Ruh Halinize İyi Gelecek 5 Bitki

emotional-wellbeing[1]

 

Hepimiz duygusal varlıklarız, en soğuk ve içten hesaplı görünenlerimiz de, duygulardan etkilenmiyormuş gibi görünenlerimiz de. Hiç oturup bir gün boyunca hissettiğiniz tüm duyguları düşündünüz mü? Peki ya bu duygular işinizi, ailenizle, sevdiklerinizle olan ilişkilerinizi nasıl etkiliyorlar?

Hayatta her şeyin iyi yanları ve kötü yanları vardır, bu duygular için de geçerlidir. Günü olumlu bir şekilde geçirmemizi sağlayan iyi duyguların yanı sıra, bizi korku ve güvensizlikle dolduran duygular da vardır.

Sürekli stres altında ve gergin olmak, duygusal gastrit olarak da bilinen stres nedenli gastiritin ortaya çıkmasına neden olur. Ana belirtileri mide yanması, kaşıntı ve ateş basması olan bu rahatsızlık mide duvarında enflamasyon nedeniyle ortaya çıkar. Eğer bu durum duygularınıza kök salarsa, zaman içerisinde ileride kansere neden olma riski olan mide ülserlerine dönüşebilir.

Doktorunuz duygusal gastrit teşhisi koyduktan sonra, psikolojik desteğin gerekli olup olmadığını değerlendirecektir. Hayatı pozitif bir bakış açısı ile daha rahat yaşamayı deneyin ve ortaya çıktıkları anda negatif duygulardan kendinizi uzaklaştırın.

Zihniniz o kadar güçlü ki, eğer onu olumlu düşüncelerle doldurursanız her şey daha iyiye gitmeye başlar. Sizi oluşturanlar düşündüklerinizdir, ne üzerine odaklanırsanız hayatınıza onu çekersiniz.

Bilge ve bonkör doğa ana bize duygusal sağlığımızı korumaya yardımcı olacak pek çok şifalı bitki sunuyor, bu bitkiler sayesinde yoğun bir günün ardından, stres ve endişelere neden olan negatif duyguları önleyip huzur bulabilirsiniz.

Peki bu şifalı bitkiler neler?

Size hayatı daha sakin ve rahat yaşamanızı sağlayacak bazı bitkilerden bahsedeceğiz. Ama bu bitkileri asla aşırı miktarlarda tüketmemelisiniz. Ve eğer bu bitkileri tüketmeye dair herhangi bir şüpheniz varsa, bu konu üzerine eğitim görmüş bir uzmana veya doktora danışmalısınız, özellikle de bir yandan da ilaç kullanıyorsanız.

Melisa

Limon otu adıyla da bilinen melisa, spazm giderici bir bitkidir ve bu özelliği nedeniyle bayılan kişilere gevşemeleri için verilir. Stres, gerginlik, endişe ve uykusuzuk (insomni) tedavileri ve sindirim sistemindeki kasılmaları rahatlatmak için kullanılan gevşetici bir bitkidir.

Lavanta

Migren, stres, yorgunluk ve stres tedavisinde etkili, uyumanızı kolaylaştıran lavanta, kaygı giderici ve rahatlatıcı bir bitkidir. Dahili veya harici olarak kullanabilirsiniz. Daha yaygın olarak aromaterapi, öz yağ veya lavanta çiçeği şeklinde harici olarak kullanılmaktadır.

Hodan Otu

Stres ve gerginliği azaltmak için, bir bardak su ve bir yemek kaşığı hodan otu ile hazırlayacağınız çayı içebilirsiniz. Günde birkaç bardak içebilirsiniz. Bu bitkiyi uzun süre boyunca ve hamileyken kullanmayın. Ayrıca küçük çocuklar için de önerilmemektedir. Aşırı miktarda tüketmeyin!

Valeryan

Bu bitkinin yatıştırıcı bir etkisi vardır ve gerginlik ve depresyon için çok iyi gelir. Ayrıca uyumayı da kolaylaştırır. Ancak, hamilelik ve emzirme döneminde kullanımı kontrendikedir; ayrıca küçük çocuklara verilmemelidir (çocuklarınıza bir ilaç vermeden önce daima çocuk doktorunuza danışın). Benzer veya aynı etkiyi yaratan ilaçlarla birlikte kullanmamaya özen gösterin.

Eğer ağır makineler kullanıyor veya dikkat ve konsantrasyon gerektiren bir iş yapıyorsanız, valeryanı gün içerisinde kullanmamalısınız. Bu tarz riskleri almadan özelliklerinden rahatça faydalanabilmek için, yatmadan kısa bir süre önce valeryan alabilirsiniz.

Papatya

Papatya rahatlatıcı özellikleri sayesinde huzur verici bir etkiye sahiptir. Gerginlik ve uykusuzluk (insomni) durumlarında, kuru papatya çiçekleriyle hazırlayacağınız bir çay size çok iyi gelecektir.

Ayrıca papatya çayı ile bir banyo da hazırlayabilirsiniz. Kuru çiçekleri demledikten sonra, bunu banyo suyunuza katın. Eğer isterseniz, banyo suyunuza çay yerine 15 damla papatya özü yağı da katabilirsiniz.

Bu tarifi papatyaya alerjisi olmayanlar kullanmalıdır. Hamile kadınlar ve küçük çocuklarda kullanımı için mutlaka doktorunuza danışın.

kaynak: sağlığa bir adım

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

NİYETLERİ SU’YA SÖYLEMENİN GÜCÜ

2942763258_b28c0e27dc[1]

 

Suyun hafızası var.. ‘Benim endişelerimi temizlesin’ düşüncesiyle içilen su, bedende bu komutu yerine getirir. Suyun hafızası var.. Su bütün evrenin ve kainatın başlangıç noktasını oluşturuyor. Ve insanı bedenlenmesinde etmen olan en önemli madde. Su olmadan ne yeryüzü, ne gökyüzü, hiç bir canlı olamazdı. Bedenin yüzde 70’i su ama beyinle birleştiğinde bu su anlam kazanıyor. O zaman H 2 0’dan çıkıyor. Ve ona hangi dalga boyunu yüklersen o frekansa bürünüyor. Moleküler yapısı dönüşüyor, bedene şifa katıyor.

Örneğin zihninizden “Bütün kuşkularım, korkularım arınsın, bedenim bunlardan temizlensin” diye geçirip, suyu içtiğinizde, o kesin şifadır. Çünkü, sözlerle suya frekans yüklemiş oluyorsunuz. Düşündüğün anda beyin onu tanımlayarak bir dalga boyu yayıyor.

Ve sen suya doğru bakarak bunları söylediğinde kayda alıyor. Bütün bunlar düşünülerek içildiğinde, bedenin ihtiyacı olan bir işleve bürünüyor. “Beni üzüntülerimden temizlesin” diye içildiğinde bedene o şekilde aktarılıyor ve komutu yerine getiriyor. Huzura kavuşmak, dertlerden kurtulmak için önce derin bir nefes almak, yaşam enerjisini bedene aktarmak sonra da bu düşüncelerle suyu içerek şifa bulmak mümkündür.

Ben uzun yıllardır, bu uygulamayı hayata geçiriyorum. Hem sağlıkta hem estetikte hem de şifada. İnsanların huzura kavuşması için bedeni arındırmak çok önemli. Bir insana şifa olsun diye frekans yükleyerek verdiğimiz su, o kişinin bedenini temizler. Suyla ilgili uygulamalar onlarca. Örneğin büyüyü çözer, akıp gitmesini sağlar. Eve konulan bir kase su, bütün odalardaki negatif enerjileri yok eder.. Bedene doğru bir şekilde yüklendiğinde şifa aracıdır. Nasıl ilaçlar şifa katıyorsa, ”SU” bunlar arasında en önemli maddedir.

Yarın için düşüncelerinizi, niyetlerinizi ve dileklerinizi bir kağıt bardağın üzerine yazın, suyun bunların tezahürüne yardım etmesi için. Bazen bu, “yarın şaşırtıcı şekilde yaratıcı olacağım ve sevgiyle parıldayacağım” gibi genel iyi bir prensip olabilir veya “yarın bu durum ile zorluğumu çözmeyi diliyorum” gibi spesifik olabilir. Bunu tam bir zihinsel berraklık ve şükran ile yaptıktan sonra, suyun yarısını için ve suyun büyük yoğunluk ile yansıttığını ve evrene büyütücü bir anten olarak davrandığını bilerek uykuya dalın.

Bedeninizdeki içtiğiniz su sizin niyetinizi taşıyor ve hala ”HER ŞEY” e bağlı olan bardakta kalan su ile bağlantılı ve mesajınızı evrene göndermenize yardım ediyor. Onun yapısı düşüncenizi gerçekten değiştiriyor ve bu bilim tarafından kanıtlanabilirdir. Siz uyurken, bilinçaltı zihniniz hem bedeninizdeki suyla hem de bardaktaki suyla iletişim kurmaya devam eder ve sizin konsantre olduğunuz şeye yapısını değiştirir, sabahleyin uyandığınızda ve bardakta kalan suyu içtiğinizde, tam tamına hayallerinizi içiyor olursunuz ! Bu, onları tüm varlığınızda daha da güçlü yansıtır.

Bunu her gece yapın ve nelerin olduğunu görün, mucizeler katlanır ve sağlık daha hızlı şekilde güçlenir. Su, insanların sahip olduğu en güzel, değişken ve düşünceden etkilenen fiziksel maddedir. Su, varlığımızın hologramında nihai fiziksel tezahürdür ve eğer suyunuzu severseniz, o da sizi sever ve yolunuzda size yardım eder. Su canlı ve farkındadır.

 

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Mutluluk İçin Bırakmanız Gereken 10 Alışkanlık

mutluluk-1[1]

 

Herkesi memnun edemezsiniz. Bu nedenle insanların ne düşündüğünü boş verip, geçmişte yaşadığınız kötü anıları unutun ve yaşadığınız ana odaklanın. Başarmak istediğiniz şeyleri gerçekleştirmek için kendinize güvenin.

Yaşadığınız her an mutlu olmanın imkansız olduğunu herkes bilir ve üzüntünün kaçınılmaz olduğu belli durumlar vardır. Fakat genellikle, mutluluğunuzun tamamen bir seçim meselesi olduğunu bildiğiniz zaman kendinizi melankolik hissetmeye başlayabilirsiniz.

Yaşadığınız modern hayatın gelenekler, engeller, korkular, mücadeleler gibi tuzakları mutluluğunuzun önüne geçebilir. Fakat en kötü durumda bile minnettar olmanız için hayatın size her zaman nedenler sunduğunu ve bu güven veren duyguyu hissedebilmek için en karanlık günlerin bile bir anlamı olduğunu unutmayın. Tüm bunlarla rahatça baş edebilmek için yapmanız gereken tek şey gerçek anlamda mutlu olmanızı engelleyen bazı kötü alışkanlıklardan kurtulmaktır.

Mutlu bir hayata başlamak için kurtulmanız gereken 10 kötü alışkanlığın listesini aşağıda bulabilirsiniz.

İnsanların ne söylediğini düşünmekten vazgeçin

İnsanlar doğaları gereği sosyal canlılar olduğu ve kabul görmemekten endişe duyduklarından dolayı bu sizin için zor bir durum olabilir. Fakat insanları devamlı mutlu etmeye çalışmak ve sizin hakkınızda ne düşündükleri konusunda endişe etmek tam anlamıyla zaman ve enerji israfıdır. İnsanların sizin hakkınızda ne düşündüğünün ilk etapta bakmanız gereken bir mesele olmadığını aklınızdan çıkarmayın.

Her zaman haklı olmadığınızı unutmayın

Haklı olmak herkesin hoşuna gider ve bazen haklı olduğunuzdan %100 emin olursunuz. Fakat bu her zaman haklı olduğunuz anlamına gelmez ve en mantıklı olan şey hatalı olduğunuzda bunu kabul etmektir. Her zaman haklı olduğu konusunda ısrarcı olan insanlar dramatik ilişkiler yaşayan, daha stresli tiplerdir. Bu da çevrelerindeki herkesi etkiler.

Çok endişeli olmayın

Hayatta kesin olan bir şey vardır: Stres, endişe ve hatta depresyon gibi problemleri mutlaka tecrübe edeceksiniz. Fakat, enerjinizi olmasını istemediğiniz şeyleri düşünmek için harcamaya değer mi? Tabii ki bazı sorunlar kaçınılmazdır, ancak onlar hakkında endişelenip durmak bir çözüm değildir. Bu tarz şeylerin üzerinden atlayıp geçmeyi öğrenin ve hayatta gerçekleşen her şeyin bir sebebi olduğu düşüncesini benimseyin.

Güvensizliğe hoşçakal deyin

Dünyada sizinle tamamen aynı düşünen veya sizinle aynı özelliklere sahip başka bir kimse yoktur. Bu nedenle kendinizi başkalarıyla kıyaslamaktan vazgeçip, aklınızda planladığınız şeyleri gerçekleştirmek için kendi beceri ve gücünüze güvenin. Eğer birileri sizin hakkınızda olumsuz bir şeyler söylerse, onları boş verin ve işleri kendi bildiğiniz gibi yapmaya devam edin.

Her şeyi kontrol altında tutma düşüncesini bırakın

Çevrenizde gerçekleşen her şeyi kontrol etme düşüncesinden vazgeçin. Her şey olacağına varır ve olup biter. Bu sırada endişelenmeniz gereken tek şey kendi varlığınızdır. İçinizden gelen her şeyi kontrol etme isteğini durdurduğunuz anda daha mutlu olduğunuzu fark edeceksiniz.

Geçmişi arkanızda bırakın

Birçok insanın bugün bile etkileri devam eden kötü tecrübeleri ve eski travmaları vardır. Bu şekilde düşünün: Hayatınızdaki her bir bölüm sizin için bir derstir ve daha güçlü olmak için acılarınızdan ve üzüntülerinizden bir şeyler öğrenmeniz gerekir.

Parayla mutluluk satın alamazsınız

Eğer daha fazla para kazanmak için çok fazla çalışıyorsanız, bunu yanlış nedenlerden dolayı yapıyor olabilirsiniz. Eğer gerçek anlamda mutluluğa ulaşmak için paraya ihtiyacınız olduğuna inanıyorsanız, aslında bu durum sizi gerçek mutluluğu yaşamaktan alıkoyar.

Tabii ki para hayatınız için önemlidir ve satın alıp keyfini sürebileceğiniz birçok şey vardır… Fakat, gerçek mutluluğun ailenizi ve arkadaşlarınızı sevmekten geçtiği gerçeğini unutarak, zamanınızı çok daha fazla para kazanmak için heba etmeye değmez.

Daha az şikayet ederek, onun yerine çözümler bulmaya çalısın

Hayatınızın monotonluğundan, işinizden, ailenizden, eşinizden ve hatta genel olarak dünyadan şikayetçi olmayı bırakın. Eğer sizi mutsuz eden bir şey varsa durumu düzeltmenin bir yolunu bulun ya da oradan uzaklaşmayı öğrenin.

Korkularınızın sizi ele geçirmesine izin vermeyin

Endişe duymak normal bir şeydir ve hayatınızda kendinizi korkmuş hissettiğiniz belli noktalar olacaktır. Fakat korkularınız kendini gösterdiği zaman, yapmak istediğiniz şeyleri engellemesine ya da sizi fırsatları değerlendirmekten alıkoymasına izin veremezsiniz. Risk almak ve korkularınızın sizi teşvik edip güçlendirmesine izin vermek daha mantıklıdır.

Öfke ve gururunuzu serbest bırakın

Öfke ve gurur sizi daha sert hale getirip ilişkilerinize zarar verebilen ve mutsuz eden iki duygudur. Bağışlama hissinin tüm kalbinizi sarmasına izin vererek, sizi gerçek mutluluktan alıkoyan tüm olumsuz duygulardan kendinizi arındırın.

kaynak: sağlığa bir adım

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İçimde mahsun bir cimcime var

bahar alerjisi belirtileri

 

İçimde mahsun bir cimcime var

Saçlarıma düşen beyazlara inat

Göz kenarlarımdaki kaz ayaklarına inat

Yaş yolun yarısıymış

Hanımefendiymiş

Hepsine inat

Büyümüyor

Uslanmıyor

Dönme dolaplara biniyor

Saklambaç oynuyor

Pamuk şeker istiyor

alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Access Barın Mucizeleri… Haydi Gelin Temizlik Yapalım…

10628159_915427568570226_4262051220589847448_n[1]

Merhaba, Ben Dr.Dain Heer. Burda benimle olduğunuz için çok teşekkürler.

Geçenlerde bana soruldu, “Yakınlık nedir?” diye. Benim bakış açıma göre, yanınızdaki kişiyle ilgili hiçbir yargınızın olmadığı yerdir. Tam bir özen gösterirsiniz. Tam bir nezaket içinde, bunun da anlamı onların evrenlerinin, onların dünyalarının içine bakmaya istekli olmak ve neye ihtiyaçları olduğunu görmek ve yapabiliyorsanız onu vermeye istekli olmaktır. Eğer sağlayamıyorsanız, kendinize dürüst olarak bunun da farkında olmak. Ve bir şekilde orda olmaya istekli olmak. Onların yapabilecekleri seçimlerin olasılıklarını gören fakat onları seçmeleri için zorlamamak. Ve yine de yargılamadan orda olmak.

Access Bar mucizelerine sizleri beklerim…

Yargılama yok birlik bilinci var, bilinçaltı temizliği var, para, sağlık, ilişkiler, hüzün, aşk, gençleşmeyle  ve daha bir çok konulardaki bizi bloke eden, kısıtlayan, engelleyen tüm bilinçaltı kayıtlarını yeniden yaratıp sonsuz olasılıklara açılmak isteyenler, 14 nisan perşembe 10.00-19.00 veya 7 mayıs 10.00-19.00 seminerlerime beklerim.

Rezervasyon için 0536 798 68 68 Anette

Bir de proses çalışalım hemen temizlik başlasın buyrun;

Bolluk ve bereket enerjimi düşüren, beni engelleyen., atılım yapmamı, yeni kararlar almamı engelleyen, bildiğim bilmediğim farkında olduğum olmadığım. bilinçaltımda ve tüm hücrelerime kodlanmış, bolluk ve bereketimi sekteye uğratan, önümü kesen her ne varsa hepsini tümünü tüm zaman mekan ve katmanlarda iptal edelim mi ? ? ?
Bu prosese lütfen çalışınız …
Aklınıza gelen tüm sınırlamalarinizi temizleyiniz.
Evet diyerek temizlik başlasın. ..Bundan daha iyi neler oluşturabiliriz ???

kaynak: Access bar sayfası

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

ETERİK KORDONLAR…

sigdirfc647134-8452-4b28-afd7-44c96a171ddb[1]

Eterik kordon, bizim çakramızdan çıkan ve duygusal anlamda ilişkili olduğumuz insan, nesne veya mekâna uzanarak gidip gelen bir eterik enerji hattıdır. Eterik kordonlar en genelde yakınlarımız ile babamız, annemiz, eşimiz, eski eşimiz, eski sevgililerimiz, şimdiki sevgilimiz, arkadaşımız, evimiz, çocuklarımıza kadar uzanır…

Eterik kordonlar pozitif bağlar olduğu gibi, nega…tif bağlarda olabilir… Pozitif bağlar esenlik duygusu verirken negatif bağlar enerjimizi aşağı çeker, tüketir.

Çok sıklıkla, cinsel ilişki yaşadığınız insanlar sizin sakral (2 nci) çakranıza bağlanmıştır. Tartışma deneyimlediğiniz insanlar solar pleksusunuza bağlanır. Üzüntü duyduğunuz/sizi mutsuz eden insanlar kalp çakranıza bağlanır. Acı verici ilişkiler yaşadığınız insanlar veya tüm yükü omuzlarınızda taşıdığınız bir ilişki yaşadığınız insanlar omuzlarınıza bağlanır.

Yakınlarımıza bağımlı olmak da negatif yönde bir eterik kordondur.

Yakınlarımıza bağımlı olmanın nedeninde yatan duygular maddi veya manevi anlamda güçsüz, yetersiz hissetme, güvende olamama hissi ve dolayısı ile ayrılık & terk edilme korkusu olabilir. Bu negatif bir bağdır… Bu durum özellikle karsı tarafı huzursuz ve güçsüz bırakır… Eterik bağ sevdiğimiz nesneler ile de ilgili olabilir… Örneğin anlam yüklediğimiz veya uğuruna inandığımız bir nesneye duyduğumuz bağımlılık gibi.

Bu bağları kesmek o nesneyi veya insanı kaybedeceğimiz anlamına gelmez. Sadece korkuyu veya endişeyi serbest bırakırız…

Bir insana sürekli öfke ve affetmeme duygusu taşımak da o kişi ile eterik bağımızı negatif yönde aktif tutacağından ilerde ciddi ruhsal ve fiziksel rahatsızlıklara neden olabilir…

Eterik bağ, bulunduğumuz mekan veya şehir ile de ilgili olabilir.Oraya yüklediğimiz anlam nedeni ile oradan ayrılmak istemeyebiliriz…Başka bir yerde daha iyi imkanlarla yaşamak mümkün olduğu halde, sırf bu mekan bağımlılığı yüzünden önümüze çıkan fırsatları kaçırabiliriz…

Eterik bağ güçlendirmesi, bu gibi bağları kolay bir şekilde kesmemizi sağlar.

Eterik kordon temizlik & güçlendirmesi:

*Öncelikle artık bırakmaya hazır olduğumuz ya da zaten auramıza bağlı olmaması gereken bağlardan arınmamızı sağlayacaktır.

*Sonrasında kopmayan bağların enerjisini şifalandıracaktır. Bu sadece sizi şifalandırmakla kalmaz aynı zamanda bağın diğer tarafındaki kişiye de şifa enerjisi gönderir.

*Negatif bağların çoğu Eterik bağ güçlendirmesi sayesinde kopacaktır.

*Kopmayanların daha çok şifaya ihtiyacı vardır.

*Kopmayan negatif bağların kopmama sebebi genellikle kişinin onu bırakmak istememesidir. Kişi hazır olduğunda bağlar daha kolay bir şekilde kopacaktır.

Eterik kordon güçlendirmesinin yararları:

*Daha sağlıklı olacak ve enerji seviyenizi yüksek tutabileceksiniz.

*Daha hafif ve topraklanmış hissedeceksiniz.

*Başkalarının negatif duygularıyla olan bağlantınızı sonlandıracaksınız.

*Kendinizle uyumlu hale geleceksiniz.

Ayfer İĞDEBELİ

Not: bu bağların kopması için dolunaylarda yaptığm geçmişin yükleriyle bağ kesme çalışmalrına gelebilirsiniz Rez: 0536 798 68 68 Anette

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sevgili ev sahiplerimiz…………

11403037_476322945857895_3519556012515653795_n1[1]
Biliyoruz ki bizi istemiyorsunuz. Bizimle yaşamak sizin yaşam şeklinize biraz… zor geliyor. Bizler sizleri anlıyoruz fakat sizler bizleri anlamıyorsunuz. Bizler sizlerin evine davet edildiğimiz için geliyoruz. Davet etmezseniz asla gelmeyiz. Peki bizleri nasıl davet ettiğinizi düşündünüz mü hiç?

Evimizde açıkta çok fazla gıda bırakıyoruz. Ekmek kırıntıları, akşamdan kalan yemek artıkları bunlar bizim için ziyafet yerine geçiyor. ve bizde davete icap edip geliyoruz. Bizler evinizde dolaşırken kendimiz için hazırlandığını zannettiğimiz, köşelerde ki toz yığınları, köşelerde ve kenarlardaki çatlaklar, bunlar bizim için çok ideal yerlerdir. Evinizde bulunan nemli ortamlar yaz sıcaklarında bizim için çok rahat olacağından buraları çok severiz. Damlayan musluklarınız bizim için açık bırakıldığını zannederiz. Nemli zeminler bizim için çok harika yerlerdir.

Eğer ki bizleri gerçekten evinizde istemiyorsanız lütfen bizleri ÖLDÜRMEYİN. Konuşamadığımız dan dolayı LÜTFEN bize anlayacağımız mesajlar bırakın. Kesinlikle sizleri rahatsız etmeden evinizden sessizce uzaklaşır sizleri asla rahatsız etmeyiz. Vermiş olduğumuz rahatsızlıktan sizlerden çooooook özür dileriz. Şimdi arkadaşlarıma vereceğiniz mesajları kendileri söyleyecek ben yazacağım.

KARINCA : Ben salatalık kabuğundan nefret ederlm. Girdiğim yerleri takip ederek oralara salatalık kabuğu koyarsanız ben anlarım ki beni istemiyorsunuz ve ben evinize girmem. Kireç veya Sıradan bir okul tebeşirle yeri çizseniz ben o çizgiyi asla geçmem. Eğer Limonu küçük küçük keser ve gireceğimiz yerlere koyarsanız bir anlarız ve girmeyiz. Ayrıca rahatsız olmaz iseniz cam kenarlarına Sarımsak sürebilirsiniz. Biz bunun kokusunu duyduğumuz yere girmeyiz.
Ama lütfen Bebek pudrası dökmeyiniz. ONLAR BİZİ ÖLDÜRÜR. Pudra nefes yollarımızı tıkar ve ölürüz..

KARAFATMALAR : Bizlerde Karbonat, Sirke, Boraks, Limon sevmeyiz. Ayrıca bizim için istenmeyen toplar işaretini koyabilirsiniz. Bunun için patatesleri haşlayın. İçine yumurta sarısı ve boraks ekleyin. Karıştırıp küçük toplar hazırlayın. Bizim dolaştığımız yerlere koyarsanız biz bird aha gelmeyiz.

SİVRİ SİNEKLER : Biz Sivrisinekler olarak ta sarımsak sevmeyiz. Eğer sarımsağı gıda olarak tüketirseniz bizler sizden uzak dururuz, çünkü kanınızda ki sarımsağın kokusunu alırız.

FARELER: Sizi çok korkuttuğumuz için ÇOK ÖZÜR DİLERİZ. Ama bizde sizden korkuyoruz. Hem öyle bağırmasanız , ne yapacağımızı nereye koşacağımızı şaşırıp geldiğimiz yeri tekrar bulup kaçamıyoruz. İyisimi siz bağırmayın. Bizi istemiyorsanız evinizdeki kücücük delikler, çatlaklar dahi her yeri kapattığınızdan emin olun. Kapı altı boşluklarını biz hep bizim için ayrıldığını düşünüyoruz. Pencerelerinizden gireriz. Sineklik taktırın.

Eğer bunları yaparsanız bizler sizleri hiç rahatsız etmeyiz. Ama unutmayın içeri almasanızda eğer KAPINIZIN ÖNÜNE bir kap içerisinde SU BIRAKIRSANIZ , Tüm küçük dostlarım adına size minnettar olurum.

Saygılarımızla
Tashi Nyima Lama, Karınca, Kedi, Köpek, (ve isimlerini yazamadığımız dostlarım adına )
Kaynak: karbonat facebook sayfası

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Her Olayı Hayır Bil…

1930805_1753922438173261_5578037580997839369_n[2]

 

Yaşadığımız herşey bir neden için olmaktadır, rastlantı, tesadüf diye birşey esasında yok. Tesadüf olarak nitelendirdiğimiz ilahi olayların tümü esasında Yüce Allah tarafından yönetilir ve meleklerimiz de bize rehberlik ederler.

Melekler bizim adımıza, gelişimimiz ve mutluluğumuz için eş zamanlı olay ve tesadüf süsü verilmiş karşılaşmalar düzenlerler.
Yaşadığımız her ana, ilişkilerimize bu perspektiften bakmaya çalışalım ve mucizeler için kollarımızı açalım, hayatımızdaki her insan ve karşılaşma için Yüce Allah’a şükredelim. Hayatımız mucizelerle dolsun…
ve öyle de oldu! 🙏

Işık Sarsın Sizi Sevgiyle, Mesude:)))

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kalp Çizginiz Yaşantınız Hakkında Ne Söylüyor

11-620x349[1]

 

 

Bu çizginin avucunuzda 4 farklı konumlanma şekli vardır – Herkes farklıdır.

Peki, seninki nasıl konumlanmış ?

A: Eğer kalp çizginiz orta parmağınızın altından başlıyorsa, siz bir lidersiniz.

Siz hırslı, bağımsız ve zeki birisiniz, ayrıca açık, net ve kesin kararlar alabilme becerisine sahipsiniz.

Hassas biri değilsiniz ve başkalarına karşı da biraz soğuksunuz.

B: Eğer kalp çizginiz orta ve işaret parmaklarınızın arasından başlıyorsa, siz düşünceli, anlayışlı ve nazik birisiniz.

Başkalarına güvenmek söz konusu olduğunda, oldukça kuşkulu ve temkinli birisiniz, fakat insanlar size güveniyor… Kalp ve mantık arasındaki dengeyi çok iyi sağlıyorsunuz. – idealizm ve realizm.

Ayrıca, karar verirken sağduyunuzu da kullanıyorsunuz.

C: Eğer kalp çizginiz işaret parmağınızın altından başlıyorsa, A maddesinde belirttiğimiz kişiliğe oldukça yakınsınız. Fakat, normal ve oldukça tatmin edici bir aşk hayatınız var. Siz görünüşe göre çok daha duygusal birisiniz ve yaşam tarzınız daha çok idealist olma eğiliminde…

D: Eğer kalp çizginiz, işaret parmağınızın ve baş parmağınızın arasında kavis çiziyorsa, siz oldukça sabırlı, yardımsever, şefkatli, iyi kalpli ve daima iyi niyetli birisiniz.

Geri kalan diğer birkaç çizgi anlamı A,B,C ve D maddelerindeki kadar klasik değil.

Eğer kalp çizginiz, üç çizginin birine doğru birleşmesiyle başlıyorsa, bu sizi ifade eden çok yönlü duyguları iyi bir şekilde dengede tutabildiğinizin iyi bir göstergesi.

Eğer çizgi parmağınızın tabanından, dibinden başlıyorsa, bu sizin anlayışlı bir insan olduğunuzu gösterir, eğer çizgi daha aşağısından başlıyorsa, -daha çok elinizin ortasından- bu sizin tam bir çalışma heveslisi ve materyalist biri olduğunuzu gösterir, Bu kişiler duygusal açıdan güçlü kimseler olarak bilinir ve genellikle erkeklerde daha fazla görülür.

Kavisli ya da yuvarlak bir kalp çizgisi düz olana göre daha sıcak, sevimli birini işaret eder.

Eğer kalp çizginiz kesintisiz ve net ise, bu sizin duygusal derinlik ile kolayca başa çıkabilen birisi olduğunuzu gösterir.

Oldukça İlginç !

kaynak: mnk.net

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Üçlü Canlandırma Vuruşu Hayatınızı Değiştirecek…

stimene[1]

 

Üçlü Canlandırma Vuruşu;

Enerji akışınızı düzenlemek

Bağışık Sisteminizi Güçlendirmek

Metabolizmanızı Canlandırmak

Sağlığınızı Korumak

Enerjinizi Yükseltmek için yapılır.

Duygusal Çalkantıyı Düzenlemek.

Stresi Ve Gerginliği Azaltmak

  1. Adım: K-27 (böbrek meridyeni) noktalarını ovun: Metobolizmayı canlandırır…
  2. Adım: Timüs noktasını dövün: Timüs bezinin ürettiği T hücreleri kanser ve mikroplara direnç gösteren bağışıklık sisteminin askerleridir. Bedenin enerji akışını yönetir ve düzenler. Stresli ortamlarda, negatif enerji yüklendiğiniz ortamlarda bu vuruşu mutlaka yapın.
  3. Adım: Dalak Noktalarına vurun. Enerji seviyenizi yükseltir ve bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirir. Duygusal çalkantıya, sinire ve gerginliğe çok iyi gelir
scalar energy healing sayfasından çeviridir…
Her vuruşu 20 kez yapmanızı tavsiye ederim.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

GÜNDE 5 BASİT ŞEY YAPIN HAYATINIZ DEĞİŞSİN.

gun-batimi-mi-gun-dogumu-mu-composite[1]

 

İngiltere’de 400’den fazla bilim insanı araştırmaları sonunda ‘günde beş basit şey’ yapıldığında insanların daha sağlıklı bir ruh haline sahip olduklarını buldu. İsterseniz bu listeden başlayabilirsiniz:

Günde beş basit şey…

1. Her gün insanlarla iletişim halinde olun Güçlü aile ve arkadaşlık bağları duygusal destek ve mental uyarılma sağlar.

2. Her gün mutlaka bir fiziksel aktivite yapın Fiziksel aktivite fit olmanızı sağlayarak genel sağlığınıza ve mutluluğunuza katkıda bulunur.

3. Kendinizi ifade etmenin yollarını bulun Örneğin bahçeyle uğraşmak etrafınızdaki dünyayla iletişime girmeye yardımcı olur. Ya da şiir okumak duygularınızın farkına varmanıza yardımcı olur. Yazı yazmak enerjinin çıkmasına yardmcı olur.

4. Her gün yeni bir şey öğrenmeye çalışın

Örneğin yeni bir dil veya yemek pişirmeyi öğrenmek için zaman ayırın. Hayat boyunca devam eden öğrenme hem zekanızı keskin tutmaya yarar hem de eğlencelidir.

5. Başkalarına yardım edin
Yardım kuruluşlarına arkadaşlarınıza ailenize veya yabancılara yardım edin. Vermenin kendi başına bir ödül olduğunu göreceksiniz.

alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu hafta hep beraber ”İyi ki yaptım” mahallesine taşınmaya ne dersiniz

kuzguncuk-3_1024x768_gezinim_com[1]

Küçük bir kasabanın 4 ayrı mahallesi varmış.

Birinci mahallede”EVET AMA” lar yasıyormuş. Evet ama’lar her zaman ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise”evet ama” diye yanıtlarlarmış.Yanıtları hep yanlış olurmuş. Suçu’da başkalarına atmakta ustaymışlar…

İkinci mahallede”YAPACAĞIM” lar yasarmış. Ne yapacaklarını bilirlermiş. Kendilerini yapacakları şeye adim hazırlarlarmış ama yapacakları sırada şanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış. Bu mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş. Yasamı ertelememek için verdikleri kararı bile ertelerlermiş.

Üçüncü mahallede yasayan ”KEŞKE” çilerin hayati algılama güçleri mükemmelmiş. Neyin yapılması gerektiğini daima en iyi şekilde bilirlermiş ama… maalesef her şey olup bittikten sonra.”Keşke” cilerin de basları hep kanarmış, duvara vurmaktan !…

Kasabanın en yeşil bölgesinde, en güzel evlerin olduğu mahallede ise”İYİ Kİ YAPTIM”lar otururmuş.

”Keşke”ciler bu mahallede yürüyüşe çıkar, etrafa hayranlıkla bakarlarmış. ”Yapacağım”lar ”Keşke”ciler ile birlikte bu mahallede yürüyüşe çıkmak ister ama bir türlü fırsat bulamazlarmış.”Evet ama”lar ise mahallenin güzelliğini görmek yerine, ağaçların gölgelerinin yeterince geniş olmadığından,günesin erken saatte dogması gerektiğinden şikayet ederlermiş. ”İyi ki yaptım” mahallesinde ki insanların kusuru da beyinlerinde mazeret üretme merkezlerinin olmamasıymış.Bu yüzden yasadıkları ortam her zaman güzel, düzenli ve huzurluymuş.

Bu hafta hep beraber ”İyi ki yaptım” mahallesine taşınmaya ne dersiniz

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir .

imgsize[1]

Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur:
“Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?”
Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler.
“O zaman” der öğretmen. “Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin.”
Öğrenciler bunu da yaparlar.…
“Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!”
Öğrenciler , bu işten pek bir şey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:
“Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun.”
Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur.
Öğretmen, kendisine “Peki şimdi ne olacak?” der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:
“Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? hep yanınızda olacaklar.”
Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar:
“Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor.”
“Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık.” “Hem sıkıldık, hem yorulduk?”
Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:
“Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz.

Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir .

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ELLİ YAŞIN GÜZELLİKLERİ

12063681_976569829063757_3077777429396980002_n[1]

 

1. İnsanların ne düşündüğünü artık umursamıyor, abuk sabuk şeylere kendini üzmüyorsun.
2. Hayatındaki insanları olduğu gibi kabul etmeyi öğreniyorsun.
3. Görüşmek istemediklerini eliyorsun. “Ama ayıp olur.” devrinin sonu 50 YARIM ASIR
4. Herkesin seni beğenmek, sevmek zorunda olmadığını biliyorsun.
5. Egoyu geri plana atmayı öğreniyorsun. Sana iyi gelecek davranış şekillerini uygulamaya çalışıyorsun.
6. Yapamadığın, yetişemediğin şeyler için suçluluk duymaktan vazgeçiyorsun.
7. Özgüvenin ve farkındalığın artıyor.
8. Ne istediğini biliyorsun. Her konuda… Boşa harcayacak zamanın yok.
9. Geçmişte yaptığın hatalardan ders çıkarıyorsun. Elinde 50 yıllık bir yaşam kılavuzu oluyor.
10. Hata yapsan da bu dünyanın sonu olmuyor. O hatanın bir gün, işine yarayacağını biliyorsun.
11. Akıntıya karşı değil, akıntıyla birlikte yüzmeyi öğreniyorsun.
12. “Hayır” diyebilmeyi öğreniyorsun. Bak bu çok önemli! Okuyunuz: “Hayır diyebilmeli insan”
13. Kafana taktığın şeylerin sayısı azalıyor. Hiçbir şey o kadar önemli olmuyor artık.
14. Dayanıklılık gücün artıyor. Hayat seni çoktan birçok acı çeşidiyle test etmiş oluyor.
15. Kendi değerini biliyorsun.
16. . Hastalıklı aşık olmamayı öğreniyorsun.
17. Hastalıklı aşk, yerini huzurlu aşka bırakıyor.
18. Huzurlu aşk yoksa, yalnızlığın tadını çıkartıyorsun.
19. Yalnızlığın ve kendinle geçirdiğin zaman eskisinden çok daha kıymetli oluyor.
20. “Yaşımızdaki erkekler, yaşımızın yarısındaki kadınlara bakıyor.” diye üzülmüyorsun. Onlar ne kaçırdıklarını bilmiyorlar. Cahilliklerine veriyorsun : )
21. Sağlıklı bir ilişkinin instagram reklamına ihtiyacı olmadığını biliyorsun.
22. Muhteşem hayatlar yaşadığını düşündüğün insanların, hiç de muhteşem hayatlar yaşamadığını biliyorsun.
23. Hayatta herkes bilmediğin bir problemle mücadele edebiliyor olabilir. Anlamasan da, anlayış göstermeyi öğreniyorsun.
24. Seks kesinlikle daha iyi oluyor. Erkek olsa da oluyor, olmasa da oluyor.
25. Sevgilinle kavga ettiğinde, yatağa küs girmiyorsun. Kaşık olup yatıyorsun.
26. 20 yaşındaki gibi kapıları, pencereleri çarparak kavga etmiyorsun. Oh be!
27. Daha az korkuyorsun. Korkunun üzerine gidiyorsun. Yaranın kabuğunu kaldırıp kanamasına izin veriyorsun.
28. Çocuk yaptıysan ne ala… Belki 2, belki 12, belki de 20 yaşında bir çocuğun var. Onun öğrettiklerine ve arkadaşlığına müteşekkir oluyorsun. Yapmadıysan da ne ala… Kafanı dinliyorsun : )
29. Artık kendin için giyiniyorsun. Moda denen şey, çok çok uzaklardaki bir galaksi oluyor.
30. Daha az alışveriş yapıyorsun. Onlarca giysinin asla giyilmediğini biliyorsun.
31. Paranı kılık kıyafet yerine, seyahate ve iyi bir şaraba harcamayı tercih ediyorsun.
32. Bunu yapabilecek imkanın varsa, “Senelerce çalıştım, olacak o kadar” demiyor, karşına çıkan ve bugünkü sen olmana yol açan fırsatlar için minettar oluyorsun.
33. Paylaşma, yardımlaşma güdün artıyor. Her konuda…
34. Bazen hayvanları insanlardan daha çok seviyorsun. Onlar için elinden geleni yapmaya çalışıyorsun.
35. Sağlığına dikkat ediyorsun. Sırt ağrısını, sana sahilde yürüyüşü zorunlu kılan bir güzellik olarak görüyorsun. Kronik öksürüğüne yol açan sigara paketine gelince… 50 yaşlarında sen, o son sigaradan daha önemli oluyorsun.
36. Ünlü yazar William Arthur Ward’un dediği gibi “Mutluluk içsel bir iştir.” Mutsuzluğun için başkalarını cezalandırmamayı öğreniyorsun.
37. İnsanın tutkularından vazgeçemeyeceğini biliyorsun. İşini sevdiğin şey üzerine kuramadıysan da, sevdiğin şeye vakit ayırıyorsun.
38. İçine kocaman bir nefes çekip, her ana şükrediyorsun. Hayat kısa ve hayat güzel.
Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 5 Comments »

Daha akıllı olmak ister miydiniz ya da her şeyi kolaylıkla hatırlamayı? Beyin gücünüzü artırmak ister miydiniz

gezi-1280x720[1]

Daha akıllı olmak ister miydiniz ya da her şeyi kolaylıkla hatırlamayı? Beyin gücünüzü artırmak ister miydiniz? Size mükemmel bir haberimiz var! Hemen hayatınıza dahil etmeniz gereken 6 alışkanlık ile hafızanızı geliştirip, bilişsel yeteneklerinizi güçlendirerek daha akıllı olabilirsiniz.

6 maddeye başlamadan önce, bu maddelerin hepsiyle alakalı olan bir şeyden bahsetmemiz gerekiyor: Dikkatli olmak!

Beyin gücünüzü artırmak ve hafızanızı geliştirmek için yapmanız gereken önemli şey dikkatli olmaktır.

Buna kısaca kasıtlı olarak dikkat etmek diyebiliriz. Dikkatli olmanın beyindeki gri maddeyi artırdığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Gri madde sizin daha net düşünmenize ve daha çok hatırlamanıza yardımcı olmaktadır. Bu 6 maddeye dikkat etmeyi koymamamızın sebebi hepsini yapabilmek için zaten hali hazırda dikkat etmeniz gerektiğindendir.

Uyku döngünüzü maksimize edin
Uyku sırasında vücudunuz ve beyniniz kendini iyileştirdiği için günde en az 7.5 saat uyumalısınız.

Hayatımızın 1/3’ünü uyuyarak geçiriyoruz, en azından öyle olduğunu umuyoruz. Uyuduğumuzda, 3 evreli bir döngüye giriyoruz ve bu döngü tüm gece boyunca tekrarlanıyor. İlk evre hafif uyku olup 30 dakika sürüyor ve ilk uykuya daldığımız zaman gerçekleşiyor. Devamında ise derin uyku geliyor ki, bu süreç 30-60 dakika arası gerçekleşiyor. Derin uykuda vücut kendini iyileştiriyor. HGH adında bir hormon salgılanarak vücutta onarılması gereken noktaları onarıyor. Eğer antrenman sonrası ağrı hissediyorsanız, bu evre sizin sabah uyandığınızda ağrı duymamanızı sağlamakla görevli oluyor.

Final evresi ise REM uykusu denilen ve 60-90 dakika arası sürmektedir. Bu evrede beynimizin onarılmaktadır. REM rüya görme evresi olarak da bilinir; fakat aynı zamanda düşüncelerinizin ve hafızanın sınıflandırıldığı evre olarak da bilinmektedir. Gece boyunca döngüler farklı evrelerde farklı önceliklere göre işlemektedir.

Vücudunuz ilk önce iyileştirilen bölgedir. Daha sonra sıra beyne gelir. Bu yüzden günde 7.5 ile 9 saat arası uyumak hayati derecede önem taşımaktadır. Ortalama bir Amerikalı insan günde 6.8 saat uyumaktadır ve hayatının büyük bir kısmını uykusuz olarak geçirir.

Uygulama:

Günde en az 7.5 saat uyumak için elinizden geleni yapın ve eğer gün içinde biraz şekerleme yapmanız gerekiyorsa, mutlaka yapın! Eğer siz de bazı insanlar gibi uykunun zayıflık belirtisi olduğunu düşünüyor ve size 6 saat uykunun yettiğini düşünüyorsanız, bir gece 7.5 saat uyumayı deneyince bunun sizin için ne kadar verimli olduğunu, gün içerisinde ruh halinize ne kadar olumlu etki ettiğini göreceksiniz.

Besin alımınızı maksimize edin

Hayatta ne ekersen onu biçersin! Eğer arabanızın en iyi performansla çalışmasını istiyorsanız, en iyi benzini koymalısınız. Eğer vücudunuzun ve beyninizin en iyi şekilde çalışmasını istiyorsanız, en iyi besinlerle beslenmelisiniz. İlk etapta bir oturuşta çok yemek yeme huyunuzdan vazgeçin. Günde 3 büyük öğün yiyorsanız, bunu 6 küçük öğüne bölün. Beynin en iyi çalışması için bir seferde 25 gram glükoz alması gerekir. Bu da bir muza eşittir. Dopamin gibi bizi mutlu hissettiren hormon içeren birçok besin maddesi bulunmaktadır. Bazı uzmanlar iki avuç kaju tüketmenin doğal antidepresan özelliği taşıdığını söylemektedirler.

Uygulama:

İlk olarak, porsiyonlarınızı küçültün. Daha sonra, vücudunuza sağlıklı ne almak istediğinizi düşünün. Vücudunuza aldığınız her besin maddesi size farklı etki etmektedir, bu yüzden sağlıklı şeyler tüketmelisiniz. Eğer ne yemeniz konusunda emin değilseniz, Google parmaklarınızın ucunda. Hemen sorun ve öğrenin, beyniniz ve vücudunuzun size müteşekkir olacaktır.

Yazın

Kağıda bir şey yazdığınızda beyniniz onu bilgisayara veya telefonunuza yazdığınızdan daha farklı görecektir. Kağıda bir şeyler yazıyorsanız, yazdıklarınız beyninizde daha uzun süre kalır.

Uygulama:

YazMaya başlamanın birçok yolu bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi bir sonraki günün sorumluluklarını/aktivitelerini yazmak olabilir. Bu endişelerinizden kurtulmanız konusunda size yardım eder, bir sonraki gün neler yapmanız gerektiği konusunda size fikir verir ve rahat bir uyku uyumanıza yardımcı olur. Aynı zamanda ertesi gün uyanıp hiç düşünmenize gerek kalmadan takviminize uymanıza yardımcı olur. Her ne kadar, bir şeyleri kağıda dökmek daha faydalı olsa da, bu konuda siz yardımcı olacak bir mobil uygulamayı akıllı telefonunuza indirmek her aklınıza gelen şeyi anında not etmenize fırsat verir. Gün içerisinde aklınıza birçok süper fikir geliyor ve uçup gidiyor. Bu fikirleri ele geçirirseniz, onları sonsuza kadar kaybetmekten kurtulursunuz.

Konfor alanınızdan çıkın
Rutini kırıp farklı şeyler deneyerek beyninizin olayları farklı görmesini sağlayabilirsiniz.

Konfor alanınızdan çıkmak, yeni şeyler denemek veya sadece kendinizi başka bir yerde konumlandırmak bazı şeyleri görmesi konusunda beyninize yardımcı olur. Beyniniz sürekli aynı ortamlarda bulunmaya göre yeni çevrelerde olmaya daha farklı tepkiler vermektedir. Sürekli aynı ortamlarda bulunursanız beyniniz kendini otomatik pilota alacaktır. Bu durumla daha önce karşılaştığı için anlamak için uğraşmayacaktır. Ama eğer senaryoyu değiştirirseniz, beyniniz yeni şeyler görmeye başlayacak ve bazı şeyleri farklı algılayacaktır. Bunu gerçekleştirmesinin sebebi ‘dikkat etmesi’ gerektiğindendir. İşte sihir tam da bu noktada gerçekleşmektedir.

Burada değinmek istediğimiz aslında, bazı şeylerin bizim kafamızda gerçekleştiğine vurgu yapmaktır. Bir proje üzerine çalışıyor olabilirsiniz ve bazı şeylerin eksik olduğu konusunda kaygılarınız bulunabilir. Beyniniz yeni bir ortama girdiğinde eksik parçalar aniden gün yüzüne çıkabilir!

Uygulama:

Bunu gerçekleştirmenin birçok farklı yolu vardır, fakat en kolay cevap rutini kırmak olacaktır. Eve dönüş yolunuzu veya antrenman rutininizi değiştirmek beyninizin rutini kırmasını sağlayacaktır.

Egzersiz yapın

Vücudunuza sayısız faydasının yanı sıra, egzersiz yapmanın beyninize de şaşırtıcı etkileri vardır. Egzersiz yaptığınızda, beyniniz endorfin salgılayarak kendinizi iyi hissetmenizi sağlar. Stresi azaltarak sağlığınıza zararlı olan kortisol hormonunu elimine eder. Kortisol, düşüncelerinizi olumsuz yönde etkiler ve bilişsel yeteneğinizi düşürür. Bu sebepten dolayı, iyi hissetmek ve net düşünmek için, pedal çevirin, ağırlık kaldırın, yoga dersine gidin veya sevdiğiniz hangi egzersiz varsa onu yapın.

Uygulama:

Hazır değilseniz bile, egzersiz yapmaya başlayın! Spor salonuna gitmek zorunda değilsiniz, evinizde de bazı egzersizleri kolayca uygulayabilirsiniz. Bunun dışında, aktif olmak için bilinçli tercihler yapın. Asansör yerine merdivenleri kullanın. Arabanızı evinize en yakın yere değil, biraz uzağa park ederek yürümeyi tercih edin.

Yavaşlayın

Yavaşlamak size tembel bir insanın tavsiyesi gibi gelse de, gerçekte size yardımı olabilir. Sürekli ‘meşgul olmak’ veya ‘aynı anda birden çok işle ilgilenmek’ üretkenliğinize zarar veren iki unsurdur. Yavaşladığınızda ve dikkatlı bir şekilde hedefe konsantre olduğunuzda, %100’ünüzü o göreve verirsiniz. Aynı anda iki işle meşgul olursanız, iki işe de %50’inizi verirsiniz ki, bu üretkenliğinizi oldukça düşürür. İşi iyi yapmanızın ve verimli olmanızın yanında, bu durum stresinizi azaltarak beyninizdeki kortizolü elimine eder.

Ayrıca yavaşlama daha az hata yapmamıza da yardımcı olur.

Uygulama:

Bu madde oldukça kolay olsa da, bazı sebeplerden uygulanması en zor olandır. Hep daha hızlı olmak konusunda eğitildiğimizden dolayı bu mantalite karışıklığı ortaya çıkarıyor. O yüzden yarın yapacaklarınızı yazın ve dikkatli bir şekilde ertesi gün o maddeleri yapın. Her bir maddeyi tamamladığınızda kendinizi daha mutlu ve rahatlamış hissedeceksiniz. Yavaşlayın ve tadını çıkarın.

Bu 6 alışkanlığı uygulamaya başladığınızda yalnızca beyin gücünüzün ve hafızanızın geliştiğini değil, ruh halinizin de hiç olmadığı kadar iyi olduğunu göreceksiniz.

Kaynak:

lifehack.org-uplifers

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »