İki Küçük Kurbağa

maxresdefault[1]
İki küçük kurbağa zıplamaya bayılıyormuş. Bir gün yine zıplarken yanlışlıkla büyük bir süt kovasının içine düşmüşler.
Kurbağalardan biri: Olamaz diye bağırmış. Bu kova çok yüksek. Buradan dışarı zıplayamayız!
Hayır, kurtulmanın mutlaka bir yolu vardır, demiş.
Birinci kurbağa bir süre çırpınmış. Dışarı çıkamayınca ümidi kesmiş. Çırpınmayı bırakmış. Çok geçmeden sütün içinde boğulmuş.
İkinci kurbağa ise ümitsiz değilmiş. Çırpınmış çırpınmış, çırpınmış… Asla vazgeçmemiş. Gücünün son sınırına kadar uğraşmış.
Fakat en sonunda kollarındaki güç tükenmiş. Artık kollarını hareket ettiremiyormuş. Eyvah, demiş. Şimdi ne yapacağım!
Tam bu sırada sütün içinde bir tereyağı topunun oluştuğunu fark etmiş. Aman Allah’ım, diye sevinmiş. Ben çırpınırken, sütün bir kısmı tereyağı olmuş.
Neşe içinde tereyağının üstüne zıplamış. Başını kaldırıp yukarı bakmış. İşte şimdi zıplamak çok kolay, demiş.
Bir sıçrayışta kovadan dışarı çıkmış. Çok şükür, kurtuldum, diye derin bir nefes almış.
Zıplaya zıplaya göle gitmiş. Sütün içinden kurtulduğu için çok mutluymuş. Göldeki kurbağalara olanları anlatmış.
Kurbağalar: Aferin sana. Keşke arkadaşın da senin gibi çırpınsaydı. Şimdi o da burada olurdu demişler.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gezegenler Ve Çakralar

en-basit-cakra-acma-yontemleri[1]

Çakralar bedenimizde bulunan enerji merkezleridir. Çakra kelimesi tekerlek, çark anlamına gelir. 7 ana çakramız vardır ve her bir çakra v…ücudumuzda pleksus adı verilen sinir ağları merkezlerinin üzerinde yer alır. Bu enerji merkezleri ruhsal, fiziksel ve mental yönlerimizi dengede tutmaktan sorumludurlar.

Bu enerjisel sistem her insanda aynıdır. Farklı olan bu sistemi nasıl ve hangi kalitede kullandığımızdır.
Her bir çakra bir gezegen tarafından yönetilir. Çakralar kendi yönetici gezegeninin doğasını ve özelliklerini taşır. Doğum anımıza göre çıkarılan astroloji haritamız doğduğumuz anda gezegenlerin konumlarını ve birbirleriyle etkileşimlerini gösterir. Astroloji haritamız bize ruhsal,fiziksel ve mental yönlerimizi tarif ederken, 10 gezegenin bizi nasıl şekillendirdiğini, çakralarımızı ve tüm enerjisel bedenimizi de nasıl etkilediğini görmemizi sağlar. Bu dünyada ilk nefesimizi aldığımız an varlığımızın hücresel düzeyine damgalanmış ve bizim bir parçamız olmuştur. Tüm insanlıkta bizimle birlikte o anı yaşamış ve bir sonraki an gelmiş, hayat akmaya devam etmiştir. Ancak doğum anımızda ki o bağlantıyla biz o anı yavaşlatır tüm hayatımıza yayar ve tüm insanlık için ‘o an’ı arındırma dengeleme sorumluluğunu üstleniriz. Hayatımız süresince kendi doğum anımızı kusursuzlaştırma gücüne sadece kendimiz sahibiz. Kendimizi tanıdıkça ve dengeledikçe yaşamımızın evrensel bir bütünlük kazandığını hissetmeye başlarız.

İçimizdeki 7 çakra tüm gezegen sisteminin bir yansıması gibidir. Bir anlamda insan kozmosu yansıtan bir mikrokozmostur. Dolayısıyla güneş sistemindeki enerjilerle simgelenen evrensel enerjiler bizim içimizde de mevcuttur. Şimdi gezegenler ve çakralar arasındaki bağlantıyı inceleyelim.

1. çakramız omurganın bitiminde yer alan Muladhara’dır. Kök çakra olarak da bilinen bu merkezin yönetici gezegeni Koç burcunu yöneten Mars’tır.

Muladhara çakranın içimizde barındırdığı ruhsal nitelikler saflık, masumiyet, çocuksu saf neşe, bilgelik, doğru yön hissi, yeryüzü ve yaşamla güçlü bağlantıdır. Eğer bu çakramız güçlü ise bu bize hareketlerimizde bilgelik ve kararlılık, yaşamımızda doğru yönü bulma, doğru seçimleri yapma gücü verir. Mars gezegeni burçlar kuşağında cana yakın ve dostça tutumlu fiziksel gücü ve hareketi simgeler. Marsın enerjisi yoğun, doğal ve bazen içgüdüseldir. Olumlu Mars enerjisiyle eylemlerimiz spontan olduğu kadar, fiziksel bir dinamizm ve cesaret taşır. Bu enerjiyle her günü bir çocuğun coşkusuyla hayatı keşfetmek istercesine yaşarız.

Astrolojide Mars gezegeni kişinin cinsel gücünü yönetir. Kötü etkilenmiş Mars kişiyi aşırılıklara götürür. Aynı şekilde Muladhara çakrada cinsel organları yönetir ve bu çakranın tüm aşırılıklardan, masumiyete aykırı her şeyden dolayı hassasiyeti zedelenir.1. çakramız güçlendikçe içimizdeki saflığı hisseder, ona uygun yaşamak isteriz.
2. çakramız Svadistan çakra ise kasık bölgemizde yer alır.Bu merkez Merkür tarafından yönetilir. Merkür’ün burçları ise İkizler ve Başak’tır. Svadistan çakranın en önemli işlevi , karındaki yağ hücrelerini parçalayarak, beyindeki beyaz ve gri hücreleri yenilenmesi için gerekli olan enerjiyi sağlamak ve düşünce kapasitemizi beslemektir. Bu çakra içimizde estetik, sanatsal, bilimsel ve her alanda yaratıcılığımızı destekler. Kolay kavrama, hayatımızdaki problemlere yaratıcı çözümler geliştirme ve zeka bu çakradan yönetilir. Merkür de astrolojide zekayı, aklı ve yaratıcılığı simgeler.

Saf bilgi, Yüce Bilinç’ten içimize bu çakrayla akar.Merkür de ruh, madde ve akıl arasında bir köprü görevi görür; güzel sanatları ve bilimi yönetir. Astroloji haritanızda güçlü bir Merkür enerjisi en karmaşık düşünceleri, en anlaşılmaz kavramları birleştirebilir.
Merkür etkisi altındaki kişiler sürekli bir zihinsel hareket halindedir. Bu da sinirli çabuk parlayan ve sabırsız bir mizaç yaratabilir. 2. çakramızın enerjisini çok kullandığımızda da sonuç aynıdır. Denge de çalışan bir Svadistan çakra kişinin saf bir dikkatle sağlıklı kararlar alabilmesini sağlar.
3. çakra Nabhi, karın bölgemizde yer alır. Bu çakra içimizde tatminkarlığı, dengeyi, ahlaklığı olmayı, cömertliği ve evrimleşme gücünü temsil eder. Yöneten gezegen Yay burcunun gezegeni olan Jüpiter’dir. Burçlar kuşağında Jüpiter soylu, cömert, yardımsever ve erdemli bir yapıya sahiptir. Jüpiter bereketi verir, iyi kötü ne varsa çoğaltır. İyi şans gezegenidir. Maddi refahımız bu gezegen tarafından yönetilir. Aynı şekilde 3. çakramız dengedeyse manevi olduğu kadar maddi hayatımızda bereketli olur. Sahip olduklarımızla tatminkarızdır ve yeri gelince son derece cömert olabiliriz. 3. çakra iki kapılı bir ev gibidir. Bir kapıdan ne kadar bolluk girerse, diğer kapıdan o kadar yayılır ve bu çevrim sürer. Evrensel güç ihtiyacımız olan her şeyi sağlar ve biz daha fazlasını istemeyiz.
Kötü çalışan bir Jüpiter enerjisi dengesiz, kararsız bir kişiliği belirler. Kişi tüm düşüncelerinde yobazlığa varan bir fanatizme ve aşırılığa kaçabilir. Borca girebilir, gelişigüzel her şeyi ödünç alabilir. Lükse düşkündür.

Jüpiter hak, adalet ve dürüstlüğü, din ve felsefeyi yönetir. Kişiyi doğuştan ahlaklı, erdemli ve dürüst yapabilir. Nabhi çakramız da bu kalitelerin barınağıdır. Bu çakra geliştikçe adalet duygumuzu ve yüksek insani erdemlerimizi hayatımıza geçiririz. Ruhani olarak evrimleşme daha iyi bir insan olma arayışında oluruz.
4. çakra Kalp çakramızdır. Saf sevgiyi, şefkati, ebeveynlik kalitelerini, özgüveni ve bağımsızlığı verir. En önemlisi ruhumuz kalbimizdedir ve ruh sevgiden ibarettir. Yönetici gezegeni sevgiyi, güzelliği ve sanatı simgeleyen Boğa ve Terazi burçlarını yöneten Venüs gezegenidir.
İyi çalışan Venüs enerjisi bulunduğu her ortamda uyum ve güzellik yaratır. İnsanlara memnuniyet verir. Astroloji haritasında güçlü bir Venüs kişiye kayda değer bir güzellik verir. Bu kişinin iç dünyasından yansıyan bir güzelliktir, tavırlara, davranışlara yansır. İncelik, sevimlilik , insanlarda iyi duygular uyandırabilme ve insanları dönüştürebilmemizi sağlar. Kalp çakra açıldıkça saf ruh olduğumuzu daha çok hissederiz. Kalbimizde uyanan saf sevginin enerjisi kendiliğinden çevremize yayılır, çevremizdeki insanlarında içinde bu iyi duyguları uyandırır.
5. çakra Vişhuddi‘dir. Boğazımızda bulunan bu merkez bütünün bir parçası olduğumuzu hissetmemizi sağlar. Evrenle , tabiatla, diğer insanlarla birlik duygusunu bu çakramız açık olunca yaşarız. Yönetici gezegeni Satürn’dür. Oğlak ve Kova burçları Satürn tarafından yönetilir. Haritamızdaki gerilimli Satürn açıları hayatta kendimizi yalnız hissetmemize sebep olur. Satürn sert bir öğretmen gibidir. Astroloji haritamızda Satürn hangi konumdaysa bize hayatımızın o alanıyla ilgili sınavlar verir ve zayıf noktalarımızı geliştirmemizi sağlar. İnsanın karakterinde henüz tamamlanmamış eksiklikleri ortaya çıkarır. Kimi zaman kısıtlar, atılımları boşa çıkarır, engeller yaratır. Bunu verdiği dersi öğrenmemiz için yapar. Biz dersi öğrenip sınırlarımızı bilince bu kez Satürn bize hayatımızda istikrar, sağlamlık ve bağımsızlık verir.

5. çakra içimizde ayırt ediciliği yönetir. Satürn bizi sınarken doğruyu ve yanlışı ayırt ediciliğimizi kullanarak anlamamız bu çakrayla mümkündür. Ayrıca bu merkez bize şahit konumu verir. Hayatı, tüm trajedilerine ve zorluklarına rağmen bir oyun olarak görme ve bu öğrenme oyununda, rolümüzü yaşarken bundan neşe duymamızı sağlar. Tüm dünya, tüm evren ve gezegenler bu oyunda rol alıyor ve oyunu sahneliyor.
Kötü çalışan bir Satürn ve 5. çakra hayatın iyi taraflarını göremeyen karamsar ve kendine acıyan bir kişilik yaratır.

6. çakra alın bölgesinde yer alan Agnya çakradır. Yöneten gezegen Aslan burcunun gezegeni olan Güneş’tir. Agnya çakra içinde ego ve şartlanmalarımızı barındırır. Güneş ise astrolojik haritamızda bulunduğu burcun enerjisine göre kişiliğimizi ve benlik duygumuzu oluşturur. Anahtar kelime ‘Ben’dir. Güneşimizin bulunduğu burç ana burcumuzdur ve ruhun dünyaya gelişinde bulunduğu gelişme basamağını ve bu yaşam süresince öğrenmesi gereken dersleri belirler. Kimlik duygumuzu oluşturur. Her birimiz kendimizi başkalarından ayıran değişik kimliklere sahibizdir. Ailemiz, eğitimimiz, seçtiğimiz arkadaşlar, dünya görüşümüz , tuttuğumuz takım…vb. Ancak hepsi egomuzun yarattığı kimliklerdir.
Agnya çakra açıldıkça ego ve şartlanmalarımız varlığımıza hükmedememeye başlar. Kendi içimizde daha derin bir kimlik olan ruhumuzu algılarız. Saf ruh olduğumuz gerçeğini ve alçak gönüllülüğü içimize oturtmaya başlarız. Haritada baskın bir güneş enerjisi kişiyi kendini beğenmiş; egoist ve kibirli yapabilir. 6. çakrayı tıkayan da kişiyi diğer insanlardan özel olduğunu düşündürten bu kibirdir.

Bunun yanı sıra herkesin içindeki saf ruhu algıladıkça, affedicilik içimizde bir güneş gibi doğar
7. çakra Sahasrara başımızın üzerinde bebekken yumuşak olan bıngıldak bölgededir. Yönetici gezegeni, Yengeç burcunu da yöneten Ay’dır. Sahasrara çakra tüm çakraların üzerindedir ve tüm çakraların başın üzerindeki birleşiminden oluşur. Ay duyguları, içgüdüleri ve zihnimizi yönetir. 7. çakranın açılması hem kendi içimizdeki enerji merkezlerinin bütünleşmesini, hem de kozmik enerjiyle güçlü bir şekilde bütünleşmemizi sağlar. Bu bütünleşme kişiyi bilinç ötesine taşır. Ay astrolojide kişiliğimizin bilinçsiz yönünü, bir anlamda bilincimizin ötesini anlatır. Bu bilinç ötesi hep var olmuş ve var olacak olan, evreni saran Ezeli Güç’tür.
Sahasrara çakra bizim kişisel bilincimizden ezeli gücün bilincine doğru açılan bir kapıdır.

Doğum anında kuvvetli bir ay kişiyi duyarlı, empatik, sezgisel, yaratıcı, fedakar ve ruhani yaradılışlı yapar. Ay içimizde verimliliği, dişiliği, gelişmiş annelik duygularını simgeler. Ay’ın baskın olduğu bir haritamız varsa kişilik değişkendir. Çünkü Ay burçlar kuşağını en hızlı dolaşan gök cismidir.Yansıttığı enerji sürekli bir değişim ve akış içindedir. Ay aynı zamanda yüksek uyum yeteneği de bahşeder. Aynı şekilde evrende de sürekli bir değişim ve akış mevcuttur. 7.çakramız açık olduğunda ve evrensel enerjiyle bağlantı sağlandığında, kendi varlığımızı bu büyük Akış ’la uyum içerisinde, okyanusa karışmış bir damla gibi

Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Şükrümüz artsın!

manolya-nedir-resmi[1]
Sevgili Allah’ım, bana yaşattığın tüm güzellikler için sana şükürler olsun!! Her şeyin iyisi senden gelir!
Beni hayatım boyunca iyilerle, iyiliklerle karşılaştır. İyiliklerine vesile olmayı ve bu iyilikleri yaşamayı nasip et! Ve zaten öyle olduğu için şükürler olsun! Ben artık koşulsuz akıştayım!
Karşıma çıkan herkes, hayatımdan çıkan herkes, gönlüme giren herkes için sana minnettarım!
Doğru zamanlardaki buluşmalar, ayrılıklar için şükürler olsun! Ben bedenimi seviyorum, enerjim tam olarak ışığa odaklı! Kendim için “çok şükür” diyebilmenin mutluluğunu, şimdiki gibi, her daim nasip et! Evrendeki güzellikleri anlayabilme, hayatımda tutabilme, koruyabilme ve arttırma gücünü ver! Bu gücüm için şükürler olsun!
Zamanımı, hayatımı ışığınla doldur! Bu mükemmel enerjin için şükürler olsun! Beni ve sevdiklerimi koru! Sevdiklerimin varlığı, sağlığı için şükürler olsun! Onların mutluluklarını yaşamayı, paylaşmayı nasip et! Tüm mutluluklar için şükürler olsun!
Dengeli, içten ilişkiler nasip et, mutluluğumla mutlu olabilecek yüce gönüllü insanlar hayatımda var olsun! Var olanlar için şükürler olsun!
Hayatımdaki değerlerimi sen arttır, sen koru. Bana eşlik eden her şey için şükürler olsun!
Bilirim ki, en doğru zamanda her dileğim kolayca ve hayırlısıyla yaşanır! Duası kabul kullarından olduğum için şükürler olsun!
Sen çok şükür diyebilmeyi herkese nasip et! Ve öyle de oldu!
Işık Sarsın Sizi🙏Sevgiler…Zişan:))

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

KIRMIZI AĞAÇ TESTİ… TAMAMAEN DOĞRU…

256084_o70a1[1]

 

resme bir bakın. Gözünüze resmin en çok hangi kısmı takıldı veya bu resimde dikkatinizi en çok çeken şey ne? Aklınızda tutun. Yorumlar aşağıda!

YORUMLAR:

(Yukarıdan aşağıya doğru yorumlanmıştır)

Altı ayrı parçaya bölünmüş lale: Bu aralar duygularınızla değil, mantığınızla hareket ediyorsunuz. Yeni kararlar alma aşamasındasınız bu iş ya da aşk hayatınızla ilgi olabilir. Eğer lalenin içinde var olan karışık çizgilere gözünüz takıldıysa ve onların ne olduğunu anlamaya çalıştıysanız; kafanız karışık ve yoğunlaştığınız bir konuyu sürekli düşünüyorsunuz.

Lalenin altı ayrı parçadan oluştuğunu fark ettiyseniz; sizinde kafanız tıpkı lale gibi bölünmüş ve her biri ayrı bir şey düşünüyor. Üstünüze yıkılan sorumluluk çok ve bazen altından kalka bilir miyim diye düşünüyorsunuz.

Lalenin etrafına açılan iki dal: Düşüncelerin yoğunlaştığı ve kendinizi yalnız hissettiğiniz bir dönemdesiniz. Hangi anlamda olursa olsun çok sevdiğiniz biri ile konuşmak size iyi gelecektir. Zaten güvendiğiniz birinden akıl almaya ihtiyacınız olduğunun farkındasınız. Eğer dallara dolanmış sarmaşığı fark ettiyseniz; hayata olan kırılganlığınız azalmış ve bir yerler yeniden hayata tutunmaya çalışıyorsunuzdur.
Resmin ortasında bulunan çiçek ve etrafındakiler: Bu sizin duygusal anlamda yüreğinizin dolu olduğunu (doludizgin aşkı yaşadığınızı) gösterir. Yani aşk kapıyı ya çaldı ya da çalacak.

Etraftaki diğer çizgilere ve salyangoza benzeyen şekle takıldıysanız; karşıdaki insana kendinizi rahat ifade edemediğiniz için canınız yanıyor ve bu kendi iç dünyanıza kapanmanıza neden oluyor.

Ben büyük çiçeğin üzerindeki, iki ince dalı gördüm diyorsanız; iki insan arasında karar veremiyorsunuz, ama birine duyduğunuz aşkın diğerine duyduğunuz aşktan çok daha fazla olduğunun farkındasınız.
Bir dalla uzatılan elma: Hayatta çok çalışıp az kazandığınızı artık ektiklerinizin biçme zamanının geldiğini düşünüyorsunuz. Bu elma sizin hayatınızda verimi ifade ediyor çok çalışıp birçok şeyi ihmal ettiğinizi de.

İki işle aynı anda uğraşıyorsunuz ve çalışmaktan zevk alıyorsunuz, emeğinizin karşılığını almak sizi mutlu ediyor.
Resmin sonunda var olan hayat kökleri: Siz de eğer burayı görenlerdenseniz; hayatta kopamayacağınız tek yer aileniz. Çünkü onlarla iyi diyalog kurabildiğiniz bir çocukluk geçirdiniz.

Onlar sizin için çok değerli ve ailenin bütün sorunu sizin sorununuz. O kadar ki kendinize dahi vakit ayıramıyorsunuz.
Yazar: Zühre Meryem Kaya

Kaynak: kahve molası

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HER İNSANIN KADER KATSAYISI VARDIR (ve gerçektir)

kaosunefendisi_132871892524[1]
Şaşıracaksınız okuyun hesaplayın kişiliğinizle uyuşacaktır.
Kader Katsayısı Nedir?
Bu sayı var oluşunuzun …gerisindeki amaç ve özellikleri belirliyor. İçinizde saklı olan özellikler, düşünce biciminiz, kişiliğiniz ve yaşamdaki amacınız gizli bu sayı da doğumdan ölüme kadar bu sayının ışığında yolunuzu çizeceksiniz.

Kader Sayınızı Nasıl Bulacaksınız?
Yaşam çarkınızın kader sayısını bulmak için doğduğunuz ayın değeriyle günü ve yılının sayılarını yan yana toplamanız gerekiyor. Ayların sayı değerleri:
Ocak: 1
Şubat: 2
Mart: 3
Nisan: 4
Mayıs: 5
Haziran: 6
Temmuz: 7
Ağustos: 8
Eylül: 9
Ekim: 1
Kasım: 2
Aralık: 3

Sıra kader sayınızı bulmaya geldi.
Tablodan doğduğunuz ayın değerini bulup gün ve yıl ile birlikte toplayın.
Örneğin:
20 Temmuz 1957 ‘de doğmuşsanız;
20+ 07+ 1957=1984
1+9+8+4=22 > 2+2=4
Kader sayınız: 4 eder

Kader Sayısı: 1
“ÖNCÜ” Öncü, lider, yol gösterici ve planlayıcısınız.
Gerçekten güçlü bir kişiliğiniz var. Yeriniz kaptan köşkü. Başkalarına boyun eğmek sizin için yabancı bir kavram. Son derece yaratıcı ve yeteneklisiniz. Düşüncelerinizi bir an evvel yaşama geçirmek, gerçekleştirmek için gerekli olan mücadeleci ruhu sizde mevcut. Yükselme hırsı ise yaşamınızın temelini oluşturuyor.
Arzu ettiğiniz başarıya ulaşmak için yılmadan çalışıyorsunuz. Yöneticilik yeteneğiniz olduğu için Olaylara hemen hâkim olabiliyorsunuz. Yaşamın her alanında bu yeteneğiniz geçerli.
Kararlılık, güç ve irade hırsınızın araçları. Ve siz bu araçları Büyük bir beceri ile kullanıyorsunuz. Zaman zaman bu Niteliklerin olumsuz yönlerini sergilediğiniz oluyor. Böyle durumlarda son derece saldırgan olabiliyorsunuz. Oysa istediğinizi elde etmenin yolu ilişkilerinizde inceliği elden bırakmadan halletmek. Bazen eleştiren ve emreden oluyorsunuz ama size eleştiri yapıldığında kahroluyorsunuz. Aslında son derece hassas bir kalbiniz var. Bu durumda kalbinizin sesini dinleyin. Kısa zamanda hem liderliğinizi hem de dostlarınızı yeniden kazanırsınız.

Kader Sayısı: 2
“YARDIMCI” Sizi başkalarından ayıran iki yönünüz var. Taktik ve insan ilişkilerinde gösterdiğiniz ustalık ve beceri ile üstesinden gelemeyeceğiniz hiç bir şey yok. Yaşamınızdaki anahtar kelime işbirliği. Uyumsuzluk ve tartışmalı konular sisteminizi hemen etkiliyor. Bu yüzden başınıza böyle bir şey geldiğinde bütün gücünüzle durumu düzeltmeye çalışıyorsunuz. Zarif bir insansınız bunun yanı sıra başkalarını da çok düşünüyorsunuz kırmamaya çalışıyorsunuz. Bu yüzden çevrenizden dostlarınız hiç eksik olmuyor. Kader Çarkının diğer sayılarından daha mücadeleci bir ruha sahipsiniz ( 9’dan sonra ). Ancak yaşamın güzel zevklerinden hiç mahrum kalmıyorsunuz. 2 rakamı toparlayıcılığın sayısıdır. Ruhunuzun birleştirici yönünü alevlendiriyor. Mutluluğunuzun temel koşulu ise uyum yaptığınız her şey de sanki bir sihir var. Çünkü bir kavramı ele alıp onun içini doldurmakta üstünüze yok. Başkalarının yardıma ihtiyacı olduğunda ortaya çıkıyorsunuz ama gerektiğinde hiç kimsenin yardımı olmadan işinizi kendi başınıza halledebiliyorsunuz.

Kader Sayısı: 3
“SEÇİCİ” Örgütlenme yeteneği ve yöneticilik sizde toplanıyor. Becerikli bir insansınız bu özeliğiniz sayesinde başarı ve mutluluk dolu bir yaşam sizi bekliyor İnsanın doğasını ve zaaflarını iyi bildiğiniz için insanlığı düzeltmek amacına yönelik meslekler seçiyorsunuz. Aslında çok bağışlayıcı ve halden anlayıcı bir insansınız. Otorite en önemli silahınız. Yönetici olarak girdiğiniz her yerde bu silahı kullanıyorsunuz. Ne kadar büyük bir toplulukla çalışırsanız başarınız ve kazancınızda o derece büyük olacaktır. Endüstri, şirket ve örgütlerde yönetici yeteneklerinizi en iyi şekilde kullanabilirsiniz. Çok cesur bir insansınız. Amaçlarınız ve yapmanız gerekenleri çok iyi biliyorsunuz. Amacınız herkesin hareket özgürlüğünden faydalanmasını sağlamak. Ama bu da size göre belli bir disiplin içinde olmalı. Kendi özgürlüğünüz için başkalarını incitmekten hoşlanmıyorsunuz. Doğal olarak başkalarının da bunu size yapmasına izin vermiyorsunuz.

Kader Sayısı: 4
“DUVARCI” Yaşam çarkınızın sayısı kareyi simgeliyor. Bu adalet ve eşitlik demektir. Siz ise bu karenin tam ortasında dört tarafınız çevrili olduğu için kıpırdayamıyorsunuz. Biraz da hareket ve renk lazım değil mi hayatınızda? Sadece yukarıya doğru gelişebiliyorsunuz. Kare yaşamın tüm pratik yönlerini temsil ediyor. Ama olaylara değişik açılardan bakmayı başaramıyorsunuz. Yaşam çarkına gelecekte olacak iyi şeylerin temeli diye de bakabilirsiniz. Sabırlı ve sebatlı birisiniz çalışmaya her an hazırsınız. Aynen bir duvar ustası gibi araçlarınız mantık ve yöntemdir. Sizin için belirli kalıplar var, onların dışına çıkmayı ise hiç aklınıza getirmiyorsunuz. Sadık ve güvenilir bir kişisiniz. Ancak muhafazakârlık sizi kısıtlıyor. Ayrıntılar ise sizin bazı çabalarınızın sonuçlanmasını engelliyor. Kendi fikirlerinizi başkalarına zorla kabul ettirmeye çalışmazsanız ilerlemeniz daha kolay olacaktır. Bir sanatçının ya da mimarin size kavram olarak sunduğu biçimi tüm ayrıntıları ile gözünüzde canlandırabilirsiniz. Bundan sonrada kendi pratik yaklaşımınızla projeyi kâğıda dökebilirsiniz. Kimse sizin için görev ve sorumluluklardan kaçıyor diyemez çünkü nerede güvene ihtiyaç varsa orada sizi buluyorlar.

Kader Sayısı: 5
“YAZICI” Doğuştan Merkür özellikleriniz var. Enerji canlısınız. İnce bir zekânızın yanı sıra iyimser bir kişiliğiniz var. Yaşam sizin için cesaret gerektiren bir macera. Eğlenmesini dahası yaşamasını çok iyi biliyorsunuz. Yaşamın değişkenliği sizin değişik ve çeşitliliğe olan düşkünlüğünüzle tam bir uyum içinde olduğundan yaşama rahatlıkla ayak uydurabilirsiniz. Dünya’nın merkezi olmaktan hoşlanıyorsunuz. Ama olmadığınızı bir türlü kabul etmek istemiyorsunuz.
Özgürlüğünüze çok düşkünsünüz. Ve hiç bir şeyin sizi özgürlüğünüzden alıkoymasına izin vermiyorsunuz. Sözcükleri kullanmada çok başarılısınız. Bundan dolayı konuşmaya dayalı mesleklerde çok başarılı olursunuz. Eğlence ve yazın dünyasında bir yıldız gibi parlayabilirsiniz. Ancak üstün konuşma yeteneğiniz bazen sorunlarda yol açabilir. Bilmediğiniz konulara dalarak mahcup olabilirsiniz. Değişken bir karakteriniz var. Bu kötü bir özellik değil. Kimileri için bir zevk de denilebilir. Size göre akıllı insan zamana ayak uydurmak zorundadır. İhtiyaçlarınızın neler olduğunu biliyor ve bu uğurda yapmanız gerekenlerden kaçmıyorsunuz. Sizin için mutluluğa giden yol buradan geçiyor. Her ne pahasına olursa olsun almak. Mutluluk kendinizi ifade etmek ve başarıya ulaşmaktır.

Kader Sayısı: 6
“ÖĞRETMEN” Sizin dünyanızın yöneticisi aşktır. Aslında kime âşık olduğunuzun çok da önemi yoktur. Ve evrendeki göreviniz bu Felsefiyi öğretmektir. Amacınız ise başkalarına yardım etmektir. Aşka ve ilgiye olan aşırı ihtiyacınızın arkasında kendinize olan güvensizliğiniz yatar. Ailede gerçekleştirdiğiniz huzuru, çevrenize sonrada tüm dünyaya yaymak amaçların en önemlisi. Kabalığa, baylığa asla tahammül edemiyorsunuz. İkili ilişkiler tercihiniz. Kalabalıkta kendinizi savunmasız hissediyorsunuz. Müzikten, güzel sanatlardan anlıyorsunuz. Yaşamın güzelliklerine olan sevginizi bu alanlarda uzmanlaşarak dile getiriyorsunuz. Kendinizden çok başkalarını düşünme özeliğiniz, sizi gençlerin danışmanı, yaşlıların sırdaşı ve dünyanın öğretmeni yapıyor. Çok ender eleştiriyorsunuz. Aslında sizi rahatsız eden çok az şey var. Yanınızda sevgiliniz olsun yeter. Görevlerinizin size yüklediği sorumluluk aslında göründüğünden de ağır. Ancak bu ağır görevlerin önemini gayet iyi biliyorsunuz. Yaşamdaki görevlerinizi yerine getirerek büyük mutluluğa ulaşabilirsiniz.

Kader Sayısı: 7
“MİSTİK” Gözlemci bir yapıya sahipsiniz her şeyin ardındaki nedeni aramanız en büyük özeliğiniz. Yüzeysel hiç bir şey sizi tatmin etmiyor. Tersine merakınızı körüklüyor. Mistik konuları, yeni ve eski ilim alanları ilginizi fazla çekiyor. Tipik bir doktor gibisiniz. Sorunlu insanlar aradıkları huzuru sizde buluyor. Sizin elinizde adeta sihirli bir güç var. Mesafeli tavrınız sizi diğer insanlardan ayırıyor. Ancak yaşamın derinliklerine inenler sizi anlayabilir, suskun dönemlerinize bir anlam verebilir. Nitekim zaman zaman böyle manasızca içinize kapandığınız oluyor. İnsanlar ilk tanıştıklarında sizden çekiniyor. Doğuştan itibarisiniz adeta. Yeriniz ne olursa olsun daima ilgi uyandırıyorsunuz. Felsefi ve kültürel konulara
ilginiz büyük. Ancak tam olarak çözebilmiş değilsiniz. Müzik yazmak, keşifler yapmak yaratıcılığınızı kullanabileceğiniz alanlardan. Sizin için sanatçıların eserlerinden yararlanmadan yaşamak, yaşamak değil. Bazen yaşam sizin için bir düş kırıklığı olsa da daha öğreneceğiniz çok şey var. Genelde karamsar ve suskun bir yapıya sahipsiniz. Yalnız da yaşamayı başarabilecek nadir kişilerdensiniz. Hayat konusunda bazen umutsuzluğa düştüğünüz de oluyor. Ancak felsefi bakış açınız yaşamın nereden kaynakladığını ortaya çıkaracak kudrette.

Kader Sayısı: 8
“SANATCI” Her şeyi net olarak ifade etme yeteneğine hatta her şeyi net olarak hissetme yeteneğine sahip olmanıza, zekânın yaşamınızda büyük bir önemi var. Çok çeşitli konulardan zevk alıyorsunuz. Zamanınızın büyük kısmını da hayallere ayırıyorsunuz. Fakat yaşamın salt eğlence olmadığının farkındasınız. Çok yönlü olmak en büyük özeliğiniz. Çok ve çeşitli yetenekleriniz var. Çabuk kavramak da bunlardan biri. Fakat insanlar hakkında kolay yanılgıya düşüyor, gerçek yüzlerini çok geç fark edebiliyorsunuz. Bilgiye anında ulaşmanın yollarını biliyorsunuz. Ancak bilime yeteneğiniz ve düşkünlüğünüz fazla değil. Çünkü zamanınızın çoğunu gerçek bir bilim adamı gibi bilime adamak yerine daha sanatsal ve sportif faaliyetlerden hoşlanıyorsunuz. Hoşsohbet ve eğlencelisiniz. Bu özellikleriniz de kolay arkadaş edinmenizi sağlıyor. Pek çok insan sizi seviyor ama sizi gerçekten anlayan çok az insan oluyor. Bunun sebebi karmakarışık ruhunuzun derinliklerine inebilmeyi çok az kişinin başarabilmesi. Uğraştığınız size zevk veren konulardan çabuk bıkıyorsunuz. Olayları genelde olduğu gibi kabulleniyorsunuz. Yani fazla dert edinmiyorsunuz. Zaten mücadele etmekten de hoşlanmıyor çabuk pes ediyorsunuz. Kıvrak zekâya sahip olduğunuzdan başkalarını acımasızca eleştirmek ten kaçınmıyorsunuz. Sözcükleri kullanmadaki yeteneğiniz iyi bir eleştirmen, yazar, konuşmacı, ya da sunucu olmanızı sağlayabilir. Sevgisiz yaşamayan bir insansınız. Bu yüzden sizi seven ve anlayan biriyle birlikte olmadıkça mutlu olmanız mümkün değil.

Kader Sayısı: 9
“METAFİZİKCİ” Yaşamınız, perdenin gerisindeki esrarı, ruhun ve gizli ilmin ardındaki anlamı çözmekle geçiyor. Yaşamınızın amacı gerçeği yalnızca gerçeği öğrenmek Bu konuda çok başarılı olduğunuz da bir gerçek. İnsanları tanımak için genellikle 5 dk. Gözlemlemeniz yeterli. Hayatı seviyor fakat çok az kişiyi sevmeye değer buluyorsunuz. Hayatınızın her alanında cömert ve kusursuz olmak istiyorsunuz. Karsınızdakilerin de en az sizin kadar kusursuz ve güvenilir olmasını bekliyor, bu yüzden zaman zaman çok acı çekiyorsunuz. Çok güçlüsünüz fakat çabuk incinen altın bir kalbe sahibisiniz. Çok az insana gerçek sizi tanıma fırsatı veriyor, onlara da fazlaca değer veriyorsunuz. Psikolojik olayları anlama yeteneğiniz muazzam. Ancak sizin dışınızda gelişen olaylar sizi ve ruh halinizi fazlasıyla etkiliyor. Bağımsızlığınıza ve özgürlüğünüze düşkünsünüz. Yine de sevgiyi her şeyin üstünde tutuyorsunuz. Hayatınız karışıklıkları çözmek üzerine kurulu olduğu için mücadele etmekten yorulmuyorsunuz. Hemen her seviyeden insanla anlaşma yeteneğine ve sonsuz sabra sahipsiniz. Ünsanların ihtiyaçlarını onlar söylemeden anlıyor ve yardımlarına koşuyorsunuz. Çok iyi bir dinleyici, gözlemci ve yol göstericisiniz bu yüzden iyi bir psikolog veya konuşmacı olabilirsiniz…

Douglas Forbes İnsanın Pin Kodu

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Kılç vardır bir günde olur , kılıç vardır Bin günde olur

bilgekn6[1]

 

 

Bir Bilge , İki Kılıç
Bir savaş ustası ülkesinde savaşçılığı , cesareti, kılıç kullanma ustalığı , merhameti ve bilgeliği ile tanınır ve saygı görürmüş. Onun okulunda savaşçı yetişmesi için uzak ülkelerden bile krallar çocuklarını gönderirler ama pek azı usta tarafından ögrenciliğe kabul görür yada kabul görenler den çok azı bitirebilirmiş.
Yine bir eğitim gününde usta ögrencileri okul önüne çıkarmış .Elinde iki uzun kutu varmış. Öğrenciler merak etmiş kutularda ne var diye.
Usta öğrencilerine 500 adım geriye gitmelerini istemiş. Öğrenciler gittiğinde kutuları açıp içinden çıkardığı 2 kılıcı toprağa saplamış ve ögrencilere seslenmiş.

Ne görüyorsunuz?

Öğrenciler 2 kılıç diye cevap vermişler.
Usta kılıçları anlatın diye seslenmiş.

Mesafe cok uzak olduğu için öğrenciler sadece kılıç demekten başka bir sey söyleyememişler. Bunun üzerine usta ögrencilerine. 100 adım yaklaşmalarını söylemiş. Ve yine sormuş kılıçları anlatın ögrenciler 400 adımda 300 adım, 200 adım 100 adım yine kılıçları detaylandıramamış.

Bu böyle devam ederek ögrencilerin kılıcın etrafında toplanmalarına kadar sürmüş her yüz adım yaklaştırarak bilge her seferinde yine sormuş.

Öğrenciler kılıcın etrafına toplandıgında 2 kılıcın çok farklı olduğunu görmüşler aynı genişlik kalınlık uzunluk aynı ama biri çok ince işçilikle üretilmiş üzerinde çok emek olduğu dikkatle incelendiğinde farkediliyor bir çok yazı kazınmış üstüne , kılıcın üretilirken defalarca dövüldüğü su verildiği çok belirginmiş. Öğrenciler dokunmadan kılıca gördüklerini anlatmışlar.

Hoca sormuş anlattıklarınız yeterlimi kılıçları tanımak için . Öğrenciler evet yeterli ustamız demişler.
Usta yani ikiside kılıç !!! bu yeterlimi demiş,

Öğrenciler evet usta diye yanıtlamışlar. Usta güçlü bir ögrenciye daha az parlayan kılıcı alarak yanda duran kütüğe sertçe vurmasını istemiş . Öğrenci vurmuş kütük bir şey olmazken kılıç 2 ye kırılmış.
Usta sormuş çelikmi sert kütükmü ?? öğrenciler çelik demiş. O zaman neden kütük değilde kılıç kırıldı.
Diğer kılıcı almasını ve bu sefer yanda duran kayaya vurmasını istemiş. Öğrenci aman hocam bu kılıç da kırılmasın çok güzel, keskinliği bozulur kırılmasa bile demiş.

Hoca vurmasını isteyince öğrenci vurur ve kaya parçalanır, kılıçda zerre kadar bozulma olmamıştır.
Hoca sorar ne anladınız,
Öğrenciler cevap verirler.
Hiçbirşey uzaktan göründüğü gibi değildir.
Farklılık yaklaştıkça belirginleşir
Yakından bakmakta yetmez
Hissetmek gereklidir
Kılıcı denemek gereklidir
Yanıtlar birbiri ardına gelir,,,

Ve şimdi iyi dinleyin demiş usta toplamış öğrencilerini etrafına
Kılıcı kılıç yapan kılıç ustasıdır, bakmak yetmez, tutmak gereklidir, tutmak yetmez onunla savaşmak gereklidir, savaşmak yetmez kılıç olmak gereklidir, kılıç olacaksınki keserken ve kesilirken ne hissedildiğini bilesin.
Savaşta bilge olmak yetmez Bilgelik her daim olmalıdır. Savaşta bilgelik kılıcı ustaca kullandığınladır, barışta merhametle kullandığınladır, bunu anca kılıç olursan anlarsın keserken kesilenin ne hissettiğini.

Kılç vardır bir günde olur , kılıç vardır Bin günde olur
Bir günde olan kılıç bir vuruşta kırılır
Bin günde olan kılıç bin vuruşta bir zerre kırılmaz,
Bir günde olan kılıç acıtır,
Bin günde olan kılıç kesildiğini bile hissettirmez, varın şimdi bunu uzun uzun düşünün.
Der Bilge Usta öğrencilerine.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Budist Öğretilerden Bazı Temel Kurallar…

budizm36c[1]

 

 

Tarihsel felsefesinde insanın iç güzelliklerini ve erdemini ortaya çıkarmaya çalışan budist öğretilerinde bazı temel kurallar;

1. Önce kendi gideceğin yolu öğren, sonra öğretmeye kalk.
2. Bırakmayı öğren. Mutluluğun anahtarı budur.
3. Nefret hiçbir zaman nefretle yok edilemez. Nefret sevgiyle yok edilir, bu ölümsüz kanundur.
4. Varlığın öteki kıyısına vardığında önce, sonra ve ortada olandan vazgeç.
5. Sizi kendinizden başka hiç kimse kurtaramaz. Kendi kendinize ışık olun.
6. Damı basit yapılmış bir eve yağmur dolması gibi, derin düşünmeyen beyine de tutku öyle dolar.
7. Gökten altın yağsa insanın arzuları doyurulamaz. İsteğin küçük bir zevk verdiğini ve aslında acıya neden olduğunu bilen kişi, bilge kişidir.
8. Öfkeniz yüzünden cezalandırılmayacaksınız, öfkeniz tarafından cezalandırılacaksınız.
9. Geçmişte kim olduğunu bilmek istiyorsan, şu an kim olduğuna bak. Kim olacağını bilmek istiyorsan, ne yaptığına bak.
10. Bir kişinin kendi kendini yenerek kazandığı zafer, bir başkasının savaşta bin kişiyi bin kez yenerek kazandığı zaferden daha iyidir.
11. İnsanIar arasında nehri geçip karşı kıyıya uIaşan azdır. Büyük bir çoğunIuk nehrin kıyısında bir aşağı bir yukarı doğru koşup durur.
12. NedenseIIik, etkiIeşim, koşuIIar ve ayırt edici aIgıIama..dört büyük eIement bunIardandır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendini değiştirmeli insan..Yaşananlara bakış açısını değiştirmeli..

imagesQ8AYUBC5

Bir gün adamın biri zamanının Sufi üstadlarından birini ziyarete gelmiş ve ona şu soruyu sormuş:
“Ön yargılarımdan ve bağımlılıklarımdan nasıl kurtulabilirim?”
Üstad ona cevap vermek yerine ayağa kalkmış ve yakında bulunan bir sütuna kollarını dolayarak bağırmaya başlamış:

“Beni bu sütundan kurtarın!!! …

Adam şaşkınlıkla bakarak, Üstadın deli olduğunu düşünmüş ve ona şöyle demiş:
Neden böyle yapıyorsun?

Ben senin akıllı birisi olduğunu düşünerek ruhsal bir soru sormaya geldim. Ama görüyorum ki sen delinin tekisin, sütunu sen tutuyorsun, sütun seni tutmuyor! Bırak gitsin!”

Üstad sütunu bırakmış ve şöyle demiş: “Bu söylediğini gerçekten derinlemesine anlayabilirsen, kendi cevabını vermiş olacaksın. Bağımlılıkların seni tutmuyor, sen onları tutuyorsun! Bırak gitsin!”

Kendini değiştirmeli insan..Yaşananlara bakış açısını değiştirmeli..Özeleştiri yapabilmeli kendine..

Önce kendini yargılayabilmeli..
Sonrasını BIRAK GİTSİN….

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ARTIK FARKINDAYIM

 

3065907-emirgan-laleler-2011[1]
• Artık kendimi kimseye sevdirmeye çalışmıyorum. Sevmeyenin hep bir bahanesi olduğunun farkındayım.
• Artık kimseye olur olmaz beni eleştirme hakkı tanımıyorum. Biliyorum ki ben özel ve değerliyim ve kimseye kendimi kanıtlamak zorunda değilim.
• Artık kendini beğenmişe, ukalaya, kibirliye hayatımda yer vermemem gerektiğinin farkındayım.
• Artık her şeye bir “ama” cevabı verenlere bir şeyler anlatmaktan onlara çözüm üretmemek gerektiğini fark ettim.. Biliyorum ki isteyenin planı istemeyenin “ama”sı var.
• Artık körü körüne eleştirenler ile körü körüne savunanları aynı kefeye koyuyorum. Fanatiklere nefes tüketmemek gerektiğinin farkındayım.
• Artık başkasının dedikodusunu yapanla, sırrımı ve özelimi paylaşmıyorum. Bugün ona yapanın,yarın bana yapacağının farkındayım.
• Artık inatçı insanlara bir şey inandırmaya, ikna etmeye çalışmıyorum. “Bu onların kişiliği” demem gerektiğinin farkındayım.
• Artık affedemeyen, mükemmeliyetçi ve katı insanlardan uzak duruyorum. Hata yapan, özür dilemesini bilen insanlarla hayatı paylaşmam gerektiğinin farkındayım.
• Artık kimseyi mutlu etmek zorunda olmadığımı farkındayım. Beni hayatının merkezine koyanları, benim üzerimden var olanları, benim üzerimden mutlu olmak isteyenleri,istemediğimi fark ettim.
• Artık kendini geri çektiğinde de senin sayende yaşayanların ve mutlu olanların başının çaresine baktığını farkındayım.
• Artık kendini ulaşılmaz gösterenin aslında ambalajdan ibaret olduğunu farkındayım.
• Artık kimseyi hayatında zorla tutamayacağını, gitmek isteyenin bahanesi olduğu gibi kalmak isteyenin de bahane aradığını farkındayım.
• Artık iyi insanlar için daha çok çabalamam gerektiğini farkındayım.
• Artık iyi hissettiren insanlar için, daha çok emek vermem gerektiğini farkındayım.
• Artık iyi bir ilişki için sevgiden çok iyi anlaşmanın önemli olduğunun farkındayım.
• Artık kimin yanında “kendim “isem onun yanında daha mutlu olduğumun farkındayım.
• Artık gerçek dostluklarda mesafenin önemli olmadığının farkındayım. Yıllar sonra bile bir araya geldiklerinde kaldıkları yerden devam ettiklerini öğrendim.
• SERHAT YABANCI

Kaynak: Edebiyat Aşıkları

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

MELEKLERLE İLGİLİ SAYILAR VE ANLAMLARI

10399680_576728885838850_5231350251728083673_n[1]

Bu sıralar bu konuda sık sık sorular gelmeye başladı; ben de kitaplardan topladığım bilgilerle sayılarla ilgili bir özet hazırladım. Her bir rakamın bir anlamı var. Karşınıza devamlı çıkan sayılara göre anlamlarını birleştirerek kendi hayatınıza göre yorumlayabilirsiniz.
0: Tanrı / Allah seni seviyor
1: Düşüncelerinle yaratıyorsun, düşüncelerine dikkat et,
2: Meleklerin yanında
3: Aydınlaşmış (Yükselmiş) Üstadlar seninle
4: Meleklere senin için hallediyor
5: Doğru yoldasın, böyle devam et
6: Tanrı’ya havale et, bırak o senin için hallediyor (bu arada tanrı yerine Allah, Evren, Enerji, Güç ne isterseniz diyebilirsiniz:)
7: Bir mucize bekle
8: Bereket geliyor, kendini almaya aç
9: Yaşam amacın üzerine çalış, bu konuda farkındalık kazan
Bazı sayılar yan yana geldiğinde özel anlamları da oluyor. Doreen Virtue’
HaticeBadur

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bugün yaşayacağım her şeyi ben seçeceğim;

Güzel_beyaz_çiçekler[1]

Ya kızacağım yağmura etrafı ıslatıyor diye,
Ya da seveceğim onu çiçeklerimi suladığı için…
Ya sıkılacağım param yok diye,
Ya da harcamalarımı planlayıp, müsriflikten uzak kalmaya çalışacağım…
Ya sızlanacağım bozulan sağlığıma,
Ya da hayatta olmayı kutlayacağım…
Ya içli içli sitem edeceğim anne babama, beni büyütürken veremedikleri şeyler yüzünden,
Ya da onları yürekten seveceğim beni dünyaya getirdikleri için…
Ya sıkıntı basacak dikenli güllere katlanmak zorundayım diye,
Ya da dikenlerin gülleri var diyerek umut dolacağım…
Ya kaybettiğim dostlar için yas tutacağım,
Ya da yeni insanlarla yeni dostluklar peşinde koşacağım…
Ya işe gitmek zorunda olduğum için mızırdanacağım,
Ya da gidecek bir işim olduğu için sevinç dolacağım…
Ya ev işleri yapmak eziyet olacak bana,
Ya da işlerini yaptığım o evde aklımı, ruhumu ve bedenimi barındırabildiğim için minnettar olacağım…
Belki yeni şeyler öğrenmek istemeyecek canım,
Ya kızgın olacağım -öğrenmek gereken ne çok şey var- diye,
Ya da ufak tefek de olsa faydalı ne varsa öğrenmeye çalışacağım…
____ Leo Calvin Rosten __

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ağlayana sırt çevirme! Belki de onu güldürmek SENDE…

12814273_973443369359355_2884839440368977353_n[1]

Bir dilenci yolunu kestiyse SÖYLENME! Demek ki o günkü rızkı sende..

Biri kapına gelip, senden verebileceği bir şey istediğinde REDDETME! Belki dileği sende…

Dostun derdiyle dertlendiğinde, ŞİKAYET ETME! Demek ki o gün derman SENDE

Ağlayana sırt çevirme! Belki de onu güldürmek SENDE…

Hastaya BAKIP GEÇME! Belki Allah’ın izniyle şifa SENDE…

Sakın BEN diye de kendini bir şey ZANNETME! İLAHİ PLAN böyle…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

23 Mart Güneş Tutulmasında Ben Mi? Biz Mi?

56e1518c4ea54b6b624f99c0[1]

 

23 Mart 2016 saat 13:47 de 3 derece Terazi burcunda bir ay tutulması deneyimleyeceğiz.Gökyüzününde Ay Terazi Burcunda,Güneş ise Koç Burcunda tam karşı karşıya gelecek.Tutulma anında Aslan burcu yükseliyor olacak,yöneticisi Güneş Merkür ile kavuşumda.Aynı anda değişken burçlarda odak noktası Karmanın efendisi Satrun olan zorlayıcı bir de görünüm oluşacak.
Gökyüzü ne diyor olabilir bu görünümler eşiliğinde bize ?
9 Martta yaşadığımız Güneş tutulmasında değindiğim gibi,tutulmalar beklenmedik olay ve süprizleri beraberinde getiren enerjiler barındırırlar. Bir final dirve ortaya çıkan şeylerin görünür olmasıdır.Öncü burçlarda gerçekleşecek bu tutulma ise olayları daha da hızlandıracak.
Bu tutulmanın ana gündem maddesi ise BEN ve BİZ dengesini oluşturabilmek için hissedeceğimiz içsel ve dışsal olaylara hazırlıklı olmak.
KOÇ burcundaki GÜNEŞ bizden harekete geçmemizi,atak ve cesur olmamızı,bireysel kimliğimizi ortaya çıkarmamızı istiyor.Üstelik iletişimin ve ifadenin gezegeni Merkür ile kavuşumu ile bunu ifade etmemizi de istiyor. Koç Burcu eril enerji barındırır,kadın olalım erkek olalım içimizdeki eril yönün ifadesidir KOÇ Burcu. Tam karşısında yer alan Terazi Burcundaki AY ise bizden ilişkilerimizde diplomasi, nezaket, empati ve tepkilerimizde duyarlılık istiyor.Terazi Burcundaki Ay ise dişil enerjiler barındırır, hassastır,bu hassaslığı kararsızlığa kadar gidebilir.Bir ilişki içerisinde varolmaktır aslında istediği. Yöneticisi Venüs’ün şu sıralar Balık burcunda olması ilişki kurarken gerçekleri göremeyecek kadar hayalperest olmasına,ilişki içerisinde kendi kimliğini kaybedecek kadar dağılmasına yol açabilir.
İşte karşı karşıya gelen bu iki zıt enerji tutulma anının mesajını iletiyor bize :
Ben mi ? Yoksa Biz mi ?
Benim fikirlerim mi? Yoksa bizim ortak fikrimiz mi ?
Benim param mı ? Yoksa bizim sahip olduklarımız mı ?
Bana ait olan değerler mi ? Yoksa ortaklaşa oluşturduğumuz değerler mi ?
Benim sahnede olmam mı ? Yoksa birlikte aynı amacı taşıyan gruplar içinde sahnede olmamız mı ?
Listeyi uzatabiliriz istediğimiz kadar.Ancak olan şey şu ki bu sorular dengeyi sağlamakla ilgili ki bizi zorlamaya,değiştirmeye başlayacak. Tutulma olay bazlı hepimizin hayatına bir şeyler getirecek.Toplum olarak akıl ve ruh sağlığımızı sarsacak olaylar yaşadığımız şu günlerde huzura ve içsel barışa oldukça ihtiyacımız var. İçimizdeki savaşlar, huzursuzluklar,öfke patlamaları devam ettiği sürece dışımızda da göreceğimiz olaylar maalesef içimizin yansımaları olacaktır. Bu durumda ne kadar sağlıklı bir ilişki içerisinde olabiliriz ki ?Dualitelerimizde orta yolu bulamadığımız her durum ve olay bizleri daha da umutsuz ve depresif bir yapıya büründürecek. Üstelik 25 Mart tarihinde karmanın lordu Satrun gezegeni de retro yapmaya başlayacak ki kadersel olarak ilahi adalet arayışımızda hayal kırıklıklarına uğramamak için inançlarımızı da sorgulatacak bizlere.
Hepimiz bu tutulma etkisi ile ilişkilerimize bir kez daha göz atacağız,sorunlu birliktelikler,pamuk ipliğine bağlanmış ilişkiler ve ortaklıklar teker teker hayatımızdan çıkabilir. Şayet güçlü ve sağlam temellere oturtulmuş bir ilişki içerisindeysek bu resmi bir imza ile tamamlanabilir.Ancak yine de temkinli olmakta,mümkünse radikal kararlar almak için acele etmemekte fayda var.Bir proje üzerinde çalışıyorsak bunu tamamlayabiliriz.Devam eden hukuksal bir sürecimiz varsa bu sonuçlanabilir tutulma sonrasında.
Tutulmadan hangi burçlar ,nasıl etkiler alacak diye bakacak olursak;
En büyük etkiyi ÖNCÜ burçların 0 ve 8 derecede yerleşmiş gezegenleri olanlar,KOÇ/TERAZİ/OĞLAK/YENGEÇ burçları alacaklar.Bu bir ay boyunca sakin ve sağduyulu olmalarında,diplomatik bir iletişim tarzı oluşturmalarında fayda var. Koç burcundaki Merkür-Güneş kavuşumu dilimizin ayarının olmayacağını da gösteriyor, dilimizle başımıza iş açabiliriz,sonradan pişman olacağımız kelimeler çıkabilir ağzımızdan, aman dikkat.
DEĞİŞKEN Burçların 28-30 derecesinde gezegen yerleşimi olanlar,İKİZLER/YAY/BALIK ve BAŞAK Burçları olaylara olabildiğince gerçekçi bir bakış açısı ile yaklaşmalılar.Satrun gezegeni onlardan olabildikleri kadar disiplinli olmalarını,çalışmalarını istiyor.Söyledikleri ve yaptıkları tutarlı olmalı,somut değerler üretip çok fazla hayalciliğe kapılmamalılar,aksi taktirde hayalkırıklığı yaşamaya açık bir dönemdeler.
SABİT Burçlar yani ASLAN/KOVA/AKREP ve BOĞA burçları ise kendilerinin yarattığı
değil daha çok dışarıdan onlara gelen,onlara çarpan etkiler ile uğraşacaklar.Bu bir hastalık olabilir,bir seyahat planının iptali olabilir,kardeş ya da komşuların bir sorunu olabilir.İlişkilerde bu dönem içerisinde sağduyu ve temkinli olmakta ,olanı olduğu gibi kabul edip,değiştiremeyecekleri şeyler için kendilerini hırpalamamakta fayda var.
Hepimize farkındalığımızı bir üst boyuta taşıyabilecek olaylar ve kişiler getirmesini diliyorum bu dolunayın.Birlikte ,sevgi ve huzur dolu güzel günlere…
HÜLYA DEĞER

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÇOK BASİT BİR SAĞLIK UYARISI…

297291_423125481086905_433933942_n[1]

Mümkünse, her sabah veya akşam, günde bir kez olabilir, sert bir zemin üzerinde çıplak sağ ve sol ayak üzerinde, GÖZLERİNİZ KESİN TAM KAPALI her iki kolunuz yanlara T şeklinde açık, yaklaşık 30 sn.’de 100’e kadar, tek ayak üzerinden “sesli” sayarak DENGE’de durma eğitimine vücudunuzu ve beyninizi mutlaka ACİL alıştırınız.

İlk bir hafta sayamamanız çok normal. İlk bir haftadan sonra, 100’e kadar sayarak bu eğitime vücudunuzu alıştırırsanız, ileride kesinlikle ALZHAIMER konusunda sorun yaşamazsınız.

Huzurlu ve Kaliteli yaşamanız, “en az 100 yaşınıza kadar, her konuda birlikte sağlıklı yaşlanabilmemiz dileğiyle…”

ÖZEL NOT: Lütfen, olabildiğince fazla, özel dostlarınızla bu çok basit bilgiyi paylaşıp, kendilerini bilgilendiriniz…
Şu an olmasa bile, yıllar sonra özel dostlarınızın dualarını sürekli alırsınız… TEŞEKKÜRLER…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Çinlilerden yüzük parmağımızla ilgili ilginç bir hikaye…

 

10606061_1112784952085795_5700786596195041858_n[1]

 

Başparmak, anne-babanızı,
İşaret parmağı, kardeşlerinizi,
Orta parmak, sizi,
Dördüncü parmak (yani yüzük parmağı), hayat arkadaşınızı,
Ve serçe parmak, çocuklarınızı temsil eder.

İlk önce avuçlarınızı birbirine bakacak şekilde açın. Orta parmakları bükün ve sırt sırta birleştirin. Daha sonra kalan dört parmağınızı da şekildeki gibi açıp, uç uca getirin.

Şimdi, anne babanızı temsil eden başparmaklarınızı ayırmaya çalışın… Açılacaktır, çünkü anne babanız sizinle birlikte ömür boyu yaşamayacaktır. Er ya da geç onlardan ayrılmak zorundasınız.

Baş parmaklarınızı önceki gibi birleştirip, kardeşlerinizi temsil eden işaret parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılacaktır, çünkü kardeşleriniz kendi ailelerini kurup, ayrı bir hayat seçer.

İşaret parmaklarınızı birleştirip, çocuklarınızı temsil eden serçe parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılıcak, çünkü çocuklar da evlenir ve bir gün kendi hayatlarını kurar.

Son olarak serçe parmaklarınızı birleştirip, eşlerinizi temsil eden yüzük parmaklarınızı ayırmaya çalışın. Ayıramadığınızı görünce şaşıracaksınız. Çünkü karı-kocalar hayat boyu bir arada yaşarlar.
İyi günde ve kötü günde..

__________ALINTI__________

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »