BU MUCİZEVİ YÖNTEM BAKIN NELERE FAYDALI..!

7673_782674481877356_8860673108338395539_n[1]

Boynunuzun tam ortasına bir buz küpü koyun ve mucizeye şahit olun. İnanılmaz gibi duruyor ama gerçek…!

Vücudunuzun kendini tedavisi ve yeniden enerjiyle dolması ve sizi biraz daha genç ve enerji dolu yapmak için bir buz küpü kullanabileceğinizi düşünemezdiniz değil mi?

Resimde gösterilen boyunla kafanın birleştiği noktaya koyacağınız bir buz küpü bunu gerçekleştiriyormuş.
Bu teknik Çin akupunkturuyla bağlantılı, buz küpünü yerleştirdiğiniz noktanın adı Feng Fu ve anlamı “rüzgar evi”.

Sadece buz küpünü resimde gösterilen Feng Fu noktasında 20 dakika tutun. Doğal olarak başlangıçta biraz donacaksınız ancak otuz kırk saniye sonra sıcaklığı hissetmeye başlayacaksınız.

Bunu her gün yaptığınız takdirde zindelikle dolduğunuzu hissedeceksiniz. Çünkü buz küpü endorfin hormonunun kanınıza salgılanmasını sağlayacak. Bununla beraber bu tekniğin birçok başka yararı olduğu da söyleniyor..

İşte o faydaları;

• Uyku düzeni,
• Daha iyi sindirme,
• Sık sık grip olmanın önüne geçmede,
• Daha az eklem, diş ve baş ağrısı, daha iyi nefes alma ve daha iyi kardiovasküler sistem,
• Nörolojik rahatsızlıkların tedavisi ve omurgasal sorunlar,
• Cinsel yolla bulaşan ve bağırsak hastalıkları; Tiroid bezi sıkıntıları,
• Hipo ve hiper tansiyon ve artrit,
• Astım,
• Besinsizlik ve obezlik,
• Selülit,
• Cinsel soğukluk, iktidarsızlık, adet dönemi rahatsızlıkları,
• Uykusuzluk, kronik yorgunluk, depresyon, stres ve psiko-duygusal rahatsızlıkların yönetimi,

Bu metod söylenildiğine göre vücudun dengesini bulmasını sağlıyor, yani teknik olarak bir ilaç değil ancak tazeleme yöntemi. Sadece şizofreni, epilepsi (sara) hastaları, ve hamilelik döneminde tavsiye edilmiyor.

SEVDİKLERİNİZ DE OKUYABİLSİN DİYE PAYLAŞMAYI UNUTMAYIN..!!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÜSTÜN DÖKMENDEN HAYATA DAİR…

943927_783133268498144_6827295809776596474_n[2]

Yerdeki ekmeğe saygılı olma konusunda ülkemde mutabakat var, kimse basamaz, ayağıyla dürtüklemez ya da öper, koyar bir kenara. Ekmek nimettir kabul, peki insan nimet değil mi?

-Dışarıdaki güneşe bakıp gülümse ve önünde koskocaman bir gelecek olduğunu unutma,

-Hayatta bir insanın yaşama yerleşebilmesi, ruh sağlığını koruyabilmesi için bir şeylerin kendisini çekmesi lazımdır. Ancak o zaman ayaklarını yere sağlam basar ve yaşama yerleşebilir.

-Güven tek kulanımlıktır!

-Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanılabilecek hiçbir koz verme. İnsanlara doğru değer ver, hak etmeyenleri sil. Kimseye yalvarma

-Yaşam sürenizi sonsuza kadar uzatamazsınız, ama yaşam kalitenizi ve çevrenizde ki dünyanın kalitesini artırabilirsiniz. ömrünüzün miktarı değil, kalitesi önemlidir.

-İnsanIarı kaybediyorsun diye ağIayıp sızIama, ama kazandığın insanIarın değerini biI.

-DostIuğunIa yetinmeyenIer için hiçbir fedakarIık yapma,

-Empati, bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır,

-Hayallerinizdeki ağacı, siz izin vermeden kesmeye kimin gücü yeter?

-Bize ait bazı gerçekler bize ağır geldiğinde, bize ait olmayan yalanlara sığınırız genelde. Sağanak ağırlaştığında, bir yalana sığınmak, doğru olmasa bile, doğrudan ıslanmaktan korur bizi. Bazı gerçekleri kabul etseniz, kanıksasanız bile, bunları olur olmaz yerde kullanmak, olumsuz duygular verir size.

-Ufkunuzun neresi olacağını başkalarının kalemine bırakmayın. Siz çizin. Ancak elinizde kurşun kalem de bulunsun. Gerektiğinde silip daha ilerisini çizebilmek için. ve yelkenleriniz için rüzgar beklemeyin, bulutu ve rüzgarı da siz çizin.

-Sürekli hesap verdiğimiz için birilerine, hesaplarımız açık verir habire. İnsanın neyi niçin yaptığını, kendine veya birilerine açıklaması, kendi boynuna geçirdiği ilk esaret halkasıdır.

-Hayvanların kafaları nettir; ya sever bir köpek mesela ya düşmanca havlar; dost görünüp ısırmaz. Dost görünüp ısırmak insana özgüdür. İnsan ısırmakla da kalmaz, neyi nasıl ısıracağı konusunda tarifler, tarifeler edinir.

-Eğer verdiğin o kişide kaImıyorsa ikinci bir sır şansı verme.

-Fakirin ahlakı zengini korur, fakir ahlaklı olunca zenginin malı mülkü yerinde kalır, korunur. İş o ki zengin ahlaklı olsun; o zaman bütün dünya korunur.

-Belki de en büyük özrümüz, önyargılarımızdır.

-Sorunun oIduğunda insanIar zaman ayırıp seni dinIiyorsa onIarın öğütIeri gözardı etme.

-Güçlerin eşit olmadığı bir Dünya’da önce akıl kalbi yener, sonra kalpleri akıllarına yenilmiş olanlar başkalarını yenmeye başlar.

-İnsanların yüzlerinin ve gözlerinin rengi başka başka da olsa gözyaşlarının rengi hep aynıdır.

-Bir yakınını kaybedenin yüreğinde o ilk gün kırk mum yanar, sonra hergün bir tanesi söner. Kırkıncı gün tek bir mum kalmıştır yanan; İşte o hayat boyu sönmez. Ve insan sadece ölümle kaybetmez sevdiklerini.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mutsuz musunuz? Bu 8 İpucunu Deneyin…

 

 

Sizi yenilgiye uğratmasına izin vermeyin ve bu ipuçlarını gerçek hayata uygulayın.

1. Yürüyüşe Çıkın

Kilo-vermek-için-yürüyüş

Yapmanız gereken en son şey, evde oturmak ve yalnızlık sığınağınıza saklanmaktır. Bunu asla yapmamalısınız. Bunu yapmak yerine, eski spor ayakkabılarınızı, rahat bir eşofmanınızı giyin, ev anahtarlarınızı yanınıza alın ve… yürüyün!

Hızlı tempoda, tüm gücünüzle yürüyün ve her adımda, yaşamınızdaki problem ağını çözümleyin ve içinizdeki kötü hissi yok edin. Terlemek iyidir ve kalbinizin atması ile vücudunuzun hareket etmesi harikadır. Bu şekilde, kalbinizin yeniden endorfin, yani mutluluk hormonu, salgılamasını sağlayabilecek ve bu defa kafanızdaki düşüncelerin önem düzeyini düşürebileceksiniz. Bunu deneyin!

2. Güneşte Oturun ve Gözlerinizi Kapayın

güneşlenmek

Huzur ve sükunet anı, cildinize güneşin değmesine izin vereceğiniz on beş dakika ile sınırlı bir süreç olmalı. Yeterli dozda D vitamini, memnuniyet ve huzur duymanızı sağlayacaktır. Kendinizi mutsuz hissettiğiniz günlerde, yatağınızda, yorganın köşesinden bakıp gölgeler aramamalısınız.

Normalde, depresyonda olan kişiler, gün ışığından kaçınma eğilimindedirler. Siz bunu yapmak yerine, sıcaklığın vereceği o güzel anın tadını çıkarmalısınız.

3. İki Saatliğine de Olsa, Tüm Zorunluluklarınızı Bir Kenara Bırakın

yoga-rahatlamak

Hepimiz biliyoruz ki bu bazen hiç de kolay değildir. Yapacak işleriniz, sorumluluklarınız, mesleğiniz, zorunluluklarınız… Mutsuz olduğunuz zamanlarda, etrafınızda bir duvar belirir ve neredeyse hiçbir şeyi doğru yapmanıza izin vermez. Hiç motivasyonunuzun veya enerjinizin olmadığını hissedersiniz.

Çözüm nedir? Bir anlığına durmak ve kendinize, kişisel alanınızdan ve zamanınızdan keyif duyabileceğiniz ve hiçbir kaygı veya baskı hissetmeksizin geçirebileceğiniz iki saat vermektir. Kendiniz olun!

4. Yazın

yazmak

Günlük tutar mısınız? Eğer yanıt hayır ise, belki de başlamanın zamanı gelmiştir. Bu; terapi niteliğinde ve fikirlerinizi düzenleyebilmenize olanak sağlayan, kendiniz ifade edebilmenize, kendinizle konuşmanıza ve yazmaktan kaynaklanan o özel hisse kapılmanıza imkan tanıyan bir aktivitedir.

Bir günlük yazabilmek için, Gabriel García Márquez veya Daphne Du Maurier olmanız gerekmez: Kendinizi, kendi kaynaklarınız, kelimeleriniz ile ifade edin, kendinizle tartışın, kime istiyorsanız ona hakaret edin… Özellikle duygularınızı tarif edecek kelimeler kullanmaya özen gösterin.

5. Eğer İhtiyacınız Varsa, Ağlayın

ağlamak

Ağlamak, gerginliği atabilmek ve duyguları rahatlatmak açısından doğal ve gerekli bir eylemdir.

Bazen, ağlamaya ihtiyacınız olabilir ve bu yapılacak doğru bir harekettir. Mutsuzluk, bazen bir yürüyüşün veya en iyi arkadaşınızla dertleşmenin işe yaramadığı durumlarda, gerginliği atabilmek için bir kaçış mekanizmasına ihtiyaç duyar. Bu durumda, gözyaşlarınızı serbest bırakmalı ve kendinizi rahatlatarak gerginliğinizi azaltmalısınız. Bu; sağlıklı ve gerekli bir eylemdir.

6. Aynada Kendinize Bakın ve Neyin Yanlış Gittiğini Sorun

ayna-efekti

Haydi, bir tanıma egzersizi yapalım. Aynadaki kişi siz misiniz? Hayır, bu aynı çekici ve pozitif kadın değil. Mutsuzluk sizden yaşam enerjinizi çalıyor ve eminiz ki kendinizi bu şekilde görmekten memnun değilsiniz.

Kendinize, kalbinize umut verebilmek ve üzüntünüze çözüm bulmak amacıyla, ne yaparsanız daha iyi hissedebileceğinizi sorun. Aynadaki kadına, ne yaparsa yüzüne yeni bir gülümseme yerleşebilir sorusunu sorun.

7. Kendinize Sizi Nasıl Dinlemesi Gerektiğini Bilen Birini Bulun

aşk-11

Herkes, bunun nasıl yapılacağını bilmez. Çevrenizde mutlaka, sizi desteklemektense, her zaman kendisi hakkında konuşmayı tercih eden ve size nasıl olduğunuzu dahi sormayan bir akraba veya bir arkadaş vardır. Gözünüzün içine nasıl bakması gerektiğini bilen, anlatacaklarınızı ilgi ve samimiyetle dinleyebilecek birini bulun.

Hissettiklerinizi paylaşabilmenin sizi nasıl rahatlatabileceğini ve bu negatif duygunun bir yerden dağılmaya başladığını farkedeceksiniz. Destek aramaktan asla vazgeçmeyin.

8. Kendinizi Tedavi Edin

deniz-4

Neden olmasın? Mutsuz günler, üzüntünüzden kurtulabilmeniz adına biraz baskıya ihtiyaç duyarlar. Eğer tüm dikkatinizi duyduğunuz endişelerinize verirseniz problem gittikçe daha büyük hale gelecektir. Bu durumda biraz rahatlamak en iyisidir. Neden sinemaya gitmeyesiniz? Neden bir yoga kursuna başlamayasınız? Neden parka veya sanat müzesine doğru bir yürüyüşe çıkmayasınız? Neden bir reiki kursuna bir Access bar bilinçaltını temizleme kursuna gitmeyesiniz?

Bazen, eve gelip de en sevdiğiniz şarkıyı dinlemek gibi küçük şeyler, büyük mucizeler yaratabilir. Bu, problemlerinizi çözmez; ama kendinizi daha sakin ve daha iyi hissetmenize ve durumu farklı bir perspektiften ele alabilmenize yardımcı olur.

Kendinizi ne zaman mutsuz hissederseniz, bu basit ipuçlarını denemekten tereddüt etmeyin.

Kaynak: Sağlığa bir adım

Çakralarınızı Nasıl İyileştirirsiniz?

Çakra[1]

Çakra, tüm vücudunuza dağılmış şekilde bulunan enerji kanallarına verilen isimdir. Yaşam ve sağlık bu kanallardan akar. Eğer bunlardan biri veya birkaçında problem çıkarsa, sistemin tamamı bunu hissedecektir. Takip eden makaleyi okuyarak, çakralarınızı nasıl iyileştirebileceğiniz konusunda daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Çakralar Hakkında Basit Bilgiler

Bu konu hakkında tam anlamıyla konuşmak istesek, saatlere ihtiyacımız olurdu. Bu sebeple en azından en önemli detayları öğrenmek de iyi olur diye düşündük. Çakra kelimesi Sanskritçeden gelir ve “enerji çarkı” veya “ışık çarkı” gibi anlamlara gelmektedir. Bu merkezler, enerji akışları ile birbirlerine bağlıdırlar ve ayrıca evrenle olan bağlantınızı da düzenlerler.

Taban veya Kök

Koyu kırmızı renktedir ve anüs ile genital bölge seviyesinde yer almaktadır. Korku ile tıkandığı zaman, siyatik ağrısına, yumurtalık, rahim veya rektum kanserine, kabızlığa, prostat problemlerine, varislere, hemoroide ve bağışıklık sistemi rahatsızlıklarına neden olur. Ayrıca, hüsrana, duygusal dengesizliğe, depresyona ve özsaygı düşüklüğüne sebep olur.

Cinsel veya Dalak

Turuncu renktedir ve kadın cinsel organları, mesane, pelvis, bağırsak ve kalça kaslarında bulunmaktadır. Tıkanması halinde; bel veya leğen kemiğinde gerginliğe, siyatik ağrısına, kronik yorgunluğa, iktidarsızlığa, diyabete, kansere, huzursuz bağırsak rahatsızlığına ve böbrek ile mesane enfeksiyonlarına sebep olur. Duygusal anlamda ise, anksiyete, korku, kıskançlık, güvensizlik ve endişeye sebep olur.

Karın Boşluğu

Sarı renktedir ve göbek deliğinin altında bulunur, ayrıca karaciğer, pankreas, mesane, dalak, böbrek, mide ve göğüs boşluğunu da içine almaktadır. Tıkanmasından dolayı oluşan dengesizlikler, solunum ve bağışıklık sistemi rahatsızlıkları, bulimia, anoreksi, diyabet, mide asidi, ülser, safra kesesi taşı, hepatit, siroz ve artrit gibi sorunlardır. Duygusal olarak ise; mağduriyet, stres, öfke, hüsran, suçluluk, kuşku ve onaya ihtiyaç gibi sorunlara sebep olmaktadır.

meditasyon

Kalp

Yeşil renktedir ve acı ile keder nedeniyle tıkanabilmektedir. Akciğerler, omurga, şakaklar, yemek borusu ve sinir sistemini kapsamaktadır. Tıkanması; kardiyak ve solunum hastalıklarına, göğüs kanserine, göğüs anjinine, zatürreye, hipertansiyona ve omurga ağrısına neden olur. Duygusal anlamda ise; pasifliğe, depresyona, duyarsızlık ve acıya sebep olabilmektedir.

Boğaz

Safir mavisi renktedir ve ağız, gırtlak, diş etleri, nefes borusu, tiroid bezleri, omurga, dişler ve omuzları içine alır. Burada oluşan dengesizlikler; boğaz ağrısına, ses kaybına, alerjiye, gribe ve kronik enfeksiyonlarla sonuçlanır. Duygusal anlamda; takıntı, depresyon, korku, fobi, kararsızlık ve durgunluğa sebep olur.

Üçüncü Göz veya Alın

Çivit mavisi renktedir ve burnu, kulakları, gözleri, epifiz ve hipofiz bezleri, sinir sistemi ve beyin bölgelerini içine alır. Tıkanması halinde, baş ağrısı, beyin tümörü, körlük, sağırlık, sarsıntı, serebrovasküler rahatsızlıklar ve omurga problemlerine sebep olur. Duygusal anlamda; korku, fobi, kafa karışıklığı, kabus, şizofreni, panik ve depresyona sebep olmaktadır.

Taç

Mor renktedir ve başın üst kısmını kapsamaktadır. Tıkanması; kronik yorgunluk, ışığa ve sese aşırı duyarlılık, cilt problemleri, kas-iskelet problemlerine sebep olmaktadır. Duygusal anlamda ise; amaç kaybı, bağlantı kaybı, endişe, depresyon, kapalı fikirlilik ve mutsuzluğa sebebiyet vermektedir.

