Burçların İllallah Dedirten Özellikleri…

 

KOÇ BURCU

Ego tatminine en çok ihtiyaç duyan burç işte. Bay ukala, ya da bayan buz. En önde olacağım diye yapmayacağı yoktur. Yatakta, aşkta, işte, güçte en bencil burçtur. Karşısındakini kırdığını da en anlamayan burç. Kolay kolay da beğenmez. Asla af dilemez. Onlara kalsa dünyada herkes aptal, bir kendisi akıllı! Millete öğütler verir, ukalalık taslar. Önüne yemek koysan beğenmez. Allah düşmanların başına vermesin!
Ben bilirim gerisi boş,
İstiyorsan peşimden koş.
Emir almam, ben veririm,
Önderiyim bu feleğin… 

BOĞA BURCU

;
Hımbıl şey ne olacak. Kafası her şeye kolay kolay basmaz. Ağırkanlıdır. Biraz da mankafadır. Harekete geçmesi için arkasından hep birilerinin itmesi gerekir. Bir söyleneni bir kerede asla anlayamaz, 10 kere tekrarlamak gerekir.
Tek dileğim vardır,
Bolca para, zengin sofra,
Çok bir şey mi istediğim,
Güvencemdir bunlar benim… 

İKİZLER BURCU

durmakta fayda var. İkiyüzlü, riyakar, yalancı. Çenesi de öyle düşüktür ki, esir aldı mı, yanarsın. Ayrıca çoğu şizofrenin de ikizler burcundan çıktığı söyleniyor…
Zekam parlak, dilim oynak,
Her konuya elim kıvrak,
Sıkıntıya hiç gelemem,
Bir de karar verebilsem!…

YENGEÇ BURCU

Yengeçler sempatik ve başkalarının problemleriyle ilgilenir görünmeye çalışan, son derece yapmacık tiplerdir. Ama biz bu sahte şirinlik numaralarını yemeyin. Tembeldir, bi iş yapıcam diye aklı çıkar. Saftır da biraz. Sahtedir ve kolay kandırılır, yani salak. Bu arada akıl hastanelerindekilerin yüzde 90’ının yengeç burcu olduğu söyleniyor, haberiniz ola!
Tezcanlıyım, duygusalım,
Dokunsalar akar yaşım,
Annem, babam, cocuklarım,
Ben onlarsız ne yaparım… 

ASLAN BURCU

Evet küçük aslancık, sen kendini dünyanın zirvesindeki kusursuz insan sanmaya devam et, millet senle ne dalga geçiyor, haberin yok! Eleştiriye hiç gelemeyen, kendini beğenmiş zavallı aslan parçası, sen en iyisi kendini bir odaya kapat ve hayatının geri kalanını aynada oranı buranı seyrederek geçir bakalım….
Ben yarattım bu dünyayı,
Bir de dönse etrafımda!.
Her dediğim hemen olsun,
Zenginlik ve ün beni bulsun… 

BAŞAK BURCU

;
Ayrıntılar arasında kaybolur. Hayatı ayrıntı. Bir de titizdir ki, yarar insanı. Hastalıktan ödü patlar. Düzenli, tertipli olacak diye rahat batar. Ama onun her tarafı didik didik kontrol etme huyundan millete cinnet geçirmektedir aynı zamanda. Dili de acayip sivridir. Soğuk, ruhsuz tipin tekidir.
Yazdım, çizdim, notlar aldım,
Her bir şeyi ayarladım,
Yoktur bende bozuk, yamuk,
Mükemmeli ben yaşattım… 

TERAZİ BURCU

Çok pis sanatçı ruhludur. O nedenle de apayrı saçma salak bi boyutta yaşar. Böyle aklı bir karış havada gezen bu insanın bir iş bulması da pek muhtemel değildir, ömrünün sonuna kadar aylak aylak gezer. Güzel olacağım diye kendini yırtar. Bir haltı beceremez. Aklı bi karış havadadır. Dengesizin tekidir.
Ben müziksiz yaşayamam,
Hele sevmeden hiç duramam.
Danışsam da her konuda,
Bildiğimden şaşmam asla… 

YAY BURCU

Her şeyin iyi tarafını gören şen şakrak bir tiptir. Yeteneksizliğini de başka türlü örtemez. Şahsiyetsizdir. İşsiz güçsüz
insanlar bu burçtan çıkar. Aptal da denilebilir. İşi gücü aylak aylak gezmektir. Çoğu Yay burcu zaten alkoliktir. Zaten seni adam yerine koyup bu kadar yazanda kabahat…
Maceradan, maceraya,
Koşmak asıl işim benim
Toplarım hep ilim, irfan,
Bilgeliktir şanım benim… 

AKREP BURCU

Adı üstünde, akrep gibi sokar adamı. İçten pazarlıklı, kıskanç, ahlak anlayışı sıfır! Kıskançlık krizlerine girer. Aşkta, yatakta, işte, ilişkilerde hayvansıdır. Duygusuzun tekidir. Çoğu akrebin eninde sonunda korkunç bir cinayete kurban gittiği de duyulmuştur.
En güçlü şüphesiz benim,
Herkesi ezip geçerim.
Hele bana ters yapanı,
Doğduğuna pişman ederim…
 

OĞLAK BURCU

En duygusuz burçtur. Duvar gibidir. Tepkisizdir. Aşırı maddiyatçıdır. Cimridir. Tutucudur ve risk almaktan kaçar. Böyle biri dünyada ne diye yer işgal eder ki! Şöyle bir etrafa bakınca, hangi kayda değer insanın oğlak burcundan çıktığı görülmüş ki?
Cimrilik mi, benimkisi?
Hesabını bilmek gerek.
Günler aylar düşünürüm
Kararlarım şaşmaz benim… 

KOVA BURCU

Güya çok atak biridir, bir şeyi elde etmek için her türlü yalanı söyler, ama yalanı bile beceremez. Menfaatçilerin menfaatçisidir. Kendini beğenmiştir. İnsanların arkasından çok konuşur. Dedikoducudur. Çıkarı için yapmayacağı şey yoktur.
Taklitçiliği hiç sevmem,
İstesem de beceremem,
Orijinaldir fikirlerim,
Takip edilecek olan benim…
 

BALIK BURCU

Balık işte, adı üstünde, eşittir alık. Akılsızın tekidir, vur kafasına, al ekmeğini ağzından. Maaşallah hayalgücü pek gelişmiştir. Sürekli FBI’dan ya da CIA’den birilerinin peşinde olduğunu düşüne düşüne kafayı yeme raddesine gelen
balık çoktur. Söyleyecek pek bişi yok. Çünkü cibiliyetsiz ve en zeka yoksunu burç balıktır.
Bir dünyam var, sırça saray,
Dokunursan kırılırım,
Ben gelemem gerçeklere,
Avunurum hayallerle…Kaynak: Hurriyet astroloji 

 

 

 

Bitişler ve başlangıçlar ve adalet yani her şeyin yenilenmesi demek aynı zamanda. Bu süreç 2012 yılında başlamıştı. 2018 yılına kadar hat…ta taaa 2023 e kadar da devam edecek

Bugün saat 10:42 de gerçekleşecek ay tutulması ve birkaç dakika arayla dolunay hayatımızda bir çok değişikliğe neden olacak. Zaten 21 mayısa kadar marsın terazi burcunda olması bu süreci çok fazla hızlandırmakta ve ay tutulmasının da terazi- koç aksına olması, Bitişler ve başlangıçlar ve adalet yani her şeyin yenilenmesi demek aynı zamanda. Bu süreç 2012 yılında başlamıştı. 2018 yılına kadar hatta taaa 2023 e kadar da devam edecek.
Bugün Merkür- Uranüs kavuşumu var. Merkür-pluto arasında bir mücadele var. Kavuşumlar her zaman iyidir. .
Burçlar üzerindeki etkisine nelermiş bir de ona bakalım.

KOÇ
İlişkilere biraz daha dikkat edelim. Partnerimize iyi davranalım. Çünkü dengeyi korumamız gerekiyor. Her ne kadar ben deseniz de bu dönemi biraz da nazik ve dozunda geçirmek durumundasınız. Şu anda bazı şeylerde kararsız davranıyorsunuz. O zaman çevremizdeki kişilerinde görüşleriniz dinlememizde yarar var. Çalışma hayatınız da disiplin gerekiyor. İş hayatında yenilikler dönemi o nedenle çok iyi düşünün.

BOĞA
Denge ve adalet ön planda olduğundan ne kadar endişe ve gerginlik duysanız da, işbirliği ve anlaşmalardan kaçmayın. Sorunları çok iyi düşünerek ele almalısınız. Çözümsüz kaldığınız durumlarda kendimiz güvende hissetmedğimiz zamanlar olabilir. O zaman her zaman bir B planınız olsun. öğrenme isteğinizin yoğun olduğu dönemler..

İKİZLER
İlişkilerde seçici olunuz. Sanat güzellik alanında söz sahibi olacaksınız. Planlarınızı yavaş yavaş gözden geçiriniz. He konuda kararlı olunuz. Hedeflerinizi olabilirlilik üzerinde olsun. Bir takım organizasyonlarda başarılı olacaksınız. Hangi işin size uygun olacağını iyi düşünmek durumundasınız. Artık ayaklarınız yere bassın.

YENGEÇ
Sabırlı olmalısınız. İç huzurumuzda denge çok önemli. Bunları sağlamak için çok uğraşıyorsunuz. Bu tutulma size dayanma gücü verecektir. Fikirlerimizi cesaretle söylediğimizde, kazanacağımız bir gün. Aman gergin olmayalım. İletişimsel problemleri kısa bir süreliğine yaşayabilirsiniz. Sakin olursanız desteğiniz çok güzel gelecektir.

ASLAN
Bir takım haksızlıklar canınızı sıkıyor olabilir. Ancak bunların altından kalkabilirsiniz. Yurt dışı ve yurt içi yolculuklarınız başlayacak biraz sabır sadece. Dilediğiniz gibi yaşam olmadığınızı düşünüyorsunuz. Bu konuda direnç etkili oluyor. Düşünün ve bırakın her şey yerli yerine oturur.

BAŞAK
Bütçenizi dengeli tutmaya çalışın. İşbirliği yaptığınız kişilere karşı dikkatli olun. Kararsızlık içinde olmayın. Borçlar ve dengesiz alışverişlerden uzak durun. İşbirliği içinde olduğunuz kişiler kişisel çıkarlar ve menfaatler uğruna kendi çıkarlarını gözetebilirler. Bütün ilişkilerinizi gözden geçirin. Ancak her şeyi gözden geçirdikten sonra başarı geliyor ve yeteneklerinizi açığa çıkarıyorsunuz.

TERAZİ
Pasif kalmayı sevmiyorsunuz. Size karışılmasından da hoşlanmıyorsunuz. Eğer sakin olursanız bu tutulma en çok size yarıyor. Önünüze çok güzel sürprizler ve fırsatlar çıkacak. İlişkide oldukça zorlanıyorsunuz. İçinde olmadığınız kararlar alındığında bu kadar bireyselliğe tahammülünüz olmuyor. O nedenle gerçekçi olmanız gerekiyor. Bu arada dışarısı tarafından sınanıyorsunuz. Bu sizi güçlendirmek için yapılıyor. Sınamalarda ya maduru oynarız işimize gelir kolaylık, ya da güçleniriz. Aslında herkesin gücü seçmesi gerekir. Kolayı seçmek hayatı kolaylaştırmadığı gibi, yaratımı ortaya koymanızı engelleyeceğinden fiziksel rahatsızlıklara ve depresyona neden olur.

AKREP
Sürekli çatışma halindesiniz. Dostlarınızın arkadaşlarınızın her zaman sizin düşündüğünüz doğrultuda olmasını istiyorsunuz. O nedenle ilişkilerimiz ve dostluklar iyi yürümüyor olabilir. Biraz daha bekleyin ve sabredin. Çalışma şartlarında da biraz zorlanıyorsunuz. Yenilik yapmak istiyor ve kendinizi engelleniyor gibi hissediyorsunuz. Sabırlı olun. Çabalayın, öğrenmeye çalışın, fırsatlar çıkacaktır karşınıza, iyi değerlendirin. Yaşam armut piş ağzıma düş değildir.

YAY
İşbirliğine ve ilişkilerinize biraz dikkat edin. Kolay olmuyorsa, temmuza ayına kadar sabredin. Çünkü fırsatlarınız işbirliğinde var. Zihniniz çok meşgul, hiç bir şey istediğiniz gibi olmuyor olabilir. Aceleci kararlar almayın. Bu zaman da aşk veya evlilik isteyebilirsiniz. Aman keskin düşünmeyin acele karar almayın. Kontrolünüz ve amacınız her zaman olsun.

OĞLAK
Sürekli ilerlemeyi, Ancak engellerin de çok fazla olduğunu düşünüyorsunuz. Rutin hayattan ne kadar kurtulmak isteseniz de, belirsizliklerden adım atamıyorsunuz. Sürekli zihinde fiziksel durumlarını düşünüyorsun. Tabii bu da bir sınav sabırlı olacağız öncelikle tabii ki mücadele var. Sonrasında güzel günler yakın.

KOVA
Yurt dışı ile ilgili işler, projeler, başka yerlere gitmeler, sürekli bunları düşünüyorsunuz. Engellenmeler var, biraz sabır göstermelisiniz. Yaratıcılığınız çok fazla, çalışmalar çok başarılı olabilir. Cesur davranırsanız amacınıza ulaşabilirsiniz. Ne yapacağınıza çok iyi karar vermeniz gerekiyor.

BALIK
Yaratıcı çalışmalarınız çok ön planda olacak sıra dışı bir insansınız. İlişki anlamında çok zorlanıyorsunuz. Yaratıcılığınız kazanca ve berekete dönüşecektir. Çok kararlı ve sabırlı olmalısınız. Yenilikler ve yetenekleriniz için bu tutulma çok önemli. Parasal anlamda zorlanıyorsunuz. Biraz sabredin mücadele edeceğiz ve bütçemizi de kontrol edeceğiz.

Kaynak: Serpil Şansal Ka -Torun

Yarına dikkat! 500 yılda 3 kez oluyor

Dünya, yarın Türkiye saati ile 8:58’de başlayacak olan ve Kanlı Ay Tutulması adı verilen ender gökyüzü olayına kilitlendi. Tarihi olayın son 500 yıl içinde sadece 3 kez gerçekleştiği belirtiliyor.

Söz konusu tutulma, Dünya’nın uydusu olan Ay’ın gezegenin gölgesine girmesi ile başlayacak.

Uydunun tam olarak gezegenin gölgesine girmesi ile birlikte de Kanlı Ay Tutulması olarak adlandırılan tutulma olayı yaşanacak. Tutulma Türkiye’den gündüz saatlerinde gerçekleştiği için izlenemeyecek.

KOYU KIZIL BİR RENGE BÜRÜNECEK

Tutulma esnasında tam olarak kaybolmayan Ay, koyu kızıl bir renge bürünecek. Bu durum, tutulma olayı esnasında Dünya’dan yansıyan Güneş ışınlarının Ay’ın üzerine düşmeye devam etmesi ile açıklanıyor.

Güneşin kızıl – turuncu renkli ışınları için Dünya’nın atmosferinin oldukça şeffaf olması, bu ışınların tutulma esnasında Ay’ın yüzeyine çok etkili bir biçimde yansımasına sebep oluyor. Bu sebeple gökyüzü olayı esnasında Ay, kızıl renge bürünüyor.

4 KANLI AY TUTULMASINDAN İLKİ

Yarın gerçekleşecek olan ve 78 dakika boyunca sürmesi beklenen nadir tutulma olayı, 4 Kanlı Ay Tutulması’ndan oluşan serinin ilki olma özelliğini taşıyor.

radikal

Göz egzersiziyle,göz kaslarını güçlendirme,göz kusurlarını şifalandırma!..

Bilgisayar veya televizyon karşısında uzun süre kalmak, bir noktaya odaklanarak uzun süre bakmak, yanlış ve yetersiz aydınlatma gibi sebepler göz kaslarımızın tembelleşmesine neden olabiliyor.göz kaslarınızda meydana gelecek tembelleşmeyi engellemek ve gözlerinizi daha güçlü hale getirebilmek için bu egzersizleri günde 2 kez uygulamak gerekir. Göz egzersizleri yorgun kasları sakinleştir ve en önemli öğe olan suyun dolaşımını artırır. Tüm bunlarla birlikte göz ve göz çevreniz, bu hareketlerin düzenli uygulanması ile birlikte daha sağlıklı ve güçlü bir hale gelecektir.

 

Bu egzersizleri sabah akşam aksatmadan uygularsanız,iç optik kaslarınız ve göz kaslarınız güçlenir.

 

Önce derin nefes alıp gevşeyin,daha sonra vücudunuz dik olarak oturun ve egzersizlere başlayın.

 

1.Tam olarak yukarı bakın,sonra tam olarak aşağı bakın bu hareketi 10 kez tekrarlayın.

 

2.Tam olarak sağa bakın,sonra tam olarak sola bakın 10 kez tekrarlayın.

 

3.Tam olarak sağ yukarı köşeye bakın,sonra tam olarak sol yukarı köşeye bakın 10 kez tekrarlayın.

 

4.Tam olarak sol yukarı köşeye bakın,sonra tam olarak sağ yukarı köşeye bakın 10 kez tekrarlayın.

 

5.Gözlerinizi saat yönünde 10 tur döndürün,sonra ters yönde 10 tur döndürün.

 

6.Gözlerinizi kırpıştırın.Avuçlarınızı birbirine sürterek ısıtın ve göz kapaklarınızın üzerine koyup 10 saniye dinlenin.Nefes alırken avuç içlerinizle gözlerinizi iki yana doğru sıvazlayın.

 

7.Derin bir nefes alın.Nefesinizi 5 saniye tuttuktan sonra yavaşça verin ve 5 saniye dinlenin.

 

Tüm hareketleri gözleriniz kapalıyken sırayla tekrar edin.

 

Alıntıdır ….

Araştırmacı Tram-Semen’in ortaya çıkardığı Eski Türk astrolojisi sisteminde, 36 ayrı burç bulunuyor!

Araştırmacı Tram-Semen’in ortaya çıkardığı Eski Türk astrolojisi sisteminde, 36 ayrı burç bulunuyor!

Karaçay Türkleri’nden araştırmacı Sofi Tram-Semen, 20 yıllık çalışma sonucunda yüzlerce yıl önce Nart-Karaçaylar’a ait 36 burçluk sistemi belirledi.

“Ben kesinlikle ne astrologum, ne falcıyım, ne de büyücüyüm. Sadece bu kültürde bulunan öğeleri ortaya koymaya çalıştım” diyen araştırmacı Tram-Semen, babası Karaçay’ın halk şairi İsmail Semenov’un başladığı çalışmayı sürdürerek kaleme aldığı “Türk Astrolojisi” adlı dört ciltlik kitapta, eski Türk burç sistemini ortaya koydu.

Nart boyu Hunlar-Karaçaylar’ın eski astrolojisinde 36 burçlu yıldız çizelgesi, 12 gezegen ve 36 yıldız grubunun bulunduğunu ifade eden Tram-Semen, NTV’ye şunları söyledi: “Bu bilgilerin Hun halkının bir bölümünde korunması, milattan önce Hunlar’da bu ilmin gelişmiş olduğunu ispatlamaktadır. Hatta bu hayvan yıllarıyla ilgili şakalar bile bugün hala korunmakta, zaman zaman dile getirilmektedir” dedi.

“Türk Astrolojisi” adlı kitaba göre bu 36 burç ve bazı genel özellikleri ise şöyle:

* Toruk (21-31 Mart): İdare sahibi, gururlu, lider, işini hayatı gibi sever, yönetici.

* Hımmıy (1-10 Nisan): İyimser, idealist, romantik, yaratıcı, hayallerinin gerçekleşmesi için ömür boyu çalışır.

* Huttus (11-20 Nisan): Hassas, mantıklı, dürüst, şerefli, adaletli, yönetici, kıskanç, önde olmayı seven.

* Hunta (21-30 Nisan): İnatçı, duygusal, kırgın, yaratıcı. İyimserlik ve karamsarlık aynı anda gözlenir.

* Çolpancı (1-10 Mayıs): Duygu tutsağı, önsezi yeteneği olan, dayanıklı, çocuk ruhlu, sadık, temiz kalpli.

* Kölköl (11-21 Mayıs): Enerji dolu, devamlı bilgi isteyen, aşkta şahane, önder, kahraman.

* Çamay (22-31 Mayıs): Fantezisi zengin, temiz ahlaklı, idealist, söz, yazı ve fikirde önder, çok taraflı, yetenekli.

* Küylü (1-10 Haziran): Düzeni sever, gururlu, kaderci, planlı, ağzı sıkı, yalanı ve ihaneti kabul etmez.

* Kuşmuş (11-21 Haziran): mantıklı, parlak, iyimser, gösterişçi, eleştirel, kaderci, mistik konulara meraklı, sanat ve edebiyata ilgi duyar.

* Sezgek (22-30 Haziran): Mızmız, tatlı dilli, içine kapanık, inatçı, intikamcı, yetenekli, önsezisi kuvvetli, yaratıcı.

* Kuşdüger (1-11 Temmuz): Duygularını mantıktan önde tutan, çocuk ruhlu, dengesiz, tembel, kararsız, karamsar, yetenekli.

* Gondaray (12-22 Temmuz): Hayalci, hafızası kuvvetli, geçmişe özlem duyan, his dünyası zengin, dürüst, müziği ve siyaseti seven.

* Ötgür (23-31 Temmuz): Gururlu, zeki, maddi problemleri büyüten, çekici.

* Küsümmü (1-12 Ağustos): İyi arkadaş, dedikoducu, önder, bir numara olmayı seven, maceracı.

* Künlü (13-23 Ağustos): Duygusal, hassas, gururlu, maceracı.

* Sınçıma (24 Ağustos-1 Eylül): Ekonomi, sanat ve edebiyata yetenekli, dürüst, insancıl, yaratıcı, otoriter.

* Atçak (2-13 Eylül): Fiziği düzgün, iyimser, depresyona yatkın, iradeli, şanslı, gururlu, hassas, gelenekçi.

* Kıllı (14-23 Eylül): Otoriter, gururlu, sabit fikirli, sert, zeki, duygusal, aşk hayatında utangaç, çekingen, yazarlığa yatkın.

* Canakkı (24 Eylül-3 Ekim): Nazik, hassas, sorumluluk ve vicdan sahibi, dürüst, kompleksli, gösterişçi, hayalci, dekoratörlüğe ve dikişe meraklı.

* Ban (4-12 Ekim): Duygusal, düzenli, enerji, kaderci, hümanist.

* Cemiş (13-23 Ekim): İyimser, dürüst, ahlaklı, mantıklı, eleştirel, altıncı hissi kuvvetli, şanslı, önder, filozof.

* Batık (24 Ekim-1 Kasım): Özgürlüğüne düşkün, diktatör, muammalı ruhlu, iki kutuplu, cesur, gaddar, mükemmel arkadaş, çekici, önder.

* Hırtlı (2-12 Kasım): Kararlı, gururlu, savaşçı, spora ve sanata düşkün.

* Tutamış (13-22 Kasım): Muhafazakar, fedakar, idealist, çapkın, çift karakterli, pragmatik.

* Uslu (23 Kasım-2 Aralık): Objektif, ilime meraklı, dengeli, hoşgörülü.

* Kutas (3-12 Aralık): Yetenekli, dengesiz, mistik, düşüncesiz, kararlı, anlaşılmaz, nazik, hassas, gururlu, kıskanç.

* Tusanak (13-21 Aralık): Güçlü karakterli, endişeli, şüpheli, şanslı, emir vermeyi seven, hareketli, tutumlu, gaddar.

* Tutar (22 Aralık-1 Ocak): İradeli, çalışkan, kahraman. Arkadaşı az olur, zaman zaman yersiz küser, hayatının son kısmında rahat eder.

* Beçel (2-12 Ocak): Kırgın, kızgın, ısrarlı, öfkeli, intikamcı, karamsar.

* Pırsıuay (13-20 Ocak): Mantıklı, eleştirel, tartışmayı seven, duygusal, sadık, özgür düşünceli, gururlu. Uzun yaşar.

* Balauz (21 Ocak-1 Şubat): Gaddar, deha, önder, müzik ve dansa yetenekli.

* Cantay (2-10 Şubat): Titiz, realist, estetiğe meraklı, astronomiye ilgili, yenilikleri sever, kimi zaman hareketli, kimi zaman rahatına düşkündür.

* Ergür (11-18 Şubat): Duygusal, hayalci, önder, ufku açık, mistik konulara meraklı, karamsar, yaratıcı.

* Sönegey (18-28 (29) Şubat): Şair, sanatçı, dengesiz, çekici, kararsız, aşk hayatı hareketli, kurnaz, nazik, duygusal.

* Cannan (1-9 Mart): İyi yürekli, baskıcı, tatlı dilli, zarif, idealist, otoriter, hüzünlü, hayalci.

* Şatık (10-20 Mart): Huzursuz, gururlu, sanatçı, özgür, depresyona ve sinir hastalıklarına yatkın.

Kaynak: Gazetesiz

 

GÜLMEKTEN ÖLDÜM OKUYUN KESİN…Kadınlar ve Burçları…

kova-burcu-kadini-1[1]

Sevgili kadınlar hayatınız boyunca iki kelime etmek istemediğiniz bazı hem cinslerinizle mucizevi bir soru sayesinde saatlerce konuşabilirsiniz. “Burcun Ne???” Kadınlar birbirine bu sihirli kelimeyi söylediği anda o sohbet akmaz, adeta çağlar…

Bugün sizlere (özellikle erkeklere) kadınların burçları hakkında bazı hayati bilgiler vericem. Sonra da çıkarın kalem, kağıtlarınızı sözlü yapıcam.

Koç: Çok bilirler, yok yok tam olmadı, herşeyi onlar bilirler.”Yardımcı olur musun”cümlesi koçun yazılımında yoktur. Koç kadını Survivor Taner gibi her maceraya tek başına dalar. Baskın karakterlidir, erkeğe sözünü geçirmek ister ama sözünü geçirdiği erkeğe de saygı duymaz. Uzaklara gitmek ister, gitti mi de fazla açılmışız diye dönmek ister. İnsanın; -Ablacım ne istiyosun Allahınsen, diyesi gelir koça. Dedikodu yapamaz, kopya çekemez, hız limiti 75 se 60 la gider, kurallara bağlıdır, yalana ve disiplinsizliğe toleransı sıfırdır, bir de söz verip yapmadınız mı terlikle kovalar vallahi. Spiritüel aleme meraklıdır, gönül rahatlığıyla yanlarında ruh çağırıbilirsiniz, içlerinde bir tavernacı yaşar, sabaha kadar birlikte eğlenebilirsiniz.

Boğa: Vee karşınızda aforizma tanrıçası, dolaylı anlatım kraliçesi boğa. Ya arkadaş bir kere de doğrudan seni seviyorum, sana çok bozuğum filan desene, varsa yoksa alıntı. Boğa kadınına; “Hayatım nereye gidiyosun?” diye sorsanız. -Nereye gideceğini bilen için tüm dünya kenara çekilir. diye cevap verir. Yahu eltime gidiyorum desene, net olsana gözünü sevdiğim. Duygusal anlamda kendini net ifade edemese de, iş hayatında ne istediğini bilen ender burçlardandır boğa. Kafasına koyduğu herşeyi yapar, yeter ki istesin ama aşık oldu mu bütün planları şaşar, hemen ev terliklerini, alt aşortmanını giyip dolma sarmaya başlar. Fakaaat, verdiği değeri sizden göremiyorsa Uçan Adam Sabri gibi Alllaaaah diye kaçın, çünkü tersi boktur caarrt diye bırakır sizi.

İkizler: İki değil 10 kadın yaşar içinde, en tekinsiz burçtur, gülüp eğlenirken Medyum Memiş gibi zumzuğu ağzınıza çakabilir. Gönlünü hoş tutan erkekleri bünyesi reddeder, onu kanırtan, sinir hastası eden adamlara aşık olur. Konuşkan ve eğlencelidir, seyahate bayılır. İkizler kadınıyla yemeğe giderseniz 3 saatten önce yemeğinizin gelmemesi garantidir. -Tavuk var mı var, -makarna var mı var -ben lüfer aliym o zaman, diye sipariş verir. Bir mekanda bir yemek geri gönderiliyorsa arkasındaki kadın muhakkak ikizler burcudur. Yaşını göstermeyen narin ve zarif bir yapıları vardır, en geç yaşlanan burç ikizlerdir. Herkese şarladıkları, içlerinde bişey tutmadıkları için yaşlanmamaları doğaldır. Ohh iyi yapıyolar valla biz tuttuk da noolduu ayynen devam.

Yengeç: Güçlü görünmeye çalışıp bunu başaramayan tek burçtur. Bir yengeçle sohbet ederken bir şeylerin ılık ılık aktığını hissedersiniz, evet evet akan beyninizdir. İlişkiler hakkında hiç durmadan 72 saat konuşabilirler. Sizi asla dinlemeyip, en iyi dinliyo taklidi yapan burçtur. Siz ne anlatırsanız anlatın kafasında tavşanlar zıplar. Kazara arayıp, yarın dünyanın sonu geliyomuş deseniz, demek o yüzden benden ayrıldı yoksa bana hayatta kıyamaz olur yorumu. Yengeç için kainattaki herşey kendisi ve sevgilisi ile ilgilidir. Tam bir sabah insanıdır yengeç, sabah 5 de bile kalksa mutlu ve neşeli uyanır. Samimi ve komiktir, insan 1 gün bile görmezse özler yengeci, duygusallığını zekası ve fırlamalığıyla kapatır. Çok eleştiriye ve ihmal edilmeye gelemez aman.

Aslan: Mor dağların prensesi gibi salınır etrafta. Göz süze süze ağzını büze büze konuşur. Lükse şaşaaya düşkündür, mümkün olsa totosunu dolarla avroyla siler. Arkadaşlarını aşırı sahiplenir, mazallah arkadaşının sevgilisini bir kızla görse, yemez içmez; “hayırdırrr canımm!” mesajıyla yetiştirir hemen. Pozitif bilimlerden hazzetmez, hangi bölümü bitirirse bitirsin, hep yanlış bölümde okuduğunu düşünür. Bıraksalar, bütün aslanlar ressam, müzisyen, reklamcı olur. Çok duyarlı ve akıllıdır ama sıkıntıya gelemez. Güvenilirdir, kesseler sırrınızı söylemez. Kendiyle o kadar meşguldür ki, dünya yanıyo deseniz koşarken hangi parfümü sıksam diye düşünür. Nerde olmaz bir adam var, git ara bul getir saçlarını yol getir psikozuyla sevgili seçer, sonra da sabırla adam olmasını bekler. En hızlı laf sokan burçtur, mermi manyağı yapar sizi dikkaat.

Başak: Gözünde hep bir melankoli vardır, tıpkı acıların kadını Bergen gibi. Huzursuzdur, rahatın en çabuk battığı burçtur. Çok belli etmese de dedikoduyu sever. Arkadaş canlısıdır. Sabırlıdır, taşı ortadan yaran bi sabrı vardır. Duygularını çok belli etmez, osuruğu kokmaz. Her zaman bir tarzı vardır, en olmadık kıyafetler başağa yakışır. Üniversitede ideal ev arakadaşıdır, titiz ve düzenlidir, tuvaleti cifler, banyoyu ovar, hayatta işten kaçmaz. Ön planda olmayı sevmeyen ender burçlardandır. Şeytan ayrıntıda değil başakta gizlidir. Detaycıdır, kurduğunuz cümleden cımbızla bir kelimeyi seçer, ondan alınacak bir anlam çıkarır, hiç zaman kaybetmeden küser, siz daha noolduğunu anlamadan arkasını dönüp gider. Küstürmeyin, huyuna gidin, düşünerek konuşun, nefesinizi tutarak cevap verin, hadi canım başınız ağrımasın.

Terazi: Rahibe Teressa ile Lady Gaga arasında bi yerdedir. Çok pis aşık olur, çok çabuk unutur. Ruh hali değişkendir, evlenip çocuk mu yapsa, albüm yapıp stadyum konserlerine mi çıksa karar veremez. Stratejiktir, insani ilişkileri kuvvetlidir. Bir günlük seyahate bile 4 bavulla gider. Terazi kadınının ruhunda fırtınalar bile kopsa suratındaki ifade hep Mona Lisa’dır. İsterse güzel yemek yapar ama isterse. Ev işine, yemeğe, ortodontiye eli yatkındır. Üşengeçtir, sevgililerini hep yakın çevresinden seçer, aşık oldu mu da kendinden geçer. Bir yerde belirsizlik varsa terazinin tansiyonu düşer. Tez canlıdır terazi, onun için herşey net olmalıdır. Aşık mısın, diil misin? Efendi misin, p*ç misin? Arkadaş mısın, sevgili misin? net ol net der. Bu burcun kadınına yapılacak en büyük iyilik onu oyalamamaktır. Çünkü oyalanırsa sizi kabak gibi oyar.

Akrep: Ne okursa okusun, sonunda hep bildiğini okur. Havalıdır, antin kuntine bayılır. Artizdir, herkesle samimi olmaz, Etme çocukla sohbet küstürürsün, silme götünü camla kestirirsin’dir hayat mottosu. Evin Ana gibi anaçtır. Hastaya şifa, dertliye deva, açlara çorba dağıtır. Bi kendine hayrı yoktur. Habire kendini eleştirir. Haset değildir ama kıskançtır. Favori içeceği diet coladır. Bazen siyah, bazen beyaz ister ama herşeyi tutkuyla ister. Uçlarda yaşar, bazen o kadar uçlarda yaşar ki telefonu çekmez. Kafası attı mı atarlanır, o anaç toprak ana birden alayına isyan inadına Bayhan’a dönüşür. O yüzden kızdırmamaya gayret edin. Bir de psişiktir ki owww, daha fikir senin aklına düşmeden, anlar hinliğini cinliğini gözünden. Parasının hesabını bilir, genellikle tek başına gezer, yalanınızı yakalarsa kafanızı tombi gibi ezer.

Yay: Allah’ın sopası yoktur, yay burcu kadını vardır. Güvenini kıranı, hevesini kaçıranı affetmez, yıl sonu elinde koçan biriken trafik polisi gibi yapıştırır cezayı. Mağrurdur burnu düşse acaba ne düştü diye eğilip bakmaz. Herşeyi analiz eder, “sen aslında öyle dedin ama başka birşey demek istedin” diye cümleye başladı mı kaçın. Sevdiği adamı mutluluktan havalara uçurur ama adam dengesizlik yaparsa tutmayı unutur. Hiçbir zaman çok zengin olamaz, ayda 1 trilyon da kazansa ay sonuna kadar saça saça bitirir. Ruh hali değişkendir, Walt Disney’den Murat Kekilli’ye dönüşebilir bir anda. Öğrenmeyi sever. Hep bir şeylere başlar; spora, latin dansına, diyete, güreşe ama sonunu getiremez. En başarılı olduğu alan işidir, kahkaha attığı zaman da baya dişidir. Yay burcu kadını vefalıdır kolay kolay kimseyi harcamaz, aptal yerine kondumu da adamın götünü keser acımaz.

Oğlak: İçinde bir Güngör Bayrak yaşar, york düşesi, buckingham kontesidir adeta. Temkinli ve kuşkucudur, siz birşey anlatırken gözlerini kısarak bakmasının sebebi budur. Oğlak kadını asildir ölçülüdür, senin benim gibi ağzından salya saçarak gülmez, insan gibi güler ve hemen toparlanır. İş hayatında dikkatlidir, kolay kolay yanlış yapmaz. Herkesle samimi olmaz, çabuk ısınıp, soğumaz ama hayatına aldığı insanları da yarı yolda bırakmaz. Bu burcun insanı genç yaşlarda kimlik bunalımına girer, sonra çıkar. Bazen insana cinnet geçirtecek kadar gerçekçidir. 10 yıl sonra seninle Toskanada ki bağımızda şarap yudumlıycaz deseniz, önce Beylikdüzündeki evin taksidini bitir de sonra içeriz şarabı diyip, tokadı çarpar. VII. Henry’nin torunu olduğu için, sinirlenince salon kadını çizgisini bozmaz, sümüğünü çeke çeke bi kenarda ağlar. Cahille sohbeti en hızlı kesen burçtur, ağlatmayın, gebertirim.

Kova: Dedikoduya bayılır gıybeti içine sokup mıncırır. İçinde hep bir dahi yaşadığını düşünür ama tarihte bir icadına rastlanmamıştır. Zekasına aşıktır, egosu yüksektir. Bu tatlı egosunun yanında bir de mütevazı olsaymış tam süper olurmuş ama olamamış kısmet. Arkadaşlarını çok sever, ne sevmesi delirir, aklını çıldırır arkadaş diye. Bağlılık sever, bağımlılıktan tiksinir. İlişkilerde erkek gibidir, yönetir, kontrol eder, müdahele eder, az daha sıksa p..pisi çıkacaktır. Düğün dansını bile erkeğin yönetmesine izin vermez, illa domine edecek. Kültürlüdür ama fazla bilgi kalbe zarar diye; müzeden çıkıp kermese, Verdi’nin operasından, Ferdi Tayfur konserine gidebilir. Magazine aşinadır, bıraksalar, 2. Sayfa programını rahatlıkla sunabilir. İnanılmaz komik ve pratiktir. Üşenmese dünyayı ele geçirir ama yatarken makyajını silmeye üşenen insan dünyayı mı ele geçirecek Allahınsen:)

Balık: İbrahim Tatlıses gibi çabuk ağlar, neye ağladığını asla bilemezsiniz. Pencere buğulansa duygulanıp ağlayabilir. Dünyada sadece kendisinin anlayabileceği esprileri vardır. Her ilişkisine, son ilişkisiymiş gibi başlar, kendini inandırır, ayrılınca da aman boşver ya zaten şizofrendi der geçer. Hayalperesttir, ama romantik salya aşık değildir, sevgilisi şiir okurken dayanamayıp adamın ağzına gülebilir. Küçük şeylerden mutlu olsa da, ota boka morali bozulabilir. Bu kadar duygusal olmasına rağmen, zorluklar karşısında inanılmaz güçlüdür. İdeal mesleği kadılıktır, asla hak yemez, estetiğe düşkündür üzerinde tarçın yoksa sahlep bile içmez. Sonda söylenecek şeyi başta söylediği için her kavgada haksız duruma düşer, sonra da bütün dünya bana karşı diye ağlaya ağlaya gözleri şişer. Geneli iyi yemek yapar, ideal eş ve anne adayıdır. Bünyeleri görücü usulü ile evlenmeye yatkındır.

Bu yazı ve “Erkekler ve Burçları” yazıları  ayseninbavulu.blogspot.com a aittir…

Gökkuşağı…

 

 

Doğadaki en güzel manzaralardan biri olan gökkuşağı batı kültüründe umut ve şans sembolü olmuştur.

İran Müslümanlarına göre gökkuşağındaki renklerin bir önemi vardır, Yeşil bolluk,kırmızı savaş ve sarı ise ölüm anlamına gelir.

Sibirya’da güneşin dili olarak düşünülür.

Güney Amerika’daki Hintliler ise denizin üzerinde görülmesinin bir şans olduğuna inanırlar.

Bizde kardeşliği simgeler.

Gökkuşağı gibiyiz, birimiz hepimiz hepimiz birimiz için, birimiz yoksa diğer yanımız eksik kalır, ağlar gökyüzü.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

GÖZLERİN ÖMRE BEDEL ANLADIN MI?

Tutulmalar, Yeni Ay, Mars, Plüto derken bir gerçeği unuttuk sanırım. VENÜS BALIK
Farkında mısınız neler yaşıyoruz, neler görüyoruz, nelerden dönüyoruz? Bir şekilde bir koruma var. Eve gelmeyi biliyoruz, yastık yorgan zalim davransa da bir şekilde uyuyoruz.
Enerjiler pek GEÇMİŞİ UNUTMAMIZA MÜSAADE ETMİYOR. Aslında buradaki sinsi bir plan değil.
Gezegenler der ki; sen insanoğlusun, birden iyiliği gördün mü çulu serer, arazi lastik hesabı, derslerini unutursun. İşte şimdi sana bunun bilgisini veriyorum. Artık 2015’e sağlam gir ve yolunu aydınlat istiyorum der.
Anlayana tabi ki.
Bir küfür, kafir, ilenme ki sormayın. Dilimiz böyle şişe şişe perişan oldu. Yüreği dönsün, gönlü bulansın, arafta kalsın gibi gibi uzayan sözler.
Yine ne oluyor devran dönüyor, olacağına varıyor.
Güzel kardeşim; ne canını yiyorsun, niye yediriyorsun. Zihni ve dili temiz tutsan daha iyi olmaz mı? En güzel olumlama ve duayı yapmaz mısın? Kuantum’un zirvesini çalıştırmaz mısın böylece!
Venüs Balık’ta aslında bunu beyis vermekte.
1. Zihninden ve bilincinin en ücra yerinden geçen hayatında emir oluyor. Kaç kere denedin. Bu sefer inatçıyım. Yine olumlu düşünmezsen, başına geleceğe razı ol. Bu kadar hengameli gökyüzünde namına düşeni alırsın.
2. Biraz sevgiye özen, sadece elde etmenin Erol Taşvari halini duyumsama.
3. Net ol, dürüst dur, mert ol. Konuş, helalleş yollarınızdan çekilin.
4. Kendini kurban etmeden nasıl merhamet gösterilir, duyurulur bunu anla ve yaşa.
5. Aklındaki aşk formu ne kadar doğru? Şimdiye kadar bu şekilde ne gibi mucizeler yarattın. Yediğin herzeleri unuttun mu? Biraz gözlük çapını genişlet.
6. Sempatik ol kendine, ilk yolu tabi empatiden geçmekte.
7. Acı eşiğin düşük, hislerine ve geçmişine dayanarak acı kasetini arabeskleştirme.
Merkür’de Koç’a geçti ya; artık bir açık sözlüyüm kisvesi altına sığınıp dangul dungul yürür gideriz.
Yani aslında gökyüzünden ciddi mesaj var. Bir sürü kişi aman da neymiş dese de Venüs’üm ben. Allah dağına göre kar veriyor diyerek seni öyle bir koruyorum ki parada, aşkta; aklın hafsalan almaz.
O yüzden yukarıdaki maddeleri duyumsa, anımsa ve uygula lütfen.
Sevgilerimle.
PAYLAŞIN DERİM.

Erkan Kahraman

Karakter Analizi…

kariyer_testi_th[1]

Soru:

“Kedinin biri ağaca çıkmış ve inmek bilmiyor… Kediyi o ağaçtan indirmek için ne yaparsınız?

(Cevabınıza göre kariyer analizinizi aşağıdan okuyun)

1- Ağaca tırmanırsınız;

2- Ağaca merdiven dayayıp tırmanırsınız;

3- ‘Gel pisi pisi’ diye bağırırsınız;

4- Dişi bir kedi bulup ağacın altına getirirsiniz;

5- İtfaiye gibi kurtarıcı görevlilerini arasınız.

 

Sonuç:

1- Ağaca tırmandıysanız;

Cesur ve girişkensiniz.. İyi bir satış temsilcisi olursunuz.

2- Ağaca merdiven dayayıp tırmandıysanız;

Hedefe nasıl ve ne yöntemlerle ulaşacağınızı planlayabiliyorsunuz. İyi bir halkla ilişkiler müdürü olursunuz.

3- ‘Gel pisi pisi’ diye bağırdıysanız;

Saflık derecede iyimsersiniz. Ne yaparsanız yapın, sakın kendi işinizi kurmaya kalkmayın.

4- Dişi bir kedi bulup ağacın altına getirdiyseniz;

Kendi işinizi kurup çok başarılı ve ünlü olabilirsiniz.

5- İtfaiye gibi kurtarıcı görevlileri aradıysanız;

Sorumluluğu başkalarına atmayı iyi beceriyorsunuz. İyi bir üst düzey yöneticisi olursunuz 🙂

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 1 Comment »

Sağlık İçin 10 Öneri

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Türkü Nedir ve Çeşitleri Nelerdir?

Türkü, belli bir ezgi ile söylenen her türlü halk şiirine verilen isimdir.

Kelime olarak ise “Türk’e ait”, “Türk ile ilgili” anlamlarına gelir.

Türkünün en önemli özelliği bir melodisinin olmasıdır. Bu yüzden hece ölçüsüyle yazılan her türlü halk şiiri bir ezgi ile söylendiğinde türkü olur.

Sözlü gelenek içinde yer aldığından ve ağızdan ağıza söyleyeni kaybolduğundan türküler anonimdir, halkın malıdır.

TÜRKÜLER NASIL SINIFLANDIRILIR? ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

1. Ezgilerine Göre Türküler:

* Usullü türküler: Genelde “oyun havaları” olarak bilinir. Örneğin; Karadeniz’de horon, Ege’de zeybek, Urfa’da kırık hava, Konya’da oturak gibi…

* Usulsüz türküler: Bu bölümdeki türküler ise “uzun havalar” olarak bilinir. Serbest ritimle söylenirler. Bozlak, ağıt, maya, koşma bu gruba girer

2. Konularına Göre Türküler:

Türküler, kullanıldıkları yere ve doğuş sebeplerine göre pek çok açıdan sınıflandırılabilir.

Başlıcaları şöyledir:

* Ninniler ve çocuk türküleri

* Sevda türküleri

* Tabiat türküleri (Bitkiler, Hayvanlar, Coğrafya, Afet)

* Gurbet ve hasret türküleri

* Kahramanlık ve askerlik türküleri

* Ölüm türküleri (ağıt)

* Tören türküleri (Gelin Karşılama, Kına, Damat)

* Taşlama ve güldürü türküleri

* Olay türküleri

* İş türküleri

* Hapsihane türküleri

* Dert ve hastalık türküleri

3. Bölgelerine Göre Türküler

* Karadeniz türküleri (Doğu Karadeniz)

* Orta Anadolu türküleri

* Ege-Akdeniz türküleri

* Güneydoğu Anadolu türküleri

* Doğu Anadolu türküleri

* İstanbul türküleri

* Rumeli türküleri

* Kerkük-Azerbaycan türküleri

Kaynak: Fw mail

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Renkler ve Dekorasyon

Bulunduğumuz yerin renkleri kişiliğimize uygun olmalıdır. Evimizi dekore ederken fizyolojik ve psikolojik uyum sağlayan renkleri seçmemiz gerekir.

Çünkü günümüzün büyük bölümünü bu renklerle geçirdiğimiz için bizde ciddi boyutlara varan rahatsızlıklara yol açabilir.

OTURMA ODASI

Doğal ve yumuşak renkleri seçmelisiniz. Oturma odaları dinlenme, sohbet etme, kitap okuma ve müzik dinleme amacıyla kullanıldığı için dikkat dağıtıcı renklerden uzak durulmalıdır. Yeşilden mora açık renkler tercih edilmeli, kanepe, halı ve sandalyelerin renkleri duvarların renklerinden koyu olmalıdır.

YEMEK ODASI

Açık ve orta koyu renklerde olmalıdır. Yemek odası için seçim yaparken yiyeceklerin doğal renklerini gözünüzün önünde bulundurmalısınız. Yeşil ve tonlarından uzak durmalısınız çünkü bu renklerin hastalık hissi veren özellikleri mevcuttur.Masa örtüsü ve peçeteler dikkat çekici sarı tonlarında olmalıdır.

MUTFAK

Mutfakta sarı tonlu heyecan ve enerji veren renkleri seçmelisiniz.Bu renkler tembelliği yok eder, enerji verir, yaratıcılığı artırır. Mutfakta iyi aydınlatma olmalı, mutfak tezgahı canlı renkte olmalıdır.

ÇOCUK ODASI

Çocuğunuzun ergenlik çağına gelen kadar kırmızı, turuncu ve sarı gibi neşe ve canlılık veren renkleri tercih etmelisiniz. Daha ileri yaşlarda mavinin ve yeşilin tonlarını kullanabilirsiniz. Koyu renklerden uzak durmalı, aydınlatmaya önem vermelisiniz.

YATAK ODASI

Rahatlığın, huzurun ve sessizliğin egemen olması gereken bir odadır. Gençseniz ve yeni evliyseniz yatak odanızda yumuşak ve huzur veren, kırmızıya yakın hoş renkleri seçmelisiniz. Bu yaş grubundan büyükseniz, yumuşak maviye yakın sarımsı renkler seçmeniz gereklidir. Seçeceğiniz renkler bulunduğunuz yerin havasına göre uyum içinde olmalıdır. Mesela soğuk yerlerde sıcak renkler, sıcak yerlerde soğukluk hissi veren renkler kullanılmalıdır.

ÇALIŞMA ODASI

Buralarda genellikle insanı zinde tutup, düşünce ufkunu artırabilecek maviden mora kadar olan renkler tercih edilmelidir. Bu renkler bizim anlama ve çalışma yeteneğimizi artıracak, en azından bizleri uyutmayacaktır.

BANYO

Banyolar küçük mekanlar olduğu için buralarda açık renkler tercih edilmelidir. Banyolarda genellikle beyaz renk tercih edilir çünkü bu renk insana ferahlık ve temizlik hissi verir. Mavi, turkuaz, yeşil ve deniz mavisi, banyolarda tercih edilmesi gereken diğer renklerdir.

EBEVEYN BANYOSU

Buralarda beyaz ve pembe arasındaki tonlar kullanılmalıdır. Bu aradaki renkler temizlik hissi yanında saflığı ve muhabbeti çağrıştırırlar.

BALKON

Evin yerleşimine göre renkler dış çevreyle uyumlu olmalıdır. Ormanlık bir yerde yeşil tonların, deniz kenarında ise mavi tonların hakim olduğu renkler kullanılmalıdır.

TUVALET

Tuvaletin insan ömründe önemli bir yeri vardır. Buralarda insanın sakin düşünebileceği renkler; yani mavi, pembe ve mor gibi renkler kullanılması bizi menfi enerjilerden alıkoyar.

Kaynak: Ahmet Maranki

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Güzelliğinizin Sırrı İsminizde Gizli!..

gwyneth_paltrow

Rakamların da bir dili var. Güzelliğinize ait sırlar, isminizde gizli.

1 >> (AHÖY) 2 >> (BiPZ)   3 >> (CİR) 4 >> (ÇJS) 5 >> (DK 6 >> (ELT) 7 >> (FMU) 8 >> (GNÜ) 9 >> (OV)

İsminizdeki her harfin bir karşılığı var. İsminizi bir kağıda yazarak, yukarıdaki tablodan her harfe karşılık gelen sayıyı bulun ve bu sayıları toplayın. Eğer iki haneli bir sayı elde ederseniz, rakamları tekrar toplayarak tek haneli bir sonuca ulaşın.

Örneğin;

Z E H R A 2+6+1+3+1 =13 >>>>> 1+3=4

İşte bu sizin güzellik sırrınızın sayısı!

Aşağıdan sayınızı bulup yorumları okuyabilirsiniz.

(1) Gururlu ve Hırslı

güzellik ve sağlık sizde adeta bir takıntı halinde. Zaman zaman kendinizi etrafınızdaki insanlarla karşılaştırıyor ve kendinizde eksik bir şey bulursanız çılgına dönüyorsunuz. Oysa siz zaten etkileyici bir tipsiniz.

(2) Dengeli ve Hassas

Çok narin bir yapınız var. güzellik ve bakım sizin için çok önemli. Pastel tonlarda yapılan hafif makyajı seviyorsunuz. Ellerinize ve ayaklarınıza çok önem veriyorsunuz.

(3) Açık Sözlü ve Yaratıcı

Siz gururlu ve yaratıcısınız. Sağlıklı kalmak için elinizden geleni yaparsınız. Ancak dış görünüş ve güzellik çoğu kez ikinci plandadır. Çünkü siz sağlıklı olmayı güzel olmaya tercih eden insanlardansınız.

(4) Çalışkan ve Obur

Son derece obur olduğunuz söylenebilir. yemek yemeye çok meraklısınız. Sizin doğuştan gelen ve erkekleri etkisi altına alan bir çekiciliğiniz var. Doğruyu söylemek gerekirse sizin gözlerinize karşı koyabilecek erkek yok denecek kadar azdır.

(5) Çekici ve Lüks Tutkunu

Esnek canlı ve uyumlu bir tipsiniz. Sizin için sosyal yaşamın renkliliği çok önemli. Cekici bir görünümünüz var. Bu görünümün nedeni pahalı kozmetik ürünleri değil içinizdeki pozitif enerjinin dışa vurumudur.

(6) Zor Beğenen

Giyim ve süs eşyalarına olan düşkünlüğünüz herkes tarafından bilinir. Sizin masum ve korunmaya ihtiyaç duyan görünümünüz çoğu erkeğin başını döndürmeye yetiyor da artıyor.

(7) Bağlayıcı ve Gizemli

Siz büyülü bağlayıcı ve olağanüstü çekici bir tipsiniz. Sizinle bir kez konuşan bir daha sizi unutamaz. Çünkü siz doğal çekiciliğinizile herkesin başını döndürüyorsunuz. Sizde çok etkileyici bir hava vardır. Güzel olduğunuz kadar zarifsiniz de.

(8) Kararlı ve Güçlü

Hırslı ve güçlü bir karakteriniz var. Güzelliik konusunda hiçbir takıntınız ya da endişeniz yoktur. Siz zaten çok rahat ve kendine güvenen bir kadınsınız. Bu da erkekler tarafından takdir ediliyor.

(9) İdealist ve Asi

Siz heyecanlı ve idealist bir kadınsınız. Sizin ruh halinizi sezebilecek bir erkekle yaşantınız bir şölene dönüşebilir. Üstelik siz güzel ve sevimlisiniz. Sporu ve açık havayı çok seversiniz. Bu da size enerji ve güç veriyor ..

kAYNAK: hABERCİ bURADA

Başak Burcundaki Dolunay’ın Burçlara Göre Etkileri…

Pencerede Oturan Kadın - Anonim

 

Bu Dolunay’da ”KONFOR ALANIMIZ”ın bizim için bir rahatsızlık kaynağına dönüştüğüne şahit olabiliriz ve ”BEN NERDE YANLIŞ YAPTIM?” diyerek kendimizi sorgulamak ihtiyacını duymamız mümkündür.

  • Kaçındığımız ya da akıl etmediğimiz soruları sormak,
  • Boşladığımız hesapları ele almak, açıkları bulmak ve kapatmak,
  • Ummadığımız yerlerden ve beklemediğimiz insanlar tarafından sorgulanmak ve sınırlanmak,
  • Kendimize veya başkalarına ”tölerans” gösterdiğimiz alanlarda biraz daha hassas ve kuralcı olmak,
  • Hayatımıza, ilişkilerimize, bize sunulan konfor alanlarını hatta bedenimizi kullanma biçimimize bir çeki düzen vermek,
  • Yetkilerimiz, sorumluluklarımız ve önceliklerimiz konusunda yeniden düşünmek,
  • Kendimize ve başkalarına haksızlık ettiğimiz, alanımıza tecavüz edilmesine izin verdiğimiz ya da başkalarının etki ve yetkilerine haksızca müdahale ettiğimiz konularda, tutum değişikliği yapmak,

bu DOLUNAY sürecinde üzerinde çalışacağımız temel konulardır!

BURÇ ve YÜKSELEN BURÇ’a göre etkilere gelince;

KOÇ ve Yükselen KOÇ: Bu Dolunay, üstünüze bir ”kaygı” gölgesi düşürebilir… Birlikte çalıştığınız ya da aynı ortamı paylaştığınız insanlar tarafından yok sayılmaktan, güvenilmemekten veya geçmişinizde oluşturduğunuz imaj nedeniyle ön yargıyla karşılanmaktan endişe edebilirsiniz. Ya da siz eski deneyimlerinizden hareketle etrafınızdakilere kuşkucu ve eleştirel yaklaşmak ve onları yargılamak eğilimine girebilirsiniz. Bu durumda içinizdeki savaşçı ”herkese gününü göstermek” arzusuyla ayağa kalkabilir 🙂 Ama unutmayın ki, herkes incinir ve incitilebilir… Yanlış anlaşılan ya da yargılan siz olduğunuzda, acı sözler ve sert ataklardan çok, işbirliğine açık, eleştirileri ciddiye alan ve ”kim olduğunuzu” icraatiniz ile gösteren bir yaklaşım, yolunuzun açılmasını sağlayacaktır. Etrafınızdakilerin yetersizliği ise sizi kaygılandıran, o zaman da yıkıcı olmak yerine özenle öğreten ve birlikte hareketi teşvik eden yaklaşımlar sergilemek, sizi güvenilen bir lidere dönüştürecek ve elinizi kuvvetlendirecektir.

BOĞA ve Yükselen BOĞA: Bu Dolunay, size yeni işbirlikleri için fırsatlar getirebilir. Sosyal etkinliğinizi arttırmak, varlığınızı hissettirmek, yeteneklerinizi sergilemek konusunda, tanıdığınız kişilerden destek almanız mümkün olabilir. Böyle önerilerle karşılaştığınızda, ”fırsatın” üstüne atlamadan bir durun! Sizin başınıza ne gelmişse, ”cömert” görünen teklifler yüzünden düştüğünüz durumlar sayesinde gelmiştir… Ne beklendiğini ve ne sunabileceğinizi iyice bir kurala, kayıda bağlamadan ”HE” demeyin 😉 Yoksa gümüş tabakla ikram edileni iyi kullanayım derken, kullanılan durumuna düşebilirsiniz. Eğer bir ”talep” ise önünüze çıkan fırsat, o zaman da yapabilirlikleriniz ve yetkinlikleriniz konusunda  ”haddi aşmamaya” dikkat etmeniz yerinde olur. Zira saygınlık, ”sınırları zorlayarak” değil, ”yaptığının hakkını vererek”kazanılır! Unutmayın; ”Hiçbir şey size ya da bir başkasına ait değildir! Her şey hakkını vererek kullananlara emanet edilir…”

İKİZLER ve Yükselen İKİZLER: Bu Dolunay, size yeni iş fırsatları ya da yaptığınız iş konusunda parlama imkanı getirebilir. Ancak başta pek hoşunuza giden bu yüklü ajanda ile çalışırken, gündelik düzeninizi, aile ilişkilerinizi, ya da sağlığınızı ihmal etmeye de kalkmayın sakın!  Zira düzenli, titiz ve ılımlı olmak, kişisel ihtiyaçlarınız ve işinizin talepleri arasındaki dengeyi korumak, size başarıyı getirecektir. Maddi olanaklarınızı genişletmek ya da kendinizden duyduğunuz hoşnutluğu arttıracak onay ve övgüler almak adına, sınırı aşar ve ürküttüğü kurbağaya değmeyecek uğraşlar yüzünden kendinizi helak ederseniz, su taşıdığınız kovanın altının delik olduğunu geç fark edebilir… Sizin için daha değerli olan öncelikleri tehlikeye atabilirsiniz! Hırslı değil, insaflı, sakin ve dikkatli olmak, hem olanaklarınızı genişletmenizi hem de uzun vadede daha kazançlı olmanızı sağlayacaktır.

YENGEÇ ve Yükselen YENGEÇ: Bu Dolunay, size etrafınızda olup biteni dikkatle inceleme ve insanlara karşı temkinli hatta katı olma eğilimi getirebilir. Güven duyma, ikna edilme ihtiyacınız yüksek, beklentileriniz kapsamlıdır… Sezgileriniz ise size her şeyi oluruna bırakmamanız, çekildiğiniz yere gitmemeniz, size zorlayıcı taleplerle gelen insanlara ya da hayatınızı etkileyen yol arkadaşlıklarına, kendi önceliklerinizi dikkate alarak yaklaşmanız gerektiğini söylemektedir! Orta yolu bulmak için; hayallerinizin  ve beklentilerinizin basiretinizi susturmasına, kaybetme ya da zarar görme korkularınızın da  sizi adım atamaz hale getirmesine izin vermeyin. En önemlisi; inisiyatifi hep karşınızdakine bırakıp, sonra da kıyasıya sonuçları eleştiren ve kendinizi sürekli mağdur durumunda görüp avutulmayı ve onarılmayı bekleyen insan rolüne sığınmayın. Unutmayın! İpleri karşınızdakinin eline  verirken, ya da kendinizi koşullara teslim ederken, siz de kendinizce bir ”fayda-zarar” hesabı ve bir ‘seçim” yapmıştınız…

ASLAN ve Yükselen ASLAN: Bu Dolunay, hayatınıza değer kattığını düşündüğünüz nesnelere, insanlara ya da düşüncelere, hatta sizi değerli kılan niteliklere, yeteneklere ve yaptığınız işlere ”sorgulayıcı” yaklaşmak, değer verdiklerinize ve sizi değerli kılanlara yaklaşma biçiminizi, sahip olduğunuz maddi ve manevi kaynakları kullanma şeklinizi ”elden geçirmek” için uygun bir zaman olabilir. Neyi neden istediğinizi, neyi almaya ve kullanmaya hakkınız olduğunu, neyi ne kadar değerlendirebildiğinizi, hangi konularda haddi aşmaya meyilli olduğunuzu, neyi abarttığınızı ve neyi ihmal ettiğinizi İYİCE bir düşünün! Siz asla şanssız olmadınız… Aksine istediğinizi almaya öyle alıştınız ki, çoğu kez elinizde olanlara özenle yaklaşmaya ve iyi değerlendirmeye fazla gayret göstermediniz. Ama bu Dolunay size, hayatınıza çeki düzen vermeniz, görevlerinize, hizmet verdiğiniz ve destek aldığınız insanlara daha özenli yaklaşmanız, günlük akışınızı ve bedeninizle ilişkinizi yeniden düzenlemeniz konusunda uyaracaktır. Kulak verin…

BAŞAK ve Yükselen BAŞAK: Bu Dolunay, size ”kendinizi” sorgulattıracak! Son yıllar size ummadığınız değişimler, hatta kayıplar getirdi… Ve siz parlamanızı sağlayacak bazı fırsatları pek de iyi değerlendiremediniz. Sebebi de çoğunlukla iletişim ve işbirliği konusunda ”bir felaket” olmanızdı! Sakın ne kadar fedakar olduğunuzla ilgili dramatik nutuklarınızı ezberden okumaya başlamayın… Siz bir insana yardım ederken bile ”tek kişilik dev kadro” modundasınız :))) Kendi önceliklerinizi o kadar önemsiyor ve kendinizi önemsetmeyi o kadar dert ediyorsunuz ki, sizin için ”önemli” olan insanların bile ”gerçekte” kim oldukları ve ne düşündükleri önemini yitiriyor! Siz onları kendinizce ”iyi ya da kötü” bir yere koyup öyle muamele ediyorsunuz… Mesele sizin doğrularınızın kabul edilmesi ya da sizin ”vazgeçilmez” varlığınızın baş tacı edilmesi olunca, pohpohlanıp kullanılmaya bir Aslandan daha açık ve küsüp kin bağlamaya bir Akrepten daha yatkın oluyorsunuz. İnsanların sizin için ne düşündüğünü AŞIRI önemsiyor ve onların da sizin düşüncelerinizi ÇOK önemsemesini istiyorsunuz! Doğru bildiğinizi söyleyip ya da yapıp efendice yürümek ve kalanı zamanın ellerine bırakmak yerine, sizin verdiğiniz ayardan çıkılmamasını ”gurur” meselesi haline getirmek ”önemsizlik korkunuzu” besliyor. Ve bu Dolunay’da insanlar için önemli olmaktan, ya da onlara önem vermekten ne anladığınızı enine boyuna gözden geçiriyorsunuz. KOLAY GELSİN 🙂

TERAZİ ve Yükselen TERAZİ: Bu Dolunay, size ”korkularınızı” sorgulattıracak! Değer verdiklerinizi ya da elde ettiklerinizi kaybetmek size göre değil ama bir şeyleri kaybetmemek adına kişisel değerlerinizi ve önceliklerinizi tehlikeye atmak da size göre değil :))) Bu ikilemler sizi geriyor… Zaten ne zamandır ”parlamaktan ve şımartılmaktan” anladığınız şeyler sizden çok uzak… Ve şimdi ne zamandır kapınıza uğramamış türden bir fırsat önünüzde duruyor. Hayatınıza çeki düzen vermeyi her zamankinden çok istiyor ve BU KEZ her şeyin ”tam istediğiniz gibi” olmasını garantiye almaya çalışıyorsunuz.  İşte tam burada DURUN! Şu taşikardik hali, şu mükemmeliyetçi dırdırlanmaları bir yana bırakın :))) Hayat hiç bir zaman TAM istediğiniz gibi olmayacak… Bu kez kaygılarınızı, detaylı taleplerinizi bir yana itip, GEREKENİ yapan siz olacaksınız. O zaman daha fazlasını istemeye hakkınız ve daha fazlasını yapmaya cesaretiniz de olacak 🙂

AKREP ve Yükselen AKREP: Bu Dolunay, size ”risk iştahınızı” sorgulattıracak! Aşık olmak, mutlu olmak, heyecan duymak, iş güç anlamında kanınızı daha hızlı akıtan ”yepisyeni bişiler” yapmak, yaşadığınızı fark etmek istiyorsunuz 🙂 Ama geçtiğiniz yollar size kendinizi ”kontrol” etmeniz gerektiğini de öğretti… Raconu çizdireli, façayı bozduralı çok oldu :)))) Artık ne siz kendinize eskisi kadar güveniyorsunuz, ne de insanların size sonsuz güveni var. Ve bildik hataları tekrarlamaktan, eski günahların mumunu tutuşturmaktan korkuyorsunuz. Hani tek kelimeyle ”yoğurdu bile üfleyesiniz” var.Aslında siz uçurumla şeytan arasına sıkıştığınızda hep ”ben şeytana pabucunu ters giydiririm” deyip anlaşma yapar ve bir şekilde yakayı sıyırmayı umardınız… O zaman bu defa yapmadığınızı yapıp, uçurumu denemekte fayda var! Ama bir farkla… PARAŞÜT AÇARAK 🙂 ”Paraşüt nedir?” derseniz, size ”kendinize dürüst olmak ve kolaya kaçmamak” derim. Zira insan hem kendini, hem de etrafındakileri ”sert düşüşlerden” korumak istiyorsa, yapabileceği en iyi şey neleri kaybetmeye hazır olduğu ve neleri ASLA feda etmeyeceği hakkında gayet net olmaktır!

YAY ve Yükselen YAY: Bu Dolunay, size ”inisiyatif alma” becerinizi sorgulattıracak! Her rüzgarda yeni bir rotaya yelken açmaya heves eden Yaylara bir şeyler oldu… Kafalarını evlerinden, düşüncelerini geçmiş deneyimlerinden ve temkinli olma arzusunu yüreklerinden çıkaramaz bir haldeler… Yay olalı Yay bu kadar Yengeçleşmemiştir desem yeri var :))) Güvenli seçimler yapmak, kendi yağınızla kavrulmak, eski hesaplarını kapamadan yeni hesaplar açmamak elbette yanlış değil… Ama sorumluluk almaktan bu kadar korkmak, elinizi hiç bir şeye sürmeyi istememek de neyin nesi? Çok mu baskı altındasınız… Hımmm! O zaman üzerinizde yük oluşturan ASIL MESELEYİ tanımlayın bakalım. Neymiş… Demek BEKLENTİLER… Hımmm :))) Kimbilir belki de güvende kalmanın yolu, sürekli yüksekte kalmaya çalışmak yerine, kanatlarınızın genişliği ve yüreğinizin kaygıları hakkında hem kendinize, hem de başkalarına dürüst olmaktır. Ne iseniz o olun! Ve o zaman daha fazla kabul görüp, girdiğiniz yerde daha rahat edeceğinizden de emin olun 🙂

OĞLAK ve Yükselen OĞLAK: Bu Dolunay, size ”inançlarınızı” sorgulattıracak! Atıp tutuyorsunuz, esip yağıyorsunuz da… Kendi söylediklerinizi ne kadar yapıyorsunuz? Biliyoruz… Pek popülersiniz :))) Ama meydan size kaldı diye, kuralları kendinize göre esnetemez, ”Ben böyle yaptım oldu!” modeli davranıp, ondan sonra da içi rahat bir şekilde uykuya yatamazsınız. Ayrıca siz pek akıllı geçinirsiniz ama özünüzde hem biraz saf ve hem de fazlasıyla işgüzarsınız 😉 Fırsatları elbette değerlendirin ve faydalı olabileceğiniz durumlardan elbette kaçınmayın. Ama karşınıza çıkan insanlara, önünüze konan tekliflere ”Benden Birşey İstendi!” gayretiyle değil, ”Bu Benim Vicdanıma ve Yoluma Uyuyor mu?” düşüncesiyle bakın… O zaman, karşınızdakilere güvenip güvenmemenizin, ya da onların size güvenmiş ve bir talepte bulunmuş olmasının bir önemi kalmaz! İnsanın en önemli vazifesi ”EMANETE” sahip çıkmaktır. Sizi özünüzden uzaklaştırıp, yolunuzdan kopartacak görevleri fark etmek için, Merkez’e danışın… Cevap mutlaka gelecektir 🙂

KOVA ve Yükselen KOVA: Bu Dolunay, sizi ”Karanlık Yanınızla” yüzleştirecek! Siz oldunuz olalı ”Adalet Savaşçısı” rolüne pek bi bayılırsınız… ”İnsan Asla!” ve ”İnsan Daima!” ile başlayan yargı cümleleri kurmayı da pek seversiniz. Ama bu defa masanın öbür tarafına siz oturacaksınız… Gizli bahçeye giren, yasak meyvaya bakan, elini gizleyip blöf yapan, hakkınız olmayan ya da tam anlamıyla uygun olmayana meyil duyan siz olacaksınız 🙂 Üstelik nefsiniz sizi adamakıllı zorlayacak… Zira ”çok da uygun olmayan” ganimet, tam önünüzde duracak. Kaçamak bir keyif, kıskançlık, intikam, inat uğruna girilen bir mücadele, gerçekten ihtiyacınız olmayan bir şey için yapılan bir harcama veya yapılan bir girişim, ya da kaybetme korkusu yüzünden hırsla sarıldığınız ve sahiplenmeyi biraz abarttığınız imkan ile sınanacaksınız. Size kendini harca ya da göz göre göre harcat diyen yok! Ama ”değerli’ olduğunuzu hissetmek için, hakkınız ya da haddiniz olmayan işlere de bulaşmayın… Zira bu ihtiras tramvayı devresi geçtikten sonra, kendinize olan saygınız kadar ve toplum önündeki saygınlık ve güvenirliğinizi de tehlikeye attığınızı fark edebilirsiniz…

BALIK ve Yükselen BALIK: Bu Dolunay, dikkatinizi ”ilişkilerinize” çekecek! Kalıcı sonuçlar getirecek kararlar almanızı gerektiren bir devreye giriyorsunuz. Fırsatlar var mı var… Adı ister aşk olsun, ister evlilik, ister bir ortaklık veya hizmet kontratı, ister bir proje… Ortada elinizi ayağınızı başka insanlara bağlamanızı gerektirecek bir şeyler var. Ama siz güvenip güvenmemekte kaygılısınız! Mesele var olan ilişkilerinizin gözden geçirilmesi ve yeniden düzenlenmeye ihtiyaç gösteren yanların ortaya dökülmesi de olabilir… Sizin bütün derdiniz kendinizi korumak ve bütün suçu da karşınızdakilerde aramaya pek yatkınsınız! Ama, asıl sıkıntı kişilerden kaynaklanmıyor olabilir. Ortadaki kontratın doğası hakkındaki algı ve beklentilerinizin gerçeğe uymaması ya da sizin bu kontratla ilgili tutumunuzun yanıltıcı olması daha büyük bir ihtimal! Kandırılan değil, kendinizi veya karşınızdakini kandıran olma ihtimalinizi göz ardı etmeyin. Aslında güvenmeniz gereken tek insan var o da KENDİNİZ! Kendinize güvenirseniz, durumu olduğu gibi görmekten ve uygun olan adımları atmaktan da kaçmazsınız.

Kaynak: Juno Astroloji

Dengeyi Korumak Şart!

nner Balance - Anonymous Project

 

Jüpiter – Uranüs – Pluto arasındaki T-kare’nin etkilerini bir süredir yaşıyoruz… Kişisel ve sosyal düzlemde meydana gelen ”beklenmedik” gelişmeler, bizi hazırlıksız yakalıyor ve sonuç olarak bizi ”iç çatışmalarımızı” fark etmek ve çözümlemek zorunda bırakan, dış çatışmaların orta yerinde bırakıyor!

Bağışlayıcı, birleştirici, şefkatli ve bazen de fazlasıyla kabullenici olma eğilimimiz ile ”ya hep ya hiç” diyerek rest çekme, engelleri yıkarak yol açma, ayrık otu kalmasın diye koca bahçeyi kökten sökme eğilimimiz arasında, sert salınımlar yaşıyabiliyoruz 😉

Ve bugün AY’ın Terazi’ye geçmesi ile birlikte – dün gece tam halini alan DOLUNAY’ın oluşum sürecinde tavan yapan – gerilimlere başka bir açıdan yaklaşma şansımız olacak!

AMA BİRAZ GAYRET ŞART… Zira bizi ılımlı olmaya yönlendiren oluşum ”boru değil” anlı şanlı bir BÜYÜK KARE 🙂

Öncü burçlara yerleşen BÜYÜK KARE’ler kaçınılmaz bir durumun içinde kalmanın verdiği ”çaresizlikle” öğretirler derslerini!

Birbiri ile amansız bir çatışma içinde olan dört bileşen vardır. Ve bu bileşenlerin her biri, hem dış baskıya direnecek kadar kuvvetli hem de kendi iç eğilimlerini baskılayacak kadar kontrollü olmak suretiyle, uygun olan ölçüyü bulmak zorundadır. Zira taraflardan birinin zayıf düşmesi ya da ağır basmaya kalkması, sistemin bütünlüğünü bozar. Ne de olsa KARE eş kenarlı bir şekildir 🙂

Kareninin bileşenlerinden biri Yengeçteki Jüpiter… BU KAREYE ÖZGÜ DERSİ;

Korumak istediğimiz bir şeye – insan, ilişki, statü, amaç – kıyamadığımız için, kendimizden aşırı derecede, ya da bizim sınırlarımızı zorlayan bir şekilde vermeyi seçebiliriz örneğin… Ama bu durum talepkarlığı hadsizliğe çevirir ve bizim varolmak için ihtiyaç duyduğumuz minimum koşulları da ortadan kaldırırsa, hem biz tükeniriz, hem de ısrarlı vericiliğimiz ya da hoşgörümüzle ayakta tutmaya çalıştığımız ”hal” çöküşe geçer! Demek ki sabrımıza, kabulleniciliğimize, vericiliğimize bir sınır koyarak, hem kendimizi korumalı, hem de sınır tanımayan bileşene bu tavrının kendisine de zarar vereceğini, bir adım geri çekilmeyi, yerini haddini bilmesinin iyi olacağını fark ettirmeliyiz!

İkinci bileşen Oğlak’taki Pluto… BU KAREYE ÖZGÜ DERSİ;

Bazen de, bir durumu bitirmek ya da kökten değiştirmek gerektiğini düşünürüz. Ayağımıza bağ olan, ilerlememizi durduran, bizi istediğimizden alakoyanları elimizin tersiyle, çizmemizin topuğu ile, yumruğumuzun gücü ile yıkıp geçmek isteriz! Kendimizde bu yıkımı yapma hakkını görürüz… Zira bize göre ”gerekli” olanın elde edilmesi ya da varlığının korunması buna bağlıdır. Ama hiç bir varlık diğerlerinden bağımsız değildir… Evrenin öyle bir sistemi vardır ki, bazen bize göre zararlı olan bir bileşen dahi, bir başka tehditi ortadan kaldırmaya yaradığı için, tamamen ortadan kalkmamak zorundadır… Dolayısıyla, bizim için gerekli olan bazı değişimleri dahi büyük bir yıkım harekatı ile değil, düzen içinde yürütülen ustalıklı bir çaba ile gerçekleştirmemiz gerekir. Arzumuza gem vurmalı, öfkemize set çekmeli, gücümüze had çizmeli… Haklı iken haksız, güçlü iken çaresiz hale düşmemeliyiz!

Üçüncü bileşen Koçtaki Uranüs… BU KAREYE ÖZGÜ DERSİ;

Uranüs evrensel bir ŞAKA’dır 🙂 Beklenmeyen bir olay vuku bularak, dengelerin sarsar… Kemikleşmiş inatların, köhneleşmiş fikirlerin, işe yaramaz hale gelmiş tutumların, bir anda kırılmasını sağlar!  Bazen biz bilerek ya da bilmeyerek bir gözü karalık eder, kimsenin denemediğini dener, kimsenin akıl edip ya da cesaret edip söyleyemediğini söyler, bir görüntüyü tersine çevirip kafaları karıştırır, yani hiç bir şeyin sanıldığı gibi olması gerekmediğini ortaya koyan bir hareket çekeriz! Böyle hareketler, RAĞMEN yapılan girişimlerdir… Neye rağmen mi? Popülerliğimize, alışıldık görüntümüze, korumaya çalıştığımız bir düzene halel getirme riskine rağmen… Onay alma, sevilme, sahip çıkılma arzumuza rağmen… Uygunsuz bulunma ihtimaline rağmen… Bazen de bir haber, bir olay, ya da bir insan çıkar karşımıza ve bizim üstümüzde bu etkiyi yapar! Ve biz bu durumdan hiç hazzetmeyişimize, hatta zarar gördüğümüzü düşünmemize rağmen, bir uykudan UYANIRIZ!

SON bileşen Terazi’deki AY… BU KAREYE ÖZGÜ DERSİ;

Son bileşen, bu dörtlünün en zayıf halkası gibi durmakta değil mi… Yani ne de olsa bir Jüpiter, bir Pluto, bir Uranüs’ün yanında AY ne ki… Ağır Abiler meclisine yolu düşmüş bir kız çocuğu :))) Ama evrenin sistemi bir kelebek kanadının harekete geçirdiği domino taşları ile büyük değişimlerin gerçekleşmesine izin verecek kadar, hassastır. Ve unutmayın ki işleri karıştıran, mühendislik harikası sistemleri çaresiz bırakan hep duygular yani AY olmuştur! Terazi’deki AY, düzeni bozmaktan yana değil, DENGEYİ BULMAK’tan yanadır. Hırs, şefkat, cüretkarlık, tepkisellik, çekimserlik, koruma güdüsü, sahiplenme arzusu gibi duyguların her biri aşırıya kaçtığı zaman YIKICI olabilirler. Duyguyu dengelemek dış bileşenlerle değil İÇ KONTROL aracılığıyla sağlanır. Dolayısıyla, dıştaki aşırılıklardan korunmanın, herkesi  ve herşeyi yerli yerine koymanın, büyük resmi görmenin, etrafımızdaki aşırı unsurları yatıştırmanın ve aklı selime çekmenin, ya da onlara sınır koymanın ve güvenli bir mesafe almanın yolu, sadece İÇ DENGEYİ KORUMAK’tan geçer. Başımıza, üstümüze, karşımıza ne gelirse gelsin; sakin, adil, sabırlı ama kararlı olduğumuzda hem korunur ve korur, hem garip bir güce sahip olur, hem beklenmedik olayların etkilerine aşırı tepkiler vermeyerek daha anlamlı bir duruş edinir, hem de kendimize yakıştırmadığımız bir şeye dönüşmekten kurtulmuş oluruz! ANCAK KÜÇÜK ve ESNEK OLANLAR, EN GÜÇLÜ FIRTINALARDAN BİLE SAĞ ÇIKARLAR 🙂 Ve herkesin akl-ı selimi kaybettiği durumlarda, iyi bir zamanlama ve sade bir hamle ile, Ağır Abileri de dengede kalmaya zorlayabilirler…

UNUTMAYIN; bir gülüş, bir nazik söz, bir susuş, ya da yapma hakkına sahip olduğumuz tek bir TERCİH asla kurulamaz sanılan dengeyi sağlayabilir!

”Bir fısıltıyla eritiyorsun herkesi, sen alabildiğine serin kalırken!” SMOOTH – Santana featuring Rob Thomas :)))

alıntı: Juno astrology

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »