Astım Bronşit i olanlar için.

11136737_839902559410080_7103424025714204765_n[1]

Yıllardır kronik sinüzitime de bağlı olarak bronşit olurdum. Belki 25 yıldır. Arkası kesilmeyen öksürükler helede gece başını yastığa koyamazsın.Hiç uyuyamadan sabah ezanlarının okunduğunu çok bilirim.İlaçlar dersen onlar da tam çözüm değil, yan etkileri ,taşikardi ler.
Kayinvalidem yıllarca söylemişti ama herkes gibi bende pek ciddiye alıp yapmamıştım.
Neyse birara yanımızda bulunuyordu.Öksürük lerime dayanamamıştı herhalde ve kendisi hazırlayıp bana yedirdi.
Güngeçtikçe kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Ve oksuruklerim kesildi.Akcigerlerimin iyileştiğini hissediyordum.Hışıltılı solunumum hava açlığim da geçti elhamdilillah.Birkaç yíldır hiç astim ilaci kullanmadim.Kayinvalidem de astim hastasiymis.Ve bu tedaviyle iyileşmiş. Ama bu tedavi kısa süreli değil kişiye göre değişiyor.Belki 1 ay, belki 1 kaç ay.Süre uzun gelebilir ama sonunda iyileşme varsa değer.

Evet şimdi kullandığım macunun tarifine geçiyorum.

Ölçü ler göz kararı
-Bamya tohumu( yenilebilir olacak yani ekim için ilaçlanmış olmayacak)
-Hakiki bal
-Hakiki zeytinyağı

Hazırlanışı
Bamya tohumunu aldığınız aktar da iyice çektiriniz.Kabuk kısımları biraz sert olduğu için zor çekiliyor,olabildiğince un haline getirtmeye çalíşın.Evinize getirince un eleği gibi bir elekten geçirin.Geniş bir kaseye koyun,üzerine bal ve zeytinyağından gözkararı ekleyin.biraz ondan biraz ondan ve karıstirin. Macun kıvamini alacak.Kuru temiz cam bir kavanoza doldurun.Evet macununuz hazir.

Uygulama

Sabahları aç karnina kahvaltidan en az yarım saat önce bir çay kaşıği tuketin.Kilosu biraz yuksek olanlar 1 tatlı kasigida tuketebilir. Unutmayin 3-5 gün de birakmiyoruz .Bir de astim ilaclarinizi hemen kesmeyin.
Öksürüğum başlarsa bende hemen macuna basliyorum ama artik uzun sureli değil3-5 gün belki bir hafta
Şafi ismi hurmetine Rabbim şifalar ihsan etsin.
Son günler de etrafta yine astim hastalari artti belki birilerine şifa olur ümidiyle.
alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Şeker Hastalığına Bitkisel Çözüm Nedir

11233782_852936174773385_249565762458598206_n[1]

Çağımızın ne yazık ki en çok rastlanan sağlık problemlerinden birisi de şeker hastalığıdır. Öyle ki eskiden belirli bir yaşın üzerinde görülmeye başlanan şeker hastalığı artık daha genç yaşlarda ortaya çıkmaya başladı.

Kuşku yok ki şeker hastalığının daha genç yaşlarda görülmeye başlamasının en önemli nedeni sağlıksız besinlerin hayatımızda daha çok yer etmeye başlaması.

Hem beslenme alışkanlıkları hem de gizli şeker meydana gelmeye başlaması ile insanlar şeker hastalığı ile daha sık karşılaşmaya başladı. Oysa ki şeker hastalığına yakalanmadan veya şeker hastası olsanız bile hastalık döneminde kan şekerini dengelemek için sizlere tarifini vereceğimiz bitkisel kürü uygulamanız sizi şeker hastalığının pençesinden kurtarmaya yetecektir.

Profesör Doktor İbrahim Saraçoğlu şeker hastalarına kan şekerini düşürmek ve kan şekerini dengelemek için beyaz lahana kürü uygulanmasını öneriyor. Sizde bu bitkisel şeker hastalığı kürünü evde kolayca hazırlayıp kullanabilirsiniz.

Bitkisel Kürün Hazırlanışı: 4 ya da 5 adet beyaz lahana yaprağını parçalamadan kaynamakta olan bir litrelik suyun içerisine atın ve 10 dakika boyunca haşlayın. Burada dikkat edilmesi gereken nokta lahana yapraklarının parçalanmadan haşlanmaya bırakılmasıdır.

Haşlanma süresi bittikten sonra hazırlanan suyu içerisine herhangi bir tatlandırıcı katmadan içmelisiniz. Ayrıca eğer tadına bakmak isterseniz lahanayı da yiyebilirsiniz. Hazırlanan suyu her sabah ve akşam aç ya da tok karnına bir su bardağı içebilirsiniz. Beyaz lahana kürü her gün taze olarak hazırlanır. Lütfen dünden kalan suyu tüketmeyin.

Not: Seralarda yetişen kültür lahanası bu kür için uygun değildir. Doğal olarak yetiştirilen iri,yeşil yapraklı,sarımsı renkli beyaz lahana kullanılmalıdır.

alıntı

1 Gramı ile Hafıza Uçuşa Geçiyor…

1509710_880293211991590_4320205349797929809_n[1]

ZERDEÇAL, Faydaları Saymakla Bitmiyor
Bu Bitkinin bir çay Kaşığı kadarı bile hafızayı güçlendirmeye yetiyor
Tayvan’da yapılan araştırma, kahvaltıda bir gram zerdeçal tüketmenin diyabetin ilk evresinde ve bilişsel becerilerinde azalma riski bulunan kişilerin hafızasını güçlendirdiğini gösterdi.
Diyabet teşhisi koyulan 60 yaşın üzerinde kadın ve erkeklerin katıldığı araştırmada, bilim adamları zerdeçalın hafızaya etkisini araştırdı.
Katılımcılar kahvaltıdan önce ve saatler sonra hafıza testine tabi tutuldu. Kahvaltıda bir gram zerdeçal tüketen katılımcılar testlerde daha başarılı oldu.
Araştırmanın sonuçları, “Asia Pacific Journal of Clinical Nutrition” dergisinde yayımlandı.
Daha önceki araştırmalar, orta yaşlı diyabet hastalarının beyin hacmi kaybına daha yatkın olduğunu, bunun sonucunda da hafıza ve düşünme becerilerini kaybetme riski taşıdıklarını ortaya koymuştu.

ZERDEÇAL’IN TARİHİ
Zerdeçalın, dünya genelinde 4000 yıldır kullanıldığı bilinmektedir. Osmanlı dönemi de dâhil olmak üzere dünyada kullanımı hep baharat olarak kalmıştır. Uzakdoğu başta olmak üzere çok önemli hastalıklara çare olabildiği bilinmekte ve tedavilerinde kullanılmaktadır. Fakat bu bitki kökünün geliştirilememesinin nedeni toz formunun dışında asla işlenemeyişi olmuştur.
Osmanlı kayıtları dâhil mucizevi özellikleri geçmiş literatürlere yansımamıştır. Doğadaki hemen hemen tüm bitkilerin çayı, tentürü, ekstraktı yapılabilirken zerdeçalda bu işlem mümkün olamamıştır. 1900’lü yılların başlarında Avrupalı bir bilim adamı zerdeçalın etken maddesi curcuminin keşfini yaptıktan sonra, son 20 yılda teknolojik araştırmalar neticesinde geç de olsa keşfedilmiş ve yoğun klinik araştırmalar başlatılmıştır.

ZERDEÇAL’IN FAYDALARI
Köri baharatı bugün zerdeçal kullanılarak üretilmektedir. Araştırmalar, bağırsaklarda polip oluşumunu, yemek borusu kanserini, kolon, karaciğer, akciğer ve prostat kanserinde çok etkilidir. Zerdeçal, östrojeni taklit eden kimyasalları etkisiz hale getiren özel bir baharattır. Östrojen taklidi olan bu kimyasallar özellikle kadınlarda meme kanserinin başlamasına neden olur. Zerdeçal hakkında yapılan araştırmalar, bu kimyasalları ortadan kaldırdığını ve %75 oranında tutarak kanserli hücrelerin büyümesini engellediğini ortaya koymaktadır.
Zerdeçal, tümörlerin içinde kan damarı oluşmasına engel olur. Özellikle karaciğer kanserinde hastalığın ilerlemesini yaklaşık %60 oranında engellemektedir. Antiviral etkisi ile özellikle uçuklarda çok etkilidir. Uçuğu oluşturan Herpes virüsünü etkisiz hale getirir. Bu etki yeni kanıtlanmıştır.

ZERDEÇAL NASIL TÜKETİLMELİ?
Hindistan’da günde en az 1 çay kaşığı zerdeçal kullanılmaktadır. Bu nedenle, Hintlilerde akciğer, meme, böbrek kanserleri daha az görülmektedir. Ayrıca Alzheimer oranı yaşlılarda yok denecek kadar azdır. Zerdeçalın zeytinyağı, karabiber, kırmızıbiber ile birlikte tüketilmesi vücut tarafından tamamen emilmesini sağlamaktadır.
Özellikle kanser başlangıcında ve kanserli hücre oluşumunu engelleyen zerdeçal, bağışıklık sisteminin gelişmesi için de çok faydalıdır. Bu baharat kullanıldıktan sonra bağırsaklarda inceleme yapan araştırmacılar, B tipi bağışıklık hücrelerinin hızla arttığını görmüşlerdir. Hintli bilim adamları ise, zerdeçal ile vücudun daha fazla antikor ürettiğini söylemektedir.

Zerdeçalı kaynayan her yemeğe 1 tatlı kaşığı eklemekle kullanabilirsiniz. Hemen hemen her yemeğe yakışan bir tadı vardır. Süte ekleyerek içilebileceği gibi çayı da tüketilebilir. Fakat belki de en etkili kullanım salatalara ekleyerek, limon ve baharatlar ile kullanımıdır

alıntı

Ananas suyu için güzelleşin…!

11257116_458496494316968_1176448275049374153_n[1]

Bol miktarda vitamin ve mineral içeren ananas suyu, içeriğindeki B ve C vitaminleri ile hücre kaybını ve cilt problemlerini önlüyor.

Ananas suyu için güzelleşin
Sıcak yaz günlerinde ferahlamak için sağlıklı bir alternatif olan ve uzmanlar tarafından yaz aylarında vücudun ihtiyaç duyduğu tüm vitaminler ve mineralleri içerdiği vurgulanan ananas suyu, birçok hastalığa karşı kalkan görevi görüyor.

Saç ve tırnak sağlığını koruyor
İçeriğindeki C vitamini ile güneşten zarar gören derinin yenilenmesi için gerekli kolajen oluşumuna fayda sağlayan ananas suyu, bulundurduğu mineraller ile yıpranan saç ve tırnakların da sağlığına kavuşmasına yardımcı oluyor.

Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Prof. Dr. Neriman İnanç yaz aylarında yoğun güneşe maruz kalmanın cilt rahatsızlıklarına neden olabileceğini belirtti. Terleme ile yaşanan su ve mineral kaybının önüne geçilebilmesi için bol miktarda sıvı tüketilmesini öneren İnanç, ananas suyunun bol miktarda demir, kalsiyum, A, B ve C vitamini içerdiğini ifade etti.

Enerji veriyor
Yaz aylarında ferahlamak için ananas suyunun sağlıklı bir alternatif olduğunu vurgulayan İnanç, içindeki doğal şekerle vücuda enerji verdiğinin de altını çizdi. İnanç, “Ananas suyunun 100 mililitresinde 11 miligram C vitamini bulunuyor. Kolajen oluşumuna yardımcı olan C vitamini güneşin zararlı ışınlarının meydana getirebileceği cilt sorunlarını önlemeye yardımcı oluyor. Bol miktarda demir ve kalsiyum içeren ananas suyu, güneşte yıpranan saçların yenilenmesine fayda sağlarken, antioksidan özelliği ile vücuttaki toksinlerin de atılmasını kolaylaştırıyor” şeklinde konuştu.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Stres ve gerginlik için masaj yağı;

imagesCA7ISVU6

Uçucu yağları günlük hayatta pek çok alanda kullanabilir, faydalanabiliriz… İşte birkaç örnek;

Lavanta Uçucu Yağı; Melez lavantanın çiçeklerinden su buharı distilasyonu ile elde edilir. Antiseptik özelliği ile yara, yanık ve akne, cilt mantarları tedavisinde, sakinleştirici, hücre yenileyici, iltihap dağıtıcı olarak kullanılır,

Uykuyu düzenlemek için, aroma lambasına 6-8 damla lavanta yağı damlatın,

Güneş yanığı için, 150 ml gül suyuna 15 damla lavanta yağı damlatın, yanıkların üzerine fısfıslayın,

Çamaşırları kokulandırmak için, çamaşır makinesinin son durulama suyuna birkaç damla lavanta yağı damlatın, çamaşırlarınız mis gibi lavanta kokacaktır,

Egzema için, ardıç ve çay ağacı (tea tree) yağları ile lavanta yağını aynı ölçülerle karıştırıp sorunlu bölgeye uygulayın,
………………

Limon Uçucu Yağı; Limon kabuklarının soğuk preste sıkılmasıyla elde edilir. Boğaz ağrısı, ağız ülseri, dişeti rahatsızlıkları ve iltihapların tedavisinde kullanılır, oldukça etkilidir. Bağışıklık sistemini uyardığı için nezle ve gribal enfeksiyonların tedavisinde kullanılır

Yağlı ciltlerde tavsiye edilir. Duygu durumunu olumlu etkiler. Depresyon ev kararsızlık durumlarını iyileştirici olarak kullanılır.

Boğaz ağrısına karşı, 1-2 damla limon uçucu yağı bir çay bardağı suya damlatıp iyice karıştırın, bu su ile gargara yapın, etkili bir sonuç alacaksınız,

Güzel kokulu saçlar için, durulama suyuna birkaç damla limon uçucu yağı damlatın,

Odalarda ferahlık için, aroma lambasına 5-7 damla kadar limon uçucu yağı damlatın,
………….

Sivrisinek Kovucu Doğal Sprey

Uçucu yağların karışımıyla doğal bir sinek kovucu hazırlayabiliriz.

150 ml – lavanta suyu
50 ml – hint yağı
20 ml – bitkisel gliserin
10 damla – okaliptüs uçucu yağı
10 damla – sedir uçucu yağı
10 damla – lavanta uçucu yağı
10 damla – limon çimeni uçucu yağı
10 damla – biberiye uçucu yağı
1 tatlı kaşığı vanilya ekstraktı

150 ml lavanta suyunun içine bitkisel gliserin ve hintyağı ilave edip iyice karıştırın. Uçucu yağlar sırasıyla karıştırılarak damlatın. Vanilya ekstraktı katılıp spreyli şişede iyice çalkalayın. İhtiyaç duyulduğunda spreyle uygulayabilirsiniz..
……………..

Uçuktan muzdarip olduğunuzda, ıslak bir pamuğa tea tree – hint defnesi (çay ağacı) yağı 3-5 damla kadar damlatıp ilgili yere uygulayın, uçuğun birkaç saat içinde geçtiğinizi görebilirsiniz
……………..

Bebekler için gaz giderici masaj yağı;

50 ml – tatlı badem yağı
6 damla – adaçayı uçucu yağı
4 damla – kimyon uçucu yağı

Uçucu yağları tatlı badem yağı ile karıştırın, bebeğinizin göbeğine ve ayak altına masaj yaparak karışımı iyice yedirin. Masaj bebeğinizin gazını kolaylıkla çıkartır, bağırsaklarını çalıştırır, düzene sokar.
……………..

Burun tıkanıklığını açmak için etkili bir buhar banyosu;

2 lt kaynar su
2 damla tea tree – hint defnesi (çayağacı) uçucu yağı
2 damla nane veya okaliptüs yağı
3 yemek kaşığı deniz tuzu

Yağları ve deniz tuzunu kaynar suyun içine katıp ısıya dayanıklı bir kapta iyice karıştırın. Kaba doğru eğilip başınıza bir havlu alarak buhar çadırı oluşturun ve buharı 10 dk. kadar soluyun.
……………

İdrar yolları enfeksiyonu için oturma banyosu;

Sıcak su
7 damla sandal ağacı yağı
5 damla tea tree – hint defnesi (çay ağacı) yağı
3 damla ardıç yağı

Sıcak su dolu küvete veya bir leğen sıcak suyun içine uçucu yağları katıp iyice karıştırın. Suyun içine oturarak, 20 dk. kadar bekleyin. Enfeksiyon geçene kadar banyoyu her gün uygulayabilirsiniz.
………………

Stres ve gerginlik için masaj yağı;

60 ml Jojoba yağı
8 damla lavanta uçucu yağı
4 damla ıtır uçucu yağı

Jojoba yağı ile uçucu yağlar karıştırılır, her yağ damlatıldıktan sonra en az 10 dk. kadar saat yönünde karıştırın, ağzını kapatıp 8 saat bekletin, süre sonunda tekrar karıştırın ve bu karışımı günün stresi için masajda kullanın..
………………

Romatizma eklem ağrıları için;

30 ml sarı kantaron yağı
20 ml jojoba yağı
7 damla biberiye uçucu yağı
3 damla kekik uçucu yağı

Sarı kantaron ve jojoba yağını iyice karıştırın, sonra uçucu yağları karıştırın, her yağ damlatıldıktan sonra 10 dk. kadar saat yönünde karıştırın, üstü kapalı olarak 8 saat bekletin, süre sonunda tekrar karıştırın ve bu karışımla masaj yapın..
……………….

Kas tutulmalarında kullanılabilecek masaj yağı;

30 ml üzüm çekirdeği yağı
4 damla biberiye uçucu yağı
2 damla okaliptüs uçucu yağı

Üzüm çekirdeği yağı içine uçucu yağlar damlatarak karıştırın, her damlatmada 10 dk. saat yönünde karıştırın, üstü kapalı 8 saat bekletin, süre sonunda tekrar karıştırın ve ihtiyaç olduğunda kullanabilirsiniz..
………………..

Bilgiler ve tarifler “Tıbbi Bitkileri Doğru Kullanma Rehberi” kitabından altındır

Sağlıklı, şifalı günler dileriz.. smile ifade simgesi

En Güçlü Antioksidanlar…

10426749_885430738144504_4112357826521188423_n[2]

Hücrelerde meydana gelen oksidasyon, oksidatif strese; oksidatif stres ise hücre yapılarında kalıcı hasarlara yol açıyor. Bu hücre hasarlarını onaran, kalbinizi korumak, sağlıklı yaşam ve genç kalmak için gerekli antioksidan içeren besinleri sizin için derledik. İşte size doğal reçete:

Böğürtlen ve Yaban Mersini

Meyvenin içeriğindeki antosiyanidin ve elastin; vücudu kanser hücrelerinin oluşumuna karşı korurken, mevcut enfeksiyon durumlarında bağışıklık hücrelerini güçlendiriyor.

Brokoli

Karnabahar, lahana ve Brüksel lahanasının da aynı grupta bulunduğu turpgiller; indol ve betakaroten içeriyor. Bu iki flavonoid, bu sebzeleri özellikle birer akciğer, rahim, meme kanseri savaşçısı haline getirirken; kalp ve göz sağlığı için de faydalı.

Domates

Domatesin içeriğindeki likopin; prostat, akciğer, kolon ve göğüs kanserinin tedavisinde de etkili. Domatesin içeriğinde bağışıklık sistemini güçlendiren glutatyon da bulunuyor.

Ceviz

Folik asit ve E vitamini, demir, fosfor, çinko mineralleri, omega-3 yağ asidi açısından zengindir. Yüksek kolesterole karşı koruyucudur.

Kırmızı üzüm

Kırmızı üzümün içeriğindeki resveratrol ve quarcetin, serbest radikalleri uzaklaştırarak damarların sertleşme ve tıkanmasını engelleyen en güçlü antioksidanlardan biridir.

Yeşil çay

Tanin flavonoidi, yeşil çaya bağımlılık yapan kekremsi aromasını verirken sizleri de kalp krizi, damar sertliği ve birçok kanser çeşidine karşı koruyor. Ayrıca metabolizmayı hızlandırıp kilo vermeyi kolaylaştırıyor.

Kırmızı erik

Kırmızı erik, içindeki serbest radikalleri absorbe edebilme oranı en yüksek besindir. Bu özellik onu dejeneratif hastalıklar ve kanser gibi serbest radikal hasarına bağlı hastalıklarla mücadelede önemli bir noktaya taşır. Ara öğünlerde dört-beş kuru erik tüketmelisiniz.

Tam Tahıllar

Tam tahıllı ürünler; kolon, karaciğer, göğüs kanseri, cilt hastalıkları, Alzheimer ve artrit savaşçısıdır. B vitamini ve posadan zengin tam tahıl kaynakları, sağlıklı ve dengeli beslenmenin olmazsa olmazlarıdır. Bunlar, vücudun savunma sistemini güçlendirir.

Omega 3

Kalp damar sisteminde, damarın elastikiyetini artırarak, aterosiklerozu önler. Zorunlu yağ asidi olan omega-3’ün en önemli kaynağı balıktır. Haftada 2-3 kez tüketilmeli. Balık yağının içinde EPA ve DHA yağ asitleri bulunmaktadır. Supleman olarak alınacak balık yağlarının EPA ve DHA değerlerine mutlaka bakılmalı. Somon, uskumru, ton, sardalya, semizotu omega-3 yağ asidi bakımından zengindir.

Probiyotik Gıdalar

Probiyotikler bağırsak florasını etkileyerek, bağışıklı sistemini olumlu yönde etkileyen canlı mikroorganizmalardır. Son yıllarda probiyotik alımının kandaki kolesterol düzeyine ve dolayısıyla kalp-damar hastalıkları üzerine olan yararlı etkilerini içeren çalışmalar mevcuttur. Özellikle probiyotik yoğurt ya da 1 su bardağı kefir tüketilmesi kalp sağlığını korumak için oldukça etkindir.

Keten Tohumu

Doymamış yağ asitleri, potasyum, posa, E vitamini ve omega-3 içerir. Kalp hastalıklarına karşı korur. Her gün 1 tatlı kaşığı keten tohumu yoğurt, çorba gibi besinlerin içine katılarak tüketilebilir.

Havuç

Havuç ve turuncu renkli meyve-sebzeler; betakaroten bakımından zengindir. Betakaroten, özellikle kanser hücreleriyle savaşta etkin rol oynuyor ve artrit oluşumunu yüzde 70′lere varan oranda engelliyor. Bu özelliği, havucu sofralarımızın baş tacı ediyor.

Soğan – Sarımsak

Sarımsak ve soğan dilimleri sülfürlü bileşikler içerir. Bu mucizevi bileşikler; çiğneme, ezme yoluyla ortaya çıkarak hem birçok kanser çeşidine ve enfeksiyona karşı koruyor, hem de kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini düşürüyor.

Ispanak

Ispanak özellikle katarakt ve yaşa bağlı göz dokularında meydana gelen hasara karşı en güçlü savaşçılardan biri. Hem kalp-damar hastalıkları, hem de birçok kanser türüyle ilgili yapılan araştırmalar; ıspanağın faydalarını gözler önüne seriyor.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Karbonat Mucizesi…

10348370_885761118111466_5779028366212654197_n[1]

 

Karbonat ile elde edilen güzellik ve temizlik tüyoları…

Saçınızdaki kalın sprey tabakasını ve jöle artıklarını tamamen çıkartıp saçınıza derin bir nefes aldırmak istiyorsanız, orta boy şampuanın içine bir çay kaşığı karbonat katıp karıştırın.

Günlük yüz temizleme kreminin içine yarım çay kaşığı karbonat karıştırıp nemli cilde 2-3 dakika masaj yaparak uygulayın. Sonra yüzünüzü iyice yıkayın. Cilt çok daha parlak ve canlı olacak. Eğer sivilce probleminden muzdaripseniz bu karışıma ezilmiş yarım asprin karıştırarak aynı işlemi tekrarlayın. Asprindeki salisilik asit sivilceleri yaratan bakterileri yerle bir edecek.

Dişlerinizi iki günde bir karbonatla fırçalayın ve fırçaladıktan sonra ağzınızı iyice çalkalayın. Evet tadı mükemmel değil ama değer.

Bir kase ılık suyun içine bir çay kaşığı karbonat koyun ve ellerinizi bu suda 15 dakika bekletin. Tırnak diplerindeki etler yumuşacık olacak. Özellikle manikürden uzak duran baylar ve bayanlar için çok faydalı.

Evinizdeki halıları süpürseniz de silseniz de zamanla kokmaya başlar. Halı yıkamacılara verdiğiniz halı bilin ki en kötü kimyasal deterjanla yerlerde araba yıkanır gibi yıkanmaktadır. Oysa kokuyu çıkarmak için şunu yapabilirsiniz. Bir iki avuç karbonatı halının her tarafına serpin ve 1–2 saat bekledikten sonra elektrik süpürgesi ile iyice süpürün. Halınızdaki o kötü kokudan eser kalmayacaktır.

Buzdolabınızdaki kokuyla baş edemiyorsunuz. Bütün yiyecekleri dışarı çıkar sil süpür kurula vs. uğraşmak istemiyorsanız bir kâse karbonatı buzdolabının bir köşesine koyun. 4-5 günde bir karıştırın. Kötü kokuların gittiğini göreceksiniz. Ayrıca dolapta sakladığınız meyve sebzeler üzerinde koruyucu bir etkisi olacaktır karbonatın.

Halı koltuk elbise üzerine yağ mı damladı? Panik yapıp deterjana saldırmayın! Çünkü deterjan leke olan bölgenin rengini açıp renk dokusunu bozacaktır. Bunun yerine yağ lekesinin üzerine karbonat dökün ve üzerini hafifçe ıslayın. 1–2 saat bekledikten sonra silin. Yağ lekesinden eser kalmayacaktır. Zira suyla birleşen karbonat yağları söküp atan doğal bir sabun haline gelir.

Mutfak tezgâhınızın mermerlerini ve fayanslarını limonlu karbonat ile ovun ve durulayın. En güzel temizleyicidir. Kimyasal deterjan kalıntısı kalmadığı için üzerine meyve- sebzelerinizi, ekmeğinizi rahatlıkla koyabilirsiniz.

Ayrıca tıkanan lavabolarınızı açmak için bir su bardağı karbonatı lavaboya dökün. Üzerine 1 bardak sirke ilave edip 2 litre kaynar suyu lavaboya boşaltın. Tıkanan lavabo açılacaktır.

Kirli lavabolarınız için krem deterjanlar yerine limon ve karbonat kullanın. Lavaboya karbonat döküp limonla ovun. Hem kirlerin kaybolduğunu hem de parladığını göreceksiniz.

Dibi tutan tava ve tencerelerinize akşamdan karbonat döküp sıcak su ilave edin. Sabah temizlerken zorlanmayacaksınız.

Paslanabilecek eşyalarınızı karbonatla ovarsanız paslanmasını engellemiş olursunuz.

Porselen gibi kararan eşyalarınız varsa limonlu karbonat ile ovun. Rengi açılacaktır. Aynı şekilde gümüş eşyalarınızı suyla macun haline getirdiğiniz karbonat ile ovarsanız, rengi açılıp parlayacaktır.

Elbise dolabınızda rutubet ve küf kokusu varsa ve naftalin kokusunu da sevmiyorsanız dolabınızı bir köşesinde ağzı açık şekilde kavanozda karbonat bulundurun.

Banyo duşa kabin camlarını karbonat ile silip durulayın. Duş alırken daha rahat nefes alacaksınız.

Banyo terlikleriniz ister tahta ister plastik olsun üzerine karbonat dökün ve öyle duş alın. Hem terlikleriniz hem de ayaklarınız rahat edecek. Bu yolla tahta takunyalarınızın ömrü uzayacağı gibi kimyasal temizleyiciler, cildinizden uzak tutmuş olacaksınız.

Çamaşır makinesinde kullandığınız deterjan miktarını yarı yarıya azaltıp gerisini karbonat ile tamamlayın. Çamaşırlarınız daha temiz ve kimyasal artıklardan uzak kalmış olacaktır.

Sonuç olarak; sirke limon ve karbonat evinizde sadece mideniz için değil her türlü temizlikte ve pratikte kullanabileceğiniz doğal ürünlerdir. Mümkün olduğunca bu ürünleri kullanmaya özen göstermeniz; hem çocuklarınızın ve sizin sağlığınız için hem de yaşanabilir nefes alan bir ev açısından önemlidir

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bu Karışımla Pek Çok Hastalığa Meydan Okuyacaksınız…

1908106_889218781099033_8666397485494604242_n[1]

Tarçınlı bal tek kelime ile mucizevi doğal bir ilaç

Kanserden kilo vermeye, kalp hastalıklarından kolesterole, soğuk algınlığından cilt enfeksiyonlarına kadar iyileştiremediği hastalık yok gibi… Hindistan’da bir geleneksel tıbbi tedavi yöntemi ile balın yanık tedavisindeki etkisin kıyaslandığını ve 1 haftanın sonunda balla tedavi edilen yanıkların %91, diğer yöntemle tedavi edilenlerin %7 oranlarında enfeksiyon riskinden korunduğunu biliyor muydunuz?

Tarçın ve Bal Mucizesi İlaç firmaları bu bilgilerin yayılmasından hoşlanmayacak, çünkü tarçınlı bal düzenli kullanıldığında pek çok ilaçtan daha sağlıklı ve daha etkili bir ilaç. Bal ve tarçın karışımının pek çok hastalığı iyileştirdiği biliniyor.

Bir yan etkisinin olmaması da cabası. Şekerli olmasına rağmen doğru miktarda alındığında diyabet hastalarına dahi zarar vermiyor. Batılı bilim insanlarının araştırmalarına göre: Kalp Hastalıkları: Bal ile toz tarçını karıştırın ve kahvaltıda kızarmış ekmekle yiyin. Kolesterolü düşürür ve muhtemelen kalp krizini önler. Tarçınlı balın düzenli olarak tüketilmesi kalp vuruşlarını güçlendirir. Yaşlandıkça atar damarlar ve toplar damarlar esnekliklerini kaybediyor ve tıkanıyor. Tarçınlı bal ise damarları yeniden canlandırıyor. Arterit: Arterit hastalar bir fincan sıcak suya iki yemekkaşığı bal ve bir çay kaçığı toz tarçın koyarak faydalı bir içecek hazırlayabilirler.

Günlük olarak içilirse kronik arterit hastaları dahi iyileşebilir. Kopenhag Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada 200 hastalarını kahvaltıdan önce bir kaşık bala yarım çay kaşığı tarçın ile tedavi eden doktorlar 73 hastanın tümüyle ağrıdan kurtulduğunu, bir ay içerisinde ağrı yüzünden hareket edemeyen hastaların hemen hepsinin ağrı çekmeksizin yürümeye başladığını gördü. İdrar Yolu Enfeksiyonu: İki yemek kaşığı toz tarçın ile bir yemek kaşığı balı ılık suya ekleyerek için. İdrar yolundaki mikropları öldürür. Kim bilebilirdi ki? Kolesterol: İki yemek kaşığı bal ve üç yemek kaşığı toz tarçın 450 gram çay kolesterol hastasına verildiğinde iki saat içerisinde kandaki kolesterol oranunun %10 azaldığı görüldü. Günde üçkez alındığında kronik kolesterol dahi tedavi edilebiliyor.

Günlük olarak yenen bal ise kolesterol şikayeterini azaltıyor. Soğuk Algınlığı: Sık ya da ağır soğuk algınlığı şikayeti olanlar bir kaşık ılık bal çeyrek kaşık toz tarçınla üç gün boyunca birer kez alabilir. Bu tedavi çoğu kronik öksürüğü ve soğuk algınlığını tedavi edebilir, sinüsleri temizleyebilir. Boğaz Tahrişi: Tarçınlı balın boğaz ağrısını iyileştirdiği ve boğaz ülserini kökünden kazıdığı söyleniyor. Gaz: Hindistan ve Japonya’da yapılan araştırmalar tarçınlı balın midede oluşan gazları önlediğini gösteriyor.

Bağışıklık Sistemi: Tarçınlı balın günlük tüketimi bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudu bakteri ile virüs saldırılarından koruyor. Balın düzenli tüketimi akyuvarları güçlendirerek bakteriyel ve virütik hastalıklara karşı direnci artırıyor. Sindirim Güçlüğü: İki yemek kaşığı bala serpilen toz tarçının yemek yemeden önce aınması asitliliği önlüyor ve en ağır yemekler dahi sindirilebiliyor. Grip: İspanyol bir bilim insanı baldakı doğal bir bileşenin grip mikrobunu öldürdüğünü ve hastayı gripten kurtardığını kanıtladı. Uzun Ömür: Bal ve toz tarçın ile hazırlanan çay düzenli olarak içildiğinde ileri yaşın etkilerini azaltıyor.

Çay yapmak için dört yemek kaşığı bal, bir çay kaşığı tarçın ve üç fincan kaynamış su kullanın. Günde 3-4 kez 1/4 fincan için. Cildi taze ve yumuşak tutar ve yaşlanmayı önler. Boğaz Ağrısı: Boğaz ağrıdığında ya da gıdıklandığında bir kaşık bal yiyin. Boğazınızdaki raatlık geçene dek 3 saatte bir tekrarlayın. Sivilceler: Üç yemek kaşığı bal ve bir çaykaşığı toz tarçını karıştırın. Yatmadan önce sivilcelerinizin üzerine sürün ve ertesi gün ılık suyla yıkayın. İki hafta her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden söker.

Cilt Enfeksiyonları: Bal ve toz tarçını etkilenen bölgelere eşit miktarda uygulamak egzama, mantar ve her türlü cilt enfeksiyonunu iyileştirir. Kilo Verme: Her gün sabahları kahvaltıdan yarım saat önce, boş mideye ve geceleri yatmadan önce bir bardak kaynamış suyun içine bal ve toz tarçın koyup için. Düzenli olarak alındığında obezite sorunu yaşayanlarda bile kilo kaybı sağlıyor. Kanser: Japonya ve Avustralya’da yapılan araştırmalar mide ve kemik kanserinin başarıyla tedavi edilebildiğini gösterdi.

Bu kanser çeşitlerinden muzdarip hastalar günde bir yemek kaşığı bal ve bir çay kaşığı tarçını üç parçaya bölerek bir ay boyunca almalı. Yorgunluk: Yakın zamanda yapılan araştırmalar gösteriyor ki baldaki şeker vücudun güç kazanmasına yardımcı oluyor. Bal ve toz tarçın tüketen yaşlılar daha zinde ve esnek olduklarını ifade ediyor. Her gün diş fırçaladıktan sonra ve öğleden sonra 15.00’te alındığında bir haftada vücut direnci artıyor. Kötü nefes: Güney Amerikalılar sabahları bir çay kaşığı bal ve tarçın konmuş suyla gargara yapıyor böylece nefesleri gün boyu güzel kokuyor.

İşitme kaybı: Günlük olarak sabah ve akşamları bal-tarçın ikilisini almak duyma kaybını giderebiliyor. Tarçınlı Balın Hazırlanışı Önce bir bardak suyu kaynatın, sıcak suya tarçın koyun ve demlenmeye ve soğumaya bırakın. Kaynar suya bal koymayın. Sıcak su baldaki enzimleri öldürür. Su oda sıcaklığına geldiğinde tarçının iki katı kadar bal ekleyin. Yatmadan bardağın yarısını için ve diğer yarısını sabaha bırakın.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Göze Faydalı Besinler…

10294359_884519081569003_5034011452232831238_n[1]

 

Göze faydalı besinlere kısaca göz attığımızda havuç, kırmızı(kapya) biber, brokoli, brüksel lahanası, kayısı, ıspanak, kara lahanayı görüyoruz. Şimdi göze faydalı besinleri kısaca göz atalım.

Göze faydalı besinler arasında birinciliği kimseye kaptırmayan havuç, Bugs Bunny sayesinde çocukların da en sevdiğin sebzelerden bir tanesidir. Bu turuncu renkli sebze, antioksidanlar arasında yer alıyor, katarakt ve makula gibi göz hastalıklarının oluşmasını önleyen beta karoten ihtiva ediyor. İsterseniz salatalara ekleyin, isterseniz tıraşlayıp çocuğunuzun eline verin, hatta bol bol smoothie içeceklerinin içine karıştırın ama bir şekilde günlük beslenme düzeninizin içine sokun.

Kırmızıbiber, diğer adıyla kapya bol C vitamini deposudur. Ayrıca gözlerinizi koruyacak antioksidanları içerir. Genellikle kırmızıbiberi kahvaltılık olarak kullanıyoruz ama aslında salatalara, soslara hatta tostların içine bile çok yakışıyor.

Yine geldik bir çizgi film karakterinin besinine, Popeye yani Temel Reis elinden düşürmediği ıspanağa. Ispanağın besin değerlerine baktığımızda içinde C vitamini, lutein, zeaksantin ve beta karotenleri görüyoruz. Göz rahatsızlıklarından makula dejenerasyonuna en faydalı sebzelerden birisi olan ıspanak, bu rahatsızlığı olanlara bedenin doğal pigmentasyon üretimi yapmasına fayda sağlıyor.

Tatlı patatesin içindeki etli turuncu kısmı yine beta karotence oldukça zengin. Tatlı ve ferahlık veren tadını çocuklar çok seviyor bu sebeple püresini yapabilir ya da dilimleyip, baharatlayıp çok az zeytinyağıyla fırına verebilirsiniz.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Romatizma ağrılarına bitkisel kür önerileri…!

10987720_891707497516828_4441620981594267623_n[2]

Hareketleri kısıtlayan, döküntü yapan ve eklemlerde ağrıyla şişmeye neden olan bu hastalık için bitkisel kür hazırlayarak ağrılarınızı hafifletebilirsiniz.

Romatizma ağrılarına bitkisel kür önerileri
Ağrı ve hareket sınırlığı oluşturan eklem ve bağ dokusu iltihabının genel adına romatizma deniyor. Hastalık, boğazın bir tür enfeksiyonuna, vücudun verdiği anormal cevap sonucu oluşuyor. Boğaz ağrısını izleyen ikinci hafta sonunda, hastanın eklemlerinde ağrı, bazen deri döküntüsü, genel bitkinlik durumu ve ateş beliriyor. Etkilenen eklemler, genellikle ayak bilekleri, dizler, el bilekleri oluyor. Dirseklerle, el bileklerinin üstünde, deri altında yumrucuklar hissediliyor.

Romataid artrit
Bir diğer romatizmal hastalık olarak romataid artrit görülüyor. Bu hastalık genellikle 18- 45 yaşları arasındaki kadınlarda görülüyor. Nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte bir çeşit bağışıklık reaksiyonu olduğu düşünülüyor.

El ve ayakların ufak eklemleri, alt çene kemiğiyle kafatası arası eklem, köprücük kemiği, göğüs kemiği eklemi sık etkileniyor.

Osteoatrit hastalığı
Osteoatrit hastalığı ise genellikle, 50 yaşın üstündeki erkeklerde görülüyor. Dejeneratif bir durum olduğu tahmin ediliyor. En sık atrit şeklinde görülüyor. Bu hastalığın nedenleri ilk sırada özellikle, ağırlık taşıyan eklemler gittikçe ağrılı ve hareketsiz duruma geliyor. Uzmanlar bu durumlara dikkat edilip, uzman bir doktora danışılması gerektiğini belirtiyor. Bununla birlikte hastalığı önlemek ve tedavi sürecine destek olması amacıyla bitkisel önerilerde bulunuyor.

İşte o mucizevi kürler:

Küçük parçalara bölünmüş portakal kabuğunu bir şişenin boğazına kadar doldurun. Üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı ekleyin. Ağzını sıkıca kapatın. Sonra şişeyi 2 hafta sıcak bir yerde bekletin. Ağrılı bölgeye masaj yapın.

Bir miktar papatyayı bir şişenin boğazına kadar doldurun. Ağzına kadar saf zeytinyağı ekleyin. Ağzını sıkıca kapatın. Şişeyi iki hafta sıcak bir yerde bekletin. Gerektiğinde hafif masajlar yapın.

İki avuç dolusu ince kıyılmış papatya çiçeğini,su kaynayan bir tencerenin üzerindeki süzgecin içine bırakın. Buharda pişmeye başlayan bitkiler yumuşayınca, bir tülbentin arasına koyun. Daha sonra ağrılı bölgeye sarın.

Su dolu bir kovanın içine dört avuç lavanta çiçeği katın. On iki saat bekletin. Daha sonra iyice kaynatın. Süzüldükten sonra banyo suyuna ilave edin.

İri bir lahananın geniş yapraklarını kaynatın. Ağrılı bölgeye sıcak bir halde koyun.

Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı karanfil katın. Demlendikten sonra süzün. Sabah kahvaltılarından yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce için.

Sarımsak sarın

Küçük parçalara bölünmüş taze sarımsağı bir şişenin boğazına kadar doldurun. Üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı ekleyin. Ağzını sıkıca kapatıldıktan sonra şişeyi 2-3 hafta boyunca sıcak bir yerde bekletin. Ardından yarım litre suyun içine, bir kahve fincanı bu yağdan, iki çorba kaşığı ev hardalı ve yine iki çorba kaşığı toz karabiber katın. Bu karışımı geçici bir kapta kaynatın. Sonra suyun üzerindeki tabakayı alıp, söz konusu ağrılı bölgenin üzerine sürün ve ardından sarın

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Lütfen Dikkat!!!

Telefona Sol kulağınızla cevap verin

Günde iki kere kahve içmeyin

Soğuk su ile hap almayın

19dan sonra yemek yemeyin

Tükettiğiniz yağlı gıdaların miktarını azaltın

Cep telefonu bataryaları ile mesafenizi uzak tutun

Uzun süre kulaklık takmayın

Gece 22.00 sabah 06.00 en ideal uyuma saatleridir

Uyku öncesi ilaç aldıktan sonra hemen uzanmayın

Telefonunuzun şarjı en aza indiğinde cevap vermeyin yaydığı radyasyon 1000 kat fazladır

Sabahları daha çok akşamları ise daha az su için

Cep telefonu bataryaları ile mesafenizi uzak tutun

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SİVRİSİNEK SEZONU AÇILIYOR.

11214330_886708414720060_8797394555283552341_n[1]

– BASİT BİR SİVRİSİNEK TUZAĞI NASIL YAPILIR

İHTİYACIMIZ OLAN ŞEY TEMELDE:…
200 ML SU
50 GR KAHVERENGİ ŞEKER
1 PAKET MAYA (HERHANGİ BİR SÜPERMARKET BULUNUR EKMEK MAYASI)
VE BİR 2 LİTRELİK PLASTİK BİR COLA ŞİŞESİ

YAPILIŞI:
1.. PLASTİK ŞİŞEYİ ŞEKİLDEKİ GİBİ KESİN
2..SICAK SU İLE KAHVERENGİ ŞEKERİ KARIŞTIRIN. SOĞUMASINI BEKLEYİN. SOĞUDUĞU ZAMAN ŞİŞENİN ALT YARISINA DÖKÜN.
3..MAYAYI EKLEYİN. KARIŞTIRMAYA GEREK YOKTUR. KARBONDİOKSİT OLUŞTURUN.
4.. ŞİŞENİN DİĞER YARISI, BAŞ AŞAĞI, HUNİ ŞEKLİNDE YERLEŞTİRİN.
5.. SİYAH BİR ŞEY İLE (BANT) ŞEKİLDEKİ GİBİ SARIN VE EVİNİZİN BİR KÖŞESİNE KOYUN.

İKİ HAFTA SONRA SİVRİSİNEK VE ŞİŞE İÇİNDE ÖLÜ SİVRİSİNEK MİKTARINI GÖRECEKSİNİZ.

ÇOK YARARLI BU YÖNTEMİ KULLANABİLİRSİNİZ. PAYLAŞALIM Kİ SİNEK İLACINA VE ZARARLI KİMYASALLARA PARA ÖDENMESİN.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Kahvaltıda metabolizmayı hızlandıran 9 besin

Kilo vermek için en önemli unsurlardan biri de kahvaltı yapmaktır. Fakat, daha da önemlisi kahvaltı da doğru yiyecekleri seçmektir. İşte size kahvaltı da yemeniz gereken, sizi tok tutacak ve metabolizmanizi hızlandıracak yiyecekler.

1. Yumurta

Yumurta
Yumurta, proteinden zengin bir besindir. Her yaştan insanın rahatlıkla yiyebileceği bir besindir. Kas gelişiminde önemli rol oynar. Sizi gün içerisinde tok tutar ve abur cubur yemenizi engeller.

2. Yulaf

Yulaf
Kolesterol düşürücü yüksek lif içerikli bu besin, sağlıklı kahvaltıların olmazsa olmazidir. Gün içerisinde tatlı isteklerini azaltacak ve sizi daha tok tutacaktır.

3. Meyve

Meyve
Gün içerisinde meyve yemeye vaktiniz yoksa kahvaltıda kesinlikle yemelisiniz. Meyve içerisinde birçok vitamin, mineral içerir. Kilo vermenize yardımcı olur.
Not: yulafla da iyi gider :))

4. Sebze

Sebze
Her öğünde olduğu gibi kahvaltıda da sebze yemeği eksik etmiyoruz. Vitamin, mineral ve antioksidan içerdiklerinden dolayi hastalıklara karşı korur, yağ yakımında etkilidirler.

5. Süt ürünü

Süt ürünü

&

Süt ürünleri, kilo vermeye yardımcıdırlar. Kahvaltıda yediğiniz az yağlı süt, yoğurt, peynir, gün içerisinde yağ yakmanıza yardımcı olur.

6. Avakado

Avakado
İçerdiği A,E,C gibi vitaminlerden ve antioksidanlardan dolayı faydalı bir besindir. Kalp ve damar dostudur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kolesterolü düşürür ve içerdiği yararlı yağ asitlerinden dolayi yağ yakımında rol alır.

7. Çiğ kuruyemiş

Çiğ kuruyemiş
Zengin bir kahvaltının olmazsa olmazıdır. Kalp sağlığıdan, böbrek sağlığına kadar çeşitli faydaları vardır. İçerdikleri yararlı yağ asitlerinden ve tok tuttuklarından dolayı kilo vermenize yardımcıdırlar.

8. Tam tahıllı ekmek

Tam tahıllı ekmek
Ekmeğinizin tam tahıllı olması, sizi daha tok tutacağıından dolayı hedef kilonuza ulaşmaniz için size yardımcı olacaktir. Ayrica kan şekerinizi de beyaz ekmek kadar yükseltmez.

9. Fıstık ezmesi

Fıstık ezmesi
Gün içerisinde daha fazla enerjiye ihtiyaciniz varsa, biraz fıstık ezmesi sizin işinizi görecektir. Yüksek protein içerir.
Not: Evde yapmaniz veya şekersiz olanlardan almanız sizin için daha iyi olacaktır.

10. Fazla aşırıya kaçmayalım

Fazla aşırıya kaçmayalım
Kral gibi kahvaltı yap, prens gibi öğle yemeği, fakir gibi akşam yemeği ye ( fazla aşırıya kaçmadan tabi) :))
Afiyet olsun

Selülit oluşumunu engelleyen gıdalar

BBjI9Wt[1]

Her 10 kadından 8’inin başı selülitle dertte. Birçok kadın için buna savaş açmak oldukça zor geliyor oysa ki selüliti gidermek sanıldığı kadar zor değil. Uzmanlar belirli yiyeceklerin selülit oluşumunu durdurabileceğini söylüyorlar. 6 basit kuralı uygulayıp, yazın tadını çıkarabilirisiniz

Stresi azaltarak günde 7-8 saat uyuyarak yeşil çay içerek selüliti engelleyebilirsiniz.

Özellikle yeşil çay içtikten 30 dakika sonra damarlardaki dolaşım hızlanır. Bu da selülit oluşumunu engeller. Su tüketiminin ise yine doğru miktarda olması (günde 2-3 litre) önemlidir.”

Beslenmenin selülit oluşumu ile çok yakın ilişkisi vardır. Tam tahıllar ile sebze ve meyve içeren yani yüksek posalı diyet selülit oluşumunu engeller. Yeterli C vitamini alımı da yine selülit oluşumunun önüne geçer.

Soya ; Soyanın içinde bulunan fitoöstrojen vücuda girince östrojeni taklit ederek, kolajen dokunun dağılmasını engellemektedir. Çünkü östrojen kolajeni yıkar. Yani bir nevi soya içinde ki fitoöstrojen bunun tam tersini yapar.

Bioflavonoidler ; Bu maddeyi barındıran gıdalar, kolajeni yıkan enzimleri tutarak oluşumu durdururlar. Toz kakao, üzüm suyu, şarap, üzüm çekirdeği en fazla bioflavonoid içeren gıdalardır. Kolajen yıkımını durdururken aynı zamanda yeni bağ dokusunu geliştirmeye de yardımcıdırlar.

Beslenmede şeker ve şekerli besinlerin azaltılması gerekir. Baharatların dolaşım sistemi üzerine olumlu etkisinden yararlanılabilir. Koyu yeşil yapraklı sebzelerin her öğünde tüketilmesi selülit oluşumuna engel olur.

Güne Nane-Limon ile başlayın hastalıklardan korunun.

10256561_766669876732889_812495564490292670_n[1]

 

Günaydın smile ifade simgesi

Güne Nane-Limon ile başlayın hastalıklardan korunun.

Nane-Limon halk arasında oldukça yaygın olarak bilinen, özellikle kış aylarında sıcak tüketilen bir içecektir. Nane-Limon adından da anlaşılacağı üzere nane, limon ve su ile yapılır. Yapım aşamasında genellikle kuru nane kullanılır. Fakat taze nane çok daha etkilidir.
Öncelikle, bir cezvenin veya özdeşi görevde bir mutfak gerecinin içine 1,5 ile 3 tatlı kaşığı kuru nane eklenir; fakat ideal olanı 2 tatlı kaşığıdır. Daha sonra 1 adet limonun yarısı, olabildiğince küçük parçalara ayrılır. Örneğin, bir limonun yarısı 6-7 parçaya bölünebilir. Bölünen bu parçalar da önceden nane eklenmiş cezvenin içine ilave edilir. Burada önemli olan nokta limonun kabuğu ile birlikte cezvenin içerisine konulmasıdır ve tabi ki önceden çok iyi yıkanmış olması gerekmektedir. Son olarak cezvenin içine 300-350 ml (yaklaşık 1,5 su bardağı) su eklenir ve kaynatılır. Kaynadıktan sonra kısık ateşte 3-5 dakika arası ocakta bekletilir. Süzgeç ile süzülerek fincana koyulup tüketilir. Kuru nane yerine taze nane kullanmak isterseniz 1,5 ile 3 tatlı kaşığı kuru nane yerine orta boyda 8-12 yaprak arası taze nane kullanabilirsiniz. Daha keskin koku ve daha keskin bir tat elde edeceksiniz.

Nane-Limon çayına az miktarda şeker atılabilir. Bunun yanı sıra, kış aylarında hastalıklardan korunmak için çayın içerisine 1 çay kaşığı bal ilave edilip karıştırılabilir. Bunun yanı sıra özellikle 1/4 çay kaşığı karabiber eklenebilir. Karabiber tat açısından çok iyi sonuçlar vermeyebilir fakat güç verir ve vücut direncini sağlamlaştırır.

Nane-Limon kesinlikle sıcak, anlık tüketilmeli önceden yapılmış veya soğuk bir nane-limon çayının etkisi çok da fazla olmayacaktır. Bilinen ve bilinmeyen özellikleri ile nane-limon çayının faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

– Nane-limonun en önemli özelliği soğuk algınlığına iyi gelmesidir.
– Güç verir, zihni açar ve zayıflamak için tüketilebilir.
– Sindirime yardımcı olur, antiseptiktir, cilde iyi gelir.
– Zihinsel yorgunluğu alır, mideyi rahatlatır.
– Yüksek miktarda C Vitamini içerir.

Hasta olmayı beklemeyin, kısa bir sürede hazırlanabilen nane-limon çayından haftada 2-3 fincan tüketin, hastalıklardan, soğuk algınlığından korunun…