çakralar

Çakralarınızın Tıkandığını Nasıl Anlarsınız?

Çakralarınızdan birinin veya birkaçının tıkanık olup olmadığını ve enerji akışını engelleyip engellemediğini anlayabilmek için bazı testler yapmalısınız. Her bir çakra için olan sorulara basitçe cevap vermelisiniz. Eğer yanıtlarınızın birçoğu negatif ise, ilgili çakra, tıkanık olan olabilir.

Birinci Çakra (Kök)

Kendinizi canlı ve sağlıklı hissediyor musunuz? Evinizde hissediyor musunuz? Yaşamak için güçlü bir istek duyuyor musunuz? Vücudunuzu seviyor ve kendinizin değerli bir hazine olduğunu düşünüyor musunuz? Enerji ve hareketlilik dolu bir insan mısınız? Cesur musunuz?

İkinci Çakra (Sakrum/Kuyruksokumu)

Sağlıklı bir cinsel istekliliğe sahip misiniz? Cinsel anlamda tamamlanmış hissediyor musunuz? Kendinizi cinsel anlamda ifade edebilir misiniz? Zevk alabiliyor ve verebiliyor musunuz?

Üçüncü Çakra (Karın Boşluğu)

Ne istediğini bilen ve kendinden emin bir insan mısınız? Kendi kararlarınızı alabiliyor musunuz? Duygularınızın farkında mısınız? Nasıl hissettiğinizi kontrol edebiliyor musunuz? Duygusal anlamda dengeli hissediyor musunuz?

yoga

Dördüncü Çakra (Kalp)

Sağlıklı ilişkileriniz var mı? Kendinizi seviyor musunuz? Çevrenizdeki insanları seviyor musunuz? İnsanlara karşı merhamet besliyor musunuz? Diğer insanları, oldukları gibi kabul edebiliyor musunuz? İşbirliği konusunda başarılı mısınızdır? Kendinizi adayabilme yetisine sahip misiniz?

Beşinci Çakra (Boğaz)

Kendinizi kolaylıkla ifade edebilir misiniz? Mutlu bir yaşamınız var mı? Hayatınıza dair sorumluluk alabilir misiniz? Çabalarınız için ödüllendirmeyi hakkettiğinizi düşünüyor musunuz? Risk alabilecek kadar inanca sahip misiniz? Meydan okumalardan hoşlanır mısınız?

Altıncı Çakra (Üçüncü Göz)

Zihinsel olarak güçlü müsünüz? Meseleleri çözümleyici misiniz? Yaratıcı fikirleriniz var mıdır? Hayallerinizi gerçekleştirebilmek için ne gerekirse yapar mısınız? Hedeflerinizi görselleştirir misiniz?

Yedinci Çakra (Taç)

Büyük ve muhteşem bir şey hissediyor musunuz? Tanrı veya evren ile bağlantılı hissediyor musunuz? Hayatınızın bir amacının olduğunu hissediyor musunuz?

Her Bir Çakra İçin Tıkanıklık Giderici Doğrulamalar

Meditasyon seansı süresince bazı cümleleri, mantraları veya birkaç hecelik kelimeleri birkaç defa tekrarlayabilirsiniz (en bilinenlerinden biri ”OM” dur). Her çakra için doğrulama ve mantra mevcuttur.

  • Birinci Çakra: “Ben ne isem oyum, sevildiğime eminim.” Mantra LAM’dır.
  • İkinci Çakra: “Kendimi seviyorum, kendimle ve hayatla onur duyuyorum.” Mantra MAM’dır.
  • Üçüncü Çakra: “Kendi gerçekliğimde ben büyük yaratıcıyım ve bu da bana ilham veriyor.” Mantra RAM’dır.
  • Dördüncü Çakra: “Ben aşk ve koşulsuz kabulüm.” Mantra IAM’dır.
  • Beşinci Çakra: “Ben, kendi hayatımın özüyüm. Tercih yapma gücü bana aittir.” Mantra JAM’dır.
  • Altıncı Çakra: “Gerçeği görebildiğime eminim.” Mantra OM (veya AUM)’dur.
  • Yedinci Çakra: “Ben bu an ile birim.” Bunda herhangi bir mantra yoktur çünkü sessizlik içinde meditasyon yapılır.

Not:Ve tabi ki reiki seminerime gelip reikiyi kendi kendinize çakralarınıza uygulayarak çakralarınızı iyileştirebilir mutlu, sağlıklı, huzurlu ve bereketli bir hayat yaşayabilirsiniz…

Anette İnselberg

BURÇLARIN İLGİNÇ TAKINTILARI

basak-Burcu[1]

Her burcun ayrı bir takıntısı var. Kimisi kapalı yerde uzun süre duramıyor, kimisi marka olmayan hiçbir şeyi giymiyor, kimisi de makyaj yapmadan asla dışarı çıkamıyor… Peki, siz burcunuzun takıntılarını biliyor musunuz? Astroloji Danışmanı İremsu, burçların en ilginç takıntılarını sizin için yazdı. İşte burçların takıntıları…

Koç

Kapalı bir yerde uzun süre duramaz. Kışın başına şapka, bere takmadan sokağa çıkmaz. Araba kullanırken hız yapmaktan kendini alıkoyamaz. Sinirlendiğinde kafasını bir yere toslamadan duramaz.

Boğa

Arabaya binsin veya eve girsin mutlaka kapısını kitler. Onlarca hatta yüzlerce çanta ve cüzdanı vardır ve hepsinin içinde üç beş kuruş mutlaka bulunur. Parfüm sürmediği bir saat bile yoktur. Çiçeksiz duramaz. Kahkülsüz duramazlar. Pembe, yeşil mavi turkuaz takıntıları meşhurdur.

İkizler

Ellerini, ayaklarını oynatmadan bir şey anlatamaz. Cep telefonu olmadan sokağa çıkamaz. Pencere açmadan bir odada duramaz.Seyahat takıntısı meşhurdur.

Yengeç

Çocukluk oyuncaklarını atamaz, eskiye dair ne varsa saklar.Pazarlık yapmadan bir malı alamaz..İşine yarar diye hiçbir şeyi atamaz..Kadınları rimel sürmeden duramazlar.

Aslan

Konuşurken saçıyla oynamadan duramaz.Her çantasının içinde mutlaka ayna ve de cımbız vardır. Altın kolye, altın saat, altın yüzük takmayı çok sever.Marka takıntısı olan burçlardır.

Başak

Ellerini yıkamak en büyük takıntısıdır. Parfümsüz sokağa çıkmaz. Dudaklarını yemek takıntısı vardır. Canı sıkılmışsa, parmaklarını ritmik olarak bir yere vurarak sıkıntısını dile getirir.

Terazi

İhtiyacı olsun veya olmasın dışarı çıktı mı bir şeyler almadan eve dönmez. Her çantasının içinde ayrı bir makyaj malzemesi vardır. Marka takıntısı ile tanınır. Parfüm takıntısı meşhurdur. Oturduğu yerde bacaklarını sürekli titretir.

Akrep

Cinsellik en büyük takıntısıdır. Marka takıntısı ile tanınır. Jöle, sprey takıntıları meşhurdur.

Kadınları ipek çorap, ruj ve iç çamaşırına takıntılıdır.

Yay

Bu Erkekler takım elbiseden nefret eder. Nikah memurunun önünde bile giymeyi bile reddedebilir.

Mavi ve mor renkleri giymeden duramaz. Bu onda takıntı hali almıştır. Küçük ve kapalı alan takıntısı vardır. Loto, toto, altılı ganyan, milli piyango takıntıları meşhurdur. Seyahat takıntısı müthiştir.

Oğlak

Erkekleri top sakal, fular, kol düğmesi ve saat takmadan duramaz. Alıştığı parfümden başkasını kullanmama takıntısı vardır.

Sürekli bildiği yerlere gitme takıntısı meşhurdur. Sürekli not alma takıntısı vardır.

Kova

Maddi durumu ne olursa olsun tek taş yüzük takma takıntısı meşhurdur. Her türden onlarca marka gözlüğü vardır.

Işıksız duramazlar. Elektronik malzeme takıntıları meşhurdur.

Balık

Ayakkabı merakı ünlüdür. Onlarca hatta yüzlerce ayakkabısı vardır. Volta atma takıntıları vardır. Bağdaş kurup oturma takıntıları vardır. Kadınları ojesiz duramazlar. Çay, kahve içmeden güne adım atamazlar

Önce Kendine Bak…

12417982_1284875491538488_1442332338629942722_n[2]

Genç bir çift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine taşınmışlar. Sabah kahvaltı yaparlarken, komşu da çamaşır asıyormuş. Kadın kocasına “Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor” demiş. Kocası ona bakmış, hiçbir şey söylememiş, kahvaltısına devam etmiş.
Kadın, komşusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah aynı yorumu yapmaya devam etmiş. Bir ay kadar sonra, bir sabah, komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırmış “Bak demiş kocasına “Çamaşır yıkamayı öğrendi sonunda, merak ediyorum, kim öğretti acaba?
“Ben bu sabah biraz erken kalkıp penceremizi sildim” diye cevap vermiş kocası.
*Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Affetmek; Tamamiyle Affeden Kişiye Faydası Olan Düşünsel Bir Eylemdir –

mutluluk-2[1]

 

AFFEDİYORUM… bana tüm haksızlık yapanları..

AFFEDİYORUM.. bana sevgisiz davrananları,

AFFEDİYORUM.. bana bencillik yapanları,

AFFEDİYORUM.. varlığıma “yoksun” muamelesi yapanları,

AFFEDİYORUM… beni kızdıranları, öfkelendirenleri..

AFFEDİYORUM… beni itham altında bırakanları

AFFEDİYORUM… bana iki yüzlü davrananları..

AFFEDİYORUM… bana kendisini tam olarak ifade edemeyenleri,

AFFEDİYORUM… bana düşüncelerini zorla kabul ettirmeye çalışanları,

AFFEDİYORUM… bana güvenmeyenleri,

AFFEDİYORUM… bana inanmayanları,

AFFEDİYORUM… Herkesi

AFFEDİYORUM… en çok da KENDİMİ…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dünyada barışın gerçek ifadesi olabilmeniz için Şaman Önerileri..

şaman[1]

Kalbinizden Nefes Alıp Verin

Nefes alıp vermek, enerjiyi dönüştürmenin en basit yollarından biridir. Bu alıştırmayı, gün boyunca yapabilirsiniz: Ellerinizi kalbinizin üstüne koyun ve nefes alıp verirken kalbinizin hareketini hissedin. Bu, sakinleştiricidir ve dünyaya sevgi, huzur ve uyum enerjisi yollar.

Aynaya Bakın

Mücadele gerektiren bir duruma tepki vermeden önce bir aynadaki yansımanıza bakarak duygu ayarı yapın. Hiç kimse kendini zehirli bir tarzda hareket ederken görmek istemez. Size aptalca gelebilir ama bu düşüncenin sizi durdurmasına izin vermeyin. Kendimizi fazla ciddiye almak, negatif düşüncenin nedenlerinden biridir.

İfade Edin; Yollamayın

Stres, daha sonra pişman olabileceğimiz tarzda davranmamıza yol açabilir. Sorunlu duygulara sahip olmak normaldir ve hislerinizi tanıyıp kabullenmek önemlidir. Yalnızca enerjiyi kendinize, başkalarına ve dünyaya bir “zehirli ok” gibi göndermemeye dikkat ediniz.

Sevdiğiniz Birinin Yüzünü Düşünün

Duygularınızın ardındaki enerji tüm canlılara yayılır. Duygularınızın ardındaki enerji tüm canlı varlıklara yayılır. Sizin için sorunlu olan duyguları tetikleyen biriyle karşılaştıysanız, sevdiğiniz birini düşünün ve size meydan okuyan kişinin siması yerine sevdiğiniz kişinin simasını koymaya çalışın. Örneğin, bir küçük yavru kedinin siması veya sevdiğiniz bir çiçeğin imgesi ile de çalışabilirsiniz.

Sözlerinize Dikkat Edin

Düşünceleriniz ve duygularınız gibi sözleriniz de içinde yaşadığımız dünyayı ve deneyimlerinizi değiştirme gücüne sahiptir. Bu, yüksek sesle başkalarına söylediğiniz sözler kadar sessizce kendinize söyledikleriniz için de geçerlidir.

Kendinize iyi bir insan olmadığınızı söylemekteyseniz bu gerçekliği tezahür ettirmeye başlarsınız. Zihninizi olumlu sözcüklerle doldurun ki hayatınız da olumlu yönde açılıp genişlesin. “Abrakadabra” kelimesi, Arami dilinde “Konuştuğum üzere yaratacağım” anlamına gelen “Abraq ad habra” cümlesidir. Çocukken, ne anlama geldiğini bilmeksizin, kim bilir ne kadar sık söylemişizdir bu cümleyi.

Başkalarında Tanrısallığı Görün

Istırap çektiğini algıladığınız kişilere acımayınız; bu, onları yalnızca daha da derin bir ıstıraba sevk eder. İnsanları kendi ilahi ışıkları ve kusursuzlukları içinde gördüğünüzde, zorluklarıyla başa çıkmak için ihtiyaçları olan kuvveti onlara vermeye yardımcı olursunuz. Algılamanın gerçekliğinizi yarattığını unutmayın.

Doğayla Bağlantı Kurun

Bizler doğanın birer parçasıyız. Stres durumunda olduğumuzda doğanın temel unsurlarından –toprak, hava, su ve ateş (güneşteki gibi)– beslenmemiz kesilir ve gerçekten hastalanabiliriz. Doğa, en büyük şifacıdır. Sık sık zaman yaratıp doğal dünya ile bağlantıya geçin.

Suyla İyileşin

Suyun yaşam gücü acılarınızı yıkayıp götürebilir ve en basit faaliyetlerin bile şifa verici bir etkisi vardır. Ellerinizi yıkarken, duş alırken veya yağmur altında ıslanırken negatif enerjinin sizden uzaklaştığını ve ışığa dönüştüğünü imgeleyin.

Kendinizi Işıkla Koruyun

Birinin size psişik açıdan saldırdığını veya enerjetik açıdan düşmanca davrandığını hissederseniz, etrafınızı saran koruyucu bir ışık imgeleyin. Bazıları bunu beyaz bir enerji alanı olarak düşünmektedir; ben ise şeffaf ve mavi bir yumurtanın içinde olmak şeklinde imgeliyorum. Size uygun rengi bulmaya çalışın. Bu sizi, size doğru yollanan zararlı enerjilerden koruyacaktır.

Sevgiyle Yanıt Verin

Başkalarından gelen negatif ve zehirli enerjilerin alıcısı olmanız gerekmez. Sevgiyle almak istemediğiniz enerjiyi geri çevirebilirsiniz. Sevgiyle yanıt vermek ise bir saldırı pozisyonu almanızı ve daha çok negatif enerji yaratmanızı önleyecektir. Şifa veren tek şey sevgidir.

Sandra İngerman
Çeviren: Yasemin Tokatlı.

kaynak: oktay gürsoy

Kavanozdaki pirinçler: Bu deneyi evde yapabilirsiniz!

kavanozdaki-pirincler-deney-sevgi-nefret-e1454320471888[1]

Pozitif iletişimin ve sevginin gücünün deneyi! Dr. Masaru Emoto’dan esinlenen, Uzman Hipnoterapist Psikolog Gani Eser, sevginin ve pozitif enerjinin ne denli güçlü olduğunu herkesin rahatlıkla deneyebileceği bir deney ile açıkladı.

Bu deney sözcüklerin suya ve hücrelere etkisini gösteren çok ama çok önemli sonuçlar içeriyor. Kanseri belki de bu deneyin açtığı yolla, farklı varyasyonlarının sonuçlarıyla yeneceğiz. Belki bu yolla yaralarımız daha çabuk iyileşecek, organlar kendilerini yenileyecek.

Bir çocuk sizi yanağınızdan öptüğünde hiç nedensiz; sadece siz olduğunuz için, hiç çıkar gözetmeden… Ne olur bilir misiniz? Milyarlarca hücreniz titreşir. Sevginin iyileştirici gücüyle değişime uğrarsınız.

Çünkü çocuk bilir bunu, düştüğü zaman incinen dizinin ağrısının annesinin öpücüğü ile geçtiğini deneyimlemiş ve inanmıştır. Şifayı bilinçsizce sunar size. Bedenimizin yüzde yetmişi su. Hücrelerimizin de taşıdığı su miktarı aynı oranda. Ve su bulunduğu ortama, maruz kaldığı etkiye göre farklılaşıyor. Nefretin yol açtığı değişim ile sevginin etkisi farklı, tek başınalıkla yalnızınki farklı.

Kavanozdaki pirinçler

Sizin de evde yapabileceğiniz basit bir deney bu tezi doğruluyor. Üç kavanoza eşit miktarda pirinç koyup üzerini su ile doldurup ilk kavanoza “seni seviyorum, çok güzelsin,” ikinci kavanoza “senden nefret ediyorum, iğrençsin,” yazılı birer etiket yapıştırılır. Sonuncusuna etiket yapıştırılmaz. İlk iki kavanoza bir ay boyunca her gün sabah akşam üzerilerinde yazılı olan sözcükler söylenir. Üçüncü kavanoza dokunulmaz, ilgisiz bırakılır.

Bir ay sonra; ilk kavanozdaki pirinçler söylenen sevgi sözcüklerinin etkisiyle bembeyaz ve sağlıklı bir biçimde büyür. İkinci kavanozdaki pirinçler nefret söyleminin etkisiyle küçülür ve simsiyah olur. Son kavanozdaki pirinçler beyazlıklarını kaybetmezler ama yer yer küflü, yer yer yosun tutmuş bir hal alırlar. Bu deney sözcüklerin suya ve hücrelere etkisini gösteren çok ama çok önemli sonuçlar içeriyor. Kanseri belki de bu deneyin açtığı yolla, farklı varyasyonlarının sonuçlarıyla yeneceğiz. Belki bu yolla yaralarımız daha çabuk iyileşecek, organlar kendilerini yenileyecek. İkinci kavanozdaki pirinçler kanserli hücrelerle aynı yapıya sahip. Onları yeniden sağlıklı beyaz yapıya dönüştürmek mümkün mü? Üçüncü kavanozdaki küf ya da yosunun bu dönüşüme bir katkısı olabilir mi? İkinci kavanozdaki bir pirinç tanesi ilk kavanoza atılırsa nasıl bir sonuç doğar?

İşte bu soruların cevapları ilaç firmalarının sonunu getirebilecek kadar önemli. Pirincin etkilendiğini gördüğümüz deney bir ay kadar beklemeyi gerektiriyor. Oysa su anında etkilenir ve etkiler. Her su damlasının bir hafızası vardır ve bunu kullanmayı öğrendiğimizde hastalık kavramı dünyayı terk edebilecek.

Çocuğunuz sizi öptüğünde bütün hücreleriniz sevgi enerjisi ile titreşir. “Baba seni çok seviyorum,” dediğinde, “canım annem,” dediğinde hiçbir hücreniz buna kayıtsız kalamaz.

Siz bir bardak suyu avuçlarınızın arasına alıp, çocuğunuzun yanağınıza öpücük kondurduğu ya da sizi sevdiğini söylediği o anı hatırlarsanız, su sevgi ile dolar. Hafızasında sevgi olan su içine aktığı bedene şifa verir. Yakın gelecekte sadece sudan daha farklı biçimlerde yararlanmayı öğrenecek olan insanoğlu basit ama sağlıklı yaşamanın da sırrına erişecek.

kaynak: indigo dergisi

Doğu Tıbbında Enerji Meridyenleri

imagesBJI6BI2B

“Kozmik din hissinin bilimsel araştırma için en asil ve güçlü teşvik olduğunda ısrarlıyım.” Albert Einstein

Fiziksel beden, duygusal ve ruhsal bedenle bir bütündür. Bilim geliştikçe, bizim sadece fiziksel bedenden ibaret olmadığımız, ayrıca enerji bedenimizin de olduğu bilgisi ile karşılaşıyoruz. Newton fiziğinden, Kuantum fiziğine geçişle, katı olarak algıladığımız her şeyin, buna bedenimiz de dahil aslında bir çeşit enerji olduğu anlıyoruz. Canlı ve cansızın enerji anlamında tek bir bütün olması; fizikte, tıpta, ruhsallıkta, başka algılayış kapılarını açıyor. Özellikle Doğu Tıbbı’nın, yüzyıllardır kullandığı enerji meridyenleri bilgileri yeni yeni ispatlanıyor.

Hastalıklar; genetik, beslenme, çevresel etkiler ve enerji dengesizliği ile oluşabilir. Biz hastalıkları düşünce ve enerji düzeyinde inceleyeceğiz.

Çin kültüründe “Ch’i” ve Japoncada “Ki” olarak bilinen yaşam enerjisi, vücudumuzda, gözle görmediğimiz, sinir sistemi gibi bir uçtan bir uca dağılan ‘meridyenler’ aracılığıyla dolaşır. Enerji hatlarında enerji bloke olduğunda, söz konusu organa giden enerji devresi kapanmış olur ve biriken olumsuz enerjiler zamanla yoğunlaşarak bir takım rahatsızlıklar oluşur.

Tıptaki ilerleyiş

1911 de bir tıp doktoru Dr. William Kilner, insan enerji alanı üzerinde çalışmalar yapmıştır ve hatalıkların aurada yamalar ve düzensizlikler halinde görüldüğünü ispatlamıştır.

1900 lü yıllarlın ortalarında Dr. George De La Warr ve Dr. Ruth Drown, yaşayan hücrelerden yayılan radyasyonu ortaya çıkarmak için cihazlar geliştirmişlerdir.

Yine 20.yüzyılda psikiyatrist Dr. Wilhelm Reich, İnsan vücudunda evrensel enerjinin akışındaki bozuklukların psikolojik ve fiziksel rahatsızlılar oluşturduğunu öne sürerek, enerji akışını engelleyen blokları kaldırmaya yönelik fiziksel teknikler kullanmıştır.

Vücuttaki her organ, esiri alanda kendisine denk gelen enerjetik ritme sahiptir. Çeşitli organ küreleri arasında, sanki bir aktarım işlevi varmış gibi değişik ritimler karşılıklı etkileşmektedir.”  Dr. Dora Kunz

Ve bilim adamları bu enerji alanlarını ölçmek için araçlar geliştiriyorlar. Örneğin EKG kalbin elektriksel akımını, EEG beyinden genel elektrik akımını ölçüyor. Ayrıca Kirlian Fotoğrafçılığı tekniği ile canlıların enerji alanları (aura) renkli ışınımlar olarak görüntülenebiliyor. Ve geliştirilmiş sistemle auradaki yırtıklar, renk değişimi ve düzensizlikler yardımıyla bedenin hangi organında bir sorun olduğu tespit edilebiliyor.

Bu konuda yakın zamanlarda Nöropsikiyatrist Dr. Şefika Karagülle fiziksel hasalıkların enerji bedeni arasındaki ilişkiyi incelemiştir.

Günümüz doktorlarından Ender Saraç, Ruhsal Gelişim ve Kader adlı kitabında hastalıkların spiritüel mekanizmalarından bahsediyor. Dr. Ender Saraç, kitabında bu durumu şöyle örneklemiş: Sürekli baskı altında kalıp kendisini ifade edemeyen bireyin zamanla boğazında tiroit ve guatr oluşabilir. Sürekli dişilik yönünden baskılanan ve bu bakımdan aşağılanan kadınlarda yumurtalık kistleriyle jinekolojik sorunlar çıkabilir. Geçmişinden kopamayan, geçmişte takılı kalan bireylerde kabızlık sorunu olabilir. Artık yaşamında daha fazla sorumluluk alamayacağını hisseden, sorumluluklar altında ezilen bireyin bel fıtığı olabilir. Öfke ve korku duyguları karaciğer rahatsızlıkları oluşturabilir.

Dr Ender Saraç, hastaların sadece kimyasal ilaçlar kullanması haricinde, hastalığın oluşumunda etkili spiritüel sebeplerin de araştırılmasının daha kökten bir iyileşme gerçekleştireceğini ifade ediyor.

Çin Tıbbındaki 3000 yıldan daha fazla bir geçmişe sahip olan enerji meridyenleri bilgisine göre, bir enerji meridyenindeki blokaj ilgili organda rahatsızlık oluşumuna neden oluyor.

Duyguların enerji bedene etkileri

Coşku kalp ile bağlantılı bir duygudur. Coşku duygusunun tam tersi duygular kalp ve akciğer fonksiyonlarını etkileyebilir. Kalp sorunlarının olası zihinsel nedenleri arasında, çoğunlukla sevgi alış verişinin engellenilmesi, kalbin endişe keder gibi duygularla yorulması gibi etkenler yer alır. Coşku duygusu negatif iken, zihinsel dağınıklık oluşur.

Dehşet duygusu ve beraberinde panik duygusu kalbi etkiler. Hızlı kalp atışı zihinsel telaş ve soğuk ter belirgin özellikleridir. Psikiyatride panik bozukluk ‘panik atak’ olarak tanımlanır.

Endişe duygusu dalak üzerinde etkisini gösterir. Bu problem üzerine aşırı düşünmek sıkıntı hissetmek dalak enerjisini bloke eder. Depresyon huzursuzluk iştah azalması, yorgun kol ve bacaklar, karın şişliği ve bayanlarda adet dönemi bozuklukları olarak ortaya çıkabilir.

Üzüntü ve Yas akciğerlerin enerjisini bozar ve solunum sıkıntıları ortaya çıkabilir. Örneğin bronşit, astım gibi sorunlar sevilen birinin kaybedilmesiyle ilişkilendirilebilir. Ve bireyin kendisini bastırılmış boğulmuş hissetmesi, bireysel bağımsızlığını hissedememesi durumlarında ortaya çıkabilir. Göğüsten gelen derin öksürükler mutsuzluğun göstergesi olabilir çünkü ciğerlerdeki enerji sıkışmıştır.

Korku böbreklerin temsil ettiği bir duygudur ve sırt ağrıları idrar yolları problemlerine yol açabilir ve yalnızlık duygusunu körükler.

Öfke karaciğerin enerjisini bozar. Baş ağrıları, baş dönmesi, sırt ağrıları şeklinde etkisini gösterebilir.

Meridyenler ve ilgili organları

AKCİĞER MERİDYENİ: Havadaki Ch’i enerjisini alıp, vücuda dağıtmasından sorumludur.

Akciğer meridyenindeki dengesizlik; astım, öksürük, göğüste tıkanıklık gibi solunum yolları rahatsızlıkları olarak tezahür eder.

KALIN BAĞIRSAK MERİDYENİ: Bedene giren besin maddelerinin işlendikten sonra atılmasını arındırılmasını sağlar. Bu meridyendeki tıkanıklık mide ağrısı, kabızlık, ishal, gaz, parmak uçlarında soğukluk olarak tezahür edebilir. Kalın bağırsak meridyenindeki tıkanıklık kişiyi psikolojik olarak rahatsız eder ve sık soluk alıp verme motivasyon kaybı gibi durumlar yaşanabilir.

İNCE BAĞIRSAK MERİDYENİ: Dışarıdan bedene giren besin maddelerini alır ve bunları kullanılabilir duruma getirir. Kalp meridyeninin enerjiyi karnın alt bölgesine tutmasına yardım eder. Öfke, şok, keder gibi duygular da karnın alt kısmında toplanır. Bu durumda sırtın alt bölgesinde ağrı baş gösterir ve kadınların ayakları üşür. Bu meridyen yumurtalıkların çalışmasıyla ve ay halinin düzenli olmasıyla ilişkilidir.

MİDE MERİDYENİ: Mide hazımdan sorumludur. Bu meridyendeki tıkanıklık, yorgunluk zayıflık tiroid problemleri, göğüste kist, fıtık, kabızlık, apandisit, pankreas dalak safra kesesi sorunları yumurtalık sorunlarına yol açabilir. Bacak ağrıları varis boyun ve omuzun sertleşmesi, bacakların ağır gelmesi, diz altının üşümesi, çok esnemek ve çabuk yorulma olarak tezahür edebilir.

DALAK-PANKREAS MERİDYENİ: Dalak kanın oluşumu ve düzgün akışından sorumludur. Kullanılmış kırmızı kan hücrelerini yok edip zararlı bakterileri nötralize eden yapılar oluşturur. Bu organdaki dengesizlik, zayıf adaleler, renksiz ve kuru dudaklar, göğüste kist, kol altı lenflerinde şişmesi, mide ağrısı, rahimde kist, aybaşı sorunları, fıtık, bacak ve diz ağrıları gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Dalak meridyeni vücuttaki sıvının dengesinde rol oynadığı için, ödem yani fazla sıvının vücutta birikmesi bu meridyenin tıkanıklığından kaynaklanabilir. Psikolojik olarak kişi çok düşünür ve endişeye kapılabilir ve açlık hissedebilir.

KALP MERİDYENİ: Kalp ve ince bağırsak meridyenleri eş meridyenlerdir. Kalp kanı ve damarları idare eder, kan dolaşımını düzenler. Kalp meridyenindeki dengesizlikler sinirsel gerilim olarak ortaya çıkar. Bu meridyendeki tıkanıklık; kolun iç tarafından ağrı, uyuşma, el küçük parmağında ağrı veya tutukluk, uykusuzluk unutkanlık mantıksız hareketler gibi sorunlara yol açabilir.

MESANE MERİDYENİ: Mesane meridyeni böbrekleri uyarmada ve düzenlemede sorumludur. Mesane meridyenindeki dengesizlikler baş gösterdiğinde büyük sinirsel gerginlik yaşanır ve kişi aşırı tepkiler verebilir. Sırtın altındaki kaslar genellikle sertleşir. Bu meridyendeki tıkanıklık baş ağrısı, omurilikte tutukluk, ense ve bel ağrıları, varis, bacaklarda kramp ve adalelerde kasılma gibi durumlar yaşanabilir.

BÖBREK MERİDYENİ: Böbrekler Ch’i enerjisinin depolandığı yerdir. Bu enerji vücuda hayati faaliyet ve canlılığı sunar. Böbreklerin iyi çalışmaması toksinlerin birikmesine kan dolaşımının iyi yapılmamasına sebep olur. Bu meridyendeki tıkanıklık yüksek tansiyon, akciğerlerde tıkanıklık, mesane sorunları, kasıklarda egzama ve mantar, cinsel sorunlar, kısırlık, varis, şiş ayak bilekleri durumlarına yol açabilir.

KARACİĞER MERİDYENİ: Bu organ Ch’i enerjisini ve kanı her yöne yollar. Bu meridyen sinir sistemini kontrol ettiğinden, enerji meridyenindeki dengesizlik; depresyon kızgınlık gibi psikolojik sorunlara yol açabilir. Hayata gösterilen ilgi ya da ilgisizlik bu meridyenle ilişkilidir. Karaciğer meridyenindeki dengesizlikler sonucunda güç kaybı, aşırı yorgunluk huysuzluk, aşırı duygusallık, baş gösterebilir. Gözler parlaklığını kaybeder. Prostat, testis sorunlarına yol açabilir.

SAFRA KESESİ MERİDYENİ: Bu meridyendeki tıkanıklık şakaklarda ağrı, boyunda ağrı ve tutukluk, omuz ve kasıklarda ağrılar, diz sorunları, kalçadaki artrit ağrısı gibi sorunlar oluşabilir.

HORMON MERİDYENİ: Çinlilere göre bütün organlar bu meridyen tarafından korunduğu gibi, vücut sıcaklığı dengesi bu meridyenin görevlerinden biridir. Bu meridyendeki tıkanıklık, gözün arka kısmında ağrı, kulaklarda sorunlar, omuz ağrısı, kollarda tutukluk ve ağrı gibi rahatsızlıklara yol açabilir.

KAN DOLAŞIMI/ PERİKARD MERİDYENİ: Bu meridyenin görevi, kalbi fazla yorulmaktan korumaktır. Stresin etkileri kalbe gitmeden önce bu zarda kendini belli eder. Bu meridyendeki zayıflık, kol altlarında acı ve şişkinlik, dirseklerde egzama, siğil ve beyaz lekelere neden olabilir.

Bir meridyendeki enerji dengesi bozulduğunda, başka meridyenlerden enerji çekilimi olduğu için, bu diğer meridyenlerin dengesine de etkiler. Kişisel düzeyde fiziksel sağlığımız için, reiki, yoga, meditasyon, dua, zikir çalışmaları yapabiliriz. Kozmik bilim açısından namaz da enerji bedenimiz için gerekli enerji takviyesi yapma amaçlıdır.

Batı Tıbbı, enerji meridyenleri kapsamındaki bilgileri ‘akupunktur’ ve ‘refleksoloji’ tedavilerinde kullanmaktadır.

Kaynaklar:

Ruhsal Gelişim ve Kader, Ender Saraç

Işığın Elleri, Meta Yayınları

Bioenergy & Vitamins Dergisi

 kaynak: indigo

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Göz Çevresindeki Rahatsızlıklarımız İçin…

12631310_454584554737839_5577475741421057935_n[1]

Kaynak: Luna Akademi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

8 Şubat 2016 Yeniayı ve Etkileri…

474769-3-4-4a800[1]

 

8 Şubat günü 16.38 ‘de  Kova burcunda gerçekleşecek yeniayla birlikte geleceğe dönük çalışmalarınıza hız verebilirsiniz. Fark yaratmak, farklı olan yanlarınızı yansıtan çalışmalar yapmak, belki de sadece düşüncelerinizde yaşadığınız değişimleri hayata geçirmek ve ilişkilerinize yansıtmak için Şubat ayında fırsatlar yakalayabilirsiniz. Bu bağlamda; sizleri motive eden, harekete geçiren aynı zamanda stres gerginlik kaynağı da olan temaları, ilerlemek yeni şeyler denemek için kullanmayı deneyin. Var olan ya da bu ay içinde doğacak olan problemlerin nedeni; hayatınıza yenilik katmak, olaylara daha mesafeli yaklaşarak alternatifleri görebilmenizi sağlamak olabilir. Bugünleri entellektüel uğraşlarınızı geliştirmek, teknolojik ve sosyal medya işlerinizi ilerletmek, orjinal ve yeni olan şeyleri yaşamınıza katmak için pekala değerlendirebilirsiniz. 8-21 Şubat haftasına ait değerlendirmeleri yükselen burcunuza göre okumanızı öneririm. Yaşamınızla ilgili daha bütünsel bir bakış açısı kazanmak istiyorsanız, Astroloji Danışmanlığı almanızı tavsiye ederim.

Yükselen KOÇ  Yeniayla birlikte odak noktanız sosyal çevreniz olabilir. Arkadaş ilişkileri dernek çalışmaları, grup aktiviteleri size keyif verebilir. Onlarla birlikte yeni fikirler projeler geliştirebilirsiniz. Geleceğe dair hayal ve umutlarınızı gözden geçirebilir, size fayda sağlayacak ilişki ve fikir arayışlarına hız verebilirsiniz. Hayata geçirmek istediğiniz planlar, fikirler, işler üzerine yoğunlaşabilirsiniz. Tek başınıza işlerinizi çözmekte ısrarcı olmak yerine, paylaşıma ilişki ve işbirliklerine daha çok önem vermelisiniz.

Yükselen BOĞA  Yeniayla birlikte odak noktanız  iş yaşamınız olabilir. Yeni işler, teklifler, projeler, çalışma koşullarında değişiklikler aklınızı bolca meşgul edebilir. Yaptığınız işe ve iş ilişkilerine daha fazla konsantre olmak, aternatifler yaratmak veya değerlendirmek için verimli günler. Size ilham veren, planlarınızı gerçekleştirmenize vesile olacak adımları atarken çok yönlü düşünün, ilişkileri güçlendirin ve soğuk kanlı olmaya bakın. Bugünlerde yabancılar, akademik çevreler varsa basın yayın medya çevresiyle olan bağlantılarınızı güçlendirecek alternatifler üzerinde durun.

Yükselen İKİZLER  Yeniayla birlikte eğitsel uğraşlar, yolculuklar, kişisel gelişim faaliyetleri, yurt dışı bağlantılı işler, basın medya konularına önem verebilirsiniz. Fikir ve projelerinizi “başkalarının kaynakları ile birleştirip ilerleme” teması da gündeminizde yer alabilir. Bu sayede gücünüzün yetmediği konularda güç kazanmanız mümkün olabilir. Odak noktanız hayata geçirmek istediğiniz planlar, fikirler, işler, yolculuklar, akademik çalışmalar olabilir. Tek başınıza işlerinizi çözmekte ısrarcı olmak yerine paylaşıma, işbirliklerine, yeni fikirlere daha çok açık olun.

Yükselen YENGEÇ  Yeniayla birlikte harcamalar, alacak verecekler, ortak kaynaklar konularına yoğunlaşabilirsiniz. Yeteneklerinizi, fikir ve projelerinizi “başkalarının kaynakları ile birleştirip ilerleme” teması da gündeminizde yer alabilir. Bu sayede gücünüzün yetmediği konularda güç kazanmanız mümkün olabilir. Ayrıca, aklınızın bir köşesine ittiğiniz düşünceler ile yüzleşmeye cesaret edebilirsiniz. Bir fikrin peşine düşmek, gizli saklı konuları veya sizi huzursuz eden şeyleri aydınlatmak için uygun dönemler. Çok yönlü düşünün, ilişkileri güçlendirin ve soğuk kanlı olmaya bakın.

Yükselen ASLAN  Yeniayla birlikte odak noktanız özel ve iş ilişkileriniz, ortak yürüttüğünüz işleriniz olabilir. Başkalarıyla temas içinde kalmaya, fikirlerinden faydalanmaya bakın. Bu ay paylaşıma ilişki ve işbirliklerine daha çok önem vermelisiniz. Yeni teklifler, anlaşmalar, fikir paylaşımları gündelik ve iş yaşamınıza hız katabilir. Yaptığınız işe ve iş ilişkilerine daha fazla konsantre olmak, aternatifler yaratmak veya değerlendirmek için verimli günler. Çok yönlü düşünün, ilişkileri güçlendirin ve soğuk kanlı olmaya bakın.

Yükselen BAŞAK Yeniayla birlikte odak noktanız  iş yaşamınız olabilir. Yeni işler, teklifler, projeler, iş/çalışma koşullarında değişiklikler aklınızı bolca meşgul edebilir. Yaptığınız işe ve iş ilişkilerine daha fazla konsantre olmak, aternatifler yaratmak veya değerlendirmek için verimli günler. Gündelik yaşamda ise ilgilenmeniz gereken bolca işiniz çıkabilir. Sizi yenileyecek yeni bir düzen rutin kurmak için uğraşabilirsiniz. Yoğun tempo içinde sağlığınıza beslenmenize de özen gösterin.

Yükselen TERAZİ  Yeniayla birlikte size keyif veren yenileyen aktivitelere uğraşlara ağırlık verebilirsiniz. Bir yandan eğlendiğiniz bir yandan da becerilerinizi geliştirdiğiniz uğraşlarınıza daha fazla odaklanabilir, onları geliştirme ve sunma fırsatı yakalayabilirsiniz. Çocuğunuzla olan iletişiminizi geliştirmek, sorunları çözmek için uygun bir dönem. Aşk yaşamında da yeni teklifler olasılıklar gündemde olabilir.

Yükselen AKREP  Yeniayla birlikte  ev ve yaşam alanınızda, aile ilişkilerinde hareketlilik yoğunluk artabilir. Enerjinizi yakın çevrenizdeki konu ve ilişkilere harcayabilirsiniz. Tadilat, yenileme, taşınma, ev alım-satım işlerine hız verebilirsiniz. Tüm bu konularda varsa karanlıkta kalmış meseleleri aydınlatmak, çözmek için fikir alışverişlerine önem verin. Çok yönlü düşünün, ilişkileri güçlendirin ve soğuk kanlı olmaya bakın.

Yükselen YAY  Yeniayla birlikte eğitsel işlere, yolculuklara, projelere odaklanabilirsiniz. Yeni fikirler, çalışmalar, uğraşlar, sözleşme ve teklifler gündemde olabilir. Zihinsel açıdan oldukça meşgul ve üretken olacağınız bir ay geçirebilirsiniz. Yakın çevrenizde yoğunluk hareketlilik artabilir. Size kazanç sağlayacak yeni fikirler, alternatif projeler üzerine yoğunlaşabilirsiniz. Yeni harcamalar, yatırımlar gündeminizde yer alabilir.

Yükselen OĞLAK  Yeniayla birlikte odak noktanız para ve kaynaklarınız olabilir. Geliriniz, bütçeniz, sahip olduklarınız konularına yoğunlaşabilirsiniz. Size kazanç sağlayacak yeni fikirler, alternatif projeler üzerine yoğunlaşabilirsiniz. Yeni harcamalar, yatırımlar gündeminizde yer alabilir. Size ilham veren, planlarınızı gerçekleştirmenize vesile olacak adımları atarken çok yönlü düşünün, ilişkileri güçlendirin ve soğuk kanlı olmaya bakın.

Yükselen KOVA  Yeniayla birlikte odak noktanız kendinizsiniz. Hayata geçirmek istediğiniz planlar, fikirler, işler üzerine yoğunlaşabilirsiniz. Bir fikrin peşine düşmek, geliştirmek için çaba harcayabilirsiniz. Size ilham veren, planlarınızı gerçekleştirmenize vesile olacak adımları atarken çok yönlü düşünün, ilişkileri güçlendirin ve soğuk kanlı olmaya bakın. Karanlıkta kalmış konuları aydınlatmak, konuşup fikir birliğine varmak için uygun zamanlar. Yaşamınızda engel veya sorun olarak gördüğünüz şeyler, belki de ilerlemenize vesile oluyordur.

Yükselen BALIK  Yeniayla birlikte aklınızın bir köşesine ittiğiniz düşünceler, kötü veya yanlış, sıradışı diye bastırdığınız duygular/temalar ile yüzleşmeye cesaret edebilirsiniz. Karanlıkta kalmış konuları aydınlatmak, konuşup fikir birliğine varmak için uygun zamanlar. Sizi daha temkinli olmaya iten, kısıtlayan yavaşlatan konulara yoğunlaşmanız gerekebilir. Yeni başlangıçlar yapmak, uygulamaya geçmek yükselen balıklar için bugünlerde pek kolay olmayabilir. 22 Şubata kadar işleriniz planlarınız ağır aksak ilerleyebilir, daha sabırlı olmaya bakın.

Işığınızı yansıtmanız dileğimle

kaynak: Aylin İleri Aydoğan

aylinileriaydogan .com sayfasından alınmıştır

Çocuğu Dinlemenin Faydaları…

12715556_781911515286986_18308510161524724_n[1]

Zamanla kendisini daha iyi ifade etmeyi öğrenir

Kelime haznesi gelişir ve dil gelişimi hızlanır

Konuştukça olumsuz duyguları hafifler ve rahatlar

Olumsuz davranışların önüne geçer

Karşısındakini dinlemeyi ve ona saygı duymasını öğrenir

Duygularını konuşarak ifade eden çocuk, saldırganlığa ve ağlamaya daha az meyleder

Özgüveninin gelişmesine katkı sağlar

1 TANE KAYISI

12687915_781731261971678_8803304393302692522_n[1]

1- Beynin daha düzgün çalışmasını sağlar, stresi azaltır.
2- Karaciğerin tahrip olan kısımlarının tamiri için kayısı tavsiye edilir.
3- Kemikleri geliştirir.
4- Dişlerin sağlamlığını ve kuvvetliliğini artırır.
5- Kan yapımını artırarak kansızlığa engel olur.
6- Mide ve on iki parmak ülserine iyi gelir.
7- Böbreklerdeki taş teşekkülünü engeller.
8- Üreme sistemi üzerinde olumlu etkiye sahiptir.
9- Ümmün sistemi kuvvetlendirici ve kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
10-Kalbi kuvvetlendirir ve muntazaman çalışmasını sağlar
11-Cildi, mikrop ve mantarlardan korur, güzelleştirir.
12-Deriyi korur ve yaraların tedavi edilmesinde birebir besin aracıdır.
13-Gözlere parlaklık verir.
14-Bağırsak tembelliğini giderir.
15-Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
16-Fazla kiloları önler
17-Safra bezlerini temizler.
18-Basura faydalıdır.
19-A,B,C vitaminleri, protein, bol miktarda şeker ve madensel tuzlar içeren bir meyvedir.
20-İştah açar, kan yapar, bedensel ve ruhsal yorgunlukları alır.
21-Sinirleri güçlendirir.
22-Kabızlığa iyi gelir (aç karnına yenildiğinde hem de her haliyle; kuru, taze yada kompostosu, reçeli, hoşafı…)
23-Yanınızda kayısı bulundurun, çünkü böylece açlıktan kan şekeriniz düştüğünde kayısı yersiniz…

kaynak: sağlık haberleri

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bu yazıyı okuyunca öz güveninizi yeniden kazanacaksınız! KENDİNE GÜVEN

kendine-guven[1]

Etkili özgüven canlandırmaları için belirli kurallar vardır. Aşağıda bu kuralları derleyip, toplamaya çalıştık. Bu adımları yapmanız, hayata geçirmeniz halinde içinizdeki özgüven tavan yapmaya başlayacaktır.

 

  1. Amacınıza doğru her gün ufak, pozitif adımlar attığınızı görün. Alınan sonuç kadar, oluşumu da gözden geçirin. Size bir köşe minderi gibi davranılmasından kurtulmak istiyorsanız kendinizi bir bandoyu yönetirken ya da büyük bir partide stand up yaparken canlandırabilirsiniz. Kendinizi, yüzü size tanıdık gelen bir yabancıya nereden tanıştığınızı sorarken duyun. Sonra birine yaklaşıp onu dansa davet ederken görün. Kendinizi, bir partide insanlarla kaynaşmak için ev sahibine, ordövr tabaklarını dolaştırmayı teklif ederken görün.

 

  1. Belirli davranışlarınızı canlandırın. Yalnızca dış görünüşünüzü ya da soyut özelliklerinizi değil, davranışlarınızı da canlandırın ve kendinizi bir şey yapıyorken imgeleyin. Kendinize sürekli şu soruları sorun :

 

Davranış açısından daha yüksek özgüven benim için ne anlama geliyor?

Özgüvenim daha yüksek olsaydı neler yapardım?

Davranışlarım dışarıdan nasıl görünür, nasıl etki eder, nasıl duyumsanırdı?

 

Örneğin, yeteneklerinizden ötürü mutlu olduğunuz imgesini canlandırmak istiyorsanız, yalnızca kendinizi gülümserken düşlemeniz yeterli olmaz. Çünkü gülümseme imgesi başka bir anlam taşıyabilir. Bunun yerine, kendinizi “GÜÇ” ancak ödüllendirici bir işe gönüllü olurken görün ve işitin. Başarılı bir iş yaptığınız için birinin size övgüler yağdırdığını, sizinde kendinizi hiçbir biçimde küçümsemeden bu övgüleri kabul ettiğinizi işitin…

 

  1. Yüksek özgüvenin olumlu sonuçlarını da canlandırmanıza katmayı unutmayın. Kendinizi iş yaşamında başarılı, daha yakın ve doyurucu ilişkiler içerisinde, amaçlarınıza ulaşmış olarak görün…

 

  1. Canlandırmanızın kendine güvenen, yüksek özgüven sergileyen bir beden dili içermesini sağlayın. Dik bir duruş, insanlara yönelme, gülümseme, kollar kavuşmadan ve bacak bacak üstüne atılmadan, uzak durmak yerine insanlara yakın olma, konuşanı başınızla onaylama ve uygun zamanlarda karşınızdakine hafifçe dokunma gibi…

 

  1. Önce biraz zorlandığınızı görün, başarı sonradan gelsin. Bu yaklaşım, kendinizi ilk denemede başarılı görmenizden çok daha etkilidir…
  2. Kendinizi daha çok sevdiğinizi görün, yalnızca başkalarının sizi daha çok sevdiğini değil. İkinci durum birinciden kaynaklanır. Tersi hiç olmaz…
  3. Kendinizi ileride “daha iyi” biri olarak görmekle yetinmeyin, aslında şimdi de iyi biri olduğunuzu görün…
  4. Özgüvene sahip olduğunuzu, ancak şu “AN” için onunla ilişkide olmadığınızı düşünün. Kaybolup yeniden bulunmuş bir hazineymiş gibi, özgüveninizi yeniden ortaya çıkardığınızı görün. Kara bulutların dağıldığını ve zaten hep orada olan “güneş’in” ortaya çıktığını görün. Parazit yapan bir aleti kendinizi sevmeye ayarlayınca, duyulmaya başlayan O güzel melodiyi işitin. Yanlış bir yere koyup az önce bulduğunuz kaşmir bluzu giyerken duyduğunuz sıcaklık ve yumuşaklığı hissedin duyumsayın.
  5. Gözde canlandırmayı sözlü olarak onaylamak çok yararlıdır. Her canlandırma sahnesinin başında ve sonunda kısa bir olumlama sözcüğü söyleyin. olumlama, hipnotik telkin etkisi yapar. Görsel, işitsel ve dokunsal mesajların sözel bir mesajla doğrudan bilinç altınıza gitmesini kolaylaştırır.

Olumlama, herhangi bir şeyin zaten öyle olduğunu bildiren GÜÇLÜ, OLUMLU, DUYGU dolu bir bildiridir.

“Güçlü” sözcüğü onayın bilinçaltınızın yanlış yapılandıracağı hiç bir olumsuzluğu içermemesi demektir. Bilinçaltınız olumsuz ifadeleri yok sayma eğilimindedir. Bu nedenle, “Geçmişi yaşamam, dediğinizde bu sözcük geçmişi yaşarım olarak işitilir…”

 

“Duygu dolu” sözcüğün anlamı, olumlamayı genelleme ya’da kuramlarla değil, duygularınızla belirlemeniz gerekir demektir. “Doğuştan gelen değerimiz bilincindeyim,” yerine “Kendimi seviyorum” demelisiniz…

 

“Bildiri” sözcüğü, olumlamanın bildirimsel bir tümce olması demektir, soru, emir yada ünlem değil…

 

“Zaten öyle” olumlamanın şimdiki zamanda kullanılması anlamına gelir, çünkü bilinçaltınız yalnızca şimdiki zaman ve gelecek zaman arasında ayrım yapmaz, hepsi kocaman bir şimdi olarak algılanır…

Bazı etkili olumlamalar

Kendimi seviyorum…

Kendimden eminim…

Başarılıyım…

Elimden gelenin en iyisini yapıyorum…

Yaşama bağlıyım…

Olduğum gibi çok iyiyim…

 

En iyi olumlamalar kişiliğinize, amaçlarınıza ve içinde bulunduğunuz koşullara uygun olanlardır. Diğer bölümlerdeki alıştırmalarda oluşturduğunuz olumlamaları, gözde canlandırmanız içinde kullanabilirsiniz…

 

  1. Evrenle ilgili ruhsal inançlarınız yada derinden inandığınız kuramlar varsa, onları’da canlandırma oyununuza katabilirsiniz. Tanrı, buda yada evrensel sevgi imgelerini canlandırmaktan çekinmeyin. Kendinizi saygı ve sevecenlikle sevip koruduğunuzu ve Tanrı’nın tüm insanlara olan sevgisinin bir yansıması olduğunuzu görebilirsiniz. Gözünüzde, evrenden akmakta olan bir sevgi ve enerji selinin, sizinle arasındaki engelleri kaldıraraközgüveninizi yükseltiğini canlandırabilirsiniz. İnançlarınızı böyle yaratıcı biçimde kullanın…

Evrenin, içinde herkese yetecek kadar duygusal, fiziksel ve ruhsal gıda olan bir yeri, herkes için gizilgüçlerini çalıştıran hayırsever bir evren olarak algılamak size yardımcı olur. Böyle bir evrende tüm insanlar değişip gelişmeyi, sevgiyi ve ümit etmeyi HAK eder.

Kaynak :www.kendinigeliştir.com

Özlem Çetinkaya

Enerji Terapisti / Yazar

hayalhanesi.com sayfasından alınmıştır

 
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »