BAĞIMLILIĞIN DUYGUSAL VE ZİHİNSEL NEDENLERİ ? NEFES BAĞIMLILIĞA NASIL İYİ GELİR?

bagımlılıknefes.[1]

Tüm Bağımlılıklar, kişinin kendini nasıl seveceğini bilemeden ve korkulardan ve kendini yeteri kadar tanımaması, kendinden kaçmasından kaynaklanır.

Nefes kişilerin kendi içine dönmelerini, kendilerini daha iyi tanımalarını, farkındalık, kendini sevmeyi sağlar.

Güçlü ve derin bağlantılı bir nefesiniz varsa, herhangi bir şeye bağlı kalamazsınız. Kendi özünüz ve Allah ile bağınız güçlenir. Kendinize olan sevginiz artığı için ve kendi değerinizi daha çok bildiğiniz için kimseye veya bir nesneye ( alkol, sigara vs..) bağlanma ihtiyacı duymazsınız.

Bu yüzden bağımlı insanların düzenli nefes almaları çok önemlidir. Alırken uzun ve geniş,  verirken nefeslerini hiç tutmadan kendiliğinden vermeleri. Nefesleri tutarak vermeleri, bağımlılıklarına tutunduklarını gösterir. Nefes akışa gırdıgınde bağımlılıklarından kendiliğinden bittiğini göreceklerdir.

Bağımlı kişiliklere söylediğimiz olumlumalar

“ Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Kendimden zevk alıyorum. Kendi değerimi biliyorum. Bütün korkularımı bırakıyorum”

kaynak: gülin Sarıyiğit

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

YÜKSEK TANSİYON’UN DUYGUSAL VE ZİHİNSEL NEDENLERİ VE NEFESİN FAYDALARI NELERDİR?

yüksektansiyon[1]

Yüksek tansiyon hastalarını dinlediğimizde geçmişte affedemedikleri kişiler ve olaylar olduğunu anlarız. Geçmişin bütün yükünü omuzlarında taşıyor gibilerdir.

Geçmişi tutunurlar. Sürekli geçmişten bahsedip yasadıkları olayda ne kadar haklı olduklarını ispatlamaya çalışırlar. Hâlbuki affetmemek kendimize zarar vermekten başka işe yaramaz. Karşındakinin yaşadıklarımızdan hiçbir haberi yokken biz içimizdeki öfke kızgınlık nefret enerjisini büyütürüz. Gerginliğimiz omuzlarımızda sertlik ağrı şeklinde kendini gösterir.

Affetmek cennete açılan kapıdır. Bızı özgürleştirir. Hayatımıza huzur, neşe, doyum duyguları hayatımıza sağlar.

Tansiyon hastalarının nefesine baktığımızda limitli nefes aldığını gözlemleriz. Geçmişteki olaylara, duygulara takılı kaldıkları için nefesini tutarlar. Nefes almak için beklerler. Bu da kalplerini yeni birine açmadan önce bekledikleri anlamına gelir. Geçmişteki şartlanmalarına göre davranırlar.

Seanslarda amacımız nefesini hemen bıraktırıp, peşinden hemen tam kapasite nefes almalarını sağlamaktır.

Nefes seanslarında tansiyon hastalarına söylediğimiz olumlamalar

“ Geçmişi bırakıyorum. Geçmiş anılarımı tutunmuyorum. Kendimi ve başkalarını affediyorum. Her şey olması gerektiği gibi oldu. Olanı olduğu gibi kabul ediyorum. Geçmişten özgürleşip, barış, huzur ve sevginin içindeyim ”

kaynak: gülin sarıyiğit

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

EV YAPIMI ŞAMPUANLA SAĞLIKLI SAÇLAR İÇİN (DENENEMİŞTİR)

11112211_10155710459045557_196165893045489159_n[1]

Günümüzde saçlarımızı yıkamak için kullandığımız ürünlerin çoğu sentetiktir ve cildimizdeki gözeneklerin içerisinden kan dolaşımımıza karışarak sağlığımıza zarar verebilen maddeler içerir. Eğer saçınızı bunlardan korumak istiyorsanız, o zaman evde hazırlaması kolay, tamamen doğal olan şampuan tarifimize göz gezdirin!
Şampuan üreticileri ürünlerinin güzel kokmasını ve bolca köpürmesini isterler. Ama farkına varmadığımız bir şey bu ürünlerin çok kuvvetli olduğu ve zamanla sağlığımıza zarar verdikleridir. Örneğin, bu ürünlerin birçoğu endüstriyel bir deterjan ve yağ çözücü olarak kullanılan bir aktif madde olan loril sülfat içerir. Bunu kafa derimize uyguladığımızda bu derimizdeki doğal yağları uzaklaştırıp cildimizi tahriş eder ve kurutur. Bu madde aynı zamanda toksiktir.

Doğal ve sağlıklı bir alternatif doğal ve bitkisel bazlı maddelerden ve kokulu esans yağlarından oluşan organik şampuanlar kullanmaktır. Ancak bunlar konvansiyonel ürünlere göre daha pahalı olabilirler.

Bu sorunun üstesinden gelmek için bir çözüm doğal ve az maliyetli olan ve evde hazırlanabilen geleneksel bir formül kullanmaktır. Buna bir örnek sodyum bikarbonat ve elma sirkesinden oluşan aşağıdaki tariftir.

Nelere ihtiyacınız olacak?
Sodyum bikarbonat
Elma sirkesi
İki adet plastik şişe
Şampuanı ve saç kremini nasıl hazırlayacaksınız?
Normal saçlar için, bir çorba kaşığı bikarbonatı eriyene kadar ılık bir bardak su içinde karıştırın ve şişelerden birini yarısına kadar onunla doldurun. Bu birinci karışım şampuandır. Yağlı saçlar için daha fazla bikarbonat ekleyebilir ve aynı şekilde kuru saçlar için kullandığınız bikarbonat miktarını azaltabilirsiniz.

İkinci şişede bir bardağın dörtte biri kadar elma sirkesini bir bardak suyla karıştırın. Bu ikinci karışım seç kremi görevini görecek. Saçınız ne kadar kuruysa kullanacağınız elma sirkesi miktarı o kadar fazla olmalıdır.

Doğal şampuanı ve saç kremini nasıl uygulayacaksınız?
1. İlk olarak bikarbonat karışımını ıslak saça uygulayın. Bununla kafa derinize hafifçe masaj yapın.
2. İyice durulayın. Saçınızın biraz kabalaştığını hissedeceksiniz. Sirkeyi uygulayarak onun pH’ını nötralize edin.
3. Sirkeyi saça ve kafa derisine uyguladıktan sonra saçlarınızı durulayın.
İsteğe bağlı diğer malzemeler
Saça güzel bir koku kazandırmak için ve onların şifa sağlayıcı etkilerinden faydalanabilmek için bu doğal saç ürünlerine esans yağlar ekleyebiliriz. Örneğin, çay ağacı yağı kepeğe karşı yardımcı olur ve biberiye yağı saç dökülmesini önler. Lavanta kafa derisini rahatlatır ve geride güzel bir koku bırakır. Merak etmeyin, sirke kokusu saçınız kuruduktan sonra ortadan kalkar.

lavanta-yağı
Biberiye esansı yağı doğal şampuanınıza katmak için mükemmel bir yağdır.

Eğer saçınız çok kuruysa, o zaman onu yıkadıktan sonra bir miktar jojoba yağı veya susam yağı uygulayabilir ve ardından da eğer saçınızın buna ihtiyacı olduğunu düşünürseniz nemlendirici bir saç maskesi de uygulayabilirsiniz.

Saçınızın ve saçınızı ve kafa derinizi sağlıklı tutan doğal tabakanın bu doğal ürünlerin kullanımına alışması biraz süre alabilir. Kimyasal ürünleri kullanmayı kestiğinizde saçlarınızda daha fazla yağlanma veya kepeklenme gibi bazı gözle görülür değişiklikler deneyimleyebilirsiniz. Böyle bir durumda sabırlı olmanız gerekir çünkü bunların olumlu etkileri kendilerini birkaç hafta kullanım sonunda gösterecektir. Bir diğer seçenek de bu geçişi daha yavaş gerçekleştirmektir. Yani saçlarınızı her yıkadığınızda daha az miktarda kimyasal ürün kullanabilirsiniz ve aşamalı olarak doğal şampuanı ve saç kremini daha fazla kullanabilirsiniz. En sonunda da artık kimyasal ürünlerin kullanımını tamamen kesebilirsiniz!

kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası…Şiddetle öneririm

Fatoş Pabuccu Tuncay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ASTIM’IN DUYGUSAL VE ZİHİNSEL NEDENLERİ VE NEFESİN FAYDALARI?

astım[1]

Astım hastaların nefesi alamadığı için değil, veremediği için tıkanır. Nefesi bırakamadıkları, dışarı tam veremedikleri için, yeni nefese yer kalmaz. Bu yüzden nefes alamaz tıkanırlar.

Astım hastaların çoğunda yaşananları geride bırakamama, yaşama aşırı tutunma alışkanlığı vardır. Geleceğe dair güvensizlik hâkimdir.  Gelecek korkusu ile yaşarlar. Sahip oldukları ellerinden gidebilir diye tutunurlar. Nefeslerini tuttukları gibi ellerindeki her şeyi tutmaya çalışırlar. Alışkanlıklarından vazgeçemezler. Eşyalarını kolay kolay atamazlar, arkadaşlarını bırakamazlar.

Astım hastalarında “ yeteri kadar yok ” düşüncesi hâkimdir. “ Elimdekini bırakırsam yenisi gelmezse, nefesimi bırakırsam, ya bir sonraki nefeste yeterince hava olmazsa”

Nefes seanslarında astım hastalarına söylediğimiz olumlamalar ;

Geçmişi bırakıyorum. Her şey her zaman yeteri kadar var. İhtiyacım olmayan duyguları, düşünceleri, olayları, geçmişi ve nefesi bırakıyorum. Nefes vermek kolay ve güvenli.

kaynak: gülin sarıyiğit

nefes terapisti

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

TİROİD PROBLEMLERİN DUYGUSAL VE ZİHİNSEL NEDENLERİ? NEFESİN FAYDALARI?

tiroid[1]

Tiroid hastalarını dinlediğimizde hayatlarında şu cümlenin çok hâkim olduğunu gözlemleriz;

“ Bana ne zaman sıra gelecek? Duygusu hâkimdir. Kendi ihtiyaçlarından çok başkalarının ihtiyaçlarına odaklı yaşarlar. Yapmak istediklerini hiçbir zaman yapamayacak duygusuna kapılırlar.

Kendini küçük görme ve başkaları ile kıyas eğilimi çok fazla olabilir. Ben neden öyle değilim, ben onu yapamam gibi kısıtlayıcı inanç kalıpları çok mevcuttur.

Tiroid bezinin az çalışması, kendini aşağılamanın sık olduğu durumlarda meydana geliyor. Sürekli bu şekilde düşünen kişi, sonunda büyük bir umutsuzluğa kapılıyor ve kendini bastırıyor.

Doğru dürüst nefes almadığı limitli nefes alışkanlığına sahip olduğu için, kişinin kendi düşüncelerini bastırıyor olması da tiroidin yavaş çalışmasına neden oluyor. “Yanlış söyleyecekmiyim acaba? ” “Bunu yaparsam hatalımı olur ?” gibi düşüncelerle bastırıyorlar.

Nefes çalışmaları ile o bölgedeki negatif enerji temizlenir.

Nefes seansında söylediğimiz olumlamalar ;

“ Yaşam beni her zaman beni destekliyor, kendi gerçeğimi ifade etmek güvenli, kendimi özgürce ifade ediyorum “”

Tiroid bezinin çok çalışması da, aşağılık kompleksinden dolayı etrafa karşı savunmaya geçip, daha bir savaşçı şekilde davranıldığında ortaya çıkıyor. Kendini ispat mekanizmasına girildiğinde tiroid hızlı çalışıyor.

Tiroid bezi hızla çalışan kişiler bir yandan “ ben zavallıyım, istediklerim asla olmayacak, bana hiçbir zaman sıra gelmeyecek “ diye düşünürken diğer yandan bu duruma isyan ediyorlar. Ve hayır bu durum böyle olmayacak, bu düzen değişecek, değiştireceğim, istediklerimi yapacağım “ diye savaş pozisyonuna geçiyorlar. Bu da DIŞLANMIŞLIK hissi yaratarak aşırı öfkeye neden oluyor.

Nefes seanslarında söylediğimiz olumlamalar ;

“Ben gücümü alıyorum. Yaşamımı istediğim şekle sokabilecek güce sahibim. İstediğim her şeye sahibim. Yaşamımı olduğum gibi kabul ediyorum. “

Tiroid kanseri de kişinin özünü ifade etme konusunda kendisini aşırı derecede bastırması, özü yerine yapay ifade kalıplarını kullanması ile ilgili olabilir.

Nefes seanslarında söylediğimiz olumlamalar ;

“Eski kalıpları limitleri bir kenara bırakıyorum, Kendimi ifade etmek güvenli, Özümü özgürce ifade edebilirim, yaratıcılığımı ifade etmek güvenli”

Kaynak: nefesterapisi.net

       Gülin Sarıyiğit   

  Tel : 0 532 665 41 15         

Deniz suyu bu hastalıklara iyi geliyor…!

11111606_467005563466061_8786017677700679530_n[1]

Deniz suyu bu hastalıklara iyi geliyor Çocuklarda en sık görülen astım, alerjik rinit ve atopik dermatite deniz tatilinin iyi geldiğini ifade edildi.

Yapılan araştırılmalarda deniz suyunun insan kanında bulunan içeriklere en yakın sıvı olduğunun ve osmiyum, altın, vanadyum, çinko, iyot ve potasyum klorüre dahil olmak üzere, 80 den fazla faydalı maddeyi bol miktarda içerdiğinin ve kanıtlandığını anlatan Doç. Dr. Akgul Akpinarli Antony şöyle konuştu: “Deniz suyu içerdiği mineral tuzları, amino asitler ve eser elementler ile insan vücudu için vitamin deposu özelliği taşımakta olup alerjik hastalıkların tedavisinde en önemli doğal tedavi yöntemlerinden biridir.

Özellikle de çocuklar deniz suyundan bolca faydalanmalıdır. Deniz suyunda bulunan kalsiyum karbonat, sülfat, potasyum klorür ve sülfat, magnezyum klorür, magnezyum sülfat özellikleri çocuklarda şifa niteliği taşımaktadır”.

Deniz suyu, güneşle birleştiğinde atopic dermatit, ya da çocukluk cağı egzaması dediğimiz deri hastalığına çok iyi gelir.

Doç. Dr. Akgul Akpinarli Antony, ”Deniz suyu tüm sinüs yollarını temizler. Dolaylısıyla alerjik rinit ve kronik sinüzitin temizlenmesinde çok etkilidir. Burun ve sinüslerin temiz olmasında alt solunum yollarını ve bronşların alerjik hastalığı ASTIMI in tedavisinde oldukça olumlu etkilere sahiptir. Yine yüzme akciğerlerin kapasitesini artıran en etkili fizik tedavidir ve Astımlı her bireyin yapmasını önerdiğimiz en önemli sporlardan biridir. Tabii deniz tatilinin en önemli faydalarından biride yaz boyunca güneşten gelen UV ışınları ile derimizde yaptığımız ve vücudumuzda depoladığımıza ve kışın bizi hastalıklardan koruyan, savunma sistemimizi güçlendiren ve alerjik hastalıkların oluşumu önleyen D vitaminidir” dedi.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HÜCRE YENİLEYİCİ KANTORON YAĞI…!

11535796_1593473364254865_5123604084586082405_n[1]

Antiseptik, kanama durdurucu, yara ve yanık iyileştirici, iltihap önleyici bu mucizevi yağ, daha bir çok şifa özelliğini bünyesinde barındırıyor. Hem haricen, hem de içilerek hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Hücre yenileyici niteliği sebebiyle, özellikle yara ve yanıklarda oldukça etkili.

Kantaron yağı hem kantaron bitkisinin, hem de zeytinyağının şifasını bünyesinde barındırıyor. Eski çağlardan beri kullanılan kantaron yağının, mikrop öldürücü ve damar büzücü etkisi modern araştırmalarla da kanıtlanmış durumdadır.

KANTARON YAĞININ ŞİFA ÖZELLİKLERİ:

Kantaron yağı her türlü yaralarda başarıyla kullanılmaktadı r. Açık yaralar, taze yaralanmalar, kesikler, ezikler, çarpmalar sonucu oluşan morluklar vb durumlarda iyileşme sağlar. Kantaron yağı;
*Antiseptik özelliğiyle yarada mikrop üremesini engeller,
* İltihap önleyici özelliğiyle yarada herhangi bir iltihap oluşmasına engel olur,
*Damar büzücü etkisiyle kanamayı kısa sürede durdurur,
*Hücre yenileyici özelliğiyle yaranın çabuk kapanmasını sağlar
*Aynı zamanda sürüldüğü sürece yaranın sebep olduğu ağrı ve sızıları yok eder, büyük bir rahatlama sağlar.
Yanıklarda ve haşlanmalarda da kantaron yağı bir numaralı yardımcınız olmalı. Yanıkları kısa sürede iyileştirdiği gibi, yanık anındaki acıyı dindirir. Yanığın mikrop kapmasını ve iltihap oluşumunu engeller. Güneş yanıklarında da kantaron yağından yararlanabilirsiniz . Yanık bölgelerinize sürdüğünüzde acınızın azaldığını hemen hissedeceksiniz. Yanıklarınız kısa sürede iyileşecektir.

Trafik kazaları sonucu meydana gelen iç yaralanma ve iç kanamalarda hem sürülerek, hem de dahilen içilerek kullanılır. Damar büzücü oluşu sebebiyle iç kanamaların durmasına yardımcı olur.

Hematomlarda (derideki mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde ilgili bölgeye sürülüp masaj yapılır.
Pürüzsüz bir cilde sahip olabilmek için, cilt bakım yağı olarak yararlanabilirsiniz .

Kantaron yağı bebeklerin pişiklerinde de çok etkilidir.Yine bebeklerin karın ağrılarında kantaron yağı kullanıldığında ağlamaları sona erer. Ağlayan bebeğin karnına kantaron yağıyla, sağ avuç içi kullanılarak hafif hareketlerle masaj yapılır. Masaj yaparken bebeğinize sevginizi hissettirmeyi de sakın unutmayın.
Sırt ağrıları, lumbago, siyatik ve romatizmada masaj yağı olarak kullanılmaktadı r. Yalnız bu rahatsızlıklarda 1/10 oranında ardıç veya kekik yağı (yada her ikisi de) eklenerek kullanılır. Ağrıyan bölgeye bu yağla masaj yapılır. Kısa sürede ağrılarınızın hafiflediğini göreceksiniz. Değişik bitki kürlerinin yanı sıra, bu masajla hastalığınızı tamamen tedavi etme şansına sahipsiniz.
Dahilen kullanımda kan şekerinin düşürülmesine yardımcı olur.
Yine dahilen iç ve dış varislerin tedavisinde etkilidir. Bunu damar büzücü özelliğiyle yapar.
Mide ağrılarında ve mide ülserinin tedavisinde de dahilen kullanılır.

Yaz-kış ayaklarını ısıtamayanlar kantaron yağından yararlanmalı.

Ayakları üşüyenler ayrıca bacak bacak üstüne atmamalı. Bu enerji dolaşımını kilitler ve ayakların üşümesine sebep olur.

Uyarı: dahilen kullanımlarda günde bir tatlı kaşığından fazla içilmesi uygun değildir.

Kantaron yağı 2-3 sene boyunca tazeliğini ve etki gücünü muhafaza eder.
———————————
LÜTFEN 👍 BEĞEN PAYLAŞ

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Limon ile Hazırlanan Ev Yapımı İlaçlar

lemon-home-remedies-500x325[1]

Limon… İnanılmaz bir iyileştirici güce ve heyecan verici bir tada sahip olan bu meyvenin sağlığa birçok faydası vardır ve sayısız çeşitteki yiyeceğin tadını tamamlayan ekşi ve ferahlatıcı bir aromaya sahiptir. Tüm bu sebeplerden dolayı, çok eski zamanlardan beri beğenilerek kullanılmaktadır. 17. yüzyıla kadar İngiliz denizciler, şiddetli C vitamini eksikliğinin yol açtığı iskorbüt hastalığından kaçınmak için gemilerini limonla doldurmaktaydı.

Limon, vücudumuzu temizlemek için mükemmeldir; toksinleri vücudumuzdan atar, vücudumuzu arındırır ve kesinlikle sağlığımızın en iyi dostlarından biridir. Limon, daima soframızda bulunması gereken bir dosttur ve bahçe ve balkonlarımıza limon ağacı dikmek mantıklı olabilir. Limonun bizlere basit ve ekonomik bir şekilde sağladığı faydalar hakkında sizlere biraz bilgi vermemizi ister misiniz? Hadi bir bakalım.

Limon Tüketmenin Faydaları

Kardiyovasküler Sistem

Damar sertleşmesi ve arteriyel hipertansiyon için limon çok faydalıdır çünkü yağları vücuttan atmamıza yardımcı olarak dolaşım sisteminin karşılaştığı tüm engelleri kaldırır ve vücudumuzdaki ve kan plazmamızdaki toksinleri yok eder. Kesinlikle her güne en iyi şekilde başlamanın yolu, kahvaltıdan önce bir bardak limon suyu içmektir.

Karaciğer, Bağırsak ve Safra Kesesi

Safra salgısını arttırır ve yağları daha kolay sindirmemize yardımcı olur. Karaciğerin vücudu toksinlerden arındırma ve koruma görevini desteklediğinden, karaciğer ve safra kesesi hastalığı olanlar için limon olmazsa olmazdır.

Ateş, Soğuk Algınlığı ve Boğaz Ağrısı

C vitamini içeriği ve antiseptik özelliği sayesinde; ses kısıklığı, bademcik iltihabı ve tüm solunum yolu hastalıklarının tedavisinde çok etkilidir. Ayrıca bir bardak ılık suyun içine limon ve bal katılarak içilmesi de çok faydalıdır.

Bağışıklık Sistemimizi Güçlendirir

B, C, E vitaminleri ve potasyum, magnezyum, kalsiyum ve sülfür gibi birçok mineralden oluşan besin bileşimi sayesinde limon; bağışıklık sistemimizi inanılmaz derecede güçlendirir ve beyaz kan hücrelerinin sayısını arttırır.

Eklem İltihabına İyi Gelir

Toksinlerle baş etme konusunda çok başarılı olan limon, birçok özelliği sayesinde eklem iltihabı ve gut hastalığını geçirmek için idealdir; kristalleri ve diğer tüm yabancı maddeleri çözerek hastalıktan kaynaklanan ağrıları dindirir.

Limon ile Hazırlanan Ev Yapımı İlaçlar

Limon enfeksiyonlara karşı etkili bir şekilde savaşır. Daha dinç hissetmek için, yemeklerden önce bir bardak doğal limon suyu için.

İshal için İlaç

İshal olduğunuzda (bulaşıcı değilse), limon mükemmel bir çözümdür; 3 adet limonu 1.5 litre suyun içine sıkıp biraz şeker ve bir çimdik tuz ekleyip içmek yeterlidir. Bu karışım, sizi güçlendirecek basit bir oral çözeltidir. Limon ise ishal giderici özelliğiyle sizi iyileştirecektir.

Hipertansiyon İlacı

Her gün limon tüketmek, kan basıncımızı çok etkili bir şekilde düzenler. Güne, kolayca hazırlanan bu meyve suyuyla (bir bardak suyun içine sıkılmış bir limon) başlamanın; vücudumuzu temizlemek, kan dolaşımını hızlandırmak ve kan basıncını düşürmek için mükemmel olduğu kanıtlanmıştır.

Ağız ve Boğaz Enfeksiyonları için İlaç

Limonun antibakteriyel özelliği vardır. Bakteri kolonilerini önler ve vücudumuzun doğal savunma mekanizmasını güçlendirir. Bu hastalıklara yakalandığınızda, limonun C vitamini içerdiğini unutmayın.

Sinirleri Yatıştırmak ve Daha İyi Uyumak için İlaç

Uyumadan önce, limon çiçekleri ile hazırlanan bir çay içmek idealdir. Üç adet limon çiçeğini kaynayan suya koyup birkaç dakika demlemeniz yeterli.

Kilo Vermek için İlaç

Güne enerjik başlayabilmek ve bir sonraki öğüne kadar enerjik kalabilmek için, sabahları bize gerekli besinleri sağlayan basit bir smoothie içmek çok faydalıdır: az yağlı yoğurt, bir halka ananas ve bir limonun suyunu blendırda karıştırın. Elde edeceğiniz smoothie çok lezzetli ve oldukça doyurucudur.

Sindirim Sorunlarını Azaltmak için İlaç

Öğlen ve akşam yemeğinden önce, limon çiçekleriyle hazırlanmış bir fincan çay için. Rahatladığınızı hissedeceksiniz.

Öksürük İlacı

Biraz balı ısıtın. Yarım fincan sıcak suyun içine bir limonun suyunu ve balı ekleyin. Karışımı yavaş yavaş için. Ayrıca sarımsak kullanımı da yaygındır. Hazırlamak için; iki diş sarımsağı ortadan ikiye kesin ve limon suyunda birkaç saat bekletin. Tadı biraz ağır olabilir ancak bu limonlu sarımsakları yemek öksürüğü azaltmak için mükemmeldir.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sadece Şefkat İyileştiricidir…

10649835_10152614109487510_193250382440675152_n[1]

Bitki Alemi, Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatını Kolaylaştıran Vitaminler

10336695_724535604254904_7722254254322045213_n[1]

C Vitamini
Vücut geliştirme sporcuları için bence en gerekli olan vitamindir.Koruyucu özelliği olan bu vitamin ; dokuların dış etkenlerden zarar görmesini ve hücrelerin korunmasını sağlar.C vitamini , vücudun enfeksiyonlara karşı direncini arttırır.Diğer bir özelliği ise ; vücudumuz da oluşabilecek yaraların çabuk iyileşmesine yardımcı olur.Diş sağlığımız için de son derece faydalıdır, ayrıca kan damarlarını da güçlendirir.
B6 Vitamini
Pyridoxine olarak bilinir. C vitamini gibi , suda çözünen bu vitamin diş ve diş eti sağlığımız için ve sinir sistemimizin düzenli işleyebilmesi için gereklidir.B-6 Vitamini vücudumuza beslenerek almış olduğumuz yağların,proteinlerin ve karbonhidratların vermiş olduğu enerjiyi kullanılır hale getirmesine yardımcı olur.Ayrıca vücudumuzda ki sodyum ve potasyum dengesinin korunmasını sağlar.
B1 Vitamini
Tiamin olarak bilinen bu vitamin de suda çözünülebilen bir vitamindir.Karbonhidratların enerjiye dönüşmesin de büyük rol oynar.Sinir sistemimize iyi gelir , bu yüzdendir ki ; doktorlar bu vitamini ” Moral Vitamini ” olarak adlandırmışlardır.Ayrıca bu vitamin sindirime iyi gelir ve büyümemizi destekler.
B3 Vitamini
Niacin olarak bilinir. Proteinlerin,karbonhidratların ve yağın enerjiye çevrilmesinde rol üstlenir.Beyin fonksiyonlarının sağlıklı işleyebilmesine yardımcı olmasının yanında, cildimizin korunmasında da etkilidir.
B2 Vitamini
Riboflavin olarak bilinir.Su da kolay çözünür.Cilt sağlığı,dokunun yenilenmesi ve karbonhidratların,proteinlerin enerjiye dönüşmesinde etkilidir.Ayrıca göz sağlığımız için ve görüş kabiliyetimiz açısından son derece önemli bir vitamindir.
B 12 Vitamini
Cobalamin olarak bilinir.Kırmızı kan hücrelerinin gelişmesi ve çoğalabilmesini sağlar.Sinir sistemi için de gereklidir.Diğer B vitaminleriyle kombine olur.Ayrıca eksikliğinde , hafıza ve konsantrasyon eksikliği görülür.
Vitamin A
Yağda çözünen bir vitamin çeşitidir.Fazla alımı sonucunda karaciğerde birikme yapar.Cilt,saç ve kemik sağlığımız için gerekli olan bir vitamindir.D,B,E,çinko,fosfor,kalsiyum vitaminleriyle çalışır.
Vitamin E
Yağda çözünür ve depolanabilir.E vitamini kırmızı kan hücrelerini destekler.Kırmızı kan hücre koruyuculuğu çok mühimdir.Vücudumuzda kas,üreme organları ve cilt açısından son derece önemlidir.Yaşamımızı devam ettirebilmemiz açısından son derece gerekli bir vitamindir.
Vitamin D
Yağda çözünür ve doktorlar tarafından ” Güneş Vitamini ” olarak adlandırılır.Kemik ve diş sağlığı için son derece önemlidir.Vitamin A ile kombine olurlar.Büyüme çağında ki çocukların kemik gelişimi açısından D Vitamini son derece önemlidir.Sinir sisteminin işleyişi,kalp ve kanda ki D vitamini miktarına bağlıdır.
Biotin
Suda çözünür.Cilt ve dolaşım sistemi sağlığı için gereklidir.Saçımızın sağlığı açısından da önemlidir.Diğer B Grubu vitaminleriyle kombine olur.Sağlık yaşamamız için gerekli olan bir vitamindir

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

DOĞAL MADEN SUYU ALIRKEN ÇOK DİKKAT EDİN!

20405_736045949838471_5188528105954908860_n[1]

Aşağıda Bakanlığın analiz sonuçlarını okuyunca çok şaşıracaksınız. Maalesef ülkemizde pek çok yanlış, yapanın yanına kar kalıyor. Belki bazı firmalar durumlarını düzeltti ama onlara yeterince verilmeyen cezayı biz o ürünleri satın almayarak veriyoruz ve vermeye de devam edeceğiz.

“İÇECEK ANALİZLERİNDEN ÇIKAN ÖLÜMCÜL TEHLİKE

BAKANLIĞIN ANALİZ SONUÇLARI

İşte Hıfzıssıhha Laboratuvarlarında yapılan maden sularının analiz sonuçları:

SIRMA: Hıfzıssıhha Laboratuvarlarında bu maden suyunun üç ayrı numunesi tahlil edildi. Üçünde de nitrite rastlanmadı.

SARIKIZ: Biri kaynağından olmak üzere Sarıkız maden suyunun üç ayrı analiz yapıldı. Üçünde de nitrite rastlanmadı.

EFE: Biri kaynağından, ikisi piyasadan olmak üzere Efe marka maden sularının üç ayrı analizi yapıldı. Analizlerin hiçbirinde nitrite rastlanmadı.

ÖZKAYNAK: Biri kaynağından olmak üzere iki ayrı analiz yapıldı. İkisinde de Özkaynak maden suları temiz çıktı.

BEYPAZARI: Bu maden suyunun kaynağından numune alınmadı, ancak piyasadan temin edilen iki ayrı numunesinin analiz sonuçları temiz çıktı.

ULUDAĞ: Biri kaynağından olmak üzere üç ayrı analiz yapıldı. Kaynaktan alınan numunenin sonuçları temiz çıkarken, piyasadan alınanlarda birinde 1.67 oranında amonyak, diğerinde ise 0.008 nitrit tespit edildi.

ASKOOP KIZILCAHAMAM: Biri kaynağından olmak üzere üç ayrı analiz yapıldı. Analizlerin sonucunda hepsinde nitrite rastlandı. Nitrit oranı 0.007 ile 0.057 arasında değişti.

KINIK: Biri kaynağından olmak üzere üç ayrı numunenin analizi yapıldı. Hepsinde nitrite rastlandı. Nitrit oranları, 0.004 ile 0.1 arasında değişirken, bir numunede de 1.56 oranında amonyak tespit edildi.

SALİHLİ: Biri kaynağından olmak üzere iki ayrı analiz yapıldı. İkisinde de 0.016 nitrit tespit edildi.

ŞİFA: Biri kaynağından olmak üzere iki ayrı analiz yapıldı. İkisinde de 0.017 ile 0.019 arasında Nitrit tespit edildi.

ÇINAR: İki ayrı numunenin analizi yapıldı. Kaynağından alınan numunede 0.06 nitrit bulunurken, piyasada satılanda 0.282 oranında amonyak tespit edildi.

KIZILAY: Biri kaynağından olmak üzere iki analizi yapıldı. İkisinde de aşırı oranda nitrit saptandı. Kaynağından alınan numunede 1.5, piyasadan alınan numunede ise 2.66 oranında nitrit tespit edildi.

KULA: Biri kaynağından diğeri piyasadan alınan numuneler analiz edildi. Her ikisinde de 0.198 nitrit tespit edildi.

YILDIZ: Sadece piyasadan anınan örneği analiz yapıldı. Bunda da 0.013 oranında nitrit tespit edildi.

ÇAMLIK: Sadece kaynağından alınan numunesi test edildi. Bunda da 0.5 nitrit bulundu.

KUZULUK: Sadece kaynağından numune alındı. Bu numunede yapılan analizde de 0.06 oranında nitrit tespit edildi.”

kaynak: gidahareketi.org

sağlıklı yaşıyoruz face sayfası

Oruç Tutacaklar Dikkat! İşte İftar-Sahur Arasında Yendiğinde Sizi Rahatlatacak 13 Besin

Bu gece kalkılacak ilk sahurla Ramazan ayı başlıyor. Yaklaşık 17 saat oruç tutulacak, sıcak ve susuzluğun da etkisiyle zorlu bir ay bizi bekliyor.

Bu zorlukları biraz olsun kolaylaştırmak için iftar ve sahur arasında özellikle sahurda yemeniz gereken 13 besini sıraladık.

1. Süt

Süt
Biri iftarla sahur arasında biri sahurda olmak her gün 2 bardak süt içerseniz yararınıza olur. Süt ve süt ürünlerini sahurda bulundurmak tokluk sürenizi uzatmanızı sağlar. İçerdiği yüksek protein ile çabuk acıkmanızı engellemektedir.

2. Ceviz-Fındık-Badem

Ceviz-Fındık-Badem
Yağlı tohumlar besinlerin mideden geçiş hızını yavaşlatır ve tokluğun uzamasına neden olur. Bu nedenle sahurda ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlardan bir avuç yemeniz yararınıza olacaktır.

3. Su

Su
Suyun önemini bilmeyen yoktur. Özellikle yaz aylarında idrar ve terleme ile atılan su miktarı çok fazla oluyor. Atılan suyu mutlaka yerine koymak için günde en az 8-10 bardak su içmek gerekiyor. Ramazanda da oruçlu olmadığımız 7 saat içerisinde olabildiğince su içmek bizi rahatlatacaktır.

4. Hoşaf

Hoşaf
Yediğimiz yemeklerin hazmını kolaylaştıran hoşafa bir tutam da tarçın eklersek,  insülin tırmanışlarını engelleyip, açlıklara son verdiririz.

5. Elma

Elma
Yoğun miktarda lif ve su içeren elmayı, sahurda 1 adet yediğiniz takdirde kendinizi iftara kadar daha tok hissedeceksiniz.

6. Muz

Muz
Diğer meyvelerden daha az oranda şeker içeren muz, 1 adet yediğiniz takdirde sizi tok tutacaktır.

7. Maden Suyu

Maden Suyu

;

Maden suyu; tokluk hissi vereceğinden gün içinde kendinizi bitkin ve yorgun hissetmenizi engeller. Özellikle yaz aylarında ter ile atılan su ve minerallerin kaybını telafi etmek için maden suyu eşsiz bir içecektir. İftar sahur arası 2 şişe maden suyu sizi iyi hissettirecektir.

8. Tam buğday ekmeği

Tam buğday ekmeği
Sahurda esmer ekmek tercih etmek daha az kalori ile daha uzun süre tokluk sağlamanıza yardımcı olacaktır. Çabuk doymanızı sağlayan esmer ekmek, uzun bir tokluk süresi de sağlayacaktır.

9. Yoğurt

Süt ürünü olduğu için  tokluk sürenizi uzatmanızı sağlar. İçerdiği yüksek protein ile çabuk acıkmanızı engellemektedir. İftarla sahur arası maksimum 1 kase yoğurt ertesi gün orucunuz için sizi rahatlatacaktır.

10. Domates- Salatalık

Domates- Salatalık
Yoğun magnezyum, potasyum ve lif açısından zengin olan domates, salatalık gibi çoğu sebze ortalama yüzde 95 oranında su içerir. Hem tok tutar hem de gün içerisinde daha az susuzluk yaşanmasını sağlar.

11. Yumurta

En kaliteli protein olması, uzun süreli doygunluk hissi sağlaması yumurtanın ramazan ayında sahur sofralarında bulunmasını gerekli kılıyor.

12. Kefir

Kefir
Sindirimi ve hazmı kolay, besleyici bir içecektir. İçeriği zengin mineral, vitaminlerle dolu kefir sıcak yaz günlerinde sıvı alımını artırmak için kullanılabilir.

13. Kavun – Karpuz

Kavun - Karpuz
Kavun ve karpuz, vücudun su ihtiyacını karşılarken yararlı vitamin ve mineralleri de sağlar. Bu sayede hem serinleyebilir hem de açlığınızı bastırabilirsiniz.
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sivrisineklere karşı etkili çözüm…!

11401320_464764740356810_296883281567858815_n[1]

 

İşte yaz akşamlarının kabusu sivrisinekleri uzak tutmak için kolayca hazırlayacağınız doğal bir karışım…

Sivrisineklere karşı etkili çözüm
Doğal malzemelerle evinizde kolayca hazırlayabileceğiniz bu doğal karışımı denedikten sonra, zehirli kimyasallar içeren sivrisinek kovuculara ihtiyacınız kalmayacak.

Malzemeler
Boş bir spreyli kutu (cam şişe olması daha iyi olur)
Bir bardak saf ya da kaynatılmış su
1 çay kaşığı karbonat
Citronella (limon melisa) uçucu yağı
Karanfil yağı
Biberiye yağı
Çay ağacı yağı
Okaliptüs yağı
Lavanta yağı
Nane yağı

Nasıl yapılır
Suyunuz sıcakken, karbonatı içine ekleyip iyice eritin. Yağlardan toplam 30- 50 damla olacak kadar seçtiklerinizi suya damlatın. Hepsi hemen hemen aynı etkiye sahip olduğundan dolayı kokusu hoşunuza gidecek şekilde miktarını ayarlayabilirsiniz. Kesin bir ölçü olmadığı için damla damla saymanıza gerek yok. Şişeyi iyice çalkalayın ve doğrudan cildinize sıkıp iyice yayarak kullanın. Göz ve ağız çevresine sürmemeye dikkat edin. Bazı uçucu yağların deride alerjik etkiye sebep olabilme ihtimaline karşı yap karışımınızı önce küçük bir bölgede test ederek kullanmanız faydalı olacaktır

kaynak.gaye doğanay

şifa evreni

Diş Ağrısına 20 Çare

11406970_10155694356675557_8315856374186460926_n[1]

Çekenin bildiği dertlerden diş ağrısının bir de Murphy Kanunu gereği illa olmadık zamanlarda tutma huyuna karşılık elinizin altında bulundurmak isteyeceğiniz acil durum listesi bu. Tatile, seyahate çıktığınızda ilk yardım kitinize ilave etmeyi unutmayın.

Aşağıda aksi belirtilmedikçe söylenen maddeyi hem ağrıyan dişe hem de etrafındaki sızlayan dişetlerine sürüyoruz. Ağza sıvı alıp çevirmeniz gerektiğinde ise işlem tamamlandığında sıvıyı yutmuyoruz, tükürüyoruz.

1. Tuzlu Su
Ilık bir bardak suya 1 tepeleme yemek kaşığı tuzu koyup karıştırın.
Yudum yudum alıp ağzınızda mümkün olduğu kadar uzun süre çevirip sonrasında tükürün.
Birkaç defa tekrarlayın.

2. Karanfil
Tane karanfili ağrıyan noktaya koyup ağrıyan yer uyuşuncaya kadar bekleyin.
Bir başka yöntem de ağrıyan yere 1-2 damlayı aşmamak kaydıyla karanfil yağı damlatmak.
Veya çekilmiş karanfili su veya zeytinyağıyla karıştırıp koyu kıvamlı bir macun halinde ağrıyan yere sürebilirsiniz.

3. Alkol
Eskilerin yaptığı gibi bir parça rakı, kanyak, viski veya vodkayı ağzınızda çevirebilirsiniz.
Alkollü ağız çalkalama suları da benzer etki gösterecektir.

4. Hidrojen Peroksit
Ağzınıza bir parça alıp çevirin. Tadı rahatsız ederse biraz suyla karıştırıp işlemi tekrarlayın.

5. Vanilya Özü (ekstrat)
Bir parça organik pamuğu özütle ıslatıp ağrıyan yere koyun.
Aynı işlemi kulak temizleme çubuğuyla da yapabilirsiniz.

6. Badem Özü
Vanilyadaki işlemin aynısı uygulanacak.

7. Nane Ruhu Özü
Vanilyadaki işlemin aynısı uygulanacak.

8. Limon Özü
Vanilyadaki işlemin aynısı uygulanacak.

9. Çay Ağacı Yağı
Ağrıyan noktaya 1 veya 2 damla dökülmesi yeterli olacaktır.
Kulak temizleme çubuğunun pamuk kısmına damlatıp ağrıyan noktaya bastırmayı da deneyebilirsiniz veya bir çay bardağı ılık suya birkaç damla ilave edip ağzınızda çevirebilirsiniz.

10. Keklikotu (Oregano) Yağı
Bir parça zeytinyağına birkaç damla keklikotu yağı ilave edip karıştırın.
Organik pamuğu daldırıp ağrıyan yere koyun.
Zeytinyağı yoksa ılık suyla da karıştırabilirsiniz.

11. Elma Sirkesi
Organik elma sirkesine batırdığınız pamuğu ağrıyan yere koyup bekletiyorsunuz.
Çaresizseniz temizlik sirkesiyle de yapabilirsiniz.

12. Kök Zencefil
Taze zencefilden bir dilim alıp ağrıyan dişinizle küçük ısırıklar alın.

13. Sarmısak
Bir diş sarmısağı ikiye bölüp yanak içine yerleştirin.
Sarmısağı bir parça tuzla dövüp de uygulayabilirsiniz.

14. Nane Ruhu Yaprakları
Varsa taze nane ruhu yapraklarını çiğnemeyi deneyebilirsiniz.
Kurusuyla da olur, ağrıyan yerde bir müddet bekleterek uygulayın.

15. Patates
Kabuğu soyulmuş çiğ patatesten bir dilim kesip ağrıyan yere koyuyoruz.
Çiğ patatesi üzerine biraz tuz serpip döverek veya ezerek de kullanabilirsiniz.

16. Misket Limonu
Bir dilim kesip ağrıyan yere koyabilir veya ısırabiliyorsanız bunu deneyebilirsiniz.
Dişte soğuğa hassasiyet varsa limonu oda sıcaklığında tutup öyle deneyin.

17. Kurusoğan
Kesip ağzınızda tutun.
18. Salatalık
Taze bir dilim kesip ağrıyan noktaya yerleştirin.
Buzdolabından çıkarttıysanız biraz ılınmasını beklemek isteyebilirsiniz.
Soğuğa hassasiyet yoksa tam tersine soğuk salatalık daha çok rahatlatabilir.

19. Kırmızı Biber
Toz kırmızı biberi suyla bulamaç yapıp sürüyoruz.

20. Karabiber
Doğrudan karabiber sürebilir veya tuzla karıştırıp da kullanabilirsiniz.
Listemizi genişletelim. Sizin deneyip sonuç aldığınız yöntemler neler, yorumlarınızı bekliyoruz

kaynak: Facebook sağlıkla kal sayfası mutlaka takip ediniz

Fatoş Pabuccu Tuncay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Sizi Mutlu Edecek 500 Kalorinin Altında 17 Yemek

Yaz Gelirken Herkesin İhtiyacı Az Kaloriler…

Kalorisi az olsun ama tadı enfes olsun herkesin hayalini kurduğu tek beslenme şekli olabilir. Artık sadece hayal değil, işte size kalorisi 500’den az olan enfes yemekler!

1. Kepekli Pesto Soslu Makarna

Kepekli Pesto Soslu Makarna
Hem doyurucu hem harika! Ve sadece 397 kalori.
19gr protein
20gr yağ
28gr karbonhidrat

2. Tavuklu Karnabahar Yemeği

Tavuklu Karnabahar Yemeği
Hem sebze hem tavuk severlere sıcak  bir akşam yemeği önerisi sadece 432 kalori.
46.6gr protein
18.3gr yağ
22.6gr karbonhidrat

1/2 karnabahar
1 adet soğan
1’er adet kırmızı ve yeşil biber
2 diş sarımsak
800gr domates püresi
2 tatlı kaşığı toz kırmızı biber
1/2 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
100ml tavuk suyu
6 adet kemiksiz tavuk göğsü

Soğanı sarımsağı zeytin yağında ölene kadar pişirip üzerine karnabahar biber ve tavukları atın biraz soteleyip kalan malzemeleri katıp pişmeye bırakın.

3. Sebzeli Hamburger

Sebzeli Hamburger
Hamburgeri kim sevmez ki bu sefer sadece 367 kalori.
12.6 gr protein
13.9gr yağ
54.4gr karbonhidrat

4. Fesleğen Soslu Hindi Köftesi

Fesleğen Soslu Hindi Köftesi
Köfte her yaşın en sevdiklerinden bu sefer ki bol proteinli az kalorili. Sadece 478 kalori.
31.2gr protein.
23.1gr yağ
25.3gr karbonhidrat

5. Fırında Tavuklu Kabak

Fırında Tavuklu Kabak
Kabak ve tavuğun en hafif ve en lezzetli hali sadece 464 kalori.
48gr protein
14gr yağ
44gr karbonhidrat

6. Yumurtalı Kuşkonmaz Salatası

Yumurtalı Kuşkonmaz Salatası
Hafif lezzetler sevenlere protein ağırlıklı bir seçenek toplamda 395 kalori.
20.2gr protein
26.6gr yağ
20.7gr karbonhidrat

8 adet kuşkonmaz
1 adet taze soğan
1/2 demet roka
1 büyük domates
2 çorba kaşığı beyaz peynir
1 çorba kaşığı maydonoz
1 çorba kaşığı zeytinyağı
1 limonun suyu
1 çay kaşığı tuz/karabiber
2-3 yumurta

Bütün malzemeleri temizleyip karıştırın en son da üzerine yağda kızarttığınız yumurtayı ekleyin.

7. Sebzeli Lazanya

Sebzeli Lazanya
Her şeyin sebzelisi olabilir. Lazanya severler sebzeli lazanyayı denemeliler, yalnızca 377 kalori.
17.6gr protein
9.7gr yağ
44gr karbonhidrat

8. Çorba olmazsa olmaz diyenlere: Mercimek Çorbası

Çorba olmazsa olmaz diyenlere: Mercimek Çorbası
Akşam yemeğini hafif geçirmek isteyenler için mercimek çorbasının bir kasesi 136 kalori.
4.9gr protein
7.2gr yağ
13.2gr karbonhidrat

9. Tam proteinli: Yumurtalı Biftek

Tam proteinli: Yumurtalı Biftek
Yalnızca 404 kalori olan bu yemek tam anlamıyla bir protein bombası.
38.2gr protein
26.7gr yağ
1.4gr karbonhidrat

1 adet dana biftek
1 tatlı kaşığı tuz/karabiber
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 adet taze soğan
1 adet yumurta

Etlerin iki tarafını da tuz ve karabiberle marine ettikten sonra zeytin yağında  pişiriyoruz. Ardından üzerine kızarmış yumurta ve sotelenmiş taze soğan ile tamamlıyoruz.

10. Balık severlere müjde! Patatesli Alabalık

Balık severlere müjde! Patatesli Alabalık
Sadece 473 kalori olan bu yemeğe bayılacaksınız.
48gr protein
11gr yağ
31.2gr karbonhidrat

11. Tatlı severleri tabi ki unutmadım: Fıstık Ezmeli Yulaflı Kurabiyeler

Tatlı severleri tabi ki unutmadım: Fıstık Ezmeli Yulaflı Kurabiyeler
Elbette bir tanesi yeterli olmayacak bir porsiyon 3 adet barındırır bu nedenle 477 kalori.
9.6gr protein
23.6gr yağ
58.9gr karbonhidrat

12. Asya Usulü Portakallı Hindi

Asya Usulü Portakallı Hindi
Yalnızca 402 kalori olan bu yemeğimiz hem tatlı hem ekşi sevenlerin favorisi olacak.
36.4gr protein.
23.7gr yağ
1.6gr karbonhidrat

13. Humus hem besleyici hem renkli.

Humus hem besleyici hem renkli.
Humusa değişik bir tat katan pancarlı humusu denemelisiniz sadece 317 kalori.
11.9gr protein
17.1gr yağ
35.5gr karbonhidrat

14. En besleyici atıştırmalık: Granola Bar

En besleyici atıştırmalık: Granola Bar
Sağlıklı atıştırmalıkların başında gelen granola bar 235 kalori.
9.1gr protein
1.8gr yağ
46.3gr karbonhidrat

15. Hafif atıştırmalıkları sevenlere: Bruschetta

Hafif atıştırmalıkları sevenlere: Bruschetta
2 dilimi sadece 410 kalori olan bu ekmeklere bayılacaksınız.
10.2gr protein
17.5gr yağ
51.2gr karbonhidrat

16. Kuşkonmazlı Tavuk

Kuşkonmazlı Tavuk
Kuşkonmazın tazeliğini tavukla birleştiren bu yemek yalnızca 536 kalori.
82gr protein
14gr yağ
20gr karbonhidrat

17. Taze Fasülyeli ve Mercimekli Somon

Taze Fasülyeli ve Mercimekli Somon
Balık severlere hem tahıllı hem sebzeli bir seçenek 334 kalori.
40.1gr protein
5.1gr yağ
31.9gr karbonhidrat

115gr somon fileto
1 limon
1 tatlı kaşığı tuz/karabiber
400gr taze fasulye
50gr yeşil mercimek

İlk olarak somonu fırın tepsisine alıp üzerine dilimli limon tuz karabiberi koyup 200 derecede orta pişmiş olana kadar pişirin. Aynı zamanda taze fasulyeleri buharda haşlayın. Yeşil mercimekleri de sarımsak ve soğan ile soteleyin.