fransız şarabı içmek.

Kaliteli bir Fransız şarabı içmek.

9. Golf oynamak ve insanların bu spordan ne zevk aldığını anlamaya çalışmak.

Golf oynamak ve insanların bu spordan ne zevk aldığını anlamaya çalışmak.

10. Çıplak halde doğanın gizlerinde kalmış göllerde yüzmek.

Çıplak halde doğanın gizlerinde kalmış göllerde yüzmek.

11. Trenle Avrupa turu yapmak ve ilginç kültürleri keşfetmek.

Trenle Avrupa turu yapmak ve ilginç kültürleri keşfetmek.

12. Bir NBA maçını en ön sıradan izlemek.

Bir NBA maçını en ön sıradan izlemek.

13. Dalga geçer bir tonla çalıştığınız yerden istifa etmek.

Dalga geçer bir tonla çalıştığınız yerden istifa etmek.

14. Hoşunuza giden bir sanat eseri satın almak.

Hoşunuza giden bir sanat eseri satın almak.

15. Kaliforniya sahillerinde yolculuk yapmak.

Kaliforniya sahillerinde yolculuk yapmak.

16. Anonim kalarak bir insan için bir şeyler yapmak.

Anonim kalarak bir insan için bir şeyler yapmak.

17. Müzik tarihini değiştirmiş efsane bir sanatçıyı canlı olarak izlemek.

Müzik tarihini değiştirmiş efsane bir sanatçıyı canlı olarak izlemek.

18. Favori yazarınızın tüm kitaplarını okumak.

Favori yazarınızın tüm kitaplarını okumak.

19. Anne ve babanızın ellerinden tutup güzel bir yemeğe çıkarmak.

Anne ve babanızın ellerinden tutup güzel bir yemeğe çıkarmak.

20. Sizin için anlam ifade eden ruhani bir yolculuğa çıkmak.

Sizin için anlam ifade eden ruhani bir yolculuğa çıkmak.

21. Sizinle aynı işi yapan genç bir insana akıl hocalığı yapmak ve yol göstermek.

Sizinle aynı işi yapan genç bir insana akıl hocalığı yapmak ve yol göstermek.

22. Sıcak yaz aylarından birinde fiyatını düşünmeden lüks bir otelde kalmak.

Sıcak yaz aylarından birinde fiyatını düşünmeden lüks bir otelde kalmak.

23. Kazancınızın küçük bir miktarını iyi işler yaptığını düşündüğünüz bir yardım kuruluşuna bağışlamak.

Kazancınızın küçük bir miktarını iyi işler yaptığını düşündüğünüz bir yardım kuruluşuna bağışlamak.

24. Bungee jumping yapmak.

Bungee jumping yapmak.

25. Kendinize pahalı bir aksesuar almak.

Kendinize pahalı bir aksesuar almak.

26. Las Vegas’ın ünlü gazinolarından birinde dozunu kaçırmadan kumar oynamak.

Las Vegas'ın ünlü gazinolarından birinde dozunu kaçırmadan kumar oynamak.

27. Mutfakta rezil bir insan dahi olsanız en az bir yemeği mükemmel bir şekilde pişirebilmek.

Mutfakta rezil bir insan dahi olsanız en az bir yemeği mükemmel bir şekilde pişirebilmek.

28. Alp Dağları’nda kayak yapmak.

Alp Dağları'nda kayak yapmak.

29. Lezzetli bir kombinasyon oluşturan peynir ve şaraplar hakkında bilgi sahibi olmak.

Lezzetli bir kombinasyon oluşturan peynir ve şaraplar hakkında bilgi sahibi olmak.

30. Açıkhavada en az bir kez uyumuş olmak.

Açıkhavada en az bir kez uyumuş olmak.

31. Yatla ufak bir seyahate çıkmak.

Yatla ufak bir seyahate çıkmak.

32. Uçak uçurmak veya bir dil öğrenmek gibi, mesleğinizle alakalı olmayan yeni bir şey öğrenmek.

Uçak uçurmak veya bir dil öğrenmek gibi, mesleğinizle alakalı olmayan yeni bir şey öğrenmek.

33. Sevdiğiniz birine şık bir hediye almak.

Sevdiğiniz birine şık bir hediye almak.

34. Bir çılgınlık yapıp fiziksel görünüşünüzü en az bir kez baştan aşağı değiştirmiş olmak.

Bir çılgınlık yapıp fiziksel görünüşünüzü en az bir kez baştan aşağı değiştirmiş olmak.

35. Spor yaparak sağlıklı bir bedene sahip olmak.

Spor yaparak sağlıklı bir bedene sahip olmak.

36. Güney Amerika tarzında hazırlanmış ızgara biftek yemek.

Güney Amerika tarzında hazırlanmış ızgara biftek yemek.

37. Sırtınıza çantanızı alıp tek başınıza seyahate çıkmak.

Sırtınıza çantanızı alıp tek başınıza seyahate çıkmak.

38. Liderlik yaptığınız bir proje hazırlayıp sonunda başarılı olmak.

Liderlik yaptığınız bir proje hazırlayıp sonunda başarılı olmak.

39. Kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmak.

Kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmak.

40. İtalya’nın Toskana Bölgesi’ne gidip yerel şarapları tatmak.

kaynak onedio

Bunların hepsini yapmaya kalksam 100 den önce bitiremem şaka şaka yapalım ki yeni liste gelsin çimlerde koşmak, ağaca tırmanmak gibi Anette

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bastırılmış duygulara bağlı gelişen belirtiler

Duygular genellikle bastırılır. Bazen duygular kontrol edilir ve ifade edilmez. Örn. Eşinizle tartıştığınız için çok üzgün bir haldesiniz ve iş yerinde bir arkadaşınızla paylaşmak istiyorsunuz ama iş ortamında ağlamanın uygun olmayacağını düşündüğünüz için kasıtlı ve bilinçli olarak duygularınızı içinizde tutuyorsunuz. Başka bir durumda olumsuz duygularınızı ifade etmek istiyorsunuz ama o duygularla uğraşmak istemiyorsunuz. Bilinçli olarak bastırmak yerime zihni bir şeylerle meşgul ederek bu duyguları görmezlikten gelebiliyorsunuz. Bu kaçınma ya da bir bahaneye sığınma bastırmanın farklı bir biçimidir.

Duyguları Tanımanın Tüm Psikolojik Sorunları Çözmedeki Anahtar Olduğunu Biliyor muydunuz?

                      —— Duyguları Tanımlamak ——

  • Bastırılmış duygulardan kaynaklanan belirtileri tanımlamak
  • Bedene dönmek

Bastırılmış duygulara bağlı gelişen belirtiler

İçeride tutulan duygular kendilerini çeşitli fiziksel ya da psikolojik belirtilerle ortaya koymaktadırlar.

Kaygı

Kaygı
Kaygı pek çok nedenden ortaya çıkmaktadır. Bazen belirsizliklerle karşılaşınca duyulan temel bir duygudur bazen de beklenmedik olumsuz durumların (“ise” düşünce şeklinin) sonucudur. Eğer kaygı belirli bir durumla ilişkili görülmüyorsa güçlü fakat ifade edilmemiş duygular nedeniyle ortaya çıkmış olabilir.Her duygu boşaltılması gereken bir enerji taşır. Bu enerjiyi tuttuğumuz ya da kendini ifade etmesine izin vermediğimiz zaman gerilim durumu ya da belirsiz bir kaygı yaratabilmektedir.

Depresyon

Depresyon
M.S. Peck depresyonu “sıkışmış duygular” olarak tanımlamıştır. Bazı kayıplardan sonra üzüntü ya da yas yaşanmadığında sıklıkla depresif olunmaktadır. Gözyaşlarının akmasına izin vermek ve ağlamak kayıp ya da yas konusunda daha iyi hissedilmesini sağlayabilmektedir. Depresyon öfkenin içeride tutulması sonucunda da ortaya çıkabilmektedir. Gestaltçı psikologlar, maskelenmiş kızgınlığın kişinin kendine yönelmesi sonucunda depresyonun ortaya çıkabileceğine işaret etmektedirler. Eğer son zamanlarda belirli bir kayıp olmadığı halde birey kendini depresif hissediyorsa neye kızmış olduğunu kendine sormalıdır. Özellikle bireyin kendini aşırı eleştirdiği ve yüklendiği bir dönemdeyse bu iyi bir sorudur.

Psikosomatik Semptomlar

Psikosomatik Semptomlar
Baş ağrısı, yüksek tansiyon, ülser, astım gibi yaygın pek çok psikosomatik belirti sürekli olarak ifade edilmeyen duygulardan kaynaklanabilmektedir. Psikosomatik belirtiler kronikleşmiş stresin herhangi bir tipinden ortaya çıkabilirken, yıllar boyunca ifade edilmemiş duyguların bedelini bedenimiz ödeyecektir. Kuvvetli duyguları tanımlamak ve ifade etmeyi öğrenmek pek çok psikosomatik semptomun azalmasını ya da kaybolmasını sağlayabilmektedir.

Kas Gerginliği

Kas Gerginliği
Gergin, sıkılmış kaslar büyük ölçüde duyguların uzun süreli ifade edilmemesi sonucu ortaya çıkan yaygın bir belirtidir. Duygular ifade edilmeyip bastırıldığında belirli kasmalarımızı sıkmaya yöneliriz. Belirli duygular, gerilmiş farklı kas gruplarında bulunmaktadır. Engellenme ya da saldırganlık boyun ve omuz kaslarında gerilime neden olmaktadır. Üzüntü ve yas göğüs bölgesi ve göz etrafında, korku mide kaslarında, ifade edilmeyen cinsel duygular da pelvik bölgesindeki kasların gerilmesine neden olmaktadır.
Bastırılmış duygular ve yukarıda belirtilen beden alanları arasındaki ilişkiye ait kesin bağlantılar yoktur. Öfkelenildiğinde gözlerden pelvise kadar farklı kas grupları gerilmektedir. Herhangi bir bölgedeki sıkı kaslar ve fiziksel gerilim noktası, duyguların sürekli olarak biriktirildiği noktayı işaret ediyor olabilmektedir.

Duyguları Tanımanın Tüm Psikolojik Sorunları Çözmedeki Anahtar Olduğunu Biliyor muydunuz?

Bedene Dönmek

Günlük endişe ve sorunlarla zihnin sürekli meşgul olması bunlara “kafayı takmak” duygulara dokunulmasına engel olmaktadır. Duygulara erişimi ele geçirmek için odak noktamız zihinden bedene kaymak zorundadır. Kalp kırıklığı, mide ağrısı vb. gibi günlük dilde kullandığımız ifadelerde bunları yansıtmaktadır. Bedene yönelerek duygulara dokunmak, tanımak mümkündür. Aşağıdaki adımlar yararlı olmaktadır.

  • Fiziksel gevşeme:Eğer beden gergin ve zihinde düşünceler yarışıyorsa ne hissedildiğini bilmek zordur. Aşamalı kas gevşetme, meditasyon ya da başka bir gevşeme yöntemi için 5-10 dakika ayırmak insanları sakinleştirmektedir.
  • Şu anda ne hissediyorum diye sormak: Bunun yerine şu andaki esas sorunum ya da endişem nedir diye de sorulabilir.
  • Üzüntü, korku ya da kızgınlık gibi duygulanımların hissedildiği beden bölgesine yönelmek. Bu genellikle kalp ya da mide bölgesidir (bazen daha alt bölgelerde olabilmektedir). Burası duyguların “iç yeri”dir.
  • Duyguların yerleştiği yerden çıkan duygular beklenmeli her ne olursa olsun dinlenmelidir. Orada olan duygular analiz edilmeye çalışılmamalı ve yargılanmamalıdır. Bir gözlemci olunmalı ve herhangi bir duyguyu hissedebilmek için kişi kendine izin vermelidir.
  • Eğer zihin 3. ya da 4. adımda takılıp kaldıysa (düşünceler yarış halindeyse) ilk adıma geri dönüp yeniden başlanmalıdır. Büyük olasılıkla daha fazla gevşemeye gereksinim duyulmaktadır.
  • Ne hissedildiği konusunda bir duygu belirdiğinde aşağıdaki soruların cevaplarına yoğunlaşılmalıdır. Bu duygu vücudumun neresinde? Bu duygunun şekli ne? Bu duygunun boyutları nedir? Eğer bu duygunun bir rengi olsaydı ne olurdu?
  • kaynak: onedio
  • Duygularınızı bastırırsanız hasta olursunuz onları dışa atın paylaşın… Anette
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

16 Psikolojik Tespitle “Duygusal Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri”yle Yüzleşmek

Psikiyatrist Dr. İlker Küçükparlak duygusal ilişkiden kaçınma yöntemlerimize ayna tutuyor.

Bilinçli ya da bilinç-dışı olarak geliştirdiğimiz bu yöntemleri ya biz sevdiklerimize uyguluyoruz ya da sevdiklerimiz bize.

Yüzleşmeliyiz…

1. Bazen insan geçmişine takılır kalır, bazen de gelecekle ilgili saplantılı olarak düşünür durur. Bu hal genelde “şimdi”den kaçınmak içindir.

Bazen insan geçmişine takılır kalır, bazen de gelecekle ilgili saplantılı olarak düşünür durur. Bu hal genelde

2. Geçmiş veya geleceğe saplanıp kalma “şimdi”nin duygusunun ağırlığından kaçınmanın bir yoludur.O yüzden terapide “şimdi ve burada”ya bakarız.

Geçmiş veya geleceğe saplanıp kalma

3. Örneğin kişi geçmiş bir çatışma ve küskünlüğünü tekrar tekrar getirirse “şimdi ve burada” olan aslında pişmanlık ve özlem olabilir.

Örneğin kişi geçmiş bir çatışma ve küskünlüğünü tekrar tekrar getirirse

4. Duygudan kaçınmanın sık rastlanılan bir yolu da planlama ve hayatı bir projeye çevirme eğilimidir. Bu kişiler şimdi yerine gelecekte yaşarlar.

Duygudan kaçınmanın sık rastlanılan bir yolu da planlama ve hayatı bir projeye çevirme eğilimidir. Bu kişiler şimdi yerine gelecekte yaşarlar.

5. Duygu bireyin diğerine ihtiyacını hatırlatan bir fenomen. Diğeri ile yakınlaşmaktan kaçınmanın yolu duyguyu görmezden gelme olabilir.

Duygu bireyin diğerine ihtiyacını hatırlatan bir fenomen. Diğeri ile yakınlaşmaktan kaçınmanın yolu duyguyu görmezden gelme olabilir.

6. Bazı kişiler diğerlerine yakınlaşmamaya gayret ederler. Bu bağlanma biçemine ‘kaçıngan bağlanma’ denir.

Bazı kişiler diğerlerine yakınlaşmamaya gayret ederler. Bu bağlanma biçemine 'kaçıngan bağlanma' denir.

7. “Issız Adam”: Diğerine ihtiyacı inkar edemeyeceği düzeye gelince -kendi de anlamadığı biçimde- ilişkiyi sabote edip hüzünlenen biri.

8. Duygusal yakınlıktan kaçınma yöntemleri (1): Hobilerle aşırı uğraşı: Saatler maket yaparak geçiyor ve bir yakınınızı aramaya zaman kalmıyor.

Duygusal yakınlıktan kaçınma yöntemleri (1): Hobilerle aşırı uğraşı: Saatler maket yaparak geçiyor ve bir yakınınızı aramaya zaman kalmıyor.

9. Duygusal Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (2): İşkoliklik/Aşırı Akademik Uğraş: Eve zaten gece yarısı geliyorsunuz, eve de iş getiriyorsunuz..

Duygusal Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (2): İşkoliklik/Aşırı Akademik Uğraş: Eve zaten gece yarısı geliyorsunuz, eve de iş getiriyorsunuz..

10. Duygusal Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (3): Aşırı İnternet Kullanımı: Evet, burada da arkadaşlarınız var ama ortamdan kaçmanız bir “ARV”ye bakar.

Duygusal Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (3): Aşırı İnternet Kullanımı: Evet, burada da arkadaşlarınız var ama ortamdan kaçmanız bir

ARV: Sosyal medya platformlarında “Allah Rahatlık Versin” anlamına gelen kısaltma.

11. Duygusal Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (4): Uyku Düzensizliği: Bir şekilde herkes uyurken uyanık, herkes uyanıkken uyuyor oluyorsunuz hep.

Duygusal Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (4): Uyku Düzensizliği: Bir şekilde herkes uyurken uyanık, herkes uyanıkken uyuyor oluyorsunuz hep.

12. Yakınlıktan kaçınan bireylerin bir diğer özelliği de mantık fetişidir. Böylelikle duyguları ile aralarına mesafe koyabilirler.

Yakınlıktan kaçınan bireylerin bir diğer özelliği de mantık fetişidir. Böylelikle duyguları ile aralarına mesafe koyabilirler.

13. Diğerine olan ihtiyacın kaçınılmaz olduğu yakınlıkta ilişkiyi sabote etmek için elinden geleni ardına komama…

Diğerine olan ihtiyacın kaçınılmaz olduğu yakınlıkta ilişkiyi sabote etmek için elinden geleni ardına komama...

14. Duygusal İlişkide Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (5): Unutmak. Özellikle de anneye ilişkin anıları…

Duygusal İlişkide Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (5): Unutmak. Özellikle de anneye ilişkin anıları...

15. Duygusal İlişkide Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (6): Kendi duygularının farkında olamamak (Aleksitimi)

Duygusal İlişkide Yakınlıktan Kaçınma Yöntemleri (6): Kendi duygularının farkında olamamak (Aleksitimi)

16. İnsan insanla ve insan için yaşar. Duygusal yakınlıktan kaçınarak geçen bir ömür ziyan edilmiştir.

kaynak: onedio

Tüm korkularınızla yüzleşin ve size uyan insanı bulun Anette

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İki Kişiyi Birden İdare Etmeye Çalıştığınızda Başınıza Gelecek 13 Şey

Hepimiz hayatımızı paylaşacağımız doğru kişinin peşindeyiz. Dünyamızı daha renkli, daha güzel, daha yaşanabilir kılan insanı arıyoruz. Böyle zamanlarda bazen karşımıza çıkan hiçbir fırsatı kaçırmamak gibi yanılgılara düştüğümüz oluyor.

İşte hayatınıza iki kişiyi alıp, farklı özelliklerini sevdiğiniz iki kişiyi idare etmeye çalışmak da bunlardan biri. Kulağa ne kadar çirkin gelse de çok nadir görülen bir durum değil bu aslında. Belki sen bile geçtin bu evrelerden.

İlk bakışta insana mantıklı gibi gelen bir yönü var bu durumun. Yapılabilir, çok da ahlak dışı değil gibi düşünceler beyninizi ele geçirebiliyor. Ama geçtim hayatınızdaki iki kişiyi, size de zararları çok bu davranışın.

Ve sonuçta iki kişiyle çıktığınız bu yolda el elde baş başta kalma da var…

1. Öncesinde kendinizi ikna etmek için o kadar uğraşacaksınız ki başınıza ağrılar girecek.

Öncesinde kendinizi ikna etmek için o kadar uğraşacaksınız ki başınıza ağrılar girecek.

2. Hangi arkadaşınıza, kankanıza sorsanız sizi kınayacak, size yadırgar gözlerle bakacak.

Hangi arkadaşınıza, kankanıza sorsanız sizi kınayacak, size yadırgar gözlerle bakacak.

3. Her iki kişide de farklı özellikleri sevdiğinizi belirtip kendinize bir çıkış arayacaksınız.

Her iki kişide de farklı özellikleri sevdiğinizi belirtip kendinize bir çıkış arayacaksınız.

4. Suçluluk duygusu ete kemiğe bürünüp bünyeni teslim almaya başlayacak.

Suçluluk duygusu ete kemiğe bürünüp bünyeni teslim almaya başlayacak.

5. Değilseniz bile FOMO olacaksınız.

Değilseniz bile FOMO olacaksınız.

FOMO, gelişmeleri kaçırma korkusu olarak tanımlayabileceğimiz, sosyal medyada yaşananlardan uzak kalma korkusuna verilen ad.

6. İllaki bir noktada isimleri karıştıracak, yanlış kişiye mesaj atacaksınız.

İllaki bir noktada isimleri karıştıracak, yanlış kişiye mesaj atacaksınız.

7. Bu olmasa bile, bunun olabileceği korkusu sizi esir alacak, bir maili, mesajı yollamadan önce 10 defa doğru kişi mi diye kontrol edeceksiniz.

Bu olmasa bile, bunun olabileceği korkusu sizi esir alacak, bir maili, mesajı yollamadan önce 10 defa doğru kişi mi diye kontrol edeceksiniz.

8. Yorulacaksınız… Ama öyle böyle değil.

Yorulacaksınız… Ama öyle böyle değil.

9. Bir an gelecek, geleceği düşünmeye başlayacak, düşündükçe karamsarlığa sürükleneceksiniz.

Bir an gelecek, geleceği düşünmeye başlayacak, düşündükçe karamsarlığa sürükleneceksiniz.

10. Yalanlarınızı sürekli kendinize hatırlatmak zorunda kalacaksınız ki karıştırmayın.

Yalanlarınızı sürekli kendinize hatırlatmak zorunda kalacaksınız ki karıştırmayın.

11. Her gününüz bir değerlendirme, artılarını eksilerini ölçüp biçmek şeklinde geçmeye başlayacak.

Her gününüz bir değerlendirme, artılarını eksilerini ölçüp biçmek şeklinde geçmeye başlayacak.

12. Telefonunuzun, bilgisayarınızın geçmişini silip silmediğinizi her an kontrol ediyor olacaksınız.

Telefonunuzun, bilgisayarınızın geçmişini silip silmediğinizi her an kontrol ediyor olacaksınız.

13. Sonuç olarak her ikisini de kaybedeceğiniz aşikar.

Sonuç olarak her ikisini de kaybedeceğiniz aşikar.

Bonus – Davranışlarınızın sonuçlarını kabul edin ve büyüyün.

kaynak: onedio

Karar verin ve kurtulun kardeşim derim

Anette

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Arı sokmasına elinizin altında bulunan malzemelerle pratik müdahale için bu yazıyı mutlaka okuyun.

11745393_10155825602450557_379160409123635918_n[1]

 

Arı sokmasına elinizin altında bulunan malzemelerle pratik müdahale için bu yazıyı mutlaka okuyun.

Arı sokmalarında herhangi bir tedavi uygulamadan önce bölgeyi sabun ve bol suyla yıkamak önemlidir. Bu sayede enfeksiyona neden olabilecek bakteriler uzaklaştırılabilir.

İşte Arı sokmasına iyi gelen besinler…

Soğan
Soğanı ortadan kesin ve sulu iç kısmını bölgeye sürün.

Lavanta yağı
Lavanta yağı arının zehrini yok etmede oldukça etkilidir.

Bal
Arı sokmasına arının yaptığı balın iyi gelmesi sizce de garip değil mi? Ancak bal neredeyse her türlü sağlık sorununda bir numaralı yardımcımız. Balı arının soktuğu bölgeye sürün. İşe yaradığını göreceksiniz.

Sarımsak
Oldukça popüler olan bu yöntem özellikle ağrının geçmesini sağlar. Bir diş sarımsağı ezin ve arının soktuğu yere sürün.

Maydanoz
Bir kaç dal maydanozu kıyın ve sulu haliyle yaranın üstüne uygulayın.

Karbonat ve su
Karbonat ve suyu karıştırıp elde ettiğiniz macunu arının soktuğu bölgeye sürün.

Tek dikkat edilmesi gereken husus bazı insanların vücut direnci hassas olduğu için arı sokması gibi durumda bayılma ve yüksek ateş olabilir. Bu gibi durumda derhal uzman bir doktora gidilmesi gerekir.

kaynak: facebok sağlıkla kal sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

SAĞ -SOL BEYİN ÇATIŞMASI TESTİ.

11705138_399700783559550_2808625414348724734_n[2]

Aşağıdaki tabloya bakarak RENKLERİ söylemeyi deneyin,kelimeleri degil.
Sağ beynimiz renkleri söylemeyi dener.
Sol beynimiz kelimeleri söylemekte ısrar eder.
Haydi deneyelim.Çok eglenceli😁
(Varoluş terapisi egitimlerimden alıntı.)

7 Maddede Yarım Kalan Aşkların Neden Unutulmadığının Bilimsel Yanıtı: Zeigarnik Etkisi

Geçmiş dönemde planlayıp da gerçekleştiremediğimiz projelerimize ait başarısızlıklar bize, Zeigarnik Etkisi olarak ve “keşke” şeklinde geri döner. Bitmemiş ilişkilerimizi neden sürekli hatırladığımızı, yarım kalan aşklarımızı neden unutamadığımızı, ortasında eve geri dönmek zorunda kaldığımız tatillerin neden daha çekici gözüktüğünü nedenselleştirir bu etki.

1. Zeigarnik Etkisinin Çıkış Noktası

Zeigarnik Etkisinin Çıkış Noktası
1920’lerin ortalarında bir grup psikolog, Berlin Üniversitesinin restoranına gider. Kalabalık grup, siparişlerini verir. Siparişi, tek bir garson alır. Ancak, hiçbir siparişi kaydetmez. Grup, yemeklerini yer ve restorandan çıkar. Daha sonra, gruptan bir psikolog, geri dönerek, aynı garsonu bulur ve bunca siparişi aklında nasıl tuttuğunu sorar. Garson, üniversitenin kalabalık restoranındaki biraz evvel aldığı siparişi bırakın, psikologlardan oluşan grubu bile hatırlamamaktadır. Garsonun psikoloğa söylediği tek şey, siparişleri aklına yazıp, yemeklerin ilgili kişilere ulaştırılmasını sağladıktan sonra siparişleri aklından sildiğidir. Zeigarnik ve ekibi, bitirilmemiş, sonlandırılmamış işlerin, zihni meşgul ettiğini görürler.

2. Tamamlanmamış Yaşantı Doygunluğa Ulaşmamıştır

Tamamlanmamış Yaşantı Doygunluğa Ulaşmamıştır

Bu etkinin çıkış noktası: İnsanların tamamlanmamış yaşantılarını, tamamlanmış olanlardan daha önce ve daha net bir şekilde anımsama eğilimidir. Tamamlanmamış yaşantının doymamış olması ile alakalıdır, rahatlama gerçekleşmemiştir, sonuca gidilmemiştir. Yaşantının tamamlanması veya sonuca gidilmesi sonucunda bir rahatlama ve doymuşluk elde edilir. Dolayısıyla tamamlanmamış yaşantılar daha açık ve net anımsanır.

3. Bir Örneği: Eski Sevgilinin Unutulmaması

Bir Örneği: Eski Sevgilinin Unutulmaması

Günlük hayattan örnek verecek olursak “eski sevgilinin unutulmaması” güzel bir örnektir, hedefe gidilmemiş, sonuca ulaşılamamıştır. Bu etki doğrultusunda eski sevgili, ayrılığın ilk zamanlarında fazlasıyla hatırlanır. Ama zamanın unutturma ve duyarsızlaştırma etkisi uzun vadede Zeigarnik etkisinden çok daha baskın olduğu için, anımsamaların veya hatırlamaların gücü azalır.

4. Bir Başka Sonucu: Evlilik Aşkı Öldürüyor

Bir Başka Sonucu: Evlilik Aşkı Öldürüyor

Öte yandan, yaygın olarak inanılan “evlilik aşkı öldürüyor” düşüncesi de bu etkinin sonuca gidilmesi sonucunda oluşmuştur. Bireyler, yaşantılarını tamamlamış, sonuca gidilmiş bir rahatlama ve doygunluk yaşanmıştır. Evlilik aşamasında, çeşitli aktiviteler ile bireylerin birbirini tanımaya ve anlamaya çalışması, birbirlerine saygı göstermesi ve evliliğin değer önceliklerinin belirlenmesi evliliği canlı tutabilir ve evliliği sağlam temellere oturtabilir.

5. Dizilerdeki ”Devam Edecek” Olgusu

Dizilerdeki ''Devam Edecek'' Olgusu

Zeigarnik etkisi televizyon dizilerinde de bolca kullanılıyor. “Devam edecek” şeklinde yarım bırakılan bir dizi finali, yarım kalmışlık etkisiyle seyircinin aklında kalıyor. Bu etkiyi geniş izleyici kitlelerine konuşan veya sunum yapan kişiler de kullanıyor. Konuşmayı kişisel bir anı ile açan sunucu, bu anının nasıl sonlandığını anlatmadan konuşmanın diğer kısımlarına geçiyor. İzleyici hikayenin nasıl bittiğini bilmek istediğinden dikkatle konuşmayı dinliyor.

6. Sorumluluk Duygusunu Tetikliyor

Sorumluluk Duygusunu Tetikliyor
Öncelikle, “Sorumluluk” denen duygu durumu ile Zeigarnik Etkisi arasında bir bağ kurabiliriz. Genlerimizle gelen ve beyne ait bir mekanizmanın (limbik sistem), içinde yaşadığımız topluluk ve çevre koşulları ile beraber işlenen bu sorumluluk duygusunu, çoğunlukla farkında olmadan (bilincimiz dışında) edinmiş olmalıyız. Bir başka deyişle, sorumluluk duygusu, beynimizin düşünen kısmına ait değildir.

7. Etkisi Kişiliğinize Bağlı

Etkisi Kişiliğinize Bağlı

Zeigarnik etkisinin sizi ne kadar etkileyeceği ise kişilik özelliklerinize bağlı. Örneğin yargılayıcı-algılayıcı ölçeğinde ne tarafa daha yatkın olduğunuz gibi. Daha yargılayıcı iseniz, bir hikayenin sonunu duymak sizin için önemlidir, çünkü netice ihtiyacınız yüksektir. Daha algılayıcı iseniz ise, hikayenin sonunu duyup duymamak sizin için çok önemli olmayabilir.

Peki sizin tamamlanmaya yasaklı, yarım kalmaya mahkum bir aşkınız oldu mu?

% 12 (4.8b oy)

Olmadı, olmasın da..
% 88 (36b oy)
kaynak: onedio