Ölmeden önceki 5 pişmanlık!

1[1]

1- KEŞKE İNSANLARIN BEKLENTİLERİNİ KARŞILAMAK YERİNE, HAYATIMI KENDİ İSTEDİĞİM GİBİ YAŞASAYDIM…

Son günlerini yaşayan insanların en çok pişmanlık duyduğu konu bu. Hemşire Bronnie Ware’e göre kişiler başarılarından çok hatalarına ve zayıflıklarına odaklanıyor.
Hayallerinin yarısını bile gerçekleştiremediklerini fark ederek, bu zayıflıklarını yaptıkları seçimlere bağlıyorlar.

2- KEŞKE BU KADAR ÇOK ÇALIŞMASAYDIM

Özellikle erkek hastalar bu pişmanlığı yaşıyor. En çok kullandıkları cümle ise, ‘Keşke bu kadar çok çalışacağıma ailemle vakit geçirseydim.’
Çocuklarının büyümesini kaçırmaktan, eşleriyle daha çok vakit geçirememekten pişmanlık duyuyorlar.

3- KEŞKE DUYGULARIMI İFADE EDECEK KADAR CESUR OLSAYDIM

Birçok hasta, karşılarındaki kişiyle tartışacağı korkusu yaşadığı için duygularını bastırmış olmaktan pişman.
Hemşire Ware, birçok ilerlemiş hastalığın, bu bastırılmış duygulardan kaynaklandığını, gerçek hisleri saklamanın verdiği küskünlüğün insanı hasta ettiğini söylüyor.

4- KEŞKE DOSTLARIMLA BAĞLANTIMI HİÇ KOPARMASAYDIM

Hayat değişiyor, yıllar geçiyor, insanlar yaşlanıyor… Bu arada eski dostlarla her zaman iletişimde olmak kolay değil.
Ancak kişiler hayatının sonuna yaklaştıklarını hissettiklerinde eski dostlarını hatırlıyor ve onları özlüyor.

5- KEŞKE MUTLU OLMAYI TERCİH ETSEYDİM

Mutluluğun hayatta ‘seçilebilir’ bir duygu olduğunu çoğu insan ölüm döşeğinde fark ediyor.
Değişiklikten korkmak, başkalarını mutlu etme çabası, alışkanlıklar, kalıplaşmış yaşam tarzları, kişileri gerçek mutluluktan alıkoyuyor.

kaynak: sözcü gazetesi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 1 Comment »

Zorunlu olmayan sayıları çöpe atın. Yaş, kilo, boy…

240_F_80603867_wlPQIWPyPOPpfAB5p9TfbsNI4rAGwPli[1]

1. Zorunlu olmayan sayıları çöpe atın. Yaş, kilo, boy…
2. Sadece neşeli arkadaşlarınız olsun. Suratsız negatif insanlara yaklaşmayın.
3. Öğrenmeyi sürdürün. El işleri, bilgisayar, bahçecilik. Beyniniz âtıl kalmasın. Âtıl kafa iblisin tezgâhıdır. İblisin adı da, Alzheimer’dir.
4. Küçük şeylerden zevk almaya bakın.
5. Sık sık, uzun uzun ve var gücünüzle gülün. …
6. Gözyaşları olacaktır. Katlanın, yas tutun, başka yaşantılara geçin.
7. Çevrenizi sevdiklerinizle doldurun. Aileniz, kedi, köpek, kuş, balık, müzik, bitkiler… Ne olursa. Eviniz, sığınağınız olsun! Tadını çıkarın!
8. Sağlığınızın kıymetini bilin. İyiyse, üstüne titreyin. Bozuksa, düzeltin. Siz kendiniz düzeltemiyorsanız, yardım isteyin.
9. Vicdan azabından uzak durun. Çarşı pazarda gezin, ülkenizi ve yabancı ülkeleri dolaşın. Ama sakın suçluluk ve pişmanlık duygusuna kapılmayın.
10. Hiç unutmayın ki yaşam, aldığınız soluklarla değil, soluk kesen anlarla ölçülür.

alıntı

İçi Dışı Bir İnsanların Değerinin Bilinmesi Gerektiğini Gösteren 17 Özelliği

Yapmacık davranan insanların nasıl oldukları malum. Beğenmediği bir şeyi çoğu kişi beğeniyorsa beğenmiş gibi görünüp ortamda havası sönsün istemezler. Aslında böyle yaparak çok daha negatif olduklarının farkında değillerdir.

Oysa içi dışı bir insanlar öyle mi? Asla sahte davranamaz ve her zaman doğaldırlar. Aman kıymetini biliniz.

Ne demiş Mevlana: “Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün.” 😊

1. Maskelerden arınıp iç güzelliğini gösterebilen insanlardır. İsteseler bile yapmacık olamazlar.

Maskelerden arınıp iç güzelliğini gösterebilen insanlardır. İsteseler bile yapmacık olamazlar.

2. Farklı kişilerin yanında farklı düşünceleri savunuyormuş gibi görünmeye çalışmazlar, kendi düşüncelerinden asla taviz vermezler.

Farklı kişilerin yanında farklı düşünceleri savunuyormuş gibi görünmeye çalışmazlar, kendi düşüncelerinden asla taviz vermezler.

3. Gözlerindeki ışıltı, seslerindeki tını, yüreklerindeki sıcaklık hep aynı hizadadır. İçlerindeki enerjiyi asla tutmazlar.

Gözlerindeki ışıltı, seslerindeki tını, yüreklerindeki sıcaklık hep aynı hizadadır. İçlerindeki enerjiyi asla tutmazlar.

4. Sizinle konuşma tarzları öyle içtendir ki yüzünüze söyledikleri ile arkanızdan söyleyecekleri arasında fark olmayacağını iliklerinize kadar hissedersiniz.

Sizinle konuşma tarzları öyle içtendir ki yüzünüze söyledikleri ile arkanızdan söyleyecekleri arasında fark olmayacağını iliklerinize kadar hissedersiniz.

5. Bir ortama girdiklerinde selam verirken, günaydın derken bunu söylemek zorundaymış gibi değil, gerçekten istediği için söyledikleri yüzlerinden okunur.

Bir ortama girdiklerinde selam verirken, günaydın derken bunu söylemek zorundaymış gibi değil, gerçekten istediği için söyledikleri yüzlerinden okunur.

6. Hakkınızda önemli bir konudan bahsederken elinde telefonla oynayıp dinlermiş gibi yapmazlar, gözlerinizin içine bakıp dikkatle dinlerler.

Hakkınızda önemli bir konudan bahsederken elinde telefonla oynayıp dinlermiş gibi yapmazlar, gözlerinizin içine bakıp dikkatle dinlerler.

7. Olmadığı biri gibi davranarak insanın kendine katacağı bir şey olmayacağını bilirler. Bu da kendine saygı duyduklarının göstergesidir.

Olmadığı biri gibi davranarak insanın kendine katacağı bir şey olmayacağını bilirler. Bu da kendine saygı duyduklarının göstergesidir.

 

8. Onları tanıdığınızda kısa sürede ısınırsınız, yanında rahat hissedersiniz, adeta üzerlerinde şeytan tüyü vardır.

Onları tanıdığınızda kısa sürede ısınırsınız, yanında rahat hissedersiniz, adeta üzerlerinde şeytan tüyü vardır.

9. Kim ne diyecek diye asla umursamazlar, içinden geldiği gibi yaşarlar.

Kim ne diyecek diye asla umursamazlar, içinden geldiği gibi yaşarlar.

 

10. Sizden bir şey isteyeceği zamanlarda ima edip lafı dolandırmak yerine ihtiyacı olan şeyi çekinmeden söylerler.

Sizden bir şey isteyeceği zamanlarda ima edip lafı dolandırmak yerine ihtiyacı olan şeyi çekinmeden söylerler.

11. Maskelerden arınıp davranışlarında, söylediklerinde tutarlı olurlar; böylece karşısındaki insanlara her daim güven aşılarlar.

Maskelerden arınıp davranışlarında, söylediklerinde tutarlı olurlar; böylece karşısındaki insanlara her daim güven aşılarlar.

12. Başkaları tarafından beğenilmek için yaşayan insanlardan değillerdir.

Başkaları tarafından beğenilmek için yaşayan insanlardan değillerdir.

13. Kendilerini dünyanın merkezinde görmezler, başkalarıyla rahatlıkla empati kurabilirler.

Kendilerini dünyanın merkezinde görmezler, başkalarıyla rahatlıkla empati kurabilirler.

14. Sizi arayıp soruyorlarsa işi düştüğü için değil, gerçekten hal hatır sormak içindir. Aramıyorlarsa da aramak istemedikleri içindir.

Sizi arayıp soruyorlarsa işi düştüğü için değil, gerçekten hal hatır sormak içindir. Aramıyorlarsa da aramak istemedikleri içindir.

15. Samimi bir insan olduklarını binlerce kişinin arasında bile olsalar farkedersiniz.

 Samimi bir insan olduklarını binlerce kişinin arasında bile olsalar farkedersiniz.

16. Ama ne var ki günden güne sayıları azalmaktadırlar…

Ama ne var ki günden güne sayıları azalmaktadırlar...

17. Bu kadar nadir oldukları için bulduğunuza sahip çıkın; çünkü çok iyi bir arkadaş, aile, sevgili olurlar. ☺

Bu kadar nadir oldukları için bulduğunuza sahip çıkın; çünkü çok iyi bir arkadaş, aile, sevgili olurlar. ☺

Hayatın Sırrını Çözmüş İnsanlar: Kendisi İçin Yaşamasını Seven Kadınların 17 Özelliği

Genel olarak insanı, özel olarak kadını tanımlamanın hala birçoğunu bilmediğimiz binlerce yolu var. Ama öyle bir tanesi var ki, onlara ya imrenirsiniz, ya imrenir: Hayatı kendisi için yaşayan kadınlardır onlar.

1. Kendisi için yaşayan kadının hayattaki tek ölçütü kendi zevkleri, kendi düşünceleri, kendi etik kaygılarıdır, başkalarının ne dediğine zerre kıymet vermez.

Kendisi için yaşayan kadının hayattaki tek ölçütü kendi zevkleri, kendi düşünceleri, kendi etik kaygılarıdır, başkalarının ne dediğine zerre kıymet vermez.

2. Ancak bu onun toplumdan, çevresinden kopması demek değildir, o sadece duygularını nasıl yaşayacağınsa kendisi karar verir.

Ancak bu onun toplumdan, çevresinden kopması demek değildir, o sadece duygularını nasıl yaşayacağınsa kendisi karar verir.

3. Kendisi için yaşayan kadın güçlü, ayakları üzerinde durmasını bilen, onu sınırlamaya çalışanların ördüğü duvarları paramparça eden kadındır.

Kendisi için yaşayan kadın güçlü, ayakları üzerinde durmasını bilen, onu sınırlamaya çalışanların ördüğü duvarları paramparça eden kadındır.

4. Şekillendirilmesine, yönlendirilmesine, bir kalıba sokulmasına asla müsaade etmez, onun aklı ona yeter.

Şekillendirilmesine, yönlendirilmesine, bir kalıba sokulmasına asla müsaade etmez, onun aklı ona yeter.

5. Kendisi için yaşayan kadın başkalarının iznine, onayına ihtiyaç duymaz, sadece kendisine hesap verir.

Kendisi için yaşayan kadın başkalarının iznine, onayına ihtiyaç duymaz, sadece kendisine hesap verir.

6. Kimseyi kategorize etmez, yaftalamaz, kimseye ön yargıyla yaklaşmaz, söz konusu kendi olduğunda da aynı şeyleri bekler.

Kimseyi kategorize etmez, yaftalamaz, kimseye ön yargıyla yaklaşmaz, söz konusu kendi olduğunda da aynı şeyleri bekler.

7. Açık sözlü, dürüst ve doğrucudur, insan ilişkilerinde oyunlara, tuzaklara, planlara, vs. yer vermez.

Açık sözlü, dürüst ve doğrucudur, insan ilişkilerinde oyunlara, tuzaklara, planlara, vs. yer vermez.

 

8. Haliyle ima etmek, hissettirmek, -mış gibi yapmak türünden şeyler asla onun tarzı olamaz, direkt ve dosdoğru söyler diyeceğini.

Haliyle ima etmek, hissettirmek, -mış gibi yapmak türünden şeyler asla onun tarzı olamaz, direkt ve dosdoğru söyler diyeceğini.

 

9. Maskeleri yoktur kendisi için yaşayan kadının, farklı görünmek gibi bir kaygı taşımaz, kendinden utanmak, kendini farklı biri gibi göstermek ona çok uzak şeylerdir.

Maskeleri yoktur kendisi için yaşayan kadının, farklı görünmek gibi bir kaygı taşımaz, kendinden utanmak, kendini farklı biri gibi göstermek ona çok uzak şeylerdir.

 

10. Hayatın onun için ne ifade ettiğini, nasıl yaşamak istediğini, beklentilerinin ne olduğunu çok iyi bilir.

Hayatın onun için ne ifade ettiğini, nasıl yaşamak istediğini, beklentilerinin ne olduğunu çok iyi bilir.

 

11. Bu onun monoton, tekdüze, rutin bir yaşamı olduğu anlamına gelmez, o sadece yaşamaktan aldığı keyfi arttırmanın bir yoludur onun için.

Bu onun monoton, tekdüze, rutin bir yaşamı olduğu anlamına gelmez, o sadece yaşamaktan aldığı keyfi arttırmanın bir yoludur onun için.

12. Kendisi için yaşayan kadın tüm hayatlara saygılıdır, bu onu kusursuz bir hayvan ve doğa sever yapar.

Kendisi için yaşayan kadın tüm hayatlara saygılıdır, bu onu kusursuz bir hayvan ve doğa sever yapar.

13. Onun için gezmeyi sever, tiyatroyu sever, okumayı sever, yürümeyi sever, vs. diyemezsiniz, o kendisini mutlu eden şeyleri sever.

Onun için gezmeyi sever, tiyatroyu sever, okumayı sever, yürümeyi sever, vs. diyemezsiniz, o kendisini mutlu eden şeyleri sever.

14. Kendisi için yaşamasını seven kadınlar için bir sıfat kullanmamız gerekse bu kesinlikle “bağımsız” olurdu.

Kendisi için yaşamasını seven kadınlar için bir sıfat kullanmamız gerekse bu kesinlikle “bağımsız” olurdu.

15. Korkuları, endişeleri, kaygıları yok mudur bu kadınların? Elbette vardır ancak onlar bunlarla nasıl baş edeceklerini, bunların üstesinden nasıl geleceklerini öğrenmiş kadınlardır.

Korkuları, endişeleri, kaygıları yok mudur bu kadınların? Elbette vardır ancak onlar bunlarla nasıl baş edeceklerini, bunların üstesinden nasıl geleceklerini öğrenmiş kadınlardır.

16. Hayatına giren kimseyi, kadın olsun, erkek olsun değiştirmeye çalışmazlar, dedik ya her yaşama saygıları vardır, insanları olduğu gibi kabul etme konusunda sıkıntıları yoktur.

Hayatına giren kimseyi, kadın olsun, erkek olsun değiştirmeye çalışmazlar, dedik ya her yaşama saygıları vardır, insanları olduğu gibi kabul etme konusunda sıkıntıları yoktur.

17. Sahip olduklarıyla övünmeyi, böbürlenmeyi sevmez, sadece insana cesaret, tutku ve heves aşılarlar.

kaynak. onedio

Kimseyi değiştiremezsin hayatta.

12661993_1192221560795811_8054210535202365096_n[1]

Kimseyi değiştiremezsin hayatta.
Ve kimse için de değişmemelisin…

Kimliğini kaybettiğin an, yaşamını çöpe attın demektir.
İstemediğin sürece hiçbir şey için ödün vermeyeceksin.
Çünkü gün gelir, verecek hiçbir şeyin kalmaz.

Her şeyi, sen istediğin için yapacaksın…
Başkası senden istediği için değil.
Ve sen, sen olarak kaldığın sürece senin yanında olanlar da mutlu olacaktır.
Bırak, hayatına eşlik etmek isteyenler gelsin seninle.
Yolun bitimine kadar gelmeleri şart değil.
Herkesin gidebileceği bir yol vardır.
Sen yeter ki yanında yer almayı bil.

Ne sen kimse için mecburi istikametsin,
Ne de bir başkası senin için…
Seninle gelmek isteyenleri yanına al.
Belki beraber daha çok şey katabilirsiniz bu hayata.

Yanındaki seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında, zorlama kendini. Hayat, rahat ve anlayışlı insanlarla,
Ve hayat, hak ettiği gibi yaşandığında güzel…

Ve unutma!
Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir…

CHARLES BUKOWSKI

Kaynak: Charlotte Gabay’ın Sayfasından Alınmıştır

Erkeksiz doğum artık mümkün; kadının kemik iliğinden sperm üretildi

page_erkeksiz-dogum-artik-mumkun-kadinin-kemik-iliginden-sperm-uretildi_411948455[1]

Kadının kemik iliğinden sperm üretildi. Böylece erkeğe ihtiyaç olmadan kadınların doğum yapabilecekleri belirtildi.  Ancak bu yöntemle doğan tüm çocukların kız olacağı iddia edildi.

New Scientist’in haberine göre; İngiliz bilim insanları, kadının kemik iliğinde bulunan bir kök hücreden sperm yaratmayı başardı. Lezbiyen çiftler ya da babasız doğum yapmak isteyen kadınlar, biyolojik olarak kendi çocuklarını dünyaya getirebilecek. Tyne Üniversitesi uzmanları iki ay içinde uygulanmaya başlanabilecek olan bu yeni tekniğin aynı zamanda kısırlık tedavisinde de çığır açacağını söyledi.

Profesör Kerim Nayernia kontrolündeki ekibin yöntemine göre, kadının kemik iliğinden kök hücreler alınıyor, daha sonra bu kök hücreler kimyasal madde ve vitaminler bir karışıma konularak dişi sperm hücreleri haline getiriliyor. Bu sperm hücreleri ise tüp bebek tedavi tekniğiyle yumurtayı döllemeye yarıyor. Geçen yıl bu konuyla ilgili ilk bilimsel veriler elde edilmiş ve kemik iliğinden alınan kök hücrelerle olgunlaşmamış sperm üretilmişti.
Dini çevrelerden anında tepki geldi
Bilim insanlarının bu buluşu, etik bir tartışmaya da yol açtı. Çünkü bu yöntem, gelecekte kadınların erkekten alınan sperme gerek duymadan hamile kalmasını mümkün kılabilecek, erkekleri çocuk yapmada devre dışı bırakabilecek. Ancak, bu hücrelerde sadece erkekte bulunan ‘Y’ kromozomu olmadığından kadınlar, sadece kız çocuk sahibi olabilecek. İngiltere’de dini çevreler, bir çocuğun sadece anne ve babadan meydana gelebileceğini ve çocuğun da ailede her iki rolü de görmesi gerektiğini düşünerek, böyle bir yöntemin ahlak dışı olabileceğini öne sürüyor.

kaynak. t24

Evde Kedi Köpek Besleyenlere Çemkirmeden Evvel Bilmeniz Gereken 15 Çarpıcı Gerçek

Hayvan evcilleştirmenin tam 12 bin yıllık bir geçmişi var. Hayvanlarla olan bu birliktelik tabii ki insanoğlu denen paşa çocuğunun yeme içme ve korunma ihtiyacına cevap vermek için başlar. Başlarda her ikisi de doğanın bir parçasıyken insanın doğadan uzaklaşmasıyla bu minnoşlar da bizimle birlikte bu şehirlere sıkışıp kalırlar. Bir çoğu o kadar evcilleşmiş ki vahşi doğada hayatta kalma süreleri bizimkinden bile daha az. Özellikle şehirlerde evde hayvan beslemeye karşı olan insanların hiç üzerinde durmadıkları çok başka gerçekler var.

Şüphesiz ki evde hayvan beslemek insanın kendi kanaatinde olan bir şey ve yaşam alanlarına  hayvan sokup sokmamak eleştiriye kapalı kişisel bir karar alanı. Fakat hayvan besleyen insanlara karşı çıkarken gösterdiğiniz bir çok argümanın hiç bir dayanağı olmadığını bilmenizde yarar var. Bir kaçına göz atalım isterseniz.

1. Her tarafını ele geçirdiğiniz o şehirlerde artık doğa yok.

Her tarafını ele geçirdiğiniz o şehirlerde artık doğa yok.

2. Çöp kutusu kenarları hiçbir zaman onların doğal yuvası olmadı.

Çöp kutusu kenarları hiçbir zaman onların doğal yuvası olmadı.

 

3. Onları doğadan aldığımızda bazı yetenekleri vardı. Şu an bildikleri tek şey dilencilik.

Onları doğadan aldığımızda bazı yetenekleri vardı. Şu an bildikleri tek şey dilencilik.

4. Şehirlerde avlanacak hiç bir şey yok. Sadece çöpler ve biz varız.

Şehirlerde avlanacak hiç bir şey yok. Sadece çöpler ve biz varız.

5. Ortalama bir kedinin ömrü 16 sene. Sokakta ise en fazla iki ya da üç yıl yaşayabiliyorlar.

Ortalama bir kedinin ömrü 16 sene. Sokakta ise en fazla iki ya da üç yıl yaşayabiliyorlar.

6. Bir çoğunun tek desteği onlara bakan insanlar.

Bir çoğunun tek desteği onlara bakan insanlar.

7. ‘Ah ne kadar tatlı’ deyip geçtiğiniz yavru kedilerin çoğu sadece bir kaç gün yaşıyor.

'Ah ne kadar tatlı' deyip geçtiğiniz yavru kedilerin çoğu sadece bir kaç gün yaşıyor.

8. Neredeyse hepsi bozuk gıda tüketmekten ya da onlara uygun olmayan şeyler yemekten sindirim sistemi hastalıklarına sahip.

Neredeyse hepsi bozuk gıda tüketmekten ya da onlara uygun olmayan şeyler yemekten sindirim sistemi hastalıklarına sahip.

9. Kısırlaştırma daha fazla muhtaç ve hasta hayvan ölümünü engellemek için yapılıyor.

Kısırlaştırma daha fazla muhtaç ve hasta hayvan ölümünü engellemek için yapılıyor.

10. Her yerde arabalar binalar ve insanlar var. Zamanında içine sığındıkları ağaç koğukları mağara ve oyuklar yok.

Her yerde arabalar binalar ve insanlar var. Zamanında içine sığındıkları ağaç koğukları mağara ve oyuklar yok.

11. İnsanlar tarafından şiddet görüyorlar dövülüyorlar ve öldürülüyorlar. Ciddiye alınır hiç bir cezası yok.

İnsanlar tarafından şiddet görüyorlar dövülüyorlar ve öldürülüyorlar. Ciddiye alınır hiç bir cezası yok.

12. Toprağa patilerini değdirebilen çok az şanslı var. Park ve mezarlık kedileri nispeten daha şanslı.

Toprağa patilerini değdirebilen çok az şanslı var. Park ve mezarlık kedileri nispeten daha şanslı.

13. Soğuk ve karlı havaları atlatamıyorlar çoğu ölüyor. Esasında dokuz canları yok, yarım canları var.

Soğuk ve karlı havaları atlatamıyorlar çoğu ölüyor. Esasında dokuz canları yok, yarım canları var.

14. Kendilerini korumayı bilmiyorlar. Binlerce yıl önce bunu onların elinden aldık.

Kendilerini korumayı bilmiyorlar. Binlerce yıl önce bunu onların elinden aldık.

 

15. Sonuç olarak içinde hayvanların güvenle yaşadığı şehirler inşa ettiğinizde biz de hayvanlarımızı sokağa bırakacağız.

Sonuç olarak içinde hayvanların güvenle yaşadığı şehirler inşa ettiğinizde biz de hayvanlarımızı sokağa bırakacağız.

kaynak: onedio

Bu kız 500 yaşında…

12651346_950778358309571_4001670961623766455_n[1]

Bilim insanları, 500 yıl önce kurban edilerek,
Arjantin topraklarındaki bir yanardağın zirvesine gömülen Inka mumyasının ölümüne ait sır perdesini kaldırmayı başardı.

Arjantin ve Şili arasındaki sınırda deniz seviyesinden 6739 metre yükseklikte
Lyulyaylyako Volkanının hemen yanında buzun içerisine gömülmüş 14-15 yaşlarındaki kızın mumyasının sırrı çözüldü.

Aradan geçen 500 yıla rağmen dün ölmüş gibi canlı duran ve hiçbir organı hatta üzerindeki giysiler bile çürümeyen kız,
İnka kabilesine bağlı.

Kızla birlikte 7 yaşında bir çocuk ve 6 yaşında da başka bir kız daha bulundu.
1999 yılında bulunan bu inanılmaz mumya üzerinde yıllardır araştırmalar yapılıyor.
Kızın akciğerinde tüberküloza benzeyen akciğer enfeksiyonlarına rastlandı.İlk kez bir mumyada bir enfeksiyon bulundu
DNA testlerinde de bütün hücrelerinin sağlam olduğu belirlendi.
New York Üniversitesi`nden bir ekip yıllardın bu kızın nasıl bu kadar sağlam kalabildiğini araştırıyor.

Bu konu hala bir sır olarak duruyor.

3 küçük çocuğun yanında bulunan
altın, gümüş, giysiler, yiyecekler ve bilinmeyen bir beyaz kuş tüyleri çocukların kurban edilmiş olma ihtimalini arttırıyor.

Bilim insanları, 500 yıl önce kurban edilerek,
Arjantin topraklarındaki bir yanardağın zirvesine gömülen Inka mumyasının ölümüne ait sır perdesini kaldırmayı başardı.
Araştırmalar sonucunda, genç kızın öldüğü sırada akciğerlerinde enfeksiyon bulunduğu tespit edildi.

kaynak: keyif atölyesi birsen uzun

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Kendine güvenen insanların günlük 10 alışkanlığı

ozguvenli-kadin-660x330_1_1[1]

İnsanoğlu kendi beynini bile aldatabilecek bir varlıktır. Yürüyüşünüzü değiştirerek, sahte gülümseyişlerle veya yeni bir saç tarzı ile kendi beyninizi aldatabilir kendinize olan güveni arttırabilirsiniz. 20 dakika bile sürse kendiniz bir Zuckerberg veya Elon Musk gibi hissedebilirsiniz.

Aşağıda gerçekten kanıtlanmış ve yaptığınızda uzun süreli bir güven, inanç aşılayacak bazı alışkanlıklardan söz edeceğim.

Dinlenmeye vakit ayır

Kendimizi güvende hissetmediğimiz zaman bu durum kendini birden fazla şekilde gösterir. Vücudumuz çalışamaz duruma gelir ve hiçbir şeye odaklanamayız. Güvensizlik genelde anı yaşamadığımız zaman gizlice ortaya çıkar.

Beynimizin kontrolünü sağlamak kendimize olan güven için en önemli koşulların başında gelir.. 5-10-20 dakikalık seansları seçip meditasyon yapabilirsiniz.

Dar çerçeveden bak

Büyük bir girişimci olmanın en büyük sebeplerinden biri de büyük bir ihtimalle özgür düşünmekten geçmektedir. Ama bunun yanında özgür düşünmenin ve karar vermenin sonucunda onlarca da düşüş gerçekleşmektedir. Bazı şeyleri dar açıdan ele almanında çok eğlenceli tarafları olabileceğini unutmayalım. Neleri bildiğinizin farkında olarak hareket edip, odaklanmak ve güçlenmek gibi.

Her gün yeni bir şey öğren

Sesli bir kitap ortalama 10 saatte bitebiliyor. Günde bir saat sesli kitap dinleyerek yılda 24 kitap bitirebilirsiniz. Ne kadar çok bilgi sahibi olursanız kendinize olan güveninizde bir o kadar artar.

Öğret

Eğer bir alanda iyiyseniz ve bu bildiklerinizi başkalarına da öğretiyorsanız kendinizi gerçekleştirmiş hissedersiniz. Bu his size ayrıca bir özgüven katacaktır.

Kariyerinizin kontrolü sizde olsun

Bunu yapmanın en önemli adımı ise kendi blogunuzu oluşturmaktır. Adınızı ve soyadınızın olduğu bir blog ile başlayabilirsiniz. Kendi markanızı oluşturup onun içeriğini oluşturursanız bu size ilham kaynağı olur ve bir güven verir.

Egzersiz yapın

Pahalı elbiseler alacağınıza egzersiz yapın. İşte o zaman elbiseler daha çok yakışacak, üzerinize daha bir oturacaktır. Omuzlarınız arkada yürümektense egzersiz yapın. Cilt kremleri alacağınıza spor yapın. Cildiniz o zaman daha iyi görünecektir. Sahte gülüşler saçıp kendinizi kandıracağınıza egzersiz yapın mutlu olun. Bu mutluluk size güven getirecektir, emin olabilirsiniz.

Biraz daha uyuyun

Yeterli uyku almak hem beyninize hemde vücudunuza iyi gelecektir. Uykunun en derin hali ne kadar rahat ve sessiz geçerse beyin hücreleri için o kadar faydalıdır. Bu uygulama sizin en derin uyku saatinizde sessiz bir hal alırken uyanık hissettiğiniz anda ise uyanmanıza yardımcı olur.

Gönüllü olun

Bir gönüllü olarak ilk başlarda hep kendimden ödün verdiğimi, sevgi gösterisinde bulunduğumu düşünürdüm. Oysa bir müddet sonra gönüllü olduğum gruplarda bana karşı gösterilen sevginin verdiği hazzın ve ortaya çıkardığı özgüvenin hiçbir yerde elde edilemeyeceğinin farkına vardım.

Sosyalleşin

İçe dönük kişiler için biraz zor olabilir sosyalleşmek. Sosyalleşmek için daima fiziksel olarak insanların içinde olmak zorunda değilsiniz. Online olarak da bazı gruplara katılabilir kendinize olan güveni bir nebze arttırabilirsiniz. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde bile sosyalleşme süreci ve sonrasında kendini gerçekleştirme süreci vardır.

Merak edin

Sizden daha deneyimli insanları gözlemleyin. Onları öğrenmek sizi daha sakin bir yapıya sokacaktır. Onlardan öğrendikleriniz sizi daha da meraklandıracaktır. Onların da bir zamanlar sizin gibi olduğu gerçeği size güven verecektir.

kaynak: sosyalmedya

RESİMLERDEN BİRİNİ SEÇİN KARAKTERİNİZİ ÖĞRENİN… (TEST)

dunya-nin-en-kisa-kisilik-testi-karakter-analiz-1[1]

Dünya’nın en kısa süren kişilik testi. Her insanın kişiliği farklıdır ama temelde yatan bir kaç özelliği sadece bir resim sayesinde öğrenebilirsiniz. Sadece şu an bu 9 resim arasından gözünüze en güzel geleni, sizi en çok cezbedeni seçin ve altındaki sayıyı aklınızda tutun. Bakın bakalım bu siz misiniz ?

1 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz karşı konulamaz birisiniz. Seksi, güçlü ve cesur bir kişiliğiniz var. Tutku ve enerji dolusunuz. Bu tutkunuzun içinde bir de karanlık bir taraf var… Birilerini cezbetmeye çalışırken kendinizi iyi hissediyorsunuz. Her bulunduğunuz ortamda dikkati üzerinize çekiyorsunuz. Pratik bir zekanız var, ama ayrıca çabuk sinirlenen de birisiniz.
2 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Sizin bağımsız bir kişiliğiniz var. Mutlu, hareket halinde ve biraz da statü meraklısı bir insansınız. Herkesin sizin başarınızdan haberdar olmasını seviyorsunuz. Mantık odaklı bir insan olduğunuz için hayatı birstrateji oyunu olarak görüyorsunuz. Biraz yalnız bir kişiliğinizin var çünkü kendinizden başka kimseye güvenmiyorsunuz. Her zaman soğukkanlılığınızı korumayı biliyorsunuz. Doğuştan bir lider ve iş insanısınız.
3 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz dürüstsünüz. Masum, ahlaki değerleri olan ve çabuk adapte olabilen bir kişiliğe sahipsiniz. Etrafınıza çabuk uyum sağlıyorsunuz. Dışarıdan utangaç görünseniz de arkadaşlarınız arasında konuşkan bir yapınız var. Erdem sahibi bir insansınız ve hayatınızı buna göre yaşıyorsunuz. İnsanlar hakkında doğru tahminlerde bulunuyorsunuz. Bu yüzden etrafınızdaki insanlar sizin onayınızı almayı önemsiyorlar.
4 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz güvenilir bir insansınız. İnsanları önemseyen, kibar ve şanslı bir insansınız. Doğuştan sahip olduğunuz içgüdüler sayesinde insanlara yardım etmeyi seviyorsunuz. Sır tutmak konusunda sizden iyisi yok. Uyum meraklısı bir insan olarak harika bir ara bulucusunuz. iyi huyunuzdan dolayı insanlar sizinle arkadaşlık yapmayı seviyor. Kişiliğinizle insanlara kendilerini iyi hissettirmeyi biliyorsunuz.
5 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz zeki bir yapıya sahipsiniz. Asil, zeki ve bilge bir karakteriniz var. Her zaman zor tatmin olan, elinden gelenin en iyisine uğraşan birisiniz. Bilgi açlığınızı doyurmak için sürekli kitap okumanız şaşılmayacak bir gerçek. Bir filozof gibi her zaman hayatta büyük resmin peşindesiniz. Kendiniz, arkadaşlarınız ve dünya için her zaman iç huzurun arayışındasınız. İyi bir arkadaşsınız, fedakarlık yapmayı seviyorsunuz.
6 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Kurnaz bir kişilik yapınız var. Zarif, içine kapalı ve dahi bir karaktere sahipsiniz. Her türlü bulmacayı çözmeye yatkın aklınız sizin en büyük silahınız. Tartışmalarda veya genel yargılarda bir boşluk bulmakta başarılısınız. Sizin için rahat ve huzurlu bir ortam her zaman çok önemli. Kendi kendinizi geliştirmek konusunda tutkulu, duygularınıza gem vurmak konusunda başarılısınız. Duygularınızı kontrol altında tutarak güçlü kalmak konusunda kararlısınız.
7 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Sizi tanımlayacak kelime duygusal. Güvenilir, popüler ve iyi bir gözlemcisiniz. Derin düşünceli halleriniz sayesinde sık sık dalıp gidiyorsunuz. Yaptığınız bir çok şeyi duygularınız kontrol ediyor. Çok özel bir kişiliğe sahipsiniz, yaratıcı ve etkileyicisiniz. Arada bir kabuğunuzdan çıkıp çılgınlıklar yapmaktan da çekinmiyorsunuz. Şanslısınız ki çoğu insan bu çılgınlıklarınızı çekici buluyor.
8 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz çok orijinalsiniz. Eğlenceli, gezmeyi seven ama gerçekçisiniz. Sorumsuz bir çılgın asla değilsiniz. Ama özgür bir ruha sahipsiniz ve bunu her zaman gösteriyorsunuz. Hareketli bir düşünce yapınız var, her gün sizin için bir macera. Yine de düşünmeden adım atmayı sevmiyorsunuz. Yine de etrafınızdaki insanları şaşırtmayı başarıyorsunuz.
9 NUMARALI RESMİ SEÇENLER: Siz tam bir neşe kaynağısınız. Hayalperest, barışçıl ve genç bir ruhunuz var. İyimser, şefkatli biri olarak insanların içinde hep en iyi şeyleri görebiliyorsunuz. Her zaman gülümserken etrafınızdakileri de gülümsetiyorsunuz. Utangaç ve zeki birisiniz. Aynı zamanda çalışkansınız. Komik bir kişiliğiniz var ama çoğu insan sizi anlamakta zorlanıyor. İnce espri anlayışınız arkadaşlarınız tarafından yadırganabilir
*alıntı
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

USTA İLE ÇIRAK.. (MESNEVİDEN HİKAYELER)

7ace42ea-cfcb-4ac0-bf9e-2ca41e2199a5[1]
Bir zamanlar bir yerde iyi bir usta vardı ,
Yanında bir de çırak , gözleri biraz şaşı .
Şaşılık bir özürdür , ne bir suç , ne de bir kusur ,
Noksanını bilmemek , işte kabahat budur. …
Usta bir gün çırağa , dedi ” içeriye gir ”
Orada bir şişe vardı , al onu bana getir ”
Çırak içeri gitti ve sesi geldi derin ,
” Burda iki şişe var , hangisini istersin ?
” Usta dedi , ” İyi bak , şişe çift değil , bir tek ,
Yanlış görmeyi bırak , gözünden perdeyi çek .”
” Beni aşağılama ” diye seslendi çırak ,
Burda iki şişe var , inanmazsan gel de bak
” Öyleyse dedi usta kır şişenin birini ,
Sonra getir bakalım buraya diğerini ”
Bir şişe kırılınca ikinci de kayboldu ,
Çırak bu işe şaştı , anlamadı ne oldu .
Bazı yanlış duygular insanı şaşı eder ,
Sonu gelmez arzular , kızgınlık ve öfkeler .
Bir tek olan şişeyi çırak görmüştü iki ,
Birinciyi kırınca ikinci uçup gitti.
Şaşı eder insanı aşırılık ve öfke ,
Ruhu dönemez olur , gerçeğe doğru yöne .
Garaz öne çıkınca altlarda kalır hüner ,
Perdeler yer değişir , gönülden göze iner.
Vicdanını karartıp rüşvet alırsa hakim ,
Farkedemez kim mazlum , göremez kimdir zalim .
Kırmak istemiyorsan içerdeki şişeyi ,
İyi anlamalısın çok önemli bir şeyi :
İki tane gözün var , biri semaya bakar ,
İkincinin bakışı hep yere doğru akar .
Kapat iştah ve istek , eleştri gözünü ,
İbret ve şükürle bak , iyi tanı özünü .
Nasihate kulak ver , iyi görürüm sanma ,
Hep gönül gözüyle bak , toprak gözüne kanma .
Madde gözü tembeldir , hep kolayını arar ,
Yanlış yola götürür , insanı kolay yollar .
Üşenme kaynağı bul , zor gelse de nefsine ,
Doğru yollarda ara , yokuş ve dik gelse de.
Bırak zannı şüpheyi , hedefin olsun gerçek ,
Varınca göreceksin , her zahmete değecek .
Asıl şaşılık budur , budur gözdeki mercek ,
Zannetmekle bilmenin farkını görememek .
Bulanıktan uzak dur ,her işin olsun berrak ,
Anca temiz bir kalptir yüzü ak çıkaracak .
Hele de vesveseye aman sakın kapılma ,
Güvenilmez bilgiyi kendine rehber kılma .
Vehimden de uzak dur , doğru bilgi zannetme ,
Hele de evhamları ona buna iletme .
Doğru olsun her işin , doğrudan uzaklaşma ,
Doğru bil , doğru düşün , doğrudan asla şaşma .
* Mesnevi’den Hikayeler *

OLDUĞUN YERİ SEV

12651143_599719593566515_4113514176863479590_n[1]

Dün kendimize ölçülü bir şekilde hayranlık duymaktan bahsetmiştim, bugün ise olduğumuz yeri sevmenin bizi istediğimiz noktaya daha rahat taşıyabileceğine ilişkin eski bir yazımı tekrar yayınlamak istedim, konuların biraz bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Keyifli okumalar dilerim.

“Olduğun yeri sevmeden olmak istediğin yere gidemezsin” dedi Bilge. “Olduğum yeri seviyor olsam, olmak istediğim tek yer burası olurdu zaten” diye yanıtladım. Anlayışla gülümsedi ve en baştan kısaca tekrar anlattı.

“Olduğun yeri sevmelisin çünkü orası olabileceğin en iyi yer ve bunu anlamadan ileri gidemezsin. Geçmişinde söylediğin veya yaptığın şeyler seni buraya getirdi, bundan daha iyi bir başlangıç noktası olamaz, çünkü buradasın.”

“Ben öyle düşünmüyorum, daha farklı davransaydım daha ileri bir noktada olabilirdim. 5 yıl önce bugünkü aklım olsaydı varmak istediğim yere belki de çoktan varmış olurdum.”

“Bugünkü aklım dediğin şeyin önemli bir kısmı son beş yılda şekillendi, son beş yılda öğrendiklerini senden geri alsam ve seni zamanda beş yıl öncesine geri göndersem muhtemelen yine aynı şeyleri yapar ve üç aşağı beş yukarı aynı yolu izlerdin.”

Düşündüm, Bilge haklıydı, ama yenilgiyi bu kadar çabuk kabul etmek istemiyordum.

“Ya benim sahip olmak istediklerime doğuştan sahip olanlar ya da çok genç yaşta kavuşmuş olanlar?” diye sordum.

“Herkesin yolculuğu farklı, seninki de öyle, bu bir yarış değil. Hayal ettiğin her şeye zamanla kavuşacaksın, sabırlı ol ve keyfini çıkar. Unutma, zamanı gelince meyveler olgunlaşır, dallar eğilir, senin olan sana gelir. İyi ki her istediğin henüz gerçekleşmemiş yoksa gerçekten çok sıkıcı bir hayatın olurdu. Hayatta tek bir gerçek başarı vardır, o da öğrenmek ve kendimizi geliştirmektir, buna son verdiğimizde yaşamaya da son veririz aslında farkında olmadan”

“Başarılı olmak için dua ediyorum ve sahip olduklarıma şükrediyorum.”

“Dua ettiğin şeyler gerçekleşmiş gibi şükretmelisin, bunu unutma”

“Yapmak istediğim çok şey var ve zaman çok kısa” diye son bir serzenişte bulundum.

“Zaman izafi bir kavram, bazen az bazen çok, olduğun yeri seversen olmak istediğin yere daha hızlı gidersin” dedi ve geldiği gibi aniden ortadan kayboldu.

Bilge’nin ziyaretlerini seviyorum, belki bir gün onları kitaplaştırırım, kim bilir?

Sevgi ile kalın.

Not: Hayatını Seç, Hayatını Değiştir ve Yarına Notlar isimli kitaplarıma D&R ve diğer kitapçılardan ulaşabilirsiniz.

kaynak: Mert Çuhadaroğlu

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

ORGANLARIMIZI ANLAMADAN, SORUNLARIMIZA ÇÖZÜM ÜRETEMEYİZ…

ic-organlarimiz[1]

Aşağıdaki organların yaşamdaki simge anlamları verilmiştir. Bunlar dünyada yapılan istatiksel bilgilere ve duyudışı algıları güçlü bütünsel / holistik uygulayıcıların deneyimlerine göre şekillenmiştir. Her organın birden fazla derin anlamı da vardır. Organların anatomik yapıları ve teşhis-tedavi için uzman doktorunuza görünmeniz salık verilir.

Ayaklar: Kendimizi, başkalarını, hayatı anlama kapasitemizi temsil eder.

Ayak parmakları: Geleceğin küçük ayrıntılarını temsil eder.

Eklemler: Hayatımızın yön değiştirmesini temsil eder.

Ayakbileği: Hareket ve yol belirlemeyi temsil eder.

Dizler: Egoyu, kendimize ve çevreye yargımızı temsil eder.

Bacaklar: Yaşam yolunda ilerlemeyi temsil eder.

Kalça: Büyük kararları ve gidilecek yönü temsil eder.

Omuz: Bedenin eylem merkezidir. Taşıdığımız sorumlulukları temsil eder.

Kollar: Hayat deneyimlerini, sevgiyi kucaklama kapasitesi, yeteneğini ve eylemi temsil eder.

Dirsekler: Eylemlerimize zindelik ve esnekliği temsil eder.

Eller: Hayatla ve kendimizle alış verişi temsil eder. Sağ; alan el (eril). Sol; veren el (dişil). hayatı ele alış biçimimizi temsil eder.

El bileği: Hareketi ve kolaylığı temsil eder.

El Parmakları: Hayatın detaylarını simgeler.

Boyun: Zihin beden dengesini, mantık duygu dengesini ve başı dik tutmayı temsil eder.

Diş ve Diş eti: Sınırları, kararlılığı temsil eder.

Çene: Rahat olmayı ve güveni temsil eder.

Sırt, Hayata karşı dik durmamızı ve gücü temsil eder.

Karın: Kendimize ve çevreye güveni, değeri temsil eder.

Göğüs: Dışarıdan nasıl göründüğümüzü, imajımızı temsil eder.

Göğüsler: Anneliği ve şefkati temsil eder.

Yüz: Dünyaya gösterdiğimizi temsil eder.

Kaslar: Hareketi, gücü ve kararlılığı temsil eder.

Kaba etler (butlar): Gücü temsil eder. Gevşek olması, kabahatler, gücün kaybolması.

Omurga: Hayatın esnek desteğini temsil eder.

Kemikler: İnsanın temel yapısını, dengesini ve gücünü temsil eder.

Rahim ve Yumurtalıklar : Yaratıcılığı, yaşam kaynağını temsil eder.

Vajina: Açıklık ve teslimiyeti temsil eder.

Testisler: Cinsel arzu ve gizli tutkuları temsil eder.

Prostat: Cinsel ve yaşamsal gücü temsil eder.

Kan: Bedende hazzı temsil eder.

Mide: Kişi ve olayları sindirimi, kaygıyı temsil eder.

Böbrek: Duyguları, ikili ilişkileri ve dengeyi temsil eder.

Mesane: Yaşanılan korku ve sorunların depo edilişini temsil eder.

Bağırsaklar: Özümsemeyi, alış-verişi ve duyguları temsil eder.

Rektum: Boşaltmayı, öfke ve şiddet duygularının dışa vurumunu temsil eder.

Karaciğer: Değişimi, dönüşümü ve öfke – kin – tepki duygularını temsil eder. Varlık amacımızla da ilgilidir.

Safra: Bilgileri değerlendirme ve özümsemeyi temsil eder.

Kalp: Sevgi, güven ve neşeyi temsil eder.

Akciğerler: Yaşam alanımızı, duyguları ve bağımsızlığı temsil ederler.

Nefes: Hayatı içimizde hissetme yeteneğini temsil eder.

Diyafram: Duygu paylaşımını temsil eder.

Epifiz: Gece gündüz dengesini, dünyevi – uhrevi dengeyi temsil eder. Ruhun yeri olarak bilinir.

Hipofiz: Başkalarını ve kendimizi ( otokontrol ) kontrolü temsil eder.

Tiroid: İletişim ve hayattaki akış hızımızı temsil eder.

Timüs: Bağışıklık sistemini temsil eder.

Böbreküstü: hayattaki heyecanı ve kendi ayaklarımız üzerinde duruşu temsil eder.

Pankreas: Hayatın tadını simgeler.

Eşeysel bezler: Üreticiliği, yaratıcılığı, hayattan alınan keyfi temsil eder.

5 Duyu

Antik filozoflar duyuları “ruhun pencereleri” olarak tanımlamışlardır. Aristo bugün en çok bilinen 5 duyudan bahsetmiştir.

Duyu organları, en basit haliyle, “5 duyu” olarak da adlandırılan; görme, koklama, işitme, tat alma ve dokunma işlevlerini yerine getiren göz, burun, kulak, dil ve deridir.

Gözler: Geçmişteki, an’daki ve gelecekteki berrak görüşü ve vizyonu simgeler. Gözler ruhun aynasıdır.

Kulaklar: İşitme kapasitesini, duymak isteyip istemediğimiz kişi ve olayları temsil eder. “Kulak kesilmek.”

Burun, oksijeni ve yaşam enerjisi prana’yı akciğerlere alış yolumuzdur. Yaşamın hem tatlı hem de sert yanlarını algılamamızı temsil eder. “Havayı koklamak.”

Dil, hayatın tadını ve söylenen şeyleri yutmayı, kendimizi ifade etmemizi temsil eder.

KAYNAK. SAĞLIKLA KAL SAYFASI

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

UYKUSUZLARA 25 ÖNERİ

uyku_problemi[1]

1. Kızgınlıklarınızı, hiddetinizi ve işinizi işte bırakın, eve iş ve stres taşımayın.
2. Akşam saatlerini mümkün olduğunca ailenizle ve evinizde geçirin. Sevdiğiniz dostları ağırlayın.
3. Rahatsız edici filmleri (korku gibi) veya geç saatlere kadar süren tartışma programlarını izlemeyin.
4. Sigarayı azaltın. Özellikle akşam saatlerinden itibaren sigara kullanmayın. Nikotin uykuyu kaçırır.
5. Yatmadan evvel yarım bardak su için. Gece yanınızda bir bardak su bulundurun.
6. Yataktaki zamanınızı sınırlayın. Yatak odasını mümkünse sadece uyumak için kullanın. Yatak odası işyeri değildir, çalışılmaz; mutfak değildir, yemek yenmez; oturma alanı değildir, TV izlenilmez…. Yatak odasında sadece uyumalısınız.
7. Ağrılarınız varsa geçirmeden yatmayın. Ağrılar uykuyu kaçırabilir.
8. Gerginseniz yatağa girmeyin. Bir banyo ya da masaj sizi gevşetebilir.
9. Aldığınız ilaçların uykunuzu etkilemediğinden emin olun. Bazı ilaçlar uyku kaçırabilir.
10. Egzersiz yapın. Yatmadan 4-6 saat evvel yapılan 20-30 dakikalık egzersiz uykuyu kolaylaştırır. Uykudan hemen evvel ağır egzersiz yapmayın.
11. Yatak odanızın aşırı aydınlatılmadığından emin olun. Yatmadan hemen önce loş bir ortamda kalmayı deneyin. Işıkları yatar yatmaz söndürün.
12. Yatak odasındaki saatleri gizleyin.
13. Uyumaya çabalamaktan kaçının. Uykunuz gelinceye kadar bir şeyler okuyun.
14. Yatak ve yastıklarınızın rahat olduğunda emin olun.
15. Yatak odanızdan elektronik cihazları uzak tutun: Bilgisayarlar, müzik setleri, televizyonlar, cep telefonları, elektrikle çalışan radyoların tümü beyni etkileyen radyasyon yayarlar.
16. Perdeleri kapalı tutun. Gürültü sızmasına karşı pencerelerinizin izolasyonunu güçlendirin.
17. Gündüz uykusundan kaçının, gündüz uykusunu sınırlayın.
18. Yatak odanızın ısısını ayarlayın. İdeal ısı 20-22 derecedir.
19. Battaniyenizin ya da yorganlarınızın sizi rahatsız etmediğinden emin olun. Uykuda beden ısısını düzenleyen sistem kapalıdır. Bu yüzden dış ortam ısısından doğrudan etkilenir.
20. Bol ve rahat gecelikler ya da pijamalar giyin.
21. Yanınızdaki kişi horluyorsa kulak tıkacı kullanın.
22. Düzenli uyuma programınızı koruyun. Aynı saatlerde uyumaya ve uyanmaya özen gösterin.
23. Düzenli beslenin. Düzenli öğünler yiyin. Günde üç kez düzenli aralıklarla beslenin.
24. Sakinleşmek için zaman ayırın. Uyumadan birkaç saat önce kitap okumak, dinlendirici müzik dinlemek sizi rahatlatacaktır.. Yatmadan önce yapılan riüelistik alışkanlıklar da sizi uykuya hazırlar. Belirli bir saatte köpeği gezdirebilir, sonra dişleriniz fırçalayıp, belirli bir süre kitap okuyup sonra uykuya geçebilirsiniz.
25. Yatmadan önce inanç dünyanızla baş başa kalabilirseniz bu da sizi sakinleştirir.

Kaynak: Kelebek 

hayalhanesi.com sayfasından alınmıştır

Özlem Çetinkaya

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

GÜNE GÜZEL BAŞLAMAK İÇİN ….

BlUeashCQAAmVnw[1]

Alarm çalıyor, siz susturuyorsunuz. Alarm çalıyor, siz susturuyorsunuz. Sonunda başınızı yastıktan kaldırıp yere dik pozisyona geçerken bir geriniyorsunuz ve bir bakıyorsunuz ki hazırlanıp evden çıkmanız için azıcık bir vaktiniz var. Alelacele hazırlanırken o gün haftanın hangi günüyse o günden ne kadar nefret ettiğinizi düşünüyorsunuz. Ağzınıza bir lokma koyacak zamanınız kalmamış bile.Koşturup işe veya okula gidiyorsunuz. Her sabah böyle olmak zorunda mı? Aslında hayır. Güne nasıl başlarsak genelde öyle geçer. Dolayısıyla yatmadan önce planlayacağınız heyecanlı bir sabah rutini size güne güzel başlatıp, günü gülümseyen bir yüzle karşılamanızı sağlayacaktır. Bu yazıda güne güzel başlamak için sabahtan yapabileceğiniz, vaktinizi çok almayacak ama sizi kesinlikle güne güzel bir motivasyonla başlatacak 10 önerimiz var.

1. Sabah kalkar kalkmaz bir şeyler yazın.Hemen yatağınızın yanında minik bir defter bulundurun ve bu defterin içine sabah kalkar kalkmaz aklınıza ilk gelen şeyleri yazın, çiziktirin. Özellikle de bir rüya günlüğü tutuyorsanız sabah kalkmadan önce gördüğünüz son rüyayı hatırlamaya çalışın ve yazın. Maalesef biz insanlar günümüzde rüyalarımız üzerine hiç düşünmeden yaşıyoruz. Oysaki onlar, bizim bilinçli yaşamımızın bilinçaltımıza renkli izdüşümleri, ve onları anlamaya çalışmak kendimizi daha iyi tanımak için çok önemli bir kapı.
 2. Gereksiz eşyaları atın.
Hafta sonu bir gün kalkın ve işinize yaramayan en az birşeyi atın veya muhtaç birine vermek için ayırın. Attığınız her parçayla zihninizin daha da rahatladığını hissedeceksiniz.
3. 10 dakika meditasyon yapın.
Sabah uyanınca, yere sırtüstü uzanın. Sağ elinizi diyaframınıza, sol elinizi de göğsünüze koyun. Derin karın nefesleri alın ve nefes alıp-verişinize konsantre olun. İşte bu kadar basit. Başta 10 dakika olmasa da ilk gün bir dakika yapın, sonra 2, sonra 5, ve yavaş yavaş 10. Günü açık bir zihinle devam ettirmek için meditasyondan iyisi yok!
4. Egzersiz yapın!
Yanda soldaki kafa resminde beynimizin otururkenki halinin fMRI görüntüsünü görüyorsunuz. Sağdaki resimde ise beynimizin 20 dakikalık yürüyüş sonrasındaki fMRI görüntüsünü görüyorsunuz. Renklerin çokluğundan fark edebileceğiniz gibi sağdaki resimdeki beyinde daha çok aktivite var. Bu iki görüntünün karşılaştırması aslında kısa süreli bir egzersizin bile zihnimize, dolayısıyla da yaşantımıza ne kadar iyi geldiğini gösteriyor. 20 dakika yürüyüş özellikle de hafta içleri uzun mu geliyor? O zaman hiçbir ekipmana gerek kalmadan evinizde bile uygulayabileceğiniz, son günlerde Amerika’da oldukça popüler olmuş 7-dakikalık egzersizleri deneyin

5. Birine içten teşekkür edin.

Teşekkür etmek ve şükretmek… Aslında bunlar bizim kültürümüzün vazgeçilmezleri. Ancak yaşantılarımız hızlandıkça ve teşekkür etmemiz gereken kişiler arttıkça teşekkürlerimizi hızlıca savuruyoruz. Veya artık hiç söylemiyoruz. Sabah kalkınca birine teşekkür edin. O kişi o an yanınızda olmasa bile. O kişinin varlığına şükredin, ve kendisi hayatınızda olduğu için ve size kattıkları için o kişiye şükranlarınızı sunun.
6. Yeni bir kelime öğrenin.
İngilizce mi öğreniyorsunuz? Dictionary.com veya seslisozluk.com‘da karşınıza çıkan ilk kelimeyi öğrenin. Gazetede veya okuduğunuz kitapta/dergide bilmediğiniz Türkçe bir kelime mi var? Sözlüğe bakın. Hatta daha derinlere inin o kelimenin etimolojik anlamını araştırın. Ve öğrendiğiniz yeni kelimeyi gün içinde kullanmaya çalışın. Bu sizi güne merak ve şevkle başlatacak eğlenceli bir aktivite olacak.
7. Hayal kurun.
İşe gidiyorsunuz ve aslında patronunuzun o günkü raporları istemeyeceğini hayal ediyorsunuz. Ancak içinizde “Aman canım, olur mu öyle şey? Tabii ki isteyecek!” diyorsunuz. Bir durun ve patronunuzun size ve takım arkadaşlarınıza gelip raporu istemediğini söylediği anı ve sizin o an nasıl hissedeceğinizi düşünün. Patronunuzun onu dile getiriş tarzını, yüzündeki ifadeyi ve sonra sizin yüzünüzde belirecek ifadeyi iyice canlandırın. Gün içinde bu gerçekleşmeyecek olsa bile, olabilme ihtimalini kafanızda tüm detaylarıyla canlandırmak, sizin yapmanız gereken işe daha olumlu bir tavır takınmanızı sağlayacak.
 8. TV ve gazeteyi bir kenara atın.
Eğer finans sektöründe veya devlette çalışmıyorsanız, haberleri okumak gününüzü birebir etkilediğini söyleyemeyiz. Çoğu zaman güne haberlerle uyanmak insanın güne daha negatif, korku dolu ve endişeli başlamasına sebep oluyor. Unutmayın, günümüzde medyanın görevi tamamıyla objektif haber sunmak değil, tersine insanların günlük endişelerini artırarak onların daha çok onları rahatlatıcı şeyleri satın almasına aracı olmak. Dolayısıyla zihninizi sabahtan haberlerle veya medya dedikodularıyla doldurmayı bırakın.
9. Sabah içeceğinizi tadını çıkarak için.
İyi demlenmiş bir çay, kocaman bir bardak taze sıkılmış meyve suyu, veya kokusu tüm odayı dolduran keskin bir kahve… Sabahınıza ne içerek başlarsanız başlayın, onu yavaş yavaş acele ettirmeden için. İçtiğiniz şeyin boğazınızdan yavaş yavaş süzülüşünü, sonra da midenize inişini hissedin. Bitirince de içtiğiniz içeceğin size bol enerji verdiğine inanarak güne koyulun.

10. Duş alın.

Erken kalkabildiniz ancak uyanamadınız. Kendinizi bezgin ve bitkin hissediyorsunuz. Hemen duşa girin. Hatta hasta olmaktan korkmayacaksanız soğuk bir duşa girin. Vücudunuz suyla temas edince, suyun uyandırıcı, yumuşatıcı ve stres alıcı etkisini hissedeceksiniz. Üstelik saçınızı yıkarken başınıza yaptığınız masaj hareketleri bu bölgedeki sinirleri uyarıp sizi daha uyanık hissetirecek.
Bu listedeki 10 maddeden birisini bugün veya yarın sabah uygulayarak yeni rutininizi oluşturmaya başlayın! :)
Kaynak:
Ayşe Canan Altındaş
hayalhanesi.com sayfasından alınmıştır
Özlem Çetinkaya