ENERJİNİZİ DOĞRU KULLANMAYI ÖĞRENİN

gökyüzü[1]

 

Beyin öyle bir güçtür ki..

Kafadan geçen her düşüncenin Allah katında bir talep olduğuna inanıyorum iyi şey ister güzel şeyler düşünürseniz cevabı aynen öyle gelir ,
Ama hep korku ve kuşkuyla yaşarsanız aynen bunları da çağırırsınız.

Trafik kazasından korkan insanlar hep kazaya uğrarlar. Eğer siz korkuyla yola çıkar ve hep bunu beyninizde kurgulayıp etrafa negatif enerji yayarsanız mutlaka şoföre kaza yaptırırsınız ama arabayı siz kullanıyorsanız ve böyle korkularınız varsa eğer sakın araba kullanmayın…

Çocuğuna aşırı korumalı ana ve babalarının çocuklarına hep bir şeyler olur yani biri bir taş atsa bile gelir sizin çocuğunuzun kafasını bulur o zaman siz şunu düşünürsünüz onu kollayıp korumasam hep başına olumsuz şeyler geliyor
Neden acaba ? Bu tıpkı (yumurtamı tavuktan çıkar, yoksa tavuk mu)’yu andırmıyor mu?

Öyle mutsuz bir toplum olduk ki birbirimize günaydın diyemiyoruz, bir araya geldiğimizde hep olumsuz olaylar konuşuyoruz, biri bize nasılsın dese iyiyim demeye korkar olduk, işler nasıl deseler, derhal şikayet etmeye ve her şeyin kötü ve daha da kötüye gittiğini söylüyoruz, hastalıklarımızdan ve ölümlerden bahsediyoruz yni dostlarla da sohbetin güzelliği , keyfi kalmadı.Hep para olmadığından yakınıyoruz sanki bunu soran bizden para isteyecekmiş gibi.Aynen devam edin, neyi YOK diyorsanız, onu YOK etmeye devam edin, sürekli şikayet edip etrafa olumsuz ve zavallı görünerek her şeyin bereketini kaçırın, ayrıcada bu kadar mızırdanma sonunda dostlarınızı da kaçırdığınızı fark
edeceksiniz.

Hep hastayım diyen insanlar mutlaka hasta olurlar beyin şartlanmaya görsün hangi hastalıktan korkup, çağırıyorsanız size onu getirir.

Sürekli param yok deyen insanlar paralarının bereketini öyle kaçırırlar ki bir gün gelir birde bakarlar gerçekten paraları bitmiş ama bu bitiş ani çıkan hesapta olmayan mecburi harcamalarda olabilir, sağlığa harcanması gereken miktarlar da olabilir.

Allah zaten verilen nimetlere şükretmesini bilmeyen kullarından bu nimetleri bir müddet sonra almaya başlar.

Çevrenize bakın örneklerni çok göreceksiniz.

Gelin bundan sonra Nasılsın diyenlere
ÇOK İYİYİM ÇOK ŞÜKÜR demekle işe başlayın…….
Öyle bir toplum olduk ki karşımızdakini yargılamaktan sevmeye zaman bulamıyoruz.

Oysa her yaşta sevgiye ihtiyacımız var. Sevgi sunulmazsa sevgi değildir. Neyi severseniz sevin ama içinizde yoğun sevgi duyguları olsun. Birisine sevginizi söylediğinizde hareketlerle bunu pekiştirdiğinizde ona öyle güzel bir enerji yollarsınız ki, onun mutluluğunun enerji şeklinde size geri dönüşünden aldığınız pozitifi başka hiçbir şeyde bulamazsınız.

Yeni bebeği olmuş bir anne eğer sıkıntıları varsa veya olumsuz bir kişiliğe sahipse lütfen en olumlu olduğunda bebeğini kucağına alıp onu çıplak tenine deydirs! in. Eğer bebeklerinizin huzurlu ve sağlıklı birbebek olmasını istiyorsanız onu sakin kavgasız gürültüsüz ve pozitif bir ortamda büyütmeye çalışın.
ve bilin ki çok çabuk büyüyorlar. Bazı anne ve babalar çocuklarını çok sevdikleri halde bunu ifade edemez ve gösteremezler.
Neden ?
Ne zaman göstereceksiniz?
Tanrı’nın verdiği bu armağana sevgiyi en güzel şekilde göstermemiz bir şükür ve teşekkür değil mi ?

Beyin öyle bir güçtür ki , insan beyin gücünü kullanarak isterse kendini felç de edebilir, öldürebilir de, kanserini de yenebilir. Yeter ki beynini şartlandırabilsin. Beynimizde yaklaşık 13 milyar civarında sinir hücresi vardır. Her bir hücre yaklaşık 7.3 kilo voltluk enerji açığa çıkarır. Pratikte mümkün değil ama teorikte beyindeki tüm sinir! hücrelerinin aynı anda enerjilerini saldığını varsayalım, yaklaşık 350 milyon kilo voltluk bir enerji açığa çıkar ki bu da büyük bir metropolün tüm elektrik ihtiyacını karşılayacak güce sahiptir. Size tıp kitaplarına girmiş bir olayı anlatmak istiyorum,

Et taşımaya yarayan soğutuculu bir tren, temizlenmek için bir istasyonda duruyor. İşçiler vagonları temizlemeye başlıyorlar, işçinin biri bir vagonu temizlerken diğer işçi o vagonu boş sanıp kapısını dışardan kilitliyor. Biraz sonra tren hareket ediyor, ve bir durak sonra et almak üzere bir istasyonda duruyor. Kapalı kalan işçinin vagon kapısı açıldığında işçinin donarak öldüğü görülüyor. Fakat bir bakıyorlar ki, vagonun ısısı normal ısıda yani dondurucuya geçirilmemiş. Ama kapalı kalan işçi bunu bilmediği, donarak öleceğini sandığı için beyin aynen donmanın şartlarını hazırlayarak, donmanın tüm belirtilerek göstererek vücudunu buna uyduruyor.

Yani beyninizi olumlu şeylere kanalize edin .Bazı insanlar vardır, hep konuşurken daha yaşasam 1-2 s! ene daha yaşarım diye konuşup sık sık bunu tekrar ederler ve kendilerine adeta bir ölüm zamanı belirlerler. Ben bu laftan çok korkarım ,eğer bunu inanarak söylerlerse beyinlerini öyle bir şartlarlar ki , öyle bir kurgularlar ki gerçekten dedikleri zamanda ölürler. Bu yüzden kaç yaşında olursanız olun hep bir hedefiniz ve hayalleriniz olsun ki uzun yaşayabilesiniz.

İnsan hayal ettiği müddetçe yaşarmış. Ne doğru bir laf değil mi?

Dün bitti. Dünün tekrarı yok aynı rüyalar gibi.
Yarın, hiç bilmiyoruz, iyi şeylerde olabilir kötü de .

Ama şu anımı biliyorum,ayağım kırık bu yazıyı yazıyorum ama eşim yanımda çocuklarım sağ ve ben bu yüzden dünyanın en mutlu insanıyım ve yarınımı da bilmediğim için bu anımı en iyi, en keyifli ve en pozitif şekilde değerlendiririm. Bilmediğim bir geleceği düşünerek de bu anımı zehir edemem.
Siz de böyle ! yapın ve hayatınızı birbirine karıştırmamak kaydıyla 3’e bölün.

Dün, bugün,yarın diye…

Biz ani stresleri çok severiz.Çünki ani streste vücutta Adrenokortikotrop hormon (ACTH) artar vehafıza, algılama, enerji süper olur.Yani bu hormon strese karşı vücudun bir sigortasıdır. Ama siz bu stresi kısır döngüye çevirirseniz yani sürekli beyninizde kurarsanız, hep bunu düşünürseniz, gelen olumlu şeylerin hepsi geri gider.

Yani unutkanlıklar, enerji kayıpları, isteksizlikler, migren, mide-bağırsak şikayetleri, uykusuzluklar, beyin tümörler, tansiyon ]iniş-çıkışları, vücudun muhtelif yerlerinde uyuşmalar, mutsuzluk, hatta depresyon ,kalple ilgili şikayetler ve kansere zemin hazırlamış olursunuz. Bunları kendinize niye reva göreceksiniz ki ?
Akıllı, kontrollü ve olumlu olmak yeterli.

Eğer büyük bir strese girdiyseniz kendinize hobiler bulun, yani kafanızı dağıtın.Başka işlere kanalize olun ki stres yaratan faktörün etkisi azalsın veya sevdiğiniz, sizi mutlu eden şeylerle uğraşın. Reiki öğrenin. Bunları da yapamıyorsanız dua edin, duaların insanlarda yarattıkları mistik etki onların pozitiflenmesini sağlar. Ben evde sokakta bile hep iyilik diler ve hayır için dua ederim.

* Prof. Yıldız Batırbaygil alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı

11220803_1215179581833342_128451111347005485_n[1]

Dut Ağacı Ve Yaprakları

Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı.Kızın adı Tispe,delikanlının ki ise Piremus idi. Bunlar yan yana evlerde otururlardı.Birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı aşk beslediler. fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi. Oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardı. İki evin arasında gizli bir çatlak vardı, aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri burada buluşur o aradan birbirlerine seslerini duyurur aşklarını dile getirirlerdi.

Bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler.Tispe ağaca Piremus’dan önce varmıştı. Gittiğinde avını yeni yemiş ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi. Korkarak bir mağaraya doğru koşmaya başladı. Farkında olmadan yolda boynundaki eşarbını düşürmüştü. O sırada Piremus geldi gördükleri karşısında donup kalmıştı. Kocaman aslan ağzında kanlarla birlikte
biricik sevgilisi Tispe’nin eşarbını parçalıyordu. O an aklına gelen ilk ve tek şey aslanın Tispe’yi öldürerek yediğiydi. Tispe’siz yaşayamazdı. Aklından geçen sadece aşkı uğruna canına kıymaktı. Belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı. Kanlar içinde cansız bedeni yere düştü.Tispe ise korkusunu bir kenara atıp bir an önce
aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. Ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşti.Piremus’un cansız vücudu yerdeydi ve elinde Tispe’nin düşürdüğü eşarbını tutuyordu. İlk önce genç kız olanlar karşısında ağlamaktan
hiçbir şeyi anlayamamıştı. Ama eşarbı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı. Bir an mağarada düşündüğü o korkunç şey başına gelmişti. Ve onun öldüğünü düşünen Piremus aşkı uğruna canına kıymıştı. Tispe bir an bile düşünmeden hançeri aldı ve göğsüne götürdü. Onların aşkı ölesiye bir aşktı ve ölüm bile onları ayıramazdı. Eğer Piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canına kıyabilirdi ve
hançeri sapladı. Birden vücudu Piremus’un bedeninin üstüne yığıldı.

O anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran ağacı bunların aşkına adadılar. Piremus’un kanını bu ağacın meyvelerine, Tispe’nin gözyaşlarını ise ağacın yapraklarına verdiler.

O günden beri kara dut ağacının meyvesinin çıkmayan lekesini, (Piremus’un kan lekesini), dut ağacının yaprakları,(Tispe’nin gözyaşları) temizler..

Bilir misiniz dut ağacının meyvesinin lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız lekenin çıktığını göreceksiniz.

Kaynak: Charlotte Gabay’ın Facebook Sayfasndan Alınmştır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

TIRNAKLARINIZ SAĞLIĞINIZLA İLGİ GÖSTERGELER OLDUĞUNU BİLİYORMUYDUNUZ?

tırnak[1]

Tırnaklarınızın sağlığınızla ilgili uyarı verdiğini biliyor muydunuz?

Solgun tırnaklar Sağlıklı bir tırnak genelinde pembe, dibine doğru ise beyazımsı pembe renkte olmalıdır. Eğer tırnaklarınız solgun veya diğer renklerdeyse sağlığınızla ilgili sinyal veriyorlar demektir. Yeşil renk bakteriyel enfeksiyon göstergesidir. Kırmızı çizgiler kalp sorunlarını, mavimsi tırnaklar kandaki düşük oksijen seviyesini, beyaz renk karaciğer rahatsızlığını ve koyu renk çizgiler ise kalp hastalıkları ve yaşlanmayı işaret eder.

Kalın tırnaklar Çok kalın tırnaklar doğal değildir. Normalden daha kalın tırnaklar akciğer rahatsızlığı, mantar enfeksiyonu, tiroid ve dolaşım sistemi hastalıklarına dair uyarı verir.

Çatlak tırnaklar Çatlak tırnaklar genellikle katmanlar halinde dökülen tırnaklardır. Tırnaklarınız sık sık çatlıyorsa folik asit ve C vitamini eksikliği söz konusu olabilir. Ayrıca kronik yanlış beslenme habercisi de olabilir.

Kaşık tırnak Bu tırnaklar dahili rahatsızlıklara bağlı olarak iç bükey bir şekilde kıvrılır ve kaşığa benzer bir hal alır.n Genellikle demir eksikliği, hemokromatozis, kalp rahatsızlığı ve hipotiroid habercisi olduğu söylenebilir.

Çöküntülü tırnaklar Tırnaklarınızda görülen minik çöküntüler veya noktasal delikler tırnaklarınıza iyi bakmadığınızın göstergesi olabilir. Ancak sedef, çinko eksikliği veya Alopecia areata isimli saç dökülmesine neden olan bir otoimmün rahatsızlığın belirtisi de olabilir.
Dalgalı tırnaklar Tırnaklar doğaları gereği pürüzsüz yüzeylerdir. Eğer belirgin dalgalanmalar söz konusu ise demir eksikliği, arterit veya lupus hastalığının belirtisi olabilir.
Kuru, kırılan tırnaklar Tırnaklarınız sık sık kırılıyorsa hormon seviyelerinizi kontrol ettirmeniz önerilmektedir. Tiroid veya mantar hastalığının habercisi olabilir.
Yumru tırnaklar Eğer tırnaklarınızın etrafındaki deri şişiyorsa akciğer rahatsızlığı, enflamatuvar bağırsak hastalıkları veya karaciğer rahatsızlıklarının belirtisi olabilir.
* Alıntı
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

KENDİNİZİ CANLANDIRMANIN 14 MUHTEŞEM YOLU…

Ozdeyis_net_resimli_ozlu_sozler_e-motivasyon.net_umutluluk_motivasyon_sozleri-520x245[1]

Motivasyon, mutlu ve başarılı olmak için hayati önem taşır. Aşağıdaki ipuçları, kendi kendinizi motive etmenize ve bunu sürdürebilmenize yardımcı olacaktır. Bunlar, pratik ve sonuca yönelik tavsiyelerdir. Uygulamadığınız sürece, genel kültürden öteye geçmeyeceklerdir.

HİKAYENİZİ YAZIN
Temiz bir kağıda bir iki paragraf olacak şekilde arzu ettiğiniz geleceğin hikayesini yazın. Gelecekte yapmakta olduğunuz şeyi, yaşadığınız yeri ve sahip olduklarınızı yazın. Bu sizi, hem şimdi hem de gelecekte motive edecektir.

GELECEĞİ GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN
Gözlerinizi kapatın ve kendinizi gelecekte ne yapıyor olarak görmek istiyorsanız, onu yaparken canlandırın. Sağlıklı bir şekilde koşuyorsunuz, bahçenizdeki çiçekler ile ilgileniyorsunuz ya da çalışıyorsunuz. Örneğin, hayaliniz küçük bir işyeri açmaksa, kendinizi açılış gününde, müşterileriniz ve çalışanlarınız ile selamlaşırken hayal edin. Böylece, hayallerinizi somutlaştırabilirsiniz.
.
BÜYÜK DÜŞÜNÜN
Geleceğiniz ile ilgili büyük düşünmekten korkmayın. Bu, kısa süreli başarısızlıklarınıza katlanmanızı kolaylaştıracaktır. Engeller, sizi durduramayacaktır. Çünkü, sizin gözleriniz büyük hedefe kilitlenmiş olacaktır. Uzun bir zamandan sonra sevdiğinize kavuşacağınızı düşünün, onu tren garından almaya giderken, bardaktan boşalırcasına yağan, sizi sırılsıklam eden yağmur, rahatsız eder mi?

KENDİNİZİ EĞİTİN
Hedef ya da hayaliniz ile ilgili her şeyi öğrenin, okuyun, konuşun, dinleyin ve deneyin. Eğer bir yazar olmak istiyorsanız, ders alın, kitaplar okuyun, yazın, diğer yazarlar ile konuşun, atölye çalışmalarına katılın.

DÜZENLİ OLUN
Temiz, düzenli ve iyi organize edilmiş bir ev, ofis ve hayat, motive edilmiş akıl için olmazsa olmaz niteliği taşımaktadır. Fiziksel dağınıklık, zihinsel dağınıklığa neden olur. Düzenli bir hayatınız olsun, böylece kendinizi her gün daha da zinde hissedeceksiniz. Örneğin, gece yatma, sabah kalkma saatiniz düzenli olsun. Mutlaka kahvaltı edin ve sabah en az yarım saat yürüyüş yapın.

GÖNÜLLÜ ÇALIŞMALARA KATILIN
Gönüllü olarak başka insanlara yardım edin. Bunu yaptığınızda, diğer insanları mutlu etmenin ne kadar tatmin edici bir şey olduğunu fark edeceksiniz. Haftasonları, eşinizle birlikte Çocuk Esirgeme Kurumu’na gitmek iyi bir fikir olabilir.

KENDİ MOTİVASYONUNUZ İLE BAŞKALARINI MOTİVE EDİN
En iyi öğrenme yöntemi, öğretmektir. Çocuklarınızın motive olmalarına, arkadaşlarınızın daha etkili hedefler belirlemelerine, eşinizin kişisel hayallerine ulaşmasına yardımcı olun. Onlara yardımcı olduğunuz zamanlarda, aslında kendinize de yardım ediyor olacaksınız.

ÇOCUKLAR İLE ZAMAN GEÇİRİN
Çocuklar ile zaman geçirmek size perspektif kazandıracaktır. İşteki yada özel hayatınızdaki sıkıntı yada endişeler, çocuklarınız ile oynadığınızda eriyip gider. Çocuklar her şeye basit yollu bakarlar ve bunu öğrenmek bile bizim için kar sayılır.

KENDİNİZE BİR MODEL BULUN
Kendisinden bir şeyler öğrenebileceğiniz rol model seçin. Bu kişi, sizin saygı duyduğunuz ve kendisi gibi olmak istediğiniz birisi olmalıdır. Saygı duyduğunuz bir insanı örnek aldığınızsa, tekerleği yeniden icat etmeniz gerekmeyecektir.
Eğer çevrenizde böyle bir kişi yoksa, ünlü bir lideri, sanatçıyı yada bilim adamını da rol model olarak alabilirsiniz. Kendisi ve yaptıkları hakkında tüm bilgileri edinerek, hedeflerinize ulaşmak için kullanabilirsiniz.

BAŞARI HİKAYELERİNİ OKUYUN
Etrafınızdaki insanların başarı hikayelerini okuyun. Günlük gazetelerde bile size ilham verebilecek, motive edecek ve harekete geçirecek düzinelerce küçük başarı hikayeleri var. Kütüphaneler, sıradan insanların sıra dışı hikayelerini anlatan biyografi ve otobiyografileri ile dolu. Hepsi, sizi başarıya ulaştırmak için raflarda heyecanla bekliyorlar.
MÜZİK DİNLEYİN
Müzik sakinleştirir, heyecanlandırır, hüzünlendirir ve hatta motive edebilir. Koşu yaparken Rocky’nin film müziğini dinlemek, müziği motivatör olarak kullanmaya en güzel örnektir. Sizi motive edecek şarkıları belirleyin ve ihtiyacınız olduğu durumlarda onlardan yararlanın.
MOTİVE EDİCİ ALINTILARI OKUYUN
Gerek internette, gerekse kitaplarda size ilham verecek ve motive edecek binlerce alıntı bulunuyor. İnternette dolaşın ve aranın çiçeklerden bal topladığı gibi bilgileri toplayın.
Bunlar işinize çok yaracaktır, çünkü hepimizin hayatı yorumlama şeklimiz farklıdır. Hayata farklı açılardan bakmanızı sağlayacak hikayeler bile çok işinizi görecektir.

SAĞLIKLI BESLENİN
Mutlu bir yaşam için, sağlıklı beslenme çok önemlidir. İyi bir diyet, sizin vücut sisteminiz için gerekli olacak tüm besin, vitamin ve mineralleri içerir. Fazlası zaten zararlı olacaktır. Ne demişler, “sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur”. Vücudunuz ve motivasyonunuz için sağlıklı beslenin. Sigara ve alkolden uzak durun

SÜREKLİ ÖĞRENİN
En önemli ders bu. Etrafınızdaki dünya hakkında sürekli öğrenmeye devam edin ve asla durmayın. Sizi ilgilendiren şeyler hakkında okuyun, dinleyin ve öğrenin. Mesela, sorulan bir soruya “bilmiyorum” demenin tadını çıkarın, sonra hemen öğrenin. Meraklı olun. Biliyorsunuz, merak ilmin hocasıdır.

alıntıdır.

Suzan Yıldırımın sayfasından alınmıştır

Kontrol Edebildeklerim…

10390165_1195219987173124_6292402132950092801_n[1]

Benim Sözlerim, Davranışlarım, Fikirlerim, Oyunlarım, Hareketlerim, Çabam, Hatalarım, Tavırlarım…

Gül Göktaşş

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

40 YAŞIN 40 GÜZELLİĞİ…

primary-medium[1]

“Yaşlanmayı dört gözle bekliyorum. Çünkü o zaman nasıl göründüğüm değil, nasıl bir insan olduğum önemli olacak.” – Susan Sarandon
40 yaşın, 40 güzelliğini gururla sunarım. İşte tam liste…
1. “Susan Sarandon haklı” diyenlerdensen, çizgilerin, hayat deneyiminin onur nişanı oluyor.
2. “Susan Sarandon haksız” diyenlerdensen, tıpış tıpış bir estetisyene görünüyorsun.
3. İnsanların ne düşündüğünü artık umursamıyor, abuk sabuk şeylere kendini üzmüyorsun.
4. Hayatındaki insanları olduğu gibi kabul etmeyi öğreniyorsun.
5. Görüşmek istemediklerini eliyorsun. “Ama ayıp olur.” devrinin sonu 40’ta geliyor.
6. Herkesin seni beğenmek, sevmek zorunda olmadığını biliyorsun.
7. Egoyu geri plana atmayı öğreniyorsun. Sana iyi gelecek davranış şekillerini uygulamaya çalışıyorsun.
8. Yapamadığın, yetişemediğin şeyler için suçluluk duymaktan vazgeçiyorsun.
9. Özgüvenin ve farkındalığın artıyor.
10. Ne istediğini biliyorsun. Her konuda… Boşa harcayacak zamanın yok.
11. Geçmişte yaptığın hatalardan ders çıkarıyorsun. Elinde 40 yıllık bir yaşam kılavuzu oluyor.
12. Hata yapsan da bu dünyanın sonu olmuyor. O hatanın bir gün, işine yarayacağını biliyorsun.
13. Akıntıya karşı değil, akıntıyla birlikte yüzmeyi öğreniyorsun.
14. “Hayır” diyebilmeyi öğreniyorsun. Bak bu çok önemli! Okuyunuz: “Hayır diyebilmeli insan” Alev Alatlı.
15. Kafana taktığın şeylerin sayısı azalıyor. Hiçbir şey o kadar önemli olmuyor artık.
16. Dayanıklılık gücün artıyor. Hayat seni çoktan birçok acı çeşidiyle test etmiş oluyor.
17. Kendi değerini biliyorsun.
18. Bu madde sevgili Leyla Umar’a gelsin. Hastalıklı aşık olmamayı öğreniyorsun.
19. Hastalıklı aşk, yerini huzurlu aşka bırakıyor.
20. Huzurlu aşk yoksa, yalnızlığın tadını çıkartıyorsun.
21. Yalnızlığın ve kendinle geçirdiğin zaman eskisinden çok daha kıymetli oluyor.
22. “Yaşımızdaki erkekler, yaşımızın yarısındaki kadınlara bakıyor.” diye üzülmüyorsun. Onlar ne kaçırdıklarını bilmiyorlar. Cahilliklerine veriyorsun : )
23. Sağlıklı bir ilişkinin instagram reklamına ihtiyacı olmadığını biliyorsun.
24. Muhteşem hayatlar yaşadığını düşündüğün insanların, hiç de muhteşem hayatlar yaşamadığını biliyorsun.
25. Hayatta herkes bilmediğin bir problemle mücadele edebiliyor olabilir. Anlamasan da, anlayış göstermeyi öğreniyorsun.
26. Seks kesinlikle daha iyi oluyor. Erkek olsa da oluyor, olmasa da oluyor.
27. Sevgilinle kavga ettiğinde, yatağa küs girmiyorsun. Kaşık olup yatıyorsun.
28. 20 yaşındaki gibi kapıları, pencereleri çarparak kavga etmiyorsun. Oh be!
29. Daha az korkuyorsun. Korkunun üzerine gidiyorsun. Yaranın kabuğunu kaldırıp kanamasına izin veriyorsun.
30. Çocuk yaptıysan ne ala… Belki 2, belki 12, belki de 20 yaşında bir çocuğun var. Onun öğrettiklerine ve arkadaşlığına müteşekkir oluyorsun. Yapmadıysan da ne ala… Kafanı dinliyorsun : )
31. Artık kendin için giyiniyorsun. Moda denen şey, çok çok uzaklardaki bir galaksi oluyor.
32. Daha az alışveriş yapıyorsun. Onlarca giysinin asla giyilmediğini biliyorsun.
33. Paranı kılık kıyafet yerine, seyahate ve iyi bir şaraba harcamayı tercih ediyorsun.
34. Bunu yapabilecek imkanın varsa, “Senelerce çalıştım, olacak o kadar” demiyor, karşına çıkan ve bugünkü sen olmana yol açan fırsatlar için minettar oluyorsun.
35. Paylaşma, yardımlaşma güdün artıyor. Her konuda…
36. Bazen hayvanları insanlardan daha çok seviyorsun. Onlar için elinden geleni yapmaya çalışıyorsun.
37. Sağlığına dikkat ediyorsun. Sırt ağrısını, sana sahilde yürüyüşü zorunlu kılan bir güzellik olarak görüyorsun. Kronik öksürüğüne yol açan sigara paketine gelince… 40 yaşlarında sen, o son sigaradan daha önemli oluyorsun.
38. Ünlü yazar William Arthur Ward’un dediği gibi “Mutluluk içsel bir iştir.” Mutsuzluğun için başkalarını cezalandırmamayı öğreniyorsun.
39. İnsanın tutkularından vazgeçemeyeceğini biliyorsun. İşini sevdiğin şey üzerine kuramadıysan da, sevdiğin şeye vakit ayırıyorsun.
40. İçine kocaman bir nefes çekip, her ana şükrediyorsun. Hayat kısa ve hayat güzel.

KAYNAK: KADIN KADINA

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

DOĞDUĞUNUZ GÜN KİŞİLİĞİNİZİ NASIL ETKİLER?

imagesNM1MW2W1
Küçükken rahmetli ananem, haftanın her günü kendine has işlerin yapıldığından bahsederdi. Örneğin, Salı gününe Salı sallanır der, çamaşır yıkanması ve temizlik işlerinin o güne denk gelmesinden hiç hoşlanmazdı. O zamanlar bu durumu batıl inançla bağdaştırır ve bu sözlerini katiyen dikkate almazdık. Yıllar geçip yetişkinliğe adım attığımda, aslında eskilerin bu tip latifelerinin tamamen mesnetsiz hurafelerle ilgili olmadığını hayretler içinde fark ettim. Hint Astrolojisi ile tanıştığım dönemde ise gerçekte haftanın her günün bir yöneticisi olduğunu ve günlerin enerjilerinin hangi gün doğduğumuzun bize olan özel yansımalarının olduğu ve bu nedenle o günün genel etkilerini yönlendirerek hareket etmek açısından önemli olduğunu şaşkınlıkla fark ettim ve sıklıkla ananemi sevgiyle yâd ettim J

Evet, Hint Astrolojisine göre haftanın her gününün kendine has bir enerjisi yani gezegeni vardır. Bu enerjilerin ne olduğunu bilirsek, en genel hali ile bu günlerde yapacağımız işleri de buna göre yönlendirme şansımız olur.

Pazartesi gününün İngilizce karşılığı bildiğiniz gibi “Monday” olarak geçer, Monday aslında Moon day den türetilmiş ve zaman içinde Monday olarak söylenmeye başlanmış bir kelimedir. “Moon” İngilizce AY demektir. “Day” ise gün. Dolayısı ile pazartesi günü aslında binlerce yıldır Ay günü, yani Moon day olarak adlandırılır.

PAZARTESİ, Ay günüdür. Meşhur Pazartesi sendromunun bugüne denk gelmesi sadece haftanın ilk iş günü olmasıyla ilgili değildir. Zira Ay, astroloji anlamında gelgitli, iniş çıkışlı duygusal etkilere açık olduğumuz enerjilere sahip bir gezegendir. Bu nedenle pazartesi günü duygusal iniş çıkışlara daha yatkın oluruz. Diğer yandan Hint astrolojisinde Ay enerjisi iştah ve beslenme ile de bağlantılıdır. Bu nedenle Pazartesi günü bilinenin aksine diyete başlamak adına çok uygun bir gün değildir. Ayrıca bugünü yorucu fiziksel aktivitelerle de geçirmemek doğru olur. Temizlenmek, arınmak, dinlenmek, yemek yapmak için ise uygun bir gündür.

Pazartesi Günü Doğduysanız

Eğer Pazartesi günü doğduysanız, duygusal hassasiyetlere yatkın, ruhsal olarak bir durumdan diğerine çabuk geçebilen birisi olabilirsiniz. Aileniz ve muhtemelen anneniz sizin için önemli olacaktır. Su ile aranız iyi olabilir. Ya da suya yakın yerlerde yaşamak istersiniz. İnsanlarla, işlerinizle yani uğraşı alanlarınızla duygusal bağlantılar veya bağlanmalara eğiliminiz olacaktır. Beslenmek ve beslemek sevdiğiniz bir uğraşı olabilir. Depresif olmaya daha yatkın olacağınız için stres ve hassasiyetlere eğilimli olacağınızı bilin. Eviniz sizin için önemli olacaktır. Kendinizi evinizde rahat hissedersiniz. Duygusal olarak hassas birisinizdir.

SALI günü, Mars tarafından yönetilir. Mars, fiziksel olarak hareket ve enerji veren bir gezegendir. Bizim savaşçı ve mücadeleci tarafımızı temsil eder. Bu nedenle Salı günü fiziksel güç isteyen işlere yönelmek, spora başlamak, aktivasyon içinde olmak, hareket gerektiren işleri düzenlemek, teknik konulara eğilmek, tadilat ve tamirat yapmak, rekabet gerektiren işlerimiz varsa bu alanlarda adım atmak adına uygundur. Temizlenmek, arınmak enerjilerini desteklemez. Temizlik gününü Salı’ya denk getirmek pek uygun değildir anlayacağınız. Salı günü kırmızı ile temsil olur. Bugün özellikle fiziksel aktiflik gerektiren uğraşmanız gereken bir iş varsa, üzerinizde kırmızı bir giysi bulundurmak, aksesuar takmak iyi gelecektir. Salı günü ayrıca telaş ve adrenalin açısından enerjilerin yüksek olduğu bir gündür. Bu nedenle kazalara, dalgınlıklar veya fark etmemek kaynaklı sakarlıklara dikkat edin.

Salı Günü Doğduysanız

Aktif, mücadeleci, sportif bir yapınız vardır. Enerjisi yüksek birisiniz. Spor ile fazla enerjinizi dengelemek sizi rahatlatır. Siz monoton ve durağan işlerden, koşullardan çabuk sıkılan bir yapıda olabilirsiniz. Liderlik özellikleriniz yüksektir. Önde olmak, öne geçmek, ele aldığınız işlerde başkalarıyla rekabet etmeye içgüdüsel olarak yönelebilirsiniz. Fiziksel ve teknik işlerde, koşturma ve adrenalin isteyen alanlarda kendinizi daha rahat ifade edebilirsiniz. Hırslı ve savaşçı bir yapınız vardır, kolay pes etmezsiniz.

ÇARŞAMBA günü Merkür günüdür. İletişim, ticari bağlantılar, gençlerle ilgili konuları ele almak, görüşmeler yapmak adına bugün uygundur. İletişim açısından çözmeniz gereken bir işi, ticari bir bağlantıyı veya konuyu, gençlerle ilgili halletmeniz gerekenleri Çarşamba gününe alabilirsiniz. Eğer önemli telefon görüşmeleriniz varsa, haftalık planlarınız içinde haberleşme ve iletişim gerektiren konular bulunuyorsa, Çarşamba gününe almak doğru olur. Çarşamba günü Merkür günü olması nedeniyle, yazarlık, eğitmenlik, seminer ve konferans, basın ve reklam işleri adına da destekli bir gündür. Bugün yeşil giyinmek, üzerinizde yeşil bir takı, taş bulundurmak veya aksesuar takmak iletişim etkileriniz adına daha rahatlatıcı olacaktır.

Çarşamba günü doğduysanız

İletişime açık birisiniz. Kendinizi ifade etmek, yazılı veya sözlü yolla ortaya koymak sizin için önemli olacaktır. Gazetecilik, yazarlık, basın ve medya gibi alanlara doğal eğiliminiz olabilir. Satış ve pazarlama yönünüz kuvvetli olabilir. İfade alanlarına önem veren, konuşmayı, iletişim kurmayı seven birisi olabilirsiniz. Hızlı düşünen pratik çözümler bulan taraflarınız vardır veya bu yönlerinizi zamanla daha iyi kullanmayı öğrenirsiniz. Entelektüel bilgi veya bilgi sizin için önemlidir. Ticari alanlarda çalışmak, ticari konularla uğraşmak doğal yetenekleriniz arasında olabilir.

PERŞEMBE günü Jüpiter günüdür. Dini veya ruhsal çalışma yapmak adına bugün çok uygundur. Yoga, meditasyon, astroloji çalışmaları, ruhsal konular, dini toplantılar ve araştırmalar, eğitim konuları, seyahat ve benzeri planlamalar veya başlangıçlar adına Perşembe günü uygun etkiler barındırır. Ayrıca çocuklarla ilgili çözmeniz gereken işleri Perşembe günü ele alabilirsiniz. Eğer eğitim benzeri bir işe bağlayacaksınız, kişisel gelişim, astroloji ve benzeri konularda bir başlangıç yapacaksanız, Perşembe uygun bir gündür. Bugünü aşırı aktif ve agresyon içinde geçirmemeye bakın. Ruhsal konular veya daha zarif sakin işleri bugüne denk getirmeye, araştırma yapmaya ayırmaya gayret edin. Bugünün rengi sarıdır. Perşembe günü sarı aksesuarlar, takılar veya giysiler günün Jüpiter enerjisini daha da vurgulu yapacaktır.

Perşembe Günü Doğanlar

Ruhsal gelişime, dini konulara, spritüal alanlara doğal meraklarınız olabilir. Eğitim ve öğrenim sizin için önemlidir. Güler yüzlü, mutlu veya çevrenize dönük biri olarak bilinirsiniz. Paylaşmayı seversiniz, canlılara merhametlisinizdir. Bilgi ve öğrenmek, hayatı paylaşmak sizin için önemlidir. Çevrenize yardım eden, yol gösteren bir misyonunuz olabilir. Ruhsal alanlara doğuştan eğilimini vardır.

CUMA günü ise Venüs günüdür. Bugün eğlence, arkadaş toplantıları, aşk ve ilişkiler adına uygun enerjiler bulunur. Evlilik adına adım atmak en çok Cuma günü desteklenir. Diğer yandan Cuma günü alışveriş yapmak, takı ve benzeri alımlar, estetik ve kişisel bakımlar için yine çok uygundur. Bugün iş dışında sosyal alanlara dönebileceğiniz, kendinize zaman ayırabileceğiniz, keyifli işlere yönelmeniz gereken bir gündür. Aslında Cuma tam bir dinlenme günüdür ama günümüz koşullarında bunu uygulamak pek mümkün olmuyor. Yine de eğer imkânınız ve zamanınız varsa, Cuma gününü dinlenerek, kendinize vakti ayırarak geçirmeye gayret edin veya sosyal ilişkilerinize zaman ayırın.

Cuma Günü Doğanlar

Sosyal, keyfine düşkün, rahat yaşamayı seven, duygusal hayatına önem veren insanlardır. Geniş bir arkadaş çevreleri olabilir. Güzel arabalar, evler, çevrelerinde güzellikler görmek ilgilerini çeker veya onları mutlu eder. Kendileri ile barışıktırlar. Stresi, kavgayı, sorunları sevmezler. Gergin ortamlardan hiç hoşlanmaz, hemen o alandan çıkmak isterler. Her şeyin güzel olmasını isterler. Lükse veya iyi yaşama dönük olabilirler. Sosyal aktiviteler ve arkadaşları onlar için önemlidir. Çevreleri tarafından sevilen, karşı cinsin ilgisini çeken, flört veya ilişkilerini önemseyen bireylerdir.

CUMARTESİ günü, İngilizce de “Saturday” olarak geçer. Eskiden bugün Saturnday olarak adlandırılmış, yani Satürn günü. Dolayısı ile Cumartesi günü Satürn enerjisine sahiptir. Satürn kısıtlayan, öğreten etkilere sahiptir. Sabır ve metaneti temsil eder. Bugün sabır gerektiren işler, üretim alanları, büyük işletmeler, estetik ve duygusal konular yerine daha sağlam ve uzun vadeli konulara yönelmek daha doğrudur. Her durumda Cumartesi günü sonuçları uzun vadeye yayınlanacak işler ele alınabilir. Örneğin, nikâh ve düğünler sıklıkla Cumartesi planlanır. Normalde Satürn enerjisine ters gibi duran evlilikle ilgili her türlü adım, sonuçları uzun vadeye yayılacak önemli bir durum olduğu için Cumartesi başlangıcı yapılabilir. Cumartesi gününe kalıcı işleri denk getirmeye gayret edin. Diğer yandan bu konular hemen gelişme göstermeye bilir, sonucunu beklerken sabırlı olmanız gerekebilir.

Cumartesi Günü Doğanlar

Dayanıklı insanlardır. Dışarıdan ciddi, mesafeli görülebilirler. Ancak sağlam bir kişilikleri ve hayata karşı metanetli bir duruşları vardır. Birçok badire atlatabilir ama bir şekilde ayakta kalırlar. Olgundurlar. Etik ve doğrucu olurlar. Yaptıkları işi en iyi biçimde ele almak isterler. Bir anda birçok işi yapamayabilirler veya çok analitik bir bakışları olmaya bilir ama yaptıkları düzgün yapan, sonuç odaklı ruhsal olarak olgun bireylerdir. Prensipleri vardır ve oradan pek kolay ayrılmazlar. Çok esnek değillerdir.

PAZAR günü ise yine İngilizce de Sunday olarak aktarılır. Yani “Güneş” günü. Gerçekte Pazar günü tatil için uygun değildir. Yaşam enerjisini ve kariyeri temsil eden gezegen, bugün batı geleneklerinde tatil günü ilan edilmiş olsa da, aslında oldukça verimli bir gündür. Enerji isteyen konular, şifa çalışmaları, yönetsel işler, idari işler açısından uygun bir gündür.

Pazar Günü Doğanlar

Doğal liderdirler. İnisiyatif almayı seven, idari yetenekleri yüksek, insan kaynakları, yönetsel konular, üst düzey yönetim alanlarına uygun enerjileri bulunur. Önde olmayı severler. Kontrolcü bir yapıları vardır. Güneş enerjisi Marstan farklı olarak koruyan, bir anlamda baba figürünü de temsil ettiği için bu kişiler çevrelerine karşı korumacı olurlar. Otoriterdirler. Zayıflığa tahammülleri olmaz. Geride kalmayı herhangi biri gibi görünmeyi sevmezler. Yönetsel konulara doğal yatkınları vardır ve yönetmeyi, idare etmeyi severler. Bulundukları alanda tek yetkili olmaya dönüktürler. Yani tek kral onlar olmalıdır. Öte yandan genellikle işe ve kariyere dönük olurlar. Özellikle erkeklerde Pazar yani Güneşi temsil eden günde doğanlar iş ve çalışma ile mutlu olan bireyler olabilirler.

Haftanın her gününü mutluluk ve ışıkla geçirmeniz dileklerimle. Başka bir konuda tekrar görüşmek üzere.

Sevgilerimle.

  • Şebnem Ekşib
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HUZURLU VE SAĞLIKLI OLMAK İÇİN YAPMANIZ GEREKENLER.

544a182fae78490df0993215[1]

AZALTIN:

Yediğiniz yemeği, yemeğin tuzunu….
Çayın şekerini, kullandığınız eşyaları….
Harcadığınız parayı, boşa geçen zamanı….
Gözyaşlarını, kafaya taktıklarınızı….
Kıyafetlerinizi, kuruntularınızı…..
Bilgisayar başında harcadığınız vakti….
Telefonla uğraştığınız süreyi….
İnsanlardan beklentilerinizi, televizyon izlemeyi.

BIRAKIN:

Şikayet etmeyi, çekingenliği….
Rezil olma korkusunu, mazeret üretmeyi….
Başkaları için yaşamayı, yapamam düşüncesini….
Olumsuz düşünmeyi, olumsuz kelimeleri….
Surat asmayı, ön yargıyı….
Herkesi eleştirmeyi, herkesi düzeltmeyi çalışmayı.

ÇOĞALTIN:

Gülümsemeyi, sevmeyi….
Olumlu düşünmeyi, dua etmeyi….
Şükretmeyi, ayaklarınızın toprağa temasını….
Renkli giyinmeyi, sizi iyi hissetiren müzikleri….
İçtiğiniz su miktarını, çocuklarla geçirdiğiniz vakti….
Teşekkür etmeyi, selam vermeyi…
Özür dilemeyi, mazur görmeyi….
Alttan almayı, sevginizi hak edene vermeyi….
İstikrarınızı, hayal kurmayı….
Güzel söz söylemeyi, kitap okumayı….

* Alıntıdır.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatınızdaki Sorunlar Ya Sizler İçin Fırsatsa…

sukranakgun_135246601556[1]

Geçmiş zamanlarda bir kral ana yolun üzerine iri bir kaya parçası yerleştirttirir.

Sonra da izlemeye başlar, acaba kimse bu büyükçe kayayı yerinden kaldıracak mı diye.

Taşı gören kralın en zengin tüccarlarından ve saray adamlarından bir kısmı taşın etrafından dolaşır. Birçoğu yolları açık tutmadığı için kralı suçlar ve fakat hiç birisi taşı kaldırmak için bir girişimde bulunmaz.

Sonra bir sepet dolusu sebze taşıyan bir köylü gelir. Kayaya yaklaşırken yükünü yolun kenarında indirir ve kayayı yolun kenarına götürmeye çabalar. Baya bir uğraştıktan sonra sonunda başarır. Köylü adam tam sebzelerini almak üzereyken daha önce taşın bulunduğu yerde bir kese görür. Kesede pek çok altın para ve kraldan bir not bulur. Notta “bu altınlar kayayı yoldan alan kişi içindir” yazmaktadır.

Başkalarının hiç anlamadığı bir şeyi köylü adam anlamıştır.

Her engel kişinin hayatındaki bir durumu iyileştirmesi için bir fırsat sunar.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

GERÇEK DOST SENİN ŞARKINI DUYAN VE İHTİYAÇ DUYDUĞUNDA SANA TEKRARLAYANDIR!

Masai-women-500x375[1]
Bir Afrika kabilesinde, hamile kalan kadınlar arkadaşlarını toplayıp doğaya gider ve doğacak çocuğun şarkısını duyana dek meditasyon yapıp dua ederler.
 
Bu kabileye göre, her ruhun kendine özgü ses vibrasyonları vardır.
 
Kadınlar, bu seslere kulak verdiklerinde, hep birlikte yüksek sesle seslendirirler.
 
Sonra da kabileye dönüp şarkıyı herkese öğretirler.
 
Çocuk doğduğunda ise tüm kabile toplanarak ona şarkısını söyler.
 
Çocuğun sonraki önemli dönemlerinde, aynı şarkı okunur…
 
ÖLÜM DÖŞEGİNDE DE AYNI ŞARKI SÖYLENİR.
 
Aslında hepimizin içinde bir şarkı olduğunu biliriz ve sevdiklerimizin zor zamanlarımızda BUNU FARK ETMELERİNİ ve bize söylemeye yardımcı olmalarını arzu ederiz…
 
Bu şarkı, Afrika kabilesinde farklı bir zamanda da söylenir.
 
Bir insan KABUL EDİLEMEZ BİR SUÇ İŞLEDİĞİNDE, kabile toplanır ve ona şarkısını söyler.
 
Çünkü bu kabileye göre, antisosyal davranışlar ceza ile düzeltilemez; SEVGİ ve KİMLİĞİN HATIRLANMASIYLA çözülebilir.
 
Kendi şarkını duyduğun zaman, bir başkasına zarar verecek davranışlarda bulunma isteğine ihtiyaç kalmaz.
 
GERÇEK DOST SENİN ŞARKINI DUYAN VE İHTİYAÇ DUYDUĞUNDA SANA TEKRARLAYANDIR!!!
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ederinden Fazla Değer Verdiğin…

12647101_10153866964938718_7625975542311149508_n[1]

Babaannem derdi ki: ” Yarini, yarenini iyi seç kızım. İtle yatan bitle kalkar. Gerekirse yalnızlıktan korkma. Sadece kendine tıngırdat yaşamın telini. Dostun postu eskimez de, Ederinden fazla değer verdiğin, Yüzünün astarını çabuk yırtar…”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dik Durmak Çok Ama Çok Ama Çok Önemli

postur1[1]

 

Son zamanlar dik durmak konusun da kendimi çok kınıyorum.Sürekli kendimi eğilip büzülmüş yakalıyorum.Dik durmanın önemini biliyoruz ama bu konu da yeterli bilgiye sahipmiyiz acaba.Kendi adıma bu eksikliğimi gidermek için ve gerekli motivasyonu kazanabilmek için hemen google babaya sordum.Çeşitli kaynaklardan bu konuda ki önemli yazıları biraraya getirdim.Şu an da yastıklarla belimi destekledim.istesem de kambur duramıyorum.O derece etkili oldu diyebilirim.Okuyun bilgilenin derim.Bundan sonra hep dik duruyoruzzz!!!!

Pek çok insan dik durma, dik yürüme veya dik oturma konularından dert yanar. Bunların çoğu, bir başkası tarafından dik durmuyorsun sözü üzerine veya bir gün durup dururken fark eder. Peki dik durmak için neler yapabiliriz. Ne tür egzersizler yapmalıyız.

Başlayalım…

Aşadağıdaki görsellerde gördüğünüz hareketleri düzenli olarak yapınız. Her hareketi her gün günde 2 dakika yapmaya özen gösterin. Düzenli olarak yapılmayan egzersizler hiç bir işe yaramaz.

Peki bu hareketler ne işe yarayacak ?

Arkadaşlar bu hareketler dik durmanız için gerekli olan tüm kemik ve eklemlerin dik durmak için uygun olan pozisyona geçmesini sağlar. Düzenli olarak bu egzersizler yapılırsa dik durmak için gerekli olan herşey yapılmış sayılır.

1. DİK DURMA EGZERSİZİ
dik-durmak-1
2. DİK DURMA EGZERSİZİ
2
3. DİK DURMA EGZERSİZİ
3
4. DİK DURMA EGZERSİZİ
4

Görsellerdeki egzersizler dışında başka şeyler de yapmalısınız.

Gün içinde her yerde yapabileceğiniz bu egzersizler:

Yürürken, otururken veya ayakta sabit olarak dururken başınızın omuzunuz ile aynı hizada olmasına dikkat edin. Başın önde veya arkada olması boyunun bağlı olduğu omurganın sırt kısmındada eğilmeye sebep olacağından tedavisi zor bir eğrilik problemi çıkabilir.
Omuzlarınızı bir doğru boyunca hizadaymış gibi tutmaya özen gösterin. Öne doğru eğilmiş omuzlar eğri görünmenize sebep olacağı gibi daralan omuz uzunluğu daha estetik dışı bir görünüşe sebep olacaktır.
Göbeğinizi ve göğsünüzü yukarı doğru çekmeye çalışın. Bunu sık sık yapın ki o bölgedeki kaslarınız gelişsin, yeteri kadar düzenli yapıldığında bölgedeki kaslar artık siz onları dik durmaya uğraşmasanız bile dik durmaları için gerekli desteği sağlayacaktır.
Esneme hareketi yapın. Uygun olduğunuzda sık sık esneme hareketi yaparak sırt kaslarınızın kasılmasını sağlayın. Esneme hareketini ellerinizi havada birleştirerek hafif gerye doğru gerinme şeklinde yapın. Bu hareket çok önemlidir. Zira dik durmanız o bölgedeki kemiklerinizin dizilişine bağlıdır. O bölgedeki kasların güçlü olması kemiklerinizin bir hizada durmasını sağlayacaktır.
Evde başınıza kitap koyarak yürümeye çalışın. Öncelikle sabit dururken kitabı başınıza, düşmeyecek şekilde koyun. Kitabı düşürmeden yürümeye çalışın. Kitap ilk başlarda yavaş hareket edeceğinizden ötürü düşmeyecektir. Tamam ben bunu beceriyorum diye hemen bırakmayın. Daha hızlı yürümeye çalışın, gittikçe hızınızı arttırın.

DİK DURMANIN ÖNEMİ
70024
Boyu uzun gösterir. Kambur durulduğunda sırt yuvarlanır, omuzlar içe döner, kişi olduğundan daha kısa gözükür.

Kendine güvenin ifadesidir. Kendine güvenen kişiler kendilerini saklamak istemezler. Kambur duruş saklanmak ihtiyacını düşündürür.

Dik durmak doğal görünmektir. Zaten dik duruş doğamızda vardır ama kötü alışkanlıklar nedeni ile kaybedilir.

Güzellik kriterlerindendir. Göğüsleri ve kalçaları da dikleştirir. Kambur duruşta çene öne gider. Göğüsler sarkar, göbeğe yaklaşır. Karın bombeleşir.

Kasları ahenkli çalıştırır. Dik duruşun bozulması kas dengesinin bozukluğunu gösterir.

Dik duruş kişiye özel parmak izi gibidir; herkeste farklıdır.

Eklemlerin uzun ömürlü olmasında etkilidir. Düzgün duruş sırasında dengeli çalışan kaslar, eklemlere dengeli yük dağılımını sağlar. Eklemlerin yıpranmasını önler.

Solunum ve dolaşımın normale dönmesini sağlar.

Normal dik duruş, omurganın doğal eğriliklerini korur. Dik durmak çubuk gibi dümdüz durmak değildir.

Dik durmak insana disiplin kazandırır. İş yapma hevesini arttırır. Omuzları çökmüş bir insanlar dik duran bir insanın çalışma şevki aynı değildir. Dik duruş da disiplinli çalışmanın sonucudur. “Dik durmalıyım” demekle elde edilemez, çalışmakla elde edilir.

Dik durmak, çene, boyun, sırt ve bel eklemlerind aşınma sonucu oluşabilecek ağrıların önüne geçer. Karın kaslarını güçlendirir. Bel fıtığı oluşması riskini azaltır.

Kynk;
İnternethaber

Gıdım Gülşahın bloğundan alnmıştır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SEN ve ZEN

2lwqivn[1]
Sen dersin, ‘Ben onsuz yaşayamam’
Zen der, ‘Bağlanmadan sevmeyi öğrenmelisin’
Sen dersin, ‘her şeyim olsun isterim hayatta’
Zen der, ‘Yoklukta dahi bolluğu hissetmelisin’
Sen dersin, ‘Güzel şeyler hiç mi hiç değişmesin’
Zen der, ‘Tomurcuk çiçek olur, açar, solar, göreceksin’
Sen dersin, ‘Yaptıklarını ona ödeteceğim’
Zen der, ‘Şefkatle, yargılamadan bakmayı bileceksin’
Sen dersin, ‘Konuşalım, halledelim bu meseleyi’
Zen der, ‘Sessizlikte saklı tüm çözümlerin’
Sen dersin, ‘Hayat geçiyor, yapacak çok şey var daha’
Zen der, ‘Bu ne telaş? Sen bir ruhsun, sonsuza kadar vaktin…’

Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

BAHAR TEMİZLİĞİ

her-yonuyle-bahar-temizligi[1]

Kulpu kırık fincanları,
‘Zayıflayınca giyerim’ kotunu,
Son 5 aydır giymediğiniz kıyafetleri,
Arka balkona tıkıştırdığınız, bir gün yüzünü yenilerim pırıl pırıl olur dediğiniz o
sandalyeyi,
Dibi kararmış tencereyi,
Taşındığınız hangi evden kaldığı, hangi kapıyı açtığı artık meçhul olan o anahtarları,
Sırf genç ve güzel çıkmışsınız diye yanınızda o hiç sevmediğiniz tiple poz verdiğiniz
fotoğrafı,
Çekmecenin dibindeki müzik kasetlerini (kaset mi kaldı allah aşkına)
ATIN
Ohh bir ferahlayın bakalım. Tamam mı?
Şimdi ihtimalleri atın.
‘Olacaktı, son anda olmadı’ları atın, olmamış işte.
Takılıp kaldığınız o günü,
Düşünüp durduğunuz o lafı.
ATIN
Küstüğünüz için uzun zamandır görmediklerinizin aklınızda kalan son görüntüsünü,
Alındıklarınızın, gücendiklerinizin hiç umurunda olmayan o ‘olayı’
ATIN
O hiç beceremediğiniz yemeğin tarifini,
Kestiğiniz eski gazete küpürünü,
İçinizi kemiren o ukteyi
ATIN.
Zamanı gelince yiyeceğiniz soğuk intikam yemeğini de dökün.
Soğuk yemeğin hiç tadı olmaz.
Cevabı olmayan soruları
Kaçırdığınız fırsatları
Atıldığınız işleri
Beceremediğiniz ilişkileri
Kişisel gelişim kitaplarını
ATIN
Arkanızdan konuşanları,
Önünüzü kapayanları,
Alamadığınız terfiyi,
Oturamadığınız evi,
‘Şimdiki aklım olsa’ları
Aldığınız en kötü karneyi,
Hatta en iyi karneyi,
Çalışmayan saatleri,
İşe yaramayan fikirleri,
Kaçan trenleri,
Zamansız yaşlandıran dertleri,
‘O gün’ olanları,
Halının altına süpürdüklerinizi,
Dolabın dibine iteklediklerinizi
ATIN
Bakın, ne güzel güneş çıktı.🌞

ALINTI

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Resme Baktığında Ne Görüyorsun?

10436175_800369810068827_5757713908770744532_n[1]

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »